KİTAPLAR
EN YENİLER
-

VR Film: Yeni Teknolojilerle Geleneksel Anlatı ve Normların Dönüşümü
₺325,00 -

Türkçede Sözcük Türetimi
₺250,00 -

Sultan (II) Mehmed’in Ölümü
₺340,00 -

Sosyal Medyada Kullanıcı Emeği
₺210,00 -

Kayıp Lezzetlerin İzinde
₺1.150,00 -

Ferdi ve Şürekâsı
₺235,00 -

Eğitimde Dönüşüm “Yeni Paradigmalar ve Yaklaşimlar”
₺520,00 -

Doğu ve Batı Edebiyatında Polisiye
₺390,00 -

Cryptocurrencies And Economic Modeling
₺390,00 -

Bir Hanımın Defteri
₺260,00 -

Avrupa Savunma Ajansı
₺220,00 -

ÇANAK(KALE) OLAYI
₺1.050,00 -

İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
-

Parental Deprivation and Social Adaptation Problems in Children in Developmental Psychology
-

Sanat Tarihçisi Ne İş Yapar?
₺780,00 -

GİRİŞİMCİLİK ATLASI Kavramlar, Kuramlar ve Yaklaşımlar
KİTAP TANITIMI
Repertuvardan Seçme Örneklerle Dikte Çalışmaları – 1
Repertuvardan Seçme Örneklerle Dikte Çalışmaları-1 müzik eğitimi alan öğrenciler ve müzik eğitimi veren öğretmenlere yararlanabilecekleri bir eğitim kaynağı olarak hazırlanmıştır. Kitapta basit düzeyde duyuş çalışmaları, tek sesli dikte çalışmaları ve repertuvardan seçilerek düzenlenmiş dikteler yer almaktadır.
Duyuş çalışmaları dikte yazmaya ilk defa başlayacak öğrenciler için art arda 5-8 sesten oluşan ezgilerden oluşur. Bu egzersizler do majör ve la minör tonalitelerinin ses ilişkileri bağlamında kullanılmıştır. Tek sesli dikteler, müziğin ses yüksekliği ve ritim parametrelerini yazıya aktarmak üzere, geleneksel eğitim metotlarında kullanılan çalışma parçaları model alınarak yazılmıştır. Repertuvar dikteleri, piyano için yazılmış ya da düzenlenmiş klasik müzik eserlerinden oluşur. Öğrencilerin, klasik müzik repertuvarıyla hazırlanmış dikteler aracılığı ile hem duyuş becerilerini hem de temel düzeyde bir müzik kültürü edinmelerini hedefler. Bu kitapta yer alan repertuvar dikteleri, çok sesli bir müzik içerisinde tek bir partinin yazıya aktarılmasını talep eden, tek sesli dikte çalışmaları olarak hazırlanmıştır. Tek sesli dikteler ve repertuvar dikteleri basit ölçülerde ve bileşik ölçülerde; altı sekizlik, iki diyez iki bemol içeren tonlar kapsamında yazılmış ve düzenlenmiştir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Yönetim ve Firma Yönetim Kurulu
Tüm Dünya’da Corporate Governance olarak ifade edilen Kurumsal Yönetim; firmalara ilişkin taraflar arasındaki çıkar çatışmalarını ortadan kaldırmayı hedefleyen, firmaların daha iyi yönetilmesi konusunda çeşitli standartların belirlenmesine yönelik modern bir yönetim anlayışıdır.
Bu kitapta, firmaların nasıl etkin ve verimli bir biçimde yönetilebileceği konusunda özellikle son dönemde gündeme gelen kurumsal yönetim uygulamaları firma yönetim kurulları çerçevesinde ele alınmaktadır.
Kitabın hazırlanmasındaki amaç, firmaların pay sahipleri ve diğer paydaşları ile üst yönetimi arasında ortaya çıkan çıkar çatışmalarını en aza indirme konusunda önemli bir kontrol mekanizması olan yönetim kurullarının yapısı ve işleyişi hakkında okuyuculara detaylı bir şekilde bilgi sunmaktır. Bu bağlamda kurumsal yönetim uygulamaları ve firma performansı arasındaki ilişkiler ekonometrik olarak analiz edilerek kurumsal yönetim uygulamalarının firma performansı üzerindeki etkileri ayrıntılı olarak tartışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen “Kadına Yönelik Şiddetle Topyekun Mücadele” Projesi kapsamında hazırlanan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele”, toplumsal bir yara olan şiddeti akademik bir titizlikle ve disiplinler arası bir bakış açısıyla ele alıyor.
Editörlüğünü Engin ÇAĞLAK ve Nilay KÖLEOĞLU’nun üstlendiği bu kitap; ekonomik şiddetten dijital şiddete, medya temsilinden uluslararası hukuk mekanizmalarına kadar geniş bir yelpazede güncel analizler sunmaktadır. Kitap, sadece şiddetin nedenlerini değil; çözüm yollarını, sosyal hizmet müdahalelerini ve toplumsal dönüşüm stratejilerini de bilimsel veriler ışığında tartışmaktadır. Akademisyenler, politika yapıcılar ve sahada çalışan profesyoneller için rehber niteliğinde olan bu çalışma, şiddetsiz bir toplumun inşasına bilgi temelli güçlü bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
KİTAP TANITIMI
Erzincan Şehrinin Mekânsal Değişimi Tarihi Mimari Örnekleri 1839-1939
Erzincan gibi hem kadim hem de doğal afetler ile ciddi sınavlar veren şehirlerde, şehir ve mekân hafızası çok etkilenir. Özellikle göç yolları ile çok kültürlü, depremsellikle yıkılıp yeniden yapılanma süreçlerini aynı anda yaşayan Erzincan’da mimari kültür takibi yapmak meşakkatli bir iştir.
