KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Türk Sinemasında Öncüler
-

Tuva Türkçesinde İkileme ve Yinelemeler
₺495,00 -

The Effects of Interaction Design in Mobile Publishing
₺250,00 -

TARİHSEL EKSENDE OKSİDENTALİST SÖYLEM VE DİNİ YÖNELİMLİ MEDYANIN ROLÜ
₺260,00 -

SUNZI BINGFANIN İNGİLİZCE VE TÜRKÇE ÇEVİRİLERİ
₺560,00 -

Sosyal Hizmet Kavram ve Uygulamalar
₺420,00 -

Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – II Uygulama Kitabı
₺220,00 -

SAVAŞ ÜZERİNE NOTLAR
₺300,00 -

Runik Harfli Metinlerde Eşdizimlilik
₺250,00 -

Priştineli Begazâde Nureddin I. Divan
₺1.020,00 -

ÖZDEŞLEŞME VE MARKA BAĞIMLILIĞININ SNEAKER MARKALARINA ETKİSİ
₺250,00 -

Osmanlı Coğrafyasında Batı Emperyalizmi
₺315,00 -

NESNELERİN İNTERNETİ DÜNYASINDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
₺260,00 -

Modern Erkeğin İnşası
₺275,00 -

Mecmûatüs-Sanâyi
₺820,00 -

LECTURES ON RUSSIAN LITERATURE: PUSHKIN, GOGOL, TURGENEF, TOLSTOY
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Şüphecilik Bağlamında Sosyal Ağlar ve Reklam
Son yıllarda sosyal ağ sitelerinin çeşitlenmesi, kullanıcılar tarafından yaygın bir şekilde kullanılması ve çevrimiçi reklam gelirlerindeki hızlı büyüme beraberinde sosyal ağ reklamcılığının bir trend haline gelmesine neden olmuştur. Öte yandan sosyal ağ reklamcılığının popülaritesi ve bu reklamların tüketici tutumları üzerindeki gücü ve etkinliği ise reklam uygulayıcılarının bu reklamları sıklıkla kullanmalarını gerekli kılmıştır. Dolayısıyla reklam uygulayıcılarının, tüketicilerin sosyal ağ sitelerinde yer alan reklamlara yönelik yaklaşımlarını, gösterdikleri tepkileri ve bu tepkilere neden olan parametreleri saptamaları gerekmektedir. Tüketicilerin reklamlara yönelik verdiği tepkilerden biri de şüpheci yaklaşımdır. Reklama şüphe duyan tüketici, çok büyük bir ihtimalle markaya güven duymayacak ve reklamı izlemekten kaçınacaktır. Söz konusu durum markaların reklam çabalarının ve maliyetlerinin boşa gitmesine neden olacaktır. Bundan dolayı sosyal ağ sitelerinde yer alan reklamlara yönelik şüpheciliğin öncülleri belirlenerek reklam tasarımlarının yapılması gerekmektedir. Bu bağlamdan hareketle kitapta, şüphecilik temelinde sosyal ağlar ve reklamlar ele alınmaktadır. Diğer taraftan kitapta, teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı bir araştırma gerçekleştirilerek sosyal ağ sitelerinde yer alan reklamlara yönelik şüpheciliğe neden olan değişkenler detaylı bir biçimde incelenmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Cinayet Destanları
Âşıklar cinayet destanlarında şahit oldukları ya da olmadıkları; halkın ilgisini çekebilecek cinayet vakalarını anlatmıştır. Cinayetler sansasyonel olaylar olduğundan insanlara bu olaylar cazip gelmiştir. İnsanlar öldürme eylemini, sebeplerini, cinayetin nasıl işlendiğini merak etmekte; bunları anlatan ürünlere yoğun talep göstermektedir. Kendini hem katilin hem maktulün yerine koyan dinleyici/okur; cinayetin neden, niçin işlendiğini; katilin ve maktulün hikâyesini öğrenmek istemiştir. Âşıklar dikkat çekecek ve kazançlarını arttıracak konular üzerine destan yazmayı tercih etmiş, bunlardan biri de cinayetler olmuştur.
Cinayet destanlarında vahşice işlenen, toplumu hayrete düşüren cinayetler konu edilmiş. İnsanların bu cinayetlerden ibret alması, benzer durumlarla başka insanların karşılaşmaması istenmiştir.
Çalışmada âşık, âşıkların yetişmesi ve Âşık Edebiyatı hakkında bilgi verilmiş. Destan türü ve âşık destanları konuları irdelenmiştir. Cinayet destanları üzerinden cinayet olgusu, cinayet türleri anlatılmıştır. Araştırmalar sonucunda elde edilen 50 cinayet destanı metni çalışmada verilmiştir. Tespit edilen cinayet destanları çeşitli yönlerden karşılaştırılmış ve cinayet destanları hakkında çıkarımlarda bulunulmuştur. Çalışmada verilen cinayet destan metinlerinin konularını açıklığa kavuşturmak adına destanlarla ilgili malumat verilmiştir. Cinayet destanı metinleri adlarına göre alfabetik olarak sıralanmış, tespit edildikleri şekilleri üzerinde herhangi bir oynama yapmadan imla ve yazım yanlışlarıyla birlikte verilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
XVI. YÜZYILDA OSMANLI HAKİMİYETİNDE BUDİN
Macaristan, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılan Mohaç Savaşı (1526) ile önce Osmanlı himayesine 1541 yılında ise Budin Sancağı’nın kurulmasıyla birlikte tamamıyla Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Bu tarihten itibaren Macaristan, Osmanlı Macaristanı, Habsburg Macaristanı ve Erdel Prensliği olmak üzere üç kısma ayrılmıştır. Bu çalışmada Osmanlı Devleti’nin Orta Avrupa’ya yapılan seferlerde en önemli askeri üslerinden birisi olan ve içinden geçen Tuna Nehri vasıtasıyla stratejik bir konuma sahip olan Budin Sancağı ve Budin Kalesi’nin XVI. yüzyıldaki siyasi, idari, demografik ve ekonomik yapısını aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
