KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Kolluk İçin Suç Psikolojisi
₺210,00 -

KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT YAZILARI/ COMPARATIVE LITERATURE STUDIES
-

J. G. BALLARD Modernite ve Postmodernitenin Tekinsiz Yazarı
₺340,00 -

İran’da Nüfuz Mücadelesi
₺620,00 -

İkna Perspektifinden İletişim Çalışmaları
₺275,00 -

Her Yönüyle Akademik Başarı
₺575,00 -

Güncel Gelişmeler ve Veriler Işığında Uluslararası Ticaret
₺210,00 -

Genişletilmiş Gerçeklik Teknolojileri ve Güvenlik Uygulamaları
₺650,00 -

FRS KAPSAMINDA FİNANSAL DURUM TABLOSU VE ÖZKAYNAKLAR İÇİN MUHASEBE UYGULAMALARI
₺260,00 -

ETKİNLİK ÖRNEKLERİYLE DİJİTAL VATANDAŞLIK EĞİTİMİ
₺210,00 -

Emeğin Dijitalleşmesi: Sosyal Ağın Zorlayıcılığı Üzerine
₺405,00 -

Dünyada ve Türkiye’de Bağımsız Denetimin Ve Muhasebe Mevzuatının Gelişimi
₺250,00 -

DİJİTAL ÇAĞDA Z KUŞAĞI GERÇEKLERİ
₺750,00 -

Çukurova Tarihi Araştırmaları – I
₺620,00 -

Cumhuriyete Adanmış Bir Ömür Hasan Reşit Tankut (1891-1980)
₺780,00 -

Bulanık TOPSIS Yöntemiyle Tedarikçi Seçimi
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Doğu Karadeniz Bölgesinde Çay Tarımı Yapılan Topraklarda Bazı Bitki Besin Maddelerinde Zamana Bağlı Olarak Meydana Gelen Değişmeler
KİTAP TANITIMI
Geçmişten Bugüne Türk Yazınında Kadının Temsili / The Representation of Women in Turkısh Lıterature from Past to Present
Günümüzde toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları konuları, önemli bir tartışma ve araştırma alanı hâline gelmiştir. Bu konulara dair farkındalık arttıkça kadının tarih boyunca çeşitli alanlarda nasıl temsil edildiğini anlamak da önem kazanmıştır. “Geçmişten Bugüne Türk Yazınında Kadının Temsili” adlı bu kitap, farklı disiplinlerden gelen uzmanların katkılarıyla oluşturulan bir koleksiyon sunarak bu önemli konuya dair zengin bir kaynak ortaya koymaktadır. Kitap, okuyucularını Türkçe kayıtlarda kadın temsilinin derinlikli bir yolculuğuna çıkarırken kadın temsilinin tarih boyunca geçirdiği değişimi ve dönüşümü gözler önüne sermektedir. Eser, kadın araştırmaları konusuna ilgi duyan uzmanlar, akademisyenler, öğrenciler ve genel okuyucular için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
İç Anadolu Bölgesi’nde Tarımsal Üretim ve Planlama
Tarımsal üretim her şeyden önce varoluş için gerekli olan en önemli faaliyettir. Ancak nüfusun artması, yanlış arazi kullanımları, plansız üretim gibi beşeri olumsuzlukların yanı sıra iklim değişikliği ve bu değişikliğin bulunduğumuz kuşakta kuraklaşma eğiliminde olması, tarımsal üretimde ciddi tedbirlerin zorunluluğunu da beraberinde getirmektedir. İklim senaryoları tespitlerine göre Türkiye üzerinde mevsimlik ve yıllık ortalama hava sıcaklıklarının artması, Türkiye geneli toplam yağış miktarlarında Doğu Karadeniz Bölgesi hariç 250-300 mm’ye varan azalmalar öngörülmektedir. Bu öngörüler doğrultusunda Türkiye’nin büyük bölümünde kuraklık kaçınılmaz bir tehlike olarak karşımıza çıkmaktadır.
Günümüzde yarı kurak şartların egemen olduğu İç Anadolu Bölgesi’nde ise kuraklık artışı ile tehlike çok büyük boyutlara ulaşacaktır. Bu durum, bölgenin ekolojik koşullarını göz önünde bulundurarak, öngörülen kuraklık değerlerine göre, kurak koşullara uyumlu tarımsal faaliyetlere geçiş hazırlıklarını zorunlu hale getirmektedir. Bölgede su kaynaklarının kullanımı ve tarımsal ürün deseninin yeniden oluşturulması konusunda planlama yapılarak uygulamaya geçilmesini zorunlu kılmaktadır.
Bölgede beklenen kuraklaşma koşullarına uygun tarımsal faaliyetlere yer verilmelidir. Su isteği fazla olan ürünlerin sınırlandırılarak, kuraklığa dayanıklı ürünler yetiştirilmelidir. Yerli tohumlar ıslah edilerek verimliliği artırılmalıdır. Toprak ıslah çalışmaları ile toprağın su tutma kapasitesi artırılmalı, klasik sulama tekniklerinden terkedilerek damlama sulama yaygınlaştırılmalıdır. Hayvancılık faaliyetlerinde çayır ve mera hayvancılığından vazgeçilerek yem bitkilerinin yetiştirilmesi ve besi hayvancılığı desteklenmelidir. İthal ürünler sınırlandırılarak yerli üretim desteklenmelidir. Çiftçi eğitim programlarını yaygınlaştırarak çiftçinin gelenekselleşmiş tarımsal üretimi terk ederek, modernize ve kuraklık şartlarına uygun yöntemlere geçilmesi sağlamalıdır. Ayrıca büyük kentlerin nüfus yükünü ve işsizlik sorununu hafifletmek için planlı bir şekilde köye dönüş projeleri geliştirilmelidir. Köye dönüş projelerinin hayata geçirilmesi ile kentlerdeki işsizlik kaynaklı birçok sosyal problemlerin de önüne geçilmiş olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Birinci Dönem (1920-1923) Türkiye Büyük Millet Meclisinde Gazeteci Milletvekilleri
