KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

BORÇLANMA, BÜYÜME VE KRİZLER
₺235,00 -

Benim Gördüğüm Tanpınar
₺440,00 -

Avrupa Birliği ve Türk Finans Piyasalarının Entegrasyon Süreci
₺455,00 -

ANTHROPOLOGY AND THE CLASSICS
₺495,00 -

AİLE İŞLETMELERİNDE STRATEJİK YÖNETİM
₺520,00 -

20. Yüzyıl İspanyol Romanında Yüzyıl Ortası Kuşağı
₺275,00 -

Zübdetü’t-Tevârih’te Peygamberler Tarihi: Gelibolulu Mustafa Âlî’nin Eseri ve Tahlili
₺315,00 -

Modernizmin Düşünsel Tarihi ve Avangart Sanat Hareketleri
₺1.000,00 -

İş Yaşamına Manevi Bakış
₺230,00 -

Sultan (V) Murad’ın Ölümü
₺250,00 -

Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960)
₺800,00 -

Yeni Medyanın Toplumsal Yansımaları
₺520,00 -

VEDAT TÜRKALİ
₺455,00 -

Uluslararası Rejimler
₺210,00 -

Türkiye’de Göç Politikaları
₺575,00 -

TÜRK ROMANINDA POSTMODERNİZM
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Hamzaname -I-
Bu neşirde İstanbul Üniversitesi, Nadir Eserler Kütüphânesi
Türkçe Yazmalar, Nu.1132deki Hamzanâme nüshası kullanılmıştır.
Eser, Hicrî 1268 Receb ayında istinsah edilmiştir.
Hz. Danyal’ın öldüğü gün, hamile olan karısı Şemse Bânû bir erkek çocuk dünyaya getirir. Bu doğan çocuk Hamzanâme’nin ana kahramanlarından biri olan Büzürcmihr’in (Hâce-i Dânâ) dedesi olan Câmasb’dır. Aynı zamanda yazmanın başında anlatılan Şahmaran hikayesinin de baş kahramanı olan Câmasb odunculuktan yetişme ilim ve irfan sahibi biri olup; Keyânilerin padişahı Keyhüsrev’in de sadrazamlığını yapmıştır. Keyhüsrev’in eski ve büyücü veziri Şemhûr’un da rakibi olan Câmasb vefat edince; geriye oğlu Baht Hammâl kalır. Ancak o da Şemhûr’un oğlu ve Keyhüsrev’in yerine padişah olan Keykubâd’ın baş veziri Şemun tarafından öldürülmüştür. Ancak karısı hamile olduğundan bir erkek çocuk doğurur. Çocuk hüsn ü cemal sahibi, yetenekli biri olduğundan kendine Büzürcmihr lakabı takılır.
Büzürcmihr, dedesi Danyal Aleyhisselamın verdiği bir kitap ve hırkası sayesinde ilim irfan sahibi, rüya tabirinde mahir, geçmiş ve geleceğe dair isabetli yorumlar yapan basiretli bir kişi olarak Medâyin hükümdarı Keykubât’ın huzuruna getirilir. Padişahın unuttuğu rüyasını ona hatırlatıp doğru tabir edince; babasının katili Şemun’un yerine Veziriâzam olarak atanır ve Hâce-i Dânâ olarak ün yapar.
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Jeopolitik Sorunları
Kuşkusuz Türkiye’nin bir deprem ülkesi olması ve enerji kısıtı bir yana bırakılacak olursa, pek çok jeopolitik üstünlüğünden bahsedilebilir. Coğrafi konumu, dört mevsimin yaşandığı ılıman iklimi, verimli toprakları, yeterli nüfus miktarı, dünya ortalamasının üzerindeki yüzölçümü, denizlere uzun kıyılarının bulunması, İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahip olması, yüksek tarım potansiyeli, turizm çekicilikleri, yüzyıllardır farklı medeniyetlerden sentezlenerek bugüne taşınan beşeri hafızası ve Batı Medeniyeti ile Doğu Medeniyetini, İslam dünyası ile Hristiyan dünyasını harmanlayan yapısı bunlar arasında sayılabilir. Kısaca Türkiye sıkça söylenildiği gibi dünyanın en değerli arsalarından birinin üzerinde inşa edilmiştir. Ancak sayılan bütün bu üstünlükler, aynı zamanda Türkiye’nin günümüzde yaşadığı önemli jeopolitik sorunların, ekonomik istikrarsızlıkların, güç odaklarının ilgi alanları ve hedeflerinin üzerinde olmasının da tetikleyicisi durumundadır.
Türkiye’nin de içinde sayıldığı Ortadoğu ise sınırları yapay, etnik yapıları farklı, çok zengin yeraltı kaynakları bölge dışındaki güçlü ülkeler tarafından denetlenmek istenen, insanının çıkarlarının fazlaca dikkate alınmadığı ve dünyanın dış müdahalelere en açık coğrafi bölgesi durumundadır. Daima sorun üreten ve gelecekte de üretme potansiyeli yüksek böyle bir bölgenin kıyısında yer alan Türkiye, elindeki muhteşem coğrafi ve jeopolitik üstünlükleri tutarlı, hassas ve akılcı yönetebilmelidir. Aksi durumda var olan jeopolitik üstünlükler, mevcut ve olası istikrarsızlıkların, taraf olunan krizlerin, jeopolitik sorunların temel nedeni halini alır. Başka kelimelerle Türkiye, bekası için yönetenleri ve yönetilenleri ile hep birlikte farkındalığı yüksek ve güçlü bir ülke olmak zorundadır.
