KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Büyükşehir Belediyeleri Yönetiminde Güncel Tartışmalar
₺550,00 -

BİLİNÇLİ EBEVEYNLİK
₺210,00 -

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN YÜZYILI (1864-1964)
₺380,00 -

Arkadaşlık Sosyolojisi
₺560,00 -

Almanca – Türkçe Garantili Gramer
-

A Kristevan Reading Of George Eliot’s Early Novels
₺260,00 -

Bir Hanımın Defteri
₺260,00 -

Sağlık Ekonomisi
₺450,00 -

Türk Folklorunun Akademik Seyri
₺200,00 -

Türk Romanından Modernist Örnekler
₺320,00 -

Gerçekle Müstear Arasında Bir İsim: Neriman Nüzhet
₺350,00 -

YÖNETİM DANIŞMANLIĞI VE DEĞER ZİNCİRİNE KATKISI
₺325,00 -

XVII.-XVIII. YY. RUS PEDAGOJİK DÜŞÜNCESİ
₺340,00 -

Uygulamalı Veri Madenciliği Algoritmaları
₺315,00 -

Türkiye’nin Büyükşehirlerinde Kentleşme
₺235,00 -

Türkçeden İngilizceye Çeviri Kitabı
₺210,00
KİTAP TANITIMI
TOPLUM ve KÜLTÜR
İnsan toplumlarının dönüştürücü etkilerini kültürün formlarında gözlemlemek gerekmektedir. Toplumsal yapı kültürel yaratımla tertiplenir. Toplum ve kültür ilişkisi pratiğin kurumsal eklentileri şeklinde görgül kılınabilir. Din, sanat, ekonomi, sosyoloji ya da müzik gibi disiplinler “Toplum ve Kültür” ilişki ve pratiğinde sistem kurucudurlar. Buradan hareketle “Kültür” konulu çalışmaların pratik alanlarda incelenmeleri önemli görülmektedir. Kültür salt soyut tartışmalarda daralıp kalamayacak bir yaratıcı etkinliğe sahiptir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
MISIRLI ŞÂHİDÎ DÎVÂNI
Şâhidî, 16. yüzyıl şairleri arasında yer almaktadır. Osmanlı devletinin uzak bir eyaleti olan Mısırda hayatını sürdürmüştür. Şâhidî, Gülşenî tarikatına intisap etmiştir ve Gülşenîliğe gönülden bağlıdır. Kendisini âşık ve Melami olarak zikreder. Ancak o, mutasavvıf şairler arasında yer almaz. Nitekim şiirlerinde Gülşenîliği ve fikirlerini yayma amacı taşımaz. Sade bir dille samimi ve canlı bir ifadeyi yakalayan şair, Fuzûlîden ziyade şiir sultanı olarak gördüğü Bâkînin etkisi altındadır ve onun üslubunu benimsemiştir. Bilinen tek eseri Dîvânıdır. Dîvânında 248 şiir bulunmaktadır. Bu şiirlerden 236sı gazeldir. 9 şiir kaside nazım şekliyle yazılmıştır. Bu nazım şekillerinden başka müseddes nazım şekli ile kaleme alınan 3 şiir mevcuttur.
Dört bölümden meydana gelen bu çalışma, Şâhidî Dîvânının Latin harfleriyle transkripsiyonunu ve diliçi çevirisini içermektedir. I. Bölüm Şâhidînin Hayatı, Edebî Kişiliği ve Dîvânı başlığını taşımaktadır. II. Bölümde ise yazma nüshanın tanıtımı yapıldıktan sonra metnin kuruluşunda takip edilen yöntem izah edilmiştir. Devamında Dîvânın transkripsiyonu ve diliçi çevirisine geçilmiştir.
Metinde geçen bazı özel adlar, sözler, kavramlar ve tabirlerle ilgili açıklamalara ve açıklamaların dizinine III. Bölümde yer verildi. IV. Bölüm metinde geçen bütün kelimeleri içeren Dizinden oluşmaktadır. Çeşitli sözlüklerden istifade edilerek hazırlanan Dizinde kelimelerin anlamı eser bağlamında verildi. Dîvân nüshasının tıpkıbaskısı kitabın sonuna ek olarak ilave edildi.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Döneminde Yugoslavya
Yugoslavya, Sırp/Hırvat/Sloven (SHS) Krallığı olarak 1918’de kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nda Alman orduları tarafından işgal edilmiştir. Krallık; Sovyet Kızıl Ordu’sunun yardımı, Tito ve Partizanların verdiği bağımsızlık mücadelesi sonucu kurtarılmış, 1946’da Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti (YFHC) ve 1963’te Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti (YSFC) adını almıştır. Tito, 1945’te Yugoslavya’nın liderliğine seçilmiş, Mayıs 1980’deki ölümüne kadar bu görevini sürdürmüştür.
Tito, uzun iktidar yıllarında Yugoslavya’yı; Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Bosna Hersek, Makedonya, Karadağ’ın yer aldığı altı Cumhuriyet ve Kosova ile Voyvodina’dan oluşan iki Özerk bölge şeklinde yönetmiştir. Ülkesinin karşılaştığı ekonomik yıkımı durdurmak ve halkının refah düzeyini yükseltmek amacıyla önce SSCB’den sonra ABD ile Batılı devletlerden yardım almıştır. Ancak NATO ve Varşova Paktlarına üye olmamış, AET ile COMECON gibi ekonomik yapılanmalardan da uzak durmuştur. Bu arada Bağlantısızlar Hareketi’ne yakınlaşmış, hatta örgütü yönlendirici güçlü aktör durumuna gelmiştir. Tito’nun ölümünden sonra çok etnikli, çok dinli Yugoslav halkında görülen milliyetçi-ayrılıkçı eylemler, uluslararası sistemdeki değişimlerin de etkisiyle hız kazanmış ve ülkenin dağılmasına sebep olmuştur.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zeka Destekli Gazetecilik
