59 sonuçtan 1-16 arası gösteriliyorEn yeniye göre sıralandı
59 sonuçtan 1-16 arası gösteriliyorEn yeniye göre sıralandı
Ortadoğu, geçmişten günümüze farklı inançların, etnik kimliklerin ve siyasal yapıların bir arada yaşadığı kaotik bir bölgedir. Bölge küresel güçler, rejimler, örgütler, sınırlar, diller, inançsal ve etnik farklılıklar arasında çok yönlü etkileşim ve çatışmanın yaşandığı bir kaos coğrafyadır. Bu nedenle bölge, Foucault’nun tanımladığı anlamda, farklılıkların ve karşıtlıkların aynı mekânda var olduğu bir heterotopya alanı olarak değerlendirilebilir. Bu heterotopik alan tarih boyunca birçok çatışmaya sahne olmuştur. Ortadoğu’da bu çatışmalar, aynı inanç ve etnik gruplar arasında olduğu gibi farklı din ve kimliklere mensup topluluklar arasında da meydana gelmiştir. Mevcut koşullar göz önünde bulundurulduğunda, Ortadoğu’daki çatışmaların yakın gelecekte sona ermeyeceği, aksine uzun bir süre daha devam edeceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
₺360,00
Şehirlerin kuruluşu İlkçağ uygarlıklarına kadar gitmektedir. Bununla birlikte şehirleşme özellikle Sanayi Devrimi’nden sonraki süreçte kırlardan şehirlere gerçekleşen göçlerle hızlanmış ve günümüzde dünya nüfusunun yarısından fazlası şehirlerde yaşar hale gelmiştir. Böylelikle yeryüzünde çok geniş dağılışa ve farklı özelliklere sahip olan şehirler, coğrafya ve birçok bilim dalının da en önemli akademik çalışma konularından birini meydana getirmiştir.
Şehir Coğrafyası: İnsan-Mekân-Medeniyet isimli bu kitap, şehirleri coğrafyanın prensipleri çerçevesinde ele alarak şehirlerin sosyokültürel ve mekânsal örüntülerindeki değişimleri bilimsel açıdan ortaya koymayı amaçlamıştır. Giriş kısmı dışında dokuz bölümden oluşan kitap, şehir coğrafyası alanında çalışmalar yapmış akademisyenlerin yoğun emekleriyle şekillenmiştir. Kitaba katkı sağlayan araştırmacıların farklı coğrafi perspektifleri ve deneyimleri konuların işlenişinde ve örneklerin sunulmasında oldukça yararlı olmuştur. Kitabın coğrafyacılar başta olmak üzere farklı disiplinlerden akademisyenlere, öğrencilere, kamu kurum ve kuruluşlarına, şehir ve şehir coğrafyası araştırmalarına ilgi duyan herkese faydalı olmasını dileriz.
₺700,00
Bu kitap, tur kayağı yapan doğa sporcularının seyahat motivasyonları ve memnuniyet düzeylerini inceleyerek tur kayağı, kış turizmi ve doğa sporları alanında önemli katkılar sunmaktadır. Çalışmada, sporcuların tur kayağına yönelmesinde etkili olan bireysel, sosyal ve çevresel faktörler ile tercih ettikleri alanların belirleyici rolü ele alınmış; katılımcıların seyahat sürecinde deneyimledikleri kaygılar ve etkinlik sonrası ulaştıkları doyum düzeyleri kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Araştırma, yalnızca ulusal değil uluslararası boyutta da tur kayağı turizminin dinamiklerini ortaya koyarak sürdürülebilir turizmin sağlanabilmesi açısından hem akademik alana hem de sektör paydaşlarına yol gösterici nitelik taşımaktadır. Bu yönüyle eser, turizm araştırmacıları, doğa sporlarıyla ilgilenen akademisyenler, öğrenciler ve uygulayıcılar için değerli bir kaynak olmasının yanı sıra, tur kayağının bireysel ve toplumsal açıdan farklı boyutlarını ortaya koyan özgün bir çalışmadır.
₺325,00
Önceki basımlarında olduğu gibi, “Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı bu kitabın gözden geçirilmiş 4. Basımının asıl amacı, “en geniş anlamıyla Coğrafi Bilimler, Biyolojik Bilimler, Çevre Bilimleri ve Doğa Bilimleri ile Ziraat Mühendisliği ve Orman Mühendisliği vb. lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra, konuyla ilgili bilim ve meslek dallarında bilimsel çalışmalar yapan genç akademisyen, uzman ve araştırmacıların, yeryüzündeki canlıların coğrafi dağılış desenlerinin ve dinamik özelliklerinin arkasındaki tarihsel, evrimsel ve ekolojik neden, etmen ve süreçlerin neler olduğunu öğrenmelerini ve bu bilgileri hem doğal ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği anlamak hem de onların korunması amacıyla kullanabilmelerini” sağlamaktır.
