KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Dijitalleşme ve Kayıtdışı Ekonomi
-

İngiliz Romanında İstila Gotiği
₺250,00 -

Türk Basınında Türk-Bulgar İlişkileri
₺340,00 -

İstanbul Basınında Kuva-yı Milliye Algılamaları (1918-1922)
₺950,00 -

Yeni Medya ve İletişim
₺275,00 -

Varto Alevileri
₺520,00 -

Uluslararası Hukuk Bağlamında İnsanlığın Ortak Mirası: Antarktik Doğal Kaynaklarının Küresel Yönetimi Örneği
₺210,00 -

TÜRKİYE’DE ASKER VE İDEOLOJİ
₺340,00 -

Türk Modernleşmesinin İdeolojik Analizi
₺235,00 -

Toplumsal Hareketler ve Sosyal Medya
₺380,00 -

THE ART OF LITERATURE
₺495,00 -

Tarihî Batı Türkçesi ve Doğu Türkçesinde -sA Biçim Birimi
₺650,00 -

Strategies for Developing and Strengthening Operational and Personal Capacities to Provide Support Services to Refugees
₺260,00 -

SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİNDE İŞBİRLİKLİ ÖĞRENME, ÖĞRENME STİLLERİ, AKADEMİK BAŞARI VE CİNSİYET İLİŞKİLERİ
₺275,00 -

