KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Mecmûatüs-Sanâyi
₺820,00 -

LECTURES ON RUSSIAN LITERATURE: PUSHKIN, GOGOL, TURGENEF, TOLSTOY
₺455,00 -

Kuramdan Uygulamaya Yazma Yöntemleri
-

Kimlik ve Mizah
₺300,00 -

Kalkınma ve Kırsal Kalkınma
₺195,00 -

İşçi Göçlerinin Büyük Britanya Emek Piyasasına Etkileri
₺300,00 -

İNGİLİZ ASKERİ RAPORLARINDA KUT’ÜL AMARE SAVAŞI
₺845,00 -

Intellectual Property Monopolies in Global Development
₺195,00 -

Harran’daki Suriyeli Göçmenler
₺380,00 -

Görsel İletişim Çalışmaları: Sinema Seçkisi
₺340,00 -

Gençlerin Sosyal Sapma ve Şiddet Olguları Çerçevesinde Değerlendirilmesi
₺340,00 -

Fıtratın İzinde: İslam ve Çevre
₺275,00 -

Erzurum İlinde Coğrafya Araştırmaları
₺975,00 -

Eğitimde Başarıyı Etkileyen Faktörler
₺210,00 -

Disiplinlerarası Bir Bakış Açısı İle 1940lardan Günümüze Barış Çalışmaları
₺260,00 -

