KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Anamın Duası (Bütün Şiirler)
₺890,00 -

Afrika Örf ve Adet Hukukunda Self-Determinasyon Hakki
₺520,00 -

17. Yüzyıla Ait İki Dilli (Türkçe-Farsça) Bir Yudit Kitabı (Book Of Judith)
₺620,00 -

Türk Polisiye Romanında Celil Oker
₺440,00 -

Hakikatin Sesi: Post-Truth Çağında Emerson
₺275,00 -

Dijital Dönüşümün Örgütsel Yansımaları: İnsan–Teknoloji Etkileşimi
-

Mustafa Reşit Bey’in Hikâyeleri ve Mensur Şiirleri
₺320,00 -

Vedat Fidanboy Şiirleri Üzerine
₺350,00 -

İşletme Biliminde Güncel Tartışmalar ve Paradigmalar – III
-

Yerel Yönetimlerde Mali Özerklik ve İstanbul İlçe Belediyelerinin 2014-2018 Yılları Gelir Bütçelerinin Mali Özerklik Yönünden Değerlendirilmesi
₺575,00 -

Visions Of Dystopia: A Portrait Of Twentieth Century
₺495,00 -

UNDERSTANDING MODERN MACROECONOMIC SCHOOLS: A COMPARATIVE ANALYSIS
₺210,00 -

Türkiyede Ombudsmanlık Kurumu
₺250,00 -

Türk Sinemasında Öncüler
-

Tuva Türkçesinde İkileme ve Yinelemeler
₺495,00 -

The Effects of Interaction Design in Mobile Publishing
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Yönetmen Sineması Cilt-I: Klasik Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
Bir heykeltıraş tek başına heykelini tamamlayabilir. Bu resim sanatı için de, müzik için de, edebiyat için de böyledir; ancak sinemadır ki içinde barındırdığı tüm disiplinlerin vücut bulacağı bir ekip çalışmasına gereksinim duyar. Bazı filmlerde neden müzik ön plandadır ve yönetmen için vazgeçilmezdir. Bazı filmlerde müzik neden hiç yoktur. Bazı filmlerde plan sekans yoğun bir şekilde kullanılırken, neden bazı filmlerde kısa planlar ve hızlı bir kurgu tercih eder yönetmenler. Bazı filmler pastoral bir ambiyans içerirken, neden bazı filmler hep iç mekanlarda geçer. Bu soruların yanıtları yönetmen sinemasında aranmalıdır. Astruc’un camera-stylo kavramını kullanmasıyla başlayıp, auteur kuramın şekillenmesiyle gelişen süreç, Türk sinemasında da karşılık bulmuştur. Türk Sineması’nın paltosu Ömer Lütfü Akad, toplumsal gerçekçi sinemanın öncülerinden Metin Erksan ve Yılmaz Güney, ulusal sinema tartışmalarına öncülük eden Halit Refiğ, farklı türlerde eserler veren Atıf Yılmaz, yönetmen sineması kapsamında bölümler halinde ele alınmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
ORGANİZASYONLARDA İNSAN KAYNAKLARI PROBLEMLERİNİN ÇÖZÜMÜ
Organizasyonlarda insan ilişkilerinin yönetimi, insanlar arasındaki farklılıklar ve ayrımlardan dolayı bir sanat halini almıştır. Bu sanattaki yetkinlik ölçüsünde, çalışma hayatının kalitesi ortaya çıkmaktadır. İşverenler her ne kadar bireyin fiziksel ya da zihinsel niteliklerini işe alsa da “tatlı ile birlikte acıyı da almalı” ve bireyi bir bütün olarak istihdam etmelidir. Şirket Umutun kaslarını ya da Başakın beynini işe almaya ne kadar çalışsa da her ikisinin hem beynini ve hem de kasını işe almakta ve bunlarla ilintili tüm aksaklıkları da birlikte istihdam etmektedir. Bu gerçeğin kabul edilmemesi, olası problemleri de yadsıma anlamına gelmektedir. Yadsıma mikro düzeyde, çalışanların firmalarıyla ilişkilerini birimselleştirir. Bu gelişmenin sonucunda, çalışanlar tüm zamanlarını işe verirler ama tüm güçleriyle yardım etmezler. Temel yeteneklerini geliştirmeyi ve şirket eylemlerine kendilerini adamayı denemezler. Bu etki her seviyede çalışanda görülmektedir. Organizasyonlarda çalışan sesinin kısılması ya da bu sesin cevap bulacağı bir adres bulunmaması da insan kaynakları problemlerinin ilgisizlik ve tepkisizlikle beslenen sinsi bir problem olarak karşımıza çıkmasına neden olmaktadır. İnsan kaynakları problemlerinin bir başka yönü de, modern zamanlarda çalışanların fiziksel ve duygusal açıdan işyeri ile ev arasında parçalanmasından kaynaklanmaktadır. Bu çelişki aynı zamanda organizasyonlarda motivasyon, moral ve verimlilik sorunlarının çekirdeğini oluşturmaktadır. İş yerinin aynı zamanda çalışanın yaşam alanı olduğu düşüncesi, iş yerinin fiziksel koşulları ve bu koşullardan etkileneceklere özel ilgi gösterilmesini de zorunlu kılmaktadır. İnsan kaynakları problemlerinin psikolojik doğasında, bireysel korkular yatmaktadır. Korku ise en başta gelen düşünce katilidir. Gülünç olmaktan korkmak, cezadan korkmak, işini kaybetmekten korkmak yenilikleri yok etmekte ve çalışanları problemlere açık hale getirmektedir. Bu kitap, işte bu korkularla yüzleşmek zorunda olan, evi ile işi arasında parçalanmış çalışan insanın organizasyon düzeyinde temel problemlerinin çözümüne bir kapı aralamayı deneyen literatürdeki ilk ve bütüncül bir çalışmadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Hamzaname -I-
