KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

GELENEK VE KİMLİK İLİŞKİSİ
₺650,00 -

FAZLULLÂH HAN LÜGÂTİ
₺890,00 -

Erken Cumhuriyet Dönemi Korunmaya Muhtaç Çocuklar Politikası
₺610,00 -

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ
₺275,00 -

Din Sosyolojisinin Tarihsel Serüveni
₺750,00 -

Dergicilik
₺405,00 -

Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar
₺315,00 -

Choice-Based Revenue Management with Applications to Hotels
₺210,00 -

Birleşmiş Milletler ve Türkiye’de Sosyal Refah
₺275,00 -

Bazı Felsefe Problemleri
₺325,00 -

Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi
₺380,00 -

Amik Ovası ve Yakın Çevresinin Jeomorfolojisi
₺340,00 -

100. Yılında Türk ve Anzak Halklarının Çanakkale Savaşı ve Şehitliği Algısı
-

Dijital Teknolojiler ve Akıllı Kentler: Belediyeler İçin Geleceğe Yönelik Stratejiler
-

Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi Salnamelerinde Zonguldak
₺750,00 -

Afet ve Dezenformasyon: 2023 Türkiye Depreminde HAARP Komplo Teorisi
₺200,00
KİTAP TANITIMI
DIFFERING PERSPECTIVES ON LITERARY TEXTS
This book entitled Differing Perspectives on Literary Texts, presents a literary world that is continuously changing and developing with new literary expressions, approaches, criticisms, interpretations, intertextual and interdisciplinary studies. Literature appears from storytelling that turns into a body of written work with artistic merits transforming and narrating stories of human experiences, cultural values, gender issues, societal norms. Literature with different interpretations and analysis of literary works under the light of pioneering figures criticisms or literary approaches and movements enrich literary perspectives that are instructive, entertaining, criticizing, illuminating, and diversifying. Literary interpretations, rewritings, adaptations, critical analyses, destructions and reconstructions with critical approaches and differing perspectives of old and new literary texts from diversifying standpoints will open new paths in further interdisciplinary and literary studies.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Corpus-based Contrastive Analysis of Support Verb Constructions by EFL Learners
Partly considered as one category of collocations, support verb constructions (SVCs) are described as word combinations, containing a verb and a noun, where the nouns carry the whole meaning and the verbs act as a complement. Despite being very common in English, SCVs seem to be problematic for many L2 language learners. This book therefore attempts to respond to the needs of EFL learners having hard time matching the word combinations and it uses a contrastive corpus analysis methodology based on native and non-native corpora. Having been greatly inspired by Firth (1957) who contended that “you shall know a word by the company it keeps”, I have also focused the emphasis on raising awareness of the EFL learners and teachers for the importance of the role of lexical co-occurrences in understanding word meaning. Hopefully, the prospective readers will appreciate this new perspective related to the combinative nature of English language.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kamu Kesimi İstihdamında Ücretlerin Vergilendirilmesinde Ayrımcılık
Ülkemizde ücret gelirinin vergilendirilmesinde yaşanan sorunlu alanlardan birisi de ücretlilerin hangi kanuna bağlı olarak istihdam edildiğine göre farklı vergi yüklerine tabi olmalarıdır. Bu çalışmada, hem kamu sektöründe çalışanların kendi aralarındaki hem de kamu çalışanları ile özel sektör çalışanları arasındaki vergi ve sosyal güvenlik primi yükleri karşılaştırılarak, yük farklılıklarının nedenleri ortaya konulmaktadır. Özellikle üst düzey memur ve kamu görevlilerinin maaş unsurları arasında tazminat, zam ve ödeneklerin sayıca fazla olduğu ve bu ödemelerin birçoğunun gelir vergisi ve sosyal güvenlik matrahlarına dâhil edilmediği görülmektedir. Dolayısıyla kamu personelinin kendi arasında üst düzey çalışanlar lehine bir vergi-prim yükü farklılığından söz edilebilir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, İş Kanunu hükümlerine tabi olarak çalışan işçiler ve özel sektör çalışanları ile kıyaslandığında ise farkın daha belirgin olduğu ortaya çıkmaktadır. Eşitlik, vergi yükünün adil dağılımı ve ödeme gücü ölçütü ile bağdaşmayan bu haksız uygulama ücret dengesini olumsuz etkilediği gibi çalışma barışını da zedelemektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
YÖNETİŞİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR
Sınırların ortadan kalktığı, küreselleşmenin hüküm sürdüğü günümüz dünyası; bilgi teknolojileri ve inovasyon gibi faktörlerin de etkisiyle hızlı bir değişime sahne oluyor. Sanayi Devrimi’nden bu yana süregelen geleneksel yönetim yaklaşımlarında; bilgiyi üreten, kodlayan ve kullanılabilir hale getiren “insan faktörü”, makine – otomasyon sistemleri ile iletişim teknolojilerinde yaşanan değişime uyum sağlamaya ve süreci yönetmeye gayret gösteriyor. Böylece, “yönetim” kavramı, yerini yavaş yavaş “yönetişim” olgusuna bırakıyor.
