KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

SOSYAL SORUMLULUK TEMELLİ LİDERLİK
₺235,00 -

SİYASİ PARTİLER ve KENT YÖNETİMLERİ
₺275,00 -

Sağlık Çalışanlarının Kronizm Algısı Üzerine Etik Liderlik ve Psikolojik Sermaye İlişkileri
₺275,00 -

RECOVERING MEMORIES AND RECONSTRUCTING REALITIES: MAGICAL REALISM AND KAZUO ISHIGUROS THE BURIED GIANT
₺300,00 -

Perakendecilikte Genetik Algoritma İle Depo Yerleşimi
₺210,00 -

OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E DENİZCİLER
-

OKULÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ EĞİTİMİNDE BEDEN EĞİTİMİ OYUN ÖĞRETİMİ
-

Mudurnu Nüfus Defteri-II (1840)
₺315,00 -

Memlûk Devleti’nde Merkeziyetçi Yapının Oluşumu (1250-1341)
₺495,00 -

Lozan’dan Günümüze Batı Trakya’da Türk Sivil Toplum Kuruluşları ve Faaliyetleri
₺535,00 -

Kuva-yı Milliyeci Bir Belediye Başkanı: Keçeci Zade Hafız Mehmet Emin Bey
₺325,00 -

Kolay Kolaj
-

Kars Halk Kültüründe Geçiş Dönemleri
₺315,00 -

İtilâf Güçlerinin İstanbul’daki İşgal Uygulamaları (1918-1923)
₺1.150,00 -

İNTERNET VE E-TİCARET
₺210,00 -

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI SÜRECİNDE PROPAGANDA VE TÜRKİYE
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Urmiye Müzesi’nde Bulunan İslam Dönemine Ait Bir Grup Sırlı Seramik
Seramikler, küçük el sanatları içerisinde incelenen; toplumun kültürü, inancı, etkileşimi, ekonomik ve ticari ilişkileri hakkında bilgi veren önemli eser grubudur. Seramik kapların sadece işlevsel özelliğinin olmadığı aynı zamanda estetik ve sembolik anlamlar da taşıdığı bilinmektedir. Bu bağlamda İran, seramik konusunda zengin bir birikime sahiptir. “Urmiye Müzesi’nde Bulunan İslam Dönemine Ait Bir Grup Sırlı Seramik” adlı bu kitapta Abbasi, Samani, Selçuklu, İlhanlı ve Safevi dönemlerine ait olan örnekler ele alınmıştır.
Urmiye Müzesi’nde incelenen İslami dönem sırlı seramik eserlerinde kullanılan form, teknik ve bezeme özellikleri İslam dünyasının farklı coğrafyalarında da görülmektedir. Bu benzerlikte; İslamiyet öncesi kültürlerin etkisi, inanç faktörü, taşınabilir nitelikteki bu eserlerin ticari ve siyasi ilişkiler nedeniyle kolay hareket eden üsluplar oluşturması gibi etkenler söz konusudur. Dönemsel farklılıklar göz önünde bulundurularak Anadolu’da çok bilinmeyen Abbasi, Samani ve İlhanlı örneklerini detaylı anlatan ve ilk Türkçe çalışma olan bu kitabın Türk ve İslam dönemi seramikleri çalışan herkese katkı sağlaması ümit edilmektedir.
₺1.300,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyat Bağlamında Alman Dilinin Gelişim Tarihi
Im vorliegende Buch sind unter dem Titel Entwicklungsgeshichte der deutschen Sparche im Rahmen der literatur neben den Sprachbetrachtungen auch folgende Inhalte behandelt worden:
- Alle literarischen Epochen und Strömungen von der Antike bis zur Gegenwart mit deren exemplarischen Werken (1), Dichtern (2) und Philosophen (3) in Bezug auf ihre literarsprachlichen und thematischen Stiltendenzen in fortschreitenden interpretativen Entwicklungs-und Gegensatzbergriffen und
- Zugleich iin deren Verbindung auch die Grundfragen der Sprache und Literatur in einer vergleichenden Frage-und-Antwork-Technik
KİTAP TANITIMI
İktisadi ve İdari Meseleler Üzerine – 2
İlki 2018 yılında kaleme alınan “İktisadi ve İdari Meseleler Üzerine -2” isimli bu kitap, Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde İktisadi ve İdari Bilimler bünyesinde faaliyet gösteren alanlarında uzman akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanmıştır. Kitap, başta İşletme olmak üzere; İktisat, Ekonometri, Kamu Yönetimi ve Çalışma Ekonomisi bilim dalları kapsamında güncel konuların ele alındığı, 11 bilimsel çalışmadan oluşmaktadır.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
Ermeni Okullarında Din Eğitimi
Bin yıldır birlikte yaşıyoruz. İyi günlerimiz de oldu, kötü günlerimiz de. Bunca zamandır yanıbaşımızdalar ama haklarında çok az şey biliyoruz. Dilleri de, dinleri de bizimkinden farklı; o kadarını biliyoruz. Üstelik bu iki husus, Ermenileri Ermeni yapan şey. Şartlar değişiyor ama onlar pek az değişiyor.
İyi ama bunca zamandır kader birliği ettiğimiz bu insanlar, tıpkı bizim gibi yaklaşık 100 yıldır Tevhidi Tedrisat Kanununun tektipleştirici tezgâhından geçtikleri hâlde nasıl oluyor da hâlâ kendileri kalmayı başarıyorlar?
Cumhuriyet dönemi boyunca Ermeni okullarındaki din eğitiminin macerası sizce de ilginç değil mi?
₺405,00
KİTAP TANITIMI
ANTAKYA ORTODOKS KİLİSESİ
