KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Çalışma Kavramına Sosyolojik Bakış
₺380,00 -

Cartography in Postcolonial Fiction
-

ETKİNLİK TEMELLİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ
₺390,00 -

BATI EDEBİYATINDA MİZAH
-

ARTVİN TARİHİ ARAŞTIRMALARI-1
₺520,00 -

ALTERNATİF YAKLAŞIMLARLA EKONOMİK BÜYÜME
₺260,00 -

A PRACTICAL ENQUIRY INTO THE PHILOSOPHY OF EDUCATION
₺575,00 -

Sanat Tarihçisi Ne İş Yapar?
₺780,00 -

Parental Deprivation and Social Adaptation Problems in Children in Developmental Psychology
-

1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda Esir Yunanlar
₺440,00 -

Seciʻli Tefsir Geleneği ve İbn Korkmaz
₺430,00 -

Tatar Yazar Taci Gıyzzet’in Kolhoz Temalı Eserleri Üzerine Bir İnceleme
₺250,00 -

Prof. Dr. Hamza Akengin’e Armağan Beşeri Coğrafya Araştırmaları
₺900,00 -

Osmanlılar – III
₺340,00 -

YÖNETİM VE İNSAN İÇİN GÜÇLENDİRME
₺275,00 -

Yabancıların Yabancısı: Türkler
₺325,00
KİTAP TANITIMI
FİNANSAL SİSTEMDE FAİZ SORUNSALI VE KATILIM BANKACILIĞI
Ekonomik sistemin işleyişinde geleneksel finans sisteminin araçlarını ilk keşfeden ve kullanan ekonomiler, ülkelerine önemli katkılar sağlamışlardır. Finansal sistemden ilk yararlanabilen bu ekonomilerde oluşturulan kaydi para yaratma mekanizması veya yürütülen aşırı liberalizasyon uygulamalarıyla kullanılan genişletici para ve maliye politikaları, o ülkelerin kalkınmalarında ve büyümelerinde başarılı olmuştur. Bu başarının nedenlerini anlamak için öncelikle şu soruların cevaplarının verilmesi gerekir:
· Bu ekonomilerin muvaffakiyetindeki asıl güç, reel sektör veya aracılık fonksiyonunu yerine getiren finansal sistem midir?
· Bugünün finans merkezi durumundaki ülkelerin başarılarının temel kaynağı nedir?
· Orada başarılı olan ekonomik faaliyetler mi yoksa finansal sektör müdür?
· Finansal sektöre ne zaman ve niçin ihtiyaç duyulmuştur?
· Bir ülkenin parasının değerini ne belirler?
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Aramızdaki Sınır: Suriyeli Sığınmacı Hikayeleri
Kitap, Suriye’nin farklı kentlerinde yaşayan ve 2011 yılında başlayan iç savaş sonrası ailelerinden ayrılarak Türkiye’ye kaçmak zorunda kalan beş Suriyeli gencin hikayelerini içeriyor. Suriyeli gençlerin isimleri, çalıştıkları yerler ve diğer hassas bilgiler, güvenliklerini korumak amacıyla gizli tutulmuştur. Röportajlar tercüman aracılığıyla Arapça olarak gerçekleştirilmiş ve Türkçeye çevrilmiştir.
Her bir hikâye, savaşın yıkıcı etkilerini, yeniden başlama mücadelesini ve yeni bir ülkede entegrasyon sürecinin zorluklarını gözler önüne sermektedir. Bu derinlemesine röportajlarda, sadece mülteci krizinin insan yüzünü göstermekle kalmayıp, aynı zamanda dayanışma, umut ve direnişin evrensel hikayelerini de anlatmaya çalıştık. Kitabımızla, okuyuculara, savaşın ve zorunlu göçün bireyler üzerindeki etkilerini anlama ve empati kurma fırsatı sunmayı amaçladık…
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çeviri ve Teknoloji
Bu kitap, sözlü çeviriyi uygulama, araştırma ve eğitim açısından konumlandırdıktan sonra sözlü çevirinin teknolojiyle olan ilişkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda kitabın ilk bölümünde sözlü çevirinin kısa tarihçesi, sözlü çeviri eğitimi ve sözlü çeviriye kuramsal yaklaşımlar ele alınmaktadır. İkinci bölümde ise sözlü çeviride kullanılan teknolojik araçlar ile sözlü çeviri ve teknoloji üzerine güncel araştırmalar incelenmektedir. Sözlü çevirinin geçirdiği önemli dönüşümler değerlendirilmekte, özellikle teknolojik dönüşümle beraber bu alanda ön plana çıkan teknoloji etkisi üzerinde durulmaktadır. Sözlü çeviri teknolojilerinin ve artan talebe paralel olarak toplum çevirmenliğinin hızla geliştiği bir dönemde, bu teknolojilerin uygulama ve eğitime dahil edilmesi ile toplum çevirmenliğinin gerektirdiği uzmanlaşmanın gözetilmesi alana katkı sağlayacak önemli adımlar olacaktır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
XVI. Yüzyılda Kepsud Nahiyesi
Bu kitapta Kepsud Nahiyesi’nin XVI. Yüzyıldaki nüfusu iktisadi faaliyeti ve toplumsal yapısı ortaya konulmuştur. Osmanlı idaresinde Kepsut ile ilgili olarak, XVI. yüzyıl arşiv belgelerine dayanarak kaleme alınan bu kitap, Kepsud Nahiyesi’nin mahalleleri, köyleri, üretim tarz ve şekilleri, tarım, sosyal ve ekonomik yapısı ile vakıfları gibi çeşitli konuları ele almaktadır. Kitapta Nahiyeyi tanıtacak fiziki, demografik, idari ve sosyo-ekonomik konular arşiv belgeler ışığında tetkik ve tahlil edilmiş, Osmanlı’nın genel taşra idare sisteminin etkileri ile bölgenin hususiyetleri birlikte değerlendirilmiştir. Osmanlının en kadim toprakları içerisinde yer alan nahiye ile ilgili olarak tahrir defterleri merkezli kitabın birinci bölümünde kır yerleşim özellikleri tartışılmış olup Kepsut Nahiyesinin XVI. yüzyılda mahalle ve köyleri ile bu yerleşim birimlerinde bulunan tebaanın sosyal ve ekonomik durumu ortaya konulmuştur. İkinci bölümde genel olarak nahiyenin sosyal yapısı ve iktisadi durumu ile nahiyede devam eden zirai faaliyetlerle ödenen vergiler üzerinden bir değerlendirme yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise nahiyede bulunan vakıflar ve bu vakıfların sosyal yapı üzerinde oynadığı roller hakkında bilgiler paylaşılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
