KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

ALTERNATİF YAKLAŞIMLARLA EKONOMİK BÜYÜME
₺260,00 -

A PRACTICAL ENQUIRY INTO THE PHILOSOPHY OF EDUCATION
₺575,00 -

Sanat Tarihçisi Ne İş Yapar?
₺780,00 -

Parental Deprivation and Social Adaptation Problems in Children in Developmental Psychology
-

1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda Esir Yunanlar
₺440,00 -

Seciʻli Tefsir Geleneği ve İbn Korkmaz
₺430,00 -

Tatar Yazar Taci Gıyzzet’in Kolhoz Temalı Eserleri Üzerine Bir İnceleme
₺250,00 -

Prof. Dr. Hamza Akengin’e Armağan Beşeri Coğrafya Araştırmaları
₺900,00 -

Ziyaret Fenomeni ve Türk Popüler Dindarlığı
₺315,00 -

Yeni Ekonomi ve Toplum
₺405,00 -

VAKIF İNSAN PROF. DR. HİKMET ÖZDEMİR ARMAĞANI
₺1.600,00 -

Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974)
₺715,00 -

TÜRKİYE SELÇUKLULARI
₺430,00 -

TÜRK HALK EDEBİYATI
₺975,00 -

Toplumdilbilim Işığında KIRGIZLARIN DİLİ ve KÜLTÜRÜ
₺300,00 -

The Anxious Self: Existence and Nothingness in Samuel Becketts Waiting for Godot, Endgame, and Happy Days
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İşletme Biliminde Güncel Tartışmalar ve Paradigmalar – III
İşletme Biliminde Güncel Tartışmalar ve Paradigmalar-III, muhasebe, denetim ve örgütsel davranış disiplinlerinin güncel sorunlarını disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele alan özgün bir derleme eserdir. Bu doğrultuda kitapta yer alan altı bölümde, hile belirtilerinin analitik inceleme yöntemleriyle olan ilişkisi, kazanç yönetimi uygulamalarının Türk yasal mevzuatındaki yeri, muhasebe meslek mensuplarının kişilik özelliklerinin mesleki şüphecilik tutumları üzerindeki yansımaları, yeşil organizasyonlar, denetçilerin iş tatminleri ve örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiler ve hale (halo) etkisinin denetim süreci üzerindeki yansımalarını kapsayan geniş bir yelpazede özgün literatür değerlendirmeleri ve ampirik bulgular sunulmaktadır.
Editörlüğünü Prof. Dr. Gülşah Karavardar ve Prof. Dr. Alper Karavardar’ın üstlendiği eser, alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanmış olup; muhasebe ve denetim alanındaki akademisyenler, lisansüstü öğrenciler ve uygulayıcılar için başvuru niteliğinde bir kaynak sunmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Divan Şiirinde Rubâî
Arka Kapak Yazısı:
Barındırdığı tasavvufî ve felsefî düşüncelerle dikkate değer bir nazım şekli olan Rubâî, divan şiiri sahasında incelenmeyi hak eden geniş bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Biz bu çalışmamızda rubâînin divan şiirindeki seyrini, anlam dünyasını, bu nazım şekliyle yazılan türleri ve sahip olduğu daha pek çok özelliğini ortaya koyarken, diğer nazım şekilleriyle olan münasebeti, Türk şiirindeki tarihi seyri, yüzyıllara göre rubâîlerin ve şairlerinin dağılımını ele aldık.
KİTAP TANITIMI
Sosyo-Coğrafi Sorun Olarak Kanunla İhtilafa Düşmüş Çocukların Suç Coğrafyası Perspektifiyle İncelenmesi
“Suç ve Çocuk”, bu ikilinin aynı cümle içinde kullanılması bile rahatsızlık verici iken geleceğimizi inşa edecek bireyler olarak görülen çocukların çeşitli nedenlerle suç olgusuna dahil olmaları hem üzücü hem de düşündürücüdür. Düşündürücü olan bir başka ve sürekli neden sorularıyla karşılaşılan konu da çocukların yaşlarına uygun ortamlarda bulunmalarını engelleyen etmenlerin bunca zamandır neden ortadan kaldırılamadığıdır. Çocukların suça karışmalarının önlenmesi, sağlıklı ve güvenli bir toplumsal yapı inşa etmenin temel koşullarındandır. Çocuk suçluluğuna bütüncül bir perspektifle ve çözüm odaklı yaklaşarak, yapılması gerekenler listesinin tesisinde bu alandaki uzmanların görüş, düşünce ve önerilerini dikkate alarak, sorunun hukuki, psikolojik, sosyolojik, psikiyatrik, coğrafi yönlerini de dikkate alarak çok boyutlu ve bileşenli düşünerek, bilimsel ilkelerden ödün vermeden ve yine bilimin gösterdiği yollar doğrultusunda hareket ederek ve kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinin birlikte ortak amaç için çalışmalarını sağlayarak söz konusu soruna net ve kalıcı çözümler üretilebilir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Deborah Levy’nin Öz Yaşam Öyküleri
İngiliz yazar Deborah Levy’nin kişisel yaşam deneyimlerini evrensel temalarla harmanlayarak içgörüsel bir bakışla ve içtenlikle paylaştığı öz yaşam öykülerinin biçimsel ve tematik bir incelemesinin sunulduğu bu kitapla, Levy’nin bir kadın yazar olarak daha iyi anlaşılmasını ve eserlerini değerlendirmede yardımcı olacağını ümit ettiğimiz analiz ve yorumlar sunmayı hedefledik.
Levy’nin insan ruhunun inceliklerini kurgu tadında bir anlatı ve özgün bir bakış açısıyla sunduğu “yaşayan otobiyografileri”, diğer insanlara da kendi yaşamları üzerine düşünmeleri ve kendi gerçeklerini keşfetmeleri için ilham kaynağı olacak niteliktedir. Bu kitapta, yazarın otobiyografileri, anlatı ve üslup gibi biçimsel özelliklerinin yanı sıra, işlenen konular ve toplumsal cinsiyet rolleri, kadın kimliği ve göç gibi temalar açısından ele alınmakta, ayrıca eserlerdeki metinlerarası bağlantılar ortaya konmaktadır.
Kadınsı gücün bir rol modeli ve kadın edebiyatında önemli bir yeri olduğunu düşündüğümüz Levy, kadın için yazmayı, yaşamdaki güçlüklere karşı bir direniş yöntemi olarak görür. Levy’nin edebi bir üslupla kaleme aldığı, keyifle okunan öz yaşam öykülerinin detaylı bir analiz ve yorumunu içeren elinizdeki bu kitapta, dünyaya ve yaşama kadınca bir bakışın da bir değerlendirmesini bulacaksınız.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Dönüşümün Örgütsel Yansımaları: İnsan–Teknoloji Etkileşimi
