KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

HELLENISM IN ASIA MINOR
₺325,00 -

Güncel Akademik Araştırmalar
₺405,00 -

GENİŞ KARADENİZ BÖLGESİNDEKİ ÇATIŞMA NOKTALARI
₺325,00 -

Fransızca Dil Bilgisinin Yapı Taşları
₺275,00 -

Etkin Öğrenme, Strateji Kullanımı, Matematik Başarısı, Güdü ve Cinsiyet İlişkileri
₺300,00 -

Eleştirel Düşünme
-

DÜNYA SİYASİ TARİHİ
-

Dijital Çağda Marka Sadakati
₺380,00 -

ÇÖZÜMLÜ SOYUT CEBİR PROBLEMLERİ
-

Cumhuriyet’in Taşra Elitleri Serhat Vilayetlerinde Siyasal Seçkinler
₺275,00 -

Bulanık Mantık ve Sigorta Şirketlerinin Performansı Üzerine Bir Araştırma
₺495,00 -

BİLGİ ÇAĞI’NDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
₺440,00 -

BAĞLAŞIK ÖĞRETİM (Anchored Instruction)
₺210,00 -

Araf’taki Edebiyat
-

ALEVİLİĞİN EL KİTABI
-

21. Yüzyılda Tedarik Zinciri Yönetimi Güncel Rekabet Stratejileri ve Yaklaşımlar
₺495,00
KİTAP TANITIMI
URFALI DÎVÂN ŞÂİRLERİ
Şehir monografilerinin önemi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Çünkü şehir monografileriyle bir şehrin anatomisini öğrenme imkânına kavuşuruz. İnsanların veya insanlığın tarihi olduğu gibi şehirlerin de birer tarihi vardır. Başka bir ifade ile denilebilir ki insanlık tarihi, şehirlerin tarihidir. Bu yönüyle bir şehrin ne zaman ve kim tarafından kurulduğu, bu şehirlerde medeniyet kuran milletlerin kimler olduğu, bu medeniyetlerin insanlığa sundukları maddî ve manevî mirasın neler olduğu çok önemlidir. Bu yönüyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Urfa’nın arkeoloji, tarih, din, kültür, sanat ve edebiyat açışından önemli ve bereketli bir yer olduğu bilinmektedir.
Urfalı Dîvân Şâirleri isimli bu çalışma, biyografik eserlerin başında gelen tezkireler olmak üzere diğer biyografik/bibliyografik kaynaklarda ve başka çalışmalarda tespit edilen ve divân edebiyatının temsilcisi sayılan Urfalı şairleri içermektedir. Biyografik eserlere göre Urfalı en eski divân şairi Rüşdî (ö. 1677) mahlasını kullanan şairdir. Rüşdî ile muasır üç (3) divan şairi varken XVIII. yüzyılda bu sayı on beşe (15) yükselerek büyük bir artış göstermiştir. Bu çalışmada, XVII. yüzyıldan XX. yüzyılın sonlarına kadar yetişen Urfalı divan şairi sayısı yüz on yedi (117) olarak tespit edilmiştir. Bu sayı, Urfa edebiyatı için hiç de küçümsenmeyecek bir rakamdır. Bu şairlerin büyük çoğunluğu, eski edebiyatın yerini yeni edebiyata terk ettiği, dolayısıyla yeni türlerin rağbet edildiği XIX. ve XX. yüzyıllarda yetişmiştir. Bu da gösteriyor ki asırlardır devam eden divân şiir geleneği hemen kesintiye uğramamış, varlığını Urfa başta olmak üzere Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde yetişen yüzlerce belki binlerce şair ile devam ettirmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
KLASİK ÇAĞDA OSMANLI
Tarih araştırmaları, birincil kaynakları bulmak ve ulaşılan bilgileri tarih metodolojisine uygun bir şekilde sorgulamayı esas alır. Bu nedenle elde edilen her veri ve kullanılan kaynaklar birbirini doğrulayacak nitelikte olmalıdır. Olaylar analiz edilirken, tarafsız, önyargısız, bilimsel ve gerçekçi bir bakış açısı ortaya konmalıdır. Bununla birlikte olayların yaşandığı dönemin şartları ve olaylara etki eden bütün faktörler dikkatli bir şekilde incelenmelidir.
Bu eser, Osmanlı Devleti’nin klasik dönemine ilişkin sosyoekonomik gelişmeleri, Avrupa ile karşılaştırmalı olarak yeniden incelemeyi hedeflemektedir. Bu nedenle yazar, Osmanlı klasik dönemine ilişkin kaynaklarda doğru bilenen bazı bilgilerin yanlış veya hatalı olduğunu ortaya koyarak önceki çalışmaların eksik olan yönlerini tamamlama iddiasını taşımaktadır.
Eserde Osmanlı Devleti’nin kısa sürede neden ve nasıl büyük bir dünya devletine dönüştüğünün arka planı, coğrafi keşiflerden sonra iddia edildiği gibi ticaret yollarının gerçekten değişip değişmediği, Avrupa’yı dize getirdiği yıllarda doğru ekonomik tercihler yapıp yapmadığı, devleti yıkılışa götüren sorunların kaynağının nerede aranması gerektiği ve Osmanlı idarecilerinin ortaya koymuş oldukları siyaset ve tedbirlerin aslında ne olması gerektiği gibi soruların cevapları eleştirel bir bakış açısıyla ele alınmıştır.
Eser, eleştirel tarihçiliğin ve geçmişin araştırılmasında belge ve akılcı karşılaştırmaya dayanmayan tarih yazımının aksine, Osmanlı sosyoekonomik tarihinin klasik dönemini özgün bir yaklaşımla yeniden düşünmeye ve sorgulamaya sevk ediyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Japonca Ad Durum Ekleri
