KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Hedef Maliyetleme: Türk İnşaat İşletmelerinde Uygulanabilirliği
₺275,00 -

Günahkâr Kalbi
₺235,00 -

GENETİK LABORATUVAR KİTABI
₺235,00 -

Fortran 90
-

ETKİLİ İLETİŞİM BECERİLERİ
-

ELEKTROANALİTİK KİMYA Uygulamalı Örnekleriyle
-

DÜĞÜN DERNEK Sivas’ta Evlenme Gelenekleri
₺715,00 -

Dijital Çağda Kültürel Miras İletişimi
₺325,00 -

Çokuluslu Şirketlerin Küreselleşmesi
₺380,00 -

Cumhuriyet Kadınlarının Mesleği Olarak Türk Hikâyesinde Daktilo Kızlar
₺315,00 -

Bulanık Mantık (Fuzzy Logic) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Yamaç Paraşütü Faaliyetlerine Uygun Alanların Belirlenmesi
₺195,00 -

Beyaz Perdede Mor Direniş
₺235,00 -

AZGELİŞMİŞLİK VE DIŞ TİCARET
-

APOKALİPS
₺315,00 -

ALES 5 Deneme Sınavı
-

Türkçede Sözcük Türetimi
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Makine Öğrenmesi Tabanlı Kestirimci Bakım
Bakım faaliyetleri üretim sistemlerinin önemli bir parçasıdır. Üretimi sürekli faal tutmak isteyen işletmelerin bu alan üzerine yoğunlaştıkları görülmektedir. Günümüzde işletmeler üretimin her aşamasından veri toplamak amacıyla daha fazla sensör ve bilgi iletişim teknolojisi kullanmaktadır.
Gerçek zamanlı veriler kullanarak olası arızaların teşhis edilmesini sağlayan kestirimci bakım, arıza sürelerini ve bakım maliyetlerini en aza indirgemeyi hedeflemektedir. Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemleri kestirimci bakım uygulamalarına yeni bakış açıları kazandırmıştır. Etkin bir kestirimci bakım uygulayan işletmeler önemli rekabet üstünlükleri kazanmaktadırlar. Bu çalışma kapsamında makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemleri ile titreşim analizi tabanlı arıza teşhisi ve kestirimci bakım sistemi tasarımı amaçlanmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Relational Economic Growth Analysis: Compalementarity and Substitution
This book is about economic growth and development through a new way of analysis. It is a research that explains many phenomena seen in the growth process such as productivity, economic stagnation, under-investment, ineffectiveness of foreign aid, wage trends, factor flows and concentrations, technology adoption, and convergence by “relational analysis”.
Relational analysis is a general alternative analysis that focuses on the relationships between factors and uses their vital consequences to extract knowledge rather than ignore them artificially and fatally. It emphasizes that there are important interrelationships between factors such as complementarity, substitution, embodiment, directing, input-output, and facilitation. Taking into account the relations enable to get more complete and accurate answers to important questions, especially in applied works that require real predictions such as forecasting and policy formulation. The analysis can be fruitfully applied in any field, and as the growth analysis shows it fundamentally enriches the ideas, and protect from misleading assumptions.
In the book the readers will find:
– Origins and alternative definitions of complementarity and substitutions,
– Eleven implications of these relationships for economic growth and development,
– Many explanations and references for inferences regarding growth accounting, poverty traps and thresholds, multiple eqilibria, obsolescence, financial development, growth accelerations, imitations and barriers, and empirical anaysis.
The book is for anyone looking for an alternative way to learn about the basics of the growth process. Researchers, students, and staffs at universities and research institutions and other social scientists in government, business, international organizations should greatly benefit from reading the book.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Afrika Örf ve Adet Hukukunda Self-Determinasyon Hakki
Bu çalışmanın başlıca amacı, Afrika’nın bazı örneklerinde self-determinasyonu algılayışı ve ilgili politikaları arasında farklılık bulunduğunun gösterilmesidir. Öte yandan kıta devletlerinin genelinde self-determinasyona dair ortak tutum ve algılayış bulunmakta, korunmaktadır. Bu noktadan hareketle bölge devletleri arasında self-determinasyon teamülü bulunmakta ve sömürgeciliğin tasfiyesi/sömürge yönetiminin varlığı, sınırların dokunulmazlığı ve toprak bütünlüğünün korunması kriterlerine dayanmaktadır. Başka bir deyişle genel olarak kıtada self-determinasyon olgusu yerleşmiştir. Diğer taraftan teamülün varlığına rağmen self-determinasyonun algılanışı ve uygulanışı, genel bir ifadeyle self-determinasyona dair politikalar bütün kıtada tekdüze değildir, farklılık gözlemlenmektedir. Bahse konu farklı örnekler birer istisnadır. Kıtadaki bu farklılıklar, aynı zamanda, uluslararası hukukta genelgeçer kabul gören self-determinasyon hakkından sapmaktadır. Bazı ayrılık taleplerinin başarılı olması, bu hareketlerin dile getirdiği tezler ve mevcut dönemde de bazı self-determinasyon örneklerinin sorgulanması kıta ve uluslararası hukuk arasında hakka ilişkin farklılıkların olabildiğini göstermektedir.
