KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Çok Gün Çok Gece Önce ve Asırlar Sonra Ahmet Kaçar
₺260,00 -

CONTEXTUAL VULNERABILITIES APPROACH TO UNDERSTAND VICTIMIZATION IN CYBERSPACE
₺195,00 -

Bornova Ovası ve Çevresinde İklim Değişkenliğinin Ağaç Gelişimine Etkisi
₺495,00 -

Benlik Saygısı ve Din
-

Ayânzâde Nâmık Ekrem’in Manzûm ve Manzûm-Mensûr Eserleri
₺560,00 -

Antik Roma Ekonomisinin Modellenmesi
₺520,00 -

AİLE ŞİRKETLERİNDE KURUMSALLAŞMA VE YENİDEN YAPILANMA
-

2000 Sonrası Dönemde Türkiye İle Güney Afrika Cumhuriyeti Arasındaki Ekonomik İlişkiler
₺260,00 -

Yönetim Kurulu Yapısı ve Finansal Performans İlişkisi: Türk Sigorta Sektöründen Kanıtlar
₺195,00 -

Türk Milliyetçiliğinde Düşünce İzlekleri
₺235,00 -

Balkanlar
₺950,00 -

İbnü’l-Arabî Metafiziğinde Kaderin Ontolojisi
₺260,00 -

Kurumsal Sürdürülebilirliğin Firma Performansına Etkisi
₺700,00 -

Yeni Reklam Yaratıcılığı
₺300,00 -

Veri Yönetimi
₺575,00 -

ULUSLARARASI SİSTEMDE TÜRKİYE: YOL AYRIMLARI ve ALTERNATİF ORTAKLIKLAR
₺260,00
KİTAP TANITIMI
II. MEŞRUTİYET VE ERKEN CUMHURİYET Dönemleri Üzerine Yazılar
II. Meşrutiyet (1908-1918) ve dönemin temel aktörü Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti Cumhuriyete geçişte pek çok siyasi kurum, örgüt ve deneyim için bir laboratuar sağlamıştı. Modern siyasi kurumlar, çok partili hayat ve hatta etnik unsurlar arası birliği sürdürme denemeleri bu dönemde uygulamaya kondu. Siyasi kurum ve kadrolar, sağ-sol yönelimlerin sınırları, milliyetçilikteki dışlayıcı çizgilerin temel doğrultusu o dönemde belirginleşti. Bu deneyim olumlu ve olumsuz sonuçları ile Cumhuriyete aktarıldı.
Erken Cumhuriyet ile kastedilen 1923-50 arası yıllar, Cumhuriyetin kurucusu Atatürk ile sonrası Milli Şef dönemlerine ayrılabilir. Aynı dönemi ülke içi siyaset ve dünya ile ilişkileri çok etkilediği için, 1929 krizi ile de ayırmak ve II. Dünya Savaşı sonuna kadar uzatmak mümkün görünüyor.
Mete Çetikin çeşitli özgün yazı ve kitap eleştirilerinin derlendiği bu kitapta, II. Meşrutiyet döneminin genel siyasi ortamı, Makedon hareketi liderleri, İttihatçıların siyasi tiyatro etkinlikleri gibi başlıklar konu edilerek, farklı açılardan ele alınmaya çalışılıyor.
Erken Cumhuriyet dönemi üzerine ise, genel siyasi ortam, milliyetçilik, ırkçılık, Soğuk Savaş, üniversite tasfiyeleri ve Atatürkü konu eden özgün yazı ve kitap eleştirileri yer alıyor.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
UTİCHİL ASİMETRİK MÜBADELE
Coğrafi keşiflerle 16. ve 17. yüzyıl boyunca Avrupa’ya taşınan altın ve gümüş, sermaye birikim sürecinin tetikleyicisidir. Bu sermaye birikiminin tetiklediği üstel büyüme “asimetrik mübadeleyi” doğurmuştur. Üstel büyüme asimetrik mübadeleyi, asimetrik mübadele üstel büyümeyi beslemiştir. Böylece bir döngü oluşmuş ve bu döngü kendini 21. yüzyıla kadar taşıyabilmiştir.
Asimetrik mübadele ticaretin tekeller tarafından baskılanmasından kitlelerin propaganda ile mobilize edilmesine; “olan”ın dayatmasından, algının boşluklarına sızmaya; propagandanın kurnazlığından, halkın safdil sloganlarına kadar eşitsiz şartlar altında yapılan değiş tokuş eylemlerinin tümüdür.
Bu çalışmada “fikirlerin ihracı” olarak değerlendirilmiş halkla ilişkiler uygulamaları, Asimetrik Mübadele Devrimleri ve Asimetrik Mübadele Dönemleri başlıkları altında ortaya konarak, güç ve iktidar inşasında ekonomik, politik ve sosyal gelişmelerin önemli bir unsuru olarak değerlendirdiğimiz; Uluslararası Ticarette Halkla İlişkilerin (UTİCHİL) önemi vurgulanmıştır.
“Adam olmadan savaş imkansızdır,
para olmadan da adam tutamazsınız,
vergi almadan hazinenizde para olmaz,
vergi almak için de ticaret şarttır. ”
“Para gerekli, eğer kendi imkanlarımızla sağlayamıyorsak,
o zaman dışarıdan sağlayacağız demektir. ”
Montchrestien
…Şimdilerde ise…prensler en çok halkları tatmin etmelidirler çünkü halklar daha fazla güç sahibi olmuşlardır.”
Prens, Machiavelli
“…onları işlerin iyi gitmediğine inandıracağız…Eğer işler kötü giderse sonucu hemen göreceklerdir. Ama işler iyi giderse hiçbir şeyden haberleri olmayacak…işte paramızı ve toprağımızı böyle sağlıyoruz. Sabahtan akşama bize çalışan insanlar sayesinde.”
Çuhacı Patronun Zevkleri P.Mothoux
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Örgüt Kültürü Çalışmaları
İşletmeler, insan unsurunun verimli ve etkili olarak iş görmesi gayretindedirler. Bu nedenle, motivasyonu artırma yöntemlerine önem verilmesi, işgörenin işe aidiyetinin istenmesi ve işgörenleri birbirine bağlayacak örgüt kültürünün var edilmesi yöneticileri düşündüren konular arasındadır. Bu kitap, örgüt kültürü üzerine kavramsal açıklamalar getirerek, Türkiye’de örgüt kültürü çalışmalarının nitel analizini yapmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, örgüt kültürü literatürü ayrıntılı olarak incelenmiş, yapılan çalışmalar sistematik bölümlemeler ile yorumlanmış, Türkiye’de ve dünyada yapılan örgüt kültürü araştırmaları karşılaştırılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Başkaldırı ve Uyum
Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu başlıklı araştırma evreninde, oldukça karmaşık ve sorunlu bir görünüm arz eden ?Türk muhafazakârlığı? olgusu masaya yatırılmaktadır. Türk muhafazakârlığının, gelişmiş Batı ülkelerinde hayli baskın bir siyasal birikime sahip muhafazakâr akımlarla paylaştığı temel değerlerle, onu Batı muhafazakârlığından ayrıştıran öğeler tartışmada önemli yer tutmaktadır. Aslında muhafazakârlığın, ?bir sabun köpüğüne? benzeyen seçmeci (eklektik) ve kaygan yapısı, araştırmacıyı daha baştan kimi ikilikler/zıtlıklarla (dikotomiler) karşı karşıya bırakmaktadır. Bu yüzden tezin ilerleyen kısımlarında da belirtileceği gibi muhafazakârlığın ne olduğunu anlayabilmek, aslında onun ne olmadığının anlaşılmasında yatmaktadır. Zira gerek Batı gerekse Doğu (Türkiye ve modernleşme sürecine girmiş çeşitli İslam ülkeleri kastedilmektedir) muhafazakârlığında şeytan ?ayrıntıda? daha doğrusu, zıtlıklarda gizlidir.
Tezin başlığının, Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu olarak belirlenmesi ister istemez araştırma evreninin ikili bir yapıya bürünmesine, yani evrenin, ?muhafazakârlık/Türk muhafazakârlığı ve Türk muhafazakârlığı/Nurettin Topçu? şeklinde ikiye bölünmesine yol açtı. Dolayısıyla çalışmanın ilk bölümünde muhafazakârlığın kuramcıları aracılığıyla nasıl seslendirildiği, muhafazakârlığa eleştirel bakan düşünür ve akımların muhafazakârlığa yönelttikleri itirazlar gibi konular önemli bir yer tuttu. Batı ve Doğu muhafazakârlıklarının, temel izlekleri karşılıklı metinler bağlamında tartışıldı. Burada gözetilen temel hedef Batı/Doğu muhafazakârlıklarının paylaştıkları/ayrıştıkları değerler kümesinin ortaya çıkarılıp karşılaştırılabilmesiydi.
KİTAP TANITIMI
Zarâfetin Peşinde
Osmanlı Arşivi’nde, Dâhiliye Nezâreti Sicill-i Ahvâl İdaresi’ne ait bir defterin satırları arasında, sıradan bir memuriyet kaydına sıkışmış küçük bir ibare: “Zarâfet” adlı bir eser kaleme almış.
Bu satır, Antakyalı bir taşra memuru olan Çinçinzade Hakkı Efendi’yi, resmî bir dosyadan çıkarıp tarihin sayfalarına yeniden taşır. Bir yanda terfiler, tayinler, tahkikatlarla örülü bir bürokrat hayatı; öte yanda edebi, sözü, gönlü, sofrayı, yolu ve duayı konu alan bir görgü ve hikmet risalesi.
Bu kitap, bir sicil kaydıyla bir eseri yan yana okuyarak, 19. yüzyıl sonu Osmanlı taşrasında bir insanın hem devlete karşı görevlerini hem de kâğıda döktüğü düşünce dünyasını birlikte anlamaya çalışır. Kayıtların arkasındaki insanı arayanlar için bir davet.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İŞLETME YÖNETİMİ VE FİNANSAL ANALİZLER
Ülkemizde mevcut şirketlerin 2020 senesi verileri ile %99,8 ine yakını KOBİ’lerden oluşmaktadır. KOBİ’leri burada MİKRO, Küçük ölçekli ve Orta Ölçekli diye ayırdığımızda, Mikro ölçekli KOBİ’lerimizin oranı %97’lere ulaşmaktadır. Buradan hareketle Mikro ölçekli işletme olarak addettiğimiz KOBİ’lerimizde 10 kişiden daha az kişinin çalışmakta olduğunu göz önüne aldığımızda, bu tip işletmelerde profesyonel Finans kökenli çalışanlara rastlamanın pek de mümkün olmadığını görürüz. Hatta şirket sahip ve yöneticilerinin de çoğu kez işletme muhasebelerini dışarda tutturmaları sebebiyle, Finans kökenli olmadıkları da ortadadır.
Buna karşın, işletmelerini yönetirken Finans kökenli olmamalarına karşın, kendilerine bu konuda yardımcı olabilmek üzere, bu kitap bir kılavuz olarak hazırlanmıştır. İşletmelerinde nelere dikkat etmeleri ve gerektiğinde nasıl bir tedbir almaları konusunda bu kitap basit yönlendirmeler yapmakta ve işletme sahip ve yöneticilerine, şirketlerini finansal açıdan nasıl yönetebileceklerine dair bazı öneriler ve analiz metotları ile fikir sahibi olmalarını hedeflemiştir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Kadınların Kimlik Arayışı
İnsanı konu alan edebi tür olarak romanın, birkaç kuşak aile nesillerinin panoramik olarak hikayelerinin anlatıldığı nehir roman türü, insan ve toplum arasındaki ilişkiyi yoğun bir şekilde roman kurgusunun içinde işlemektedir. Nehir romanlar çok katmanlı yapılarıyla, araştırmacılara eleştirel gerçekçilik, toplumsal gerçekçilik ve kültür araştırmaları için sayısız inceleme olanağı sunmaktadır. Bu çalışmada Dar Zamanlar Üçlemesi ile Kahire Üçlemesi kadının toplum içerisinde kimlik arayışı bağlamında nehir roman örnekleri olarak karşılaştırmalı bir bakış açısıyla değerlendirilmektedir.
