KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Sözlü Çevirinin Mutfaği
-

Posthüman Ekofeminizm
₺340,00 -

Yeni Medya ve Sanal Diplomasi
₺380,00 -

VATANDAŞLIK EĞİTİMİ ÜZERİNE
₺275,00 -

Uluslararası İlişkilerin Yeni Güç Rekabet Sahası: Siber Uzay
₺550,00 -

TÜRKİYE’DE EKSTREM KURAK VE NEMLİ DÖNEMLER (1951-2018)
₺325,00 -

Türk Romanında Kimlik Problemi (1980-2000)
₺715,00 -

Trablusgarp Savaşı’nda Hilâl-İ Ahmer Cemiyeti (1911-1912)
₺340,00 -

The Belt and Road Initiative: Transforming Eurasian Space
₺380,00 -

TARİHÎ TÜRK LEHÇELERİNDE OK EDATI
₺300,00 -

Stratejik Planlama ve Stratejik Pazarlama Planı Hazırlama Rehberi
₺210,00 -

Sosyal Bilimler Çerçevesinde Güncel Araştırmalar
₺975,00 -

Sinemada Kurgu ve Anlatı İlişkisi Ümit Ünal Filmlerinin Analizi
₺325,00 -

Sanat Musahabeleri “Guyau”nun sanat hakkındaki eserlerinden parçalar”
₺195,00 -

Risk Yönetimi Çerçevesinde Dağıtım Ağı Operasyonel Risklerinin İncelenmesi
₺300,00 -

