KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Choice-Based Revenue Management with Applications to Hotels
₺210,00 -

Birleşmiş Milletler ve Türkiye’de Sosyal Refah
₺275,00 -

Bazı Felsefe Problemleri
₺325,00 -

Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi
₺380,00 -

Amik Ovası ve Yakın Çevresinin Jeomorfolojisi
₺340,00 -

100. Yılında Türk ve Anzak Halklarının Çanakkale Savaşı ve Şehitliği Algısı
-

Dijital Teknolojiler ve Akıllı Kentler: Belediyeler İçin Geleceğe Yönelik Stratejiler
-

Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi Salnamelerinde Zonguldak
₺750,00 -

Afet ve Dezenformasyon: 2023 Türkiye Depreminde HAARP Komplo Teorisi
₺200,00 -

Erzurumlu Emîn Fehîm Paşa ve Divanı
₺700,00 -

Yusuf Sünbül Sinan Kitab-ı Tarikatname
₺275,00 -

YAZMA EĞİTİMİ
₺325,00 -

Üretimde Paradigmal Yaklaşımlar Üzerine Değerlendirmeler
₺440,00 -

Türkiye’de Faaliyet Gösteren Sivil Toplum Kuruluşlarında İtibar
₺300,00 -

Türkiye Ekonomisi ve Bankacılığının Tozlu ve Dumanlı Yılları 1980-2001
₺250,00 -

Türk Edebiyatının Aydınlık Yüzü. SEVİNÇ ÇOKUM
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
Uygulamalı Üretim Yürütme Sistemleri
Günümüzde üretim süreçlerini bilgi temelli yönetme ihtiyacından dolayı üretim süreçlerinde birçok üretim bilişim sistemi kullanılmaktadır. Bu bilişim sistemleri arasında üretim yürütme sistemleri (MES – Manufacturing Execution Systems), küçük ölçekli işletmelerden büyük ölçekli işletmelere kadar yaygın olarak kullanılan bir bilişim sistemidir. Üretim yürütme sistemleri, imalat süreçlerinin etkin yönetilmesi için makine, işgücü, malzeme ve araç gereçler gibi imalat süreçlerinde kullanılan kaynaklar ve imalat süreçleri ile ilgili verilerin toplanması, depolanması, analiz edilmesi, işlenmesi ve karar vericilere raporlanmasını sağlayan sistemler olarak imalat firmalarının rekabetçi stratejilerini desteklemektedir. Bu kitabın ana amacı, üretim yürütme sistemleri kavramını temel çerçevede hem teorik hem de uygulamalı olarak ele almaktır. Bunun için öncelikle üretim yürütme sistemleri kavramsal olarak açıklanmıştır. Sonrasında bir oyuncak araba imalatı süreçleri üzerinden teorik olarak bir örnek uygulama senaryosu kurgulanarak, bu kurgu bilgisayar destekli olarak uygulanmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İtilâf Güçlerinin İstanbul’daki İşgal Uygulamaları (1918-1923)
Osmanlı Devleti’nin toprakları üzerindeki rekabetlerinden dolayı Avrupalı Devletlerce ortaya atılan Şark Sorununun en temel boyutlarından birini hiç kuşkusuz İstanbul’un ve Boğazların Türk hakimiyetinde bulunması oluşturuyordu. Bölgeyi kontrolleri altına alabilmek için yıllarca büyük bir çaba gösteren bu devletler I. Dünya Savaşı’nın ardından 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’ni bahsedilen amaçlarını gerçekleştirebilmek adına önemli bir fırsat olarak görmüşlerdi. Nitekim Mütareke’nin imzalanmasından yalnızca iki hafta sonra 13 Kasım 1918’de donanmalarını İstanbul’a getirmişler, Mütareke’nin 1. maddesi kendilerine yalnızca Boğazları işgal etme yetkisini, 9. madde ise İstanbul’daki liman ve tersanelerden yararlanma hakkını vermiş olmasına rağmen bu tarihten itibaren hukuk dışı bir anlayışla gerek donanmalarından çıkardıkları gerekse Batı Trakya’dan getirdikleri askerlerle şehri baştan başa işgal etmeye başlamışlardır. Oluşan bu fiili işgal durumu 16 Mart 1920’de yerini resmi bir niteliğe bırakmış, İstanbul’un işgal altında geçirdiği süre işgal güçlerinin son birliklerinin şehri terk ettikleri 2 Ekim 1923 tarihine kadar yaklaşık beş yıllık bir dönemi kapsamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ve İstanbul’un işgalden kurtuluşunun 100. Yıldönümü münasebetiyle hazırlanan bu kitap; işgalci İtilâf güçlerinin yaklaşık beş yıllık süre boyunca İstanbul ile ilgili olarak gerçekleştirdikleri askeri, siyasi, adli ve idari uygulamaları, bu uygulamaların Osmanlı Hükümet çevreleri üzerinde oluşturduğu baskıları, İstanbul’un Türk ahalisinin yaşadığı işgal acılarını ve İstanbul’daki Rumların ve Ermenilerin işgal döneminde ortaya koydukları tavrı Türk arşiv belgeleri ışığında mercek altına alıyor.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
Medya ve İletişim Çalışmaları
Medya ve İletişim Çalışmaları kitabı geleneksel medya, yeni medya ve iletişim alanlarını kapsayan geniş bir yelpazedeki çalışmalara yer vermektedir. Kitabın medya ve iletişim alanına ilgi duyan okuyucular için de farklı medya türlerine ilişkin çalışmaları bulabilecekleri bir kaynak olması amaçlanmıştır. Bu bağlamda kitapta, sinema ve dönüşen yapısıyla interaktif sinema, televizyon ve televizyon dramalarının toplumsal boyutu, internet ve sosyal medya bağımlılığı, podcast, twitch gibi yeni medya araçları ve geleneksel medya ile olan etkileşimleri, büyük veri, medyaya olan güven, simgesel anlamın dijitalleşme ile dönüşümü konularında alanında uzman akademisyen ve araştırmacılar tarafından kaleme alınan çalışmalar yer almaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Writing while Traveling all Around