Dijital dönüşüm, örgütleri yalnızca teknolojik altyapı açısından değil; liderlik, insan kaynağı, yönetim anlayışı ve kurumsal sorumluluk boyutlarıyla da derinden etkilemektedir. Dijital Dönüşümün Örgütsel Yansımaları: İnsan–Teknoloji Etkileşimi başlıklı bu eser, dijitalleşmenin örgütler üzerindeki çok boyutlu etkilerini insan merkezli bir bakış açısıyla ele almaktadır. Kitapta; psikolojik sağlamlık, dijital iş yeri, dijital okuryazarlık, duygusal zekâ ve dijital liderlik gibi çağdaş kavramlar, veri odaklı yönetim ve yapay zekâ destekli karar verme süreçleriyle birlikte değerlendirilmektedir. Ayrıca dijital etik, mahremiyet ve kurumsal sosyal sorumluluk bağlamında teknolojinin örgütsel ve toplumsal yansımaları eleştirel bir perspektifle tartışılmaktadır. Alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan bu eser, dijital çağda örgütleri anlamak ve yönetmek isteyen araştırmacılar ve uygulayıcılar için önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
KİTAP TANITIMI
Kurgusal Dünyalar ve Toplumsal Gerçeklikler
Toplumsal gerçeklik, gündelik hayatın akışında olduğu kadar romanların satır aralarında, sinema perdesinin ışığında ve dijital oyunların etkileşimli dünyalarında da gizlidir. Bu derleme, kurgusal anlatıların toplumu yalnızca yansıtmakla kalmayıp onu nasıl dönüştürdüğünü ve kimi zaman maskelediğini tartışmaya açıyor. Eser, eğlence kültürünün bir denetim mekanizmasına dönüşümünden varoluşsal mizaha, dijital oyunlardaki zorunlu göç deneyiminden sessiz yabancılaşmaya kadar geniş bir yelpazede modern bireyin sancılarını mercek altına alıyor. Dostluk etiği ve Oksidentalizm eleştirisiyle çerçevesini genişleten çalışma, kurguyu basit bir kaçış alanı değil, toplumu çözümlemek için sosyolojik bir laboratuvar olarak konumlandırıyor. Başkalarının hikâyeleri üzerinden kendi gerçekliğine bakmak isteyen okurlar için bu kitap, olan biteni farklı bakış açılarından anlamaya yönelik bir çağrı niteliğinde.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Ordu İli Turizm Merkezlerinin Çok Kriterli Karar Verme Yöntemlerine Göre Analizi
Ordu İli Turizm Merkezlerinin Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleriyle Analizi isimli bu çalışma, Ordu ilinin coğrafi özelliklerinin tanıtılması, 8 turizm merkezinin turizm potansiyelinin ortaya konulması ve turizm merkezlerinin çok kriterli karar verme yöntemleriyle değerlendirilmesi aşamalarından oluşmaktadır. Bu çerçevede Ordu ilindeki turizm merkezi olarak ilan edilmiş alanların değerlendirilmesinde AHP, TOPSIS ve VIKOR gibi çok kriterli karar verme yöntemleri kullanılarak öncelikli turizm gelişim alanlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kitap ile güncel istatistiki yöntemler kullanılarak Turizm Coğrafyası literatürüne katkı sunulması hedeflenmiştir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatının Aydınlık Yüzü. SEVİNÇ ÇOKUM
Sevinç Çokum, edebiyat dünyasında ilkin hikâyeleriyle dikkatleri çeker. Daha sonra Bizim Diyar, Hilal Görününce, Ağustos Başağı gibi tarihî romanlarıyla Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında kendisine iyi bir yer edinir. İlerleyen yıllarda Tercüman, Türkiye gibi gazetelerdeki yazılarıyla da geniş bir okuyucu kitlesine ulaşır.
Bu kitapta ilk önce sanatçının biyografisi, sanatı hakkında ayrıntılı bilgilere yer verilmiştir. Bilhassa yazarın biyografisi hakkında kaynaklardaki yanlış bilgilerin birinci ağızdan doğrusuna ulaşılmaya çalışılmıştır. İkinci aşamada yazarın hikâyeleri, romanları, gazete yazıları ve şiirleri üzerine incelemeler yapılarak özgün yönler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.
Çokum, hikâye ve romanlarının merkezine insanı ve ona ait olanı koymaya çalışır. Sanatçı bunun olağan bir neticesi olarak duyguları, düşünceleri, hayatın kendini yenileyen durumlarını hikâye ve romanlarına taşır. Eserlerinde zıtlıkların gücünden yararlanır ve bunu sanatının bir parçası hâline getirir. Kitapta bu hususlara sıkça dikkat çekilmiştir.
Bu çalışmanın dikkati çeken bir diğer tarafı da Çokum’un sanat anlayışını dayandırdığı “abukizm” düşüncesi üzerinde durulmasıdır. Bilhassa sanatçının bu teorisini romanlarında okuyucuya nasıl aktardığına ayrıntılı şekilde yer verilmiştir.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
Otel İşletmelerinde Yönetim Bilgi Sistemlerinin Stratejik Karar Verme Sürecine Etkileri
ÖNSÖZ’den
Yönetimde karar verme günümüzde otel işletmeleri için de birinci derecede önem taşıyan bir konu haline gelmiştir. Nitekim bazı bilim insanları, yönetim ile karar verme sürecini, eş anlamda tutacak kadar ileri gitmişlerdir. Çünkü yönetici, yönetimdeki planlama, örgütleme, yöneltme, koordinasyon ve denetim işlevlerini yerine getirirken sürekli bir biçimde karar alma durumundadır. Diğer bir ifade ile karar verme, ayrı bir yönetim faaliyeti olmaktan çok, bütün yönetim faaliyetlerine temel teşkil eden bir unsurdur. Karar verme, bir sorunun çözümüne ilişkin olası yollardan en uygun olanın seçilmesi olarak tanımlanabilir. Herhangi bir konuda karar verme yönetimin özüdür, esasıdır.
Yönetim sürecinin niteliği karar verme süreci tarafından belirlenir. Yönetim sürecinin tüm diğer nitelikleri karar vermeye bağlıdır; karar verme ile örülmüş, bütünleşmiştir. Karar vermek, sorunu çözmek için yöneticinin yargıda bulunmasıdır. Yönetim, kararla başlar, kararla biter.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
R Programı ve İstatistiksel Analizler
Günümüzde her türlü istatistiksel tahmin probleminde birçok paket programa alternatif olarak kullanılan R programı, istatistiki yazılım geliştirme ve grafik çizimlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu kitapta kullanıcılara yapacakları çalışmalarda R programından nasıl faydalanacakları aşama aşama anlatılmıştır.