Modern tarihi yaklaşık dört yüzyıla dayanan gazetecilik her dönemde yeni teknolojilerle dönüşen ve uygulama alanı genişleyen bir meslektir. Son dönemde yapay zeka, bilgi toplamadan içerik üretimine, dağıtımdan yorum moderasyonuna kadar haberciliğin hemen her aşamasını etkileyen dönüştürücü bir teknoloji hâline gelmiştir. Yapay zeka, hız ve verimlilik başta olmak üzere önemli avantajlar sunarken mesleğin özüne yönelik çok sayıda tehdidi de beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla bu entegrasyon; haber kuruluşları ve gazeteciler için sadece teknik bir uyum meselesi değil dikkatle yönetilmesi gereken çok katmanlı bir dönüşüm sürecidir. Her şeyden önce yapay zeka, gazetecinin yerine geçen bir aktör olarak değil; onun yaratıcılık, özgünlük ve kamusal sorumluluk gerektiren alanlara daha fazla odaklanmasını sağlayan bir destek unsuru olarak konumlandırılmalıdır. Bu kitap, yapay zeka ile gazeteciliğin kesişimini tarihsel gelişimi, kavramsal çerçevesi, etik ve mesleki tartışmalarıyla birlikte kapsamlı biçimde incelemektedir.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
MEDYA, AİLE VE KUŞAKLAR
İletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, günümüzde pek çok alanda insan hayatını kolaylaştırmanın yanında, bireylerin serbest zamanlarında kapladığı dilimin giderek artması nedeniyle, insan ilişkilerini ve aile içi ilişkileri etkilemektedir.
Teknoloji ve buna bağlı olarak iletişim biçimlerinin bu denli farklılaştığı günümüzde, kuşaklar arasında da iletişim ve iletişime dayalı girişimler ciddi farklılıklar göstermeye başlamaktadır.
Tüm bu etkenler bir araya geldiğinde, içinde farklı kuşakları barındıran toplumun en küçük yapı birimi aile öncelikli olarak yaşanan bu değişimlerden etkilenmektedir.
Bu çalışmada, bu bağlamda, kuşak teorileri içinde yer alan ve dijital yerliler olarak kabul edilen Z ve Alfa Kuşakları ile onların aile ilişkileri üzerinde durulmaktadır.
Araştırmada hem bu iki kuşağı daha iyi tanıyabilme, hem de Z Kuşağından Alfa Kuşağına kadar olan kısa süreli dönemde iletişim ve medya kullanma biçimleri üzerindeki değişimlerini ortaya koyabilme amaçlanmaktadır.
Bu nedenle, nitel araştırma ile gerçekleştirilen bu çalışmada, derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak, Z ve Alfa Kuşaklarının her ikisinden de en az birer tane çocukları olan ebeveynlerle görüşülmüştür. Yapılan görüşmede sorulan sorularla, teknolojik gelişmelerin aile içi ilişkileri ve ailenin serbest zamanını nasıl etkilediği, Alfa ve Z Kuşağında yer alan çocukların genel özellikleri, aile ilişkileri ve teknoloji tabanlı cihazları kullanım alışkanlıklarıyla ilgili temel bilgilere ulaşılmıştır.
Özellikle de Z ve Alfa Kuşağı çocukların, 2-7 arası dönemlerinde, yukarıda bahsedilen noktalardaki farklılıkları ortaya çıkarılarak, Alfa Kuşağının gençlik dönemlerinde bu değişimlerin hangi yönde ilerleyerek nasıl bir dönüşüm yaşanacağı konusuna ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
HABSBURG SERHADDİNDEKİ OSMANLI GARNİZONLARININ FİNANSMANI
Türkiye’de Osmanlı askerî tarihi konularını serhad çalışmaları kapsamında ele alan ve literatüre önemli katkılar yapan eserlere her geçen gün bir yenisi ekleniyor olsa da, devrin terminolojisini ortaya koyan, belgelerin doğru okunduğu kadar anlaşılmasını da sağlayan çalışmaların henüz benzer bir yoğunlukta yapılmamış olması alanın en önemli eksikliklerinden biri olarak göze çarpmaktadır. Zira meşruiyet skalasının bir parçası olarak imparatorluk mekânlarının mütemmim cüzü olan serhadlerdeki askerî örgütlenmenin ortaya konulması, bu bağlamda Osmanlı askerî tarihi üzerine yapılacak yeni çalışmalara ışık tutacak önemli argümanlar sağlayacaktır. Bu bağlamda elinizdeki çalışma, 1683-1699 Harbi’nde Osmanlı’nın Habsburg sınırındaki örgütlenmesini, garnizonların organizasyonundaki değişim ve bu değişimin yarattığı ekonomik koşullar çerçevesinde ele almaya çalışmaktadır. Harbin gidişatındaki değişime paralel olarak askerî ve malî tedbirlerin Osmanlı merkezî idaresi tarafından hayata geçirilmeye çalışılması ve bu yeni yapının beraberinde getirdiği problemlerin çözüme kavuşturulması, değişen yapıya uygun yeni bir askerî / malî uygulamanın yapılmasını zorunlu kılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât
Ebû’l- Fazl Hubeyş bin İbrâhim bin Muhammed el-Mütetabbib et-Tiflîsî tarafından Farsça yazılan eserin H.956/M.1549-1550 tarihli Türkçe tercümesi bu kitabın inceleme konusunu oluşturmaktadır. Tıp, kimya, simya gibi farklı alanlarla ilgili konuları içeren “Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât”, değerleri taşlardan nesnelerin boyanmasına, çeşitli renklerin elde edilmesinden mürekkep yapımına, kağıttan yazının giderilmesinden bitkilerin yararlarına, hayvanlara ait tesir ve meziyetlerden illüzyon oyunlarına, şarap yapımından elbise temizliğine, kılıç, bıçak, süngü gibi silahlara su verilmesinden deri tabaklanmasına, cinsel yaşamdan hamileliğe kadar birçok konuyu ihtiva eden ansiklopedik bir eserdir. Eser, içerdiği konular ve sahip olduğu söz varlığıyla gerek bilim tarihi gerek tıp tarihi gerekse de sözlük bilimi açısından önemli veriler sunmaktadır.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Türk Milliyetçiliğinde Düşünce İzlekleri
Türk milliyetçiliğini merkeze alarak Türk milletinin yaşadığı kadim sorunların çözümleri üzerine üretilen düşünceler yön belirleyebilecek farklı izlekler üretmiştir. Bu izleklerden bazıları siyaset-toplum ilişkisine ve bu ilişkide yönetici aydın sınıfın yapısına, toplumsal ve siyasal rolüne verdiği önemle ortaya çıkarken bazılarında ise milliyetçilik, kültür, medeniyet, toplumsal değişme gibi temel sosyolojik kavramların yeniden ele alınarak berrak bir şekilde tanımlanmasına ve bunların Türk toplumunun güncel sorunları dikkate alındığında metodolojik olarak pergelin sabit ucunun nereye ve nasıl konumlanacağına dair yaklaşımlara yer verilmiştir. Dolayısıyla Türkiye’deki toplumsal meseleler ele alınırken Türk milliyetçiliğindeki bu düşünce izlekleri içinde dikkate alınması gereken önemli özellikler barındırmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Önceki Öğrenmenin Tanınması
Bu kitapta yükseköğretime yeni açınımlar getirmesi beklenen bu paradigmadan yararlanılmasına yönelik ulusal bir politika önerisi belirlenmesi amaçlanmıştır. Kitapta önceki öğrenmenin tanınması (ÖÖT) ile ilgili kavram, terim, model ve kuramlar alanyazın taraması yoluyla açıklandıktan sonra dünyada ve Türkiye’deki mevzuat ve uygulamalar incelenmiştir. Bununla birlikte, öğrenenlerin ÖÖT üzerine olan farkındalıkları örnek iki gruba yönelik olarak araştırılmış ve bulgular anket ve görüşme tekniği ile toplanan verilerin analizi ile elde edilmiştir. ÖÖT ile ilgili Türk yükseköğretiminde politika ve uygulama bağlamında yapılması gerekenler hakkında ise uzman görüşlerine başvurulmuştur. Konu ile ilgili uzman görüşleri, görüşme tekniği ile toplanan verilerin analizi ile belirlenmiştir. Sonuç olarak tespit edilen bulgulardan hareket edilerek ulusal bir ÖÖT politikası geliştirme bağlamında önerilerde bulunulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SPOR ENDÜSTRİSİNDE MARKALAŞMA
Kitaptan
Spor özellikle son yıllarda, insan yaşamının daha kaliteli, sağlıklı ve dengeli bir şekilde sürdürülebilmesi için gerekli olan bir öğedir. Kültürel faaliyetler ile birlikte sportif faaliyetlerinin de kişileri gündelik yaşama psikolojik olarak hazırladığı düşüncesi günümüzde genel kabul görmektedir. Küresel bir olgu olarak spor, toplumların sosyoekonomik koşullarına bağlı olarak yaygınlık kazanmaktadır.
Küreselleşmenin yayılmasına hız kazandırdığı tüketim olgusunun içine spor da girmektedir. İdeolojik olarak çift kutuplu dünya, iki kamp arasındaki rekabete dayalı, kültürü, sanatı, sporu, edebiyatı ve tabii ki teknolojisini, askeriyesini, siyasetini kurmuş olan dünya olarak nitelendirilmekteydi. Spor aslında bu devirlerde, iki kutup arasındaki gücün ve rekabetin savaşsız ortamda sınanmasında önemli rol oynamıştır, çünkü sportif yarışmalar, sonucu ölüm olmayan savaş anlamını taşımaktadır
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Medikal Turizm ve Ekonomik Yönü
Neoliberal iktisat politikasının dünya genelinde hâkim olmaya başlaması ile birlikte, küçülen devlet anlayışı, kendini sağlık sektöründe de göstermiştir. Yaşam sürelerinin uzaması ile birlikte, devlet bütçelerindeki yeri giderek artan sağlık harcamaları, yurt dışında sağlık hizmeti almayı cazip hale getirmiştir. Önceleri daha az gelişmiş ülkelerden gelir seviyesi yüksek insanların sağlık hizmeti almak amacıyla gelişmiş ülkelere gitmesi şeklinde gerçekleşen medikal turizm hareketi, GOÜlerin pazara girmesi ile bu ülkelere doğru gelişim göstermiştir.