Writing while Traveling all Around is basically concentrated on writing about observations of travelers. Writers express their thoughts, feelings and ideas about their views. Travel writers in this book mainly work on literary texts as well as factual matters.
Writers note their significant quotations from the literary studies. They indicate how their observations cause change over individuals and how places influence human lives. The literary texts signify the creation of new identities by the time individuals see the places or by the time they read about what is written about those places.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması
Milis Yüzbaşı Ahmet Nâzım Kafaoğlu, 20. Yüzyıl’ın başlarında Yozgat’ta yetişmiş önemli bir asker ve devlet adamıdır. Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği kahramanlıklarla tanınan bir vatanseverdir. Özellikle Kurtuluş Savaşı yıllarında (1919-1922) yaşanan Çapanoğlu İsyanı ve isyanı bastırmak üzere Yozgat’a gelen Çerkez Ethem komutasındaki 1. Kuva-yı Seyyare’nin şehirde gerçekleştirdiği idamlar ve yağmalar nedeniyle Yozgat, Cumhuriyet Dönemi’nde sıkça haksız ithamlarla karşılaşmıştır. Ahmet Nâzım Kafaoğlu, bu olayların tanığı olmuş ve komutasındaki Yozgatlı yiğitlerle milis yüzbaşı olarak isyanların bastırılmasında ve Kurtuluş Savaşı’nda büyük kahramanlıklar göstermiştir. Ayrıca, Atatürk döneminde Yozgat Belediye Başkanlığı yapmış ve siyasette de yer almış bir devlet adamıdır.
Ahmet Nâzım Kafaoğlu’nun hatıraları, 1957 yılında şair ve yazar Abbas Sayar’ın sahibi olduğu Bozok gazetesinde “Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması” adıyla tefrika edilmiştir. Eser, “Çapanoğulları İsyan Etti mi, Ettirildi mi?” başlıklı bir takdim yazısıyla başlamakta, ardından Ahmet Nâzım Kafaoğlu’nun kısa bir “Ön Söz”ü ve “Hatıralarımı Yazıyorum” başlıklı bir girişle devam etmektedir. Ana metin ise “Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması” adını taşımaktadır.
Bu hatıralar, Mondros Mütarekesi’nin (30 Ekim 1918) imzalanmasından sonra Şubat 1919’da Kars’ta başlayıp İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı oluşuna (1939) kadar yirmi yıllık bir dönemi kapsamaktadır. Hatıraların ana konusu, Yozgat şehri merkez olmak üzere Türk İnkılap Tarihi’nin önemli olaylarından “Çapanoğlu İsyanı”, “Çerkez Ethem Meselesi” ve Batı Cephesi’ndeki muharebelerdir. Bu hatıralar, bahsedilen isyanların bastırılmasında ve Millî Mücadele’de büyük yararlılıklar göstermiş bir Kuvayımilliye subayının anılarıdır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SİLVAN İLÇESİNİN BEŞERİ ve İKTİSADİ COĞRAFYASI
Silvan İlçesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Dicle Bölümü sınırları içinde yer almaktadır. Saha, Diyarbakır Havzası’nın kuzeydoğu ucunda bulunmakta olup idari bakımdan Diyarbakır İli’ne bağlı bir ilçedir. Silvan, binlerce yıldır yerleşmeye sahne olmuş ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, kadim bir yöredir. Silvan İlçesi, zengin doğal kaynaklara ve ulaşım açısından da elverişli bir konuma sahiptir. Yöre mevcut kaynakların işlenip değerlendiği dönemlerde oldukça gelişmiş ve nüfuslanmıştır. Ancak kaynakların çeşitli nedenler ile işletilemediği dönemlerde ise nüfus kaybetmiş ve canlılığını yitirmiştir. Yörede son zamanlarda meydana gelen terör faaliyetleri, beşerî ve iktisadî hayatı olumsuz yönde etkilemiş ve ilçenin sahip olduğu su, toprak, turizm ve yeraltı kaynakları gibi doğal ve beşeri zenginliklerin değerlendirmesini engellemiştir. Ancak son yıllarda asayiş ve güvenlik ortamının sağlanması ile yöre gelişim göstermeye ve potansiyelini değerlendirmeye başlamıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Modernizmin Düşünsel Tarihi ve Avangart Sanat Hareketleri
Modernizmin düşünsel tarihi, birçok yönüyle, çokkültürlü ve disiplinlerarası avangart sanat hareketlerinin teorik ve pratik temellerini şekillendirmiştir. Tarihsel süreçte estetik bağlamın geçirdiği değişimler, biçimsel yapıları dönüştürürken, toplumsal ideolojilerin parametrelerindeki farklılaşmalar da estetik tercihlerin yeniden tanımlanmasına olanak sağlamıştır. Toplumsal etkileşimin yarattığı diyalektik ilişki, sanatın üretim ve alımlanış biçimlerini çeşitlendirerek, çağdaş sanatın çoğulcu ve eleştirel karakterine zemin hazırlamıştır.
Sanat hareketleri 1800’lerden 1950’lere kadar, çok kültürlü etkileşimleri derinleştirirken, kendi terminolojisini de yarattı. Yıkıcı savaşlar ve halk hareketleri, sanatı biçimsel ifadenin ötesine taşıyarak toplumsal bilinçle beraber ideolojik mücadelenin zemini haline getirdi. Teknoloji devrimi ve kitle iletişim araçlarının yükselişi, üretim ve dağıtımda köklü değişimler başlatırken soğuk savaş dönemi, sanatı ideolojik propagandanın ve diplomatik mücadelenin bir parçası haline getirdi.
Bu kitap, belirli bir dönem aralığını incelerken; dönemin sanatsal bağlamını, farklı disiplinlerden yazarların teorik ve eleştirel katkılarıyla ortaya koyar. Bilgilendirici ve ilham verici olmayı hedefleyen çalışma, okuyucuyu sanatın toplumsal, politik ve kültürel dönüşümlerle nasıl kaynaştığını keşfedeceği çok katmanlı bir yolculuğa davet eder.
