KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Türkiye’deki Özel Havayolu İşletmelerinin Rekabet Stratejileri Üzerine Bir Araştırma
₺340,00 -

Türkiye’nin Beyin Göçü Politikaları
₺390,00 -

Türkiye’nin Büyükşehirlerinde Kentleşme
₺235,00 -

Türkiye’nin Jeopolitik Sorunları
₺300,00 -

TÜRKİYENİN KALKINMA YÖNETİMİ POLİTİĞİ
₺455,00 -

TÜRKİYE’NİN MODERNLEŞMESİNDE HALKEVLERİ VE HAKKÂRİ HALKEVİ (1932-1951)
₺260,00 -

Türkiye’nin Orta Doğu’ya Dönüşü Ve Mîsâk-I Millî
-

TÜRKİYE’NİN SIHHÎ-İCTİMÂÎ COĞRAFYASI BÂYAZÎD VİLÂYETİ DEĞERLENDİRME-KARŞILAŞTIRMA-TRANSKRİPSİYON-TIPKIBASIM
₺260,00 -

Türkiye’nin Son Otuz Yılı
₺275,00 -

Türkiye’nin Ulusal Güvenlik Politikasında Tarih, Kültür ve Kimlik
₺420,00 -

Türkiye’de Faaliyet Gösteren Sivil Toplum Kuruluşlarında İtibar
₺300,00 -

TÜRKLERDE TİCARETİN SEYRİ
₺235,00 -

TÜRKMEN ATASÖZLERİ (TÜRKMEN HALK NAKILLARI)
-

ULUS MARKALAMA
-

ULUSAL AYNAYI OLUŞTURAN KADINSILIK SIRLARI
₺380,00 -

Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974)
₺715,00
KİTAP TANITIMI
ATEŞİ TUTAN KALEMLER
11 Kasım 1938 tarihinde İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı seçilmesiyle başlayan ve 1950 Demokrat Parti iktidarına kadar yaşanan süreç Türkiye’de “ tek adam, tek parti, otoriter rejim” iktidarının hüküm sürdüğü dönem olarak kabul edilir. Ve kısaca “ Milli Şef Dönemi” olarak adlandırılır. Cumhurbaşkanı seçildikten hemen sonra, İnönü’nün “ Milli Şef” ünvanını kabul etmesi, dönemin siyasi seyrinin bu kavramın tanımladığı ideolojik anlayış içinde gerçekleşeceğinin en belirgin kanıtıdır. Çünkü dünyadaki “ Milli Şef” tanımlamaları Hitler’e, Franco’ya ve Mussolini’ye yöneliktir ve tanımladığı sistem otoriter devlet yönetimidir.
…
Gazetelerin içeriklerinden biçimsel yönüne kadar tüm noktalarda “Milli Şef” direktifleriyle yönlendirilen basın, özellikle toplumsal etkileri açısından günümüze kadar gelen süreci şekillendiren icraatların eleştirilmesinde, gündelik olaylara göre değişen tebliğlerle denetlenmeye çalışılmıştır.
Bu nedenle kitabın yazılma amacı “Milli Şef Dönemi Basını”nın var olma mücadelesini, siyasal iktidarın ağırlığına rağmen gelişen muhalif bakış açısını, nedenlerini bu mücadelenin taraflarından biri olan Tasvir gazetesi yazarı Bedii Faik Akın’ın anılarından ve dönemdeki yazılarından yola çıkarak sorgulamaktır. Bedii Faik’in seçilme nedeni o dönemde “Milli Şef”e yönelik muhalif bakışı dile getiren ve gazete sütunlarına taşıyan ilk gazeteci olması ve bu dönemin belirgin karakteristiğine ilişkin yayınlarının bulunmasıdır. Kitabın genel çerçevesi “Milli Şef Dönemi” olarak bilinen 1938-1950 arasını kapsamakla birlikte Bedii Faik’in seçilen yazıları, gazeteciliğe 1945 yılında başlaması nedeniyle 1945-1950 arasındaki yıllara aittir. Ayrıca Bedii Faik’in yazıları temel alınmak şartıyla, dönemin önemli muhalif gazetecilerinin yazılarından da alıntılar yapılması, kitabın amacını destekleyen bir unsur olarak düşünülmüştür.…
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Popüler Tarihî Romanlarda İstanbul (1871-1986)
Tarihî romanla ilgili yapılan çalışmaların bir kısmı tarihî roman yazarlarının eserleri, bir kısmı da belirli dönem aralıklarında yazılan tarihî romanlar üzerinedir. Tarihî romanların çeşitli cephelerden incelendiği bu çalışmaların bazılarında İstanbul’a değinildiği, bahsedildiği görülmekle birlikte, İstanbul’u merkeze alan bir çalışma bulunmamaktadır. Başlangıçtan itibaren bütünleyici bir bakış açısıyla, kuşatıcı bir biçimde İstanbul’u ele alan bir çalışma bulunmamasından dolayı, bu eksikliği doldurmak adına biz de çalışmamızda 1871-1986 yıllarında yayımlanan popüler tarihî romanlarda İstanbul konusunu inceledik.
Popüler Tarihî Romanlarda İstanbul (1871-1986) adlı bu çalışmada; ilk tarihî roman olarak değerlendirilen Ahmet Mithat’ın Yeniçeriler eserinin yayımlandığı 1871 yılından çalışmanın sonlandırıldığı 1986 yılına kadar geçen yüz on beş yıllık sürede kaleme alınan popüler tarihî romanlarda İstanbul’un nasıl işlendiği, nelere tasarruf edildiği ayrıntılı bir şekilde incelenerek İstanbul’un bir fotoğrafı ortaya konulmaya çalışıldı.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
THE PALEOGRAPHICAL ANALYSIS OF THE MANICHEAN SCRIPT FOR MIDDLE IRANIAN AND OLD UYGHUR TEXTS
At the beginning of the 20th century, a significant mystery for researchers in fields such as archaeology, history, linguistics, and theology began to unravel with the discovery of Manichean written records in Central Asia and Upper Egypt. While Manichean texts were composed in various languages, the largest body of religious writings was primarily in Middle Iranian languages. Following Bögü Kagan’s conversion, many of these texts in Central Asia were translated into Old Uyghur, predominantly from Middle Iranian sources. This study explores the origins of the Manichean script and provides a comparative analysis of its development and paleographic characteristics across Parthian, Middle Persian, Sogdian, and Old Uyghur. Additionally, evaluations of certain paleographic features in the Manichean script have been incorporated into the study.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafyanın Kısa Tarihi