ANTON TCHEKHOV AND OTHER ESSAIS
From times immemorial, literature has accumulated a large and varied store of all kinds of general ideas and conceptions, material and metaphysical, to which the masters have recourse the moment the over-exacting and over-restless human voice begins to be heard. This is exactly the point. Tchekhov himself, a writer and an educated man, refused in advance every possible consolation, material or metaphysical. Not even in Tolstoi, who set no great store by philosophical systems, will you find such keenly expressed disgust for every kind of conceptions and ideas as in Tchekhov. He is well aware that conceptions ought to be esteemed and respected, and he reckons his inability to bend the knee before that which educated people consider holy as a defect against which he must struggle with all his strength. And he does struggle with all his strength against this defect. But not only is the struggle unavailing; the longer Tchekhov lives, the weaker grows the power of lofty words over him, in spite of his own reason and his conscious will. Finally, he frees himself entirely from ideas of every kind, and loses even the notion of connection between the happenings of life. Herein lies the most important and original characteristic of his creation. Anticipating a little, I would here point to his comedy, The Sea-Gull, where, in defiance of all literary principles, the basis of action appears to be not the logical development of passions, or the inevitable connection between cause and effect, but naked accident, ostentatiously nude. As one reads the play, it seems at times that one has before one a copy of a newspaper with an endless series of news paragraphs, heaped upon one another, without order and without previous plan. Sovereign accident reigns everywhere and in everything, this time boldly throwing the gauntlet to all conceptions. In this, I repeat, is Tchekhov’s greatest originality, and this, strangely enough, is the source of his most bitter experiences. He did not want to be original; he made super-human efforts to be like everybody else: but there is no escaping one’s destiny. How many men, above all among writers, wear their fingers to the bone in the effort to be unlike others, and yet they cannot shake themselves free of clichéyet Tchekhov was original against his will! Evidently originality does not depend upon the readiness to proclaim revolutionary opinions at all costs. The newest and boldest idea may and often does appear tedious and vulgar. In order to become original, instead of inventing an idea, one must achieve a difficult and painful labour; and, since men avoid labour and suffering, the really new is for the most part born in man against his will.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
İLETİŞİMDE DİJİTALLEŞME ve YENİ NESİL HABERCİLİK
Dijitalleşme ile ortaya çıkan yeni iletişim ortamları ve araçları, çok kısa sürede gerek bireylerin, gerekse kurum ve kuruluşların vazgeçilmezleri arasında yerlerini almışlardır. Doğası gereği, zaman ve mekân kavramlarını ortadan kaldıran, hızlı etkileşim fırsatı sunan, uzakları yakınlaştıran ve oldukça düşük maliyetli olan yeni iletişim teknolojileri yaşamın her alanında da etkili olmaktadır.
Özellikle son yıllarda habercilik alanında sektörel ve teknolojik anlamda bir dönüşüm yaşanmaktadır. Dijitalleşen dünyada haber artık sadece geleneksel medya aracılığıyla sunulmamakta, aynı zamanda dijital ortamda da üretilmekte ve servis edilmektedir. Dijitalleşmenin getirdiği avantajlardan biri olan hız haberciliğe de yansımakta, haber üretim, dağıtım, sunum biçimleri dijitalleşme ile değişmektedir. Bununla beraber dijital dünyanın sunduğu olanaklar, büyük medya kuruluşlarının egemenliklerini sona erdirmiş ve geleneksel medyada yüksek maliyetler nedeniyle seslerini duyuramayan alternatif seslerin de duyulmasını sağlamıştır. Gelişen teknolojiye bağlı olarak habercilikte yaşanan dönüşüm ile farklı habercilik türleri ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan bu yeni habercilik türleri ile kullanıcıya hızlı bir şekilde, güncel ve daha güvenilir haberlere ulaşma fırsatı sunulmaktadır.