KİTAP TANITIMI
Etik Liderlik
Örgütsel etkililik ve verimlilik açısından liderlik önemli bir bileşen konumundadır. Etik anlayış ise liderliği pekiştiren bir öğedir. Evrensel etik ilkelerin örgütlerde kurumsal bir yapıya kavuşmasında yöneticilere önemli görevler düşmektedir. Bu noktada örgüt yöneticilerince sergilenecek etik liderlik davranışları etik ilkelerin kurum çalışanlarınca içselleştirilmesine aracılık edebilir. Eğitim kurumları da bu durumun bir istisnası değildir. Eğitim kurumları yöneticilerinin etik ilkelere bağlı kalmaları örgütsel performansa doğrudan katkı sağlayan birçok bileşen için itici güçtür. Bu yönüyle etik liderlik tüm kamu kurumları ile birlikte eğitim kurumlarında da örgütlerin stratejik amaçlarını gerçekleştirmelerine zemin hazırlayabilir. Etik liderliğin genelinde kamu, özelinde ise eğitim kurumlarında örgütsel performansa yapabileceği potansiyel katkılar temel alınarak hazırlanan bu çalışma yöneticilerin yönetsel eylemlerini ve uygulamalarını etik bir süzgeçten geçirerek değerlendirmeler yapmalarına ve bu şekilde etik ilkeleri örgütsel kültürün bir parçasına dönüştürmelerine katkı sunabilir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Mekâna Bağlanma ve Mekân Kimliği
Yaşadığımız mahalle, ilçe ya da şehrin kendimizi tanımlama sürecine etkisi nedir?
Bir yerin sakini olmak o yerle kurduğumu ilişkiler aracılıyla kendilik tarifimiz ve kimliğimiz üzerinde etkili olmaktadır. Çevre Psikolojisi alanında yürütülmüş çalışmalar mekânın geometrik bir alan, bir hacim olarak ele alınamayacağını göstermekte; aksine mekânın kişilerin anlam dünyasını inşa eden, geçmiş ve gelecek arasında bir süreklilik sağlayan, kişiler ve gruplar-arası ilişkileri etkileyen böylece kimlik oluşum sürecinin önemli unsurlarından biri olarak görmektedir. Bu kitapta mekâna bağlanma ve mekân kimliği kavramları üzerine tarihsel ve güncel yaklaşımlar sunularak İstanbul özelinde yürütülmüş bir araştırmanın bulgularına yer verilmiştir. Bu çalışmanın hem ilgili literatüre, hem de okuyucusuna mekânla kurduğumuz farklı türde ilişkileri fark etme noktasında katkı sunması umulmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
TASARIMDA SÜREKLİLİK: MAKRODAN MİKROYA
Bu kitap ile amaçlanan, tasarım alanındaki güncel sorunlar ve potansiyellere ilişkin farkındalığın tartışmalar üzerinden eğitim alanına yansıtılabilmesidir. Bu tartışmalar, kuram ve yöntemsel yaklaşımlardan başlayarak, zihinsel süreçler, estetik, tarih, eğitim gibi çeşitli alanlara dair sorunları vurgulamakta, farklı tasarım ölçekleri arasındaki sınırları eritmekte ve tasarım sürecine holistik bir bakış açısı ile yaklaşmayı gerektirmektedir. Makrodan mikroya tasarımda süreklilik, birbirleriyle iç içe geçmiş ve gelişmiş disiplinlere hem alanın özgünlüklerini dikkate alan hem de ortak yönlerini vurgulayan bir bakış açısı getirmektedir. Bu bağlamda, kitapta kentsel tasarım, mimari tasarım ve iç mekân tasarımına dair temel bilgiler ve güncel tartışmalar ele alınmış, çalışmanın gerek bu alanda eğitim alan öğrenciler, gerekse eğitimciler ve konuyla ilgili çalışmalar yapan akademisyen ve uzmanlar için değerli bir kaynak olacağı öngörülmüştür. Tasarım alanında kent ölçeğinden iç mekân ölçeğine farklı temalara ve bakış açılarına yer verecek şekilde kurgulanan kitaba, alanında değerli çalışmalar üretmekte olan yazarlar katkı sunmuştur.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
KLASİK TÜRK ŞİİRİNDE TUYUĞ
Klasik Türk Şiiri sahasında kullanılmış her bir nazım şeklinin elde bulunan hemen tüm divanların taranması suretiyle incelenip tarihsel seyrinin ortaya konması, edebiyat tarihimizin bir bütün olarak değerlendirilmesi açısından oldukça zaruridir. Altı yüz yıllık tarihi geçmişe sahip Klasik Türk şiirinin asırları aşıp günümüze kadar gelen her bir nazım şeklini biçim ve muhteva bakımından ayrı ayrı değerlendirerek ortaya çıkarmak, bu sahaya gönlünü ve ömrünü vermiş birçok araştırmacının ortak arzusudur. Bu arzu neticesinde bu çalışmamızda, tamamen millî bir nazım biçimi olarak kabul gören tuyuğ nazım şeklinin biçimsel ve tarihsel serüvenini, tespit edilen yaklaşık 1500 tuyuğu da çalışmaya katmak suretiyle ortaya koymaya çalıştık.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Ortadoğuda Şiddet, Medya ve Kimlik
Lübnan Hizbullahı ülkedeki geniş toplumsal desteği ve silahlı gücüyle bölge politikalarında rol alan önemli aktörlerden biridir. Hizbullah aynı zamanda İsrail karşıtı söylemi ve “İslami direniş” politikasıyla Batı karşıtı bir duruş sergilemektedir. 