KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

YENİ MEDYA VE GENÇLİK
₺495,00 -

VAROLUŞUN OTANTİK İMKÂNI OLARAK EV
₺315,00 -

ULUSLARARASI GÜVENLİK ÇALIŞMALARI ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE ELEŞTİREL GÜVENLİK KURAMI
-

Türkiye Türkçesinde Edatlar
₺560,00 -

TÜRK İKTİSAT TARİHİNDE ANADOLU’NUN FETHİ VE İLK YERLEŞİMİ (ANİ/KARS 1064)
₺325,00 -

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kalkınma
₺275,00 -

THE ART OF DYING WITHIN THE SWAN SONGS
₺405,00 -

TARİH METODOLOJİSİ
₺405,00 -

Sredstva Hudojestvennoy Vırazitel’nosti. Tropı
₺190,00 -

Sosyal Beceri Eğitiminin Gençlerin Sosyal Beceri Seviyelerine Etkisi
₺275,00 -

Sinema ve Cinsiyet
₺260,00 -

Sanal Kamusal Alan ve Toplumsal Hareketler
₺275,00 -

Representations of Mythological and Historical Women in Literature
₺260,00 -

Portföy Yönetimi
₺210,00 -

Ömer Demirbağ ve Şiiri
₺325,00 -

ORTA ANADOLU VOLKANİKLERİ ÜZERİNDE DRENAJIN GELİŞİMİ
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
2000 Sonrası Türkiye’nin Ulusal ve Uluslararası Güvenliğine Yönelik Tehditlerin Oluşum Analizi
Devlet ile güvenlik arasındaki ilişki çok eskilere dayanmaktadır. Özellikle toplum ve devlet için güvenlik vazgeçilmez bir niteliğe sahiptir. Bu kadar önemli bir ihtiyacın sağlanma biçimleri, bunu sağlayan organlar ve izlenen metotlar dolayısıyla güvenliğe ilişkin tüm unsurlar devlet yapısıyla doğrudan bir ilişki halindedir. Bu sebeple devletin ortaya çıkışında güvenliğin yeri ayrı bir önem arz etmektedir. Ancak zaman içerisinde güvenliğin kapsamı devlet olgusundan bireye doğru genişlemiştir. Bu kitap devlet ve güvenlik arasındaki ilişkiyi uluslararası ilişkiler teorileri çerçevesinde irdelerken, Türk dış politikasında yaşanan gelişmeleri ve özellikle Türkiye’nin hem ulusal hem de uluslararası güvenliğine yönelik tehditlerin oluşumlarının neler olduğunu kapsayan bir analiz sunmaya çalışmıştır. Bu çerçeveden 2000’den 2021’e kadar yaşanan güvenliğe yönelik tehditler, ulusal anlamda terör ve diğer güvenlik tehditleri kapsamında incelenmiştir. Uluslararası anlamda ise komşu bölge devletleriyle olan ilişkiler çerçevesinde ele alınmıştır. Bu süreçte halihazırda var olan tehditlerin yanında yeni tehditlerin ortaya çıkması nedeniyle Türk dış politikası 21 yıllık süreçte değişim geçirmiştir. Unutulmamalıdır ki Türk dış politikasında uygulanan politikalar Türkiye’nin gerek ulusal gerekse uluslararası güvenliğine yönelik tehditlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ayrıca bu tehditler hem dolaylı hem de doğrudan birbirini etkilemiştir. Yapılan bu çalışmada ise bu yaşanan değişimin nedenleri ve oluşum süreçleri analiz edilmeye çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Liderlik Davranışı ve Toplumsal Norm İlişkisi
Bu kitap farklı bilim dallarının inceleme alanlarına giren bir konuyu içermektedir. Liderlik davranışını kapsadığı için davranış bilimleri, sosyal normları içerdiği için sosyoloji, sosyal normların davranışa etkisini açıklamak için sosyal psikoloji, incelediği liderler işletmelerde liderlik yapan bireyler olduğu için örgütsel davranış bilimi içerisinde yer almaktadır. Bu nedenle disiplinler arası bir çalışmadır. İnsanların davranışları pek çok faktörden etkilenmektedir. İnsanların davranışlarının artalanını kişinin biyolojik yapısı, inançları, düşünceleri, algıları, ihtiyaçları gibi içsel unsurlar ve çevre ile etkileşiminin sonucu olan kültür, örf ve adetler, normlar, telkin, şartlanmalar