KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Sultan (II) Mehmed’in Ölümü
₺340,00 -

Sosyal Medyada Kullanıcı Emeği
₺210,00 -

Kayıp Lezzetlerin İzinde
₺1.150,00 -

Ferdi ve Şürekâsı
₺235,00 -

Eğitimde Dönüşüm “Yeni Paradigmalar ve Yaklaşimlar”
₺520,00 -

Doğu ve Batı Edebiyatında Polisiye
₺390,00 -

Cryptocurrencies And Economic Modeling
₺390,00 -

Bir Hanımın Defteri
₺260,00 -

Avrupa Savunma Ajansı
₺220,00 -

ÇANAK(KALE) OLAYI
₺1.050,00 -

İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
-

Parental Deprivation and Social Adaptation Problems in Children in Developmental Psychology
-

Sanat Tarihçisi Ne İş Yapar?
₺780,00 -

GİRİŞİMCİLİK ATLASI Kavramlar, Kuramlar ve Yaklaşımlar
-

Eğitimde Dönüşüm “Yeni Paradigmalar ve Yaklaşimlar”
-

Dijital Teknolojiler ve Akıllı Kentler: Belediyeler İçin Geleceğe Yönelik Stratejiler
KİTAP TANITIMI
Trauma Theory And Fiction
How do stories make sense of the senseless? Trauma Fiction presents how literature confronts the challenge of representing trauma that defy ordinary language and understanding.
This book explores how fictional narratives respond to the fractures of memory, identity, and history caused by individual and collective crises. It underlines the formal innovations and thematic approaches that contemporary novelists use to depict the inexpressible, from fragmented storytelling to non-linear timelines. This book also delves into the ethical dimensions of witnessing trauma through fiction, asking how stories can bear witness without exploiting pain.
Engaging with a range of literary texts and cultural contexts, Trauma Fiction reveals how fiction not only reflects trauma but also reshapes it, offering pathways to empathy, resilience, and transformation. This book is an essential resource for scholars and students of literature, trauma theory, and narrative studies, as well as anyone interested in the profound connections between storytelling and human experience.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
KURAM VE YAKLAŞIMLAR ÖZELİNDE BENLİK
Mevlana’ya sorarlar: “O kadar okur, o kadar yazarsın, peki ne bilirsin?” Mevlana bu soruya asırlık bir yanıt verir: “Haddimi bilirim!” Haddini bilmek, özellikle içinde bulunduğumuz kültürün bakış açısıyla yaklaştığımızda kulağa ne kadar da korkutucu geliyor değil mi? Oysa biraz kritik edildiğinde ardındaki mana daha net ortaya çıkmakta. Haddini bilmek… Güçlü ve zayıf yönlerimizi bilerek ve kendimizi sevgiyle kabul ederek… Sınırlarımızı zorlayıp potansiyelimize ulaşarak, neyi başarıp neyi başaramayacağımızın farkına vararak.
İnsan, varoluşundan itibaren öncelikle kendisini sonra da başkalarını tanımaya ve anlamaya çalışır. Hayatın en heyecan verici, belki de en zorlu macerası olan “kendini bilmek” bizi psikolojideki en eski ama bir o kadar da güncel olan “Benlik” kavramına götürür.
Psikolojideki farklı kuram ve yaklaşımlara göre benlik kavramının detaylı olarak ele alındığı bu kitapta, alan yazında çalışılan bazı benlik kavramlarına yer verilerek, bu kavramların iş hayatı ve öznel mutluluk üzerine etkileri tartışılmıştır. Her bir kuramın ve yaklaşımın insan doğasına olan farklı bakış açıları, benlik algıları özelinde karşılaştırılıp kritik edilerek nihayetinde bir senteze ulaşılmaya çalışılmıştır. Kitabın sonunda bireyin mutluluğu üzerinde çok büyük etkisi olan pozitif benlik kavramına da değinilmiş ve pozitif bir benlik algısına sahip olabilmek adına alan yazın çerçevesinde birtakım önerilere yer verilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
MISIRLI ŞÂHİDÎ DÎVÂNI
Şâhidî, 16. yüzyıl şairleri arasında yer almaktadır. Osmanlı devletinin uzak bir eyaleti olan Mısırda hayatını sürdürmüştür. Şâhidî, Gülşenî tarikatına intisap etmiştir ve Gülşenîliğe gönülden bağlıdır. Kendisini âşık ve Melami olarak zikreder. Ancak o, mutasavvıf şairler arasında yer almaz. Nitekim şiirlerinde Gülşenîliği ve fikirlerini yayma amacı taşımaz. Sade bir dille samimi ve canlı bir ifadeyi yakalayan şair, Fuzûlîden ziyade şiir sultanı olarak gördüğü Bâkînin etkisi altındadır ve onun üslubunu benimsemiştir. Bilinen tek eseri Dîvânıdır. Dîvânında 248 şiir bulunmaktadır. Bu şiirlerden 236sı gazeldir. 9 şiir kaside nazım şekliyle yazılmıştır. Bu nazım şekillerinden başka müseddes nazım şekli ile kaleme alınan 3 şiir mevcuttur.