Postmodern Çağda Toplumsal Kimlikler
₺420,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE E-ÖĞRENME Gelişmeler ve Uygulamalar III
Önsöz’den
Dünya’da dijital eksen gelişip öğrenme M-Öğrenme ve U-Öğrenme gibi farklı boyutlara taşınırken, biz de akademisyenler olarak bundan bağımsız kalamayız. Çünkü eğitimdeki gelişmeler, eğitimde karar verici yöneticiler, eğitim teknologları, eğitim yöneticileri açısından çok daha hızlı bir şekilde gerçekleşmekte ve adaptasyon gerektirmektedir. Bir kitap çalışması kolay bir iş değil, sancılı olabiliyor. Kitabımızın birinci baskısında bazı ciddi hatalar bulunuyordu, bu yüzden düzeltilmiş gözden geçirilmiş yeni baskısıyla sunulmasının daha uygun olacağını düşündük.
KİTAP TANITIMI
VII. ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ KONGRESİ BİLDİRİ KİTABI
Goethe’nin “Ulusal edebiyat artık bir şey ifade etmiyor, dünya edebiyatının zamanı geldi, herkes bu dönemi hızlandırmak için buna katkıda bulunmak zorundadır” demesinin üzerinden yaklaşık iki yüz yıl geçti. Goethe ortaya atmış olduğu “dünya edebiyatı” kavramı ile edebiyatlar arasındaki iletişimi ve etkileşimi vurgulamak istemişti. Bu bir bakıma dünya kültürü anlamına geliyordu ve insanlık kültürünün bir üst basamağıydı. Sadece edebiyatlar arasındaki etkileşim değil, ortak bir duygu birliği geliştirme yolunda da önemli bir adımdı dünya edebiyatı.
Karşılaştırma her zaman bilimlerin bir yöntemi olmuştur. Bu bağlamda yüzyılımızın başında edebiyatlar arasındaki alışverişe dikkat çeken çalışmaların yoğunluğu göze çarpar. Toplumların birbirleri hakkındaki yorumlarını ortak bir buluşma noktasına doğru hareketlendiren bu çalışmalar sadece edebiyat alanıyla sınırlı kalmayıp, psikolojiden sosyolojiye, tarih biliminden antropolojiye ve genel anlamıyla kültür bilimlerini kapsamaktadır. Günümüze bakıldığında edebiyatlar, dolayısıyla kültürler arası iletişime daha çok ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Eskiden uzakta olanlarla karşılaşmalar gündelik hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Ötekileştirme, önyargı oluşturma veya belli gruplar hakkında oluşturduğumuz basmakalıp düşüncelerin yön verici etkisi hayatımızın her alanına yansımaktadır. Bir yandan küresellik iddiaları sınır tanımayan bir hareketliliğe olanak tanırken, diğer yandan farklılıkları ön plana çıkararak yerelliğin bir zenginlik olarak korunması çabaları dikkat çekicidir. Bu çok farklı kültürlerin karşılaşmalarında kimlik konusu da önemli bir sorunsal olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendi kültürünü koruyarak, diğer kültürü anlama deneyimleri yüzyıllardır yaşanan toplumsal çabalardan biridir. Komşularla ilişkiler kültürel zenginlik anlamına gelebileceği gibi, gerilimli bir ilişkiyi de ifade edebilir.
10-12 Ekim 2018 tarihlerinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde düzenlemiş olduğumuz VII. Uluslararası Karşılaştırmalı Edebiyat Bilimi Kongresi çerçevesinde sunulan bildiriler de edebiyatlar ve kültürlerarası ilişkileri gösterme ve yorumlama girişimi olarak alana katkıda bulunma çabasının bir ifadesidir.
Yazarlar: Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, Prof. Dr. Meral Ozan, Doç. Dr. Abdurrahman Kolcu, Doç. Dr. Hasan BAKTIR, Doç. Dr. Vehbi Ünal, Doç.Dr. Bekir Zengin, Ahmet ÜNGÜDER, Alla Serdiuk, Arzu ÖZYÖN, Ayhan Tek, Ayşe Nur Özdemir, Burcu Narda Yurtseven, Canan AKBABA, Ceren Kahraman, Derya Ersöz, Derya Koray Düşünceli, Dilek SAKAROĞLU, Dr. Berna USLU KAYA, Dr. Emin ONUŞ, Dr. Müge GÖNCÜ, Dr. Öğr. Ü. Emel Erim, Dr. Öğr. Üyesi Hatice EŞBERK, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Semerci, Dr. Zennure Köseman, Duygu Özakın, Ebru Ceker Gündogdu, Efsane Huseyin, Emel Özkaya, Emine ZEYTUNLU, Erdal BARAN, Fatma Kahraman, Filiz İlknur Cuma, Gonca GÜVEN AKIN, Hamza KUZUCU, Kamran Ahmadgoli, Khallieva Gulnoz Iskandarovna, Medina Karahan, Mehmet Emin PURÇAK, Meryem Koyun, Nevzat KAYA, Nihan ATLI, Onur ÖZCAN, Öğr. Sevgi Kamışoğlu, Öğrt. Gör. Dr. Reyhan İsmet Özsarı, Özge Sinem İMRAĞ, Özlem ULUCAN, Seçil YÜCEDAĞ, Seçkin SARPKAYA Sibel Baran, Sona Jafari Nasab, Sultan Dilek GÜLER, Tülinay Dalak, Ünal KAYA Veysel LİDAR, Yusuf Ziyaettin Turan, Zeliha DURAN, Zeliha ÖZTÜRK
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Sahih-i Buhâri Hadisleri Işığında İyi İnsan Olmak
Kitapta Sahih-i Buhari hadislerinin neşredildiği 11 ciltlik eserin taraması yapılarak bir derleme ortaya konulmuştur. Kitabın hazırlanma amacı iyi insan olmanın öneminin hadislerde nasıl ortaya konulduğuna dikkat çekmektir. Araştırmalarım sonucunda İslam!daki en önemli husus olan iyi/salih kimse olmak konusu merkezinde hadislerin araştırılmadığı görülmüştür. İlk kitap Kur-an’da İyi İnsan Olmaya Dair Ayetler‘den sonra bu kitabın yani hadisler ışığında iyi insan olmak konusunun incelenmesinin de gerekliliği doğmuştur.
Bu kitapta hadisler seçilirken öncelikli olarak iyi insan olmaya dair hadisler ele alınmıştır. Bunun yanında müjdeleyici hadislere de yer verilmiştir. Seçilen hadislerin bazen bir kısmı bazen tamamı iyi insan olmaya dairdir. İyi insanın özelliklerine sahip olan birinin salihlerin ahlakı ile ahlaklanmış olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca her daim halis niyete sahip olmak iyi insan olmanın en önemli özelliğidir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
DIFFERING PERSPECTIVES ON LITERARY TEXTS