Bu neşirde İstanbul Üniversitesi, Nadir Eserler Kütüphânesi
Türkçe Yazmalar, Nu.1132deki Hamzanâme nüshası kullanılmıştır.
Eser, Hicrî 1268 Receb ayında istinsah edilmiştir.
Hz. Danyal’ın öldüğü gün, hamile olan karısı Şemse Bânû bir erkek çocuk dünyaya getirir. Bu doğan çocuk Hamzanâme’nin ana kahramanlarından biri olan Büzürcmihr’in (Hâce-i Dânâ) dedesi olan Câmasb’dır. Aynı zamanda yazmanın başında anlatılan Şahmaran hikayesinin de baş kahramanı olan Câmasb odunculuktan yetişme ilim ve irfan sahibi biri olup; Keyânilerin padişahı Keyhüsrev’in de sadrazamlığını yapmıştır. Keyhüsrev’in eski ve büyücü veziri Şemhûr’un da rakibi olan Câmasb vefat edince; geriye oğlu Baht Hammâl kalır. Ancak o da Şemhûr’un oğlu ve Keyhüsrev’in yerine padişah olan Keykubâd’ın baş veziri Şemun tarafından öldürülmüştür. Ancak karısı hamile olduğundan bir erkek çocuk doğurur. Çocuk hüsn ü cemal sahibi, yetenekli biri olduğundan kendine Büzürcmihr lakabı takılır.
Büzürcmihr, dedesi Danyal Aleyhisselamın verdiği bir kitap ve hırkası sayesinde ilim irfan sahibi, rüya tabirinde mahir, geçmiş ve geleceğe dair isabetli yorumlar yapan basiretli bir kişi olarak Medâyin hükümdarı Keykubât’ın huzuruna getirilir. Padişahın unuttuğu rüyasını ona hatırlatıp doğru tabir edince; babasının katili Şemun’un yerine Veziriâzam olarak atanır ve Hâce-i Dânâ olarak ün yapar.
KİTAP TANITIMI
Görsel İletişim Sürecinde Görsel Pedagojik Farkındalık
Bu kitap, Görsel iletişim sürecinde görsel pedagojik farkındalığın geliştirilmesi noktasına odaklanarak oluşturulan bir araştırma sürecini kapsamaktadır. Kitapta yer verilen araştırmanın amacı, Güzel Sanatlar Eğitimi bölümündeki seçmeli sanat atölye Grafik Tasarım dersinde görsel kültür odaklı görsel pedagojik farkındalığın nasıl geliştirilebileceğini ve tasarım süreçlerine nasıl yansıdığını ortaya koymaktadır. Kitapta görsel kültür, görsel okuryazarlık, dijital ve yeni medya okuryazarlıkları, görsel algı, görsel algı yönetimi oluşturmak, retorik söylem, rizomatik analiz süreci gibi konu başlıklarına yer verilmiştir. Kitapta yer alan araştırmanın bulguları kapsamında görsel pedagoji eğitiminin görsel sanatlar eğitimine yönelik katkı sağladığı, öğrencilerin yaşadıkları kültüre, çevresine, çevresindeki görsellere, görsel kültür öğelerine, sosyal medyadaki görsel imgelere yönelik farkındalık geliştirdikleri ve bu bağlamda öğrencilerin görsel pedagojik farkındalığa dayalı tasarım çalışmaları oluşturabildikleri gözlemlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular alanyazında tartışılarak önerilerde bulunulmuştur. Bu çerçevede kitap, görsel farkındalık geliştirme sürecine ve Görsel İletişim alanına katkı sunmaktadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Rus Edebiyatının Aynasında Rusya
“Rus Edebiyatının Aynasında Rusya” Cilt I, Ders Kitabı, uyarlanmamış orijinal metinlere geçiş döneminde olan öğrenciler için yazılmıştır. Bu ders kitabı, edebî üslup ile tanışmayı amaçlamakta, kelime dağarcığının pekiştirilmesi için kelime ve dilbilgisi alıştırmaları içermektedir. Ayrıca çalışmada edebî bilgiler, dilbilgisi, derste görülen yeni kelimelerin pekiştirilmesi için alıştırmalar, tarihî ve kültürel açıklamalar bulunmaktadır. Bu çalışma, filoloji alanında lisans ve yüksek lisans yapan öğrencilerin dil öğrenmesi, dil ve kültür becerilerinin geliştirilmesi için tasarlanmıştır.
Bu ders kitabı, farklı zorluk seviyelerinde alıştırmalar içermekte olup А2, В1, В2 seviyelerinde Rusça öğrenmiş öğrenciler ile sınıf çalışmaları için kullanılabilir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Sahraaltı Afrika Ülkelerinin İktisadi Gelişme Sürecine Kısa Bir Bakış
Bu kitapta Sahraaltı Afrika Bölgesinin iktisadi gelişme süreci, azgelişmişlik olgusunun ortaya çıkmasına etki eden başlangıç koşulları itibariyle günümüze kadar sistematik olarak ele alınmıştır. Bu kapsamda Sahraaltı Afrika bölgesinin iktisadi gelişme tarihi tarım öncesi toplumlardan itibaren irdelenmiş; coğrafi keşiflerin, bölgeye yönelik yürütülen köle ticareti ve kolonileştirme faaliyetlerinin, bağımsızlık süreci sonrası son dönemlerde yaşanan gelişmelerin bölge iktisadi gelişme serüvenine etkileri ve günümüzde oluşan azgelişmiş iktisadi yapıya neden olan etkenler irdelenmiştir. Çalışmanın, bölgenin iktisadi gelişme sürecine ilgi duyan okurlara ve araştırmacılara önemli bir kaynak olması amaçlanmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Bulanık Mantık (Fuzzy Logic) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Yamaç Paraşütü Faaliyetlerine Uygun Alanların Belirlenmesi