2011 yılında Suriyede başlayan muhalif toplumsal hareket ve sonrasında devam eden iç savaş, siyasi istikrarsızlık içindeki Lübnan için yeni bir kriz alanı yaratmıştır. Suriye’deki savaşa müdahil olan Hizbullah, bir yandan silahlı gücüyle sahada varlığını sürdürürken diğer yandan yayın organı El-Manar Televizyonu ile kamuoyunu inşa etmeye çalışmaktadır. Bu araştırmada El-Manar televizyonunun göstergeler ve simgeleri kullanarak ne tür mitler ürettiği ve bu yolla izleyicilerin toplumsal gerçekliklerini nasıl yeniden inşa etmeye çalıştığı incelenmiştir. Araştırmada tv haberlerinde inşa edilen mitleri çözümlemek için Lübnan’da 2013 yılı sonunda yaşanan terör ve çatışma dönemi ele alınmıştır. Bu çatışma/şiddet sürecinde El-Manar televizyonu ana haber bültenindeki videolar göstergebilimsel analize tabi tutulmuştur. İnşa edilen mitler ele alınarak iktidar ve söylem arasındaki ilişkinin yeniden açığa çıkarılması hedeflenmiştir. Araştırma sonucunda El-Manar televizyonunun ürettiği mitler yoluyla yeni düşman imgeleri inşa ettiği ve Suriye’deki savaşı cihat görevi olarak tanımlayarak bölgedeki toplumsal farklılıkları ve gerilimleri derinleştirdiği ortaya konulmuştur. Hizbullah’ın “İslami direniş” söylemini kullanarak Lübnan sınırlarını aşan bir hegemonya alanı kurma çabasında olduğu vurgulanmıştır.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
Yükseköğretim Kurumlarında Özel Güvenlik Sistemleri
Üniversiteler başta olmak üzere tüm eğitim-öğretim alanlarında huzurlu ve sağlıklı bir eğitimin yürütülmesinde gerekli olan unsurların başında güvenlik olgusu gelmektedirler. Üniversitelerde öğrenciler ve aileleri açısından olduğu kadar, akademik ve idari personel için de büyük önem arz eden güvenlik faaliyetleri, bilişim teknolojilerine dayalı özel güvenlik sistemlerinin desteğiyle daha etkin bir hale gelmiştir.
Bu kitap çalışmasında akademik yazında yeterli düzeyde değinilmeyen ‘Özel Güvenlik Sistemleri’ kavramı ile ilgili bir çerçeve sunularak akademik literatüre katkıda bulunulmuştur. Ayrıca, özel güvenlik sistemlerinin yükseköğretim kurumlarında kullanımı ve sağladığı faydalara yönelik olarak; yarı yapılandırılmış, açık uçlu sorulardan oluşan, farklı demografik özelliklerde yöneticiler, sektör çalışanları, hizmet sağlayan firmaların temsilcilerinin katkıda bulunduğu, 33 kişiyle yüz yüze yapılan keşifsel, açıklayıcı bir nitel araştırmanın bulgularına yer verilmiştir.
Özel Güvenlik Sistemleri ve bu sistemlerin yükseköğretim kurumlarında kullanımıyla faydaları konusunda farkındalık oluşturmayı hedefleyen bu eserin başta ilgili alanlarda lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim görmekte olan öğrenciler olmak üzere akademik camiaya faydalı olmasını temenni ediyorum.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Reklam Yaratıcılığı
Reklamcılık alanında, teknolojik gelişmeler ve tüketici beklentileri doğrultusunda hızlı bir değişim süreci yaşanmaktadır. Markanın kontrolünün azaldığı yeni iletişim ortamları, buradaki yeni aktörler, disiplinler arası yetkinlikleri gerekli kılan yeni reklam modelleri, markalardan bekletileri yükselirken reklama daha da şüpheci yaklaşan yeni tüketici, günümüzde reklamcılığı köklü bir değişime zorlarken, marka yöneticilerinin buna uyum sağlamaya çalıştıkları bir krizin içinde olduğunu söylemek mümkündür. Reklamcılık alanındaki krizi meydana getiren tüm bu yeniliklerin karşısında, bunları markalar için avantaja çevirecek yeni reklam yaratıcılığı bulunmaktadır.
Bu kitap, teknolojiyle şekillenen reklam türleri ve tüketici beklentileri temelinde ihtiyaç duyulan marka değerlerinin kesişim alanında yer alan yeni reklam yaratıcılığına dair bir bakış açısı önermektedir. Ayrıca, teknolojiyle dönüşüme uğrayan reklam türleri, yeni ortaya çıkan reklam türleri ve günümüzde dikkat çeken marka değerlerine yönelik bir kılavuz sunmayı amaçlamaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
AK Parti Hükümetlerinin Ortadoğu Politikaları Suriye Örneği
Tarihten güncele Türkiye’nin Ortadoğu politikaları süreklilik ve değişim arz etmektedir. Cumhuriyet dönemi ve ardı sıra gelen uzun yıllar boyunca Türkiye’nin mesafeli bir politika güttüğü Ortadoğu, AK Parti iktidarları döneminde ihmal edilen bir coğrafya olarak görülürken bölge ülkeleriyle olan aktif ilişkiler önem kazanır. Arap Baharı sonrası bölge ülkelerinin dönüşmekte olan siyasi/sosyal yapısından etkilenen ve Ortadoğu’da daha kaotik bir duruma gelen Suriye’nin durumu sınır faktörü de göz önüne alındığında, birincil olarak Türkiye’ye tesir etmektedir.
AK Parti iktidarları döneminde(kuruluşundan üçüncü döneminin sonuna kadar)Türkiye’nin Suriye’yle işbirliğine dayalı kurduğu ilişkiler, yerini ihtilaflara bırakmıştır. AK Parti iktidarları döneminde Türkiye’nin “komşularla sıfır sorun politikası”nın başarılı bir şekilde uygulandığı Suriye’yle olan ilişkiler,Arap Baharı sonrası süreçte sarsıntıya uğramış,Türkiye Suriye sorununun bir parçası olmaya başlamıştır. Bu süreçte, Türkiye’nin Suriye rejimine yönelik politikası, gitgide sertleşerek daha “realist” bir veçheye bürünmüştür.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
FARKLI KÜLTÜRLERDE KARAR VERME DAVRANIŞI
Dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir işletme yöneticisinin yaptığı iş aynı olmasına rağmen, nasıl yaptıkları farklılaşabilmektedir. Bu farklılığı yaratan pek çok faktör olmasına rağmen, araştırmacılar kültürün etkisinin güçlü bir şekilde ön plana çıktığını belirtmektedir. Kararın ne anlama geldiği, hangi düzeyde ve kim tarafından verildiği, uygulamanın kim tarafından yapıldığı ve yönetildiği, kararın ne zaman verildiği ve rasyonellik derecesi farklı kültürlerin örgütlerinde değişiklik gösterebilmektedir. Karar verme kültürden bağımsız değildir. Karar vericilerin karar davranışlarının kültürle uyumlu ve tutarlı olma beklentisi vardır. Bu nedenle kültürel farklılıkların etkisini incelemek, karar verme davranışına ilişkin derinlemesine bir anlayış geliştirmek açısından kritik önem taşır. Bu kitapta farklı kültürlerde karar verme davranışına ilişkin kuramsal bilgiler derlenmiştir. Aynı zamanda Türk ve Japon yöneticilerin karar verme davranışları yapılan nitel bir analizle değerlendirilip, karşılaştırılmıştır. Çalışmanın bulguları ışığında özellikle Türk yöneticilerin karar verme davranışlarına yönelik bir model önerisi geliştirilmiştir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Les relations diplomatiques à Istanbul au XVIIIe siècle à travers le point de vue du diplomate français Villeneuve
Ce livre porte sur la diplomatie culturelle de la France à Constantinople à travers l’étude littéraire de dépêches, écrites par Villeneuve de Villeneuve, marquis de Forcalqueiret, baron de Saint-Anastaze, ambassadeur de France en 1728-1741. Ces dépêches étaient destinées à la Cour de France à l’époque de l’Empire ottoman, sous le règne du Sultan Ahmed III et du Sultan Mahmud Ier pendant le deuxième quart du XVIIIe siècle. L’enjeu est d’analyser les dépêches, qui tiennent une place importante dans l’histoire de la diplomatie française en Orient, pour les définir comme un genre viatique spécifique en nous concentrant sur Villeneuve.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kadimden Cedide Osmanlı Donanması: 1770-1790
Osmanlı donanmasının yakıldığı 1770 yılındaki Çeşme faciasından sonra, donanmanın yeniden inşası Devlet-i Aliyye ileri gelenlerinin en önemli meselelerinden olmuştur. Akdeniz’de ve Karadeniz’de donanma zafiyetinin sebep olduğu nazik durum, imparatorluğun başkentinin de tehdit altında olduğu nadir görülen bir kriz ortamı yaratmıştır. Bu araştırma, bir donanmanın yakılmasının ardından ne şekilde yeniden inşa edildiğini ortaya koymaktadır. Bu yapılırken, Osmanlı bahriyesi ekseninde bir değişim ve dönüşüm çağı da başlamıştır. Türk tarihinde Avrupaî tarzda ve sürekliliği olan ilk mühendishânenin bahriye bünyesinde kurulması bu sebeple şaşırtıcı değildir. Elinizdeki eser, büyük ölçüde Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın kaptanıderya olduğu 1770-1790 yılları arasında, Osmanlı donanmasının yelkenli gemilerine ait toplu ve detaylı bilgilerin olduğu ilk çalışmadır. Donanmanın unsurlarına dair ağırlıkla yerli ve yabancı arşiv belgelerinden hareketle üretilen somut veriler sayesinde, bu dönemde Osmanlı donanmasının Batı donanmaları ile kıyaslamaları yapılarak konumu gerçekçi bir zemine oturtulabilmiştir. Osmanlı gemi inşa ve donanımı ile silah sanayiinin yükselişe geçtiği bu dönem, klasik “gerileme” ve “dağılma” paradigmasına da yeni bir boyut kazandırmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923) Cilt I
“Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923)” başlıklı bu çalışma, geleneksel tarih yazımının olay odaklı ve çoğu zaman teolojik ya da siyasal çerçevelerine alternatif olarak kolektif biyografi yöntemini benimsemekte; sahada görev yapan Amerikalı misyonerlerin demografik ve mesleki özelliklerini bütüncül bir veri seti üzerinden analiz etmektedir. Birincil arşiv kaynaklarının titiz bir çapraz kontrolle değerlendirilmesine dayanan bu yaklaşım, Amerikan Board’un bölgedeki insan kaynağını somut ve ölçülebilir bir çerçevede ortaya koymaktadır.
Çalışmanın iki ciltli yapısı, veri ile analitik yorumu ayrıştırarak hem kapsamlı bir envanter hem de istatistiksel ve sosyolojik çözümleme sunmaktadır. Çalışma, Board’un başarısını yalnızca maddi imkânlarla değil, yüksek nitelikli insan kaynağı ve bu kadro içinde gelişen akrabalık/evlilik ağlarıyla açıklamakta; özellikle “misyoner hanedanlıkları”nın kurumsal süreklilikteki rolünü vurgulamaktadır. Bu yönüyle araştırma, 1820-1923 yılları arasında Ortadoğu’daki faaliyetlerin insanî altyapısını sistematik ve ampirik biçimde analiz eden özgün bir katkı sunmaktadır.
₺480,00
KİTAP TANITIMI
Küreselleşme Sürecinde Akıllı Şehirler: Paradigma, Yönelimler ve Fırsatlar
20. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan küreselleşmeyle birlikte, sosyoekonomik ve kültürel hayatın her alanı gibi şehirler de köklü değişiklikler yaşamaktadır. Küreselleşmenin neden olduğu büyük paradigma değişimleri nedeniyle dünya çapında şehirler gittikçe daha fazla araştırmanın konusu olmaktadır. Bu süreçte akıllı şehirler kavramı ön plana çıkmıştır. Akıllı Şehir kavramının odak noktası, internet teknolojileri, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve herkese fayda sağlayacak yapıdaki büyümeyi tetikleyerek fırsatların iyileştirilmesidir. Temel varsayım, akıllı şehirler sayesinde ve girişimcilik için yeni fırsatların genişlemesi yoluyla suç, yoksulluk ve işsizlik oranlarının azaldığı, teknolojik verimlilikle doğal kaynak kullanımının arttığı ve teknolojilerin uygulanma alanlarının giderek genişlemesiyle yaşam kalitesinin yükseldiği yeni yaşam alanlarının yaygınlaşmasıdır. Şehirlerin, büyük ölçekli kentleşme zorluklarını ele almak ve yaşanabilir, rekabetçi ve kendine güvenen şehirler yaratmanın yeni yollarını bulmak için yenilikçi çözümlerin uygulanması yoluyla daha akıllı hale gelmesine ihtiyaç vardır. Bu doğrultuda, akıllı şehirlerin ortaya çıkışı, tüm dünyayı bir seviye daha yükseğe ulaştıracak çok daha büyük bir dönüşümün habercisi olabilir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Jan Švankmajer Sinemasında Gerçeküstücü