Özellikle kalkınmalarının finansmanında kaynak kıtlığı çeken GOÜler için iyi bir gelir kaynağı haline gelen medikal turizmde her geçen gün rekabet şartları ağırlaşmaktadır. Ancak medikal turizm isteyen ülkenin yapabileceği bir sektör olmaktan oldukça uzaktır. Türkiye gerek kaliteli sağlık hizmeti sunumu, gerekse turizm olanakları ile bu sektörde önemli bir yere sahiptir. Fakat tüm bu üstün niteliklerine rağmen sektörden aldığı payın, yeterli seviyede olduğu düşünülmemektedir. Çalışma, özellikle Türkiye medikal turizm sektörünü yansıttığı düşünülen İstanbulun mevcut durumunu tanımlayabilmek ve böylece sektörel gelişim için önerilerde bulunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Sağlık turizminin kollarından biri olan medikal turizmin ekonomik büyüme ve kalkınmanın sağlamasında destekleyici nitelikte bir gelir kaynağı olduğu bilinmektedir. Kitap medikal turizm ve medikal turizm ekonomik etkileri ile ilgili kapsamlı bir içerik analizini bünyesinde barındırmaktadır. Sağlık turizmi, özellikle medikal turizm, medikal turizmin ekonomik etkileri üzerinde çalışma yapan akademisyenler ve söz konusu konuda araştırma yapan sektör paydaşlarına yol gösteren yararlı bir kaynak olacağı düşünülmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kamu Kurumlarında Etik İklim ve Örgütsel İntikam
Çalışma hayatının giderek daha karmaşık hale geldiği günümüzde örgütler için etik iklim kavramı önem kazanmaya başlamıştır. Etik iklim; örgüt içerisindeki mevcut etik durumun çalışanlar tarafından nasıl algılandığıdır. Etik iklimin olumsuz olduğu örgütlerde, çalışanların karşılaşmış oldukları adaletsizlikler ve haksızlıklar karşısında öç alma duygusuyla gösterdikleri davranışlar ise örgütsel intikam olarak tanımlanmaktadır. Adaletsiz ve haksız davranışlar karşısında çaresiz kalan çalışanların örgütsel intikam davranışları nedeniyle örgüt ve örgüt çalışanları zarar görmekte, örgüt amaçları dışına çıkmakta, verimlilik ve etkililik azalmaktadır. Konuya dikkat çekmek amacıyla etik iklim ve örgütsel intikam ilişkisi üzerine yapılmış bu araştırmanın alanyazına ve uygulayıcılara fayda sağlaması beklenmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
İstanbul Basınında Kuva-yı Milliye Algılamaları (1918-1922)
“İstanbul Basınında Kuva-yı Milliye Algılamaları (1918-1922)” başlıklı çalışmanın amacı, Kuva-yı Milliye’nin siyasi ve askerî açılardan İstanbul basınındaki yansımalarını incelemektir. Bu kapsamda Kuva-yı Milliye’ye taraftar ve karşı olan İstanbul basını karşılaştırmalı bir şekilde değerlendirilmiştir. İstanbul basını üzerinden yapılan bu analizle Millî Mücadele döneminde Kuva-yı Milliye’nin ortaya çıkışı, amacı, teşkilâtı ve faaliyetlerinin İstanbul kamuoyundaki yankıları ayrıntılı bir şekilde ortaya konulmuştur. Bu açıdan söz konusu eserin, Kuva-yı Milliye literatürüne olduğu kadar Millî Mücadele dönemi çalışmalarına da akademik bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺950,00
KİTAP TANITIMI
GURBET
Gurbetin, garipliğin insana neler yaptıracağını, kişileri ne hâllere düşüreceğinin en tipik örneklerini, bu kitapta manzum olarak görmek mümkündür. Eserde ayrıca, çilekeş bir hayatın verdiği derin acıların gölgesinde “gurbet” şiirleri yer almaktadır. Şair, elde olmayan sebeplerden dolayı sadece İlkokul öğrenimini tamamlayabilmiştir. Buna rağmen kitapta kullanılan gerek sözcük sayısı ve gerekse deyimler kadrosuyla hayat mektebinin şaire sağladığı bilgi, görgü ve becerileri yansıtmaktadır. Şiirlerde, özne şairin kendisi gibi görünse de gerçekte; çeşitli nedenlerden dolayı bulundukları köy ve şehirleri iş bulmak, çocuklarına daha iyi bir gelecek hazırlamak amacıyla büyük merkezlere göç etmiş kişi ve ailelerin çekmiş olduğu acı, sıkıntı ve ıstırapları yansıtmaktadır. Tıpkı Mehmet Emin Yurdakul’un “Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet / Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir” dizelerinde ifade ettiği ana düşünceyi doğrularcasına çevresinde olup bitenleri yansıtmakta -âdeta- kimsesizlerin sesi olmaya soyunmaktadır.
Doç. Dr. Veysi SEVİNÇLİ
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Bir Hanımın Defteri
Peyam-ı Edebî’de tefrika edildikten sonra üç defa basılan Bir Hanımın Defteri, Ali Ulvi imzası taşısa da bu isim tartışmaya açıktır. Birden fazla baskısının olması eserin ilgi gördüğü şeklinde yorumlanabilir fakat Bir Hanımın Defteri, şöhretli bir yazarın gizli kalmış yapıtı olmadığı gibi devri için orijinal sayılabilecek özellikler barındıran, unutulmuş bir şaheser de değildir. Kadın okuyuculara yönelik doğrudan bir nasihat ve ibret yaratmak amacıyla devrinin değişen sosyal yaşantısını eleştirmek için yazıldığı açıktır.