Bulanık Mantık (Fuzzy Logic) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Yamaç Paraşütü Faaliyetlerine Uygun Alanların Belirlenmesi konulu bu kitap, örnek çalışma alanı olarak seçilen Palandöken, Yakutiye ve Aziziye ilçeleri kapsamında alternatif turizmin geliştirilmesi amaçlı kurgulanarak, 4 bölümden oluşmuştur. Eldeki bu çalışmanın, ulusal ve uluslararası ölçekte kullanılabilecek bir model yaklaşımıyla, coğrafi bilgi sistemleri, bulanık mantık ve arazi gözlemleriyle analiz edilerek turizm aktiviteleri için uygun alan belirlenmesi kapsamında araştırmacılara katkı sunması hedeflenmiştir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
ULUS MARKALAMA
1990lı yılların sonlarında ortaya çıkan ulus markalama (nation branding), 2000li yıllardan günümüze dek 100ün üzerinde ülke tarafından uygulanmıştır. 1996 yılında Simon Anholt tarafından önerilen ulus markalama kavramı; ulusların da ürünler, kurumlar, siyasi partiler veya şehirler gibi marka haline getirilerek yönetilebileceğini öne sürmüştür. Uluslar; tarihsel, politik, toplumsal, kültürel ve ekonomik açılardan çeşitli çağrışımlara sahiptirler. Uluslararası düzlemde ulusların resmî temsilcileri olan hükümetler veya diğer yetkili resmî merciler tarafından yürütülen ulus markalama girişimleri, belirlenen hedefler doğrultusunda ulusun istikrarlı çağrışımlara ve arzulanan imaja sahip olmasını amaçlamaktadırlar. Ulus markalama ile bir ülke ekonomik potansiyelini gerçekleştirebilmekte, kamu diplomasisi uygulayabilmekte, yumuşak güç elde edebilmekte veya ulusal bütünlüğünü güçlendirebilmektedir.
Kitabın ilk bölümünde ulus marka kavramı kuramsal açıdan ele alınmaktadır. Kitabın ikinci bölümünde ulus markalama uygulamaları tartışılmakta; Avrupa, Asya, Kuzey ve Güney Amerika, Okyanusya ve Afrika kıtalarından toplam 33 ülkede gerçekleştirilen ulus markalama girişimleri incelenmektedir. Ulus markalama alanında derinlikli bir kaynak olma özelliğini taşıyan bu kitabın; marka iletişimi, ulus-devlet, ulusal politikalar, uluslararası ilişkiler, kamu diplomasisi, turizm ve ülke tanıtımı gibi farklı alanlara katkı sağlaması düşünülmektedir.
KİTAP TANITIMI
Kavâid-i Türkiyye
lâveli Muhtasar Kavâid-i Türkî adlı dil bilgisi kitabı, 20. yüzyılın başında Kastamonu Darülmuallimini’nde ve Mekteb-i İdâdîsinde öğretmenlik yapmış olan Osman Fevzi Efendi’ye aittir. Elinizdeki çalışmada son dönem Osmanlı gramerciliğinin yerel bir örneği olan “İlâveli Muhtasar Kavâid-i Türkî”nin Latin harflerine aktarılmış ve Arap harfli metnini yan yana okuma ve inceleme imkanı bulacaksınız
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Din Sosyolojisinin Tarihsel Serüveni
Din Soyolojisi’nin tarihsel serüvenini anlatan bu kitapta İbn-i Haldun ve Katip Çelebi’den Naima’ya, Ferdinand Tönnies’ten Durkheim’a, Karl Marx’tan Max Weber’e, Wright Mills’den Jean Baudrillard’a, Karel Dobbelare’den Micheal Foucault’ya, Eleştirel Kuram’dan İmmanuel Wallerstein’a, Norbet Elias’tan Peter Berger ve Thomas Luckmann’a ve hatta Ziya Gökalp’e kadar sosyolojinin hemen bütün zihinsel kilometre taşlarına yer verilmeye çalışıldı. Katkısı olan ve ricamızı kırmayarak bölüm yazan tüm bilim dostlarımıza teşekkürü bir borç biliyoruz. Umarız zevkle okunur ve müstefit olunur.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Bilimler Perspektifinden Salgın Hastalıklar ve Toplumsal Dönüşüm
Beşerî ve sosyal bilimler pandemi süresince ve sonrasında yaşam biçimimizi yeniden tasarlamamızda ve düzenlememizde kritik öneme sahiptir. Sosyal Bilimler Perspektifinden Salgın Hastalıklar ve Toplumsal Dönüşüm başlıklı kitabımızda gelecek yıllarda beşeri ve sosyal bilimlerde eğitim ve araştırmalara yön verecek, farklı yönleriyle arkeoloji, tarih, edebiyat, felsefe, sosyoloji, psikoloji ve sanat alanlarında öncü ve disiplinlerarası araştırmalara yer verilmiştir.
Humanities and social sciences have vital importance in redesigning our life styles both during and after the pandemy. Our book entitled, Pandemic Diseases and Social Transformation from the Perspective of Social Sciences, features chapters in the disciplines of archeology, history, literature, philosophy, sociology, psychology and arts which will shape the research in social sciences education.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Somut Olmayan Kültürel Miras ve Turizm
Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi günümüzde 180 ülkenin taraf olduğu UNESCOnun kültür alanında görünürlüğü en yüksek uluslararası belgelerinden biridir. Sözleşmede somut olmayan kültürel mirasın yaşatarak korunması anlayışı hâkimdir. Bu amaçla unsurların geleneksel bağlamlarının korunması veya onların varlıklarını sürdürebilecekleri yeni ortamların oluşturulması gerekmektedir. Bunun için dünyanın güncel ve dikkate değer bağlamlarından turizm alanının incelenmesi ve kültürel mirasın turizmin katkısıyla varlığını sürdürebilme yollarının ortaya konması şarttır.
Bu kitap; sözleşme metni, uygulama yönergeleri, listelere kabul edilmiş unsurlara ait dosyalar, Hükûmetlerarası Komite Kararları gibi sözleşmeyi inşa eden temel belgelerden yararlanılarak hazırlanan ve somut olmayan kültürel miras ve turizm ilişkisini kapsamlı bir biçimde ele alan ilk çalışmalardan biridir.
Dünya çapında muazzam sayıya ulaşan verilerden yola çıkarak değerlendirme yapabilmek ve sonuçlara ulaşabilmek kolay değildir. Bunun için yapılacak sistemli ve detaylı incelemelere ihtiyaç vardır. Bu çalışma, söz konusu iki alanın kesişim noktası olan yaşatarak koruma anlayışına odaklanmak suretiyle sistemli bir inceleme sunmayı amaçlamıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Hizmet Kavram ve Uygulamalar
Sosyal hizmet, insanların sağlık ve iyilik halinin geliştirilmesinde, kendilerine daha yeterli hale gelmelerinde ve başkalarına bağımlı olma hallerinin önlenmesinde, aile bağlarının güçlendirilmesinde; bireylerin, ailelerin, grupların veya toplulukların sosyal görev ve sorumluluklarını yerine getirmelerinde yardımcı olan; uygulamalı bilim ve yüzyılımızın önemli mesleğidir. Dünyada olduğu gibi Türkiyede de mesleğin belirli alanlarda uzmanlaşması (mesela aile, engelli, yaşlı, grup terapisi, okul sosyal hizmeti gibi) olacaktır.
Sosyal Hizmet Kavram ve Uygulamalar kitabı, giriş niteliğindedir ve tanımda yer alan bilgileri içermektedir. Disiplin, insan problemlerine yönelik çözümler önerirken, meslek ise çözüm önerilerini birey, aile ve grup üzerinde uygulama imkânı bulur. Amaç, mikro, mezzo ve makro düzeyde insanların psikososyal işlevlerini yerine getirmelerine ve refahlarının arttırılmasına yardımcı olmaktır. Hedefi güçlü, bağımsız, mutlu, huzurlu bireyler ve aileler; refahlı, her türlü maddi ve manevi ihtiyaçları karşılanmış toplum meydana getirmektir. Koruyucu-önleyici, geliştirici ve rehabilite edici işlevleri yürütür.
Kitapta sosyal hizmetin hangi felsefeden yola çıktığı, ne zaman ve niçin disiplin haline geldiği, nasıl bir meslek olduğu, eğitimi, meslek elemanlarının çalıştıkları kurumlar ve yaptıkları işler hakkında bilgiler sunulmuştur.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medya ve Sanal Diplomasi
Kitap, sanal diplomasi ve yeni medya ilişkisini eleştirel ekonomi politik perspektiften irdeleyen bir çalışmadır. Bu kapsamda sanal diplomasinin aktör, araç ve yöntemleri, sanal diplomasinin aktörleri arasındaki çoklu güç ilişkileri, sermaye ve iktidar yapılarının yeni medya üzerindeki kontrol girişimleri incelenmiştir.
Liberal yaklaşımda sanal diplomasiye geçiş, sadece yeni iletişim teknolojilerinin kullanılması ile açıklanmakta ve böylece teknolojik belirlenimci bir tutum benimsenmektedir. Oysa yeni medya herkesin erişimine açık gibi görünmesinin yanında iktidar seçkinlerine ait bir iletişim ortamıdır. Yeni medyanın ideolojik meşruiyet, müdahale ve mücadele aracı olma niteliğinin sorgulanması gerekmektedir. İktidar ve sermaye yapıları yeni medya üzerinden enformasyon akışını yönetme, kamuoyunu yönlendirme olanağına sahiptirler. Bu bağlamda yeni medyanın sanal diplomasiye ne kattığı, diplomasi pratiği içine neden ve nasıl dahil edildiğini açıklamaya ihtiyaç vardır. Bu kitap bu tür pratikleri açığa çıkarma uğraşı içerisindedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağda Kültürel Miras İletişimi
Yaşadığımız dönemde dijitalleşme hayatımızın ayrılmaz bir parçası oldu ve pek çok şey gibi kültürü de dijital düşünmeye mecbur hale geldik. Artık kişiler gibi kurumlar da dijital dönüşümü yakından takip etmek, adapte olmak ve iletişim stratejilerinin merkezine koymak durumundalar. Kalkınma ve çevre dengesinin yeniden gözden geçirildiği çağımızda “kültür’ü göz ardı ederek ilerlemek mümkün görünmemektedir.
Kültürel mirasın korunması ve bu mirastan toplum yararına faydalanılması, özellikle 21. yüzyılda uluslararası toplumun ve devletlerin büyük önem atfettiği konulardan biridir. Kültürel mirası korumak, tanıtmak ve onunla ilgili farkındalığı artırmak çeşitli ortam ve araçlardan faydalanmayı gerektirir. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte kültürel miras yönetimi ve kültürel miras hakkında bilginin aktarılmasına yönelik faaliyetler hızlı bir dijitalleşme sürecine girmiştir. Bu kitapta kültürel mirasın yönetimi ve tanıtımında başvurulabilecek dijital iletişim araçlarının neler olduğu ve bu araçlardan nasıl faydalanılabileceği incelenmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Bilgi ve Teknoloji Sürecinde Muhasebe Sistemi