Söz konusu iletişim olunca, yönetimin iletişimi açısından, yönetişim kavramına akademik dünyanın bakışı ve katkıları da önem taşıyor. Bu amaçla hazırlanan “Yönetişimde Yeni Yaklaşımlar” isimli, editörlü kitapta, “yönetişim” kavramı çerçevesinde; “insan kaynakları, kurumsal iletişim, itibar yönetimi, kurumsallaşma kültürü, liderlik, sivil toplum kuruluşları, kültür-sanat, mimarlık, spor endüstrisi, sosyal medya, algı, marka, sponsorluk, kurumsal güven ve endüstri 4.0” gibi alan ve kavramlar ele alınıyor.
Eserde, “yönetimden, yönetişime doğru evrilme”nin yaşandığı sürece, akademik bakış açısı ile ışık tutan ve on farklı üniversiteden, onyedi akademisyenin, onaltı makalesi ile literarüre katkı sunulması amaçlanıyor…
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Gelibolu Vilayeti 1923-1926
1923 ve 1926 yılları arasında Vilayet olan Gelibolu, 1926 yılı sonunda Bakanlar Kurulu kararı ile Çanakkale’ye bağlı bir ilçe konumuna getirilmiştir. Eserimizde Gelibolu’nun Osmanlılar tarafından fethedildiği günden 1938 yılına kadar olan tarihsel süreç incelenmiştir. Gelibolu’nun idari, askeri, siyasi, nüfus ve demografik, sosyo-kültürel ve ekonomik yapısı ayrıntılı bir şekilde kaleme alınmıştır. Bu kapsamda Milli Mücadele Döneminde Gelibolu’nun işgal edilmesi ve işgal döneminde yaşananlar, vilayet ve yeniden ilçe yapılma süreci, Lozan Antlaşması’ndan sonra bölgenin askeri ve siyasi durumu, göçlerin Gelibolu’nun demografik, kültürel ve ekonomik yapısını nasıl şekillendirdiği, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile birlikte Türk ordusunun yeniden bölgede hakimiyeti ele alması ve Gelibolu’ya katkısı olan dönemin önemli şahsiyetleri araştırma konumuz olmuştur. Eserimizde Gelibolu’nun tarihinden örneklerle Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk yıllarında görülen değişim ve gelişim aşamaları verilmeye gayret edilmiştir.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
THE PALEOGRAPHICAL ANALYSIS OF THE MANICHEAN SCRIPT FOR MIDDLE IRANIAN AND OLD UYGHUR TEXTS
At the beginning of the 20th century, a significant mystery for researchers in fields such as archaeology, history, linguistics, and theology began to unravel with the discovery of Manichean written records in Central Asia and Upper Egypt. While Manichean texts were composed in various languages, the largest body of religious writings was primarily in Middle Iranian languages. Following Bögü Kagan’s conversion, many of these texts in Central Asia were translated into Old Uyghur, predominantly from Middle Iranian sources. This study explores the origins of the Manichean script and provides a comparative analysis of its development and paleographic characteristics across Parthian, Middle Persian, Sogdian, and Old Uyghur. Additionally, evaluations of certain paleographic features in the Manichean script have been incorporated into the study.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
İNGİLİZ ROMANINDA QUEER OKUMA
Ana akım edebiyat dizgesinin göz ardı edip değersizleştirdiği, ötekileştirdiği varoluşların ve kimliklerin sesini duyurabilmesi, edebi metinlerde özdeşimler yoluyla kendilerine bir varoluş alanı açabilmesi, ilginçtir ki, okurun verili metindeki anlamı muğlaklaştırmasına, ikilikleri ortadan kaldırmasına, heteronormatif düzeni kendi okuma süreci içinde altüst etmesine bağlı olabilir. İngiliz Romanında Queer Okuma, okur ve yazar arasında, queer anlamların inşa edileceği bir anlamlandırma alanının ve farklı bir eleştirel yaklaşımın süreçlerini ve dinamiklerini, İngiliz romanından okuma denemeleri ile incelemektedir. Kitap, Queer kuramın ana tartışma alanlarını ele alarak, okuma ve yazma süreçlerini queer kavramlar ışığında değerlendirir. Okuma ve yazma süreçlerinde, okurun ve yazarın kullandığı parodi, ironi, nostalji ve eğretilemeler gibi dilsel stratejilerin yazınsal metinler üzerinden örneklendirildiği inceleme, farklı toplumsal cinsiyetlerin ve kimliklerin, queer bir eleştirel yaklaşımla nasıl görünür kılınıp meşrulaştırılabileceğine de işaret etmektedir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
ANNE BEBEK BAĞLANMASI ve ANNE KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ
Anne ile bebek arasındaki ilk bağ aslında annenin bir bebek istemeye karar vermesiyle başlar. Bu bağ hamile olmanın öğrenilmesiyle fiziksel olarak somutlaşır, bebeğin doğumuyla birlikte ise karşılıklı, gözle görülür ve ölçümlenebilir bir hal alır. Dışardan sanki anne ile bebeğini birbirine bağlayan bir lastik bağ varmış gibi görünen bu sihirli süreç, annenin bebeğine bakımı, ilgisi, sıcaklığı ve sevgisiyle gelişir. Bebeğin annesiyle oluşturduğu bu bağ onun yaşamı keşfetmek için kullanacağı bir üs görevini görecek güvenli bir limana dönüşecektir. Bebek dünyayı keşfetmek için anneden ayrılacak, dünyayı keşfedip sonra tekrar güvenli limanına dönecektir. Tam da bu ayrılma ve geri dönme dönemlerinde annenin bebeğinden ayılış ve geri kabul edişleri bebeğin yaşamı keşfetmesindeki duygusunu oluşturmasına yardımcı olacaktır. Eğer anne, bebeği kendisinden ayrılırken kaygılı, korkulu ya da tedirgin ise bebek de anneden ayrılmakta aynı duyguları hissedecektir. Buna karşın anne, bebeğin bu ayrılık davranışlarına, onun, dünyayı keşfetmesi için yeterince cesaretlendirici ve güven verici davranıyorsa bebek de bu duyguları öğrenecektir. Benzer duygular kavuşma anları içinde aynı şekilde devam edecektir. Gün içerisinde yüzlerce kere olan bu olay bebek 1 yaşına geldiğinde artık binlerce kez yaşanmış bir ilişki kalıbına dönüşmüş olacaktır. İşte tam da bu durum bebeğin içsel çalışma modeli dediğimiz ilk ilişki modelini oluşturacaktır. Bu model bebeğin ilerde başka kişilerle ilişki geliştirirken başvurduğu bir referans olacaktır. Modelin oluşmasında bebeğin mizacı, hastalıkları, fiziksel yapısı gibi etmenler rol oynarken anne açısından ise kişilik özellikleri, bağlanması ve duygusal durumu rol oynayan bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Elinizdeki bu kitap anne ile bebek arasında gelişen bağlanma ilişkisinin nasıl oluştuğunu, aşamalarını, rol oynayan çeşitli etmenleri, kişilik kuramları ve konuyla ilgili çeşitli araştırmaları konu almaktadır. Konuya ilgi duyan akademisyenler, alanda çalışan uzmanlar ve anne-babalar için bir başvuru kaynağı olacağı düşünülmektedir.
KİTAP TANITIMI
1877-1293 Osmanlı-Rus Seferinden Halyas-Zivin- Kars Muharebeleri
Tarihi olayların aydınlatılmasında hatıraların çok büyük ehemmiyeti vardır. Osmanlı’nın yıkılış sürecindeki en önemli olaylardan biri olan 93 Muharebesi’nin Doğu Cephesi’nde cereyan eden hadiselerinin hem hatıra hem gözlem şeklinde ele alındığı Osmanlıca eser, Latin alfabesine çevrilmiştir.“Osmanlı Devleti’nin Belini Kıran Savaş” olarak değerlendirilen 1877-1878 Hadisesi, “Zivin, Halyas ve Kars Muharebeleri” başlığıyla detaylandırılmıştır.
Bu eserin satırları arasında bir taraftan savaşın şiddeti, hataları, başarıları ele alınırken; diğer taraftan dönemsel bir kamera gibi coğrafi kavramlar tasvir edilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
KAʻBE-NÂME
Bu kitap, 18. yüzyılda kaleme alınmış Kaʻbe-nâme adlı manzum bir eser üzerindeki incelemelerimizi ve bu konu çerçevesinde yaptığımız araştırmaları ihtiva etmektedir. Kaʻbe-nâme Kaʻbe’nin tarihinin, özelliklerinin ve Kaʻbe ile ilgili inanışların şiir formunda anlatıldığı bir mesnevidir. Bu manzume, Hicrî 1131 (Milâdî 1718/1719) yılında kaleme alınmıştır. Eserin yazarı Safî mahlasını kullanan Mustafa efendidir. Edirne doğumlu olan şairin hayatı ve eserleri hakkında bilinenler çok kısıtlıdır. Mevcut çalışmalarda yer alan bu bilgilere göre onun dîvân-ı hümâyûn kâtiplerinden olduğu, lakabının da halk arasında Tavîlebaşı Mustafâ olarak bilindiği belirtilmekte ve tezkirelerde ismi geçmeyen bir şair olduğu konusunda fikir birliği bulunmaktadır. Ancak yaptığımız araştırmalar bizi, bazı biyografik kaynaklarda ve tezkirelerde Safî’nin farklı bir isimle yer aldığı sonucuna ulaştırmış; bu durum, kitabımızda gerekçeleri ile ortaya konulmuştur.
Bu kitap, giriş ve dört ana bölümden oluşmaktadır. Üç kısımdan oluşan giriş bölümünde öncelikle Kaʻbe’nin sözlük ve terim anlamı üzerinde durulmuş ardından Kur’ân-ı Kerim’de geçen diğer isimlerinden bahsedilmiştir. İkinci olarak Hacerü’-l-Esved, Hicr, Hatîm, Mîzâb-ı Kaʻbe, Makâm-ı İbrahim, Zemzem, Zemzem Kuyusu, Safâ-Merve ve Beyt-i Ma‘mûr gibi Kaʻbe ile ilgili hususlar hakkında bilgi verilmiştir. Sonrasında ise Türk edebiyatında Kaʻbe konusunun işlenişi hakkında özet olarak bilgi verilmiş ve Kaʻbe mevzusuyla ilgili eserlerden bahsedilmiştir. Kitabımızın birinci ana bölümü, “Şairle İlgili Bilgiler” başlığı etrafında toplanan beş kısımdan oluşmaktadır. Bu bölümde şairin hayatı ve eserleri hakkında yaptığımız incelemeler neticesinde ulaşılan bilgilere yer verilmiştir. İkinci ana bölümde “Eserin Tanıtımıyla İlgili Bilgiler” üst başlığı etrafında toplanan dört alt başlık yer almaktadır. Bu kısımlarda “Eser adı”, “Beyit sayısı”, “Yazılış tarihi” ve “Nüsha bilgisi” gibi başlıklar altında eserin tanıtımıyla ilgili bilgiler bulunmaktadır. Üçüncü ana bölüm eserin şekil ve muhteva incelemesine ayrılmıştır. Bu kısımda öncelikle eserin nazım şekli, vezni, aruz kusurları gibi şekle dair özellikleri üzerinde durulmuş; ardından sırasıyla sebeb-i telif, yazılış şekli/yöntemi, bilgi güvenliği/doğruluğu, zamane şairlerini eleştiri, nasihat, muhteva ve beyitlere göre muhteva dağılımı gibi başlıklar altında eserin muhtevasıyla ilgili özelliklerinden bahsedilmiştir. Dördüncü ana bölümde ise manzumenin transkripsiyonlu metni bulunmaktadır. Bu bölümde manzumenin yazı çevirisi yapılırken her beyte numara verilmiş ve manzume transkripsiyon alfabesine uygun olarak Latin harflerine aktarılmıştır. Metnin hemen ardından manzume üzerinde yapılacak daha sonraki çalışmalarda kolaylık sağlaması adına alfabetik sırayla şahıs, mekân ve eser isimlerini muhtevi bir dizin eklenmiştir. Dizinin ardından metnin anlaşılmasını kolaylaştırması düşüncesiyle bir de sözlük hazırlanmıştır. Çalışmanın en sonunda ise eserin asıl nüshasının tıpkıbasımı yer almaktadır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Tüketici-Marka Etkileşiminde Transmedya Hikâye Anlatıcılığı