ve içinde bulunduğu eğitim, iş/meslek, gelir gibi dışsal koşullar etkilemektedir. Lider olarak kabul edilen bir kişi, sosyal yapının bir parçasıdır. Sosyal yapılar istikrarlı bir statü, rol ilişkileri ve belirli normlardan oluşmaktadır. Bu normlar, grupların etkileşimi sırasında oluşan ve üyelerin davranışlarını düzenleyen yaptırımı olan kıstaslardır. Liderin davranışı hem bu normlar tarafından oluşturulmuş yapılar içerisinde ortaya çıkmakta, hem de bu normlardan etkilenmektedir. Bu kitabın konusunu liderlik ve liderin davranışlarını etkileyen toplumsal normlar oluşturmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
TARİHÎ TÜRK LEHÇELERİNDE OK EDATI
Kitapta OK edatının tarihî lehçelerdeki kullanımı ele alınmıştır. Türkçedeki en eski pekiştirme edatlarından biri olan OK edatı, aynı zamanda bir enklitik edatı olarak da Türkçeye pek çok ek ve sözcük oluşumunda katkı sağlamıştır. Kitap bir Giriş ve üç ana bölüm üzerinden tasarlanmıştır. Giriş’te edat, pekiştirme edatı ve enklitiklik hakkında bilgilendirme yapılmıştır. Birinci bölümde Tarihî metinlerde OK edatının kullanımı ele alındı. İkinci Bölümde OK edatının anlam ve gramatikal kullanımı üzerinde duruldu. Üçüncü Bölümde OK edatının ek ve sözlerde kalıplaşması tespit edilmeye çalışıldı. Böylece OK edatının tarihî lehçelerdeki kullanımı bir bütün olarak verilmek suretiyle gramer çalışmalarına ilgi duyanların dikkatine sunulmuştur
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”
Bedri Rahmi Eyüboğlu, eserlerinde halk kültürüyle modern sanatı harmanlar. Resim, şiir ve düzyazılarında sanat anlayışını Anadolu folkloru üzerine kurar. Eserlerinde destanları, masalları ve türküleri yeniden üreterek özgünlüğü yakalar. Gelenekten faydalanırken kendi sesini korur ve halk kültürünü yansıtan eserler verir.
Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”nda şair ve akademisyen Emel Koşar’ın Bedri Rahmi Eyüboğlu hakkındaki uluslararası endekslerde taranan hakemli dergilerde yayınlanan makalelerinin yanı sıra daha önce yayınlanmamış Eyüboğlu hakkındaki yazıları da yer almaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Yaşları Arasındaki Öğrencilerin Heteroseksüel Gelişimlerinin İncelenmesi
Cinsiyet ve üreme, canlı yaşamının sürekliliğini sağlar. İnsanlarda cinsellik doğumla başlar ve tüm yaşam boyunca devam eder. Cinsel kimlik, kişinin biyolojik cinsiyetinden farklı olarak kendisini kadın ya da erkek olarak algılamasıdır. Sağlıklı bir cinsel kimlik gelişiminde cinsel kimlik, kişinin cinsiyetinden haberdar olması, cinsiyetine uygun davranışlar göstermesi ve bundan mutluluk duyması önemlidir.
Cinsel eğitim bireyin fiziksel, duygusal ve cinsel gelişimini anlaması olumlu bir kişilik kavramı geliştirmesi, insan cinselliğine, başkalarının haklarına, görüş ve davranışlarına saygılı bir bakış açısı edinmesi ve olumlu davranış biçimi, değer yargıları geliştirmesi eğitimidir.
Cinsel eğitimde öncelikle anne babaların eğitimi hedeflenmelidir. Aksi takdirde anne babaların istemediği takdirde çocuklar ya da ergenler istemediği kişilerden bilgi edinebilir, gözetleme, takip etme yoluna başvurabilirler, yaşıtlarından bilgi alabilirler, kendi başlarına deneyler yapabilirler. Ailede başlayan cinsel eğitim okulda da sistemli bir şekilde sürmelidir.