Dört bölümden meydana gelen bu çalışma, Şâhidî Dîvânının Latin harfleriyle transkripsiyonunu ve diliçi çevirisini içermektedir. I. Bölüm Şâhidînin Hayatı, Edebî Kişiliği ve Dîvânı başlığını taşımaktadır. II. Bölümde ise yazma nüshanın tanıtımı yapıldıktan sonra metnin kuruluşunda takip edilen yöntem izah edilmiştir. Devamında Dîvânın transkripsiyonu ve diliçi çevirisine geçilmiştir.
Metinde geçen bazı özel adlar, sözler, kavramlar ve tabirlerle ilgili açıklamalara ve açıklamaların dizinine III. Bölümde yer verildi. IV. Bölüm metinde geçen bütün kelimeleri içeren Dizinden oluşmaktadır. Çeşitli sözlüklerden istifade edilerek hazırlanan Dizinde kelimelerin anlamı eser bağlamında verildi. Dîvân nüshasının tıpkıbaskısı kitabın sonuna ek olarak ilave edildi.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
İSTATİSTİKSEL YÖNTEMLER VE DENEME PLANLANMASI
Bu kitap üç husus dikkate alınarak hazırlanmıştır.
- a) Gerek lisans düzeyinde farklı isimlerle okutulan İstatistik, İstatistiksel Yöntemler, Biyometri, Biyoistatistik, Temel İstatistik, Araştırma ve Deneme Yöntemleri, Deney Tasarımları, Araştırma Yöntemleri dersleri için gerekse de Lisansüstü ve Doktora düzeyinde okutulan Deneme Planlanması, İstatistiksel Veri Değerlendirme, Bilimsel Çalışma Sonuçlarının Değerlendirilmesi, Regresyon Analizi, Örnekleme Yöntemleri, Tarımda Bilimsel Araştırma Kavramı gibi dersler için temel bir kaynak kitap olmasına
- b) Özellikle uygulamalı bilimlerdeki tüm akademisyenler ve araştırıcılar için bir danışmanlık hizmeti sunabilmesi yani, merak edilen konu bakımından bir araştırma ve denemenin nasıl planlanıp, yürütülebileceğinden başlayıp elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinin nasıl yapılabileceği, istatistik analizlerde uygun yöntemin nasıl belirleneceği, analiz sonuçlarının nasıl yorumlanıp rapor edilebileceğine kadarki bütün aşamaları etraflıca içermesine ve
- c) Uzun yıllardan beri gerek üniversitemizin değişik birimlerindeki akademisyenlere, lisansüstü çalışmalarını sürdüren öğrencilere ve araştırıcılara, gerek ülkemizdeki diğer üniversitelerdeki akademisyen, lisansüstü öğrencileri ve araştırıcılara, gerekse de yurt dışındaki birçok akademisyene istatistik analiz konusunda gönüllü olarak yoğun bir istatistik danışmanlık hizmeti sunmamdan dolayı araştırıcıların en çok sıkıntı çektikleri noktalar dikkate alınarak tüm bilim insanları ve araştırıcılar için Başucu Kitabı niteliğinde bir kitap olmasına dikkat edilmiştir.
Söz konusu hususların dikkate alınarak hazırlanan bu kitapta karmaşık formüllerden olabildiğince kaçınılmış ve herkesin rahatlıkla anlayabileceği sadece bir dil kullanılmaya çalışılmıştır. Kitapta olabildiğince her alandan örnekler verilmiş ve dikkate alınan test ve yöntemlerin uygulanış adımları, elde edilen sonuçların yorumlanması ve söz konusu sonuçların nasıl rapor edilebileceği uygulamalı olarak adım adım gösterilmiştir.
.
KİTAP TANITIMI
Şumnu’da Günümüze Gelen Osmanlı Mimarî Eserleri
Bulgaristan’ın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Şumnu aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun karargâhlığını yapmış bir serhat şehri. Kültür merkezleriyle, yetiştirdiği sanatkârlarıyla da devletin zenginliğine zenginlik katmış bir ata yadigârı… Bu kitapta ecdadımızın inşa ettiği yüzlerce eserden ayakta kalan birkaç tanesinin hazin hikâyesini okuyacaksınız. Onlar size çok büyük bir medeniyetin aziz ve ulvi dünyasından nice sırlar söyleyecek, Türk’ün damgasını inşallah yaşatmaya devam edecektir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Dîvân-ı Cemîl Mahmûd
XX. yüzyıl son dönem Osmanlı şairlerinden Cemîl Mahmûd Bey 1834 yılında, Üsküdar’da dünyaya gelmiştir. Çeşitli memuriyet görevleri üstenerek yaşamının büyük bir kısmını İstanbul’da geçirmiştir. Bu sebeple Cemîl Mahmûd hem son dönem Osmanlı şiir geleneğini devam ettirmiş hem de bir İstanbul beyefendisi olarak İstanbullu şairler arasında yer almıştır. Şairin hayatı günümüze ulaşan tek eseri ve hakkında ulaşabildiğimiz kaynaklar vasıtasıyla aydınlatılmaya çalışılmıştır. Yüzünü her açıdan batıya dönmüş bir toplumda ve dönemde yaşamasına rağmen geleneği devam ettirmesi açısından dikkate değer bir şairdir.
Şairin divanından yola çıkarak geleneksel mazmunlara şiirlerinde yer vererek, klasik edebiyatın alışa gelinmiş dil ve üslubunu kullandığını her açıdan geleneği korumaya ve devam ettirmeye çabaladığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Samimi ve sade bir dilinin olduğunu, daha çok âşıkâne şiirler yazdığını aynı zamanda mutasavvıf olduğunu fakat şiirlerinde tasavvufi söylemlere yer vermediğini de belirtmek gerekir.