Transmedya hikâye anlatıcılığı, dijital iletişimde markaların tüketicilerle daha derin ve etkileşimli bir ilişki kurmasını sağlayan stratejik bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Bu yaklaşım, markaların sosyal medya, web siteleri, mobil uygulamalar, videolar ve dijital oyunlar gibi çeşitli platformlarda birbirine bağlı çok yönlü anlatılar oluşturarak, tüketicileri bu hikâyelerin içine çekmesine imkan tanır. Bu şekilde, markalar sadece tüketiciye ulaşmakla kalmaz, aynı zamanda onların marka anlatılarına aktif katılımını teşvik ederek duygusal bir bağ ve topluluk duygusu yaratır.
Bu kitap, dijital oyun markalarının transmedya hikâye anlatıcılığıyla tüketici ilgisini nasıl çektiğini ve bu yaklaşımın tüketici-marka etkileşiminde nasıl bir rol oynadığını incelemiştir. Transmedya hikâye anlatıcılığıyla tüketiciler hikâye evrenine çekilerek, marka ile daha derin bir bağ kurmaları ve aktif katılım gerçekleştirmeleri sağlanır. Bu durum, halkla ilişkilerde markanın topluluk oluşturma ve itibar yönetimi hedeflerine doğrudan katkıda bulunur.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
İkna Perspektifinden İletişim Çalışmaları
İletişim, hedeflenen kişi ya da grupta davranış değişikliği yaratmak amacıyla gerçekleştirilen bir süreçtir. Halkla ilişkiler, reklam, gazetecilik, sinema, radyo-televizyon, sosyal medya ve aklınıza gelebilecek tüm iletişim alanlarında amaç hedef kitleyi sunulan mesajla ilgili inandırma ve harekete geçirmektir. Bu yüzden de en önemli aracı iknadır. İkna ise inandırmak, beğendirmek, yönlendirmek, harekete geçirmek amacıyla gerçekleştirilen kasıtlı eylemlerdir. İknaya konu olan hedef kitle, sunulan mesaja inanmakta ve rıza göstererek gönüllü olarak ona boyun eğmektedir. Bu yüzden ikna ve iletişim çalışmalarını birbirinden ayırmak mümkün değildir. Bu bağlamda eser, iletişim çalışmalarında iknanın önemini ve ayrılmazlığını gösterecek kriz iletişiminden haberciliğe, propagandadan diyalojik iletişime, emniyet teşkilatında ikna ve iletişimin öneminden artırılmış gerçekliğe kadar pek çok örnek sunmakta ve alana katkı sağlamaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
SİLVAN İLÇESİNİN BEŞERİ ve İKTİSADİ COĞRAFYASI
Silvan İlçesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Dicle Bölümü sınırları içinde yer almaktadır. Saha, Diyarbakır Havzası’nın kuzeydoğu ucunda bulunmakta olup idari bakımdan Diyarbakır İli’ne bağlı bir ilçedir. Silvan, binlerce yıldır yerleşmeye sahne olmuş ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, kadim bir yöredir. Silvan İlçesi, zengin doğal kaynaklara ve ulaşım açısından da elverişli bir konuma sahiptir. Yöre mevcut kaynakların işlenip değerlendiği dönemlerde oldukça gelişmiş ve nüfuslanmıştır. Ancak kaynakların çeşitli nedenler ile işletilemediği dönemlerde ise nüfus kaybetmiş ve canlılığını yitirmiştir. Yörede son zamanlarda meydana gelen terör faaliyetleri, beşerî ve iktisadî hayatı olumsuz yönde etkilemiş ve ilçenin sahip olduğu su, toprak, turizm ve yeraltı kaynakları gibi doğal ve beşeri zenginliklerin değerlendirmesini engellemiştir. Ancak son yıllarda asayiş ve güvenlik ortamının sağlanması ile yöre gelişim göstermeye ve potansiyelini değerlendirmeye başlamıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
İLETİŞİMDE DİJİTALLEŞME ve YENİ NESİL HABERCİLİK
Dijitalleşme ile ortaya çıkan yeni iletişim ortamları ve araçları, çok kısa sürede gerek bireylerin, gerekse kurum ve kuruluşların vazgeçilmezleri arasında yerlerini almışlardır. Doğası gereği, zaman ve mekân kavramlarını ortadan kaldıran, hızlı etkileşim fırsatı sunan, uzakları yakınlaştıran ve oldukça düşük maliyetli olan yeni iletişim teknolojileri yaşamın her alanında da etkili olmaktadır.
Özellikle son yıllarda habercilik alanında sektörel ve teknolojik anlamda bir dönüşüm yaşanmaktadır. Dijitalleşen dünyada haber artık sadece geleneksel medya aracılığıyla sunulmamakta, aynı zamanda dijital ortamda da üretilmekte ve servis edilmektedir. Dijitalleşmenin getirdiği avantajlardan biri olan hız haberciliğe de yansımakta, haber üretim, dağıtım, sunum biçimleri dijitalleşme ile değişmektedir. Bununla beraber dijital dünyanın sunduğu olanaklar, büyük medya kuruluşlarının egemenliklerini sona erdirmiş ve geleneksel medyada yüksek maliyetler nedeniyle seslerini duyuramayan alternatif seslerin de duyulmasını sağlamıştır. Gelişen teknolojiye bağlı olarak habercilikte yaşanan dönüşüm ile farklı habercilik türleri ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan bu yeni habercilik türleri ile kullanıcıya hızlı bir şekilde, güncel ve daha güvenilir haberlere ulaşma fırsatı sunulmaktadır.
Bu kitapta internet ve sosyal medyanın gelişimi ile iletişimin dijitalleşmesi ve bu dijitalleşmenin haberciliğe yansıması olarak ortaya çıkan yeni habercilik pratikleri üzerinde durulmaktadır.
