KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Türkiye Defteri
₺250,00 -

Türk Edebiyatında Milenyum Kuşağı Öykücülüğü
₺740,00 -

The Theatrical Gap Dramatıc Persona
₺350,00 -

TEMEL BİLGİ TEKNOLOJİLERİ KULLANIMI (BİLGİSAYA GİRİŞ)
-

Şumnu’da Günümüze Gelen Osmanlı Mimarî Eserleri
₺260,00 -

SÖMÜRGEDEN KÜRESELE ULUSÖTESİ AFRİKA SİNEMASI VE ABDERRAHMANE SISSAKO
₺380,00 -

Sociology of the Commons and Rural Land Ownership in Burkina Faso
₺275,00 -

Siber Ortam ve Suç
₺440,00 -

Sağlık Yönetiminde Tıbbi Terminoloji
₺235,00 -

REKLAM İKNA VE İDEOLOJİ
₺300,00 -

Perşembe Temettuat Defterleri
-

OTEL İŞLETMELERİNDE KURUMSALLAŞMA
₺300,00 -

OMURGALI HAYVAN EMBRİYOLOJİSİ DERS NOTLARI VE LABORATUAR KILAVUZU
-

MUHBİR
-

Menippean Strategies in Peter Barnes Plays
₺300,00 -

Makine Öğrenmesi Tabanlı Kestirimci Bakım
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türk Hikâyesinde Din ve İnanç Algısı
İnsan ile birlikte doğan inanma ihtiyacı birey ve toplumların doğasının esasını oluşturur. Tarih boyunca insanların çeşitli dinlere ve inançlara bağlı bir hayat sürdürerek mana ve madde âleminde psikolojik doyum noktasına ulaştığı görülür. 19. yüzyılda Tanzimat Fermanı ile birlikte birçok alanda değişimler yaşanır. İnsan ruhunun özüyle ilişkili olan edebiyat sahası da bu dönemde toplum ve bireyin yaşadığı değişimlerden etkilenir.
Tanzimat Dönemi edebiyatı nesir sahasında birçok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaların ışığında hem edebî türler üzerinde hem de ele alınan konular hakkında yeni perspektifler ortaya çıkabilir. Türk edebiyatında din ve inanç olgusu eserlerde önemli bir yer teşkil etmektedir. Toplumun batının sosyal hayatına yönelmesiyle birlikte nesir türünde yazılan eserlerde; alafranga hayat, görücü usulü evlilik, basit aşk üçgenleri gibi konular ele alınır. Bu konuların yanı sıra din ve inanç olgusu da birçok hikâyede işlenmiştir. Bu dönemde yazılmış olan hikâyelerde İslamiyet ve Hristiyanlık dinine yer verildiği gibi Yahudilik ile kabile inançlarına ait izlerin de işlendiği görülmektedir. Bu kitapta Tanzimat Dönemi’nde (1839-1896) yayınlanmış olan yüz elli beş hikâye din ve inanç olgusu bağlamında irdelenmiştir. Türk hikâyesinin zeminini oluşturan eserler olarak kabul edilen Muhayyelât-ı Aziz Efendi, Müsameretnâme, Akabi Hikâyesi ve Hayâlât-ı Dil’den sonra Ahmet Midhat Efendi, Recaîzade Mahmud Ekrem, Nâbizâde Nâzım ve Samipaşazade Sezai’nin yazdığı eserler öncelikle olay örgüsü bakımından daha sonra ise din ve inanç esasları bakımından incelenmiştir. Hikâyelerde sırasıyla; İslamiyet, Hristiyanlık, Yahudilik, ilkel kabile inançları ve batıl inançlar ele alınmıştır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Writing while Traveling all Around
Writing while Traveling all Around is basically concentrated on writing about observations of travelers. Writers express their thoughts, feelings and ideas about their views. Travel writers in this book mainly work on literary texts as well as factual matters.
Writers note their significant quotations from the literary studies. They indicate how their observations cause change over individuals and how places influence human lives. The literary texts signify the creation of new identities by the time individuals see the places or by the time they read about what is written about those places.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın, kadınların modernleşme serüvenini doğrusal bir “ilerleme hikâyesi” olarak değil; çelişkiler, sınırlar ve yeniden tanımlamalar eşliğinde ele alan çok boyutlu bir çalışmadır. Kitap, geç Osmanlı’dan erken Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadınların eğitim, emek, siyaset ve kamusal alanla kurdukları ilişkiyi, modernleşme projelerinin ideolojik ve kurumsal çerçevesi içinde tartışmaktadır. Kadınların kamusal görünürlüğü artarken aynı anda annelik, vatandaşlık ve “makbul kadın” normlarının nasıl üretildiğini sorgulayan bu derleme; biyopolitika, güvenlik, istihbarat ve toplumsal cinsiyet perspektiflerini bir araya getirir. Teşkilat-ı Mahsusa’dan vatandaşlık eğitimine, beyaz yakalılaşmadan annelik rejimlerine uzanan başlıklar aracılığıyla kadınlar yalnızca değişimin nesnesi değil, tarihsel sürecin etkin aktörleri olarak ele alınır. Bu kitap, modern Türkiye’nin toplumsal ve siyasal inşasını kadın deneyimi üzerinden yeniden düşünmeye davet etmektedir.
