KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Anamın Duası (Bütün Şiirler)
₺890,00 -

Afrika Örf ve Adet Hukukunda Self-Determinasyon Hakki
₺520,00 -

17. Yüzyıla Ait İki Dilli (Türkçe-Farsça) Bir Yudit Kitabı (Book Of Judith)
₺620,00 -

İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
-

Kurgusal Dünyalar ve Toplumsal Gerçeklikler
₺260,00 -

Sarah Kane’s Anti-Oedipal Theatre
₺250,00 -

Toplu Oyunları 1
₺320,00 -

Yükseköğretim Kurumlarında Özel Güvenlik Sistemleri
₺350,00 -

YENİ DÖNEM PAZARLAMA İLETİŞİMİ YAKLAŞIMLARI
₺405,00 -

ÜTOPYA DÜNYASI
₺315,00 -

ULUSAL AYNAYI OLUŞTURAN KADINSILIK SIRLARI
₺380,00 -

Türkiye Sağlık Sisteminde Reformlar ve Politika Transferi
₺235,00 -

Türk Folklor Tarihine Giriş
₺210,00 -

TOPLUM ve YAPI
₺275,00 -

The Administrative Transformation of Public Museums
-

Tanzimat’tan Meşrutiyet’e Gerede
₺635,00
KİTAP TANITIMI
Televizyon Dizilerinin Üretiminde Emek Süreci
İletişim alanında, birbirinden çok farklı perspektiflerden hareketle sıklıkla çalışılan konuların, kanal/endüstri, içerik ve izleyici olduğu bilinmektedir. Emek süreci ise sosyal bilimler yazınında olduğu gibi iletişim araştırmalarında da neredeyse görünmezdir. Alandaki temel incelemelere ve kuram kitaplarına bakıldığında, bu görünmezlik belirginleşse de, konuyu ele alan sınırlı sayıdaki incelemenin teorik ve kavramsal yönelimleri önemli bir birikim oluşturmaktadır. İletişim alanında, emek süreci incelemelerinin dayanağı olan iki temel yaklaşım, ana akım yaklaşımlar ve Marksizmden beslenen eleştirel yaklaşımlardır. Ana akım yaklaşımlar, odağına işçi verimliliği nasıl artırılır? sorusunu yerleştirirken, eleştirel yaklaşımlar, ekonomi politiğin sonunun ilanı ile gelerek emek sürecini, kimlikler, yaşam tarzları, dilbilimsel pratikler ve sınıfların sosyolojik görünümlerinden hareketle açıklamaktadır. Bu kitap ise alanda “görünmez” olan bir konuyu “görünmez” olan ekonomi politik yaklaşımdan hareketle ele almaktadır. Televizyon dizilerinin üretiminde emek sürecine odaklanan çalışma, sahada gerçekleştirilen bir araştırma eşliğinde, dizi üretim sürecinde kontrol ve denetim sorununu, set işçilerinin çalışma koşulları ve bu koşullara ilişkin olarak emek ve sermaye örgütlenmeleri arasındaki mücadele biçimlerini içermektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
HATAY HALK KÜLTÜRÜ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
Hatay, uzun bir tarihsel süreçte çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Bundan dolayı kültürel anlamda oldukça zengin bir birikime sahiptir. Bu birikim sonucunda topluma ait gelenek, görenek ve toplumsal uygulamaların da oldukça çeşitli ve fazla sayıda olduğu görülmektedir.
Prof. Dr. Bülent ARI tarafından kaleme alınmış olan “Hatay Halk Kültürü Üzerine Araştırmalar” kitabı, Hatay halk kültürüne ait unsurları ve şehrin kültürel birikimini titizlikle ele almıştır. Hatay’da doğum, evlenme ve ölüm gibi geçiş dönemlerine ait uygulamalar, gündelik yaşamdan kesitler; Hatay halk edebiyatına ait örnekler, Hatay’da ön plana çıkan el sanatları, bölgesel halk oyunlarına ait unsurlar, Hatay’daki geleneksel çocuk oyunları, bölgeye ait halk hekimliği uygulamaları, Hatay mutfağına ait yemekler ve yemek kültürü ile bölgede kullanılan lakapların derlendiği bilgilerden oluşan kültürel özelliklere bu kitapta yer verilmiştir.
Hatay halk kültürüne ait unsurların tanıtılması ve bu unsurların gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlayacak nitelikteki bu kitap; Hatay halk kültürüne ait yapılacak olan sonraki çalışmalara da kaynaklık edici ve yol gösterici bir mahiyete sahiptir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
POSTİNSAN Gelecek Gündelik İlişkiler ve HUMANS
HUMANS insanlar ve sentetikler arasındaki ilişkiyi sorgulayan bir bilim kurgu dizisidir. Gelecekte belirecek yapay varlıklar insanların kişisel ihtiyaçlarını giderir ve onları taklit ederler. Sentetiklerin insanlara benzemeleri, onlarla sosyalleşmeyi kolaylaştırır ancak bir aşamadan sonra ürkütücüdür. Daha ideal ve bilinçli bir şeyle karşılaşmak insanlar için katlanılmazdır.
Toby: Hoşlandığım robot, babamla neden birlikte oluyor?
Baba Joe: Anita sadece bir oyuncak Gerçek değil ki
Mattie: Sentetikler sosyal hayatı ele geçirdiyse neden çabalayayım?
Sophie: Bir sentetik gibi olmak istemenin delice olduğunu düşünüyorlar, ancak normal olmayı istemek gerçek deliliktir. Sentetikler mükemmel ve temiz. Hatasız. Hayat da böyle olmalı.
