KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Kurumsal Sürdürülebilirliğin Firma Performansına Etkisi
₺700,00 -

Kök Türk Devleti Dönemi Şehircilik
₺340,00 -

İleri Yetişkinlikte Hayat Boyu Öğrenme
₺320,00 -

COMPUTATIONAL FORMALISM in LITERARY STUDIES
₺450,00 -

İmge ve Tekrar
₺400,00 -

Sözlü Çevirinin Mutfaği
₺380,00 -

Yeni Gazetecilik Türleri
₺300,00 -

W. B. Bayrıl Şiiri “Geçiyor Sessizce Sularınızdan”
₺230,00 -

The Struggle to Say “I” A Bilingual Journey of Womanhood, Resilience, and Poetry
₺280,00 -

Nâme-İ Dil
₺450,00 -

Londra’dan Sonra ya da Vahşi İngiltere
₺450,00 -

Koruma, Yetki ve Eylemsizlik
₺350,00 -

Gerçekle Müstear Arasında Bir İsim: Neriman Nüzhet
₺350,00 -

Toplu Oyunları 1
₺320,00 -

Prof. Dr. Hamza Akengin’e Armağan Beşeri Coğrafya Araştırmaları
₺900,00 -

Zarâfetin Peşinde
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti Suçları
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti suçları ile ilgili olarak, doktrinde karşımıza çıkmakta olan “mülteci”, “sığınmacı”, “insan kaçakçılığı”, “göçmen ticareti” gibi farklı terimler gösterilebilecektir. Yalnızca doktrinde değil, pratikte ve gündelik yaşamda da göçmen kaçakçılığı ve insan ticaretine ilişkin çeşitli kavramların ele alındığı, benzerlik içerir nitelikteki vaziyetlerin adlandırılmasında farklılaşmalar gözlemlenmektedir.
Günümüze gelindiğinde araştırma konusu bu iki suçun, özellikle ortaya çıkan ulusal gerilimler neticesinde ülkelerini yasal yollardan terk etme olanağı bulamayıp yasa dışı yollarla ülkeyi terk etmek zorunda kalan insanlarla doğrudan ilintili olarak son yıllarda ivme kazandığı görülmektedir. İnsan ticareti ve göçmen kaçakçılığı suçunun mağduru pek çok çocuk, kadın ve erkek, maddi çıkar karşılığında yasal olmayan yollarla transferlerine yardımda bulunacak tek bir şahıs veyahut grup halindeki insanlar ile akit kurarak “tehlikeli yolculuğa” başlamaktadır.
Bu çalışmada öncelikle kavram kargaşalarının giderilmesi, nihai olarak ise söz konusu “tehlikeli yolculuğun” hukuki nitelendirilmesi ve detaylandırılması amaçlanmaktadır. Çalışmanın başta ceza hukukuna ilgi duyan tüm hukukçulara yararlı olmasını temenni ederim.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
TARİH METİNLERİ METİN TİPİ VE NEDENSELLİK İLİŞKİSİ
Metin türü ve metin tipi kavramları üzerinde yapılan farklı tanımlamalar bulunmaktadır. Kitapta bu iki kavram arasındaki ayrıma dikkat çekilerek tarih metin türü temel alınmakta; anlatı, açıklama ve sav metin tiplerinin aynı tür içerisinde nasıl yapılandığı tarih metin türünün temel kavramlarından nedensellik çerçevesinde ve tarih ders kitaplarından seçilen metinlerden alınan örneklerle ortaya konmaktadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
ESKİÇAĞ METİNLERİNDE ALAŞİYA ÜLKESİ
Kitapta Anadolu’da yaşamış olan Hititlerden günümüze ulaşan çivi yazılı tabletlerde yer alan Alaşiya yani günümüzdeki ismi ile Kıbrıs’ın önemi üzerinde durulmaktadır. Eskiçağ metinlerinde geçen Alaşiya ülkesinin yeri ile ilgili olarak çeşitli tartışmalar ve lokalizasyon önerileri yapılmıştır. Alaşiya ülkesinin lokalizasyon çalışması hususunda, yapılan öneriler içerisinde yapılan değerlendirmelere göre en kabul görenin Kıbrıs adası olduğu anlaşılmaktadır. Çalışmada bu ülke ile ilgili olarak konumu dolayısıyla Hitit kaynaklarının yanı sıra Alaşiya ile ilgili olarak Mısır, Ugarit, Mari ve Alalah kaynaklarına da yer verilmiştir. Kıbrıs adasının coğrafyası hakkında bilgiler verilerek, tarihi önemi üzerinde durulmuş, tarihi evreleri kısaca ele alınmaya çalışılmıştır. Metinlerde Alaşiya’nın çoğunlukla mevcut otoriteye başkaldıran soylu sınıfa mensup kişilerin sürgün edildiği bir yer olarak geçmesinden dolayı ada olarak değerlendirilmesi gerektiği fikri üzerinde durulmuştur. Kitapta, Alaşiya ile ilgili metinler bir araya getirilirken jeopolitik konumu dolayısıyla önemini her zaman korumuş olan Alaşiya’nın Hitit, Ugarit ve Mısır’la olan ilişkileri de ele alınırken belgeler üzerinden değerlendirmeler yapılmaya çalışılmış ve Alaşiya’nın geçtiği metin yerlerinin transkripsiyon ve tercümelerine yer verilmiştir. Alaşiya’nın bakır ile ilgili olarak özel bir yere sahip olduğu belgelerde sıkça geçmesinden anlaşılmakta ve Alaşiya’nın bakır getirilen bir dağından, Taggata dağından, bahsedilmiştir.