Kimi dilbilimcilere göre Türkçe ve Japonca Ural Altay dil ailesinin birer üyesidir. Kimisine göre ise Türkçe Altay dil ailesinin bir üyesi iken, Japonca herhangi bir dil ailesine mensup değildir. Ancak, bu iki dil hangi dil ailesine kabul edilirse edilsin, sondan eklemeli dil olmaları ve sözdiziminin benzer olması gibi yapısal açıdan benzerlikleri herkes tarafından kabul edilmektedir. Hem Türkçe hem de Japoncanın sözdizimi özne, nesne, yüklem sıralamasında olması, bu iki dili öğrenenler için büyük bir kolaylıktır. Ancak, bu iki dil her ne kadar yapısal olarak benzerlik gösterse de aralarındaki küçük farklılıklar bu dilleri öğrenenler için karmaşık gelmektedir. Örneğin, Türkçede özne yalın durumda iken Japoncada “wa”/“ga” eklerini alması ya da Türkçede bir tek bulunma durum eki mevcut iken Japoncada “ni” ve “de” eklerinin olması gibi. Japoncada aynı işlevli birden fazla durum ekinin olması, bu ekler arasında fark olup olmadığı ve varsa nasıl bir fark bulunduğu yönündeki sorulara bu kitapta yanıt aranmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Televizyon Dizilerinin Üretiminde Emek Süreci
İletişim alanında, birbirinden çok farklı perspektiflerden hareketle sıklıkla çalışılan konuların, kanal/endüstri, içerik ve izleyici olduğu bilinmektedir. Emek süreci ise sosyal bilimler yazınında olduğu gibi iletişim araştırmalarında da neredeyse görünmezdir. Alandaki temel incelemelere ve kuram kitaplarına bakıldığında, bu görünmezlik belirginleşse de, konuyu ele alan sınırlı sayıdaki incelemenin teorik ve kavramsal yönelimleri önemli bir birikim oluşturmaktadır. İletişim alanında, emek süreci incelemelerinin dayanağı olan iki temel yaklaşım, ana akım yaklaşımlar ve Marksizmden beslenen eleştirel yaklaşımlardır. Ana akım yaklaşımlar, odağına işçi verimliliği nasıl artırılır? sorusunu yerleştirirken, eleştirel yaklaşımlar, ekonomi politiğin sonunun ilanı ile gelerek emek sürecini, kimlikler, yaşam tarzları, dilbilimsel pratikler ve sınıfların sosyolojik görünümlerinden hareketle açıklamaktadır. Bu kitap ise alanda “görünmez” olan bir konuyu “görünmez” olan ekonomi politik yaklaşımdan hareketle ele almaktadır. Televizyon dizilerinin üretiminde emek sürecine odaklanan çalışma, sahada gerçekleştirilen bir araştırma eşliğinde, dizi üretim sürecinde kontrol ve denetim sorununu, set işçilerinin çalışma koşulları ve bu koşullara ilişkin olarak emek ve sermaye örgütlenmeleri arasındaki mücadele biçimlerini içermektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
GALATA’DA SARRAF İŞLETMELERİ (1691-1733)
18. yüzyıl başlarından itibaren Osmanlı finans sektörünün merkezinde yer almaya başlayan sarraflar, birer işletme sahibi olarak belirli bir yönetim anlayışı ve müessese tavrıyla hareket etmişlerdir. Bu işletmelerin bir yönetilme mantığı, organizasyon yapısı ve hiyerarşik düzeni bulunmaktaydı. Tarihsel kökenlere dayanan bu özelliklerin Osmanlı finans ve esnaf teşkilatlanması ile doğrudan alakası yanında Osmanlı para piyasaları için bir fırsat unsuru olma niteliği de mevcuttu.
Metin Ziya Köse, sarrafların işletme yönetim zihniyetinin menşeini ve gelişim evrelerini mahkeme kayıtları eşliğinde detaylı bir şekilde incelemektedir. Osmanlı işletme tarihi alanına katkı sağlamak amacıyla hazırlanmış bu kitap, sarraf işletmelerinin zuhuru, yönetim yaklaşımları, sermaye birikimi ve idaresi ile yatırım ve servet yönelimlerinin mahiyeti hususlarında adeta bir kurumsal portre çizmektedir. Sarraf işletmelerinin 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun kaderini şekillendiren gerek siyasi ve gerekse iktisadi iç ve dış gelişmelerde başlangıç noktası itibariyle nasıl önemli hale geldiklerinin izlerini sürmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Yetki Devri Politikası
Soğuk Savaş sonrası dönemde yükselen milliyetçilik akımlarının etkisiyle merkezi olmayan yönetim biçimlerinin çoğaldığı bir sistem ortaya çıkmıştır. Kimliklerin, aidiyetlerin ve bölgesel farklılıkların daha fazla görünür olduğu bu dönemde merkezi olmayan politikalar yaygın biçimde uygulanır hale gelmiştir. Ayrılıkçı hareketlerin ulusal bütünlüğün önünde önemli bir sorun teşkil ettiği düşünüldüğünde bu alandaki başarılı örneklerin uluslararası ilişkilerdeki önemi de ortaya çıkmaktadır. Birleşik Krallık ve İskoçya örneği yetki devrinin başarıyla uygulandığı örneklerden olması açısından etkileyicidir. İskoçya uzun süren bağımsızlık mücadelesi ve uyguladığı referandumlara rağmen Birleşik Krallık içinde kalmaya devam etmiştir. Bu açıdan önemli bir laboratuvar vazifesi de görmektedir. Bununla birlikte Birleşik Krallık örneği, Brexit öncesinde AB’nin bölgesel politikaları açısından da önemli olmuştur. Brexit sonrasında ise ülkenin bütünlüğünü tehdit edecek yeni bir süreçle karşı karşıya kalınmıştır. Bu kitapta yetki devri politikaları Birleşik Krallık- İskoçya tecrübesi üzerinden ayrıntılı olarak incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Üretimde Paradigmal Yaklaşımlar Üzerine Değerlendirmeler