Gerçeküstücülük ve tekinsizlik kavramlarını muhalif bir duruşla bir araya getiren Çek yönetmen Jan Švankmajer’in kullanmış olduğu teknik ve filmlerindeki felsefi içerik, görünenin ardındaki şüphe uyandırıcı gerçekliğe rahatsız edici bir gıcırtıyla aralanan bir pencere hissi vermektedir. Onun filmleri bir giyotin gibi ıslık çalarak yaklaşan, zaman ve mekân algısını tersyüz eden bir gerçeklik deneyimi sunar. Bu kitap, var olanı sorgusuz kabul eden, uyum sağlamaya hazır bir izleyici yerine, aktif ve şüpheci bir izleyici öngörmekte; özgürleştirici bir etkinlik olan Švankmajer filmlerini, temel belirleyicisi olan ‘gerçeküstücü tekinsizlik’ bağlamında okumaya çalışma denemesidir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
A PRACTICAL ENQUIRY INTO THE PHILOSOPHY OF EDUCATION
That any rational and accountable being should ever have been found to oppose the progress of truth, is truly humiliating; yet every page of history, which records the developement of new principles, exhibits also the outbreakings of prejudice and selfishness. The deductions of Galileo, of Newton, of Harvey, and innumerable others, have been opposed and denounced, each in its turn; while their promoters have been vilified as empyrics or innovators. Nor has this been done by those only whose self love or worldly interests prompted them to exclude the truth, but by good and honourable men, whose prejudices were strong, and whose zeal was not guided by discretion. Such persons have frequently been found to shut their eyes against the plainest truths, to wrestle with their own convictions, and positively refuse even to listen to evidence. The same thing may happen with regard to education;—and this is no pleasing prospect to the lover of peace, who sets himself forward as a reformer in this noble work.—Change is inevitable. Teaching is an art; and it must, like all the other arts, depend for its improvement upon the investigations of science. Now, every one knows, that although the cultivation of chemistry, and other branches of natural science, has, of late years, given an extraordinary stimulus to the arts, yet the science of education, from which the art of teaching can alone derive its power, is one, beyond the threshold of which modern philosophy has scarcely entered. Changes, therefore, both in the theory and practice of teaching, may be anticipated;—and that these changes will be inconvenient and annoying to many, there can be no doubt. That individuals, in these circumstances, should be inclined to deprecate and oppose these innovations and improvements, is nothing more than might be expected; but that the improvements themselves should on that account be either postponed or abandoned, would be highly injurious. An enlightened system of education is peculiarly the property of the public, on which both personal, family, and national happiness in a great measure depends. These interests therefore must not be sacrificed to the wishes or the convenience of private individuals. The prosperity and happiness of mankind are at stake; and the welfare of succeeding generations will, in no small degree, be influenced by the establishment of sound principles in education at the present time. Nothing, therefore, should be allowed to mystify or cripple that science, upon which the spread and the permanence of all useful knowledge mainly rest.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Process Management and Digital Solutions for Enterprises
In an increasingly digitized world, traditional process management techniques are becoming obsolete. Dr. Ozge Dogucs book explores new technologies like process mining and robotic process automation for enterprise process management.
Decorated with case studies, Process Management and Digital Solutions for Enterprises explains how process management should be done in modern enterprises. Dr. Doguc shows us how traditional enterprise processes such supply chain operations and enterprise resource planning must evolve to catch up with technology. Case studies and real-life applications from production, HR and sales provide guidance to the readers from different backgrounds.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
A Kristevan Reading Of George Eliot’s Early Novels