1900lü yılların ardından yaşanan teknolojik gelişmeler ile görsel kayıtlar bu mimari takibi kolaylaştırmıştır. Kayıt altına alınan fotoğraflar, şehrin dokusunu, görünümünü, sanatsal yönlerini ve malzeme seçimlerini ortaya koyabilmektedir.
Özellikle 1839-1939 yılları arası merkeze alınmıştır. Modernleşme, cumhuriyet vizyonu faaliyetleri ile şehir mimari örnekleri paylaşılmıştır.
Askeri yapılar açısından zengin arşiv kaydı olan Erzincan için mimari örnekler, tarihi akış ve arşiv belgelerinin ışığında, şehir tarihi de değerlendirilip bir kesit olarak ele alınmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Faaliyet Gösteren Sivil Toplum Kuruluşlarında İtibar
1990’lı yıllardan itibaren akademik yazında giderek önem kazanan itibar araştırmaları ağırlıkla şirketler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Ekonomi, sosyoloji, iletişim gibi farklı disiplinler çerçevesinde yürütülen bu araştırmalarda yanıt aranan ortak soru bazı örgütlerin diğerlerine nazaran neden ve nasıl öne geçtiğidir. Örgütleri rakipleri karşısında öne çıkaran ve itibarı oluşturan “değişebilir, gözlenebilir” niteliklerin paydaşlar nezdinde hangileri olduğunun belirlenmesi örgütlerin amaçlarına ulaşmasında belirleyici olmaktadır. STK’lar yapıları, işlevleri ve misyonları gereği şirketlerden ve kamu kuruluşlarından farklı örgütlerdir. Bu nedenle paydaşlarının STK’lara ilişkin algılarını şekillendiren ölçütler şirketlerden ve kamu kurumlarından farklıdır. Bu çalışmada Türkiye’de faaliyet gösteren STK’ların itibarının 26 değişkenden oluşan dört boyutlu bir yapı sergilediği bulunmuştur.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
ÆSTHETIC AS SCIENCE OF EXPRESSION AND GENERAL LINGUISTIC
The author has dwelt, especially in the theoretical part, upon general questions which are side-issues in respect to the theme that he has treated. But this will not seem a digression to those who remember that, strictly speaking, there are no particular philosophical sciences, standing by themselves. Philosophy is unity, and when we treat of Æsthetic or of Logic or of Ethics, we treat always of the whole of philosophy, although illustrating for didactic purposes only one side of that inseparable unity. In like manner, owing to this intimate connexion of all the parts of philosophy, the uncertainty and misunderstanding as to the æsthetic activity, the representative and productive imagination, this firstborn of the spiritual activities, mainstay of the others, generates everywhere else misunderstandings, uncertainties and errors: in Psychology as in Logic, in History as in the Philosophy of Practice. If language is the first spiritual manifestation, and if the æsthetic form is language itself, taken in all its true scientific extension, it is hopeless to try to understand clearly the later and more complicated phases of the life of the spirit, when their first and simplest moment is ill known, mutilated and disfigured. From the explanation of the æsthetic activity is also to be expected the correction of several concepts and the solution of certain philosophic problems which generally seem to be almost desperate. Such is precisely the spirit animating the present work. And if the present attempt and the historical illustrations which accompany it may be of use in winning friends to these studies, by levelling obstacles and indicating paths to be followed; if this happen, especially here in Italy, whose æsthetic traditions (as has been demonstrated in its place) are very noble, the author will consider that he has gained his end, and one of his keenest desires will have been satisfied.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
İSPANYOL MİLLİYETÇİLİĞİ
Bu kitabın amacı, XIX. yüzyıl İspanyasındaki ilk milliyetçilik hareketleri ile aynı dönemdeki sosyo-kültürel olaylar arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. 1808 yılı İspanya’daki ilk milliyetçilik hareketlerinin başladığı yıl olmuş ve 1868 ile 1870 arasındaki dönemde, o zamana kadar hâkim olan milliyetçilik hareketlerinde önemli değişikliklere neden olacak son derece önemli birtakım olaylar baş göstermiştir. İspanyol milliyetçiliği, İberik Yarımadası’nda filizlenen ilk milliyetçilik akımı olmuş ve yalnızca ülkenin siyasi yaşamında değil, aynı zamanda bütün İspanyol halkının hayatının farklı yönleri üzerinde son derece önemli bir etki yaratmıştır. Bu kitabın hedefi, söz konusu ideolojinin, zayıf bir hareket olarak ortaya çıkmasından itibaren iktidara kesin olarak yerleşmesine kadar hangi noktaya ulaşabildiğini göstermektir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Arthur Schnitzler Öykülerinde Ölüm Olgusu: Modern İnsanın Ölüm Korkusu