Antakya Ortodoks Patrikliği, Batı’dan gelen misyonerlerden dolayı siyasi ve idari olarak büyük bir yıkıma uğramıştır. Misyonerlerin etkisiyle Ortodokslar arasından devşirilen Katolik cemaat, kısa zamanda Antakya Ortodoks Rum Kilisesi’nin yönetimini eline geçirmiştir. 1830’lu yıllarda Maximus III Mazlum’un Antakya Katolik Rum Kilisesi’ni kurmasına kadar da kilisede yönetim çoğunlukla Katolikliği benimsemiş patriklerin elinde kalmıştır. 1850’li yıllarda üst üste ölüm hadiseleriyle sarsılan kilise, bu yıllardan sonra yeniden dirilişe geçmiştir. Antakya Ortodoks Rum Kilisesi yüzyıllarca etkisinde kaldığı İstanbul Ortodoks Rum Patrikliği’nin, Antakya’da hatırı sayılır bir Rum cemaat kalmadığından, kilise cemaatinin tamamını oluşturan Araplar kendi patriklerini seçmek ve patrikliği Araplaştırabilmek amacıyla zorlu ve uzun soluklu bir mücadelenin kapısını açtılar. Bu mücadelede köken itibariyle Rum olan Patriklerin ya Papalığa ya da İstanbul Rum Patrikliğine biat ettikleri tespit edilmiştir. Gelecekte ekümenik bir patriğin ortaya çıkaracağı problemlerle uğraşmak istemeyen Osmanlı Devleti, 20 Ekim 1884’te kilisenin teşrifattaki adından “Ortodoks” ibaresini çıkararak İstanbul Rum Patrikliği’ne indirgemek zorunda kalmıştır. Bu tarihten sonra Antakya kilisesinin teşrifattaki adı ise Antakya Ortodoks Patrikliği olmuştur.
Yüzyıllarca Rumların bir vassalı gibi yaşayan Arap metropolitler, bu değişiklikten sonra ilk defa kendilerine ait milli bir kilise kurmak ve Arap bir patrik seçmek için, o zamana kadar cemaatlerle ilgili her işin dışında kalmayı başaran Osmanlı Devleti’ni de meselenin içerisine çektiler. Sonuçta Arap soyundan gelen Lazkiye Metropoliti Meletiyos Efendi, 6 Mart 1899’da patrik kaymakamlığına tayin edildi ve 30 Nisan 1899’da da patrik seçildi.
Meletiyos Efendi’nin patrik seçilmesiyle Antakya Ortodoks Patrikliği’nin 1720’li yıllarda başlayan Rum hegemonyasından kurtulma ve millileşme süreci 1899’lu yıllarda tamamlanmıştır.
Bu çalışma Osmanlı Devleti ile Batılı aktörler arasındaki din ve mezhep çatışmaları üzerinden baş gösteren rekabet ve mücadeleler hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
XIII. Yüzyıldan Günümüze Yazılı Metinlerden Tanıklarla Tarihsel ve Çağdaş Türkiye Türkçesinde Sahiplik-Aitlik-Özgülük Kavramlarının İşaretlenmesi
Bu çalışmada, XIII. yüzyıldan günümüze kadar birbirinin devamı olarak gelişen, Türkoloji kaynaklarında -farklı adlandırmalar ve bölümlemeler yapılmakla birlikte- genellikle Eski Anadolu Türkçesi, Osmanlı Türkçesi ve Türkiye Türkçesi terimleriyle adlandırılan dönemlerde verilmiş yazılı metinlerden hareketle sahiplik, aitlik, özgülük kavramlarını işaretleyen dil birimlerinin belirlenmesi; işaretlemeleri doğuran ilişkilendirmelerin, işaretlerin kullanıldığı söz varlığı ögelerinin ortaya konulması ve kapsama ilişkin bir kesit sunulması amaçlanmıştır. Çalışmada, tarihsel ve çağdaş Türkiye Türkçesinin farklı türlerde ve konularda yazılmış eserlerinden seçilen örnekler taranarak sahiplik, aitlik, özgülük kavram alanları çerçevesinde değerlendirilebilecek Arapça, Farsça, Türkçe kökenli işaretlere yer verilmiş; belirlenen işaretler, kaynak dillerine, gramer kategorilerine ve konularına göre sınıflandırılarak incelenmiştir.
₺1.450,00
KİTAP TANITIMI
Retro Pazarlama ve Spor
Çağdaş pazarlama anlayışında, “yeni ve geliştirilmiş” ifadelerine sıkça rastlanmaktadır. Yenilik yapmayanın eskiyeceğinden, yeniliklerin hızla eskidiğinden bahsedilmektedir. Bir yandan da, “her zaman alıştığınız” kalite, lezzet, vb. ifadelerle de değişmezliğe, kalıcılığa ve istikrara vurgu yapılmaktadır. Bu bağlamda, “Retro Pazarlama” insanların geçmişe duydukları özlemin gücünden yararlanmaya dayanmaktadır.
Geçmişten gelen ürünlerin, tarzların, stillerin, ifadelerin, anlayışların yenilendiğine dair örnekler ile retro pazarlama, geçmişe ait çağrışımlarıyla farklı bir pazarlama yaklaşımını içermektedir. Geçmişe uzanan referanslar, yeniliklerin tükenmesinden değil, aksine, pazarlamanın dinamizminden kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda; retro pazarlama, eskiyi yenilemek iddiasını da içermektedir. Retro pazarlamanın temelinde yatan düşünce ise; tüketicilerin satın alma sürecinde, ürünü tercih ederken, ailenin, etkilenilen bir filmin, belgeselin, bir maçın veya tüketicinin hayatından bir şeylerin izlerini taşımasıdır. Öyle ki, son yıllarda retro kavramının geçmişe olan özlemle yoğun bir biçimde bağdaştırılması nedeniyle tüketiciler; o dönemin yaşayış biçimini, toplumsal koşullarını ve diğer özelliklerini de talep eder hale gelmiştir.
Günümüzde spor endüstrisinde yer alan markalar ise farkındalık yaratmak, farklılaşmak ve hedef kitleleri ile duygusal bir bağ kurmak amacıyla, spor pazarlaması çerçevesinde çeşitli iletişim faaliyetlerine başvurmaktadırlar. Bunlar arasında, yeni trendler oluşturmak ve onların olumlu etkilerinden faydalanmak da yer almaktadır. Özellikle, retrospektif (geriye dönük) markalama yaklaşımı ile hedef kitlelerinin taleplerine, teknoloji ile harmanlanmış sembolik ürünlerin sentezi olan “retro ürünler” ile karşılık vermeye gayret gösteren spor markalarının varlığı her geçen gün artmaktadır. Retro spor ürünleri, hemen her kuşak tarafından yoğun ilgi görmektedir. Son yıllarda, hikaye anlatımına dayalı pazarlama anlayışının yaygınlaşması ise, retro pazarlama ve spor birlikteliğinin gücüne güç katmaktadır.