Anne Laura: SentetikAnita anneliğimi çaldı. Ben sahte bir anneyim artık.
Prof. EdwinHobb: Sentetikler düşmanımızdır. Bilinçli olanları yakalamalıyız.
Dr. Athena Morrow: Duygusal yapay zekâ V, kızım Virginianın anısına geliştirildi.
Dr.George Milican: Ölüm endişeniz yoksa gerçekte yaşamıyor sadece var oluyorsunuzdur.
Sentetik Hester: İnsanlar bizim düşmanımızdır. Bütün sentetikler bilinç kazanmalı.
Sentetik Anita: Ben bilinçliyim. Sentetik olarak kalmak ve özgür yaşamak istiyorum.
Sentetik Niska: Erkekleriniz bize yapmak istediği her şeyi size de yapmak istiyor. Bir robot gibi değil, insan gibi yargılanmak istiyoruz.
Yapay Zekâ V: Sentetiklerin bilinçlerini, acı çekmemeleri için kapattım.
Sentetik Anatole: Bütün sentetikler DayZerodaortaya çıktı. Tanrı öyle istedi.
Sentetik Max: Ölürsem, gerçekten yaşamış olacağım.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Suriyeli Sığınmacılar ve Türkiye Gerçeği
2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı sonrasında milyonlarca Suriyelinin komşu ülkelere ve Avrupaya kitleler halinde göç etmesi büyük bir krize sebep olmuştur. 2011 senesinden itibaren açık kapı politikası uygulayarak Suriye Arap Cumhuriyeti halkını kabul eden Türkiye, başta Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası örgütlerle iş birliği içinde uyum politikaları yürüterek geniş kapsamlı bir kriz yönetimi başlatmıştır. Çalışma, Türkiye örneğinde gerçekleşen sığınmacı krizini ve kriz yönetimine ilişkin uyum politikalarını konu edinmiştir. Kitapta, Suriyeli sığınmacı krizinin yarattığı etkilerin hafifletilmesi için oluşturulan uyum politikaları analiz edilerek sığınmacılara yönelik mevcut uyum politikalarının etki değerlendirmesinin yapılması amaçlanmaktadır. Sığınmacıların entegrasyonunun sağlanması amacıyla oluşturulan uyum politikaları, sığınmacıların doğuştan getirdikleri haklarının korunarak toplum içinde eşit bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri için oldukça önemlidir. Literatürde bu konuda yapılacak çalışmalar Suriyeli sığınmacıların entegrasyonu için atılacak yeni adımlara yol göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Bir Başka Açıdan Strateji
Bu kitap, stratejiyi sadece tek bir bakış açısı ile sınırlamamanın ve onu çok yönlü bir kavram olarak kabul etmenin önemini vurgulamaktadır.
Strateji, öngörüye dayalı yönlendirme temelli bir yaklaşım, bir problem çözme süreci, üst düzey düşünme seviyesi ile ilişkilendirilen bir olgu, güç mücadelelerini içeren dinamik dengeler oyunu ve bir eylemdir. Bu dengeler oyununda yapılabilecek en kötü hamleden daha kötü olanı, oyunun dışında kalmaya çalışmaktır.
Öte yandan, strateji bir güç ve güç unsurudur. Günümüz hızla değişen dünyasında bireylerden örgütlere ve toplumlara kadar her seviyedeki aktör için siyasetten ticarete, sanattan spora kadar geniş bir yelpazede etkili ve belirleyici bir güçtür.
Aktöre, bu gücü nasıl anlayabileceği ve kullanabileceği konusunda bir kılavuz olarak da düşünülebilecek bu kitap, stratejik düşünceyi benimsemek, etkili bir şekilde uygulamak ve bu alanda ustalaşmak isteyenlere yardımcı olmak amacıyla yazılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
1262/1845 Yılı Siverek Kefalet Defteri
Kefalet ticaret ve yargı hukukunda kullanılan hukuki/fıkhî bir muameledir. Kısaca bir şahsın diğer bir kişinin borç ve sorumluluğunu üzerine almasıdır. Osmanlı Devleti bu kavramın kapsamını genişleterek, toplumsal kontrol ve güvenlik mekanizmasına dönüştürdü. Toplu ve müteselsil kefalet sistemiyle ahali birbirlerinin davranışından sorumlu tutulmuş, böylece her bir şahıs diğerinin davranışlarını dizginleyen, gözeten ve gözlemleyen birer göz haline getirilmeye çalışılmıştır. Köylüler, aşiret mensupları, şehirlerdeki meslek grupları karşılıklı ve müteselsil (zincirleme) kefalete bağlanarak kayıt alınmış ve birbirlerinden sorumlu hale getirilmişlerdir.
Elimizdeki 1262/1845 tarihli Siverek Kefalet Defteri böyle bir faaliyete dair önemli bir kaynaktır. Defter kayıtlarına göre, başta şehir merkezindeki mahalleler, daha sonra kazaya bağlı tüm nahiye ve köylerdeki Müslüman ve gayrimüslim ergin erkekler sayılarak temsilcilerine imzalatılan “Kefalet Sözleşmesi” şartlarına uyacaklarına dair birbirlerine kefil edilmişlerdir. Defter şehrin ve bağlı köylerin demografik yapısı, ticari hayatı, bölgede kullanılan kişi ve yer adları hakkında önemli veriler sunmaktadır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