Bu kitapta internet ve sosyal medyanın gelişimi ile iletişimin dijitalleşmesi ve bu dijitalleşmenin haberciliğe yansıması olarak ortaya çıkan yeni habercilik pratikleri üzerinde durulmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Yeni Başlayanlar İçin Güncel Gelişmeler Işığında Avrupa Birliği
Bu kitap, Avrupa Birliği’nin savaş sonrası umutlardan doğan hikâyesini, kurucu iradesini ve bugün ulaştığı çok katmanlı yapıyı yalın ama derinlikli bir dille anlatıyor. Genişleme sürecinin siyasi ve toplumsal anlamını, Yeşil Mutabakat’ın Avrupa’nın geleceğini nasıl yeniden şekillendirdiğini ve Ukrayna meselesinin Birliğin güvenlik ile dayanışma anlayışını nasıl dönüştürdüğünü ele alıyor. Avrupa Birliği’nin 2024–2029 dönemi öncelikleri ile 2026 yılı öncelikleri ışığında rekabetçilikten dijital dönüşüme, enerjiden savunmaya uzanan yeni yol haritasını gözler önüne seren bu çalışma, Avrupa Birliği’ni anlamak isteyen özellikle yeni başlayanlar için güncel ve bütüncül bir perspektif sunuyor.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Risâletü’l-İslâm
13-15. yüzyıllarda Anadolu’da Oğuz ağzına dayalı olarak gelişme gösteren yazı dili Eski Anadolu Türkçesi olarak adlandırılır. Batı Türkçesinin ilk dönemi olan Eski Anadolu Türkçesi, Türk dili tarihinde adeta bir dönüm noktasını oluşturur. Bu dönemde mensur ve manzum olmak üzere pek çok türde çeşitli eser verilmiştir. Bu türlerden biri de ilmihâl metinleridir.
Elinizdeki Risâletül-İslâm adlı eser de ilmihâl konusunda yazılmış mensur bir metindir. Eski Anadolu Türkçesi mahsullerinden olan eser, çeşitli hikâyelerin bir araya getirilmesi ile oluşmuştur. Eserde genel olarak namaz, oruç, zekât, hac, kölelik, abdest, miras, gusül, nikah, boşanma gibi pek çok konu detaylı olarak incelenmiştir. Yine bu konuların içerisinde çeşitli kıssalara da yer verilmiştir. Sade bir dille yazılmış olan eserin söz varlığı da oldukça zengindir.
Çalışmada eserin Koç Üniversitesi nüshasına dayalı olarak hazırlanmış dil özellikleri, metni ve dizini sunulmuştur.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
ÉDUCATION ET SOCIOLOGIE
Durkheim a enseigné toute sa vie la pédagogie, en même temps que la sociologie. À la Faculté des lettres de Bordeaux, de 1887 à 1902, il a toujours donné, hebdomadairement, une heure de cours à la pédagogie. Ses auditeurs étaient surtout des membres de renseignement primaire. À la Sorbonne, c’est dans la chaire de Science de l’Éducation qu’en 1902 il suppléa, qu’en 1906 il remplaça M. Ferdinand Buisson. Jusqu’à sa mort, il y a réservé, à la pédagogie, un tiers au moins, et souvent les deux tiers de son enseignement: cours publics, conférences pour les membres de l’Enseignement primaire, cours aux élèves de l’École Normale Supérieure. Cette uvre pédagogique est presque entièrement inédite. Nul de ses auditeurs, sans doute, ne l’a embrassée dans toute son étendue. Nous voudrions ici la présenter en raccourci
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Yetki Devri Politikası
Soğuk Savaş sonrası dönemde yükselen milliyetçilik akımlarının etkisiyle merkezi olmayan yönetim biçimlerinin çoğaldığı bir sistem ortaya çıkmıştır. Kimliklerin, aidiyetlerin ve bölgesel farklılıkların daha fazla görünür olduğu bu dönemde merkezi olmayan politikalar yaygın biçimde uygulanır hale gelmiştir. Ayrılıkçı hareketlerin ulusal bütünlüğün önünde önemli bir sorun teşkil ettiği düşünüldüğünde bu alandaki başarılı örneklerin uluslararası ilişkilerdeki önemi de ortaya çıkmaktadır. Birleşik Krallık ve İskoçya örneği yetki devrinin başarıyla uygulandığı örneklerden olması açısından etkileyicidir. İskoçya uzun süren bağımsızlık mücadelesi ve uyguladığı referandumlara rağmen Birleşik Krallık içinde kalmaya devam etmiştir. Bu açıdan önemli bir laboratuvar vazifesi de görmektedir. Bununla birlikte Birleşik Krallık örneği, Brexit öncesinde AB’nin bölgesel politikaları açısından da önemli olmuştur. Brexit sonrasında ise ülkenin bütünlüğünü tehdit edecek yeni bir süreçle karşı karşıya kalınmıştır. Bu kitapta yetki devri politikaları Birleşik Krallık- İskoçya tecrübesi üzerinden ayrıntılı olarak incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI BASININDA MUHAFAZAKÂR BİR KADIN DERGİSİ MÜRÜVVET
