KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

VISIONS OF APOCALYPSE: AN INSIGHT INTO APOCALYPSE
₺455,00 -

Unbelonging in Postcolonial Literature
₺405,00 -

Türkiyede Müziksel İşitme Eğitimi Araştırmaları
₺250,00 -

Türk Sinemasında Büyü
₺260,00 -

Turizmciler İçin Japonca 1
₺300,00 -

THE EFFECT OF CONTAINER SHIPPING ON THE TURKISH ECONOMY
₺260,00 -

Tarihsel Boyutlarıyla Türk Basınında Özdenetim Kuruluşları
₺350,00 -

SULTÂNÜL-EVLİYÂ EBÛ SAÎD-İ EBÜL-HAYR
₺550,00 -

SOSYAL HİZMET Giriş-Tarihçe-Uygulamalar
₺750,00 -

SAVAŞ – GÖÇ – KADIN
₺405,00 -

Ruh Sağlığı Çalışanlarında Duygusal Emek, Psikolojik İyi Oluş ve Psikolojik Sermaye
₺300,00 -

Pravda Gazetesinde KORE SAVAŞI
₺300,00 -

Özdeş Olmayan Paralel Makinelerle Çizelgeleme: Genetik Algoritma İle Optimizasyon Yaklaşımı
₺220,00 -