The Victorian era is a period in which there are incompatibilities between the individual and society due to the oppressive structures and attitudes of society, so Victorian writers are concerned with the problems of gender, identity and otherness, particularly George Eliot. Thus, this book examines Eliot’s early novels, The Mill on the Floss and Silas Marner, in the light of Kristevan theories and terms to indicate the construction of gender and identity. The Mill on the Floss is discussed with regard to the semiotic, the symbolic, abjection theory, women’s time, melancholia and revolt since it reveals Maggie’s familial relations, gender dilemmas, ambivalence of identity, and social pressure. On the other hand, Silas Marner is scrutinized within the frame of strangeness, the semiotic, the symbolic, abjection theory and women’s time concerning Kristeva’s works as it reflects Silas’s religion dilemma, ambivalence of identity and social pressure regarding the circumstances and conventions of Victorian patriarchal society.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power
In The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power, Şeyda Sivrioğlu explores the symbolic representations and the significance of the female hand as a means to open up literary and critical space for the oppressed and marginalized female figure in different centuries and in different patriarchal cultures and genres. Inalterably, in a culture where creativity is defined purely in male terms, women “exist only to be acted on men, both as literary and sensual objects” (Gilbert and Gubar, 8). This comprehensive study, however, traces the origins of the female hand symbolism from a fairy tale to a play-text and finally to a science fiction novel in order to illustrate how, to borrow Margaret Atwood’s words, the hand as an extension of the brain, in this case the female brain, becomes an important tool for indicating the development of the power of women.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İş Yaşamında Yalnızlık ve Kariyer Gelişimi
Günümüz koşullarında insanlar kariyer gelişimlerini planlayarak elde ettikleri bilgi, beceri ve tecrübelerinin yardımıyla iş yaşamlarında gelmeyi amaçladıkları noktaya ulaşmaya çalışmaktadır. Bu süreç içerisinde çalışanların kişisel değerleri, tutumları ve iş yaşamındaki yalnızlık algıları kariyer gelişimlerini etkilemektedir. Burada bireylerin kişisel değerlerinin oluşumunda içinde bulunduğu iş çevresinin etkili oluğunu söyleyebiliriz. İş yaşamı, sosyal bir varlık olan insanın diğer insanlarla bir araya gelerek belirli bir amaç doğrultusunda performanslarını sergiledikleri ortamlardır. Bu doğrultuda, örgütler kendi amaçlarının gerçekleştirilmesi yolunda, çalışanının bireysel gereksinimlerinden etkilenmektedir. Günümüzde en başta gelen bu tür gereksinimler hiç şüphesiz çalışanın hem psikolojik ihtiyacı hem de diğer insanlarla olan sosyal ilişkiler ihtiyacıdır. Çalıştığı örgütte bu ihtiyaçlarını karşılayamayan bireyler kendilerini iş yaşamlarında yalnız hissedebilmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Haremeynü’ş-Şerifeyn ve Bağlı Birimlerine Ait Gelir Ve Masrafları İhtiva Eden 1175 Nolu Vakıf Muhasebe Defteri
Haremeyn, Mekke ve Medine şehirlerini birlikte ifade eden bir tabirdir. Ayrıca Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Kudüs de bu kapsama dahil edilerek sınırları çizilen bölge Haremeynü’ş-Şerifeyn olarak zikredilmeye başlanmıştır.
Yardımlaşma ve dayanışmanın sosyal devlet olabilme ve dini vecibelerin bir gereği olarak varsayıldığı Osmanlı toplumunda vakıf müesseseleri tesis etmek her zaman önem arz etmiştir. Ayrıca Müslümanlar için kutsal sayılan ve dini vecibelerini ifa ettikleri Haremeyn Bölgesi’nde de hâkimiyet tesis etmek bütün İslâm Devletleri’nin ideali olmuştur. Bu bölgeye hizmet etmek için adeta yarış içerisinde olmuşlardır. Bölgede imar-iskân, hacıların su, güvenlik ve barınma ihtiyacının karşılanması ayrıca bölgede görev yapan cami hizmetlileri, hademeler ve orada yaşayan fakirlerin ihtiyaçlarını karşılama maksadıyla Anadolu ve Rumeli merkezli çok sayıda Haremeyn vakfı kurularak bölgede hâkimiyetin idamesine çalışılmıştır. Padişahların, valide sultanların, şeyhülislam, kazasker vb. devlet ricalinin yanında, halktan çok sayıda şahsın da bu vakıfların kurulmasına ve yaşatılmasına ayrı bir ehemmiyet verdiği aşikârdır.
Bu çalışmada Mekke-Medine-Kudüs için kurulan Haremeyn vakıflarının H.1016/M.1607 tarihindeki gelir ve gider masrafları ele alınmıştır. Önemli bir yekûn tutan muhasebe verilerinden hareketle bölgenin ve burada yaşayanların Osmanlı idarecileri tarafından her koşulda korunup kollandığına, iaşe ve ianeleri için hiçbir masraftan kaçınılmadığına ilişkin çıkarımlarda bulunmamız mümkündür.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Alışveriş Merkezlerinde Sunulan Hizmetlerin Tüketici Davranışlarına Etkisi