Bu çalışmada Batı Sahra, Güney Sudan, Biafra, Eritre ve Katanga temel olmak üzere çeşitli örneklerle Afrika’da self-determinasyon algıları, politikaları ve bu bağlamda hakka ilişkin örf ve adet hukuku incelenecektir. Kıtada ve dünyanın diğer bölgelerinde self-determinasyon, içeriği ve getirisi sebebiyle, gerginliğe neden olabilen ve istikrarsızlık yaratabilen bir olgudur. Uluslararası hukukun ve uluslararası ilişkilerin önemli öğesi devlet ile doğrudan bağlantılıdır, çok sayıda araştırma ve inceleme alanları ile ilişkisi de bulunmaktadır.
Afrika’nın ise self-determinasyonun uluslararası hukuk, uluslararası siyaset ve uluslararası ilişkiler tarihinde önemli bir yeri bulunmaktadır. Uluslararası Adalet Divanı gibi bizzat uluslararası yasal ve siyasi çevreler tarafından hakkın sömürge ve sınır gibi unsurları kullanılmıştır. Self-determinasyonun oluşmasının ve uygulanmasının yanında hakkın değişmesi gerektiğine dair tezlerin ortaya çıkmasında da kıtanın siyaseti, siyasi ve hukuki yapısı önemli bir araştırma ve inceleme sahası sunmaktadır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
İstanbul’daki Hattate Mezar Taşları
Bir tek şeye bakıp her şeyi görmek, bir tek şeyden yola çıkıp her şeyi anlamak mümkün müdür? Ayna bile tutulduğu yerden, yansıttığı alan kadarını gösterir. Hiçbir varlığın iç dünyasını göstermez. Ama hayata ayna tutan öyle şeyler de vardır ki; varlığın hem içini hem de dışını gösteren bir noktada, ibret nazarıyla bakan her göze pek çok şey anlatırlar. Bu kitabın konusu, hayat ile ölümün arasında dimdik durup yaşayanlara yaşamış olanların hikâyesini bazen zarif şiirler, nahif cümleler; bazen de bir başlık ve çiçekler, desenler ile anlatan mezar taşlarıdır. Öyle ki, bu taşlar İstanbul’un en müstesna köşelerinde başka bir âlemde ziyaretçilerini bekleyen, hayatlarını ve sanatlarını taşlarına da yansıtan hattâtelerin dünyadaki son hatıralarıdır. “Oku” emr-i ilahisinin bir gereği ve devamı olarak hatta (yazıya) gönlünü ve ömrünü veren hanım sanatçıları, yaşadıkları yüzyıla ayna tutarak yâd etmek, huzurlu son duraklarını ziyaretgâh eylemek ve bu dünyaya kattıkları değeri hakkıyla değerlendirebilmek amacıyla şâhidelerinin şahitliğine başvurduk. Böylece izlerini ve eserlerini takip ederek bugüne ışık tutacak ilmi birikimi ve sanat zevkini tespit etme yolundaki çabamızı takdirlerinize sunuyoruz.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Somut Olmayan Kültürel Miras ve Turizm
Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi günümüzde 180 ülkenin taraf olduğu UNESCOnun kültür alanında görünürlüğü en yüksek uluslararası belgelerinden biridir. Sözleşmede somut olmayan kültürel mirasın yaşatarak korunması anlayışı hâkimdir. Bu amaçla unsurların geleneksel bağlamlarının korunması veya onların varlıklarını sürdürebilecekleri yeni ortamların oluşturulması gerekmektedir. Bunun için dünyanın güncel ve dikkate değer bağlamlarından turizm alanının incelenmesi ve kültürel mirasın turizmin katkısıyla varlığını sürdürebilme yollarının ortaya konması şarttır.
Bu kitap; sözleşme metni, uygulama yönergeleri, listelere kabul edilmiş unsurlara ait dosyalar, Hükûmetlerarası Komite Kararları gibi sözleşmeyi inşa eden temel belgelerden yararlanılarak hazırlanan ve somut olmayan kültürel miras ve turizm ilişkisini kapsamlı bir biçimde ele alan ilk çalışmalardan biridir.
Dünya çapında muazzam sayıya ulaşan verilerden yola çıkarak değerlendirme yapabilmek ve sonuçlara ulaşabilmek kolay değildir. Bunun için yapılacak sistemli ve detaylı incelemelere ihtiyaç vardır. Bu çalışma, söz konusu iki alanın kesişim noktası olan yaşatarak koruma anlayışına odaklanmak suretiyle sistemli bir inceleme sunmayı amaçlamıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Evanjelik Misyonerlerde Bilişimle Yaygın Din Eğitimi
Misyonerler, yüzlerce yıldır hem Müslüman topraklarında hem de bizim topraklarımızda korkusuzca faaliyetlerini sürdürmektedirler. Zannettiğimizin tersine ülkemizde sadece dini faaliyetlerde değil uzun zamandır eğitim faaliyetlerinde de önemli bir aktörler. Bazıları bu eğitim sürecine din anlayışlarını katmaktan hiç sakınmamakta bazıları ise sadece eğitim faaliyeti sürdürüp dini inançlarını ustalıkla gizlemektedir.
İyi ama misyonerler gerçek anlamıyla ülkemizde ne yapmaktadırlar? Dertleri nedir? Niçin sürekli içimizdeler? Bu çalışmalar tamamen dini bir amaca mı matuf yoksa dünyevi hatta siyasi hedefler de içermekte midir?
Bu kitapta özellikle Evanjelist misyonerlerin Türkiye’deki radyo, televizyon ve sanal alemdeki faaliyetlerini incelerken, bu ve benzeri sorulara cevap aranmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
TAKAS EKONOMİSİNDEN BİLGİ EKONOMİSİNE TEKNOLOJİ VE EKONOMİ İLİŞKİLERİ