Buna rağmen Bir Hanımın Defteri, yazarının kimliğini tartışmaya açmak ve bazı yanlışları düzeltmek açısından önemli bir metin olduğu gibi hikâyenin geçtiği yılların gündelik hayatı ve kadın yaşantısı hakkında detayları içinde saklar.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
40 Soruda Lübnan
Tarihten günümüze kadar Lübnan; kültürel çeşitliliği, karmaşık toplumsal yapısı ve yaşadığı iç savaşla dikkat çeken ülkelerden biridir. Küçük bir coğrafyaya sahip olmasına rağmen dinî, kültürel, etnik ve siyasi açıdan zengin bir yapıya sahiptir. Bununla birlikte, çok mezhepli siyasi sistemi nedeniyle kırılgan bir yapı sergilemektedir. Lübnan’ı anlamak, yalnızca bugünkü siyasi yapısını incelemekle değil; tarihsel arka planını, sosyolojik dinamiklerini ve bölgede yaşanan gelişmelerle şekillenen kimliğini bütüncül bir şekilde ele almakla mümkündür.
“40 Soruda Lübnan” başlıklı bu kitap, iç savaştan bu yana yaralarını saramayan Lübnan’ın karmaşık yapısını okurlara daha sade bir biçimde sunmayı ve ülkeye dair önemli temel bilgileri, her bir soru eşliğinde açık bir dille aktarmayı amaçlamaktadır.
₺200,00
KİTAP TANITIMI
Giritli Ahmed Efendi’nin Fezâil-İ Kuds-İ Şerîf’i
Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan Kudüs, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, özellikle de semavi dinler açısından her zaman önemli olmuştur. İslam medeniyetinde de çok müstesna bir yeri olan bu kutsal şehir, vakur duruşlu bir belde olarak her zaman hafızlarda tutulup korunmaya çalışılmıştır. Pek tabii olarak metinlerde de kendisine yer bulan Kudüs hakkında çeşitli türde eserler kaleme alınmıştır. Bunlardan biri de fezailname olarak da anılan faziletnamelerdir. Elimizdeki bu kitap da Kudüs’ün faziletlerinin, tarihinin, kültürel dokusunun, çevresinde yer alan diğer şehirlerle birlikte ele alındığı bir metindir. 18. yüzyıl Osmanlı münevverlerinden Giritli Ahmed Efendi tarafından çeşitli kaynaklar kullanılarak hazırlanan bu çalışmada müellif, bu kutsal beldeye dair hususları 18. yüzyılın dili ve bakış açısıyla aktarmaktadır. Metin; edebiyat, dil ve tarih başta olmak üzere çeşitli araştırma alanlarıyla ilgili bilgiler ihtiva etmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ VE MÜŞTERİ SERMAYESİ
Sosyal medya yönetimi kavramına sosyal medyanın ortaya çıkışı ile başlayan Sosyal Medya Yönetimi ve Müşteri Sermayesi; sosyal medya kullanımını bireysel ve kurumsal açıdan çeşitli araştırmalar ile incelemiş, sosyal medya kullanımını özellikle işletmeciler için kurumsal açıdan ele alarak farklı sosyal medya araçlarını değerlendirmiştir. Kurumsal anlamda sosyal medya yönetimi ve sosyal medya stratejisinin nasıl oluşturulması gerektiği de hem teorik çerçeve hem de uygulama çerçevesinde sunulmuştur. Bununla birlikte bu kitapta müşteri sermayesi kavramı literatürdeki tanımlardan yola çıkarak, ilişkili olduğu kavramlar ile birlikte derinlemesine incelenmiş, ayrıca sosyal medya yönetimi ile birlikte literatürdeki farklı araştırmalar doğrultusunda değerlendirilerek iki kavram arasındaki ilişkiler, işletmelerde sosyal medya uygulamalarının ne gibi faydaları olduğu ve müşteri sermayesinin bu faydalar içerisindeki önemi teori ve uygulama karmasıyla sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Endüstri 4.0, Lojistik 4.0, Yapay Zekâ ve Kullanıcı Analitiği Perspektifinde Dijitalleşme
Günümüzde teknoloji hızlı bir şekilde gelişmekte ve iş dünyasını dönüştürmektedir. Bu dönüşüm Endüstri 4.0’ın getirdiği yeni fırsatlar ve zorluklarla şekillenmektedir.
“Endüstri 4.0, Lojistik 4.0, Yapay Zekâ Ve Kullanıcı Analitiği Perspektifinde Dijitalleşme” adını taşıyan bu kitap, bu dönüşümün karmaşıklığını ve heyecanını daha yakından incelemek amacıyla yazılmıştır.
İlk bölüm, “Yapay Zekâ Destekli Dijital Dönüşüm: Endüstri 4.0 Perspektifi” başlığı altında, Yapay Zekâ ve Endüstri 4.0’ı derinlemesine ele almaktadır. İkinci bölüm, “Lojistikte Dijitalleşme ve Lojistik 4.0” başlığı altında, lojistik sektöründeki dijitalleşme süreçlerini incelemektedir. Üçüncü bölümde, “Dijital Depo Yönetimi Ve Üretim Yürütme Sistemi Entegrasyonu” başlığı altında, dijital depo yönetimi ile üretim yönetim sistemi entegrasyonunun etkileri ele alınmıştır. Son olarak, dördüncü bölümde “Çevrimiçi Çok Oyunculu Bir Mobil Oyun Kapsamında RFM Modeline Dayalı Kullanıcı Bölümlendirme” başlığı altında, çok kullanıcılı bir mobil oyun bağlamında bir iş analitiği uygulaması tanıtılmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Arthur Schnitzler Öykülerinde Ölüm Olgusu: Modern İnsanın Ölüm Korkusu