Kısaca çalışmada Hitit metinlerinde sözü edilen Alaşiya Ülkesi’nin jeopolitik konumu, lokalizasyon önerileri, bakırı, diğer devletlerle olan ilişkileri hususunda kaynaklar incelenerek bir bütün halinde sunulmaya çalışılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Köy Enstitülerinde Mesleki Teknik Eğitim (1940-1954)
Türkiye’de reform niteliğinde eğitim uygulamalarından biri Köy Enstitü kurumlarının açılmasıdır. Köy Enstitüleri’ne birçok misyon yüklenmiştir; bu görevlerin başında Cumhuriyet kazanımlarının köy tabanında yer bulması gelir. Bu kurumlara enstitü denmesinin sebebi: sisteminde uyguladığı eğitim müfredatından kaynaklanmaktadır. Köy Enstitüleri’yle ilgili günümüze kadar sayısız çalışmalar ortaya konmuştur. Bizim çalışmamızı diğerlerinden ayıran Köy Enstitüleri’nin müfredatlarının mesleki teknik eğitim bakımından kapsamlı şekilde incelenmesi oluşturur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Medikal Turizm ve Ekonomik Yönü
Neoliberal iktisat politikasının dünya genelinde hâkim olmaya başlaması ile birlikte, küçülen devlet anlayışı, kendini sağlık sektöründe de göstermiştir. Yaşam sürelerinin uzaması ile birlikte, devlet bütçelerindeki yeri giderek artan sağlık harcamaları, yurt dışında sağlık hizmeti almayı cazip hale getirmiştir. Önceleri daha az gelişmiş ülkelerden gelir seviyesi yüksek insanların sağlık hizmeti almak amacıyla gelişmiş ülkelere gitmesi şeklinde gerçekleşen medikal turizm hareketi, GOÜlerin pazara girmesi ile bu ülkelere doğru gelişim göstermiştir.
Özellikle kalkınmalarının finansmanında kaynak kıtlığı çeken GOÜler için iyi bir gelir kaynağı haline gelen medikal turizmde her geçen gün rekabet şartları ağırlaşmaktadır. Ancak medikal turizm isteyen ülkenin yapabileceği bir sektör olmaktan oldukça uzaktır. Türkiye gerek kaliteli sağlık hizmeti sunumu, gerekse turizm olanakları ile bu sektörde önemli bir yere sahiptir. Fakat tüm bu üstün niteliklerine rağmen sektörden aldığı payın, yeterli seviyede olduğu düşünülmemektedir. Çalışma, özellikle Türkiye medikal turizm sektörünü yansıttığı düşünülen İstanbulun mevcut durumunu tanımlayabilmek ve böylece sektörel gelişim için önerilerde bulunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Sağlık turizminin kollarından biri olan medikal turizmin ekonomik büyüme ve kalkınmanın sağlamasında destekleyici nitelikte bir gelir kaynağı olduğu bilinmektedir. Kitap medikal turizm ve medikal turizm ekonomik etkileri ile ilgili kapsamlı bir içerik analizini bünyesinde barındırmaktadır. Sağlık turizmi, özellikle medikal turizm, medikal turizmin ekonomik etkileri üzerinde çalışma yapan akademisyenler ve söz konusu konuda araştırma yapan sektör paydaşlarına yol gösteren yararlı bir kaynak olacağı düşünülmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
GENETİK LABORATUVAR KİTABI
Yayınladığımız bu genetik laboratuvar kılavuzu özellikle lisans seviyesinde okutulmakta olan genetik dersleri ile bağlantılı olarak hazırlanmıştır. Kılavuzun hazırlanması sırasında uygulama ile birlikte yöntemlerin dayandığı teorilerin üzerinde de durulmuştur. Kılavuzun içerdiği konuların seçimi ve düzenlenmesi öncelikle yabancı kitapların ışığı altında ve bilimsel gelişmelerin çerçevesinde olmuştur. “Genetik Laboratuvar Kılavuzu” 13 ana bölüm halinde hazırlanmış ve her bölümde çeşitli laboratuvar protokolleri verilmiştir. Ayrıca yerli ve yabancı araştırmacıların farklı kaynaklarda kullandığı şekillere ve tablolara yer verilmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
SİNEMASAL KADINLAR
Sinemasal Kadınlar: Eril Söylemin Gölgesinde Türk Sinemasında Kadın Temsilleri Üzerine Kültürel ve Politik Bir İnceleme” başlığıyla alana katkı sunmayı amaçlayan kitap, 1930’lu yıllardan 1980’li yılların sonuna kadar devam eden kronolojide Muhsin Ertuğrul, Lütfi Ömer Akad, Atıf Yılmaz, Orhan Aksoy, Tunç Başaran ve Şerif Gören’in yönetmenliğinde çekilen filmleri kadın temsilleri üzerinden tartışıyor. Dolayısıyla kitabın merak odağında sinemada yer alan kadın temsillerinin ideolojik kökenleri ve bu ideolojilerin nasıl inşa edildiklerini anlama çabası bulunuyor. Bu sayede filmlerin arka planında yer alan göç olgusu ve büyük kentlerin çeperinde sıkışan insan hikâyeleri odağa alınarak; neo-liberal politikalar nedeniyle derinleşen güç ve iktidar ilişkilerinin izleri sürülüyor.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağın Çocukları