Bu nedenle kaleme aldığımız bu kitap, başta üniversitelerimizin Coğrafya Bölümleri ile Eğitim Fakültelerinin çeşitli bölümlerinde okutulmakta olan “Siyasi Coğrafya”, “Siyasi Coğrafya ve Türkiye Jeopolitiği” gibi lisans derslerini alan gençler ile Coğrafya ve Sosyal Bilgiler Öğretmenleri için kaynak oluşturabilmek ve Cansu, Cem, Dilek, Doruk, Ege, Gökhan, İrem, Mert, Onur, Özlem, Pınar, Selahattin, Yağmur, Yalçın, Yazal ve Türkiye’nin geleceğine dokunacak olan nice gençlerin, ülkemizin zaten bildikleri coğrafi üstünlerinin yanı sıra güncel temel jeopolitik sorunları hakkında da fikir sahibi olmaları amacıyla, eleştirel ancak objektif bir bakış açısıyla geçmişe de göz atarak hazırlanmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Erkeklik
Yeni milenyumdan bu yana Türk sinemasında görünüm kazanmaya başlayan erkeklik krizi, toplumsal cinsiyet çalışmaları çatısı altında gelişen önemli bir alana dönüşmüştür. Kültürel üretimin ve özellikle sinemanın eğildiği bu kriz anlatısı, anaakım filmlerin merkezinde yer almış ve erkek karakterlerin toplumsal çözülmelerini perdeye yansıtan bir araca dönüşmüştür. Bu bağlamda 2000’lerin başından bu yana biriken ‘erkek filmleri’ ya da erkeklik krizine dair görünümler sunan filmler, bu krize dair çeşitli söylemler üretmiştir. Bu çalışmanın merkezine, yeni milenyumun Türk sineması bağlamında üretken yönetmenlerinden Onur Ünlü alınmıştır. Senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği filmler ve bu filmlerin erkek karakterleri, erkeklik krizi üzerinden incelenmiştir. Yönetmenin erkek karakterlerinin daima krizle, şiddetle, hastalıkla ve ölümle yüzleştiği, tüm ilişki biçimlerinde sorunlu olduğu ve erkeklik krizlerini doğrudan deneyimlediği saptanmıştır.
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mahmud’un Ölümü
Hiç
Bir abide o suskun ve dik, yüzü yok başı kesik.
Toprak saklarken canı, ateşten yazılmış kanlı fermanı.
Kim bilir hangi bahtsız yatar göğsünde, karanlığın içinde.
Yazıt silik, harfler gömülü, zaman durmuş; ne diri ne ölü.
Ve bilir o tanık: Mühürlense de sesi, kalır çağlara direnen nefesi.
İhanet solar hakikat yeşerir, her suskun yazıt bir gün dile gelir.
Dua bilmez yüreği sızlar, bir damla gözyaşında maziyi anar.
Unutma! Suskun gölge konuşur; unutansa kendiyle avunur.
Mezar değil çağların saklı hecesi, devlete adanmış başın nefesi. Bir çift göz deler gecenin bağrını, yarınsız çağırır intikamını. Asırlar geçse de abidenin önünde, suskunluğun en gür sesinde.
Kanla yoğrulmuş yemin taşır, hangi el değse geçmişi çağırır.
Kimi ışıklarla uyur, kimi rahmet okur.
Kimi dua ile yükselir, kimi şarkıyla süslenir.
Geçersen bir gün önünden, hakikat seslenir derinden.
Ama ölüm hep terazidir; zaferin izi kalıcı, ufukta sessizdir. Aralanır sonsuzluğun kapısı, kapanırken insanın o son yarası. Bir ses yükselir hiçliğin ortasında;
Ölümden daha ciddi ne var bu dünyada?
₺235,00
KİTAP TANITIMI
14-16. YY. ÇAĞATAY VE AZERİ EDEBİYATI ( Klasik Türk Edebiyatı Ana Çizgileri 1)
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Ayânzâde Nâmık Ekrem’in Manzûm ve Manzûm-Mensûr Eserleri
1. Meşrutiyet’in 23 Temmuz 1908 tarihinde ilan edilmesi, demokrasi tarihi açısından önemli bir dönüm noktasını teşkil etmektedir. Monarşiden Meşrutiyet’e geçişi ifade eden bu tarihten kısa bir süre sonra 13 Nisan 1909 tarihinde 31 Mart Vakası olmuş ve Sultan II. Abdulhamid tahttan indirilip İttihat ve Terakki dönemi fiilen başlamıştır. Osmanlının bu çalkantılı dönemlerinde İstanbul’da öğrencilik, öğretmenlik ve yayıncılık faaliyetlerinde bulunan Ayânzâde Nâmık Ekrem, kaleme aldığı eserleriyle Meşrutiyet’in ateşli bir savunucusu olarak yer almıştır. Şiir, edebiyat, din, ahlâk ve sosyal meseleler konusunda manzum, manzum-mensur ve mensur kırk civarında eseriyle bir külliyat oluşturan bu isim, çok yönlü kişiliği ile çalışmamıza konu olmuştur.
Bu çalışmada, Nâmık Ekrem’in “Vatan için faydalı kitaplar” serisi içerisinde Osmanlı Türkçesiyle yayımladığı manzum eserleri olan Zevâhir-i Pejmürde, İnkılâb, Yâdigâr, Zafer-i Hürriyet, 10 Temmuz Hâtırası ve manzum bir mesnevî denemesi olan Hicrân ile manzum-mensur karışık yazılan Bahâr-ı Edeb ve Şi‘r-i Hakîkat isimli edebî eserleri günümüz Türkçesine aktarılmıştır. İlk defa toplu olarak okuyucuyla buluşacak yeni harfli bu metinlerin devrin sosyal, siyasal ve edebî tezahürleri ile bir ışık olması hedeflenmiştir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
ORTA ANADOLU VOLKANİKLERİ ÜZERİNDE DRENAJIN GELİŞİMİ