Ülkemiz gibi cinsel eğitim konusuna tedirgin, çekingen, korkak yaklaşılan, ayıp günah sayılan ülkelerde bu sorumluluk daha da artmaktadır. Sorumluluğun kapsamında sadece çocuklar gençler değil her yaştan her sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel düzeyden insanların olması gerekmektedir. Bu kitabın anne babalara öğretmenlere öğretmen adaylarına ve konuyla ilgilenen herkese yararlı olması dilerim.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Ekonomisi
Türkiye’de uygulamaya konulan IMF destekli 24 Ocak 1980 Ekonomik İstikrar Tedbirleri, ekonominin işleyiş biçiminde ve yapısında değişimi amaçlayarak reformist bir eğilimi temsil etmiştir. Ancak 1980’lerde uygulanan iktisat politikalarıyla istenilen düzeyde bir yapısal değişim gerçekleşememiştir. 1989-1993 yılları arasında yüksek kronik enflasyon ve dış açıkla karşılaşan Türkiye’de, kamu maliyesi dengesizliğinin genel bir iç dengesizliğe neden olması sonucunda 5 Nisan 1994 Ekonomik Önlemler Uygulama Planı yürürlüğe konulmuş, ancak bu son istikrar programı olmamıştır. 1998 Haziran sonunda IMF ile imzalanan Yakın İzleme Anlaşması’nın ardından 2000-2002 yıllarını kapsayan IMF destekli Enflasyonu Düşürme Programı yürürlükteyken Türkiye, Kasım 2000-Şubat 2001 ekonomik krizleriyle karşı karşıya kalmıştır. Bu nedenle yapısal yenilenme ve yasal düzenlemeleri öngören ve 2002-2004 dönemini kapsayan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı uygulamaya konulmuştur. Sonuçta Türkiye, 2000’lerin başında da yine IMF destekli bir program ile istikrar arayışlarını sürdürmüştür.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Tanzimat’tan Meşrutiyet’e Gerede
Türkiye’de şehir tarihi konusunda çalışmalar Avrupa’ya göre daha geç tarihlerde başlamış olsa bile son yıllarda hızlı bir ivme kazanmış durumdadır. Türk toplumunda yerel tarihe karşı ilginin her geçen gün artması bu konuda çok sayıda çalışmanın yapılmasına katkı sağlamaktadır. Bu kitapda Tanzimat’tan başlayarak Meşrutiyet’e kadar olan süreçte Gerede kazası çeşitli yönleriyle incelenmektedir. Arşiv belgeleri ve alanda yazılmış eserlerden yola çıkılarak 19. yüzyılın ikinci yarısında Gerede kazasının idari yapısı, sosyo-kültürel yapısı ve ekonomik yapısı ortaya konulmaktadır. Ayrıca bölgede çıkan olaylar da belgeler ışığında incelenmektedir.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
Tarihi ve Kültürel Yönleriyle Bulanık
Doğunun gizemli topraklarında, Murat Nehri’nin serin sularıyla hayat bulan Muş’un Bulanık ilçesi, köklü tarihi ve zengin kültürel mirasıyla bir keşif yolculuğuna davet ediyor. Antik çağlardan Osmanlı’ya, Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze uzanan tarihsellikte bu topraklar, sayısız medeniyetin izlerini barındırıyor. Kervan yollarının kesişiminde, İslam öncesi ve sonrasının mimarisine, halk efsanelerinden geleneksel el sanatlarına kadar uzanan derin bir kültürel mirasa sahip olan Bulanık, doğanın ve tarihin iç içe geçtiği bir açık hava müzesi gibidir. Bu kitap, Bulanık’ın taşlarına kazınmış hikâyeleri, halkının dillendirdiği türküleri, yazılı edebiyatına ve zamana direnen diğer kültürel ve inanç yapılarını gün yüzüne çıkarıyor. Geçmişin izini sürmek isteyenler için bir kılavuz niteliğinde olan bu eser, Bulanık’ın büyüleyici atmosferini mikro tarih ve kültür bakışı ile sayfalarına taşıyor.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Yetki Devri Politikası