30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında İstanbul’da yer alan Osmanlı Hükümetinin işgal altında oluşu, devletin idare merkezinin Ankara olarak belirlenmesiyle aşılmış ve yeni devletin sevk ve idaresi Ankara’da açılan Büyük Millet Meclisi üzerinden yapılmıştır. 23 Nisan 1920 tarihinde açılan Büyük Millet Meclisine gerek yeni seçimlerle seçilen gerekse daha önce yapılan seçimlerde Osmanlı Mebusân Meclisine seçilen ve işgal altındaki İstanbul’dan Anadolu’ya geçebilen mebuslar da katılmışlardır. 23 Nisan 1920 ile 15 Nisan 1923 tarihleri arasında faaliyette bulunan Birinci Dönem TBMM’de gerek bir gazetenin yönetiminde gerekse yazar kadrosunda yer almaları sebebiyle “gazeteci” olarak kabul edilen milletvekilleri de bulunmaktadır. Millî Mücadelenin kamuoyuna duyurulmasında ve halk desteğinin sağlanmasında Mecliste kamuoyunu yönlendirme gücüne sahip gazetecilikle iştigal etmiş kişilerin bulunması, Millî Mücadelenin başarıya ulaşmasındaki en önemli unsurlardan biridir.
₺280,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ BÖLGESEL POLİTİKASI VE MACARİSTAN
Ulus-üstü bir örgütlenme olan Avrupa Birliği (AB), çatısı altında yer alan ülkeler arasındaki işbirliğini derinleştirmeyi ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlarken, aynı zamanda Birliğin ekonomik, siyasi, sosyal ve yönetsel entegrasyonunu sağlamayı ve güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda AB, adaylığa kabul ettiği veya edeceği ülkelerin, Birliğin politikalarının uygulanabilmesine yönelik kapasitelerinin geliştirilmesine hayati derecede önem vermektedir.
AB entegrasyonunun en önemli politika ayaklarından birisi AB Bölgesel Politikasıdır. Birlik, entegrasyonun önündeki engellerin başında bölgeler arasındaki ekonomik ve sosyal gelişmişlik/kalkınmışlık farklarını görmektedir. Tasarladığı Bölgesel Politika ile AB, Birlik üyesi ve aday ülkeler içindeki bölgelerarası dengesizliklerin azaltılmasını ve giderilmesini amaçlamaktadır. Bölgesel Politika, söz konusu amaca ulaşabilmek için araç olarak yapısal uyum fonları, çeşitli programları ve kurumları içermektedir. Bu araçlar özellikle ekonomik, yönetsel ve kurumsal kapasiteleri geliştirmek ve iyileştirmek için kullanılmaktadır.
AB Bölgesel Politikasının uygulandığı ülkelerden birisi de Macaristan olmuştur. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra demokrasiye geçen Macaristan, hızlı bir şekilde AB için hazırlanmaya başlamıştır. Özellikle Batı Avrupalı ülkeler ile arasında ve kendi içinde ciddi kalkınmışlık farkları olan Macaristan, AB Bölgesel Politikası kapsamında çeşitli reform programlarına dahil edilmiştir. Ekonomik, yönetsel ve kurumsal kapasitelerin geliştirilmesi amacıyla atılan adımlar Macaristan’ı bir noktaya taşımış olsa da, bölgelerarası yakınsamanın istenilen düzeyde gerçekleşmiş olduğu tartışmalıdır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİNİN TEORİK TEMELLERİ
Girişimcilik ekosistemleri, girişimcilik faaliyetini yaratan ve besleyen bölgesel sistemlerdir. Kavramının metaforik kullanımının araştırmacılarda ilgi yarattığı görülmektedir. Ancak girişimcilik ekosisteminin teorik düzeyde kendini ispatladığını söylemek pek mümkün değildir. Bu araştırmanın amacı, girişimcilik ekosisteminin teorik temellerini eleştirel bir yaklaşımla irdelemektir. Araştırmada özellikle teorik düzeyde konunun gelişimine katkı sağlayacak sorular önerilmeye çalışılmıştır. Bu sebeple araştırma, birden çok teorik çerçeve açısından girişimcilik ekosistemi konusunda değerlendirmeler, karşılaştırmalar ve tartışmalar içermektedir. Araştırmada ayrıca girişimcilik ekosisteminin bileşenleri ve işleyişi anlatılmıştır. Araştırmanın girişimcilik ekosistemi konusunda teorik düzeyde katkıda bulunması, yeni tartışma sorularının araştırılmasına öncülük etmesi beklenmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK
Theodore Sturgeon, Mikrokozmik Tanrıda başkarakter sakinlerinin çok hızlı yaşayıp değiştikleri minyatür bir dünya yaratır. Fakat minik yaratıklar çevresel tehditlerle karşı karşıya kaldıkları için kendilerini yenilemek zorundadır. Gökyüzünden dünyalarına acımasızca inen metal bir piston durmadan yeni icat ve keşifler püskürür. Yeni yalıtım malzemelerinden olağanüstü sert alüminyuma kadar pek çok yenilik onların yazgısı olur: Ya uyarsın ya ölürsün! Onlar da değişime uyum sağlayarak ayakta kalır. Oysa uzak ufuklara bakılınca, Zamyatinin yirmi altıncı yüzyılı anlattığı Bizdeki distopya çıkar karşımıza. İnsan, doğadan ve kendi benliğinden koparılmış, bizleşerek teknoloji ve bürokratik devlete teslim olmuştur. Bireyselleşemeden takım olmuşlar ama hiçbirinin adı olmadan markaya dönüşmüşlerdir. Üstelik numaralanarak saydam cam duvarların arkasında denetlenmektedirler. Orwell ve Huxleye de esin kaynağı olan bu başyapıt, dünyadaki gelir, paylaşım, eşitlik, özgürlük