Ekonomi, ekonometri, işletme ve istatistik bölümleri ile eğitim ve sosyoloji gibi benzer bölümlerde okuyan lisans ve lisansüstü öğrencileri ile araştırmacıların anlayabileceği düzeyde hazırlanan bu kitapta R programının İstatistiksel Analiz yöntemlerinde nasıl kullanılacağının anlaşılması için yol gösterici niteliktedir.
R Programı ve İstatistiksel Analizler kitabında teorik bilgilerin yanı sıra, R programındaki komutlar sırayla yazılarak örneklerle açıklanmaya çalışılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
POSTMODERNİZMİN İZ DÜŞÜMLERİ
Postmodern dönemle birlikte, tüketici için üretmek, tasarruf etmek ve sermaye biriktirmek temel amaç olmaktan çıkmıştır. Modernizm döneminde, üretim odaklı ekonomiler, yerini tüketim merkezli yaşam biçimlerine bırakmıştır. Bu yaşam biçimi ve ticaret anlayışı, kitlesel tüketimi özendiren, postmodern bir kültürün oluşumuna zemin hazırlamıştır. Zira tüketim kültürü, postmodern bir kültürdür.
Postmodernite her ne kadar modern sonrası bir toplumu tanımlamak üzere kullanılsa da, aslında yeni insan, toplum, düzen ve yaşama dair bir süreci ifade etmektedir. Postmodern dünyada; arzu ve isteklerini ötelemeyen, anlık yaşamayı tercih eden, farklı deneyimler yaşayan, özgürlüğüne düşkün, sanata, spora, edebiyata, hobiye ve bilime merak saran, ama en önemlisi, kendisi için yaşayan kişi ile onun tercihleri, yaşamın merkezinde yer almaktadır. Ötekilere benzememek, farklı olmak, postmodern tüketicinin/bireyin önemli bir özelliğidir. Bu bağlamda; moda, teknoloji kullanımı, görünür olmak, toplumsal statü, yerleşim yeri ve tasarımlar ile farklılığın peşinden koşan birey, diğer yandan da teklik içinde çokluk, çokluk içinde teklik prensibini benimseyerek, çoğulculuğa da inanmaktadır.
Postmodern insan rahat ve esnektir. Duygu ve hislerine yöneliktir. ‘Kendin ol’ tutumuna sahiptir. Aktif bir insandır ve anlam için kendi kişisel yolunu izler. Gerçek iddiası’nda bulunmaz, sürekli olan yerine, geçici olanı tercih eder. Yaşa ve izin ver, yaşayalım tavrındadır. Gelenek ve eskiyle barışıktır. Egzotik, kutsal ve nadir olana olumlu bakar. Genel ve evrensel olan yerine, yerele yöneliktir ve kendi yaşamıyla ilgilidir. Evlilik, aile, din ve ulus gibi eski sadakat ve modern bağlılıklar yerine kendi ihtiyaçlarına yöneliktir. Yaşanacak tek bir hayatı olduğuna inanan birey, yaşantısında kolaylıklar arzularken, aynı zamanda, aceleci ve telaşlı bir tutum da sergilemektedir. Tüketici davranışları moderniteden farklıdır. Sürekli bir koşuşturma ve dolaşma hali hakimdir. Postmodernitede, modernizmin Newton tabanlı hiyerarşik ve düzenli yapısı, yerini Kuantumdan kaynaklanan/beslenen kaotik ortama bırakmaktadır…
Özetle; editörlü kitabımızın öncelikli amacı; hayata dair hemen her alanda kendini hissettiren postmodernitede, postmodernist yaklaşımların iz düşümlerini paylaşmaktır. Postmodernizm ile ilgili alana katkı sağlayacak kaynak yaratmaktır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Görsel İletişim Çalışmaları: Tasarım ve Reklam Seçkisi
Görsel iletişim alanı kapsamında hem geleneksel hem de dijitalleşme sürecinin teknoloji ve iletişim alanı üzerindeki çeşitli etkileri bağlamında bir seçki sunmayı amaçlayan Görsel İletişim Çalışmaları: Tasarım ve Reklam Seçkisi adlı kitap tasarım ve reklam alanlarında birbirinden farklı ve zengin içerikteki yazılardan oluşmaktadır. Görsel kültürün toplumların yaşamlarında yükselişe geçtiği 20. yüzyıldan günümüze reklamcılık ve tasarım alanları gündelik yaşamda daha etkili bir konuma gelmiştir. Teknolojik gelişmelerin de etkisi bu alanların yeni anlatım olanaklarıyla bireylerle bir araya gelmesini sağlamıştır. Çeşitli sosyal medya platformları, metaverse evreni, yapay zeka uygulamalarının günümüz bireylerinin yaşamlarında yer edinmeye başlaması bu konuların reklam ve tasarım alanlarıyla olan ilişkisi ve tasarım alanında yazı karakterlerinin yeri ve önemi kitap kapsamında ele alınarak, tartışılmaktadır. Görsel İletişim Çalışmaları: Tasarım ve Reklam Seçkisi adlı kitap tasarım ve reklam alanlarına ilişkin okuyuculara sunduğu zengin içerikteki seçki ile bu alanlara ilgi duyan tüm okuyucuların ilgisini çekecektir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Yapım İşleri Genel Şartnamesine Göre İnşaat Sözleşme Yönetimi
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile; ihalelerde saydamlığın, rekabetin, eşit muamelenin, güvenirliğin, gizliliğin, kamuoyu denetiminin, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasının ve kaynakların verimli kullanılmasının en geniş şekilde sağlanması, kamu kurum ve kuruluşlarının kullanımlarında bulunan her türlü kaynaktan yapacakları ihalelerde tek bir yasal düzenlemeye tâbi olmaları, tahmini bedel baz alınarak indirim yapılmak suretiyle ihaleye çıkılması yerine, işlerin istekliler tarafından piyasa rayiçlerine uygun fiyatlara göre tespit ve teklif edilen gerçekçi bedeller üzerinden ihale edilmesi amaçlanmıştır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile birlikte uygulama yönetmelikleri de oluşturulmuş, Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliği ile birlikte eski adı ile Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi olan şartname Yapım İşleri Genel Şartnamesi olarak yeniden düzenlenmiştir.
Bu kitapla yapım sürecinde sözleşme imzalanması ve işin yapım sürecinde Yapım İşleri Genel Şartnamesinin maddeleriyle, Yüksek Fen Kurulu, Sayıştay ve Yargıtay kararları ışığında taraflar arasında meydana gelebilecek uyuşmazlıklara yol gösterilmeye çalışılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Biyocoğrafya Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı
Önceki basımlarında olduğu gibi, “Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı bu kitabın gözden geçirilmiş 4. Basımının asıl amacı, “en geniş anlamıyla Coğrafi Bilimler, Biyolojik Bilimler, Çevre Bilimleri ve Doğa Bilimleri ile Ziraat Mühendisliği ve Orman Mühendisliği vb. lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra, konuyla ilgili bilim ve meslek dallarında bilimsel çalışmalar yapan genç akademisyen, uzman ve araştırmacıların, yeryüzündeki canlıların coğrafi dağılış desenlerinin ve dinamik özelliklerinin arkasındaki tarihsel, evrimsel ve ekolojik neden, etmen ve süreçlerin neler olduğunu öğrenmelerini ve bu bilgileri hem doğal ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği anlamak hem de onların korunması amacıyla kullanabilmelerini” sağlamaktır.
Kitabın 4. Basımında, 3. Basım sonrası fark ettiğimiz küçük çizelge ve şekil tasarım, metin içi yazım ve gramer hatalarının ve kaynak göstermedeki bazı farklılık ve eksiklerin düzeltilmesi ya da yeniden düzenlenmesinin yanı sıra, kitabın hemen her bölümünde okumayı kolaylaştıracağını öngördüğümüz bazı küçük düzenleme ve değişiklikler yapıldı.
Önceki baskılarında olduğu gibi, kitabın 4. Basımında da atmosferdeki karbondioksit (CO2) birikimlerindeki değişimlere ilişkin konularda hem bazı şekiller hem de metin içinde verilen atmosferik konsantrasyonların bazıları 2024 yılına kadar ve/ya da 2024’e göre güncellenmiştir.
Kitabın elinizdeki 4. Basımındaki en büyük değişiklik, 4.2.1.3 Yağış, Nemlilik, Evapotranspirasyon ve Su Varlığı alt bölümünde bulunan 4. Köppen-Geiger İklim Sınıflandırması başlığı altındaki Köppen-Geiger iklim sınıflandırması çizelgeleri ile Türkiye Köppen-Geiger haritası ve değerlendirmelerinde yapılan güncellemedir. Bu güncellemede alansal çözünürlüğü çok yüksek olan güncel bir veri seti kullanıldı. Türkiye’nin yeni Köppen-Geiger iklim tipleri haritası, önceki haritalardan hem dağlık alanları daha iyi temsil ettiği hem de alansal çözünürlüğü daha yüksek olduğu için belirgin bir biçimde farklıdır. Örneğin, Doğu Anadolu’nun kuzey ve Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum Kars Bölümü) bölümlerindeki soğuk iklimlere ek olarak, yeni haritada hem genel olarak dağlık alanlarda hem de özellikle Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kuşağında görülen nemli ılıman iklimin hemen güneyinde hızla yükselen Kuzey Anadolu ve Doğu Karadeniz dağ sıralarında zaten olması gereken soğuk iklim tipleri ortaya çıkmakta ve çok daha geniş alanları kaplamaktadır.
Ayrıca, 10.1 Türkiye’nin Biyolojik Çeşitliliği alt bölümünde, yetişkin bir Anadolu Parsı bireyinin Türkiye’de foto kapanla elde edilmiş çok net gerçek bir fotoğrafı, fotoğrafa ilişkin kısa bir kaynak bilgisi ve olası yaşam alanı öngörüsü ile verildi.
“Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı kitabın, yararlı olacağını düşündüğümüz bazı yeni şekil tasarımı, küçük düzeltme, değişiklik ve güncellemeler (ör. atmosferin bileşimi ve karbondioksit değişimleri, jeolojik zaman spirali, toprak coğrafyası, Türkiye Köppen-Geiger haritası, Anadolu Parsı, kaynaklar ve kaynak gösterme, vb.) yapılan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Dördüncü Basımının, öğrencilerimize, akademisyenlere, bilim insanlarına, araştırmacılara, hava, su, toprak, iklim, tarım, orman, çevre ve ekoloji vb. odaklı sivil toplum kuruluşlarına ve konuya ilgi duyan her düzeydeki okuyucuya yararlı olması dileğiyle.
Kitabın Dördüncü Basımının en iyi biçimde yapılmasını sağlayan Kriter Yayıncılığın değerli yöneticileri Sayın Numan Ergül ve Ali Ergül ile emeği geçen çalışma arkadaşlarına çok teşekkür ederim.
Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ
10 Eylül 2025, Çanakkale
GÜNCELLENMİŞ VE GÖZDEN GEÇİRİLMİŞ ÜÇÜNCÜ BASIMA ÖNSÖZ
Önceki basımlarında olduğu gibi, “Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı bu kitabın gözden geçirilmiş 3. Basımının asıl amacı, “en geniş anlamıyla Coğrafi Bilimler, Biyolojik Bilimler, Çevre Bilimleri ve Doğa Bilimleri ile Ziraat Mühendisliği ve Orman Mühendisliği vb. lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra, konuyla ilgili bilim ve meslek dallarında bilimsel çalışmalar yapan genç akademisyen, uzman ve araştırmacıların, yeryüzündeki canlıların coğrafi dağılış desenlerinin ve dinamik özelliklerinin arkasındaki tarihsel, evrimsel ve ekolojik neden, etmen ve süreçlerin neler olduğunu öğrenmelerini ve bu bilgileri hem doğal ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği anlamak hem de onların korunması amacıyla kullanabilmelerini” sağlamaktır.
Kitap aşağıda genelleştirerek verdiğimiz konuları ve onların alt konularını içerir:
- KONU – BİYOCOĞRAFYANIN TANIMI, AMACI, GELİŞİMİ VE KONULARI: Biyocoğrafyave Ekolojiile ilgili temel kavram ve tanımlar, Biyocoğrafya’nın amacı, bölümleri, tarihçesi ve gelişimi ile ilgili olduğu bilim dalları; Biyocoğrafya ile Biyoloji, Ekoloji, Evrim Çalışmaları, Klimatoloji ve Toprak Bilimi gibi bilim dallarının ilişkisi.
- KONU – BİYOCOĞRAFYAYA GİRİŞ: Yerküre sistemleri, levha tektoniğive atmosferin evrimi; Biyocoğrafya’nın çalışma konusu, yöntem ve ilkeleri; organizmaların sınıflandırılması, taksonve tür kavramları; Biyocoğrafya’da ölçek olgusu, ekolojik ve biyocoğrafi ilişkiler ve etkileşimler; Paleontoloji, Paleocoğrafya ve Paleoklimatoloji’nin Tarihsel Biyocoğrafyaya katkısı, izolasyon, ada Biyocoğrafyası ve Ekolojik Biyocoğrafya; yeryüzündeki yaşam alanlarının parçalanması.
- KONU – BİYOSFERDEKİ DÖNGÜLER VE ETKİLEŞİM TİPLERİ: Biyosfer ve organizmaişlevlerine coğrafi yaklaşım; biyosferdeki biyojeokimyasal döngüler; mineraller, kayaçlar ve kayaçdöngüsü; besin zinciri; atmosferin ve okyanusların genel dolaşımı ve okyanus akıntılarının klimatolojik sonuçları.