This book entitled Differing Perspectives on Literary Texts, presents a literary world that is continuously changing and developing with new literary expressions, approaches, criticisms, interpretations, intertextual and interdisciplinary studies. Literature appears from storytelling that turns into a body of written work with artistic merits transforming and narrating stories of human experiences, cultural values, gender issues, societal norms. Literature with different interpretations and analysis of literary works under the light of pioneering figures criticisms or literary approaches and movements enrich literary perspectives that are instructive, entertaining, criticizing, illuminating, and diversifying. Literary interpretations, rewritings, adaptations, critical analyses, destructions and reconstructions with critical approaches and differing perspectives of old and new literary texts from diversifying standpoints will open new paths in further interdisciplinary and literary studies.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağda Kültürel Miras İletişimi
Yaşadığımız dönemde dijitalleşme hayatımızın ayrılmaz bir parçası oldu ve pek çok şey gibi kültürü de dijital düşünmeye mecbur hale geldik. Artık kişiler gibi kurumlar da dijital dönüşümü yakından takip etmek, adapte olmak ve iletişim stratejilerinin merkezine koymak durumundalar. Kalkınma ve çevre dengesinin yeniden gözden geçirildiği çağımızda “kültür’ü göz ardı ederek ilerlemek mümkün görünmemektedir.
Kültürel mirasın korunması ve bu mirastan toplum yararına faydalanılması, özellikle 21. yüzyılda uluslararası toplumun ve devletlerin büyük önem atfettiği konulardan biridir. Kültürel mirası korumak, tanıtmak ve onunla ilgili farkındalığı artırmak çeşitli ortam ve araçlardan faydalanmayı gerektirir. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte kültürel miras yönetimi ve kültürel miras hakkında bilginin aktarılmasına yönelik faaliyetler hızlı bir dijitalleşme sürecine girmiştir. Bu kitapta kültürel mirasın yönetimi ve tanıtımında başvurulabilecek dijital iletişim araçlarının neler olduğu ve bu araçlardan nasıl faydalanılabileceği incelenmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Anaakım Sinemada Siyahi Özne
Kitap, doğal hukukla meşrulaştırılan ilkçağın kurumsal köleciliği ile ten rengi üzerinden gerekçelendirilen asri zaman ırkçılığı arasındaki zihinsel geçişi üretim ilişkileri tarafından çerçevelenen ekonomi-politik eğilimleri göz ardı etmeden tartışmaktadır. Bu maksatla yirminci yüzyıl geneline yayılan kronoloji üzerinden ilerleyerek bir yandan ele alınan sinema filmlerinin detaylı analizlerini yaparken; diğer yandan geçmişi ilkçağa uzanan köleleştirme pratikleriyle modern çağın ten rengi üzerinden gerekçelendirilen ırkçı eğilimleri arasındaki zihinsel sürekliliğe dikkat çekmektedir. Diğer yandan ırkçılığa temas eden tüm sinema filmlerini hâkim ideoloji tarafından çerçevelenmiş birer kültür endüstrisi ürünü olarak mahkûm etmek elbette doğru bir yaklaşım değildir. Zira bu filmlerin birçoğu toplumsal gerçekliği sanatsal bakış açısıyla harmanlayarak, sunabilme becerisi gösterebilmiş sinema tarihinin kilometre taşlarıdır. Dahası bu yaklaşım, yirminci yüzyılın tümüne yayılan hatta bir sonraki yüzyıla taşan ısrarlarıyla ırkçı şiddet ve siyahi ayrımcılığına karşı tavır geliştirebilmiş sıradan insanlarla onları örgütlü mücadele konusunda yüreklendiren siyahi önderlerin kazanımlarını göz ardı etmek olurdu. Netice olarak onlar mücadele etmeseydi, bu kitapta incelenen filmlerin birçoğu olmazdı.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Eğlendirerek Değer Edindiren İzlence: Çizgi Filmler
Bu kitap, yediden yetmişe geniş bir izler kitleye sahip çizgi filmlerin aktardığı toplumsal değerleri irdelemektedir. Renkli ve eğlendirici bir dünya evreninde çizgi filmler, medya-toplumsal değerler tartışmasında önemli bir paradigma oluşturarak izleyicisine gündelik yaşamın keşmekeşinde bir ışık olmaktadır. Eğlenceye dayalı bilgi aktarımı sürecinde çizgi filmler, bir yandan çocuklara diğer yandan yetişkinlere gündelik yaşamlarını organize etme, sorunlarla baş edebilme ve hangi değerlerle toplumsal hayatta oryantasyon sağlayabileceklerini göstermektedir.
Tüm bu tespitler ışığında bu kitap, eğlendirerek toplumsal değerleri edindiren çizgi filmlerin insanın sorunlarla başa çıkabilmesini ve gündelik yaşamda ihtiyaç duyduğu değer yönelimlerinin neler olabileceği sorunsalının cevabını aramaktadır. Zira alınacak cevap, kuşkusuz insana değer yönelimlerinde edineceği özdeşleşme fırsatlarını da gösterecektir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
SUBVERSIVE FEMALE VOICES IN THE PLAYS OF TIMBERLAKE WERTENBAKER AND PAM GEMS
The main target audience of this book is scholars, researchers, critics, students who study in the field of contemporary British feminist theatre and anyone who is interested in womens studies and drama. This book depicts marginalized womens voices through the medium of feminist theatre by analysing subversive women characters in the plays of Timberlake Wertenbaker and Pam Gems. This book depicts how historic/mythic characters subvert traditional gender roles to set a feminine identity of their own that does not accord with the patriarchal order. In the discussion of the marginalized characters, Ülker Erkan analysed Wertenbakers plays namely New Anatomies, Our Countrys Good, and The Love of the Nightingale and Pam Gemss plays Dusa, Fish, Stas and Vi, Piaf, and Queen Christina through several feminist criticisms. Feminist theatre as discussed in the subject-matter plays may prevent oppression and develop perspectives, which are egalitarian, fair, optimistic, hopeful, liberated from any oppressive systems, and full of future expectations.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