DEVRİM VE DİRENÇ
₺520,00
KİTAP TANITIMI
SEÇİM SİSTEMLERİ ve ULUSAL KÜLTÜR
Seçim sistemleri ve ulusal kültür beşeri yaşamı şekillendiren ve onun içerisinde şekillenen iki önemli olgudur. Demokrasi ile yönetilen ülkelerde, halkın temsilinin dayandığı esas mekanizma olarak seçim sisteminin tipi, parlamentolarda temsilde adalet ve istikrar açısından sürekli tartışılagelen konulardan birisi olmuştur. Sosyal yapının tüm bileşenlerinde olduğu üzere, seçime ilişkin hususlarda da kültürün yansımalarının olmasını beklemek kaçınılmazdır. Her ülkenin kendisine has özellikleri mevcuttur ve bu özellikler, o ülkeyi diğer ülkelerden farklı kılar. Bu farklılıklardan özellikle ulusal kültür boyutları ve seçim sistemleri konusu bu çalışmanın ana odağını teşkil etmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafyanın Kısa Tarihi
Kitapta önce coğrafya biliminin eksik ve doğru tanımlarından kısaca bahsedilmiş ve ardından onun en az 2600 yıllık tarihi geçmişi, kat ettiği yollar ve aştığı engeller, çoğu araştırıcının kabul ettiği dönemlere sadık kalınarak, ancak farklı bakış açısıyla özetle işlenmeye çalışılmıştır.
Bu arada coğrafyanın çağdaş şeklini almasındaki rollerini hiçbir coğrafyacının yadsımadığı, başta Alexander von Humboldt ve Carl Ritter olmak üzere bu bilim dalının kilometre taşlarını döşeyen büyük coğrafyacılardan, onların fikirlerinden ve coğrafi ekollerinden de karşılaştırmalı bir şekilde ve kronolojik gözle bahsedilmiştir.
Son bölümde ise coğrafyanın Türkiye’deki gelişme basamakları, dönüm noktaları, öncü coğrafyacıları ve onların katkıları özetle konu edilmiştir.
Kaleme aldığımız bu kitap, başta üniversitelerimizin Coğrafya Bölümleri ile Eğitim Fakültelerinin çeşitli bölümlerinde okutulmakta olan coğrafya lisans derslerini alan bütün öğrenciler ile coğrafya öğretmenleri için temel kaynak kitap olması amacıyla hazırlanmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
ENGLISH LITERARY CRITICISM
“Originally published in 1896.”
In the following pages my aim has been to sketch the development of criticism, and particularly of critical method, in England; and to illustrate each phase of its growth by one or two samples taken from the most typical writers. I have in no way attempted to make a full collection of what might be thought the most striking pieces of criticism to be found in our literature.
Owing to the great wealth of such writing produced during the last sixty years, it is clearly impossible to give so complete a picture of what has been done in this period as in others. I am obliged to content myself with one specimen of one writer. But that is the writer who, in the opinion of many, is the most remarkable of all English critics. For the permission, so kindly granted, to include the Essay on Sandro Botticelli I desire to offer my sincerest thanks to Messrs. Macmillan and to the other representatives of the late Mr. Pater.
It may seem strange to close a volume of literary criticism with a study on the work and temperament of a painter. I have been led to do so for more than one reason. A noticeable tendency of modern criticism, from the time of Burke and Lessing, has been to break down the barrier between poetry and the kindred arts; and it is perhaps well that this tendency should find expression in the following selection. But a further reason is that Mr. Pater was never so much himself, was never so entirely master of his craft, as when interpreting the secrets of form and colour. Most of all was this the case when he had chosen for his theme one who, like Botticelli, “is before all things a poetical painter”.
- E. VAUGHAN
February, 1896.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Padişah Kadınlar
Osmanlı’da harem ve sarayın iplerini tutan padişahlar değil, bilinenin aksine valide sultanlardır. Haremde padişah oğulları için cariyeler seçen, onları oğullarına istedikleri zaman takdim eden; haremi evirip çeviren, orada bir saltanat kuran yine valide sultanlardır. Onlar sadece haremi değil, sarayı, başta padişah oğulları olmak üzere veziriazamlar ve diğer devlet yöneticilerini de gerektiğinde yönlendiren kadın siyasetçilerdir. Valide sultanlık kurumunu temsil eden on dokuz valide sultanın hayatı bu kitapta kronolojik olarak ele alınmıştır. Belgesel kıvamında okunabilecek bu kitap, aynı zamanda farklı bir açıdan Osmanlı siyasi tarih okuma önerisidir.
Bu çalışmanın iddiası valide sultanların kendi dönemleri için esasında padişah kadınlar olduğudur: Tahtta oturan oğulları yanında sultan/padişah valideler. Siyaseti elinde tutan valide sultanlar nasıl oldu da padişah kadın oldular? Padişah kadınlar, valide sultanlar kavramından daha kuşatıcı ve açıklayıcı olabilir ve kitabın merkezi iddiası da tam olarak burasıdır. Yine padişah kadınlar, daha ötesi siyasete yön veren, Osmanlı yönetiminde hiç de arka planda değil, aksine oğulları ve bürokrasi üzerinde birer baskı aracı olan; siyaset, ekonomi ve toplumsal hayat üzerinde etkili kadınlar saltanatını anlatmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Kolektivist Uluslaşma ve Afrika’da Milli Devlet Oluşumu
