KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Yaratıcı Okuma
₺310,00 -

Biotechnological Bodies: Standardization and Control in Young Adult Dystopian Fiction
₺250,00 -

Kazan – Ankara Hattı
₺250,00 -

Compliment Responses In World Englishes
₺360,00 -

Yönetmen Sineması Cilt-II: Çağdaş Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
₺650,00 -

Yassıada’da Yargılanan Artvin Milletvekilleri
₺495,00 -

Üretim Bilişim Sistemleri ve Uygulama Örnekleri
₺210,00 -

Türkiye’nin Son Otuz Yılı
₺275,00 -

Türkiye Defteri
₺250,00 -

Türk Edebiyatında Milenyum Kuşağı Öykücülüğü
₺740,00 -

The Theatrical Gap Dramatıc Persona
₺350,00 -

TEMEL BİLGİ TEKNOLOJİLERİ KULLANIMI (BİLGİSAYA GİRİŞ)
-

Şumnu’da Günümüze Gelen Osmanlı Mimarî Eserleri
₺260,00 -

SÖMÜRGEDEN KÜRESELE ULUSÖTESİ AFRİKA SİNEMASI VE ABDERRAHMANE SISSAKO
₺380,00 -

Sociology of the Commons and Rural Land Ownership in Burkina Faso
₺275,00 -

Siber Ortam ve Suç
₺440,00
KİTAP TANITIMI
AYDINOĞULLARI TARİHİ ÜZERİNE YAZILAR
XIV. yüzyılın başından itibaren Batı Anadolu kıyılarında bir buçuk asra yakın bir süre hakim olan ve Anadolu’nun Türkleşme sürecinin tamamlandığı Beylikler döneminin göze çarpan beylikleri arasında yer alan Aydınoğulları Beyliği, özellikle ilmi ve kültürel faaliyetleri ile dikkat çekmektedirler. Türkçe’ye büyük önem veren bu sayede de pek çok değerli eserin Türkçe’ye çevrilmesine zemin hazırlayan Aydınoğulları pek çok mimari yapı ile Batı Anadolu kıyılarında bugün adlarını yaşatan bir şehir ile köklü kültürü miras bırakmışlardır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
MAĞAZA ÖZELLİKLERİ AÇISINDAN TÜKETİCİLERİN MAĞAZA SADAKAT DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ VE BİR UYGULAMA
Çağdaş rekabet ortamının bir gereği olarak perakendecilikte de mağaza özelliklerinin, somut şekil özelliklerinden ziyade, tüketicilerin algısından başlayarak düzenlenmekte olduğu yeni bir dönem yaşanmaktadır. Mağaza özellikleri, somut nitelikteki objelere dayalı olarak değil; müşterinin algısından başlayarak müşteri isteğine göre yapılmalıdır. Bu süreçte Tüketici nasıl bir yerde, nasıl bir mağaza atmosferinde, hangi mağazada ve nasıl bir deneyim yaşamak istiyor? sorularına yanıt vermek için yazılan bu kitap ile işletmelere farklı bir bakış açısı sunulmaya çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
İlkokuma ve Yazma Öğretimi Ses Temelli Cümle Yöntemi ve Etkinlik Örnekleriyle
DİLBİLİM VE DİL ÖĞRETİMİ
ANADİLİ EĞİTİMİNDE OKUMA ve YAZMA ÖĞRETİMİ
İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİM YÖNTEMLERİNE GENEL ve TARİHSEL BAKIŞ
İLKOKUMA ve YAZMA ÖĞRETİMİNİN AMAÇ ve İLKELERİ BİRİNCİ SINIF ÖĞRETMENİNİN ve ÖĞRENCİLERİNİN ÖZELLİKLERİ
2005 TÜRKÇE ÖĞRETİMİ PROGRAMINDA İLK OKUMA- YAZMA ÖĞRENME AŞAMALARI
BİRİNCİ SINIF KAZANIMLARININ İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİM İLE BİRLİKTE UYGULANMASI
İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİMİ AŞAMASINDA OKUMAYA ve SINIF YAPISINA YÖNELİK ÖZEL DURUMLAR
GÜNÜMÜZE DEĞİN İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİM YÖNTEMLERİNE İLİŞKİN ARAŞTIRMA, TARTIŞMA ve GÖRÜŞLER
KİTAP TANITIMI
FUTBOL YAYINLARINDA GÖRÜNTÜ DİLİ
Hızla ilerleyen teknoloji ve gelişen yayın sistemleri sayesinde futbol; dikkat çekici yayınlarla, çok sayıda kamerayla, gösterişli grafik ve efektlerle kıtaları aşarak milyarca izleyiciyle buluşmaktadır. Dünyada ve Türkiye’de pek çok televizyon kanalının futbol maçlarını naklen yayınlaması da konunun önemine işaret etmektedir. Futbol maçlarının izleyiciye sunulmasında kullanılan teknikler gerçekte popüler kültürün yayılım alanını genişletmektedir.
Bu kitapta; futbol karşılaşmalarının yayını sırasında televizyon izleyicilerinin beklentilerini tatmin etmek için yönetmen aracılığıyla popüler kültürün yeniden üretim süreci incelenmektedir. Televizyon yayıncılığı alanındaki teknolojik gelişmelerle futbol karşılaşmalarının yayınlarındaki değişmeler teknoloji bağlamında ele alınmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
YENİ TELEVİZYON TEKNOLOJİLERİ VE DEĞİŞEN HABERCİLİK
Dijitalleşme ile birlikte iletişim teknolojilerinde hızlı bir dönüşüm yaşanmıştır. İnternet ve televizyonun iç içe geçmesiyle ortaya çıkan yeni televizyon teknolojileri hayatımızın pek çok alanında karşımıza çıkmaktadır. Habercilik de yeni televizyon teknolojileriyle birlikte biçim değiştiren alanlardan biri olmuştur. İnsanlığın en eski ihtiyaçlarından biri olan haber alma ve bilgi edinme ihtiyacı yeni televizyon teknolojileriyle birlikte ivme kazanmış; bilgiye ve habere ulaşmak da çok daha kolay hale gelmiştir.
Bu çalışma haberin toplanması, yazılması ve sunulmasındaki dönüşümü televizyon haberciliği çerçevesinde ele almaktadır. Sosyal medya tarafında ise ve yoğunlukta eğlence nitelikli içeriklerin paylaşıldığı Instagram’da haberciliğin nasıl şekillendiği incelenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
KAPASİTE YAKLAŞIMI BAĞLAMINDA TÜRKİYEDE KADIN YOKSULLUĞU VE KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ MESELESİ
Türkiyede toplumsal cinsiyet çalışmalarına kadın yoksulluğu meselesi üzerinden katkı sağlama amacıyla hazırlanmış olan bu kitap, Türkiyenin 7 coğrafi bölgesinde yürütülen saha çalışmasından elde edilen verilere dayanmaktadır. Bu çalışma, Türkiyede kadın yoksulluğu ve kadının özgürlüğü meselesini bizzat kadınların yaşadıkları üzerinden ve onların kendi ifadeleriyle anlamak ve anlatmak çabasına dayanmaktadır. Türkiyede kadın yoksulluğu ve kadının özgürlüğü meselesiyle ilgili sayısal göstergelerin söylediklerini daha fazla anlamlandırabilmek ve bu sınırlı sayısal göstergelerin daha da ötesine geçmek noktasında, hem bakış açısı hem de yöntem itibariyle farklı bir çalışma olma iddiasında olan bu kitap, aynı zamanda bu konuyla ilgili daha derinlikli bakış açılarının gelişmesine katkı sağlamak temennisini de içermektedir.