Kitabın 4. Basımında, 3. Basım sonrası fark ettiğimiz küçük çizelge ve şekil tasarım, metin içi yazım ve gramer hatalarının ve kaynak göstermedeki bazı farklılık ve eksiklerin düzeltilmesi ya da yeniden düzenlenmesinin yanı sıra, kitabın hemen her bölümünde okumayı kolaylaştıracağını öngördüğümüz bazı küçük düzenleme ve değişiklikler yapıldı.
Önceki baskılarında olduğu gibi, kitabın 4. Basımında da atmosferdeki karbondioksit (CO2) birikimlerindeki değişimlere ilişkin konularda hem bazı şekiller hem de metin içinde verilen atmosferik konsantrasyonların bazıları 2024 yılına kadar ve/ya da 2024’e göre güncellenmiştir.
Kitabın elinizdeki 4. Basımındaki en büyük değişiklik, 4.2.1.3 Yağış, Nemlilik, Evapotranspirasyon ve Su Varlığı alt bölümünde bulunan 4. Köppen-Geiger İklim Sınıflandırması başlığı altındaki Köppen-Geiger iklim sınıflandırması çizelgeleri ile Türkiye Köppen-Geiger haritası ve değerlendirmelerinde yapılan güncellemedir. Bu güncellemede alansal çözünürlüğü çok yüksek olan güncel bir veri seti kullanıldı. Türkiye’nin yeni Köppen-Geiger iklim tipleri haritası, önceki haritalardan hem dağlık alanları daha iyi temsil ettiği hem de alansal çözünürlüğü daha yüksek olduğu için belirgin bir biçimde farklıdır. Örneğin, Doğu Anadolu’nun kuzey ve Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum Kars Bölümü) bölümlerindeki soğuk iklimlere ek olarak, yeni haritada hem genel olarak dağlık alanlarda hem de özellikle Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kuşağında görülen nemli ılıman iklimin hemen güneyinde hızla yükselen Kuzey Anadolu ve Doğu Karadeniz dağ sıralarında zaten olması gereken soğuk iklim tipleri ortaya çıkmakta ve çok daha geniş alanları kaplamaktadır.
Ayrıca, 10.1 Türkiye’nin Biyolojik Çeşitliliği alt bölümünde, yetişkin bir Anadolu Parsı bireyinin Türkiye’de foto kapanla elde edilmiş çok net gerçek bir fotoğrafı, fotoğrafa ilişkin kısa bir kaynak bilgisi ve olası yaşam alanı öngörüsü ile verildi.
“Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı kitabın, yararlı olacağını düşündüğümüz bazı yeni şekil tasarımı, küçük düzeltme, değişiklik ve güncellemeler (ör. atmosferin bileşimi ve karbondioksit değişimleri, jeolojik zaman spirali, toprak coğrafyası, Türkiye Köppen-Geiger haritası, Anadolu Parsı, kaynaklar ve kaynak gösterme, vb.) yapılan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Dördüncü Basımının, öğrencilerimize, akademisyenlere, bilim insanlarına, araştırmacılara, hava, su, toprak, iklim, tarım, orman, çevre ve ekoloji vb. odaklı sivil toplum kuruluşlarına ve konuya ilgi duyan her düzeydeki okuyucuya yararlı olması dileğiyle.
Kitabın Dördüncü Basımının en iyi biçimde yapılmasını sağlayan Kriter Yayıncılığın değerli yöneticileri Sayın Numan Ergül ve Ali Ergül ile emeği geçen çalışma arkadaşlarına çok teşekkür ederim.
Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ
10 Eylül 2025, Çanakkale
GÜNCELLENMİŞ VE GÖZDEN GEÇİRİLMİŞ ÜÇÜNCÜ BASIMA ÖNSÖZ
Önceki basımlarında olduğu gibi, “Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı bu kitabın gözden geçirilmiş 3. Basımının asıl amacı, “en geniş anlamıyla Coğrafi Bilimler, Biyolojik Bilimler, Çevre Bilimleri ve Doğa Bilimleri ile Ziraat Mühendisliği ve Orman Mühendisliği vb. lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra, konuyla ilgili bilim ve meslek dallarında bilimsel çalışmalar yapan genç akademisyen, uzman ve araştırmacıların, yeryüzündeki canlıların coğrafi dağılış desenlerinin ve dinamik özelliklerinin arkasındaki tarihsel, evrimsel ve ekolojik neden, etmen ve süreçlerin neler olduğunu öğrenmelerini ve bu bilgileri hem doğal ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği anlamak hem de onların korunması amacıyla kullanabilmelerini” sağlamaktır.