- KONU -EKOLOJİK ETMENLER VE İLİŞKİLER: Canlıların yaşam ortamları ve ekolojikistekleri; Biyocoğrafya’da çevresel ve ekolojik etmenler, ilişkiler ve uyum; klimatolojik ve meteorolojik, edafik, topografik, biyotik ve İnsanetmenleri ile ekolojik etmenlerin ortak etkileri; ormanlar, iklim ve iklim değişikliği.
- KONU – KARASAL FLORA VE FAUNANIN COĞRAFİ DAĞILIŞ İLKELERİ: Karasal florave faunanın coğrafi dağılışına yönelik anlamlı bir sınıflandırmanın oluşturulması; ekosistemler ve biyomlar; Biyocoğrafya’da öngörülebilir ilişkiler ve doğal dağılışdesenlerinin nedenleri; süksesyon, Clement’in Süksesyon Kuramı, vejetasyon süksesyonu ve sınıflandırılması; seral topluluklar, klimaks ve klimatik klimaks, Akdeniz biyomunda süksesyon türleri ve özellikleri ile klimaks bitki tür ve tür toplulukları; canlıların evrimi, soyoluş, yokoluş ve ekolojik süksesyon; Yerküre’nin Fanerozoik’teki büyük kitlesel yokoluşları ve güncel ‘Yokoluş Bunalımı’; soyoluşsal sınıflandırma İçin evrim ağacının kullanılması.
- KONU – Bitki ve Hayvan BiyocoğrafyaBölgelerinin Gelişimi: Genel olarak yeryüzündeki Biyocoğrafya bölgeleri, bu bölgelerin belirlenmesi ve oluşturulmasında önemli roller oynayan öncü bilim insanlarının yaptığı katkılar ve Biyocoğrafya âlemlerinin jeolojikevriminin kısa bir bireşimi.
- KONU – Floristik Bitki Coğrafyası: Genel olarak, vejetasyonformasyonualanlarının ve floristik bölgelerin oluşumu, dünyadan ve Türkiye’den örneklerle relikt alan ve relikt bitkiler ile endemizm ve endemiklerin tartışılması.
- KONU – Yerküre’nin Flora Âlemleri ve Bölgeleri
- KONU – Yerküre’nin Zoocoğrafya Âlemleri ve Bölgeleri
- KONU – Türkiye’de Biyolojik Çeşitlilik ve Endemizm: Bu konuda, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliği, endemikve nesli tehlike altındaki türleri de, 7., 8. ve 9. konulardakine benzer bir biçimde, birlikte ama ayrı başlıklar altında tartışıldı.
- KONU: Günümüzün Karasal Biyomları ve Vejetasyon Formasyonları: Kitabın son ve ulaşmak istediğimiz ana hedef ve/ya da nihai amacı olarak gördüğümüz bölümüdür.
- Konu, kendi bilimsel deneyim ve görüşlerimize dayanan bazı kuramsal yaklaşımlarımızı da yansıtma olanağını bulduğumuz, Yerküre’nin enerjidengesive iklim sisteminin çalışma ilkelerinin ışığında, küresel iklim sisteminin yeryüzündeki vejetasyon formasyonları ve biyomların oluşumu, gelişimi ve dağılış örüntülerinin evrimi üzerindeki rolü ve denetimi; biyom, bitki birlik ve formasyonu kavramlarının ilkeleri; Biyocoğrafya açısından önemli bitki topluluklarının, klimatik klimaks formasyon ve komünitelerin hiyerarşisi ve vejetasyon formasyonu gruplarından karasal biyomlara geçisin ana ilkelerine ilişkin, bilimsel açıklama ve tartışmalardan oluşur. Ayrıca, beklendiği gibi, bu konuda, yeryüzündeki karasal biyomlar, özellikleri, karakteristik bileşim ve dağılış desenleri ile son olarak günümüzde başlıca karasal biyomlarda yaşamlarını sürdüren karakteristik ve/ya da yerli fauna ile doğal biyotop, habitat ve savunakları konularına ilişkin gerekli ancak oldukça öz açıklama ve tartışmalara yer verildi.
- Konunun son bölümünü oluşturan “Ana Biyomların Karakteristik Faunası ve Doğal Habitatları” başlığı altında, yeryüzündeki büyük biyomlara özgü faunayı niteleyen başlıca hayvan taksonları ve temel özellikleri, yaygın olarak bulundukları asıl yaşam ortamları (biyotopve habitatlarını) ve/ya da savunakları, bu canlıların kabul edilmiş Latince ve olabildiğince dünyanın farklı ülke ve bölgelerinde kullanılan isimlerinin Türkçe karşılıklarını içerecek biçimde, özetle tartışıldı. Bu kapsamda, Türkiye’nin (ör. AvrasyaVaşağı, Karakal, Anadolu Leoparı, Hatay Dağ Ceylanı, vb.) ve dünyanın (ör. Tembel Hayvan, Avustralya Miğferli Devekuşu, Aslan Yeleli Altın Tamarin, Bengal Kaplanı, Zürafa, Uludoğan, Moğol Saigası, Kutup Ayısı, Kar Leoparı, Çinçilla, vb.) biyolojik çeşitlilik açısından iyi bilinen, bilim insanlarınca önemsenen, ancak çoğu çeşitli insan etkinlikleri ile bağlantılı çeşitli etmenler nedeniyle nesli tehlikede altındaki hayvanlara daha fazla yer verildi. Bu bölümünün biyomlardan hemen sonra, ancak ayrı bir bölüm olarak hazırlanmasındaki asıl amacımız ise, biyomlara özgü taksonlardaki bazı hayvanların fotoğraflarının, ana metnin bütünlüğünü bozmadan bir arada verilmesi yoluyla, okuyucunun metin ile karakteristik hayvanlar ve doğal yaşam ortamları arasında daha kolay bir bağ kurabilmesini sağlayabilmekti.
“Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı kitabın, İkinci Basımına göre bazı küçük düzeltme, değişiklik ve güncellemeler (ör. atmosferin bileşimi ve karbondioksit birikimindeki değişimler, toprak coğrafyası, Anadolu Parsı, biyomların karakteristik faunası, vb.’ye ilişkin) yapılan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Üçüncü Basımının, öğrencilerimize, akademisyenlere, bilim insanlarına, araştırmacılara ve konuya ilgi duyan her düzeydeki okuyucuya yararlı olması dileğiyle.
Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ
27 Ağustos 2021, Çanakkale
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Kent ve Sosyal Sermaye