Dijital medya, iki binli yıllardan itibaren yeni bir sosyal çevre yarattı. Bu yeni sosyal çevre uzak-yakın, tanıdık-yabancı, çocuk-yetişkin, köy-kent farklılıklarını bir araya getirmektedir. Çocukların yetişme sürecinde bu yeni ortamın avantajlarını nasıl kullanması gerektiği ya da dezavantajlarından nasıl kaçınması gerektiği önemli bir sorundur. Bu sorun, en başta çocukların dijital medya okuryazarlık düzeyleriyle ilgili olduğu kadar, ebeveynlerin bu konuda yeterlilik düzeylerini de yakından ilgilendiriyor. Özellikle büyük kentlerde geleneksel mahalle kültürü, komşuluk ve akrabalık ilişkilerinin zayıflaması veya değişmesi, ebeveynlerin çocuk yetiştirmedeki yüklerini son derece artırmıştır. Komşular, mahalledeki akran grupları, sokak, park gibi açık alanlar, çocuklara güven içinde zaman geçirecekleri bir çevre olmaktan çıkmıştır. Çocuklar, az sayıdaki aile bireyleri ve tanıdıkları ile güvenli ilişkiler kurabilmekte, ancak zamanının önemli bir bölümünü dijital medya platformlarında geçirmekte, bilgi, deneyim ve arkadaşlık ilişkilerini daha çok buradan yürütmektedir.
Bu kitap, çocukların dijital medya ile ilişkilerinde yaşanan sorunları ebeveynler açısından değerlendirmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
KASABALI NÛRÎ HAYATI SANATI VE ŞİİRLERİ
Altı yüz yıllık Osmanlı topraklarında devletin en zirvesindeki Padişahtan tutun da halkın arasında yaşayan demirci ustası veya marangoza kadar pek çok şahsiyet klasik edebiyat veya halk edebiyatı tarzında şiir söyleyebilmiştir. Binlerle ifade edilebilecek bu şairlerin kesin sayısı şimdiye kadar tam olarak tespit edilebilmiş de değildir. Öyle ki hâlen pek çok şairimiz ve eserleri gün ışığına çıkarılmayı bekleyen bir hazine konumundadır. Söz konusu bu hazinenin her bir değerli taşını küçüğüne büyüğüne bakılmaksızın gün yüzüne çıkarmak, bilim âlemine tanıtmak ve günümüz insanlarının istifadesine sunmak biz araştırmacıların ortak sorumluluğudur.
Bu sorumluluk çerçevesinde biz bu çalışmamızda on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısı ile yirminci yüzyılın başlarında Manisa’nın Kasaba yani günümüzdeki adıyla Turgutlu ilçesinde yaşamış olan Kasabalı Nûrî’yi ele almaya çalıştık. Osmanlı devletinin dağılma döneminin olumsuz şartları içerisinde yetişmiş bir şahsiyet olarak karşımıza çıkan Kasabalı Nûrî, özellikle dönemin aksaklıklarını korkusuzca dile getirmeye çalışan cesur bir şair olarak dikkatleri çekmektedir. Hem aruz hem de hece vezinleriyle şiirleri bulunan Kasabalı Nûrî’nin müstakil bir divanı bulunmasa da iki farklı mecmua ile dönemin önemli gazetelerinde yayımlanan şiirleri önemli bir yekun oluşturmaktadır. Şairin çalışmamıza dahil ettiğimiz bu şiirlerinin tümü, söz konusu kaynaklardan temin edilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Türkçe Öğretimi -1
Bu kitap Yükseköğretim Kurulunun hazırladığı eğitim programı esas alınarak meydana getirilmiştir. Kitap üniversitelerin eğitim fakültelerinde lisans ve lisansüstü çalışma ve derslere kaynaklık edecek bilimsel bir yapıdadır. Özellikle Türkçe öğretiminin amacı, önemi, temel dil beceri kavramlarının titizlikle ele alınması gerektiği çağımızda bu kitabın öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanıcılarına yol göstermesi amaçlanmaktadır. Böylece alana farklı bir bakış açısı kazandırmak ve bireylerin Türkçe öğretimi ile ilgili akademik düzeyde bilgiye sahip olmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
EARLY BARDIC LITERATURE, IRELAND