Bir muhasebe bilgi sistemi (Accounting Information System-AIS), finansal ve diğer verileri bilgiye dönüştürmek için tasarlanan kaynak koleksiyonudur. Bu bilgi çok çeşitli karar vericilere iletilmektedir. Muhasebe bilgi sistemleri, ister esasen manuel sistemler, ister tamamen bilgisayarlı sistemler olsun, bu dönüşümü gerçekleştirmektedir. Paket programlarla başlayan bu trend daha sonrasında bulut bilişim, blok zincir teknolojisi ve e-defter süreçleri ile birlikte sürekli yenilikçi atılımlarla kendisini göstermiştir. Günümüz muhasebe dünyasında artık bilgi ve teknolojinin yeri vazgeçilmez seviyelere ulaşmıştır.
Bu kitabımızda, öncelikle bilgi kavramı ve bilgi sistemleri kavramları açıklanmış ve bilgi sistemi türleri ele alınmıştır. Daha sonra, muhasebe bilgi sistemlerinin pratik bir konu olmasına rağmen, araştırmalarla desteklenen temel kavramlara sahip olduğunu göstermek için teorik bir çerçeve sunmaya çalıştık. Konunun evrensel öneminden ötürü literatür kısmını yabancı kaynaklardan derleyip bu eseri oluşturmaya gayret gösterdik. Kitabımızın, araştırmacılara, bilim dünyasına ve öğrencilere katkı getirmesini temenni ediyoruz.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
İleri Yetişkinlikte Hayat Boyu Öğrenme
21. yüzyıl, yaşam süresinin uzadığı ve ileri yetişkinliğin toplumsal yaşamda giderek daha görünür hâle geldiği önemli bir demografik dönüşüm dönemidir. Bu yeni dönemde öğrenme, gençlik yıllarıyla sınırlı olmaktan çıkarak yaşamın bütününe yayılan dinamik bir Hayat Boyu Öğrenme sürecine dönüşmektedir.
İleri Yetişkinlikte Hayat Boyu Öğrenme: Kırsal ve Kentsel Deneyimler, Engeller ve Aktif Yaşlanma adlı bu kitap, köyde ve şehirde yaşayan 20 ileri yetişkinin deneyimlerinden hareketle öğrenmenin yaşamın ilerleyen dönemlerindeki anlamını ele almaktadır. İleri yetişkinler ne öğrenmek istiyor, neden öğreniyor ve öğrenme hayatlarına nasıl dokunuyor? Yaşanılan çevre, öğrenme olanaklarını nasıl şekillendiriyor?
Kitap, öğrenme ihtiyaçlarını, motivasyonları, ortamları, engelleri ve yaşam boyunca biriken becerileri inceleyerek hayat boyu öğrenme ile aktif yaşlanma arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır. Eser, Halil Karka’nın Doç. Dr. Hüseyin Kaygın danışmanlığında yürüttüğü akademik bir araştırmanın ürünü olmakla birlikte, elde edilen bulguları daha geniş bir okuyucu kitlesiyle buluşturmayı ve ileri yetişkinlikte hayat boyu öğrenmeye ilişkin tartışmalara katkı sunmayı amaçlamaktadır.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Yaratıcı Okuma
Yaratıcılık, geçmişten günümüze her daim üzerinde titizlikle durulan bir kavram olmuştur. Özellikle her bireyde var olan ve zamanla değişim gösteren bu beceri çok düşünülen ve çalışılan bir alandır. Çalışmalar göstermiştir ki birey zaman içerisinde tüm deneyimlerinden yola çıkarak bu becerinin gelişimine ve körelmesine sebep olabilmektedir. Bu doğrultuda öğrenme ve öğretme süreçlerinin formal ya da informal bireyin hayatında ne denli önemli olduğu sonucuna varılmaktadır. Ve fakat yaratıcılığın varlığı, gelişimi, toplumda yaratıcı bireylerin sağladıkları ya da sağlayacakları katkılar düşünüldüğünde hem beceri hem de davranış olarak edinilmesi ve edindirilmesi elzem bir beceridir denilebilir. Tüm bunlar ışığında toplumun gelişimi, düşünen ve problem çözümüne odaklı nesillerin yetişmesi yaratıcılıklarının doğru gelişimi ile mümkün olacaktır. Bu becerinin edinimi ve gelişiminde de öğrenme öğretme süreçlerinde dil becerilerinin öğretimi üzerinde durulmalıdır. Yaratıcı bir bireyin yaratıcı düşünmesi gerektiği gibi yaratıcı yazıp, yaratıcı okuyabilmesi de gerekir. Elinizde tuttuğunuz bu kitap bu doğrultuda yaratıcılık, yaratıcı düşünme ve yaratıcı okuma ile ilgili hem teorik hem de uygulamalı bilgiler sunan bir kaynaktır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
Narsisistik Yansımalar: Reşat Nuri Güntekin’in Romanlarında Aşk, Kimlik, Anadolu
Millî edebiyatın kurucularından biri olarak kabul edilen Reşat Nuri Güntekinin duygusal romanlarının odağa alındığı bu incelemede yazarın Harabelerin Çiçeği, Gizli El, Çalıkuşu, Damga, Dudaktan Kalbe, Akşam Güneşi, Bir Kadın Düşmanı, Eski Hastalık ve Ateş Gecesi başlıklı romanları incelenmiştir. Aşk ve Anadolu coğrafyası bu romanların olmazsa olmaz bileşenleridir.