Bu kitapta, tüketim toplumlarında kültürel bir tüketim aracı olarak konumlandırılan retro spor ürünlerinin, spor endüstrisindeki varlığına dikkat çekmek ve alanla ilgili literatüre katkıda bulunmak amaçlanmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Terör Örgütlerinin Finansman Kaynakları ve Yöntemleri
Bu çalışmada güncel veriler ışığında terör örgütlerinin finansman kaynakları ve yöntemleri ele alınmaktadır. Neredeyse insanlık tarihi kadar eski olan terörizm, günümüz dünyasında en önemli uluslararası güvenlik sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünyanın farklı bölgelerinde birbirinden farklı ideolojik unsurlar doğrultusunda hareket eden terör örgütlerinin saldırılarında birçok insan hayatını kaybetmeye devam etmektedir. Hedeflerine ulaşmada her türlü şiddeti meşru gören ve geçmişe göre daha ölümcül ve tehlikeli olan terörizmin günümüzde ulaştığı boyut göz önünde bulundurulduğunda, terörizmin finansmanıyla mücadelenin önemi ortadadır. Finansman kaynakları olmadan terör örgütlerinin varlıklarını sürdürebilmeleri ve şiddet eylemlerinde bulunabilmeleri mümkün değildir. Bu nedenle, terörizmin finansmanında güncel gelişmelerin ve yeni risklerin dikkate alınması ile yapılacak olan araştırmaların oldukça önemli olduğu düşünülmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
2024 Yılı Bitlis Kalesi Kazısı ve Buluntuları: Han Sarayı
Şehir merkezinde hâkim bir konumda bulunan Bitlis Kalesi, kentin tarihi ve kültürel belleğine dair önemli verilere sahiptir. Günümüzde de kazı çalışmalarının devam ettiği kalede tarihi, sosyo-kültürel, ekonomik açıdan şehrin geçmişine ışık tutacak bilgilere ulaşılmıştır. Tarihi kaynaklardan özellikle 17.yüzyılda kalede “Han Sarayı” olarak adlandırılan büyük bir sarayın varlığı bilinmektedir. Nitekim 2024 yılı kazı çalışmalarında bu sarayın tamamen gün yüzüne çıkartılması ve mevcut verilerle değerlendirilmesi hedeflenmiştir. 2024 yılı Bitlis Kalesi kazı çalışmalarında “Han Sarayı”nın tamamı gün yüzüne çıkartılmıştır. Günümüze kadar yapılan kazı çalışmalarında sınırlı verilerle çıkarım yapılabilen Han Sarayı’nın 2024 yılı kazı çalışmalarıyla birlikte inşasından sonraki dönemlerdeki yerleşim hareketliliklerine kadar olan süredeki evrelerine dair çeşitli verilere ulaşılmıştır. Bu verilerin Bitlis Kalesi yerleşimi yanı sıra tarihi öneminin anlaşılmasında büyük bir yere sahip olduğu aşikardır.
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Coğrafyasında Batı Emperyalizmi
Emperyalizm, tarihi milattan öncesine dayanan ve yayılımcılık anlamına gelen bir terimdir. ”Sömürgecilik” ve ”Müstemleke” kelimeleri de emperyalizm yerine kullanılan diğer terimler arasında yer alıyor.
Emperyalizm sözcüğü İngilizce ”Imperial” kelimesinden türetilmiştir. Imperial’in sözlük anlamı imparatorluktur. İmparatorluklar, birçok ülke toprağının işgal edilmesiyle kurulduğu için bu ismi almıştır. Tarihte Emperyalizm terimi ilk defa Napolyon’u eleştirmek ve Birleşik Krallığın sömürgecilik faaliyetlerini tanımlamak için kullanılmıştır.
Emperyalizm, bir ülkenin siyasi idaresinin ele geçirilmesi ve ekonomik açıdan sömürülmesidir. Emperyalist devletlerin uyguladığı politikaların başında baskı ve yıldırma politikaları gelir. Müstemleke haline getirilmiş ülkenin yönetimi sömürgeci devlete geçer. Bu nedenle devletin yasama- yürütme – yargı organları kısa ya da uzun vadede sekteye uğrar.
Emperyalizmin ana nedeni ekonomik çıkarlardır. Örneğin bir ülke yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından zengin ise o kaynaklara (altın, gümüş, petrol vs.) el konur. Sömürülen kaynaklar sadece bunlarla sınırlı değildir. Ülkenin tarım ürünleri, pazarları, üretim tesisleri de emperyalist devletin kontrolüne geçer.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Büyükşehirlerinde Kentleşme
Kentlerin ilk olarak MÖ 6.000’li yıllarda belirdiği, MÖ 4.000 dolaylarında ise tam olarak kendisini göstermeye başladığı belirtilmektedir. Sanayi Devrimi sonrasında ortaya çıkan modern kent anlayışı ile birlikte kentler cazibe merkezi haline gelmiş ve kırsal nüfus hızla kentlere göç etmiştir. Zira bugün dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşamaktadır.
Kentlerin sürekli göç alarak nüfuslanması ve kentsel olarak büyümesi, bugün çeşitli sorunları ortaya çıkarmaktadır. Bu araştırmada, Türkiye’nin 12 büyükşehir belediyesi örneklem alanı olarak seçilmiş ve buralarda kentleşmenin boyutu, yönü ve ortaya çıkardığı sorunlar analiz edilmiştir.