KİTAP TANITIMI
Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât
Ebû’l- Fazl Hubeyş bin İbrâhim bin Muhammed el-Mütetabbib et-Tiflîsî tarafından Farsça yazılan eserin H.956/M.1549-1550 tarihli Türkçe tercümesi bu kitabın inceleme konusunu oluşturmaktadır. Tıp, kimya, simya gibi farklı alanlarla ilgili konuları içeren “Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât”, değerleri taşlardan nesnelerin boyanmasına, çeşitli renklerin elde edilmesinden mürekkep yapımına, kağıttan yazının giderilmesinden bitkilerin yararlarına, hayvanlara ait tesir ve meziyetlerden illüzyon oyunlarına, şarap yapımından elbise temizliğine, kılıç, bıçak, süngü gibi silahlara su verilmesinden deri tabaklanmasına, cinsel yaşamdan hamileliğe kadar birçok konuyu ihtiva eden ansiklopedik bir eserdir. Eser, içerdiği konular ve sahip olduğu söz varlığıyla gerek bilim tarihi gerek tıp tarihi gerekse de sözlük bilimi açısından önemli veriler sunmaktadır.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
SİNEMA FİLMLERİNDE İNSAN HAKLARI
2000’lerin başından itibaren dünyada farklı hukuk fakültelerinde sinema eserleri hukuk araştırmalarının konusu olabilmekte ve hatta sinema aracılığıyla geliştirilen hukuk öğretimi yöntemlerinin tartışıldığı görülmektedir. Örneğin hukukçu, tartışacağı konunun çerçevesini çizerken bir filmden bir sahneyi hukuk metni gibi kullanabilmektedir ya da farklı filmlerde hukukun nasıl resmedildiğini tartışan sinemada hukuk üzerine çalışmalar dikkat çekmektedir.
Yine Türkiye’de hukuk fakülteleri ders programlarına; Hukuk ve Sinema, Hukuk ve Edebiyat, Hukuk ve Sanat, Toplumsal Bellek ve Hukuk, Hukuk ve Göstergebilim gibi beşeri bilimler ile hukuk arasında ilgi kuran derslerin seçimlik olarak eklendiği görülmektedir. “Hukuk ve Sinema Hareketi” olarak adlandırılan bu yeni alanın tarihi üzerine bir yapıtını 2016 yılında yayımlayan Machura, ilk hukuk ve sinema çalışmalarının 1980’lerin sonu itibariyle kaleme alındığını ifade eder. Machura’nın, hareketin yaygın hale gelmesiyle ilgili iki önemli tespiti vardır. Bunlardan ilki; küreselleşen kitle iletişim araçlarının hukukun ve hukukçunun medyada temsiliyle ilgili filmleri yaygın ve dünyanın her yerinden insan tarafından izlenebilir hale getirmesidir. İkincisi ise yine bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığıyla derslerde filmlerin ve videoların kullanılabilir hale gelmesidir.
Her biri kendi alanında uzman olan, farklı üniversitelerden hukuk fakültesi öğretim üyelerinin bir araya gelerek sinema filmleri üzerinden temel insan hak ve özgürlükleri odaklı okumalarla gerçekleştirdiği “Sinema Filmlerinde İnsan Hakları” kitabı, alanyazında ilk yayın olması açısından ayrıca kayda değerdir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
ALGI İNŞASINDA SOSYAL MEDYANIN GÜCÜ
Yeni iletişim teknolojilerinin gelişimi ve sosyal medya platformlarının ortaya çıkışıyla beraber bireyler, toplumsal yaşamın her alanında seslerini daha gür ve özgürce duyurabilme olanağına sahip olmuşlardır. Bu yeni model ve özgürlük ortamı, bireylere-organizasyonlara sosyal medya aracılığı ile kamuoyu algısını yönlendirebilme fırsatını da vermiştir. Sosyal medya platformları, gerek bilgi akışının tazeliği ve hızı, gerekse karşılıklı etkileşim temelinde bir yapıya sahip oluşları açısından çok avantajlı platformlardır. Bu yapıya bir de az maliyetli olma durumları eklenince, sosyal, kültürel yaşamdan, siyaset ve iş yaşamına kadar geniş bir yelpazede, kullanım oranlarının arttığı görülmektedir.
Sosyal medya platformlarının en önemli özelliklerinden biri de kamuoyu oluşturma ve kamuoyu algısını değiştirme gücüdür. Sosyal medyanın kamuoyu üzerinde bıraktığı etki ve kitleleri harekete geçirme gücü, kitabımızda örneklerini verdiğimiz birçok örnek olayda tecrübe edilmiştir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
KOSOVA TÜRK MASALLARI
Balkanların merkezinde yer alan Kosova Cumhuriyeti’nde kayda değer sayıda Türk nüfusu yaşamaktadır. Bugün Kosova Cumhuriyeti’nde azınlık konumunda yaşayan Kosova Türkleri, geçmişte olduğu gibi, topraklarını Türk kültürü ve düşüncesiyle yoğurmaya devam etmektedir. Kosova’da Türk kültürünü yaşatmanın en güçlü yollarından biri de yüzyılların birikimi olan sözlü kültür ürünleri ve diğer kültürel birikimin genç kuşaklara aktarılmasıdır. Bu anlamda Kosova Türk masalları ve masal anlatma geleneği büyük bir görev üstlenmektedir.
İşte bu düşünceden hareketle hazırladığımız bu kitap, Balkanların merkezinde bulunan ve tarih boyunca farklı milletlerin hâkimiyetine girmekle birlikte beş yüz yıl süren Türk hâkimiyetinde Türk kültürü ve sanatı ile bezenmiş bir coğrafyada yaşayan Kosova Türklerinin masal anlatma geleneği ve masallarını konu edinmiştir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
Kayıp Lezzetlerin İzinde
“Kayıp Lezzetlerin İzinde“, bir yemek kitabından çok daha fazlası; Lozan Antlaşması’yla vatanlarından koparılan mübadillerin kalplerinde ve bohçalarında taşıdıkları bir asırlık mirasın dokunaklı bir kaydıdır. Bu eser, her bir tarifin ardındaki özlem, direniş ve umut dolu hikâyeleri gün yüzüne çıkarıyor. Alivra’dan Rufteynu’ya, unutulmaya yüz tutmuş lezzetler, ait oldukları anılarla birlikte yeniden hayat buluyor.