İSPANYA Kültür, Toplum, Edebiyat İncelemeleri
İspanyol toplumuna, kültürüne ve edebiyatına dair bilgiler ve incelemelerin olduğu bu kitap, çağdaş İspanyol toplumunda kadın, İspanya’da dedektif romanın seyri, Bask romanı, İspanyol natüralizmi ve İspanyol gezi edebiyatına dair bulgular ve değerlendirmeler içermektedir. İspanyol dili ve edebiyatı araştırmacıları olan yazarlar, 20. yüzyıldan günümüze uzanan ve İspanya’nın farklı bölgelerini kapsayan kültür, toplum ve edebiyat çalışmalarının yer aldığı bu eserle, İspanyol kültürünü, toplumunu ve edebiyatını Türkiye okuruna yakınlaştırmayı hedeflemektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Kolluk İçin Suç Psikolojisi
Psikoloji bilimi suçluluğu, bireysel ve toplumsal faktörlerle açıklamaya çalışmakla birlikte mükerrer suçluluğun önlenmesi ve suçluların rehabilitasyonu konusunda önemli bilgiler ortaya koymaktadır. Suçluluğun nedenlerini anlama ve mükerrer suçu önleme, bütüncül bir bakış açısı ve multidisipliner ekip çalışmasını gerekli kılmaktadır. Dolayısıyla görevi gereği suçlu bireylerle sıklıkla temas eden kolluk güçlerinin suç olgusunu psikolojik bakış açısıyla ele alabilmesi, suça sürüklenen çocuklar başta olmak üzere, her yaştan suç işlemiş bireylere profesyonel yaklaşımda bulunabilmesine ve etkili suç önleme stratejileri geliştirebilmesine katkı sağlayabilir. Suç davranışını açıklayan bireysel ve toplumsal kuramlar, suça sürüklenen çocuklara yönelik psikolojik müdahale yöntemleri, uyuşturucu madde kullanımı ve bağımlılığı, denetimli serbestlik ve psikososyal rehabilitasyon ile bilirkişilik konularından oluşan bu eser, alanında uzman yazarlar tarafından kolluk güçlerine yönelik kaleme alınmış olsa da hukuk ve sağlık profesyonelleri ile sosyal çalışma görevlilerinin de faydalanabileceği bir kaynaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK ROMANINDA POSTMODERNİZM
1980lerden itibaren Türk edebiyatında popülerlik kazanan ve günümüz hâkim sanat anlayışlarından biri olan postmodernizm; bünyesinde barındırdığı belirsizlik, görecelik, uyuşmazlık ve çoğulcu özellikleriyle anlaşılması ya da açıklanması güç bir kuram olarak görünmektedir.
Söz konusu güçlüğü aşmak için bu çalışmada, postmodernizmin roman sanatında ortaya çıkardığı değişimlerin Türk edebiyatı özelinde incelenmesi ve açıklanması amaçlanmıştır. Roman unsurlarının gerek biçim gerekse muhteva yönüyle yaşadığı dönüşümün tespiti Beyaz Kale, Bin Hüzünlü Haz, Fındık Sekiz ve Tehlikeli Oyunlar adlı eserler üzerinden örneklendirilerek incelenmiştir. Bu vesileyle postmodernizmin hem felsefi arka planı hem kuramsal yönü hem de inceleme metotları okurların dikkatine sunulmuştur.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Bir Başka Açıdan Strateji
Bu kitap, stratejiyi sadece tek bir bakış açısı ile sınırlamamanın ve onu çok yönlü bir kavram olarak kabul etmenin önemini vurgulamaktadır.
Strateji, öngörüye dayalı yönlendirme temelli bir yaklaşım, bir problem çözme süreci, üst düzey düşünme seviyesi ile ilişkilendirilen bir olgu, güç mücadelelerini içeren dinamik dengeler oyunu ve bir eylemdir. Bu dengeler oyununda yapılabilecek en kötü hamleden daha kötü olanı, oyunun dışında kalmaya çalışmaktır.
Öte yandan, strateji bir güç ve güç unsurudur. Günümüz hızla değişen dünyasında bireylerden örgütlere ve toplumlara kadar her seviyedeki aktör için siyasetten ticarete, sanattan spora kadar geniş bir yelpazede etkili ve belirleyici bir güçtür.
Aktöre, bu gücü nasıl anlayabileceği ve kullanabileceği konusunda bir kılavuz olarak da düşünülebilecek bu kitap, stratejik düşünceyi benimsemek, etkili bir şekilde uygulamak ve bu alanda ustalaşmak isteyenlere yardımcı olmak amacıyla yazılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Parental Deprivation and Social Adaptation Problems in Children in Developmental Psychology
This doctoral thesis examines the profound effects of parental loss on childrens social, emotional, and cognitive development. Parental deprivation significantly compromises childrens sense of security, disrupting social competence and empathy levels. In-depth interviews conducted with 200 children and families in Manila, Philippines, reveal that children who lack parental support struggle to establish strong social bonds and often experience heightened levels of loneliness and social anxiety. This deprivation contributes to emotional and cognitive constriction, limiting childrens ability to express themselves effectively in social interactions. Findings highlight the critical role of supportive social networksparticularly relatives, teachers, and peersin facilitating childrens adaptation processes. The study underscores that parental loss leaves lasting psychological imprints on children, emphasizing the importance of early intervention programs to foster healthy relationship-building and mitigate the long-term social and emotional consequences of parental deprivation.