Soğuk Savaş sonrası dönemde yükselen milliyetçilik akımlarının etkisiyle merkezi olmayan yönetim biçimlerinin çoğaldığı bir sistem ortaya çıkmıştır. Kimliklerin, aidiyetlerin ve bölgesel farklılıkların daha fazla görünür olduğu bu dönemde merkezi olmayan politikalar yaygın biçimde uygulanır hale gelmiştir. Ayrılıkçı hareketlerin ulusal bütünlüğün önünde önemli bir sorun teşkil ettiği düşünüldüğünde bu alandaki başarılı örneklerin uluslararası ilişkilerdeki önemi de ortaya çıkmaktadır. Birleşik Krallık ve İskoçya örneği yetki devrinin başarıyla uygulandığı örneklerden olması açısından etkileyicidir. İskoçya uzun süren bağımsızlık mücadelesi ve uyguladığı referandumlara rağmen Birleşik Krallık içinde kalmaya devam etmiştir. Bu açıdan önemli bir laboratuvar vazifesi de görmektedir. Bununla birlikte Birleşik Krallık örneği, Brexit öncesinde AB’nin bölgesel politikaları açısından da önemli olmuştur. Brexit sonrasında ise ülkenin bütünlüğünü tehdit edecek yeni bir süreçle karşı karşıya kalınmıştır. Bu kitapta yetki devri politikaları Birleşik Krallık- İskoçya tecrübesi üzerinden ayrıntılı olarak incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Churchill – İnönü Savaşı: Adana Görüşmeleri (30-31 Ocak 1943)
Birinci Dünya Savaşı’nda alınan mağlubiyet ve ardından başlayan işgaller, Anadolu’da ağır bir yıkıma neden olduğu gibi Osmanlı Devleti’nin de sonunu getirdi. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran yönetici kadro, Milli Mücadele dönemini başlatarak tüm bu zorluklar içerisinde ayakta kalma mücadelesi verdi. Yeni bir işgal yaşamamak ve var olan yıkımın izlerini silmek için uzun yıllar gayret gösteren devlet yönetimi, İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla yeni bir yol ayrımına girdi. Ülkenin ekonomik ve askeri durumu dikkate alındığında, savaşa dahil olmak olanaksızdı. Fakat savaşın bu kadar yakınında bulunurken hatta çatışmaların sınırlarına dayandığı bir dönemde savaşın uzağında kalmak da hiç kolay değildi. Hem Mihver hem de Müttefik devletlerin Türkiye’yi kendi yanlarında savaşa dahil etmek istemesi, Türkiye’yi ateşten bir çembere sürüklemekteydi. Savaşa girmek istenmezken savaşan devletlerle iyi ilişkileri sürdürme gayreti, ancak olağanüstü bir diplomasi ile yapılabilirdi. İkinci Dünya Savaşı sırasında işte bu diplomasi örneklerinden biri, tarihe Adana Görüşmeleri olarak geçmiştir. 30-31 Ocak 1943 tarihleri arasında İngiltere Başbakanı Churchill ile Türkiye Cumhurbaşkanı İnönü’nün başkanlık ettiği görüşmelerin planlanma süreci, içeriği ve sonuçları, bu eserde İngiliz ve Türk arşiv kaynakları temelinde ele alınarak siz kıymetli okuyuculara sunulmaya çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
İnteraktif Eşlikli Solfej – I
İnteraktif Eşlikli Solfej I ilk olarak Saygun, Sun, Taruskin ve Kostka gibi önemli müzisyen ve müzikologların yazdıkları kitapların ışığında temel teori, tarih ve terminoloji bilgisi vermeyi amaçlamaktadır. Bir müzisyenin, uluslararası camianın doğal bir parçası olduğu göz önüne alınarak terimlerin uluslararası karşılıkları da kitapta sunulmuştur. Kitaptaki solfej parçaları ise aralık duyuşu, entonasyon ve farklı armonik bağlam ile estetiklerde sağlam kalabilme yetisini geliştirmek amacıyla hazırlanmıştır. Bütün parçaların eşlikleri internette bulunmaktadır. Okuyucunun parçalara kolay ulaşabilmesi için QR kodlar verilmiştir. İnternetteki kayıtlar sayesinde eşlikleri durdurarak veya yavaşlatarak istenilen sayıda tekrar yapılması mümkündür. Parçalar, günümüzün post-modern dünyasının eklektik yapısında bir müzisyenin karşılaşabileceği farklı yaklaşımlar önemsenerek bestelenmiştir. Örneğin, bir parçada Türk müziğinin tartım ve tını dünyasından esinlenmiş hatlarla uğraşılırken, başka bir parçada Geç Romantik dönem armonileriyle veya modal Orta Çağ kadanslarıyla karşılaşmak olağandır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Sanat Eleştirisine Giriş