Farklı kültürel değerlere ve toplumsal koşullara sahip olan bu iki nehir roman üçlemesinde; toplumsal olayların, kültüre yerleşmiş olan geleneklerin ve kadına bakış açısının açığa çıkarılması amaçlanmaktadır. Nehir romanlar yapıları gereği toplumda yaşanılan siyasi, ekonomik ve kültürel değişimlerin, kurguda bir ailenin birkaç kuşak yaşadıklarına yansımasını takip edilebilecek özellikte olmaları nedeniyle bu çalışmada seçilen iki nehir roman özelinde iki toplumda yerleşik olan kadının toplum tarafından belirlenen cinsiyet rollerine, toplum içerisindeki varlığına karşılaştırmalı edebiyat biliminin sınırları içinde ışık tutulmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İş Yaşamına Manevi Bakış
Bu çalışma, iş yaşamında manevi bakışı ele almak üzere gerçekleştirilmiştir. Günümüz modern iş yapısı içerisinde kendini gösteren yüksek stres, küreselleşme ile beraber risklerin, rakiplerin ve çevresel belirsizliklerin artması, giderek daha yalnız-içine kapanmış bir toplum yapısının oluşması iş yaşamında manevi ihtiyaçların artmasına zemin hazırlamıştır. Bu kapsamda çalışmada ilk olarak örgütsel maneviyat kavramı detaylı olarak ele alınmaya çalışılmıştır. Kişisel ya da örgütsel düzeyde maneviyatın yaratabilmesinde ise en önemli rolün yöneticilerde\liderlerde olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla örgüt içerisinde maneviyatın yaratabilmesi için yöneticilerin\liderlerin çalışanı manipüle etme, emirler verme, otorite ile işleri yönetme gibi eski yöntemlerden uzaklaşması gerekmektedir. Bu yaklaşım çerçevesinde yönetici ya da liderlerin çalışana sevgi duyan, değer odaklı, vizyon yaratan, amaç ve anlam aşılayan, aidiyet hissi oluşturan ruhsal liderlik anlayışını benimsemeleri gerektiği üzerinde durulmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde ruhsal liderlik yaklaşımı detaylı olarak ele alınmıştır.
₺230,00
KİTAP TANITIMI
Kültür ve İktidar Gündemden Târihe Antropolojik Notlar
Akademik çevrelerin hep sıradan insanların sorunlarına uzak olmasından yakınılır. Haklı olunan taraflar olsa da, bu iddiaya tamamen katılmak mümkün değildir. Özellikle sosyal bilimlerle ilgilenen akademisyenler, hem sahada hem de teoride halkın içindedir.
Bu açıdan bakıldığında Sosyal Antropoloji, sosyal bilimler arasında en ön sıradadır. Ben de bir sosyal antropolog olarak, gündem olup çeken ve hakkında değer bulduğum konularda târihe notlar düşüyorum.
Siyasetten dine, eğitimden iletişime kadar her konuyu kapsayan Sosyal Antropolojinin bana imkân tanıdığı bakış açısıyla kişisel kanaatlerimi zaman içinde biriken bu yazılarda ortaya koymaya çalıştım.
Bu yazılarda ortaya koyduğum kanaatlerim, bir savunma veya yargı değildir. Doğru olup olmadığını da en büyük ve âdil sınav olan zaman gösterecektir.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
Üstün Yetenekliler Eğitimi İçin Toplum 5.0
Üstün yetenekli öğrencilere yönelik özel eğitim hizmetlerinin kalitesini arttırmak amacıyla yürütülen Üstün Yetenekliler için Toplum 5.0 isimli projede 100 BİLSEM öğretmeniyle 27 Kasım – 4 Aralık 2022 tarihleri arasında bir çalıştay gerçekleştirildi. AB Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı-IPA tarafından mali destek sunulan proje Bornova Şehit Fatih Satır BİLSEM tarafından yürütülürken Turgutlu BİLSEM, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Celal Bayar Üniversitesi proje ortağı oldu.
Çalıştay kapsamında öğretmenler farklı etkinliklerle uygulamalı olarak proje yönetimi, tasarım odaklı düşünme ve yaratıcı düşünme becerilerini geliştirdiler. Çalıştay farklı üniversitelerden ve BİLSEMlerden gelen isimlere ev sahipliği yaptı. Farklı uzmanlar ve STKlar tarafından seminerler gerçekleştirildi. Öğretmenler eğitmenlerimizin danışmanlığında tasarım odaklı düşünme becerilerini kullanarak projeler geliştirdiler. Çalıştayın son gününde ise Bornova Şehit Fatih Satır BİLSEMde bir uygulama gerçekleştirdiler.
Eğitim sistemi içerisinde yer almaya başlayan tasarım odaklı düşünme sisteminin kullanılması ile oluşacak yeni fikirlerde, tasarımlarda, projelerde ya da sanat yapıtlarında, amatörce ama profesyonel bir ruhla hazırlanan bu kitabın katkısı olması umulmaktadır
₺260,00
KİTAP TANITIMI
The Teaching of History
This monograph will make no attempt to analyze the personality of the ideal teacher. It is assumed that the teacher of history has an adequate preparation to teach his subject, that he is in good health, and that his usefulness is unimpaired by discontent with his work or cynicism about the world. It is presupposed that he understands the wisdom of correlating in his instruction the geography, social progress, and economic development of the people which his class are studying. He is aware that the pupil should experience something more than a kaleidoscopic view of isolated facts. He recognizes the folly of requiring four years of high school English for the purpose of cultivating clear, fluent, and accurate expression, only to relax the effort when the student comes into the history class. He knows that the precision, logic, and habit of definite thinking exacted by the pursuit of the scientific subjects should not be laid aside when the student attempts to trace the rise of nations. Let us go so far as to assume a teacher who is both pedagogical and practical; scholarly without being musty; imbued with a love for his subject and yet familiar with actual human experience.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Yapım İşleri Genel Şartnamesine Göre İnşaat Sözleşme Yönetimi