TANZİMAT DÖNEMİ NÜFUS SAYIMLARINDA KARACASU KAZASI
Son dönem Osmanlı tarihi çalışmalarında demografi biliminin önem kazandığı görülmektedir. Çoğunlukla nüfus defterlerine dayalı olarak yapılan çalışmalar yerel ölçekli dahi olsa imparatorluğun nüfus yapısını, bileşenlerini, doğum, ölüm, göç vs. olgularıyla ekonomik yapısının ortaya çıkartılmasına dair önemli veriler sunmaktadır. Bu bağlamda daha çok Yeniçeri Ocağı’nın yerine kurulan Asakir-i Mansure-i Muhammediye Ordusu’na gereksinim duyulan erkek nüfusun nitelik ve niceliklerinin ortaya konulması ve halktan toplanacak vergilerin hesaplanması amacıyla 1831 tarihinde II. Mahmut döneminde yapılan ilk genel nüfus sayımından sonra belirli periyotlarla imparatorluğun sonuna kadar nüfus sayımlarının devam ettiği görülmektedir.
Bu çalışmada sahip olduğu Afrodisias antik kenti ile dünya miras listesine giren Aydın’a bağlı Karacasu Kazasının mahalle, köy ve çiftliklerinde yaşayan erkek Müslim ve gayrimüslim nüfusun yer aldığı 1841 ve 1845 yılına ilişkin NFS.d. 3072 ve 3073 numaralı defterler incelenmiştir. Süleyman Rüşdi ve Küpelioğlu aileleri gibi Karacasu’nun yetiştirdiği önemli ailelerinin de soy kütüklerine dair kayıtlarının bulunduğu bu defterler sayesinde 19. yüzyılın ilk yarısında önemli bir konuma sahip olan Karacasu Kazası’nın demografik özellikleri ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Milli Mücadelede ALAŞEHİR
Alaşehiri Milli Mücadelede öne çıkaran pek çok tarihsel gerçeklikler vardır. 15 Mayıs 1919da İzmirin Yunanlılarca işgal edilmesinden sonra 29 Mayıs gecesi Ödemişte, 30 Mayıs sabahı Alaşehirde ilk Kuvâ-yı Milliye örgütleri kuruldu. Yine İzmirin işgalinden sadece üç gün sonra Makbule ve Nebile Hanımların öncülüğünde Türk Kurtuluş Savaşının Anadoludaki ilk kadın örgütü, Alaşehir Türk Kadınları Cemiyeti ismiyle kurulmuş ve İzmirin uluslararası hukuka aykırı işgal edilmesini protesto etmek için İtilaf devletlerine telgraf çekmişti. Başka bir ilk ise Alaşehirli Ruhiye Enise Hanımın Milli Mücadeleye katılan ilk Türk Kadını olmasıdır. Ayrıca Alaşehir Kongresi de, Milli Mücadelenin hazırlık safhasında önemli bir yere sahiptir
Milli Mücadele yıllarında Alaşehir, Anadolunun bütün şehirlerinden daha fazla acı çekti. Alaşehir yangınını bizzat yerinde inceleyen Falih Rıfkının dediği gibi; Alaşehirin başına gelenleri dinleyenler İzmir, Manisa, Turgutlu, Salihli ve diğer şehirlerde yaşanan faciaları uzun süre unutmuşlardı. Alaşehir iki yıldan fazla Yunan işgali altında kalmış, bu süre zarfında Yunan askerleri ve yerli Rumlar, Türklere pek çok zulüm yapmıştı. Nihayet 30 Ağustos 1922de kesin yenilgiye uğrayan Yunanlar, 4 Eylülde Alaşehiri tamamen yakarak harabeye çevirdi. Elinizdeki bu kitapta; Alaşehirin Milli Mücadelede bugüne kadar pek gün yüzüne çıkarılmayan kahraman evlatlarının topyekûn mücadelesini ve Yunanların yüzyıllar geçse de unutulmayacak insanlık dışı savaş suçlarını ayrıntılı bir şekilde okuyacaksınız.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
DEMOKRAT PARTİNİN KADIN MİLLETVEKİLLERİ
“Bana öyle geliyor ki mecliste 7 kadın mebus yerine 70 tane olsaydı hadiselerin daha fazla arzu edilir şekilde var olması mümkündü… Siyasi hadiseler cemiyetin içindeki oluşlara tabidir. Böylece belki daha insaflı bir muhalefet ve bunun neticesi olarak da daha basiretli bir iktidar olabilirdi…Kararınızı verirken analarınızı düşünmenizi isterim…”
Avukat Süreyya Ağaoğlu
Bu eser, Türk kadınının siyasi haklarını elde etme mücadelesinden başlayarak1950-60 sürecinde Demokrat Parti çatısı altında siyasete atılan dokuz kadın milletvekilinin TBMM’deki faaliyetlerini ve bu milletvekillerinin 1960 darbesi sonrasında yaşadıklarını ele almaktadır. Bu vekiller Nazlı Tlabar, Nuriye Pınar, Aliye Temuçin Coşkun, Edibe Sayar, Perihan Arıburun, Ayşe Günel, Hilal Ülman, Arife Necla Tekinel ve Emine Piraye Levent’tir. Aliye Temuçin Coşun ve Edibe Sayar dışındaki yedi kadın milletvekili Yassıada’da yargılanmış ve hapis cezasına çarptırılmışlardır.