ÖNSÖZ’den
Kitaba sanatın yönteminin ne olduğunu anlatmakla başladım. Böylece öğrencilere bilim, sanat ve felsefenin gerçekliğe nasıl yaklaştığını, onu nasıl kavradığını anlatmayı hedefledim. Bu yolla sanatın insan zihnini nasıl çalıştırdığının anlaşılacağını ve öğrencilerin eleştiri için yöneldiği sanat nesnesine nasıl yaklaşması gerektiğini kavrayacağını düşündüm.
İkinci bölümde eleştiri ve sanat eleştirisi kavramının içerik ve tarihini, daha sonrada eleştirinin önündeki güçlüklerin ne olduğunu tartışarak anlatmaya çalıştım.
Üçüncü bölüm sanat eleştirisi yöntemlerinin bir dökümüdür. Sanat eleştiri yöntemleri tarihsel dönemlerden, farklı disiplinlerden, toplumsal ihtiyaçlardan, sanattaki değişik tarz ve türlerden, eleştirmenlerin kişisel yaklaşımlarından kaynaklanan çeşitlilik göstermektedir. Neredeyse her eleştirmen kendine özgü bir eleştiri türü geliştirmiştir. Bütün bu türleri arka arkaya sıralamak yerine onları kategorize etmeyi tercih ettim ve bu türlere kendi yorumlarımı ekledim.
Dördüncü bölüm eleştirinin araç gereci olan sanat eleman ve ilkelerinin bir dökümüdür. Bu döküm sırasında eldeki verilerin günümüz sanatını karşılayamadığını gördüm. Sanat eleman ve ilkelerine çağdaş sanatın yapısına uygun olduğunu düşündüğüm yeni ögeler ekledim ve eldeki listeyi yer yer yeniden yorumlamaya çalıştım.
Beşinci bölüm ise sanat eleştirisi yönteminin yazılımına ayrıldı. Burada klasik dörtlü ayrım yeniden ele alındı. Betimleme, çözümleme, yorum ve yargı aşamalarını çağdaş sanatın verileri ışığından yeni gözden geçirip, güncel yorumlar eklemeye çalıştım.
Son bölümde ise kitabın tümünde anlatmaya çalıştığım sanat eleştirisinin, örneklerle nasıl uygulanabileceğini göstermeye çalıştım. Burada farklı tarihsel dönemlerden örnekler seçildi. Hem geleneksel sanat çalışmaları, hem de çağdaş sanat eserleri eleştirilerek öğrencilerin belli bir sanat anlayışında takılmasını önlemek istedim.
KİTAP TANITIMI
TÜRK-IRAK MÜNASEBETLERİ (1932-1963)
Türk-Irak Münasebetleri Irak Devleti’nin 1932 yılında Milletler Cemiyeti’ne üye olarak kabul edilmesine kadar. Irak Devleti’nin I. Dünya harbinin son yıllarına doğru yeni şekillenmeye başlaması ile daha sonra bağımsızlığını elde edene kadar da, Türk-İngiliz ve Irak münasebetleri şeklinde gelişmiştir. Türk-Irak münasebetlerini açıklayabilmek için tarihi seyir içerisinde Milli Mücadele dönemine kadarki Türk-Arap münasebetlerinin kısa ve öz bir değerlendirmesini yapmayı uygun buldum. Çünkü Irak’ın tarihine etraflıca ve derinlemesine baktığımızda, Mezopotamya bölgesinde Araplardan kat kat daha fazla Türk’ü ve Türk devletlerini görmek mümkündür. Çünkü Irak, Selçuklular zamanından itibaren, Atabeglikler, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Osmanlılar olmak üzere asırlar boyu Türk idaresi altında kalmıştır. Irak, Birinci Dünya Savaşı sırasında Türk coğrafyasının sınırlarının İngilizler ve Fransızlar arasında çizilip yeniden tanzim edilmesi sebebiyle meydana gelen 20. yüzyıl devletlerinden birisidir. Daha sonra Lozan’da imza edilen 24 Temmuz 1923 tarihli andlaşmanın, Türkiye ile Irak arasındaki sınırın belirlenmesine ilişkin hükümleri göz önünde tutularak Irak bağımsız bir devlet sayılmış ve Irakla İngiltere arasında yapılan 10 Ekim 1922 ve 13 Ocak 1926 tarihli andlaşmalarla Türk-Irak münasebetleri başlamıştır.