Teknoloji ve ekonomi ilişkisi, insanın doğa karşısında verdiği mücadelenin bir neticesidir. Teknoloji doğası gereği gelişmeyi, ekonomi de ise ilerlemeyi temsil eder. Uygarlık, bu iki temelin üstünde ortaya çıkar. Teknik değişimler, iki yüzü olan etkiler bırakır. Bunlardan ilki, bilim olarak insanın zihinsel yetilerine ihtiyaç duyar. Bu nedenle algılarımızla temas içindedir ve tüm bilimsel üretimlere konu olur. İkinci yüzüyle ilerlemeyi temsil ettiğinden, ekonomik alanda zenginlik sağlar. Her teknik icat, yeni endüstri alanları yaratırken, yeni yaşam tarzları da belirler.
Ekonomiyi faaliyetler alanı şeklinde toparlarsak, teknoloji yapısal bir zemindir. Ekonominin kurumları günümüzde, hiç olmadığı kadar teknolojinin omuzlarına ihtiyaç duymaktadır. Ekonominin küresel etkileşimci karakteri, teknolojiye olan ilgimiz oranında sağlıklı olabilir. Enformasyonel bir dünya, teknolojide geri kalmayı affetmez.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
İLETİŞİMDE DİJİTALLEŞME ve YENİ NESİL HABERCİLİK
Dijitalleşme ile ortaya çıkan yeni iletişim ortamları ve araçları, çok kısa sürede gerek bireylerin, gerekse kurum ve kuruluşların vazgeçilmezleri arasında yerlerini almışlardır. Doğası gereği, zaman ve mekân kavramlarını ortadan kaldıran, hızlı etkileşim fırsatı sunan, uzakları yakınlaştıran ve oldukça düşük maliyetli olan yeni iletişim teknolojileri yaşamın her alanında da etkili olmaktadır.
Özellikle son yıllarda habercilik alanında sektörel ve teknolojik anlamda bir dönüşüm yaşanmaktadır. Dijitalleşen dünyada haber artık sadece geleneksel medya aracılığıyla sunulmamakta, aynı zamanda dijital ortamda da üretilmekte ve servis edilmektedir. Dijitalleşmenin getirdiği avantajlardan biri olan hız haberciliğe de yansımakta, haber üretim, dağıtım, sunum biçimleri dijitalleşme ile değişmektedir. Bununla beraber dijital dünyanın sunduğu olanaklar, büyük medya kuruluşlarının egemenliklerini sona erdirmiş ve geleneksel medyada yüksek maliyetler nedeniyle seslerini duyuramayan alternatif seslerin de duyulmasını sağlamıştır. Gelişen teknolojiye bağlı olarak habercilikte yaşanan dönüşüm ile farklı habercilik türleri ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan bu yeni habercilik türleri ile kullanıcıya hızlı bir şekilde, güncel ve daha güvenilir haberlere ulaşma fırsatı sunulmaktadır.
Bu kitapta internet ve sosyal medyanın gelişimi ile iletişimin dijitalleşmesi ve bu dijitalleşmenin haberciliğe yansıması olarak ortaya çıkan yeni habercilik pratikleri üzerinde durulmaktadır.
KİTAP TANITIMI
The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power
In The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power, Şeyda Sivrioğlu explores the symbolic representations and the significance of the female hand as a means to open up literary and critical space for the oppressed and marginalized female figure in different centuries and in different patriarchal cultures and genres. Inalterably, in a culture where creativity is defined purely in male terms, women “exist only to be acted on men, both as literary and sensual objects” (Gilbert and Gubar, 8). This comprehensive study, however, traces the origins of the female hand symbolism from a fairy tale to a play-text and finally to a science fiction novel in order to illustrate how, to borrow Margaret Atwood’s words, the hand as an extension of the brain, in this case the female brain, becomes an important tool for indicating the development of the power of women.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923) Cilt I
“Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923)” başlıklı bu çalışma, geleneksel tarih yazımının olay odaklı ve çoğu zaman teolojik ya da siyasal çerçevelerine alternatif olarak kolektif biyografi yöntemini benimsemekte; sahada görev yapan Amerikalı misyonerlerin demografik ve mesleki özelliklerini bütüncül bir veri seti üzerinden analiz etmektedir. Birincil arşiv kaynaklarının titiz bir çapraz kontrolle değerlendirilmesine dayanan bu yaklaşım, Amerikan Board’un bölgedeki insan kaynağını somut ve ölçülebilir bir çerçevede ortaya koymaktadır.
Çalışmanın iki ciltli yapısı, veri ile analitik yorumu ayrıştırarak hem kapsamlı bir envanter hem de istatistiksel ve sosyolojik çözümleme sunmaktadır. Çalışma, Board’un başarısını yalnızca maddi imkânlarla değil, yüksek nitelikli insan kaynağı ve bu kadro içinde gelişen akrabalık/evlilik ağlarıyla açıklamakta; özellikle “misyoner hanedanlıkları”nın kurumsal süreklilikteki rolünü vurgulamaktadır. Bu yönüyle araştırma, 1820-1923 yılları arasında Ortadoğu’daki faaliyetlerin insanî altyapısını sistematik ve ampirik biçimde analiz eden özgün bir katkı sunmaktadır.
₺480,00
KİTAP TANITIMI
Avrasya’ya Yönelmek