Bu çalışmada şairin hayatı, edebî kişiliği ve eseri ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Eserin muhteva incelemesi yapılarak, Latin harfli transkripsiyonlu metnine yer verilerek okuyucuların ve araştırmacıların beğenisine sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Diyalojik Halkla İlişkiler Bağlamında Dijital Medyanın Kullanımı
İnternet teknolojilerinin gelişmesi ve yaygınlaşması halkla ilişkilere yeni uygulama alanları ve pratikleri kazandırmaktadır. Geleneksel yöntemlere oranla daha az maliyetli/maliyetsiz, anlık, kolay ve doğrudan iletişim sağlayan sosyal medyanın etkileşimli iletişime uygun potansiyeli kamuoyuyla diyalojik iletişim sürdürülmesine imkân tanıyan bir yapı sunmaktadır. Sosyal medya üzerinden halkla ilişkiler faaliyetlerini planlamak ve yürütmek, STK’lar için sayısız olanaklar sunan bir potansiyeli barındırmaktadır. Bu mecraların stratejik ve diyalog esaslı kullanılması, sınırlı iş gücü, bütçe ve desteklerle hizmet üreten STK’ların varlıklarını sürdürmeleri, hizmetlerini geliştirmeleri, toplumsal katkılarını artırmaları için büyük önem taşımakta ve fırsatlar sunmaktadır. Bu kitap, diyalojik halkla ilişkiler bağlamında dijital medya kullanımının STK’lar özelinde önemini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Early Modernist British Poetry and the Avant-garde: From Theory to Practice
This book examines early British modernist poetry in dialogue with international avant-garde movements, exploring its responses to the cultural and political upheavals of the early twentieth century. By focusing on overlooked and marginalised works, it broadens the modernist canon and highlights the formal and thematic diversity of British verse. Central to the study is the relationship between British modernism and avant-garde movements such as French Symbolism, Cubism, Futurism, Imagism, Vorticism, Dadaism, and Surrealism. It traces how poets absorbed and reinterpreted transnational aesthetic strategies while navigating tensions between tradition and innovation. Combining historical contextualisation with close textual analysis, the book reads selected poems as both aesthetic forms and cultural interventions. Through readings of poems’ engagement with avant-garde practices, it offers a nuanced and expansive understanding of British modernist poetics within interdisciplinary global frameworks.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Kimlik ve Mizah
Fıkraların sizi sadece güldürmediğini, birey ve toplum açısından barındırdığı uzlaşmacı ve çatışmacı yönlerle nasıl düşündürmesi gerektiğini göstermesi açısından bu kitap il bazlı bir örneklemdir. Bu kitabı okuduktan sonra hiçbir fıkra sizi sadece güldürmeyecek aynı zamanda fıkrayı anlatan kişiden fıkradaki tarih, yer, olay, kimlik uyum, uyumsuzluk gibi kavramların zihninizde çatışmasına imkân verecektir. Toplumsal dinamiklerin fıkralar özelinde hayatımızda ne şekilde yer ettiğini ve bir sözün fıkrada ne kadar derin bir anlam kazandırdığını görmek için bu kitap iyi örneklerden biridir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlıdan Cumhuriyete Arşiv Belgeleri Işığında BALYA TARİHİ
Bu kitap, Osmanlı Devletinin 16.yüzyılından günümüze değin Balya tarihi ile ilgili arşivlerimize yansıyan bilgiler üzerine bir şehir tarihi çalışmasıdır.
Kitapta, Balya adı ve kuruluşu, geçmişten günümüze Balyanın nüfus ve idari yapısı, coğrafi özellikleri, sosyo-ekonomik yapısı, sosyo-kültürel hayat, Balyada görev yapmış yönetici ve memurlar ile geçmişten günümüze Balya köyleri başlıklarında Osmanlıdan Cumhuriyete arşiv belgeleri ışığında Balya tarihi incelenmektedir.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Yönetmen Sineması Cilt-II: Çağdaş Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
Bir filmin seyirci nezdinde kabul görmesinde en önemli etken yönetmenin yaratmış olduğu ambiyanstır. Filmin seyirci karşısına çıkan ilk karesinden itibaren yönetmenin bu ambiyansı yaratmaktaki inceliği fark edilmeli ve seyirci, film evreninde kendini konumlandırarak filmin bir parçası haline gelmelidir. İnandırıcı zaman ve mekân duygusu, yaratılan film evreniyle ancak sağlanabilir. Seyirci bunu hissettiği andan itibaren filmin bir parçası haline gelecektir. Bu bir katharsis değildir. Bilinçli seyircinin auteur yönetmen tarafından oluşturulan filmsel zaman ve mekânı salt duygusal olarak değil, bilişsel olarak da tüm benliği ve entelektüel zekâsıyla kavramasıyla sonuçlanan zorlu bir süreçtir. Dolayısıyla auteur yönetmenin seyircisi de filme bilişsel sorgulama yapmak, entelektüel düzeyde yönetmenin sunduğu evreni, varsayımlarını ve önermesini algılamak üzere dâhil olabilmelidir. Türk Sinemasının çağdaş dönemini irdeleyen kitapta Derviş Zaim, Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Yeşim Ustaoğlu, Reha Erdem, Tayfun Pirselimoğlu, Özcan Alper, Emin Alper gibi yönetmenler bölümler halinde ele alınmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Sürdürülebilirlik Bağlamında Bütünleşik Pazarlama İletişimi