Kitap aşağıda genelleştirerek verdiğimiz konuları ve onların alt konularını içerir:
“Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı kitabın, İkinci Basımına göre bazı küçük düzeltme, değişiklik ve güncellemeler (ör. atmosferin bileşimi ve karbondioksit birikimindeki değişimler, toprak coğrafyası, Anadolu Parsı, biyomların karakteristik faunası, vb.’ye ilişkin) yapılan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Üçüncü Basımının, öğrencilerimize, akademisyenlere, bilim insanlarına, araştırmacılara ve konuya ilgi duyan her düzeydeki okuyucuya yararlı olması dileğiyle.
Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ
27 Ağustos 2021, Çanakkale
₺780,00
“Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri” kitabı, coğrafya, coğrafya ve fen bilimleri öğretmenliği, klimatoloji, hidroloji, biyoloji, ekoloji, fizik, çevre, deniz ve yer bilimleri, mimarlık ile meteoroloji, ziraat, orman, inşaat, jeoloji, hidrojeoloji ve çevre mühendisliği vb. gibi bölüm ve/ ya da ana bilim dallarında öğrenim gören lisans ve lisansüstü öğrencilerin gereksinim duyacağı temel atmosfer, hava, iklim ve atmosferik çevre konularını içerir.
Kitap, asıl olarak, atmosfer, hava, iklim ve atmosferik çevre ile hidroloji-hidroklimatoloji, Yerküre sistemleri ve Dünya iklimleri vb. gibi konularla ilgilenen bilim alanları ile ilgili mesleklerin gereksinimlerini karşılayacak temel bir ders ve kaynak kitabı olarak tasarlandı ve buna uygun bir içerikle hazırlanmıştır. Bu kapsamda, Genel Klimatoloji kitabı, atmosfer, hava, iklim ve atmosferik çevreye ilişkin bugünkü bilgilerimiz kapsamında, çağdaş meteoroloji ve klimatolojinin temellerini okuyan lisans ve lisansüstü öğrencilerine ve bu alanlarda çalışan meslek sahiplerine, uzmanlara ve bilimcilere aktarmayı, bu bilgilerin üç boyutlu tartışılmasını, özümsenmesini, öğrenilmesini ve uygulanmasını sağlamayı hedeflemektedir.
Belirlenen bu hedefe ulaşabilmek için kitabın amacı da, atmosfer, hava ve iklimin temelleri; atmosferin fiziksel ve kimyasal özellikleri; Yerküre’nin enerji bütçesi ve sıcaklık; hava basıncı, atmosfer dolaşımı ve rüzgârlar; hidrolojik döngü, atmosferde nem, doyma, yoğunlaşma, bulut oluşumu, kararlılık; yağış oluşumu ve türleri; hava ve iklimin şekillenmesindeki temel etmenlerden hava kütleleri ve cepheler, hava sistemleri, desenleri ve olayları; şiddetli hava olayları (gökgürültülü, şimşekli fırtına ve hortumlar) ve bunların doğal ve sosyal ortama olan etkilerinin incelenmesi; atmosferdeki kısa süreli süreçler, meteorolojik olaylar ve bunlardaki değişimler ile yeryüzündeki iklimler, onların kökenleri, dağılışları ve doğal çevreyi şekillendiren bir öğe olarak rolü konularında temel bilimsel bilgiyi sunmak, tartışmak ve öğrencinin uygulama, çözümleme ve bireşim yapma yeteneğini geliştirmek olarak belirlenmiştir.
Kitap, klimatoloji ve meteorolojinin temel konularını içeren, sekizi ana ve biri özel toplam dokuz ana konuyu bütüncül ve çağdaş bir yaklaşımla sunacak biçimde tasarlanmıştır.