UZUN SÜRELİ GENÇ İŞSİZLİĞİ
Uzun süreli genç işsizlik, beraberinde pek çok yapısal sorunu getirdiği ve beslediğinden dolayı son dönemde özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde araştırmalara sıklıkla konu olmaktadır. Şüphesiz ki işsizlik süresi arttıkça hem bireyler hem de toplumlar için işsizliğin maliyeti de artmaktadır. Bu yüzden uzun süreli genç işsizliğine yönelik mücadele politikalarının geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir.
Türkiye’de uzun süreli genç işsizliğiyle mücadele politikalarına yön vermeyi amaçlayan kitap, bu sorunun sosyo-ekonomik belirleyicilerini alan araştırmasıyla destekleyerek okuyucuya sunmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Ferdi ve Şürekâsı
Batılı anlamda Türk romanının kurucusu olarak kabul edilen Halit Ziya Uşaklıgil; romanları, öyküleri, anıları, mensur şiirleri, makalelerinin yanı sıra tiyatro oyunlarıyla da gerçekten “velut” bir yazar olarak nitelenmeyi hak eder. Uşaklıgil’in İzmir dönemi romanlarının sonuncusu ve en yetkini olan Ferdi ve Şürekâsı, 1892 yılında Hizmet’te tefrika edildikten sonra 1895’te kitap olarak yayımlanmıştır. Söz konusu yapıt, Mehmet Rauf tarafından 1908 yılında oyunlaştırılarak Mehasin’de yayımlanır; bir yıl sonra da kitap olarak basılır.
Yazınsal üretimi sadece niceliksel değil niteliksel olarak da Türk Edebiyatına yön veren Uşaklıgil, romanının oyunlaştırılmasını Mehmet Rauf’a emanet etmiştir; bu çerçevede Ferdi ve Şürekâsı, Servet-i Fünûn Edebiyatı’nın bu iki büyük nesir ustasını bir araya getirir.
Beyhan Uygun Aytemiz, bu kitapta hem Mehmet Rauf’un kaleminde yeniden kurulan metni günümüz okuruyla buluşturuyor hem de roman ile oyunun karşılaştırmalı bir incelemesini yapıyor…
₺235,00
KİTAP TANITIMI
ACTION RESEARCH IN TURKEY: A QUALITATIVE REVIEW AND AN EXAMPLE
Action research, colloquially referred to as ‘teacher research’ in academic discourse, represents a research paradigm that has been prominently adopted in the field of education and is gradually gaining traction in Turkish academic research. The present research systematically examines postgraduate action research conducted in the Turkish educational field in recent years, including considerations of subject matter, technical characteristics, and resulting outcomes. The last part of this scholarly work outlines a participatory action research framework in line with the established characteristics elucidated in the scholarly literature. The overall aim of this literary contribution is to provide a valuable resource for educators engaged in the intricacies of action research, postgraduate students, experts within the educational sciences, and diligent researchers, thereby fostering an enriched academic discourse.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Solaklı Çayı Havzası’nın (Trabzon) Uygulamalı Jeomorfolojisi
Türkiye’nin doğal güzelliklerinden biri olan Solaklı Çayı ve onun büyüleyici havzası, jeomorfolojik bir harikadır. “Solaklı Çayı Havzası’nın (Trabzon) Uygulamalı Jeomorfolojisi” kitabı, bu eşsiz coğrafi oluşumun sırlarını açığa çıkarıyor. Bu eser, Solaklı Çayı Havzası’nın jeomorfolojik yapısını, insan-doğa etkileşimini, havza sınırları içinde meydana gelen doğal kaynaklı afetleri ve bu bölgenin ekolojik önemini detaylı bir şekilde ele alıyor.
Yazar, Solaklı Çayı Havzası’nın jeomorfolojik yapısını, bölgenin florası, faunası ve insan yerleşimleriyle olan etkileşimini incelerken, bölgenin jeolojik geçmişine ve bu geçmişin günümüzdeki çevresel ve sosyal etkilerine de ışık tutuyor. Kitap, havzanın erozyon, sedimantasyon, heyelan, sel-taşkın ve tektonik aktiviteler gibi doğal süreçlerini anlamak için gerekli bilimsel temelleri sağlıyor
Bu kapsamlı çalışma, Solaklı Çayı Havzası’nın uygulamalı jeomorfolojisinin yanı sıra, bölgenin doğal güzelliklerini ve bu güzelliklerin korunmasının önemini de vurguluyor. Kitap, havzanın nasıl şekillendiğini, bu şekillenmenin ekosistem üzerindeki etkilerini ve insan etkileşimlerinin bu doğal yapı üzerinde nasıl değişiklikler yarattığını detaylı bir şekilde inceliyor.
“Solaklı Çayı Havzası’nın (Trabzon) Uygulamalı Jeomorfolojisi”, jeomorfoloji, çevre bilimi, ekoloji ve coğrafya alanlarında çalışan araştırmacılar, öğrenciler ve doğa tutkunları için değerli bir kaynak. Ayrıca, bu benzersiz doğal alanın korunması ve sürdürülebilirliği konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan herkes için de ilham verici bir rehber niteliğinde.
Solaklı Çayı Havzası’nın gizemli dünyasına yapılan bu bilimsel yolculuk, okuyucuları, doğanın karmaşık ve dinamik yapısını keşfetmeye davet ediyor. Bu eser, doğanın dilini anlamak ve onun eşsiz güzelliklerini korumanın önemini kavramak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başucu kitabıdır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Örgütsel Ses Çıkarma Davranışı ve Öncülleri