Avrupa’da kadınlara hitap eden yüzlerce derginin bulunmasına rağmen Osmanlı coğrafyasında bu tarz bir derginin olmamasını büyük bir eksiklik olarak gören ve muhafazakâr bir çizgide yayın politikası belirleyen Mürüvvet, temel amacını Osmanlı kadının eğitim ve kültür düzeyini yükseltmek olarak ifade etmiştir. Bu çerçevede Osmanlı coğrafyasında ve dünyada meydana gelen çeşitli olayları okuyucusuna duyurmuş, bilim dünyasında meydana gelen gelişmelerden ahlaki konulara, günlük hayata ilişkin pratik bilgilerden edebiyata çok çeşitli alanlarda içerik hazırlanmıştır. Mürüvvet dergisi kadınların eğitim ve kültürel düzeyini artırmak amacıyla yayınlanarak önemli bir boşluğu doldurmuştur.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Perilous Nature: The Resonance of Ecological Crisis in Contemporary Literature
This book presents a vivid portrayal of an apocalyptic and catastrophic future, focussing on the consequences of humanity’s misuse of natural resources through the lens of ecocriticism. Compromising ten chapters, the book explores the concept of the ecological crisis as depicted in contemporary literature, particularly in novels and theatrical plays. The chapters feature works from British, American, and Canadian literature by scholars offering fresh perspectives on ecocriticism. Each part examines humanity’s survival stories set in contemporary contexts, often within the genres of science fiction and apocalyptic fiction, serving as warnings about a potentially devastating future. The book underscores the catastrophic outcomes and potential of chaos that could arise from humanity’s exploitation of natural resources. As the chapters unfold, these diverse scholarly contributions raise awareness of a global issue while illuminating the interconnected fates of nature, society, and humanity underscoring the urgent need for change before this impending crisis becomes a harsh reality.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
International Security and Terrorism
International Security and Terrorism analyses contemporary issues in international orders. This book assesses the terrorist attacks which were organised in African, Asian, European and Middle Eastern countries in detail. Therefore, it provides a comprehensive understanding for academics, practitioners, researchers, students and readers who are interested in international security and terrorism. It utilises data about casualties, attack types and countries that exposed terrorism. The book critically examines terrorism, traditional counter-terrorism tactics, securitisation and the new terrorism. It focuses on religiously-motivated terrorist groups, e.g. al-Qaeda, ISIS, Boko Haram and al-Shabaab.
Aytaç Kadıoğlu is an assistant professor of politics and international relations at the Middle East Institute, Sakarya University. Kadıoğlu received his BA at Istanbul University, MA in International Relations at the University of Leicester and Ph.D. in International Relations at the University of Nottingham. His expertise includes security studies, conflict resolution, international terrorism and counter-terrorism studies.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Küreselleşme Sürecinde Akıllı Şehirler: Paradigma, Yönelimler ve Fırsatlar
20. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan küreselleşmeyle birlikte, sosyoekonomik ve kültürel hayatın her alanı gibi şehirler de köklü değişiklikler yaşamaktadır. Küreselleşmenin neden olduğu büyük paradigma değişimleri nedeniyle dünya çapında şehirler gittikçe daha fazla araştırmanın konusu olmaktadır. Bu süreçte akıllı şehirler kavramı ön plana çıkmıştır. Akıllı Şehir kavramının odak noktası, internet teknolojileri, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve herkese fayda sağlayacak yapıdaki büyümeyi tetikleyerek fırsatların iyileştirilmesidir. Temel varsayım, akıllı şehirler sayesinde ve girişimcilik için yeni fırsatların genişlemesi yoluyla suç, yoksulluk ve işsizlik oranlarının azaldığı, teknolojik verimlilikle doğal kaynak kullanımının arttığı ve teknolojilerin uygulanma alanlarının giderek genişlemesiyle yaşam kalitesinin yükseldiği yeni yaşam alanlarının yaygınlaşmasıdır. Şehirlerin, büyük ölçekli kentleşme zorluklarını ele almak ve yaşanabilir, rekabetçi ve kendine güvenen şehirler yaratmanın yeni yollarını bulmak için yenilikçi çözümlerin uygulanması yoluyla daha akıllı hale gelmesine ihtiyaç vardır. Bu doğrultuda, akıllı şehirlerin ortaya çıkışı, tüm dünyayı bir seviye daha yükseğe ulaştıracak çok daha büyük bir dönüşümün habercisi olabilir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
I. Ulusal Samsun Coğrafya Sempozyumu 2-4 Nisan 2026