“Sinoptik Hava Haritaları” başlığını taşıyan Uygulamalı Özel Konu, genel olarak sinoptik yüzey ve yüksek hava gözlemlerinin yüzey hava ve yüksek atmosfer haritalarına işlenmesi, yüzey hava haritasında eşbasınç ve diğer sinoptik öğelerin, çeşitli standart basınç düzeyi haritalarında (ör. 500 hPa düzeyi) eş jeopotansiyel yükseklik ve eş sıcaklık eğrileri vb. özelliklerin çizilmesi, bu haritalardan yararlanarak yüzey alçak ve yüksek basınç sistemleri ile yüksek atmosfer alçak ve yüksek merkezleri, sırt ya da oluk gibi orta enlem hava sistemlerinin önemli özelliklerinin belirlenmesi ve tanımlanması ile bunların hava tahminleri açısından çözümlenmesi konularını içerir.
Kitapta, ayrıntılı sayılabilecek ama aynı zamanda yalın ve kolay anlaşılır bir Ekler Bölümü de bulunmaktadır. Ekler Bölümü, ilgili bölümlerde açıklanan çeşitli konuların ve hesaplamaların daha kolay anlaşılması ve yapılmasını sağlamak üzere, “Bilimsel Sayı ve İşaret Sistemi”, “Uluslararası Bilimsel Ölçü Birimleri Sistemi (SI)”, “Bazı Birim Dönüşümleri, Evrensel Sayılar ve Nicelikler”, “Cisimlere Etkiyen Kuvvetler ve Maddenin Temel Özellikleri” ve “Sinoptik Meteoroloji Gözlem Kodlarının Açıklanması, İstasyon Modelleri ve Hava Haritalarına İşlenmesi” başlıklarını taşıyan özel eklerden oluşur.
Yedinci Basıma Önsöz
Atmosfer, hava ve iklim, iklim fiziği ve iklim değişikliği, hidroloji ve hidroklimatoloji, Yerküre sistemleri, atmosferik çevre, yer, çevre ve atmosfer bilimleri, Türkiye ve Dünya iklimleri vb. gibi konularla ilgilenen bilim alanlarının ve mesleklerin gereksinimlerini karşılayacak temel bir ders ve kaynak kitap olarak hazırlamış olduğum Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri başlıklı kitabımın Birinci Basımı Eylül 2016’da 1000 adet yapılmıştır. Kitap 1 yıl gibi oldukça kısa bir sürede tükenmiş, 2017, 2018, 2019, 2021 ve 2023 yıllarında kitabın yine 1000’er (2023’te 1100 adet) adet olmak üzere güncellenmiş ve gözden geçirilmiş 2., 3., 4., 5. ve 6. basımları yapılmıştır. Elinizdeki, genel olarak gözden geçirilen ve bazı bölümleri güncelleştirilerek hazırlanan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Yedinci Basımıdır. Kitaba gösterilen yüksek ilgi dikkate alınarak, kitabın 7. basımının da 1100 adet yapılması kararlaştırıldı.
Kitabın 7. Basımında, 6. Basım sonrası fark ettiğimiz küçük tasarım, yazım ve gramer hatalarının ve baskı dosyasında bozulan bazı matematiksel eşitliklerin ve simgelerin düzeltilmesinin yanı sıra, kitabın hemen her bölümünde okumayı kolaylaştıracağını öngördüğümüz bazı küçük düzenleme ve değişiklikler yapıldı.
Önceki baskılarında yaptığımız gibi, kitabın 7. Basımında da küresel hava sıcaklıkları ve başta karbondioksit gelmek üzere küresel ısınma potansiyeli yüksek olan önemli sera gazlarındaki değişimlere ilişkin konularda hem bazı şekiller hem de metin içinde verilen atmosferik konsantrasyonların bazıları 2024 yılına kadar ve/ya da 2024’e göre güncellenmiştir. Kitabın elinizdeki 7. Basımındaki en büyük değişiklik, 8. Konu Dünya ve Türkiye İklimlerinde, Köppen-Geiger iklim sınıflandırması harita ve değerlendirmelerinde yapılan güncellemedir. Bu güncellemede alansal çözünürlüğü 1 km yani çok yüksek olan güncel bir veri seti kullanıldı. Türkiye’nin yeni Köppen-Geiger iklim tipleri haritası, önceki haritalardan hem dağlık alanları daha iyi temsil ettiği hem de alansal çözünürlüğü daha yüksek olduğu için belirgin bir biçimde farklıdır. Örneğin, Doğu Anadolu’nun kuzey ve Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum Kars Bölümü) bölümlerindeki soğuk iklimlere ek olarak, yeni haritada hem genel olarak dağlık alanlarda hem de özellikle Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kuşağında görülen nemli ılıman iklimin hemen güneyinde hızla yükselen Kuzey Anadolu ve Doğu Karadeniz dağ sıralarında zaten olması gereken soğuk iklim tipleri ortaya çıkmakta ve çok daha geniş alanları kaplamaktadır. Bu güncellemede kullanılan Köppen-Geiger iklim tipleri haritalarını hazırlayan değerli meslektaşım ve çalışma arkadaşım Sayın Nami Yurtseven’e (Bakırçay Üniversitesi) çok teşekkür ederim.
Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri kitabının Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Yedinci Basımı da, “atmosfer, hava ve iklim, iklim fiziği, iklim değişikliği ve atmosferik çevreye ilişkin bugünkü bilgilerimiz kapsamında, çağdaş meteoroloji ve klimatolojinin temellerini lisans ve lisansüstü öğrencilerine ve bu alanlarda çalışan meslek sahiplerine, araştırmacı, uzman ve bilimcilere aktarmayı, bu bilgilerin üç boyutlu tartışılmasını, özümsenmesini, öğrenilmesini ve uygulanmasını sağlamayı hedefler”.
Murat TÜRKEŞ
1 Eylül 2025
Çanakkale
₺715,00
Akarsu havzalarının planlanması, su kaynaklarının rasyonel kullanımı, sürdürülebilir yönetimi ve ekosistemlerin korunması açısından büyük bir öneme sahiptir. Akarsu havzalarının özelliklerinin belirlenmesi ve doğru bir şekilde planlanması, yerel ekolojik dengeyi korumakla birlikte, sulama, içme suyu temini ve enerji üretimi gibi insan faaliyetlerine de destek sağlar. Ayrıca doğal afet risklerinin, özellikle taşkınların ve bunların kontrolü için havza yönetimi kritik bir araçtır.
Bu çalışma ile Acısu Çayı’nın oluşturduğu havzanın jeomorfolojik oluşumu ve gelişimi üzerinde tektonik, karstik ve flüvyal etkinin morfometrik analizler ile tespit edilmesi amaçlanmıştır. Yedi bölümden oluşan “Acısu Çayı Havzası’nın Jeomorfolojisi” bu çalışmanın akarsu havzası ile ilgili çalışma yapan diğer bilim insanlarının yanı sıra, çevre bilincinin yayılmasını isteyen tüm okuyucularına katkı sağlamasını umuyoruz. Ayrıca saha ile ilgili bir farkındalık uyandırması ve bu güzel coğrafyanın korunması konusunda bir katkıda bulunmasını temenni etmekteyiz.
₺300,00
Dünya’da her yıl afetlerden dolayı on binlerce insan yaşamını yitirirken, milyonlarca insan olumsuz etkilenmektedir. Geçmişten günümüze toplumlar, afetlerin olumsuz etkilerinden korunmak için çeşitli önlemler almıştır. Günümüzde gelişen bilim ve teknoloji sayesinde afet yönetimi politikaları ön plana çıkmıştır. Bu politikaların amacı, afetlerin olumsuz etkilerini minimize etmektir. Gelişmiş toplumlar afet yönetimi politikaları sayesinde, afetlerin olumsuz etkilerini azaltmışken az gelişmiş ülkelerde ise afetler daha yıkıcı bir hal almaya devam etmektedir.
Bu araştırma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde afet, afet yönetimi, afet yönetim politikaları ile Türkiye’de ve Dünyada afet yönetim politikaları konusu ele alınırken, ikinci bölümde ise Türkiye’nin afet yönetim politikalarına bir katkı sunulmaya çalışılmaktadır. Araştırmanın ikinci bölümünde, literatür bilgi bankası modeli önerisi ile tüm Türkiye’de erozyon ve orman yangını konusunda yapılan çalışmalar analiz edilmiştir. Bu kitabın ikinci bölümünde, CBS kullanılarak pilot uygulama yapılmış; orman yangını ve erozyon konusunda yapılan pilot uygulama ile Türkiye’nin afet yönetim politikalarına bir katkı sunulup literatür bilgi bankası modeli önerisi ortaya konulmuştur.