Edebiyat, salt hikâye anlatımı mıdır, insana ve yaşama dair bir bilgi kaynağı mıdır? İnsana ve yaşama dair konular, kaleme alındıkları dönem ve mekanlarla sınırlı mıdır, insanlığın ortak belleğinin zaman ve mekândan bağımsız var olmayı sürdüren ürünleri midir?
Bilincin derinlikleri, içgüdüler, insanın korkuları, varoluş sorunları, yaşam ve ölüm diyalektiği yüz yıllardır insanlığın bir kenara bırakamadığı konulardır. Arthur Schnitzler, bunları ustalıkla ele almış Avusturyalı bir yazardır. Sigmund Freud’un “benim uzun çalışmalar sonucu elde ettiğim bilgileri siz gözlem yeteneğinizle tespit ediyorsunuz” diyerek tebrik ettiği Schnitzler’in öykülerinin büyük bir kısmı ölüm olgusunu konu etmektedir. Ancak, yazar ölümün kendisini değil, ölüm olgusunun 19. yüzyıl modern bireyin üzerindeki etkisini ele almıştır. Böylece varoluş sorunu çerçevesinde ele aldığı ölüm korkusu, “geçicilik kaygısı-yaşama arzusu” ekseninde işlenmiştir.
Yazarın Avusturya’da Modern Dönem ve yüzyıl geçişinde öne çıkan “benlik” algısı ve varoluş sorununu işlediği öykülerinden Andreas Thameyers letzter Brief, Der Andere – Aus dem Tagebuch eines Hinterbliebenen, Der Sohn – Aus den Papieren eines Arztes, Der Mörder, Der Tod des Junggesellen ve Die Toten schweigen ayrıntılı olarak incelenmiş, motif ve ölüm türleri bölümlerinde Sterben, der grüne Kakadu, Paracelsus, Anatol adlı eserleri de ele alınmıştır. Ayrıca, konu bağlamında, yazarın yaşamı ve günlüklerinden “varoluş sorununa” ilişkin bilgilerin de ele alındığı bu çalışma, Schnitzler ve eserlerinde ölüm motifi konusunda kapsamlı bir analiz sunmaktadır.
İçinde bulunduğumuz dönem de bizlerin “yüzyıl geçişi” ve modern dönemidir. Bu çalışmayı, insana dair temel olguların zaman ve mekândan bağımsız olduğunu hatırlayarak okumak, günümüz hız çağındaki ‘birey’in durumuna da ışık tutacaktır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Sarah Kane’s Anti-Oedipal Theatre
Postdramatic Theatre, by its very nature, is anti-Oedipal. It resists the restrictive codes of the existing theatrical tradition concerning stage and audience in oedipal axis. it aims to cleanse theatre from the unhealthy, poisonous inscription on the theatrical body so that theatre can be inclusive rather than exclusive, welcoming new experimental dramatic forms. Although many playwrights, starting with Beckett, Artaud, Osborne, may perhaps fall in this category, who could have thought Sarah Kane, labelled as an underrated, naïve young dramatist, could be by far its most extreme representative? Despite her young age, she systematically and strategically de-territorializes the stage and society, deeply sicked by the ossified principles of the oedipal institutions, from her earliest play, Blasted to the last one, 4.48 Psychosis. Kane, like a clinician, diagnoses the problems which neuroticize the English stage. Blasting the blockage which prevents the free flow of desiring production in both stage and social body, Kane celebrates an anti-oedipal, psychotic stage in her plays. Offering an alternative reading of Sarah Kane’s plays from Deleuze and Guattari’s anti-oedipal perspective, this book invites readers to re-interpret the role of Kane and her drama.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
17. Yüzyıla Ait İki Dilli (Türkçe-Farsça) Bir Yudit Kitabı (Book Of Judith)
Türk dilinin tarihî lehçeleri daha çok yazma eserlerin bilimsel açıdan değerlendirilmesiyle açıklığa kavuşturulmaktadır. Bu çalışmada Latince apokrif bir metin olan “Book of Judith”in Türkçeye aktarımı olan “Dastan-ı Cudit” inceleme, metin, gramatikal dizin ve tıpkıbasımıyla ortaya konulmuştur. “Dastan-ı Cudit”, yabancıların Türkçeyi kullanımını örnekleyen 17. yüzyıla ait Türkçe (Dāstāndan-ı Cudit-i Dul Arvād) ve Farsça (Dāstān-ı Cudit-i Bive-zen) çift dilli bir tercüme eserdir. İran’da faaliyet gösteren Kapusin Cemiyeti mensuplarından Peder Gabriel tarafından 1634 civarında Latinceden Farsça ve Türkçeye çevrilen eser, 17. yüzyıl Güney Azerbaycan Türkçesi Tebriz Ağzı’na dair ses bilgisi, şekil bilgisi, söz dizimi ve anlam bilimi hususiyetlerini barındırmaktadır.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