Kitapta önce coğrafya biliminin eksik ve doğru tanımlarından kısaca bahsedilmiş ve ardından onun en az 2600 yıllık tarihi geçmişi, kat ettiği yollar ve aştığı engeller, çoğu araştırıcının kabul ettiği dönemlere sadık kalınarak, ancak farklı bakış açısıyla özetle işlenmeye çalışılmıştır.
Bu arada coğrafyanın çağdaş şeklini almasındaki rollerini hiçbir coğrafyacının yadsımadığı, başta Alexander von Humboldt ve Carl Ritter olmak üzere bu bilim dalının kilometre taşlarını döşeyen büyük coğrafyacılardan, onların fikirlerinden ve coğrafi ekollerinden de karşılaştırmalı bir şekilde ve kronolojik gözle bahsedilmiştir.
Son bölümde ise coğrafyanın Türkiye’deki gelişme basamakları, dönüm noktaları, öncü coğrafyacıları ve onların katkıları özetle konu edilmiştir.
Kaleme aldığımız bu kitap, başta üniversitelerimizin Coğrafya Bölümleri ile Eğitim Fakültelerinin çeşitli bölümlerinde okutulmakta olan coğrafya lisans derslerini alan bütün öğrenciler ile coğrafya öğretmenleri için temel kaynak kitap olması amacıyla hazırlanmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağda Finansal Okuryazarlık ve Mental Muhasebe
Dijitalleşme ile hızla gelişen teknolojilerin insan yaşamının her alanına nüfus etmesi finansal karar süreçlerini önemli düzeyde etkilemiştir. Dijital çağda, finansal olay ve durumların karmaşık bir hal alması ile para algısı ve parayı kullanım şekli de değişmiş ve dönüşmüştür. Bu karmaşık yapı karşısında yaşam döngüsünün tüm dönemlerinde insanın yaşam kalitesini ve ekonomik refah seviyesini arttırması günlük yaşamda aldığı finansal kararların doğru olması ile yakından ilgilidir. Alternatifler arasında en doğru tercihi yapmak isteyen insan farkında olmasa bile, hissel ve deneyimleri doğrultusunda mental hafızalarında oluşturdukları muhasebe sistemine uygun olarak duygusal bir tercihe yönelecektir. Ancak, bu tercih düşünüldüğü gibi her zaman en mantıklı alternatif olmayabilir. İnsanın, geçmiş tecrübe ve deneyimlerini çağın gerektirdiği finansal bilgi ve beceriyle geliştirmesi ile para yönetimi ve idaresinde bilinçli ve akılcı davranması sağlanabilir. Finansal okuryazarlık düzeyi yüksek olan insan, sahip olduğu finansal bilgi, beceri, tutum ve davranışlar sayesinde olası olumsuz durumlara karşı esnek bir yapıda oluşturduğu mental muhasebe sisteminde anlık fayda/kazanç karşılaştırması yaparak en doğru kararı verecektir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’da Türkçe Yazılmış Matbu Kırk Hadisler ve Din Eğitimi Açısından Önemi
Hicri II. asırdan itibaren yazılmaya başlanan kırk hadisler, belli sayıda hadisin bir araya getirilmesiyle oluşmuş ve tarihi süreç içerisinde bir geleneğe dönüşmüştür. Muhtevasının hadis olması ve ulemanın dışında farklı meslek gruplarına mensup kişilerin de kırk hadis yazmış olması, kırk hadis eserlerini önemli kılmaktadır.
Farklı milletlerin geleneklerinde kırk hadis eserleri olmakla birlikte, Osmanlıda Türklerin kırk hadis geleneğine daha çok sahip çıktığı görülmektedir. Osmanlıda en çok kırk hadisin şairler tarafından yazılmış olması, çok sayıda manzum kırk hadisin yazılmasına sebep olmuştur. Osmanlıda yazılmış birçok kırk hadis risalesi, kendi döneminin sosyal kültürel yapısına ışık tutmuştur. Dini-didaktik bir anlayışla kaleme alınan kırk hadisler, günlük hayatta Müslümanların problemlerine çözüm bulmayı, onlara dünya ve ahiret saadetinin yolunu göstermeyi amaçlamıştır.
Bu çalışmada, ulema, hekim siyasetçi ve şairler tarafından yazılmış on iki kırk hadis eserinin din eğitimi açısından incelemesi bulunmaktadır. Çalışmamızda yer alan kırk hadisler; tıp, siyaset, iman, ibadet, ahlak ve hayatın birçok konusuyla ilgili hadisleri kapsamaktadır.
Kerderli Mahmut b. Ali tarafından kaleme alınan “Nehcül Feradis”, Ali Şir Nevai’nin “Türcüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Mustafa Cemi tarafından tercümesi yapılan; Akkirmani ve Birgivi’nin “Şerhu’l Ehadisi’l Erbain”, Okçuzade Mehmet Şahi’nin “Ahsenü’l-Hadis”, adını verdiği eseri, Nabi’nin “Tercüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Ömer Ziyaeddin Dağistani’nin “Hadisi Erbain fi Hukuki Selatin”, isimli eseri, Münif’in “Tercüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Âşık Çelebi’nin “Şerhu Hadis-i Erbain” adlı eseri, İsmail Hakkı Bursevi’nin “Şerhu Hadis-i Erbain” adlı eseri, Ahmet Naim’in “Kırk Hadis” eseri, Miralay Hüseyin Remzi nin “Tıbb-i Nebevi” adlı eseri, Mustafa Taki Efendi tarafından Osmanlı Türkçesiyle kaleme aldığı “Kırk Hadis Yahut İlm-i Hal’i Siyasi ve İctimai” adlı eseri, Osmanlıda Türkçe yazılmış matbu olarak neşredilmiş kırk hadis eserleridir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