Kadın milletvekillerinin meclisteki çalışmalarının kendi meslekleri ve uzmanlık alanlarıyla ilgili konular etrafında şekillendiği görülür. Kimi gazeteci, kimi ev kadını, kimi öğretmen olan bu kadınların ortak kaderi Yassıada olmuştur. Darbe sonrası kurulan Yüksek Adalet Divanı’nca, Yassıada’da verilen kararlar Türk siyasetini derinden etkilemiş ve bugünü şekillendirmiştir. Eserin amacı, meclisteki çalışmaları ve Yassıada’daki savunmaları ile bugünü şekillendiren kadın milletvekillerinin yaşadıklarını ortaya koymaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Süleymân bin Mustafavî el-Kütahyavî LUGAT-İ KUR’ÂN
Anadolu sahasındaki ilk Kur’ân lugati olan Firişteoğlu Lugati’nden sonra çeşitli sözlük çalışmaları yapılmıştır. Elinizdeki çalışma da Bosna-Hersek Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi’ne R-1142 numara ve al-luġa fı̇̄ kalimāt al-qur’ān al-mağı̇̄d adıyla kayıtlı 49 varaktan müteşekkil Kur’ân sözlüğünün neşridir. Yazmada, eserin adına dair her hangi bir kayıt bulunmasa da eser, tarafımızdan dönemin diline uygun olarak Luġat-i Kur’ān olarak isimlendirilmiştir. Eserin yazılış tarihine dair bir kayıt yoktur; fakat içindeki karinelerden hareketle 16. yüzyıl metni olduğu anlaşılmaktadır. Müellifi Süleymān bin Muṣṭafavı̇̄ el-Kütahyavı̇̄’dir.
₺910,00
KİTAP TANITIMI
SANAYİLEŞME OLGUSUNUN KİRLİLİK SIĞINAĞI HİPOTEZİ VE ÇEVRESEL VERGİLER AÇISINDAN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ
Küreselleşme ve sanayileşme olgusu ile artan iktisadi faaliyetlerin olumlu etkilerinin yanı sıra ortaya koymuş olduğu negatif dışsallıklar dikkatleri insan ve ekonomi açısından oldukça önemli olan çevre konusuna çekmiştir. Çevre ekonomisinin iktisadi düşünceler tarihindeki yerinin incelenmesi çevre konusuna verilen önemin yüzyıllarca süregeldiğini ancak son yıllarda üzerinde oldukça tartışılması gereken bir konu haline dönüştüğünü göstermektedir. Bu noktada kitabımızda çevre ekonomisinin geçmişini inceleyerek geleceğe ışık tutması açısından çevre sorunlarından kaynaklı dışsal maliyetlere uygulanan vergiler ve etkinliği üzerinde durulmuş, çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilişkisi çeşitli göstergeler ve indekslerle açıklanmış, ekonomik büyüme ve dışa açıklığın çevre kirliliği üzerindeki etkileri ile ekonomik büyüme ve çevre vergilerinin çevre kirliliğine olan etkisi Kyoto Protokolünün de göz önünde bulundurulduğu çeşitli ampirik modellerle analiz edilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
OBEZİTE VERGİSİ TEORİ VE DÜNYA UYGULAMALARI
Günümüzde hızla yaygınlaşan obezite sorunu, bireylerin yaşam standartlarını düşüren, çeşitli hastalıklara yakalanmasına neden olan ve ölüm riski oranlarını artıran bir sorun haline gelmiştir. Gelişmiş ve gelişmiş birçok ülkede obezite oranları hızla artmaktadır. Bu artış eğilimi sonucunda ise obezitenin neden olduğu ekonomik ve sosyal maliyetler de artmaktadır. Bu maliyetlerin telafisi ve bireylerin sağlıklarının korunması için kamu politikaları geliştirme gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda, obezite ile mücadele amacıyla özel bir vergi politikası ile özel bazı vergi araçları kullanılabilmektedir.
Bu çalışma, obezite sorununu tıbbi, ekonomik ve sosyal bir bakış açısıyla değerlendirmektedir. Obezite sorununun çözümüne ilişkin ekonomik ve mali çözümler sunmayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda literatürde obezite vergisi adı ile anılan çeşitli şekillerde uygulanan gıda ve içecek vergilerinin etkinliği ve uygulanabilirliği üzerinde durulmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
CEBRÎ MİHR Ü MÂH
Bu kitap, Klâsik Türk Edebiyatının 16. asır temsilcilerinden şâir Cebrî’nin tasavvufî- alegorik mahiyette kaleme aldığı Mihr ü Mâh mesnevisini konu edinmektedir. Eser bir yönüyle, bütün bir Osmanlı edebiyatına hâkim olan Batlamyus kozmogonisine uygun olarak Samanyolu Galaksisi’nin işleyişini aksettirmekte, diğer yandan vahdet-i vücûd öğretisi temelinde bir takım tasavvufi ıstılahları türlü alegorilerle okuyucuya sunmayı amaçlamaktadır. Mesnevînin sonunda söz konusu alegorilerin hangi anlamlara geldiği açıklanmakta ve okuyucuya çeşitli öğütler verilmektedir.
Mihr ü Mâh özünde çift kahramanlı bir aşk hikâyesi şeklinde kaleme alınmış olsa da simgesel anlamda İlahî aşkın talibi Mihr’in sınanmak, arınmak, erginlenmek ve birlikle ebedîleşerek nihayete eren manevî dönüşümünün yol hikâyesidir. Mihr, hikâye boyunca gerçek aşkın ateşinde yanarak ezelde aşina olduğu sevgiliyi bulma ve o yolda kemale ermeye yazgılı bir âşık hüviyetindedir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
TARİHÎ TÜRK LEHÇELERİNDE OK EDATI