Yaşar CANATAN
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Bir Kaos Coğrafyası ORTADOĞU
Ortadoğu, geçmişten günümüze farklı inançların, etnik kimliklerin ve siyasal yapıların bir arada yaşadığı kaotik bir bölgedir. Bölge küresel güçler, rejimler, örgütler, sınırlar, diller, inançsal ve etnik farklılıklar arasında çok yönlü etkileşim ve çatışmanın yaşandığı bir kaos coğrafyadır. Bu nedenle bölge, Foucault’nun tanımladığı anlamda, farklılıkların ve karşıtlıkların aynı mekânda var olduğu bir heterotopya alanı olarak değerlendirilebilir. Bu heterotopik alan tarih boyunca birçok çatışmaya sahne olmuştur. Ortadoğu’da bu çatışmalar, aynı inanç ve etnik gruplar arasında olduğu gibi farklı din ve kimliklere mensup topluluklar arasında da meydana gelmiştir. Mevcut koşullar göz önünde bulundurulduğunda, Ortadoğu’daki çatışmaların yakın gelecekte sona ermeyeceği, aksine uzun bir süre daha devam edeceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
₺360,00
KİTAP TANITIMI
POLİTİKA TRANSFERİ ve DÜZENLEYİCİ KURUMLAR
Dünya üzerindeki ülkeler ve politika yapıcılar bazı dönemlerde çeşitli krizlerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu krizler bazen yerel veya bölgesel çapta etkili olurken bazen de küresel boyutta bir yayılmayla birlikte; gelişmiş, gelişmekte olan veya gelişmemiş tüm ülkeleri etkisi altına alabilmektedirler. Bazen bu krizler, alınan birtakım tedbirlerle birlikte kısa süre içerisinde çözüme kavuşturulabilirken, bazen de uygulanmaya çalışılan tüm seçeneklere rağmen kısa süre de çözüme kavuşturulamamakta ve buna bağlı olarak da müzmin bir hal almaktadırlar. Karşılaşılan sorunların benzer ve ortak nitelikler taşıması, bazı ülkelerin sorunların çözümüne yönelik en iyi örnek uygulamaları sunması da, diğer ülkelerin bu uygulamaları incelemesi ve “taklit” veya “öykünmeden”, “ders çıkarmaya” kadar uzanan bir yelpazede faydalanmalarına olanak sağlamıştır. Politika transferi ve ilişkili olan diğer kavramlar işte tam da bu noktada ortaya çıkmaktadırlar
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Dönüşüm Çağında Meslekler ve Mesleki Yetkinlik Beklentileri
Günümüzde ülkelerin kalkınma düzeyinin belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri o ülkenin beşeri sermayesini oluşturan insanlar ve bu insanların sahip olduğu eğitim derecesi ile mesleki düzeyde sahip oldukları niteliklerdir. İyi bir eğitim geçmişine sahip, nitelikli iş gücünün ülkenin toplumsal ve ekonomik kalkınma düzeyi ile yakından ilişkisi bulunmaktadır. Bununla birlikte bireylerin mensup olduğu meslek ve faaliyette bulunduğu iş kolunun toplumdaki yerini, yaşayış biçimini, tutumlarını, düşüncelerini vb. şekillendirdiği söylenebilmektedir. Bu anlamda meslek seçiminin insan hayatında verilen önemli bir karar sürecinin ürünü olduğunu ve bireylerin sahip oldukları ilgi ve yeterlilikleri doğrultusunda doğru mesleğe yönlendirilmesinin eğitim sürecinin önemli bir basamağını oluşturduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ne var ki günümüzde hem ülkemizde hem de diğer ülkelerde meslek ve iş alanlarının çeşitlenmesi, karmaşıklaşmasına bağlı olarak kişilerin meslek seçimleri kadar işverenlerin meslek elemanlarından beklediği yetkinliklerin de günden güne değiştiğinden söz etmek gerekmektedir. Bu anlamda içinde bulunduğumuz dijital dönemde meslek elamanlarından beklenen mesleki yetkinliklerin belirlenmesi, sektöre kazandırılacak yeni meslek elemanlarının doğru yetkinlik düzeyleri ile yetiştirilmesi, eğitimli insan kaynağının ve üretimde kalitenin arttırılması önemlidir. Bu amaç doğrultusunda mevcut çalışmada, özel sektör meslek uzmanlarının adaylardan beklediği yetkinlikler belirlenmeye çalışılmış ve yetkin beklentileri meslekler özelinde ve meslek alanları üzerinden karşılaştırmalı olarak yorumlanmıştır.
