KİTAPLAR
EN YENİLER
-

YÖNETİM KÜLTÜRÜ VE DEVLET AHLÂKI
₺275,00 -

YÖNETİM VE İNSAN İÇİN GÜÇLENDİRME
₺275,00 -

Yönetim ve Medya Alanında Seçme Konular
₺235,00 -

YÖNETİŞİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR
₺390,00 -

Yönetmen Sineması Cilt-I: Klasik Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
₺650,00 -

Yönetmen Sineması Cilt-II: Çağdaş Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
₺650,00 -

Yunus Emre’nin Işığında Kahramanın Yolculuğu
₺300,00 -

Yusuf Sünbül Sinan Kitab-ı Tarikatname
₺275,00 -

YUSUF SÜNBÜL SİNAN’IN DİNİ-TASAVVUFİ ESERİ
₺960,00 -

Yusufeli Barajı’nın Çevresel Etkileri
₺575,00 -

Yükseköğretim Kurumlarında Bilişim Teknolojileri Kullanımının Örgüt Performansına Etkileri
₺390,00 -

Yükseköğretim Kurumlarında Özel Güvenlik Sistemleri
₺350,00 -

Ziyaret Fenomeni ve Türk Popüler Dindarlığı
₺315,00 -

Güney Kore Sinemasında Modern Trajedi: LEE CHANG DONG SİNEMASI
-

XII. Yüzyıl Latin Kroniklerine Göre Haçlıların Alexios Komnenos Algısı
₺320,00
KİTAP TANITIMI
VR Film: Yeni Teknolojilerle Geleneksel Anlatı ve Normların Dönüşümü
19. yüzyılda gerçekleşen ilk film gösteriminden beri sinema izleyicisi iki boyutlu düzlemde, dikdörtgen çerçeveyle sınırlandırılmış perde veya ekranda, birbirinin ardılı olan devinimli görüntülere oturarak tanıklık etmektedir. 21. yüzyılda yükselişe geçen bilişim, bilgisayar ve oyun teknolojileri görsel sanatların eser üretim, dağıtım ve gösterim biçimini yeniden şekillendirdiği gibi sinema literatürüne de yeni bir hikâye anlatım formu kazandırmıştır: VR Film. Sinema ve yeni teknolojilerin kesişim kümesinde bulunan VR film, izleme eyleminden öte giyilebilir teknolojilerle sanal evrende gerçek zamanlı mekânsal deneyim sunmaktadır.
Kitap, yeni medya araç ve teknolojileriyle beraber sinemada yaşanan dönüşümü tespit etmek ve henüz teknolojisi, terminolojisi, dili, sınırları ve geleceği tam olarak oluşmamış VR filmin temel kavramlarını tanımlamaktadır. Kitap, 360 derece video formatına sahip filmler ile tam etkileşimli VR filmleri merkezine alıp VR film nedir? sorusunu teknolojik, deneyimsel ve anlatısal perspektiften irdelemektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Sahih-i Buhâri Hadisleri Işığında İyi İnsan Olmak
Kitapta Sahih-i Buhari hadislerinin neşredildiği 11 ciltlik eserin taraması yapılarak bir derleme ortaya konulmuştur. Kitabın hazırlanma amacı iyi insan olmanın öneminin hadislerde nasıl ortaya konulduğuna dikkat çekmektir. Araştırmalarım sonucunda İslam!daki en önemli husus olan iyi/salih kimse olmak konusu merkezinde hadislerin araştırılmadığı görülmüştür. İlk kitap Kur-an’da İyi İnsan Olmaya Dair Ayetler‘den sonra bu kitabın yani hadisler ışığında iyi insan olmak konusunun incelenmesinin de gerekliliği doğmuştur.
Bu kitapta hadisler seçilirken öncelikli olarak iyi insan olmaya dair hadisler ele alınmıştır. Bunun yanında müjdeleyici hadislere de yer verilmiştir. Seçilen hadislerin bazen bir kısmı bazen tamamı iyi insan olmaya dairdir. İyi insanın özelliklerine sahip olan birinin salihlerin ahlakı ile ahlaklanmış olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca her daim halis niyete sahip olmak iyi insan olmanın en önemli özelliğidir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Jeopolitik Sorunları
Kuşkusuz Türkiye’nin bir deprem ülkesi olması ve enerji kısıtı bir yana bırakılacak olursa, pek çok jeopolitik üstünlüğünden bahsedilebilir. Coğrafi konumu, dört mevsimin yaşandığı ılıman iklimi, verimli toprakları, yeterli nüfus miktarı, dünya ortalamasının üzerindeki yüzölçümü, denizlere uzun kıyılarının bulunması, İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahip olması, yüksek tarım potansiyeli, turizm çekicilikleri, yüzyıllardır farklı medeniyetlerden sentezlenerek bugüne taşınan beşeri hafızası ve Batı Medeniyeti ile Doğu Medeniyetini, İslam dünyası ile Hristiyan dünyasını harmanlayan yapısı bunlar arasında sayılabilir. Kısaca Türkiye sıkça söylenildiği gibi dünyanın en değerli arsalarından birinin üzerinde inşa edilmiştir. Ancak sayılan bütün bu üstünlükler, aynı zamanda Türkiye’nin günümüzde yaşadığı önemli jeopolitik sorunların, ekonomik istikrarsızlıkların, güç odaklarının ilgi alanları ve hedeflerinin üzerinde olmasının da tetikleyicisi durumundadır.
Türkiye’nin de içinde sayıldığı Ortadoğu ise sınırları yapay, etnik yapıları farklı, çok zengin yeraltı kaynakları bölge dışındaki güçlü ülkeler tarafından denetlenmek istenen, insanının çıkarlarının fazlaca dikkate alınmadığı ve dünyanın dış müdahalelere en açık coğrafi bölgesi durumundadır. Daima sorun üreten ve gelecekte de üretme potansiyeli yüksek böyle bir bölgenin kıyısında yer alan Türkiye, elindeki muhteşem coğrafi ve jeopolitik üstünlükleri tutarlı, hassas ve akılcı yönetebilmelidir. Aksi durumda var olan jeopolitik üstünlükler, mevcut ve olası istikrarsızlıkların, taraf olunan krizlerin, jeopolitik sorunların temel nedeni halini alır. Başka kelimelerle Türkiye, bekası için yönetenleri ve yönetilenleri ile hep birlikte farkındalığı yüksek ve güçlü bir ülke olmak zorundadır.