Bu kitapta; Milli gücü oluşturan bileşenlerin, değişik kullanım vasıtaları ile nasıl daha güçlü olabileceği, Teorik ve Atatürk ilkeleri doğrultusunda uygulamalı yaklaşımlar; Küreselleşme ile birlikte ilerleyen yerelleşme süreçlerinde yaşanan güvenlik anlayışlarındaki hızlı değişmeler bağlamında, Türkiye’nin çevresinde olan sıcak çatışmalar, kitle imha silahlarının yayılması, bölücü, dinci terör ve mezhep savaşları, gerçek anlamda bir uluslararası ve ulusal güvenlik sorunu oluşturması ve bu durumun ulus devletler için değerlendirilmesi; Türk-Rus ilişkilerinin son dönemi ile özellikle Putin dönemi, birbirinden ayrı düşünülmeksizin politik, ekonomik ve güvenlik konuları çerçevesinde değerlendirilmesi ile Uzak ve yakın üçüncü ülkelerin bu ilişkilere etkilerinin ne olduğu; Türk-İran tarihsel rekabetinin, Büyük Atatürk’ün çabalarıyla emperyalizme karşı nasıl birlik amacı taşıyan bir dostluğa dönüştürüldüğü sorusu çerçevesinde; bölge dışı egemen güçlerin, “Büyük Ortadoğu projesi (BOP) gibi çalışmalarının nasıl engellenerek, birliktelik ve dostluğun sürdürülebilirliği; Türkiye’nin Balkan ülkeleriyle ilişkileri, Balkanların günümüzdeki parçalanmış durumuyla ortaya çıkan genel değerlendirmeler ve Yunanistan’la ilişkiler; Güney Kafkasya’da Kardeş Azerbaycan ve komşu Gürcistan ile ekonomik ve ticari ilişkilerimizin gelişimi incelenmiş, Ermenistan ile siyasi ilişki boyutu Ele alınarak; özellikle “egemen güçlerin” önümüze koydukları, geçen yüzyılın “Ermeni sorunun”da kısa ve uzun sürede neler yapılabileceği; Çin’in Hızlı ekonomik kalkınması, politik etkileri, insan potansiyeli ve özellikle askeri gücü, askeri gücünün potansiyeli, yıllar içinde askeri güç unsurunda meydanagelen değişmeleri; Japonya’nın Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine yönelik stratejik ve ekonomik ilişkileri, Japonya’nın tarihi ve günümüz politik parametreleri çerçevesinde değerlendirilerek; Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Özbekistan özelinde yapılan incelemelere yer verilmiştir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Hakikate Şiddetin Soykütüğü
Hakikate yönelik şiddet, onun birileri tarafından adlandırılarak çarpıtılmasıyla gerçekleşir. Kadim zamanlardan beri metafizik kurgularla inşa edilen hakikat tasavvurları elbette hakikatin kendisi değildir.
Dr. Oğuz Düzgün’ün yazdığı Hakikate Şiddetin Soykütüğü adlı kitapta; Platon, Aristoteles, Fârâbî, Kant gibi tanınmış filozofların hakikat arayışlarına dair örnekler bulunmaktadır. Felsefe alanında yazılmış kitaptaki bu örnekler, aynı zamanda hakikate yönelik şiddetin farklı farklı durakları olarak da düşünülebilir.
Kyzikoslu Eunomius’un metafizik şiddeti önlemeye dönük faaliyetleri yanında Göbeklitepe gibi tarihi yapılardaki hakikat tasavvurlarına dair örnekler de kitabın özgün bölümlerini oluşturur.
Platon’un mağara istiaresinde gösterdiği gibi oluş ve bozuluşun hâkim olduğu bu doksalar dünyasında belki de hakikat hiçbir zaman bulunamayacaktır.
Ancak Kant’ın da Saf Aklın Eleştirisi’nin başında belirttiği gibi metafizik sorular hiçbir zaman yanıtlanamayacak olsalar da aklın doğasına ait oldukları için, o soruları terk etmek de hiçbir zaman mümkün olmayacaktır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İkna Temelli Halkla İlişkiler
Halkla ilişkiler, özünde bir değişim, dönüşüm ve etkileşim süreci Halkla ilişkiler, aynı zamanda hedef kitleler üzerinde etkili olmayı, kalıcı izler bırakmayı ve olumlu bir izlenim oluşturarak/imaj yaratarak onları istendik davranışlara yönlendirmeyi amaçlayan ikna temelli bir disiplin. İkna temeli itibariyle halkla ilişkilerin; bireylerden oluşan hedef kitleleri duygularıyla, düşünceleriyle, amaçlarıyla ve tüm var oluşlarıyla tanımaktan, arzu edilen zihinsel tutumlara/davranışsal eylemlere yönlendirmekten ve gönüllü bir kabullenişe/boyun eğişe teşvik etmekten geçtiği ise bir gerçek. Söz konusu gerçekten hareketle bu kitapta; dijital pazarlamadan müşteri ilişkilerine ve satışa, kurumsal iletişimden etkili iletişim tekniklerine, diplomatik iletişimden siyasal ikna mekanizmalarına, sosyal medya paylaşımlarından tanıtım filmlerine kadar pek çok halkla ilişkiler konusu ikna kavramları, yasaları ve ikna teknikleri temelinde ele alınmış ve tartışılmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Muslim Woman Representation in Western Literature
Representing and creating an image has always been a critical issue. In the Middle Ages and earlier texts, Muslim women representations were not very different from Christian women in terms of perception and respect. She is brave as a Knight and clever enough to save the Christian hero. However, since the 18th century, an oppressed figure has occupied a central place in Western Islamic discourse, and the Muslim woman is described as a victim of the Islam. Isolation and veiling are the most obvious clues of religious oppression, in which a body of misunderstandings is built through the discourse of the literary tradition. Female characters Leila and Aziyade in the works of Lord Byron and Pierre Loti are good examples of this situation.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
İtilâf Güçlerinin İstanbul’daki İşgal Uygulamaları (1918-1923)
