KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kalkınma
₺275,00 -

Toplumsal Hareketler ve Sosyal Medya
₺380,00 -

Toprak ve Bitkide Verimlilik Analizleri
-

Trablusgarp Savaşı’nda Hilâl-İ Ahmer Cemiyeti (1911-1912)
₺340,00 -

Trabzon’dan Manzaralar
₺300,00 -

TRABZONUN YAKIN TARİHİNDEN KESİTLER
₺420,00 -

TRAJİK SÖYLEM
₺275,00 -

Trauma Theory And Fiction
₺195,00 -

Turizmciler İçin Japonca 1
₺300,00 -

Tuva Türkçesinde İkileme ve Yinelemeler
₺495,00 -

Tükenmişlik Sendromu
₺210,00 -

Tüketici-Marka Etkileşiminde Transmedya Hikâye Anlatıcılığı
₺520,00 -

TÜKETİM KÜLTÜRÜ BAĞLAMINDA TELEVİZYONDA REALİTE ŞOV PROGRAMLARI
₺325,00 -

Tür ve Şekil Bilgisi Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında
-

Türabî Divânı
₺1.300,00 -

Türev Piyasalar ve Türev Ürünler
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Menâkıbnâme-i Mustafâ Safî-i Âmedî
Boluda Halvetîlik denildiği zamân ilk akla gelen meşhûr mutasavvıflar Mudurnulu Dâvûd El-Halvetî, Kemâl Ümmî, Mustafâ Konrapavî, Göynüklü Akşemseddîn ve Ömer Sikkîn Dede gibi bazı âbide şahsiyetlerdir. Bolu merkezden Mustafâ Safî Efendi, Nasrullâh Sırrı Efendi, Muhammed Reşid Efendi, Gerededen Aziz Halîl Efendi, Geredeli Abdullâh Efendi ve Mudurnudan Halîl Rahmi Efendi ise yine son dönemin önemli Halvetî şeyhleridirler. Mustafâ Safî-i Âmedî Efendi, tarîkat-i Halvetiyyenin dört ana kolundan Cemâliyye koluna bağlıdır. Bu kolun aşağıya doğru şubelenişine bakılacak olursa Halvetiyye-i Şabâniyyenin Nasûhiyye şubesinden ayrılan Çerkeşiyye şubesi Mustafa Safî Efendinin de yetiştiği şubedir ancak halîfeliğini aldığı şube ise Halîliyye şubesi olmuştur. Boluya Çerkeşîlik, Şeyh Mustafâ Safî Efendi tarafından Aktaş Dergâhı vâsıtasıyla getirilmiş ve 1813-1846 yılları arası 33 sene boyunca şehir hayatına hâkim kılınmıştır. Safî Efendi, Halvetiyye içerisinde ayrı bir kol kurmamıştır. Tarîkat adabında her dâim Çerkeşî usûlü ile Şeyh Şabân-ı Velîye bağlı kalınmıştır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Dar Mükellef Kurumların Vergilendirilmesi
Dar mükellefiyet, Türk vergi sisteminde gelir üzerinden alınan vergilerde uygulanan iki mükellefiyet türünden biridir. Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olmayan yabancı mukimi sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıkları Türkiye kaynaklı kazanç veya irat elde ettiklerinde dar mükellef olmaktadır.
Dar mükellefiyet müessesesi, devletin vergilendirme yetkisini tesis etmesi, çifte vergilendirmeyi önlemesi, ülkeye yabancı sermaye ve teknoloji girişini sağlaması gibi çeşitli temel faydalar sağlamaktadır.
Kitapta devletin vergilendirme yetkisinin sınırının ne olduğu, nerede başlayıp bittiği, dar mükellef kurumların nasıl vergilendirildiği, özellikle dijital dünyada faaliyet gösteren kurumların nasıl vergilendirildiği sorularına cevap verilmektedir. Bu kitap maliye, vergi hukuku, uluslararası vergi hukuku ve dijital ekonominin vergilendirilmesi konularına ilgi duyan okuyuculara hitap etmektedir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
SINIF ÖĞRETMENLİĞİ EĞİTİMİNDE BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETİMİ
Bilindiği üzere eğitim fakülteleri bünyeleri içinde yer alan sınıf öğretmenliği eğitiminin temel hedefi, sınıf öğretmeni adaylarında ilköğretim birinci kademeye yönelik öğretmen yeterliliği oluşturmaktır.
Yeterlilik oluşturmaya dayalı sınıf öğretmeni yetiştirmenin birincil ve en önemli koşulu, sınıf öğretmenliği eğitiminde okutulan lisans derslerinin özelliğine göre ilköğretim birinci kademeyle ilgili bilgi, beceri ve öğretim becerisi oluşturacak biçimde düzenlenmesidir.
Bu kitap, sınıf öğretmenliği eğitimi almakta olan sınıf öğretmeni adaylarının ilköğretim birinci kademedeki beden eğitimi dersleri konusunda yeterlilik kazanmalarını sağlama amacına dönük olarak hazırlanmıştır.
Bu bağlamda kitabın genel içeriği ve kapsamı sınıf öğretmenliği eğitimi lisans programında yer alan beden eğitimi ile ilgili derslerin nasıl yürütülmesi gerektiğine ilişkindir.
Sınıf öğretmenliği eğitimi lisans programında yer alan beden eğitimi ile ilgili dersler Beden Eğitimi ve Spor Kültürü ve Beden Eğitimi Oyun Öğretimi dersleridir.
Söz konusu bu derslerin yarıyıl öğretim programları gerek teorik, gerekse uygulamalı içerik olarak sınıf öğretmeni beden eğitimi öğretim yeterliliği amacına dönük olarak hazırlanır ve uygulanırsa, sınıf öğretmeni adaylarının gelecekte göreve başladıklarında ilköğretim birinci kademe beden eğitimi derslerini amaca uygun ve daha verimli olarak yürütebilmelerine katkıda bulunulmuş olunacaktır.