Sinemada Dijital Dönüşüm Animasyon & Görsel Efekt
-

SANAL PARA UYGULAMA ORTAMLARI VE ETKİLERİ
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Carson McCullers’ın Yalnız Elleri
Carson McCullers’ın romanlarında kurguladığı hikâyeler bir bakıma bulanık bir göldür. Bu gölün ne derinliği ölçülebilir ne de içinde canlı olduğuna dair herhangi bir emare bulunabilir. McCullers’ın gözünden Amerika’nın güneyi de işte böyledir. Güney Gotiği’nin bu yalnız prensesi kendini tüm kusurları, yoksunlukları ve farklılıklarıyla okurunun önüne çıplak bir şekilde çıkarma cesaretini göstermiştir. McCullers’ın her romanında hayatının belli başlı dönemleri müthiş bir panoramik sergiyle okuyucularının gözleri önüne serilir. Bu kitapta ırksal, sosyal, fiziksel, cinsel ayrımcılık gibi belli başlı konulara incelikle değinen McCullers’ın eserleri daha derinlemesine anlaşılması, akademiye katkı sağlaması ve okura rehberlik etmesi için titizlikle analiz edilmiştir. Metinde yazarın incelemeye alınan romanları Yalnız Bir Avcıdır Yürek, Altın Gözde Yansımalar, Düğünün Bir Üyesi, Küskün Kahvenin Türküsü ve Kadransız Saat’tir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
BEŞERİ BİLİMLER EKSENİNDE GÜNCEL ARAŞTIRMALAR: KURAMLAR, KAVRAMLAR, UYGULAMALAR
Beşeri bilimlerin genel amacı, bilgeliği ortaya çıkarmak, insanlık tarihi kadar eski olan soruları ele almak, insanın yaşam ve var olma koşullarında karşılaştığı güçlükleri anlamasına yardımcı olmaktır. Beşeri Bilimler Ekseninde Güncel Araştırmalar: Kuramlar, Kavramlar, Uygulamalar başlıklı kitap çalışmamızın başlıca amacı, beşeri bilimlerin zengin farklılıklarını ortaya koymak ve kuramsal ve uygulamalı araştırmalar aracılığı ile evrensel bilgi birikimine katkıda bulunmaktır.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Dijitalleşme ve Kayıtdışı Ekonomi
Bu çalışmada dijitalleşme ve dijital ekonomi kavramı, dijital ekonominin özellikleri ve dijital ekonomi ile ilgili iş modelleri gibi konular ele alınmıştır. Ayrıca Dijital ekonominin gelişmesi sonucu elde edilen gelirlerin vergilendirilememesi ile meydana gelen kayıt dışılığın azaltılması ve bu gelirlerin yasal düzenlemeler sonucu kayıt altına alınması ve devletlerin kamu geliri elde etmesi için çözüm önerileri sunulmuştur.
Bu kitap, yazarın tarafımdan hazırlanan “Dijitalleşmenin Kayıt Dışı Ekonomiye Etkileri” isimli yüksek lisans tezinden türetilmiştir.
KİTAP TANITIMI
Padişah Kadınlar
Osmanlı’da harem ve sarayın iplerini tutan padişahlar değil, bilinenin aksine valide sultanlardır. Haremde padişah oğulları için cariyeler seçen, onları oğullarına istedikleri zaman takdim eden; haremi evirip çeviren, orada bir saltanat kuran yine valide sultanlardır. Onlar sadece haremi değil, sarayı, başta padişah oğulları olmak üzere veziriazamlar ve diğer devlet yöneticilerini de gerektiğinde yönlendiren kadın siyasetçilerdir. Valide sultanlık kurumunu temsil eden on dokuz valide sultanın hayatı bu kitapta kronolojik olarak ele alınmıştır. Belgesel kıvamında okunabilecek bu kitap, aynı zamanda farklı bir açıdan Osmanlı siyasi tarih okuma önerisidir.
Bu çalışmanın iddiası valide sultanların kendi dönemleri için esasında padişah kadınlar olduğudur: Tahtta oturan oğulları yanında sultan/padişah valideler. Siyaseti elinde tutan valide sultanlar nasıl oldu da padişah kadın oldular? Padişah kadınlar, valide sultanlar kavramından daha kuşatıcı ve açıklayıcı olabilir ve kitabın merkezi iddiası da tam olarak burasıdır. Yine padişah kadınlar, daha ötesi siyasete yön veren, Osmanlı yönetiminde hiç de arka planda değil, aksine oğulları ve bürokrasi üzerinde birer baskı aracı olan; siyaset, ekonomi ve toplumsal hayat üzerinde etkili kadınlar saltanatını anlatmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
ULUSLARARASILAŞMA VE BÜYÜME
Küreselleşme eski mi? yeni mi? tartışmaları sürerken, piyasalarda uluslararası hareketliliğin arttığı izlenen bir gerçektir. Bu uluslararasılaşma süreci ise ülke ekonomilerinde birçok yapısal değişimlere sebep olmaktadır. Nihai gayesi ekonomik büyümenin sağlanması olan ülkeler, uluslararası hareketlilikten kazançlı çıkmanın yollarını aramaktadırlar. Bu amaçla özellikle 1980li yıllardan sonra içlerinde Türkiyenin de olduğu serbest piyasa düzenini tercih eden ülkelerin artması, dışa açık büyüme politikalarının da artmasına sebep olmuştur. Sonuç olarak uluslararası hareketlilik artmış, bazı ülkelerin diğer ülkelere göre neden daha hızlı büyüdüğü ve benzer kaynak yapısına sahip ülkeler arasında neden büyüme hızlarının farklılık gösterdiği gibi sorular ortaya çıkmıştır. Bu soruların cevapları ülkelerinliberalleşme ve gelişmişlik düzeyi çerçevesinde aranmaya başlanmıştır. Bu çalışmada uluslararasılaşma sürecinin ekonomik büyüme üzerindeki etkileri incelenerek, bazı ülke ve ülke gruplarının uluslararasılaşma düzeyleri ile ekonomik büyüme seyirlerinin değerlendirilmesi yapılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Çok Partili Dönemde Samsun’da Siyaset ve Ekonomi (1945-1960)
Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu 1923 yılından 1945 yılına kadar, yaklaşık yirmi iki yıl tek parti iktidarında idare edildi. 1924 ve 1930 yıllarında iki kez çok partili sisteme geçiş denemesi yaşanmışsa da sürdürülebilmesi mümkün olmadı. 1945 yılında meclis dışından MKP, 1946 yılında ise CHP’den kopan milletvekillerince kurulan DP ile Türkiye’de çok partili siyasal düzen başladı. 1945-1950 yılları arası dönem CHP iktidarının çok partili yılları olarak tarihe geçerken, 1950-1960 yılları arası dönem DP hükümetlerinin iktidar yılları olarak tarihe geçti.