Araştırmamızda elde edilen sonuçlara göre, Türkiye’deki büyükşehirlerin farklı dinamikler üzerinden göç aldığı ve nüfuslandığı görülmektedir. Göç ve nüfuslanmanın neticesinde, test alanı olarak seçilen büyük şehirlerinin kentsel yayılmasının hızla arttığı görülmektedir.
Bugün gelinen noktada, taşıyabileceği miktarda nüfusun çok üzerinde nüfuslanan büyükşehirlerin çok önemli sorunlar ile karşı karşıya olduğu görülmektedir. Kentleşmenin demografik yönünün ağır bastığı ülkemizdeki metropol kentlerin birçoğu sağlıksız yapılaşma, konut ve ulaşım sorunu, altyapı ve kanalizasyon sıkıntısı, su, hava ve gürültü kirliliği, kişi başına düşen yeşil alan miktarının azlığı, okul, eğitim ve kültürel imkanların yetersizliği gibi birçok sorunla baş etmektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
TİCARET ODASI REHBERİ VE SAMSUN’DA TİCARİ HAYAT
Karadeniz’i mesken tutan tüccar denizci kavimler tarafından Samsun kent merkezi tarihsel süreç içerisinde kadim zamanlardan beri sığınılacak doğal bir liman olarak kabul görmüştür. Esen Tepe (Toroman Tepe) ve Kalkanca Tepeleri’nin perdelediği Kalyon Burnu’nu pek çok farklı türde deniz vasıtası yüzlerce yıl ziyaret etmiş ve küresel ticaret kapsamında uzak coğrafyalardan işlenmiş ürünleri getirip pazarlamışlardır. Samsun’a dair ticari veriler 1923 yılında Osmanlıca harflerle kayıt altına alınmıştır. Muhtemelen bu veriler Osmanlı devrinde daha 1914 öncesinde toparlanmış fakat araya giren Birinci Dünya Harbi ve akabinde yaşanan Milli Mücadele yılları böyle bir eserin piyasaya çıkmasına engel teşkil etmiş olmalıdır. Cumhuriyet Türkiyesi’nin Samsun ölçeğinde ilk yayını olarak da tanımlayabileceğimiz “Samsun Ticaret Odası Rehberi 1339 R.” adlı eser dört akademisyen tarafından günümüz harflerine çevrilmiş ve içeriğindeki konular arşiv kaynakları ve güncel kaynakların araştırılması ile dört bölüm halinde yayına hazırlanmıştır. Bu bölümler; Mehmet Yavuz Erler tarafından “Samsun İktisadi Hayatında Üretim”, Önder Deniz tarafından “Samsun Ekonomisinde Çalışma Hayatı”, Elçin Gün Canik tarafından “Samsun’da Şirketler ve İşletmeler” ve Hüseyin Vehbi İmamoğlu tarafından “Samsun’da Osmanlı Usulü Ticaret” başlıklarından oluşmaktadır. “Ticaret Odası Rehberi ve Samsun’da İktisadi Hayat” adlı bu kitap; Samsun’da ilk ekilen tütün, patates ve mısırın ne zaman ve kimler tarafından ekildiğinden haberdar olan bir okuyucu kitlesi oluşturmuş olacaktır. Aynı zamanda bu kitap ile birlikte, Osmanlı Bankası’nın kuruluş öyküsünü anlatabilen, Büyük 1869 yangını sonrasında küllerinden yeniden doğan bir ticaret sahil yerleşkesinin gelişim sürecini anlamlandırabilen bireylerin ihtiyaç duyduğu bilinçli bir kent kültürü ve mirası oluşturmak amacıyla Samsun’a ait tarihsel verilerin okuyuculara kazandırılması hedeflenmiştir
₺300,00
KİTAP TANITIMI
MODERN BİR ANLATI SANATI OLARAK ÇİZGİ ROMAN
Çizgi roman hakkında yapılan birçok çalışmada bu edebi türün modern bir hik?ye anlatıcısı olduğu ifade edilmektedir. Çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmada tüm dünyada yaygın olarak kullanılan kitaplar arasındadır. Resim le metnin birlikteliğinden doğan ve çizgi bantlarda hayat bulan çizgi roman, tarihi gelişimi süresince hem sinemanın, hem de çizgi film yapımcılarının vazgeçemedikleri önemli bir kaynak olmuştur.
Bu çalışmada çizgi romanın tarihi serüveninden başlanarak okuyucuya, dünyada ve ülkemizde çizgi romanın geçmişi, bugünü ve geleceğine doğru bir yolculuk yaptırmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte Tarih Öğretiminde, Sosyal Bilgiler Öğretiminde, Fizik Öğretiminde, Türkçe Öğretiminde, Yabancı Dil Öğretiminde, Matematik Öğretiminde çizgi romanlardan nasıl faydalanıldığı gösterilmeye çalışılmıştır.
Çağdaş eğitim sistemi, öğretmenleri derslerde çeşitli materyalleri kullanmaya zorlarken öğrencileri de araştırmaya incelemeye ve bu materyallerden sıkılmadan faydalanmaya sevk etmektedir. Tam bu aşamada çizgi roman ulaşılabilecek ucuz ve zengin bir materyal olarak öğretmenlerin imdadına yetişmektedir; öğrenciler de aynı şekilde derslerde bu materyalden sıkılmadan faydalanarak öğrenme süreçlerini hızlandırabileceklerdir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Eski İngiliz Şiiri