Değişimin gerçekleştiği çevresel etmenlerin yanı sıra değişimin hızına da ayak uydurmak zorunda bırakılan örgütlerin bu süreçte sahip olduğu en önemli kaynak insandır. Entelektüel bir sermaye olarak görülen çalışanların, bir örgüte sunacağı katkı sadece kas gücünden ibaret değildir. Onların örgüt içerisindeki hataları ve eksiklikleri, çözüm önerileriyle birlikte açıklamalarına olanak verilen yapılarda hem bireysel hem de örgütsel performans artmaktadır. Bu bağlamda örgüt yönetimleri tarafından ses çıkarma davranışlarının yaygınlaşacağı bir ortam oluşturulması gerekmektedir.
Ses çıkarma davranışının örgütsel yapılara yerleşmesini sağlamak zaman isteyen bir süreçtir. Bu süreç içerisinde çalışanların cesaretlendirilmesi amacıyla bazı öncü yaklaşımlara da ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu kitap, ses çıkarma davranışının ve bu davranışın, örgütsel yapılarda yaygınlaştırılmasına öncülük etme gücü taşıyan örgütsel bağlılık ve işle bütünleşme durumlarının anlaşılmasını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
THE PSYCHOLOGY AND PEDAGOGY OF ANGER
The importance of the study of the emotions in relation to human conduct is well understood. Just how consciousness behaves under the influence of the fundamental human emotions like fear and anger, is one of vital interest to the psychologist and educator. It has always been difficult to study the structural side of our emotions because of an inability to control voluntarily our emotions for purposes of introspection. The structure of emotions is primarily important in so far as structure may allow an interpretation of function. The study of the emotions has for the most part been limited to theoretical discussions based on the observations of normal and abnormal persons and on the casual introspection of individual authors. This work is an attempt to study systematically the emotion of anger in relation to the behavior of consciousness, the ideas and feelings associated in the development of anger, the reactive side of consciousness under the influence of anger, individual differences in behavior, manner of the disappearance and diminution of anger, devices used in the control and facilitation of the emotion, and the conscious after-effects including the inter-relation of anger and other feelings, emotions and attitudes which follow.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Medya ve Algoritmalar
Dünyada algoritmaları ve büyük teknoloji şirketlerini ellerinde tutan azınlıklar, kendini çoğunluk sanan sıradan kullanıcıların ekonomik, politik ve kültürel yönelimlerini doğrudan etkileyebilir mi? Cevapla ilgili kafanızda soru işaretleri varsa bu kitap size göre olabilir.
Algoritma kelimesinin kökleri her ne kadar 9. Yüzyıla kadar uzansa da sosyal medyanın hayatımızın her alanına nüfuz etmesiyle çok fazla duyulan bir kavram olmaya başladı. Bilişim, telekomünikasyon, sağlık, eğitim gibi birçok farklı alanda kendisine yer bulan yapay zeka teknolojileri, günümüzün en güçlü dinamiklerinden biri olan sosyal medyada da aktif olarak kullanılıyor. Günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen sosyal medya platformları, işlevselliklerini artırmak ve kullanıcılarına daha”iyi” bir deneyim sunmak ve tabii ki özünde karlılıklarını artırmak için yapay zeka teknolojisi ile çalışan algoritmalar kullanıyor. Bu çalışmada, sosyal medya kullanıcıları olarak farklı alanlarda ne gibi algoritmik manipülasyonlara maruz kaldığımızı, yapay zekanın hayatımızı bir çok alanda kolaylaştıracağı tezine karşı dikkat edilmesi gereken bazı noktalara vurgu yapılmaya çalışılıyor. Diğer yandan günlük hayatımızın vazgeçilmezi algoritmaların gazetecilik mesleğine ve pratiklerine nasıl bir katkı sunduğu ve ne gibi dezavantajlara yol açabileceği işleniyor. Türkiye’nin genç bilim insanı adaylarından sosyal medya ve algoritmalara farklı yaklaşımları bu kitapta bulabilirsiniz.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
İspanya Çağdaş Dört Yazar Üzerine İnceleme
Aşk denizcisiyim,
Onun açık denizlerinde yelkendeyim,
Bir limana varır mıyım, varmaz mıyım,
Ümitsizce yollardayım.
Uzaktan izlediğim
Bir yıldızın peşindeyim
(Çev. Banu Karakaş )
Bu çalışma, daha önce İspanya-Kültür, Toplum, Edebiyat İncelemeleri başlığıyla yayımlanmış olan kitabın bir devamı olarak düşünülebilir. Bu defa İspanya’daki çağdaş yazarlar arasından seçilen Anjel Lertxundi Esnal, Rosa Montero, Eduardo Mendoza Garriga ve Manuel Vázquez Montalbán’ın İspanyol edebî kültürü içerisinde edindikleri yere değinilmiştir.
1939 ile 1951 yılları arasında doğmuş olan bu yazarlar içlerinde ezelden beri var olan okuma ve yazma aşkıyla edebî dünyanın peşine düşmüşlerdir. Aynı çağın şartlarını, birbiriyle benzeşen sıkıntıları ve kaderleri aynı coğrafya üzerinde paylaşmış, benzer ödevler ve sorumluluklar yüklenmişlerdir. Kendi toplumlarını, yetişme tarzlarını, onları şekillendiren, edebî kişiliklerine yön veren çevresel faktörleri ve benliklerini eserlerine incelikle işlemişlerdir.
Dünya edebiyatındaki sayısız hazineler içerisinde yer alan İspanya’nın bu çağdaş dört yazarına ayna tutarak ışıltılarını yansıtma, onların arasından bilinmeyenleri tanıtma, bilinenlerin bilinirliklerini artırma isteği ise bu çalışmanın hazırlanmasındaki en önemli etkendir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Ruh Sağlığı Çalışanlarında Duygusal Emek, Psikolojik İyi Oluş ve Psikolojik Sermaye
Türkiye’de ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de topluma ve bireylere uzmanlıkları doğrultusunda özveriyle destek olmaya devam etmektedirler. Ruh sağlığı uzmanları, toplumsal travmalarda ve bireylerin kişisel psikolojik ihtiyaçları doğrultusunda emeklerini ortaya koyarak insanların psikolojik refah düzeylerini artırmaya çalışmaktadırlar.