ve adalet uçurumunun derinleştiğini gösteriyor. Bilgi ağları, teknoloji ve enformasyon yoluyla değişim her yerden ve herkesi kuşatarak geçmişin kötümser izleri karşısında yenilikler püskürtmeye devam etmektedir. Bu durumda insan ya Robinson Crusoe gibi orman yaşamıyla yüzleşmeye ya da mutlu azınlığın kuşatması altındadır. Peki, mutsuz çoğunluk? Üstelik onlar ıssız ada bulabilecek şansa da sahip değildir ve dünyanın dört bir yanında ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Şunu unutmayalım ki geçmiş göze canlı gibi görünür ama olan her zaman yenidir. Eski şeyler bile aslında yeni kadar yenidir. Eski bir elyazması kitap ilk okunduğunda sahip olduğu anlamı kaybeder. Fizikî olarak aynıdır ama yıllar sonra okunduğunda aynı kitap değildir. O hâlde Tanrı Janus bizlere iki yüzünü gösterirken geçmişte olduğundan yeni kadar yeni yüzünü de gösteriyor. Bu yüz keşifler çağının sona erip efsanelerin bittiğini ve artık Wright Kardeşler, Edison ve Graham Bellin olmayacağını da gösteriyor. Tanrı Janus iki yüzünde zenginliği/fakirliği, sol/sağ ideolojileri, bu dünya/öbür dünya ikiliğini gösterse de gün gelip Janusun yüzünde yüzsüzlüğe de tanık olmak mümkün. Ne var ki Janusun geçmişe ve geleceğe baktığı yüzünde şimdimiz vardır. Korsan üretimin hayatımıza girerek piyasaların egemen gücü olmasıyla, Janus bizlere ikiyüzlü bakıyor. Bu kışkırtıcı yüze bakanların geleceğin girişimcilerini anlayabilmesi için yeni kadar yeni bir düşünceye ihtiyacı var.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Taşeronlaştırılması ve Denetimi
Taşeron çalışma biçimi günümüzün önemli çalışma biçimlerinden birisi haline gelmiştir. Taşeron çalışma aslında sermayenin emeği parçalayarak ve güçsüzleştirerek artı değere el koyma ve denetleme mekanizmasıdır. Emek süreçlerinin parçalanmasının ardında yatan asıl sebep ise emek-gücünün denetimidir. Emek-gücünün denetimi kapitalizm için hayati derecede önemlidir.
Kamu kurumlarının devlete yük olarak görülmesi sonucu özelleş-tirilerek taşeron firmalara devredilmesi işsizliği tetikler hale getirmiştir. Piyasalardaki istihdam sınırlılıkları çalışanlar üzerinde hak, hukuk bağla-mında sessiz kalmalarını sağlarken, işsizler üzerinde de razı olmaya yönelik “baskı”yı oluşturmaktadır. “Baskı”nın ve “rıza”nın aynı anda işlediği ideolojik denetim mekanizması da denetimin en önemli unsuru haline gelmektedir. Türkiye’de baskın kontrol mekanizması siyasi mensubiyetler dolayımıyla ideolojik denetim üzerine oturtulmuştur. Ve ideolojik denetim içine her türlü kayırmacılık entegre edilerek halk arasında kayırmacılık içselleştirilmiştir.
Türkiye’de kamuda işlerin taşeronlaştırılarak siyaset/hemşehrilik/dini yakınlık aracılığıyla istihdam yaratılmaktadır. Siyasi alanın genişlemesiyle taşeron firmalar aracılığıyla yaratılan istihdam ilişkileri, patronaj/ patriarkal ilişkileri tekrar tekrar üretmekte ve yeniden siyasetin hizmetine sokularak çalışan kesimler kontrol ve disiplin altına alınmaktadır. Bu çalışmada, siyasetin aktif olarak görüldüğü belediyelerden biri vaka olarak seçilerek, taşeronlaşmanın hangi mekanizmalarla işlediği ve denetimin bu mekanizmalarla nasıl sağlandığı üzerine bir araştırma gerçekleştirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Vedat Fidanboy Şiirleri Üzerine
Türk şiiri, yüzyıllar boyunca farklı vezin sistemleri ve estetik anlayışlar çerçevesinde gelişimini sürdürmüş köklü bir edebî geleneğe sahiptir. Her ne kadar hece ölçüsü ve serbest şiirin yaygınlaşmasıyla birlikte aruz vezninin kullanımı azalmış olsa da bu vezin yapısı bütünüyle bırakılmamış; aksine bazı şairler tarafından modern şiir anlayışı içinde yeniden yorumlanarak yaşatılmaya devam etmiştir.
Çağdaş dönemde aruz veznini kullanarak şiir yazmayı sürdüren şairlerden birisi de Vedat Fidanboy’dur. Fidanboy’un şiirleri, geleneksel şiir estetiği ile modern Türkçe söyleyişin birlikte kullanıldığı bir özellik göstermekte; aruz vezninin ritmik ve musikî yönünü çağdaş şiir diliyle birleştirmektedir. Bu özelliği nedeniyle şairin birçok şiiri çeşitli makamlarda bestelenerek, Türk sanat müziği repertuvarının önemli eserleri arasında yer almıştır.
Bu kitap Fidanboy’un aruz vezniyle kaleme aldığı şiirleri akademik bir perspektifle inceleyerek, okuru şairin edebî dünyasına doğru derin bir duygu yolculuğuna davet ediyor.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
SUBVERSIVE FEMALE VOICES IN THE PLAYS OF TIMBERLAKE WERTENBAKER AND PAM GEMS