- Ulusal Samsun Coğrafya Sempozyumu – Özet Bildiri Kitabı, 2–4 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen sempozyumda sunulan bilimsel çalışmaların bir araya getirildiği kapsamlı bir çalışmadır. Türkiye’nin farklı üniversite ve şehirlerinden araştırmacıları Samsun’da buluşturan sempozyum; jeomorfoloji, klimatoloji, biyocoğrafya, afetler, kentleşme, yerleşme, turizm, kültür, tarım, arazi kullanımı ve Coğrafi Bilgi Sistemleri gibi coğrafyanın farklı çalışma alanlarına ilişkin güncel araştırmaları bir araya getirmektedir.
Samsun’un kıyıları, deltaları, sulak alanları, topoğrafik özellikleri ve kentsel-kırsal yerleşmeleri üzerinden sunduğu zengin araştırma ortamı da çalışmanın önemli boyutlarından biridir. Bilimsel bilgi ve deneyimin paylaşılmasına, güncel araştırmaların tartışılmasına ve akademik iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sunan eser, Türkiye’de coğrafya alanındaki güncel bilimsel yönelimleri toplu biçimde ortaya koymaktadır.
KİTAP TANITIMI
Bir Kaos Coğrafyası ORTADOĞU
Ortadoğu, geçmişten günümüze farklı inançların, etnik kimliklerin ve siyasal yapıların bir arada yaşadığı kaotik bir bölgedir. Bölge küresel güçler, rejimler, örgütler, sınırlar, diller, inançsal ve etnik farklılıklar arasında çok yönlü etkileşim ve çatışmanın yaşandığı bir kaos coğrafyadır. Bu nedenle bölge, Foucault’nun tanımladığı anlamda, farklılıkların ve karşıtlıkların aynı mekânda var olduğu bir heterotopya alanı olarak değerlendirilebilir. Bu heterotopik alan tarih boyunca birçok çatışmaya sahne olmuştur. Ortadoğu’da bu çatışmalar, aynı inanç ve etnik gruplar arasında olduğu gibi farklı din ve kimliklere mensup topluluklar arasında da meydana gelmiştir. Mevcut koşullar göz önünde bulundurulduğunda, Ortadoğu’daki çatışmaların yakın gelecekte sona ermeyeceği, aksine uzun bir süre daha devam edeceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
₺360,00
KİTAP TANITIMI
İnsanlar, Kitaplar ve Filmler
Taşra, edebi okumalarımda hep ilgilendiğim mekanlardan biri olmuştur. Taşrada geçen çocukluğum, o dönemde belleğimde iz bırakan hadiseler, Türkiye’nin taşrasına ara sıra yaptığım yolculuklar, taşradaki siyasete ve sosyolojiye olan ilgim, bu durumun hasıl olmasında etkili olmuştur. Şöyle argümanlarım bile olmuştur: “Türkiye’yi anlamak, taşrayı anlamaktan geçer.” “Taşra, Türkiye’nin aynasıdır”.
Edebiyatta ve sinemada taşraya yönelen edebi türler ve filmler Türkiye’yi anlamam konusunda bana yol gösterici olmuştur. Türkiye nitekim metropolden ibaret değildir. Metropolde akan hayatın aksine zamanın yavaş aktığı taşra bize bazı gerçekleri, bireylerin dünyalarını ve yaşam gaileleri karşısındaki savaşımlarını, yaşama dair umutlarını, hayata tutunmalarını akseden bir coğrafyaydı. Metropolün periferisinde kalan taşra bazen gericiliğin, bağnazlığın bir mekânı, bazen de milliyetçi düşüncelerin bir parçasını teşkil eden yurdun bir zenginliği şeklinde algılanmıştır. Günümüze geldiğimizde ise küreselleşmenin etkisi altında kalan ve buna koşut olarak sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan dönüşen taşra, metropolün hengamesinden kaçanların, metropolde tutunamayanların sığındığı bir mekân olmakla birlikte, aynı zamanda sıkışmışlığı, arada kalmışlığı, kaçışı simgeleyen bir yer olmuştur.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
DATA BASED LEADERSHIP
Leadership constitutes one of the indispensable components of organizational health. Leadership is frequently correlated with setting direction for followers, inspiring and motivating them for organizational goals and establishing an organizational ecosystem of trust, transparency, collaboration and shared values. Data could function as an important instrument for leaders to influence followers. Data can contribute to leadership processes by assisting leaders to orient followers towards a shared vision. The notion that data are the only organizational assets which cannot be depleted by spending and functions of data for organizational processes paved the way for the rise of data based leadership, which can figure out solutions to confirmed issues of organizational leadership. This study focuses on both theoretical background and components of data based leadership as well as instruments to foster it. The role of data based leadership for organizational planned change, innovation and transformation processes and organizational learning are also disclosed.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
İşletmelerde Yapay Zekâ Kullanımı