Kitapta OK edatının tarihî lehçelerdeki kullanımı ele alınmıştır. Türkçedeki en eski pekiştirme edatlarından biri olan OK edatı, aynı zamanda bir enklitik edatı olarak da Türkçeye pek çok ek ve sözcük oluşumunda katkı sağlamıştır. Kitap bir Giriş ve üç ana bölüm üzerinden tasarlanmıştır. Giriş’te edat, pekiştirme edatı ve enklitiklik hakkında bilgilendirme yapılmıştır. Birinci bölümde Tarihî metinlerde OK edatının kullanımı ele alındı. İkinci Bölümde OK edatının anlam ve gramatikal kullanımı üzerinde duruldu. Üçüncü Bölümde OK edatının ek ve sözlerde kalıplaşması tespit edilmeye çalışıldı. Böylece OK edatının tarihî lehçelerdeki kullanımı bir bütün olarak verilmek suretiyle gramer çalışmalarına ilgi duyanların dikkatine sunulmuştur
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Qualität: Als ein Instrument der Produktpolitik in der Automobilindustrie
Zunehmenden Qualitätsanforderungen an Automobilindustrie erfordern die reibungslose Entwicklungs- und Produktionsprozesse. Um die Entwicklungs- und Produktionsprozesse perfekt zu gestalten, die Fehler vorzubeugen und somit die Qualität sicherzustellen, müssen Automobilzulieferer Methoden und Werkzeug des Qualitätsmanagement anwenden. In diesem Kontext bafasst sich dieses Buch mit den Qualitätsmanagementsystemen und den Techniken von Qualitätsmanagement. Auf Basis der einschlägigen Literatur wurden die Bedeutung der Qualität, Qualitätsmanagement, Qualitätsmanagementsysteme und deren Entstehung und geschichtliche Entwicklung dargestellt. Des weiteren wurden die bereits existierenden Managementmodelle und Konzepte beschrieben und erörtert. Weiteres wurden die QM-Techniken herausgearbeitet.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Markaların Sosyal Medya Yönetimi
ÖNSÖZden
Teknoloji ile iç içe yaşadığımız bu zamanda belki de İnterneti kullanmayan var mıdır diye sorsak muhtemelen eski kuşaklara ait bireyler dışında kimse çıkmayacaktır. Bugün nerede olursak olalım elinde cep telefonları, tabletler ya da dizüstü bilgisayarları ile sosyal medyada gezinen bireyleri görmemek neredeyse imkânsız bir hâl almıştır.
Günümüzde küreselleşmenin ortaya çıkardığı rekabet ortamında var olabilmek ve varlıklarını devam ettirebilmek adına markalama çalışmaları gerçekleştiren kurumlar, içinde bulunduğumuz teknolojik çağda tüketicilerinin bu denli sosyal medyada zaman harcamalarından dolayı onlar ile gerçekleştirdikleri iletişim çalışmalarını sosyal medya üzerinden de yürütmeye başlamışlardır.
KİTAP TANITIMI
ACTION RESEARCH IN TURKEY: A QUALITATIVE REVIEW AND AN EXAMPLE
Action research, colloquially referred to as ‘teacher research’ in academic discourse, represents a research paradigm that has been prominently adopted in the field of education and is gradually gaining traction in Turkish academic research. The present research systematically examines postgraduate action research conducted in the Turkish educational field in recent years, including considerations of subject matter, technical characteristics, and resulting outcomes. The last part of this scholarly work outlines a participatory action research framework in line with the established characteristics elucidated in the scholarly literature. The overall aim of this literary contribution is to provide a valuable resource for educators engaged in the intricacies of action research, postgraduate students, experts within the educational sciences, and diligent researchers, thereby fostering an enriched academic discourse.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medyada Yanlış Bilgi: Komplo Teorileri ve Bilimin İnkârı
İnsan yaşamının devamını sağlayan temel ihtiyaçlarından biri olan bilginin, hiç olmadığı kadar hızlı üretildiği, yayıldığı ve depolandığı günümüzde yanlış bilginin, çeşitli türlerde ve medya formlarında üretilmesi, paylaşılması ve kabul görmesi, bilgi ekosisteminde düzensizliklerin varlığına ve doğrulanamayan bilgi yoğunluklarının oluşmasına neden olmaktadır. Toplumsal, ekonomik, siyasal çerçevede ve farklı bağlamlarda çeşitli eşitsizlikleri ve etik ihlalleri doğuran yanlış bilgi tüm biçimleriyle, insan hak ve özgürlüklerine, demokrasiye meydan okumaktadır.
Yanlış bilgi içerikli komplo teorilerine dâhil olan bireyler, sosyal medyanın kutuplaştırıcı etkisiyle, yanlış bilgilerin yeniden üretimini sağlamaktadır. Özellikle yapay zekâ teknolojilerinin gelişimi, yanlış bilgi üretiminde gerçek ile sahte arasındaki ayrımı silikleştirmeye başlamış, doğrulama pratiklerinin sürekli biçimde işleyiş gücünü zayıflatarak bilgiye yönelik güveni derinden sarsmıştır.