KİTAP TANITIMI
Future(s) of Communication: Promises and Predicaments
This book is proceedings of the 16th Annual Conference of the Global Communication Association titled ‘The Future(s) of Communication: Promises and Predicaments,’ that was hosted by Marmara University Faculty of Communication in May 15-17, 2024. GCA, established in 2007, serves as a non-profit organization facilitating interaction among esteemed academics, corporate executives, communication experts and policymakers worldwide through conferences and academic journals, fostering the generation of new ideas and enabling free debate. The conference has seen participation from fifteen countries including the United States, Canada, Germany, the United Kingdom, Kenya, Iran, the Turkish Republic of Northern Cyprus, India, Morocco, Qatar, the Philippines, Finland, Saudi Arabia, Norway, and our country. Additionally, academics and communication experts from a total of 30 universities, including twenty-three from abroad and seven from Türkiye, contributed to the event.
The conference featured eight panels on various topics: the Democracy Crisis and Media; Journalism in the Digital Age; Media Psychology and Representation; Communication and Sustainability; Public Relations and Crisis Communication; Politics, Communication, and Media Literacy; Social Media, Gender, and Society; and Artificial Intelligence and Communication. The evolution of the Association’s publication, Global Media Journal, which operates in 16 countries, was discussed in a separate panel.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
COĞRAFİ PERSPEKTİFLE DAĞ VE DAĞLIK ALANLAR
“Coğrafi Perspektifle Dağ ve Dağlık Alanlar (Sürdürülebilirlik-Yönetim-Örnek Alan İncelemeleri)” adlı bu kitap, dağ ve dağlık alanların doğal ortam özellikleri, beşerî ve ekonomik coğrafya özelliklerinin sürdürülebilirliği ve yönetimiyle alakalı 14 çalışmadan oluşmaktadır. Bu kitap ile Dünya’da ve Türkiye’de dağ ve dağlık alanlarla alakalı literatüre katkı sunulması hedeflenmiştir.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’NİN MODERNLEŞMESİNDE HALKEVLERİ VE HAKKÂRİ HALKEVİ (1932-1951)
1932’de kurulan Halkevleri sadece belirli ilerle sınırlı kalmamıştır. Halkevi ve Halkodasının kurulduğu illerden birisi de Hakkâri olmuştur. Türkiye’nin en doğusunda bulunan Hakkâri bölgesinin bu dönemde dahi göz ardı edilmemiş olması büyük bir önem taşımaktadır. Zira dönemin o zor şartları altında dahi Mustafa Kemal ve hükümetin bölgeyle alakadar olması yapılan inkılap hareketlerinin Türkiye’nin belirli yerleri ile sınırlı olmayıp bütün Anadolu halkına yönelik yapılmış reform hareketleri olduğunu göstermektedir. Ayrıca bu çalışmada her şeyden önce tarafsızlık ilkesi doğrultusunda hareket edilmiştir. Değerlendirmeler yapılırken sınırlı kaynaklara bağlı kalmadan geniş bir kaynak taraması sonrasında bu çalışma hazırlanmıştır. Bu çalışmada öncelikle Halkevleri kurulmadan önce halk eğitimi için yapılan çalışmalara ve ardında Halkevleri, kuruluşu, çalışmaları ve faaliyetlerinden bahsedilmiştir. Halkevleri bir şube şeklinde değil, her ilde birden fazla şubeyle hizmet vermiş ve bu şubelerin de farklı alanlarda faaliyet gösteren kolları olmuştur. Halkevlerinin birer kolu durumunda olan bu şubelerin amaçlarından söz ederek, yaptıkları faaliyetler ele alınmıştır. Bu çalışmada; Başbakanlık Cumhuriyet Arşiv belgelerinden, Ankara Milli Kütüphane, TBMM Tutanaklarından, Halkevleri dergilerinden, Nüfus, Eğitim ve Kültür istatistikleri için İstatistik Umumi Müdürlüğü Tahrirlerinden, Süreli yayınlardan ve konuyla ilgili diğer eserlerden yararlanılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ VE MÜŞTERİ SERMAYESİ
Sosyal medya yönetimi kavramına sosyal medyanın ortaya çıkışı ile başlayan Sosyal Medya Yönetimi ve Müşteri Sermayesi; sosyal medya kullanımını bireysel ve kurumsal açıdan çeşitli araştırmalar ile incelemiş, sosyal medya kullanımını özellikle işletmeciler için kurumsal açıdan ele alarak farklı sosyal medya araçlarını değerlendirmiştir. Kurumsal anlamda sosyal medya yönetimi ve sosyal medya stratejisinin nasıl oluşturulması gerektiği de hem teorik çerçeve hem de uygulama çerçevesinde sunulmuştur. Bununla birlikte bu kitapta müşteri sermayesi kavramı literatürdeki tanımlardan yola çıkarak, ilişkili olduğu kavramlar ile birlikte derinlemesine incelenmiş, ayrıca sosyal medya yönetimi ile birlikte literatürdeki farklı araştırmalar doğrultusunda değerlendirilerek iki kavram arasındaki ilişkiler, işletmelerde sosyal medya uygulamalarının ne gibi faydaları olduğu ve müşteri sermayesinin bu faydalar içerisindeki önemi teori ve uygulama karmasıyla sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