1950 yılında iktidarını DP’ye devreden CHP hükümetleri ile iktidarın yeni sahibi olan DP hükümetleri döneminde siyaset ve ekonomi alanlarında pek çok değişim yaşandı. DP iktidarlarının tatbike koyduğu siyaset ve ekonomi politikası tüm Türkiye’yi etkilediği kadar şehirler açısından da büyük dönüşümleri beraberinde getirdi.
Eserde CHP hükümetleri dönemi Samsun’unun siyasi ve ekonomik hayatının panoraması sunulurken, bu dönem ile DP hükümetleri döneminde uygulanan siyasi ve ekonomik politikalar arasındaki ilişki irdelenmektedir. Özellikle DP’nin uygulamaya koyduğu ekonomi politiğin Samsun yerelindeki izdüşümü araştırmanın temel meselesidir. DP hükümetlerinin ekonomik manada uygulamaya koyduğu yeniliklerin Samsun şehri üzerinde gösterdiği etkinin seçmen davranışlarına ne şekilde yansıdığı, ekonomik gelişmelerin Samsun siyasetini nasıl yönlendirdiği çalışmanın yanıtlamaya çalıştığı sorulardandır.
DP; Samsun yerelinde 1950 ve 1954 genel seçimlerinde seçmen tarafından oldukça yüksek oranda destek görürken, 1957 genel seçimlerinde Samsunlu seçmenden aldığı destek azaldı. DP’nin siyaseten yaşadığı bu düşüşün şehrin iktisadî alandaki durgunluğu ya da olumsuz seyriyle bir bağının bulunup bulunmadığı tartışılan önemli meseleler arasındadır.
1945-1960 yılları arasındaki Samsun’un siyasal ve ekonomik gelişmelerini konu edinen bu çalışma, şehir tarihine yapılan atıflarla Samsunlu seçmenlerin siyasal davranış biçimlerini de anlamlandırmaya çalışmaktadır.
₺910,00
KİTAP TANITIMI
Türk Sinemasında Öncüler
Altmışlı yıllar, Türk Sinemasının altın yılları olarak kabul edilir. ‘Sinemacılar Kuşağı’ diye bilinen bu dönem, hem nicelik hem nitelik bakımından en güçlü yapıtların ortaya çıktığı yıllardır. Bu yıllarda, özellikle dört yönetmenin filmleri öne çıkmaktadır; Metin Erksan, Lütfi Akad, Atıf Yılmaz, Halit Refiğ.
Erksan, Yılanların Öcü, Susuz Yaz ve Kuyu’da köy gerçekliğini çarpıcı biçimde beyaz perdeye taşırken, Acı Hayat, Ölümsüz Aşk ve Sevmek Zamanı gibi kent filmlerinde de, aşk teması üzerinden sınıf çatışmasını ve bu çatışmanın tarafı olan burjuvaziyi eleştirir. “Yeşilçam” kalıplarının dışına taşan, kendine özgü bir üslupla yapar bunu. Filmlerinde ayrıksı üslubunu yaratmayı başaran Metin Erksan, auteur deyince akla gelen yönetmenlerimizin başında gelir.
Metin Erksan’la birlikte, “Siyah beyazı” en etkili kullanan ve auteur sıfatını fazlasıyla hak eden Lütfi Akad, Türk sinemasının en önemli yönetmenlerinden biridir. Olağanüstü bir sadelikle, büyük anlamlar yaratabilen Akad, karakteri ve duruşuyla da örnek bir şahsiyettir.
Atıf Yılmaz ise; filmografisinin en önemli ve en çarpıcı kısmını 80 sonrası yaptığı, Müjde Ar’lı kadın filmleriyle oluşturur.
Halit Refiğ; Doğu Batı arasında entelektüel bir sinemacı. Ulusal sinemanın teorisini yazıp kavgasını yapmış olsa da, filmlerinde bunu ne kadar başardığı hep meçhul kaldı.
KİTAP TANITIMI
Joyce’un Çeviri Portresi
James Joyce, modernizm akımının önde gelen yazarlarındandır. Sıradışı anlatım tarzıyla yarattığı eserler, günümüzde bile birçok araştırmaya konu olmaktadır. Joyce, kendi yazınını epifaniler, göndermeler, bilinç akışı tekniği, iç monologlar, metinlerarasılık öğeleri, farklı dil kullanımları gibi unsurlarla tamamlarken, modernist edebiyata da büyük katkıda bulunmuştur.
İrlandalı yazar, kendi memleketiyle mücadelesini ve bir sanatçı olarak bağlarından kopuşunu, yarı- otobiyografik eseri Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi’nde anlatır. İlk olarak Murat Belge tarafından 1966 yılında Türkçeye çevrilen eserin, 2000’li yıllarla beraber yeniden çevirileri yapılmaya başlanmıştır.
Bu çalışma, Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi romanının 1966, 2013 ve 2015 yıllarında yapılmış üç çevirisinin karşılaştırmalı bir incelemesini sunmaktadır. Bu incelemede çevirilerde uygulanan stratejiler, bu stratejilerin dönemin baskın normlarıyla ilişkisi ve son olarak ortaya çıkan metinlerin konumlandırılması hedeflenmiştir. Eserlerde yoğun olarak uygulanan stratejiler belirlenip tartışılarak, okuyucuların ve araştırmacıların beğenisine sunulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Stratejik Birleşme ve Satın Almalar
Günümüzde gittikçe artan ticaret ve yatırım hacmi, teknolojik gelişmeler ve değişen tüketici eğilimleri, rekabetçi şirketleri gerek kendi ulusal pazarlarında gerekse uluslararası pazarlarda başarılı olmak için farklılaşan stratejiler izlemek zorunda bırakmıştır. İşletmelerin küresel pazarda daha iyi rekabet edebilmeleri ve etkinliklerini artırabilmeleri için, tüm dünyanın pazar olarak düşünülmesi, bunun gereği olarak da şirketlerin büyüme hedefli olmaları ve bu amaçla çeşitli büyüme stratejileri izlemeleri gündeme gelmiştir. Şirket birleşme ve satın almaları, bir dışsal büyüme stratejisidir.
Bu yoğun rekabet ortamında şirketler tarafından gerçekleştirilen birleşme ve satın almalar, sadece bu şirketleri değil, aynı zamanda diğer bir çok kesimi de etkilemektedir. Birleşme ve satın almanın niteliği ve sürecin nasıl yürütüleceği ile ilgili alınacak kararların büyük riskleri de bulunmaktadır. Alınan kararlar sadece birleşme ve satın alma işlemine konu olan şirketlerle ilgisi olan yatırımcılar, hissedarlar, çalışanlar ve yöneticiler dışında, borçlulardan devlete kadar uzanan geniş bir gurubu etkilemekte, doğrudan veya dolaylı olarak etkileyecek sonuçlar yaratmaktadır. Bu nedenle, birleşme ve satın almaların her yönüyle detaylı şekilde ele alındığı bu çalışmanın, öncelikle bu gruplara, daha sonra konuya ilgi duyan kişilere, akademisyenlere, lisansüstü eğitim alan kişilere yol gösterici ve aydınlatıcı olacağını düşünmekteyiz.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