Edebiyat, salt hikâye anlatımı mıdır, insana ve yaşama dair bir bilgi kaynağı mıdır? İnsana ve yaşama dair konular, kaleme alındıkları dönem ve mekanlarla sınırlı mıdır, insanlığın ortak belleğinin zaman ve mekândan bağımsız var olmayı sürdüren ürünleri midir?
Bilincin derinlikleri, içgüdüler, insanın korkuları, varoluş sorunları, yaşam ve ölüm diyalektiği yüz yıllardır insanlığın bir kenara bırakamadığı konulardır. Arthur Schnitzler, bunları ustalıkla ele almış Avusturyalı bir yazardır. Sigmund Freud’un “benim uzun çalışmalar sonucu elde ettiğim bilgileri siz gözlem yeteneğinizle tespit ediyorsunuz” diyerek tebrik ettiği Schnitzler’in öykülerinin büyük bir kısmı ölüm olgusunu konu etmektedir. Ancak, yazar ölümün kendisini değil, ölüm olgusunun 19. yüzyıl modern bireyin üzerindeki etkisini ele almıştır. Böylece varoluş sorunu çerçevesinde ele aldığı ölüm korkusu, “geçicilik kaygısı-yaşama arzusu” ekseninde işlenmiştir.
Yazarın Avusturya’da Modern Dönem ve yüzyıl geçişinde öne çıkan “benlik” algısı ve varoluş sorununu işlediği öykülerinden Andreas Thameyers letzter Brief, Der Andere – Aus dem Tagebuch eines Hinterbliebenen, Der Sohn – Aus den Papieren eines Arztes, Der Mörder, Der Tod des Junggesellen ve Die Toten schweigen ayrıntılı olarak incelenmiş, motif ve ölüm türleri bölümlerinde Sterben, der grüne Kakadu, Paracelsus, Anatol adlı eserleri de ele alınmıştır. Ayrıca, konu bağlamında, yazarın yaşamı ve günlüklerinden “varoluş sorununa” ilişkin bilgilerin de ele alındığı bu çalışma, Schnitzler ve eserlerinde ölüm motifi konusunda kapsamlı bir analiz sunmaktadır.
İçinde bulunduğumuz dönem de bizlerin “yüzyıl geçişi” ve modern dönemidir. Bu çalışmayı, insana dair temel olguların zaman ve mekândan bağımsız olduğunu hatırlayarak okumak, günümüz hız çağındaki ‘birey’in durumuna da ışık tutacaktır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Çocuk Edebiyatı ve Mevlananın Mesnevisi
Çocuk edebiyatında, gelenekten yararlanan ve kültürümüzün oluşumunda temel oluşturan yapıtların yeniden ele alınması gerekmektedir. Bu alanda çocuk edebiyatı çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyacın bir sonucu olarak, Mevlâna’nın 13. yüzyılda meydana getirdiği altı ciltlik eserin değişik basımları çocuklara sunulmaktadır. Ancak, bu eserlerin çocuk edebiyatı niteliklerine uygun olarak ele alınması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
Çalışmada, Mevlâna’nın hangi hikâyeyi ne amaçla anlattığı, yetişkinlere hangi dersleri vermek istediği belirtilmiş, çocukların bu derslerden hangilerine ulaşabileceği ele alınmıştır. Hikâyelerde hem metin aralarında geçen yardımcı iletiler hem de ana fikir yapıları ortaya çıkarılmıştır. Yardımcı fikir ve ana fikir iletileri ahlâkî, ekonomik, sosyolojik, psikolojik ve diğerleri olmak üzere sınıflandırılmıştır.
KİTAP TANITIMI
1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda Esir Yunanlar
- yüzyılda Osmanlı Devleti’nin ittifaksız tek başına girip kazandığı 1897 Yunan Savaşı, her ne kadar barış antlaşmasına yansımamış olsa da uluslararası bağlamda başta Sultan II. Abdülhamid olmak üzere ülkenin itibarını arttırmıştır. Savaşın kısa süre içerisinde Yunan bozgunuyla sonuçlanacağını, Yunanların kendisi olmak üzere büyük devletlerin temsilcileri ve yabancı gazete muhabirleri beklemiyordu. Bu savaş ile Osmanlı’nın hâlâ güçlü bir devlet olduğu anlaşılmıştır.
1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda savaşın doğal bir sonucu olarak her iki taraftan da esirler alınmıştır. Yunanlar adına savaşıp Osmanlı tarafınca esir alınanlar muvazzaf, yabancı gönüllüler ve Osmanlı vatandaşı olmak üzere üç grupta sınıflandırılmıştır. Bu kitapta; esirlerin durumu (Osmanlı ve Yunan esirleri karşılaştırılarak), ülkelerine iade süreci, savaşın propaganda boyutu ve Osmanlı Devleti’nin diplomatik stratejileri incelenmiştir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
PEDAGOGICS AS A SYSTEM
The nature of Education is determined by the nature of mind-that it can develop whatever it really is only by its own activity. Mind is in itself free; but if it does not actualize this possibility, it is in no true sense free, either for itself or for another. Education is the influencing of man by man, and it has for its end to lead him to actualize himself through his own efforts. The attainment of perfect manhood as the actualization of the Freedom necessary to mind constitutes the nat