Bu nedenle kaleme aldığımız bu kitap, başta üniversitelerimizin Coğrafya Bölümleri ile Eğitim Fakültelerinin çeşitli bölümlerinde okutulmakta olan “Siyasi Coğrafya”, “Siyasi Coğrafya ve Türkiye Jeopolitiği” gibi lisans derslerini alan gençler ile Coğrafya ve Sosyal Bilgiler Öğretmenleri için kaynak oluşturabilmek ve Cansu, Cem, Dilek, Doruk, Ege, Gökhan, İrem, Mert, Onur, Özlem, Pınar, Selahattin, Yağmur, Yalçın, Yazal ve Türkiye’nin geleceğine dokunacak olan nice gençlerin, ülkemizin zaten bildikleri coğrafi üstünlerinin yanı sıra güncel temel jeopolitik sorunları hakkında da fikir sahibi olmaları amacıyla, eleştirel ancak objektif bir bakış açısıyla geçmişe de göz atarak hazırlanmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Her Yönüyle Akademik Başarı
Bu kitap eğitim kurumlarının başlıca hedeflerinden biri olan akademik başarıyla ilişkili olan beslenme, çevre, motivasyon, sosyoekonomik durum, tutum ve uyum gibi 15 değişkenin tanıtılması ve aralarındaki ilişkilerin uygulamalı bilimsel çalışmalardan yararlanarak ortaya konulmasını amaçlamaktadır. Değişkenlerin her biri ilgili alan yazın dikkate alınarak farklı boyutlarıyla tanıtılmış ve devamında yurt içi ve yurt dışında yapılan ve saygın dergilerde yayınlanan uygulamalı çalışmaların bulguları esas alınarak akademik başarı ile ilişkilerinin ayrıntıları ortaya konulmuştur. Bu kitabı okuyanların akademik başarının doğası ve kapsamı ile birlikte ilişkili olduğu değişkenler hakkında da bilgi edinmek suretiyle kendilerini, öğrencilerini ve çocuklarını akademik başarıya götürecek olan bir yol çizmeleri beklenmektedir. Okuyucuyu sıkmamak ve detaylarda boğmamak amacıyla her bir faktör birkaç sayfada tanıtılmış ve devamında bu faktörün akademik başarıyla ilişkisi yapılan bilimsel çalışmaların bulguları verilerek sistematik bir şekilde irdelenmiştir. Kitabın başta öğretmen, akademisyen, eğitim yöneticisi, öğrenciler ve veliler olmak üzere akademik başarıya ilgi duyan bütün okuyuculara katkı sunması ve vizyon kazandırması umulmaktadır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası İlişkilerde Altıncı Büyük Tartışma
Uluslararası İlişkiler sadece ele aldığı konular ve konuları ele alış şekli ile değil, disiplinin nasıl ortaya çıktığı ve geliştiğine yönelik anlatı, neyin teori olup neyin olmadığına karar verilmesi, hangi kavramın uluslararası ilişkilere ait olduğuna hangisinin olmadığına yönelik tespit, araştırma konularının nasıl ve hangi yöntemle çalışılacağının belirlenmesi ile de Batı-merkezli bir disiplin olagelmiştir. Disiplinin hegemonik, dar görüşlü ve hiyerarşik bir yapı sergilenmesinde doğrudan rol oynayan bu somut durum, bu kitapta Uluslararası İlişkilerin altıncı büyük tartışması olarak adlandırılan Statükocular-Yenilikçiler tartışması bağlamında incelenmektedir. Uluslararası İlişkiler literatürünün son 40 yıllık birikimi içerisinde önemli bir yer kaplayan altıncı büyük tartışma, ana akım teorilerin evrensellik iddialarına yönelik eleştiriler ile başlamış, Batı-dışı teori ve kavram geliştirme çabası ile devam etmiş ve bugün gelinen gerçek manada merkezsiz, küresel ve kapsayıcı bir teorik yapının inşa edilmesinin gerekliliği üzerine yoğunlaşmıştır. Bu kitapta, altıncı tartışmanın taraflarının iddiaları ve disiplindeki mevcut durum bağlamında çoğulcu, küresel ve merkezsiz bir teorik yapının mümkün olup olmadığını sorgulanmaktır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
KULLANIM KILAVUZU-I: BEBEK (0-2 yaş)
İçine doğduğum (aslında doğurtulduğum) ailemde ve kültürde, farkındalığımın oluşmaya başladığı yaşlardan bugüne, çoğu anne babanın, evlatlarının bebeklik, çocukluk, ergenlik hatta yetişkinlik dönemlerindeki davranışlarında gözlemlediğim ortak bir özellik var:
Kendilerinden önceki kuşaklardan (yani anne babalarından) ne gördüler ise öyle davranıyor ve öyle yaşıyorlar…
“Görgülü kuşlar gördüğünü işler, görgüsüz kuşlar ne gördü ki ne işler” atasözümüz sanki tam daiçinde yaşadığım toplumdaki çoğu anne babanın davranışlarını anlatıyor…
Başta kendi annem babam olmak üzere sözünü ettiğim anne babalar suçlu değiller ama kendilerine öğretilenlerin ötesine geçemedikleri için hatalılar.
Bütün anne babaların iyi niyetli oldukları konusunda en ufak bir kuşkum yok. Ama hataları nedeniyle evlatlarında yol açtıkları hasarlar oluşabiliyor ve ne yazık ki bunun da farkında olamıyorlar.
Hemen her alanda yaşanan baş döndürücü değişimler ne yazık ki aynı doğrultuda gelişmeyi beraberinde getirmiyor. Koşuşturulan bir yaşam döngüsünde anne baba adayları veya anne babalar hamilelik dönemine ve bebeklik dönemine ilişkin bilgilenmeyi en kısa yoldan ve süratli bir şekilde yapmaya çalışıyor. İnternet ortamında ya da medyada yer alan “popüler” bilgiler ise çoğu zaman bilimsel temelden yoksun;yani magazinsel… Kendi anne babalarının bilgileri de çoğu zaman geleneksel…
Kitap, bu çerçevede bir AYIRDINDALIK oluşturmanın zamanının geldiği düşüncesiyle ve “kullanıcı hatası” nedeniyle mümkün olduğunda HASARLANMAMIŞ BİREYLER yetiştirmeye katkıda bulunabilme amacıyla yazılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kültür Üretme Makinesı: Televizyon