SULTÂNÜL-EVLİYÂ EBÛ SAÎD-İ EBÜL-HAYR
Kurân ve sünnet anlayışı istikâmetinde taviz vermeden bir hayat yaşayan Sultanül-Evliya Ebû Saîd-i Ebül-Hayr, X. yüzyılın son yarısıyla, XI. yüzyılın ilk yarısında Gazneliler ve Selçuklular döneminde, İranın Horasan bölgesinde yaşamıştır. Daha çocuk yaşlarda tasavvufî hâl ile yoğrulan bu ünlü sûfî, yaşadığı muhitte önemli bir makâm kazanıp zâhir ilimleri bırakarak tamamen tasavvufa yönelmiştir. İnsanları, yaşadığı tasavvufî hâl ve Allaha duyduğu muhabbetle ilâhî hakikatlere davet eden Ebû Saîd, Sultan Tuğrul ve Çağrı Beylerle görüşmüş, kendilerine nasihate bulunmuştur.
Ebû Saîdin en önemli özeliklerinden birincisi, Heme ost (Her şey Odur) sözünü tasavvuf tarihinde ilk kez kullanan zat olmasıdır. İkincisi, tekke âdâbının ilk defa kendisi tarafından tespit edilmesidir. Üçüncüsü ise, tasavvufî şiir söyleyen ilk mutasavvıflardan biri olarak kabul edilmesidir. Gerek yaşayışıyla, gerekse düşünce ve fikirleriyle Mevlânâya benzetilmiştir. Vaaz ve sohbetlerinde daima şiir ve rubâî okumuş, semâ meclisleri düzenlemiş, birçok muhalifinin yanı sıra çok sayıda insan kendisine intisap etmiştir. Ünü Horasan ve İranın her tarafına yayılan bu sûfînin türbesi halen de ziyaretçilerin akınına uğramaktadır.
Bu çalışmanın Ebû Saîd gibi mühim bir mutasavvıfın hayatını, menkıbelerini ve tasavvufî düşüncesini öğrenmek isteyenlere bir nebze katkıda bulunulacağını ümit ediyoruz.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
AMASYA’DA EĞİTİM VE EĞİTİM KURUMLARI
20. yüzyıl başlarında Sivas vilayetine bağlı Amasya sancak merkez ve kazalarında eğitim ve öğretime ilişkin ilk girişimler Maârif Komisyonlarının kurulması ile başlatılmıştır. Komisyonların oluşturuluşu önemli bir adımdır. Zira maârif işleri, artık belli bir otorite tarafından yürütülecektir. Bu komisyonlar okul ve bina inşası, öğretmen ataması, halkı eğitime hizmet yolunda yönlendirme gibi görevleri yerine getirmişlerdir. Sancak merkezi ve hemen hemen kazaların hepsinde, kazalara bağlı mezra ve köylerde yeni usul üzere eğitim veren ibtidâî, rüşdiye ve idâdî okulları açılmıştır. Ayrıca sancak merkezinde öğretmen yetiştirmek üzere bir de Darülmuallimîn Okulu açılmıştır. Medreselerin bir kısmı kapatılarak ibtidâî veya rüşdiye okulları haline dönüştürülmüş, açık kalanlarda ise ıslâhat girişiminde bulunulmuştur. Ancak bu okulların öğretim kadrolarının nicelik ve nitelik yönünden yetersiz olduğu görülmüştür. Her zaman olduğu gibi parasızlık ve öğretmensizlik, bu dönemde de ilk ve orta öğretimin karşılaştığı en büyük problem olmuştur. Bazı çareler bulunmuşsa da, bütünüyle imparatorluğun eğitim ve öğretim sorununu çözmek zor olmuş, dolayısı ile bu zorluklar çözüme kavuşturulmadan sonraki yıllara devredilmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren ciddi manada yapılan düzenlemeler ve yenilikler ile sorunların çözümüne çalışılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Sağlık Yönetiminde Tıbbi Terminoloji
Tıp alanında kullanılan ortak dilin Latince olması, tıp eğitimi almayan ancak sağlık kurumlarında görev yapan personelin iş ortamında iletişim kurmasını zorlaştırabilmektedir. Kitapta diğer tıbbi terminoloji kitaplarından farklı olarak tıp terimlerine idari bir bakış açısıyla yaklaşılmış ve içerikler sağlık kurumlarının hizmet birimleri gözetilerek oluşturulmuştur. Bu kapsamda her bir bölümde öncelikle ilgili konu başlığına yönelik genel bilgilere yer verilmiş, ardından o birimde sıklıkla kullanılan tıp terimleri kategorize edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Farklı birimlerdeki sağlık çalışanlarının görüşleri alınarak hazırlanan bu kitap, sağlık kuruluşlarının idari birimlerinde görev yapan tüm personelin iş ortamında karşılaşabileceği ve bilmesi gereken tıbbi terimleri içermektedir. Kitabın bilim dünyasına faydalı olması ümidiyle, iyi okumalar dileriz.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ POLİTİKASI