₺495,00
KİTAP TANITIMI
XIX. YY. NAKŞİBENDÎ ŞEYHLERİNDEN HOCAZÂDE AHMED KÂMİL DİVANI
Şiirlerinde “Kâmil” mahlasını kullanan Hocazâde Ahmed Kâmil Efendi, İstanbul Fatih Semti’nde Şeyh Türlü Tekkesi’ni kurmuş ve burada irşat vazifesinde bulunmuş 19. yy. Nakşibendî şeyhlerindendir. Bütün diğer mutasavvıf şairler gibi, o da tasavvufi düşüncelerini yaymak ve bunları etkili bir biçimde anlatabilmek için şiiri bir vasıta olarak görmüş ve kullanmıştır. Bu sebeple, ilahi aşk, tasavvuf, bir tarikata, dolayısıyla kâmil bir mürşide bağlanmanın önemi, dünyanın geçici olduğu, günahlardan tövbe etmenin lüzumu, zahit-sofi tipleri ve vasıfları, şairin manzumelerinin mihverini oluşturur.
Hâl-i fakrıñ etme i‘lânHâlıkıñ bilmez mi hîç
Cümleye in‘âm edip de ya saña vermez mi hîç
Gice gündüz nâr-ı firkatla yanıp ağlar iken
Rahm edip eşk ü sirişkiñgiceler silmez mi hîç
Sıdk ile teslîm olup sen kesme ümmîd-i visâl
Râh-ı ‘aşkda bulunanlar ‘âkıbet gülmez mi hîç
Mekteb-i ‘irfân içinde men ‘arefden ders alan
Mûtukable en-temûtû sırrına ermez mi hîç
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türk Polisiye Romanında Celil Oker
“Şu Hava Kuvvetleri’nden müstafi, THY’den kovulma, kendisine saygısı olan hiçbir “frequent flyer”ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf çartır şirketlerinde bile tutunamayan, sayenizde MS Flight Simulator’ın Cessna’sını bile adam gibi indirmekten âciz eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal…”, 1999 yılında düzenlenen Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Yarışması’nda Çıplak Ceset adlı romanıyla birincilik kazanan Celil Oker’in yerli özel dedektifidir. Celil Oker’in hard boiled/kara roman türünde kaleme aldığı mizah ve ironi ile örülü romanlarında İstanbul’u karış karış gezen Remzi Ünal; suçun arka planına uzanır, hayatı sorgular ve toplumdaki yozlaşmanın bireyler üzerindeki etkilerini açığa çıkarır. Hem tipik hem sıradan bir karakter olan Remzi Ünal; “süper kahraman” olma sevdasından uzak duruşu, soğukkanlı tavırları, keskin gözlem gücü, ezber yeteneği, ayrıntı avcılığı ve kendi kurallarına bağlı yaşayış tarzıyla Türk polisiyesinde unutulmaz bir dedektif olarak yerini alır.
KİTAP TANITIMI
RUSYA İMPARATORLUĞU’NDA ANAYASAL DEMOKRAT PARTİSİNİN MİLLİYETLER POLİTİKASI (KADET PARTİSİ 1905-1917)
Bu kitapta, gayrirusların yönetimi ve devlete entegrasyonunun nasıl sağlanacağı konusunda bir çözüm sunan Rus liberal partilerinden Anayasal Demokrat Partisi’nin (Kadet Partisi) 1905-1917 yılları arasındaki milliyetler politikası dönemin kaynakları incelenerek aydınlatılmaya çalışılmıştır. Partinin kuruluşu, programı, organizasyonu, seçim çalışmaları ve yasama faaliyetleri incelenirken Rus liberalizminin gelişimi, anayasal meşrutiyet döneminin genel havası ve aşamaları, Devlet Duması çalışma sistemi, diğer partilerin ve gayrirus politik grupların meseleye yaklaşımları da açığa çıkmıştır. Dünya literatüründe biraz göz ardı edildiği fark edilen partinin yasama faaliyetleri ayrıntılarıyla takip edilmiştir. Rusya Müslümanları İttifakı (İttifak el-Müslimin) ve onun Devlet Duması’ndaki temsilcisi Müslüman Fraksiyonu’yla ilişkilere ayrı bir başlıkta yer verilmiş, Kadet Partisi’nin diğer milliyet meselelerine yaklaşımıyla arasında bir fark olup olmadığı ve iş birliği süreci hakkında fikir verilmiştir.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Trablusgarp Savaşı’nda Hilâl-İ Ahmer Cemiyeti (1911-1912)
Hilâl-i Ahmer Cemiyeti, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e miras kalan değerli kurumlarımızdan biridir. Cemiyet 1868 yılında kurulmuş olsa da 1911 yılına kadar yani Trablusgarp Savaşı’nın başlamasına kısa bir süre kala üçüncü kez yeniden oluşum aşamasına gelmiştir. Daha sonra yardım faaliyetlerini günümüze kadar aralıksız olarak sürdürmüştür. Cemiyet Trablusgarp’taki faaliyetlerini, Osmanlı Devleti’nin doğrudan bir sınırı olmadığından Mısır ve Tunus üzerinden Trablusgarp’a ulaşarak yürütmeye çalışmıştır. Yaralı ve hasta Osmanlı askerlerine yardım etmek amacıyla sağlık heyetleri göndermiş olsa da Arap mücahitleriyle bölge halkına önemli yardımlarda bulunmuştur. Hilâl-i Ahmer sağlık heyetlerinin yardım faaliyetleri hiç de kolay olmamıştır. İtalyanlar, adeta uluslararası hukuk kurallarını çiğneyerek hem Cemiyet’in kurmuş olduğu sağlık merkezlerini uçaklarla bombalamış hem de Hilâl-i Ahmer çalışanlarını haksız yere esir etmişlerdir. Dolayısıyla Hilâl-i Ahmer sağlık heyetleri mücadelelerini bin bir güçlükle sürdürmüşlerdir.