KİTAP TANITIMI
FOREIGN POLICY DECISION MAKING IN MICROSTATES
This book aims to explore and determine which domestic factor(s) are more decisive in The Gambia’s foreign policy decision-making. The book further investigates whether The Gambias traditional liberal foreign policy of the First Republic has change direction under the Second Republic and if it does, what are the factors responsible for such foreign policy reorientation under Jammeh. Employing the neo-classical realism theory, data has been collected for this book from both primary and secondary sources. The findings of this book have shown that domestic factors are more compelling in Gambia’s foreign policy decision-making. We observed that personality and character of the leader, economic development and natural resources, and diplomacy are too strong and decisive in foreign policy formulation in The Gambia. Equally, our book also shows that external factors such as international organization and alliance formation are significant in foreign policy making in The Gambia. Foreign policy formulation in The Gambia is highly personalized, centralized and bureaucratic in nature. Since previous research to some extent, failed to show the nexus between domestic politics and small states foreign policy making, this book could be a valuable reference material for both scholars and policy makers.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
BİLGİ ÇAĞI’NDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
Bilgi Çağı’nın gelişiyle dijital dönüşüm her sektörde yoğun olarak yaşanmaya başladı. Birçok firma müşterilerini artık işlemlerin merkezine ve temel bilgi mekanizmalarının içine alıyor. Dijital ortamda neredeyse her şeyin kayıt altına alındığı bir ortamda firma başarısındaki ana faktör müşteri olacaktır. Ürün ve hizmetlerin Müşteri İlişkilerini doğru bir şekilde yönetecek yaklaşımla piyasaya sunulmasına ve müşteri beklentilerini karşılayacak şekilde çözümlere ihtiyaç bulunmaktadır. Günümüzde çoğu Müşteri İlişkileri Yönetimi yapıları müşteri verilerinin analitik hale dönüşmesini sağlasa da esas olarak firmaların yönetsel tabanına yerleşmemiştir. Bu yüzden firmanın yönetim tabakasında da Müşteri İlişkileri mantığının oluşması gerekmektedir.
Bu bağlamda elinizdeki bu kitap 90’lı yılların sonlarında öne sürülen “Müşteri İlişkileri Yönetimi” kavramını dijital dönüşüm ile birlikte geliştirip güncelleyerek, 2020 yılında yeniden ele almaktadır. 16 farklı yazarın zengin bir içerikle Bilgi Çağı’na uygun yeni uygulama ve yaklaşımları değerlendirdiği bir başucu kitabıdır.
Üstelik Bilgi Çağı’nda Müşteri İlişkileri Yönetimi belki bir hap olmasa da kişi ve kurumlara yön verici özelliktedir. Konu “müşteri” olduğundan iş dünyasındaki profesyonellerin, kamu çalışanları ve idarecilerin, araştırmacıların ve bilinçli olan ya da olmaya çalışan müşterilerin ilgisini çekeceğini umuyoruz.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Josiah Royce’un Metafiziği
Metafiziğin ne demek olduğu ile ilgili tartışmalar, onunla ilgili en kuvvetli görüşlerin ortaya konulduğu dönemlerde bile bir netliğe kavuşmamış; metafizik olan da ampirik ya da pratik, olgusal ya da verili olana karşılık gelmediği için çoğu zaman sorunsallaştırılmıştır. Özellikle materyalizm, mekanizm, pozitivizm ve amprizm gibi düşünceler ile beslenen ve şekillenen modern dünyada metafizik koyu renkli çizgiler ile sınırlandırılmış ya da kalın bir örtü ile üzeri kapatılmıştır.
Elinizdeki eserde, böyle bir düşünce ardalanına sahip olan modern dönem anlayışı içinde soyut kavramlardan ziyade ampirik tahlillere dayalı temellendirmeleri ile metafiziğe yeniden var olma şansı tanıyan Josiah Royce’un düşüncesindeki temel kavram ve problemleri ele almaya ve onun özellikle Mutlak İdealizm, Sadakat Ahlâkı ve Yorum Topluluğu hakkındaki görüşleri analiz edilmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda bu analiz neticesinde, metafiziğin literatürde yeniden dolaşıma sokulması noktasında Josiah Royce’un önemi ve değerinin gösterilmesi amaçlanmıştır. Bu anlamda eser, özellikle metafizik ve ahlâk alanında çalışma yapan okurlara farklı bir pencere açabile
₺340,00
KİTAP TANITIMI
KÜTAHYA HALK ŞAİRLERİ
Türk edebiyatında sanat, edebiyat, şiir ve kültür merkezi olarak önemli bir yere sahip olan Kütahya, yetiştirdiği şairler bakımından Osmanlı şiir coğrafyasına etki eden kadim şehirlerimizden biridir. Kütahyalı Evliya Çelebî’nin bahsettiği iki yüz elli yedi şehir içerisinde Kütahya, altıncı edebî muhit olarak dikkat çekmektedir.