40 Soruda Lübnan
Tarihten günümüze kadar Lübnan; kültürel çeşitliliği, karmaşık toplumsal yapısı ve yaşadığı iç savaşla dikkat çeken ülkelerden biridir. Küçük bir coğrafyaya sahip olmasına rağmen dinî, kültürel, etnik ve siyasi açıdan zengin bir yapıya sahiptir. Bununla birlikte, çok mezhepli siyasi sistemi nedeniyle kırılgan bir yapı sergilemektedir. Lübnan’ı anlamak, yalnızca bugünkü siyasi yapısını incelemekle değil; tarihsel arka planını, sosyolojik dinamiklerini ve bölgede yaşanan gelişmelerle şekillenen kimliğini bütüncül bir şekilde ele almakla mümkündür.
“40 Soruda Lübnan” başlıklı bu kitap, iç savaştan bu yana yaralarını saramayan Lübnan’ın karmaşık yapısını okurlara daha sade bir biçimde sunmayı ve ülkeye dair önemli temel bilgileri, her bir soru eşliğinde açık bir dille aktarmayı amaçlamaktadır.
₺200,00
KİTAP TANITIMI
Arthur Schnitzler Öykülerinde Ölüm Olgusu: Modern İnsanın Ölüm Korkusu
Edebiyat, salt hikâye anlatımı mıdır, insana ve yaşama dair bir bilgi kaynağı mıdır? İnsana ve yaşama dair konular, kaleme alındıkları dönem ve mekanlarla sınırlı mıdır, insanlığın ortak belleğinin zaman ve mekândan bağımsız var olmayı sürdüren ürünleri midir?
Bilincin derinlikleri, içgüdüler, insanın korkuları, varoluş sorunları, yaşam ve ölüm diyalektiği yüz yıllardır insanlığın bir kenara bırakamadığı konulardır. Arthur Schnitzler, bunları ustalıkla ele almış Avusturyalı bir yazardır. Sigmund Freud’un “benim uzun çalışmalar sonucu elde ettiğim bilgileri siz gözlem yeteneğinizle tespit ediyorsunuz” diyerek tebrik ettiği Schnitzler’in öykülerinin büyük bir kısmı ölüm olgusunu konu etmektedir. Ancak, yazar ölümün kendisini değil, ölüm olgusunun 19. yüzyıl modern bireyin üzerindeki etkisini ele almıştır. Böylece varoluş sorunu çerçevesinde ele aldığı ölüm korkusu, “geçicilik kaygısı-yaşama arzusu” ekseninde işlenmiştir.
Yazarın Avusturya’da Modern Dönem ve yüzyıl geçişinde öne çıkan “benlik” algısı ve varoluş sorununu işlediği öykülerinden Andreas Thameyers letzter Brief, Der Andere – Aus dem Tagebuch eines Hinterbliebenen, Der Sohn – Aus den Papieren eines Arztes, Der Mörder, Der Tod des Junggesellen ve Die Toten schweigen ayrıntılı olarak incelenmiş, motif ve ölüm türleri bölümlerinde Sterben, der grüne Kakadu, Paracelsus, Anatol adlı eserleri de ele alınmıştır. Ayrıca, konu bağlamında, yazarın yaşamı ve günlüklerinden “varoluş sorununa” ilişkin bilgilerin de ele alındığı bu çalışma, Schnitzler ve eserlerinde ölüm motifi konusunda kapsamlı bir analiz sunmaktadır.
İçinde bulunduğumuz dönem de bizlerin “yüzyıl geçişi” ve modern dönemidir. Bu çalışmayı, insana dair temel olguların zaman ve mekândan bağımsız olduğunu hatırlayarak okumak, günümüz hız çağındaki ‘birey’in durumuna da ışık tutacaktır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Women’s Worlds Via Women’s Words
The purpose of this book is to present women’s works from different female perspectives bringing new insights into women’s literary worlds. This book composes of several articles that present different analyses and discussions on literary works written by British and American women writers offering a great range of opportunities for conducting academic research by portraying female protagonists’ lives and experiences from a female and feminist lens. The chapters of this book focus on women’s issues regarding their suppression, gender roles, motherhood, sisterhood, feminine identities, re-writing myths, and alternative lifestyles in male-dominated worlds. The women scholars in each part are analyzing different literary texts written in different genres that are written on and about female characters, their worlds, and experiences from a scholarly female standpoint.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2024: Teknolojide Eşit Fırsatlar