Bilinirliği her geçen gün artan Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, insan yaşamının devamlılığını esas almaktadır. Bu çerçevede doğal kaynakların korunmasına yönelik girişimler, sorumluluk bilincinin yerleşmesi, toplumların ve onu oluşturan bireylerin sosyal ve ekonomik refah seviyesine ulaşması kalkınma hedeflerinin temel felsefesini oluşturmaktadır.
Sürdürülebilirlik ve Sürdürülebilir Kalkınma kavramlarının günümüz ve gelecek açısından önemini Bütünleşik Pazarlama İletişimi bağlamında akademik bakış açısı ile değerlendirmek bu kitabın temel motivasyonunu oluşturmaktadır.
Alanında uzman akademisyenlerin emek yoğun çalışmaları neticesinde ortaya çıkan çalışmada, Bütünleşik Pazarlama İletişimi araçları olarak bilinen Halkla İlişkiler, Reklam, Satış Tutundurma, Kişisel Satış ve Doğrudan Pazarlama unsurlarının Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile ilişkilendirildiği 8 bölüm bulunmaktadır.
Bu kitabın, yapılacak akademik çalışmalara öncülük etmesi, insan ve dünya varlığının devamlılığı için önemli olan bu kavramlara yönelik farkındalık oluşturması dileğiyle.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
14-16. YY. ÇAĞATAY VE AZERİ EDEBİYATI ( Klasik Türk Edebiyatı Ana Çizgileri 1)
₺780,00
KİTAP TANITIMI
İç Anadolu Bölgesi’nde Tarımsal Üretim ve Planlama
Tarımsal üretim her şeyden önce varoluş için gerekli olan en önemli faaliyettir. Ancak nüfusun artması, yanlış arazi kullanımları, plansız üretim gibi beşeri olumsuzlukların yanı sıra iklim değişikliği ve bu değişikliğin bulunduğumuz kuşakta kuraklaşma eğiliminde olması, tarımsal üretimde ciddi tedbirlerin zorunluluğunu da beraberinde getirmektedir. İklim senaryoları tespitlerine göre Türkiye üzerinde mevsimlik ve yıllık ortalama hava sıcaklıklarının artması, Türkiye geneli toplam yağış miktarlarında Doğu Karadeniz Bölgesi hariç 250-300 mm’ye varan azalmalar öngörülmektedir. Bu öngörüler doğrultusunda Türkiye’nin büyük bölümünde kuraklık kaçınılmaz bir tehlike olarak karşımıza çıkmaktadır.
Günümüzde yarı kurak şartların egemen olduğu İç Anadolu Bölgesi’nde ise kuraklık artışı ile tehlike çok büyük boyutlara ulaşacaktır. Bu durum, bölgenin ekolojik koşullarını göz önünde bulundurarak, öngörülen kuraklık değerlerine göre, kurak koşullara uyumlu tarımsal faaliyetlere geçiş hazırlıklarını zorunlu hale getirmektedir. Bölgede su kaynaklarının kullanımı ve tarımsal ürün deseninin yeniden oluşturulması konusunda planlama yapılarak uygulamaya geçilmesini zorunlu kılmaktadır.
Bölgede beklenen kuraklaşma koşullarına uygun tarımsal faaliyetlere yer verilmelidir. Su isteği fazla olan ürünlerin sınırlandırılarak, kuraklığa dayanıklı ürünler yetiştirilmelidir. Yerli tohumlar ıslah edilerek verimliliği artırılmalıdır. Toprak ıslah çalışmaları ile toprağın su tutma kapasitesi artırılmalı, klasik sulama tekniklerinden terkedilerek damlama sulama yaygınlaştırılmalıdır. Hayvancılık faaliyetlerinde çayır ve mera hayvancılığından vazgeçilerek yem bitkilerinin yetiştirilmesi ve besi hayvancılığı desteklenmelidir. İthal ürünler sınırlandırılarak yerli üretim desteklenmelidir. Çiftçi eğitim programlarını yaygınlaştırarak çiftçinin gelenekselleşmiş tarımsal üretimi terk ederek, modernize ve kuraklık şartlarına uygun yöntemlere geçilmesi sağlamalıdır. Ayrıca büyük kentlerin nüfus yükünü ve işsizlik sorununu hafifletmek için planlı bir şekilde köye dönüş projeleri geliştirilmelidir. Köye dönüş projelerinin hayata geçirilmesi ile kentlerdeki işsizlik kaynaklı birçok sosyal problemlerin de önüne geçilmiş olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında İktidar Mücadelesi (1860-1895)
“Hayatın ve tabiatın aynası olan sanatın, toplumdaki ideoloji ve düşünce sistemlerini de -az veya çok- yansıtması kaçınılmazdır. Nitekim, diğer beşerî ve evrensel değerler gibi siyasi fikirler ve bunların eylem ve uygulama safhasını oluşturan iktidar mücadelesi de sanat eserlerine yansımıştır. Üstelik Edebiyat, hem olayları somut ve estetik hâle sokmakla Felsefe’nin kuruluğunu ve soyutluğunu giderdiği; hem de kötü de olsa ‘gerçek’i söylemek zorundaki Tarih’ten farklı olarak ‘ideal’i telkin edebildiği cihetle eğitimde büyüleyici bir etkiye sahiptir. Çünkü sanatçı, olayları çoğu kere kendisi kurguladığı için iyiyi daima ödüllendirip, kötüyü cezalandırabilir.