JET-LAG
“JET-LAG” kitabı, özellikle uçuş ekiplerinin performansını artırmak, sağlıklarını korumak ve uçuş güvenliğini sağlamak için ileriye dönük çözüm önerileriyle kapsamlı bir rehber niteliğindedir.
Sürekli değişen zaman dilimleri ve yoğun çalışma saatleri; uçuş ekiplerinin, hatta yolcuların performansını ve sağlığını olumsuz etkileyen jet-lag sorununu beraberinde getirmektedir. Jet-lag, uzun seyahatler sonrası günlük yaşamı etkileyen yaygın bir sorundur.
Bu kitapta, jet-lag’ın fizyolojik ve psikolojik etkileri ele alınarak “JET-LAG ÖLÇEĞİ” geliştirilmiştir. Ölçek; araştırmacılar, seyahat edenler, uçuş ekipleri ve sağlık uzmanları için değerli bir araç niteliğindedir. Ölçeğin araştırmacılar tarafından yaygın biçimde kullanımı uçuş ekipleri başta olmak üzere tüm uzun uçuş yapanlar için bireysel ve kurumsal stratejiler geliştirilmesine yanı sıra teknolojik çözümler üretilmesine olanak tanıyacaktır.
Dr. Ahmet DENİZ
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Sağlık Çalışanlarının Kronizm Algısı Üzerine Etik Liderlik ve Psikolojik Sermaye İlişkileri
Bu kitap, hastane çalışanlarının kronizm, etik liderlik ve psikolojik sermaye ilişkilerini incelemektedir. Sağlık sektörünün zorluklarıyla başa çıkmaya çalışan sağlık çalışanlarının üst seviyede psikolojik sermaye düzeylerine sahip olması önemlidir. Bu sebeple kronizm ile mücadelede etik liderliğin rolü ve çalışanların psikolojik sermayelerini nasıl artırabilecekleri üzerine odaklanan bu eser, sağlık profesyonellerinin mesleki yaşamlarında daha sağlam bir temel oluşturmalarına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Hem akademik çevreler hem de uygulamacılar için değerli bir kaynak olan bu çalışma, sağlık hizmetleri yönetimi ve liderlik konularında derinlemesine bir bakış sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Ödüllü Yönetmenlerle Kısa Film ve Belgesel Üzerine Söyleşiler
Yüzyılın başından itibaren kendi imkânlarıyla imgesel ve belgesel filmler yöneten yazar, bu kitabında kendisi gibi bağımsız olarak film çeken yönetmenlerle gerçekleştirdiği röportajları bir araya topladı. Kitapta farklı türde film üretmiş ödüllü yönetmenlerle yapılan söyleşilerinin yanında Türkiye’de düzenlenen film festivallerinde görev almış akademisyen ve duayen isimlerin görüşlerine de yer veriliyor.
Kitabın sinemanın üvey evladı belgesel ve kısa film üretim sorunlarını dile getirmesi açısından az sayıdaki çalışmaya bir katkı sağlayabilmesi ve özellikle sinema eğitimi alan ve kendi filmini çekmek isteyen geleceğin yönetmenlerine küçük de olsa bir kıvılcım olması umuduyla…
₺260,00
KİTAP TANITIMI
RAÛFÎ DİVANÇESİ
Seyyid Ahmed Raûfî, 1657 (h. 1068) yılında Üsküdar’da doğmuş, mutasavvıf kimliğiyle ön plana çıkmıştır. Koca Sinan Paşa Camii civarındaki evinin yanında kurduğu tevhithanede irşat ile meşgul olmuştur. Raûfî Efendi, Halvetiye tarikatının Raufiyye şubesinin kurucusudur ve yaklaşık 20 kadar halife yetiştirmiştir.
Şiirlerini sade bir üslupla kaleme alan Seyyid Ahmed Raûfî’nin hemen hemen bütün şiirleri tasavvufî içeriklidir. Raûfî, Allah ve Hz. Muhammed aşkını coşkun bir şekilde terennüm etmiştir. Kâmil insan olma yolunda gerek müritlerine gerekse diğer insanlara öğütler verdiği, Müslüman bir bireyin nasıl davranması gerektiğini açıkladığı şiirleri; onun mürşit-i kâmil olduğunun ve şiiri öğretici bir araç olarak kullandığının göstergesidir.
Bu çalışmada, öncelikle Seyyid Ahmed Raûfî’nin hayatı, mutasavvıflığı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, daha sonra şairin Divançe’sinin hem biçimsel hem de içerik bakımından incelemesi yapılmış ve transkripsiyonlu metni ile dizini sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
BORÇLANMA, BÜYÜME VE KRİZLER
Gelişmiş ve Gelişmekte olan ülkeler için ekonomik büyüme her zaman iktisat politikalarının öncelikli amacı olmuştur. Ancak gelişmekte olan ülkelerin iktisadi büyüme amacının yanı sıra kalkınma amacını da gerçekleştirmeleri gerekmektedir. Bu ülkelerde tasarruf, yatırım ve sermaye birikiminin yetersizliği büyüme ve kalkınma için dış kaynağı zorunlu hale getirmekte ve borçlanma bir zorunluluk halini almaktadır.
Gelişmiş ülkeler tarafından daha az gelişmiş ülkelere sağlanan yardımlar ya da uluslarüstü finansal kuruluşlardan sağlanan krediler bu ülkelerin kaynak ihtiyacını karşılamada yeterli olmamıştır. 1970’li yıllarda önem kazanan finansal serbestleşme olgusu gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye girişlerini daha önce görülmemiş biçimde artırmıştır. Ancak bu durum aynı zamanda belli periyodlarla tekrarlanan finansal krizleri de gündeme getirmiştir. Bu çalışmada ekonomik büyüme, borçlanma, finansal serbestleşme ve kriz kavramları bir bütün olarak ele alınarak okuyucuya konu hakkında temel bazı bilgilerin sunulması hedeflenmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Şair Taşrada