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile; ihalelerde saydamlığın, rekabetin, eşit muamelenin, güvenirliğin, gizliliğin, kamuoyu denetiminin, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasının ve kaynakların verimli kullanılmasının en geniş şekilde sağlanması, kamu kurum ve kuruluşlarının kullanımlarında bulunan her türlü kaynaktan yapacakları ihalelerde tek bir yasal düzenlemeye tâbi olmaları, tahmini bedel baz alınarak indirim yapılmak suretiyle ihaleye çıkılması yerine, işlerin istekliler tarafından piyasa rayiçlerine uygun fiyatlara göre tespit ve teklif edilen gerçekçi bedeller üzerinden ihale edilmesi amaçlanmıştır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile birlikte uygulama yönetmelikleri de oluşturulmuş, Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliği ile birlikte eski adı ile Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi olan şartname Yapım İşleri Genel Şartnamesi olarak yeniden düzenlenmiştir.
Bu kitapla yapım sürecinde sözleşme imzalanması ve işin yapım sürecinde Yapım İşleri Genel Şartnamesinin maddeleriyle, Yüksek Fen Kurulu, Sayıştay ve Yargıtay kararları ışığında taraflar arasında meydana gelebilecek uyuşmazlıklara yol gösterilmeye çalışılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
PARA POLİTİKASI, MAKRO İHTİYATİ POLİTİKALAR VE FİNANSAL İSTİKRAR
2007 yılı sonundan itibaren gelişmiş ülkeleri etkisi altına alan sistemik kriz, o dönemde uygulanmakta olan para politikası ve ihtiyati önlemlerin sorgulanmasına yol açmıştır. Benzer bir krizin gelecekte tekrar yaşanmaması için gereken politikalar üzerine düşünülmüş ve kriz öncesinde geçerli olan uygulamalar yerini finansal istikrarı ön plana alan yeni bir düzene bırakmıştır.
Bu kitap söz konusu yeni düzende, para politikası ve makro ihtiyati politikaların özellikle yükselen piyasa ekonomilerinde parasal ve finansal istikrarsızlıkla mücadeledeki rolünü irdelemektedir. İlk bölüm, makro ihtiyati politikanın ortaya çıkışı ve uygulanmasıyla beraber ortaya çıkan zorluklara karşı alınan önlemler üzerine yapılan tartışmaları ele almaktadır. İkinci bölüm, yükselen piyasa ekonomilerine özgü şoklardan kaynaklanan finansal kırılganlığa karşı para politikası ve makro ihtiyati politikanın tepkisini genel denge modelleri çerçevesinde incelemektedir. Üçüncü kısımda ise bu teorik analiz, örnek yükselen piyasa ekonomilerindeki farklı uygulamaların incelenmesi ve gelişmiş ülke uygulamaları ile karşılaştırmasıyla tamamlanmıştır. Son bölümde, Türkiye2nin finansal istikrarsızlıkla mücadele etmek ve sistemik krizi önlemek üzere uyguladığı para politikası ve makro ihtiyati politika incelenmiştir.
Analitik ve kurumsal çerçeveyi çizerken, aynı zamanda somut parasal ve finansal istikrar politikaları örneklerine yer veren bu kitap, genç araştırmacıları finansal makroiktisat literatürüyle tanıştırmayı hedeflemektedir. Ayrıca kitapta sunulan veriler ve ülke örnekleri güncel iktisadi olaylara merak duyan her kesimden okuyucuya hitap etmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimde Dönüşüm “Yeni Paradigmalar ve Yaklaşimlar”
Eğitim, sadece bilgi aktarımından ibaret değil; aynı zamanda bir gelişim ve dönüşüm yolculuğudur. Bu kitap, eğitimdeki yeni paradigmaları keşfederken, teknoloji ve küreselleşmenin hayatımızda yarattığı değişimleri de gözler önüne seriyor. Kapsayıcı eğitim ve fırsat eşitliği konularını derinlemesine ele alarak, her öğrencinin potansiyelini açığa çıkarmanın yollarını arıyor.
Dijital eğitim araçları ve oyunlaştırma, öğrenmeyi sadece eğlenceli hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda öğrencilerin motivasyonunu da artırıyor. STEM ve STEAM eğitimleri, disiplinler arası bir bakış açısı sunarak, yarının liderlerini yetiştirmeyi hedefliyor. Yapay zekâ ve veri odaklı eğitim ise, kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimlerini mümkün kılarak, her bireyin ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyor.
Sonuç olarak, geleceğin eğitimine dair umut dolu öngörülerle dolu bu eser, eğitimciler, öğrenciler ve karar vericiler için bir rehber niteliğindedir. Eğitimin sınırlarını zorlamak ve daha iyi bir gelecek inşa etmek isteyen herkes için ilham verici bir kaynak sunuyor. Çünkü eğitim, sadece bir süreç değil; aynı zamanda bir hayal ve umut yolculuğudur.
KİTAP TANITIMI
Josiah Royce’un Metafiziği