“Engelsiz Bilişim 2024: Teknolojide Eşit Fırsatlar“, engelli bireylerin dijital dünyadaki yerini güçlendirmek için yenilikçi yaklaşımlar sunan kapsamlı bir eserdir. Kitap, eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal yaşam gibi farklı alanlarda erişilebilirlik çözümlerini detaylı bir şekilde ele alarak, teknolojiyle engellerin nasıl aşılabileceğine ışık tutuyor. Yapay zeka, yüz tanıma, duygusal analiz, müzik eğitimi, işaret dili tercümesi gibi çeşitli konularda sunulan örneklerle, okuyuculara teoriden pratiğe uzanan bir bakış açısı sunmaktadır.
Ayrıca, bu eser dijital dönüşüm sürecinde erişilebilirlik için gerekli olan etik sorumlulukları ve stratejileri vurgulamaktadır. Akademisyenlerden uygulayıcılara, karar alıcılardan teknoloji geliştiricilere kadar geniş bir hedef kitleye hitap eden kitap, engelleri aşmak için teknoloji ve toplum iş birliğinin önemini gözler önüne sermektedir.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Balkan Harbi’nde Müretteb Dördüncü Kolordu’nun Harekâtı
Osmanlı Devleti’nin son dönem siyasal ve toplumsal tarihini şekillendiren gelişmelerin başında Balkan Harbi gelir. Bu harple başlayan çözülme I. Dünya Harbi ile ivme kazanarak Osmanlı siyasal yapısının sonunu hazırlayan süreci tetiklemiştir. Balkan Harbi’ndeki feci mağlubiyeti bizzat müşahede etmiş kumandanların kaleme aldıkları değerli çalışmalar harbin muhtevasına dair önemli birer kaynak değeri taşımaktadır. Bunlardan biri de elinizdeki eserdir. Eserin müellifi Miralay Mahmud Beliğ (Uzdil), Balkan Harbi’nde Dördüncü Kolordu Erkân-ı Harbiye Reisi olarak vazife yapmıştır. Beliğ, ordu içerisinden yetkili bir gözle Balkan Harbi’ne dair tespit ve görüşlerini resmi evraka ve özel notlarına dayanarak harbin henüz devam ettiği bir ortamda acı duygular içerisinde kaleme almıştır. Bu çalışmada, Mahmud Beliğ’in daha önce kaleme alınmamış müstakil biyografisini verdikten sonra Balkan Harbi’nde Müretteb Dördüncü Kolordu’nun Harekâtı adlı eserinin tam metnini günümüz harflerine aktararak bu konuda yapılacak araştırmalarda faydalanılmasını amaç edindik.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
İbnü’l-Arabî Metafiziğinde Kaderin Ontolojisi
İbnü’l-Arabî metafiziğinin kalbi sayılan Fusûsu’l-Hikem, varoluşun ve insanın gizemini kader ekseninde çözen sarsıcı bir haritadır. Bu çalışma, Şeyh-i Ekber’in düşünce dünyasındaki, çoğu zaman pasif bir boyun eğme olarak yanlış yorumlanan yazgı kavramını, dinamik bir kader ontolojisi olarak yeniden keşfe çıkıyor.
Kitap; kaderin kör bir tesadüf ya da dayatılmış bir senaryo değil, varlığın kendi öz hakikatine (a’yân-ı sâbite) attığı bir imza olduğunu gözler önüne seriyor. İlâhî isimlerin tecellisi ile kulun iradesi arasındaki o muazzam dengeyi incelerken, insanın kendi kaderinin hem şahidi hem de aktif bir yürütücüsü olduğunu vurguluyor.
İbnü’l-Arabî Metafiziğinde Kaderin Ontolojisi: Fusûsu’l-Hikem Örneğinde Varlık ve Yazgı, kaderin kozmik ritmini ve varoluşsal derinliğini anlamak isteyen araştırmacılar, akademisyenler ve irfan meraklıları için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı. Okuru, kaderi bir mahkûmiyet gibi yaşamaktan çıkarıp, onu ilâhî bir sır olarak idrak etmeye davet ediyor.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
CONTEXTUAL VULNERABILITIES APPROACH TO UNDERSTAND VICTIMIZATION IN CYBERSPACE
Economic cybercrime is one of the unwelcomed consequences of unprecedented intrusion of the Internet in our daily lives. Academic interest in understanding the causes and adverse impacts of cybercrime is growing. Opportunity perspective, which perceives individuals’ daily routines and lifestyles as the primary facilitator of victimization, has been widely applied as a theoretical and conceptual framework in cybercrime victimization research. However, this approach put the responsibility of the victimization on victims explicitly, which hampers the application of crime prevention and reduction efforts. This book presents the Contextual Vulnerabilities approach based on the significant findings of a doctoral study conducted at Durham University in the United Kingdom. Contextual vulnerabilities approach posits that cybercrime victimization is the outcome of the confluence of contextual factors that are mostly beyond victims’ control. This approach presumes that controlling individual (micro-level), macro-level and socio-cultural vulnerabilities may prevent cybercrime victimization. Though the preliminary goal of this book is to provide a new theoretical perspective to scholars researching victimization in cyberspace, I hope the wider audience would find it informative.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Kolektivist Uluslaşma ve Afrika’da Milli Devlet Oluşumu