Servet-i Fünûn hareketinin dikkat çekici şairlerinden biri olan Hüseyin Sîret, dönemin Tevfik Fikret, Mehmed Rauf, Samipaşazade Sezai, İsmail Safa ve Ubeydullah Efendi gibi önde gelen aydınlarıyla birlikte 20 Kasım 1899 tarihinde İstanbuldaki İngiliz Elçiliğine bir mektup takdim etmiştir. Bu mektupta genç Osmanlı aydınları, o sırada Afrikada Boerlerle savaşta olan İngiltereye desteklerini ve zafer temennilerini bildirmektedirler. Söz konusu mektup, saray tarafından haber alınınca küçük bir krize sebep olmuş ve bu aydınların bazısı sürgüne gönderilmiştir. İsmail Safa Sivasa, Ubeydullah Efendi Taife ve Hüseyin Sîret de Adıyamana sürgün edilmiştir.
Bu kitapta, Hüseyin Sîretin sürgününe sebep olan bu hadisenin iç yüzü, sebepleri ve cereyan şekli arşiv belgeleriyle ayrıntılı olarak anlatıldığı gibi Sîretin sürgün süreci de bütün detaylarıyla araştırılmıştır. 1900 başlarından 1901in sonlarına kadar yaklaşık bir buçuk yıl süren bu sürgün, Servet-i Fünûn şairi Sîretin gözünden dönemin Adıyamanı hakkında da önemli bilgi ve gözlemler içermektedir. Ayrıca şairin sanatına da etki eden bu sürgünün Sîretin şiirlerindeki izleri incelenmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Kentleşme Politikaları ve Konut Talebini Etkileyen Faktörler: Svec Analizi
Son dönemlerde Türkiye’de konut ve kentleşme kavramları, kentsel dönüşüm uygulamalarının da etkisiyle dikkat çeken konular arasında yer almaktadır. Oluşturulan plan ve programların temelinde yer alan ve öncelikli konulardan biri olan konut kavramı, bu kitabın ana konusunu oluşturmaktadır. Mikroekonomik açıdan konut piyasasının gelişimi ve makro açıdan ise konut piyasasının büyüme ile olan ilişkisi çalışmada yer alan konular arasındadır. Bununla birlikte çalışmada tanımlayıcı istatistiklere yer verilerek konut piyasası incelenmekte ve konut talebini belirleyen değişkenler ampirik bir modelleme ile tahmin edilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyatta Kadın ve Yemek: Metinsel Kesişimler
Yüzyıllardır süregelen kadın sorunsalı ve buna bağlı olarak toplumsal cinsiyet rolleri ile ilgili çalışmalar, Türkçe literatürde de oldukça hız kazanmış, yapılan çalışmaların sayısı zaman içerisinde büyük bir artış göstermiştir. Kadın ve yemek ilişkisine farklı açılardan ve değişik teorik arka planlardan yaklaşan; roman, şiir, öykü ve drama gibi edebiyatın muhtelif alanlarında yer edinmiş kıymetli eserleri, merkeze kadını ve yemeği alarak inceleyen çalışmalardan oluşan Edebiyatta Kadın ve Yemek: Metinsel Kesişimler isimli bu kitabın Türkçe literatüre önemli bir katkı sunacağı düşüncesindeyiz. Kadının mutfak ve yemekle eşleştirilmesi sonucu kadına ve erkeğe atfedilen toplumsal cinsiyet rollerini incelemesinin yanı sıra bu rollerin alaşağı edilmesiyle çıkarılabilecek sonuçların altını çizen bu kitap, Türkçe literatürde yer alan ilk derleme eser niteliğindedir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
SAVAŞ – GÖÇ – KADIN
Savaşlar insanlık tarihi kadar eski olup etnik, dini, siyasi, kültürel, politik, iktisadi problemleri ve hâkimiyet mücadelesini ortaya çıkaran bir olgudur. Göç ise savaşın yıkıcı etkileri sonrası insanları yaşadıkları coğrafyalardan koparan en acı gerçeklerden biridir. Bu bağlamda Osmanlı Devleti’nin XIX. ve XX. yüzyılında Balkan ve Kafkasya coğrafyasından Anadolu’ya savaşlar nedeniyle birçok göç gerçekleşmiştir. Söz konusu yüzyıllar içinde tabii olarak bu olumsuzlukların en ağır koşulları ile karşılaşmak durumunda kalanlar kadın ve çocuklardır. Savaşın ortaya çıkarmış olduğu mağduriyetler günümüz dünyasında ve Türkiye’de hâlâ etkisini devam ettirmektedir.
Elinizde bulunan bu kitap din, siyaset, sosyal ve kültürel hayat bağlamında kadını ele almakla birlikte, savaş ve göç eksenli ortaya çıkan birçok sorunu bilimsel veriler ışığında ele almayı amaçlamaktadır. Özellikle Osmanlı Devleti’nin son yılları ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında yaşanan göç ve buna bağlı olarak meydana gelen çok eksenli sorunlar multidisipliner olarak irdelenip ele alınmıştır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
GELENEK VE KİMLİK İLİŞKİSİ
İnsanoğlunun XVIII. asrı idrak etmesi ile birlikte, geleneğin dünyasından ve onun yönlendirici otoritesinden kopartılarak veya kurtarılarak özgür bir dünyaya çekildiğinden bahsedilir ki bu dünyanın adı günümüzde “modern dünya” olarak nitelenmektedir. Bu manada modern dönemin başlaması ile geleneksel dönem sona erdirilmiş; son üç asır da gelenek ve modern dünyaların çekişmesine ve mücadelesine terk edilmiştir. Kabul ettiğimiz bir gerçektir ki, son üç asır bütün dünyada büyük değişimlerin yaşandığı asırlar olmuştur. Tarım toplumundan sanayi toplumuna, köyden şehir hayatına, imparatorluktan ulus-devlet sistemine, halktan millete, ülkeden vatan anlayışına, kuldan vatandaşa, emperyalizmden kapitalizme, oligarşiden cumhuriyete ve daha niceleri bu son üç asırlık süreçte cereyen etmişlerdir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki gelenek sınırlandırılamaz. En modern dönem bile insanın üretme geleneğinin ürünüdür.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Hamzaname -I-
Bu neşirde İstanbul Üniversitesi, Nadir Eserler Kütüphânesi
Türkçe Yazmalar, Nu.1132deki Hamzanâme nüshası kullanılmıştır.
Eser, Hicrî 1268 Receb ayında istinsah edilmiştir.