Etki alanı bakımından tarihsel süreçte sayısız araştırmanın başlıca konusu olan televizyon ekonomik, politik, kültürel ve sosyolojik etkilerinin yanı sıra ilk yayının yapıldığı 1936’dan günümüze en önemli eğlence aracı olmuştur. Gelişen teknoloji sonucu yayıncılık biçimi köklü değişimler geçirmiş olsa da televizyon “eğlendirici” niteliğini her zaman korumuştur. Televizyon bu yönüyle toplumlara özgü kültür biçimlerinin de sınırları aşarak taşınmasını sağlamıştır. Bir kültür taşıyıcısı özelliği kazanan televizyon, bu sürecin doğal bir sonucu olarak kendi kültürünü üretmiştir ve üretmeye devam etmektedir. Bu kitapta Türkiye televizyonlarında bir dönem en yüksek izlenme oranlarına ulaşmış olan Popstar Türkiye adlı yarışma programı örneğinden yola çıkılarak veriler ve kuramlar çerçevesinde izleyici kitlesine yönelik analizler yapılmış ve söz konusu programın ülke gündeminde uzun süre yer tutmasının sosyal bilimler açısından sebepleri irdelenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL HİZMET Giriş-Tarihçe-Uygulamalar
Sosyal hizmet, 20. yüzyılda bilim ve meslek olarak ortaya çıkmıştır. Gelişmiş ülkelerdeki birçok kurum ve kuruluşlarda; psikiyatrik, tıbbi, aile danışmanlığı, okul rehberliği, iyileştirme-rehabilitasyon, ceza tevkif ve ıslah evlerinde, toplum refahı, işyerleri, madde bağımlılığı, çocuk-gençlik-yaşlı refahında, dezavantajlı gruplar gibi farklı alanlarda profesyonel meslek elemanlarıyla hizmet sunmaktadır. Amaç sosyal ve ailevi hayatla ilgili problemlerin giderilmesidir. Meslek, önleyici ve koruyucu hizmetleri önceleyerek değerlere, etik ilkelere, özgür düşünceye, liberal sanat dallarına ve planlanmış program değişikliklerine odaklanır. Sınıf, renk, cins, inanç, yaş, insani değerlere ve farklı kültürlere karşı ayrım gözetmez. Milli bilinci, birlik ve beraberlik ruhunu yüksek tutar; refahı, toplumun üretim gücünü ve topyekûn kalkınmayı hedef alır.
Kitapta, sosyal hizmet uzmanlarının kullanabileceği kuram ve yaklaşımlar; hayali hikâye, olay ve isimlerle anlatılmıştır. Kitap, sosyal hizmetle ilgili kapsamlı açıklamalarıyla; kişisel, ailevi ve toplum problemlerine yönelik çözüm önerileriyle ve uygulama örnekleriyle sosyal hizmetin pek çok alanına işaret etmektedir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Dîvân-ı Cemîl Mahmûd
XX. yüzyıl son dönem Osmanlı şairlerinden Cemîl Mahmûd Bey 1834 yılında, Üsküdar’da dünyaya gelmiştir. Çeşitli memuriyet görevleri üstenerek yaşamının büyük bir kısmını İstanbul’da geçirmiştir. Bu sebeple Cemîl Mahmûd hem son dönem Osmanlı şiir geleneğini devam ettirmiş hem de bir İstanbul beyefendisi olarak İstanbullu şairler arasında yer almıştır. Şairin hayatı günümüze ulaşan tek eseri ve hakkında ulaşabildiğimiz kaynaklar vasıtasıyla aydınlatılmaya çalışılmıştır. Yüzünü her açıdan batıya dönmüş bir toplumda ve dönemde yaşamasına rağmen geleneği devam ettirmesi açısından dikkate değer bir şairdir.
Şairin divanından yola çıkarak geleneksel mazmunlara şiirlerinde yer vererek, klasik edebiyatın alışa gelinmiş dil ve üslubunu kullandığını her açıdan geleneği korumaya ve devam ettirmeye çabaladığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Samimi ve sade bir dilinin olduğunu, daha çok âşıkâne şiirler yazdığını aynı zamanda mutasavvıf olduğunu fakat şiirlerinde tasavvufi söylemlere yer vermediğini de belirtmek gerekir.
Bu çalışmada şairin hayatı, edebî kişiliği ve eseri ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Eserin muhteva incelemesi yapılarak, Latin harfli transkripsiyonlu metnine yer verilerek okuyucuların ve araştırmacıların beğenisine sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Rus Dilbilimsel Çeviri Kuramı Vilen Komissarov, Eşdeğerlik
Çeviri eşdeğerliği, kuşkusuz, modası geçmiş bir kavramdır. Bu konuyu yeniden gündeme getirme, hatta üzerine kitap yazma girişimi doğal olarak akıllarda sorular uyandırabilir. Kitabın yazarını bu girişime iten ilk gerekçe, eşdeğerlik kavramı dâhil olmak üzere genel olarak Rus çeviribilim alanıyla ilgili bilgilerimizin yetersiz olmasıdır. Akademik ilerlemenin kesintili olmaması gerektiğine ilişkin inanç ise bu çalışmayı tetikleyen ikinci gerekçe.
Ne var ki kaynak odaklılık – erek odaklılık, yazarı okura taşımak – okuru yazara taşımak antinomisinin dar çerçevesinden çıkmayı başaramamış gibi görünen eşdeğerlik kavramı çevirinin kompleks doğasını çözümlemek için yetersiz kalmakta. Heyecan verici çalışmaların yapıldığı dönemde bu siyah-beyaz görüntüleri tozlu raflardan indirip yeniden gün ışığına çıkarmanın gerekliliği haklı kuşkular uyandırır. Bu noktada bakış açımızı tazelemek için şu soruya yanıt aramak denenebilir: Eşdeğerliğin farklı, alışılmışın dışında bir yorumu mümkün mü? Bu gerekçeler ve soruyla yola çıkan yazar Rus dilbilimsel çeviri kuramının temsilcilerinden Vilen Naumoviç Komissarov’un beş düzey içeren eşdeğerlik sınıflandırmasını incelemeye ve sınamaya karar vermiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
NEMRUT DAĞI VE ÇEVRESİNİN POTANSİYEL JEOMİRAS ALANLARI
Bu çalışmada, tarihi ve arkeolojik kaynak değerler açısından oldukça zengin, ülkemizin turizm açısından en popüler alanlarından biri olan Nemrut Dağı ve çevresinde, jeomiras ve jeoturizm açısından oldukça önemli olan jeosit karakterindeki alanların belirlenmesi ve bunların ülkemiz jeosit envanterine dâhil edilmesi, sahanın jeopark olma potansiyelinin araştırılması, söz konusu jeositlerin korunması, tanıtılması, turizm destinasyonları içerisine dâhil edilerek ziyaretçilerin bilgilendirilmesi için gereken altlık bilginin oluşturulması amaçlanmaktadır.