Osmanlı Devleti’nin toprakları üzerindeki rekabetlerinden dolayı Avrupalı Devletlerce ortaya atılan Şark Sorununun en temel boyutlarından birini hiç kuşkusuz İstanbul’un ve Boğazların Türk hakimiyetinde bulunması oluşturuyordu. Bölgeyi kontrolleri altına alabilmek için yıllarca büyük bir çaba gösteren bu devletler I. Dünya Savaşı’nın ardından 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’ni bahsedilen amaçlarını gerçekleştirebilmek adına önemli bir fırsat olarak görmüşlerdi. Nitekim Mütareke’nin imzalanmasından yalnızca iki hafta sonra 13 Kasım 1918’de donanmalarını İstanbul’a getirmişler, Mütareke’nin 1. maddesi kendilerine yalnızca Boğazları işgal etme yetkisini, 9. madde ise İstanbul’daki liman ve tersanelerden yararlanma hakkını vermiş olmasına rağmen bu tarihten itibaren hukuk dışı bir anlayışla gerek donanmalarından çıkardıkları gerekse Batı Trakya’dan getirdikleri askerlerle şehri baştan başa işgal etmeye başlamışlardır. Oluşan bu fiili işgal durumu 16 Mart 1920’de yerini resmi bir niteliğe bırakmış, İstanbul’un işgal altında geçirdiği süre işgal güçlerinin son birliklerinin şehri terk ettikleri 2 Ekim 1923 tarihine kadar yaklaşık beş yıllık bir dönemi kapsamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ve İstanbul’un işgalden kurtuluşunun 100. Yıldönümü münasebetiyle hazırlanan bu kitap; işgalci İtilâf güçlerinin yaklaşık beş yıllık süre boyunca İstanbul ile ilgili olarak gerçekleştirdikleri askeri, siyasi, adli ve idari uygulamaları, bu uygulamaların Osmanlı Hükümet çevreleri üzerinde oluşturduğu baskıları, İstanbul’un Türk ahalisinin yaşadığı işgal acılarını ve İstanbul’daki Rumların ve Ermenilerin işgal döneminde ortaya koydukları tavrı Türk arşiv belgeleri ışığında mercek altına alıyor.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
Markalaşalım
Küreselleşmenin her alanda etkisini hissettirdiği ve neticesinde yoğun bir rekabetin hâkim olduğu bu günlerde markalaşmanın önemi çok daha fazla artmıştır. Bilgi Çağının getirdikleri doğrultusunda geleneksel markalar için de dönüşüm zamanı gelmiştir. Yeni jenerasyonların marka algılarının ve marka ile etkileşimlerinin farklılaştığı göz önüne alındığında marka yönetimine dair süreçlerin ve bu süreçlerde nelerin etkili olduğunun ele alınması gereklidir. Markalaşalım Kitabı bu mantıkla birey, işletme ve toplum serüveninde gerçekleşen marka yolculuğunu özgün bir biçimde ortaya koymayı hedeflemektedir. Kitapta marka ve markalaşma konusu birçok noktadan derinlemesine incelenmeye çalışılmıştır, marka ve marka yönetim teorilerinin yanı sıra uygulamaya dönük olarak markalaşma hikâyeleri ve vaka çalışmalarına yer verilmiştir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Markaların Sosyal Medya Yönetimi
ÖNSÖZden
Teknoloji ile iç içe yaşadığımız bu zamanda belki de İnterneti kullanmayan var mıdır diye sorsak muhtemelen eski kuşaklara ait bireyler dışında kimse çıkmayacaktır. Bugün nerede olursak olalım elinde cep telefonları, tabletler ya da dizüstü bilgisayarları ile sosyal medyada gezinen bireyleri görmemek neredeyse imkânsız bir hâl almıştır.
Günümüzde küreselleşmenin ortaya çıkardığı rekabet ortamında var olabilmek ve varlıklarını devam ettirebilmek adına markalama çalışmaları gerçekleştiren kurumlar, içinde bulunduğumuz teknolojik çağda tüketicilerinin bu denli sosyal medyada zaman harcamalarından dolayı onlar ile gerçekleştirdikleri iletişim çalışmalarını sosyal medya üzerinden de yürütmeye başlamışlardır.
KİTAP TANITIMI
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NDE BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ
Çalışmanın içeriği Amerika Birleşik Devletleri’nde ifade ve düşünce özgürlüğünün kapsamı ile bu hakkın kullanımına ilişkin ülkede uygulanan standartlardır. Bu kapsamda ABD’de ifade ve düşünce özgürlüğünün temelini oluşturan Ek Madde-1 (First Amendment) ile Amerikan Yüksek Mahkemesi’nin hakkın kullanımına ilişkin içtihatları ve geliştirdiği testler ele alınmıştır.
İfade ve düşünce özgürlüğünün kullanımı ülkelerin mevcut rejimleriyle yakından ilgilidir. Demokratik sistemlerde bu hakkın sınırlandırılması ancak anayasada belirtilen durumlarda geçerli iken, otoriter düzenlerde ise hakkın sınırlandırılması çoğu zaman keyfi ve anayasal temelden yoksundur. İfade ve düşünce özgürlüğü için her durumda geçerli olan “mutlak ve kesin” ilkeler olmasa da bu hakkın kullanımı rejimin özgürlükler karşısında aldığı tutum ve dönemsel olaylarla (savaş, terör olayları, doğal felaketler… vb.) da yakından ilgilidir. Bu nedenle, çalışma da ABD’nin dönemsel olarak yaşadığı buhranlar da ele alınmış ve bu kriz dönemlerinde ifade ve düşünce özgürlüğünün kısıtlamasına temel teşkil eden “objektif sınırlandırmalar” ve kanunlar örnek vakalarla birlikte incelenmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
MARKANIN FİNANSAL DEĞERLEMESİ
Şirket bilançosunda gözükmeyen ancak kimi şirketlerde tüm maddi varlıkların değerini aşabilen ve resmi defterlerde kayıtlı olmayan bu değerin bilinmesi önemli bir konudur.