Selçuklu’dan Germiyan’a, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e yüzlerce şair yetiştiren bu kutsal şehir, klasik divan şiirinin başkentidir. Şeyhoğlu Mustafa, Ahmedî, Ahmed-i Daî, Şeyhî ve Cemalî gibi divan edebiyatının kurucu şairleri Germiyan sarayında yani Kütahya’da yetişmiştir.
Kütahya, divan şiiri dışında tekke ve halk şiiri geleneğinde de önemli bir yere sahiptir. Kütahya’da halk şiiri geleneğinin ilk önemli şairi Âşık Sırrı’dır. Âşık Sırrı’dan sonra Âşık Şükrü, Ârifî, Pesendî, Âşık Kâmilî, Âşık Ömer eliyle yirminci asra ulaşan Kütahya halk şiiri geleneği günümüzde iki koldan devam etmektedir. Bu kollardan birincisi Bektaşi şiir geleneğini sürdüren âşıklar ve zâkirler yolu, ikincisi iki binli yılların başında kurulan Kütahya Şiir Sevenler Derneği’nde faaliyet gösteren kalem şairlerinin yoludur.
Kütahyalı veya Kütahya’ya hizmet ettiği için Kütahyalı kabul ettiğimiz halk şairlerini ele aldığımız bu çalışmada yer alan şairlerimizin hayat hikâyelerini ve şiirlerini incelediğinizde Türkistan coğrafyasından Anadolu’ya taşıdığımız derin bir halk kültürünün izlerini göreceksiniz.
KİTAP TANITIMI
TKP’den Sonra Kadro Dergisinden Önce Şevket Süreyya (1928-1932)
Bu kitap tek-parti döneminde (1923-1946) Cumhuriyet’in eğitim ve ekonomi bürokrasisi içinde önemli görevler üstlenen ve aynı zamanda Kadro dergisini çıkarıp İnkılap ve Kadro metnini yayınlayarak siyaseten ve düşünsel olarak da etkili olmaya çalışan Şevket Süreyya Aydemir gibi önemli bir entelektüelin erken dönem biyografisine ışık tutmayı hedeflemektedir. Kitap, Şevket Süreyya’nın Türkiye Komünist Partisi’nden ayrılıp Türk İnkılâbı’nın hizmetine geçme kararını verdiği tarihi kendine başlangıç olarak almıştır. Onun Kadro dergisi çıkana kadar fikri gelişimini takip etmekte ve 1928-1932 kronolojisindeki dergi ve gazetelerdeki yazılarını, raporlarını ve yayınladığı kitapları analiz etmektedir. Kitap; Aydemir’in Hayat, Muhit dergileri ile Hâkimiyeti Milliye gazetesindeki yazılarının, Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti bünyesindeki çalışmalarının ve yayınlarının bir değerlendirmesini içermektedir. Bu bağlamda çalışma, “sabık bir komünist” olarak Şevket Süreyya’nın Türk İnkılâbı’na eklemlenme ve uyumlanma süreci ile Kadro dergisinde kapsamlı olarak formüle edeceği devletçi, materyalist ve sosyal milliyetçi kalkınma ideolojisinin olgunlaşma safhalarını ele almaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Çağdaş Çocuk Şiirinde Değerler
Değerler eğitimi yeni olmamakla birlikte gün geçtikçe önemi daha iyi anlaşılan bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzün her şeyi hızla tüketen dünyasında değerler de aynı hızla yitirilirken değerler eğitiminde yeni ve etkili yollar bulmak kaçınılmaz olmuştur. Yazınsal ürünlerden yararlanmak bu yollardan biridir ve en çok da öyküler değerler eğitiminin verilmesinde bir araç olarak tercih edilir. Peki ya şiirler? Doğası gereği değerler eğitimine en yakın tür olan şiirler, bu anlamda daha arka planda kalmıştır. Bu kitapta şiirler aracılığıyla değerlerin nasıl verilebileceğine, şiirlerin değer yüküne dair tespitleri bulacaksınız. Çağdaş çocuk şiiri olarak adlandırılan 1980 sonrası kaleme alınan çocuk şiirlerinde hangi değerlerin nasıl ele alındığını, onar yıllık periyotlar arasında ele alınan değerlerde nasıl değişimler olduğu, kitap kapsamında incelenen şairlerin hangi değerleri ön plana çıkardığı gibi birçok veri, alanda çalışmalar yapanlara kaynaklık edecektir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Sahraaltı Afrika Ülkelerinin İktisadi Gelişme Sürecine Kısa Bir Bakış
Bu kitapta Sahraaltı Afrika Bölgesinin iktisadi gelişme süreci, azgelişmişlik olgusunun ortaya çıkmasına etki eden başlangıç koşulları itibariyle günümüze kadar sistematik olarak ele alınmıştır. Bu kapsamda Sahraaltı Afrika bölgesinin iktisadi gelişme tarihi tarım öncesi toplumlardan itibaren irdelenmiş; coğrafi keşiflerin, bölgeye yönelik yürütülen köle ticareti ve kolonileştirme faaliyetlerinin, bağımsızlık süreci sonrası son dönemlerde yaşanan gelişmelerin bölge iktisadi gelişme serüvenine etkileri ve günümüzde oluşan azgelişmiş iktisadi yapıya neden olan etkenler irdelenmiştir. Çalışmanın, bölgenin iktisadi gelişme sürecine ilgi duyan okurlara ve araştırmacılara önemli bir kaynak olması amaçlanmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Yusuf Sünbül Sinan Kitab-ı Tarikatname