₺190,00
“Ana akım tarih kitaplarında ülke siyasetine yön veren isimlerin ve bu isimlerin icraatlarının genellikle kahramanlaştırılarak anlatılmasına şahit oluruz. Kahramanlaştırmak içinse her daim savaşlara, zaferlere ve ganimete ihtiyaç vardır. Bu, aynı zamanda bir arada yaşayan insanlarda aidiyet duygusunu pekiştirmenin yoludur. Bu ihtiyacı karşılamak içinse kahramanın karşısında bir düşman olmalıdır. Bu düşmanın nerede olduğuna bağlı olarak bulunulan yer ya “kurtarılır” ya da “işgal edilir”. Ganimet ise her zaman ve her durumda kutsallaştırılan topraktır. Bireyin var olma alanını belirleyen ve bu alanı sınırlayan toprak, mülkiyet hakkının meşrulaştırılıp evrensel bir hak olarak ilan edilmesiyle uğrunda topyekûn savaşılabilecek bir ideale dönüşür. Bu noktada, Amerikan coğrafyası ve tarihini belirleyen ve bunlara yön veren çatışma, savaş ve toprak politikalarının art alanını oluşturan ideolojik dinamiklerin incelenmesi günümüz dünya siyasetine ve yaşam biçimine yön veren en önemli küresel güçlerden biri olan Amerika Birleşik Devletleri’nin genel hatlarıyla aidiyet duygusunu ve hareket alanlarını nasıl geliştirdiğini öğrenmek adına önemlidir.”
Amerikan tarihini eko-eleştirel bir perspektifle savaş politikaları kapsamında inceleyen yazar, okuyuculara salt Amerikan tarihini şekillendiren olayları anlatmıyor; bu olayların sebeplerini irdeleyerek sonuçlarının doğaya ve “makbul vatandaş” dışında bırakılan “öteki” gruplara etkilerini de çözümlüyor.
₺235,00
“Amik Ovası ve Yakın Çevresi’nin Jeomorfolojisi” isimli bu çalışma Antakya-Kahramanmaraş Grabeni’nin Güney kesiminin büyük bir bölümünü kapsamaktadır. Sadece ovanın jeomorfolojisini ele almak çok yeknesak kalacağı için ve ovayı şekillendiren aktif tektoniğin ovanın çevresinden bağımsız olmaması gibi nedenlerle yakın çevre çalışmaya dahil edilmiştir. Bölgede oldukça yoğun jeoloji çalışmasının yanında ayrıntılı jeomorfoloji çalışmasına çok büyük ihtiyaç vardı.
Çalışmada Jeomorfolojik şekillerin ortaya çıkmasında direkt veya dolaylı etkisi bulunan genel fiziki coğrafya konularına da değinilmiştir. 1975 yılında tamam kurutulan Amik Gölü’nün geçmişi, kurutulması ve kurutulma sonrası ortaya çıkan çevresel etkilerde çalışmada ele alınmıştır. Çalışmada uygulamalı jeomorfoloji konuları ve depremsellik üzerinde de detaylı olarak durulmuştur.
İşlenen konuların oldukça yoğun görsellerle desteklendiği bu çalışmanın; coğrafyacılara ve farklı disiplinden (jeoloji, arkeoloji, ekoloji, vb.) araştırıcılara oldukça yararlı olacağı, doyurucu bilgilere ulaştıracağı kanaatindeyim.
₺340,00
Sıradan ağaçlardan fiziksel ve sosyo-kültürel özellikler ile ayrılan ağaçları kayıt altına almak ve korumak amacıyla oluşturulan statü Anıt Ağaç kavramını ortaya çıkarmıştır. Bugüne kadar yapılan çalışmalarla ülkemizde anıt değer taşıyan yaklaşık 10 bin ağaç koruma altına alınmıştır.
Ülkemizde yöre halkı için kültürel öneme sahip, bilimsel çalışmalar için önemli bir potansiyel barından ve estetik değeri ile turizm faaliyetlerinde kullanılabilecek çok daha fazla anıt değer taşıyan ağaç bulunmaktadır. Bu ağaçların tespit edilerek anıt ağaç envanterine dahil edilmesi gerekmektedir.
Bu kitabın, Samsun’da tespit edilen ve anıt değer taşıyan ağaçlardan yola çıkarak anıt ağaç kavramı ve önemi, tespit çalışmalarında kullanılan yöntemler, mevzuat ve tescil süreci, anıt ağaçlarda karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri, anıt ağaçlardan yararlanma ve anıt ağaçların insanlar üzerindeki etkisi hakkında bilgi vermesi ayrıca bu alanda yazılan sayılı eserlerden olması nedeniyle alanyazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺650,00
Atmosferdeki kil ve silt boyutundaki malzemelerden oluşan toz parçacıkları iklim sisteminin bir bileşenidir ve atmosfer, kara yüzeyi ve okyanus arasındaki fiziksel ve biyojeokimyasal değişimlerde aktif rol oynarlar. Atmosferdeki toz miktarı nem, yağış, rüzgâr gibi iklim elemanlarına bağlı olarak ortaya çıkabildiği gibi antropojenik ya da iklim değişikliği tarafından tetiklenen arazi örtüsündeki değimlere bağlı olarak da oluşabilir. Tozlar, yeryüzünün enerji dengesini gelen güneş radyasyonunu saçarak ve absorbe ederek doğrudan; bulutların optik özelliklerini değiştirerek dolaylı olmak üzere iki farklı şekilde etkiler. Tozlar ayrıca, okyanus yaşamı için önemli bir besin olan demir içerir ve bu nedenle okyanuslara ulaştıklarında CO2 kullanan alglerin veya fitoplanktonların büyümesi için gübre görevi görürler.