Metafiziğin ne demek olduğu ile ilgili tartışmalar, onunla ilgili en kuvvetli görüşlerin ortaya konulduğu dönemlerde bile bir netliğe kavuşmamış; metafizik olan da ampirik ya da pratik, olgusal ya da verili olana karşılık gelmediği için çoğu zaman sorunsallaştırılmıştır. Özellikle materyalizm, mekanizm, pozitivizm ve amprizm gibi düşünceler ile beslenen ve şekillenen modern dünyada metafizik koyu renkli çizgiler ile sınırlandırılmış ya da kalın bir örtü ile üzeri kapatılmıştır.
Elinizdeki eserde, böyle bir düşünce ardalanına sahip olan modern dönem anlayışı içinde soyut kavramlardan ziyade ampirik tahlillere dayalı temellendirmeleri ile metafiziğe yeniden var olma şansı tanıyan Josiah Royce’un düşüncesindeki temel kavram ve problemleri ele almaya ve onun özellikle Mutlak İdealizm, Sadakat Ahlâkı ve Yorum Topluluğu hakkındaki görüşleri analiz edilmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda bu analiz neticesinde, metafiziğin literatürde yeniden dolaşıma sokulması noktasında Josiah Royce’un önemi ve değerinin gösterilmesi amaçlanmıştır. Bu anlamda eser, özellikle metafizik ve ahlâk alanında çalışma yapan okurlara farklı bir pencere açabile
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Essays on Education and Kindred Subjects
The profession of teaching has long been characterised by certain habitual convictions, which Spencer undertook to shake rudely, and even to deride. The first of these convictions is that all education, physical, intellectual, and moral, must be authoritative, and need take no account of the natural wishes, tendencies, and motives of the ignorant and undeveloped child. The second dominating conviction is that to teach means to tell, or show, children what they ought to see, believe, and utter. Expositions by the teacher and books are therefore the true means of education. The third and supreme conviction is that the method of education which produced the teacher himself and the contemporary or earlier scholars, authors, and publicists, must be the righteous and sufficient method. Its fruits demonstrate its soundness, and make it sacred. Herbert Spencer, in the essays included in the present volume, assaulted all three of these firm convictions. Accordingly, the ideas on education which he put forth more than fifty years ago have penetrated educational practice very slowly particularly in England; but they are now coming to prevail in most civilised countries, and they will prevail more and more. Through him, the thoughts on education of Comenius, Montaigne, Locke, Milton, Rousseau, Pestalozzi, and other noted writers on this neglected subject are at last winning their way into practice, with the modifications or adaptations which the immense gains of the human race in knowledge and power since the nineteenth century opened have shown to be wise.
Charles W. Eliot.
1910
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Ortamda Marka İletişiminde Fayda-Zarar Ekseni: Vaka Analizleri
Francis Bacon ‘Bilgi güçtür’ der. İçinde bulunduğumuz iletişim çağında sadece bilgiye ulaşmak değil, ona ‘en hızlı’ biçimde ulaşmak gücümüzü belirlemektedir. Bugün bilgiye en hızlı ulaşan, en hızlı dönüşebilen ve çağın gerekliliklerine en hızlı uyum sağlayabilenler başarı yolunda ilerleme imkanı bulacaktır.
‘Kuramsız uygulama, uygulamasız kuram düşünülemez’ fikrinden hareketle hayata geçirilen bu eser, kuram ve uygulamayı sentezleyen akademisyenleri bir araya getirme fikriyle olgunlaştı. Salt teorik bilgilere değil, teorik bilgilerin markalar üzerindeki uygulamalarının analizlerine yer vererek okuyucusuna farklı bir perspektifi taşıma amacıyla bir yol haritası belirledi. Bu çalışma, spor, eğitim, hizmet sektörü, otomotiv sektöründen seçilen örneklerin ve itibarı yönetmenin izini sürerek bu alanları odak olarak belirledi. Vaka analizleri aracılığıyla büyük resmi belki daha kapsamlı, daha anlaşılır, daha farklı okuma biçimleri ile çizerek hedef kitleye ulaşmasını sağlamak amacıyla misyonunu tamamlamayı seçti.
Bu kitabı okurken, Charles Darwin’in ‘Daha zeki ya da güçlü olanlar değil, değişime en fazla ayak uyduranlar ayakta kalır’ sözü rehberliğinde dijital ortamda markaların fayda/ zarar eksenindeki dengesine hep birlikte tanık olacağız.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Rus Dilbilimsel Çeviri Kuramı Vilen Komissarov, Eşdeğerlik
Çeviri eşdeğerliği, kuşkusuz, modası geçmiş bir kavramdır. Bu konuyu yeniden gündeme getirme, hatta üzerine kitap yazma girişimi doğal olarak akıllarda sorular uyandırabilir. Kitabın yazarını bu girişime iten ilk gerekçe, eşdeğerlik kavramı dâhil olmak üzere genel olarak Rus çeviribilim alanıyla ilgili bilgilerimizin yetersiz olmasıdır. Akademik ilerlemenin kesintili olmaması gerektiğine ilişkin inanç ise bu çalışmayı tetikleyen ikinci gerekçe.