DİL BİLGİSİ ÖĞRETİMİ
Bu kitap Yüksek Öğretim Kurulunun hazırladığı eğitim programı esas alınarak meydana getirilmiştir. Kitap üniversitelerin eğitim fakültelerinde lisans ve lisansüstü çalışma ve derslere kaynaklık edecek bilimsel bir yapıdadır. Özellikle dilbilgisi öğretiminin amacı, önemi, temel dil beceri kavramlarının titizlikle ele alınması gerektiği çağımızda bu kitabın öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanıcılarına yol göstermesi amaçlanmaktadır. Böylece alana farklı bir bakış açısı kazandırmak ve bireylerin dilbilgisi öğretimi ile ilgili akademik düzeyde bilgiye sahip olmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
SINIF ÖĞRETMENLİĞİ EĞİTİMİNDE BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETİMİ
Bilindiği üzere eğitim fakülteleri bünyeleri içinde yer alan sınıf öğretmenliği eğitiminin temel hedefi, sınıf öğretmeni adaylarında ilköğretim birinci kademeye yönelik öğretmen yeterliliği oluşturmaktır.
Yeterlilik oluşturmaya dayalı sınıf öğretmeni yetiştirmenin birincil ve en önemli koşulu, sınıf öğretmenliği eğitiminde okutulan lisans derslerinin özelliğine göre ilköğretim birinci kademeyle ilgili bilgi, beceri ve öğretim becerisi oluşturacak biçimde düzenlenmesidir.
Bu kitap, sınıf öğretmenliği eğitimi almakta olan sınıf öğretmeni adaylarının ilköğretim birinci kademedeki beden eğitimi dersleri konusunda yeterlilik kazanmalarını sağlama amacına dönük olarak hazırlanmıştır.
Bu bağlamda kitabın genel içeriği ve kapsamı sınıf öğretmenliği eğitimi lisans programında yer alan beden eğitimi ile ilgili derslerin nasıl yürütülmesi gerektiğine ilişkindir.
Sınıf öğretmenliği eğitimi lisans programında yer alan beden eğitimi ile ilgili dersler Beden Eğitimi ve Spor Kültürü ve Beden Eğitimi Oyun Öğretimi dersleridir.
Söz konusu bu derslerin yarıyıl öğretim programları gerek teorik, gerekse uygulamalı içerik olarak sınıf öğretmeni beden eğitimi öğretim yeterliliği amacına dönük olarak hazırlanır ve uygulanırsa, sınıf öğretmeni adaylarının gelecekte göreve başladıklarında ilköğretim birinci kademe beden eğitimi derslerini amaca uygun ve daha verimli olarak yürütebilmelerine katkıda bulunulmuş olunacaktır.
KİTAP TANITIMI
ANNE BEBEK BAĞLANMASI ve ANNE KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ
Anne ile bebek arasındaki ilk bağ aslında annenin bir bebek istemeye karar vermesiyle başlar. Bu bağ hamile olmanın öğrenilmesiyle fiziksel olarak somutlaşır, bebeğin doğumuyla birlikte ise karşılıklı, gözle görülür ve ölçümlenebilir bir hal alır. Dışardan sanki anne ile bebeğini birbirine bağlayan bir lastik bağ varmış gibi görünen bu sihirli süreç, annenin bebeğine bakımı, ilgisi, sıcaklığı ve sevgisiyle gelişir. Bebeğin annesiyle oluşturduğu bu bağ onun yaşamı keşfetmek için kullanacağı bir üs görevini görecek güvenli bir limana dönüşecektir. Bebek dünyayı keşfetmek için anneden ayrılacak, dünyayı keşfedip sonra tekrar güvenli limanına dönecektir. Tam da bu ayrılma ve geri dönme dönemlerinde annenin bebeğinden ayılış ve geri kabul edişleri bebeğin yaşamı keşfetmesindeki duygusunu oluşturmasına yardımcı olacaktır. Eğer anne, bebeği kendisinden ayrılırken kaygılı, korkulu ya da tedirgin ise bebek de anneden ayrılmakta aynı duyguları hissedecektir. Buna karşın anne, bebeğin bu ayrılık davranışlarına, onun, dünyayı keşfetmesi için yeterince cesaretlendirici ve güven verici davranıyorsa bebek de bu duyguları öğrenecektir. Benzer duygular kavuşma anları içinde aynı şekilde devam edecektir. Gün içerisinde yüzlerce kere olan bu olay bebek 1 yaşına geldiğinde artık binlerce kez yaşanmış bir ilişki kalıbına dönüşmüş olacaktır. İşte tam da bu durum bebeğin içsel çalışma modeli dediğimiz ilk ilişki modelini oluşturacaktır. Bu model bebeğin ilerde başka kişilerle ilişki geliştirirken başvurduğu bir referans olacaktır. Modelin oluşmasında bebeğin mizacı, hastalıkları, fiziksel yapısı gibi etmenler rol oynarken anne açısından ise kişilik özellikleri, bağlanması ve duygusal durumu rol oynayan bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Elinizdeki bu kitap anne ile bebek arasında gelişen bağlanma ilişkisinin nasıl oluştuğunu, aşamalarını, rol oynayan çeşitli etmenleri, kişilik kuramları ve konuyla ilgili çeşitli araştırmaları konu almaktadır. Konuya ilgi duyan akademisyenler, alanda çalışan uzmanlar ve anne-babalar için bir başvuru kaynağı olacağı düşünülmektedir.
KİTAP TANITIMI
Seçilmiş Örneklerle Türkiye’de Yer Değiştiren Yerleşmeler