Bu kitap, Yurdumuz, İç Anadolu Bölgesinde Orta Anadolu Volkanikleri” olarak tanımlanan ve oldukça geniş alanlarda yayılış gösteren, çeşitli yaş ve cinsteki volkanik kayaçların oluşturduğu alanlar üzerinde kurulan drenajın morfometrik-morfografiközelliklerini tanımlamaktadır.
Karadağ, Karacadağ, Hasan Dağı-Keçiboyduran Dağı-Melendiz Dağı volkanik kütleleri üzerinde kurulan drenajın sayısal özellikleri belirlenmiştir.Volkanik kütleler üzerinde drenajın kuruluşuna etki eden morfodinamik denüdasyonal etken ve süreçlerin drenaj üzerine yansıyan sayısal verileri değerlendirilerek, söz konusu alanınNeotektonik dönemjeomorfolojik gelişimi aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
İleri Yetişkinlikte Hayat Boyu Öğrenme
21. yüzyıl, yaşam süresinin uzadığı ve ileri yetişkinliğin toplumsal yaşamda giderek daha görünür hâle geldiği önemli bir demografik dönüşüm dönemidir. Bu yeni dönemde öğrenme, gençlik yıllarıyla sınırlı olmaktan çıkarak yaşamın bütününe yayılan dinamik bir Hayat Boyu Öğrenme sürecine dönüşmektedir.
İleri Yetişkinlikte Hayat Boyu Öğrenme: Kırsal ve Kentsel Deneyimler, Engeller ve Aktif Yaşlanma adlı bu kitap, köyde ve şehirde yaşayan 20 ileri yetişkinin deneyimlerinden hareketle öğrenmenin yaşamın ilerleyen dönemlerindeki anlamını ele almaktadır. İleri yetişkinler ne öğrenmek istiyor, neden öğreniyor ve öğrenme hayatlarına nasıl dokunuyor? Yaşanılan çevre, öğrenme olanaklarını nasıl şekillendiriyor?
Kitap, öğrenme ihtiyaçlarını, motivasyonları, ortamları, engelleri ve yaşam boyunca biriken becerileri inceleyerek hayat boyu öğrenme ile aktif yaşlanma arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır. Eser, Halil Karka’nın Doç. Dr. Hüseyin Kaygın danışmanlığında yürüttüğü akademik bir araştırmanın ürünü olmakla birlikte, elde edilen bulguları daha geniş bir okuyucu kitlesiyle buluşturmayı ve ileri yetişkinlikte hayat boyu öğrenmeye ilişkin tartışmalara katkı sunmayı amaçlamaktadır.
KİTAP TANITIMI
OSMANLI MİNYATÜRÜNDE KADIN
Genelde Müslüman sanatçılar, resim çalışmalarında mimesisten kaçıp, derinlik ve üç boyutluluk tekniğinden uzak durmuşlardır. Özellikle de resimdeki figürlere karşın muhafazakar bir tutum sergilemişlerdir. Bu muhafazakar yaklaşım, kadın figürüne gelince, daha da artmıştır. Ancak Osmanlı resim tarihine baktığımızda, bu kısıtlayıcı görüşlere rağmen, minyatür çalışmalarında, kadınların varlığının önemli bir yere sahip olduğunu görmekteyiz.
Bu çalışma, kadının Osmanlı minyatüründeki varlığını, konuya göre sınıflandırarak, kadının aşk, sanat, toplumsal, dini vs. alanlardaki varlığını incelemektedir.
KİTAP TANITIMI
BİR ARA NESİL HİKÂYECİSİ ABDULLAH ZÜHDÜ
Bir Ara Nesil Hikâyecisi, Abdullah Zühdü Hayatı-Eserleri-Hikâyeciliği başlıklı çalışmamız “Ön Söz”, “Giriş”, “Sonuç”, “Kaynakça”, “Ekler” dışında dört bölümden oluşmaktadır. “Giriş”te hem yaşadığı dönem hem de bizden önce Abdullah Zühdü ile ilgili yapılmış çalışmalar, ana hatlarıyla değerlendirildi. Şimdiye kadar Abdullah Zühdü hakkında ayrıntılı bir biyografik çalışmanın yapılmamasından dolayı “Birinci Bölüm” yazarın hayatı ve eserlerine ayrıldı. Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Beyazıd Devlet Kütüphanesi, Süleymaniye Kütüphanesi, Millet Kütüphanesi, Millî Kütüphane, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, İstanbul İl Nüfus Müdürlüğü ve Galatasaray Lisesi Arşivi’nden yapılan araştırmalar sonucunda tespit edilen bilgiler ve belgeler ışığında yazarın biyografisi oluşturuldu.
“İkinci Bölüm”de otuz yıldan fazla bir süre gazetecilik yapmış olmasından ve Yeni Gazete gazetesiyle Türk basın tarihinde önemli bir yer edinmesinden dolayı Abdullah Zühdü’nün gazeteciliğine yer verildi.
Çok okunan, ilgi gören polisiye, aşk romanlarını yazan Zühdü, Türk romancılığında romancı kimliğiyle de karşımıza çıkar. Bu yüzden “Üçüncü Bölüm”de yazarın birkaç romanı, ele alınarak romancılığı anlatılmaya çalışıldı.
“Dördüncü Bölüm”de ise Zühdü’nün çalışmamızın esas konusunu oluşturan hikâyeleri incelendi. Zühdü’nün yazın hayatına ilk defa hikâye türüyle başlamış olmasından dolayı bu çalışmamızda hikâyeciliği, metodolojik olarak incelendi. Eserlerinin ve çalışma alanlarının fazla olmasından dolayı romancılığını ve gazeteciliğini müstakil çalışmalar olarak daha sonra yayımlamayı uygun gördük.
Elde edilen orijinal belge ve bulgular, “Sonuç Bölümü”nde sunuldu. Ayrıca Zühdü’nün hikâyelerinden birkaç örnek sunularak hikâyelerindeki yapı ve üslup gösterilmeye çalışıldı.