Ne var ki kaynak odaklılık – erek odaklılık, yazarı okura taşımak – okuru yazara taşımak antinomisinin dar çerçevesinden çıkmayı başaramamış gibi görünen eşdeğerlik kavramı çevirinin kompleks doğasını çözümlemek için yetersiz kalmakta. Heyecan verici çalışmaların yapıldığı dönemde bu siyah-beyaz görüntüleri tozlu raflardan indirip yeniden gün ışığına çıkarmanın gerekliliği haklı kuşkular uyandırır. Bu noktada bakış açımızı tazelemek için şu soruya yanıt aramak denenebilir: Eşdeğerliğin farklı, alışılmışın dışında bir yorumu mümkün mü? Bu gerekçeler ve soruyla yola çıkan yazar Rus dilbilimsel çeviri kuramının temsilcilerinden Vilen Naumoviç Komissarov’un beş düzey içeren eşdeğerlik sınıflandırmasını incelemeye ve sınamaya karar vermiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Runik Harfli Metinlerde Eşdizimlilik
Eşdizimlilik, son yıllarda üzerinde çok fazla çalışılmış bir konu olsa da neredeyse tüm araştırmacılar tarafından farklı şekillerde tanımlanıp yorumlanmıştır. Hem yurt içinde hem de yurt dışında yabancı dil öğretimi, sözlüklerin hazırlanması, deyimbilim araştırmaları, bilgisayarlı dilbilim çalışmaları, sözcük sıklığı araştırmaları ve derlem dilbilim çalışmaları gibi birçok alanda karşımıza çıkan eşdizimlilik kavramı, temel olarak iki farklı yaklaşım benimsenerek incelenir: sıklık temelli yaklaşım ve deyimbilimsel yaklaşım. Sıklık temelli yaklaşıma göre bazı sözcüklerin birbirleriyle, diğer sözcüklere oranla daha sık kullanılması diye tanımlayabileceğimiz eşdizimlilik; deyimbilimsel yaklaşıma göre ise serbest birlikteliklerden kalıplaşmış deyim yapılara giden süreçte bir ara derecedir.
Genelde, eşdizimlilik çalışmaları modern diller üzerinde yapılmaktadır. Bu çalışmada, eşdizimlilik, Türkçenin bilinen en eski metinleri olan runik harfli Türkçe metinlerden oluşturulmuş bir derlem yardımıyla deyimbilimsel ölçütler kullanılarak incelenmiştir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Erzurumlu Hattat Mustafa Necâtüddîn Efendi Hayatı Sanatı ve Manzum Eserleri
Bu çalışmada 20. yüzyılda yaşamış olmasına rağmen klasik şiir geleneğinin etkisiyle şiirler kaleme alan Erzurumlu Hattat Mustafâ Necâtüddîn Efendi’nin hayatı, edebi şahsiyeti ile hece ve aruz vezinlerin kullanarak kaleme almış olduğu dört manzum eseri üzerinde durulmaya çalışılmıştır.
Hemen tüm şiirlerini İslam akidelerinin okuyucuya sunmak adına kaleme alan Mustafâ Necâtüddîn Efendi, başta mevlid olmak üzere tevhid, na’t ve münâcât türünden şiirler kaleme almıştır. Şiirlerinde nasihat tarzını esas tutan müellif, kaleme aldığı çoğu manzumede bu tarzı sürdürmüştür. Kalbimin Duyguları, Bir Fakirin Münâcâtları Hac Manzumeleri ve Hacıların Rehberi adlı dört manzum esere sahip olan Mustafâ Necâtüddîn Efendi’nin Kalbimin Duyguları ve Bir Fakirin Münâcâtları adlı eserleri kendi hattıyla el yazması; Hac Manzumeleri ve Hacıların Rehberi adlı eserleri ise eski harflerle matbu haldedir. Söz konusu bu eserlerin tümü ilk defa bu çalışmayla Latin alfabesine çevrilmiş ve bilim aleminin istifadesine sunulmuştur.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Selâhaddin Eyyûbî’nin Kutsal Toprakları Fethi
Libellus de Expugnatione Terrae Sanctae per Saladinum, 1187’de Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü Haçlılardan alışını anlatan anonim bir orta çağ kroniğidir. Haçlıların bakış açısıyla kaleme alınan bu eser, Kudüs Krallığı’nın çöküşünü dramatik bir dille aktarırken, Hristiyanların yaşadığı kaybı ve Batı Avrupa’da uyandırdığı yankıyı gözler önüne sermektedir. Eserde, Hıttin Savaşı’ndan Kudüs’ün kuşatılmasına kadar yaşanan olaylar detaylı biçimde anlatılmaktadır. Selâhaddin Eyyûbî, eserde hem bir fatih hem de adaletli bir hükümdar olarak tasvir edilir. Selâhaddin Eyyûbî’nin adaleti ve Haçlıların çaresizliği arasındaki karşıtlık, dönemin bakış açısını yansıtan çarpıcı bir anlatım sunmaktadır. Haçlı Seferleri’ne dair birinci elden önemli kaynaklardan biri olan bu kitap, Orta çağ tarihine ve Haçlı anlatılarına ilgi duyan okurlar için vazgeçilmez bir eserdir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
BANKALARDA VE KOBİLERDE NAKİT YÖNETİMİ UYGULAMALARI
Önsözden
Tüm bu çalışmalarımda gözlemlediğim ilk konu, teknolojik gelişmeler ve müşteri ihtiyaçları nedeni ile nakit yönetimi dünyasının hep dinamik olduğudur. İkinci konu ise, finansal okuryazarlık konusunda özellikle küçük işletmelere ve hane halkına yönelik çok fazla çalışma yapılması gerekliliğidir. Türkiye özelinde sermaye piyasalarının gelişimi adına, işletmelerin büyümesi ve sürdürülebilirliği adına nakit yönetiminin finansal yönetimin altındaki en önemli başlık olduğu kanaatindeyim. Borsa İstanbul’un toplam piyasa değerinin Facebook’un piyasa değerinden düşük olmasının nedeni Türkiye’deki işletmelerin, bankacılık sistemi dâhil, ölçeğinin küçük kalmasıdır. Bunun nedeni ise, başta KOBİ’lerde finansal yönetim ve nakit yönetimi esaslarına olan hâkimiyetin düşüklüğüdür. Uluslarararası bir finans merkezi olmak isteyen İstanbul’un Avusturya İktisat Okulu, Wharton, Harvard Business School, London School of Economics gibi bir iktisadi yönetim ekolü (doktrini, okulu) olması gerekliliğine inancım doğrultusunda, bu ilk kitabımda deneyimlerimden hareketle nakit yönetiminin önemini aktarmaya çalıştım