Sizin işletmeniz / örgütünüz için hangi metodolojinin doğru olduğunu nasıl belirleyebilirsiniz? Özellikle üretim faaliyetlerini geliştirmek isteyen işletmelerde standart soru şu: Yalın, Toplam Kalite Yönetimi (TKY), Altı Sigma, Çevik, Esnek, Tepkisel, Kısıtlar Teorisi, Taguchi, Tersine Mühendislik ve diğer tüm öngörülen iyileştirme programları arasındaki farklar nelerdir? Bu sorunun altında “çözümler” ormanında mantıklı bir gezinmenin yolunu bulmaya ihtiyaç var ve tam olarak size uyan birini seçmeniz gerekmektedir. Çünkü oyalanarak zaman kaybetmeyi, katma değer sağlamayacak faaliyetlere kaynak tüketmeyi kaldıramayacak bir rekabet ortamı söz konusu.
Üretim yönetiminde kullanılan yaklaşımlar uzun bir liste oluşturabilir. Paradigma sıfatı ile eşleştirdiğimizde ise durum değişmektedir. Paradigma üzerine yapılan açıklamalar ile düşünüldüğünde Toplam Kalite Yönetimi, Yalın, Altı Sigma ve Kısıtlar Teorisinin etki düzeylerinin ve etki alanlarının yüksek olduğu ve işletmeciliğe yeni bir bakış açısı sundukları görülmektedir. Ve yaklaşık yarım asra yakın bir zamandır, halen bilinirlikleri devam etmektedir. En temel düzeyden başlarsak tüm bu metodolojilerin temel amaçları noktasında hemen bir ayrışmanın olduğu görülmektedir. Örneğin; Altı Sigma tutarlılığı sağlamada sürekliliği hedeflerken, Kısıtlar Teorisi iş hacmini arttırmayı öncelemektedir. Yalın değer üzerinden şekillenir ve müşteriye değer sunmayı amaçlar. Toplam Kalite Yönetimi ise akla gelen her alanda kaliteyi hedefler. İşletmelerin istediği para kazanmaya giden yolda hangisi ya da hangileri daha parlak sonuçlar vermektedir? Neden farklı öncelikleri var? Yoksa formül hepsinin entegrasyonunda mı gizli?
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Yönetimde Çağdaş Kavram ve Uygulamalar
Dijital dönüşüm, günümüzde yalnızca teknolojik bir değişim süreci değil, aynı zamanda yönetim anlayışlarını, örgütsel yapıları ve liderlik pratiklerini yeniden şekillendiren stratejik bir zorunluluktur. Bu kitap, geleneksel yöntemleri açıklamakla birlikte, dijital dönüşüm olgusunu yönetim bilimi perspektifinden ele alarak kavramsal çerçeve, güncel yaklaşımlar ve uygulama örneklerini bütüncül bir bakış açısıyla sunmaktadır. Dijitalleşmenin karar alma süreçlerine, örgüt kültürüne, insan kaynakları yönetimine, mali süreçlere, pazarlama faaliyetlerine ve kurumsal performansa etkileri bilimsel temellerle analiz edilmektedir. Bununla birlikte, günümüz örgütlerinin karşı karşıya kaldığı çevresel sorumluluklar, yeşil örgütsel davranış ile dijitalleşmenin hızlandırdığı uzaktan çalışma modellerini bütüncül bir bakış açısıyla ele almaktadır. Akademik literatürle uygulama alanı arasında güçlü bir köprü kurmayı amaçlayan eser; lisans ve lisansüstü öğrenciler, araştırmacılar ve uygulayıcı yöneticiler için önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Değişimi doğru anlamak ve yönetmek isteyen herkes için yol gösterici bir çerçeve sunmaktadır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
Duygular Kitabı
Duygular insanın olduğu her yerde ve her anda davranış mekanizmasının önemli bir belirleyicisi durumundadır. Bu durum duygulara olan akademik ilgiyi artırmıştır. Ancak duyguların sebep, sonuç ve süreçlerini anlamak tek bir disiplinin araştırma sınırlarını aşmaktadır. Yirminci yüzyıl başlarından itibaren duygu araştırmaları çok boyutlu hale gelmiştir. Günümüzde farklı disiplinlerden çok sayıda araştırmacı duygular üzerinde çalışmaktadır. Bu bakımdan araştırma alanına “duygubilim” adı verilmesi önerilmektedir.