Güntekinin incelemeye konu olan romanlarında ana karakterlerin kişilik özellikleri, tipik narsisistik örgütlenmeyle belirlenir. Yazar; benmerkezci, bencil ve sürekli olarak hayran olunma ihtiyacı duyan karakterler yaratma konusunda tutarlılık sergiler. Karakterlerin, çevrelerindeki hemen herkesle eşduyum kurma konusundaki yetersizlikleri, sağlıksız çocukluk deneyimlerinden ve yetersiz ebeveyn ilişkilerinden kaynaklanmaktadır. Kendiliğin romanlarda bu şekilde kurgulanması, aşk ve diğer kişisel ilişkilerinin yanı sıra, çoğu zaman bir sürgün yeri olarak betimlenen Anadolunun temsilini de biçimlendirir. Yapıtların ana karakterleri için aşk neredeyse imkânsız, Anadolu ise âdeta çorak ülkedir. Bununla birlikte, aşkın deneyimlenmesi konusunda kadın karakterler ile erkek karakterler özelinde önemli farklılıklar gözlemlenmektedir. Yazarın erkek karakterlerinin aksine kadın karakterleri âşık olma yetisine sahip değillerdir ve bu yapı romanların sonunda potansiyel âşıkların ayrılmasıyla sonuçlanır. Böylelikle, Reşat Nuri tipik duygusal romanın geleneksel yapısını dönüştürür.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
URFALI DÎVÂN ŞÂİRLERİ
Şehir monografilerinin önemi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Çünkü şehir monografileriyle bir şehrin anatomisini öğrenme imkânına kavuşuruz. İnsanların veya insanlığın tarihi olduğu gibi şehirlerin de birer tarihi vardır. Başka bir ifade ile denilebilir ki insanlık tarihi, şehirlerin tarihidir. Bu yönüyle bir şehrin ne zaman ve kim tarafından kurulduğu, bu şehirlerde medeniyet kuran milletlerin kimler olduğu, bu medeniyetlerin insanlığa sundukları maddî ve manevî mirasın neler olduğu çok önemlidir. Bu yönüyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Urfa’nın arkeoloji, tarih, din, kültür, sanat ve edebiyat açışından önemli ve bereketli bir yer olduğu bilinmektedir.
Urfalı Dîvân Şâirleri isimli bu çalışma, biyografik eserlerin başında gelen tezkireler olmak üzere diğer biyografik/bibliyografik kaynaklarda ve başka çalışmalarda tespit edilen ve divân edebiyatının temsilcisi sayılan Urfalı şairleri içermektedir. Biyografik eserlere göre Urfalı en eski divân şairi Rüşdî (ö. 1677) mahlasını kullanan şairdir. Rüşdî ile muasır üç (3) divan şairi varken XVIII. yüzyılda bu sayı on beşe (15) yükselerek büyük bir artış göstermiştir. Bu çalışmada, XVII. yüzyıldan XX. yüzyılın sonlarına kadar yetişen Urfalı divan şairi sayısı yüz on yedi (117) olarak tespit edilmiştir. Bu sayı, Urfa edebiyatı için hiç de küçümsenmeyecek bir rakamdır. Bu şairlerin büyük çoğunluğu, eski edebiyatın yerini yeni edebiyata terk ettiği, dolayısıyla yeni türlerin rağbet edildiği XIX. ve XX. yüzyıllarda yetişmiştir. Bu da gösteriyor ki asırlardır devam eden divân şiir geleneği hemen kesintiye uğramamış, varlığını Urfa başta olmak üzere Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde yetişen yüzlerce belki binlerce şair ile devam ettirmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Faaliyet Gösteren Sivil Toplum Kuruluşlarında İtibar
1990’lı yıllardan itibaren akademik yazında giderek önem kazanan itibar araştırmaları ağırlıkla şirketler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Ekonomi, sosyoloji, iletişim gibi farklı disiplinler çerçevesinde yürütülen bu araştırmalarda yanıt aranan ortak soru bazı örgütlerin diğerlerine nazaran neden ve nasıl öne geçtiğidir. Örgütleri rakipleri karşısında öne çıkaran ve itibarı oluşturan “değişebilir, gözlenebilir” niteliklerin paydaşlar nezdinde hangileri olduğunun belirlenmesi örgütlerin amaçlarına ulaşmasında belirleyici olmaktadır. STK’lar yapıları, işlevleri ve misyonları gereği şirketlerden ve kamu kuruluşlarından farklı örgütlerdir. Bu nedenle paydaşlarının STK’lara ilişkin algılarını şekillendiren ölçütler şirketlerden ve kamu kurumlarından farklıdır. Bu çalışmada Türkiye’de faaliyet gösteren STK’ların itibarının 26 değişkenden oluşan dört boyutlu bir yapı sergilediği bulunmuştur.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Kadimden Cedide Osmanlı Donanması: 1770-1790