Tarihin akış sürecinde beşeri ve coğrafi birçok neden insan yaşamını çeşitli yönleriyle değiştirip farklılaştırmaktadır. Süreçte bu değişimlerin en önemlilerinden biri de insanın kendine ihtiyaçlarını giderebileceği bir yer edinmesi olmaktadır. Kent yerleşim alanları birlikte yaşamanın mekânsal tezahürlerinden biri olarak vücut bulmuştur. Kent yaşamı kır yaşamından birçok yönüyle ayrışmakta. Bu mekândaki toplumsal yaşam, ihtiyaçların giderilmesi için kendine özgü oluşturulmuş yapıları, kurumları, oluşumları ve insan ilişkilerini içermekte. Kent ortamında nüfusun büyük ve heterojen bir yapıda olması, sosyo-ekonomik kaynakların çokluğu ve çeşitliliği, tüketim kalıplarının ve yaşam tarzının kıra göre farklılığı, kitle iletişim araçlarının yaygın kullanımı gibi etkenler, birey-grup-toplum arası ilişkilerde sürekli yeni davranış formlarını ortaya çıkarmakta. Kentsel alanlarda aile ve akrabalık gibi birincil grupların küçüldüğü, önem ve bağlayıcılıklarının zayıfladığı, buna karşın ikincil grupların etkilerinin daha güçlü olduğu görülmektedir. İnsanın her ihtiyacını tek başına karşılamasının mümkün olmaması nedeniyle bulunduğu ortamda diğer insanlarla mutlak surette iletişime geçmek, işbirliği ve dayanışma oluşturmak zorunluluğu bulunmakta. Bu ilişkilerde güven en önemli belirleyici bir faktördür. Kişilerarası güven, ortak normlar ve toplumda cari ilişki ağlarına katılmak, içinde yaşanılan toplumun sosyal sermaye stokunu oluşturmaktadır. Sosyal sermaye stoku bir toplumun sosyal kaynaşmasını, her yönüyle gelişmesini ve müreffeh bir yaşam sürmesinin sağlayan bir değişken olarak değerlendirilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Taşeronlaştırılması ve Denetimi
Taşeron çalışma biçimi günümüzün önemli çalışma biçimlerinden birisi haline gelmiştir. Taşeron çalışma aslında sermayenin emeği parçalayarak ve güçsüzleştirerek artı değere el koyma ve denetleme mekanizmasıdır. Emek süreçlerinin parçalanmasının ardında yatan asıl sebep ise emek-gücünün denetimidir. Emek-gücünün denetimi kapitalizm için hayati derecede önemlidir.
Kamu kurumlarının devlete yük olarak görülmesi sonucu özelleş-tirilerek taşeron firmalara devredilmesi işsizliği tetikler hale getirmiştir. Piyasalardaki istihdam sınırlılıkları çalışanlar üzerinde hak, hukuk bağla-mında sessiz kalmalarını sağlarken, işsizler üzerinde de razı olmaya yönelik “baskı”yı oluşturmaktadır. “Baskı”nın ve “rıza”nın aynı anda işlediği ideolojik denetim mekanizması da denetimin en önemli unsuru haline gelmektedir. Türkiye’de baskın kontrol mekanizması siyasi mensubiyetler dolayımıyla ideolojik denetim üzerine oturtulmuştur. Ve ideolojik denetim içine her türlü kayırmacılık entegre edilerek halk arasında kayırmacılık içselleştirilmiştir.
Türkiye’de kamuda işlerin taşeronlaştırılarak siyaset/hemşehrilik/dini yakınlık aracılığıyla istihdam yaratılmaktadır. Siyasi alanın genişlemesiyle taşeron firmalar aracılığıyla yaratılan istihdam ilişkileri, patronaj/ patriarkal ilişkileri tekrar tekrar üretmekte ve yeniden siyasetin hizmetine sokularak çalışan kesimler kontrol ve disiplin altına alınmaktadır. Bu çalışmada, siyasetin aktif olarak görüldüğü belediyelerden biri vaka olarak seçilerek, taşeronlaşmanın hangi mekanizmalarla işlediği ve denetimin bu mekanizmalarla nasıl sağlandığı üzerine bir araştırma gerçekleştirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medyanın Toplumsal Yansımaları
Yeni Medyanın Toplumsal Yansımaları, Mehmet Karanfiloğlu ve Gökhan Demirel tarafından editörlüğü yapılan bir kitaptır. Bu kitapta, yeni medya teknolojilerinin toplumsal yapı üzerindeki etkilerini incelemekte ve sosyal medya gibi araçların toplumsal hareketler, örgütlenme, bilgi akışı, bilinçlenme süreci gibi alanlarda yarattığı değişimleri ele almaktadır.
Bu kitap, günümüzde hızla değişen iletişim dünyasının toplumsal boyutunu anlamak isteyen herkes için önemli bir kaynak olacaktır. Yeni medyanın, toplumun kültürü, normları, değerleri ve ilişkileri üzerindeki etkileri detaylı bir şekilde incelenirken, okuyuculara yeni bakış açıları sunulmaktadır.
Yeni Medyanın Toplumsal Yansımaları, disiplinlerarası bir bakış açısıyla hazırlanmıştır. Çeşitli branşlardan akademisyenlerin bir araya gelerek farklı bakış açıları ve katkılarıyla oluşturulan bu kitap, hem akademisyenlere hem de geniş bir okuyucu kitlesine hitap etmektedir.
Bu derleme, yeni medya teknolojilerinin toplumsal değişim ve dönüşümlerdeki etkileri üzerine bir tartışma ortamı yaratmayı hedeflemektedir. Yeni medyanın toplumsal yansımaları konusunda geniş bir perspektif sunan bu kitap, bu alanda yapılan çalışmalara önemli bir katkı sağlamaktadır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
ÜLKE REKABET GÜCÜNE EKONOMİK ÖZGÜRLÜKLERİN ETKİSİ: PANEL VERİ ANALİZİ
Ülkelerin dış ticarette rekabet gücünü etkileyen çeşitli unsurların yanı sıra iş yapma kolaylığını temsilen ekonomik özgürlükler de önemli bir değişken olarak görülmektedir. Teorik çalışmalar ışığında ekonomik özgürlüğün yüksek olduğu ülkelerin uluslararası ticarette daha rekabetçi olacağı öngörülmektedir. Bu çalışmada konuyla ilgili teorik tartışmalar açıklanmış ve ampirik olarak geçerliliği test edilmiştir. Bu amaçla İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) bünyesindeki ülkelerin 1995-2015 dönemine ait ekonomik verileri kullanılmıştır. OECD’yi oluşturan ülkelerin farklı ekonomik özgürlük ve gelişmişlik seviyesine sahip olmasından kaynaklı OECD ülkeleri yüksek ve düşük puanlı ülke grupları adı altında iki sınıfa ayrılmıştır. Çalışmada Heritage Vakfının hazırladığı Ekonomik Özgürlükler Endeksi ile WDI, OECDSTAT ve UNCTAD’ın yayınladığı Cari Denge/GSYİH, Dış Ticaret Hacmi/GSYİH ve ülkeye giren Doğrudan Yabancı Yatırımlar/GSYİH verileri arasında ikinci kuşak panel birim kök ve eşbütünleşme testleri uygulanmıştır.
KİTAP TANITIMI
Günahkâr Kalbi
Vasıf Necdet, Kurtuluş Savaşı yıllarında (1919 – 1922) Bursa’da kuyumculuk ve gazetecilik yapar. Soyadı Kanunu’ndan sonra “Armay” soyadını alır. Daha sonra Bursa’da çıkmış olan İntibah (1921) gazetesinde bir süre yazı işleri müdürlüğü yapar. Kurtuluş Savaşı yıllarında sahibi ve başyazarı olduğu Kardeş (1921) ve Hakikat (1922) adlı gazeteleri çıkarır.