Hz. Danyal’ın öldüğü gün, hamile olan karısı Şemse Bânû bir erkek çocuk dünyaya getirir. Bu doğan çocuk Hamzanâme’nin ana kahramanlarından biri olan Büzürcmihr’in (Hâce-i Dânâ) dedesi olan Câmasb’dır. Aynı zamanda yazmanın başında anlatılan Şahmaran hikayesinin de baş kahramanı olan Câmasb odunculuktan yetişme ilim ve irfan sahibi biri olup; Keyânilerin padişahı Keyhüsrev’in de sadrazamlığını yapmıştır. Keyhüsrev’in eski ve büyücü veziri Şemhûr’un da rakibi olan Câmasb vefat edince; geriye oğlu Baht Hammâl kalır. Ancak o da Şemhûr’un oğlu ve Keyhüsrev’in yerine padişah olan Keykubâd’ın baş veziri Şemun tarafından öldürülmüştür. Ancak karısı hamile olduğundan bir erkek çocuk doğurur. Çocuk hüsn ü cemal sahibi, yetenekli biri olduğundan kendine Büzürcmihr lakabı takılır.
Büzürcmihr, dedesi Danyal Aleyhisselamın verdiği bir kitap ve hırkası sayesinde ilim irfan sahibi, rüya tabirinde mahir, geçmiş ve geleceğe dair isabetli yorumlar yapan basiretli bir kişi olarak Medâyin hükümdarı Keykubât’ın huzuruna getirilir. Padişahın unuttuğu rüyasını ona hatırlatıp doğru tabir edince; babasının katili Şemun’un yerine Veziriâzam olarak atanır ve Hâce-i Dânâ olarak ün yapar.
KİTAP TANITIMI
The Teaching of History
This monograph will make no attempt to analyze the personality of the ideal teacher. It is assumed that the teacher of history has an adequate preparation to teach his subject, that he is in good health, and that his usefulness is unimpaired by discontent with his work or cynicism about the world. It is presupposed that he understands the wisdom of correlating in his instruction the geography, social progress, and economic development of the people which his class are studying. He is aware that the pupil should experience something more than a kaleidoscopic view of isolated facts. He recognizes the folly of requiring four years of high school English for the purpose of cultivating clear, fluent, and accurate expression, only to relax the effort when the student comes into the history class. He knows that the precision, logic, and habit of definite thinking exacted by the pursuit of the scientific subjects should not be laid aside when the student attempts to trace the rise of nations. Let us go so far as to assume a teacher who is both pedagogical and practical; scholarly without being musty; imbued with a love for his subject and yet familiar with actual human experience.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Avrasya’ya Yönelmek
Bu kitapta; Milli gücü oluşturan bileşenlerin, değişik kullanım vasıtaları ile nasıl daha güçlü olabileceği, Teorik ve Atatürk ilkeleri doğrultusunda uygulamalı yaklaşımlar; Küreselleşme ile birlikte ilerleyen yerelleşme süreçlerinde yaşanan güvenlik anlayışlarındaki hızlı değişmeler bağlamında, Türkiye’nin çevresinde olan sıcak çatışmalar, kitle imha silahlarının yayılması, bölücü, dinci terör ve mezhep savaşları, gerçek anlamda bir uluslararası ve ulusal güvenlik sorunu oluşturması ve bu durumun ulus devletler için değerlendirilmesi; Türk-Rus ilişkilerinin son dönemi ile özellikle Putin dönemi, birbirinden ayrı düşünülmeksizin politik, ekonomik ve güvenlik konuları çerçevesinde değerlendirilmesi ile Uzak ve yakın üçüncü ülkelerin bu ilişkilere etkilerinin ne olduğu; Türk-İran tarihsel rekabetinin, Büyük Atatürk’ün çabalarıyla emperyalizme karşı nasıl birlik amacı taşıyan bir dostluğa dönüştürüldüğü sorusu çerçevesinde; bölge dışı egemen güçlerin, “Büyük Ortadoğu projesi (BOP) gibi çalışmalarının nasıl engellenerek, birliktelik ve dostluğun sürdürülebilirliği; Türkiye’nin Balkan ülkeleriyle ilişkileri, Balkanların günümüzdeki parçalanmış durumuyla ortaya çıkan genel değerlendirmeler ve Yunanistan’la ilişkiler; Güney Kafkasya’da Kardeş Azerbaycan ve komşu Gürcistan ile ekonomik ve ticari ilişkilerimizin gelişimi incelenmiş, Ermenistan ile siyasi ilişki boyutu Ele alınarak; özellikle “egemen güçlerin” önümüze koydukları, geçen yüzyılın “Ermeni sorunun”da kısa ve uzun sürede neler yapılabileceği; Çin’in Hızlı ekonomik kalkınması, politik etkileri, insan potansiyeli ve özellikle askeri gücü, askeri gücünün potansiyeli, yıllar içinde askeri güç unsurunda meydanagelen değişmeleri; Japonya’nın Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine yönelik stratejik ve ekonomik ilişkileri, Japonya’nın tarihi ve günümüz politik parametreleri çerçevesinde değerlendirilerek; Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Özbekistan özelinde yapılan incelemelere yer verilmiştir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Beden İmgesi Esnekliğini Geliştirmeye Yönelik Grup Psikoeğitimi
Bedenimizle ilgili duyduğumuz rahatsızlıklar yaşamımıza anlam katacak yolda yürümemize engel teşkil etmekte midir? Eğer cevap evet ise, beden imgesi esnekliğimizin düşük olduğu kanısına varabiliriz. Bu kitap, bireylerin bedenleriyle ilgili rahatsızlıklarının onların yaşam anlamları önünde daha fazla engel teşkil etmemesi için geliştirilen bir grup psikoeğitim programını içermektedir. Kitapta sunulan psikoeğitim programının genç yetişkin bireylerin beden imgesi esnekliğini artırmada etkili olduğu deneysel çalışma ile ortaya konulmuştur. Sırf yüzünün çirkin olduğunu düşündüğü için arkadaşlarıyla daha az görüşen, oysa arkadaş ilişkilerine çok önem veren; her zaman “fit” olmak zorunda olduğu için çok uzun saatlerini spor salonunda geçirerek ilgi duyduğu geometri alanıyla ilgili çalışmalarını yürütemeyen; vücudundan memnun olmadığı için sunum yapmaktan sürekli olarak kaçınan ve çok sevdiği “öğretme, paylaşma” deneyimlerinden kendini mahrum eden; vücudundaki yara izinden rahatsız olduğu için denize girmekten kaçınan ve eğlencesine kısıtlama koyan genç yetişkinlere yardımcı olabilmek umudu taşınarak geliştirilen bu psikoeğitim programı, ruh sağlığı alanında uygulayıcıların doğrudan yararlanabileceği bir içerik sunmaktadır. Genç yetişkinler de kitabı bir kendine yardım kaynağı olarak kullanabilirler.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zekâ Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