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’da Türkçe Yazılmış Matbu Kırk Hadisler ve Din Eğitimi Açısından Önemi
Hicri II. asırdan itibaren yazılmaya başlanan kırk hadisler, belli sayıda hadisin bir araya getirilmesiyle oluşmuş ve tarihi süreç içerisinde bir geleneğe dönüşmüştür. Muhtevasının hadis olması ve ulemanın dışında farklı meslek gruplarına mensup kişilerin de kırk hadis yazmış olması, kırk hadis eserlerini önemli kılmaktadır.
Farklı milletlerin geleneklerinde kırk hadis eserleri olmakla birlikte, Osmanlıda Türklerin kırk hadis geleneğine daha çok sahip çıktığı görülmektedir. Osmanlıda en çok kırk hadisin şairler tarafından yazılmış olması, çok sayıda manzum kırk hadisin yazılmasına sebep olmuştur. Osmanlıda yazılmış birçok kırk hadis risalesi, kendi döneminin sosyal kültürel yapısına ışık tutmuştur. Dini-didaktik bir anlayışla kaleme alınan kırk hadisler, günlük hayatta Müslümanların problemlerine çözüm bulmayı, onlara dünya ve ahiret saadetinin yolunu göstermeyi amaçlamıştır.
Bu çalışmada, ulema, hekim siyasetçi ve şairler tarafından yazılmış on iki kırk hadis eserinin din eğitimi açısından incelemesi bulunmaktadır. Çalışmamızda yer alan kırk hadisler; tıp, siyaset, iman, ibadet, ahlak ve hayatın birçok konusuyla ilgili hadisleri kapsamaktadır.
Kerderli Mahmut b. Ali tarafından kaleme alınan “Nehcül Feradis”, Ali Şir Nevai’nin “Türcüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Mustafa Cemi tarafından tercümesi yapılan; Akkirmani ve Birgivi’nin “Şerhu’l Ehadisi’l Erbain”, Okçuzade Mehmet Şahi’nin “Ahsenü’l-Hadis”, adını verdiği eseri, Nabi’nin “Tercüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Ömer Ziyaeddin Dağistani’nin “Hadisi Erbain fi Hukuki Selatin”, isimli eseri, Münif’in “Tercüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Âşık Çelebi’nin “Şerhu Hadis-i Erbain” adlı eseri, İsmail Hakkı Bursevi’nin “Şerhu Hadis-i Erbain” adlı eseri, Ahmet Naim’in “Kırk Hadis” eseri, Miralay Hüseyin Remzi nin “Tıbb-i Nebevi” adlı eseri, Mustafa Taki Efendi tarafından Osmanlı Türkçesiyle kaleme aldığı “Kırk Hadis Yahut İlm-i Hal’i Siyasi ve İctimai” adlı eseri, Osmanlıda Türkçe yazılmış matbu olarak neşredilmiş kırk hadis eserleridir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
KOSOVA TÜRK MASALLARI
Balkanların merkezinde yer alan Kosova Cumhuriyeti’nde kayda değer sayıda Türk nüfusu yaşamaktadır. Bugün Kosova Cumhuriyeti’nde azınlık konumunda yaşayan Kosova Türkleri, geçmişte olduğu gibi, topraklarını Türk kültürü ve düşüncesiyle yoğurmaya devam etmektedir. Kosova’da Türk kültürünü yaşatmanın en güçlü yollarından biri de yüzyılların birikimi olan sözlü kültür ürünleri ve diğer kültürel birikimin genç kuşaklara aktarılmasıdır. Bu anlamda Kosova Türk masalları ve masal anlatma geleneği büyük bir görev üstlenmektedir.
İşte bu düşünceden hareketle hazırladığımız bu kitap, Balkanların merkezinde bulunan ve tarih boyunca farklı milletlerin hâkimiyetine girmekle birlikte beş yüz yıl süren Türk hâkimiyetinde Türk kültürü ve sanatı ile bezenmiş bir coğrafyada yaşayan Kosova Türklerinin masal anlatma geleneği ve masallarını konu edinmiştir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Cumhuriyeti’nin Yüz Yıllık Kamu Yönetimi
Türkiye’nin kamu yönetimi tarihini, bütün birimleriyle ve kapsamlı bir şekilde ortaya koyan bir başvuru kaynağına olan ihtiyaçtan doğan bu kitap, Cumhuriyet döneminin mülki-mahalli idari yapılanmasının bütüncül yaklaşımla ve sistematik şekilde irdelendiği bir çalışmadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan günümüze kadar tecrübe ettiği idari süreçleri, bütün yönleriyle, sade bir dille ve akademik disiplinle ortaya koyan, sahasında uzman akademisyen ve araştırmacılar tarafından literatür ve arşiv kayıtları incelenerek hazırlanan bu eserde; Cumhuriyetin yüz yılı boyunca illerin ve bağlı birimlerinin kuruluş süreçleri, sebepleri, idarecilerinin tayin-azil kriterleri ve yasal dayanakları sunulmaktadır. 1923 yılından itibaren kamu yönetimi alanında yapılan düzenlemeleri, objektif kaynaklara dayanarak açıklayan bu çalışma, halkın ve tarih araştırmacılarının başucu kaynağı olma işlevini yerine getirmekte; literatürde yer alan mikro çalışmalar, tek bir kitapta makro düzeyde toplanmaktadır.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
ÜTOPYA DÜNYASI