KİTAP TANITIMI
Ritüelden Dramatiğe Antik Yunanda Oyuncu Bedeni
Antik Yunan tiyatrosu ve oyunculuk yöntemine dair bildiklerimizin doğruluğundan ne kadar emin olabiliriz? Ritüelden dramatiğe evrilen süreçte oyunculuk nasıl bir dönüşüm geçirir? Günümüze kalan Antik Yunan tiyatro metinlerinin yazıldığı dönemde, seyirci nasıl bir performans izler? Bu performanslarda hangisi daha önemlidir: Yazar mı, hikâyeyi anlatan mı? Koro mu, oyuncu mu? Dil mi, beden mi?
Antik Yunan tiyatrosunda oyuncu ve bedeni üzerine konuşulabilecekler son yıllara kadar oldukça azken, yeni araştırmalar ışığında bir adım daha ilerlemek mümkündür. Bu çalışmanın amacı ise, sınırlı yazılı kaynaklardan, dönemin bilinen dans ve ritüel figürlerinden, vazo ve çömlek eserlerinden, mimari yapılarından ve detaylı metin okumalarından yola çıkarak, Antik Yunan oyunculuk yöntemi ve performansına dair edinilen fikirleri paylaşmaktır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Kurgusal Dünyalar ve Toplumsal Gerçeklikler
Toplumsal gerçeklik, gündelik hayatın akışında olduğu kadar romanların satır aralarında, sinema perdesinin ışığında ve dijital oyunların etkileşimli dünyalarında da gizlidir. Bu derleme, kurgusal anlatıların toplumu yalnızca yansıtmakla kalmayıp onu nasıl dönüştürdüğünü ve kimi zaman maskelediğini tartışmaya açıyor. Eser, eğlence kültürünün bir denetim mekanizmasına dönüşümünden varoluşsal mizaha, dijital oyunlardaki zorunlu göç deneyiminden sessiz yabancılaşmaya kadar geniş bir yelpazede modern bireyin sancılarını mercek altına alıyor. Dostluk etiği ve Oksidentalizm eleştirisiyle çerçevesini genişleten çalışma, kurguyu basit bir kaçış alanı değil, toplumu çözümlemek için sosyolojik bir laboratuvar olarak konumlandırıyor. Başkalarının hikâyeleri üzerinden kendi gerçekliğine bakmak isteyen okurlar için bu kitap, olan biteni farklı bakış açılarından anlamaya yönelik bir çağrı niteliğinde.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
KASABALI NÛRÎ HAYATI SANATI VE ŞİİRLERİ
Altı yüz yıllık Osmanlı topraklarında devletin en zirvesindeki Padişahtan tutun da halkın arasında yaşayan demirci ustası veya marangoza kadar pek çok şahsiyet klasik edebiyat veya halk edebiyatı tarzında şiir söyleyebilmiştir. Binlerle ifade edilebilecek bu şairlerin kesin sayısı şimdiye kadar tam olarak tespit edilebilmiş de değildir. Öyle ki hâlen pek çok şairimiz ve eserleri gün ışığına çıkarılmayı bekleyen bir hazine konumundadır. Söz konusu bu hazinenin her bir değerli taşını küçüğüne büyüğüne bakılmaksızın gün yüzüne çıkarmak, bilim âlemine tanıtmak ve günümüz insanlarının istifadesine sunmak biz araştırmacıların ortak sorumluluğudur.
Bu sorumluluk çerçevesinde biz bu çalışmamızda on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısı ile yirminci yüzyılın başlarında Manisa’nın Kasaba yani günümüzdeki adıyla Turgutlu ilçesinde yaşamış olan Kasabalı Nûrî’yi ele almaya çalıştık. Osmanlı devletinin dağılma döneminin olumsuz şartları içerisinde yetişmiş bir şahsiyet olarak karşımıza çıkan Kasabalı Nûrî, özellikle dönemin aksaklıklarını korkusuzca dile getirmeye çalışan cesur bir şair olarak dikkatleri çekmektedir. Hem aruz hem de hece vezinleriyle şiirleri bulunan Kasabalı Nûrî’nin müstakil bir divanı bulunmasa da iki farklı mecmua ile dönemin önemli gazetelerinde yayımlanan şiirleri önemli bir yekun oluşturmaktadır. Şairin çalışmamıza dahil ettiğimiz bu şiirlerinin tümü, söz konusu kaynaklardan temin edilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK HALK EDEBİYATI
Halk Edebiyatı, halkın duygu ve düşüncelerini, özlemlerini, isteklerini dile getiren; sözlü gelenek ürünü, halkın zengin kültür değerlerini yansıtan bir edebiyattır. Halk edebiyatı, özünü, özlüğünü halktan aldığı için halkın edebiyatıdır. Özellikle halkın dünya görüşünü, sanat zevkini, düşünüş ve yaşayış düzenini, bunlarla ilgili gelenek ve görenekleri halk edebiyatında bulabiliriz. Halk edebiyatı, tarihi ve toplumsal kimliği, halkı esas alan dili, muhtevasıyla, Türk halkının milli özünü taşıyan, halkın değerleriyle bütünleşen, ondan kaynaklanan özellikleriyle, halkın en iyi ifade edildiği ve yaşatıldığı bir edebiyattır.