Atalarının sofralarına bir köprü kurmak, göç yollarında kaybolan tatları kendi mutfağında canlandırmak ve yemeğin birleştirici gücüyle kültürel bir yolculuğa çıkmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı. Bu kitap, damaklarda bırakacağı lezzet kadar, ruhunuza da dokunacak bir tarih ve hafıza davetidir.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
English Literature and Society in the Eighteenth Century
The literary history, as I conceive it, is an account of one strand, so to speak, in a very complex tissue: it is connected with the intellectual and social development; it represents movements of thought which may sometimes check and be sometimes propitious to the existing forms of art; it is the utterance of a class which may represent, or fail to represent, the main national movement; it is affected more or less directly by all manner of religious, political, social, and economical changes; and it is dependent upon the occurrence of individual genius for which we cannot even profess to account. I propose to take the history of English literature in the eighteenth century. I do not aim at originality: I take for granted the ordinary critical judgments upon the great writers of whom so much has been said by judges certainly more competent than myself, and shall recall the same facts both of ordinary history and of the history of thought. What I hope is, that by bringing familiar facts together I may be able to bring out the nature of the connection between them; and, little as I can say that will be at all new, to illustrate one point of view, which, as I believe, it is desirable that literary histories should take into account more distinctly than they have generally done.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası Hukuk Bağlamında İnsanlığın Ortak Mirası: Antarktik Doğal Kaynaklarının Küresel Yönetimi Örneği
Ortak miras kavramının tarihsel gelişimi ve temel prensiplerinden yola çıkan bu araştırmada Antarktika’nın ortak miras olarak kabulü uluslararası hukuk kapsamında değerlendirmeye alınmıştır. Kıtanın doğal kaynak rezervleri ve potansiyeli hem canlı kaynaklar hem de mineraller açısından ayrıntılı olarak incelenmiştir. Antarktik kaynakların kullanımına yönelik mevcut hukuki düzenlemeler ve devletler arasında kurulan uluslararası iş birliğinin aşamaları tarihsel sırayla detaylandırılmıştır. Kıta çevresini korunmasının küresel açıdan gerekliliği ve gelecek nesillere etkisi bilimsel verilere dayandırılmıştır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı uluslararası hukukun bir parçası olarak ortak miras kavramını Antarktika örneğinde değerlendirirken, kıtanın doğal kaynaklar açısından önemini ve hukuki düzenini ayrıntılı olarak ele almaktır. Türkçe literatürde kıtanın uluslararası yönetimini sağlayan Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nin inşa edilmesine ve işleyişine dair kapsamlı bir kaynak bulunmadığından bu sistemsel gelişim sürecinin ortak miras kavramı ve uluslararası hukuk kapsamında detaylandırılması ayrıca önemlidir. Ayrıca bu çalışmada devletlerin şekillendirdiği Antarktika siyaseti uluslararası ilişkiler bağlamında da değerlendirilerek kıta sisteminin geleceğinin yorumlanması amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Metinlerarasılık, Uyarlama Ve Türk Sineması: Necati Cumalı Uyarlamalarında Anlamın Diyalojik Yönelimi
Bu kitap, uyarlama olgusunu ve Türk sinemasını, modernist ve postmodernist paradigmanın anlam incelemelerine ilişkin içerdiği farklı bakış açıları ekseninde inceliyor. Edebiyat ve sinema ilişkisinin çok boyutlu niteliğine odaklanan çalışmada, geleneksel eleştirinin uyarlamaları hapsettiği sadakat nosyonu ve bunun bir dışavurumu olarak üretilen orijinal-kopya karşıtlığı, Mikhail Bakhtinin Diyaloji kuramı ve Julia Kristevanın metinlerarasılık yaklaşımı bağlamında yeniden değerlendiriliyor. Kitapta ayrıca Türk sinema tarihine yönelik üretilmiş farklı tarihyazımsal süreçlere eleştirel bir yaklaşım geliştiriliyor. Böylece kitap, gerçek ve kurmaca arasında varsayılan karşıtlığı tartışmalı bir zemine taşıyarak okuyucuyu tarih, edebiyat ve sinema disiplinlerini bir arada düşünmeye davet ediyor. Bu doğrultuda Necati Cumalı uyarlamaları üzerinden Türk sinema tarihindeki dönüşümlere ve anlamın tekil bir gerçekliğe sabitlenemeyen süreğen yapısına odaklanan çalışma, uyarlama pratiklerini çeşitli anlamları güçlendirmesi ve zayıflatması noktasında inceleyerek uyarlama olgusuna gerçeklik ve ideoloji ilişkisinde kritik bir önem atfediyor. Hem akademik okura hem de sinema ve edebiyatla ilgilenen genel okuyucuya hitap eden eser, uyarlama olgusuna ve metinlerarasılığa dair yenilikçi yaklaşımlar ortaya koyuyor.
KİTAP TANITIMI
Evolution of Economics
Adam Smith, with “An Inquiry into the Nature and Causes of the Wealth of Nations” published in 1776 is unanimously hailed as the founder of economics as a social science and also of “economic liberalism” or “capitalism” as it is called to contrast it with “socialism”, the latter propagated by K. Marx at a later date.
The group of economists that followed A.Smith, including such notable names as D.Ricardo, N.W.Senior, John Stuart Mill, culminating in Alfred Marshall (1890: Principles of Economics) is called the “Classical School” or alternately the “Manchester School” to refer to their place of origin. Their macroeconomic system is called the “Classical System”. Having accepted the Malthusian law of population (T.Robert Malthus: 1798 Essays on the Principle of Population) D. Ricardo had come up with a model in which growth eventually comes to a halt, moving to that point, however, all along at full employment equilibrium.This was also in line with the views of Adam Smith. Marshall had introduced the concept of elasticities and used the partial method of analysis. In contrast, Leon Walras, in his “Eléments d’Economie Pure ou Theorie de La Richesse Sociale” used the general equilibrium approach to prove that the economy arrives automatically to full employment equilibrium, following Adam Smith and the Classical School.