“Ekler Bölümü”nde ise Zühdü hakkında kütüphanelerde ve Osmanlı Devlet Arşivi’nde elde edilen belgeler verildi.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Social Media Its Impact and Its Use
The rise of the Internet has brought social media into our lives. In one way or another, a huge portion of the population utilizes social media daily. Yet many fail to consider the impact of social media in their lives. To what extent has social media changed your life? Are there sides to it that we are unaware of? The analysis of social media may seem straightforward on the outside, however, research has revealed its multifaceted impact. What is the difference between active and passive users? Has social media increased our tolerance? How has social media changed the landscape for businesses? What type of algorithms are used to decide what appears on a users newsfeed? These questions as well as many others are addressed in this book. The book also provides different worksheets that help the reader implement what is discussed and to become aware of how they utilize social media in their lives.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Recueil d’Auteurs et de Textes de la Littérature Française
In an increasingly digitized world, traditional process management techniques are becoming obsolete. Dr. Ozge Doguc’s book explores new technologies like process mining and robotic process automation for enterprise process management.
Decorated with case studies, “Process Management and Digital Solutions for Enterprises” explains how process management should be done in modern enterprises. Dr. Doguc shows us how traditional enterprise processes such supply chain operations and enterprise resource planning must evolve to catch up with technology. Case studies and real-life applications from production, HR and sales provide guidance to the readers from different backgrounds.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
YENİ TELEVİZYON TEKNOLOJİLERİ VE DEĞİŞEN HABERCİLİK
Dijitalleşme ile birlikte iletişim teknolojilerinde hızlı bir dönüşüm yaşanmıştır. İnternet ve televizyonun iç içe geçmesiyle ortaya çıkan yeni televizyon teknolojileri hayatımızın pek çok alanında karşımıza çıkmaktadır. Habercilik de yeni televizyon teknolojileriyle birlikte biçim değiştiren alanlardan biri olmuştur. İnsanlığın en eski ihtiyaçlarından biri olan haber alma ve bilgi edinme ihtiyacı yeni televizyon teknolojileriyle birlikte ivme kazanmış; bilgiye ve habere ulaşmak da çok daha kolay hale gelmiştir.
Bu çalışma haberin toplanması, yazılması ve sunulmasındaki dönüşümü televizyon haberciliği çerçevesinde ele almaktadır. Sosyal medya tarafında ise ve yoğunlukta eğlence nitelikli içeriklerin paylaşıldığı Instagram’da haberciliğin nasıl şekillendiği incelenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
COMPUTATIONAL FORMALISM in LITERARY STUDIES
Shklovsky wrote in 1917 that art makes the stone stony. The claim assumed a baseline, habitual language against which literature registers as friction. Formalism never measured it. By 1930 the movement was finished and the term undefined. This book treats that as unfinished business. Emrah Peksoy argues that the computational analysis of literary corpora with language models supplies what Formalism lacked. It provides an empirical description of linguistic expectation. Once the norm exists, deviation stops being a metaphor. Defamiliarization becomes predictive failure. Literariness resolves into a geometry of fiction, prestige, and foregrounding. Narrative shape becomes a semantic trajectory across the novel. Each measure is derived from theory, tested where it fails, and returned to the reader. The algorithm measures the norm and its violation. The critic still reads. And formalism returns in modern dress as computational formalism.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
Türk Sinemasında Öncüler
Altmışlı yıllar, Türk Sinemasının altın yılları olarak kabul edilir. ‘Sinemacılar Kuşağı’ diye bilinen bu dönem, hem nicelik hem nitelik bakımından en güçlü yapıtların ortaya çıktığı yıllardır. Bu yıllarda, özellikle dört yönetmenin filmleri öne çıkmaktadır; Metin Erksan, Lütfi Akad, Atıf Yılmaz, Halit Refiğ.