Yazar sosyalizm kuramını ve örneğini merkeze koyarak Afrika sürecine bakmaktadır. Sosyalizm pek çok soruna olduğu gibi ulusal sorunun da çözümüne ışık tutmuştur. Sosyalizm, ulusal sorunu çözüme kavuşturmakla, kapitalizme göre daha üstündür. Kapitalist ülkelerin bilimi, halklara yapıcı bir ilke sunabilmekten, yol göstermekten uzaktır. Kapitalizm ulusal çelişkileri insanlığı son derece masraflı ve kanlı savaşlara sürüklemektedir.
Yazar millet-ulus kavramları üzerinde de durur. Ulusla milliyet arasındaki fark nedir? Bir milliyetin ulus haline gelmesi için gerekli olan nedir? gibi soruları sorar. Ayrıca Kongo örneği üzerinde durur. 19.yy.dan itibaren. Kongo’daki Belçika yerleşiminden bahseder. Il. Dünya Savaşı yıllarında bütün Afrika’da olduğu gibi, Kongo’da da halkın özgürlük için mücadeleleri devam etmiştir. 1959 yılında büyük bir ayaklanma gerçekleştiyse de bastırılmıştır. 1960’ta başarı devrimcilerin olacaktır.
Yazarın üzerinde durduğu örneklerden biri de Angola’dır. Portekiz karşıtı hareketler burada genel bir ayaklanmaya dönüştü. 1966-1967-1968-1969’da BM, Afrika halklarının bağımsızlık savaşlarında haklı olduğunu ve dökülen kanlardan Portekiz Devleti’nin sorumlu olduğunu belirtmişti.
Yazar yine yerlilerin, siyahilerin ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmeleri ve bu konuda verdikleri savaştan bahsetmektedir. Yaşam koşullarının düzeltilmesi yönündeki protestolarını değerlendirmektedir. Şiddet ve baskı ırkçı rejimin uyguladığı en büyük özelliktir. Bu konuda da Güney Afrika Cumhuriyeti örneği ön plana çıkmaktadır.
Emperyalistler, halkları bölen milliyetçiliğe, halkları ilerleme yolundan caydırma konusunda en güvenilir araç gözüyle bakmaktadırlar. Yazara göre ulusal devlet bugün de toplumsal ilerlemenin itici güçlerindendir. Bu ulusal devletler ise bağnaz milliyetçi bir temel üzerinde kurulmamalıdır. Kapitalist olmayan bir gelişme yolunun izlenmesi, ilerlemenin ve ulusal sorunun çözümüne de bir ölçüde katkıda bulunmaktadır.
Prof. Dr. Bayram BAYRAKTAR
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Legends and Satires from Mediaeval Literature
In the legends and allegories and satires represented in these pages the reader will find strange and fervent faiths as well as homely pictures of the world as it is. A vigorous use of the concrete is everywhere evident; abstractions seem not to exist without some physical traits to make them real to the ordinary man. Intensely picturesque and objective are the descriptions of hell and of heaven, of the lands visited by Brandon, of Saint Paul’s otter, of the miracles of Saint Thomas, of the virtues of the coral, and of the traits of Rose and of Violet. To any readers there is unending charm in the natural, simple style of setting forth these details which force vivid conceptions upon the imagination.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NDE BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ
Çalışmanın içeriği Amerika Birleşik Devletleri’nde ifade ve düşünce özgürlüğünün kapsamı ile bu hakkın kullanımına ilişkin ülkede uygulanan standartlardır. Bu kapsamda ABD’de ifade ve düşünce özgürlüğünün temelini oluşturan Ek Madde-1 (First Amendment) ile Amerikan Yüksek Mahkemesi’nin hakkın kullanımına ilişkin içtihatları ve geliştirdiği testler ele alınmıştır.
İfade ve düşünce özgürlüğünün kullanımı ülkelerin mevcut rejimleriyle yakından ilgilidir. Demokratik sistemlerde bu hakkın sınırlandırılması ancak anayasada belirtilen durumlarda geçerli iken, otoriter düzenlerde ise hakkın sınırlandırılması çoğu zaman keyfi ve anayasal temelden yoksundur. İfade ve düşünce özgürlüğü için her durumda geçerli olan “mutlak ve kesin” ilkeler olmasa da bu hakkın kullanımı rejimin özgürlükler karşısında aldığı tutum ve dönemsel olaylarla (savaş, terör olayları, doğal felaketler… vb.) da yakından ilgilidir. Bu nedenle, çalışma da ABD’nin dönemsel olarak yaşadığı buhranlar da ele alınmış ve bu kriz dönemlerinde ifade ve düşünce özgürlüğünün kısıtlamasına temel teşkil eden “objektif sınırlandırmalar” ve kanunlar örnek vakalarla birlikte incelenmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Equity Risk Premium
Understanding the behavior of asset prices is essential in evaluating investment decisions so that practitioners and academics have been investigating what assets are worth and whether asset prices are predictable. The degree of stock return predictability is a statistical concept and totally an empirical issue. In this study, we conduct an empirical application on the equity premium forecastability concept. We consider both macroeconomic and technical indicators in order to predict the equity risk premiums of selected thirteen stock markets including Belgium, Greece, Malaysia, Mexico, Portugal, Spain, Taiwan, Turkey, Brazil, Hong-Kong, India, Russia, and South Africa. Incorporating information from all indicators including domestic and foreign macroeconomic indicators, oil price changes, and technical indicators provides in-sample fitting gains. Out-of-sample forecasting results show that the strategy of combining forecasts provides out-of-sample gains. Portfolio performance analyses suggests following the forecasts generated by the proposed models to obtain positive returns over the buy-and-hold strategy.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
EARLY BARDIC LITERATURE, IRELAND