OSMANLI BASININDA MUHAFAZAKÂR BİR KADIN DERGİSİ MÜRÜVVET
₺455,00 -

Neo-Colonialism in Graham Greenes Fiction
₺315,00 -

MODERN BİR ANLATI SANATI OLARAK ÇİZGİ ROMAN
₺340,00
KİTAP TANITIMI
DİJİTAL ÇAĞDA Z KUŞAĞI GERÇEKLERİ
21. yüzyılda yaşanan sosyal, siyasal, politik, ekonomik ve teknolojik gelişmeler Z kuşağının gündelik yaşam pratiklerinde önemli değişimleri de beraberinde getirmiştir. Özellikle 2019 yılında başlayan COVID-19 pandemi sürecinin tüm dünyayı etkisi altına alması ile neredeyse hayatın her alanında radikal değişimler ve dönüşümler yaşanmıştır. Toplumun önemli bir yapı taşını oluşturan gençler ve dolayısıyla Z kuşağı, her aşamada yeni değerlerin inşa edildiği dijital çağda önemli ve etkin bir rol üstlenmektedir.
Günümüzde, Z kuşağını doğru bir biçimde okuyabilmek aslında geleceği anlayabilmektir. Bu bağlamda “Dijital Çağda Z Kuşağı Gerçekleri” kitabı, Z kuşağını yeni dünya düzeninde anlamaya yönelik bir içerikle hem akademiye hem de sektöre önemli bir kaynak olmayı amaçlamaktadır.
25 yazar tarafından 19 bölüm olarak kaleme alınan bu kitap, dijital çağda Z kuşağı gerçeklerini ortaya koymaya yönelik araştırma, derleme ve incelemeleri içermektedir. Bu bağlamda kitapta; markalaşma, dijital pazarlama, yeşil pazarlama, reklamcılık, halkla ilişkiler, dijital iletişim, eğitim, e-spor, dijital gazetecilik, dijital oyunlar, dijital siyasal iletişim, dijital okuryazarlık, dijital kültür, sosyal medya, postfeminizm ve tüketici davranışları gibi konular sosyal bilimler çerçevesinde, Z kuşağı perspektifinden detaylı bir biçimde incelenmiştir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Ortaçağ Anadolusunda Sanat ve Sembolizm
Somut bir nesne olmanın ötesinde farklı anlamları bünyesinde barındıran sanatın çözümlenmesi güç yönlerinden biri de sembolik dilidir. Roma İmparatorluğunun 350de yıkılışından, İstanbulun 1453te fethine kadar geçen Ortaçağda çoğu zaman iç içe geçen sanat ve sembolizm kavramları arasındaki ilişki bu bakımdan örtük ve irdelenmeye ihtiyaç duyulan bir alan oluşturmaktadır. Girift, çok katmanlı ve dinamik yapısıyla Ortaçağ Anadolusu bu açıdan oldukça zengin bir veri potansiyeline sahiptir. Bu tarihi süreçte fiziksel ve kültürel manada pek çok toplulukla temas içerisindeki Anadoluda, siyasal ve toplumsal devinimi sürekli olan ve sahip olduklarını dışarıdan taşınan unsurlarla besleyerek çeşitlendiren etkileyici bir kültürel ortam söz konusudur. Farklı etnik ve dini yapılara sahip toplulukların üreticisi, taşıyıcısı veya alıcısı olduğu bu dinamik ortamın sanat ve sembolizm kavramları üzerinden irdelenmesi bu çalışmanın öncül amacıdır. Bu kitapta Anadolunun Ortaçağ evreninde üretilen sanatlar ve bu sanatların sembolizmle ilişkisi ele alınmıştır. Sanat ve sembolizmin etki alanları, ortak ayrışan imge ve simgeler, inançlar, kültürler arası etkileşim unsurları, değişen ve dönüşen semboller gibi konular kitapta yer alan araştırmalara konu olmuştur.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Döneminde Yugoslavya
Yugoslavya, Sırp/Hırvat/Sloven (SHS) Krallığı olarak 1918’de kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nda Alman orduları tarafından işgal edilmiştir. Krallık; Sovyet Kızıl Ordu’sunun yardımı, Tito ve Partizanların verdiği bağımsızlık mücadelesi sonucu kurtarılmış, 1946’da Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti (YFHC) ve 1963’te Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti (YSFC) adını almıştır. Tito, 1945’te Yugoslavya’nın liderliğine seçilmiş, Mayıs 1980’deki ölümüne kadar bu görevini sürdürmüştür.
Tito, uzun iktidar yıllarında Yugoslavya’yı; Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Bosna Hersek, Makedonya, Karadağ’ın yer aldığı altı Cumhuriyet ve Kosova ile Voyvodina’dan oluşan iki Özerk bölge şeklinde yönetmiştir. Ülkesinin karşılaştığı ekonomik yıkımı durdurmak ve halkının refah düzeyini yükseltmek amacıyla önce SSCB’den sonra ABD ile Batılı devletlerden yardım almıştır. Ancak NATO ve Varşova Paktlarına üye olmamış, AET ile COMECON gibi ekonomik yapılanmalardan da uzak durmuştur. Bu arada Bağlantısızlar Hareketi’ne yakınlaşmış, hatta örgütü yönlendirici güçlü aktör durumuna gelmiştir. Tito’nun ölümünden sonra çok etnikli, çok dinli Yugoslav halkında görülen milliyetçi-ayrılıkçı eylemler, uluslararası sistemdeki değişimlerin de etkisiyle hız kazanmış ve ülkenin dağılmasına sebep olmuştur.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Sivas Folkloru Üzerine Yazılar
Kültür bir milletin tarihî süreç içerisinde ortaya koyduğu maddi manevi üretimlerin bütünüdür. Bir milletin manevi kimliği, onun kültürüdür. Kuşaktan kuşağa yenilenerek veya yinelenerek aktarılan kültürel değerler toplumun ruhunu canlı tutmaktadır. Köklü ve zengin bir yapıya sahip olan Türk kültürü, kültürlerin beşiği olan Anadolu coğrafyasında yeni etkileşimlerle zenginliğini arttırarak yüzyıllar boyunca varlığını sürdürmüş ve günümüze değin canlılığını korumuştur. Anadolu’nun tam ortasında yer alan Sivas da kültürel açıdan değerlendirildiğinde Türk kültürüne ait zenginliklerin tüm canlılığıyla varlığını sürdürdüğü bir şehir konumundadır. Âşıklık geleneğinden halk oyunlarına, geleneksel beslenme kültüründen halk müziğine, çocuk oyunlarından halk mimarisine, halk hekimliğinden geleneksel mesleklere kadar kültürün pek çok şubesi ile ilgili canlı örnekler Sivas’ta tespit edilebilmektedir. Kökleri maziye dayanan ve bugünkü atileri var kılan bu kültürel değerler üzerine yapılacak ilmî çalışmalar mevcut kültürel mirasın, devamlılık gösteren kültür kodlarının kayda geçirilmesini sağlayacaktır. Bu çalışmada Sivas masalları, manileri, türküleri, efsaneleri, geçiş dönemleri, âşıklık geleneği gibi Sivas folkloruna ait pek çok konu ele alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Misyonerlerinin Türkiye’deki̇ Sağlık Faaliyetleri̇ (1833-1923)