Erksan, Yılanların Öcü, Susuz Yaz ve Kuyu’da köy gerçekliğini çarpıcı biçimde beyaz perdeye taşırken, Acı Hayat, Ölümsüz Aşk ve Sevmek Zamanı gibi kent filmlerinde de, aşk teması üzerinden sınıf çatışmasını ve bu çatışmanın tarafı olan burjuvaziyi eleştirir. “Yeşilçam” kalıplarının dışına taşan, kendine özgü bir üslupla yapar bunu. Filmlerinde ayrıksı üslubunu yaratmayı başaran Metin Erksan, auteur deyince akla gelen yönetmenlerimizin başında gelir.
Metin Erksan’la birlikte, “Siyah beyazı” en etkili kullanan ve auteur sıfatını fazlasıyla hak eden Lütfi Akad, Türk sinemasının en önemli yönetmenlerinden biridir. Olağanüstü bir sadelikle, büyük anlamlar yaratabilen Akad, karakteri ve duruşuyla da örnek bir şahsiyettir.
Atıf Yılmaz ise; filmografisinin en önemli ve en çarpıcı kısmını 80 sonrası yaptığı, Müjde Ar’lı kadın filmleriyle oluşturur.
Halit Refiğ; Doğu Batı arasında entelektüel bir sinemacı. Ulusal sinemanın teorisini yazıp kavgasını yapmış olsa da, filmlerinde bunu ne kadar başardığı hep meçhul kaldı.
KİTAP TANITIMI
Sosyal İnşacılık Perspektifinden Teorik ve Uygulamalı Bilimsel İncelemeler
Sosyal İnşacılık, son yirmi yılda Uluslararası İlişkiler alanında büyük bir popülerlik kazanmış ve Türkiye’de de Sosyal İnşacılık (Social Constructivism) kavramıyla özdeşleşmiştir. Sosyal inşacılık, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler teorilerini kucaklayan benzersiz bir yaklaşımdır.
Kitabımız, sosyal inşacılığın ne olduğu veya ne olmadığı sorularına teorik ve pratik bir yaklaşımla yanıt aramaktadır. Sosyal inşacılık, tarihsel olayların perspektifinden realizm ve liberalizm gibi ana akım ideolojilere eleştirel bir bakış sunar. Kitabımız, Batı dünyasının toplumsal başarılarının ve kazanımlarının ardında yatan insanlık dramı üzerinde vurgu yaparken, sosyal inşacılığın ana temasından biri olan sosyal toplumsal hayatın gerçekliklerle şekillendiğini öne sürmektedir. Devletler ve bilim insanları kesin ve değişmez kurallardan bahsedemezler.
Kitabımızda, sosyal inşacılık perspektifinden dünya tarihindeki önemli dönüm noktaları ele alınarak, insanlık adına yapılan müdahalelerin başarıları ve başarısızlıkları, uluslararası alanın çeşitliliği detaylı bir şekilde incelenmektedir. Bu bilgiler ışığında, okuyuculara daha geniş bir bakış açısı sunarak küresel ilişkilerdeki dinamikleri ve karşılaşılan zorlukları anlamalarına yardımcı olmak hedeflenmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Ömer Demirbağ ve Şiiri
Klasik Türk şiiri geleneği günümüzde de devam etmektedir. Bu geleneği sürdüren şairlerden biri de Dîvan sahibi Dr. Ömer Demirbağ’dır. Şair Dîvan’ındaki şiirlerinin büyük bir bölümünü gazel türünde kaleme alırken şiirinin merkezine aşkı yerleştirmiştir. Bu çalışmada Ömer Demirbağ’ın Dîvan’ında yer alan çok sayıdaki şiiri yorumlanmaya çalışılmıştır. Şiirlerinde mahlas kullanmayan ve bir aşk insanı olan Demirbağ’ın şiirleri içerik ve hayal unsurları bakımından bir özgünlük taşımakta, şairin hâlini dışa vurmakta, anlatım, üslûp ve zarafet açısından da kadim zamanların zevkini tattırmaktadır. Ayrıca eserin son bölümünde şairin şiirlerinden yapılan pek çok besteye de yer verilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
DİN EĞİTİMİ AÇISINDAN KURANA GÖRE İTÂAT KAVRAMININ OLGUSAL ANALİZİ
İtaat, hayatın öncelikli ve değişmez konularından biridir. Beşeri, insan yapan, şeytanı ilahi rahmetten uzaklaştıran, itaat konusundaki tavırdır. İnsanlar her dönemde belirli varlıklara itaat etmiştir; değişen sadece itaat edilenler ve itaatin kapsamı olmaktadır. Dini ve dünyevi işlerimizde kaçınılmaz olan, kulluk, huzur ve sosyal hayatın temel dayanağı itaat; tüm kâinat için söz konusudur.
Doğru ve şartları belirlenmiş olan itaat her iki dünyada insana mutluluk vermektedir. Tevhidi, sadece bilmek ve anlamak iman kabul edilemeyeceği gibi; İslamiyet de salih amel ve itaat olmaksızın imanı tek başına yeterli görmemektedir. Kulluğun, bireysel ve sosyal düzenin temini doğru itaat ile mümkündür.
İtaatin türleri, itaat kültürü ve unsurları, itaati istenenler ve yasaklananlar, itaati kolaylaştıran ve zorlaştıran faktörler, itaatin geçerlilik şartları ile dünyevi ve uhrevi sonuçları; itaatle ilişkisi bulunan nefis ve irade eğitimi, irade ve kudret, imtihan, ilahi bilgi, özgürlük ve sorumluluk, ahlak, nifak, akıl, kalp, vicdan ve taklit kavramlarının açıklandığı kitap; İslam düşüncesindeki itaat anlayışını irade, özgürlük ve sorumluluk ekseninde analiz etmektedir.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Fosil Büyümeden Yeşil Kalkınmaya: Küresel Ekonomide Yeni Denge Arayışları