Osmanlı donanmasının yakıldığı 1770 yılındaki Çeşme faciasından sonra, donanmanın yeniden inşası Devlet-i Aliyye ileri gelenlerinin en önemli meselelerinden olmuştur. Akdeniz’de ve Karadeniz’de donanma zafiyetinin sebep olduğu nazik durum, imparatorluğun başkentinin de tehdit altında olduğu nadir görülen bir kriz ortamı yaratmıştır. Bu araştırma, bir donanmanın yakılmasının ardından ne şekilde yeniden inşa edildiğini ortaya koymaktadır. Bu yapılırken, Osmanlı bahriyesi ekseninde bir değişim ve dönüşüm çağı da başlamıştır. Türk tarihinde Avrupaî tarzda ve sürekliliği olan ilk mühendishânenin bahriye bünyesinde kurulması bu sebeple şaşırtıcı değildir. Elinizdeki eser, büyük ölçüde Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın kaptanıderya olduğu 1770-1790 yılları arasında, Osmanlı donanmasının yelkenli gemilerine ait toplu ve detaylı bilgilerin olduğu ilk çalışmadır. Donanmanın unsurlarına dair ağırlıkla yerli ve yabancı arşiv belgelerinden hareketle üretilen somut veriler sayesinde, bu dönemde Osmanlı donanmasının Batı donanmaları ile kıyaslamaları yapılarak konumu gerçekçi bir zemine oturtulabilmiştir. Osmanlı gemi inşa ve donanımı ile silah sanayiinin yükselişe geçtiği bu dönem, klasik “gerileme” ve “dağılma” paradigmasına da yeni bir boyut kazandırmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
SİYASAL İLETİŞİM, PROPAGANDA VE ULUSAL KİMLİK
“Ceren Yegen, Anthony Smith’in millî kimliğin özellikleri olarak sıraladığı; tarihi bölge, vatan, ortak mitler ve tarihsel anılar, ortak kitle toplum kültürü, vatandaşlar için ortak hak ve görevler ile ortak ekonomi temaları üzerinden nasıl kimlik siyaseti yapıldığına dair, özellikle seçim dönemlerinde ortaya çıkan bir analiz yapıyor, kimlik üzerinden siyaset örnekleri üzerinde durarak, tesadüfü örnekleme olarak ifade ettiği yöntemle 1957-2007 yılları arası Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, Hürriyet Partisi, Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Doğru Yol Partisi, AK Parti seçim propagandalarında kullanılan, afiş, slogan, seçim beyannameleri üzerinde örneklendiriyor”
Mehmet Ö. Alkan
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Türk Ekranından Yansımalar
Türk Ekranından Yansımalar başlıklı bu çalışma günümüz Türkiye’sinde Türk toplumunun kültürünü ve zihniyetini türeten ve dönüştüren Türkçe “ekranların” içeriklerine ilgi duyan okuyucuya katkı sunmak üzere hazırlanmıştır. Kitaptaki her bölümde farklı metin çözümleme yöntemleriyle farklı medya içeriklerinin analizi sunulmaktadır. Ayrıca kitapta, medya söylemlerinin oluşmasına imkân veren sosyo-politik gerçekliğe ve tarihsel konjonktüre değinilmekte olup çağdaş Türk medyasında dolaşımda olan Türk milliyetçiliği, neoliberalizm, postfeminizm, hegemonik erkeklik/kadınlık, homososyalleşme, tüketim kültürü, dindarlık ve muhafazakârlık gibi normatif söylemlerin yeniden ürettiği kimlikler veya öznellikler incelenmektedir.
Kitap kapsamında son dönemde Kovid 19 pandemisinin bir toplumsal kriz olarak dijital alana internet mimleri şeklinde yansıması, izlenme rekorları kıran gündüz kuşağındaki realiti şov programlarının anlatısal türleri kullanarak gerçeklikle kurmacanın sınırlarını esnetmesi, popüler tarihi dizilerde türetilen toplumsal söylemler ve erkeklik temsilleri, dini içerikli çizgi filmlerin yerel ve global değerleri uzlaştırarak tanımladığı yeni muhafazakâr toplumsal söylemler ve ideal Müslüman kimliği, kadın reklamlarında postfeminizm ve neoliberalizm gibi global popüler söylemlerin türettiği güçlü kadın ve bireysel tercihlerin kutsallığı anlayışıyla marjinal kimliklerin normalleştirilmesi şeklinde özetlenebilecek Türkiye’deki farklı ekran içeriklerinin toplumsal kültürdeki yansımalarını ele alan araştırmalara yer verilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI HANEDAN KIZLARI VE GELİRLERİ
Osmanlı hanedan kızları, hanedan kadınlarının önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Onları tanımlamak için, genellikle hanedanın meşruiyet arayışında ve görünürlüğünde yüklendikleri rolün, sınırlı bakış açısı yeterli bulunmaktadır. Oysa harem duvarları arkasında,kimi zaman valide sultanların gölgesinde ve iktidar odaklı çizilen yaşamlarının, XVIII. yüzyılda gelir kaynaklarıyla ilişkilerinin yeniden şekillendirmesiyle,vediatullahın korunup gözetilmesinden sorumlu olan ve elindeki ekonomik gücü yatırım yaparak değerlendiren kimi niteliklerle buluşmaları, haklarında bildiklerimizi yeniden düşünmemize olanak tanımaktadır. Böylece onların padişahın kızı, kız kardeşi, torunu, bir devlet adamının/kulun eşi gibi sıfatlarla, üzerlerinde parlayan hanedan cilasının bir yerlerinden, kendi başlarına var olabildiklerine dair inancımız kuvvetlenmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
DİL BİLGİSİ ÖĞRETİMİ