Tasavvufi eserlerin Eski Anadolu Türkçesi ve Osmanlı Türkçesinde önemli bir yeri vardır. Bunların içinde yer alan tarikatnameler, tarikatın adabından söz eden kısa veya uzun, manzum veya mensur eserlerdir. Bu çalışma, kısa bir yazma eser olan Yusuf Sünbül Sinan’ın mensur Kitab-ı Tarikatname’si üzerine yapılmıştır. Eser, dönem olarak Osmanlı Türkçesine giriş dönemi eseri olup Eski Anadolu Türkçesinin dil özelliklerine sahiptir. Metin, kısa da olsa hem Osmanlı Türkçesine giriş dönemine ait dil özellikleri hem de tarikatın adaplarını özlü ve kısa olarak sunan hurde-i tarikatların dili, söz varlığı ve diğer özellikleri hakkında bilgi edinmemiz açısından önemlidir.
25
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sabrî Dîvânı
Osmanlı kültürü ve sanatı çok geniş coğrafyada ve uzun bir tarih sürecinde varlığını göstermiştir. İsimlerine kaynak ve tezkirelerde pek rastlanmasa da günümüz Türkiye sınırlarının dışında yetişmiş Divan şairleri de kültürümüzün önemli yapı taşlarındandır. Bu şair ve sanatçılarla ilgili yapılacak çalışmalar Türk kültür ve sanat dünyası için önem taşımaktadır. Bugün Yunanistan sınırları içerisinde yer alan Mora Yarımadası da sanat dünyamız açısından önem taşıyan yerlerden biridir.
- yüzyıldan başlayarak XIX. yüzyıla kadar Osmanlı sınırları içerisinde yer alan Mora, Divan şiirine katkıda bulunmuştur. Tezkire ve şiir mecmualarında biyografileri hakkında fazla bilgi bulunmamasına rağmen, isimlerine farklı kaynaklarda rastladığımız Moralı şairlerin varlığından haberdarız. XVIII. yüzyılda Mora’da yaşamış şairlerden biri de Sabrî mahsalıyla şiir yazan Es-seyyîd Karayılan-zâde Mehmed Emîn Sabrî Efendi’dir. Bu çalışmada kaynaklardan ve kendi eserlerinden hareketle Sabrî hakkında bilgi verilmiş ve Divan’ın mevcut nüshalarının karşılaştırılmasıyla tenkidli müstakil bir metin ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
İmgenin Yolculuğu
Modern Türk şiirinin 80 sonrası dönemini şiirleriyle olduğu kadar kuramsal yazıları ve edebî münakaşalarıyla da etkileyen Tuğrul Tanyol günümüz şiirinde de etkin konumunu sürdürmektedir. İdeolojik ölçütlerin edebiyatın dışında tutulmasında, reddiye yerine gelenekle uzlaşı çerçevesinde ilişki kurulmasında etkisi yadsınamaz şairlerden olan Tanyol 80’ler Şiiri olarak adlandırılan dönemin genel çerçevesini oluşturan birçok özelliği ilk defa gündeme taşıması bakımından da dikkate değerdir. Tuğrul Tanyol türler arası ilişkiye uygun olarak kurguladığı yapıtlarında çağdaş sanatın dil, anlam, gerçek, biçim, müzik ve imge anlayışından etkilenir. Söz konusu kayıtların şiirsel atmosfer ve gerilimle ilişkisine edebî boyutlar kazandıran şair anlam, gerçek ve imgenin yeni statüsünü dilin özerk yapılarının işleyişinde belirleyici olan müzik üzerinden oluşturur. Tuğrul Tanyol şiiri varoluş problemini zaman çerçevesinde ele alan, sorgulayan öznenin travmalarına yoğunlaşan ve fenomenolojik yönelimler gösteren bir yapıya sahiptir. Diğer bir ifadeyle Tanyol şiiri zamana karşı direnme arzusu taşıyan, varoluşun bireysel ve toplumsal dinamiklerini sorgulayan yitik ben’in çözülüşünü, bu çözülüşte rol oynayan unsurların çatışmasını merkeze alır. Tuğrul Tanyol’un şiirleriyle ilgili şimdiye dek yapılan çalışmalara bakıldığında ise ağırlıklı olarak içeriğe yoğunlaşan yazılara rastlanır. Söz konusu çalışmalar içerik boyutu aşamadığı gibi 80’lerden itibaren söylenegelen birtakım özellikleri tekrar etmekten de öteye gidememiştir. Sanatta ellinci yılını geride bırakan şairin Türk şiirindeki yerini akademik bir zeminde tartışmaya açma, belirleme gereksinimi elinizdeki kitabın yazılma gerekçesini oluşturur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Büyük Britanya Müzelerindeki Osmanlı Seramik Koleksiyonları
Osmanlı Devleti’nin bir cihan imparatorluğu olduğu dönemlerde üretilen seramikler, bugün halen değerli birer sanat eseri olarak dikkat çekmektedir. Özellikle Osmanlı’nın klasik döneminde üretilen İznik seramikleri, Batı dünyasının ilgisini 19. yüzyılda bir hayli cezbetmiştir. Koleksiyonerler, seyyahlar, tüccarlar, müze görevlileri ve sanat tacirleri farklı tarihlerde bu eserleri başta İngiltere olmak üzere Batı’ya taşımışlardır. Bugün halen dünyaca ünlü müzelerde ziyaretçilerini bekleyen Osmanlı seramiklerinin İngiltere yolculuğununun ve bugünkü durumlarının anlatıldığı bu kitap, aynı zamanda bu alanda yapılmış en kapsamlı ve güncel çalışmalardan biridir.
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
ORTADOĞU ÇALIŞMALARI