Trablusgarp Savaşı, Balkan Savaşlarıyla başlayıp Milli Mücadele ile bitecek olan ve 10 yıl sürecek savaşların öncüsüdür. Karadan ve denizden İtalyanlarla savaşma imkanı olmamasına rağmen, Türk milletinin bir vatan toprağının direnmeksizin teslimi mümkün olmayacağı anlayışından hareketle buraya gönüllü subaylar gönderilmiştir. Bu subayların Trablusgarp’ta hem askerî sevk hem de yerel halkı örgütlemelerindeki yetenekleri İtalyanlara karşı önemli başarılar kazanmalarını sağlamıştır. Bu subayların başında Enver Bey ve Mustafa Kemal gelmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
2021 Yılı Türk Sözlü Geleneğinden Derlenen Dini Memoratlar
Derlenen memoratlardan da görülmüştür ki insanımız ister İstanbul’da yaşasın ister Mardin isterse de Kars’ta ülkenin neresinde olursa olsun hepsinin dertleri de devaları da rüyaları da birbirine benzemektedir. Hadiseler karşısında insanımızın vermiş olduğu tepkilerde, etmiş olduğu dualarda bir ortaklık bulunmaktadır. Muhtaç insanlara karşı olan şefkatli yaklaşıma ülkenin her yerinden derlenen benzer memorat örneklerinde rastlanabilmektedir. Muhtaç olduğu halde sabretme erdemine, derdinin devasını bulamayınca Allah’a karşı tam bir yönelişe, muhtaç olduğu halde cebindeki son parasını daha fazla muhtaç olduğunu düşündüğü ve hiç tanımadığı bir başkasına verip Allah büyüktür demeye, evladının istediği bir şeyi başkasının evladı ağlamasın diye ona vermeye, kul olarak yanlış yolda gittiği zamanki pişmanlığına, anne ve babaya karşı olan saygı ve hürmete, büyük duasının kadrini kıymetini bilmeye, aza kanaat etmeye, kapısına geleni ne olursa olsun boş çevirmemeye ve daha nice mükemmel insan davranışlarına derlemiş olduğumuz memoratlarımızda rastlanabilmektedir. Görülmektedir ki milletçe ortak bir vicdana sahibiz ve merhameti yüksek bir milletiz. Çalışmamızın belki de en önemli amaçlarından biri aslında insanımızın bu eşsiz güzelliklerini tespit ederek yine insanımızın faydasına sunmak şeklinde özetlenebilir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Writing while Traveling all Around
Writing while Traveling all Around is basically concentrated on writing about observations of travelers. Writers express their thoughts, feelings and ideas about their views. Travel writers in this book mainly work on literary texts as well as factual matters.
Writers note their significant quotations from the literary studies. They indicate how their observations cause change over individuals and how places influence human lives. The literary texts signify the creation of new identities by the time individuals see the places or by the time they read about what is written about those places.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Sarah Kane’s Anti-Oedipal Theatre
Postdramatic Theatre, by its very nature, is anti-Oedipal. It resists the restrictive codes of the existing theatrical tradition concerning stage and audience in oedipal axis. it aims to cleanse theatre from the unhealthy, poisonous inscription on the theatrical body so that theatre can be inclusive rather than exclusive, welcoming new experimental dramatic forms. Although many playwrights, starting with Beckett, Artaud, Osborne, may perhaps fall in this category, who could have thought Sarah Kane, labelled as an underrated, naïve young dramatist, could be by far its most extreme representative? Despite her young age, she systematically and strategically de-territorializes the stage and society, deeply sicked by the ossified principles of the oedipal institutions, from her earliest play, Blasted to the last one, 4.48 Psychosis. Kane, like a clinician, diagnoses the problems which neuroticize the English stage. Blasting the blockage which prevents the free flow of desiring production in both stage and social body, Kane celebrates an anti-oedipal, psychotic stage in her plays. Offering an alternative reading of Sarah Kane’s plays from Deleuze and Guattari’s anti-oedipal perspective, this book invites readers to re-interpret the role of Kane and her drama.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İhsan Ozanoğlu Divanı
İhsan Ozanoğlu Divanı, 1923-1973 yılları arasında elli yıllık bir sürede kaleme alınan bir eser olarak, şairin genç yaşta başladığı “Divan” yolculuğunun Cumhuriyet döneminde meydana getirilmiş bir örneğidir.