İnceleme alanında yer alan potansiyel jeositlerin belirlenmesi ve bunların ulusal jeosit envanteri listesine dâhil edilmesi, ulusal anlamda jeomirasımızın bütünüyle belirlenmesi ve korunmasına katkı sunması açısından son derece önemlidir. Bu yönüyle bu çalışma, Güneydoğu Anadolu Bölgesi dâhilinde yapılmış çok az sayıda çalışmadan biridir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
SUBVERSIVE FEMALE VOICES IN THE PLAYS OF TIMBERLAKE WERTENBAKER AND PAM GEMS
The main target audience of this book is scholars, researchers, critics, students who study in the field of contemporary British feminist theatre and anyone who is interested in womens studies and drama. This book depicts marginalized womens voices through the medium of feminist theatre by analysing subversive women characters in the plays of Timberlake Wertenbaker and Pam Gems. This book depicts how historic/mythic characters subvert traditional gender roles to set a feminine identity of their own that does not accord with the patriarchal order. In the discussion of the marginalized characters, Ülker Erkan analysed Wertenbakers plays namely New Anatomies, Our Countrys Good, and The Love of the Nightingale and Pam Gemss plays Dusa, Fish, Stas and Vi, Piaf, and Queen Christina through several feminist criticisms. Feminist theatre as discussed in the subject-matter plays may prevent oppression and develop perspectives, which are egalitarian, fair, optimistic, hopeful, liberated from any oppressive systems, and full of future expectations.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Süleyman Elesgerov’un Tar İçin Daimî Hareket Eseri: Müzikal-Teknik Analiz ve Bağlamaya Uyarlama
Yazarın, meslek hayatının başlarında dinlediği 30 saniyelik müzik kesitinin heyecanıyla ortaya çıkan bu kitapta, Süleyman Elesgerov’un, tar ve halk çalgıları orkestrası için bestelediği ‘Daimî Hareket’ eseri ele alınmış, müzikal ve teknik analiz yapılarak bağlamaya uyarlama süreci anlatılmıştır. Alanında bir ilk olma özelliği taşıyan bu kitabın, bağlama eğitimi literatürüne katkı sağlayacağı ve tardan bağlamaya yapılacak uyarlama çalışmalarına yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Çalışmanın, bağlama icracılarına, eğitimcilerine ve öğrencilerine faydalı olması dilekleriyle…
₺235,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK SİNEMASINDA ANLATI VE KARAKTER AÇISINDAN BİREY
Bu kitapta Türk Sineması’nın anlatı ve karakter özellikleri tarihsel olarak incelenmiştir. Ayrıca Türk Sineması’nda anlatı ve karakter yapılanması bağlamında bireyin temsili araştırılmıştır. Bunun içinde melodram anlatılı filmler ile auteur yönetmen anlatılı filmler ekonomik, toplumsal, teknolojik vb. açılardan karşılaştırılmıştır. Çalışma, sinema alanında daha önceki çalışmalarda detaylı şekilde araştırılmamış olan anlatı ve karakter kavramlarını derinlemesine incelemeye odaklanmıştır.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
İSTATİSTİKSEL YÖNTEMLER VE DENEME PLANLANMASI
Bu kitap üç husus dikkate alınarak hazırlanmıştır.
- a) Gerek lisans düzeyinde farklı isimlerle okutulan İstatistik, İstatistiksel Yöntemler, Biyometri, Biyoistatistik, Temel İstatistik, Araştırma ve Deneme Yöntemleri, Deney Tasarımları, Araştırma Yöntemleri dersleri için gerekse de Lisansüstü ve Doktora düzeyinde okutulan Deneme Planlanması, İstatistiksel Veri Değerlendirme, Bilimsel Çalışma Sonuçlarının Değerlendirilmesi, Regresyon Analizi, Örnekleme Yöntemleri, Tarımda Bilimsel Araştırma Kavramı gibi dersler için temel bir kaynak kitap olmasına
- b) Özellikle uygulamalı bilimlerdeki tüm akademisyenler ve araştırıcılar için bir danışmanlık hizmeti sunabilmesi yani, merak edilen konu bakımından bir araştırma ve denemenin nasıl planlanıp, yürütülebileceğinden başlayıp elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinin nasıl yapılabileceği, istatistik analizlerde uygun yöntemin nasıl belirleneceği, analiz sonuçlarının nasıl yorumlanıp rapor edilebileceğine kadarki bütün aşamaları etraflıca içermesine ve
- c) Uzun yıllardan beri gerek üniversitemizin değişik birimlerindeki akademisyenlere, lisansüstü çalışmalarını sürdüren öğrencilere ve araştırıcılara, gerek ülkemizdeki diğer üniversitelerdeki akademisyen, lisansüstü öğrencileri ve araştırıcılara, gerekse de yurt dışındaki birçok akademisyene istatistik analiz konusunda gönüllü olarak yoğun bir istatistik danışmanlık hizmeti sunmamdan dolayı araştırıcıların en çok sıkıntı çektikleri noktalar dikkate alınarak tüm bilim insanları ve araştırıcılar için Başucu Kitabı niteliğinde bir kitap olmasına dikkat edilmiştir.
Söz konusu hususların dikkate alınarak hazırlanan bu kitapta karmaşık formüllerden olabildiğince kaçınılmış ve herkesin rahatlıkla anlayabileceği sadece bir dil kullanılmaya çalışılmıştır. Kitapta olabildiğince her alandan örnekler verilmiş ve dikkate alınan test ve yöntemlerin uygulanış adımları, elde edilen sonuçların yorumlanması ve söz konusu sonuçların nasıl rapor edilebileceği uygulamalı olarak adım adım gösterilmiştir.