In the perusal of the Irish literature, we see that the strength of this conservative instinct has been of the greatest service in the preservation of the early monuments in their purity. So much is this the case, that in many tales the most flagrant contradictions appear, the author or scribe being unwilling to depart at all from that which he found handed down. For instance, in the “Great Breach of Murthemney,” we find Laeg at one moment killed, and in the next riding black Shanglan off the field. From this conservatism and careful following of authority, and the littera scripta, or word once spoken, I conclude that the distance in time between the prose tale and the metrical originals was very great, and, unless under such exceptional circumstances as the revolution caused by the introduction of Christianity, could not have been brought about within hundreds of years. Moreover, this same conservatism would have caused the tales concerning heroes to grow very slowly once they were actually formed. All the noteworthy events of the hero’s life and his characteristics must have formed the original of the tales concerning him, which would have been composed during his life, or not long after his death.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
YUSUF SÜNBÜL SİNAN’IN DİNİ-TASAVVUFİ ESERİ
Eski Anadolu Türkçesi, Türkiye Türkçesinin tarih? dönemlerinden biri olması açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle döneme ait eserler üzerinde çeşitli tez çalışmaları, bildiri sunumları, makale ve kitap yayınları yapılmıştır. Söz konusu çalışmalar, Eski Anadolu Türkçesiyle yazılmış pek çok yazma eserin günümüze ulaşmasını sağlamıştır. Bu yazma eserlerden biri Yusuf Sünbül Sinan’ın dini-tasavvufi eseridir. 19 fasıldan oluşan bu eser, çoğunlukla mensur olmak üzere manzum-mensur karışıktır.
Bu çalışma giriş, dil incelemesi (yazılış özelikleri, ses bilgisi, şekil bilgisi, yabancı unsurlar), metin ve dizin bölümlerinden oluşmaktadır.
₺960,00
KİTAP TANITIMI
II. MEŞRUTİYET VE ERKEN CUMHURİYET Dönemleri Üzerine Yazılar
II. Meşrutiyet (1908-1918) ve dönemin temel aktörü Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti Cumhuriyete geçişte pek çok siyasi kurum, örgüt ve deneyim için bir laboratuar sağlamıştı. Modern siyasi kurumlar, çok partili hayat ve hatta etnik unsurlar arası birliği sürdürme denemeleri bu dönemde uygulamaya kondu. Siyasi kurum ve kadrolar, sağ-sol yönelimlerin sınırları, milliyetçilikteki dışlayıcı çizgilerin temel doğrultusu o dönemde belirginleşti. Bu deneyim olumlu ve olumsuz sonuçları ile Cumhuriyete aktarıldı.
Erken Cumhuriyet ile kastedilen 1923-50 arası yıllar, Cumhuriyetin kurucusu Atatürk ile sonrası Milli Şef dönemlerine ayrılabilir. Aynı dönemi ülke içi siyaset ve dünya ile ilişkileri çok etkilediği için, 1929 krizi ile de ayırmak ve II. Dünya Savaşı sonuna kadar uzatmak mümkün görünüyor.
Mete Çetikin çeşitli özgün yazı ve kitap eleştirilerinin derlendiği bu kitapta, II. Meşrutiyet döneminin genel siyasi ortamı, Makedon hareketi liderleri, İttihatçıların siyasi tiyatro etkinlikleri gibi başlıklar konu edilerek, farklı açılardan ele alınmaya çalışılıyor.
Erken Cumhuriyet dönemi üzerine ise, genel siyasi ortam, milliyetçilik, ırkçılık, Soğuk Savaş, üniversite tasfiyeleri ve Atatürkü konu eden özgün yazı ve kitap eleştirileri yer alıyor.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Sanat Tarihçisi Ne İş Yapar?
Sanat tarihi, yalnızca geçmişin sanat eserlerini inceleme ile sınırlı kalmayan; aynı zamanda kültürel mirası anlamlandırarak bugünü kavramamıza yardımcı olan temel bilim dallarından biridir. 2019 yılında düzenlenen “Sanat Tarihçi Ne İş Yapar?” paneli sonrasında aynı isimli Erasmus + KA154 projesi yürütülmüştür. Bu proje sanat tarihi öğrencilerinin mesleki geleceğine dair sorulara yanıt aramak ve onları iş yaşamına hazırlamak amacıyla hayata geçirilmiştir.
Bu kitap, Türkiye’de sanat tarihi eğitiminin mevcut durumuna ışık tutarak, alanın karşı karşıya olduğu yapısal sorunları, mezunların istihdam olanaklarını ve mesleki gelişim süreçlerini kapsamlı bir biçimde ele almaktadır. Eğitim sürecindeki temel sıkıntılardan sanat tarihçiliğin dijital dönüşümüne, kültürel diplomasi ve uluslararası işbirliği olanaklarından yeni kariyer fırsatlarına kadar pek çok güncel konu detaylı biçimde incelenmektedir.