The main target audience of this book is scholars, researchers, critics, students who study in the field of contemporary British feminist theatre and anyone who is interested in womens studies and drama. This book depicts marginalized womens voices through the medium of feminist theatre by analysing subversive women characters in the plays of Timberlake Wertenbaker and Pam Gems. This book depicts how historic/mythic characters subvert traditional gender roles to set a feminine identity of their own that does not accord with the patriarchal order. In the discussion of the marginalized characters, Ülker Erkan analysed Wertenbakers plays namely New Anatomies, Our Countrys Good, and The Love of the Nightingale and Pam Gemss plays Dusa, Fish, Stas and Vi, Piaf, and Queen Christina through several feminist criticisms. Feminist theatre as discussed in the subject-matter plays may prevent oppression and develop perspectives, which are egalitarian, fair, optimistic, hopeful, liberated from any oppressive systems, and full of future expectations.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Readings on Füruzan
Readings on Füruzan
Comparative and Thematic Analyses
This volume, the only academic book devoted entirely to studies on Füruzan in English, has been prepared in commemoration of the “almost” 90th anniversary of Füruzan’s birth and the “almost” 70th anniversary of her literary career. Different sources cite various years for Füruzan’s birth, though 1932 and 1935 are the most frequently mentioned. In consideration of Füruzan’s remarks about her reluctance to discuss her age, the term “almost” serves as a gesture of respect. At the same time, this book is intended to honor her life and achievements in Turkish literature and culture. The book comprises seven studies that explore Füruzan’s narrative world through various critical and comparative approaches. The essays aim to examine her works not only through textual analysis but also from comparative and intertextual perspectives to explain the reasons of Füruzan’s emergence as one of the most distinctive voices in Turkish literature. The chapters illuminate Füruzan not only as a writer of profound sensitivity and social conscience but also as an intellectual devoted to the linguistic richness of Turkish literature. Consequently, this book seeks to bring Füruzan’s work to the attention of the English-speaking world and academia through insightful academic studies that explore her enduring literary voice.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
ARTVİN TARİHİ BİBLİYOGRAFYASI
Araştırma yapacakların ilk başvuru kaynakları olan bibliyografik eserler aradığımız bilgilere ulaşmamız açısından önemlidir. Yapılan çalışmalardan haberdar olmak tekrardan kaçınmamızı sağladığı gibi eksik olanı da tamamlamamıza destek olacaktır. Bu çalışmalar araştırmacıların yapacakları çalışmalarına rehberlik eden kaynaklardır. Literatür bilgisi araştırmacıların ortaya koyacağı eserin daha nitelikli olmasını sağlayacaktır. Günümüz dijital bilgi çağında bilgiye ulaşmak hem kolay hem de karmaşık bir süreçtir. Şüphesiz yöntem bilgisi, neyi nerede aranacağının bilinmesi, araştırmacıların işini kolaylaştırmaktadır. Bibliyografya çalışmaları dağınık olan çalışmaları bir araya getirmesi açısından önem arz etmektedir. Kent tarihi araştırmalarına ilgi duyanlara bir ön başvuru niteliğinde olan bu çalışma, Artvin’in günümüz idari sınırları içerisinde yer alan bölgeye ait çalışmaları içermektedir. Çalışmada Artvin tarihi kaynakları temel alınsa da tarih bilimini destekleyen, ekonomi araştırmaları, demografi ve nüfus çalışmaları, Etnografya, Halk kültürü-folklor araştırmaları, coğrafi hareketlilik-göç araştırmaları, Arkeoloji araştırmaları, sanat, müzik araştırmaları, monografiler, tarım, siyaset, biyografi ve mimarlık araştırmalarına da yer verilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
MISIRLI ŞÂHİDÎ DÎVÂNI
Şâhidî, 16. yüzyıl şairleri arasında yer almaktadır. Osmanlı devletinin uzak bir eyaleti olan Mısırda hayatını sürdürmüştür. Şâhidî, Gülşenî tarikatına intisap etmiştir ve Gülşenîliğe gönülden bağlıdır. Kendisini âşık ve Melami olarak zikreder. Ancak o, mutasavvıf şairler arasında yer almaz. Nitekim şiirlerinde Gülşenîliği ve fikirlerini yayma amacı taşımaz. Sade bir dille samimi ve canlı bir ifadeyi yakalayan şair, Fuzûlîden ziyade şiir sultanı olarak gördüğü Bâkînin etkisi altındadır ve onun üslubunu benimsemiştir. Bilinen tek eseri Dîvânıdır. Dîvânında 248 şiir bulunmaktadır. Bu şiirlerden 236sı gazeldir. 9 şiir kaside nazım şekliyle yazılmıştır. Bu nazım şekillerinden başka müseddes nazım şekli ile kaleme alınan 3 şiir mevcuttur.
Dört bölümden meydana gelen bu çalışma, Şâhidî Dîvânının Latin harfleriyle transkripsiyonunu ve diliçi çevirisini içermektedir. I. Bölüm Şâhidînin Hayatı, Edebî Kişiliği ve Dîvânı başlığını taşımaktadır. II. Bölümde ise yazma nüshanın tanıtımı yapıldıktan sonra metnin kuruluşunda takip edilen yöntem izah edilmiştir. Devamında Dîvânın transkripsiyonu ve diliçi çevirisine geçilmiştir.