Atmosferik tozlar klasik olarak meteoroloji istasyonlarında ölçülür. Ancak son yıllarda gelişen uzaktan algılama teknolojisi ile atmosferdeki tozların konsantrasyonları, boyutları konusunda dolaylı gözlemler elde edilebilmektedir.
Bu çalışma atmosferik tozların önemini, Türkiye’yi etkileyen kaynak sahaları ve uzaktan algılama ile nasıl belirlenebildiğini örnek bir çalışmayla anlatmaktadır. 23-24 Nisan 2019 tarihinde gerçekleşen toz taşınım olayı Türkiye’yi önemli ölçüde etkilemiştir. Bu kitapta söz konusu olayın uzaktan algılama ile belirlenmesi üzerinde durulmuştur.
₺210,00
Trabzon ilinin batısında yer alan Beşikdüzü, alan bakımından ilin en küçük ilçelerinden biri durumundadır. Bununla birlikte 1940’lı yıllardan beri çevresindeki yerleşim birimleri için eğitim merkezi olmasıyla dikkat çekmektedir. Eğitim fonksiyonu ilçenin sosyokültürel ve sosyoekonomik gelişimini etkileyerek, eğitim dışındaki hizmet sektörlerinin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Coğrafi bakış açısıyla hazırlanan bu çalışmanın birinci bölümünde, ilçenin jeomorfolojik, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü özellikleri ile bunların beşeri faaliyetlerle ilişkisi konuları üzerinde durulmuştur. Nüfusun geçmişten bugüne değişim ve gelişimi, nüfus hareketleri, nüfusun sosyal ve ekonomik nitelikleri ile yerleşme şekilleri ve yerleşmelerin dağılışları gibi konular ikinci bölümde ayrıntılı olarak değerlendirilirken, üçüncü bölümde tarım, hayvancılık, ticaret, ulaşım, sanayi ile turizmden oluşan ekonomik faaliyetlerin mevcut durumu ve özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise doğal, beşeri ve ekonomik coğrafya özellikleri açısından genel bir değerlendirme yapılarak temel sorunlar ve bunlara yönelik çözüm önerilerinin yanı sıra ilçenin güçlü ve zayıf yönleri özet olarak sunulmuştur.
₺380,00
Günümüzde kentler tüm Dünyada dikkatle izlenen ve çok karmaşık ilişki ağlarına sahip kozmopolit mekânlar haline dönüşmüştür. Kentler, bünyelerinde barındırdıkları yoğun nüfusları, merkezi konumları ve ürettikleri çok çeşitli mal ve hizmetleri sayesinde büyük nüfus kitlelerini etkilemektedir. Hızlı büyüme sürecinde önemli sorunlarla karşı karşıya kalan kentlerin bu sorunlarını çözmek giderek güçleşmekte ve büyük mali kaynaklara ihtiyaç duyulmaktadır. Kentleşme konusunda karşılaşılan sorunların çözümü her şeyden önce o sorunun tanınması ve analiziyle mümkün olabilir. Ülkemiz 1950’li yıllarda hızlı bir şehirleşme sürecine girerken, bu süreçte ülkemizde sanayileşmeye bağlı planlı bir kentleşmeden ziyade yoğun göç hareketi sonucunda ortaya çıkan hızlı nüfus artışı ve plansız alansal büyüme şeklinde bir kentleşme süreci gerçekleşmiştir. Bu durum Siirt de dâhil olmak üzere çoğu kentimizde başta altyapı olmak üzere çevre ve arazi kullanım sorunlarının ortaya çıkmasına yol açmıştır. Siirt kenti de bu süreci en hızlı ve problemli yaşayan kentlerden biri olmuştur. Söz konusu bu çalışma kent coğrafyası bakış açısıyla Siirt kentini değerlendirerek, kentleşme sürecinde karşılaştığı sorunları analiz edip, bu sorunların çözümüne katkı sunmayı ve kentleşme ile ilgili geleceğe yönelik projeksiyonlar ortaya koymayı amaçlamaktadır.