Genç sanat tarihçilerinin değişen dünya koşullarına uyum sağlayabilmeleri, mesleki rekabet güçlerini artırmaları ve disiplinlerarası bir donanımla iş yaşamına katılabilmeleri için gerekli bilgi ve becerileri ortaya koymayı amaçlayan bu eser; öğrenciler, akademisyenler ve kültür-sanat alanına ilgi duyan tüm okurlar için yol gösterici bir kaynak niteliğindedir. Sanat tarihinin zengin dünyasına dair derinlikli bir bakış sunan bu kitap, okurunu geçmişin izleriyle buluştururken geleceğe dair umut veren bir perspektif de kazandırmaktadır.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
SANAYİLEŞME OLGUSUNUN KİRLİLİK SIĞINAĞI HİPOTEZİ VE ÇEVRESEL VERGİLER AÇISINDAN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ
Küreselleşme ve sanayileşme olgusu ile artan iktisadi faaliyetlerin olumlu etkilerinin yanı sıra ortaya koymuş olduğu negatif dışsallıklar dikkatleri insan ve ekonomi açısından oldukça önemli olan çevre konusuna çekmiştir. Çevre ekonomisinin iktisadi düşünceler tarihindeki yerinin incelenmesi çevre konusuna verilen önemin yüzyıllarca süregeldiğini ancak son yıllarda üzerinde oldukça tartışılması gereken bir konu haline dönüştüğünü göstermektedir. Bu noktada kitabımızda çevre ekonomisinin geçmişini inceleyerek geleceğe ışık tutması açısından çevre sorunlarından kaynaklı dışsal maliyetlere uygulanan vergiler ve etkinliği üzerinde durulmuş, çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilişkisi çeşitli göstergeler ve indekslerle açıklanmış, ekonomik büyüme ve dışa açıklığın çevre kirliliği üzerindeki etkileri ile ekonomik büyüme ve çevre vergilerinin çevre kirliliğine olan etkisi Kyoto Protokolünün de göz önünde bulundurulduğu çeşitli ampirik modellerle analiz edilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Tükenmişlik Sendromu
Tükenmişlik sendromunun hem bireylerin kendilerinde hem de çalıştıkları örgütlerde ciddi sorunlara yol açması bu kavramın araştırılması gerekliliğini doğurmuş olup; bu kitapta tükenmişlik sendromunun tanımı, nasıl ortaya çıktığı, alt boyutlarının neler olduğu, belirtileri, nedenleri, sonuçları ve nasıl baş edilmesi gerektiğine dair temel bilgilere yer verilmektedir. Kitapta yer alan bu bilgilerin, tükenmişlik sendromunun ne olduğunu anlamak; kavrama dair geliştirilen modelleri, bireysel ve örgütsel düzeyde var olabilecek nedenlerini ve belirtilerini öğrenmek; sendromun neden olduğu sonuçlara ve bu sonuçlarla nasıl baş edilebileceğine, tükenmişliğin nasıl önlenebileceğine dair bilgi edinmek isteyen kişilere faydalı olacağı umulmaktadır. Bu doğrultuda kitabın hem bireyler hem de örgütler için kaynak niteliğinde olduğu ifade edilebilir.
31
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Belge-Oyun (Docu-Game)
Belge-Oyun kitabı, dijital oyun ve belgesel sinema pratiklerinin bir araya geldiği durum ve unsurları sorgulayıp, kanıtlanabilir belgelere dayanan veriler aracılığı ile bir oyunun nasıl oluşturulabileceğini tespit etmiştir. Hem bir oyunu hem de bir belgesel anlatısını fikir aşamasından itibaren ilgilendiren mekanik ve dinamik unsurların tasarımda nasıl kullanıldığı ve bu tasarımların kullanıcıya hangi platform ve ekipmanlarla ulaştırıldığı kitap içerisinde detaylandırılarak açıklanmıştır.
Bu eserde; yeni medya hikâye anlatıcılığının geleceğinde, önemli yer sahibi olması muhtemel Belge-Oyun (Docu-Game) anlatısının ortaya çıkışı, ilk ve güncel örnekleri, yeni medyayı ilgilendiren web, sosyal medya, sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) içerisinde uygulanış biçimlerine yer verilmektedir. Nihai amaç olarak; Türkçe dilinde üretilmiş yenilikçi akademik yaklaşımların ve araştırmaların mümkün olabileceğini ispat etmek adına yapılmış başarılı bir denemedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Küresel Şehirler
Günümüzde küreselleşmenin en görünür olduğu yerler, hiç kuşkusuz çok sayıda insanın çalıştığı ve yaşadığı şehirlerdir. Ancak bir şehrin küresel olma unvanını kazanması için, dünyanın geri kalanını etkileyecek değerlere ve fikirlere sahip olması gerekir. Küresel şehir, önemli rekabet avantajlarına sahip olan ve küreselleşmiş bir ekonomik sistem içinde bir merkez olarak hizmet veren bir şehir merkezidir. Bugünün küresel şehirlerinin eşi görülmemiş boyutu ve ölçeği, olasılık koşullarını uluslararası sistem düzeyinde siyasi düzenin karakterindeki köklü bir değişime borçludur.