.
KİTAP TANITIMI
FİLİBE’DE OSMANLI MİMARÎ ESERLERİ
Atalarımız Filibe’yi yaklaşık beş yüz sene camiler, tekkeler, türbeler, hanlar, hamamlarla adeta bir oya gibi işlemiş ve şehre Türk kimliğini kazandırmıştır. Zaman içinde savaşlar, düşmanlıklar gibi çeşitli sebeplerle yıkılan bu yüzlerce eserden maalesef sadece dokuz tanesi günümüze kalmıştır.
2012 senesinde “Bulgaristan’da Osmanlı Eserleri” projesi kapsamında Filibe’ye tarafımızdan bir inceleme-araştırma gezisi düzenlenmiştir. Bu gezi vesilesiyle şehirde kalan yapılar detaylı bir şekilde incelenmiş, binaların eski resimleri ve planları verilmiş, günümüzdeki durumları fotoğraflanarak şimdiki fonksiyonları belirtilmiştir.
Kitabımız Filibe’deki son Osmanlı eserlerini tarihe not düşmek amacıyla hazırlanmıştır.
KİTAP TANITIMI
Gelibolu Vilayeti 1923-1926
1923 ve 1926 yılları arasında Vilayet olan Gelibolu, 1926 yılı sonunda Bakanlar Kurulu kararı ile Çanakkale’ye bağlı bir ilçe konumuna getirilmiştir. Eserimizde Gelibolu’nun Osmanlılar tarafından fethedildiği günden 1938 yılına kadar olan tarihsel süreç incelenmiştir. Gelibolu’nun idari, askeri, siyasi, nüfus ve demografik, sosyo-kültürel ve ekonomik yapısı ayrıntılı bir şekilde kaleme alınmıştır. Bu kapsamda Milli Mücadele Döneminde Gelibolu’nun işgal edilmesi ve işgal döneminde yaşananlar, vilayet ve yeniden ilçe yapılma süreci, Lozan Antlaşması’ndan sonra bölgenin askeri ve siyasi durumu, göçlerin Gelibolu’nun demografik, kültürel ve ekonomik yapısını nasıl şekillendirdiği, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile birlikte Türk ordusunun yeniden bölgede hakimiyeti ele alması ve Gelibolu’ya katkısı olan dönemin önemli şahsiyetleri araştırma konumuz olmuştur. Eserimizde Gelibolu’nun tarihinden örneklerle Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk yıllarında görülen değişim ve gelişim aşamaları verilmeye gayret edilmiştir.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
ANTAKYA ORTODOKS KİLİSESİ
Antakya Ortodoks Patrikliği, Batı’dan gelen misyonerlerden dolayı siyasi ve idari olarak büyük bir yıkıma uğramıştır. Misyonerlerin etkisiyle Ortodokslar arasından devşirilen Katolik cemaat, kısa zamanda Antakya Ortodoks Rum Kilisesi’nin yönetimini eline geçirmiştir. 1830’lu yıllarda Maximus III Mazlum’un Antakya Katolik Rum Kilisesi’ni kurmasına kadar da kilisede yönetim çoğunlukla Katolikliği benimsemiş patriklerin elinde kalmıştır. 1850’li yıllarda üst üste ölüm hadiseleriyle sarsılan kilise, bu yıllardan sonra yeniden dirilişe geçmiştir. Antakya Ortodoks Rum Kilisesi yüzyıllarca etkisinde kaldığı İstanbul Ortodoks Rum Patrikliği’nin, Antakya’da hatırı sayılır bir Rum cemaat kalmadığından, kilise cemaatinin tamamını oluşturan Araplar kendi patriklerini seçmek ve patrikliği Araplaştırabilmek amacıyla zorlu ve uzun soluklu bir mücadelenin kapısını açtılar. Bu mücadelede köken itibariyle Rum olan Patriklerin ya Papalığa ya da İstanbul Rum Patrikliğine biat ettikleri tespit edilmiştir. Gelecekte ekümenik bir patriğin ortaya çıkaracağı problemlerle uğraşmak istemeyen Osmanlı Devleti, 20 Ekim 1884’te kilisenin teşrifattaki adından “Ortodoks” ibaresini çıkararak İstanbul Rum Patrikliği’ne indirgemek zorunda kalmıştır. Bu tarihten sonra Antakya kilisesinin teşrifattaki adı ise Antakya Ortodoks Patrikliği olmuştur.
Yüzyıllarca Rumların bir vassalı gibi yaşayan Arap metropolitler, bu değişiklikten sonra ilk defa kendilerine ait milli bir kilise kurmak ve Arap bir patrik seçmek için, o zamana kadar cemaatlerle ilgili her işin dışında kalmayı başaran Osmanlı Devleti’ni de meselenin içerisine çektiler. Sonuçta Arap soyundan gelen Lazkiye Metropoliti Meletiyos Efendi, 6 Mart 1899’da patrik kaymakamlığına tayin edildi ve 30 Nisan 1899’da da patrik seçildi.
Meletiyos Efendi’nin patrik seçilmesiyle Antakya Ortodoks Patrikliği’nin 1720’li yıllarda başlayan Rum hegemonyasından kurtulma ve millileşme süreci 1899’lu yıllarda tamamlanmıştır.
Bu çalışma Osmanlı Devleti ile Batılı aktörler arasındaki din ve mezhep çatışmaları üzerinden baş gösteren rekabet ve mücadeleler hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
Kadın-erkek eşitliğini esas alan, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerine göre kadının ötekileştirilmesine karşı çıkan, ataerkil toplumun kadınlar hakkında oluşturduğu önyargılı imajı ortadan kaldırmayı amaçlayan feminist akım, İngiliz yazar Virginia Woolf’un feminist söylemi ve feminist edebiyatı sayesinde İngiltere’de büyük bir yankı uyandırmıştır. Bu çalışmada, Woolf’dan önce, kadın hakları için mücadele veren İngiliz kadınların ve Woolf’un feminizme katkıları tartışılmaktadır. Woolf’un Kendine Ait Bir Oda ve “Kadınlar için Meslekler” adlı çalışmalarında vurguladığı ‘Kendine Ait Bir Oda’ ve ‘Evdeki Melek’ kavramlarının, Dışa Yolculuk, Gece ve Gündüz, Mrs Dalloway ve Deniz Feneri adlı feminist romanlarındaki yansımaları, bu kitapta ele alınmaktadır. Bu romanlardaki, feminist dönem öncesi, erkek-egemen İngiliz toplumunun değer yargılarıyla yetişmiş kadınları temsil eden kadın karakterlerin yaşadıkları sorunlar bu kitapta tartışılırken, kadınların feminist döneme geçişle beraber deneyimledikleri aydınlanma ve farkındalık değerlendirilmekte, Woolf’un feminist akıma katkıları incelenmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