Bu kitabın amacı, şiirin evrenselliğinden yola çıkarak, eski İngiliz şiirinden seçilen örnekleri, çevirileriyle birlikte okura sunmaktır. Aynı zamanda bu çalışma, şiirler hakkında yazılmış akademik incelemeler aracılığıyla, alanın araştırmacıları ve öğrencileri için bir seçki oluşturarak, seçilen şiirler hakkında çağdaş edebiyat eleştirisi kuramları üzerinden birer okuma sunmayı amaçlamaktadır. On yedi çeviri şiirin yer aldığı kitapta, bu şiirleri yorumlayan on dört de makale bulunmaktadır. Okurlarımız, kitabın sonunda ek olarak verilen bölümde Eski İngiliz şiirinin birbirinden güzel örneklerinin çeviri metinlerini bulabilecekleri gibi, kitap boyunca bu şiirlere dair nitelikli ve doyurucu inceleme yazıları da okuyabileceklerdir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
The Theatrical Gap Dramatıc Persona
The art of acting continues to change and develop. Konstantin Stanislavski’s acting method, which introduced a systematic approach to this art, is also evolving. Stanislavski’s System is based on an understanding of acting that aligns with the laws of nature. As human beings, who are an integral part of nature, strive to adapt to evolving scientific, sociological, and philosophical conditions, their interpretation of natural laws changes. Consequently, the concept of realism in theater takes on a new dimension. In “The Theatrical Gap: Dramatic Persona“, Assist. Prof. Tuğrul Karanfil analyzes Stanislavski’s System, integrates it with contemporary terminology, and introduces his preferred method of role analysis by combining Stanislavski and Shakespeare. This work is aimed at anyone interested in the art of acting.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Bazı Felsefe Problemleri
Felsefe ve ilim insanlığın ortak çabasıdır. Felsefede problemler, genellikle çok motifli konulara verilen addır. Teori veya öğreti ise, alternatifli problemlerin özel açıdan ve kişisel sayılabilecek bir bakışla ele alınmasıdır. Problemler ele alınırken çeşitli filozofların teori ve öğretilerle karşılaşılacaktır. Mesela bilgi problem bakımından sürekli, alındığı döneme ve kişilere bağlı olan yanlarıyla değişkendir.
Bilgi, Bilim, Mantık, Ontoloji, Metafizik, Etik, Estetik genel; Dil, Devlet ve Hukuk, Felsefi Antropoloji (İnsan felsefesi), Din, Tarih, Tabiat ve Problem olarak Felsefe Tarihi ise özel felsefe problemleridir.
Kitapta sırasıyla, genel felsefe problemlerinden Bilgi, Bilim ve Varlık (ontoloji); özel felsefe problemlerinden ise, Tarih (Tarihi Varlık Sahası) ve Dil felsefeleri ele alınmıştır.
Çalışmada bilgi, problem ve teorik yapısıyla ele alınmış değişik açıdan tartışılmıştır. Bilim felsefesinde bilimsel bilgi, özel bilgi çeşidi olarak ele alınmıştır. Varlık (Ontoloji) felsefesinde ise varlık ve varlık prensipleri tartışma konusu yapılmıştır. Tarih Felsefesinde tarihi varlık sahası ele alınmış; insanlık tarihinin gidişini tayin eden prensiplerin neler olduğu, onların rollerini araştıran bilgilere yer verilmiştir. Dil Felsefesinde ise, tek bir dilin veya diller grubunun değil, dilin insan ve varlıkla olan ilişkisi ele alınmış, tartışılmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Nezâket ve Usûl-i Muâşeret
İnsanın seçkinliği, bilgi ve edeple artmaktadır. Sosyal bir varlık olan insanın huzurlu ve dengeli bir yaşam sürmesi için bir takım kuralların varlığı zorunludur. Toplumun medenilik seviyesini gösteren, incelik, nezâket ve zerâfeti yansıtan âdâb-ı muâşeret, birey ve toplum için hayatidir.
İslam medeniyeti ve kültür tarihimizle bağlantılı olan, Osmanlının son dönemlerinde Resûlzâde Hüseyin Hüsnî tarafından neşredilen Nezâket ve Usûl-i Muâşeret kitabı, ahlâk ve terbiye kapsamında bireysel ve toplumsal ilke ve esasları inceleyen özgün bir eserdir.
Sosyal ilişkilerde edebi merkeze alarak zerâfet ve estetiği, itidâl ve terbiyeyi hedefleyen İslamiyet, insanın fıtratıyla da uyumlu standart ve evrensel değerler belirlemiş ve Hz. Peygamberi (sav) bu değerler için en ideal örnek ve öğretici olarak göndermiştir. İslam’ın temel öğretilerinden biri olan âdâb-ı muâşeretin ele alındığı bu eser, Osmanlıdan günümüze nezaket, saygı, hoşgörü ve toplumsal sorumlulukla ilgili derin öğretilerin keşfine yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası İlişkilerin Yeni Güç Rekabet Sahası: Siber Uzay
21. yüzyıl, bilim ve teknoloji alanında insanlık adına olağanüstü gelişmelerin yaşandığı bir çağ olmaktadır. Gündelik hayatın hemen her boyutunun bilimsel ve teknolojik gelişmelerle ilişkilendirilmesi söz konusudur. Yaşanan bu küresel teknolojik dönüşüm halinden doğal olarak Çağdaş Uluslararası İlişkiler de etkilenmektedir. Uluslararası İlişkilerdeki geleneksel güç rekabetinin yaşandığı sahaların –kara, deniz ve hava– giderek artan bilimsel ve teknolojik gelişmelerin neticeleri doğrultusunda önce dış uzaya, ardından da 21. yüzyıl itibariyle siber uzaya genişlediği görülmektedir. Özellikle siber uzay sahası, taşıdığı benzersiz nitelikler nedeniyle Uluslararası İlişkiler aktörlerince “beşinci güç rekabet sahası” olarak adlandırılmakta ve adaptasyon süreci ise oldukça karmaşık ve zor şekilde halen devam etmektedir. Günümüz Çağdaş Uluslararası İlişkileri çok yoğun bir teknolojik değişim ve dönüşüm süreci içerisindedir. Bu yoğun teknolojik değişim ve dönüşüm süreci, 21. yüzyılın yeni Uluslararası İlişkilerinin yeni konseptlerini oluşturmakta, yeni rekabetler yaratarak yeni güç dengeleri inşa etmektedir. Dolayısıyla Siber Uluslararası İlişkilerin belirleyici aktörleri, yeni küresel dengelerin ve aynı zamanda da geleceğin belirleyicileri olacaklardır