Alışveriş merkezleri günümüzde sadece alışveriş yapmak için değil aynı zamanda sosyal ve kültürel aktivitelerin gerçekleştiği mekânlar olarak değerlendirilmektedir. Alışveriş merkezlerinde çeşitli eğlence mekânlarının ve aktivitelerinin var olması ve sunulan çeşitli ve kaliteli müşteri hizmetleri tüketicilerin zihninde AVM’ye yönelik olumlu düşüncelere yol açmaktadır. Tüketicilerin zihninde yaratılan olumlu etkiler onların alışveriş merkezine yönelik davranışlarını etkilemektedir. Bu nedenle, kitapta alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin (eğlence, müşteri hizmetleri) tüketici davranışlarını nasıl etkilediğini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Ayrıca, alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin tüketici davranışlarına olan etkisinde tüketicilerin alışveriş duygularının rolünü incelemek çalışmanın diğer amacını oluşturmuştur. Başka bir ifadeyle, tüketici duygularının tüketici davranışlarına ne derecede yön verdiğini incelemek çalışmaya özgünlük kazandırmıştır. Elde edilen bulgular alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin AVM ziyareti, satın alma niyeti, sadakat ve ağızdan ağıza iletişim gibi tüketici davranışlarını olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Buna ek olarak, AVM’de sunulan hizmetlerin tüketici davranışları üzerindeki etkisinin yüksek seviyede zevk ve uyarılma duygularına sahip tüketicilerde daha güçlü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
KİTAP TANITIMI
Dijital Dönüşüm Çağında Meslekler ve Mesleki Yetkinlik Beklentileri
Günümüzde ülkelerin kalkınma düzeyinin belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri o ülkenin beşeri sermayesini oluşturan insanlar ve bu insanların sahip olduğu eğitim derecesi ile mesleki düzeyde sahip oldukları niteliklerdir. İyi bir eğitim geçmişine sahip, nitelikli iş gücünün ülkenin toplumsal ve ekonomik kalkınma düzeyi ile yakından ilişkisi bulunmaktadır. Bununla birlikte bireylerin mensup olduğu meslek ve faaliyette bulunduğu iş kolunun toplumdaki yerini, yaşayış biçimini, tutumlarını, düşüncelerini vb. şekillendirdiği söylenebilmektedir. Bu anlamda meslek seçiminin insan hayatında verilen önemli bir karar sürecinin ürünü olduğunu ve bireylerin sahip oldukları ilgi ve yeterlilikleri doğrultusunda doğru mesleğe yönlendirilmesinin eğitim sürecinin önemli bir basamağını oluşturduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ne var ki günümüzde hem ülkemizde hem de diğer ülkelerde meslek ve iş alanlarının çeşitlenmesi, karmaşıklaşmasına bağlı olarak kişilerin meslek seçimleri kadar işverenlerin meslek elemanlarından beklediği yetkinliklerin de günden güne değiştiğinden söz etmek gerekmektedir. Bu anlamda içinde bulunduğumuz dijital dönemde meslek elamanlarından beklenen mesleki yetkinliklerin belirlenmesi, sektöre kazandırılacak yeni meslek elemanlarının doğru yetkinlik düzeyleri ile yetiştirilmesi, eğitimli insan kaynağının ve üretimde kalitenin arttırılması önemlidir. Bu amaç doğrultusunda mevcut çalışmada, özel sektör meslek uzmanlarının adaylardan beklediği yetkinlikler belirlenmeye çalışılmış ve yetkin beklentileri meslekler özelinde ve meslek alanları üzerinden karşılaştırmalı olarak yorumlanmıştır.
Bu kapsamda mevcut çalışma; özel sektör ve eğitim kurumlarının iş birliğini amaçlayan, meslek elemanlarının istihdam alanlarından birini oluşturan özel sektör kuruluşlarının meslek elemanlarından beklediği yetkinlik düzeylerinin belirlenmesine odaklanan, meslek eğitiminin özel sektör beklentilerine uygun olarak yapılandırılması ve iki taraf arasında yürütülecek eşgüdümlü çalışmaların arttırılmasını amaçlamaktadır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Sağlık Sektöründe Uygulanan Güncel Pazarlama Yaklaşımları
Hizmet sektöründe yer alan sağlık hizmetleri imalat ve diğer hizmetlerden farklılık gösterdiğinden kendisine has pazarlama yaklaşım ve uygulamalarının olması gerekmektedir. Her sektörde olduğu gibi sağlık hizmetlerinde de devamlılık ve sürekliliğin temel dayanağı pazarlama ve tanıtım çalışmalarının yapılması için pazarlama iletişimi elemanları hayati öneme sahiptir. Sağlık sektöründe doğrudan reklam faaliyetlerinin yasal olarak sınırlandırılması farklı tanıtım yaklaşımlarını da gündeme getirmiştir. Ayrıca, yoğun rekabette özellikle de özel sağlık kurumlarının devamlılıklarının sürdürülebilmesi hasta ve paydaşların tatmine dayanmaktadır. Hasta memnuniyet ve sadakati ise sadece hastalıkların teşhis ve tedavisinden geçmemekte, aynı zamanda sağlık hizmetinin verildiği ortamın iç ve dış görünümü, ulaşım imkanları, ulaşım alanlarına uzaklığı, çalışanların ve hekimin davranışı, hasta ve yakınlarına yaklaşımları, yatış ve taburculuk hizmetleri, genel sağlık hizmet kalitesi gibi birçok faktörden etkilenmektedir.
“Sağlık Sektöründe Uygulanan Güncel Pazarlama Yaklaşımları” kitabı genel olarak değerlendirildiğinde; termal sağlık hizmetleri, sağlık hizmetleri ve sağlık sektöründe uygulanan yeni pazarlama yaklaşımları olmak üzere üç ana bölümden oluştuğu görülmektedir.
Bu kitapta, Sağlık Hizmetlerinde Deneyimsel Pazarlama, Sağlık Kurumlarında İlişkisel Pazarlama, Dijital Dönüşüm Çağında Sağlık Hizmetlerinde Pazarlama, Sağlık Kurumlarında Pazarlama İstihbaratı ve Yapay Zekâ, Sağlık Kurumlarında Sosyal Medya Pazarlaması ile Tüketici Davranışını Nöronlar Üzerinden Anlamaya Çalışmak: Hastalıkta ve Sağlıkta Nöropazarlama konuları incelenmektedir.
₺405,00