Küresel bir şehir, en büyük sermaye piyasalarına ev sahipliği yapmanın yanı sıra diğer ülkeler için zenginliğe, güce ve etkiye sahiptir. Dahası, çok uluslu zengin şirketlere, iyi altyapıya, daha iyi ekonomiye, iyi eğitimli ve çeşitli nüfusa ve güçlü organizasyonlara sahip olan ve dünyanın başka hiçbir yerinde olmadığı gibi dünyanın diğer bölgelerine bağlı iyi bir siyasi yapıya sahip bir şehir küresel olarak kabul edilir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek
Büyük veri çağında reklamcılık nasıl değişiyor? Yaratıcı fikirlerin merkezde olduğu bir alan olarak bilinen reklamcılık, veri analitiği, algoritmalar ve performans metriklerinin yükselişiyle birlikte yeni bir dönüşümden geçiyor. Reklam üretimi artık yalnızca yaratıcılığa değil; veriyle çalışan, ölçülen ve sürekli optimize edilen pratiklere giderek daha fazla dayanıyor. Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek, bu dönüşümün reklam profesyonellerinin çalışma deneyimlerini, yaratıcılık anlayışını ve emek süreçlerini nasıl etkilediğini inceliyor. Gayri maddi emek kavramsallaştırmasından hareket eden kitap, yaratıcı reklam emeğini veri analitiği ve kullanıcı etkinliğiyle kurduğu ilişkiler içinde ele alıyor. İstanbul’da faaliyet gösteren global bir reklam ajansında gerçekleştirilen nitel vaka çalışmasına dayanan bu araştırma, veri odaklı reklamcılığın yaratıcı emek üzerindeki etkilerini eleştirel bir perspektifle tartışıyor.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
LİDERLİK YETKİNLİKLERİ: 4 TEMEL GÜÇ
Lider diğer insanları belli bir amaca ulaşmak için yönlendiren, çoğu kez de peşinden sürükleyen kişidir. Tanım böyle olunca, liderlik ancak olduktan sonra gözlemlenen bir oluşum haline gelmekte. Oysa ki, iş dünyasının ihtiyacı olan liderlik potansiyelini erken görebilmek ve geliştirebilmek. Bu kitap önde gelen iki liderlik teorisini baz alarak liderliği keşfetmenin ve geliştirmenin adımlarını sıralamakta, liderliğe alternatif bakış açıları sunmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’deki Özel Havayolu İşletmelerinin Rekabet Stratejileri Üzerine Bir Araştırma
Türkiye’de yolcu taşıyıcı olarak faaliyet gösteren tarifeli ve tarifesiz (charter) havayollarının rekabet stratejileri üzerine yazılmış en kapsamlı kitaptır. Havayollarının üst düzey yöneticilerinin görüşleri doğrultusunda yapılan araştırmada, havayolu işletmelerinin rekabet stratejileri ortaya konulmuş, bu sayede sektörün rekabet yapısı da ortaya çıkarılmıştır. Havayollarının bilinçli veya bilinçsiz olarak uyguladıkları rekabet stratejilerinin, Porter’ın jenerik stratejileri ile Miles ve Snow’un rekabet tipolojisi içerisinde hangileri oldukları gösterilmiştir. Stratejistlerin işletmeler tarafından tek bir rekabet stratejisi uygulaması gerektiği, aksi takdirde sürdürülebilirliğin olmayacağı görüşünün tersine; bu kitap, Türkiye’deki havayolu işletmelerinin birden çok rekabet stratejisini aynı anda uygulayan hibrid bir yapıda olduğunu ortaya çıkaran eşsiz bir çalışmadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Kayıp Lezzetlerin İzinde
“Kayıp Lezzetlerin İzinde“, bir yemek kitabından çok daha fazlası; Lozan Antlaşması’yla vatanlarından koparılan mübadillerin kalplerinde ve bohçalarında taşıdıkları bir asırlık mirasın dokunaklı bir kaydıdır. Bu eser, her bir tarifin ardındaki özlem, direniş ve umut dolu hikâyeleri gün yüzüne çıkarıyor. Alivra’dan Rufteynu’ya, unutulmaya yüz tutmuş lezzetler, ait oldukları anılarla birlikte yeniden hayat buluyor.
Atalarının sofralarına bir köprü kurmak, göç yollarında kaybolan tatları kendi mutfağında canlandırmak ve yemeğin birleştirici gücüyle kültürel bir yolculuğa çıkmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı. Bu kitap, damaklarda bırakacağı lezzet kadar, ruhunuza da dokunacak bir tarih ve hafıza davetidir.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda Esir Yunanlar