Markanın finansal değeri, marka ve şirket yöneticilerinin kararlarında, finansal kaynak sağlayıcılarının analizlerinde, yargıç ve arabulucuların anlaşmazlık çözümlerinde, vergi otoritelerinin denetim ve incelemelerinde, vergi danışmanlarının vergi planlaması ve transfer fiyatlandırması çalışmalarında, kamulaştırma ve satın almalarda ve her türlü varlık değerlemesi işlemlerinde dikkate alınması gerekli bir bilgi kaynağıdır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
İş Yaşamına Manevi Bakış
Bu çalışma, iş yaşamında manevi bakışı ele almak üzere gerçekleştirilmiştir. Günümüz modern iş yapısı içerisinde kendini gösteren yüksek stres, küreselleşme ile beraber risklerin, rakiplerin ve çevresel belirsizliklerin artması, giderek daha yalnız-içine kapanmış bir toplum yapısının oluşması iş yaşamında manevi ihtiyaçların artmasına zemin hazırlamıştır. Bu kapsamda çalışmada ilk olarak örgütsel maneviyat kavramı detaylı olarak ele alınmaya çalışılmıştır. Kişisel ya da örgütsel düzeyde maneviyatın yaratabilmesinde ise en önemli rolün yöneticilerde\liderlerde olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla örgüt içerisinde maneviyatın yaratabilmesi için yöneticilerin\liderlerin çalışanı manipüle etme, emirler verme, otorite ile işleri yönetme gibi eski yöntemlerden uzaklaşması gerekmektedir. Bu yaklaşım çerçevesinde yönetici ya da liderlerin çalışana sevgi duyan, değer odaklı, vizyon yaratan, amaç ve anlam aşılayan, aidiyet hissi oluşturan ruhsal liderlik anlayışını benimsemeleri gerektiği üzerinde durulmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde ruhsal liderlik yaklaşımı detaylı olarak ele alınmıştır.
₺230,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Ulaşım Ağları Doğal Ortam Etkileşiminin Coğrafi Analizi
Bir mekân bilimi olan coğrafyanın temel konusu harekettir. Hareket olayını sağlayan sistem ise ulaşımdır. Ulaşım, doğal ortama işlevsellik kazandırarak coğrafi görünümü değiştirir ve dönüştürür. Ulaşım ağlarının meydana getirilmesi ciddi ekonomik yatırımları gerektirir. Türkiye gibi yüksek ve engebeli ülkelerde ise ulaşım ağlarının birim maliyeti yüksektir. Bu nedenle coğrafyanın geçit verdiği doğal yollar ulaşım ağlarına yön verir. Fiziki şartların yanı sıra ülkelerin politik tercihleri de ulaşım ağları üzerinde etkilidir. Türkiye’de “demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan”, “bir karış fazla şimendifer”, “teker dönsün”, “otoyol devrimi”, “her ile bir havaalanı”, “tek şerit yoldan bölünmüş yollara” gibi söylemler ulaşım ağları tercihinde ve gelişiminde belirleyici olmuştur.
Bu kitapta Türkiye ulaşım ağlarının topografya ile ilişkileri, ulaşım ağlarında klimatik ve klimajeomorfolojik etkiler, beşeri ortamın ulaşımı dönüştürücü etkileri ve Türkiye ulaşımında sektörler bazında politik değişimler coğrafi bakış açısıyla ele alınmıştır. Ulaşım ağlarındaki antropojen süreçler ise “adaptasyon”, “modifikasyon” ve “rekonstrüksiyon” süreçleri çeşitli örneklerle ele alınarak değerlendirilmiştir.
Türkiye petrol zengini olmamasına rağmen ulaşım sistemlerinde ezici üstünlük petrole bağımlı karayolu üzerindedir. Daha ekonomik olan demiryolu ise dış politik baskıların da etkisiyle uzun yıllar atıl bırakılmıştır. Sonuç olarak doğu-batı ve kuzey-güney yönlü rotaların merkezinde bulunan Türkiye için ulaşım sistemleri jeopolitik açıdan önem arz eder. Transit bir ülke olan Türkiye dünya coğrafyasında ulaşım kavşağı pozisyonundadır. Bu nedenle hinterlandıyla bağlantısının güçlü olması gerekmektedir. Önerilen hızlı demiryolu sistemleriyle Türkiye, Avrasya ve Afro-Avrasya’da daha etkili bir aktör olabilecektir.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Direksiyon Sosyolojisi
Sosyoloji, hem sosyal yapıyı hem de bu yapı içerisinde oluşan değişmeyi anlayarak açıklamak zorundadır. Sosyologlar insanların oluşturdukları dünyaya bakarlar. Bu dünya insan denen faillerce zaman ve mekâna göre değişen ve üç boyutlu bir dünya olarak sürdürülür: dün-bugün-yarın. Bu çalışma tam da buradan hareketle göçmen bir taksi şoförünün “taximix” sürecinde yaşadıklarını ve diğerleriyle etkileşim süreçlerini içeren gündelik yaşam sosyolojisi formatında göç deneyimiyle ortaya çıkan ve duygusal, kültürel ve yapısal boyutlarını anlamaya çalışan hikâyelerinden oluşmuş bir çözümlemedir. Bu hikayeler göçmenlerin arada kalmışlık duygularını ve her iki ülkeye de aidiyetlerinin nasıl kırılgan olduğunun anlatısıdır. Yazarın betimlediği gibi araftaki dualistik konum kültürel kimliğin ve toplumla bütünleş(eme)menin sürekli yeniden müzakere edildiği bir alandır. Böylece bu kitap, bireylerin ve onların farklı bağlamlarda bir araya gelişlerinden anlamaya yönelik bir çabadır.