FASÎH AHMED DEDE DÎVÂNI BAĞLAMLI DİZİN VE İŞLEVSEL SÖZLÜĞÜ
Fasih Ahmed 17. Yüzyıl Osmanlı sahasında yetişmiş, kendi döneminde ve kendisinden sonraki yüzyıllarda yaşamış pek çok şairi etkilemiş usta bir sanatçıdır. Klasik Türk edebiyatında çeşitli alanlarda oluşturduğu eserleriyle ön plana çıkmış ve şairliğinin yanı sıra sanatın birden çok türünde eserler vermiştir.
Eser sayısı ile dikkat çeken Fasih Ahmed aynı zamanda oldukça hacimli mürettep bir divana da sahiptir. Çalışmamıza konu olan eseri de bu divanıdır. Divandaki manzumeler TEBDİZ sistemine girilerek kelime veya kelime guruplarının bağlamsal anlamları ile birlikte işlevsel dizini ortaya çıkarılmıştır.
TEBDİZ projesi ile araştırmacılara klasik Türk edebiyatı metinlerinin söz varlığının ortaya konması, bu metinlerin tanınması, anlaşılması ve karşılaştırılması gibi birçok hususta imkân sunma amacı güdülmektedir.
Fasîh Ahmed Dede Dîvânı Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü adıyla çalışılan söz konusu eser yapılan araştırmalar neticesinde oldukça hacimli bir örnek teşkil etmiştir. Kitaba konu olan bu eserin tamamını kitap hacminde yayınlamak oldukça zor olacağından her harfle ilgili sınırlı sayıda örnekler verilerek, eser baskıya hazırlanmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar
“Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar” adlı bu kitap, üç ana bölümden oluşmakta ve Kur’an’da adı geçen peygamberlerin eğitsel mesajlarını içermektedir. I. Bölümde, peygamberlerin ortak vasıfları rol model olma ve pedagojik yöntemler bağlamında incelenmektedir. II. Bölümde, yaratılış ve kişilik inşası; ilim-akıl-iman dengesi; bilgi kavramı, ibadetin kişilik eğitimi boyutu ve temel ahlâkî ilkeler tartışılmaktadır. III. Bölümde ise hak, sorumluluk, ceza ve mükâfat; bireyin temel hakları ile Allah’a, kendine, aileye, topluma ve çevreye karşı görevleri; ayrıca cennet-cehennem tasavvurunun eğitici boyutu değerlendirilmektedir.
Kitap; öğretmenler, din görevlileri, değerler eğitimi uygulayıcıları, ilahiyat ve sosyal bilimler öğrencileri ile ebeveynler için müfredatı destekleyen bir başvuru kaynağıdır. Sade fakat akademik üslubuyla ders planlarını zenginleştirmektedir. Sohbet ve atölyeler için hazır içerik sunmakta; Kur’an ve Sünnet ekseninde bilgiyi hikmete, sorumluluğu olgunluğa dönüştürmek isteyenler açısından özlü ve uygulanabilir bir rehber işlevi görmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Aramızdaki Sınır: Suriyeli Sığınmacı Hikayeleri
Kitap, Suriye’nin farklı kentlerinde yaşayan ve 2011 yılında başlayan iç savaş sonrası ailelerinden ayrılarak Türkiye’ye kaçmak zorunda kalan beş Suriyeli gencin hikayelerini içeriyor. Suriyeli gençlerin isimleri, çalıştıkları yerler ve diğer hassas bilgiler, güvenliklerini korumak amacıyla gizli tutulmuştur. Röportajlar tercüman aracılığıyla Arapça olarak gerçekleştirilmiş ve Türkçeye çevrilmiştir.
Her bir hikâye, savaşın yıkıcı etkilerini, yeniden başlama mücadelesini ve yeni bir ülkede entegrasyon sürecinin zorluklarını gözler önüne sermektedir. Bu derinlemesine röportajlarda, sadece mülteci krizinin insan yüzünü göstermekle kalmayıp, aynı zamanda dayanışma, umut ve direnişin evrensel hikayelerini de anlatmaya çalıştık. Kitabımızla, okuyuculara, savaşın ve zorunlu göçün bireyler üzerindeki etkilerini anlama ve empati kurma fırsatı sunmayı amaçladık…
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Küreselleşme Sürecinde Akıllı Şehirler: Paradigma, Yönelimler ve Fırsatlar
20. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan küreselleşmeyle birlikte, sosyoekonomik ve kültürel hayatın her alanı gibi şehirler de köklü değişiklikler yaşamaktadır. Küreselleşmenin neden olduğu büyük paradigma değişimleri nedeniyle dünya çapında şehirler gittikçe daha fazla araştırmanın konusu olmaktadır. Bu süreçte akıllı şehirler kavramı ön plana çıkmıştır. Akıllı Şehir kavramının odak noktası, internet teknolojileri, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve herkese fayda sağlayacak yapıdaki büyümeyi tetikleyerek fırsatların iyileştirilmesidir. Temel varsayım, akıllı şehirler sayesinde ve girişimcilik için yeni fırsatların genişlemesi yoluyla suç, yoksulluk ve işsizlik oranlarının azaldığı, teknolojik verimlilikle doğal kaynak kullanımının arttığı ve teknolojilerin uygulanma alanlarının giderek genişlemesiyle yaşam kalitesinin yükseldiği yeni yaşam alanlarının yaygınlaşmasıdır. Şehirlerin, büyük ölçekli kentleşme zorluklarını ele almak ve yaşanabilir, rekabetçi ve kendine güvenen şehirler yaratmanın yeni yollarını bulmak için yenilikçi çözümlerin uygulanması yoluyla daha akıllı hale gelmesine ihtiyaç vardır. Bu doğrultuda, akıllı şehirlerin ortaya çıkışı, tüm dünyayı bir seviye daha yükseğe ulaştıracak çok daha büyük bir dönüşümün habercisi olabilir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Tatarca Referans Grameri
Girişten