In the perusal of the Irish literature, we see that the strength of this conservative instinct has been of the greatest service in the preservation of the early monuments in their purity. So much is this the case, that in many tales the most flagrant contradictions appear, the author or scribe being unwilling to depart at all from that which he found handed down. For instance, in the “Great Breach of Murthemney,” we find Laeg at one moment killed, and in the next riding black Shanglan off the field. From this conservatism and careful following of authority, and the littera scripta, or word once spoken, I conclude that the distance in time between the prose tale and the metrical originals was very great, and, unless under such exceptional circumstances as the revolution caused by the introduction of Christianity, could not have been brought about within hundreds of years. Moreover, this same conservatism would have caused the tales concerning heroes to grow very slowly once they were actually formed. All the noteworthy events of the hero’s life and his characteristics must have formed the original of the tales concerning him, which would have been composed during his life, or not long after his death.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Safî Mustafa Efendinin Tarihleri
Kültür ve edebiyatımızda tarih düşürme olarak adlandırılan geleneğe dair çok zengin bir birikim mevcuttur. Ebced hesabı denilen ve harflerin sayısal değerlerini esas alan bir sisteme dayanan tarih düşürmede bir olayın gerçekleşme zamanı; bir kelime, kelime grubu, bir dize, beyit veya bent içerisinde dile getirilir. Tarihler bir insanın doğumu, eğitime/işe başlaması, evlenmesi, ölümü gibi ferdî konularda yazılabildiği gibi; savaş, barış, fetih gibi toplumsal konularda yahut deprem, sel, bulaşıcı hastalıklar gibi sıra dışı olaylar sebebiyle de yazılmışlardır. Ayrıca çeşme, köprü, medrese, cami, köşk, saray vb. çeşitli binaların yapılması ya da manzum/mensur veya telif/tercüme bir eserin tamamlanması gibi sebeplerle de tarih yazımı -asırlarca süren- bir gelenek hâlinde devam etmiştir.
Tarih düşürme konusunda Haşimî, Aynî ve -özellikle- Sürûrî gibi öne çıkan isimler olduğu gibi adlarına sadece şuara tezkirelerinde rastlanılan yahut bu özelliğinden hiç bahsedilmeyen çok sayıda şair de mevcuttur. Üzerinde çalışma yaptığımız Safî Mustafa Efendi de sözünü ettiğimiz bu şairlerden biridir. Ancak Safînin sadece tarih düşürme konusunda değil aynı zamanda biyografisi ve eserleri yönüyle de kaynakların ihmal ve hatta mağdur ettiği bir isim olduğu görülmektedir. Bu kitap çalışmasında ise şairin özellikle kendi eserleri için yazdığı tarihler üzerine odaklanılmış olup bunların müstakil eserler üzerine düşürülen tarihler kapsamında rekor sayılabilecek bir yekûna ulaştığı görülmüştür. Çalışmada bu tarihlere ve çözümlerine ilişkin oldukça detaylı bilgiler bulunmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Türk Dış Politikasında Güncel Paradigmalar
Türk dış politikasında son dönemde özellikle Orta Doğu ve Afrika ülkeleriyle ikili ilişkilerin geliştirilmesine büyük bir önem verilmiştir. Bundan dolayı Ankara’nın özellikle İran, Irak, Suriye ve Körfez ülkeleri gibi yakın komşularıyla ilişkileri önemli bir ivme kazanmıştır. Bu durumun ortaya çıkmasında öncelikle komşularla sıfır sorun politikası önemli bir rol oynamıştır. Bu şartlar altında Türkiye’nin İran, Irak, Suriye ve Körfez ülkeleri ile ikili ilişkileri diplomatik, ekonomik, askeri ve kültürel alanlarda büyük bir gelişme göstermiştir. Bu derlemenin konusu son dönemde Türkiye’nin Orta Asya ve Ortadoğu’da izlemiş olduğu dış politikanın ikili ilişkilerin gelişimine etkisini ortaya koymaktır.
KİTAP TANITIMI
Çocukluk Çaği Obezitesiyle Mücadelede Yeni Bir Mali Araç: Obezite Vergileri ve Ebeveyn Tutumlari
Bu kitap, çocukluk çağı obezitesiyle mücadelede yeni bir mali politika aracı olarak öne çıkan obezite vergilerini ebeveyn tutumları üzerinden ele almaktadır. Çanakkale’de 4–13 yaş arası çocuğa sahip ebeveynlerle yürütülen karma yöntemli saha araştırması, nicel ve nitel verileri bir araya getirerek tutumların çok boyutlu yapısını ortaya koymaktadır. Bulgular, ebeveynlerin genel olarak obezite vergilerine karşı eleştirel bir yaklaşım sergilediğini göstermektedir. Yaş, eğitim düzeyi ve bireysel bilgi gibi faktörler etkili olmakla birlikte, tutumu en güçlü şekilde belirleyen unsur, verginin toplum sağlığına sağlayacağı faydaya ilişkin algıdır. Algılanan fayda arttıkça destek de anlamlı biçimde yükselmektedir. Kitap, politika yapıcılara yönelik iletişim, bilgilendirme ve teşvik mekanizmalarına dair somut öneriler sunarak alana önemli bir katkı sağlamaktadır.
KİTAP TANITIMI
ÇOKKÜLTÜRLÜLÜK, İNSANİ GÜVENLİK VE ÖTEKİ ALGISI
Bu çalışmanın çıkış noktası, Ötekine dair algılamaların, gerçeklikte yansımalarının olmasıdır. Tarihsel süreçler göstermiştir ki, kendi öznelliğini kurmak isteyen birey, grup, topluluk, devlet vb. mutlak olarak tanımlanmış ve nesnelleştirilmiş bir konuma indirgenen bir Ötekiye ihtiyaç duymuştur. Bu durumun modern devletin öncesindeki dönemde, modern devlet döneminde ve nihayetinde içinde bulunduğumuz ve post-modern olarak adlandırılan çağda da örnekleri bulunmaktadır.