Osmanlı Devleti Yavuz Sultan Selim’in (1512-1520) ve Kanuni Sultan Süleyman’ın (1520-1566) hükümdar oldukları dönemlerden itibaren bugün çoğu Arap Birliğine üye olan devletlerin toprakları üzerinde Osmanlı idaresini kurmuşlardır. Osmanlı Devleti 1516 senesinde Ortadoğu Arap bölgelerine doğru ilerlediğinde, imparatorluk zaten Balkanlar’da ve Anadolu’da büyük başarılar elde etmişti. Diğer yandan Arap topraklarının fethi, imparatorluğun İslam memleketlerinin, Avrupa devletlerinin etki alanından kendi tarihi merkezine doğru bölgesel genişlemesinde önemli bir jeopolitik değişime yön verdiği muhakkaktır. Osmanlı Devleti’nin 16. Yüzyıl askeri seferleri, birer efsane olan Bağdat, Şam ve Kahire şehirlerini Osmanlı Hanedanı’nın idaresi altına almış olmasıdır. Bağdat ve Şam bir dönem Halifeliğin merkezi olmalarından dolayı Sünni Müslümanlar için önemli bir saygınlığa sahip iken, Osmanlı ordusu Kahire’ye vardığında yetkisi yalnızca unvandan ibaret olan Memlük halifesi hala sarayında oturuyordu. Yeni Osmanlı toprakları İslam’ın en kutsal şehirleri olan Mekke, Medine ve Kudüs şehirlerini de kapsıyordu. Yavuz Sultan Selim kendisine bahşedilen sorumluluğu ve şerefi öne çıkarmak amacıyla “Hadimü’l-Haremeyn eş-Şerifeyn” unvanını uzun bir liste oluşturan diğer unvanlarının arasına eklemiştir.
Bu vesile ile tarihimizi ve Ortadoğu bölgesini ilgilendiren araştırma yapmayı gaye edindik. Arapça, İngilizce, Türkçe makaleler ile çeşitli kitaplardan yararlandık. Bulabildiğimiz kaynakları konu hakkında değerlendirmeye çalıştık. Okuyucularımıza başarılar temenni ederiz.
Doç. Dr. Yaşar CANATAN
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960)
Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960), 10 yıllık DP Dönemine ilişkin yapılmış çalışmalardan farklı olarak iktidar ve muhalefet temsilcilerinin, dönemin basınında yer alan söylemlerini ele alarak, demokratların iktidarında meydana gelen iç ve dış gelişmeleri inceleme fırsatı vermektedir.
Basın organlarının kendi pencerelerinden gelişmelere olan bakışı ele alınırken metinde yer verilen tarafların ifadeleri, iki taraflı bir tarihsel incelemeye olanak sağlamaktadır.
Metin, başta siyasiler olmak üzere; kişileri gözlemleme, anlayabilme ve mevcut şartlar bağlamında kavrayabilme olanağı sunarken ideolojilerin basında ne kadar radikal bir rol oynadığını göstermektedir.
Kitap, geçmişten bugüne bugünden geçmişe açtığı objektif pencereyle alanında önemli bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
₺800,00
KİTAP TANITIMI
İş Dünyasında Endüstri 4.0 Dönüşümü: İşte Robot
Teknolojinin büyük bir hızla gelişmeye devam ettiği günümüzde üzerinde yaşadığımız dünyayı değiştirebilecek bir endüstriyel devrimin şafağında bulunmaktayız. Endüstri 4.0 ya da 4. Sanayi Devrimi, adı verilen bu dönüşüm birçok çağdaş otomasyon sistemini, veri alışverişlerini ve üretim teknolojilerini içeren kollektif bir terimdir. Bu dönüşüme dair tartışılan ilk ve en önemli konu şüphesiz insan-teknoloji ilişkisidir. Bunun yanında, dönüşümün beraberinde getireceği fırsat ve tehditleri doğru bir şekilde analiz edebilmek, risk veya tehditlere karşı önlemler almak, fırsatları ise değerlendirilebilmek büyük bir önem arz etmektedir. Zira önceki devrimlerde olduğu gibi günümüzde de her bir yenilik ve dönüşüm, piyasada emeğin payını azaltabilmektedir. Bu dönüşümle birlikte bazı iş kolları faaliyet alanını genişletirken, bazı iş kolları ortadan kalkacaktır. Sanayi Devriminin dördüncü jenerasyonu olarak nitelendirilen Endüstri 4.0 dönüşümü bu kitapta sektör çalışanlarının iş ve kariyerleri bağlamında irdelenerek farklı bakış açılarının zenginliği ile okuyucularına sunulmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
PARA POLİTİKASI, MAKRO İHTİYATİ POLİTİKALAR VE FİNANSAL İSTİKRAR
2007 yılı sonundan itibaren gelişmiş ülkeleri etkisi altına alan sistemik kriz, o dönemde uygulanmakta olan para politikası ve ihtiyati önlemlerin sorgulanmasına yol açmıştır. Benzer bir krizin gelecekte tekrar yaşanmaması için gereken politikalar üzerine düşünülmüş ve kriz öncesinde geçerli olan uygulamalar yerini finansal istikrarı ön plana alan yeni bir düzene bırakmıştır.
Bu kitap söz konusu yeni düzende, para politikası ve makro ihtiyati politikaların özellikle yükselen piyasa ekonomilerinde parasal ve finansal istikrarsızlıkla mücadeledeki rolünü irdelemektedir. İlk bölüm, makro ihtiyati politikanın ortaya çıkışı ve uygulanmasıyla beraber ortaya çıkan zorluklara karşı alınan önlemler üzerine yapılan tartışmaları ele almaktadır. İkinci bölüm, yükselen piyasa ekonomilerine özgü şoklardan kaynaklanan finansal kırılganlığa karşı para politikası ve makro ihtiyati politikanın tepkisini genel denge modelleri çerçevesinde incelemektedir. Üçüncü kısımda ise bu teorik analiz, örnek yükselen piyasa ekonomilerindeki farklı uygulamaların incelenmesi ve gelişmiş ülke uygulamaları ile karşılaştırmasıyla tamamlanmıştır. Son bölümde, Türkiye2nin finansal istikrarsızlıkla mücadele etmek ve sistemik krizi önlemek üzere uyguladığı para politikası ve makro ihtiyati politika incelenmiştir.
Analitik ve kurumsal çerçeveyi çizerken, aynı zamanda somut parasal ve finansal istikrar politikaları örneklerine yer veren bu kitap, genç araştırmacıları finansal makroiktisat literatürüyle tanıştırmayı hedeflemektedir. Ayrıca kitapta sunulan veriler ve ülke örnekleri güncel iktisadi olaylara merak duyan her kesimden okuyucuya hitap etmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Döneminde Yugoslavya