Yazar sosyalizm kuramını ve örneğini merkeze koyarak Afrika sürecine bakmaktadır. Sosyalizm pek çok soruna olduğu gibi ulusal sorunun da çözümüne ışık tutmuştur. Sosyalizm, ulusal sorunu çözüme kavuşturmakla, kapitalizme göre daha üstündür. Kapitalist ülkelerin bilimi, halklara yapıcı bir ilke sunabilmekten, yol göstermekten uzaktır. Kapitalizm ulusal çelişkileri insanlığı son derece masraflı ve kanlı savaşlara sürüklemektedir.
Yazar millet-ulus kavramları üzerinde de durur. Ulusla milliyet arasındaki fark nedir? Bir milliyetin ulus haline gelmesi için gerekli olan nedir? gibi soruları sorar. Ayrıca Kongo örneği üzerinde durur. 19.yy.dan itibaren. Kongo’daki Belçika yerleşiminden bahseder. Il. Dünya Savaşı yıllarında bütün Afrika’da olduğu gibi, Kongo’da da halkın özgürlük için mücadeleleri devam etmiştir. 1959 yılında büyük bir ayaklanma gerçekleştiyse de bastırılmıştır. 1960’ta başarı devrimcilerin olacaktır.
Yazarın üzerinde durduğu örneklerden biri de Angola’dır. Portekiz karşıtı hareketler burada genel bir ayaklanmaya dönüştü. 1966-1967-1968-1969’da BM, Afrika halklarının bağımsızlık savaşlarında haklı olduğunu ve dökülen kanlardan Portekiz Devleti’nin sorumlu olduğunu belirtmişti.
Yazar yine yerlilerin, siyahilerin ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmeleri ve bu konuda verdikleri savaştan bahsetmektedir. Yaşam koşullarının düzeltilmesi yönündeki protestolarını değerlendirmektedir. Şiddet ve baskı ırkçı rejimin uyguladığı en büyük özelliktir. Bu konuda da Güney Afrika Cumhuriyeti örneği ön plana çıkmaktadır.
Emperyalistler, halkları bölen milliyetçiliğe, halkları ilerleme yolundan caydırma konusunda en güvenilir araç gözüyle bakmaktadırlar. Yazara göre ulusal devlet bugün de toplumsal ilerlemenin itici güçlerindendir. Bu ulusal devletler ise bağnaz milliyetçi bir temel üzerinde kurulmamalıdır. Kapitalist olmayan bir gelişme yolunun izlenmesi, ilerlemenin ve ulusal sorunun çözümüne de bir ölçüde katkıda bulunmaktadır.
Prof. Dr. Bayram BAYRAKTAR
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Yusufeli Barajı’nın Çevresel Etkileri
Yusufeli Barajı’nın Çevresel Etkileri konulu bu çalışma, Yusufeli Barajı’nın doğal ve beşeri çevrede oluşturduğu veya oluşturacağı değişimleri tespit etmek amacıyla hazırlanmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
DIŞ POLİTİKA DENEMELERİ
Uluslararası ilişkilerin çok aktörlü yapısında, başat aktörlük konumunu korumayı sürdüren devletin, başka bir devlete veya geniş anlamda dışa dönük sergilediği tutum, davranış, politika ve eylem olarak tanımlanabilecek dış politika, uluslararası ilişkilerin yoğun gündeminde anlık olarak değişen bir niteliğe sahiptir. Bu yapısı dolayısıyla dış politikada değişim ve dönüşüm dinamikleri hızlı ve derinden hissedilen bir muhtevayı haizdir. Sözgelimi, bir bölge ya da alan veya devlet için yapılan bir analiz, burada düzenlenen bir terör saldırısı nedeniyle geçerliliğini kaybedebileceği gibi, ülkenizin bu alana yönelik izlediği dış politikanın hemen güncellenmesini zorunlu kılacaktır. Kısacası, dış politikada gündem çok çabuk değişim kaydetmektedir. Elinizdeki bu çalışma, böylesi kritik bir gerçekliğe sahip dış politika üzerine kaleme alınmış; muhtelif konulardan oluşan bir içeriğe sahip bulunmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Abede-i İblis YEZÎDİ TAİFESİNİN İTİKÂDÂTI, ÂDÂTI, EVSÂFI
Osmanlıca’dan latin alfabesine transkribe edilen, ilk baskısı 1912 yılında İstanbulda yapılan elinizdeki bu eserde, Ortadoğu’nun kadim halklarından olan Ezidiler’in dini inançları, itikatları, ibadetleri, evlenmeleri, cenaze merasimleri ve vaftiz gibi dini ve toplumsal ritüellerinden bahsedilmekte, kitabın son bölümünde ise Ezidiler tarafından değer atfedilen şeyhlerin biyografilerine yer verilmektedir. Ayrıca bu eser, Ezidiler hakkında malumat veren kaynak sayısının az olması sebebiyle, kitabın yazarı Âyândan Nurinin Ezidilere karşı ön yargılarına rağmen, araştırma yapmak isteyenlere yol göstermek açısından referans bir kaynak mahiyetindedir.
KİTAP TANITIMI
Sivas Folkloru Üzerine Yazılar