Son bir asırda duygular üzerinde yapılan araştırmalar önemli miktarda bilgi birikimi sağlamıştır. Herhangi bir diplinin bakış açısıyla yapılacak bir duygu araştırması, söz konusu bilgi birikiminden faydalanmalıdır. Duygular Kitabı, duygubilim araştırmalarında ihtiyaç duyulan devasa alanyazına açılan bir pencere olarak değerlendirilebilir. Kitap felsefe, fizyoloji, psikoloji, sosyoloji, sağlık ve örgütsel davranış gibi çeşitli disiplinlerde, duygularla ilgili kavram, kuram ve araştırmalardan elde edilen sonuçları bir araya toplamayı amaçlamıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Global Ekran ve Kültür
Günümüzde toplumsal kültür, gündelik hayatın akışı içerisinde yüz yüze insan etkileşiminin ötesinde çeşitli medya araçlarının ekranları üzerinden ve ekran etkileşimi yoluyla sürdürülmekte ve dönüştürülmektedir. Kitap kapsamında son dönemin en popüler dijital platform dizilerinden olan Squid Game ve benzeri dijital içeriklerle tüketim kültürünün etkileşimi; Türkiye’deki gündüz kuşağında yayınlanan ve izlenme oranları yüksek reality programları ve buralara konu edilen bireylerin mahremiyet, otorite ve itaat kavramlarına dair algılarının dönüştürülmesi; TRT Kûrdi gibi Kürtçe yayın yapan bir devlet televizyonunun yayın içerikleri ile kültürel kimliğin etkileşimi; Disney gibi büyük bir animasyon şirketinin tüm dünyadaki izleyiciye sunduğu prenseslik anlatıları üzerinden belirli toplumsal cinsiyet temsillerini ve kapitalizm ideolojisini türetmesi; medya içeriklerini tüketen izleyicilerin karakterler ile kurdukları duygusal ve tek yönlü bağın, yani parasosyal etkileşimin dijitalleşmeyle beraber yeniden şekillenmesi; ve son zamanlarda faydalı bir kişisel gelişim yöntemi olarak tercih edilmekte olan dijital radyo platformlarının, podcast hizmeti ile postmodern dünyada eğitim alanını ve deneyimini dönüştürmesi gibi günümüzde Türk toplumunun zihniyetini/zihniyetlerini türeten, şekillendiren ve de dönüştüren farklı ekran içerikleri ve bunların kültürel dönüşüme etkileri ele alınmaktadır
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Bolu Folklorunda Mâniler
Türk sözlü geleneğinin önemli türlerinden biri de manilerimizdir. Anonim Türk halk edebiyatı ürünü olan ve tek dörtlükten müteşekkil bulunan bu şiir türü, bugün dahi Türklerin yaşadıkları bütün coğrafyalara hâkim konumdadır. Manilerimiz Anadolu sahasında yapı ve muhteva bakımından oldukça zengin bir durumdadır. “Bolu Folklorunda Maniler” adlı kitap çalışmamız bir yerde bunun ispatıdır. 2016-17 yıllarında Bolu ili, ilçeleri ve köylerinden derlemeler yoluyla elde ettiğimiz manilerden 2100 kadarını kitabımızda değerlendirdik. Derlenen malzemenin bolluğu konularına göre manilerimizi sınıflandırırken de kendisini göstermiş ve manilerimizi konularına göre 34 farklı başlık altında değerlendirme imkânımız olmuştur. Bununla birlikte Bolu folklorunda mani söyleme geleneğine dair de önemli verileri kitabımıza almış bulunmaktayız. Bolu ilinde yaşamakta olan 214 kaynak kişinin aktardığı 2100 adet maninin bir araya getirilerek oluşturulmuş olan bu çalışmanın Türk folklor çalışmalarına ve halk kültürümüze faydalarının olması ümidiyle Türkoloji dünyasına arz olunur.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
FASÎH AHMED DEDE DÎVÂNI BAĞLAMLI DİZİN VE İŞLEVSEL SÖZLÜĞÜ
Fasih Ahmed 17. Yüzyıl Osmanlı sahasında yetişmiş, kendi döneminde ve kendisinden sonraki yüzyıllarda yaşamış pek çok şairi etkilemiş usta bir sanatçıdır. Klasik Türk edebiyatında çeşitli alanlarda oluşturduğu eserleriyle ön plana çıkmış ve şairliğinin yanı sıra sanatın birden çok türünde eserler vermiştir.
Eser sayısı ile dikkat çeken Fasih Ahmed aynı zamanda oldukça hacimli mürettep bir divana da sahiptir. Çalışmamıza konu olan eseri de bu divanıdır. Divandaki manzumeler TEBDİZ sistemine girilerek kelime veya kelime guruplarının bağlamsal anlamları ile birlikte işlevsel dizini ortaya çıkarılmıştır.
TEBDİZ projesi ile araştırmacılara klasik Türk edebiyatı metinlerinin söz varlığının ortaya konması, bu metinlerin tanınması, anlaşılması ve karşılaştırılması gibi birçok hususta imkân sunma amacı güdülmektedir.
Fasîh Ahmed Dede Dîvânı Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü adıyla çalışılan söz konusu eser yapılan araştırmalar neticesinde oldukça hacimli bir örnek teşkil etmiştir. Kitaba konu olan bu eserin tamamını kitap hacminde yayınlamak oldukça zor olacağından her harfle ilgili sınırlı sayıda örnekler verilerek, eser baskıya hazırlanmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Kültürümüzde Manzum Yağmur Duaları
Yağmur bütün din, inanç ve kültürlerde hayatın varlığı, bereketin simgesi İlâhî bir lütfun göstergesi sayıldığı gibi kuraklık da aynı İlâhî gücün bir cezası olarak kabul edilir.