Fosil yakıtlara dayalı büyüme modelinin sınırlarının belirginleştiği günümüzde, enerji, kalkınma ve yeşil dönüşüm arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmek kaçınılmaz hâle gelmiştir. Bu kitap, ekonomik büyümenin tarihsel dinamiklerinden çevresel sürdürülebilirliğe, dış ticaret politikalarından jeoekonomik rekabete, kamu yönetiminden devletin dönüşen rolüne kadar uzanan geniş bir çerçevede okura bütüncül bir analiz sunmaktadır. Enerji güvenliği, kritik mineraller, düşük karbon ekonomisi, yeşil sanayi politikaları ve küresel güç mücadeleleri gibi çağın belirleyici başlıkları, disiplinler arası bir bakışla ele alınmaktadır. Eser, yalnızca mevcut dönüşümü açıklamakla kalmamakta; aynı zamanda fosil büyümeden yeşil kalkınmaya geçişin hangi ekonomik, kurumsal ve stratejik koşullar altında şekillendiğini tartışmaktadır. Kuramsal derinliği ile politika tartışmalarını bir araya getiren çalışma, karmaşık kavramları sadeleştirmeden anlaşılır kılmakta; Türkiye’nin ve dünyanın önünde duran enerji, rekabet ve sürdürülebilirlik sorunlarını uzun vadeli bir perspektifle değerlendirmektedir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ ve AVRUPA BİRLİĞİ-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
Türkiye ve AB arasındaki yarım asırdır süregelen inişli çıkışlı ilişkilerin Avrupa Birliği’ndeki siyasi ve kurumsal gelişmelerle iç içe değerlendirildiği bu çalışma, konuyla sadece akademik olarak ilgilenen okuyucuların değil, Türkiye-AB ilişkilerinin çeşitli veçhelerini yönlendiren karar alıcıların da başvuracakları kapsamlı bir kaynaktır.
Prof. Dr. Sinem Akgül-Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi
“Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu isimli çalışma AB, AB-Türkiye ilişkileri ve AB müzakere sürecini tarihsel bir bakış açısıyla okuyucuya sunuyor. Kitabın isminde de ifade edildiği gibi bu süreç gerçekten de bir atlıkarıncaya benzetilebilir. Kitap yalnızca tarihsel süreci ele almakla kalmıyor. Aynı zamanda AB’nin yeşil mutabakat, iklim değişikliği, dijitalleşme gibi 2030 hedefleri ve öncelikleri ile Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi koşulların bu süreci gelecekte nasıl etkileyeceğini de tahlil ediyor. Kitabın yazarı Prof. Dr. Özerdem hem AB’nin geçirdiği dönüşüm ve gelişime, hem de Türkiye-AB ilişkilerinin serüvenine ilişkin derin ve kapsamlı bilgiler vererek, çok boyutlu bir analiz gerçekleştirmiş. Kendisini bu alandaki literatüre yapmış olduğu değerli katkı için kutluyorum.
Doç. Dr. Çiğdem Nas, İktisadi Kalkınma Vakfı
Prof. Dr. Füsun Özerdem’in kaleminden çıkan “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, AB bütünleşmesinin temellerine, kurumsal yapısına ve AB-Türkiye ilişkilerine ışık tutan bir başucu kitabı niteliği taşımakta. Profesör Özerdem, AB’nin işleyişini güncel bir perspektifle değerlendirmekte, kurumsal mekanizmanın dönüşümünü güncel bilgilerle harmanlayarak AB’nin genel yapısı ve işleyişi konusunda kapsamlı bilgi sunarken uzun yıllardır pek çok kriz, kaçırılan fırsat ve sancılı bir diyalog çerçevesinde devam eden Türkiye-AB ilişkileri sorunsalını, uluslararası ilişkilerin yeni dinamikleri ve bu dinamiklerin AB ve Türkiye’ye açtığı yeni perspektiften analiz etmekte. Akıcı üslubu, sunduğu tarihsel bilgiler ve güncel analizler ile “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, bu alanda bilgi birikimine ve akademik donanıma sahip olmak isteyen okuyucuların kütüphanelerinde mutlaka bulunması gereken bir eser niteliğinde.
Doç. Dr. Sinem Ünaldılar Kocamaz, Ege Üniversitesi
₺390,00
KİTAP TANITIMI
The Struggle to Say “I” A Bilingual Journey of Womanhood, Resilience, and Poetry
For centuries, women have been written about. This book was born to write with them. Moving far beyond the traditional imagery of the gentle and delicate “Muse,” [The Struggle to Say “I”: A Bilingual Journey of Womanhood, Resilience, and Poetry] captures the modern struggle of women reclaiming their agency and claiming the right to say “I”. Spanning the entire continuum of human life—from love and passion to grief and mortality—this unique, bilingual collection speaks fluently in both English and Turkish. It carries the collective cry of women who have been silenced, hidden, or ignored, offering instead a testament to independence and unyielding resilience. Step into a world where every word carries the hope of healing, and discover what happens when the silent finally speak.