Kültür bir milletin tarihî süreç içerisinde ortaya koyduğu maddi manevi üretimlerin bütünüdür. Bir milletin manevi kimliği, onun kültürüdür. Kuşaktan kuşağa yenilenerek veya yinelenerek aktarılan kültürel değerler toplumun ruhunu canlı tutmaktadır. Köklü ve zengin bir yapıya sahip olan Türk kültürü, kültürlerin beşiği olan Anadolu coğrafyasında yeni etkileşimlerle zenginliğini arttırarak yüzyıllar boyunca varlığını sürdürmüş ve günümüze değin canlılığını korumuştur. Anadolu’nun tam ortasında yer alan Sivas da kültürel açıdan değerlendirildiğinde Türk kültürüne ait zenginliklerin tüm canlılığıyla varlığını sürdürdüğü bir şehir konumundadır. Âşıklık geleneğinden halk oyunlarına, geleneksel beslenme kültüründen halk müziğine, çocuk oyunlarından halk mimarisine, halk hekimliğinden geleneksel mesleklere kadar kültürün pek çok şubesi ile ilgili canlı örnekler Sivas’ta tespit edilebilmektedir. Kökleri maziye dayanan ve bugünkü atileri var kılan bu kültürel değerler üzerine yapılacak ilmî çalışmalar mevcut kültürel mirasın, devamlılık gösteren kültür kodlarının kayda geçirilmesini sağlayacaktır. Bu çalışmada Sivas masalları, manileri, türküleri, efsaneleri, geçiş dönemleri, âşıklık geleneği gibi Sivas folkloruna ait pek çok konu ele alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Taşeronlaştırılması ve Denetimi
Taşeron çalışma biçimi günümüzün önemli çalışma biçimlerinden birisi haline gelmiştir. Taşeron çalışma aslında sermayenin emeği parçalayarak ve güçsüzleştirerek artı değere el koyma ve denetleme mekanizmasıdır. Emek süreçlerinin parçalanmasının ardında yatan asıl sebep ise emek-gücünün denetimidir. Emek-gücünün denetimi kapitalizm için hayati derecede önemlidir.
Kamu kurumlarının devlete yük olarak görülmesi sonucu özelleş-tirilerek taşeron firmalara devredilmesi işsizliği tetikler hale getirmiştir. Piyasalardaki istihdam sınırlılıkları çalışanlar üzerinde hak, hukuk bağla-mında sessiz kalmalarını sağlarken, işsizler üzerinde de razı olmaya yönelik “baskı”yı oluşturmaktadır. “Baskı”nın ve “rıza”nın aynı anda işlediği ideolojik denetim mekanizması da denetimin en önemli unsuru haline gelmektedir. Türkiye’de baskın kontrol mekanizması siyasi mensubiyetler dolayımıyla ideolojik denetim üzerine oturtulmuştur. Ve ideolojik denetim içine her türlü kayırmacılık entegre edilerek halk arasında kayırmacılık içselleştirilmiştir.
Türkiye’de kamuda işlerin taşeronlaştırılarak siyaset/hemşehrilik/dini yakınlık aracılığıyla istihdam yaratılmaktadır. Siyasi alanın genişlemesiyle taşeron firmalar aracılığıyla yaratılan istihdam ilişkileri, patronaj/ patriarkal ilişkileri tekrar tekrar üretmekte ve yeniden siyasetin hizmetine sokularak çalışan kesimler kontrol ve disiplin altına alınmaktadır. Bu çalışmada, siyasetin aktif olarak görüldüğü belediyelerden biri vaka olarak seçilerek, taşeronlaşmanın hangi mekanizmalarla işlediği ve denetimin bu mekanizmalarla nasıl sağlandığı üzerine bir araştırma gerçekleştirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI DEVLETİ’NDE ESKİ ESER KAÇAKÇILIĞI TRUVA ÖRNEĞİ
ÖNSÖZ’den
Hiç şüphesiz tüm dünyanın ilgilendiği, destanlara, hikâyelere ve araştırmalara konu olan Truva, 19. yüzyılda hazinelerin bulunması ve kaçırılışı ile bir kez daha ilgi odağı olmuştur. Ancak bu süreç daha ziyade eserleri kaçıran Heinrich Schliemann’ın günlükleri, kazı notları, kitapları ve yabancı kaynakların sunduğu belgeler üzerinden ve daha ziyade tek taraflı bakış açısıyla sunulmuş, konunun diğer muhatabı Osmanlı Devleti’ne ait arşiv belgelerinin bu konuda ortaya koyduğu bilgiler araştırmaların çoğunluğunda karşılaştırmalı olarak değerlendirilmemiştir. Oysa Osmanlı belgeleri incelendiğinde ortaya çıkan gerçek, Heinrich Schliemann ve Truva Hazinelerinin kaçırılışına ait yaşananların yeniden değerlendirilmesine ve Osmanlı Devleti’nin hazineleri geri alabilmek için verdiği büyük çabanın gözler önüne serilmesine katkı sağlayacak
KİTAP TANITIMI
Dijital Düzen
Dijital düzen her şeyden fazla fazla vermektedir insana; kendisinden bile… Parçalanmış birey, bir sürü alt kimlik içerisinde kendini bulamaz olmuştur ‘Tüket, mutlu ol!’ sözlerine kanarak duygularını markalara pazarlatan, sonra da ‘Kara Cuma’larda hesapsızca harcayan, kalbi kırık insanın kendisine rağmen hayatta kalma çabasıdır diyebiliriz dijital düzen için. Bu bağlamda, umudu sürdürmek isteyen insanın mutluluk arayışındaki ‘kısayoludur’ simülasyon; fakat bu ‘kısayol’, insani becerileri teknolojiye teslim ettikçe, geriye dönüşü olmayan bir yok oluşla da sonlanabilir… Dolayısıyla dijital düzen, insanlığımızı hatırlamamız ve ona sahip çıkmamız gereken, yoğun tempolu, tembelliğe tahammülü olmayan ve birey olarak varlığımızı devam ettirmek istiyorsak üretim odaklı düşünmemizi talep eden bir dönemin de habercisidir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