19. yüzyıl Osmanlı coğrafyasında birçok misyoner örgütün etkin olduğu çağdı. Bu dönemde en etkili çalışma yapan, dünya coğrafyasına kısa sürede yayılan 27 Haziran 1810’da Boston’da kurulan ve 1820 yılında Osmanlı topraklarına ilk misyonerlerini gönderen Protestan misyoner örgütü, ABCFM ya da Amerikan Board olarak adlandırılan, American Board of Commissioners for Foreign Missions’dır. Doğu ülkelerinde misyoner faaliyetlerinin etkin bir biçimde sürdürülmesinde en önemli yöntemlerden biri de sağlık misyonerliği olarak görülmektedir. Sağlık misyonerleri süreç içerisinde kutsal konularda vaizlerden daha zor görevler üstlenmişler ve gittikleri ülkelerde tıp bilgileri sayesinde ulaşılmaz sanılan kesimlerle iletişim kurma olanakları bulmuşlardır. Bu çalışmada Amerikan Board teşkilatının bugünkü Türkiye sınırları içerisinde 1833’ten 1923 yılına kadar sağlık alanında yapmış olduğu faaliyetler ele alınmaktadır. Misyonerlerinin yapmış olduğu gezici sağlık misyonerliği, dispanser, hastane, tıp okulu, eczane ve hemşire sınıfları açmak gibi faaliyetleri; misyonerlik, din, siyasi ve tıp tarihi açısından değerlendirilmiştir. Misyoner etkinliğinin temel amacı, din ve eğitim çalışmalarında olduğu gibi, sağlık misyonerliğinde de öncelikle Protestan inancının yayılmasıdır. Çalışmada sağlık misyonerlerinin etkinlik gösterdiği bölgelerde, yönetim ve toplumla olan ilişkileri, etkileri ve çatışmaları üzerinde değerlendirilmeler yapılması amaçlanmıştır. Sağlık misyonerliğinin etkisi, misyona olan katkısı verilerle anlatılmaya çalışılırken, konunun tıp tarihi açısından önemi, Osmanlı tıbbına etkisi de değerlendirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK- AMERİKAN İLİŞKİLERİ (1914-1945)
Osmanlı Devleti’nin sahip olduğu toprakların stratejik önemi emperyalist devletlerin her zaman dikkatini çekmiştir. Bu devletlerden biri olan ABD, 19 yüzyılın başından itibaren Osmanlı Devleti ile temasa geçerek diplomatik ilişkilerini geliştirme yoluna gitmiştir. Bu yüzyıldan itibaren ikili ilişkiler, yeni kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile de devam etmiş ve çok yönlü olmuştur.
Yazarın Doktora Tezinden üretilmiş olan bu kitapta; Ermeni sorunu kapsamında, Osmanlı topraklarında bulunan Amerikan misyoner teşkilatlarının sağlık, eğitim faaliyetleri, Milli Mücadele dönemi Amerikan heyetlerinin incelemeleri ve raporları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan sonra uluslararası arenada vermiş olduğu diplomatik mücadele, Lozan ve sonrasındaki ABD’nin Türkiye üzerindeki politikaları, ticari, kültürel ve siyasi açıdan çok yönlü ele alınmıştır. 1914-1945 yıllarını içeren ve Türk-Amerikan ilişkilerini ele alan bu çalışma, tarih metodolojisi çerçevesinde, başta arşiv belgeleri olmak üzere, Meclis Zabıtları, Amerikan Ulusal Arşivi, yerli ve yabancı gazetelerin analiz edilmesiyle günümüz Türk-Amerikan ilişkilerinin anlaşılmasına temel oluşturmayı amaçlamaktadır.
₺675,00
KİTAP TANITIMI
TRAJİK SÖYLEM
Modern trajedi artık sahnede değil; bir evin içinde duyulmayan bir kokuda, unutulmuş bir bakışta, örtüsüz bırakılmış bir geçmişte yankılanıyor. Trajik Söylem: Sema Kaygusuz’un Öykülerinde Modern Trajedi, Raymond Williams’ın kuramsal izleğiyle, gündeliğin içinde saklı kalmış derin sarsıntılara odaklanıyor. Bu kitapta ne kahramanlar var ne de büyük felaketler; ama her öyküde derinleşen bir suskunluk, bastırılmış bir acı ve geri dönmeyi sürdüren bir kayıp… Sema Kaygusuz’un anlatılarındaki sessizliklere kulak veren bu çalışma, çağdaş edebiyatın en kırılgan, en görünmez ama en sarsıcı yüzüne ışık tutuyor.
Trajik Söylem, modern trajediyi gündelik hayatın çatlaklarında, sıradan anların içindeki sarsıntılarda arayan bir okuma deneyimi sunuyor. Bireyin içsel çöküşünü toplumsal belleğin suskunluğu, doğanın geri çekilişi ve geçmişin geri dönüşüyle birlikte ele alan bu kitap, modern insanın kayıp sesini arayanlar için…
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kredi Tahsisi ve Ticari Kredi Taleplerinin Değerlendirilmesi
Bu kitabın amacı firmalara, yükselme sınavlarına hazırlanan bankacılar ile eğitimine devam eden bankacı adaylarına kavramsal ve pratik uygulama örnekleriyle kredi sürecini bütünsel bir şekilde aktarmaktır. Teorik çerçeve ve mevzuat okuyucuyu sıkmayacak bir bağlamda ele alınmıştır. Teknolojik bir bakış açısı ile, kitapta yer verilen mevzuatın güncel haline kolaylıkla erişilebilmesi için QR bağlantılara da yer verilerek okuyucu dostu yapı pekiştirilmiştir.