Bu kitapta Türk halk edebiyatının genel çerçevesinin çizilmesi, kaynakları ve bölümlerinin tanıtılmasından sonra birinci bölümde anonim Türk halk edebiyatı tanıtılmış ve türlerinden olan atasözleri, deyimler, bilmeceler, ninniler, alkış kargışlar, tekerlemeler ve halk hikayeleri ve onun önemli bir çeşidi önemli bir çeşidi olan Dede Korkut Hikayeleri üzerinde durulmuştur. Devamında yine anonim Türk halk edebiyatı türlerinden olan halk masallarına geçilmiş, sonrasında bunu efsane, halk fıkraları ve destan türleri sırasıyla izlemiştir. İkinci bölümde ise âşık edebiyatı ile ilgili önemli bilgilerden sonra bu edebiyatın kaynakları, başka edebiyatları etkilemesi ve 16 – 20. yüzyıllar arasındaki âşık edebiyatı genel olarak tanıtılıp önemli temsilcilerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde tasavvuf edebiyatı dil ve üslup özellikleri ile dönemlerine göre bu edebiyatın önemli temsilcilerinden bahsedilmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Şehir Coğrafyası
Şehirlerin kuruluşu İlkçağ uygarlıklarına kadar gitmektedir. Bununla birlikte şehirleşme özellikle Sanayi Devrimi’nden sonraki süreçte kırlardan şehirlere gerçekleşen göçlerle hızlanmış ve günümüzde dünya nüfusunun yarısından fazlası şehirlerde yaşar hale gelmiştir. Böylelikle yeryüzünde çok geniş dağılışa ve farklı özelliklere sahip olan şehirler, coğrafya ve birçok bilim dalının da en önemli akademik çalışma konularından birini meydana getirmiştir.
Şehir Coğrafyası: İnsan-Mekân-Medeniyet isimli bu kitap, şehirleri coğrafyanın prensipleri çerçevesinde ele alarak şehirlerin sosyokültürel ve mekânsal örüntülerindeki değişimleri bilimsel açıdan ortaya koymayı amaçlamıştır. Giriş kısmı dışında dokuz bölümden oluşan kitap, şehir coğrafyası alanında çalışmalar yapmış akademisyenlerin yoğun emekleriyle şekillenmiştir. Kitaba katkı sağlayan araştırmacıların farklı coğrafi perspektifleri ve deneyimleri konuların işlenişinde ve örneklerin sunulmasında oldukça yararlı olmuştur. Kitabın coğrafyacılar başta olmak üzere farklı disiplinlerden akademisyenlere, öğrencilere, kamu kurum ve kuruluşlarına, şehir ve şehir coğrafyası araştırmalarına ilgi duyan herkese faydalı olmasını dileriz.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’deki Özel Havayolu İşletmelerinin Rekabet Stratejileri Üzerine Bir Araştırma
Türkiye’de yolcu taşıyıcı olarak faaliyet gösteren tarifeli ve tarifesiz (charter) havayollarının rekabet stratejileri üzerine yazılmış en kapsamlı kitaptır. Havayollarının üst düzey yöneticilerinin görüşleri doğrultusunda yapılan araştırmada, havayolu işletmelerinin rekabet stratejileri ortaya konulmuş, bu sayede sektörün rekabet yapısı da ortaya çıkarılmıştır. Havayollarının bilinçli veya bilinçsiz olarak uyguladıkları rekabet stratejilerinin, Porter’ın jenerik stratejileri ile Miles ve Snow’un rekabet tipolojisi içerisinde hangileri oldukları gösterilmiştir. Stratejistlerin işletmeler tarafından tek bir rekabet stratejisi uygulaması gerektiği, aksi takdirde sürdürülebilirliğin olmayacağı görüşünün tersine; bu kitap, Türkiye’deki havayolu işletmelerinin birden çok rekabet stratejisini aynı anda uygulayan hibrid bir yapıda olduğunu ortaya çıkaran eşsiz bir çalışmadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimcilerde Tükenmişlik Sendromu ve Kurumsal Bağlılık
Tükenmişlik sendromu, çalışma hayatını olumsuz yönde etkileyen bireysel ve kurumsal açıdan negatif etkilere sahip bir olgudur. Gelecek nesillerin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi, eğitimcilerin hem fiziken hem de psikolojik olarak sağlıklı olmasına bağlıdır. Bu da ancak eğitimcilerin işlerini sevmeleri ve işe uyum göstermeleri ile mümkün olabilecektir. Günümüzde her meslek grubunda olduğu gibi eğitimciler de iş uyumunda sıkıntı çekmekte ve bunun sonucunda da tükenmişlik yaşamaktadırlar. Bu çalışmanın amacı eğitim sisteminin en önemli unsurlarından biri olan öğretmenlerin ve akademisyenlerin tükenmişlik düzeylerinin kurumsal bağlılıkları üstündeki etkisini karşılaştırmalı olarak analiz etmektir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
The Imagist Movement In Poetry: A Revolution In Words And Verse