- yüzyılda Osmanlı Devleti’nin ittifaksız tek başına girip kazandığı 1897 Yunan Savaşı, her ne kadar barış antlaşmasına yansımamış olsa da uluslararası bağlamda başta Sultan II. Abdülhamid olmak üzere ülkenin itibarını arttırmıştır. Savaşın kısa süre içerisinde Yunan bozgunuyla sonuçlanacağını, Yunanların kendisi olmak üzere büyük devletlerin temsilcileri ve yabancı gazete muhabirleri beklemiyordu. Bu savaş ile Osmanlı’nın hâlâ güçlü bir devlet olduğu anlaşılmıştır.
1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda savaşın doğal bir sonucu olarak her iki taraftan da esirler alınmıştır. Yunanlar adına savaşıp Osmanlı tarafınca esir alınanlar muvazzaf, yabancı gönüllüler ve Osmanlı vatandaşı olmak üzere üç grupta sınıflandırılmıştır. Bu kitapta; esirlerin durumu (Osmanlı ve Yunan esirleri karşılaştırılarak), ülkelerine iade süreci, savaşın propaganda boyutu ve Osmanlı Devleti’nin diplomatik stratejileri incelenmiştir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Çalışma Kavramına Sosyolojik Bakış
Bu kitapta ana akım iktisadın çalışma kavramını emek birimi üzerinden otomatik denge mekanizmalarıyla ele alan mekanik anlayışının tersine; emek kavramı ve onun verimliliği sosyal bağlam içerisinde ele alınarak incelenmiştir. Emeğin ve dolayısıyla da insanın ekonomik eylemlerinin sosyal bağlam içerisinde ele alınması, çalışma kavramının da içtimai bir kurumsal olarak ele alınması gerekliliğini zorunlu kılmıştır. Bu doğrultuda çalışma kavramına yüklenen sosyal bağlam iktisadi farkındalığı yüksek sosyolojik bir boyutta ele alınmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
FAZLULLÂH HAN LÜGÂTİ
Bu kitap, Fazlullâh Han tarafından Hindistan’da yazılmış Çağatay Türkçesi-Farsça bir sözlüğün farklı nüshalarının değerlendirilmesiyle ortaya çıkmıştır. Eserin, giriş bölümünde Fazlullâh Han Lügati ve Çağatay Türkçesi hakkında bilgiler sunulmaktadır. Ardından kapsamlı bir dil incelemesi yapılarak Çağatay Türkçesine ait dil özellikleri örneklerle verilmiştir. Ayrıca kitapta, sözlüğün metin bölümü latin alfabesine aktarıldıktan sonra Çağatay Türkçesi ve Farsça kelimelerin ayrı ayrı verildiği iki dizin bulunmaktadır. Fazlullâh Han Lügati üzerine bugüne kadar Hindistan’da yapılmış bir çalışma kaynaklarda yer almaktaydı ve bu çalışmada birçok hatalar barındırmaktaydı. Bu nedenle bu hataları gidermek ve Çağatay Türkçesine ait sağlıklı veriler elde etmek için çalışıldı. Böylelikle alan çalışanlarına katkı sunabilecek bir eser vücuda getirilmesi hedeflendi.26
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Türabî Divânı
XIX. yüzyıl gerek Osmanlı İmparatorluğu gerekse Bektâşîlik için oldukça çalkantılı bir dönem olmuştur. Kötü gidişe dur demek için ardı arkasına yeniliklere gidilmiş, “Tanzimat ve Islahat Fermanları” ilan edilmiştir. Yeniçeriler bahane edilerek Bektâşîlik yasaklanmış tekkelerine el konulmuş tarikatın ileri gelenleri sürgüne gönderilmiş ya da idam edilmiştir. 1849-1868 yılları arasında tam 19 yıl Hacı Bektaş Tekkesi postunda oturup Dedebabalık yapan Tür?bî; bu dönemde Bektaşiliğin ve Aleviliğin sevgi söyleminden vazgeçmemiş, hatları keskinleştirmemiş, inanç öğretilerini dile getirirken ötekileştirici tavır takınmamış, Bektaşiliğin ve Aleviliğin temel felsefesi olan insanı merkeze alarak şiirler yazmıştır. Şiirlerinde Hurûfîlikle ilgili terimlerin çokluğu ve Hurûfîlik üzerine yazdığı manzum risalesi göz önüne alındığında Türâbî’nin Hurûfiliğin kuvvetli etkisi altında olduğunu söylemek mümkündür.
Divanı eski harflerle basılmış fakat sağlıklı bir nüsha oluşturulamamıştır. Bu eser sekiz farklı nüshanın incelenmesi neticesinde oluşturulmuştur. Şiirlerinin çoğunluğu tasavvufi karakter taşımasına rağmen tekdüze bir işleyiş ve tasavvufi öğreti yoktur. Şiirlerinde aruz ve hece ölçülerini kullanan Türabi Dede şiirlerinde, Alevî-Bektaşî inancında pek görülmeyen Çâr-yâre olan sevgisini sık sık dile getirerek ayrıcalıklı bir kişilik olduğunu da göstermektedir.
₺1.300,00
KİTAP TANITIMI
2000 Sonrası Dönemde Türkiye İle Güney Afrika Cumhuriyeti Arasındaki Ekonomik İlişkiler