Kitabın bölümlendirmesinde ise kredilendirme sürecinin baştan sona dek izlenmesini sağlayacak bir yaklaşım izlenmiştir. Türk bankacılık sistemine genel bakışın ardından, kredilerle ilgili temel kavramsal çerçeveye yer verilmiş, kredinin tanımı, öğeleri, kredi gereksiniminin nedenleri, kredilendirmenin iktisadi etkileri ve kredi kaynakları açıklanmıştır. Üçüncü bölüm, literatürde farklı şekillerde ele alınan kredilerin sınıflandırılmasına ayrılmıştır. Kredi taleplerinin değerlendirilmesine dair teorik ve pratik bilgilere yer verilen dördüncü bölüm, istihbarat ve finansal analiz olmak üzere iki alt bölümden oluşmaktadır; kredi istihbaratının ilkeleri, kapsamı ve kaynakları ile mali tablolar üzerinden yapılan temel analizler ve bunların yorumlanmasına ilişkin bilgiler okuyucuya yalın bir dille sunulmuştur
₺235,00
KİTAP TANITIMI
ÖĞRENME ÖĞRETME STRATEJİLERİ
Kullandığınız öğrenme stratejilerini tanıyor musunuz? Öğretmenleriniz hangi öğretim stratejilerini uyguluyor? Öğrenme ve öğretme stratejilerini tanımak yaşamımızı oldukça kolaylaştıracaktır. Öğrenme ve öğretme stratejileri sonradan öğrenilen ve geliştirilebilen önemli izlemlerdir.
Bu kitapta öncelikle öğrenme süreçlerine, öğrenme ve öğretme stratejilerine yer verilmiştir. Kitabın ikinci bölümünü oluşturan araştırmada, mesleki ve teknik eğitim fakülteleri öğrenci ve öğretmenlerinin kullandığı öğrenme öğretme stratejileri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarının bilimsel çalışmalara yardımcı olacağı düşünülürken, öğrenme öğretme stratejilerini bilmenin eğitimde ve yaşamda bilinçli yol almaya yardımcı olacağı umulmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Ziyaret Fenomeni ve Türk Popüler Dindarlığı
Türk halk dindarlığının en önemli özelliklerinden biri ziyaret fenomenidir. Anadoluda türbe ziyareti yatır, türbe, ocak, evliya, dede, baba vb. isimle anılan ve halk tarafından kutsal mekânlar olarak görülen yerlere gitme davranışını içermektedir. Evliya kültü, Türk popüler dindarlığının kutsal ve mistik boyutuna güzel bir örnek teşkil etmektedir. İnsanlar türbe ziyaretini dini inançlarının gereği olarak algılamakta ve kutsal bilinen bir yerde bulunma arzusuyla hareket ederek kutsal bilinen yerden manevi destek almaktadırlar. Bu bağlamda türbeler, maneviyat arayışına cevap veren mekânlardır.
Türk toplumundaki türbe olgusunun Anadoluyu yurt edinme çabasının dini ve kültürel bir uzantısı olduğunu söyleyebiliriz. Halkın zor günlerde manevi destek aldığı yerler olan türbeler, toplum hayatında yaşanan önemli kırılma anlarında yeniden başlangıç için ihtiyaç duyulan iradenin ve birlik ruhunun şekillendiği merkezler konumundadır. Bu açıdan türbelerin ve onların bağlı olduğu tasavvuf ekolünün toplumun birliğine ve sürekliliğine ilişkin inancı ve güveni tazeleme açısından simgesel bir işlev yerine getirdiği ve kültürel kimliğin oluşumuna ve korunmasına da katkıda bulunduğu görülmektedir. Toplumsal hafızanın canlı tutulduğu ve devamının sağlandığı bu mekânlar din, tarih ve kültürün iç içe olduğu yerlerdir. Ulusal kimliği ve bilinci, kültürel sürekliliği sağlayan bu gibi mekânların milletleşmeye, biz bilincinin oluşmasına, kültürel kimlik inşasına ve sosyal bütünleşmeye katkısının olduğu da görülmektedir. Bu bağlamda türbeler, ortak hafıza mekânlarından biridir.
Kitapta ziyaret fenomeni, sosyolojik olarak incelenmiş olup konu sadece dini boyutu ile değil, sosyal,kültürel, psikolojik, tarihsel ve toplumsal hafızayı canlı tutma ve kimlik inşa etme yönüyle de ele alınmıştır.Kitap bu yönüyle, konuya farklı bir bakış açısı getirmeye çalışıyor.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
YAZMA EĞİTİMİ
Bu kitap Yüksek Öğretim Kurulunun hazırladığı eğitim programı esas alınarak meydana getirilmiştir. Kitap üniversitelerin eğitim fakültelerinde lisans ve lisansüstü çalışma ve derslere kaynaklık edecek bilimsel bir yapıdadır. Özellikle yazmanın önemi, yazma eğitimi ve yazma becerisi kavramlarının titizlikle ele alınması gerektiği çağımızda, bu kitabın öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanıcılarına yol göstermesi amaçlanmaktadır. Böylece alana farklı bir bakış açısı kazandırmak ve bireylerin yazma ile ilgili akademik düzeyde bilgiye sahip olmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Sürdürülebilir Finans Sözlüğü
Sürdürülebilir finans, finansal sistem içinde sürdürülebilir ekonomik aktiviteleri hayata geçirmek için çevresel, sosyal ve yönetişim kriterlerini yatırım kararları sürecine dahil eder. Böylece hem ekonomik büyüme desteklenmiş hem de çevre üzerindeki baskılar azaltılmış olur. Bu açıdan sürdürülebilir finansın önemi, uluslararası ve ulusal kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları, finans profesyonelleri ve konuya ilgi duyan bireyler için giderek artmaktadır. Bu süreçte sürdürülebilir finans ile ilgili pek çok yeni terim ortaya çıkmakta ve anlam karmaşası yaratmaktadır. Sürdürülebilir Finans Sözlüğü, konuyla ilgili pek çok terimi bir araya getirerek sürdürülebilir finansla ilgili çalışanlara yardımcı olmayı hedeflemektedir. Bugünden yarına pek çok şeyin hızlıca değiştiği günümüz dünyasında bu sözlük, bir başucu kitabı olarak araştırmalarınızı ve çalışmalarınızı yaparken karşılaştığınız terimleri farklı yerlerden arama zahmetine girişmeden pratik ve hızlı bir şekilde sonuçlandırmanızı sağlamanıza yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Necdet Sakaoğluna Armağan Sanat Tarihi Yazıları