Kuvvetli bir sosyal şuura ve aydın sorumluluğuna sahip bulunan Tanzimat Nesli yazarları roman, piyes, hikâye gibi yeni edebî türlerin bütün imkânlarından faydalanarak vatan sevgisini, hak ve hürriyet aşkını, adaletin vazgeçilmezliğini, millet ve insaniyete hizmetin yüceliğini ve yücelticiliğini anlatmak için âdeta seferber olmuşlardır. Her nevi iktidar mücadelesinde kaosa ve isyana sebebiyet vermeden, mevcut düzeni kurallar içinde tanzim ve ıslah için çabalamışlardır. En ihtilalci eserlerde bile bu “tanzim ve ıslah” fikrinin temel oluşturduğunu görmek mümkündür.”
₺300,00
KİTAP TANITIMI
MODERN BİR ANLATI SANATI OLARAK ÇİZGİ ROMAN
Çizgi roman hakkında yapılan birçok çalışmada bu edebi türün modern bir hik?ye anlatıcısı olduğu ifade edilmektedir. Çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmada tüm dünyada yaygın olarak kullanılan kitaplar arasındadır. Resim le metnin birlikteliğinden doğan ve çizgi bantlarda hayat bulan çizgi roman, tarihi gelişimi süresince hem sinemanın, hem de çizgi film yapımcılarının vazgeçemedikleri önemli bir kaynak olmuştur.
Bu çalışmada çizgi romanın tarihi serüveninden başlanarak okuyucuya, dünyada ve ülkemizde çizgi romanın geçmişi, bugünü ve geleceğine doğru bir yolculuk yaptırmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte Tarih Öğretiminde, Sosyal Bilgiler Öğretiminde, Fizik Öğretiminde, Türkçe Öğretiminde, Yabancı Dil Öğretiminde, Matematik Öğretiminde çizgi romanlardan nasıl faydalanıldığı gösterilmeye çalışılmıştır.
Çağdaş eğitim sistemi, öğretmenleri derslerde çeşitli materyalleri kullanmaya zorlarken öğrencileri de araştırmaya incelemeye ve bu materyallerden sıkılmadan faydalanmaya sevk etmektedir. Tam bu aşamada çizgi roman ulaşılabilecek ucuz ve zengin bir materyal olarak öğretmenlerin imdadına yetişmektedir; öğrenciler de aynı şekilde derslerde bu materyalden sıkılmadan faydalanarak öğrenme süreçlerini hızlandırabileceklerdir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İçerik Pazarlaması Müşteriye Bilgi Sunma Sanatı
İçerik pazarlaması günümüzün hızla gelişen dijital dünyası için önemli bir pazarlama yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Aslında yeni bir strateji olmamasına karşın, işletmelerin yeni kullanmaya başladığı bir yaklaşım olarak pazarlama dünyasında kendine yer bulmaktadır. Günümüzde, başarılı olmak isteyen her işletme rekabetsel üstünlük sağlamak adına, dijital pazarlama stratejilerini hedef müşterisinin aradığı bilgiyi bulabilecekleri içeriği oluşturarak doğru sosyal mecralarda onlara ulaştırmaları gerekliliğinin farkında olmalıdır.
Bu kitap; pazarlamacılar için güncel bir yaklaşım olan “içerik pazarlaması” kavramını, konuyla ilgili temel unsurları, içerik pazarlaması için kullanılabilecek araçları, işletmelerin nasıl içerik pazarlaması stratejisi geliştireceğini, işletmeler açısından bu aracın faydalarını, kapsamlı bir bakış açısıyla ele almıştır. Ayrıca bu kitap, içerik pazarlamasıyla ilgili yapılan akademik yayınları derleyerek haritalama yöntemiyle sunmuş ve işletmelerin uyguladıkları başarılı içerik pazarlaması örneklerine yer vermiştir. Kitap, içerik pazarlaması konusunun hem pazarlama akademisyenleri hem de pazarlama uygulamacıları için kapsamlı bir kaynak olmak yazılmıştır.
KİTAP TANITIMI
Memluk Kıpçak Sözlük ve Gramerlerinde Türkmence
Oğuzcanın macerası, Mahmûd el-Kâşgarî’nin söylediği Dillerin en hafifi Oğuzlarınkidir. cümlesinden El-Kâvânînü’l-Külliye li Zabti’l-Lügati’tTürkiyye’dekayıtlı olan Türkmence Türkçe değildir. cümlesine ulaşacak kadar farklı mecralarda vuku bulmuştur. İşte bu çalışma Türkmence Türkçe değildir. denen dönem ve coğrafyadaki, yani Memluk Kıpçak Türkçesinin hâkim olduğu dönemdeki Oğuzcanın macerasını içermektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Eşitlikçi Olmayan Bir Tutum Olarak Fanatizm