İslam toplumları Hz. Peygamber’in yolundan giderek kıtlık zamanlarında toplu olarak yağmur duasına çıkmışlar ve çeşitli dualar okumuşlardır. Bu yağmur duası törenleri geniş bir coğrafyada farklı şekillerde icra edilmektedir. Bu dinî etkinliklerdeki duaların bir kısmı genellikle vezinli ve kafiyeli manzumeler olup çok kuvvetli olmasa da edebî yönleri de bulunmaktadır.
Bunlar Anadolu’nun çeşitli yerlerinde hâlâ yağmur duası törenlerinde okunmaktadır.
Bu çalışmada -tespit edildiği kadarıyla- Anadolu’nun bazı yörelerinde okunan manzum yağmur duaları yer almaktadır. Bu manzumeler, bir ibadet anlayışıyla kıtlık zamanlarındaki yağmur duası törenlerinde salt şiir olarak değil, belli ezgilerle dua/ilahî niyetiyle okunurlar. Böylece halkın, dinleyenlerin duygu dünyası ve maneviyatı güçlendirilmiş olur.
₺190,00
KİTAP TANITIMI
Bruno Etienne Sosyolojisinde Müslüman Toplum
Bruno Etienne’in sosyoloji çalışmalarını ve özellikle Müslüman toplumlara bakış açısını ele alan bu eserde, yazar Batı merkezli sosyolojik yaklaşımların eleştirisini ve İslam toplumlarına özgü sosyolojik analizleri sunmaktadır. Kitap, Batının İslam toplumları üzerindeki egemen bakış açısını sorgularken, bu toplumların kendi iç dinamiklerini ve Batı ile olan etkileşimlerini de incelemektedir. Bruno Etienne’in geniş çaplı analizleri, Müslüman toplumları anlama konusundaki benzersiz yaklaşımını yansıtmaktadır. Etienne’in çalışmaları, din, laiklik ve toplumsal uyum gibi konulara odaklanırken, Fransa ve Kuzey Afrika’daki Müslüman topluluklar üzerine yaptığı araştırmalarla da bilgi sağlamaktadır. Dr. Neslihan Er tarafından kaleme alınan bu eser, akademik ve ilgili tüm okurlar için değerli bir kaynak niteliği taşımaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Geçmişten Günümüze Amerika Birleşik Devletlerinin Ortadoğu Politikaları
Ortadoğu, birçok bakımdan dünyadaki en önemli, önemli olduğu kadarda en sorunlu bölgelerinin başında gelmektedir. Orta Doğu bölgesinin en önemli ve en sorunlu bölge olması yanında, sahip olduğu doğal kaynaklar ve etnik-dini çatışmaların merkezi olması onu bir çekim merkezi yapmış ve sürekli göz önünde olmasını sağlayarak büyük güçlerin dikkatini üzerine çekmiştir. Özellikle, Soğuk Savaşın bitmesinden hemen sonra ABD’in türlü bahanelerle en önemli müdahale alanlarından birisi hiç kuşkusuz ki Orta Doğu olmuştur.
Bölgede Arap baharı ile başlayan ve bu olayların İslam dünyasında yol açtığı kritik değişimi hassasiyetle mercek altına alan ABD, İsrail-Arap uyuşmazlığındaki yeni çözüm yollarında diplomasiyi ön planda tutan bir duruş sergilemeye devam etmektedir. ABD, Orta Doğu politikasını İsrail’in ve bölgeye yerleştirdiği askeri varlığının güvenliği üzerine kurgulamaktadır. Ayrıca en önemli başarı kriterleri olarak ta Irak’ın istikrarı ve İran’ın nükleer silahlara sahip olmasının engellenmesini görmektedir.
ABD’nin Orta Doğu bölgesindeki dış politikalarının Güçler Dengesindeki değişime bağlı olarak sürekliliğini muhafaza ettiği, bununla birlikte Rusya ve Çin ile rekabet hâlinde zaman zaman şiddetlendiğini ve gereğinde askerî kuvvet kullanıldığını belirtmek gereklidir.
Bu kitap, geçmişten günümüze ABD’nın Orta Doğu politikaları değerlendirilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Davranışsal Maliye Yaklaşımları İle Vergi Uyumunun Artırılması
Kamu hizmetlerinin en önemli gelir kaynağı vergilerdir. Mükelleflerin vergi uyumunu artırmak için yapılan çalışmalarda, klasik ekonomik modellerin yanı sıra psikolojik ve davranışsal modellerden de faydalanılmaya başlanmıştır. Davranışsal içgörü araçları vasıtasıyla oluşturulan davranışsal maliye yaklaşımları, kamu politikası tasarım sürecinde yeni ve etkili bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Davranışsal maliye yaklaşımlarıyla mükellefler üzerinde herhangi bir zorlama ya da baskı olmadan, düşük maliyetli ve basit yöntemler kullanılarak vergi kaçırma ve vergiden kaçınma davranışlarının önüne geçilebilmektedir. Söz konusu çalışmada dünya genelinden seçilmiş 17 ülkedeki davranışsal yaklaşımları içeren vergi uyumu konulu araştırmalar derlenmiştir. İlgili çalışmalarda hangi yaklaşımlardan faydalanıldığı incelenmiş; bu çalışmalar referans alınarak Türkiye’de gerekli birimlerin kurulmasının ve çalışmaların yapılmasının vergiye gönüllü uyumu artıracağı sonucuna ulaşılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
YÖNETİM VE İNSAN İÇİN GÜÇLENDİRME