₺550,00
KİTAP TANITIMI
BOLLUK TRAVERTEN KONİLERİ
Türkiye, karstik şekiller açısından birçok jeomorfolojik zenginliği bünyesinde barındırır. Bu zenginliklerden biri de Cihanbeyli (Konya) güneyinde yer alan Bolluk Gölü ve çevresindeki traverten konileridir. Bolluk Gölü ve çevresinde, morfolojik özelliklerini koruyan ve kaybetmiş toplam 71 adet traverten konisi bulunmaktadır. Dünyanın başka bir yerinde bu kadar sayıda traverten konisi bulunmamaktadır.
Jeomorfolojik, hidrografik ve jeolojik koşulların bir sonucu olarak meydana gelen traverten konileri ender bulunan traverten birikim şekilleridir. Maalesef karstik jeomorfosit özelliği taşıyan traverten konileri tehdit altındadır. Madencilik, taşocağı işletmeciliği, tarımsal faaliyetler, aşırı su çekimi, ulaşım hatlarını düzenleme gibi çeşitli antropojenik faaliyetler sonucunda bu hidrojeomorfolojik yapılar yok olmakta, morfolojik özelliklerini kaybetmekte, sayıları gün geçtikçe hızla azalmaktadır.
Bu kitapta Bolluk Gölü ve çevresinde yayılış gösteren traverten konileri ve traverten kanalları teker teker incelenmiştir. Arazi çalışmalarına dayalı olarak konilerin jeomorfolojik özellikleri ortaya konularak başlıca sorunlarının neler olduğu anlatılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
The Spirit Of Dickensian Style
The Spirit of Dickensian Style is a book that contains the analysis of certain stylisticfeatures and linguistic data of Charles Dickens’s five short stories in Christmas Books (1852). The stories of Dickens were stylistically analyzed under the categories defined by Leech and Short (Style in Fiction, 1981) within four headings: grammatical analysis, lexical usage, analysis of figures of speech and of narration. As a great observer, reformist and spokesman of his age, Charles Dickens artistically combined his messages with his stylistic preferences in his masterpieces. Although ‘Stylistics’is the main core of this book, the aim of The Spirit of Dickensian Style was not to arrive at totally new interpretations of Dickens’s works through reducing his style to a mechanical objectivity. Rather, the aim was a literature-centered stylistic analysis to show how Charles Dickens presented his social messages related to the issues of Victorian Age.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
İktisadi ve İdari Bilimlerde Güncel Araştırmalar
İktisadi ve idari bilimlerin tarihi süreç içinde meydana gelen olayları ele alış biçimi, medeniyetin gelişimini farklı perspektiflerden görebilme imkanı sunmaktadır. Geçmiş, günümüz ve bunun da ötesinde geleceğe ilişkin tutarlı değerlendirmeler yapmak için iktisat, maliye ve işletme gibi bilim dallarında gerçekleştirilmiş özgün çalışmalar multidisipliner bir kapsamda ele alınmalıdır. Yeni çağda bireyler, hane halkları ve topluluklar çok çeşitli bilgilerin seçim yapmayı zorlaştırdığı mübadele koşullarıyla yüzleşmektedir. Ürünlerin maliyetleriyle birlikte tüketicilere sağladıkları faydanın yanında onların potansiyel müşterilere tanıtılma biçimleri alışveriş davranışlarını etkilemektedir. Dolayısıyla yeni üretim ve tüketim kalıpları, bu alanlarda yapılan çalışmaların önemini daha da artırmaktadır. Klasik tanımıyla rasyonel ve etkin kararlar aldığı varsayılan homo economicus modeli yeniden değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Bu anlayış, sadece meta üretimi kalıbını yansıtan kümülatif bilginin meydana getirdiği bazı iktisadi analiz yöntemlerinin dışına çıkılmasını gerektirmektedir. Bu doğrultuda “İktisadi ve İdari Bilimlerde Güncel Araştırmalar” adlı kitapta işletme, iktisat ve maliye gibi bilim dallarında gerçekleştirilmiş özgün çalışmalar araştırmacıların faydasına sunulmuştur.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Beşir Fuad’ın Güneş Mecmuası