Metinde geçen bazı özel adlar, sözler, kavramlar ve tabirlerle ilgili açıklamalara ve açıklamaların dizinine III. Bölümde yer verildi. IV. Bölüm metinde geçen bütün kelimeleri içeren Dizinden oluşmaktadır. Çeşitli sözlüklerden istifade edilerek hazırlanan Dizinde kelimelerin anlamı eser bağlamında verildi. Dîvân nüshasının tıpkıbaskısı kitabın sonuna ek olarak ilave edildi.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
Muʻînî’nin Manzûm Ferâizi
Kadınları insan olarak bile görmeyen -20. asra gelene kadar çoğu Batı ülkesi de dâhil olmak üzere- onlara mirastan herhangi bir pay da vermeyen bir dünya düzeni karşısında; İslam dini, on dört asır öncesinde kadınlara ve kız çocuklarına -bizzat Kurân-ı Kerim ayetleriyle sabit olmak üzere- miras hakkı tanımış ve bu hakları teferruatlı bir biçimde düzenlemiştir.
Ferâiz ilmi, adaletli bir paylaşımın gerçekleşmesini temin etmek açısından esasen hukukî bir mevzudur. Ancak kimlere pay verileceğinin bilinmesi, mirasçı olan veya olmayanların tespit edilmesi ve akrabalık derecelerinin açığa çıkartılması gibi durumlar açısından nesep yani soy ilmiyle de ilgilidir. Bunun yanı sıra ölen kişiye mirasçı olanlardan bazılarının mirastan alacakları paylarının sabit olmaması, bu kimselerin birlikte veya ayrı ayrı mirasçı olmaları yahut bir kişi veya birden çok kişi olarak mirasçı bulunmaları gibi durumlar; onların miras paylarının ayrıntılı olarak hesap edilmesini gerektirmekte ve bu da ferâizin hesap yani matematik ilmiyle de bağlantılı olmasına yol açmaktadır. Bunların dışında bu ilmin öğrenilmesini sağlamak ve yaygınlaştırmak için daha ilk dönemlerden itibaren. İslam toplumlarında ferâizle ilgili çok sayıda eserin yazıldığı da görülmektedir. Ferâiz konusunda ilk başlarda mensur olarak yazılan risale ve kitapların yanı sıra zaman içerisinde konuyla ilgili eser çeşitliliği de artmış ve manzum eserler de kaleme alınmıştır. Konunun daha kolay öğrenilmesini sağlamak gayesiyle şiirin imkânlarından faydalanılarak yazılan bu manzum eserler hiç şüphesiz konuyu daha cazip ve estetik bir mevkiye taşımıştır. Bu alanda yazılan eserlerin sayısı zamanla artarak devam etmiş ve ferâiznameler olarak da adlandırılan manzum bir ferâiz literatürü meydana gelmiştir. Bu manzum eserler dolasıyla ferâiz ilminin şiir ve edebiyat alanıyla da bir ilgisi ortaya çıkmıştır.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
Perilous Nature: The Resonance of Ecological Crisis in Contemporary Literature
This book presents a vivid portrayal of an apocalyptic and catastrophic future, focussing on the consequences of humanity’s misuse of natural resources through the lens of ecocriticism. Compromising ten chapters, the book explores the concept of the ecological crisis as depicted in contemporary literature, particularly in novels and theatrical plays. The chapters feature works from British, American, and Canadian literature by scholars offering fresh perspectives on ecocriticism. Each part examines humanity’s survival stories set in contemporary contexts, often within the genres of science fiction and apocalyptic fiction, serving as warnings about a potentially devastating future. The book underscores the catastrophic outcomes and potential of chaos that could arise from humanity’s exploitation of natural resources. As the chapters unfold, these diverse scholarly contributions raise awareness of a global issue while illuminating the interconnected fates of nature, society, and humanity underscoring the urgent need for change before this impending crisis becomes a harsh reality.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
GÖLGENİN EDEBİYATTAKİ İZDÜŞÜMLERİ
Edebiyat, farklı coğrafyalardaki dünya görüşlerinin, toplumsal değerlerin, duyguların, düşüncelerin ve imgelerin anlatımıdır. Modern dünyanın edebiyata yansımaları 19. yüzyıldan başlayarak, 20. yüzyılda daha da belirginleşmiş olup; insan ilişkilerinde yaşanılan ayrışımlar, zamanla insanların birbirine karşı yabancılaşmasını da beraberinde getirmiştir. Bireyin yaşadığı yabancılaşma sadece karşısında duran kişiye karşı değil, aynı zamanda kendi benliğine karşı da olmuştur. Bu durumun sonucu olarak bireyin, hem kendisiyle hem de başkasıyla yaşadığı kimlik arayışı edebiyatın en önemli konularından biri olmuştur. Bu konuların ifade edilmesi esnasında yazarlar bazı kavram, imge ve metaforları kullanır. Kullanılan bu kavramların en dikkati çeken, bir kişinin birebir aynı görüntüsünü ifade eden, edebi metinlerde de sıklıkla bireyin yaşadığı kimlik karmaşasını ve yabancılaşmayı anlatmak için kullanılan Alman edebiyatı kökenli “Doppelgänger” kavramıdır. “Doppelgänger”, Türkçede “gölge”, “kötü ikiz”, “ikiz öteki”, “öteki”, “eş ruh”, “ikili kahraman” terimleri ile karşılık bulur.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Girişimcilik ve Kobi’ler