Bu kitap, Türkiye ile Güney Afrika Cumhuriyeti arasındaki derinleşen ekonomik ilişkileri mercek altına alarak iki ülkenin kesişen yollarını keşfe çıkarıyor. Ticaret, yatırım ve iş birliği alanlarında hızla büyüyen bu ilişkiler, her iki ülkenin de küresel arenada artan önemini gözler önüne seriyor. Afrika’nın zengin kaynakları ve stratejik konumu, küresel ekonomideki ağırlığını her geçen gün artırırken, Türkiye’nin dinamik ve yenilikçi ekonomik hamleleri ile birleşerek karşılıklı kazanç sağlayan bir ortaklık meydana getiriyor. Kitabımız, bu ekonomik bağların tarihçesini, mevcut durumunu ve geleceğe yönelik potansiyelini kapsamlı bir şekilde analiz ederek, okuyucuya benzersiz bir perspektif sunuyor.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
VAROLUŞUN OTANTİK İMKÂNI OLARAK EV
Bu yeryüzünde insanoğlu şairane mukimdir.
Hölderlin
20. yüzyılın önemli düşünürlerinden Martin Heidegger ile Servet-i Fünûn topluluğunun önde gelen şairi Tevfik Fikreti ev ortak paydasında buluşturan elinizdeki kitapta, bu dünyada şairane mukim, biri düşünür diğeri şair, iki sanatkârın, genelde mekân, özelde ise ev üzerine tutum ve yaklaşımları, edebiyat ve felsefenin imkânları dâhilinde, irdelenmektedir. On dokuzuncu yüzyıl sonu ile yirminci yüzyılı idrak eden ve ülkelerinin çalkantılı yıllarına tanıklık eden bu iki tarihî şahsiyet, dünyanın kaderinin yeniden şekillendiği olağanüstü koşullar içinde eserlerini, kendilerini ve evlerini inşa etmişlerdir. Bunun içindir ki edebiyat ve felsefe kadar mimari tarihi de onları kaydeder. Dolayısıyla edebiyat, felsefe ve kısmen mimarinin mekân bağlamında bahse konu olduğu bu çalışma, edebiyat ve felsefeye açılan kapılarıyla, disiplinler arası bir mahiyet de taşır.
Diğer yandan Fikretin şiirlerinde sıklıkla rastlanan aşiyan, lane motifleri ile 1905te inşa ettirip çekildiği Rumelihisarı sırtlarındaki Aşiyanından hareketle; Tevfik Fikret üzerine Heideggerci argümanları haiz, yeni bir okuma ve yorum denemesinde bulunulmaktadır. Dolayısıyla elinizdeki kitap, klasik anlamda bir Tevfik Fikret biyografisi olarak planlanmamıştır. Bilakis Tevfik Fikretin; onu, başta Aşiyan ı inşa etmeye sevk eden süreç olmak üzere, şair ve insan olarak kimliğinin, Heideggerin, Dasein merkezli varlık felsefesi ışığında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle Heideggerin genel çerçevesini çizdiği varlık felsefesinin kavramsal imkânlarından faydalanılarak Fikretin, o yıllarda yakın çevresine ve şiirlerine tesir eden hâletiruhiyesinin, Daseina has bir var olma biçimi oluşu, şairin hem gündelik yaşamından (biyografik) hem de şiirlerinden (edebî) seçilmiş örneklerle ortaya konulmaya çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Hukuk, Diplomasi ve Meşruiyet: Kıbrıs
Neredeyse bütün tarih boyunca hep çatışmalar, savaşlar ve göçlerle gündemde olan Kıbrıs adası bugün de aynı kaderi paylaşmaktadır. Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında da emperyal düşüncelerin kurbanı olan Kıbrıs her ne kadar savaşın dışındaymış gibi görünse de Doğu Akdeniz’de sahip olduğu stratejik pozisyon nedeniyle küresel, kıtasal ve bölgesel güçlerin menfaat çatışmalarının odağında yer almış, ABD’den Çin’e, Rusya’dan İsrail’e, Avrupa Birliği’nden NATO’ya silahlı-silahsız pek çok gücün ilgi alanına girmiş ve bu durumu bugüne kadar da devam ettirmiştir. 1950’li yıllarda Kıbrıslı Rumların Yunanistan destekli başlattıkları EOKA terörü, ardından 1960’da kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti de sorunlara çözüm olamamış ve 1974 yılında gerçekleştirilen Nikos Sampson Darbesi’nin ardından Türkiye garantör devlet olarak meşru haklarını kullanarak adaya müdahil olmuştur. Kıbrıslı Türkler 1975 yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti ve 1983’de de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’ni kurarak adadaki meşruiyet ve mevcudiyet mücadelelerini taçlandırmışlardır. Ne acıdır ki 21. yüzyılda ve modern dünyanın gözleri önünde KKTC yok sayılmakta, spor, sanat, kültür, ticaret ve iletişim dahil hayatın her alanında ambargolarla cezalandırılmak istenmektedir. KKTC bütün olumsuzluklara rağmen fiili bir gerçektir ve bugün özellikle turizm ve eğitim adası olarak yoluna devam etmektedir.
₺420,00