Türkiye’de mahalle, köy, kasaba ve şehir gibi farklı mekân ölçeklerinde binlerce yerleşim birimi ilk kuruldukları yerleri çeşitli nedenlerle değiştirmek zorunda kalmıştır. Türkiye’de örneklem olarak seçilen on ilin sınırları içerisinde doğal ve beşeri nedenlerle yer değiştiren yerleşmelerin bir bütün halinde incelenmesi ve böylece konuyla ilgili literatürün ve envanterin zenginleştirilmesi çabası bu çalışmanın temel motivasyonu olmuştur. Çalışmada; Adana, Bingöl, Burdur, Erzincan, Kahramanmaraş, Muş, Sivas, Tokat, Aksaray ve Kırşehir illerinde doğal ve beşeri nedenlerle 259 yerleşmenin yer değiştirdiği tespit edilmiştir. Doğal nedenler içerisinde; 84 yerleşme kütle hareketleri, 67 yerleşme deprem, 40 yerleşme sel/taşkın, 2 yerleşme taban suyu yüksekliği ve 1 yerleşme de gevşek toprak yapısı nedeniyle yer değiştirmiştir. Beşeri nedenlerle yer değiştiren yerleşmelerden 49’u baraj inşası, 6’sı ulaşım, 5’i güvenlik, 4’ü ekonomik ve 1 yerleşme ise su kıtlığı nedeniyle yer değiştirmiştir. Yerleşmelerin yer değiştirme süreçlerini insan-mekân perspektifinde inceleyen bu kitap, yer değiştiren yerleşmelerin tespiti, sınıflandırılması ve metodolojisi bakımından konuya ilgi duyan herkese yararlı olması amacıyla hazırlanmıştır.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
English Literature and Society in the Eighteenth Century
The literary history, as I conceive it, is an account of one strand, so to speak, in a very complex tissue: it is connected with the intellectual and social development; it represents movements of thought which may sometimes check and be sometimes propitious to the existing forms of art; it is the utterance of a class which may represent, or fail to represent, the main national movement; it is affected more or less directly by all manner of religious, political, social, and economical changes; and it is dependent upon the occurrence of individual genius for which we cannot even profess to account. I propose to take the history of English literature in the eighteenth century. I do not aim at originality: I take for granted the ordinary critical judgments upon the great writers of whom so much has been said by judges certainly more competent than myself, and shall recall the same facts both of ordinary history and of the history of thought. What I hope is, that by bringing familiar facts together I may be able to bring out the nature of the connection between them; and, little as I can say that will be at all new, to illustrate one point of view, which, as I believe, it is desirable that literary histories should take into account more distinctly than they have generally done.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Japonca Ad Durum Ekleri
Kimi dilbilimcilere göre Türkçe ve Japonca Ural Altay dil ailesinin birer üyesidir. Kimisine göre ise Türkçe Altay dil ailesinin bir üyesi iken, Japonca herhangi bir dil ailesine mensup değildir. Ancak, bu iki dil hangi dil ailesine kabul edilirse edilsin, sondan eklemeli dil olmaları ve sözdiziminin benzer olması gibi yapısal açıdan benzerlikleri herkes tarafından kabul edilmektedir. Hem Türkçe hem de Japoncanın sözdizimi özne, nesne, yüklem sıralamasında olması, bu iki dili öğrenenler için büyük bir kolaylıktır. Ancak, bu iki dil her ne kadar yapısal olarak benzerlik gösterse de aralarındaki küçük farklılıklar bu dilleri öğrenenler için karmaşık gelmektedir. Örneğin, Türkçede özne yalın durumda iken Japoncada “wa”/“ga” eklerini alması ya da Türkçede bir tek bulunma durum eki mevcut iken Japoncada “ni” ve “de” eklerinin olması gibi. Japoncada aynı işlevli birden fazla durum ekinin olması, bu ekler arasında fark olup olmadığı ve varsa nasıl bir fark bulunduğu yönündeki sorulara bu kitapta yanıt aranmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İNGİLİZ ROMANINDA QUEER OKUMA
Ana akım edebiyat dizgesinin göz ardı edip değersizleştirdiği, ötekileştirdiği varoluşların ve kimliklerin sesini duyurabilmesi, edebi metinlerde özdeşimler yoluyla kendilerine bir varoluş alanı açabilmesi, ilginçtir ki, okurun verili metindeki anlamı muğlaklaştırmasına, ikilikleri ortadan kaldırmasına, heteronormatif düzeni kendi okuma süreci içinde altüst etmesine bağlı olabilir. İngiliz Romanında Queer Okuma, okur ve yazar arasında, queer anlamların inşa edileceği bir anlamlandırma alanının ve farklı bir eleştirel yaklaşımın süreçlerini ve dinamiklerini, İngiliz romanından okuma denemeleri ile incelemektedir. Kitap, Queer kuramın ana tartışma alanlarını ele alarak, okuma ve yazma süreçlerini queer kavramlar ışığında değerlendirir. Okuma ve yazma süreçlerinde, okurun ve yazarın kullandığı parodi, ironi, nostalji ve eğretilemeler gibi dilsel stratejilerin yazınsal metinler üzerinden örneklendirildiği inceleme, farklı toplumsal cinsiyetlerin ve kimliklerin, queer bir eleştirel yaklaşımla nasıl görünür kılınıp meşrulaştırılabileceğine de işaret etmektedir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