KİTAP TANITIMI
PARA POLİTİKASI, MAKRO İHTİYATİ POLİTİKALAR VE FİNANSAL İSTİKRAR
2007 yılı sonundan itibaren gelişmiş ülkeleri etkisi altına alan sistemik kriz, o dönemde uygulanmakta olan para politikası ve ihtiyati önlemlerin sorgulanmasına yol açmıştır. Benzer bir krizin gelecekte tekrar yaşanmaması için gereken politikalar üzerine düşünülmüş ve kriz öncesinde geçerli olan uygulamalar yerini finansal istikrarı ön plana alan yeni bir düzene bırakmıştır.
Bu kitap söz konusu yeni düzende, para politikası ve makro ihtiyati politikaların özellikle yükselen piyasa ekonomilerinde parasal ve finansal istikrarsızlıkla mücadeledeki rolünü irdelemektedir. İlk bölüm, makro ihtiyati politikanın ortaya çıkışı ve uygulanmasıyla beraber ortaya çıkan zorluklara karşı alınan önlemler üzerine yapılan tartışmaları ele almaktadır. İkinci bölüm, yükselen piyasa ekonomilerine özgü şoklardan kaynaklanan finansal kırılganlığa karşı para politikası ve makro ihtiyati politikanın tepkisini genel denge modelleri çerçevesinde incelemektedir. Üçüncü kısımda ise bu teorik analiz, örnek yükselen piyasa ekonomilerindeki farklı uygulamaların incelenmesi ve gelişmiş ülke uygulamaları ile karşılaştırmasıyla tamamlanmıştır. Son bölümde, Türkiye2nin finansal istikrarsızlıkla mücadele etmek ve sistemik krizi önlemek üzere uyguladığı para politikası ve makro ihtiyati politika incelenmiştir.
Analitik ve kurumsal çerçeveyi çizerken, aynı zamanda somut parasal ve finansal istikrar politikaları örneklerine yer veren bu kitap, genç araştırmacıları finansal makroiktisat literatürüyle tanıştırmayı hedeflemektedir. Ayrıca kitapta sunulan veriler ve ülke örnekleri güncel iktisadi olaylara merak duyan her kesimden okuyucuya hitap etmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
E-TİCARET KAVRAMLAR GELİŞİM VE UYGULAMALAR
Dünyada küreselleşme gibi birtakım değişimler yaşanırken bilgi teknolojisindeki ilerlemeler ticari yaşama da yansımıştır. Özellikle ulaşım ve iletişimin daha etkin hale gelmesi, hızdaki ilerleme dünyayı ticari bir pazar haline dönüştürmüştür. Bu pazarda ticari alışverişlerin gerçekleşmesinde e-ticaret yeni bir yöntem olarak doğmuştur.
Bu yüzden e-ticaret konulu bir kitap gerekli ve e-ticaretin tanımlanması ve uygulanması açısından önemlidir. Türkiye’de bu konuda yazılmış sınırlı sayıda kaynak bulunmakla birlikte çoğu, e-ticaretin başlangıç aşamasını ortaya koyan kitaplar, bazı uygulamaları ele alan kitaplar şeklinde ayrımlanmaktadır. Bu kitap geçmişteki bilgilerin bir araya getirilerek derlendiği ve güncel konuların da olabildiğince ele alındığı bir kitap olarak değerlendirilmelidir. Kişilerin kolayca e-ticaret konusunu anlamalarını sağlamak için elden geldiğince sade bir dille yazmaya çalışılmıştır. E-ticaret basit bir tanımla dijital ortamın aracı olduğu ve alışverişin dijital ortamdan gerçekleştirildiği bir ticari yöntemdir. Ancak insan yaşamında giderek daha fazla önem kazanmakta ve farklı boyutlarıyla ticari bir ortam olarak yeni dünya düzeyinde yerini almaktadır. Ayrıca bu kitap yapısı itibariyle e-ticaret konusunda hiçbir fikri olmayan bir kişiye dahi temel ve genel e-ticaret bilgisi vermeyi amaçlamakladır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Günahkâr Kalbi
Vasıf Necdet, Kurtuluş Savaşı yıllarında (1919 – 1922) Bursa’da kuyumculuk ve gazetecilik yapar. Soyadı Kanunu’ndan sonra “Armay” soyadını alır. Daha sonra Bursa’da çıkmış olan İntibah (1921) gazetesinde bir süre yazı işleri müdürlüğü yapar. Kurtuluş Savaşı yıllarında sahibi ve başyazarı olduğu Kardeş (1921) ve Hakikat (1922) adlı gazeteleri çıkarır.
Savaşın sonunda vatana ihanet suçlamasıyla yargılanıp beraat eder. Tarafımızdan yapılan araştırmada yazar hakkında bazı yeni bilgilere de ulaşılmıştır: Kardeş gazetesinin 26 Şubat 1339 / 1923 tarihli 142. sayısında vatana ihanet suçlamasıyla tutuklanması ve yargılanması nedeniyle “Hıyanet-i Vataniye’den Hizmet-i Vataniyeye” adlı bir yazı yayımlar. Bu yazıda hayatı, eğitimi, asıl mesleği, Bursa’daki faaliyetleri hakkında az da olsa bazı bilgiler verir ve mahkemedeki savunmasını olduğu gibi aktarır.
Mahkemedeki savunmasında, Bursa’daki bazı arkadaşlarıyla düşman hakkında bilgi toplayıp Ankara’ya gönderen bir istihbaratçı olduğunu itiraf etmek zorunda kaldığını söyler. Yani vatan haini değil, ülkesine hizmet eden bir vatansever olduğu ortaya çıkarak aklanır. Bu mahkemeden dört yıl önce (1919), otuz altı yaşında iken kendi isteğiyle subaylıktan emekli olduğunu belirtir. Yine bu yazıda, 1317 (1901)’de Mekteb-i Harbiye’den mezun olduğunu ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Harp Okulu’ndan sınıf arkadaşı olmakla iftihar ettiğini belirtir.
Bursa’da Kardeş gazetesinde tefrika edip 1924 yılında kitap olarak yayımladığı tek romanı “Günahkâr Kalbi“dir. Yazar bu eserini “resimli roman” olarak nitelendirir. Eserde anlatılan ahlak çöküntüsünü ekonomik sebeplere dayandırır. Eser, romantik ve şiirsel bir dille kaleme alınmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İSPANYOL MİLLİYETÇİLİĞİ