Halk Edebiyatından beslenerek şiirlerini meydana getiren Ozanoğlu’nun, Divan Edebiyatı sahasında da kendini geliştirmesi ile Arapça ve Farsça ’ya olan hâkimiyeti mürettep bir Divan oluşturmasındaki zorlu yolu aydınlatmıştır.
İhsan Ozanoğlu Divanı klasik Osmanlı divan şiiri geleneğine uygun bir şekilde sınıflandırılmış ve tertip edilmiş bir eserdir.
Hoca Dehhânî’nin kurduğu muazzam Divan Edebiyatı binasında Ahmedî ile başlayan “Divan” geleneği, Fuzûlî, Şeyh Gâlip, Nef’î, Nedîm gibi şairlerin görkemli kervanındaki ustalıklarla yüklü hazinesini Fıtnat Hanım’a, oradan da Ozanoğlu’na taşımıştır.
Çok büyük emeklerle hazırlanan ve İhsan Ozanoğlu Divanı hakkında kitap hâline getirilmiş ilk kapsamlı çalışma niteliğini taşıyan bu eser, zenginliklerle dolu bir edebiyat mirasının geleceğe aktarabilmesi bağlamında atılmış önemli bir adımdır.
Ozan OZANOĞLU
₺380,00
KİTAP TANITIMI
KIRSAL KALKINMA PERSPEKTİFİNDEN SEKTÖREL PAZARLAMA
Türkiye jeo-politik önemi, Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarına olan yakınlığı ve merkez konumda bulunmasının yanı sıra, değişik iklim, coğrafi şekil, verimlilik vb. açıdan da farklı özelliklere sahiptir. Tüm bu özellikler, ülkenin farklı açılardan kalkınmasını gündeme getirmiştir. Kıyı kesimler daha çok turizm ve sanayi ile gelişme imkânına sahip iken, iç kesimler ve kırsal alanlar ise daha çok niş turizm, tarım ve hayvansal ürün ve sanayi ile gelişmesini sağlayabilecek durumdadır.
Türkiye doğal kaynakları, hayvancılık ve gıda ürünleri açısından dünyada eşine az rastlanır, şanslı olan ülkelerden biridir. Ülke genelinde, çoğunlukla kırsal alanlarda yetiştirilmekte olan ürün çeşitliliği bol, katkı maddesi içermeyen güvenli organik gıdalar, hem ülke içindeki tüketiciler hem de uluslararası pazarlarda gittikçe artan oranda tercih edilir duruma gelmiştir.
Ülke genelinde ve özellikle kırsal alanlarda üretilen ürün ve hizmetlerin değerlendirilmesi, ekonomiye kazandırılması ve satışa konu olması gerekmektedir. Çünkü ürünün mükemmelliği veya eşsizliği de ancak satışına ve tüketicilerce bilinmesine ve kullanılmasına bağlıdır. Bu bağlamda sektörel pazarlama önem arz etmektedir.
Kırsal kalkınmanın sunduğu imkânların sektörler itibariyle ortaya çıkarıldığı, elde edilen ürünlerin ulusal ve uluslararası pazarlarda rekabetçi güce ulaşabilmesi için pazarlama disiplini çerçevesinde stratejik bir bakış açısına ihtiyaç duyulduğunun vurgulandığı, ciddi ve titiz bir çalışma ile hazırlanan bu eserin, öncelikle makro düzeyde stratejik karar vericilere, iş alemine ve akademik camiaya yol gösterici ve rehber olması dileği ile
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Perakendecilikte Genetik Algoritma İle Depo Yerleşimi
Günümüzde depo operasyonlarının etkin bir şekilde yönetilmesi, firmalara rekabet üstünlüğü sağlamada önemli rol oynamaktadır. Etkin depo yönetimi; maliyetlerin düşürülmesi, müşteri memnuniyetinin artırılması ve dolayısıyla rekabet avantajının elde edilmesini sağlamaktadır. Sipariş toplama işlemini etkin bir şekilde yapabilmek için doğru bir depo yerleşimi yapılmalıdır. Depo operasyonları içerisinde iş gücünün en yoğun olarak kullanıldığı operasyon, sipariş toplama işlemleridir. Depo yerleşim problemi, maliyetleri düşürmek için, toplayıcıların ürün toplama esnasında katettikleri mesafeyi en aza indirmek amacıyla uygun depo yerleşiminin yapılmasını ifade etmektedir.
Bu kitapta sipariş toplayıcılarının hareket meksefesini azaltmak amacıyla depo yerleşim probleminin çözümünde kullanılan yöntemler anlatılmıştır. Problemin çözümü için metasezgisel yöntemlerden genetik algoritma modeli oluşturulmuştur. Model içerisinde uygun değerinin hesaplanmasında ise en yakın komşu kuralı kullanılmıştır. Uygulama aşamasında toplama işlemi yapılırken gezinme ile harcanan sürenin azaltılması için uygun depo yerleşiminin yapılması probleminin etkin bir şekilde çözümlenmesi amaçlanmıştır.
Uygulama sonucunda modelin başarılı olduğu, mevcut yerleşime kıyasla iyi sonuçlar verdiği görülmüştür. Uygulanan model, mevcut depo yerleşimine göre katedilen toplam mesafede %18,73 oranında bir azalmayı sağlamıştır. Geliştirilen model ile depolarda büyük ölçekli depo yerleşim problemlerinin çözülmesi amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
İLETİŞİMDE DİJİTALLEŞME ve YENİ NESİL HABERCİLİK