This book offers a summary of the basic views and conclusions of Adam Smith concerning economic regime, as is also followed by the rest of the members of the Classical School: In a milieu of perfect competition prevailing in all the markets or sectors of the economy, including the labor market, full employment equilibrium will be achieved automatically. This equilibrium will, therefore, also maximize the welfare of the workers because the market wage rate, with no intrusions from the government or the unions, will have ensured full employment. Hence, there is no need for interventionism, that is, for the state to intervene prices, wages, channeling of investments and economic decisions in general.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE SELÇUKLULARI
Selçuklular tarihi, Osmanlı tarihi gibi herkesin rahatça kalem oynatabildiği bir alan olmadığından bu sahada yapılan çalışmalar çok sınırlı kalmaktadır. İlgililerin okuyacak kitap bulmakta sıkıntı çektiği bu alanda böyle bir çalışmanın önemli bir boşluğu doldurarak tarih meraklılarına ve Selçuklu Tarihi’ne ilgi duyanlara yararlı bir çalışma olacağı kanaatindeyiz. Ayrıca bu kitap, yurdumuzda bulunan çeşitli üniversitelerin Tarih bölümlerinde okuyan öğrencilerin “Türkiye Selçukluları” ya da “Anadolu Selçukluları” adı ile müfredat programında yer alan derslerinde bir başvuru ve yardımcı kitap durumunda olacaktır. Aynı şekilde bu alanda yüksek lisans ve doktora çalışmaları yapan öğrencilere ve konu üzerinde çalışma yapan akademisyenlerin de yararlanabilecekleri bir eserdir.
₺430,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL MEDYADA KURUMSAL İTİBAR YÖNETİMİ
İnternet teknolojisindeki gelişmeler; yeni iletişim ortamları ve yeni iletişim araçlarının ortaya çıkmasına ve çoğalmasına zemin hazırlamıştır. Web 2.0 şeklinde adlandırılan günümüzdeki ortam; iletişimin de şekil değiştirmesini beraberinde getirmiştir. Sosyal medya ortamlarında bireyler sosyalleşmekte; istedikleri içerikleri oluşturup hızlı bir şekilde paylaşabilmekte ve kısa bir zaman dilimi içerisinde gündem oluşturabilmektedirler. Bu ortamların en önemli özelliği ise çift yönlü iletişime olanak sağlamasıdır. Bu özellik ise kurumların bu ortamları halkla ilişkiler amaçlı kullanmalarını beraberinde getirmiştir. Amacı kurumun hedef kitleleri ile iyi ilişkiler geliştirerek kurum imajına katkıda bulunmak olan halkla ilişkiler açısından bu ortamlar; kurum imajının bir üst seviyesi olarak adlandırılan ve bugün kurumların en değerli sermayesi olarak nitelendirilen kurumsal itibara olumlu veya olumsuz şekillerde etki etmektedir.
Bu çalışma; sosyal medyanın kurumsal itibara etkisini irdelemektedir. Toplam üç ana bölümden oluşan kitabın birinci ve ikinci bölümünde Sosyal Medya ve Halkla İlişkiler ve Kurumsal İtibar Yönetimi konularına yer verilmektedir. Çalışmanın ana konusu olan Sosyal Medyada Kurumsal İtibar Yönetimi adlı üçüncü bölümde ise ilk olarak sanal ortamlarda kurumsal itibardan bahsedilmekte; daha sonra ise sosyal medyada kurumsal itibar yönetimi konusu ayrıntılı olarak işlenmektedir. Bu doğrultuda; sosyal medyada kurumsal itibar yönetim süreçlerinin yanı sıra; kurumsal itibarı etkileyen sosyal medya değişkenleri, sosyal medya stratejileri, sosyal medya politikaları, kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları, kriz iletişimi, kriz örnekleri ve kurumsal itibarı en çok etkileyen sosyal medya araçlarından sosyal ağlar, bloglar ve mikrobloglar, içerik paylaşım siteleri, forumlar ve tartışma grupları ve wiki’lerde kurumsal itibarın ne şekilde yönetilmesi gerektiğine yer verilmektedir.
KİTAP TANITIMI
1262/1845 Yılı Siverek Kefalet Defteri
Kefalet ticaret ve yargı hukukunda kullanılan hukuki/fıkhî bir muameledir. Kısaca bir şahsın diğer bir kişinin borç ve sorumluluğunu üzerine almasıdır. Osmanlı Devleti bu kavramın kapsamını genişleterek, toplumsal kontrol ve güvenlik mekanizmasına dönüştürdü. Toplu ve müteselsil kefalet sistemiyle ahali birbirlerinin davranışından sorumlu tutulmuş, böylece her bir şahıs diğerinin davranışlarını dizginleyen, gözeten ve gözlemleyen birer göz haline getirilmeye çalışılmıştır. Köylüler, aşiret mensupları, şehirlerdeki meslek grupları karşılıklı ve müteselsil (zincirleme) kefalete bağlanarak kayıt alınmış ve birbirlerinden sorumlu hale getirilmişlerdir.
Elimizdeki 1262/1845 tarihli Siverek Kefalet Defteri böyle bir faaliyete dair önemli bir kaynaktır. Defter kayıtlarına göre, başta şehir merkezindeki mahalleler, daha sonra kazaya bağlı tüm nahiye ve köylerdeki Müslüman ve gayrimüslim ergin erkekler sayılarak temsilcilerine imzalatılan “Kefalet Sözleşmesi” şartlarına uyacaklarına dair birbirlerine kefil edilmişlerdir. Defter şehrin ve bağlı köylerin demografik yapısı, ticari hayatı, bölgede kullanılan kişi ve yer adları hakkında önemli veriler sunmaktadır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
KURUM KİMLİĞİ PENCERESİNDEN TÜKETİCİ GÜVENİ