Tüketiciler olarak biz farkında olmasak bile, artık günümüzde, yapay zekâ çıktısı olan ürün ve hizmetlere daha fazla muhatap oluyoruz. Teknolojinin gelişmesi, günümüz rekabet ortamında işletme faaliyetlerine yönelik yapay zekâ uygulamalarında da büyük çığır açtı. İşletmelerde yapay zekâ kullanımının artması, işletmelere her bir müşteriyle daha verimli ve kaliteli etkileşimler ve ilişkiler geliştirerek, var olan iletişimi de sürekli ve daha hızlı hale getirerek güçlü bir rekabet avantajı sağlamaktadır. Yapay zekâ, işletmelerin farklı fonksiyonları için kullanabilmekle beraber pazarlama, yönetim ve finans alanlarında daha bir öne çıktığı görülmektedir.
Bu kitap, yapay zekânın işletmeler açısından pazarlama, yönetim ve finans fonksiyonlarını gerçekleştirirken sağlayabileceği fayda ve fırsatları gösterebilmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, geçmişten günümüze yapay zekâ uygulamalarındaki gelişim ve işletmelerin gelecekte yapay zekâyı kullanım potansiyeli de bu kitapta ortaya konulmaktadır. Bu çerçevede, konuya ilgi duyan araştırmacılar, merak eden işletmeciler ve müşteri olarak bu konuda bilgilenmek isteyen herkese “İşletmelerde Yapay Zeka Kullanımı” kitabımızın faydalı bir kaynak olmasını temenni etmekteyiz.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Stratejik Planlama ve Stratejik Pazarlama Planı Hazırlama Rehberi
Ülkemizde işletmelerin ortalama ömrünün kısa olması büyük oranda değişime uyum sağlamakta yaşadıkları güçlükten kaynaklanmaktadır. Değişimi öngörebilen ve hızla strateji geliştirip uygulayabilen işletmelerin rakiplerine oranla daha başarılı olacağı açıktır. Bu anlamda uzun vadeli ve geleceğe dönük bir bakış açısı taşıyan stratejik planlar, girişimciler için önemli bir rehber olmakta, amaçların gerçekleşmesini sağlamakta ve resmin bütünün algılamasını kolaylaştırmaktadır. Bu eserde stratejik planlama, stratejik pazarlama planı hazırlama süreci örnek uygulamalı olarak anlatılmaya çalışılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Aile İçi Etkileşimler
Aile, kadın ile erkeğin birlikteliğinin sonucunda oluşmuştur. Üreme kabiliyetine sahip kadın ile erkeğin evliliği ve bu evliliğin meyvesi olan çocuklar aileyi, aile de sosyolojik olarak ilk toplumu meydana getirmiştir. Doğal ve teşkilatlı bir yapısı olan aynı zamanda toplumun en küçük birimi kabul edilen aile, millet bütünlüğü içinde nesillerin akışını sağladığı gibi toplum kültürünü de nesillere aktarır. Sağlam ve dengeli toplum geleceğinin en büyük garantisidir.
Hızlı teknolojik gelişmeler -geleneksel yapısından uzaklaşan bütün toplumlarda olduğu gibi- Türkiye’de de aile içi problemlerin şeklini, yapısını ve boyutunu değiştirmiştir. Boşanma, aile içi şiddet, terk, sadakatsizlik, ihmalkarlık, her türlü istismar, çocukları suça sürüklemek ve sokağa itmek, madde kullanımı, gayriahlaki tutum ve davranışlarda artışlar söz konusudur.
Aile içi olumsuzlukların temel kaynağı aile bireyleri arasındaki iletişimsizlik ve ailedeki rollerin gereği gibi yerine getirilememesidir. Özgürlüğü sağlayan aile değerleri ve problem çözümünü gerektiren iletişim önemle muhafaza edilmeli, aile kurumu güçlendirilmelidir. Umarız okuyucu, kitapta bu konularla ilgili çözüm metotlarını okuma imkânı bulacaktır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
100. Yılında Türk ve Anzak Halklarının Çanakkale Savaşı ve Şehitliği Algısı
Önsözden
Bu milletin kaderinde böylesine tarihi öneme sahip olarak sosyo-politik sonuçlar da doğurmuş olan Çanakkale Savaşının ve Şehitliğinin savaşın 100. yılında Türk toplumu tarafından nasıl algılandığı önemli görülerek bu araştırma tasarlanmıştır. Bize karşı Çanakkalede savaşan düşman bloğun ana lokomotifi İngiltere ve biraz da Fransa olmasına rağmen, savaşla ilgili bir algı karşılaştırması yapmak için Anzaklar uygun görülmüştür. Çünkü İngilizler ve Fransızlar burada pek çok insanını bırakmış olmalarına rağmen, belki de kaybedenler olduğundan, yarımadada kalanlarına Anzaklar kadar önem göstermemektedirler. Oysa Avustralya ve Yeni Zelandalılar, Çanakkale Savaşını millet olma yolunda bir kader savaşı olarak görmektedirler. Bu yüzden yenildikleri bu savaşı özgüven elde ettikleri tarihlerinin bir dönüm noktası olarak kabul etmektedirler. Tıpkı onlar da Türk milleti gibi, Çanakkale Savaşını bir savaştan daha fazlası olarak görmektedirler. Bu durum münasebetiyle, Çanakkale Savaşının 100. yılında Türk vi milletinin savaş ve şehitlik ile ilgili algısını karşı saftan (cepheden) karşılaştırılacak en uygun toplum olarak Anzaklar düşünülmüştür.
KİTAP TANITIMI
RAÛFÎ DİVANÇESİ
Seyyid Ahmed Raûfî, 1657 (h. 1068) yılında Üsküdar’da doğmuş, mutasavvıf kimliğiyle ön plana çıkmıştır. Koca Sinan Paşa Camii civarındaki evinin yanında kurduğu tevhithanede irşat ile meşgul olmuştur. Raûfî Efendi, Halvetiye tarikatının Raufiyye şubesinin kurucusudur ve yaklaşık 20 kadar halife yetiştirmiştir.