Dijitalleşme ile ortaya çıkan yeni iletişim ortamları ve araçları, çok kısa sürede gerek bireylerin, gerekse kurum ve kuruluşların vazgeçilmezleri arasında yerlerini almışlardır. Doğası gereği, zaman ve mekân kavramlarını ortadan kaldıran, hızlı etkileşim fırsatı sunan, uzakları yakınlaştıran ve oldukça düşük maliyetli olan yeni iletişim teknolojileri yaşamın her alanında da etkili olmaktadır.
Özellikle son yıllarda habercilik alanında sektörel ve teknolojik anlamda bir dönüşüm yaşanmaktadır. Dijitalleşen dünyada haber artık sadece geleneksel medya aracılığıyla sunulmamakta, aynı zamanda dijital ortamda da üretilmekte ve servis edilmektedir. Dijitalleşmenin getirdiği avantajlardan biri olan hız haberciliğe de yansımakta, haber üretim, dağıtım, sunum biçimleri dijitalleşme ile değişmektedir. Bununla beraber dijital dünyanın sunduğu olanaklar, büyük medya kuruluşlarının egemenliklerini sona erdirmiş ve geleneksel medyada yüksek maliyetler nedeniyle seslerini duyuramayan alternatif seslerin de duyulmasını sağlamıştır. Gelişen teknolojiye bağlı olarak habercilikte yaşanan dönüşüm ile farklı habercilik türleri ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan bu yeni habercilik türleri ile kullanıcıya hızlı bir şekilde, güncel ve daha güvenilir haberlere ulaşma fırsatı sunulmaktadır.
Bu kitapta internet ve sosyal medyanın gelişimi ile iletişimin dijitalleşmesi ve bu dijitalleşmenin haberciliğe yansıması olarak ortaya çıkan yeni habercilik pratikleri üzerinde durulmaktadır.
KİTAP TANITIMI
AİLE ŞİRKETLERİNDE KURUMSALLAŞMA VE YENİDEN YAPILANMA
Ülkelerin ekonomisinde çok önemli bir yere sahip olan aile şirketleri, aynı zamanda birçok yönetsel ve yapısal sorunları olan işletmelerdir. Birçok aile şirketi bu yapısal sorunları çözemediği için genellikle kısa vadede yok olup giderler. Özellikle 21. Yüzyılda rekabet edebilmeleri için bu sorunlarını çözmek zorundadırlar. Bunun da tek yolu kurumsallaşma ve yeniden yapılanmadır.
Aile işletmelerinin kurumsallaşması, kişiye veya inisiyatife (özellikle çok başlılığa) bağlı olmadan bir sistem ve bu sistemin ilkeleri çerçevesinde yönetilmeyi ifade eder. Yeniden yapılanma ise, dinamik yapılar olan işletmelerin çevrelerinde gerçekleşen değişikliklere, teknolojik gelişmelere uyumu ve rekabet avantajı sağlamalarına imkân tanıyan, değişimi sağlayan ve uygulayan bir yönetim anlayışıdır.
Bu kitap, aile şirketlerinde hem kurumsallaşma hem de yeniden yapılanma hakkında uygulayıcıların ihtiyaç duyacakları bilgiler içermektedir. Kitabın aile şirketlerini ya da küçük işletmelerini geliştirmeyi arzulayan kişilere faydalı olacağına inanıyorum.
KİTAP TANITIMI
SENGLÂH’IN TEMATİK SÖZLÜĞÜ (İSİMLER)
Senglâh, Mirzâ Mehdî Hân Esterâbâdî tarafından 1758-1760 yılları arasında yazılmış Çağatayca-Farsça bir sözlüktür. Mehdî Hân, bu eseri Afşar Hânedanı Nadir Şah’ın isteği üzerine yazmıştır. Alî Ş’ir Nevâyî’nin eserlerinde bulunan sözcüklerin anlamlarını açıklamak için kaleme alınmış olan eser, Çağatay Türkçesinin en önemli sözlüğü olarak da kabul edilmektedir. İçerdiği zengin dil malzemesi yönüyle de kendisinden sonra yapılan birçok sözlük çalışmasına kaynaklık etmiştir.
Senglâh, üç temel bölümden oluşmaktadır. Eserin ilk bölümü; Çağatayca gramer kurallarının ele alındığı Mebani-ül-lûga bölümüdür. Bu bölümde, Çağatayca bazı dil husûsiyetleri Farsça açıklamalarla verilmiştir. Eserin ikinci bölümü; çalışmamıza temel teşkil eden sözlük bölümüdür. Bu bölümde Türkçe ve Moğolca binlerce isim ve fiil madde başı yapılarak Farsça açıklanmıştır. Eserin son bölümü ise bir tezyil bölümüdür. Bu bölümde Nevâyî’nin bazı eserlerinde yer alan Arapça ve Farsça kelime ve deyimlerin açıklamalarına yer verilmiştir.
Çalışmanın konusu Senglâh’ın sözlük bölümünde yer alan isim maddeleri ile bunlar için verilen Farsça açıklamalardır. Eserde madde başı sözcükler için verilen Farsça anlam açıklamaları Türkçeye aktarılmış ve tematik bir sözlük oluşturulmuştur.
Çalışma; giriş, tematik sözlük, motamot karşılığı verilen kelimeler dizini ve alfabetik sözlük bölümlerinden oluşmaktadır.