SİLVAN İLÇESİNİN BEŞERİ ve İKTİSADİ COĞRAFYASI
Silvan İlçesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Dicle Bölümü sınırları içinde yer almaktadır. Saha, Diyarbakır Havzası’nın kuzeydoğu ucunda bulunmakta olup idari bakımdan Diyarbakır İli’ne bağlı bir ilçedir. Silvan, binlerce yıldır yerleşmeye sahne olmuş ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, kadim bir yöredir. Silvan İlçesi, zengin doğal kaynaklara ve ulaşım açısından da elverişli bir konuma sahiptir. Yöre mevcut kaynakların işlenip değerlendiği dönemlerde oldukça gelişmiş ve nüfuslanmıştır. Ancak kaynakların çeşitli nedenler ile işletilemediği dönemlerde ise nüfus kaybetmiş ve canlılığını yitirmiştir. Yörede son zamanlarda meydana gelen terör faaliyetleri, beşerî ve iktisadî hayatı olumsuz yönde etkilemiş ve ilçenin sahip olduğu su, toprak, turizm ve yeraltı kaynakları gibi doğal ve beşeri zenginliklerin değerlendirmesini engellemiştir. Ancak son yıllarda asayiş ve güvenlik ortamının sağlanması ile yöre gelişim göstermeye ve potansiyelini değerlendirmeye başlamıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Filibe’de Osmanlı Mimari Eserleri
Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum
Her lahza bir alev gibi hasretti duyduğum”
diyor şiirimizin büyük üstâdı Yahya Kemal. Velhasıl ne Balkanların bize ne de bizim Balkanlara hasretimiz biter! Aynı ruh, aynı kültür, aynı medeniyet, aynı iman ve onun mahsulleri olan aynı tarihi bereket… Filibe de bu zenginlikten fazlasıyla nasibini almış bir şehir güzeli. Tabii ki eskisi gibi değil ama hala ecdat yadigârlarıyla bezeli. Hala vakur, hala gül kokulu…
Gelin hep birlikte bu manalı şehri, ona miras bıraktıklarımızı, atalarımızın emanetlerini gezelim, hatırlayalım, bilelim, bildirelim. Biz buraya silinmez mührümüzü vurduk, diyelim. Evlâd-ı Fâtihân’ı unutmadık, unutamayız diyelim…
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Mitolojik Avrupa Sanatında Doğa
Avrupa sanatı, yüzyıllar boyunca, Yunan ve Roma mitolojisinin sunduğu zengin öyküleri yansıttı. Titanlar, tanrı ve tanrıçalar, sanatçıların tuval ve yontularında yeniden hayat buldu. Her türlü duygunun ve soyut kavramın, sürükleyici olay dizgilerinin ve sürprizli sonların yer bulduğu mitolojide, bizim için çok değerli bir varlık dikkat çekiyor: Doğa.
İnsanın doğa ile kurduğu yakın ilişki, mitoslarda yoğun bir şekilde karşımıza çıkıyor. Antik dünyanın, doğal yaşam ile daha samimi bir temas içinde olduğu düşünülebilir. Yunan ve Romanın yarattığı öykü evreninde, doğanın her öğesinin kimlik kazandığını görebiliyoruz. Güneşin, ayın, yıldızların, rüzgârların, ağaçların, çiçeklerin, pınarların Onlar da insanlar gibi yaşıyor, âşık oluyor ve acı çekiyor.
Bu kitapta, mitolojik Avrupa sanatının, Rönesanstan 19. yüzyıla kadar uzanan zaman diliminde sunduğu doğa imgeleri gözler önüne serilmiştir
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Toplum, Teknoloji ve Yönetim: Günümüz Kamu Yönetimi Tartışmaları
Toplum, Teknoloji ve Yönetim: Günümüz Kamu Yönetimi Tartışmaları; liyakat ilkesinin kamu yönetimindeki yeri, siyasetin etkileri, yapay zekâ uygulamaları, kentleşme ve postmodern mekân anlayışları gibi güncel konuları disiplinlerarası bir bakışla ele almaktadır. Kitap, siyaset bilimi, sosyoloji, kent çalışmaları ve yönetim bilimlerini bir araya getirerek, hem akademisyenlere hem de kamu politikalarıyla ilgilenen okurlara zengin bir içerik sunmaktadır. Akıllı kentlerden iklim değişikliğiyle mücadeleye, sosyal medyanın toplumsal hareketlerdeki gücünden kamu hizmetlerinde etkinliğe kadar geniş bir yelpazede günümüz yönetim sorunlarını analiz etmektedir.
KİTAP TANITIMI
NAHİV BİLGİSİ IŞIĞINDA OSMANLI NAHVİNE BAKIŞ
Nahiv, Arap coğrafyasında doğmuş ve gelişmiş içerik content ve içerim implication yönüyle bugünkü gramere karşılık gelen dil ile ilgili Ulûm-i Müntefa-Bihâbir ilimdir. İslamiyetin ilk dönemlerinde Arapların, Arap olmayan toplumlarla karışmaları sonucu selâseti bozulan dillerini düzeltme ve Kuran-ı Kerimin yanlış okunma ve anlamlandırılmasını önleme çalışmalarıyla başlamış; dillerin, coğrafyaların ve zamanın değişmelerine bağlı olarak kazandığı farklı anlamları ve içerikleri ile müstakil bir ilim halini almıştır. İslam medeniyeti çağlarında Kuran dilinin ve İslam kültürünün hâkim tesiri ve Kod Kopyalamanın etkisiyle İslam toplumlarına yayılmış ve müştemil bir ilim haline gelmiştir. Bu etkileşime bağlı olarak Osmanlıda nahiv, Türkçe açısından özgün bir disiplin olarak geliş(e)memiş ve Osmanlı nahvi varlığını Arap gramerinin etkisinde ve hâkimiyetinde kalarak sürdürmüştür. Tanzimatta ise Arap nahvi, giderek Fransız cümle anlayışına yaklaşan Türk nahvi (cümlesi ve söz dizimi) üzerindeki etkisini, Fransız grameri ile birlikte devam ettirmiştir. Kitap, Osmanlının yekpare Arapça ve Tanzimatın nispeten Türkçe olan nahiv anlayış ve yaklaşımına, nahvin ışığında perspektifi bakıyor ve etiyolojisi ile ilgili bazı enstantaneler sunuyor.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Kuraklık