Şiirlerini sade bir üslupla kaleme alan Seyyid Ahmed Raûfî’nin hemen hemen bütün şiirleri tasavvufî içeriklidir. Raûfî, Allah ve Hz. Muhammed aşkını coşkun bir şekilde terennüm etmiştir. Kâmil insan olma yolunda gerek müritlerine gerekse diğer insanlara öğütler verdiği, Müslüman bir bireyin nasıl davranması gerektiğini açıkladığı şiirleri; onun mürşit-i kâmil olduğunun ve şiiri öğretici bir araç olarak kullandığının göstergesidir.
Bu çalışmada, öncelikle Seyyid Ahmed Raûfî’nin hayatı, mutasavvıflığı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, daha sonra şairin Divançe’sinin hem biçimsel hem de içerik bakımından incelemesi yapılmış ve transkripsiyonlu metni ile dizini sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
DİJİTAL ÇAĞDA İLLÜZYONEL PAZARLAMA
Pazarlama biliminde son dönemde öne çıkan davranışsal psikolojinin önemini ortaya koyan İllüzyonel Pazarlama kitabı, güncel örnekleriyle akademik dünyaya ve iş çevrelerine yeni çağda pazarlama pratiklerini bir kılavuz niteliğinde anlatıyor…
Marmara Üniversitesi; Prof.Dr. Serdar Pirtini
Bu kitap size tüketicilerin bilinçaltına hitap etmeniz için nedensellik, analiz ve ispatların ötesinde derinlemesine teknikler sunan eşsiz bir kılavuz niteliğinde.
ChiefScientist, Lithium Teknoloji; Dr. Michael Wu
“Dijitalleşmede gelecek yok! Çünkü gelecek zaten tamamen dijital…” dediğimiz şu günlerde, tam zamanında geldi İllüzyonel Pazarlama!
Pazarlamanı P’siyle alakası olmadığını düşünenler dahi okumalı!..
Fütürist; Ufuk Tarhan
“Bir çok kaynak yakın gelecekte tükenecek, bunlar arasında akaryakıt, su ve dikkatimiz sayılabilir. Evet dikkat ekonomisi çağındayız ve insanların zamanı, odağı ve dikkati hiçbir dönem olmadığı kadar kısa. Peki, pazarlamanın olmazsa olmazı iletişim kanallarında bunu nasıl sağlayacağız? Çokça deneyim, biraz hikayeler ve azıcık oyun; bence İllüzyonel Pazarlama için müthiş bir tarif. İnsanoğlu kadar eski olan bu yaklaşımlar günümüzdeki pazarlama iletişimlerinin tekdüzeliğini bitirecek ve geleceğini kurtaracak! Nasıl derseniz, kitabı çevirmeye başlayın, Adnan Ertemel hocamız size anlatsın.”
Oyunlaştırma kitabı yazarı; Ercan Altuğ Yılmaz
Sadece pazarlama alanındaki insanları değil, pazarlamaya ilgi duyan herkesi içine çekecek, onlara yeni pencereler açacak bir kitap olmuş. Başta yazarı olmak üzere emeği geçen herkesin eline ve yüreğine sağlık.
Yazar; Sinan Sülün
Elinizdeki kitap dijitalleşme farklı boyutlara evrilirken işin mutfağından teknikleri öğrenmek, nereden nasıl başlayacağım sorularına cevap almak için en doğru kaynak.
Google Developer Expert on UX; Oytun Eren Şengül
KİTAP TANITIMI
DÜĞÜN DERNEK Sivas’ta Evlenme Gelenekleri
Hayatın önemli geçiş dönemlerinden biri olan evlenme, ritüel içeriğiyle içinde yaşatıldığı toplumu birbirine bağlayan kültürel kodların barındırıldığı önemli bir olgudur. “Düğün Dernek ” Sivas’ta Evlenme Gelenekleri” adını taşıyan bu çalışma, Sivas evlenme geleneklerinde geçmişten günümüze meydana gelen değişim ve dönüşümün tespit edilmesi, Sivas evlenme gelenekleri konusunda ayrıntılı ve nitelikli bir arşiv oluşturulmasına katkı sağlanması ve gelecekte yapılacak benzer çalışmalar için bir örnek oluşturulması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, Sivas’ta kültürel unsurların derlenmesi ve yaşatılması adına, SOKÜM (Somut Olmayan Kültürel Miras) Sözleşmesi ile belirlenen sorumluluğun yerine getirilmesine bir katkı olarak planlanmıştır.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
LİDERLİK YETKİNLİKLERİ: 4 TEMEL GÜÇ
Lider diğer insanları belli bir amaca ulaşmak için yönlendiren, çoğu kez de peşinden sürükleyen kişidir. Tanım böyle olunca, liderlik ancak olduktan sonra gözlemlenen bir oluşum haline gelmekte. Oysa ki, iş dünyasının ihtiyacı olan liderlik potansiyelini erken görebilmek ve geliştirebilmek. Bu kitap önde gelen iki liderlik teorisini baz alarak liderliği keşfetmenin ve geliştirmenin adımlarını sıralamakta, liderliğe alternatif bakış açıları sunmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Hukuk, Diplomasi ve Meşruiyet: Kıbrıs