Osmanlı Devleti’nde 1839’da Tanzimat Fermanı’nın ilanıyla birlikte başlayan siyasi ve sosyal dönüşüm, edebiyat alanında da etkilerini gösteriyordu. Türk edebiyatında Batıya açılma olgusu, basın ve yayın dünyasında yeni anlayışların ve buna bağlı olarak yeni eserlerin ortaya çıkmasına yol açıyordu. Osmanlı aydınları, Batı edebiyatından roman, tiyatro ve şiir gibi türlerde yaptıkları tercümeleri, çıkardıkları gazete ve dergiler vasıtasıyla topluma aktarıyorlardı. Bu süreçte Türk edebiyatında pozitivizmin önemli temsilcilerinden biri olan Beşir Fuad’ın öncülüğünde 1884 yılında Güneş mecmuası basıldı. Zengin bir içeriğe sahip olan mecmua, pek çok alanda yazılar yayımlıyordu. Bu yönüyle edebiyat, tarih, fen, coğrafya, astronomi, fizik, kimya, pedagoji, fizyoloji, dil, tıp vs. alanlarda konular ele alan ansiklopedik bir eser olma niteliği taşıyordu. Ne var ki yayım hayatı uzun sürmeyen bu mecmua, on beş günlük olarak sadece on iki sayı çıkarılabildi. Bir dönemin edebiyat ve fen alanlarındaki bilgi ve birikimlerini, yaklaşımlarını ortaya koyan mecmua, günümüz insanının hizmetine sunulmayı bekleyen önemli bir birikimi temsil etmekteydi. Bu nedenle bu kitabın hazırlanması elzemdi.
Bu kitapta, bir dönemin dikkate şayan Pozitivist yazarı Beşir Fuad’ın öncülüğünde yayımlanan, on iki sayıdan, Edebiyat ve Fünûn olmak üzere ikişer alt başlıktan oluşan Güneş mecmuası, metnin orijinaline sadık kalınarak Osmanlı Türkçesinden Latin alfabesine çevrilmek suretiyle yayıma hazırlanmıştır. Önemli bir kaynak olan bu mecmua, dönemin bilimsel bilgisini ve edebi birikimini gün yüzüne çıkarmak üzere insanlığın istifadesine sunulmaktadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Kars Halk Kültüründe Geçiş Dönemleri
Binlerce yıllık sürecin kendini gerçekleştirme imkânı bulduğu bir coğrafyaya okuyucusunu taşıyacak olan bu kitap, bir süreliğine sizi kentin dışına çıkaracak, koyun postuna sarılan kadınlarla, saçlarının miktarı kadar altın verilen çocuklarla karşılaştıracak, insan-doğa dostluğunun derin ve anlamlı birlikteliğine tanık tutacaktır. Gösterişli binalara sıkışmış evlilik törenlerinden, baby shower partilerden ve ölümde dahi görülemeyen sözde dostluklardan bir süreliğine uzaklaşmak isteyenlerin; ritüellerin tarihsel ve toplumsal boyuttaki arka planını öğrenmek isteyenlerin okuyabileceği bir kitaptır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
ULUSLARARASILAŞMA VE BÜYÜME
Küreselleşme eski mi? yeni mi? tartışmaları sürerken, piyasalarda uluslararası hareketliliğin arttığı izlenen bir gerçektir. Bu uluslararasılaşma süreci ise ülke ekonomilerinde birçok yapısal değişimlere sebep olmaktadır. Nihai gayesi ekonomik büyümenin sağlanması olan ülkeler, uluslararası hareketlilikten kazançlı çıkmanın yollarını aramaktadırlar. Bu amaçla özellikle 1980li yıllardan sonra içlerinde Türkiyenin de olduğu serbest piyasa düzenini tercih eden ülkelerin artması, dışa açık büyüme politikalarının da artmasına sebep olmuştur. Sonuç olarak uluslararası hareketlilik artmış, bazı ülkelerin diğer ülkelere göre neden daha hızlı büyüdüğü ve benzer kaynak yapısına sahip ülkeler arasında neden büyüme hızlarının farklılık gösterdiği gibi sorular ortaya çıkmıştır. Bu soruların cevapları ülkelerinliberalleşme ve gelişmişlik düzeyi çerçevesinde aranmaya başlanmıştır. Bu çalışmada uluslararasılaşma sürecinin ekonomik büyüme üzerindeki etkileri incelenerek, bazı ülke ve ülke gruplarının uluslararasılaşma düzeyleri ile ekonomik büyüme seyirlerinin değerlendirilmesi yapılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
II. MEŞRUTİYET VE ERKEN CUMHURİYET Dönemleri Üzerine Yazılar
II. Meşrutiyet (1908-1918) ve dönemin temel aktörü Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti Cumhuriyete geçişte pek çok siyasi kurum, örgüt ve deneyim için bir laboratuar sağlamıştı. Modern siyasi kurumlar, çok partili hayat ve hatta etnik unsurlar arası birliği sürdürme denemeleri bu dönemde uygulamaya kondu. Siyasi kurum ve kadrolar, sağ-sol yönelimlerin sınırları, milliyetçilikteki dışlayıcı çizgilerin temel doğrultusu o dönemde belirginleşti. Bu deneyim olumlu ve olumsuz sonuçları ile Cumhuriyete aktarıldı.
Erken Cumhuriyet ile kastedilen 1923-50 arası yıllar, Cumhuriyetin kurucusu Atatürk ile sonrası Milli Şef dönemlerine ayrılabilir. Aynı dönemi ülke içi siyaset ve dünya ile ilişkileri çok etkilediği için, 1929 krizi ile de ayırmak ve II. Dünya Savaşı sonuna kadar uzatmak mümkün görünüyor.
Mete Çetikin çeşitli özgün yazı ve kitap eleştirilerinin derlendiği bu kitapta, II. Meşrutiyet döneminin genel siyasi ortamı, Makedon hareketi liderleri, İttihatçıların siyasi tiyatro etkinlikleri gibi başlıklar konu edilerek, farklı açılardan ele alınmaya çalışılıyor.
Erken Cumhuriyet dönemi üzerine ise, genel siyasi ortam, milliyetçilik, ırkçılık, Soğuk Savaş, üniversite tasfiyeleri ve Atatürkü konu eden özgün yazı ve kitap eleştirileri yer alıyor.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Güncel Akademik Araştırmalar