Assist. Prof. Dr. Raşit ÇOLAK
₺280,00
KİTAP TANITIMI
Timurlenk – Şark’ın En Büyük Hükümdarı –
Bu kitap, unutulmuşluğa terk edilmiş bir vatansever yazar ve romanını ortaya çıkarmak gayretinin bir ürünüdür. Bu tarihî roman ve yazarı Türkiye’nin en zor zamanlarında edebiyat dünyasında bir yıldız gibi bir görünür ve sonra çabucak kaybolur.
Önce II. Meşrutiyet Dönemi (1908 – 1920)’nin Türkçü dergilerinde adına rastladığımız Dündar Alp’in kimliği ve eserleri hakkında yayımladıımız bir makaleye ilavelerle inceleme kısmında yer verilmiştir. Ayrıca araştırmacıların istifadesi için Dündar Alp’ın şehit edilmesine dair gazetelerde çıkan iki makale de yeni harflere aktarılarak ilave edilmiştir.
Bu çalışmanın ikinci ana kısmını “Metin” kısmı oluşturmuştur. Burada yazarın Timurlenk – Şark’ın En büyük Hükümdarı – adlı romanı eski harflerden yeni harflere aktarılarak verilmiştir. Çalışma, şahsi kütüphanemizdeki orijinal nüsha üzende yapılmıştır. Bu kısımda okuyucunun anlamakta zorluk çekebileceğini tahmin ettiğimiz dil varlıkları günümüz Türkçesideki karşılıkları ile dipnotlarda açıklanmıştır. Yine bu dil unsurlarının bir sözlüğü çalışmanın sonuna ilave edilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Küresel Sağlık Krizi (COVID-19) OECD Ülkelerinin Uyguladığı Sosyal Politikalar
Covid-19 olarak adlandırılan küresel sağlık krizinin giderek ağırlaşan sonuçlarını hafifletmeye ve daha ağır bir tablonun ortaya çıkışını engellemeye çalışan ülke hükümetleri, kimi zaman birbiriyle benzeşen kimi zaman ise birbirinden farklılaşan politikalar uygulamıştır. Bu kapsamda geliştirilen politikaların farklılık göstermesi, ülkelerin yaşanmakta olan küresel sağlık krizinin yönetimindeki başarısını doğrudan etkilemektedir. Şüphesiz bu başarı ya da başarısızlığı etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bu faktörler arasında bu noktada ve sonrasında en önemlisi yaşanacak muhtemel bir küresel sağlık krizi için yol haritasının ve acil eylem planlarının oluşturulmasıdır.
Bu çalışmanın amacı, bu ihtiyaçtan yola çıkarak etkisi zayıflayan küresel sağlık krizinde seçilmiş OECD ülkelerinin uygulamaya geçirdikleri sosyo-ekonomik politikaların başarısı ya da başarısızlığını tartışmak ve her ülke için olduğu gibi Türkiye için de geçerli olan gelecek sağlık krizleri için yol haritası ve eylem planı oluşturulmasını sağlamaktır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
SÖMÜRGEDEN KÜRESELE ULUSÖTESİ AFRİKA SİNEMASI VE ABDERRAHMANE SISSAKO
Bu çalışma, Moritanyalı yönetmen Abderrahmane Sissako’nun ulusötesi bir mahiyete sahip sinemasını daha yakından tanımak ve Afrika Sineması ile ulusötesi sinema konularında akademiye küçük de olsa bir katkı sunmak amacı taşımaktadır. Mısır’ı dışarıda tutarsak, kendi sinemalarına 1960’lar gibi geç bir tarihte sahip olan Afrikalı ülkeler için film üretimi günümüzde de zor bir uğraştır ve kıta sinemacılarının bu zorlukları aşmak için Batı Avrupa ülkelerinden aldığı yardımlar, Afrikalı sinemacılara ve onların ürettikleri filmlere ulusötesi bir bağlamda bakmamızı zorunlu kılmaktadır. Biz de bu çalışma boyunca Moritanya’da doğan, Mali’de büyüyen, Sovyetler Birliği’nde sinema eğitimi alan ve günümüzde de Fransa’da yaşayan bir sinemacı üzerinden kıta sinemasının bu özelliğini incelemek istedik. Ayrıca Afrika ülkeleri bağımsızlıklarına kavuştuktan sonra doğan sinemacılar nesli arasında önemli bir yerde duran Abderrahmane Sissako’nun sinemasını inceleyerek, sömürge karşıtı ideallerle başlayan kıtadaki sinema çalışmalarının günümüzde nasıl bir boyuta evrildiği gözlemlenmeye çalışılmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
ULUSLARARASI GÜVENLİK ÇALIŞMALARI ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE ELEŞTİREL GÜVENLİK KURAMI
Uluslararası ilişkiler çalışmalarının bir alt-alanı olarak kurgulanan güvenlik teorisinin çalışma alanı bağlamında görece yeni oluşu göz önünde bulundurulduğunda, uluslararası ilişkiler tarihinin geriye dönük incelenmesi sonucu elde edilen verilerle dönüştürüldüğü anlaşılabilir. Antik Yunana kadar geriye götürülebilen güvenlik arayışlarının kuramsal temellendirilmesi, ancak yeniden okumalarla mümkün kılınabilmektedir. Az sayıdaki klasik eserlerin ışığında tarihlendirilen kuramsal pozisyonlar, devleti merkeze alan yaklaşımlara da arkaik bir atıf noktası oluşturmaktadır. Bu bağlamda ortaya çıkan literatür göstermektedir ki, güvenlik teorisinin muhteviyatı tarih boyunca radikal değişimlere uğrayarak bugünkü halini almıştır.