The Imagist movement, a radical departure from traditional poetry, emerged as a revolutionary literary turning point in the 20th century. Following the principle of economy and precision of language, the Imagist poets championed poetry devoid of ornament and emotional excess. The movement’s emphasis on directness, simplicity, and visual intensity reshaped the spirit of poetry, sparking profound reverberations in literature.
This book comprehensively explores the Imagist movement’s theoretical background and historical context, as well as the analysis of the poems and contributions of its key figures, such as T. E. Hulme, Ezra Pound, H.D., and Amy Lowell. It also includes selected poems from Imagist anthologies, providing readers with concrete examples that highlight the essence of Imagist poetry.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
UYGARLIK TARİHİ
Uygarlığın herkes için geçerli bir tanımını yapmak, “Uygarlık Tarihi” başlıklı bir çalışma hazırlamaktan daha zordur. Zira Uygarlık, bazılarının gözünde teknolojik gelişimi, bazılarının gözünde ise güzel sanatları veya sofra zarafetini tanımlar. Ancak kuşkusuz uygarlık bu tanımların çok üzerinde bir anlam içermektedir. Uygarlık, sadece teknik gelişmişliğin, güzel sanatlardaki başarının veya kentli olmaktan kaynaklanan gündelik sorumluluk bilincinin bir bileşkesi olsaydı Almanya’da Nasyonal-Sosyalistlerin kurduğu düzeni de “uygarlık tarihinin” bir parçası olarak kabul etmemiz gerekirdi. Oysa Nazi biliminden, sanatından, arkeolojisinden bahsedebildiğimiz halde bir “Nazi uygarlığından” söz edemiyorsak, uygarlık tanımına mutlaka yeni bir şeyler eklememiz gerekmektedir. Uygarlık nesnelerinin, insanlığın seçilmiş özel bir kısmına değil geneline, hatta gezegenin kendisine faydalı olması, insancıl (hümaniter) bir öz taşıması ve geleceğe yönelik bir umut beklentisi oluşturması gereklidir. Aksi halde, atom bombasını veya kimyasal silahları, uygarlık tarihinin zirve başarıları olarak algılamak gibi yanlış bir tutum içine düşeriz. Ya da uygarlığı, insanlığın saptığı yanlış bir yol olduğunu düşünen karamsar görüşlerintesiri altında kalırız. Elinizde tuttuğunuz bu çalışma, her iki yaklaşımın arasında bir yol izlemekte, uygarlık tarihi boyunca insanlığın başarılarını olumlarken, bir yandan da uygarlık yolunda atılan adımların meydan getirdiği potansiyel hataları da eleştiri süzgecinden geçirmeyi amaç edinmektedir.
KİTAP TANITIMI
SÖMÜRGEDEN KÜRESELE ULUSÖTESİ AFRİKA SİNEMASI VE ABDERRAHMANE SISSAKO
Bu çalışma, Moritanyalı yönetmen Abderrahmane Sissako’nun ulusötesi bir mahiyete sahip sinemasını daha yakından tanımak ve Afrika Sineması ile ulusötesi sinema konularında akademiye küçük de olsa bir katkı sunmak amacı taşımaktadır. Mısır’ı dışarıda tutarsak, kendi sinemalarına 1960’lar gibi geç bir tarihte sahip olan Afrikalı ülkeler için film üretimi günümüzde de zor bir uğraştır ve kıta sinemacılarının bu zorlukları aşmak için Batı Avrupa ülkelerinden aldığı yardımlar, Afrikalı sinemacılara ve onların ürettikleri filmlere ulusötesi bir bağlamda bakmamızı zorunlu kılmaktadır. Biz de bu çalışma boyunca Moritanya’da doğan, Mali’de büyüyen, Sovyetler Birliği’nde sinema eğitimi alan ve günümüzde de Fransa’da yaşayan bir sinemacı üzerinden kıta sinemasının bu özelliğini incelemek istedik. Ayrıca Afrika ülkeleri bağımsızlıklarına kavuştuktan sonra doğan sinemacılar nesli arasında önemli bir yerde duran Abderrahmane Sissako’nun sinemasını inceleyerek, sömürge karşıtı ideallerle başlayan kıtadaki sinema çalışmalarının günümüzde nasıl bir boyuta evrildiği gözlemlenmeye çalışılmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİ GÖRSEL TEMSİLİYET SERVET-İ FÜNÛN ÖRNEĞİ
Osmanlı İmparatorluğu 20. yüzyılın başlarına kadar süren çabalarına rağmen iki farklı durumu tems13il eden bir görünüm arz etmekteydi. Bir yüzü ile her an ölmesi beklenen “Avrupa’nın hasta adamı” olarak hangi devletin kollarında can vereceği beklenirken, bir diğer yüzü ile milyonları bulan Müslüman nüfus üzerindeki halife gücü ve coğrafi konumu ile hala hesaba katılması gereken bir güç idi. Ekonomik olarak büyük devletlerin kurduğu Düyûn-ı Umûmiye İdaresinin varlığı ile kontrol altında tutularak gelir kaynakları büyük oranda devlet borçlarına sayılmaktaydı. Özellikle Avrupa’da kalan topraklarında kayıpları ise devam etmekteydi. Bu noktada özellikle Sultan ve Babıâli’deki memurlar çok zor koşullar altında çalışarak, dar alanda manevra yapabilecek bir saha açmaları, kısaca kendi kaderlerini kendilerinin tayin edeceği durumda olduklarının bilincindeydiler. Bu da Batılı Devletlerle kurulacak ikili ilişkilerin mahiyetini ve önemini belirleyen nokta idi. Bâbıâli’yi temsil eden bürokratların, diğer yerlerdeki yönetim seçkinlerinde olduğu gibi yekpare bir bütünlük arz etmediği, dikkat etmemiz gereken unsurlardan biridir. Gerek yozlaşmanın ve hizipleşmenin çeşitli yüzlerini temsil eden gruplar, gerekse de üzerine fazla düşünülmeden yapılmış tanımlamalar aracılığıyla, kimi yönetici/idareci seçkinin daha tutucu ve kimisinin de daha ilerici olduğunu görürüz.31