Bu çalışmanın konusu, bugünkü Tatarstan coğrafyasında başta edebiyat olmak üzere, basın (gazete, dergi vs.), yayın (Tv ve Radyo yayınlarında) ve eğitim (ilk ve orta öğretimde zorunlu) alanlarında kullanılmakta olan yazı dili Tatarcasıdır. Öte yandan Tatarcanın konuşma dili olarak özellikle şehir popülasyonu arasındaki kullanım alanı devletin birinci resmi dili olan Rusçaya göre çok daha sınırlıdır. Tatar dili ve kültürü 1552 yılında Kazan Hanlığının yıkılmasından itibaren Rus baskısı altında kalmıştır. Sovyet dönemindeki azınlık halkların assimalasyonu politikalarıyla iyice ağırlaşan bu baskı Tatarlar arasında her geçen kuşakta daha da derinleşen dil değiştirme (language shift) sonucunu doğurmuştur. Tatarca konuşanların sayısı her geçen gün daha da azalmaktadı (Wertheim 2003:348). Tatarca, Tatarstan Cumhuriyetinin Rusçadan sonra ikinci resmi dilidir. BugünTatarca, her ne kadar Tatarların azınlık olarak yaşadıkları Tataristanda millet olarak varlıklarını devam ettirmelerinin en önemli aracı olarak görülmekte ve Tatarcanın Sovyet döneminde yitirdiği sosyal ve politik öneminin Sovyet sonrası dönemde yeniden kazandırılması yolunda özellikle Tataristan Cumhuriyetinin 1991 ylında otonom hale gelmesinden sonra, gerek Tatar hükümeti, gerekse Tatar aydınları nezdinde çeşitli adımlar atılmakla birlikte, halen Tatarca Tataristan Cumhuriyetinde 4 milyonluk nüfusun yaklaşık ¼ ü tarafından konuşulmaktadır.Konuşma dili olarak şehirlerde katışıksız olarak ya da Tatarstan Cumhuriyetinin resmi dili olan ve Tatarcadan çok daha fazla kullanım alanına sahip olan Rusça ile çeşitli dercelerde karışık olarak çeşitli stillerde konuşulmaktadır
KİTAP TANITIMI
Kolay Kolaj
Kolaj sanatı, farklı görsellerin kesilip bir araya getirilerek yapıldığı bir sanat formudur. Çeşitli figürler, gazete kesimleri, renkli kağıtlar, dergi fotoğrafları veya kişisel notlar gibi farklı parçalar bir araya getirilerek benzersiz bir kompozisyon oluşturulabilir. Kolaj yaparken sadece malzemeleri bir araya getirmekle kalmaz, aynı zamanda kendi benzersiz bakış açınızı ve duygularınızı da eklersiniz. Bu sanat formu, görsel bir hikaye anlatma şansı sunarak hayal gücünüzü harekete geçirebilir.
Telefonlar, günlük yaşantımızın ayrılmaz bir parçası haline geldiği için, zaman zaman bu teknolojik bağlamdan sıyrılmak, kendimize zaman ayırmak ve zihinsel bir mola vermek gerekmektedir. Bu bağlamda, telefondan uzaklaşıp kolaj yapmak, yaratıcılığınızı serbest bırakmak ve zihinsel dinginlik için harika bir seçenektir.
900 farklı görsel içeren bu kitapla farklı temalara sahip resimleri, fotoğrafları ve diğer görsel öğeleri bir araya getirerek benzersiz ve kişisel eserler ortaya çıkarabilirsiniz. Siz de sanatçı yönünüzü keşfedebilirsiniz.
KİTAP TANITIMI
Dijital Dönüşüm Çağında Meslekler ve Mesleki Yetkinlik Beklentileri
Günümüzde ülkelerin kalkınma düzeyinin belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri o ülkenin beşeri sermayesini oluşturan insanlar ve bu insanların sahip olduğu eğitim derecesi ile mesleki düzeyde sahip oldukları niteliklerdir. İyi bir eğitim geçmişine sahip, nitelikli iş gücünün ülkenin toplumsal ve ekonomik kalkınma düzeyi ile yakından ilişkisi bulunmaktadır. Bununla birlikte bireylerin mensup olduğu meslek ve faaliyette bulunduğu iş kolunun toplumdaki yerini, yaşayış biçimini, tutumlarını, düşüncelerini vb. şekillendirdiği söylenebilmektedir. Bu anlamda meslek seçiminin insan hayatında verilen önemli bir karar sürecinin ürünü olduğunu ve bireylerin sahip oldukları ilgi ve yeterlilikleri doğrultusunda doğru mesleğe yönlendirilmesinin eğitim sürecinin önemli bir basamağını oluşturduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ne var ki günümüzde hem ülkemizde hem de diğer ülkelerde meslek ve iş alanlarının çeşitlenmesi, karmaşıklaşmasına bağlı olarak kişilerin meslek seçimleri kadar işverenlerin meslek elemanlarından beklediği yetkinliklerin de günden güne değiştiğinden söz etmek gerekmektedir. Bu anlamda içinde bulunduğumuz dijital dönemde meslek elamanlarından beklenen mesleki yetkinliklerin belirlenmesi, sektöre kazandırılacak yeni meslek elemanlarının doğru yetkinlik düzeyleri ile yetiştirilmesi, eğitimli insan kaynağının ve üretimde kalitenin arttırılması önemlidir. Bu amaç doğrultusunda mevcut çalışmada, özel sektör meslek uzmanlarının adaylardan beklediği yetkinlikler belirlenmeye çalışılmış ve yetkin beklentileri meslekler özelinde ve meslek alanları üzerinden karşılaştırmalı olarak yorumlanmıştır.
Bu kapsamda mevcut çalışma; özel sektör ve eğitim kurumlarının iş birliğini amaçlayan, meslek elemanlarının istihdam alanlarından birini oluşturan özel sektör kuruluşlarının meslek elemanlarından beklediği yetkinlik düzeylerinin belirlenmesine odaklanan, meslek eğitiminin özel sektör beklentilerine uygun olarak yapılandırılması ve iki taraf arasında yürütülecek eşgüdümlü çalışmaların arttırılmasını amaçlamaktadır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Modernizmin Düşünsel Tarihi ve Avangart Sanat Hareketleri