Yugoslavya, Sırp/Hırvat/Sloven (SHS) Krallığı olarak 1918’de kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nda Alman orduları tarafından işgal edilmiştir. Krallık; Sovyet Kızıl Ordu’sunun yardımı, Tito ve Partizanların verdiği bağımsızlık mücadelesi sonucu kurtarılmış, 1946’da Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti (YFHC) ve 1963’te Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti (YSFC) adını almıştır. Tito, 1945’te Yugoslavya’nın liderliğine seçilmiş, Mayıs 1980’deki ölümüne kadar bu görevini sürdürmüştür.
Tito, uzun iktidar yıllarında Yugoslavya’yı; Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Bosna Hersek, Makedonya, Karadağ’ın yer aldığı altı Cumhuriyet ve Kosova ile Voyvodina’dan oluşan iki Özerk bölge şeklinde yönetmiştir. Ülkesinin karşılaştığı ekonomik yıkımı durdurmak ve halkının refah düzeyini yükseltmek amacıyla önce SSCB’den sonra ABD ile Batılı devletlerden yardım almıştır. Ancak NATO ve Varşova Paktlarına üye olmamış, AET ile COMECON gibi ekonomik yapılanmalardan da uzak durmuştur. Bu arada Bağlantısızlar Hareketi’ne yakınlaşmış, hatta örgütü yönlendirici güçlü aktör durumuna gelmiştir. Tito’nun ölümünden sonra çok etnikli, çok dinli Yugoslav halkında görülen milliyetçi-ayrılıkçı eylemler, uluslararası sistemdeki değişimlerin de etkisiyle hız kazanmış ve ülkenin dağılmasına sebep olmuştur.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Teknolojiler ve Akıllı Kentler: Belediyeler İçin Geleceğe Yönelik Stratejiler
Dijital çağın kamu hizmeti sunumunu ve vatandaş katılımını yeniden tanımlamasıyla birlikte, belediyeler daha akıllı, kapsayıcı ve dirençli kurumlara dönüşme sürecine girmiştir. Bu kitap, yapay zekâ, blokzincir, dijital ikizler, nesnelerin interneti ve metaverse gibi dijital teknolojilerin belediyeler ve kentsel yönetişim üzerindeki dönüştürücü etkisini ele almaktadır. Çalışmada, dijitalleşmenin sağlık, eğitim, turizm, yönetişim, ekonomi, çevre ve ulaşım gibi belediye hizmet alanlarındaki etkileri incelenmektedir. Yeni teknolojilerin beraberinde getirdiği fırsatlar kadar, siber güvenlik tehditleri, veri gizliliği sorunları ve dijital uçurum gibi risklere de dikkat çekilmektedir. Özellikle metaverse uygulamalarının sosyal katılımı artırma, sanal hizmet sunumu ve kent ekonomisinde yenilik yaratma gibi potansiyelleri ele alınmaktadır.
Bu kitap; politika yapıcılar, yerel yöneticiler, akademisyenler ve kentsel inovasyonla ilgilenenler için bir rehber niteliği taşımaktadır. Belediyelerin dijital dönüşüm süreçlerini eleştirel bir bakış açısıyla inceleyerek, sürdürülebilirlik, kentlerin geleceği ve teknoloji temelli yönetişim konularına katkı sunmayı hedeflemektedir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
HİKÂYET-İ SÎMURG
Kökeni Fars edebiyatına dayanan simurg efsanesi, edebiyatta ve tasavvufta insanın kendini keşfetme ve olgunlaşma yolculuğunu konu alan bir alegoridir. Bu doğrultuda Ferîdüddin Attâr’ın Mantıku’t-Tayr eserinde zirveye ulaşan bu sembolizm, bireyin nefis mertebelerini aşarak hakikate ulaşma çabasını simgeler. Kaynağını mitolojiden alan ve bilhassa İslam felsefecileri tarafından eserlerinde sıklıkla işlenen simurg, sahip olduğu varlıksal nitelikler itibariyle tarihsel süreç içerisinde el yazmalarına da konu olmuştur. Çalışmanın konusu olan Hikâyet-i Sîmurg, Avrupa’daki kitaplıklarda yer alan yazma bir eserdir. Hikâyet-i Sîmurg, Almanya’da Tübingen Eberhard Karls Üniversitesi Kütüphanesinde Ma.VII.11’de kayıtlı mecmua içindedir. Mecmuada, çeşitli konularda metin parçaları bulunmaktadır. Bu metin parçalarında Eski Oğuz Türkçesinin dil özellikleri görülmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türk Romanında Kimlik Problemi (1980-2000)
Bir yandan siyasi darbelerle her türlü ideolojinin kısıtlandığı, diğer yandan küresel ve liberal politikalarla özgürleştirildiği 1980lerin ikliminde geliştirilen kimlik politikaları, modern Türkiyenin var oluş gerilimine eşlik eden zıtlaşmaların ve çatışmaların arasında, toplumsal değişimin hem sebebi hem sonucu olarak Türkiyenin kaderini etkileyen bir problem alanıdır.
Son yüzyılın çok konuşulan kavramlarından olan kimlik meselesine romanın penceresinden bakmak, toplumsal değişimlerin sosyokültürel zeminini okuyabilmede geniş imkânlar sunar. Bu kitap, böyle bir niyetle, 1980-2000 arasında cereyan eden kimlik problemlerinin Türk romanındaki yansımalarına ışık tutuyor.