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Doğal
Bu yöntem ile objelerin negatif görüntüleri elde edileceğinden dolayı fotogramı yapılacak objelerin niteliği, ışık geçirgenliği, yapısı ve objenin kendi yapısındaki ara boşlukları (espas) çok önemlidir. Çünkü fotogramda objenin negatif görüntüsü karta yansıyacağından, objenin ara boşluğundan ışık geçerek farklı görüntüler elde edilecektir.
Fotogramda kullanılan objenin ışığı geçirgenlik durumu karta yansıyan görüntünün oluşumunu etkilemektedir. Eğer hiç ışık geçirmeyen ojeler kullanılacaksa kartın üzerinde o alanlar tam siyah olarak ortaya çıkacaktır. Işık geçirgenliği olan objeler kullanıldığında ise kart üzerinde hayali görüntüler meydana gelir.
Fotogram sonucunda bir fotoğraf oluşur fakat fotoğraf makinesine gerek kalmadan fotoğraf oluşmaktadır.
Fotogram aynı zamanda agrandisörde yapılan bir kart baskısıdır. Fakat bu baskıda agrandisörde negatif film olması gerekmektedir. Oysaki fotogram çalışmasında filmsiz de fotoğraf oluşmaktadır. Fotogram çalışması için; ışık, kimya, fotoğraf, negatif-pozitif görüntü ve fotoğraf bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağda İşkolizm
Her geçen gün daha fazla dijitalleşiyoruz… Bilişim teknolojilerinin hayatımızın her alanına girmesi ve uzaktan çalışma yöntemlerinin yeni bir çalışma biçimi olarak benimsenmesiyle, iş ve özel hayatımız iyice birbirine karışmış durumda…İşkolizm nedeniyle yaşadığımız stres ve tükenmişlik gibi duygular da günden güne artıyor…Artık neredeyse günün her saatini çalışarak geçiren bireyler haline geldik…Gelecekteki iş yerlerimizin sanal evren (metaverse) içinde olacağını düşündüğümüzde, işkolizmin dijital iş dünyasındaki mutluluğumuz için ne kadar büyük bir tehlike oluşturacağı açık bir şekilde görülüyor….
Acaba gelecekte daha fazla dijitalleşerek (ailemizden, arkadaşlarımızdan ve bizi biz yapan sosyal çevremizden uzaklaştığımız yetmiyormuş gibi!) kendimizden de mi vazgeçeceğiz?
Gittikçe dijitalleşen dünyada işkolizmden ne kadar uzak durabileceğiz?
Yoksa yaşamın tüm güzelliklerinden ve mutluluklarından vazgeçen ultra-kronik-işkoliklere mi dönüşeceğiz?
Peki hem işkolik hem de mutlu olmak mümkün mü?
Bu kitap işkolizmi size tüm yönleriyle anlatarak, gelecekte doğabilecek sorunları en az hasarla atlatabilmek ve dijital çağın mutlu işkolikleri arasında yer alabilmek için işinize yarayabilecek kuramlardan ve pratik reçetelerden bahsediyor.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Kazak Türkçesinde Ölçü
İnsanoğlu, ezelden beri çevresinde gördüğü her şeyi ölçme ve değerlendirme ihtiyacı duymuştur. Öyle ki gece ile gündüzün değişimi, gün içerisindeki farklı zaman dilimleri, gideceği yerin uzaklığı, süreceği tarlanın büyüklüğü, elde ettiği ürünün miktarını; değiş tokuş yapacağı nesnelerin sayısı, ağırlığı gibi her türlü niteliğini değerlendirmek ve adlandırmak, insan için zamanla kaçınılmaz hâle gelmiştir.
Kültür ve coğrafyanın belirleyici olduğu söz varlığının oluşumunda, ölçü ifadeleri bir halkın dil özelliklerini en iyi şekilde yansıtan katmanlardan biridir. Öyle ki bir halkın yaşam tarzı ve dünya görüşü, ölçü ifadelerinin şekillenmesinde başlıca rol oynamıştır.
Çalışmada, Kazak Türkçesinin tarihî gelişim süreci boyunca XV. yüzyıldan günümüze kadar ortaya konulan çeşitli edebî eserler taranarak elde edilen, uluslararası metrik sistemin kabulünden önce yaygın olarak kullanılan ölçü ifadeleri bir araya getirilmiştir. Bu bağlamda, Kazak edebiyatının ilk temsilcileri sayılan ozanların günümüze ulaşan eserleri, Kazak sözlü edebiyat ürünlerinden masallar, destanlar, şecereler, hikâyeler, Alaş aydınlarının edebî eserleri, Sovyet ve bağımsızlık dönemlerinde yazılan eserler taranmış, ölçü ifadeleri saptanarak değerlendirilmiştir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