Kitaptaki temel varsayım, çatışma ve kriz sebeplerinin bir şekilde Ötekiye dair algılarla ilişkili olduğu üzerinedir. Bu sebeple, insan için onurlu yaşamın sağlanmasını ve devam ettirilmesini merkeze alan İnsani Güvenlik ve Çokkültürlülük yaklaşımlarının normatif şekilde incelenmesi ve uygulama noktasında ortaya çıkabilecek avantaj ve dezavantajlarının ortaya konulması amaçlanmıştır.
Kitap ile ilgili çalışma yapılırken yanıt aranan temel sorular şunlar olmuştur: Öteki nasıl oldu da nesne konumunda kurulmuş ve bu kurulum gerçekliğe nasıl yansımıştır? Çokkültürlülük yaklaşımının toplumsallık kültürü sağlamadaki sorunların çözümündeki etkisi ne düzeydedir? Ayrıca İnsani Güvenlikin onurlu bir yaşam inşasında nasıl bir rolü bulunmaktadır? Bu yaklaşımların eksik kaldığı noktalar nelerdir? Uluslararası sistemin bu sorunlardaki etkisi nedir?
Kitabın ilk bölümünde Çokkültürlülük yaklaşımı üzerinde durulmuş ve bölüm sonunda ise Sürdürülebilir bir Küresel Çokkültürlülük yaklaşımının eklenmesi, Çokkültürlülük taleplerinin tek başına devlet içi mekanizmalarla çözülemeyecek kadar karmaşık bir hal almış olması sebebi ile gerekli görülmüştür.
İkinci bölümde ise, İnsani Güvenlik çalışmalarının genel olarak teorik temellerinden bahsedildikten sonra, ilk bölümle de bağlantılı olarak, İnsani Güvenlik yaklaşımına Küresel Çokkültürlülük yaklaşımının entegrasyonu ile elde edilebilecek kazanımlara, bu sentezin gerekliliğine işaret eden örneklere yer verilmiştir.
Çalışmadan genel itibari ile çıkarılabilecek sonuç; tek merkezli, sabit ve Ötekinin öznelliğini denkleme katmayan uygulamaların kriz ve çatışma sonuçlu süreçlere evrilebildiğidir. Sabit formda dondurulmuş olarak inşa edilen kimlik ve kültürlerin mümkün olamayacağı görülmüştür. Bu bağlamda da sistem düzeyinde ve devlet düzeyinde yapılması gerekenlerle ilgili ortaya farklı yaklaşımlar konulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Altay Tiyatrosunda Levirat
Sibirya’da… Türklerin ata yurdu Altay’da… Çarlık Rusya’nın hâkim olduğu, Ekim Devrimi’nin henüz gerçekleşmediği bir dönem…
“Gelin”… Piyes boyunca adı verilmeyen herhangi bir Altaylı kadın… Kocası öldükten sonra bir başkasını sevse de onunla bir gelecek kurmasının önünde büyük bir engel vardır: “Levirat”.
Altaylı yazar M.V. Mundus-Edokov’un 1927 yılında kaleme aldığı “Ceñe” (Yenge) adlı piyes, tarihin en eski dönemlerinden beri pek çok uygarlıkta görülen “levirat” usulü evlilik biçimiyle kayınbiraderi ile evlenmek zorunda bırakılan bir kadının bu evlilikten kurtulma mücadelesini anlatır.
Sovyetler Birliği’nin edebî politikaları doğrultusunda piyesi kaleme alan yazar, eserinde “levirat” geleneği üzerinden kadın sorununu irdeler ve Çarlık Rusyası’nda yaşanan aksaklıkları gözler önüne serer.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Teknolojiler ve Akıllı Kentler: Belediyeler İçin Geleceğe Yönelik Stratejiler
Dijital çağın kamu hizmeti sunumunu ve vatandaş katılımını yeniden tanımlamasıyla birlikte, belediyeler daha akıllı, kapsayıcı ve dirençli kurumlara dönüşme sürecine girmiştir. Bu kitap, yapay zekâ, blokzincir, dijital ikizler, nesnelerin interneti ve metaverse gibi dijital teknolojilerin belediyeler ve kentsel yönetişim üzerindeki dönüştürücü etkisini ele almaktadır. Çalışmada, dijitalleşmenin sağlık, eğitim, turizm, yönetişim, ekonomi, çevre ve ulaşım gibi belediye hizmet alanlarındaki etkileri incelenmektedir. Yeni teknolojilerin beraberinde getirdiği fırsatlar kadar, siber güvenlik tehditleri, veri gizliliği sorunları ve dijital uçurum gibi risklere de dikkat çekilmektedir. Özellikle metaverse uygulamalarının sosyal katılımı artırma, sanal hizmet sunumu ve kent ekonomisinde yenilik yaratma gibi potansiyelleri ele alınmaktadır.
Bu kitap; politika yapıcılar, yerel yöneticiler, akademisyenler ve kentsel inovasyonla ilgilenenler için bir rehber niteliği taşımaktadır. Belediyelerin dijital dönüşüm süreçlerini eleştirel bir bakış açısıyla inceleyerek, sürdürülebilirlik, kentlerin geleceği ve teknoloji temelli yönetişim konularına katkı sunmayı hedeflemektedir.
KİTAP TANITIMI
Diversifying Feminisms in the Literary World
Feminism as a diversifying term has been discussed, searched, analyzed, and reviewed in many literary works from different perspectives and in different fields. Since its first appearance, feminism has shown significant transitions that helped contribute to the emergence of new feminisms because of the diversifications in the literary world and various other disciplines. Over the years, the overarching trends have diverted feminism in theoretical stance, interdisciplinary application, and expansion across boundaries. Thus, it is not possible to define and talk about feminism from a single perspective but from different standpoints because multifaceted feminism has become a movement of development and diversification full of controversies, changes, and challenges opening new paths to be discovered and enabling untold stories to be narrated with different feminist voices and colorful pens of feminism portraying the diversifying feminisms.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
HAVACILIK AJANDASI