Savaşın sonunda vatana ihanet suçlamasıyla yargılanıp beraat eder. Tarafımızdan yapılan araştırmada yazar hakkında bazı yeni bilgilere de ulaşılmıştır: Kardeş gazetesinin 26 Şubat 1339 / 1923 tarihli 142. sayısında vatana ihanet suçlamasıyla tutuklanması ve yargılanması nedeniyle “Hıyanet-i Vataniye’den Hizmet-i Vataniyeye” adlı bir yazı yayımlar. Bu yazıda hayatı, eğitimi, asıl mesleği, Bursa’daki faaliyetleri hakkında az da olsa bazı bilgiler verir ve mahkemedeki savunmasını olduğu gibi aktarır.
Mahkemedeki savunmasında, Bursa’daki bazı arkadaşlarıyla düşman hakkında bilgi toplayıp Ankara’ya gönderen bir istihbaratçı olduğunu itiraf etmek zorunda kaldığını söyler. Yani vatan haini değil, ülkesine hizmet eden bir vatansever olduğu ortaya çıkarak aklanır. Bu mahkemeden dört yıl önce (1919), otuz altı yaşında iken kendi isteğiyle subaylıktan emekli olduğunu belirtir. Yine bu yazıda, 1317 (1901)’de Mekteb-i Harbiye’den mezun olduğunu ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Harp Okulu’ndan sınıf arkadaşı olmakla iftihar ettiğini belirtir.
Bursa’da Kardeş gazetesinde tefrika edip 1924 yılında kitap olarak yayımladığı tek romanı “Günahkâr Kalbi“dir. Yazar bu eserini “resimli roman” olarak nitelendirir. Eserde anlatılan ahlak çöküntüsünü ekonomik sebeplere dayandırır. Eser, romantik ve şiirsel bir dille kaleme alınmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Pandemide Dijital Nefret Söylemi: Çin Virüsü
Dünya 2019 yılının son günlerinde, Çin2de yeni tip koronavirüs ile ilk kez tanıştı. Virüs, takip eden aylarda tüm kıtalara yayıldı. Bu süreçte zihinsel reflekslerimiz bizleri -korku ve endişeyi bastırmak amacıyla- tüm bu yaşananları dış basından kaygı ve üzüntü ile takip edeceğimiz ancak televizyon veya akıllı telefonlarımızın ekranlarında bırakıp hayatımıza devam edeceğimiz bir olay olduğuna inandırmak istese de; küresel pandemi ilan edilmesi ve ardından ülkemizde ilk vakanın açıklanmasıyla bu yadsıma sona erdi ve kendimizi modern zamanların en büyük salgınının ortasında bulduk.
Yaşamımızı her yönüyle derinden etkilemesi ile Covid-19 pandemisi geniş kapsamlı bir kriz olarak ortaya çıktı. Böylesi kriz dönemlerinde, insan zihni gerilimi ve endişeyi sonlandırmak için yadsıma, çoğunluğa ve/veya otoriteye uyma, itaat gösterme, günah keçisi arama gibi mekanik tepkilere başvurur.
Sosyal medyanın tek sosyallik haline geldiği pandeminin kriz koşullarında, büyük bir kullanıcı kitlesi içine düştüğü endişe ve korku ortamından kaçışı Çinlilere nefret üreterek bulurken; bir yandan da ağlarda güçlenen yargılara uyum sağlayarak görülme ve onaylanma ihtiyacını karşılamaya çalıştı. Günün sonunda ortaya çıkan tablo ise, nefret söylemi üretiminin sosyal etkilerle nasıl sinsi bir şekilde gerçekleştiğini tekrar gözler önüne serdi.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Dijitalleşmesi: Sosyal Ağın Zorlayıcılığı Üzerine
Eski ya da yeni bütün iletişim araçlarının hâkim üretim ilişkilerinden bağımsız düşünülemeyeceği vurgusu, yeni medyada aynı zamanda hem üretici hem tüketici (üretketici) olarak bulunan ücretlendirilmemiş emeğin analizini gerektirmiştir. Kapitalist toplumun her dönem kendini yapısal olarak yenileyen ama özü aynı kalan yasalarına göre yeni medyayı tartışmaya açmak, iletişim çalışmaları açısından hala güncelliğini korumaktadır. Fakat asıl merak uyandıran ve önemli olan enformasyonel, maddi olmayan, duygulanımsal ve dijital emek olarak nitelenen emek gücünün, küresel bilgisayar ağlarında sermaye birikimi açısından hangi işlevleri yerine getirdiği veya nasıl değer sağladığıdır. Diğer bir kritik soru ise yeni medya kullanıcı emeği üzerinden nasıl ideoloji yayar olmalıdır. Yeni medyanın katılımcı veya etkileşimli yapısının, kullanıcıları; aracı-tüketici konumundan birer kaynak-üretici konumuna getirdiği iddia edilse de günümüz sosyal ağların uyguladığı hedefli reklamcılık modelleri ve sosyal ağa üye olabilmek için onaylamamız gereken gizlilik koşulları bunun tam tersini söylemektedir. Sosyal ağlarda aracı olan kullanıcı ağın zorlayıcılığına çabucak boyun eğer.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Güney Kore Sinemasında Modern Trajedi: LEE CHANG DONG SİNEMASI
“Lee Chang Dong’un filmlerinde yer alan trajik karakterler ve onların trajik deneyimleri aynı zamanda toplumsal çatışma ve çelişkilerin anlaşılmasına imkân sağlar. Gerçek olayların trajik sanat aracılığıyla estetize edilerek film anlatısına dönüştürüldüğü filmlerde, geçmişte yaşanan toplumsal olayın kendisi değil, ilgili dönemin sıradan insanların hayatlarındaki trajik etkileri yer alır. Lee Chang Dong filmleri mevcut düzen bozukluklarının adını koymaz ancak onları sembolik anlatımıyla ima eder. “Sorunların bireye ve toplumsal yaşama etkisi nedir” sorusunu sorar ve bireylerin yaşamlarındaki trajik deneyimlerin yansımalarını gerçekçi bir sinemasal dil aracılığıyla aktarır.” Bu çalışma Güney Kore yakın tarihini ülke sinemasının gelişimiyle birlikte ele alırken Güney Koreli yönetmen Lee Chang Dong’un filmlerindeki modern trajedileri keşfediyor.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Thinking and Learning to Think
The highest endowment of the human spirit on the intellectual side is the power to think. Learning to think is an essential process and end in all school work. Thinking is the intellect’s regal activity. In a vague way, all teaching appeals to the thought-activity of the pupil; but vagueness in teaching is as pernicious as it is common. To exhibit the value, scope, and process of thought is of inestimable service to the teacher. It gives specific direction to teaching processes, and saves the child from a thousand fanciful expedients.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