İŞ VE YAŞAM DENGESİ
İş dünyasının dinamik koşullarına ayak uyduran işletmeler, rekabet avantajı elde etmek için, çalışma koşullarını ağırlaştırmakta ve bu durum çalışanlar açısından iş yaşam dengesinin bozulmasına neden olmaktadır. Günümüzde, bu çalışma koşulları altında dengenin sağlanması oldukça zordur. Diğer yandan, iş yaşam dengesinin sağlanmasının bireyler ve örgütler açısından olduğu kadar toplum açısından da önemi büyüktür. Mutsuz kişilerden oluşan toplumlarda, verimlilik gibi kavramlardan söz etmek mümkün değildir. Kişilerin yaşamındaki çatışma arttıkça hem işlerinde verimsizlik hem de iş dışındaki hayatlarında mutsuzluk ve doyumsuzluk gibi olumsuz durumlar meydana gelebilmektedir. Bu nedenle, işletmelerin çalışanlarının iş ve yaşam faaliyetlerini daha etkin yöneterek, iş ile ilgili tutum ve davranışlarında olumlu sonuçlar almayı hedeflemesi, çalışan performansına, verimliliğine, iş tatmin düzeyine ve bağlılığına pozitif yönde katkı sağlaması gerekmektedir. Bu kitapta, iş yaşam dengesi konusu detaylı biçimde ele alınarak, sağlık sektörü çalışanlarına yönelik, iş-aile ve aile-iş çatışmasını etkileyen faktörlerin belirlenmesi hedeflenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Pazarlama İletişimi
Teknolojik gelişmeler sosyo-kültürel ve ekonomik koşullardaki değişimler, iletişim paradigmalarını, markaların iş yapış biçimlerini ve hedef kitleleriyle ilişkilerini değiştirmiştir. İnternetle doğup büyüyen yeni nesil tüketiciler, gelişen dijital teknolojiler ile hem iş hem de özel hayatlarını şekillendirmeye başlamışlardır. Bu değişimin doğal bir sonucu olarak reklam, halkla ilişkiler ve pazarlama alanında büyük bir dönüşüm yaşanmıştır. Dijital ortamlarda fikir, ürün veya hizmetlerin yeni platformlar üzerinden ilgili hedef kitleye iletilmesi olarak tanımlanan dijital pazarlama iletişimi ise yeni ve birleştirici bir kavram olarak ortaya çıkmıştır. Bu noktada, tüketicilerle çift yönlü iletişim akışı kurulmasını; markaların tanıtılmasını ve satışın artırılmasını destekleyen dijital pazarlama iletişiminin doğru yönetilmesi kurumlar açısından oldukça önemlidir.
Bu kitabın amacı, dijital çağda yeni nesil tüketicilere ulaşmanın anahtarlarından biri olan dijital pazarlama iletişimi alanına katkı sağlamaktır. Bu bağlamda kitapta; dijital marka yönetimi, dijital pazarlama iletişimi, dijital siyasal kampanya yönetimi, nöro pazarlama, viral pazarlama, dijital iletişimde yer markalama, sosyal medya ve dijital halkla ilişkiler gibi konulara açıklık getirilmiştir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Faaliyet Gösteren Sivil Toplum Kuruluşlarında İtibar
1990’lı yıllardan itibaren akademik yazında giderek önem kazanan itibar araştırmaları ağırlıkla şirketler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Ekonomi, sosyoloji, iletişim gibi farklı disiplinler çerçevesinde yürütülen bu araştırmalarda yanıt aranan ortak soru bazı örgütlerin diğerlerine nazaran neden ve nasıl öne geçtiğidir. Örgütleri rakipleri karşısında öne çıkaran ve itibarı oluşturan “değişebilir, gözlenebilir” niteliklerin paydaşlar nezdinde hangileri olduğunun belirlenmesi örgütlerin amaçlarına ulaşmasında belirleyici olmaktadır. STK’lar yapıları, işlevleri ve misyonları gereği şirketlerden ve kamu kuruluşlarından farklı örgütlerdir. Bu nedenle paydaşlarının STK’lara ilişkin algılarını şekillendiren ölçütler şirketlerden ve kamu kurumlarından farklıdır. Bu çalışmada Türkiye’de faaliyet gösteren STK’ların itibarının 26 değişkenden oluşan dört boyutlu bir yapı sergilediği bulunmuştur.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mehmed’in Ölümü
Fatih, ölümünden bir yıl önce, Bellini’nin fırçasından çıkan meşhur portrede, farklı çehreyle karşımıza çıkar. Tabloya bakan gözler sadece bir hükümdarın değil içsel bir çöküş sürecine giren, karın ağrılarıyla başlayan ve muhtemelen kolit ya da bağırsak iltihabına dönüşen hastalığın gölgesindeki bir insanı görür. Yüzü, poz vermekten öte iç dünyanın yükü ve yaklaşan sonun habercisidir. İlk bakışta bu vakur görünümün altında, gizlenmiş bir hastalık olduğu sezilir. İşte bu insanî zaaf, Fatih’i ‘efsane’ değil ‘şahsiyet’ olarak görmeyi gerektirir. Derin, sessiz ve suskunluk içinde. Bakışları, imparatorluğun yüküyle baş başa kalmış ruhun yalnızlığını heceler. Fatih’in portresi, Rönesans’ın zarif çizgileriyle, tarihin görünmeyen yalnızlığını ve anlatılamayan ama hissedilebilen iç dünyayı fısıldamaktadır. Bu resim onu tarihin ortasında değil, kendi sessizliğinde bulur. Kalemlerin yazamadığını bakışlar fısıldar, kroniklerin suskun kaldığı yerde sanat konuşur ve her şey sezgisel bir katmana açılır.