Dünyadaki hızlı ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler, küreselleşme, hizmet sektörünün gelişmesi günümüz bilgi toplumunda girişimciliğin önemini daha da artırmıştır. Girişimciler, günlük hayatta ihtiyaç duyduğumuz mal ve hizmetleri üretmekte, piyasaya arz etmekte ve istihdam meydana getirerek işsizliğin azalmasına da katkıda bulunmaktadırlar. Bu kadar önemli görevler üstlenen girişimcilerin modern çağın gerektirdiği bilgi ve donanımlarla yetiştirilmesi, sahaya çıkmalarının ve kendi işlerini kurmalarının teşvik edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Girişimciliğin özendirilmesi, girişimci adaylarının sahaya çıkarılması, girişimcilerin kendi işlerini kurduklarında ihtiyaç duydukları yönetim kabiliyetlerinin geliştirilmesi, ülkenin ekonomik kalkınmasında ve gelişmesinde önemli bir role sahiptir.
Bu kitap kendi işini kuran veya kurma düşüncesinde olan girişimcilere ve girişimci adaylarına yol gösterebilmek amacıyla hazırlanmıştır. İş fikrini iş planına dönüştürerek küçük veya orta büyüklükte KOBİ şeklinde kendi işini kuran ve yöneten girişimcilerin, kuruluş ve işletme aşamasında neler yapacaklarını ve KOBİ’lerin yönetimi konusunda bilgilendirmeyi hedeflemektedir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
XVI. YÜZYILDA OSMANLI HAKİMİYETİNDE BUDİN
Macaristan, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılan Mohaç Savaşı (1526) ile önce Osmanlı himayesine 1541 yılında ise Budin Sancağı’nın kurulmasıyla birlikte tamamıyla Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Bu tarihten itibaren Macaristan, Osmanlı Macaristanı, Habsburg Macaristanı ve Erdel Prensliği olmak üzere üç kısma ayrılmıştır. Bu çalışmada Osmanlı Devleti’nin Orta Avrupa’ya yapılan seferlerde en önemli askeri üslerinden birisi olan ve içinden geçen Tuna Nehri vasıtasıyla stratejik bir konuma sahip olan Budin Sancağı ve Budin Kalesi’nin XVI. yüzyıldaki siyasi, idari, demografik ve ekonomik yapısını aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
AMASYA’DA EĞİTİM VE EĞİTİM KURUMLARI
20. yüzyıl başlarında Sivas vilayetine bağlı Amasya sancak merkez ve kazalarında eğitim ve öğretime ilişkin ilk girişimler Maârif Komisyonlarının kurulması ile başlatılmıştır. Komisyonların oluşturuluşu önemli bir adımdır. Zira maârif işleri, artık belli bir otorite tarafından yürütülecektir. Bu komisyonlar okul ve bina inşası, öğretmen ataması, halkı eğitime hizmet yolunda yönlendirme gibi görevleri yerine getirmişlerdir. Sancak merkezi ve hemen hemen kazaların hepsinde, kazalara bağlı mezra ve köylerde yeni usul üzere eğitim veren ibtidâî, rüşdiye ve idâdî okulları açılmıştır. Ayrıca sancak merkezinde öğretmen yetiştirmek üzere bir de Darülmuallimîn Okulu açılmıştır. Medreselerin bir kısmı kapatılarak ibtidâî veya rüşdiye okulları haline dönüştürülmüş, açık kalanlarda ise ıslâhat girişiminde bulunulmuştur. Ancak bu okulların öğretim kadrolarının nicelik ve nitelik yönünden yetersiz olduğu görülmüştür. Her zaman olduğu gibi parasızlık ve öğretmensizlik, bu dönemde de ilk ve orta öğretimin karşılaştığı en büyük problem olmuştur. Bazı çareler bulunmuşsa da, bütünüyle imparatorluğun eğitim ve öğretim sorununu çözmek zor olmuş, dolayısı ile bu zorluklar çözüme kavuşturulmadan sonraki yıllara devredilmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren ciddi manada yapılan düzenlemeler ve yenilikler ile sorunların çözümüne çalışılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Moderniteyi İslamlaştırma Projesi
Moderniteyi İslamlaştırma Projesi, çağımızda İslam ve modernitenin birbirleriyle nasıl etkileşebileceğine dair kapsamlı ve detaylı bir inceleme sunmaktadır. Bu çalışma, modern dünyanın getirdiği zorluklara İslam dünyasının nasıl yanıt verebileceğini ve modernitenin İslami bir bakış açısıyla nasıl yeniden şekillendirilebileceğini ele alıyor. Fasın özgün durumu üzerinden yapılan ayrıntılı analiz ile, bölgesel özelliklerin ve tarih boyunca gelişen unsurların bu süreçte oynadığı önemli roller incelenmektedir. Bu eser, geleneksel İslami değerler ile günümüz dünyasının getirdiği gereklilikler arasında nasıl bir denge kurulabileceğini araştırarak, Müslüman toplulukların karşı karşıya kaldığı meydan okumaları ve bu zorluklara karşı geliştirilen yenilikçi çözüm yollarını kapsamlı bir şekilde değerlendiriyor. Böylece, İslamın moderniteyle nasıl bir arada olabileceğine dair bir bakış açısı sunulmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Ücret Payı