Bu kitabın amacı, XIX. yüzyıl İspanyasındaki ilk milliyetçilik hareketleri ile aynı dönemdeki sosyo-kültürel olaylar arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. 1808 yılı İspanya’daki ilk milliyetçilik hareketlerinin başladığı yıl olmuş ve 1868 ile 1870 arasındaki dönemde, o zamana kadar hâkim olan milliyetçilik hareketlerinde önemli değişikliklere neden olacak son derece önemli birtakım olaylar baş göstermiştir. İspanyol milliyetçiliği, İberik Yarımadası’nda filizlenen ilk milliyetçilik akımı olmuş ve yalnızca ülkenin siyasi yaşamında değil, aynı zamanda bütün İspanyol halkının hayatının farklı yönleri üzerinde son derece önemli bir etki yaratmıştır. Bu kitabın hedefi, söz konusu ideolojinin, zayıf bir hareket olarak ortaya çıkmasından itibaren iktidara kesin olarak yerleşmesine kadar hangi noktaya ulaşabildiğini göstermektir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
ARAP BAHARI SONRASI İSRAİL DIŞ POLİTİKASI
Ülkemizde yapılan İsrail (hatta belki de Ortadoğu) özelindeki çalışmaların henüz ergenlik dönemini yaşadığı gerçeği, bu kitabın ortaya çıkmasındaki temel motivasyonu oluşturmaktadır. Halbuki Ortadoğu’daki gelişmelerin kahir ekseriyeti ve bizatihi Türkiye’nin ulusal güvenliğini de oldukça yakından ilgilendiren konu başlıkları, genel olarak İsrail merkezli üretilen politikaların bir sonucu olarak idrak edilir. Fakat buna rağmen İsrail politikaları analiz nesnesi olarak görülmez. Görülse dahi istikrarlı bir çalışma sahası tesis edilmez. Edilse dahi bu analiz nesnesini çalışacak ‘cesur’ bireyler yetişmez. Bu liste böylece uzayıp gidebilir. Nihayetinde bu realiteyle yüzleşmek dahi tek başına önemli bir ilerlemedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’deki Havayolu İşletmelerinde Performans Ölçme Aracı Olarak Balanced Scorecard Uygulamalarının Değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı Türkiye’deki havayolu işletmelerinde performans ölçme aracı olarak Balance Scorecard uygulamalarının değerlendirilmesidir. Bu değerlendirmede amaç ise, literatür taraması sonucu ortaya çıkan balance scorecard uygulaması ile Türkiye’deki havayolu işletmelerindeki uygulamayı karşılaştırmak, genel bir uygulama çerçevesi oluşturarak havayolu işletmeleri için öneriler geliştirmek ve havayolu işletmeleri için ileride yapılacak stratejik planlama ve performans değerlendirme çalışmalarına katkıda bulunmaktır. Özellikle bu çalışmada havayolu işletmelerinde finansal ve finansal olmayan boyutlarla performans ölçümünün işletmeye katkıları araştırılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Essays on Education and Kindred Subjects
The profession of teaching has long been characterised by certain habitual convictions, which Spencer undertook to shake rudely, and even to deride. The first of these convictions is that all education, physical, intellectual, and moral, must be authoritative, and need take no account of the natural wishes, tendencies, and motives of the ignorant and undeveloped child. The second dominating conviction is that to teach means to tell, or show, children what they ought to see, believe, and utter. Expositions by the teacher and books are therefore the true means of education. The third and supreme conviction is that the method of education which produced the teacher himself and the contemporary or earlier scholars, authors, and publicists, must be the righteous and sufficient method. Its fruits demonstrate its soundness, and make it sacred. Herbert Spencer, in the essays included in the present volume, assaulted all three of these firm convictions. Accordingly, the ideas on education which he put forth more than fifty years ago have penetrated educational practice very slowly particularly in England; but they are now coming to prevail in most civilised countries, and they will prevail more and more. Through him, the thoughts on education of Comenius, Montaigne, Locke, Milton, Rousseau, Pestalozzi, and other noted writers on this neglected subject are at last winning their way into practice, with the modifications or adaptations which the immense gains of the human race in knowledge and power since the nineteenth century opened have shown to be wise.
Charles W. Eliot.
1910
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Cumhuriyeti’nin Yüz Yıllık Kimlik Politikası
Türklük ve Türk kimliği merkezli yayınların her geçen gün sayısı ve niteliği artmasına karşın Türkiye merkezli Türk kimlik politikasına yönelik çalışmalar oldukça sınırlıdır. Kültür Politikası çalışan akademisyenlerin sayısındaki sınırlılık ve alanın güncel politikadaki etkisi gibi çeşitli faktörler konuya ilişkin yayınların sayısını azaltmaktadır. Türk folkloruna yönelik çalışma yapanların ise anı yakalamaktan ziyade ölü metinler üzerinden kronikleşen sancılı yayın anlayışı onları bu alandan uzak tutmaktadır. Konuya ilişkin belirtilen problemlere karşın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının an itibarıyla kendilerini nasıl tanımladıklarını anlamanın en sağlıklı yolu yüz yıllık süreçte izlenen politik kabul ve retlerdir. Çalışma bu kapsamda dünden bugüne gelinceye kadar izlenen kimlik politikasını bir anlamda özetlemeyi ve ilerleyen yıllarda konuya ilgi duyacaklara ipuçları vermeyi hedeflemektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Sinemada Irk Ayrımcılığı Tartışmaları