Kitabın ilgi odağını çerçeveleyen ana eksen, ölümdür. Çünkü ölüm dünyanın sırlarını çözebilen ve serinkanlı kalabilen tek ciddiyettir. Kafkaesk amentüden uğultu gibi bir yankı fısıldar kulağımıza: Ölümün olduğu bir dünyada daha ciddi ne olabilir? Hiç.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
FÂTİHİN İLK HOCASI MOLLÂ YEGÂN GÜZELHİSÂRDAN PÂY-I TAHTA
Tarihi boyunca canlı bir kültür hayatına sahip olan Aydın ve çevresi Türk hakimiyetine girdikten sonra da bu canlılığını devam ettirmiş ve burada kurulan Aydınoğulları Beyliği ile kültür bilim ve düşünce hayatında önemli izler bırakan alîmlere yetişme ortamı sağlanmıştır. Coğrafyanın bu özelliği Osmanlı hakimiyetine girdiği dönemlerde de devam etmiş Aydın vilayeti, Güzelhisar, Tire, Selçuk (Ayasuluğ) ve Birgi gibi önemli ilim merkezlerine sahip olup burada yetişen alimler Osmanlı Devletinin fikri ve kültürel ortamına ciddi katkılarda bulunmuşlardı. Mollâ Yegân da bu alimler içinde önemli bir yer almaktadır. XV. Yüzyılın önemli hadis alimleri arasında yerini alan Mollâ Yegân Güzelhisarda yetişmiş sonra da Osmanlının başkenti olan Bursaya taşınarak burada faaliyetlerine devam etmiştir. Sultan II. Murada danışman olan Molla Yegân Fatih Sultan Mehmedin de ilk hocası olma özelliğini taşımaktadır. Akılcı bir düşünce yapısına sahip olan Molla Yegân Fatih Sultan Mehmedin zihin dünyasında derin etkiler bırakmıştır.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Kriz, Algı ve Markalaşma Açısından İletişim Yönetimi
Siyasal, toplumsal ve iktisadi nitelikli örgütsel yapılar başta olmak üzere “insan”la ilgilenen her yapının amaç ve hedeflerini gerçekleştirmesi iletişim süreçlerini yönetmesiyle yakın bir ilişki içerisindedir. Özellikle son yüzyıl içerisinde gelişen ve son çeyrek yüzyılda da devasa bir ivme yakalayan iletişim teknolojileri ve bunlar üzerinden kurulan iletişim ağları örgütsel yapıların hedef kitleleriyle olan ilişki ve etkileşim biçimlerinde önemli değişimlerin ve yeniliklerin yaşanmasını da beraberinde getirmiştir. Bu yeni durum örgütsel yapılarla hedef kitleleri arısındaki ilişki ve etkileşime dair avantaj ve dezavantajları içinde barındırmaktadır. Örgütsel yapılar açısından bakıldığında avantajları arttırmak ve dezavantajları azaltmak amaç ve hedefleri gerçekleştirmek için bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum örgütsel yapıların iletişim yönetimini dikkatli bir şekilde yürütmelerini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada siyasal açıdan kriz yönetimi ve algı yönetimi ile genel olarak marka konumlandırma süreci iletişim yönetimi çerçevesinde ele alınmaya çalışılmıştır
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar
“Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar” adlı bu kitap, üç ana bölümden oluşmakta ve Kur’an’da adı geçen peygamberlerin eğitsel mesajlarını içermektedir. I. Bölümde, peygamberlerin ortak vasıfları rol model olma ve pedagojik yöntemler bağlamında incelenmektedir. II. Bölümde, yaratılış ve kişilik inşası; ilim-akıl-iman dengesi; bilgi kavramı, ibadetin kişilik eğitimi boyutu ve temel ahlâkî ilkeler tartışılmaktadır. III. Bölümde ise hak, sorumluluk, ceza ve mükâfat; bireyin temel hakları ile Allah’a, kendine, aileye, topluma ve çevreye karşı görevleri; ayrıca cennet-cehennem tasavvurunun eğitici boyutu değerlendirilmektedir.
Kitap; öğretmenler, din görevlileri, değerler eğitimi uygulayıcıları, ilahiyat ve sosyal bilimler öğrencileri ile ebeveynler için müfredatı destekleyen bir başvuru kaynağıdır. Sade fakat akademik üslubuyla ders planlarını zenginleştirmektedir. Sohbet ve atölyeler için hazır içerik sunmakta; Kur’an ve Sünnet ekseninde bilgiyi hikmete, sorumluluğu olgunluğa dönüştürmek isteyenler açısından özlü ve uygulanabilir bir rehber işlevi görmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İŞLETMECİLİĞİNDE TARIM İŞLETMELERİ ve FARKLI KURUMSALLAŞMA ÖRNEKLERİ