Havacılık Endüstrisini “örgütsel davranış” penceresinden ele alan Havacılık Ajandası; uçaklar, havayolu kültürleri, pilotlar ve havacılık tarihine damgasını vuran kazalara ilişkin dört önemli maddeden oluşuyor. Ajandanın ilk maddesinde günümüzden bugüne uçakların gelişimine değinilerek havacılık tarihine ilişkin büyük resim sunulmuştur. Ajandanın ikinci maddesinde ulus kültürü ve örgüt kültürü arasındaki etkileşime değinerek, hata yönetimi ve havacılık kültürleri anlatılmıştır. Üçüncü madde iyi bir pilotta olması gereken özellikleri; kişilik, zekâ, psikomotor beceriler, ekip kaynak yönetimi becerileri ve uçuş motivasyonu açısından sınıflandırarak ideal bir pilot profilinin detaylarını anlatır. Dördüncü madde Tenerife ve Portland Oregon kazalarının iç yüzünü anlatarak, kaza incelemeleri sonucu farkındalıkla temelleri atılan ekip kaynak yönetimine vurgu yapar.
₺0,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK SOSYOLOJİSİ
Bu kitapta, Türkiyedeki girişimcilik araştırmalarında yeterince ele alınmadığı düşünülen sosyolojik bakış açısının önemi vurgulanmaktadır. Kitabın giriş kısmında özet bir biçimde aktarıldığı gibi, Batı’da “girişimcilik sosyoloji” çerçevesinde etiketlenmiş bu bakış açısı girişimciliğin bütüncül bir perspektiften incelenmesi noktasında önemli katkılar sunmaktadır. Girişimciliğe yönelik hâkim yaklaşım, girişimciyi iktisadi bir aktör ve/veya kendisini diğer bireylerden ayıran psikolojik-davranışsal farklılar taşıyan bir birey olarak ele almaktadır. Oysaki girişimci, her şeyden önce bir toplumun üyesidir ve onu bu sosyal bağlamdan soyut bir biçimde incelemek pek mümkün değildir. Girişimcilik sosyolojisi araştırmalarında pek çok disiplinin katkısından yararlanılabilir. Söz gelimi bu kitapta girişimcilik olgusu pedagojik, dini, iktisadi, politik, ailesel ve hukuksal olmak üzere pek çok açıdan incelenmiştir.
Yazarlar: Sezen Özek, Candaş Can, Yağmur Sağlam, Mehmet Samet Erdem, Abdullah Eravcı, Bilal Aslan, Bülent Tuğcu
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Afet Yönetim Politikalarına Bir Katkı
Dünya’da her yıl afetlerden dolayı on binlerce insan yaşamını yitirirken, milyonlarca insan olumsuz etkilenmektedir. Geçmişten günümüze toplumlar, afetlerin olumsuz etkilerinden korunmak için çeşitli önlemler almıştır. Günümüzde gelişen bilim ve teknoloji sayesinde afet yönetimi politikaları ön plana çıkmıştır. Bu politikaların amacı, afetlerin olumsuz etkilerini minimize etmektir. Gelişmiş toplumlar afet yönetimi politikaları sayesinde, afetlerin olumsuz etkilerini azaltmışken az gelişmiş ülkelerde ise afetler daha yıkıcı bir hal almaya devam etmektedir.
Bu araştırma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde afet, afet yönetimi, afet yönetim politikaları ile Türkiye’de ve Dünyada afet yönetim politikaları konusu ele alınırken, ikinci bölümde ise Türkiye’nin afet yönetim politikalarına bir katkı sunulmaya çalışılmaktadır. Araştırmanın ikinci bölümünde, literatür bilgi bankası modeli önerisi ile tüm Türkiye’de erozyon ve orman yangını konusunda yapılan çalışmalar analiz edilmiştir. Bu kitabın ikinci bölümünde, CBS kullanılarak pilot uygulama yapılmış; orman yangını ve erozyon konusunda yapılan pilot uygulama ile Türkiye’nin afet yönetim politikalarına bir katkı sunulup literatür bilgi bankası modeli önerisi ortaya konulmuştur.
₺190,00
KİTAP TANITIMI
İşletme Biliminde Güncel Tartışmalar ve Paradigmalar – III
İşletme Biliminde Güncel Tartışmalar ve Paradigmalar-III, muhasebe, denetim ve örgütsel davranış disiplinlerinin güncel sorunlarını disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele alan özgün bir derleme eserdir. Bu doğrultuda kitapta yer alan altı bölümde, hile belirtilerinin analitik inceleme yöntemleriyle olan ilişkisi, kazanç yönetimi uygulamalarının Türk yasal mevzuatındaki yeri, muhasebe meslek mensuplarının kişilik özelliklerinin mesleki şüphecilik tutumları üzerindeki yansımaları, yeşil organizasyonlar, denetçilerin iş tatminleri ve örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiler ve hale (halo) etkisinin denetim süreci üzerindeki yansımalarını kapsayan geniş bir yelpazede özgün literatür değerlendirmeleri ve ampirik bulgular sunulmaktadır.
Editörlüğünü Prof. Dr. Gülşah Karavardar ve Prof. Dr. Alper Karavardar’ın üstlendiği eser, alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanmış olup; muhasebe ve denetim alanındaki akademisyenler, lisansüstü öğrenciler ve uygulayıcılar için başvuru niteliğinde bir kaynak sunmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât
Ebû’l- Fazl Hubeyş bin İbrâhim bin Muhammed el-Mütetabbib et-Tiflîsî tarafından Farsça yazılan eserin H.956/M.1549-1550 tarihli Türkçe tercümesi bu kitabın inceleme konusunu oluşturmaktadır. Tıp, kimya, simya gibi farklı alanlarla ilgili konuları içeren “Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât”, değerleri taşlardan nesnelerin boyanmasına, çeşitli renklerin elde edilmesinden mürekkep yapımına, kağıttan yazının giderilmesinden bitkilerin yararlarına, hayvanlara ait tesir ve meziyetlerden illüzyon oyunlarına, şarap yapımından elbise temizliğine, kılıç, bıçak, süngü gibi silahlara su verilmesinden deri tabaklanmasına, cinsel yaşamdan hamileliğe kadar birçok konuyu ihtiva eden ansiklopedik bir eserdir. Eser, içerdiği konular ve sahip olduğu söz varlığıyla gerek bilim tarihi gerek tıp tarihi gerekse de sözlük bilimi açısından önemli veriler sunmaktadır.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Türk Sinemasında Öncüler