İkna Perspektifinden İletişim Çalışmaları
İletişim, hedeflenen kişi ya da grupta davranış değişikliği yaratmak amacıyla gerçekleştirilen bir süreçtir. Halkla ilişkiler, reklam, gazetecilik, sinema, radyo-televizyon, sosyal medya ve aklınıza gelebilecek tüm iletişim alanlarında amaç hedef kitleyi sunulan mesajla ilgili inandırma ve harekete geçirmektir. Bu yüzden de en önemli aracı iknadır. İkna ise inandırmak, beğendirmek, yönlendirmek, harekete geçirmek amacıyla gerçekleştirilen kasıtlı eylemlerdir. İknaya konu olan hedef kitle, sunulan mesaja inanmakta ve rıza göstererek gönüllü olarak ona boyun eğmektedir. Bu yüzden ikna ve iletişim çalışmalarını birbirinden ayırmak mümkün değildir. Bu bağlamda eser, iletişim çalışmalarında iknanın önemini ve ayrılmazlığını gösterecek kriz iletişiminden haberciliğe, propagandadan diyalojik iletişime, emniyet teşkilatında ikna ve iletişimin öneminden artırılmış gerçekliğe kadar pek çok örnek sunmakta ve alana katkı sağlamaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İkna Temelli Halkla İlişkiler
Halkla ilişkiler, özünde bir değişim, dönüşüm ve etkileşim süreci Halkla ilişkiler, aynı zamanda hedef kitleler üzerinde etkili olmayı, kalıcı izler bırakmayı ve olumlu bir izlenim oluşturarak/imaj yaratarak onları istendik davranışlara yönlendirmeyi amaçlayan ikna temelli bir disiplin. İkna temeli itibariyle halkla ilişkilerin; bireylerden oluşan hedef kitleleri duygularıyla, düşünceleriyle, amaçlarıyla ve tüm var oluşlarıyla tanımaktan, arzu edilen zihinsel tutumlara/davranışsal eylemlere yönlendirmekten ve gönüllü bir kabullenişe/boyun eğişe teşvik etmekten geçtiği ise bir gerçek. Söz konusu gerçekten hareketle bu kitapta; dijital pazarlamadan müşteri ilişkilerine ve satışa, kurumsal iletişimden etkili iletişim tekniklerine, diplomatik iletişimden siyasal ikna mekanizmalarına, sosyal medya paylaşımlarından tanıtım filmlerine kadar pek çok halkla ilişkiler konusu ikna kavramları, yasaları ve ikna teknikleri temelinde ele alınmış ve tartışılmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Dijitalleşmesi: Sosyal Ağın Zorlayıcılığı Üzerine
Eski ya da yeni bütün iletişim araçlarının hâkim üretim ilişkilerinden bağımsız düşünülemeyeceği vurgusu, yeni medyada aynı zamanda hem üretici hem tüketici (üretketici) olarak bulunan ücretlendirilmemiş emeğin analizini gerektirmiştir. Kapitalist toplumun her dönem kendini yapısal olarak yenileyen ama özü aynı kalan yasalarına göre yeni medyayı tartışmaya açmak, iletişim çalışmaları açısından hala güncelliğini korumaktadır. Fakat asıl merak uyandıran ve önemli olan enformasyonel, maddi olmayan, duygulanımsal ve dijital emek olarak nitelenen emek gücünün, küresel bilgisayar ağlarında sermaye birikimi açısından hangi işlevleri yerine getirdiği veya nasıl değer sağladığıdır. Diğer bir kritik soru ise yeni medya kullanıcı emeği üzerinden nasıl ideoloji yayar olmalıdır. Yeni medyanın katılımcı veya etkileşimli yapısının, kullanıcıları; aracı-tüketici konumundan birer kaynak-üretici konumuna getirdiği iddia edilse de günümüz sosyal ağların uyguladığı hedefli reklamcılık modelleri ve sosyal ağa üye olabilmek için onaylamamız gereken gizlilik koşulları bunun tam tersini söylemektedir. Sosyal ağlarda aracı olan kullanıcı ağın zorlayıcılığına çabucak boyun eğer.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Gastronominin Disiplinlerarası Yolculuğu
En basit tanımıyla “iyi yemek yemenin bilimi ve sanatı” olarak bilinen Gastronomi kavramı günümüzde güzel sanatlar, sosyal bilimler ve doğa bilimleri ile ilişkilendirilmektedir.
Tarih öncesi dönemlerde fizyolojik ihtiyaçları karşılayabilmek adına önem taşıyan yemek yeme eylemi zamanla keyif ve haz veren yönünü ortaya çıkararak bakış açısını da değiştirmeye başlamıştır.
Edebiyattan resime, heykelden sinemaya sanatın çok farklı alanları tarih boyunca mutfak ile kesişmiştir. Multidisipliner çalışma ekseninde dokuz bölümden oluşan bu eserde de sanat, siyaset, turizm, sinema, tarih ve işletme gibi konuların gastronomi ile ilişkisinin okuyucuya aktarılması amaçlanmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Farklı Anneler ve Farklı Çocuklar