Tarih, eğitim, kültür tarihi ve sanat tarihi gibi farklı alanlarda çok yönlü çalışmalara imza atmış olan Necdet Sakaoğlu için hazırlanan bu çalışmada, sanat tarihi, restorasyon, mimarlık tarihi üzerine alanlarında uzman kişiler ve araştırmacılar tarafından ele alınmış yazılar yer almaktadır. Bu kitapta saray, köşk, mektep, cami, tekke, türbe gibi farklı fonksiyonlardaki yapı tiplerinden örneklerle, mimari ve süslemeler yanında gravür, resim, hat, kalem işi, zanaat gibi geniş bir yelpazede işlenen konular içeriğe zenginlik katmaktadır. Spesifik örnekler ışığında ele alınan konuların yanı sıra, Necdet Sakaoğlu’nun yayınlarından oluşan geniş bibliyografyası da bu vesile ile hazırlanmış olup makaleler ile birlikte bilim camiasının faydasına sunulmuştur.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Sultan III. Ahmet Dönemi Enderûn Hazinesi Gelir-Gider Defterleri (1703-1730)
Osmanlı Devletinin iç hazinesi konumunda bulunan Enderûn Hazinesi, fonksiyon itibariyle kıymetli para, mücevher ve eşyaların saklandığı bir depo veya sandık vazifesi görmektedir. Dış hazinenin ihtiyaçtan fazla olan varlığı Enderûn Hazinesinde muhafaza edilmiştir. Enderûn Hazinesi, içerisinde altın ve gümüş nakdînden başka kıymetli mücevherat, kumaş, giyim-kuşam, silah, ev içi unsurlar, kitap ve kokular gibi eşyalar bulunmaktadır. Öte yandan içinde bulundurduğu kendine münhasır üretim ve dönüşüm mekanizması ile Osmanlı sarayının geri dönüşüm kutusu özelliğini taşımaktadır. Bu kendi kendine yetebilme özelliği sayesinde Osmanlı Devletinin yegâne müesseslerinden biri haline gelmiştir. Dolayısıyla Enderûn Hazinesi bir hazineden çok daha fazlasını ifade etmektedir.
Sultan III. Ahmet dönemi gerek siyasi ve ekonomik gerek sosyo-kültürel bakımdan Osmanlı tarihi araştırmacılarının en çok dikkatini çeken dönemlerden biri olmuştur. Enderûn Hazinesi, Araştırmacılar arasında birçok tartışmaya sebebiyet veren böyle bir dönemde, sarayın maddi gelir ve giderleri konusunda önemli ipuçları vermektedir. Bunun yanı sıra dönem değerlendirmesi yapılması açısından içerisinde birçok kültür unsurunu bulundurmaktadır. Bu kitapta, Sultan III. Ahmetin 27 yıl süren saltanatında, Enderûn Hazinesinin kayıt altına alınmış gelir ve gider defterleri incelenmiştir.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Zarâfetin Peşinde
Osmanlı Arşivi’nde, Dâhiliye Nezâreti Sicill-i Ahvâl İdaresi’ne ait bir defterin satırları arasında, sıradan bir memuriyet kaydına sıkışmış küçük bir ibare: “Zarâfet” adlı bir eser kaleme almış.
Bu satır, Antakyalı bir taşra memuru olan Çinçinzade Hakkı Efendi’yi, resmî bir dosyadan çıkarıp tarihin sayfalarına yeniden taşır. Bir yanda terfiler, tayinler, tahkikatlarla örülü bir bürokrat hayatı; öte yanda edebi, sözü, gönlü, sofrayı, yolu ve duayı konu alan bir görgü ve hikmet risalesi.
Bu kitap, bir sicil kaydıyla bir eseri yan yana okuyarak, 19. yüzyıl sonu Osmanlı taşrasında bir insanın hem devlete karşı görevlerini hem de kâğıda döktüğü düşünce dünyasını birlikte anlamaya çalışır. Kayıtların arkasındaki insanı arayanlar için bir davet.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Eleştiri Kuramı Olarak Kesişimsellik Ve Afro-Amerikan Kadın Yazını: Irk, Sınıf ve Cinsiyet
Vivan A. May’in Pursuing Intersectionality ve Patricia Hill Collins’in Intersectionality as Critical Social Theory eserleri Kesişimselliğin bir sorgulama ve uygulama kuramı olarak gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Bu kitap, Afro-Amerikan Kadın yazınını kesişimsellik aktivizmi ırkçılık, sınıf, cinsellik, heteroseksüellik, transfobi, milliyetçilik, engelli ayrımcılığı (ableism) gibi farklı baskı veya ayrımcılık formlarına karşı entelektüel, epistemik ve ontolojik bir okuma denemesidir. Afro-Amerikan feminizminden doğan kesişimsellik kuramını siyah feminist yazının ötesine taşıyarak, metaforik, buluşsal (heuristik) ve paradigmatik açıdan çok eksenli yaklaşım benimseyerek Afro-Amerikan kadın yazınında çoklu baskı unsurlarının tarafından ezilen, ötekileştirilen, isimsizleştirilen, yok sayılan, adaletsizliği ve eşitsizliğe uğrayan tüm bireyleri ve sistemleri içine alan kuramın uygulamasını seçili romanlar üzerinde tartışmaktadır. Bunu gerçekleştirmek için Kuramın temel düşüncesini oluşturan tarihi kişiler, yazarlar ve dönemler irdelenip seçili Afro-Amerikan kadın yazınında kavramsal ve kuramsal uygulama yapılmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Filmlerin Gölgesinde
Bireylerin kendileriyle ve etrafları ile kurdukları iletişim zamanla toplumun da nasıl şekillendiğini belirler. Duygularımızı, düşüncelerimizi ve bilgimizi aktarmak için düzenli olarak iletişim kurma ihtiyacı hissederiz. İletişim için her ne kadar iki kişinin varlığına gereksinim var gibi görünüyor olsa da bireyin kendisi ile kurduğu iletişimin doğru ya da yanlış oluşu diğerleri ile olan etkileşimini de şüphesiz dönüştürmektedir. Çağdaş toplumda dijital teknolojiler, iletişim biçimleri, yaratıcılık, sanat anlayışı ve görsel algı gibi özellikler zaman içerisinde incelemeye değer bir değişim göstermiştir. Bu bağlamda filmler eşliğinde derin anlamlara giden kestirme yolları keşfetmek mümkündür.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Muʻînî’nin Manzûm Ferâizi
Kadınları insan olarak bile görmeyen -20. asra gelene kadar çoğu Batı ülkesi de dâhil olmak üzere- onlara mirastan herhangi bir pay da vermeyen bir dünya düzeni karşısında; İslam dini, on dört asır öncesinde kadınlara ve kız çocuklarına -bizzat Kurân-ı Kerim ayetleriyle sabit olmak üzere- miras hakkı tanımış ve bu hakları teferruatlı bir biçimde düzenlemiştir.