Fanatik, bir kişiye, nesneye veya kuruma tutkuyla ve körü körüne bağlanır, onun karşısında olanları yaftalar ve ötekileştirir. Tüm bunları duygusal bir değerlendirmeyle yapar. Üstelik sözel veya fiili şiddeti bir araç olarak kullanmaktan çekinmez. Bir fanatiğin akla uygun bir değerlendirme yapması imkansızdır. Çünkü nesnel ve makul bir değerlendirme belirsizlik ve gri alanları kabul etmek demektir ve bu fanatik olmayı baştan engeller. O her şeyin kesin bilgisine daha doğrusu kesin duygusuna sahiptir. Bu nedenle fanatik, akli selimin tam zıt kutbunda durur. İçinde bulunduğumuz günlerde dünyada yaşanan savaşlar, iç çatışmalar, yaşanan göç dalgaları fanatizmi ve fanatik duyguları her geçen gün daha da alevlendiriyor. İşsiz kalan, güvende hissetmeyen, kimlik ve uyum sorunları yaşayan, yabancılaşan ve yaşadığı toplumla bütünleşemeyen birey doğal olarak bugünlerde daha fazla huzursuz. Bunu gidermeye çalışan fanatik ise yanlış bir çözümün peşinde.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Parental Deprivation and Social Adaptation Problems in Children in Developmental Psychology
This doctoral thesis examines the profound effects of parental loss on childrens social, emotional, and cognitive development. Parental deprivation significantly compromises childrens sense of security, disrupting social competence and empathy levels. In-depth interviews conducted with 200 children and families in Manila, Philippines, reveal that children who lack parental support struggle to establish strong social bonds and often experience heightened levels of loneliness and social anxiety. This deprivation contributes to emotional and cognitive constriction, limiting childrens ability to express themselves effectively in social interactions. Findings highlight the critical role of supportive social networksparticularly relatives, teachers, and peersin facilitating childrens adaptation processes. The study underscores that parental loss leaves lasting psychological imprints on children, emphasizing the importance of early intervention programs to foster healthy relationship-building and mitigate the long-term social and emotional consequences of parental deprivation.
KİTAP TANITIMI
Yetkinlik Ve Ödül Sarmalının Motivasyona İz Düşümü
Günümüz piyasa koşulları, işletmeleri sürdürülebilir bir başarı için yönetim sürecinde doğru denklem kurmaya zorlamaktadır. Bu kapsamda “insan” unsuru, sarmalın önemli bir parçasını oluşturmaktadır. İnsan, fiziksel ve ruhsal özellikleri bakımından birbirinden farklı özellikleri olan dinamik bir canlı türüdür. Mevcut ve değişen durumlara yönelik beklenti ve tepkileri birbirinden farklı olabildiği gibi hem çevresini etkileyebilmekte hem de etkilenebilmektedir. Dolayısıyla, iş süreci içerisinde doğru insan kaynağının, doğru iş ile buluşturulması, doğru zaman ve yöntemlerle işe güdülenmesi, kurumsal fayda sağlayıcı hassas bir konu olarak gündemde yerini almıştır. Bu kapsamda yapılan araştırmalar göstermektedir ki, salt “ücret” sürdürülebilir bir başarı ve motivasyon için tek başına yeterli değildir. İnsanları diğerlerinden ayıran yapabilirlikleri, farklı memnuniyet düzeyleri, ihtiyaç ve beklentileri bulunmaktadır. O nedenle bu kitapta, “yetkinlikler” ve “ödül” ilişkisinin “motivasyon” üzerindeki etkisi irdelenmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Toplumdilbilim Işığında KIRGIZLARIN DİLİ ve KÜLTÜRÜ
“Dil, toplumların üretmiş oldukları kültürün bir meyvesi ve aynı zamanda bir aynasıdır. İnsanoğlunun en güçlü silahlarından biri olan dil, yüzyıllardan beri toplulukları bir arada tutan, ürettiği maddi ve manevi değerlerin nesiller boyu aktarımını sağlayan ve böylece bireyleri ve toplumları bir araya getiren bir iletişim ve bir sosyalleşme aracı olmuştur…
Dil ve kültür, birbirinden ayrı düşünülemeyen bir kağıdın iki yüzü gibidir. Kültür olmadan dilin, dil olmadan da kültürün gelişim göstermesi mümkün değildir.”
Bu çalışmada Kırgızların dili ve kültürü toplumdilbilimsel açıdan ele alınmış ve ayrıca Kırgızların tarihi, etnik ve millî kimlikleri, devlet yapıları ve sosyo-kültürel hayatları da incelenmiştir. Eserde Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliğinin yürüttüğü milliyet ve dil politikaları, Kırgızistan doğumlu olan ve çocukluğu Sovyetlerin dağılma dönemine denk gelen yazarın, kendi toplumsal deneyimleri açısından da değerlendirilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Konaklarının Yabancı Misafirleri: MÜREBBİYELER