CEBRÎ MİHR Ü MÂH
Bu kitap, Klâsik Türk Edebiyatının 16. asır temsilcilerinden şâir Cebrî’nin tasavvufî- alegorik mahiyette kaleme aldığı Mihr ü Mâh mesnevisini konu edinmektedir. Eser bir yönüyle, bütün bir Osmanlı edebiyatına hâkim olan Batlamyus kozmogonisine uygun olarak Samanyolu Galaksisi’nin işleyişini aksettirmekte, diğer yandan vahdet-i vücûd öğretisi temelinde bir takım tasavvufi ıstılahları türlü alegorilerle okuyucuya sunmayı amaçlamaktadır. Mesnevînin sonunda söz konusu alegorilerin hangi anlamlara geldiği açıklanmakta ve okuyucuya çeşitli öğütler verilmektedir.
Mihr ü Mâh özünde çift kahramanlı bir aşk hikâyesi şeklinde kaleme alınmış olsa da simgesel anlamda İlahî aşkın talibi Mihr’in sınanmak, arınmak, erginlenmek ve birlikle ebedîleşerek nihayete eren manevî dönüşümünün yol hikâyesidir. Mihr, hikâye boyunca gerçek aşkın ateşinde yanarak ezelde aşina olduğu sevgiliyi bulma ve o yolda kemale ermeye yazgılı bir âşık hüviyetindedir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Doğu Karadeniz Bölgesinde Çay Tarımı Yapılan Topraklarda Bazı Bitki Besin Maddelerinde Zamana Bağlı Olarak Meydana Gelen Değişmeler
KİTAP TANITIMI
COMPUTATIONAL FORMALISM in LITERARY STUDIES
Shklovsky wrote in 1917 that art makes the stone stony. The claim assumed a baseline, habitual language against which literature registers as friction. Formalism never measured it. By 1930 the movement was finished and the term undefined. This book treats that as unfinished business. Emrah Peksoy argues that the computational analysis of literary corpora with language models supplies what Formalism lacked. It provides an empirical description of linguistic expectation. Once the norm exists, deviation stops being a metaphor. Defamiliarization becomes predictive failure. Literariness resolves into a geometry of fiction, prestige, and foregrounding. Narrative shape becomes a semantic trajectory across the novel. Each measure is derived from theory, tested where it fails, and returned to the reader. The algorithm measures the norm and its violation. The critic still reads. And formalism returns in modern dress as computational formalism.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
ANNE BEBEK BAĞLANMASI ve ANNE KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ
Anne ile bebek arasındaki ilk bağ aslında annenin bir bebek istemeye karar vermesiyle başlar. Bu bağ hamile olmanın öğrenilmesiyle fiziksel olarak somutlaşır, bebeğin doğumuyla birlikte ise karşılıklı, gözle görülür ve ölçümlenebilir bir hal alır. Dışardan sanki anne ile bebeğini birbirine bağlayan bir lastik bağ varmış gibi görünen bu sihirli süreç, annenin bebeğine bakımı, ilgisi, sıcaklığı ve sevgisiyle gelişir. Bebeğin annesiyle oluşturduğu bu bağ onun yaşamı keşfetmek için kullanacağı bir üs görevini görecek güvenli bir limana dönüşecektir. Bebek dünyayı keşfetmek için anneden ayrılacak, dünyayı keşfedip sonra tekrar güvenli limanına dönecektir. Tam da bu ayrılma ve geri dönme dönemlerinde annenin bebeğinden ayılış ve geri kabul edişleri bebeğin yaşamı keşfetmesindeki duygusunu oluşturmasına yardımcı olacaktır. Eğer anne, bebeği kendisinden ayrılırken kaygılı, korkulu ya da tedirgin ise bebek de anneden ayrılmakta aynı duyguları hissedecektir. Buna karşın anne, bebeğin bu ayrılık davranışlarına, onun, dünyayı keşfetmesi için yeterince cesaretlendirici ve güven verici davranıyorsa bebek de bu duyguları öğrenecektir. Benzer duygular kavuşma anları içinde aynı şekilde devam edecektir. Gün içerisinde yüzlerce kere olan bu olay bebek 1 yaşına geldiğinde artık binlerce kez yaşanmış bir ilişki kalıbına dönüşmüş olacaktır. İşte tam da bu durum bebeğin içsel çalışma modeli dediğimiz ilk ilişki modelini oluşturacaktır. Bu model bebeğin ilerde başka kişilerle ilişki geliştirirken başvurduğu bir referans olacaktır. Modelin oluşmasında bebeğin mizacı, hastalıkları, fiziksel yapısı gibi etmenler rol oynarken anne açısından ise kişilik özellikleri, bağlanması ve duygusal durumu rol oynayan bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Elinizdeki bu kitap anne ile bebek arasında gelişen bağlanma ilişkisinin nasıl oluştuğunu, aşamalarını, rol oynayan çeşitli etmenleri, kişilik kuramları ve konuyla ilgili çeşitli araştırmaları konu almaktadır. Konuya ilgi duyan akademisyenler, alanda çalışan uzmanlar ve anne-babalar için bir başvuru kaynağı olacağı düşünülmektedir.
KİTAP TANITIMI
Gastronominin Disiplinlerarası Yolculuğu
En basit tanımıyla “iyi yemek yemenin bilimi ve sanatı” olarak bilinen Gastronomi kavramı günümüzde güzel sanatlar, sosyal bilimler ve doğa bilimleri ile ilişkilendirilmektedir.
Tarih öncesi dönemlerde fizyolojik ihtiyaçları karşılayabilmek adına önem taşıyan yemek yeme eylemi zamanla keyif ve haz veren yönünü ortaya çıkararak bakış açısını da değiştirmeye başlamıştır.
Edebiyattan resime, heykelden sinemaya sanatın çok farklı alanları tarih boyunca mutfak ile kesişmiştir. Multidisipliner çalışma ekseninde dokuz bölümden oluşan bu eserde de sanat, siyaset, turizm, sinema, tarih ve işletme gibi konuların gastronomi ile ilişkisinin okuyucuya aktarılması amaçlanmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Kulp/Pasur
Farklı disiplinlerde çalışmalar yürüten yazarlar tarafından hazırlanan bu kitapta coğrafya-mekân ve insan ilişkileri derinlemesine incelenmeye çalışılmaktadır. Özellikle Tarih-Eğitim, Coğrafya-Botanik-Ziraat, Folklor-Dil-Edebiyat ve Din-İnanç ana başlıkları altında toplanan makalelerden oluşan bu kitap Kulp ve çevresinin tarihini, coğrafyasını ve kültürünü yakından tanımak isteyenler için önemli bilgi ve belgeler sunmaktadır.
₺740,00