Farklı anneler ve farklı çocuklar alışılmışın dışında örneklerdir. Adölesan dönemde henüz bir ergenken anne olmanın hissizliği, bir Instagram annesi olmanın verdiği göz önünde olma hevesi ve madde batağına düşmüş çocukların kurtarılması gibi konular sosyal hizmet alanındaki büyük sorunlardandır.
Ergen bir anneden doğmuş olmak yaşam için baştan bir sürü şeyi kaybetmiş olmak anlamına gelebilir. Instagramda her anı fotoğraflanmış şekilde büyümek büyük bir ihmal olabilir. Bağımlı gençlerin rehabilitasyon için bir araya getirilmeleri daha büyük suç örgütlenmelerine neden olabilir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Devlet Muhasebesi Organizasyonu
Türk devlet muhasebesi tarihi Türk metal paraların basıldığı ileri sürülen MS 600 yılına dayandırılmaktadır. 1923 yılında bir talimatname ile kabul edilen muhasebe şekli, çift taraflı kayıt usulüne göre tutulan, bir bütçe muhasebesidir. 26 Mayıs 1927 tarih 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlüğe girmiştir. 1 Ocak 1948 tarihinde çıkarılan “Devlet Muhasebesi Genel Yönetmeliği’’ ve “Devlet Muhasebesi Muamelat Yönetmeliği” ile kayıtların karşılıklı iki hesapta tutulması öngörülmüştür. 1968 den itibaren Türk devlet muhasebesinde ilk defa KİT’lerde uygulanmak üzere, tek düzen muhasebe sistemine geçilmiştir.
Devlet muhasebesinde 1995 yılından sonra Kamu Mali Yönetim Projesi çalışmaları başlamıştır. Bu amaçla bilgi işlem alt yapısı oluşturularak, Saymanlık 2000i projesi ile 01.04.2002 tarihinde tüm kamu kurumlarında bilgisayar destekli devlet muhasebesine geçilmiştir.
Kamu mali yönetiminde köklü bir değişim getiren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 2006 yılından itibaren uygulanmaya başlamıştır. Bu kanunla 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlükten kaldırılmış, tüm kamu kurumlarında tekdüzen hesap planına ve tahakkuk esasına geçilmiştir. Halen uygulanmakta olan devlet muhasebesi, bu kanun ile buna bağlı olarak çıkarılan diğer düzenlemelerden oluşan mevzuata dayanmaktadır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çeviri Eğitiminde Yapay Zekâ Destekli Simülasyon Konferans Uygulamaları
Sözlü çeviri, beklenmedik durumlarla karşılaşıldığında bilişsel ve duyuşsal becerileri eş zamanlı kullanarak hızlı karar alabilmeyi gerektiren ve bellek yükü oldukça fazla olan bir süreçtir. Dolayısıyla, öğrencilerin temel sözlü çeviri becerilerinin yanı sıra beklenmedik durumlar karşısında kriz ve stres yönetimi gibi duyuşsal beceriler geliştirmeleri ve mesleki etik kurallara ilişkin farkındalık kazanmaları son derece önemlidir. Bu bağlamda kitap, senaryo temelli ve probleme dayalı öğrenme yöntemleriyle tasarlanan simülasyon konferansların sözlü çeviri eğitimindeki rolünü incelemektedir. Simülasyon konferansların bir bölümünde yapay zekâ destekli sözlü çeviri uygulamaları gerçekleştirilmiş; bu uygulamalar aracılığıyla öğrencilerin gerçekçi bir ortamda deneyim kazanmaları amaçlanmıştır. Simülasyon konferansların katkıları, öğrencilerin konferanslar sırasında karşılaştığı zorluklar, konferansların geliştirilebilecek yönleri ve yapay zekânın sözlü çeviri eğitimine entegrasyonu, öğrencilerden anket ve yansıtıcı düşünme yazıları aracılığıyla elde edilen veriler doğrultusunda analiz edilmekte ve tartışılmaktadır. Kitabın son bölümünde ise öğrencilerden alınan geri bildirimler çerçevesinde tasarlanan simülasyon temelli ve yapay zekâ destekli yeni bir sözlü çeviri dersi önerisi ayrıntılı biçimde sunulmaktadır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
Yurt ve Dünya Dergisinde Çeviri ve İdeoloji
1940’ların başı ve 1970’lerin sonu olmak üzere iki kez yayın hayatına girmiş ve siyasi nedenlerle kapatılmış Yurt ve Dünya dergisini inceleyen bu çalışma, çeşitli disiplinlerden kuramsal çerçeveleri bir araya getirerek dergide yer alan çeviriler, çeviri eser tanıtım ve incelemeleri, çeviri ile çevirmenlere yönelik söylemler ve çevirmen görünürlüğüne odaklanmaktadır. Yalnızca bu çeviri faaliyetlerini incelemekle kalmayan kitap, derginin kurucu ismi Behice Boran’ın akademisyen ve siyasetçi kimliğinden yola çıkarak çeviride ideolojik kaygıların nasıl kısıtlayıcı ya da itici bir güce dönüşebileceğini göstermektedir. Böylelikle Cumhuriyet tarihimizin iki farklı döneminde çeviri, çevirmenler ve siyaset arasındaki bağlantıları ortaya koyarak çeviri eylemi ile siyasi ve toplumsal koşullar arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekmekte ve bu süreçte çevirmenlerin oynadığı rolü gözler önüne sermektedir.
₺340,00