Altmışlı yıllar, Türk Sinemasının altın yılları olarak kabul edilir. ‘Sinemacılar Kuşağı’ diye bilinen bu dönem, hem nicelik hem nitelik bakımından en güçlü yapıtların ortaya çıktığı yıllardır. Bu yıllarda, özellikle dört yönetmenin filmleri öne çıkmaktadır; Metin Erksan, Lütfi Akad, Atıf Yılmaz, Halit Refiğ.
Erksan, Yılanların Öcü, Susuz Yaz ve Kuyu’da köy gerçekliğini çarpıcı biçimde beyaz perdeye taşırken, Acı Hayat, Ölümsüz Aşk ve Sevmek Zamanı gibi kent filmlerinde de, aşk teması üzerinden sınıf çatışmasını ve bu çatışmanın tarafı olan burjuvaziyi eleştirir. “Yeşilçam” kalıplarının dışına taşan, kendine özgü bir üslupla yapar bunu. Filmlerinde ayrıksı üslubunu yaratmayı başaran Metin Erksan, auteur deyince akla gelen yönetmenlerimizin başında gelir.
Metin Erksan’la birlikte, “Siyah beyazı” en etkili kullanan ve auteur sıfatını fazlasıyla hak eden Lütfi Akad, Türk sinemasının en önemli yönetmenlerinden biridir. Olağanüstü bir sadelikle, büyük anlamlar yaratabilen Akad, karakteri ve duruşuyla da örnek bir şahsiyettir.
Atıf Yılmaz ise; filmografisinin en önemli ve en çarpıcı kısmını 80 sonrası yaptığı, Müjde Ar’lı kadın filmleriyle oluşturur.
Halit Refiğ; Doğu Batı arasında entelektüel bir sinemacı. Ulusal sinemanın teorisini yazıp kavgasını yapmış olsa da, filmlerinde bunu ne kadar başardığı hep meçhul kaldı.
KİTAP TANITIMI
EKONOMİ, SOSYOLOJİ ve KADIN
Önsözden
Kadınların sorunları üstüne düşünmek, erkeklerin sorumsuzluklarını açığa çıkarmayı amaç edinmekle başlar. Kadın sorunu denilen şeylerin altında eril tahakkümün sindirilmiş, klişeleşmiş ve dayatılmış tutumları, davranışları ve algıları yer edinmektedir.
Kadınlar üstüne düşündüğümüz bu çalışmanın yola çıkış amacı erilin durumu hakkında da bilgi edinmeyi amaç edinmiştir. Erilliğin inşası kadınların ötekileştirilmesiyle başlar. Öte yandan kadın yoksunluğu erilin güç gösterisinde bir gölge gibidir; güneşe dönük
yüzüyle erilin ardına, tersi yönde ise erilin önüne düşer. Kadın her iki durumda da ikincilleştirilir.
Çalışmaya dair söylemek istediklerimiz yığınladır. Bu ülkede kadın sorunu anneye yüklenen algıyla başlar. Bir gelenek misali bu algı kızlara aktarılır. Kızlarda zamanla sevgiliye, kocaya ve oğullara yansıtarak sorunu pekiştirir. Bu yüzden kadın sorunu erilin sorumsuzluğunda aranmalıdır. Böylesi bir aktarım/tema tasarımını kısa zamanda aşmak/açmak uykusuz bir rüya gibidir. Hem tutarsızlıklarla doludur hem de peşine düşmeyi gerektirecek kadar taze ve canlıdır.
İçeriğe ilişkin söylenecekler şöyledir: Çalışmanın teması çeşitlilikler içermektedir. Politikadan ekonomiye, sosyal yapıdan eğitimin yapısal farklılıklarına, kadınının toplumsal konumundan erkeğin tarihsel tipolojisine kadar, çalışmada kadınların algılanması irdelenmiştir. Sağlık ve kadın bedeni, işgücü ve kadın uygunluğu (işletmelerde ve eğitimde), politika ve kadın kimliği, yoksulluk ve kadın ayrımcılığı, kalkınma ve kadınlarda fırsat eşitsizliği, toplumsal cinsiyete dayalı bütçelemede kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık ve nihayet erilliğin ekonomik temelde inşâ olunduğu ticaret ve kadın ilişkileri çalışmanın temalarını oluşturmaktadır.
vi
Çalışmanın genel yaklaşımı çerçevesinde Ekonomi, Sosyoloji ve Kadın temaları işlenmiştir. Öncelikli olarak ekonominin hemen her dalında kadınların ikincilleşmesi -bu ister politik isterse mâli boyutta olsun- özenle vurgulanmıştır. Sosyolojik bağlamda
kadınların inşâsı, ekonomi de dâhil güncel yaşamda yaygın bir şekilde bir üst-yapı olarak belirginlik kazanmaktadır. Konuşulmaktadır
Yazarlar: Ahmet Çoymak, Ayşe Dericioğulları Ergun, Bilge Afşar, Buket Arslan, Burcu Doğanalp, Düriye Toprak, Harika Uçar Altınışık, Mim Sertaç Tümtaş, Ramazan Erdem
Rukiye Çelik, Serpil Ağcakaya, Süleyman Öğrekçi, Volkan Yücel, Zehranur Sanioğlu, Ziya Toprak
₺620,00
KİTAP TANITIMI
POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
Drawing on recent posthumanist theories that promote a non-anthropocentric perspective, this study examines the works of contemporary British poets Mario Petrucci and Alice Oswald. It is argued that their poetry can be described as posthuman poetry, which envisions posthuman spaces of becoming where human and nonhuman worlds coexist on a non-hierarchical basis. Petrucci’s engagement with ecocritical crises in the Anthropocene underscores the limits of human agency, and it foregrounds destructive impact of human actions on the ecosystem. In a posthuman context, therefore, Petrucci problematises the human/nonhuman binary by representing the erosion of the anthropocentric worldview in the face of environmental crises such as deforestation, global warming, and the Chernobyl nuclear disaster in Bosco (1999), Heavy Water: A Poem for Chernobyl (2004) and Half Life: Poems for Chernobyl (2004). In these collections, challenging the perception of nonhuman matter as passive, Petrucci emphasises the agency of trees and radioactive particles. Similarly, Alice Oswald moves the reader beyond the human-centred treatment of the natural world. Rejecting human exceptionalism, Oswald’s Dart (2002) presents a polyphonic meshwork where the voices of alternating human speakers and the River Dart interweave within a posthuman space. Representing the intersubjective and dialogic exchanges between the human and nonhuman inhabitants of the Severn Estuary and the lunar cycle, Oswald’s A Sleepwalk on the Severn (2009) further problematises the subject/object binary by creating a posthuman space of becoming grounded in a communicative framework. Hence, bringing Petrucci and Oswald together, this study draws attention to trans-corporeal and polyphonic entanglements of human-nonhuman, subject-object and self-other non-binaries, and it aims to show how poetry, as a literary medium, can contribute to questioning and transforming the anthropocentric vision of humankind in the contemporary world.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