Geçmişten günümüze toplumların ekonomik, sosyal ve kültürel yapısından soyutlanamayan işletmeler varlıklarını sürekli kılmak adına değişen, dönüşen koşullara uymak ve içinde bulundukları toplumla iki yönlü ve anlamlı ilişkiler kurmak zorundadırlar. Kurumlar sürekli değişen ve yenilenen bu süreç içerisinde hayatta kalabilmek, sürekliliklerini sağlayabilmek ve rakiplerinden ayırt edilebilmek adına, iç ve dış hedef kitleleriyle; hızlı, doğru ve etkin işleyen bir iletişim dokusuna ve bu amaçla da bütünsel olarak etkin bir şekilde hazırlanmış, güven verici ve inandırıcı bir kimliğe gereksinim duymaktadırlar.
Güven olgusu ise etkin bir iletişimi sürecini destekleyen önemli bir faktör olmasının yanı sıra kurulan ilişkilerde karşılıklı olarak iki taraf arasında işbirliği ve uyumu sağlayan, çatışmaları azaltan bir etkiye sahiptir. Bu bağlamda kurumsal kimliğin en önemli hedeflerinden bir tanesi de tüketicilerde güven duygusu yaratmak ve bunu sürdürmektedir. Bu çerçevede kimliğe duyulan güven, tüketici ve kurum arasında kurulan ilişkinin temelini oluşturmaktadır, çünkü tüketiciler güven duydukları kurumları tercih etme ve o kurumların ürün ve hizmetlerini satın alma yoluna gitmekte ve çevrelerine tavsiye etmektedirler.
Bu doğrultuda tasarlanan kitabın ilk üç bölümünde konuyla ilgili teorik bilgiler sunulmuştur. Birinci bölümde, halkla ilişkiler bağlamında kurumsal kimlik kavramı detaylandırılmış, ikinci bölümde, kurumsal kimlik kavramı çerçevesinde güven olgusu ele alınmış, üçüncü bölümde ise, kurumsal kimlik olgusu kapsamında tüketici ve davranışları ile ilgili kavramsal çerçeve üzerinde durulmuştur. Kitabın dördüncü bölümünde ise kurumsal kimliği ve tüketici güvenini meydana getiren boyutlar dikkate alınarak, kurumsal kimliğin tüketicilerde güven oluşturmasındaki rolü üzerine yapılmış olan saha çalışmasına yer verilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
XII. Yüzyıl Latin Kroniklerine Göre Haçlıların Alexios Komnenos Algısı
Samimi duygularla Doğu’daki Hristiyan din kardeşlerini içinde bulundukları müşkül durumdan kurtarmak ve Tanrı’ya hizmet etmek için yola çıkan Latin Katolik Hristiyanların, bilhassa kendilerini yardıma çağıran Doğu Roma İmparatoru Alexios Komnenos’tan gerekli yardımı göreceklerine ve “ortak davalarına” hizmete büyük bir gönüllülükle iştirak edeceklerine olan inançları Doğu Roma topraklarına girdikleri andan itibaren sarsılmıştır. Haçlı orduları, Doğu Roma İmparatorluğu topraklarında ilerlemeye devam ederken gördükleri muamele karşısında şaşkına dönmüştür. Alexios’un kendi İmparatorluğunun çıkarlarını korumasındaki tavrı kısa zaman içinde Haçlılarla çatışma yaşamasına yol açmıştır. Alexios Komnenos’un kardeşlik ve müttefiklikten bahseden mesajlarıyla tam bir tezat oluşturan tavrı karşısında Haçlıların hissettiği hayal kırıklığı ilerleyen süreçte yaşananlarla birleşerek genelde Doğu Roma’ya, özelde ise Alexios Komnenos’un şahsına karşı açık bir öfkeye dönüşmüştür. İmparatorun, seferler sırasında imparatorluk sınırlarını koruma altına almak için aldığı önlemler ve sonrasında izlediği politika, Latin Katolik din adamlarının kroniklerindeki Alexios imajının oluşmasında belirleyici olmuştur.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
ANTHROPOLOGY AND THE CLASSICS
To gather impetus for our imaginative leap into the classical period we start, it is true, from the cave-man, but have already crossed the threshold in arriving at the Cretan. Homer, Hesiod, Herodotus—the claims of these to rank as classics are not likely to be assailed. There remain the Roman subjects, magic and lustration. In what sense are they classical? Now, to use the language of biology, whereas Greek literature is congenital, Roman literature is in large part acquired. Therefore it includes no ‘songs before sunrise’; for it the ‘father of history’ cannot be born again. Spirit no less than form is an importation. In particular, the magico-religious beliefs of Latium have lost their hold on the imitator of Greece and the Orient. Yet primal nature will out; and the Romans, moreover, were a pious people who loved to dwell on their origines. To appreciate the greatest of Latin classics, Virgil—to glance no further afield—one must at least have gained the right to greet him as fellow-antiquary. For the rest, these essays profess to be no more than vindemiatio prima, a first gleaning. When the harvest has been fully gathered in, it will then be time to say, in regard to the classics both of Greece and of Rome, how far the old lives on in the new, how far what the student in his haste is apt to label ‘survival’ stands for a force still tugging at the heart-strings of even the most sophisticated and lordly heir of the ages.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Biyocoğrafya Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı
Önceki basımlarında olduğu gibi, “Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı bu kitabın gözden geçirilmiş 4. Basımının asıl amacı, “en geniş anlamıyla Coğrafi Bilimler, Biyolojik Bilimler, Çevre Bilimleri ve Doğa Bilimleri ile Ziraat Mühendisliği ve Orman Mühendisliği vb. lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra, konuyla ilgili bilim ve meslek dallarında bilimsel çalışmalar yapan genç akademisyen, uzman ve araştırmacıların, yeryüzündeki canlıların coğrafi dağılış desenlerinin ve dinamik özelliklerinin arkasındaki tarihsel, evrimsel ve ekolojik neden, etmen ve süreçlerin neler olduğunu öğrenmelerini ve bu bilgileri hem doğal ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği anlamak hem de onların korunması amacıyla kullanabilmelerini” sağlamaktır.
Kitabın 4. Basımında, 3. Basım sonrası fark ettiğimiz küçük çizelge ve şekil tasarım, metin içi yazım ve gramer hatalarının ve kaynak göstermedeki bazı farklılık ve eksiklerin düzeltilmesi ya da yeniden düzenlenmesinin yanı sıra, kitabın hemen her bölümünde okumayı kolaylaştıracağını öngördüğümüz bazı küçük düzenleme ve değişiklikler yapıldı.