Kitabın kahramanı Selim’in hikayesi sıradan göçmen bir taksi şoförünün yaşam öyküsü olmayıp kent sosyoloji, sınıfsal eşitsizlikler, emek piyasasının dijitalleşmesi ve yabancılaşma olgusunun hissedilebildiği hikâye ya da sosyolojik bir çözümlemedir. Selim’in yaşadıkları, gözlemleri ve anlatıları kent yaşamında aidiyet, görünmezlik, kimlik ve direnç gibi temaların mikro ölçekli yansımasıdır. Selim, bu bağlamda, bir taksi şoföründen öte modern kenti ve bu kent içerisindeki etkileşimleri anlamaya çalışan, kendini nesneleştirmeyi de bilen bir kent emekçisi ve bir sosyolog olarak değerlendirilebilir. Bir giriş kitabına destek olabilecek kadar dolu olan bu kitabın ilk bölümünde Selim bize meslek, sınıf ve prekarya kavramları üzerinden taximix ile modern işgücü piyasasındaki güvencesizlik, sınıfsal geçişkenlik ve yeni prekarya kavramını anlatmaktadır. İkinci Bölümde göç, kimlik ve eşiksel alanlar üzerinden Doç. Dr. Yalçın Kahya bize, Selim’in, sadece yeni kimlik arayışını değil, aynı zamanda yeni modern bir kentte eşitlik eşitsizlik paradigmasını nasıl değerlendirdiğini de anlatmaktadır. Üçüncü bölümde kent yaşamının sıradan görünümleri, Selim’in taksi yolculukları üzerinden incelenirken gündelik ilişkilerin sosyolojik anlamları açığa çıkarılmaktadır. Dördüncü bölüm, toplumsal dışlanma, ayrımcılık ve şiddet olgularını göçmen karşıtlığı, dışlayıcılık ve mikro-şiddet pratikleri her işyerindeki iktidar ilişkileri ve dışlama mekanizmaları Selim’in gözlemleri ve sosyolojik analizlerle oluşturulmuştur. Beşinci bölüm yapı-fail gerilimi ve toplumu anlama arayışı üzerinedir. Kısacası bu çalışma yalnızca kelimelerden değil; birikmiş bakışlardan, paylaşılan yolculuklardan, şehrin sessiz sokaklarından ve insan hikâyelerinden oluşmaktadır. Bu kitabı okurken insanın ne kadar güçlü ve kırılgan olduğunu düşünerek keyifle okudum. Sadece sosyolog adaylarının değil toplumda her kesimden insanın okuması gereken bir kitap…
Prof. Dr. Nurgün Oktik
₺390,00
KİTAP TANITIMI
DIŞ POLİTİKA DENEMELERİ
Uluslararası ilişkilerin çok aktörlü yapısında, başat aktörlük konumunu korumayı sürdüren devletin, başka bir devlete veya geniş anlamda dışa dönük sergilediği tutum, davranış, politika ve eylem olarak tanımlanabilecek dış politika, uluslararası ilişkilerin yoğun gündeminde anlık olarak değişen bir niteliğe sahiptir. Bu yapısı dolayısıyla dış politikada değişim ve dönüşüm dinamikleri hızlı ve derinden hissedilen bir muhtevayı haizdir. Sözgelimi, bir bölge ya da alan veya devlet için yapılan bir analiz, burada düzenlenen bir terör saldırısı nedeniyle geçerliliğini kaybedebileceği gibi, ülkenizin bu alana yönelik izlediği dış politikanın hemen güncellenmesini zorunlu kılacaktır. Kısacası, dış politikada gündem çok çabuk değişim kaydetmektedir. Elinizdeki bu çalışma, böylesi kritik bir gerçekliğe sahip dış politika üzerine kaleme alınmış; muhtelif konulardan oluşan bir içeriğe sahip bulunmaktadır.
KİTAP TANITIMI
MARMARA BÖLGESİNDEKİ İLLERİN DAHA İYİ YAŞAM ENDEKSLERİNİN TÜİK 2015 VERİLERİ KULLANILARAK VERİ ZARFLAMA ANALİZİ VE GÜVENLİ BÖLGE YAKLAŞIMLARI İLE ÖLÇÜLMESİ
2011 yılından bu yana OECD tarafından belirli aralıklarla ilan edilen daha iyi yaşam endeksi (better life index), ülkemizde TÜİK tarafından hesaplanmaktadır. Bu çalışma Marmara Bölgesi’ndeki illerin daha iyi yaşam endekslerinin 2015 yılı illerde yaşam endeksi verileri kullanılarak Veri zarflama analizi (DEA) ve güvenli bölge veri zarflama analizi (DEA/AR) yöntemleri ile elde edilmesini konu almaktadır. 11 boyut ve 41 alt gösterge ile yaşam kalitesi ölçmekte olan daha iyi yaşam endeksinin veri zarflama analizi ile hesaplanmasının en önemli katkısı, illerin her biri için etkinsizliğe sebep olan göstergelerin kolayca tespit edilmesini ve bu sayede etkinleşme yolunda atılacak adımlar için somut politikalar üretilebilmesine olanak sağlamasıdır. Bununla birlikte, daha iyi yaşam endeksinin yüksek bulunması, her zaman mutluluk düzeyinin de yüksek bulunması sonucunu getirmemektedir. Bu çalışmada da, göstergelerinin pek çoğunda bölge ortalamasına dahi ulaşamayan bazı illerde mutluluk düzeyi oldukça yüksek iken, hemen hemen tüm göstergeleri yüksek seviyelerde olan bazı illerde mutluluk düzeyinin bölge ortalamasının altında kaldığı görülmüştür.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE AVRUPA
İkinci Dünya Savaşından sonra oldukça büyük bir yıkım yaşayan Avrupa kıtası, ekonomik, siyasi ve sosyal karışıklıkların yaşandığı bir alan olarak kalmıştır. İki kutuplu düzenin ortaya çıktığı savaş sonrası dönemde Batı Bloku lideri ABD ve Doğu Bloku lideri SSCB arasında Avrupa kıtası önemli çıkar çatışmalarına sahne olmuştur. İki taraf arasındaki çıkar çatışmaları nedeniyle ikiye ayrılan kıta, Soğuk Savaş dönemi boyunca birçok gelişme yaşanmıştır.
Hakkâri Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Koordinatörlüğünün desteklediği bir proje kapsamında hazırlanan elinizdeki bu kitap, Soğuk Savaş döneminde yaşanan önemli olaylar çerçevesinde Avrupa’nın yaşamış olduğu dönüşümü, yalın bir dille ve her kesime hitap edecek şekilde ele almaya çalışmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çevirinin Mutfaği
Sözlü çeviri eğitimini ve mesleki uygulamaları çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alan bu çalışma; akademisyenler, profesyonel tercümanlar ve geleceğin sözlü çevirmen adaylarıyla gerçekleştirilen kapsamlı mülakatlara dayanıyor. Kitap, eğitim sürecinden sektörün dinamiklerine uzanan köprüde karşılaşılan yapısal sorunları, güncel piyasa koşullarını ve dijitalleşmenin getirdiği zorlukları ilk ağızdan, net bir biçimde ortaya koyuyor.