Kadın-erkek eşitliğini esas alan, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerine göre kadının ötekileştirilmesine karşı çıkan, ataerkil toplumun kadınlar hakkında oluşturduğu önyargılı imajı ortadan kaldırmayı amaçlayan feminist akım, İngiliz yazar Virginia Woolf’un feminist söylemi ve feminist edebiyatı sayesinde İngiltere’de büyük bir yankı uyandırmıştır. Bu çalışmada, Woolf’dan önce, kadın hakları için mücadele veren İngiliz kadınların ve Woolf’un feminizme katkıları tartışılmaktadır. Woolf’un Kendine Ait Bir Oda ve “Kadınlar için Meslekler” adlı çalışmalarında vurguladığı ‘Kendine Ait Bir Oda’ ve ‘Evdeki Melek’ kavramlarının, Dışa Yolculuk, Gece ve Gündüz, Mrs Dalloway ve Deniz Feneri adlı feminist romanlarındaki yansımaları, bu kitapta ele alınmaktadır. Bu romanlardaki, feminist dönem öncesi, erkek-egemen İngiliz toplumunun değer yargılarıyla yetişmiş kadınları temsil eden kadın karakterlerin yaşadıkları sorunlar bu kitapta tartışılırken, kadınların feminist döneme geçişle beraber deneyimledikleri aydınlanma ve farkındalık değerlendirilmekte, Woolf’un feminist akıma katkıları incelenmektedir.
KİTAP TANITIMI
Bulanık Mantık (Fuzzy Logic) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Yamaç Paraşütü Faaliyetlerine Uygun Alanların Belirlenmesi
Bulanık Mantık (Fuzzy Logic) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Yamaç Paraşütü Faaliyetlerine Uygun Alanların Belirlenmesi konulu bu kitap, örnek çalışma alanı olarak seçilen Palandöken, Yakutiye ve Aziziye ilçeleri kapsamında alternatif turizmin geliştirilmesi amaçlı kurgulanarak, 4 bölümden oluşmuştur. Eldeki bu çalışmanın, ulusal ve uluslararası ölçekte kullanılabilecek bir model yaklaşımıyla, coğrafi bilgi sistemleri, bulanık mantık ve arazi gözlemleriyle analiz edilerek turizm aktiviteleri için uygun alan belirlenmesi kapsamında araştırmacılara katkı sunması hedeflenmiştir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
1908-1983 Arası Dönemde Türkiyede Askeri Kültür ve Laiklik İlişkisi
Bu kitap Türkiye’de daha önce çok fazla çalışılmamış olan askeri kültür konusunu farklı boyutlarıyla ele almakta ve Türk siyasal hayatındaki önemli dönüm noktalarını askeri kültürdeki değişimlerle açıklamaktadır. Bu bağlamda bu kitap Türk askeri kültürünü, devrimcilik, gardiyanlık ve apolitikleşme olarak üç farklı dönemde ele almakta, söz konusu yaklaşımı teorik bir düzene oturtmak için pozitif-demokratik, negatif-demokratik, pozitif-antidemokratik, negatif- antidemokratik ve değişken modeller olmak üzere 5 ayrı model içerisinde incelemektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power
In The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power, Şeyda Sivrioğlu explores the symbolic representations and the significance of the female hand as a means to open up literary and critical space for the oppressed and marginalized female figure in different centuries and in different patriarchal cultures and genres. Inalterably, in a culture where creativity is defined purely in male terms, women “exist only to be acted on men, both as literary and sensual objects” (Gilbert and Gubar, 8). This comprehensive study, however, traces the origins of the female hand symbolism from a fairy tale to a play-text and finally to a science fiction novel in order to illustrate how, to borrow Margaret Atwood’s words, the hand as an extension of the brain, in this case the female brain, becomes an important tool for indicating the development of the power of women.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Makine Öğrenmesi Tabanlı Kestirimci Bakım
Bakım faaliyetleri üretim sistemlerinin önemli bir parçasıdır. Üretimi sürekli faal tutmak isteyen işletmelerin bu alan üzerine yoğunlaştıkları görülmektedir. Günümüzde işletmeler üretimin her aşamasından veri toplamak amacıyla daha fazla sensör ve bilgi iletişim teknolojisi kullanmaktadır.
Gerçek zamanlı veriler kullanarak olası arızaların teşhis edilmesini sağlayan kestirimci bakım, arıza sürelerini ve bakım maliyetlerini en aza indirgemeyi hedeflemektedir. Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemleri kestirimci bakım uygulamalarına yeni bakış açıları kazandırmıştır. Etkin bir kestirimci bakım uygulayan işletmeler önemli rekabet üstünlükleri kazanmaktadırlar. Bu çalışma kapsamında makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemleri ile titreşim analizi tabanlı arıza teşhisi ve kestirimci bakım sistemi tasarımı amaçlanmıştır.
₺275,00