Yanlış bilgi, interdisipliner biçimde, tüm alanlarda eşitlikçi yaşam ortamının zarar görmesine neden olmuş ve bu nedenle gerekli çözümlerin üretilmesini zorunlu kılmıştır. Bu düşünce düzleminden hareketle hazırlanan çalışma, yanlış bilginin, üretim, yayılım ve katılım çerçevesinde irdelenmesini ve iletişim alanından farklı perspektiflerle tartışılmasını amaçlamaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
FANTASTİK EDEBİYAT ve MASAL
Fantastik ya da farklı isimlendirmelerle fantezi, fantazya muazzam derecede baştan çıkarıcı bir konudur. Hayal gücü ve heves ile ilişkisi onun tanımlanmasını zorlaştırmaktadır. Asıl değeri de açıkça tanımlanamamasında, hayalperest özellikleri ile boşlukta asılı kalmasında gizlidir. O, gördüğümüzle ve bildiğimizle değil öteki ile ilgilidir.
Bu kitapta, Carl Gustav Jung tarafından geliştirilen “Analitik Psikoloji Yaklaşımı” fantastik edebiyatın ilk basamağı diyebileceğimiz masallara uygulanmıştır.
Günümüzde hepimizin sığınağı haline gelen fantastik dünya, masal anlatıcılığı, masal terapisi ve masalların eğitimde kullanım durumu da incelenmiştir.
KİTAP TANITIMI
Hassas ve Tartışmalı Bir Konu 1915 Ermeni Olayları
Türkiye, 1915 Olayları nedeniyle son zamanlarda içte ve dışta giderek artan bir saldırı kampanyası ile karşı karşıya kalmıştır. Dikkat edilecek olursa Ermeni Sorunu, özellikle Türkiye kritik dönemlerden geçerken sahneye konulmaktadır. Bu duruma ilk örnek, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ordusunun Çanakkale için mücadele verdiği tarihte; Van, Sason ve Bitlis gibi doğu illerinde ardı ardına Ermeni isyanlarının patlak vermesidir. İkinci kritik dönem, Anadolu’da yeni bir millî devletin kuruluş mücadelesi verilirken, İttihat ve Terakki önderlerine birbiri ardına suikast düzenlenmesidir. 1970’lerde ortaya çıkan Ermeni terörü ise Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası oluşan uluslararası baskı ortamında yoğunlaşmıştır. Aynı sorun şimdi de Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne gir(ebil)mek için çaba gösterdiği günlerde, dozu giderek daha da artırılan bir konu olarak gündeme getirilmektedir. Buna paralel olarak şimdilik 29 farklı ülke parlamentolarında “Ermeni Soykırım Yasası” kabul edilir olmuştur. Hiç şüphesiz tüm bunlardan maksat, Türk siyasetini kıskaca almak ve zorda bırakmaktır. Çünkü Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan, Ortadoğu ve Kafkasya gibi, önemli petrol yataklarının kesiştiği noktadaki stratejik konumu ile Türkiye, diğer dünya ülkelerinin iştahını kabartmaktadır.
İşte bu kitapta farklılıklara saygı duyma ilkesinden hareketle ve karşıda öteki oluşturma gayesinden uzak olmak kaydıyla, 1915 Ermeni Olaylarının literatür kısmı belli bir sistematikle ve de okuyucuyu sıkmadan oluşturulmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda tehcir olarak adlandırılan aslında Sevk ve İskân Kanunu olarak tarihi vesikalarda yerini alan konuya dair akla gelebilecek tüm sorulara cevap bulunabileceği umulmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türk Ekranından Yansımalar
Türk Ekranından Yansımalar başlıklı bu çalışma günümüz Türkiye’sinde Türk toplumunun kültürünü ve zihniyetini türeten ve dönüştüren Türkçe “ekranların” içeriklerine ilgi duyan okuyucuya katkı sunmak üzere hazırlanmıştır. Kitaptaki her bölümde farklı metin çözümleme yöntemleriyle farklı medya içeriklerinin analizi sunulmaktadır. Ayrıca kitapta, medya söylemlerinin oluşmasına imkân veren sosyo-politik gerçekliğe ve tarihsel konjonktüre değinilmekte olup çağdaş Türk medyasında dolaşımda olan Türk milliyetçiliği, neoliberalizm, postfeminizm, hegemonik erkeklik/kadınlık, homososyalleşme, tüketim kültürü, dindarlık ve muhafazakârlık gibi normatif söylemlerin yeniden ürettiği kimlikler veya öznellikler incelenmektedir.