Ücret payı, ya da diğer bir deyişle, emeğin toplam gelirden aldığı pay, tüm dünyada 1980’lerden bu yana, bazı ülkelerde ise daha erken başlayarak, düşmektedir. Ücret payı düşerken, onun ayna yansıması olan kâr payı ise yükselmektedir. Son derece önemli toplumsal ve ekonomik sonuçları olan ücret payının bu seyri, farklı boyutlarıyla zengin bir araştırma konusu olarak karşımızda duruyor. Bu konular, özellikle son yıllarda araştırmacıların ve uluslararası ekonomik kuruluşların yoğun ilgisini çekmiştir.
Bu kitap, ücret payı yazınına bir giriş yaptıktan sonra Türkiye ekonomisi ve sektörleri için ücret payları hesaplayarak sonuçları değerlendirmektedir. Kitap, Türkiye’de de dünyadaki genel gidişata benzer şekilde; ücret paylarının, uzun dönemde giderek gerilediğini gösteriyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Post Truth Çağda Siyaset
Kadim geleneklerin kutsal ruhuyla, yenileşme ve modernleşme hayaletinin girmiş olduğu bitmez savaşta, insan hayatına anlam katan yenilikler aynı zamanda insanı değiştiren değerler olarak izlenmektedir. İnsanı değiştiren her değer hakikati söylemekten de imtina ettiren özneleri yaratırken; hakikat-siyaset ilişkisi insanı içerisinden çıkılamayan heyulalara gark etmektedir. Siyaset, heyulaların sürekliliğine katkı sunan bir ilişki ile insan hayatına dokunmaktadır. Hoşa giden ne varsa, tesadüfi ya da absürt olan her şey bir siyasi söylem içerisinde somutlaştırılmakta ve insanın inanması için çaba gerektirmeyen bir tarzda sunulmaktadır. Artık insanın aynası olabilecek değerleri giderek azalmış ve siyaset ile hakikat ilişkisi içerisinde kaybolmaya yüz tutmuştur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
COMPUTATIONAL FORMALISM in LITERARY STUDIES
Shklovsky wrote in 1917 that art makes the stone stony. The claim assumed a baseline, habitual language against which literature registers as friction. Formalism never measured it. By 1930 the movement was finished and the term undefined. This book treats that as unfinished business. Emrah Peksoy argues that the computational analysis of literary corpora with language models supplies what Formalism lacked. It provides an empirical description of linguistic expectation. Once the norm exists, deviation stops being a metaphor. Defamiliarization becomes predictive failure. Literariness resolves into a geometry of fiction, prestige, and foregrounding. Narrative shape becomes a semantic trajectory across the novel. Each measure is derived from theory, tested where it fails, and returned to the reader. The algorithm measures the norm and its violation. The critic still reads. And formalism returns in modern dress as computational formalism.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
The Teaching of History
This monograph will make no attempt to analyze the personality of the ideal teacher. It is assumed that the teacher of history has an adequate preparation to teach his subject, that he is in good health, and that his usefulness is unimpaired by discontent with his work or cynicism about the world. It is presupposed that he understands the wisdom of correlating in his instruction the geography, social progress, and economic development of the people which his class are studying. He is aware that the pupil should experience something more than a kaleidoscopic view of isolated facts. He recognizes the folly of requiring four years of high school English for the purpose of cultivating clear, fluent, and accurate expression, only to relax the effort when the student comes into the history class. He knows that the precision, logic, and habit of definite thinking exacted by the pursuit of the scientific subjects should not be laid aside when the student attempts to trace the rise of nations. Let us go so far as to assume a teacher who is both pedagogical and practical; scholarly without being musty; imbued with a love for his subject and yet familiar with actual human experience.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Türkçe Öğretiminde Yaratıcı Düşünme Teknikleri
Türkçe Öğretiminde Yaratıcı Düşünme: Düş Kanatlı Kelimeler
Yaratıcı düşünme, öğrencilerin anlam bahçelerine kelime tohumları ekerek dil becerilerini geliştirmekle kalmaz aynı zamanda onları hayal gücünün sihirli kapılarından geçirerek kelimelerine düşten kanatlar taktırır. Böylelikle öğrencilere düşüncelerinin hazine sandığını açtırarak hayal gücünün büyülü ve eşsiz dünyasında düşünce evrenlerini genişletme olanağı sunar. Türkçe öğretiminde yaratıcı düşünme, dil becerilerinin gelişimini sınırların ötesine taşıyarak, öğrencilerin hem kendilerini keşfetme hem de dünyayı anlamlandırma yollarını derinleştirip zenginleştirmelerine kapı açar. Bu süreç, onlara hayata daha geniş bir bakış açısıyla yaklaşabilecekleri benzersiz bir zihinsel keşif yolculuğu sunar.