Modernizmin düşünsel tarihi, birçok yönüyle, çokkültürlü ve disiplinlerarası avangart sanat hareketlerinin teorik ve pratik temellerini şekillendirmiştir. Tarihsel süreçte estetik bağlamın geçirdiği değişimler, biçimsel yapıları dönüştürürken, toplumsal ideolojilerin parametrelerindeki farklılaşmalar da estetik tercihlerin yeniden tanımlanmasına olanak sağlamıştır. Toplumsal etkileşimin yarattığı diyalektik ilişki, sanatın üretim ve alımlanış biçimlerini çeşitlendirerek, çağdaş sanatın çoğulcu ve eleştirel karakterine zemin hazırlamıştır.
Sanat hareketleri 1800’lerden 1950’lere kadar, çok kültürlü etkileşimleri derinleştirirken, kendi terminolojisini de yarattı. Yıkıcı savaşlar ve halk hareketleri, sanatı biçimsel ifadenin ötesine taşıyarak toplumsal bilinçle beraber ideolojik mücadelenin zemini haline getirdi. Teknoloji devrimi ve kitle iletişim araçlarının yükselişi, üretim ve dağıtımda köklü değişimler başlatırken soğuk savaş dönemi, sanatı ideolojik propagandanın ve diplomatik mücadelenin bir parçası haline getirdi.
Bu kitap, belirli bir dönem aralığını incelerken; dönemin sanatsal bağlamını, farklı disiplinlerden yazarların teorik ve eleştirel katkılarıyla ortaya koyar. Bilgilendirici ve ilham verici olmayı hedefleyen çalışma, okuyucuyu sanatın toplumsal, politik ve kültürel dönüşümlerle nasıl kaynaştığını keşfedeceği çok katmanlı bir yolculuğa davet eder.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
GÜÇ KOŞULLARDA ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLAR
Dünya metropollerinin tamamında, evrensel kentsel olgulardan biri olan güç koşullar altında çalıştırılan çocuklar sorunu yaşanmaktadır. Güç koşullarda çalıştırılan ve yaşayan çocukların en büyük sorumlusu aile ve toplumdur. Aileleri tarafından maddi anlamda istismar edilen ya da kötü muamele edilen çocuklar; çalışma ortamlarında fiziksel, duygusal, cinsel ve maddi olmak üzere her tür sömürü ve şiddetle karşı karşıya kalabilmekte, sapkın davranışlara yönelebilmekte, kendine ait olması gereken emeği sömürülebilmekte ve gelecekte sürecek kimi psikolojik sorunlar yaşamaktadır. Ekranda, internette, sokakta ya da evde çalıştırılarak büyük bir risk yaşamaktadırlar. Aileler, bazen onların geleceklerini tesis etmek ya da onları korumak isterken kimse için geriye alınamayacak yıkımlar oluşturmaktadır. Bu açıdan çocukların hakları, aileleri ve toplum karşısındaki güvencesizlikleri dikkatle ele alınması gereken bir konudur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Hedef Maliyetleme: Türk İnşaat İşletmelerinde Uygulanabilirliği
İşletmeler arası rekabetin oldukça şiddetli olduğu günümüzde işletmelerin hedeflenen kâr rakamlarına ulaşılabilmeleri noktasında ürün ve hizmetlerinin maliyetlerini doğru bir şekilde belirleyebilmeleri ve yönetebilmeleri stratejik öneme sahiptir. Maliyetlerin katlanılması gereken unsurlar değil yönetilmesi gereken unsurlar olarak algılanması gerektiğini savunan maliyet yönetimi zaman içerisinde bu maliyet verilerinin işletme stratejilerini yaratmak için de kullanılmasını savunan stratejik maliyet yönetimine dönüşmüştür. İşletmelerin rekabet avantajı sağlayacak stratejilerini belirleme ve geliştirmede kullanabilecekleri çeşitli yaklaşımlar bulunmaktadır. Geliştirilmiş maliyet takibi, değer katmayan maliyetlerin ortadan kaldırılması, mamul yaşam dönemince maliyetleme, öğrenme eğrisi maliyetleme, toplam kalite yönetimi ve kalite maliyetleri, tam zamanında üretim ortamında maliyetleme, faaliyet tabanlı maliyetleme, hedef ve kaizen maliyetleme bu yaklaşımların başında gelmektedir.
Bu kitapta stratejik maliyet yönetimi yaklaşımlarından hedef maliyetleme yaklaşımı detaylı bir şekilde incelenmiş ekonomik hayatta önemli yere sahip İnşaat işletmelerinde uygulanabilirliği ele alınarak ve yorumlanmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyatımızda Ka‘be-Hicaz-Hac Konulu Türler ve Hacı Ahmed Baba’nın Da‘vet-nâmesi
İki bölümden oluşan bu kitap çalışmasının ilk bölümünde “Ka‘be-Hicaz-Hac” konulu türlerle ilgili yapılmış çalışmalar hakkında bilgi verilmeye çalışılmış ve bunlar belli başlıklar altında sıralanmıştır. Kitabın ikinci bölümü ise kütüphane kayıtlarında Ahmed veya Hacı Ahmed ismiyle yer alan ama halk arasında Hacı Ahmed Baba olarak tanınan bir şaire ve onun Mekke Medîne Tâ’if Medhiyye-i Da‘vet-nâmesi isimli eserine ayrılmıştır. Bu kısımda öncelikle gençliğinde eski İstanbul külhanbeyleri arasında Sarıgüzelli Deli Ahmed şöhretiyle nam salmış biri olan ve ilginç özellikleri bulunan bu şairin hayatı üzerinde durulmuş olup önceki çalışmalarda fark edilmeyen bazı yeni bilgilere de yer verilmiştir. Ardından şairin Mekke matbaasında bastırdığı söylenilen ama ulaşılamadığı için biyografik kaynaklarda -son bendi zannedilerek- sadece bir bendi örnek olarak verilen -56 bend hacmindeki- manzumesinin tanıtımı ve incelemesine geçilmiştir. Burada yaptığımız incelemelerde -şu an için- eserin farklı tarihlerde yapılmış iki ayrı baskısı tespit edilmiş ve kaynaklarda Mekke matbaasında basıldığı söylenilen eserin aslında daha öncesinde İstanbul’da yapılmış bir baskısının olduğu ortaya konulmuştur. Eserin şekil özelliklerine dair incelemelerin sonrasında manzumenin -mevcut iki baskısı karşılaştırılarak yapılan- transkripsiyonlu yazı çevirisi verilmiştir. Ayrıca metnin birinci baskısına ait görüntüler, tıpkıbasım olarak çalışmanın sonuna eklenmiştir.
₺260,00