KİTAP TANITIMI
Düzceli Âlimler
Düzce denildiğinde yemyeşil ormanları, bereketli toprakları, serin yaylaları ve eşsiz doğal güzellikleriyle adeta bir tabiat cenneti uyanır zihnimizde. Ancak Düzce, bu doğal güzelliklerinin yanında yetiştirdiği insanları ve ilmî birikimiyle de dikkat çekmektedir.
Şehrin tarihsel mirasını korumak, kayıt altına almak ve gelecek nesillere aktarmak vazifesi güden bu kitap, aynı zamanda âlim, mütefekkir, müftü, müderris, muallim, mutasavvıf, hatib, vâiz, imam ve hoca sıfatlarını taşıyan kimselerin şehrin ilmî birikimine, kültürel hafızasına ve manevî mirasına yaptıkları katkıyı ortaya koymak iddiasındadır.
Muhammed Zâhid el-Kevserî’den Yusuf Suad’a, Şeyh Muslihuddin Efendi’den Kürtzâde Mehmed Sıdkı Efendi’ye, Yusuf Ziyaeddin Ersal’dan Hâfız Hasan Şen’e kadar Düzce’de doğmuş ve Düzceli unvanıyla tanınmış âlimler, Düzce’de yaşanan gündelik hayata, ülkemizin ilmî birikimine ve de İslam dünyasının zengin ilmî mirasına katkılar sunmuşlardır. Dolayısıyla kitap, taşranın sesine kulak vermek ve taşra-merkez arasındaki ilmî etkileşimin izlerini keşfetmek isteyenlerin ilgisini çekmeye adaydır.
₺1.500,00
KİTAP TANITIMI
Cuatro Ensayos Sobre Arte Dominicano
En la República Dominicana, bajo una de las tiranías más abrumadoras que ha padecido la tierra americana, hubo artistas que optaron por seguir la corriente practicando un arte adscrito a la ideología oficial, mientras otros, los más comprometidos, se decantaron por ser consecuentes y servirse de la expresión simbólica para instilar su desasosiego y oposición. Una misión, debido a la situación política internacional, compartida entre europeos exiliados en Ciudad Trujillo y dominicanos en común.
De tal modo, estos cuatro ensayos se proponen analizar el nacimiento y evolución de un arte bajo intensa presión, las resultantes tendencias plásticas e ideológicas de esta fricción, más la extraña confluencia de artistas de diferentes latitudes que lo hicieron posible en influencia mutua y conspiración.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Menippean Strategies in Peter Barnes Plays
This book analyzes Peter Barnes plays, The Ruling Class (1968), Leonardos Last Supper (1969), Noonday Demons (1969), and Dreaming (1969), as examples of modern Menippean satire. In contrast to formal verse satire, that is defined as a rhetorical attack upon a particular vice and includes praise for its opposite virtue in the midst of an argument, Menippean satire is difficult to define because of its protean structure. Therefore, whilst defining Menippean satire it is helpful to ask what Menippean satire does instead of what Menippean satire is. Menippean satire is a mingling of prose and poetry in its simplest sense. In addition, it always desires to reject any sort of absolutes regarding norms, cultural, religious or philosophical dogmas by creating a carnivalesque atmosphere. Because Barnes has written about similar themes in Menippean satire form throughout his career his plays may be considered as examples of modern Menippean satire.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Çağdaş Çocuk Şiirinde Değerler
Değerler eğitimi yeni olmamakla birlikte gün geçtikçe önemi daha iyi anlaşılan bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzün her şeyi hızla tüketen dünyasında değerler de aynı hızla yitirilirken değerler eğitiminde yeni ve etkili yollar bulmak kaçınılmaz olmuştur. Yazınsal ürünlerden yararlanmak bu yollardan biridir ve en çok da öyküler değerler eğitiminin verilmesinde bir araç olarak tercih edilir. Peki ya şiirler? Doğası gereği değerler eğitimine en yakın tür olan şiirler, bu anlamda daha arka planda kalmıştır. Bu kitapta şiirler aracılığıyla değerlerin nasıl verilebileceğine, şiirlerin değer yüküne dair tespitleri bulacaksınız. Çağdaş çocuk şiiri olarak adlandırılan 1980 sonrası kaleme alınan çocuk şiirlerinde hangi değerlerin nasıl ele alındığını, onar yıllık periyotlar arasında ele alınan değerlerde nasıl değişimler olduğu, kitap kapsamında incelenen şairlerin hangi değerleri ön plana çıkardığı gibi birçok veri, alanda çalışmalar yapanlara kaynaklık edecektir.
₺315,00