Ferâiz ilmi, adaletli bir paylaşımın gerçekleşmesini temin etmek açısından esasen hukukî bir mevzudur. Ancak kimlere pay verileceğinin bilinmesi, mirasçı olan veya olmayanların tespit edilmesi ve akrabalık derecelerinin açığa çıkartılması gibi durumlar açısından nesep yani soy ilmiyle de ilgilidir. Bunun yanı sıra ölen kişiye mirasçı olanlardan bazılarının mirastan alacakları paylarının sabit olmaması, bu kimselerin birlikte veya ayrı ayrı mirasçı olmaları yahut bir kişi veya birden çok kişi olarak mirasçı bulunmaları gibi durumlar; onların miras paylarının ayrıntılı olarak hesap edilmesini gerektirmekte ve bu da ferâizin hesap yani matematik ilmiyle de bağlantılı olmasına yol açmaktadır. Bunların dışında bu ilmin öğrenilmesini sağlamak ve yaygınlaştırmak için daha ilk dönemlerden itibaren. İslam toplumlarında ferâizle ilgili çok sayıda eserin yazıldığı da görülmektedir. Ferâiz konusunda ilk başlarda mensur olarak yazılan risale ve kitapların yanı sıra zaman içerisinde konuyla ilgili eser çeşitliliği de artmış ve manzum eserler de kaleme alınmıştır. Konunun daha kolay öğrenilmesini sağlamak gayesiyle şiirin imkânlarından faydalanılarak yazılan bu manzum eserler hiç şüphesiz konuyu daha cazip ve estetik bir mevkiye taşımıştır. Bu alanda yazılan eserlerin sayısı zamanla artarak devam etmiş ve ferâiznameler olarak da adlandırılan manzum bir ferâiz literatürü meydana gelmiştir. Bu manzum eserler dolasıyla ferâiz ilminin şiir ve edebiyat alanıyla da bir ilgisi ortaya çıkmıştır.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Yetim
Osmanlı Devletinde yetimlerin korunması ve eğitilmesi görevi öncelikle yakın akrabalarda olmakla birlikte erken zamanda vakıfların bu vazifeyi üstlendiği görülmektedir. 19. yüzyıldan itibaren ise Eytam Sandıkları ve Eytam Müdürlükleri kurulmuş, Darülaceze, Darüşşafaka, Islahhane, Sanayi Mektepleri, Darülhayr-ı Âli, Daüleytam ve Himaye-i Etfal Cemiyeti bu alanda hizmet vermiştir. Bu kurumlardan Darülaceze ve Darüşşafaka aynı adla Cumhuriyet devrinde hizmetlerine devam ederken Himaye-i Etfal Cemiyeti Çocuk Esirgeme Kurumu olarak günümüze kadar gelmiştir. Ayrıca, mütareke dönemi ve sonrasında Kazım Karabekir yetimlerin muhafazası ve eğitimi için gayret göstermiş, kurduğu Çocuklar Ordusu ile önemli bir hizmeti ifa etmiştir.
KİTAP TANITIMI
İşletmelerin Verimlilikleri İle Çevresel Sosyal Sorumluluklarını Gerçekleştirme Düzeylerinin Karşılaştırmalı Analizi
Yakın geçmişte asit yağmurlarının artması, bitki örtüsünün ve hayvan çeşitliliğinin azalması, doğal çevrenin tüm canlıları tehdit edecek şekilde acımasızca kirletilmesi, çevre sorunlarını önlemede işletmeler ve devletlerden daha etkili çalışmalar yapmaları yönündeki beklentileri artırmıştır.
Çevre ile ilgili konularda ideolojik baskılardan uzaklaşıp çok yönlü fayda sağlayacak yansız politikalar üretebilmek için öncelikle sayısal yöntemlerin profesyonelce uygulanıp fiili uygulamaların ölçülmesi ve derinlemesine analiz yapılması gerekmektedir. Elinizdeki eser bu ihtiyacı karşılamak üzere işletme, çevre mühendisliği ve kamu yönetimi literatürlerini kapsayan disiplinler arası nitelikte hazırlanmış ilk çalışmadır.
Bu amaçla, çevresel performansı tartışmalı olan ve aynı zamanda stratejik öneme sahip olan şeker sektörü incelenmiştir. Günlük 2000 ton kapasiteli bir şeker fabrikasından çıkan kirli suların oluşturduğu kirlilik 200.000-300.000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eş değerdir. Bu noktadan hareketle şeker fabrikalarının çevresel performansları ile verimlilikleri arasındaki ilişki incelenmiş; şeker sektörünün atık su ve baca gazı emisyonu verileri ile Saf Çevre Endeksi, Karma Çevre Endeksi ve Malmquist Toplam Faktör Verimliliği Endeksleri hesaplanarak detaylı analizler yapılmıştır.
İşletmeler çevresel sosyal sorumluluklarını ISO 14001 kapsamında yerine getirmekte midirler? Çevresel faaliyetler yalnızca ekonomik sorumluluklar seviyesinde mi kalmaktadır? İşletmeler mevzuatın getirdiği yükümlülükleri karşılamakla yetinmekte midirler yoksa daha fazlasını yapmak için çaba harcamakta mıdırlar? Acaba çevresel sosyal sorumluklarını gerçekleştiren işletmeler verimliliği de sağlayabilirler mi yoksa iddia edildiği gibi arıtım maliyetleri işletmelere zarar ettirir mi?
Özel şeker fabrikaları mı çevreye karşı daha iyi performans sergilemektedir yoksa devlete ait fabrikalar mı?
Ne çevresel performans açısından etkin ne de Veri Zarflama Analizine göre etkin bulunan şeker fabrikaları özelleştirme kapsamına alınmışlar mıdır? Özelleştirme (mülkiyetin devri) yerine yönetimin devri tercih edilebilir mi? Şeker üretiminde kota aktarımı yapılması fabrikaları verimsizliğe sürükler mi?
Elinizdeki eserde bu ve benzeri daha birçok araştırma sorusuna bilimsel yöntemler kullanılarak gerçek hayattaki uygulamalar ışığında cevaplar sunulmuş, ardından sektöre yönelik tavsiyelerde bulunulmuştur. Gelecek kuşaklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak ümidiyle
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Bitlis İlinin Arazi Örtüsünün Belirlenmesi Kullanımı ve Planlamasına Yönelik Öneriler