Çalışmanın “Giriş” bölümünde; sözlük türleri, tematik sözlükler, Türk dilinin tarihî dönemlerine ait tematik sözlükler, yakın dönemde kitap ve tez boyutunda yapılmış Türkçe tematik sözlükler, Mirzâ Mehdî Hân Esterâbâdî ve eserleri, Senglâh’ın yapısı ve nüshaları ile çalışmanın yöntemi ve Senglâh’ın tematik tasnifi hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmanın “Tematik Sözlük” bölümünde Senglâh’ın sözlük kısmında yer alan isim ve isim soylu madde başları ile bunlar için verilen Farsça madde açıklamaları Türkçeye çevrilerek tematik sınıflandırma yapılmıştır. Sınıflandırma, anlam ilişkileri bağlamında ana ve alt temalar şeklinde yapılmıştır. Belirlenen ana ve alt temalar, eserde yer alan söz varlığı el verdiğince ve anlam ilgileri göz önünde bulundurularak genelden özele doğru oluşturulmuştur. Bu kapsamda 30 ana tema belirlenmiştir. Belirlenen 30 ana tema da kendi içinde alt temalara ayrılmıştır. Bu alt temaların sayısı 500’ün üzerindedir. Çalışmanın “Motamot Karşılığı Verilen Kelimeler Dizini” bölümü eserde anlam açıklaması verildikten sonra Arapça ve Farsçadaki motamot karşılığı verilen madde başı sözcüklerin indeksini içermektedir. Çalışmanın son bölümünü oluşturan “Alfabetik Sözlük” bölümünde ise tematik tasnifi yapılmış bütün madde başlarının alfabetik sözlüğü verilmiştir.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
İSLAMI ÇEVİRİYLE SAVUNMAK
Türkiye’de son iki yüz yıldır siyasal alanda gerçekleşen çekişme, alana sonradan girmeye çalışan Batılılaşma ve İslamcılık/muhafazakarlık tutumları arasında yaşanmaktadır. Gramsci’nin öne sürdüğü üzere siyasal alandaki mücadeleyi kazanabilmenin yolu kültürel alandaki egemenliği ele geçirmekte yatmaktadır. Özellikle on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından sonra müthiş bir momentum yakalayan batılılaşma hareketleri güçlü bir İslamcı tepkinin doğmasına yol açmıştır. Bu İslamcı tepkinin çeviriden ve özellikle de 1982’de Türkçe’ye kazandırılan Edward Said’in Orientalism adlı eserinden nasıl faydalandığını, bu çevirinin bu kadar hızlı ve geniş bir etkiye sahip olmasının altındaki nedenleri tartışmaya açan bu çalışma Said’in eserinde öne sürdüğü fikirleri, eleştirileri ve ortaya koyduğu yöntemi tartıştıktan sonra bu eserin Türkiye’deki İslamcı çevrelerde bulduğu karşılığın tarihsel kökenlerini tartışarak çeviri öncesinin söylemsel arka planını irdelemektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Türkçede Kalıp Sözler
Dilin söz varlığının bir bölümü tek tek sözcüklerden bir bölümü de kalıplaşmış dil birimlerinden yani atasözü, deyim, ikileme, birleşik ve kalıp sözlerden oluşuyor. Bu birimlerden kalıp sözler, Türkiye Türkçesiyle ilgili araştırmalarda hak ettiği ilgiden mahrum kalmış görünüyor. Hâlbuki bu sözlerin dışındaki kalıplaşmış birimler hakkında, hem dil bilgisi kitaplarında hem de sözlük ve monografilerde epey bilgi bulmak mümkün. Kalıp sözlerle ilgili yeterli araştırma olmadığı için de bu sözler sıklıkla diğer kalıplarla karıştırılıyor. Bu nedenle, dil kullanıcılarının söz varlığında yer alan ve günlük dilde yaygınlıkla kullanılan kalıp sözler üzerine ayrıntılı betimleme, derleme ve açıklamalara ihtiyacı olduğu anlaşılıyor.
Türkçede Kalıp Sözler, bu ihtiyacın giderilmesine yönelik bir araştırmanın ürünü olarak ortaya çıktı. Kitapta sözcük bilim yöntemleri çerçevesinde kalıp sözleri çeşitli yönlerden ele almak ve incelemek amaçlandı. Bu birimlerin tanımlanması, özellikleri, diğer kalıplaşmış dil birimlerinden ayrılan yönleri, kültürle ilişkisi ve yabancı dil öğrenimindeki yeri betimlenmeye çalışıldı. Bu betimlemelere sözlü ve yazılı kaynaklardan derlenen 1210 kalıp söz, anlamları ve kullanım sıklığı hakkında bir fikir vermesi için genel ağdaki bulunma sayılarıyla birlikte eklendi. Böylece kalıp sözlerle ilgili bir monografi ortaya çıktı.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
MULTIFACETED INTERPRETATIONS ON DRAMA
This book entitled, Multifaceted Interpretations on Drama explores the captivating world of drama and its diverse forms via different analysis of plays. Drama, intricately captivating facet of human expressions, with compelling narratives and vivid portrayals of social, cultural, moral, religious, and historical events of life, is a mirror of society and human societal progression. Namely, drama functioning as a literal mirror reflecting the fictionalized life stories of human beings, their struggles and experiences is a literary genre of performance portraying human conflicts and emotions, through dialogues and actions that do not only entertain but also stimulate deep contemplation and introspection. Thus drama, the fictionalized stage of the physical world with new literary interpretations, expressions, approaches, criticisms, and interdisciplinary studies, presents the journey of the continuously changing and developing literary world in which various literary works and dramatic texts will be interpreted from multifaceted perspectives.
₺300,00