Ruh sağlığı çalışanları başka insanlara destek olmaya çabalarken acaba kendilerinin psikolojik iyi oluşları ne seviyededir? Mesleki görevleri itibariyle ortaya koydukları duygusal emek stratejileri ile psikolojik iyi oluşları arasında nasıl bir ilişki vardır? Oldukça zor bir görevi yerine getirmeye çalışan ruh sağlığı çalışanlarının yaşamlarında psikolojik sermaye koruyucu bir faktör müdür? Bu kitapta, kantitatif verilerden yola çıkılarak ve meslekler arası karşılaştırmalara da yer verilerek yukarıda bahsedilen sorulara cevaplar verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Geleneksel Yayıncılıktan Dijital Yayıncılığa “Televizyon Mecrası”
Televizyon yayıncılığı, görsel ve işitsel özellikleri bir arada barındırmasıyla medyanın görünürlüğünü sağlayan güçlü bir alanı teşkil etmektedir. Bu alana dair yürütülen bilimsel çalışmalar ise, akademik yayınlarda ayrıca öne çıkmaktadır.
Nitekim bu kitapta da, televizyon yayıncılığının gerek geleneksel medyadaki gerekse dijital platformlardaki mevcudiyeti ele alınmaktadır ve her biri özgün içerikler olan güncel çalışmalar eşliğinde, literatüre yeni bir katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyenlerin ve alanında uzman kişilerin katılımlarıyla hazırlanan kitap, aynı zamanda televizyon alanında sürdürülecek olan yeni çalışmalar için kaynak niteliği taşımayı hedeflemektedir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Yönetim Kurulu Yapısı ve Finansal Performans İlişkisi: Türk Sigorta Sektöründen Kanıtlar
Tüm dünyada kurumsal yönetişim, şirketlerin paydaşlarıyla olan ilişkilerini düzenleyen, hesap verebilirlik, şeffaflık ve adillik ilkeleri etrafında şekillenen modern bir yönetim anlayışı olarak stratejik önem kazanmıştır. Bu çalışma, Türkiye’de faaliyet gösteren hayat dışı sigorta şirketlerinin yönetim kurulu yapılarının finansal performans üzerindeki etkilerini ampirik bir yaklaşımla incelemektedir.
Yönetim kurulu büyüklüğü, bağımsız üye oranı, kadın ve yabancı yönetici temsiliyeti, toplantı sıklığı gibi yapısal göstergelerle aktif ve özsermaye kârlılığı arasındaki ilişkiler panel veri analiziyle değerlendirilmiş; sigorta sektörüne özgü yönetişim pratiklerine dair anlamlı bulgular sunulmuştur.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Gündem Belirleme Kuramı Çerçevesinde DİJİTAL MEDYA
Dijital yayıncılık; içeriğin dijital ortamda, dijital kullanıcılarına özel dijital ortamın dinamikleriyle üretilerek yine bu ortam aracılığıyla kullanıcılara sunulmasına olanak tanımaktadır. Geleneksel medyada habercilik faaliyeti gerçekleştiren gazeteciler de bu dönüşümden etkilenmiş ve habercilik faaliyetlerini YouTube, GAIN TV gibi dijital mecralara taşımışlardır. Gazeteciler dijital yayıncılık mecraları üzerinde habercilik faaliyetini gerçekleştirirken sosyal medyadaki gündemin nabzını tutarak, geleneksel medyanın gündemine taşımadığı, taşımaktan “çekindiği” konulara yer verirken kimi zaman da geleneksel medya ile paralel bir gündemi masaya yatırmaktadırlar.
Geleneksel medya izleyicilerinin sayısı hızla azalırken dijital mecra kullanıcıları da aynı hızla artmaktadır. Bu değişim, geleneksel medyanın izleyicilerini dijital mecranın sağladığı etkileşimle birer çevrimiçi kullanıcıya dönüştürmektedir. Artık sadece geleneksel medya izleyicileri değil aynı zamanda hem geleneksel medya kanalları hem de geleneksel medyaya içerik üreten kişiler de dijital medyaya geçmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Doğal
Bu yöntem ile objelerin negatif görüntüleri elde edileceğinden dolayı fotogramı yapılacak objelerin niteliği, ışık geçirgenliği, yapısı ve objenin kendi yapısındaki ara boşlukları (espas) çok önemlidir. Çünkü fotogramda objenin negatif görüntüsü karta yansıyacağından, objenin ara boşluğundan ışık geçerek farklı görüntüler elde edilecektir.
Fotogramda kullanılan objenin ışığı geçirgenlik durumu karta yansıyan görüntünün oluşumunu etkilemektedir. Eğer hiç ışık geçirmeyen ojeler kullanılacaksa kartın üzerinde o alanlar tam siyah olarak ortaya çıkacaktır. Işık geçirgenliği olan objeler kullanıldığında ise kart üzerinde hayali görüntüler meydana gelir.
Fotogram sonucunda bir fotoğraf oluşur fakat fotoğraf makinesine gerek kalmadan fotoğraf oluşmaktadır.
Fotogram aynı zamanda agrandisörde yapılan bir kart baskısıdır. Fakat bu baskıda agrandisörde negatif film olması gerekmektedir. Oysaki fotogram çalışmasında filmsiz de fotoğraf oluşmaktadır. Fotogram çalışması için; ışık, kimya, fotoğraf, negatif-pozitif görüntü ve fotoğraf bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Türk Romanından Modernist Örnekler
Bu çalışmada, modernist roman estetiğinin Avrupa’daki çıkış serüveninden başlayarak Türk edebiyatına uzanan yolculuğu araştırılmıştır.
Modernist estetiğin çıkış koşulları ve bu koşulların ardından gelen “avangard” ve “Yeni Roman” gibi anlamlandırma / gruplandırma çabalarının mahiyeti, modernist estetiğin düşünsel ve estetik kaynaklarıyla birlikte değerlendirilmiştir.