19. yüzyıl başlarında Osmanlı Devleti’nde Müslüman kız çocuklarının gidebileceği tek okul sıbyan mektebiydi. Kızlarına ileri derecede bir eğitim aldırmak isteyen aileler bunu özel hocalar vasıtasıyla gerçekleştiriyordu. Konak eğitimden genellikle yöneticilerin veya ulemanın kızları faydalanmaktaydı. İslami kurallar gereğince ergenliğe giren Müslüman kız çocukları erkek hocadan ders alamadığından ve Batılılaşmayla birlikte Fransızca bilmek, piyano çalmak, Batılı gibi davranmak moda haline geldiğinden varlıklı aileler, evlerinde yabancı mürebbiye çalıştırmaya başladılar. Ailenin bir bireyi gibi muamele gören yabancı mürebbiyeler çocuklara Fransızca/İngilizce okuyup yazma, hesap bilgisi, piyano, resim, el işi, görgü kuralları gibi konularda eğitim vermekteydiler. Mürebbiyelerin bir kısmı işinin ehli olmakla birlikte birçoğu bu mesleğin eğitimini almamış kişilerden oluşmaktaydı. Müslüman ebeveynlerin yabancı mürebbiyelerin bilgisini denetleyecek donanıma sahip olmaması, kimi çocukların bu hanımlardan olumsuz bir biçimde etkilenmelerine ve kendi kültürlerine yabancılaşmalarına sebep oldu. Ülkenin içinde bulunduğu savaş ortamının da etkisiyle yabancı mürebbiyeler zamanla birer tehlike veya tehdit olarak görülmeye başlandı.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı İdaresinde İşkodra Vilayeti (1876-1912)
Osmanlı Devleti idaresinde İşkodra vilayeti konumu itibariyle idarî açıdan farklı uygulamaların tespit edildiği bir yerdir. Burada özellikle İşkodra sancağında tatbik edilen ve Dağlı İdaresi olarak isimlendirilen idarî teşkilata ilişkin uygulamalar dikkat çekmektedir. Zira bu uygulama idarî özellikleriyle genel anlamda Osmanlı taşra idaresi dışındadır. Bunun nedeni İşkodra sancağında içtimaî yapıda görülen ve bahsedilen farklılıkları ortaya çıkaran ilişkilerdir. Müslüman Arnavutların Katolik Arnavutlar ile olan münasebeti mülkî yapıda farklı uygulamaları ortaya çıkardığı gibi benzer durumu malî, askerî, hukukî ve içtimai yapıda da görmek mümkündür. Nitekim Osmanlı idaresinde İşkodra vilayetiyle ilgili çalışmalarda genel değerlendirmelerin dışında hareket edilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada İşkodra’da Dağlı İdaresi şeklinde tanımlanan idarî, malî, askerî ve hukukî özellikleriyle öne çıkan yapıya dair tespitler yapılmıştır. Böylece Osmanlı idaresinde İşkodra vilayetinin sahip olduğu konumu demografik ve idarî yönleriyle ortaya koymak mümkün olmuştur.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
İBRET Mehmed Tahir Münif
Mehmed Tahir Münif, Türk Edebiyatı’nda ilk defa bu çalışma ile tanıtılmaktadır. “İbret” başlığını taşıyan ve Mukaddime bölümünde “Hak Yerini Bulur” diye de isimlendirilen bu piyes, 1886 tarihinde, Sultan II. Abdülhamid devrinde yayınlanmıştır. Bu dönem, Türk Edebiyatı’nda Recâizâde Mahmud Ekrem ile Muallim Naci ve taraftarları arasındaki Zemzeme-Demdeme, Eski-Yeni tartışmalarının zirvede olduğu, Abdülhak Hâmid’in Yeni’nin zaferini ilan ettiği Makber’inden bir sene sonra, son zamanlarını yaşayan Namık Kemal’in Batı tiyatrosunu tanıttığı Celal Mukaddemesi’nden bir sene öncesine rastlamaktadır. Fransızca bilen, edebiyata meraklı, yetenekli bir genç olan yazar, zamanın hâkim edebî cereyanlarını esere büyük ölçüde yansıtmıştır. Eğlendirirken ders veren Romantik Batı tiyatrosu tarzında kaleme alınmışken, aynı zamanda halk hikâyeciliği ve temaşa geleneklerinden de esintiler taşımaktadır. Ahmed Midhat Efendi’nin iradeli, başarılı, çalışkan, ahlaklı, iş bitirici karakterlerinin yanında Servet-i Fünûn’dan on sene önce Ahmet Cemil gibi melankolik, şâirâne, marazî karakterlerin bir arada rol aldığı, Tanzimat Edebiyatı’nın ilk yeni kurmaca eserlerinde örnekleri görülen entrik yapı ile örülmüş bir anlatıdır. Şâirâne mizaçlı Mazlum Bey’in kudretli abisi Abdurrahman Bey vasıtası ile düşmanlarının üstesinden nasıl geldiğini, zulmün sonunun helâket olduğunu, kötülük edenin daima cezasını bulacağını anlatarak okura ibret dersleri vermeye çalışmaktadır. Türk Edebiyatı’nda ilk defa bu çalışma ile tanıtılacak yazarın ve eserinin, o dönem alt tabaka edebiyatında, bir taraftan eski anlatı geleneklerinin sürdürülürken diğer taraftan Batı etkisinde gelişen yeni kurmaca anlatı tekniklerinin ve Batı tiyatrosunun ayırt edici özelliklerinin nasıl yansıdığı konusunda ışık tutacağını ümit ediyoruz.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti-Irak Krallığı Münasebetleri
Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduktan sonra komşu devletlerle iyi münasebetler içinde olmaya önem verdi ve ilk adım olarak da İngiltere ve Irak’la 5 Haziran 1926 tarihinde Türkiye Irak sınırını belirleyip daha sonra İyi Komşuluk Münasebetleri Andlaşması’nı imzaladı. Atatürk’ün “yurtta sulh cihanda sulh” anlayışı çerçevesinde izledikleri dış politika sayesinde Irak’la olan münasebetler daha da güçlendi. 1926- 1933 tarihleri arasında iki ülke arasında İran ve Afgan Devletlerinin de dahil olduğu üçlü veya dörtlü devletler de dahil olmak üzere tam 8 andlaşma yapıldı. 1934 senesinde ise Rıza Şah’ın Türkiye’yi ziyareti ile Türkiye-İran ve Irak münasebetleri dostluktan ziyade kardeşliğe dönüştü ve zirveye ulaştı. Bu görüşmeler sırasında Avrupa Devletleri’nin gruplaşmasına karşı Ortadoğu’nun güvenliğini sağlamak amacıyla 8 Temmuz 1937 tarihinde imzalanan Sadabad Paktı’nın temeli atıldı. Bilindiği gibi Atatürk yeni bir Dünya Savaşının çıkacağını tahmin ediyordu. Hatta Dünya devletlerinin savaş dönemi yaşayacağını söylüyordu. Nitekim onun ölümünden sonra İkinci Dünya Savaşı patlak verdi. Batıda Balkan Antantı, doğuda ise Sadabad Paktı ile Türkiye güvenlik çemberi içine alınmış, Atatürk’ün temelini attığı dostluk münasebetleri sayesinde İkinci Dünya Savaşına girilmemiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
GURBET
Gurbetin, garipliğin insana neler yaptıracağını, kişileri ne hâllere düşüreceğinin en tipik örneklerini, bu kitapta manzum olarak görmek mümkündür. Eserde ayrıca, çilekeş bir hayatın verdiği derin acıların gölgesinde “gurbet” şiirleri yer almaktadır. Şair, elde olmayan sebeplerden dolayı sadece İlkokul öğrenimini tamamlayabilmiştir. Buna rağmen kitapta kullanılan gerek sözcük sayısı ve gerekse deyimler kadrosuyla hayat mektebinin şaire sağladığı bilgi, görgü ve becerileri yansıtmaktadır. Şiirlerde, özne şairin kendisi gibi görünse de gerçekte; çeşitli nedenlerden dolayı bulundukları köy ve şehirleri iş bulmak, çocuklarına daha iyi bir gelecek hazırlamak amacıyla büyük merkezlere göç etmiş kişi ve ailelerin çekmiş olduğu acı, sıkıntı ve ıstırapları yansıtmaktadır. Tıpkı Mehmet Emin Yurdakul’un “Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet / Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir” dizelerinde ifade ettiği ana düşünceyi doğrularcasına çevresinde olup bitenleri yansıtmakta -âdeta- kimsesizlerin sesi olmaya soyunmaktadır.
Doç. Dr. Veysi SEVİNÇLİ
₺405,00
KİTAP TANITIMI
İdeolojiler Bağlaminda Ak Parti’nin Sosyal Politika Yaklaşimi ve Uygulamalari
Bu kitap, AK Parti’nin ideolojisi çerçevesinde sosyal politika yaklaşımını ve uygulamalarını derinlemesine inceliyor. AK Parti’nin sosyal politikaları, siyasi ve ekonomik ideolojilerle nasıl şekillendi? Toplumun kırılgan kesimlerine yönelik ne tür adımlar atıldı? Kitabımız, bu sorulara cevap vererek AK Parti’nin sosyal politika vizyonunu ve uygulamalarını analiz ediyor. Sosyal politikalar ile liberalizm, sosyalizm, sosyal demokrasi, muhafazakar demokrasi gibi siyasi ve ekonomik ideolojiler arasındaki ilişkiye dair kapsamlı bir bakış açısı sunan eser; AK Parti’nin Türkiye’nin sosyal, ekonomik ve siyasi yapısına olan etkilerini anlamak için kritik bir kaynak. Tarihsel düzlemde ideolojiler ile sosyal politika ilişkisini irdeleyen bu detaylı inceleme, okuyucuya AK Parti’nin sosyal politika perspektifinin arkasındaki dinamikleri keşfetme fırsatı sunuyor.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Ortadoğuda Şiddet, Medya ve Kimlik
Lübnan Hizbullahı ülkedeki geniş toplumsal desteği ve silahlı gücüyle bölge politikalarında rol alan önemli aktörlerden biridir. Hizbullah aynı zamanda İsrail karşıtı söylemi ve “İslami direniş” politikasıyla Batı karşıtı bir duruş sergilemektedir. 2011 yılında Suriyede başlayan muhalif toplumsal hareket ve sonrasında devam eden iç savaş, siyasi istikrarsızlık içindeki Lübnan için yeni bir kriz alanı yaratmıştır. Suriye’deki savaşa müdahil olan Hizbullah, bir yandan silahlı gücüyle sahada varlığını sürdürürken diğer yandan yayın organı El-Manar Televizyonu ile kamuoyunu inşa etmeye çalışmaktadır. Bu araştırmada El-Manar televizyonunun göstergeler ve simgeleri kullanarak ne tür mitler ürettiği ve bu yolla izleyicilerin toplumsal gerçekliklerini nasıl yeniden inşa etmeye çalıştığı incelenmiştir. Araştırmada tv haberlerinde inşa edilen mitleri çözümlemek için Lübnan’da 2013 yılı sonunda yaşanan terör ve çatışma dönemi ele alınmıştır. Bu çatışma/şiddet sürecinde El-Manar televizyonu ana haber bültenindeki videolar göstergebilimsel analize tabi tutulmuştur. İnşa edilen mitler ele alınarak iktidar ve söylem arasındaki ilişkinin yeniden açığa çıkarılması hedeflenmiştir. Araştırma sonucunda El-Manar televizyonunun ürettiği mitler yoluyla yeni düşman imgeleri inşa ettiği ve Suriye’deki savaşı cihat görevi olarak tanımlayarak bölgedeki toplumsal farklılıkları ve gerilimleri derinleştirdiği ortaya konulmuştur. Hizbullah’ın “İslami direniş” söylemini kullanarak Lübnan sınırlarını aşan bir hegemonya alanı kurma çabasında olduğu vurgulanmıştır.
₺365,00