Yağışlardaki mevsimselliğin yüksek olduğu alanların Türkiye’de fazla olması, kuraklık olaylarının dikkatle izlenmesini gerektirir. Yağış rejimine göre yağışlı geçmesi beklenen ayların kurak geçmesi, su kaynaklarına bağlı faaliyetlerde farklı zaman ölçeklerinde krizlere yol açmaktadır. Bu krizlerin aşılması/yönetilmesi için öncelikle yağış rejimi bölgelerine göre kuraklık karakteristikleri, politika yapıcılar ve sahadaki uygulayıcılar tarafından bilinmelidir. Öngörülmesi oldukça güç olan kuraklık problemine yönelik ulusal düzeyde yeni yaklaşımların geliştirilmesine katkı sunmayı amaçlayan bu kitap, ağırlıklı olarak Türkiye2deki kuraklık özelliklerini ve kuraklığa neden olan bölgesel hava dolaşımını içermektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Anaakım Sinemada Siyahi Özne
Kitap, doğal hukukla meşrulaştırılan ilkçağın kurumsal köleciliği ile ten rengi üzerinden gerekçelendirilen asri zaman ırkçılığı arasındaki zihinsel geçişi üretim ilişkileri tarafından çerçevelenen ekonomi-politik eğilimleri göz ardı etmeden tartışmaktadır. Bu maksatla yirminci yüzyıl geneline yayılan kronoloji üzerinden ilerleyerek bir yandan ele alınan sinema filmlerinin detaylı analizlerini yaparken; diğer yandan geçmişi ilkçağa uzanan köleleştirme pratikleriyle modern çağın ten rengi üzerinden gerekçelendirilen ırkçı eğilimleri arasındaki zihinsel sürekliliğe dikkat çekmektedir. Diğer yandan ırkçılığa temas eden tüm sinema filmlerini hâkim ideoloji tarafından çerçevelenmiş birer kültür endüstrisi ürünü olarak mahkûm etmek elbette doğru bir yaklaşım değildir. Zira bu filmlerin birçoğu toplumsal gerçekliği sanatsal bakış açısıyla harmanlayarak, sunabilme becerisi gösterebilmiş sinema tarihinin kilometre taşlarıdır. Dahası bu yaklaşım, yirminci yüzyılın tümüne yayılan hatta bir sonraki yüzyıla taşan ısrarlarıyla ırkçı şiddet ve siyahi ayrımcılığına karşı tavır geliştirebilmiş sıradan insanlarla onları örgütlü mücadele konusunda yüreklendiren siyahi önderlerin kazanımlarını göz ardı etmek olurdu. Netice olarak onlar mücadele etmeseydi, bu kitapta incelenen filmlerin birçoğu olmazdı.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Tersine Lojistikte Araç Rotalama
Artan nüfus ve giderek yoğunlaşan endüstriyel faaliyetler, kaynakların hızla tükenmesine ve atık miktarının artmasına neden olmaktadır. Bu durum, insan sağlığı ve çevre için tehdit oluşturan tıbbi atıkların yönetimi konusunu kritik hale getirmiştir.
Bu kitap, tıbbi atıkların toplanması, taşınması ve en nihayetinde uygun şekilde imha edilmesi süreçlerinde karşılaşılan lojistik sorunlara odaklanarak, bir tersine lojistik faaliyeti olan tıbbi atıkların toplanmasında araç rotalama problemine yönelik çözüm önerileri sunmaktadır.
Bir tıbbi atık toplama ve sterilizasyon merkezinin gerçek verilerine dayanan örnek bir uygulama ile teori ve pratiği bir araya getiren bu kitap, mevcut toplama rotalarının iyileştirilmesi ve alternatif rotalara dair çözüm önerileri sunulması konusunda etkili sonuçlar ortaya koymaktadır.
₺190,00
KİTAP TANITIMI
GÖZETLEYEN BAKIŞ
Görme bir iktidardır ve imaj her şeye hâkimdir. Söz eski hükmünü kaybettiğinden, gerçekliğin ve iktidarın takibi sadece gözetlemeyle mümkündür. Varlığımız görüntümüzse, bu görüntünün algılanması da bilinçle ilişkilidir ve algılarımız bakışlarımızla şekillenmektedir. Gözetleyen bakış genellikle arzuyla ilişkilidir ve çoğunlukla seyretmekten zevk alan, suç işleyen röntgenci bir kimliğe bürünür. Bakış artık şiddettir ve gözetleyenler ancak tersine gözetimle kontrol edilebilir. Tersine gözetim, görüntüyü son bir bakışla hızlıca tüketen aylak flanörle yaygınlaşmıştır. Bu durum gözetim iktidara aittir alt metnini sarsmıştır. Veri ikizi gibi çoklu eksen ve kavramların oluştuğu dijital çağımızda hepimiz panoptik ve sinoptik makinelerin içine sıkışan sanal kimliklere dönüştük. Bu durum, gözetleme ve bakışın yeni kavram ve tartışmalarla tekrar okunmasını gerektirmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
1 Mart 2003 Başbakanlık Tezkeresi’nin Reddedilme Nedenleri