Irkçılık olgusu geçmişten günümüze insan hayatına yerleşen ve daima güncelliğini koruyan bir olgudur. Bu olgu insan hayatına kimi zaman gizli kimi zaman da açık ve şiddetli bir şekilde yansımaktadır. Toplumların bu olguya karşı çıkarmış oldukları yazılı ve sözlü koruyucu yasalar olmasına rağmen ırkçılık olgusu toplum yaşamını terk etmeyecek gibi görünmektedir. Sinema insan hayatının gerçekliğini geniş kitlelere beyaz perde aracılığıyla sunmaktadır. Sinemada ideolojik söylem ve temsiller oldukça fazla yer almaktadır. Bu kitapta Amerikan ve Türk sinemalarının ırkçılık olgusunu beyaz perdeye hangi unsurlar ve koşullar çerçevesinde yansıtıldığı belirlenmek istenmiştir. Irkçılık temsili diyaloglar, sembolik göstergeler ve karakter analizleri üzerinden göstergebilimsel analiz yöntemi ile analiz edilerek söylem analizi yöntemi ile de film içinde yer alan örneklemler desteklenmeye çalışılmıştır. Hem Amerikan hem de Türk sinemasında yer alan filmler amaçlı örneklem yöntemi ile seçilerek analiz edildi. Amerikan ve Türk sinemalarının, ırkçılık olgusunu etnik köken, ırksal farklılık, dinsel çeşitlilik ve bedensel farklılık bağlamında farklı şekillerde temsil etmektedirler. Özellikle de Amerikan sineması, Türk sinemasına nazaran ırkçılık olgusunu daha sert ve şiddetli göstergeler ile beyaz perdeye yansıtarak beyazların üstünlüğü olarak kabul edilen “üstün ırk” olgusunu temsil etmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
MASALA FARKLI DİSİPLİNLERDEN BİR BAKIŞ
Masallar kaygıları, masallar yazgıları, masallar hayatı anlatırlar. Binlerce yıldır farklı coğrafyalarda, farklı kişiler tarafından, farklı biçimlerde söylenseler de ilmek ilmek işlenseler de insan algısından harmanlanırlar ve sürekli karşımıza çıkarlar. Masallar sözlü kültürde ekilmiş, yazılı kültürde olgunlaşmış ve artık dijital çağda taçlanmış üretimlerdir. Edebiyatta anlatı, sinemada film, iletişimde reklam, psikoloji de ise terapidir. Kısacası masal, binlerce yıldır değişik formlarda karşımızdadır.
Münferit bir dünya, yekpare bir ürün gibi düşünülen masal; insanı insan yapan bütün alanlarla, sosyal bilimlerle organik ve köklü bir bağa sahip olan bir yaratımdır. Masala yönelik çalışmalara bakıldığında çoğunlukla masalın diğer halk edebiyatı ürünleriyle karşılaştırıldığı, türler arası benzerliklerin ve farklılıkların üzerinde durulduğu görülmektedir. Masal türünü sadece edebiyat nevinden yaratımlarla karşılaştırmak masalı bir alana hapsetmekten başka bir şey değildir. Disiplinler arası çalışmaların arttığı günümüz dünyasında, bu çalışmayla masalın farklı disiplinlerde nasıl yorumlandığı ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Heterochrony in Posthuman Fiction
Heterochrony in Posthuman Fiction examines how contemporary literature reimagines time as multiple, recursive, and coexistent across mythic, genealogical, postcolonial, ecological, and technological scales. Drawing on Foucault, Deleuze, Barad, Braidotti, Ricoeur, and DeLoughrey, the book develops “posthuman heterochrony” as a framework for understanding how fiction challenges linear history and human exceptionalism. Through close readings of Jeanette Winterson, Angela Carter, Kate Atkinson, Ben Okri, Nicky Drayden, Margaret Atwood, David Mitchell, Ali Smith, and Octavia Butler, it reveals how heterochronic narratives bring ancestral memory, planetary ecology, and algorithmic futures into dynamic coexistence. Accessible yet theoretically rigorous, this study offers a renewed vision of narrative temporality and posthuman ethics in the age of the Anthropocene. It demonstrates how temporal multiplicity reshapes storytelling and reframes relations among humans, technologies, and environments.
KİTAP TANITIMI
Görsel İletişim Çalışmaları: Sinema Seçkisi
Sinemanın farklı türleri ve konuları arasından bir seçki sunmayı amaçlayan Görsel İletişim Çalışmaları: Sinema Seçkisi isimli bu kitap; Türk sinemasından, animasyon sinemasına, sinemada aydınlatmadan farklı film örnekleri üzerinden çözümlemelere kadar çeşitli başlıklarda birbirinden değerli 8 bölümden oluşmaktadır. Sinema sanatına geniş bir perspektiften yaklaşan çalışmada, sinema filmlerindeki anlatıların toplumların kültürel yaşamlarıyla olan ilişkisi, bireylerin duyguları ve düşünceleri üzerindeki etkileri, çeşitli imgeler, hikayeler üzerinden farklı ve zengin bakış açılarıyla değerlendirilmektedir. Sinema filmlerinin insanlar üzerindeki sosyolojik, psikolojik ve kültürel kimi etkilerini ortaya koyan bu seçki içerdiği eleştirel bakışla alanda çalışan akademisyenler, öğrenciler ve sinema alanıyla ilgilenen tüm okuyucular için bir referans oluşturacaktır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Parental Deprivation and Social Adaptation Problems in Children in Developmental Psychology