Neredeyse bütün tarih boyunca hep çatışmalar, savaşlar ve göçlerle gündemde olan Kıbrıs adası bugün de aynı kaderi paylaşmaktadır. Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında da emperyal düşüncelerin kurbanı olan Kıbrıs her ne kadar savaşın dışındaymış gibi görünse de Doğu Akdeniz’de sahip olduğu stratejik pozisyon nedeniyle küresel, kıtasal ve bölgesel güçlerin menfaat çatışmalarının odağında yer almış, ABD’den Çin’e, Rusya’dan İsrail’e, Avrupa Birliği’nden NATO’ya silahlı-silahsız pek çok gücün ilgi alanına girmiş ve bu durumu bugüne kadar da devam ettirmiştir. 1950’li yıllarda Kıbrıslı Rumların Yunanistan destekli başlattıkları EOKA terörü, ardından 1960’da kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti de sorunlara çözüm olamamış ve 1974 yılında gerçekleştirilen Nikos Sampson Darbesi’nin ardından Türkiye garantör devlet olarak meşru haklarını kullanarak adaya müdahil olmuştur. Kıbrıslı Türkler 1975 yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti ve 1983’de de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’ni kurarak adadaki meşruiyet ve mevcudiyet mücadelelerini taçlandırmışlardır. Ne acıdır ki 21. yüzyılda ve modern dünyanın gözleri önünde KKTC yok sayılmakta, spor, sanat, kültür, ticaret ve iletişim dahil hayatın her alanında ambargolarla cezalandırılmak istenmektedir. KKTC bütün olumsuzluklara rağmen fiili bir gerçektir ve bugün özellikle turizm ve eğitim adası olarak yoluna devam etmektedir.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
ÇANAK(KALE) OLAYI
Çanak(kale) Olayı (Eylül-Ekim 1922), Türk Millî Mücadelesi’nin sona erme aşamasında patlak verdi ama bitmesi an meselesi olan savaşı neredeyse yeniden başlatabilecek bir mahiyette tezahür etti. Çanak krizinde iki taraf vardı: Türkiye ve İngiltere. Türkler haklı ve kutsal mücadelelerini kazanmış, istilâcı Yunanlıları “İzmir’de denize dökmüş” ve silahlı kuvvetleriyle Çanakkale boğazına yönelerek tarafsız bölge olarak adlandırılan işgal sahasıyla İstanbul ve Trakya’yı kurtarmak arzusundaydılar. Savaşın sonunda bir sürprizle karşı karşıya kalmak istemiyorlar, temkini elden bırakmadan hedeflerine korkusuzca yürüyorlardı. İngilizler ise öncelikle Cihan Harbi’ni kazanmanın mağrurluğuyla hareket ediyorlar, dünyanın en önemli kilit noktalarından olan Çanakkale ve Karadeniz boğazlarının kontrolünü bırakmak istemiyorlar, bu suretle boğazları “güneş batmayan imparatorluklarının” ve özelde Akdeniz hâkimiyetlerinin ana dayanak noktası haline dönüştürmek düşüncesini taşıyordu. Böylece Cebelitarık ve Süveyş’le birlikte Çanakkale boğazına sahip olan Britanya, tüm çıkışlarını elinde tuttuğu Akdeniz havzasının kontrolünü kolayca sağlayacaktı. Türkler için Çanak bunalımı “bir vatan müdafaası ve istilâcı düşmanın Anadolu ve Trakya coğrafyasından kovulması” esasına dayanırken, İngilizler için “uçsuz-bucaksız topraklarına yenilerini katmak” gibi “emperyal ve açgözlü bir gaye” amacını taşıyordu.
Sınırları ilk olarak “Sevr’de belirlenen “tarafsız bölge”, Anadolu yakasında Şile’nin doğusundan Edremit körfezine, Trakya’da ise Karaburun’dan Saroz körfezine kadar uzanarak tüm Marmara denizini içine alıyor, orada İtilaf devletleri adı altında esasında İngiltere adına “boğazlara dayanarak oluşturulacak istikbaldeki Akdeniz hâkimiyetinin” esaslarını belirliyor, “müdahale edilemez” bir sahayı rezerv ediyordu. Plân tutarsa Rusya da bir çırpıda saf dışı bırakılmış olacaktı. Ancak Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Millî Mücadele’nin büyük başarısı, Türk milleti ve vatanının kurtuluşunu sağladığı gibi, bütün bu hayalî beklentileri boşa çıkardı, Türkiye’ye yönelik gizli ve açık projeleri Sevr Antlaşması gibi geçersiz kıldı. İngiltere, Çanak(kale) bunalımı sürecinde başarısız bir kriz yönetimi sergiledi. Uçuk hayallerine rağmen yine de prestijinin sarsılabileceği düşüncesiyle herhangi bir askerî çılgınlıkta bulunmadı, kapıya kadar gelen savaş tehlikesi diplomatik girişimlerle çözüldü. Bunda hem Türk Başkumandanı’nın doğru hamleleri ve hem de Cihan Harbi galibi İngiltere’nin Türklerden duyduğu endişeler sebebiyle çatışmayı göze alamamasının büyük rolü oldu. Misâk-ı Millî ilkeleriyle hareket eden yeni Türk devleti Mudanya Mütarekesi’yle Doğu Trakya’yı kurtardı ve barışın ön şartlarını hazırladı, Lozan Antlaşması’yla ise müstakbel Türkiye Cumhuriyeti’ni sağlam temeller üzerine oturtmuş oldu.
Çanak(kale) Olayı önemine rağmen bugüne kadar tarihçilerin çok fazla ilgisini çeken bir husus olmamıştır. Makale, bildiri ve kitap boyutunda konuyla ilgili yapılan akademik çalışmalar Türkiye, İngiltere ve dünya için de oldukça sınırlıdır. Bu önemli hadiseyi İngiliz arşiv belgeleri ve parlamento tutanaklarıyla ortaya koyan yazar, bunalımla ilgili en önemli ve detaylı akademik çalışmalardan birini bilim âlemine kazandırmış olmaktadır. Belge ve tutanaklardan istifadeyle yazılan metin ve ekleriyle okuyucuya sunulan bu ehemmiyetli monografik eser sebebiyle aynı zamanda öğrencim olan yazarı içtenlikle kutluyorum. Bu kıymetli eserin, akademik camiaya ve konunun ilgililerine faydalı olmasını diliyorum.
Prof.Dr. Enis ŞAHİN
₺1.050,00