Ütopya, istenen ve arzu edilen bir toplumun rüyasıdır. Ütopyalar var olmayan ülkenin, kentin, toplumun, adanın, düzenin arayışı olarak edebiyatın içerisinde yer almaktadırlar. Daha iyi bir hayat adına çözüm yolu arayan ve bu yolu ütopya yazımında bulan yazar, yaşadığı dönemin sorunları ve aksaklıklarını, gözlemci ve anlatıcı bakış açısıyla okura aktarmaktadır. Ütopik eser ile mevcut düzene, yönetim biçimine, adalet ve eğitim sistemine yönelik bir başkaldırı sunulmaktadır.
İlk örneğine Antik Çağda Platonun Devlet adlı eserinde görülen ütopya düşüncesi, 16. yüzyıla gelindiğinde Thomas Moreun 1516 yılında kaleme aldığı Ütopya adlı eseriyle edebiyat sahnesinde yerini almış ve gelişmeye başlamıştır. More, Ütopya eseriyle yeni bir dünyanın kapılarını aralamıştır. Moreun ütopyasından sonra Batı edebiyatlarında yaygınlık kazanan ütopik eserlere Türk edebiyatında 19. yüzyıldan sonra rastlanılmıştır. Cumhuriyet döneminin ilk ütopyası olarak kabul edilen Serbest İnsanlar Ülkesinde, 1930 yılında Ahmet Ağaoğlu tarafından kaleme alınmıştır. Her iki eserde yer alan o dönemki mevcut toplum eleştirisi ve daha iyi bir yaşam düzeni düşüncesi, eserleri ütopik kılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
SANAYİLEŞME OLGUSUNUN KİRLİLİK SIĞINAĞI HİPOTEZİ VE ÇEVRESEL VERGİLER AÇISINDAN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ
Küreselleşme ve sanayileşme olgusu ile artan iktisadi faaliyetlerin olumlu etkilerinin yanı sıra ortaya koymuş olduğu negatif dışsallıklar dikkatleri insan ve ekonomi açısından oldukça önemli olan çevre konusuna çekmiştir. Çevre ekonomisinin iktisadi düşünceler tarihindeki yerinin incelenmesi çevre konusuna verilen önemin yüzyıllarca süregeldiğini ancak son yıllarda üzerinde oldukça tartışılması gereken bir konu haline dönüştüğünü göstermektedir. Bu noktada kitabımızda çevre ekonomisinin geçmişini inceleyerek geleceğe ışık tutması açısından çevre sorunlarından kaynaklı dışsal maliyetlere uygulanan vergiler ve etkinliği üzerinde durulmuş, çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilişkisi çeşitli göstergeler ve indekslerle açıklanmış, ekonomik büyüme ve dışa açıklığın çevre kirliliği üzerindeki etkileri ile ekonomik büyüme ve çevre vergilerinin çevre kirliliğine olan etkisi Kyoto Protokolünün de göz önünde bulundurulduğu çeşitli ampirik modellerle analiz edilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Seçim Müzikleri Üzerine
1965 seçiminde Türkiye İşçi Partisi tarafından kullanılan Yarının Şarkısı’nı referans alırsak, seçim müzikleri konusunda 60 yıllık bir tecrübeye sahip olduğumuz söylenebilir. Bununla birlikte seçim müzikleri akademi tarafından da ilgi görmüştür. Konuyla ilgili ilk çalışmanın yapıldığı 2010 yılından bugüne 50’ye yakın teorik ve görgül araştırma üretilmiştir. Çalışmalar çoğunlukla siyasal bilimler ve siyasal iletişim alanı araştırmacıları tarafından yürütülmüştür. Ancak, ‘Türkiye’de seçim müzikleri temalı bilimsel literatürde müziğe dair bakış açısının izlerini görmek zordur’ denilebilir. Yerel menşeili ve salt müzik odaklı 20’nin üzerinde bilimsel dergi bulunmasına karşın bu dergilerde seçim müziklerinin kendine yer bulamaması, konunun müzik alanı araştırmacıları tarafından gözden kaçtığının bir kanıtı olarak değerlendirilmektedir. Araştırmalara ihtiyaç olduğu açıktır.
Kitap, 2018 ve 2023 yıllarında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AK Parti ve CHP’nin seçmenlerle paylaştığı seçim müziklerini mercek altına almaktadır. Çalışmada, seçim müziklerine ilişkin olarak Ne? sorusunun bir adım ötesine geçilmiş ve Neden? sorusuna da cevap aranmıştır. Bu amaçla kitap, siyasal iletişim ve müzik ekseninde kavramsal ve tarihsel bir çerçeve sunmakta ve incelenen seçim müziklerini Şarkı Formu, Türk Halk Müziği, Kürdi Makamı, Marş ve Maskülen Yapı başlıkları üzerinden tartışmaya açmaktadır. Çalışmanın alana eleştirel bir bakış açısı kazandırması beklenmektedir.
₺270,00
KİTAP TANITIMI
Firdevsî-yi Rûmî Süleymân-nâme-yi Kebîr
Batı Türkçesi; Eski Anadolu, Osmanlı ve Türkiye Türkçesi olmak üzere üç evreden oluşmaktadır. Batı Türkçesinin ilk evresini oluşturan Eski Anadolu Türkçesi 13. ve 15. yüzyılları, Osmanlı Türkçesi ise 15. ve 20. yüzyılları içine alır. Çalışmamıza konu olan Firdevsî’nin Süleymân-nâme-yi Kebîr’i yaygın görüşe göre 16. yüzyılın başlarında yazılmış olup Eski Anadolu Türkçesinden Osmanlı Türkçesine geçiş dönemi özellikleri gösterir. Süleymân-nâme-yi Kebîr, Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim dönemlerinde yaşamış olan Firdevsî-yi Rûmî’nin ansiklopedik özellikler içeren en hacimli eseridir. Süleymân-nâme-yi Kebîr’in konusu, Hz. Süleymân’ın hayatı ve onun etrafında oluşan menkıbelerdir. Eserde hem manzum hem de mensur metinler bulunmaktadır. Çalışmada Süleymân-nâme-yi Kebîr’in 36. cildinin İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinde bulunan nüshası esas alınmıştır. Hazırlanan bu eser, giriş, inceleme, metin, dizin ve tıpkıbasım bölümlerinden oluşmaktadır.
₺820,00