Türk edebiyatında modernizmin izdüşümünün göründüğü ilk dönemlerde yaşanan siyasi ve sosyal olayların, modernist estetiğin yaygınlaşmasını nasıl etkilediği araştırılmış; Ferit Edgü, Hulki Aktunç, Vüs’at O. Bener ve Bilge Karasu’nun yapıtları üzerinden Türk romanındaki modernist dönüşüm ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Modernist estetiğin veçheleri, her bir roman üzerinden odağa alınarak bütüncül bir çerçeve içinde ele alınmıştır. Dolayısıyla bu çalışmayla, hem kuramsal bir tartışma zemini sunulmuş hem de Türk romanının modernlikle kurduğu ilişkinin bir haritası çıkarılmıştır.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK HALK EDEBİYATI
Halk Edebiyatı, halkın duygu ve düşüncelerini, özlemlerini, isteklerini dile getiren; sözlü gelenek ürünü, halkın zengin kültür değerlerini yansıtan bir edebiyattır. Halk edebiyatı, özünü, özlüğünü halktan aldığı için halkın edebiyatıdır. Özellikle halkın dünya görüşünü, sanat zevkini, düşünüş ve yaşayış düzenini, bunlarla ilgili gelenek ve görenekleri halk edebiyatında bulabiliriz. Halk edebiyatı, tarihi ve toplumsal kimliği, halkı esas alan dili, muhtevasıyla, Türk halkının milli özünü taşıyan, halkın değerleriyle bütünleşen, ondan kaynaklanan özellikleriyle, halkın en iyi ifade edildiği ve yaşatıldığı bir edebiyattır.
Bu kitapta Türk halk edebiyatının genel çerçevesinin çizilmesi, kaynakları ve bölümlerinin tanıtılmasından sonra birinci bölümde anonim Türk halk edebiyatı tanıtılmış ve türlerinden olan atasözleri, deyimler, bilmeceler, ninniler, alkış kargışlar, tekerlemeler ve halk hikayeleri ve onun önemli bir çeşidi önemli bir çeşidi olan Dede Korkut Hikayeleri üzerinde durulmuştur. Devamında yine anonim Türk halk edebiyatı türlerinden olan halk masallarına geçilmiş, sonrasında bunu efsane, halk fıkraları ve destan türleri sırasıyla izlemiştir. İkinci bölümde ise âşık edebiyatı ile ilgili önemli bilgilerden sonra bu edebiyatın kaynakları, başka edebiyatları etkilemesi ve 16 – 20. yüzyıllar arasındaki âşık edebiyatı genel olarak tanıtılıp önemli temsilcilerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde tasavvuf edebiyatı dil ve üslup özellikleri ile dönemlerine göre bu edebiyatın önemli temsilcilerinden bahsedilmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
COMPUTATIONAL FORMALISM in LITERARY STUDIES
Shklovsky wrote in 1917 that art makes the stone stony. The claim assumed a baseline, habitual language against which literature registers as friction. Formalism never measured it. By 1930 the movement was finished and the term undefined. This book treats that as unfinished business. Emrah Peksoy argues that the computational analysis of literary corpora with language models supplies what Formalism lacked. It provides an empirical description of linguistic expectation. Once the norm exists, deviation stops being a metaphor. Defamiliarization becomes predictive failure. Literariness resolves into a geometry of fiction, prestige, and foregrounding. Narrative shape becomes a semantic trajectory across the novel. Each measure is derived from theory, tested where it fails, and returned to the reader. The algorithm measures the norm and its violation. The critic still reads. And formalism returns in modern dress as computational formalism.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medyada Yanlış Bilgi: Komplo Teorileri ve Bilimin İnkârı
İnsan yaşamının devamını sağlayan temel ihtiyaçlarından biri olan bilginin, hiç olmadığı kadar hızlı üretildiği, yayıldığı ve depolandığı günümüzde yanlış bilginin, çeşitli türlerde ve medya formlarında üretilmesi, paylaşılması ve kabul görmesi, bilgi ekosisteminde düzensizliklerin varlığına ve doğrulanamayan bilgi yoğunluklarının oluşmasına neden olmaktadır. Toplumsal, ekonomik, siyasal çerçevede ve farklı bağlamlarda çeşitli eşitsizlikleri ve etik ihlalleri doğuran yanlış bilgi tüm biçimleriyle, insan hak ve özgürlüklerine, demokrasiye meydan okumaktadır.
Yanlış bilgi içerikli komplo teorilerine dâhil olan bireyler, sosyal medyanın kutuplaştırıcı etkisiyle, yanlış bilgilerin yeniden üretimini sağlamaktadır. Özellikle yapay zekâ teknolojilerinin gelişimi, yanlış bilgi üretiminde gerçek ile sahte arasındaki ayrımı silikleştirmeye başlamış, doğrulama pratiklerinin sürekli biçimde işleyiş gücünü zayıflatarak bilgiye yönelik güveni derinden sarsmıştır.
Yanlış bilgi, interdisipliner biçimde, tüm alanlarda eşitlikçi yaşam ortamının zarar görmesine neden olmuş ve bu nedenle gerekli çözümlerin üretilmesini zorunlu kılmıştır. Bu düşünce düzleminden hareketle hazırlanan çalışma, yanlış bilginin, üretim, yayılım ve katılım çerçevesinde irdelenmesini ve iletişim alanından farklı perspektiflerle tartışılmasını amaçlamaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL HİZMET Giriş-Tarihçe-Uygulamalar
Sosyal hizmet, 20. yüzyılda bilim ve meslek olarak ortaya çıkmıştır. Gelişmiş ülkelerdeki birçok kurum ve kuruluşlarda; psikiyatrik, tıbbi, aile danışmanlığı, okul rehberliği, iyileştirme-rehabilitasyon, ceza tevkif ve ıslah evlerinde, toplum refahı, işyerleri, madde bağımlılığı, çocuk-gençlik-yaşlı refahında, dezavantajlı gruplar gibi farklı alanlarda profesyonel meslek elemanlarıyla hizmet sunmaktadır. Amaç sosyal ve ailevi hayatla ilgili problemlerin giderilmesidir. Meslek, önleyici ve koruyucu hizmetleri önceleyerek değerlere, etik ilkelere, özgür düşünceye, liberal sanat dallarına ve planlanmış program değişikliklerine odaklanır. Sınıf, renk, cins, inanç, yaş, insani değerlere ve farklı kültürlere karşı ayrım gözetmez. Milli bilinci, birlik ve beraberlik ruhunu yüksek tutar; refahı, toplumun üretim gücünü ve topyekûn kalkınmayı hedef alır.