Çalışanların güçlendirilmesi, işletmeler ve yöneticiler için insan unsurunun değerini artıran uygulamaları kapsamaktadır. Nitelikli çalışanların işletme içindeki varlığı insan kaynağının çok önemli hale geldiği iş dünyasında ve yaşanan rekabet savaşlarında daha iyi anlaşılmaktadır. Rekabette bir adım önde olmak isteyen yöneticiler güçlendirmeyi sahiplenmeli ve çalışanlarını güçlü kılmanın yollarını aramalıdırlar.
Yönetim uygulamaları insan odaklı olduğu müddetçe işletme içindeki karşılıklı güç ilişkilerinde çalışanların güçlendiği görülecektir. Güçlenen çalışanın işini severek yapması, kişisel gelişimini ilerletmesi, karar alma süreçlerine aktif katılım göstermesi, işletme için daha etkin ve verimli çalışması güçlendirmenin beklenen sonuçları arasında yer almaktadır.
Elinizdeki bu kitap güçlendirmeyi yönetsel açılardan inceleyerek çalışanlara, yöneticilere ve işletme sahiplerine güçlendirmeyi tanıtma ve gücün çalışanlarla paylaşılmasıyla ilgili bilgiler sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Stratejik Birleşme ve Satın Almalar
Günümüzde gittikçe artan ticaret ve yatırım hacmi, teknolojik gelişmeler ve değişen tüketici eğilimleri, rekabetçi şirketleri gerek kendi ulusal pazarlarında gerekse uluslararası pazarlarda başarılı olmak için farklılaşan stratejiler izlemek zorunda bırakmıştır. İşletmelerin küresel pazarda daha iyi rekabet edebilmeleri ve etkinliklerini artırabilmeleri için, tüm dünyanın pazar olarak düşünülmesi, bunun gereği olarak da şirketlerin büyüme hedefli olmaları ve bu amaçla çeşitli büyüme stratejileri izlemeleri gündeme gelmiştir. Şirket birleşme ve satın almaları, bir dışsal büyüme stratejisidir.
Bu yoğun rekabet ortamında şirketler tarafından gerçekleştirilen birleşme ve satın almalar, sadece bu şirketleri değil, aynı zamanda diğer bir çok kesimi de etkilemektedir. Birleşme ve satın almanın niteliği ve sürecin nasıl yürütüleceği ile ilgili alınacak kararların büyük riskleri de bulunmaktadır. Alınan kararlar sadece birleşme ve satın alma işlemine konu olan şirketlerle ilgisi olan yatırımcılar, hissedarlar, çalışanlar ve yöneticiler dışında, borçlulardan devlete kadar uzanan geniş bir gurubu etkilemekte, doğrudan veya dolaylı olarak etkileyecek sonuçlar yaratmaktadır. Bu nedenle, birleşme ve satın almaların her yönüyle detaylı şekilde ele alındığı bu çalışmanın, öncelikle bu gruplara, daha sonra konuya ilgi duyan kişilere, akademisyenlere, lisansüstü eğitim alan kişilere yol gösterici ve aydınlatıcı olacağını düşünmekteyiz.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, Bahao
Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, Mustansar Hüseyin Tarar’ın mitolojiyle tarihi, gerçeklikle efsaneyi ustalıkla harmanladığı benzersiz bir anlatı sunar. Kayıp Sarasvati Nehri’nin izinde ilerleyen roman, İndus Vadisi Uygarlığı’nın karanlıkta kalan yönlerini, eşsiz bir estetikle görünür kılar. Proto-Dravidce’den Urducaya uzanan anlatım dokusu ve Tarar’ın cesur biçimsel tercihleri, okuru hem kadim bir dünyanın içine çeker hem de kültürel hafızanın derinliklerinde dolaştırır.
Ghaghara Nehri kıyısında yaşayan romanın başkarakteri Paruşni, hem köyün sıradan bir sakini hem de sorgulayıcı ve direnen bir figürdür. Eser, bir nehrin kuruyuşuyla birlikte sarsılan bir toplumun acısını, direncini ve umudunu taşır. Tarar’ın çarpıcı üslubu, geçmişin bu kayıp coğrafyasını bugünün çevresel ve toplumsal kırılmalarına bağlar. Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, hem unutulmuş bir medeniyetin hem de insanlığın değişmeyen kaderinin izini süren, etkileyici ve evrensel bir roman.
₺470,00
KİTAP TANITIMI
TÜKETİM KÜLTÜRÜ BAĞLAMINDA TELEVİZYONDA REALİTE ŞOV PROGRAMLARI
Alandaki orijinal ve temel çalışmalardan yararlanılarak hazırlanan bu çalışmayı okuyan bir kişi, genel olarak realite şovların ne olduğunu, nasıl olduğunu tam ve doğru bir şekilde öğrenip anlayabilmeli; özel olarak da realite şovların içeriğinin nelerden oluştuğunu ve kapsamının ne olduğunu görmelidir. Bu kitapta farklı akademik ilgi ve birikime sahip kişiler için anlaşılır olabilmek amacıyla özellikle dilin sade tutulmasına özen gösterilmiştir.