₺1.150,00
Herhangi bir bölgenin ekonomik kaynaklarının harekete geçirilmesi ve dolayısıyla kalkınması için sürdürülebilir arazi kullanımına (land use), geçmişte olduğu gibi günümüzde de ihtiyaç duyulmaktadır. Sürdürülebilir arazi kullanımı çalışmalarında hem doğal ortam özellikleri hem de beşeri ve ekonomik özelliklerin tümüyle değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Arazi kullanımı açısından ele alınan bu çalışmada, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) ile Bitlis ilinin mevcut arazi örtüsü/arazi kullanımı belirlenmiş, doğal ve beşeri coğrafya faktörlerinden kaynaklanan problemler tespit edilmiştir. Mevcut arazi kullanımına bağlı olarak sürdürülen beşeri ve ekonomik faaliyetler temel alınarak Bitlis ilindeki arazi kullanımı ve planlamasına yönelik çözüm önerileri geliştirilmiştir. İldeki arazi kullanımı ve planlamasına yönelik öneriler SWOT analizleri ışığında belirlenmiştir.
₺275,00
Türkiye, karstik şekiller açısından birçok jeomorfolojik zenginliği bünyesinde barındırır. Bu zenginliklerden biri de Cihanbeyli (Konya) güneyinde yer alan Bolluk Gölü ve çevresindeki traverten konileridir. Bolluk Gölü ve çevresinde, morfolojik özelliklerini koruyan ve kaybetmiş toplam 71 adet traverten konisi bulunmaktadır. Dünyanın başka bir yerinde bu kadar sayıda traverten konisi bulunmamaktadır.
Jeomorfolojik, hidrografik ve jeolojik koşulların bir sonucu olarak meydana gelen traverten konileri ender bulunan traverten birikim şekilleridir. Maalesef karstik jeomorfosit özelliği taşıyan traverten konileri tehdit altındadır. Madencilik, taşocağı işletmeciliği, tarımsal faaliyetler, aşırı su çekimi, ulaşım hatlarını düzenleme gibi çeşitli antropojenik faaliyetler sonucunda bu hidrojeomorfolojik yapılar yok olmakta, morfolojik özelliklerini kaybetmekte, sayıları gün geçtikçe hızla azalmaktadır.
Bu kitapta Bolluk Gölü ve çevresinde yayılış gösteren traverten konileri ve traverten kanalları teker teker incelenmiştir. Arazi çalışmalarına dayalı olarak konilerin jeomorfolojik özellikleri ortaya konularak başlıca sorunlarının neler olduğu anlatılmıştır.
₺250,00
“Bornova Ovası ve Çevresinde İklim Değişkenliğinin Ağaç Gelişimine Etkisi” kitabı, sıcaklık ve yağış değerlerinde meydana gelen değişimlerin ağaçların gelişimine olan etkisini ortaya koyan bir dendrokronoloji çalışmasıdır. Dendrokronoloji, ağaçların yıllık halkalarına dayanarak yaş saptama bilimi olarak tanımlanmaktadır. Ağaçların tarihlendirilmesi olarak da ifade edilen dendrokronoloji ile aslında bu basit tanımlamanın çok ötesinde, dikkate değer bilgilere ulaşılmaktadır. Çünkü ağaçlarda her yıllık halkanın büyümesi sırasında, ağacın içinde bulunduğu çevresel koşullar ve meydana gelen doğal ya da beşeri olayların etkileri, ağaçlar tarafından adeta kayıt altına alınmaktadır. Bu yöntemin kullanılması coğrafi süreçlerin ve problemlerin anlaşılması/çözümü bakımından da önem taşımaktadır. Bu nedenle dünyadaki coğrafyacılar çeşitli konulardaki araştırmalarında dendrokronoloji yönteminden yararlanmaktadır.
Bu kitapta, dendrokrolojik yöntemler kullanılarak Bornova Ovası çevresinde oluşturulan üç yeni ağaç yıllık halka kronolojisi ve bu kronolojinin özellikleri verilmiştir. Oluşturulan bu kronolojilerden faydalanarak iklim-ağaç büyüme ilişkisi ortaya konmuştur. Bornova Ovası çevresinde yetişen karaçam ve kızılçam ağaçlarını (çap artımını) etkileyen en önemli iklim faktörleri belirlenmiştir. Bu bölgedeki karaçam ve kızılçamların iklim değişkenliğine verdiği tepkiler ortaya konmuştur.
₺495,00