Önceki baskılarında olduğu gibi, kitabın 4. Basımında da atmosferdeki karbondioksit (CO2) birikimlerindeki değişimlere ilişkin konularda hem bazı şekiller hem de metin içinde verilen atmosferik konsantrasyonların bazıları 2024 yılına kadar ve/ya da 2024’e göre güncellenmiştir.
Kitabın elinizdeki 4. Basımındaki en büyük değişiklik, 4.2.1.3 Yağış, Nemlilik, Evapotranspirasyon ve Su Varlığı alt bölümünde bulunan 4. Köppen-Geiger İklim Sınıflandırması başlığı altındaki Köppen-Geiger iklim sınıflandırması çizelgeleri ile Türkiye Köppen-Geiger haritası ve değerlendirmelerinde yapılan güncellemedir. Bu güncellemede alansal çözünürlüğü çok yüksek olan güncel bir veri seti kullanıldı. Türkiye’nin yeni Köppen-Geiger iklim tipleri haritası, önceki haritalardan hem dağlık alanları daha iyi temsil ettiği hem de alansal çözünürlüğü daha yüksek olduğu için belirgin bir biçimde farklıdır. Örneğin, Doğu Anadolu’nun kuzey ve Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum Kars Bölümü) bölümlerindeki soğuk iklimlere ek olarak, yeni haritada hem genel olarak dağlık alanlarda hem de özellikle Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kuşağında görülen nemli ılıman iklimin hemen güneyinde hızla yükselen Kuzey Anadolu ve Doğu Karadeniz dağ sıralarında zaten olması gereken soğuk iklim tipleri ortaya çıkmakta ve çok daha geniş alanları kaplamaktadır.
Ayrıca, 10.1 Türkiye’nin Biyolojik Çeşitliliği alt bölümünde, yetişkin bir Anadolu Parsı bireyinin Türkiye’de foto kapanla elde edilmiş çok net gerçek bir fotoğrafı, fotoğrafa ilişkin kısa bir kaynak bilgisi ve olası yaşam alanı öngörüsü ile verildi.
“Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı kitabın, yararlı olacağını düşündüğümüz bazı yeni şekil tasarımı, küçük düzeltme, değişiklik ve güncellemeler (ör. atmosferin bileşimi ve karbondioksit değişimleri, jeolojik zaman spirali, toprak coğrafyası, Türkiye Köppen-Geiger haritası, Anadolu Parsı, kaynaklar ve kaynak gösterme, vb.) yapılan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Dördüncü Basımının, öğrencilerimize, akademisyenlere, bilim insanlarına, araştırmacılara, hava, su, toprak, iklim, tarım, orman, çevre ve ekoloji vb. odaklı sivil toplum kuruluşlarına ve konuya ilgi duyan her düzeydeki okuyucuya yararlı olması dileğiyle.
Kitabın Dördüncü Basımının en iyi biçimde yapılmasını sağlayan Kriter Yayıncılığın değerli yöneticileri Sayın Numan Ergül ve Ali Ergül ile emeği geçen çalışma arkadaşlarına çok teşekkür ederim.
Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ
10 Eylül 2025, Çanakkale
GÜNCELLENMİŞ VE GÖZDEN GEÇİRİLMİŞ ÜÇÜNCÜ BASIMA ÖNSÖZ
Önceki basımlarında olduğu gibi, “Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı bu kitabın gözden geçirilmiş 3. Basımının asıl amacı, “en geniş anlamıyla Coğrafi Bilimler, Biyolojik Bilimler, Çevre Bilimleri ve Doğa Bilimleri ile Ziraat Mühendisliği ve Orman Mühendisliği vb. lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra, konuyla ilgili bilim ve meslek dallarında bilimsel çalışmalar yapan genç akademisyen, uzman ve araştırmacıların, yeryüzündeki canlıların coğrafi dağılış desenlerinin ve dinamik özelliklerinin arkasındaki tarihsel, evrimsel ve ekolojik neden, etmen ve süreçlerin neler olduğunu öğrenmelerini ve bu bilgileri hem doğal ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği anlamak hem de onların korunması amacıyla kullanabilmelerini” sağlamaktır.
Kitap aşağıda genelleştirerek verdiğimiz konuları ve onların alt konularını içerir:
- KONU – BİYOCOĞRAFYANIN TANIMI, AMACI, GELİŞİMİ VE KONULARI: Biyocoğrafyave Ekolojiile ilgili temel kavram ve tanımlar, Biyocoğrafya’nın amacı, bölümleri, tarihçesi ve gelişimi ile ilgili olduğu bilim dalları; Biyocoğrafya ile Biyoloji, Ekoloji, Evrim Çalışmaları, Klimatoloji ve Toprak Bilimi gibi bilim dallarının ilişkisi.
- KONU – BİYOCOĞRAFYAYA GİRİŞ: Yerküre sistemleri, levha tektoniğive atmosferin evrimi; Biyocoğrafya’nın çalışma konusu, yöntem ve ilkeleri; organizmaların sınıflandırılması, taksonve tür kavramları; Biyocoğrafya’da ölçek olgusu, ekolojik ve biyocoğrafi ilişkiler ve etkileşimler; Paleontoloji, Paleocoğrafya ve Paleoklimatoloji’nin Tarihsel Biyocoğrafyaya katkısı, izolasyon, ada Biyocoğrafyası ve Ekolojik Biyocoğrafya; yeryüzündeki yaşam alanlarının parçalanması.
- KONU – BİYOSFERDEKİ DÖNGÜLER VE ETKİLEŞİM TİPLERİ: Biyosfer ve organizmaişlevlerine coğrafi yaklaşım; biyosferdeki biyojeokimyasal döngüler; mineraller, kayaçlar ve kayaçdöngüsü; besin zinciri; atmosferin ve okyanusların genel dolaşımı ve okyanus akıntılarının klimatolojik sonuçları.
- KONU -EKOLOJİK ETMENLER VE İLİŞKİLER: Canlıların yaşam ortamları ve ekolojikistekleri; Biyocoğrafya’da çevresel ve ekolojik etmenler, ilişkiler ve uyum; klimatolojik ve meteorolojik, edafik, topografik, biyotik ve İnsanetmenleri ile ekolojik etmenlerin ortak etkileri; ormanlar, iklim ve iklim değişikliği.
- KONU – KARASAL FLORA VE FAUNANIN COĞRAFİ DAĞILIŞ İLKELERİ: Karasal florave faunanın coğrafi dağılışına yönelik anlamlı bir sınıflandırmanın oluşturulması; ekosistemler ve biyomlar; Biyocoğrafya’da öngörülebilir ilişkiler ve doğal dağılışdesenlerinin nedenleri; süksesyon, Clement’in Süksesyon Kuramı, vejetasyon süksesyonu ve sınıflandırılması; seral topluluklar, klimaks ve klimatik klimaks, Akdeniz biyomunda süksesyon türleri ve özellikleri ile klimaks bitki tür ve tür toplulukları; canlıların evrimi, soyoluş, yokoluş ve ekolojik süksesyon; Yerküre’nin Fanerozoik’teki büyük kitlesel yokoluşları ve güncel ‘Yokoluş Bunalımı’; soyoluşsal sınıflandırma İçin evrim ağacının kullanılması.