Mevcut eksiklikleri ve tıkanma noktalarını tespit etmenin ötesine geçen eser; eğitim müfredatlarının çağdaş ihtiyaçlara göre güncellenmesi, teori ile pratik arasındaki bağın güçlendirilmesi ve mesleki standartların yükseltilmesi adına somut ve yenilikçi çözüm önerileri sunuyor. Hem akademik dünyaya hem de sektöre adım atmaya hazırlanan genç yeteneklere rehberlik etmeyi amaçlayan bu kitap, sözlü çevirinin geleceğine ışık tutan dinamik bir yol haritası niteliğindedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Mehmet Cemil Pekyahşinin Vecize Dünyası ve Beşinci Kitap
Edebiyat tarihlerinde bugün ismine rastlayamadığımız fakat yaşadığı dönemde makaleleri ile Fransız basınında yer alan gazeteci, şair, yazar Mehmet Cemil Pekyahşi özellikle vecize edebiyatında dikkate değer bir isimdir.
Pekyahşi vecizelerini 1918-1922 yılları arasında Vecizeler Birinci Kitap, İkinci Kitap, Üçüncü Kitap, Dördüncü Kitap adlarıyla yayımlar. Eski harflerle yayımlanan bu metinlerden başka Vakit gazetesinde 1941 yılından vefat ettiği 1950 yılına kadar binlerce vecize yayımlamıştır.
Amacımız Vakit sütunlarında dağınık halde duran bu vecizeleri -yazarın diğer vecize kitaplarına verdiği adlardan mülhem- Beşinci Kitap adıyla bir araya getirerek onları gün ışığına çıkarmak ve Mehmet Cemil Pekyahşiyi günümüz okuruna hatırlatmaktır.
Keder sıhhatin zehridir.
Adilin derdi büyük olur ama Allah kurtarır.
Üç israfımız var: Zaman, sıhhat ve para.
Arsız söz müfsit kalbe delalet eder.
Dünya binenlerle taşıyanlardan mürekkeptir.
Kalem kılıçtan kuvvetli müdafaa ve terbiye aletidir.
Bazılarının bedbahtlığı kendi ahlaklarının tabii neticesidir.
Bir muharririn eseri ebedî olur da kendi nasıl fani olur?
Şahsın iktidarı servetidir. Cemiyetin iktidarı ilim, irfan ve sanattır.
Kader ve talih felaket zamanlarında hatalarımıza verdiğimiz isimlerdir.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE EKSTREM KURAK VE NEMLİ DÖNEMLER (1951-2018)
Son yıllarda iklimde önemli değişmelerin meydana geldiği, birçok araştırmada vurgulanan bir durumdur. Bu değişmeler sonucunda, Türkiye ikliminde ekstrem olayların sıklığının arttığı görülmektedir. Türkiye ikliminde artan ekstrem dönem sıklığı, aynı zamanda afetlerin de daha sık yaşanmasına sebep olmaktadır.
Bu bağlamda hangi yıl, hangi mevsim ve hangi alanlarda ekstrem kuraklık ya da nemlilik frekansı, eğilimi ve şiddeti artmaktadır sorusunun cevabı oldukça önem kazanmaktadır.
Bu araştırmada, Türkiye’den seçilen 46 meteoroloji istasyonunda, 1951-2018 yılları arasında, meydana gelen ekstrem kurak ve nemli dönemlerin mevsimsel dağılışı analiz edilmiştir. Aynı zamanda, 1951-1984 yılları arasındaki 34 yıllık periyot ile 1985-2018 yılları arasındaki dilimde meydana gelen ekstrem kuraklık ve nemlilik frekansı ayrı bir şekilde incelenmiştir. Böylelikle, iklim değişikliğinin gün yüzüne çıktığı son 30 yıllık dönemde, Türkiye’de ekstrem kuraklık ve nemlilik olayı artmış mıdır sorusunun cevabı ortaya konulmuştur.
Araştırmada, Türkiye’nin belli dönemlerinde ve bazı alanlarında, ekstrem iklim koşullarının frekansının dikkat çektiği görülmüştür. Araştırmada seçilen istasyonların, %67’sinin ikliminde ekstrem kurak ve nemli dönemlerin son yıllarda (1985-2018) belirgin bir şekilde arttığı görülmüştür. Bunun yanı sıra Türkiye’nin önemli bir kısmı, kış dönemi ekstrem kuraklık frekansının fazla olması ile dikkat çekmektedir. Son olarak, Denizli ve Mersin 1951-2018 arasındaki 68 yıllık dönemde toplam ekstrem kuraklık ve nemlilik frekansının en fazla olduğu istasyonlardır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimde Dönüşüm “Yeni Paradigmalar ve Yaklaşimlar”
Eğitim, sadece bilgi aktarımından ibaret değil; aynı zamanda bir gelişim ve dönüşüm yolculuğudur. Bu kitap, eğitimdeki yeni paradigmaları keşfederken, teknoloji ve küreselleşmenin hayatımızda yarattığı değişimleri de gözler önüne seriyor. Kapsayıcı eğitim ve fırsat eşitliği konularını derinlemesine ele alarak, her öğrencinin potansiyelini açığa çıkarmanın yollarını arıyor.
Dijital eğitim araçları ve oyunlaştırma, öğrenmeyi sadece eğlenceli hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda öğrencilerin motivasyonunu da artırıyor. STEM ve STEAM eğitimleri, disiplinler arası bir bakış açısı sunarak, yarının liderlerini yetiştirmeyi hedefliyor. Yapay zekâ ve veri odaklı eğitim ise, kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimlerini mümkün kılarak, her bireyin ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyor.
Sonuç olarak, geleceğin eğitimine dair umut dolu öngörülerle dolu bu eser, eğitimciler, öğrenciler ve karar vericiler için bir rehber niteliğindedir. Eğitimin sınırlarını zorlamak ve daha iyi bir gelecek inşa etmek isteyen herkes için ilham verici bir kaynak sunuyor. Çünkü eğitim, sadece bir süreç değil; aynı zamanda bir hayal ve umut yolculuğudur.
₺520,00