Kitap kapsamında son dönemde Kovid 19 pandemisinin bir toplumsal kriz olarak dijital alana internet mimleri şeklinde yansıması, izlenme rekorları kıran gündüz kuşağındaki realiti şov programlarının anlatısal türleri kullanarak gerçeklikle kurmacanın sınırlarını esnetmesi, popüler tarihi dizilerde türetilen toplumsal söylemler ve erkeklik temsilleri, dini içerikli çizgi filmlerin yerel ve global değerleri uzlaştırarak tanımladığı yeni muhafazakâr toplumsal söylemler ve ideal Müslüman kimliği, kadın reklamlarında postfeminizm ve neoliberalizm gibi global popüler söylemlerin türettiği güçlü kadın ve bireysel tercihlerin kutsallığı anlayışıyla marjinal kimliklerin normalleştirilmesi şeklinde özetlenebilecek Türkiye’deki farklı ekran içeriklerinin toplumsal kültürdeki yansımalarını ele alan araştırmalara yer verilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Runik Harfli Metinlerde Eşdizimlilik
Eşdizimlilik, son yıllarda üzerinde çok fazla çalışılmış bir konu olsa da neredeyse tüm araştırmacılar tarafından farklı şekillerde tanımlanıp yorumlanmıştır. Hem yurt içinde hem de yurt dışında yabancı dil öğretimi, sözlüklerin hazırlanması, deyimbilim araştırmaları, bilgisayarlı dilbilim çalışmaları, sözcük sıklığı araştırmaları ve derlem dilbilim çalışmaları gibi birçok alanda karşımıza çıkan eşdizimlilik kavramı, temel olarak iki farklı yaklaşım benimsenerek incelenir: sıklık temelli yaklaşım ve deyimbilimsel yaklaşım. Sıklık temelli yaklaşıma göre bazı sözcüklerin birbirleriyle, diğer sözcüklere oranla daha sık kullanılması diye tanımlayabileceğimiz eşdizimlilik; deyimbilimsel yaklaşıma göre ise serbest birlikteliklerden kalıplaşmış deyim yapılara giden süreçte bir ara derecedir.
Genelde, eşdizimlilik çalışmaları modern diller üzerinde yapılmaktadır. Bu çalışmada, eşdizimlilik, Türkçenin bilinen en eski metinleri olan runik harfli Türkçe metinlerden oluşturulmuş bir derlem yardımıyla deyimbilimsel ölçütler kullanılarak incelenmiştir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Trauma Theory And Fiction
How do stories make sense of the senseless? Trauma Fiction presents how literature confronts the challenge of representing trauma that defy ordinary language and understanding.
This book explores how fictional narratives respond to the fractures of memory, identity, and history caused by individual and collective crises. It underlines the formal innovations and thematic approaches that contemporary novelists use to depict the inexpressible, from fragmented storytelling to non-linear timelines. This book also delves into the ethical dimensions of witnessing trauma through fiction, asking how stories can bear witness without exploiting pain.
Engaging with a range of literary texts and cultural contexts, Trauma Fiction reveals how fiction not only reflects trauma but also reshapes it, offering pathways to empathy, resilience, and transformation. This book is an essential resource for scholars and students of literature, trauma theory, and narrative studies, as well as anyone interested in the profound connections between storytelling and human experience.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Sanal Kamusal Alan ve Toplumsal Hareketler
Sosyal medya kendi içerisinde, sanal kamusal alan gibi birçok yeni yaklaşımı oluşturmuştur. Kullanıcılar oluşan sanal kamusal alanlarda sosyal ve politik paylaşımlarda bulunarak bu alana katkılar sağlamışlardır. Sosyal medya sadece kamusal alanın sanallaşmasını sağlarken, geleneksel kitle iletişim araçlarının flulaştırdığı, kamusal alan ile özel alanı ayıran çizgiyi neredeyse ortadan kaldırmış durumda. Sosyal medya ile oluşan sanal kamusal alanın nasıl oluştuğu, kimlerin bu oluşumda katkısı olduğu ve sosyal medya içerisinde oluşan kamusal alanın reel kamusal alana nasıl taşındığı soruları bu çalışmanın ortaya çıkmasına sebep olan ana sorulardır. Oluşan bu sanal kamusal alan içerisindeki aktivist hareketler, toplumsal hareketlerin de biçim değiştirmesinde önemli rol oynamıştır. Tıpkı sanaldan reele taşınan kamusal alan gibi toplumsal hareketler de sanal ortamdan gerçek-reel-analog yaşama taşınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Yeniden Çeviribilim
Yeniden çeviri kavramı, günümüzde çeviri piyasası dinamiklerini hem şekillendiren hem de bu dinamiklerden etkilenen bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Türk edebi dizgesinde özellikle 2010’lu yıllardan itibaren yeniden çevirilerin sayısında görülen artış, bu çalışmanın çıkış noktasını oluşturuyor.
Modernist edebiyatın yeniden çevirilerine odaklandığımız bu çalışma, yeniden çevirilerin ürün ve süreç olarak ayrı ayrı değerlendirmesini içeriyor. Bu değerlendirme sonucunda, yeniden çeviri araştırmalarının dayandırıldığı yeniden çeviri hipotezinin günümüz dinamiklerini açıklamadaki yetersizliğinden yola çıkarak, yeniden çevirilerin güncel durumunu açıklamak üzere alternatif bir yeniden çeviri hipotezi ileri sürüyoruz.