Bu kitap Yüksek Öğretim Kurulunun hazırladığı eğitim programı esas alınarak meydana getirilmiştir. Kitap üniversitelerin eğitim fakültelerinde lisans ve lisansüstü çalışma ve derslere kaynaklık edecek bilimsel bir yapıdadır. Özellikle dilbilgisi öğretiminin amacı, önemi, temel dil beceri kavramlarının titizlikle ele alınması gerektiği çağımızda bu kitabın öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanıcılarına yol göstermesi amaçlanmaktadır. Böylece alana farklı bir bakış açısı kazandırmak ve bireylerin dilbilgisi öğretimi ile ilgili akademik düzeyde bilgiye sahip olmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
Eşitlikçi Olmayan Bir Tutum Olarak Fanatizm
Fanatik, bir kişiye, nesneye veya kuruma tutkuyla ve körü körüne bağlanır, onun karşısında olanları yaftalar ve ötekileştirir. Tüm bunları duygusal bir değerlendirmeyle yapar. Üstelik sözel veya fiili şiddeti bir araç olarak kullanmaktan çekinmez. Bir fanatiğin akla uygun bir değerlendirme yapması imkansızdır. Çünkü nesnel ve makul bir değerlendirme belirsizlik ve gri alanları kabul etmek demektir ve bu fanatik olmayı baştan engeller. O her şeyin kesin bilgisine daha doğrusu kesin duygusuna sahiptir. Bu nedenle fanatik, akli selimin tam zıt kutbunda durur. İçinde bulunduğumuz günlerde dünyada yaşanan savaşlar, iç çatışmalar, yaşanan göç dalgaları fanatizmi ve fanatik duyguları her geçen gün daha da alevlendiriyor. İşsiz kalan, güvende hissetmeyen, kimlik ve uyum sorunları yaşayan, yabancılaşan ve yaşadığı toplumla bütünleşemeyen birey doğal olarak bugünlerde daha fazla huzursuz. Bunu gidermeye çalışan fanatik ise yanlış bir çözümün peşinde.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Türkiyede Ombudsmanlık Kurumu
“Demokratik hukuk devletlerinde yönetilenlerin yönetenlerin haksız uygulamalarına karşı korunmasını sağlamak açısından başvurdukları önemli denetim mekanizmalarından bir tanesini Ombudsmanlık veya diğer ifade ile Kamu denetçiliği kurumu oluşturmaktadır. Türkiyede Ombudsmanlık Kurumu adlı çalışma öncelikle dünyada ve Türkiyede kamu denetçiliği kurumunun teorik ve pratik gelişim sürecinden bahsetmektedir. Ombudsmanlık kurumunun yargısal ve idari olarak devletin iş yükünü hafifleten yönüne vurgu yapılan çalışmada, Ombudsmanlık kurumunun bu işlevlerinin bilinirliğini saptamaya yönelik olarak Türkiyenin geleceğini oluşturacak olan üniversite öğrencilerinin gözünden Ombudsmanlık kurumu analiz edilmeye çalışılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda kaleme alınan çalışmayla alana ilgisi olan başta akademisyen ve öğrenciler olmak üzere tüm ilgilenenlere katkı sağlaması beklenmektedir.”
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında Milenyum Kuşağı Öykücülüğü
Türk edebiyatında 2000’li yıllardan itibaren 1980 sonrası doğmuş yazarların içerik ve biçim arayışlarıyla yeni bir öykü anlayışı şekillenmeye başlamış ve dikkat çekici bir dönüşüm yaşanmıştır.
Dr. Muhammet Can, bu kitabında Milenyum Kuşağı öykülerinin tematik yapılarını ve teknik farklılıklarını ele alarak Türk öykücülüğünün bu yeni dönemini kapsamlı bir şekilde analiz ediyor. Kitap, bu dönemde öykü alanında öne çıkan yazarların eserlerini derinlemesine inceleyerek kuşağın genel eğilimlerini ortaya çıkarıyor ve böylece hem edebiyat araştırmacılarına hem de edebiyatseverlere önemli bir kaynak sunuyor.
Bu çalışma, günümüz Türk öykücülüğünü anlamak, Milenyum Kuşağının Türk öyküsüne katkılarını keşfetmek ve edebiyatın yeni yönelimlerini anlamlandırmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir rehberdir.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK- AMERİKAN İLİŞKİLERİ (1914-1945)
Osmanlı Devleti’nin sahip olduğu toprakların stratejik önemi emperyalist devletlerin her zaman dikkatini çekmiştir. Bu devletlerden biri olan ABD, 19 yüzyılın başından itibaren Osmanlı Devleti ile temasa geçerek diplomatik ilişkilerini geliştirme yoluna gitmiştir. Bu yüzyıldan itibaren ikili ilişkiler, yeni kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile de devam etmiş ve çok yönlü olmuştur.
Yazarın Doktora Tezinden üretilmiş olan bu kitapta; Ermeni sorunu kapsamında, Osmanlı topraklarında bulunan Amerikan misyoner teşkilatlarının sağlık, eğitim faaliyetleri, Milli Mücadele dönemi Amerikan heyetlerinin incelemeleri ve raporları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan sonra uluslararası arenada vermiş olduğu diplomatik mücadele, Lozan ve sonrasındaki ABD’nin Türkiye üzerindeki politikaları, ticari, kültürel ve siyasi açıdan çok yönlü ele alınmıştır. 1914-1945 yıllarını içeren ve Türk-Amerikan ilişkilerini ele alan bu çalışma, tarih metodolojisi çerçevesinde, başta arşiv belgeleri olmak üzere, Meclis Zabıtları, Amerikan Ulusal Arşivi, yerli ve yabancı gazetelerin analiz edilmesiyle günümüz Türk-Amerikan ilişkilerinin anlaşılmasına temel oluşturmayı amaçlamaktadır.
₺675,00