- KONU – Bitki ve Hayvan BiyocoğrafyaBölgelerinin Gelişimi: Genel olarak yeryüzündeki Biyocoğrafya bölgeleri, bu bölgelerin belirlenmesi ve oluşturulmasında önemli roller oynayan öncü bilim insanlarının yaptığı katkılar ve Biyocoğrafya âlemlerinin jeolojikevriminin kısa bir bireşimi.
- KONU – Floristik Bitki Coğrafyası: Genel olarak, vejetasyonformasyonualanlarının ve floristik bölgelerin oluşumu, dünyadan ve Türkiye’den örneklerle relikt alan ve relikt bitkiler ile endemizm ve endemiklerin tartışılması.
- KONU – Yerküre’nin Flora Âlemleri ve Bölgeleri
- KONU – Yerküre’nin Zoocoğrafya Âlemleri ve Bölgeleri
- KONU – Türkiye’de Biyolojik Çeşitlilik ve Endemizm: Bu konuda, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliği, endemikve nesli tehlike altındaki türleri de, 7., 8. ve 9. konulardakine benzer bir biçimde, birlikte ama ayrı başlıklar altında tartışıldı.
- KONU: Günümüzün Karasal Biyomları ve Vejetasyon Formasyonları: Kitabın son ve ulaşmak istediğimiz ana hedef ve/ya da nihai amacı olarak gördüğümüz bölümüdür.
- Konu, kendi bilimsel deneyim ve görüşlerimize dayanan bazı kuramsal yaklaşımlarımızı da yansıtma olanağını bulduğumuz, Yerküre’nin enerjidengesive iklim sisteminin çalışma ilkelerinin ışığında, küresel iklim sisteminin yeryüzündeki vejetasyon formasyonları ve biyomların oluşumu, gelişimi ve dağılış örüntülerinin evrimi üzerindeki rolü ve denetimi; biyom, bitki birlik ve formasyonu kavramlarının ilkeleri; Biyocoğrafya açısından önemli bitki topluluklarının, klimatik klimaks formasyon ve komünitelerin hiyerarşisi ve vejetasyon formasyonu gruplarından karasal biyomlara geçisin ana ilkelerine ilişkin, bilimsel açıklama ve tartışmalardan oluşur. Ayrıca, beklendiği gibi, bu konuda, yeryüzündeki karasal biyomlar, özellikleri, karakteristik bileşim ve dağılış desenleri ile son olarak günümüzde başlıca karasal biyomlarda yaşamlarını sürdüren karakteristik ve/ya da yerli fauna ile doğal biyotop, habitat ve savunakları konularına ilişkin gerekli ancak oldukça öz açıklama ve tartışmalara yer verildi.
- Konunun son bölümünü oluşturan “Ana Biyomların Karakteristik Faunası ve Doğal Habitatları” başlığı altında, yeryüzündeki büyük biyomlara özgü faunayı niteleyen başlıca hayvan taksonları ve temel özellikleri, yaygın olarak bulundukları asıl yaşam ortamları (biyotopve habitatlarını) ve/ya da savunakları, bu canlıların kabul edilmiş Latince ve olabildiğince dünyanın farklı ülke ve bölgelerinde kullanılan isimlerinin Türkçe karşılıklarını içerecek biçimde, özetle tartışıldı. Bu kapsamda, Türkiye’nin (ör. AvrasyaVaşağı, Karakal, Anadolu Leoparı, Hatay Dağ Ceylanı, vb.) ve dünyanın (ör. Tembel Hayvan, Avustralya Miğferli Devekuşu, Aslan Yeleli Altın Tamarin, Bengal Kaplanı, Zürafa, Uludoğan, Moğol Saigası, Kutup Ayısı, Kar Leoparı, Çinçilla, vb.) biyolojik çeşitlilik açısından iyi bilinen, bilim insanlarınca önemsenen, ancak çoğu çeşitli insan etkinlikleri ile bağlantılı çeşitli etmenler nedeniyle nesli tehlikede altındaki hayvanlara daha fazla yer verildi. Bu bölümünün biyomlardan hemen sonra, ancak ayrı bir bölüm olarak hazırlanmasındaki asıl amacımız ise, biyomlara özgü taksonlardaki bazı hayvanların fotoğraflarının, ana metnin bütünlüğünü bozmadan bir arada verilmesi yoluyla, okuyucunun metin ile karakteristik hayvanlar ve doğal yaşam ortamları arasında daha kolay bir bağ kurabilmesini sağlayabilmekti.
“Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı kitabın, İkinci Basımına göre bazı küçük düzeltme, değişiklik ve güncellemeler (ör. atmosferin bileşimi ve karbondioksit birikimindeki değişimler, toprak coğrafyası, Anadolu Parsı, biyomların karakteristik faunası, vb.’ye ilişkin) yapılan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Üçüncü Basımının, öğrencilerimize, akademisyenlere, bilim insanlarına, araştırmacılara ve konuya ilgi duyan her düzeydeki okuyucuya yararlı olması dileğiyle.
Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ
27 Ağustos 2021, Çanakkale
₺780,00
KİTAP TANITIMI
İspanya Çağdaş Dört Yazar Üzerine İnceleme
Aşk denizcisiyim,
Onun açık denizlerinde yelkendeyim,
Bir limana varır mıyım, varmaz mıyım,
Ümitsizce yollardayım.
Uzaktan izlediğim
Bir yıldızın peşindeyim
(Çev. Banu Karakaş )
Bu çalışma, daha önce İspanya-Kültür, Toplum, Edebiyat İncelemeleri başlığıyla yayımlanmış olan kitabın bir devamı olarak düşünülebilir. Bu defa İspanya’daki çağdaş yazarlar arasından seçilen Anjel Lertxundi Esnal, Rosa Montero, Eduardo Mendoza Garriga ve Manuel Vázquez Montalbán’ın İspanyol edebî kültürü içerisinde edindikleri yere değinilmiştir.
1939 ile 1951 yılları arasında doğmuş olan bu yazarlar içlerinde ezelden beri var olan okuma ve yazma aşkıyla edebî dünyanın peşine düşmüşlerdir. Aynı çağın şartlarını, birbiriyle benzeşen sıkıntıları ve kaderleri aynı coğrafya üzerinde paylaşmış, benzer ödevler ve sorumluluklar yüklenmişlerdir. Kendi toplumlarını, yetişme tarzlarını, onları şekillendiren, edebî kişiliklerine yön veren çevresel faktörleri ve benliklerini eserlerine incelikle işlemişlerdir.
Dünya edebiyatındaki sayısız hazineler içerisinde yer alan İspanya’nın bu çağdaş dört yazarına ayna tutarak ışıltılarını yansıtma, onların arasından bilinmeyenleri tanıtma, bilinenlerin bilinirliklerini artırma isteği ise bu çalışmanın hazırlanmasındaki en önemli etkendir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Son Otuz Yılı