Yapay Zekâ İnsanlık için Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
Tarihte hiç görülmemiş bir dönüşümün ortasında bulunuyoruz. İş yapışımız, günlük hayatımız, bireysel ilişkilerimiz, teknoloji kullanımımız, kısaca bir bütün olarak dönüşümün etkisi altındayız. Belki bunu çok fark etmiyoruz ama sadece on yıl öncesine baktığımızda neleri değişik yaptığımızı ve ne kadar farklı yaptığımızı görebiliyoruz. Dönüşümün de ortaya koyduğu gelişme ile birçok yeni teknolojiye eskisinden çok daha hızlı ulaşıyoruz. Bu teknolojilerin başında da yapay zekâ geliyor.
Yapay zekâ genel maksatlı bir teknoloji olarak karşımıza hemen her yerde çıkmaya başladı. Bu durumu çoğunlukla olumlu karşılasak da aklımızda birçok soru da beliriyor…
Bir fırsat mı, yoksa bir tehdit mi?
Yeteneklerimizi mi geliştirecek, yoksa bizi biz yapan özelliklerimizi mi köreltecek?
Korkmalı mıyız, sevinçle mi karşılamalıyız?
Karar almaya devam mı edeceğiz, yoksa tüm kararları makinelere mi bırakacağız?
Bunlar gibi birçok soru cevabını bekliyor. Henüz her soruya emin olduğumuz bir cevap veremesek de yapay zekânın gelişimini heyecanla takip ediyor, hayatımızın içinde kullanıyor ve iş alanında modellemeye başlıyoruz.
Öbür taraftan da insan olmanın ne olduğunu felsefi anlamda sorguluyor ve makinelerin nerede durması gerektiğine dair etik kurallar da üretmeye başlıyoruz.
Bu kitapta bu tartışmaları göreceksiniz.
Ayrıca yapay zekânın ne olduğundan, tarihçesinden, geçirdiği aşamalardan, bir birey ve kurum olarak ne anlama geldiğinden, kullanım alanlarından, stratejisinden ve sınırlarından bahsedeceğiz. Yapay zekâ ile karıştırılan kavramlara açıklamalar getireceğiz. Makine öğrenmesini inceleyeceğiz.
Bu heyecan verici yolculuğa çıktığınız için teşekkür ederim. Bu kitabın yapay zekâ hakkında temel anlamda bilgi sahibi olmak isteyenler için güzel bir başlangıç olmasını ümit ediyorum.
Paulo Coelho’nun dediği gibi; “Gidilmeye değer hiçbir yolun kestirmesi yoktur”.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Solaklı Çayı Havzası’nın (Trabzon) Uygulamalı Jeomorfolojisi
Türkiye’nin doğal güzelliklerinden biri olan Solaklı Çayı ve onun büyüleyici havzası, jeomorfolojik bir harikadır. “Solaklı Çayı Havzası’nın (Trabzon) Uygulamalı Jeomorfolojisi” kitabı, bu eşsiz coğrafi oluşumun sırlarını açığa çıkarıyor. Bu eser, Solaklı Çayı Havzası’nın jeomorfolojik yapısını, insan-doğa etkileşimini, havza sınırları içinde meydana gelen doğal kaynaklı afetleri ve bu bölgenin ekolojik önemini detaylı bir şekilde ele alıyor.
Yazar, Solaklı Çayı Havzası’nın jeomorfolojik yapısını, bölgenin florası, faunası ve insan yerleşimleriyle olan etkileşimini incelerken, bölgenin jeolojik geçmişine ve bu geçmişin günümüzdeki çevresel ve sosyal etkilerine de ışık tutuyor. Kitap, havzanın erozyon, sedimantasyon, heyelan, sel-taşkın ve tektonik aktiviteler gibi doğal süreçlerini anlamak için gerekli bilimsel temelleri sağlıyor
Bu kapsamlı çalışma, Solaklı Çayı Havzası’nın uygulamalı jeomorfolojisinin yanı sıra, bölgenin doğal güzelliklerini ve bu güzelliklerin korunmasının önemini de vurguluyor. Kitap, havzanın nasıl şekillendiğini, bu şekillenmenin ekosistem üzerindeki etkilerini ve insan etkileşimlerinin bu doğal yapı üzerinde nasıl değişiklikler yarattığını detaylı bir şekilde inceliyor.
“Solaklı Çayı Havzası’nın (Trabzon) Uygulamalı Jeomorfolojisi”, jeomorfoloji, çevre bilimi, ekoloji ve coğrafya alanlarında çalışan araştırmacılar, öğrenciler ve doğa tutkunları için değerli bir kaynak. Ayrıca, bu benzersiz doğal alanın korunması ve sürdürülebilirliği konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan herkes için de ilham verici bir rehber niteliğinde.
Solaklı Çayı Havzası’nın gizemli dünyasına yapılan bu bilimsel yolculuk, okuyucuları, doğanın karmaşık ve dinamik yapısını keşfetmeye davet ediyor. Bu eser, doğanın dilini anlamak ve onun eşsiz güzelliklerini korumanın önemini kavramak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başucu kitabıdır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Sredstva Hudojestvennoy Vırazitel’nosti. Tropı
Pratik Ders Kitabı’nda dilin sanatsal anlatım araçları olan metafor, metonimi, epitet, kişileştirme, karşılaştırma ve sinekdoş ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Bu bilgiler Rus ve Sovyet yazarların eserlerinden alınan orijinal örneklerle pekiştirilerek daha anlaşılır ve ilginç bir üslupla okuyucuya sunulmuştur.
Teorik bilgiler, dilbilimdeki anlatım araçlarıyla ilgili kabul edilmiş sistemin klasik anlayışına uygun olarak düzenlenmiş olup, psikodilbilim ve yapay zeka teorisiyle ilgili modern çalışmalarda yer alan bazı fikirleri de içermektedir. Çalışmanın amacı, öğrencilerin Rusçanın anlatım gücünü sanatsal anlatım araçları eşliğinde daha iyi kavramalarına, bu çerçevede anlatım yeteneklerinin gelişmesine ve bilişsel aktivitelerinin etkinleşmesine katkı sağlamaktır.