Aile inanç ve değerlerinin hâkim olduğu aile işletmeleri, hem ülke ekonomilerine katkısı hem de sürdürülebilirlik konusundaki üslendiği önemli rol nedeniyle dünya genelinde varlığı azımsanmayacak derecede önemlidir ve önemini sürdürmeye devam edecektir. Global olarak bakıldığında aile işletmelerinin hakim olduğu bir piyasada küçük aile işletmeciliği de sayısal olarak ön plana çıkmaktadır. Özellikle sektörel açıdan bakıldığında ise küçük aile işletmelerinin, gelişmekte olan ülkelerin büyük çoğunluğunda tüketilen gıdaların % 80’inden fazlasını sağlayarak yoksulluğun azaltılmasına ve gıda güvencesine önemli ölçüde katkıda bulunduğu belirtilmektedir (IFAD/UNE, 2013). Küresel ve ulusal düzeyde politika ve uygulamaların çoğunun ekonomik değişkenler odaklı olması, aile işletmeciliği kavramının görünürlüğü ve rolünün yeterince anlaşılamamasına neden olmaktadır. Dünyada son dönemde yaşanan krizler ve afetler aile işletmeciliği konusunu daha fazla ön planda tutmuş ve tarım başta olmak üzere bir çok alanda bu kavram daha görünür hale gelmiştir. Son dönemde yaşanılan Covid-19 pandemisi, küresel tarımsal üretim, gıda üretimi, arz zinciri ve işgücü hareketliliği konularında aile işletmelerinin hem gıda güvencesi hem de gıda arz zinciri üzerindeki öneminin farkına varmamızı sağlamıştır.
Bu kitapta her biri farklı yazarlarca kaleme alınan bölümlerde aile işletmelerinin tanımlanması, tarımda ve kırsalda aile işletmeciliğinin rolü, aile işletmelerinde kurumsallaşma, turizm, örgütlenme, insan kaynakları yönetimi, girişimcilik ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren bazı köklü aile işletmeleri konuları ele alınmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
70 Soruda Dış Ticaret İşlemleri – 1
Bu kitap, dış ticaret alanında temel bilgileri kolay ve anlaşılır bir şekilde sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Kitapta dış ticaretin temel kavramları, ihracat türleri, ihracat süreci, uluslararası ticarette kullanılan belgeler, taşıma yöntemleri, teslim ve ödeme şekilleri soru-cevap yöntemiyle açıklanmaktadır. Güncel mevzuat dikkate alınarak hazırlanan eser, tablolar ve şekillerle desteklenmiş olup konuların daha kolay anlaşılmasını sağlamaktadır. Dış ticaret dersi alan öğrenciler, bu alanda çalışanlar ve ihracat yapmak isteyen işletmeler için pratik bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Konuları sade bir dille ele alan bu eser, okuyucuların dış ticaret işlemlerini sistemli ve temel düzeyde öğrenmelerine yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
NAKİT YÖNETİMİ VE FİRMALARIN NAKİT BULUNDURMASINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Son yıllarda meydana gelen ekonomik gelişmelerin ardından sadece finans kurumları için değil aynı zamanda reel sektör firmaları için de son derece önemli varlık kalemlerinden biri olan nakit ve benzerlerinin tutarının ne kadar olması gerektiği kurumsal finans literatüründe tartışılmaya devam etmektedir.
Bu kitapta, firmaların nakit yönetimine ilişkin birçok konu detaylı olarak ele alınmakta, BİST imalat sanayii ve alt sektörleri bağlamında nakit bulundurmayı etkileyen firma düzeyindeki finansal faktörler ampirik olarak incelenmektedir. Ayrıca, bu kitapla optimum nakit bulundurma konusunda firma finans yöneticilerine faydalı bilgilerin sunulması amaçlanmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Özdeş Olmayan Paralel Makinelerle Çizelgeleme: Genetik Algoritma İle Optimizasyon Yaklaşımı
Günümüzün rekabetçi üretim ortamında, verimlilik ve optimizasyon her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. Bu kitap, üretim çizelgeleme problemlerini ele alarak, gerçek üretim verileriyle uygulanabilir bir çözüm modeli sunmaktadır.
Özdeş olmayan paralel makinelerde çizelgeleme problemi, karmaşıklığı nedeniyle çözümü zor olan NP-Zor problemler arasında yer almaktadır. Bu kitap, metasezgisel yöntemlerden biri olan Genetik Algoritma kullanılarak geliştirilen bir optimizasyon modelini detaylı bir şekilde ele almaktadır. İşlerin termin tarihlerine uygun şekilde tamamlanmasını hedefleyen bu model, hem akademik hem de endüstriyel uygulamalar için güçlü bir rehber niteliğindedir.
₺220,00