Türkiye’nin son otuz yılı, Türkiye’de siyasetin dönüşümü açısından çok kritik ve yoğun bir dönemi ifade etmektedir. Bugün “Eski Türkiye” olarak ifade edilen bir sürecin son yıllarında “Yeni Türkiye”ye geçişin tüm izlerini görebildiğimiz bu otuz yıl içinde Türkiye’nin siyaset, ekonomi ve dış politika açısından oldukça köklü dönüşümlere uğradığını göreceğiz. Türkiye’nin bu köklü dönüşümü, gerek yeni dünya düzeninin ülke üzerindeki etkilerinden gerekse ülke içindeki yeni siyasal iktidar biçimlerinin politik vizyonlarından doğrudan etkilenmiştir. Soğuk Savaş sonrası süreçte küresel eksende ortaya çıkan yapısal dönüşümün etkilerini yakından hisseden Türkiye’nin önüne çıkan yeni fırsatlar, yeni bir politik vizyon zemininde değerlendirmeye alınmıştır. 1990’lardan itibaren Türkiye’nin “küresel” vizyon iddiası ise yalnızca bir dış politika talebi olarak görülmemeli, ekonomi politikalarından siyasal rejim tartışmalarına kadar oldukça geniş bir zeminde çok daha köklü bir tartışmanın başlığı olarak ifade edilmelidir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Essays on Education and Kindred Subjects
The profession of teaching has long been characterised by certain habitual convictions, which Spencer undertook to shake rudely, and even to deride. The first of these convictions is that all education, physical, intellectual, and moral, must be authoritative, and need take no account of the natural wishes, tendencies, and motives of the ignorant and undeveloped child. The second dominating conviction is that to teach means to tell, or show, children what they ought to see, believe, and utter. Expositions by the teacher and books are therefore the true means of education. The third and supreme conviction is that the method of education which produced the teacher himself and the contemporary or earlier scholars, authors, and publicists, must be the righteous and sufficient method. Its fruits demonstrate its soundness, and make it sacred. Herbert Spencer, in the essays included in the present volume, assaulted all three of these firm convictions. Accordingly, the ideas on education which he put forth more than fifty years ago have penetrated educational practice very slowly particularly in England; but they are now coming to prevail in most civilised countries, and they will prevail more and more. Through him, the thoughts on education of Comenius, Montaigne, Locke, Milton, Rousseau, Pestalozzi, and other noted writers on this neglected subject are at last winning their way into practice, with the modifications or adaptations which the immense gains of the human race in knowledge and power since the nineteenth century opened have shown to be wise.
Charles W. Eliot.
1910
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Sicill-i Ahvallerde Aydın Doğumlu Memurlar (1834-1890)
Osmanlı Devleti’nin klasik dönem bürokrasi anlayışı kalemiye, seyfiye ve ilmiye olmak üzere üç ana sınıftan oluşmaktaydı. XIX. yüzyılda II. Mahmud döneminde gerçekleştirilen yönetsel reformlarla nezaretlerin kurulması ve çeşitli devlet dairelerinin oluşturulmasıyla memurlar istihdam edilmeye başlanmıştır.
I. Mahmud dönemiyle başlayan bürokrasideki reform hareketleri II. Abdülhamid döneminde sistematik bir bürokrasiyi oluşturmuş, Dâhiliye Nezareti’nde kurulan Sicill-i Ahval Komisyonu aracılığı ile memurların sicil kayıtları tutulmuştur. Birinci el kaynak olma özelliği gösteren bu kayıtlarda memurların baba adı, doğum yeri, eğitimleri, çalıştıkları kurumlar, maaş, ödül ve ceza gibi bilgiler yer almıştır.
Bu çalışmada genelde Osmanlı bürokrasisi, yerel anlamda ise Aydın özelinde 1834-1890 yıllarını kapsayan Aydın doğumlu 63 Müslim ve 2 Gayr-i Müslim olmak üzere bürokraside görev almış toplamda 65 memurun sicil kaydı prosopografi yöntemiyle incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağda Marka Sadakati
Postmodern dönemin yaratmış olduğu tüketim kültürünün vazgeçilmez bir parçası olan markalar, tüketicileriyle uzun ömürlü, sağlıklı ve güçlü bir iletişim kurabilmek amacıyla çağımızın en etkin iletişim aracı olarak kabul edilen interneti kullanmaktadır. Markaların pazarlama faaliyetleri açısından birçok amaca hizmet eden internet, marka imajını güçlendirmek ve marka sadakati yaratmak adına çok önemli bir araç olma niteliği taşımaktadır. Bu bağlamda, sanal marka toplulukları; aidiyet bilincine sahip, ortak değerler ve ritüeller etrafında toplanan ve aynı markayı destekleyen bireylerin aralarında bilgi alışverişi yapabildikleri, düşüncelerini paylaşabildikleri, çeşitli tüketim faaliyetlerini gerçekleştirebildikleri, sosyal ilişkiler temeline dayalı topluluklar olarak ön plana çıkmaktadır. Sanal marka topluluklarının marka sadakati üzerindeki rolünün incelendiği bu kitap, akademik literatüre katkısının yanı sıra marka ve pazarlama profesyonelleri ile alana ilgi duyan okurlara bir kaynak olarak sunulmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Geleneksel Yayıncılıktan Dijital Yayıncılığa “Televizyon Mecrası”
Televizyon yayıncılığı, görsel ve işitsel özellikleri bir arada barındırmasıyla medyanın görünürlüğünü sağlayan güçlü bir alanı teşkil etmektedir. Bu alana dair yürütülen bilimsel çalışmalar ise, akademik yayınlarda ayrıca öne çıkmaktadır.
Nitekim bu kitapta da, televizyon yayıncılığının gerek geleneksel medyadaki gerekse dijital platformlardaki mevcudiyeti ele alınmaktadır ve her biri özgün içerikler olan güncel çalışmalar eşliğinde, literatüre yeni bir katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyenlerin ve alanında uzman kişilerin katılımlarıyla hazırlanan kitap, aynı zamanda televizyon alanında sürdürülecek olan yeni çalışmalar için kaynak niteliği taşımayı hedeflemektedir.
₺390,00