11 Eylül 2001 tarihinde New York’ta gerçekleştirilen terör saldırılarının ardından dünya için yeni bir dönem başlamıştır. Teröre ve ona destek veren ülkelere karşı küresel savaş başlattığını ilan eden ABD, önce Afganistan daha sonra Irak’a yönelik askeri müdahalede bulunacağını tüm dünyaya duyurmuştur. Radikal terör örgütleri olarak adlandırdığı El Kaide gibi yapıların, dünya için tehlike arz ettiğini ifade eden Amerikan yönetimi, bu tehdide son verilmesi için diğer devletlerden destek beklediğini açıklamıştır. Bu doğrultuda NATO müttefiki ülkelerden biri olan Türkiye’den de destek talep eden ABD ile uzun süren ekonomik, askeri ve siyasi müzakereler gerçekleştirilmiştir. Müzakereler sonucunda tezkerenin kabul edileceğine dair yaygın bir görüş hâkim olsa da 1 Mart 2003 tarihinde yapılan oylama sonucunda tezkere Meclis’ten geçmemiştir. 1 Mart tezkeresinin neden kabul edilmediği ve bu kararın doğruluğu bugün dahi tartışılmaktadır. Bu kitapta, tezkerenin neden kabul edilmediği, literatür araştırmasının yanı sıra gerek iktidar partisi gerek muhalefet partileri milletvekilleriyle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış mülakatlardan elde edilen verilerle açıklanmaya çalışılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Sultan II. Murat Devri
Gazavâtnâmeler, tarih bilimi açısından son derece kıymetli eserlerdir. Bu tür eserler, dönemin olaylarını ve savaşlarını ayrıntılı bir şekilde anlatmaları ve kroniklerin eksik kaldığı noktalarda onları tamamlayıcı bir rol üstlenmeleri nedeniyle önemli bir kaynak değerine sahiptir.
Milli Kütüphanede kayıtlı olan bu gazavâtnâme, içeriği itibariyle II. Murat dönemine ait bazı olayları ele almaktadır. Ayrıca, eser II. Murat dönemi dışında Ayasofya Kilisesinin inşa süreci, Hz. Muhammedin doğumu ve bu esnada meydana gelen olağanüstü olaylar, dört halife dönemi ve İstanbul kuşatmaları gibi önemli tarihi olayları da özet şeklinde içermektedir
₺250,00
KİTAP TANITIMI
ABD’de Ev Okulu Uygulaması
1960’ların sonunda ABD’de ana akım kültüre eleştirel yaklaşan grupların girişimleriyle ortaya çıkan ev okulu (homeschooling), görece kısa bir süre içinde “marjinal” bir tercih olmaktan çıkarak Amerikan eğitim sisteminin yasal seçeneklerinden biri haline gelmiştir. Peki, eğitimin toplum kimliğinin inşasında merkezi bir rol oynadığı bir ülkede ev okulu nasıl doğmuş ve ana akımın parçası olmuştur? Bu kitapta, ev okulunun tarihsel gelişimi, hukuki meşruiyet mücadelesi ve ebeveyn motivasyonları Amerikan toplum kimliği bağlamında sosyolojik bir perspektifle ele alınıyor. Ev okulu yalnızca pedagojik bir tercih olarak değil; devlet, aile, yurttaşlık ve eğitim arasındaki ilişkilerin yeniden tanımlandığı bir zeminde, eğitim-toplum etkileşiminin dönüşümünü görünür kılan dinamik bir toplumsal olgu olarak inceleniyor.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Coğrafyasında Batı Emperyalizmi
Emperyalizm, tarihi milattan öncesine dayanan ve yayılımcılık anlamına gelen bir terimdir. ”Sömürgecilik” ve ”Müstemleke” kelimeleri de emperyalizm yerine kullanılan diğer terimler arasında yer alıyor.
Emperyalizm sözcüğü İngilizce ”Imperial” kelimesinden türetilmiştir. Imperial’in sözlük anlamı imparatorluktur. İmparatorluklar, birçok ülke toprağının işgal edilmesiyle kurulduğu için bu ismi almıştır. Tarihte Emperyalizm terimi ilk defa Napolyon’u eleştirmek ve Birleşik Krallığın sömürgecilik faaliyetlerini tanımlamak için kullanılmıştır.
Emperyalizm, bir ülkenin siyasi idaresinin ele geçirilmesi ve ekonomik açıdan sömürülmesidir. Emperyalist devletlerin uyguladığı politikaların başında baskı ve yıldırma politikaları gelir. Müstemleke haline getirilmiş ülkenin yönetimi sömürgeci devlete geçer. Bu nedenle devletin yasama- yürütme – yargı organları kısa ya da uzun vadede sekteye uğrar.
Emperyalizmin ana nedeni ekonomik çıkarlardır. Örneğin bir ülke yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından zengin ise o kaynaklara (altın, gümüş, petrol vs.) el konur. Sömürülen kaynaklar sadece bunlarla sınırlı değildir. Ülkenin tarım ürünleri, pazarları, üretim tesisleri de emperyalist devletin kontrolüne geçer.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Dijitalleşmesi: Sosyal Ağın Zorlayıcılığı Üzerine
Eski ya da yeni bütün iletişim araçlarının hâkim üretim ilişkilerinden bağımsız düşünülemeyeceği vurgusu, yeni medyada aynı zamanda hem üretici hem tüketici (üretketici) olarak bulunan ücretlendirilmemiş emeğin analizini gerektirmiştir. Kapitalist toplumun her dönem kendini yapısal olarak yenileyen ama özü aynı kalan yasalarına göre yeni medyayı tartışmaya açmak, iletişim çalışmaları açısından hala güncelliğini korumaktadır. Fakat asıl merak uyandıran ve önemli olan enformasyonel, maddi olmayan, duygulanımsal ve dijital emek olarak nitelenen emek gücünün, küresel bilgisayar ağlarında sermaye birikimi açısından hangi işlevleri yerine getirdiği veya nasıl değer sağladığıdır. Diğer bir kritik soru ise yeni medya kullanıcı emeği üzerinden nasıl ideoloji yayar olmalıdır. Yeni medyanın katılımcı veya etkileşimli yapısının, kullanıcıları; aracı-tüketici konumundan birer kaynak-üretici konumuna getirdiği iddia edilse de günümüz sosyal ağların uyguladığı hedefli reklamcılık modelleri ve sosyal ağa üye olabilmek için onaylamamız gereken gizlilik koşulları bunun tam tersini söylemektedir. Sosyal ağlarda aracı olan kullanıcı ağın zorlayıcılığına çabucak boyun eğer.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Farklı Anneler ve Farklı Çocuklar