Pratik Ders Kitabı, Türkiye’deki üniversitelerin filoloji fakültelerinde yabancı dil olarak Rusça öğrenen son sınıf öğrencilerine yöneliktir. Bu sebeple, tüm teorik açıklamaların yanında Türkçe çevirisi verilmiştir. Ayrıca örneklerdeki bazı Rusça sözcüklerin gramatikal görevleri gösterilmiş ve Türkçe anlamları da sözlük halinde sunulmuştur.
Agienko Marina İvanovna, Doç. Dr., Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi öğretim üyesidir. Araştırma alanları: bilişsel dilbilim, pozitif pedagoji, dil öğretme yöntemleri, atölye sınıfları (çevrimiçi eğitim). Bugüne kadar Lancaster (İngiltere), Jenever (İsviçre), Stockholm (İsveç), Yeni Delhi (Hindistan) şehirlerinde gerçekleşen uluslararası düzeydeki bilimsel konferanslarda ve atölye çalışmalarında doğrudan katılımcı olarak yer almıştır.
Mayrambek Orozobayev, Doç. Dr., Ardahan Üniversitesi, İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi, Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü öğretim üyesidir. Araştırma alanları: Kırgız yazı dilinin söz varlığı, deyim bilimi, köken bilgisi, kültürel dilbilim, tarihsel Türk yazı dilleri, halk bilimi. Bugüne kadar gerek yurt içinde gerekse yurt dışında ulusal ve uluslararası düzeyde gerçekleşmiş olan Türk dil, edebiyat ve kültür tarihiyle ilgili çeşitli bilimsel etkinliklerde katılımcı olarak yer alarak katkı sağlamıştır.
₺190,00
KİTAP TANITIMI
BELEDİYELERDE HİZMET KALİTESİ VE MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ
Günümüz dünyasında her alandaki koşulların değişim ve gelişimine paralel olarak bireylerin yaşam alanlarındaki ihtiyaçları ve çevrelerinden beklentileri de farklılaşmış ve değişmiştir. Bu noktadan hareketle, farklılaşan ve çeşitlenen insan ihtiyaçlarının karşılanmasında yerel yönetimlerin oynadığı rol ve önemi göz ardı edilemez bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.
Harran Üniversitesi Bilimsel Araştırma Koordinatörlüğü (HÜBAK) tarafından desteklenen “Şanlıurfa Belediyesinin Sunmuş Olduğu Hizmetlerin Kalitesinden Duyulan Memnuniyet Düzeylerinin Belirlenmesi” isimli projeden elde edilen bulgular doğrultusunda hazırlanan bu çalışma ile belediye sınırları içerisinde yaşayan vatandaşların belediye ile ilgili düşüncelerinin, yönetime yönelik algılarının ve sunulan hizmetlerden duyulan memnuniyet düzeyinin belirlenerek belediyelere hizmet kalitesinin arttırılması ve hizmet niteliklerinin değiştirilmesi gibi kararlarda karar vericilere rehberlik edeceği düşünülmektedir.
KİTAP TANITIMI
GÖZETLEYEN BAKIŞ
Görme bir iktidardır ve imaj her şeye hâkimdir. Söz eski hükmünü kaybettiğinden, gerçekliğin ve iktidarın takibi sadece gözetlemeyle mümkündür. Varlığımız görüntümüzse, bu görüntünün algılanması da bilinçle ilişkilidir ve algılarımız bakışlarımızla şekillenmektedir. Gözetleyen bakış genellikle arzuyla ilişkilidir ve çoğunlukla seyretmekten zevk alan, suç işleyen röntgenci bir kimliğe bürünür. Bakış artık şiddettir ve gözetleyenler ancak tersine gözetimle kontrol edilebilir. Tersine gözetim, görüntüyü son bir bakışla hızlıca tüketen aylak flanörle yaygınlaşmıştır. Bu durum gözetim iktidara aittir alt metnini sarsmıştır. Veri ikizi gibi çoklu eksen ve kavramların oluştuğu dijital çağımızda hepimiz panoptik ve sinoptik makinelerin içine sıkışan sanal kimliklere dönüştük. Bu durum, gözetleme ve bakışın yeni kavram ve tartışmalarla tekrar okunmasını gerektirmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
FASÎH AHMED DEDE DÎVÂNI BAĞLAMLI DİZİN VE İŞLEVSEL SÖZLÜĞÜ
Fasih Ahmed 17. Yüzyıl Osmanlı sahasında yetişmiş, kendi döneminde ve kendisinden sonraki yüzyıllarda yaşamış pek çok şairi etkilemiş usta bir sanatçıdır. Klasik Türk edebiyatında çeşitli alanlarda oluşturduğu eserleriyle ön plana çıkmış ve şairliğinin yanı sıra sanatın birden çok türünde eserler vermiştir.
Eser sayısı ile dikkat çeken Fasih Ahmed aynı zamanda oldukça hacimli mürettep bir divana da sahiptir. Çalışmamıza konu olan eseri de bu divanıdır. Divandaki manzumeler TEBDİZ sistemine girilerek kelime veya kelime guruplarının bağlamsal anlamları ile birlikte işlevsel dizini ortaya çıkarılmıştır.
TEBDİZ projesi ile araştırmacılara klasik Türk edebiyatı metinlerinin söz varlığının ortaya konması, bu metinlerin tanınması, anlaşılması ve karşılaştırılması gibi birçok hususta imkân sunma amacı güdülmektedir.
Fasîh Ahmed Dede Dîvânı Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü adıyla çalışılan söz konusu eser yapılan araştırmalar neticesinde oldukça hacimli bir örnek teşkil etmiştir. Kitaba konu olan bu eserin tamamını kitap hacminde yayınlamak oldukça zor olacağından her harfle ilgili sınırlı sayıda örnekler verilerek, eser baskıya hazırlanmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
ŞİİR ALGISI
Dünya üzerinde ruha dokunan, canlılığı ve içtenliği ile sizi saran pek az şey vardır. Şiir insan merakını canlı tutan, gizemli, gönülleri ısıtan, dertleri hafifleten, aynı özde birleştiren yanıyla milli ve manevi değerlerin taşıyıcılarından biridir. Bu eser her unsuruyla derin bir konu olan şiiri algılama üzerine kaleme alınmıştır.
Şiir algısı nedir?
Şiir nasıl algılanmaktadır?
Şiir öğrenilen bir tür müdür?
Konularına göre, okuyanın yaşına göre etkisi aynı mı kalır?
Türk Dili ve Edebiyatı derslerinde şiir öğretimi ve öğrenci algısının durumu nasıldır? Sorularına cevap bulmak için yola çıkılmıştır. Bu yolda öğretmenlere, öğrencilere, edebiyatçılara ve şiir sevenlere yeni bir soluk kazandırabilir. Günümüz okuruna, duygularını bulmakta ve anlamlandırabilmekte zorlanan modern insana şiiri hatırlatma çabasının sonucudur, bu kitap!
₺275,00