Sosyal bilimlerin odak noktasını oluşturan “insan” unsuru, hele ki günümüzde, giderek daha çok “amaç” olarak konumlandırılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu sebeple gerek belirli disiplinler gerekse farklı alanlardan araştırmacıların birleşerek bu nihai amaca daha çok yönelmeleri önem arz etmektedir. Zira günümüzün hegemon iktisadi sisteminde inanın eskiye nazaran daha fazla araçsallaştırıldığına dair pek çok veri, gösterge, kanıt ve araştırma bulunmaktadır. Bu minvalde cevap verilmesi gereken soru şudur: Ekonomik büyüme veya zenginleşme uğruna insanın özne konumundan çıkarılıp araçsallaştırılmasına göz mü yumulmalı yoksa insanın, ekonomik göstergeler dışında-üstünde bir olgu olduğu kabul edilmeli ve bu noktada bir aktör olarak konumlandırılmaya mı çalışılmalıdır? “Güncel Akademik Araştırmalar” adlı bu eserde, çeşitli disiplinler çerçevesinde ortaya konulmuş çalışmalarla bahsi geçen konunun bir ya da daha fazla cephesine ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
HASTANE PERSONELİ SEÇİMİNİN ÇOK KRİTERLİ KARAR VERME YÖNTEMLERİYLE KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ
İnsan kaynakları yönetiminin en önemli problemlerinden olan personel seçimi, işletmeler için verilmesi gereken kararlardan bir tanesidir. Personel seçimi, işin gerektirdiği çeşitli kriterleri içinde barındırması gereken çok ölçütlü bir karar problemidir. İşletmelerde personel seçiminde gerekli bütün kriterlerin ele alınması, aynı zamanda alternatiflerin arasında kıyaslama yapılarak doğru seçim kararının verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle bu kitabın konusunu personel seçim problemi oluşturmuştur.
Kitap dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde hastane kavramı ve hastanelerin işlevleri konuları açıklanmıştır. Daha sonra kitabın uygulama konusu ile ilgili olan hastane yönetimi ve hastane personeli konularına değinilmiştir. İkinci bölümde, personel seçimi ile ilgili kavramlar açıklanmış ve personel seçim süreci üzerinde durulmuştur. Daha sonra personel seçiminde kullanılan yöntemler açıklanmış ve personel seçimi ile ilgili literatüre yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, karar verme ve ÇKKV teknikleri konularına yer verilmiştir. Son bölüm olan uygulama kısmını, işletmeler için önemi büyük olan personel seçimi konusunun çok kriterli karar verme yöntemlerinden AHP ve GİA yöntemleri yardımı ile çözülmesi ve kullanılan yöntemlerin sonuçlarının karşılaştırılması oluşturmaktadır. Uygulama bölümü noktasında bu kitap faydalı bir örnek olarak hazırlanmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Turizmciler İçin Japonca 1
Bu kitap, Japonca temel seviyesinin en az ilk yarısını öğrenmiş olan ve turizm sektöründe çalışmak isteyenlere yönelik hazırlanmış bir el kitabıdır. Turist rehberleri ve seyahat acentelerinin resepsiyon çalışanları için gerekli olan Japonca cümle kalıpları, ifadeler, kelimeler ve örnek cümlelerden oluşmaktadır. Japonların sıklıkla ziyaret ettiği bazı turistik yerleri ve Türk mutfağını basit açıklamalarla tanıtan uygulamalı birçok örnek cümleye de yer verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
UTİCHİL ASİMETRİK MÜBADELE
Coğrafi keşiflerle 16. ve 17. yüzyıl boyunca Avrupa’ya taşınan altın ve gümüş, sermaye birikim sürecinin tetikleyicisidir. Bu sermaye birikiminin tetiklediği üstel büyüme “asimetrik mübadeleyi” doğurmuştur. Üstel büyüme asimetrik mübadeleyi, asimetrik mübadele üstel büyümeyi beslemiştir. Böylece bir döngü oluşmuş ve bu döngü kendini 21. yüzyıla kadar taşıyabilmiştir.
Asimetrik mübadele ticaretin tekeller tarafından baskılanmasından kitlelerin propaganda ile mobilize edilmesine; “olan”ın dayatmasından, algının boşluklarına sızmaya; propagandanın kurnazlığından, halkın safdil sloganlarına kadar eşitsiz şartlar altında yapılan değiş tokuş eylemlerinin tümüdür.
Bu çalışmada “fikirlerin ihracı” olarak değerlendirilmiş halkla ilişkiler uygulamaları, Asimetrik Mübadele Devrimleri ve Asimetrik Mübadele Dönemleri başlıkları altında ortaya konarak, güç ve iktidar inşasında ekonomik, politik ve sosyal gelişmelerin önemli bir unsuru olarak değerlendirdiğimiz; Uluslararası Ticarette Halkla İlişkilerin (UTİCHİL) önemi vurgulanmıştır.
“Adam olmadan savaş imkansızdır,
para olmadan da adam tutamazsınız,
vergi almadan hazinenizde para olmaz,
vergi almak için de ticaret şarttır. ”
“Para gerekli, eğer kendi imkanlarımızla sağlayamıyorsak,
o zaman dışarıdan sağlayacağız demektir. ”
Montchrestien
…Şimdilerde ise…prensler en çok halkları tatmin etmelidirler çünkü halklar daha fazla güç sahibi olmuşlardır.”
Prens, Machiavelli
“…onları işlerin iyi gitmediğine inandıracağız…Eğer işler kötü giderse sonucu hemen göreceklerdir. Ama işler iyi giderse hiçbir şeyden haberleri olmayacak…işte paramızı ve toprağımızı böyle sağlıyoruz. Sabahtan akşama bize çalışan insanlar sayesinde.”
Çuhacı Patronun Zevkleri P.Mothoux
₺520,00