Kitap, 1980-2000 arasında Türkiyede yaşanan siyasi darbelerin, küresel kültür endüstrisinin, modernizm ve postmodernizmle meydana gelen kırılma noktalarının toplumsal fay hatlarını nasıl harekete geçirdiğine ve bu kırılmaların kimlikler üzerinde hangi problemleri ortaya çıkardığına, dönemin romanları aracılığıyla tanıklık ediyor. Bu minvalde toplumsal cinsiyet, sosyal hayat, inanç ve ideoloji meseleleri etrafında kimlikler tartışmaya açılıyor. Özgürlük imgesi altında aile, beden, cinsiyet, cinselliğe dair söylemleriyle yeni bir kimlik inşası tasarlayan kadınlar/erkekler/eşcinseller; yersizlik, yurtsuzluk, yabancılaşma gibi ideolojik kırılmalarıyla sosyalist aydınlar, akademisyenler; sözü tükenen sanatçılar; modernleşme karşısında verdikleri farklı cevaplarla İslamcı aydınlar, toplumsal hafızanın kaderinde yön tayin edici olan romanın aynasından sorgulanıyor. Kitap, bir bütün olarak Türk toplumunun geçmişten geleceğe uzanan hikâyesinde kendi kimliğine dair çözülmeye muhtaç soru(n)larına ilmek atan zengin bir birikime sahip.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
İç Anadolu Bölgesi’nde Tarımsal Üretim ve Planlama
Tarımsal üretim her şeyden önce varoluş için gerekli olan en önemli faaliyettir. Ancak nüfusun artması, yanlış arazi kullanımları, plansız üretim gibi beşeri olumsuzlukların yanı sıra iklim değişikliği ve bu değişikliğin bulunduğumuz kuşakta kuraklaşma eğiliminde olması, tarımsal üretimde ciddi tedbirlerin zorunluluğunu da beraberinde getirmektedir. İklim senaryoları tespitlerine göre Türkiye üzerinde mevsimlik ve yıllık ortalama hava sıcaklıklarının artması, Türkiye geneli toplam yağış miktarlarında Doğu Karadeniz Bölgesi hariç 250-300 mm’ye varan azalmalar öngörülmektedir. Bu öngörüler doğrultusunda Türkiye’nin büyük bölümünde kuraklık kaçınılmaz bir tehlike olarak karşımıza çıkmaktadır.
Günümüzde yarı kurak şartların egemen olduğu İç Anadolu Bölgesi’nde ise kuraklık artışı ile tehlike çok büyük boyutlara ulaşacaktır. Bu durum, bölgenin ekolojik koşullarını göz önünde bulundurarak, öngörülen kuraklık değerlerine göre, kurak koşullara uyumlu tarımsal faaliyetlere geçiş hazırlıklarını zorunlu hale getirmektedir. Bölgede su kaynaklarının kullanımı ve tarımsal ürün deseninin yeniden oluşturulması konusunda planlama yapılarak uygulamaya geçilmesini zorunlu kılmaktadır.
Bölgede beklenen kuraklaşma koşullarına uygun tarımsal faaliyetlere yer verilmelidir. Su isteği fazla olan ürünlerin sınırlandırılarak, kuraklığa dayanıklı ürünler yetiştirilmelidir. Yerli tohumlar ıslah edilerek verimliliği artırılmalıdır. Toprak ıslah çalışmaları ile toprağın su tutma kapasitesi artırılmalı, klasik sulama tekniklerinden terkedilerek damlama sulama yaygınlaştırılmalıdır. Hayvancılık faaliyetlerinde çayır ve mera hayvancılığından vazgeçilerek yem bitkilerinin yetiştirilmesi ve besi hayvancılığı desteklenmelidir. İthal ürünler sınırlandırılarak yerli üretim desteklenmelidir. Çiftçi eğitim programlarını yaygınlaştırarak çiftçinin gelenekselleşmiş tarımsal üretimi terk ederek, modernize ve kuraklık şartlarına uygun yöntemlere geçilmesi sağlamalıdır. Ayrıca büyük kentlerin nüfus yükünü ve işsizlik sorununu hafifletmek için planlı bir şekilde köye dönüş projeleri geliştirilmelidir. Köye dönüş projelerinin hayata geçirilmesi ile kentlerdeki işsizlik kaynaklı birçok sosyal problemlerin de önüne geçilmiş olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
GENİŞ KARADENİZ BÖLGESİNDEKİ ÇATIŞMA NOKTALARI
Karadeniz bölgesi coğrafi konumu dolayısıyla, yüzyıllar boyunca dünya politik gündeminin üst sıralarında yer almıştır. Bu durum tüm modern jeopolitik teorilerce de onaylanmakta olup, söz konusu teorilerin tamamına göre bölge dünyanın merkezi ya da merkezin kontrolü için egemenlik altında bulundurulması gereken bir saha olarak tanımlanmaktadır. 1991 yılı sonunda SSCB’nin dağılmasıyla birlikte bölgenin dinamikleri köklü bir değişikliğe uğramış olup, iki kutuplu yapının empoze ettiği istikrar ortamı, tüm dünyada olduğu gibi, bölgede de bozulmuş ve özellikle eski SSCB topraklarında bir takım çatışmalar patlak vermiştir. 2000’li yıllarla birlikte bölgenin jeopolitik algısında da önemli bir değişiklik meydana gelmiş olup, bölge yeni devletlerin de dahil olduğu “Geniş Karadeniz” tanımı çerçevesinde algılanmaya başlanmıştır. SSCB’nin dağılmasıyla 90’lı yılların başında çatışmaya dönüşen, takiben de taraflar arasında imzalanan ateşkes anlaşmalarına karşın, henüz tatmin edici bir barışın sağlanamadığı bahsi geçen problemler halen sıcaklığını korumakta ve bazen yeni çatışmaları da tetikleyebilmektedirler. Bu noktada söz konusu problemler bölgesel güvenliğe olduğu kadar, çatışan devletlerin yanı sıra müttefikleri de göz önünde bulundurulduğunda, küresel güvenliğe de önemli bir tehdit teşkil etmektedirler. Bu nedenle kitapta, bölgesel ve küresel güvenliğe yönelik önemli bir meydan okuma teşkil eden Geniş Karadeniz Bölgesi’ndeki çatışma noktaları geçmişten günümüze bütüncül bir bakış açısıyla analiz edilmeye çalışılmıştır.
₺325,00