Herhangi bir bölgenin ekonomik kaynaklarının harekete geçirilmesi ve dolayısıyla kalkınması için sürdürülebilir arazi kullanımına (land use), geçmişte olduğu gibi günümüzde de ihtiyaç duyulmaktadır. Sürdürülebilir arazi kullanımı çalışmalarında hem doğal ortam özellikleri hem de beşeri ve ekonomik özelliklerin tümüyle değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Arazi kullanımı açısından ele alınan bu çalışmada, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) ile Bitlis ilinin mevcut arazi örtüsü/arazi kullanımı belirlenmiş, doğal ve beşeri coğrafya faktörlerinden kaynaklanan problemler tespit edilmiştir. Mevcut arazi kullanımına bağlı olarak sürdürülen beşeri ve ekonomik faaliyetler temel alınarak Bitlis ilindeki arazi kullanımı ve planlamasına yönelik çözüm önerileri geliştirilmiştir. İldeki arazi kullanımı ve planlamasına yönelik öneriler SWOT analizleri ışığında belirlenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Çağdaş Yunan Edebiyatında Halk Türküleri
Çağdaş Yunan edebiyat tarihinin ve halk biliminin önemli konularından biri olan halk türküleri bu çalışmada yedi başlıkta incelenmektedir. Çalışmada çağdaş Yunan edebiyatında halk türkülerinin yeri, halk türkülerinin tasnifine yönelik halk bilimcilerin önerileri, Yunan halk biliminin kurucusu Nikolaos Politis’in tasnifi esas alınarak Yunan halk türkülerinin türleri ayrı başlıklar altında incelenmektedir. Her bir türkü türü için verilen Yunanca özgün metnin altında Türkçe çevirileri de yer almaktadır. Çalışmada türkü derlemeleri ve derleme çalışmalarındaki metodolojik sorunlara da kısaca değinilmektedir. Türkülerin kökeni ve ortaya çıkış tarihleriyle ilgili tartışmalardan söz edildikten sonra Yunan halk türkülerinin yapısal, morfolojik ve estetik özellikleri de örneklerle ele alınmaktadır. Çalışmanın son bölümünde türkü derlemelerinin sözlük kısımlarının taranması sonucu tespit edilen Yunan halk türkülerinin Türkçe söz varlığına ait veriler de araştırmacıların istifadesine sunulmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI SON DÖNEMİ VE BÜYÜK GÜÇLER
“Osmanlı Son Dönemi”, modern zaman kurgusunun tarihi arka planını oluşturur. Aynı zamanda, “Büyük Güçler” olarak adlandırılan Avrupalı devletlerin kurmayı hayal ettikleri, yeni dünya düzeni için yürüttükleri politikaların sahnelendiği bir devirdir. Bu eserde ilk olarak, Osmanlı Devleti’nin son döneminin siyasi ve ekonomik gelişmeleri, Avrupalı devletlerin Osmanlı özelindeki planları doğrultusunda ele alınmıştır. Daha sonra yıkılış sürecinin dönemsel analizi ve Avrupa’da ortaya çıkan gelişmelerin yansımaları, karşılaştırmalı olarak yorumlanmıştır.
Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan I. Dünya Savaşı’na kadar olan süreci, ayakta kalma mücadelesi ekseninde ve bu süreçte yaşanmış ana problemler temelinde yeniden canlandırma çabasıyla, “Osmanlı” ve “Büyük Güçler” ilişkisini sorgulama fırsatı sunan bu eser, Yakınçağın başlangıcından günümüze kadar uzanan sorunların kaynağına inmeyi hedefliyor. Bu anlamda eserde, Osmanlı’yla öteki dünya arasındaki rekabetin son halkasını, eleştirel yeni bir bakış açısıyla ve arşiv belgeleriyle desteklenmiş bir şekilde takip etme imkânı bulacaksınız
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Amik Ovası ve Yakın Çevresinin Jeomorfolojisi
“Amik Ovası ve Yakın Çevresi’nin Jeomorfolojisi” isimli bu çalışma Antakya-Kahramanmaraş Grabeni’nin Güney kesiminin büyük bir bölümünü kapsamaktadır. Sadece ovanın jeomorfolojisini ele almak çok yeknesak kalacağı için ve ovayı şekillendiren aktif tektoniğin ovanın çevresinden bağımsız olmaması gibi nedenlerle yakın çevre çalışmaya dahil edilmiştir. Bölgede oldukça yoğun jeoloji çalışmasının yanında ayrıntılı jeomorfoloji çalışmasına çok büyük ihtiyaç vardı.
Çalışmada Jeomorfolojik şekillerin ortaya çıkmasında direkt veya dolaylı etkisi bulunan genel fiziki coğrafya konularına da değinilmiştir. 1975 yılında tamam kurutulan Amik Gölü’nün geçmişi, kurutulması ve kurutulma sonrası ortaya çıkan çevresel etkilerde çalışmada ele alınmıştır. Çalışmada uygulamalı jeomorfoloji konuları ve depremsellik üzerinde de detaylı olarak durulmuştur.
İşlenen konuların oldukça yoğun görsellerle desteklendiği bu çalışmanın; coğrafyacılara ve farklı disiplinden (jeoloji, arkeoloji, ekoloji, vb.) araştırıcılara oldukça yararlı olacağı, doyurucu bilgilere ulaştıracağı kanaatindeyim.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Bilimler Perspektifinden Salgın Hastalıklar ve Toplumsal Dönüşüm
Beşerî ve sosyal bilimler pandemi süresince ve sonrasında yaşam biçimimizi yeniden tasarlamamızda ve düzenlememizde kritik öneme sahiptir. Sosyal Bilimler Perspektifinden Salgın Hastalıklar ve Toplumsal Dönüşüm başlıklı kitabımızda gelecek yıllarda beşeri ve sosyal bilimlerde eğitim ve araştırmalara yön verecek, farklı yönleriyle arkeoloji, tarih, edebiyat, felsefe, sosyoloji, psikoloji ve sanat alanlarında öncü ve disiplinlerarası araştırmalara yer verilmiştir.
Humanities and social sciences have vital importance in redesigning our life styles both during and after the pandemy. Our book entitled, Pandemic Diseases and Social Transformation from the Perspective of Social Sciences, features chapters in the disciplines of archeology, history, literature, philosophy, sociology, psychology and arts which will shape the research in social sciences education.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası İlişkilerde Altıncı Büyük Tartışma