Bu kitap, yaratıcı düşünmenin önemini vurgularken Türkçe derslerinde uygulanabilecek çeşitli yaratıcı düşünme tekniklerine de yer vermektedir. Bu teknikler insan zihninin ve kalbinin keşfedilmemiş kilitli kapılarını açmak için anahtar konumundadır. Kitapta yaratıcı düşünme tekniklerinin nasıl kullanılacağı eğitimciler için ayrıntılarıyla açıklanmaktadır. Fikir bahçesinde zihin uçurtması işlevi üstlenen çeşitli etkinliklerle de düşüncelerin burçlarında gezme fırsatı sunmaktadır. Yaratıcı düşünmeyi merkeze alan bu tekniklerle öğrencilere, dil becerilerini kullanarak hayal gücünün eşsiz ve ihtişamlı okyanusunda düşüncelerini renklendirme keşfinin haz ve heyecanını yaşatmaktadır.
Türkçe öğretiminde çağdaş bir yol haritası sunan bu kitap, öğretmenlerin derslerini daha ilgi çekici hale getirmelerine ve öğrencilerin yaratıcı düşünme potansiyellerini en üst düzeye çıkarmalarına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Türkçe öğretiminde yaratıcı düşünme, dil öğreniminde yenilikçi bir yaklaşım arayan tüm eğitimciler için vazgeçilmez bir kaynak!
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Antakyalı Kâsım Şeybânî ve NASÎHATNÂME’si
Bugün İnegöl’de kendi adına nispet edilen Kasım Efendi Camii’nde medfun olan ve İnegöl’ün manevî sembollerinden birisi addedilen Antakyalı Kâsım Şeybânî, bugüne kadar isim müşterekliğinden dolayı başka mutasavvıflarla karıştırıla gelmiştir. Bu çerçevede özellikle mesleği, tarikatı ve nesebi etrafında teşekkül eden rivayetler Kâsım Şeybânî’nin asıl kimliğinden büsbütün farklıdır. Bu çalışmayla Kâsım Şeybânî’nin etrafında oluşturulan bilgi karmaşası giderilip bir eserinin ilmî neşri ilk defa yapılmaktadır. Elinizdeki kitapta Kâsım Şeybânî’nin hayatı ve sanatına yönelik tespitleri müteakiben, daha önceki yayınlarda varlığından söz edilmeyen Nasîhatnâme’sinin çeviri yazılı metni, incelemesi ve orijinal metninin tıpkıbasımı bulunmaktadır. 1512 yılında Bursa’da telif edilen eser, nispeten erken bir dönemde yazılmış telif bir nasihatname olması bakımından dikkate şayandır. Nasîhatnâme’nin bölüm başlıkları daha çok dinî mevzulardan müteşekkil olmakla birlikte muhtevada dönemin toplumsal ve siyasi meselelerinden akisler de bulunmaktadır. Bu akisler, Memluklu hâkimiyet sahasında yetişip ilerleyen yaşlarında Osmanlı’nın önemli merkezlerinden biri olan Bursa’ya göçen bir şahsın kaleminden yansımaları bakımından da ayrıca dikkat çekicidir. Bunların yanı sıra adeta atasözü, kalıp ifadeler ve deyimlerle örülen metin Türkçe söz varlığı açısından da oldukça zengindir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Cryptocurrencies And Economic Modeling
This book offers a comprehensive journey through the evolving world of cryptocurrencies and their intersection with modern econometric forecasting. From the origins of Bitcoin and the rise of decentralized finance to the emergence of smart contracts and digital communities, readers gain a deep understanding of blockchain’s economic and societal impact. Bridging theory and practice, the book explores ARIMA models, machine learning, and neural networks as powerful tools for forecasting in a data-driven economy. It also addresses critical issues such as model interpretability, ethics, and regulatory challenges. Ideal for economists, data scientists, and crypto enthusiasts alike, this work emphasizes the importance of interdisciplinary thinking in navigating the future of finance, technology, and economic modeling in an increasingly digital world.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Yönetmen Sineması Cilt-I: Klasik Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
Bir heykeltıraş tek başına heykelini tamamlayabilir. Bu resim sanatı için de, müzik için de, edebiyat için de böyledir; ancak sinemadır ki içinde barındırdığı tüm disiplinlerin vücut bulacağı bir ekip çalışmasına gereksinim duyar. Bazı filmlerde neden müzik ön plandadır ve yönetmen için vazgeçilmezdir. Bazı filmlerde müzik neden hiç yoktur. Bazı filmlerde plan sekans yoğun bir şekilde kullanılırken, neden bazı filmlerde kısa planlar ve hızlı bir kurgu tercih eder yönetmenler. Bazı filmler pastoral bir ambiyans içerirken, neden bazı filmler hep iç mekanlarda geçer. Bu soruların yanıtları yönetmen sinemasında aranmalıdır. Astruc’un camera-stylo kavramını kullanmasıyla başlayıp, auteur kuramın şekillenmesiyle gelişen süreç, Türk sinemasında da karşılık bulmuştur. Türk Sineması’nın paltosu Ömer Lütfü Akad, toplumsal gerçekçi sinemanın öncülerinden Metin Erksan ve Yılmaz Güney, ulusal sinema tartışmalarına öncülük eden Halit Refiğ, farklı türlerde eserler veren Atıf Yılmaz, yönetmen sineması kapsamında bölümler halinde ele alınmıştır.
₺650,00