Farklı anneler ve farklı çocuklar alışılmışın dışında örneklerdir. Adölesan dönemde henüz bir ergenken anne olmanın hissizliği, bir Instagram annesi olmanın verdiği göz önünde olma hevesi ve madde batağına düşmüş çocukların kurtarılması gibi konular sosyal hizmet alanındaki büyük sorunlardandır.
Ergen bir anneden doğmuş olmak yaşam için baştan bir sürü şeyi kaybetmiş olmak anlamına gelebilir. Instagramda her anı fotoğraflanmış şekilde büyümek büyük bir ihmal olabilir. Bağımlı gençlerin rehabilitasyon için bir araya getirilmeleri daha büyük suç örgütlenmelerine neden olabilir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İşçi Göçlerinin Büyük Britanya Emek Piyasasına Etkileri
İşçi göçleri konusu günümüzde Avrupa Birliği içinde yapılan politik tartışmaların başında gelen konulardan biridir. Bunun başlıca nedenleri olarak Avrupa devletlerinin yaşadığı demografik sorunlar (nüfusun yaşlanma ve azalması) ve işgücü kıtlığı sonucu olarak işçi göçlerin bir kurtarıcı unsur olarak görülmesidir. Günümüzde demografik sorunların ve işgücü kıtlığının giderilmesinde en etkili ve kısa seçenek olarak işçi göçleri gelmektedir. Bu bağlamda yeni AB üyesi olan ülkelerden demografik sorunlar yaşayan Batı Avrupa’ya olan işçi göçleri bu sorunların giderilmesinde önemli bir fırsat gibi gözükmektedir.
Bilindiği gibi 2004 yılı Mayıs ayında, sekiz Orta ve Doğu Avrupa ülkesi Avrupa Birliği üyesi olmuştur. Bu ülkelerin birliğe üye olmalarından itibaren İsveç ve İrlanda’yla beraber Büyük Britanya yeni üye olan bu ülkelerden işçilerin serbest dolaşımlarına ve emek piyasalarına tam olarak girmelerine izin vermiştir. Çalışmanın amacı Büyük Britanya’ya A–8 ülkelerinden 2004 sonrası gelen göçlerin bu iş piyasasındaki ücretler ve istihdam üzerine etkilerini ölçmektedir.
Çalışma A-8 ülkelerinden Birleşik Krallığa olan göçler ile yerel iş piyasası sonuçları arasında anlamlı bir korelasyon olup olmadığı üzerinde kurgulanmıştır. Bu amaçla A–8 ülkelerinden gelen işgücünün özelliklerine ait eğitim düzeyi, yaş ve sayı gibi veriler ile Birleşik Krallık yerel işgücü piyasası verileri internet üzerinden İngiliz Devlet İstatistik Kurumlarından ve literatür çalışmalarından elde edilmiştir. Çalışmada, elde edilen veriler 3’er aylık veriler halinde SPSS istatistik programına sırasıyla girilmiş olup, bu veriler çok değişkenli korelasyon tekniği ve regresyon analiz vasıtasıyla işlenerek sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ BÖLGESEL POLİTİKASI VE MACARİSTAN
Ulus-üstü bir örgütlenme olan Avrupa Birliği (AB), çatısı altında yer alan ülkeler arasındaki işbirliğini derinleştirmeyi ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlarken, aynı zamanda Birliğin ekonomik, siyasi, sosyal ve yönetsel entegrasyonunu sağlamayı ve güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda AB, adaylığa kabul ettiği veya edeceği ülkelerin, Birliğin politikalarının uygulanabilmesine yönelik kapasitelerinin geliştirilmesine hayati derecede önem vermektedir.
AB entegrasyonunun en önemli politika ayaklarından birisi AB Bölgesel Politikasıdır. Birlik, entegrasyonun önündeki engellerin başında bölgeler arasındaki ekonomik ve sosyal gelişmişlik/kalkınmışlık farklarını görmektedir. Tasarladığı Bölgesel Politika ile AB, Birlik üyesi ve aday ülkeler içindeki bölgelerarası dengesizliklerin azaltılmasını ve giderilmesini amaçlamaktadır. Bölgesel Politika, söz konusu amaca ulaşabilmek için araç olarak yapısal uyum fonları, çeşitli programları ve kurumları içermektedir. Bu araçlar özellikle ekonomik, yönetsel ve kurumsal kapasiteleri geliştirmek ve iyileştirmek için kullanılmaktadır.
AB Bölgesel Politikasının uygulandığı ülkelerden birisi de Macaristan olmuştur. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra demokrasiye geçen Macaristan, hızlı bir şekilde AB için hazırlanmaya başlamıştır. Özellikle Batı Avrupalı ülkeler ile arasında ve kendi içinde ciddi kalkınmışlık farkları olan Macaristan, AB Bölgesel Politikası kapsamında çeşitli reform programlarına dahil edilmiştir. Ekonomik, yönetsel ve kurumsal kapasitelerin geliştirilmesi amacıyla atılan adımlar Macaristan’ı bir noktaya taşımış olsa da, bölgelerarası yakınsamanın istenilen düzeyde gerçekleşmiş olduğu tartışmalıdır.
₺210,00