Özetle çalışmada, egemen olanın izleyici üzerinde otorite kurmasını sağlayan toplumsal normların yeniden üretiminde önemli rol oynayan medya, realite şovlar aracılığı ile izleyiciye, belirli bir çerçeve içinde kendi televizyon gerçekliğini oluştururken tüketim toplumuna yeni popüler ürünler yaratmaktadır. Bu ürünlerin sunumu ise izleyicinin sevdiği karakterlerden anlatıcı/sunucu seçilerek ikon (bilirkişi) oluşturulmaktadır. Evim Şahane programında da görülmektedir ki, mobilya sektörünün popüler ürünleri, yoksulluk ya da zenginlik gözetilmeksizin sunulup, toplumsal cinsiyet normları da egemene göre yeniden üretilmiştir.
Son olarak, bundan sonraki dönemlerde konuyla alakalı çalışma yapmak isteyen araştırmacılar, realite şov programlarının etkilerini diğer televizyon programlarının etkileriyle, ülkemizde yayınlanan realite şov programlarıyla diğer ülkelerde yayınlanan realite şov programlarını kıyaslamaya ve realite şov programlarının toplum ve birey üzerindeki olumsuz etkilerini önlemeye, ayrıca programda sponsor firmaların kullandıkları ürün yerleştirmeye yönelik çalışmalar yapabilirler.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Dar Mükellef Kurumların Vergilendirilmesi
Dar mükellefiyet, Türk vergi sisteminde gelir üzerinden alınan vergilerde uygulanan iki mükellefiyet türünden biridir. Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olmayan yabancı mukimi sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıkları Türkiye kaynaklı kazanç veya irat elde ettiklerinde dar mükellef olmaktadır.
Dar mükellefiyet müessesesi, devletin vergilendirme yetkisini tesis etmesi, çifte vergilendirmeyi önlemesi, ülkeye yabancı sermaye ve teknoloji girişini sağlaması gibi çeşitli temel faydalar sağlamaktadır.
Kitapta devletin vergilendirme yetkisinin sınırının ne olduğu, nerede başlayıp bittiği, dar mükellef kurumların nasıl vergilendirildiği, özellikle dijital dünyada faaliyet gösteren kurumların nasıl vergilendirildiği sorularına cevap verilmektedir. Bu kitap maliye, vergi hukuku, uluslararası vergi hukuku ve dijital ekonominin vergilendirilmesi konularına ilgi duyan okuyuculara hitap etmektedir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
ON THE FUTURE OF OUR EDUCATIONAL INSTITUTIONS HOMER AND CLASSICAL PHILOLOGY
“On the Future of our Educational Institutions” comprehends a series of five lectures delivered by Nietzsche when Professor of Classical Philology at B?le University. As they were prepared when he was only twenty-seven years of age, we can scarcely expect to find in them that broad, “good European” point of view which we meet with in his later works. These lectures, however, are not only highly interesting in themselves; but indispensable for those who wish to trace the gradual development of Nietzsche’s thought.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
I. Ulusal Samsun Coğrafya Sempozyumu 2-4 Nisan 2026
- Ulusal Samsun Coğrafya Sempozyumu – Özet Bildiri Kitabı, 2–4 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen sempozyumda sunulan bilimsel çalışmaların bir araya getirildiği kapsamlı bir çalışmadır. Türkiye’nin farklı üniversite ve şehirlerinden araştırmacıları Samsun’da buluşturan sempozyum; jeomorfoloji, klimatoloji, biyocoğrafya, afetler, kentleşme, yerleşme, turizm, kültür, tarım, arazi kullanımı ve Coğrafi Bilgi Sistemleri gibi coğrafyanın farklı çalışma alanlarına ilişkin güncel araştırmaları bir araya getirmektedir.
Samsun’un kıyıları, deltaları, sulak alanları, topoğrafik özellikleri ve kentsel-kırsal yerleşmeleri üzerinden sunduğu zengin araştırma ortamı da çalışmanın önemli boyutlarından biridir. Bilimsel bilgi ve deneyimin paylaşılmasına, güncel araştırmaların tartışılmasına ve akademik iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sunan eser, Türkiye’de coğrafya alanındaki güncel bilimsel yönelimleri toplu biçimde ortaya koymaktadır.
KİTAP TANITIMI
Modern İş Dünyasının Sessiz Çığlığı: SESSİZ İSTİFA
Sessiz istifa, günümüz iş dünyasında giderek yaygınlaşan ve sıklıkça ifade edilmeye başlayan bir kavram haline gelmiş durumdadır. Örgütler ve çalışanlar açısından sessiz istifa kavramının anlaşılması ve nasıl baş edileceği hususunun bilinmesi gerekmektedir. Bu kitap, kavramın ne anlama geldiğini, nasıl ortaya çıktığını ve iş dünyasında nasıl bir etki yarattığını detaylı bir şekilde açıklayabilir. Bu sayede, hem çalışanlar hem de işverenler konu hakkında daha bilinçli hale gelebilirler. Modern iş dünyasında, özellikle pandemi sonrası dönemde, çalışanların iş hayatına bakış açısı ve beklentileri büyük ölçüde değişmiş durumdadır. Bu nedenle, bu olgunun iş dünyasını nasıl şekillendirdiğini ve gelecekte nasıl etkiler yaratacağını anlamak büyük önem taşımaktadır. Sonuç olarak, sessiz istifa konusundaki bir kitap, bu önemli kavramı derinlemesine ele alarak hem çalışanlara hem de işverenlere değerli bilgiler ve pratik çözümler sunabilir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Önceki Öğrenmenin Tanınması