Küresel ekonomik sistem içerisinde büyük boyutlarda gereksinim duyulan enerji, yeryüzünde dengesiz dağılması ve enerji tüketimi yüksek olan ülkelerin enerji rezervleri açısından zengin olmamasına karşın enerji tüketimi düşük olan ülkelerin zengin rezervlere sahip olması nedeniyle uluslararası ticarete konu olmaktadır. Enerji piyasasında birçok alıcı ve satıcı olmakla beraber, bu alıcı ve satıcılardan bazıları bu piyasasının işleyişini etkileyebilme ve yönlendirebilme gücüne sahip bulunmaktadır. Söz konusu piyasanın alıcı konumundaki en önemli aktörlerinden biri olan Avrupa Birliği, enerjide dışa bağımlılığın yol açtığı risklerin azaltılması ve böylece enerji arz güvenliğinin tesis edilmesi noktasında üye ülkelerin enerji politikalarının uyumlaştırılması; enerji kaynaklarının, tedarik kanallarının ve satıcı ülkelerin çeşitlendirilmesi, Birlik içerisindeki enerji ağlarının birbirine bağlanması; yerli enerji kaynaklarının teşvik edilmesi; enerji tasarrufu ve verimliliği politikaları ile enerji tüketiminin azaltılması ve olası enerji kesintilerine karşı ekonomik faaliyetlerin zarar görmemesi için enerji altyapı ve stok imkânlarının geliştirilmesi konuları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu çalışmada Avrupa Birliği bünyesinde izlenen enerji arz güvenliği politikası hakkında genel bir çerçevenin ortaya konulması amaçlanmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Üretimde Paradigmal Yaklaşımlar Üzerine Değerlendirmeler
Sizin işletmeniz / örgütünüz için hangi metodolojinin doğru olduğunu nasıl belirleyebilirsiniz? Özellikle üretim faaliyetlerini geliştirmek isteyen işletmelerde standart soru şu: Yalın, Toplam Kalite Yönetimi (TKY), Altı Sigma, Çevik, Esnek, Tepkisel, Kısıtlar Teorisi, Taguchi, Tersine Mühendislik ve diğer tüm öngörülen iyileştirme programları arasındaki farklar nelerdir? Bu sorunun altında “çözümler” ormanında mantıklı bir gezinmenin yolunu bulmaya ihtiyaç var ve tam olarak size uyan birini seçmeniz gerekmektedir. Çünkü oyalanarak zaman kaybetmeyi, katma değer sağlamayacak faaliyetlere kaynak tüketmeyi kaldıramayacak bir rekabet ortamı söz konusu.
Üretim yönetiminde kullanılan yaklaşımlar uzun bir liste oluşturabilir. Paradigma sıfatı ile eşleştirdiğimizde ise durum değişmektedir. Paradigma üzerine yapılan açıklamalar ile düşünüldüğünde Toplam Kalite Yönetimi, Yalın, Altı Sigma ve Kısıtlar Teorisinin etki düzeylerinin ve etki alanlarının yüksek olduğu ve işletmeciliğe yeni bir bakış açısı sundukları görülmektedir. Ve yaklaşık yarım asra yakın bir zamandır, halen bilinirlikleri devam etmektedir. En temel düzeyden başlarsak tüm bu metodolojilerin temel amaçları noktasında hemen bir ayrışmanın olduğu görülmektedir. Örneğin; Altı Sigma tutarlılığı sağlamada sürekliliği hedeflerken, Kısıtlar Teorisi iş hacmini arttırmayı öncelemektedir. Yalın değer üzerinden şekillenir ve müşteriye değer sunmayı amaçlar. Toplam Kalite Yönetimi ise akla gelen her alanda kaliteyi hedefler. İşletmelerin istediği para kazanmaya giden yolda hangisi ya da hangileri daha parlak sonuçlar vermektedir? Neden farklı öncelikleri var? Yoksa formül hepsinin entegrasyonunda mı gizli?
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Bruno Etienne Sosyolojisinde Müslüman Toplum
Bruno Etienne’in sosyoloji çalışmalarını ve özellikle Müslüman toplumlara bakış açısını ele alan bu eserde, yazar Batı merkezli sosyolojik yaklaşımların eleştirisini ve İslam toplumlarına özgü sosyolojik analizleri sunmaktadır. Kitap, Batının İslam toplumları üzerindeki egemen bakış açısını sorgularken, bu toplumların kendi iç dinamiklerini ve Batı ile olan etkileşimlerini de incelemektedir. Bruno Etienne’in geniş çaplı analizleri, Müslüman toplumları anlama konusundaki benzersiz yaklaşımını yansıtmaktadır. Etienne’in çalışmaları, din, laiklik ve toplumsal uyum gibi konulara odaklanırken, Fransa ve Kuzey Afrika’daki Müslüman topluluklar üzerine yaptığı araştırmalarla da bilgi sağlamaktadır. Dr. Neslihan Er tarafından kaleme alınan bu eser, akademik ve ilgili tüm okurlar için değerli bir kaynak niteliği taşımaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİNDE İŞBİRLİKLİ ÖĞRENME, ÖĞRENME STİLLERİ, AKADEMİK BAŞARI VE CİNSİYET İLİŞKİLERİ
İşbirlikli öğrenmede çocuk hem bedensel hem de zihinsel yönlerden geleneksel öğretime oranla oldukça özgürdür. Öğrenci işbirlikli öğrenme ortamında daha fazla düşünebilmekte ve hareket edebilmektedir. Sosyal bilgiler dersinin yapısına oldukça uygun bir yöntem olan İşbirlikli öğrenme yöntemi özelikle dersin içeriği ile ilgili öğrencilerin düşünmelerini, tartışmalarını, nedenler ve sonuçlar üzerinde yorum yapmalarını, örnek bulmalarını, öğrendikleri bilgiyi işleme ve kendi cümleleriyle ortaya koymalarını gerekli kılmaktadır.
₺275,00