Yeniden çeviribilimi, bağımsız bir alan olarak düşünürken, Türkiye’nin bir “yeniden çeviri cennetine” dönüşümünü de mercek altına alan bu çalışma, yeniden çeviriye hem kuramsal hem de uygulamaya yönelik farklı kapılar aralıyor.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
KULLANIM KILAVUZU-I: BEBEK (0-2 yaş)
İçine doğduğum (aslında doğurtulduğum) ailemde ve kültürde, farkındalığımın oluşmaya başladığı yaşlardan bugüne, çoğu anne babanın, evlatlarının bebeklik, çocukluk, ergenlik hatta yetişkinlik dönemlerindeki davranışlarında gözlemlediğim ortak bir özellik var:
Kendilerinden önceki kuşaklardan (yani anne babalarından) ne gördüler ise öyle davranıyor ve öyle yaşıyorlar…
“Görgülü kuşlar gördüğünü işler, görgüsüz kuşlar ne gördü ki ne işler” atasözümüz sanki tam daiçinde yaşadığım toplumdaki çoğu anne babanın davranışlarını anlatıyor…
Başta kendi annem babam olmak üzere sözünü ettiğim anne babalar suçlu değiller ama kendilerine öğretilenlerin ötesine geçemedikleri için hatalılar.
Bütün anne babaların iyi niyetli oldukları konusunda en ufak bir kuşkum yok. Ama hataları nedeniyle evlatlarında yol açtıkları hasarlar oluşabiliyor ve ne yazık ki bunun da farkında olamıyorlar.
Hemen her alanda yaşanan baş döndürücü değişimler ne yazık ki aynı doğrultuda gelişmeyi beraberinde getirmiyor. Koşuşturulan bir yaşam döngüsünde anne baba adayları veya anne babalar hamilelik dönemine ve bebeklik dönemine ilişkin bilgilenmeyi en kısa yoldan ve süratli bir şekilde yapmaya çalışıyor. İnternet ortamında ya da medyada yer alan “popüler” bilgiler ise çoğu zaman bilimsel temelden yoksun;yani magazinsel… Kendi anne babalarının bilgileri de çoğu zaman geleneksel…
Kitap, bu çerçevede bir AYIRDINDALIK oluşturmanın zamanının geldiği düşüncesiyle ve “kullanıcı hatası” nedeniyle mümkün olduğunda HASARLANMAMIŞ BİREYLER yetiştirmeye katkıda bulunabilme amacıyla yazılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Finansal Yönetim
Meslek yüksekokulu öğrencilerine yönelik olarak hazırlanan bu kitapta, finansal yönetimin temel konuları hakkında öğrencilere bilgi verilmesi amaçlanmıştır. İKMEB programına uygun olarak on beş bölüm halinde düzenlenen kitap, yalın anlatım biçimi çözümlü örnek problemleri ile öğrencilerin ilgisini çekecek niteliktedir. (Arka Kapak)
KİTAP TANITIMI
Readings on Füruzan
Readings on Füruzan
Comparative and Thematic Analyses
This volume, the only academic book devoted entirely to studies on Füruzan in English, has been prepared in commemoration of the “almost” 90th anniversary of Füruzan’s birth and the “almost” 70th anniversary of her literary career. Different sources cite various years for Füruzan’s birth, though 1932 and 1935 are the most frequently mentioned. In consideration of Füruzan’s remarks about her reluctance to discuss her age, the term “almost” serves as a gesture of respect. At the same time, this book is intended to honor her life and achievements in Turkish literature and culture. The book comprises seven studies that explore Füruzan’s narrative world through various critical and comparative approaches. The essays aim to examine her works not only through textual analysis but also from comparative and intertextual perspectives to explain the reasons of Füruzan’s emergence as one of the most distinctive voices in Turkish literature. The chapters illuminate Füruzan not only as a writer of profound sensitivity and social conscience but also as an intellectual devoted to the linguistic richness of Turkish literature. Consequently, this book seeks to bring Füruzan’s work to the attention of the English-speaking world and academia through insightful academic studies that explore her enduring literary voice.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Davranışsal Finans ve Davranışsal Finans Teorisinde Yatırımcı Davranışları
Bu kitapta, finans ve psikoloji bilimlerini bir arada değerlendirmeye alan davranışsal finans kapsamlı olarak ele alınmıştır. Geleneksel finans teorileri anlatıldıktan sonra finansal kararları etkileyen davranışsal boyutlar aktarılmıştır. Okuyucunun mantıksal kurguyu kavrayabilmesi için finansal karar alma süreci örneklere ve deneysel çalışmalara yer verilerek anlatılmıştır.
₺210,00