Bu kitapta yükseköğretime yeni açınımlar getirmesi beklenen bu paradigmadan yararlanılmasına yönelik ulusal bir politika önerisi belirlenmesi amaçlanmıştır. Kitapta önceki öğrenmenin tanınması (ÖÖT) ile ilgili kavram, terim, model ve kuramlar alanyazın taraması yoluyla açıklandıktan sonra dünyada ve Türkiye’deki mevzuat ve uygulamalar incelenmiştir. Bununla birlikte, öğrenenlerin ÖÖT üzerine olan farkındalıkları örnek iki gruba yönelik olarak araştırılmış ve bulgular anket ve görüşme tekniği ile toplanan verilerin analizi ile elde edilmiştir. ÖÖT ile ilgili Türk yükseköğretiminde politika ve uygulama bağlamında yapılması gerekenler hakkında ise uzman görüşlerine başvurulmuştur. Konu ile ilgili uzman görüşleri, görüşme tekniği ile toplanan verilerin analizi ile belirlenmiştir. Sonuç olarak tespit edilen bulgulardan hareket edilerek ulusal bir ÖÖT politikası geliştirme bağlamında önerilerde bulunulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
GÜNCEL YAKLAŞIMLARLA KALİTE VE KALİTE YÖNETİM SİSTEMLERİ
21. yüzyıldaki gelişmeler, işletmeleri bir taraftan maliyet azaltmaya diğer taraftan da pazar içerisinde rekabet mücadelesine doğru itmektedir. İşletmelerin böyle zorlu bir ortamda hedeflerine ulaşabilmeleri için odaklanacakları anahtar araç Kalitedir. Kalite kavramının işletmelerde iyi bir şekilde anlaşılıp uygulanması önemli bir husustur. Bu noktada yöneticilerin kalite yaklaşımlarını ve araçlarını benimsetip işletme çapında yaygınlaşmasını sağlamaları gerekmektedir. Aynı zamanda kalite konusundaki yeni yaklaşımlar ve yeni teknolojilerin de takip edilmesi kurumun pazardaki var olma mücadelesine katkıda bulunacaktır.
Bu kitapta, kalite felsefesi, kalite kontrol, kalite güvence, standartlar ve standardizasyon ile ilgili temel kavramlar anlatılmaya çalışılmıştır. Özellikle üzerinde durulan konu kalite yönetim sistemleri ve bu konudaki güncel sürümün getirdiği risk temelli yaklaşımdır. Bu konunun odağı olan ISO 9001:2015 standardının, Yüksek Seviyeli Yapısı ve sistemin entegrasyonu için ihtiyaç duyulan faaliyetler üzerinde durulmuştur. Son olarak günümüze kadar olan süreçte, üretim dönüşümleri ve dördüncü sanayi devrimi ile kalitede meydana gelen değişimlere değinilmiştir.
Bu kitap, kalite konusundaki güncel gelişmeler ile ilgili bilgi sahibi olmak isteyen öğrencilere, çalışanlara ve akademisyenlere yönelik olarak hazırlanmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Misyonerlerinin Türkiye’deki̇ Sağlık Faaliyetleri̇ (1833-1923)
19. yüzyıl Osmanlı coğrafyasında birçok misyoner örgütün etkin olduğu çağdı. Bu dönemde en etkili çalışma yapan, dünya coğrafyasına kısa sürede yayılan 27 Haziran 1810’da Boston’da kurulan ve 1820 yılında Osmanlı topraklarına ilk misyonerlerini gönderen Protestan misyoner örgütü, ABCFM ya da Amerikan Board olarak adlandırılan, American Board of Commissioners for Foreign Missions’dır. Doğu ülkelerinde misyoner faaliyetlerinin etkin bir biçimde sürdürülmesinde en önemli yöntemlerden biri de sağlık misyonerliği olarak görülmektedir. Sağlık misyonerleri süreç içerisinde kutsal konularda vaizlerden daha zor görevler üstlenmişler ve gittikleri ülkelerde tıp bilgileri sayesinde ulaşılmaz sanılan kesimlerle iletişim kurma olanakları bulmuşlardır. Bu çalışmada Amerikan Board teşkilatının bugünkü Türkiye sınırları içerisinde 1833’ten 1923 yılına kadar sağlık alanında yapmış olduğu faaliyetler ele alınmaktadır. Misyonerlerinin yapmış olduğu gezici sağlık misyonerliği, dispanser, hastane, tıp okulu, eczane ve hemşire sınıfları açmak gibi faaliyetleri; misyonerlik, din, siyasi ve tıp tarihi açısından değerlendirilmiştir. Misyoner etkinliğinin temel amacı, din ve eğitim çalışmalarında olduğu gibi, sağlık misyonerliğinde de öncelikle Protestan inancının yayılmasıdır. Çalışmada sağlık misyonerlerinin etkinlik gösterdiği bölgelerde, yönetim ve toplumla olan ilişkileri, etkileri ve çatışmaları üzerinde değerlendirilmeler yapılması amaçlanmıştır. Sağlık misyonerliğinin etkisi, misyona olan katkısı verilerle anlatılmaya çalışılırken, konunun tıp tarihi açısından önemi, Osmanlı tıbbına etkisi de değerlendirilmiştir.
₺455,00