Kitapta, sosyal hizmet uzmanlarının kullanabileceği kuram ve yaklaşımlar; hayali hikâye, olay ve isimlerle anlatılmıştır. Kitap, sosyal hizmetle ilgili kapsamlı açıklamalarıyla; kişisel, ailevi ve toplum problemlerine yönelik çözüm önerileriyle ve uygulama örnekleriyle sosyal hizmetin pek çok alanına işaret etmektedir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
ENGELLİ ÇOCUK SAHİBİ KADINLAR VE SOSYAL POLİTİKA
Bu kitap engelli çocuk sahibi kadınların yaşadıkları güçlüklerin ifade edilmesine katkı sunmak amacıyla kaleme alınmıştır. Engelli çocukların engelleri aşmalarındaki en büyük yardımcıları kuşkusuz ki annelerdir. Engelli çocuk sahibi kadınlar, çocuklarının engellerini omuzlayan görünmez kahramanlardır. Bu kahraman kadınları tam anlamıyla anlatmaya çalışmak, elbette ki mümkün değildir. Fakat engelli çocuk sahibi kadınların yaşadıkları dezavantajlılık, güçlükler ve gereksinimler alan yazın katkısıyla ifade edilmeye çalışılmıştır. Kitapta ayrıca engelli çocuk sahibi kadınlara yönelik uygulanan sosyal politikalara yer verilmiştir. Bu bağlamda uygulanan sosyal politikalar hakkında bilgilendirici ve yol gösterici olacağı düşünülmektedir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
TEKİNALP yeni mecmua yazıları
Tekin Alp; II. Meşrutiyet Döneminde Osmanlı düşünce hayatına giriş yapan, hareketlilik kazandıran ve Türkçülük mefkûresini benimsemiş önemli aydınlardandır. Türkçülük düşüncesinden hareketle bu dönemde İttihat ve Terakki yönetiminin uygulamış olduğu milli iktisat uygulamalarını destekleyen yazılar kaleme almıştır. Bunun yanı sıra Yeni Mecmua’da, Birinci Dünya Savaşı’nın sebep olduğu sosyal ve toplumsal problemlerin çözülmesi için tesanütçülük fikrini bir ilaç olarak gören makaleler yayımlamıştır. -Tesanütçülük, Fransızca solidarizm kavramının o günün Osmanlısındaki karşılığı olup dayanışmacılık anlamına gelmektedir-. Hazırlanan bu eserde ise Tekin Alp’in tesanütçülük (solidarizm) ile ilgili dönemin entelektüel otoritelerinden birisi olan Yeni Mecmua’da kaleme almış olduğu makalelerin Latin harflerine çevrilmiş halleri sunulmuştur. II. Meşrutiyet Dönemi’nde ortaya çıkan solidarizm ya da tesanütçülük düşüncesini kavramak açısından Tekin Alp’in Yeni Mecmua’da kaleme aldığı makaleler büyük önem taşımaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Hür Tefekkürün Kalelerinden İbret Gazetesi
Bu ümidimizin husulünü göremezsek hiç olmazsa otuz sene sonra şu nüshamızı okuyan ebnâ-yı vatan nezdinde fikir ve cesaretimiz İbret heyeti için yad olunmaya vesile olur. Çünkü otuz seneye kadar elbette milletimizin eâlisi ve eâlisi olmazsa âhâdı neşr-i maarif gibi esbâb-ı medeniyetin daima muâvenet-i hükümetten ziyade mübâderet-i şahsiye sayesinde husûle geleceğini bulunduğumuz zalâm-ı cehalet içinde dahi fark edebileceklerinden şimdilik yalnız numunesine bile kâil olduğumuz muntazam mekteplerin vücuda geleceğinde, vücuda geldikten sonra ondan çıkan nevresidegân-ı irfanın şu ehemmiyetsiz İbret gazetesini dahi kütüphanelerde ve sahaf dükkânlarında araya araya bulacağında ve mütalaasına imale-i nigâh ettikçe göreceği münasebetsiz şeyleri hande-i istihzaya bedel mürüvvet-mendâne ve mazeret-şinasâne bir tebessüm ile geçiştirerek sahih olup da nazar-ı ehemmiyetle bakılmaya lâyık görülmeyen fikirlerin ise tatbikatınca fevt olunan fırsatlar için kemal-i cidd ü teessürle ağlayacağında hiç iştibah etmeyiz.
B.M. [Başmuharrir Namık Kemal]
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Sonrası Türkiyenin Balkanlar Üzerindeki Etkisi
Balkan yarımadası, hem coğrafi hem de siyasi ve politik anlamda engebeli, düzensiz ve istikrarsız bir yerdir. Balkanlar terimi, Batılı devletlere çatışma ve şiddeti anımsatır. Zaten, daha sonraları Balkan ismi kullanılmayarak Güney Doğu Avrupa olarak değiştirilmiştir. Çeşitli milletlere ev sahipliği yapan Balkanların ilk sahipleri İliryalılar ve Trakyalılar olmuş, en son olarak da Osmanlı devleti bu bölgede 500 yıl hüküm sürmüştü. Bu yüzden, Balkanlarda Osmanlı mirası devam ede gelmiş, fakat Türkiye yeni Osmanlıcılık politikasıyla hareket etmemiş, sadece Türk azınlığın sorunlarıyla ilgilenmeye çalışmıştı. Balkanlar, tarih içerisinde hep Avrupa’nın sınırı muamelesi görmüştür. Çünkü Balkanlardaki belirsizlik ortamına hiçbir devlet bulaşmak istememektedir. Sadece, Balkan milletleriyle tarihsel bağı olan devletler Balkanlar üzerinde politik emeller taşımıştır. Sırpların tarihsel mitleri yüzünden Sırp olmayan halklar, Sırplar tarafından baskı altında tutulmaya çalışılmış, çatışma ve vahşetlerle baş başa bırakılmıştır. BM, Bosna’daki insan haklarını korumak maksadıyla Bosna’ya müdahale etmiş, fakat bu müdahalesi pek etkili olmamıştır. NATO, BM’nin Bosna’daki beceriksiz müdahalesinden ders alarak Kosova konusunda siyasi müdahale yerine askeri müdahaleyi uygun görmüş ve bu müdahalesinde de başarılı olmuştur. Türkiye, Balkan devletleriyle tarihsel ve kültürel bağları nedeniyle NATO’ya her konuda destek olmuş, çatışmaların yaşandığı ve Türk azınlıkların bulunduğu bölgelere Türk askeri birliklerini göndermiştir. Ayrıca, Türkiye, Balkan ülkelerinin AB’ne ve NATO’ya üyelik süreçlerini her zaman desteklemiş ve Balkanlarda istikrarın sağlanması için Balkan ülkeleriyle işbirliği anlaşmaları imzalamıştır. Türkiye, sadece Türk azınlıklara ilgi göstererek diğer Balkan devletlerini kendine küstürse de Balkanlardaki liderliği üstlenmiştir ve bu liderliği sürdürmek niyetindedir.
₺275,00