Uluslararası İlişkiler sadece ele aldığı konular ve konuları ele alış şekli ile değil, disiplinin nasıl ortaya çıktığı ve geliştiğine yönelik anlatı, neyin teori olup neyin olmadığına karar verilmesi, hangi kavramın uluslararası ilişkilere ait olduğuna hangisinin olmadığına yönelik tespit, araştırma konularının nasıl ve hangi yöntemle çalışılacağının belirlenmesi ile de Batı-merkezli bir disiplin olagelmiştir. Disiplinin hegemonik, dar görüşlü ve hiyerarşik bir yapı sergilenmesinde doğrudan rol oynayan bu somut durum, bu kitapta Uluslararası İlişkilerin altıncı büyük tartışması olarak adlandırılan Statükocular-Yenilikçiler tartışması bağlamında incelenmektedir. Uluslararası İlişkiler literatürünün son 40 yıllık birikimi içerisinde önemli bir yer kaplayan altıncı büyük tartışma, ana akım teorilerin evrensellik iddialarına yönelik eleştiriler ile başlamış, Batı-dışı teori ve kavram geliştirme çabası ile devam etmiş ve bugün gelinen gerçek manada merkezsiz, küresel ve kapsayıcı bir teorik yapının inşa edilmesinin gerekliliği üzerine yoğunlaşmıştır. Bu kitapta, altıncı tartışmanın taraflarının iddiaları ve disiplindeki mevcut durum bağlamında çoğulcu, küresel ve merkezsiz bir teorik yapının mümkün olup olmadığını sorgulanmaktır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Dîvân-ı Cemîl Mahmûd
XX. yüzyıl son dönem Osmanlı şairlerinden Cemîl Mahmûd Bey 1834 yılında, Üsküdar’da dünyaya gelmiştir. Çeşitli memuriyet görevleri üstenerek yaşamının büyük bir kısmını İstanbul’da geçirmiştir. Bu sebeple Cemîl Mahmûd hem son dönem Osmanlı şiir geleneğini devam ettirmiş hem de bir İstanbul beyefendisi olarak İstanbullu şairler arasında yer almıştır. Şairin hayatı günümüze ulaşan tek eseri ve hakkında ulaşabildiğimiz kaynaklar vasıtasıyla aydınlatılmaya çalışılmıştır. Yüzünü her açıdan batıya dönmüş bir toplumda ve dönemde yaşamasına rağmen geleneği devam ettirmesi açısından dikkate değer bir şairdir.
Şairin divanından yola çıkarak geleneksel mazmunlara şiirlerinde yer vererek, klasik edebiyatın alışa gelinmiş dil ve üslubunu kullandığını her açıdan geleneği korumaya ve devam ettirmeye çabaladığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Samimi ve sade bir dilinin olduğunu, daha çok âşıkâne şiirler yazdığını aynı zamanda mutasavvıf olduğunu fakat şiirlerinde tasavvufi söylemlere yer vermediğini de belirtmek gerekir.
Bu çalışmada şairin hayatı, edebî kişiliği ve eseri ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Eserin muhteva incelemesi yapılarak, Latin harfli transkripsiyonlu metnine yer verilerek okuyucuların ve araştırmacıların beğenisine sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
YÖNETİŞİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR
Sınırların ortadan kalktığı, küreselleşmenin hüküm sürdüğü günümüz dünyası; bilgi teknolojileri ve inovasyon gibi faktörlerin de etkisiyle hızlı bir değişime sahne oluyor. Sanayi Devrimi’nden bu yana süregelen geleneksel yönetim yaklaşımlarında; bilgiyi üreten, kodlayan ve kullanılabilir hale getiren “insan faktörü”, makine – otomasyon sistemleri ile iletişim teknolojilerinde yaşanan değişime uyum sağlamaya ve süreci yönetmeye gayret gösteriyor. Böylece, “yönetim” kavramı, yerini yavaş yavaş “yönetişim” olgusuna bırakıyor.
Söz konusu iletişim olunca, yönetimin iletişimi açısından, yönetişim kavramına akademik dünyanın bakışı ve katkıları da önem taşıyor. Bu amaçla hazırlanan “Yönetişimde Yeni Yaklaşımlar” isimli, editörlü kitapta, “yönetişim” kavramı çerçevesinde; “insan kaynakları, kurumsal iletişim, itibar yönetimi, kurumsallaşma kültürü, liderlik, sivil toplum kuruluşları, kültür-sanat, mimarlık, spor endüstrisi, sosyal medya, algı, marka, sponsorluk, kurumsal güven ve endüstri 4.0” gibi alan ve kavramlar ele alınıyor.
Eserde, “yönetimden, yönetişime doğru evrilme”nin yaşandığı sürece, akademik bakış açısı ile ışık tutan ve on farklı üniversiteden, onyedi akademisyenin, onaltı makalesi ile literarüre katkı sunulması amaçlanıyor…
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Mehmet Cemil Pekyahşinin Vecize Dünyası ve Beşinci Kitap
Edebiyat tarihlerinde bugün ismine rastlayamadığımız fakat yaşadığı dönemde makaleleri ile Fransız basınında yer alan gazeteci, şair, yazar Mehmet Cemil Pekyahşi özellikle vecize edebiyatında dikkate değer bir isimdir.
Pekyahşi vecizelerini 1918-1922 yılları arasında Vecizeler Birinci Kitap, İkinci Kitap, Üçüncü Kitap, Dördüncü Kitap adlarıyla yayımlar. Eski harflerle yayımlanan bu metinlerden başka Vakit gazetesinde 1941 yılından vefat ettiği 1950 yılına kadar binlerce vecize yayımlamıştır.
Amacımız Vakit sütunlarında dağınık halde duran bu vecizeleri -yazarın diğer vecize kitaplarına verdiği adlardan mülhem- Beşinci Kitap adıyla bir araya getirerek onları gün ışığına çıkarmak ve Mehmet Cemil Pekyahşiyi günümüz okuruna hatırlatmaktır.
Keder sıhhatin zehridir.
Adilin derdi büyük olur ama Allah kurtarır.
Üç israfımız var: Zaman, sıhhat ve para.
Arsız söz müfsit kalbe delalet eder.
Dünya binenlerle taşıyanlardan mürekkeptir.
Kalem kılıçtan kuvvetli müdafaa ve terbiye aletidir.
Bazılarının bedbahtlığı kendi ahlaklarının tabii neticesidir.
Bir muharririn eseri ebedî olur da kendi nasıl fani olur?
Şahsın iktidarı servetidir. Cemiyetin iktidarı ilim, irfan ve sanattır.
Kader ve talih felaket zamanlarında hatalarımıza verdiğimiz isimlerdir.
₺780,00