This doctoral thesis examines the profound effects of parental loss on children’s social, emotional, and cognitive development. Parental deprivation significantly compromises children’s sense of security, disrupting social competence and empathy levels. In-depth interviews conducted with 200 children and families in Manila, Philippines, reveal that children who lack parental support struggle to establish strong social bonds and often experience heightened levels of loneliness and social anxiety. This deprivation contributes to emotional and cognitive constriction, limiting children’s ability to express themselves effectively in social interactions. Findings highlight the critical role of supportive social networks—particularly relatives, teachers, and peers—in facilitating children’s adaptation processes. The study underscores that parental loss leaves lasting psychological imprints on children, emphasizing the importance of early intervention programs to foster healthy relationship-building and mitigate the long-term social and emotional consequences of parental deprivation.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafyada Uzaktan Algılama
Uzaktan algılama, coğrafi bilgi sistemleri ile birlikte coğrafyanın veri kaynakları ve çalışma yöntemlerinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Ancak, uzaktan algılamanın – özellikle Türkçe literatürde coğrafya disiplini içerisinde kullanım alanlarının yeterince bilinmemesi bizi bu yayının hazırlanmasına yönlendirmiştir. Elinizdeki bu kitap coğrafyanın çeşitli alanlarında gerçekleştirilen uzaktan algılama çalışmalarını somut örnekler ile okuyuculara sunmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda coğrafya bilimi ve diğer mekânsal bilimler ile ilgilenen araştırmacılara ve öğrencilere “uzaktan algılama ile neler yapılabilir?” sorusunun cevabı verilmeye çalışılmıştır.
Her biri alanında uzman yazarlar tarafından kaleme alınan bu kitap yedi ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm, uzaktan algılama ile ilgili temel bilgileri okuyucuya sunmakta, böylece konuyla ilk kez tanışanlar için ilerleyen bölümlerin daha kolay anlaşılmasını hedeflemektedir. Sonraki bölümlerde ise jeomorfoloji, klimatoloji, hidrografya, vejetasyon coğrafyası, tarım coğrafyası ve arazi kullanımı/ arazi örtüsü gibi coğrafyanın alt disiplinleri ve çalışma konularında uzaktan algılamanın kullanımı ele alınmıştır. Coğrafyada uzaktan algılama yöntemlerinin neler olduğu ve farklı coğrafi konularda nasıl kullanılabileceği ile ilgili örnek çalışmaları tek bir kaynak altında toplamayı amaçlayan bu yayının gelecekte yapılması planlanan çalışmalara katkı sağlaması en büyük umudumuzdur.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Evolution of Economics
Adam Smith, with “An Inquiry into the Nature and Causes of the Wealth of Nations” published in 1776 is unanimously hailed as the founder of economics as a social science and also of “economic liberalism” or “capitalism” as it is called to contrast it with “socialism”, the latter propagated by K. Marx at a later date.
The group of economists that followed A.Smith, including such notable names as D.Ricardo, N.W.Senior, John Stuart Mill, culminating in Alfred Marshall (1890: Principles of Economics) is called the “Classical School” or alternately the “Manchester School” to refer to their place of origin. Their macroeconomic system is called the “Classical System”. Having accepted the Malthusian law of population (T.Robert Malthus: 1798 Essays on the Principle of Population) D. Ricardo had come up with a model in which growth eventually comes to a halt, moving to that point, however, all along at full employment equilibrium.This was also in line with the views of Adam Smith. Marshall had introduced the concept of elasticities and used the partial method of analysis. In contrast, Leon Walras, in his “Eléments d’Economie Pure ou Theorie de La Richesse Sociale” used the general equilibrium approach to prove that the economy arrives automatically to full employment equilibrium, following Adam Smith and the Classical School.
This book offers a summary of the basic views and conclusions of Adam Smith concerning economic regime, as is also followed by the rest of the members of the Classical School: In a milieu of perfect competition prevailing in all the markets or sectors of the economy, including the labor market, full employment equilibrium will be achieved automatically. This equilibrium will, therefore, also maximize the welfare of the workers because the market wage rate, with no intrusions from the government or the unions, will have ensured full employment. Hence, there is no need for interventionism, that is, for the state to intervene prices, wages, channeling of investments and economic decisions in general.
₺260,00