Bu kapsamda mevcut çalışma; özel sektör ve eğitim kurumlarının iş birliğini amaçlayan, meslek elemanlarının istihdam alanlarından birini oluşturan özel sektör kuruluşlarının meslek elemanlarından beklediği yetkinlik düzeylerinin belirlenmesine odaklanan, meslek eğitiminin özel sektör beklentilerine uygun olarak yapılandırılması ve iki taraf arasında yürütülecek eşgüdümlü çalışmaların arttırılmasını amaçlamaktadır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Ekonomisinde Teknolojik İlerleme, Bölüşüm ve Kâr Oraninin Seyri: 1972-2003
Bu çalışma, bölüşüm ve teknoloji dinamiklerinin kâr oranına olan etkilerini inceleyerek, 1970’lerin başından 2000’lerin başına kadar olan yaklaşık otuz yıllık dönem için Türkiye ekonomisine dair bir değerlendirme sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Batılılaşma Sürecinde Homeros’u Okumak (Metinler)
Batılılaşma sürecinin başlangıcında Homeros hakkındaki bilgiler tarih kitaplarında yazılanlarla sınırlıdır. Zamanla bu bilgilerin detaylanarak ve artarak süreli yayın sütunlarında daha geniş halk kitleleriyle buluştuğu görülür. 1908 sonrasında Homeros’a bakış değişmiş, İlyada ve Odysseia “epope” olarak nitelendirilmiş, Homeros ve eserleri, eski Yunan edebiyatı ders notlarında, mitolojiye ilişkin eserlerde genişçe yer almıştır.
Bu kitapta önce, Osmanlı aydınının “şair-i meşhur”, “şair-i mahir”, “şair-i bî-nazîr”, “şair-i şehîr”, “şair-i muhterem” olarak söz ettiği Homeros’a dair metinler değerlendirilmiş ardından, günümüz alfabesine aktarılan Sadullah Paşa, Naim Fraşeri, Selanikli Hilmi ve Ömer Seyfettin’in İlyada tercümeleri okuyucuya sunulmuştur.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
TARİH METODOLOJİSİ
Bilimsel araştırma yöntemleri her bilim dalına ve döneme özel yönleri ile araştırmacının karşısına çıkabilir. Bu devamlılık, değişkenlik ve usul zenginliği bir yandan araştırmacının kafasını karıştırabilirken, bir yandan da durağanlıktan kurtulmasını sağlayıp, gün geçtikçe hızlanan bilgi edinimleri ve paylaşımları konusunda önünü açabilmektedir.
Bu ilim ve bilgi deryasında, bir kayık misali, araştırmacıyı; dinlendiren, gereksiz güç ve zaman kaybından koruyan, güvenli ve sağlıklı bir araştırma yolculuğu sağlayan şey “metodoloji”dir. Ne aradığını bilmek önemli bir başlangıç olsa da, aranılan bilginin nerede olduğu, o bilgiye ulaşma yöntemleri-merkezleri ve elde edilen bilgilerin kullanımı da yarıca bir önem arz etmektedir.
Bir bütün olarak; tarih, tarihi araştırma-yazma yöntemleri, arşiv ve veri kaynakları bu eserde özerlikle Türkiye merkez alınarak ifade edilmeye çalışılmıştır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Balkanlar
Kırk yıl Balkanlar üzerine araştırmalar yapan bir akademisyen olarak, çeşitli üniversitelerde sürdürdüğüm öğretim üyeliği sırasında yayınladığım makale ve kitap bölümlerinden sadece bir kısmı ile bu eser oluşturulmuştur. Farklı tarihlerde, farklı dergi ile editöryal çalışmalarda yayınlanan bu makaleler unutulmaya ve ulaşılmaz olmaya başlayınca bir araya getirilmesi düşünülmüş, bunun araştırmacılara, öğrencilere ve konuya ilgi duyanlara kolaylık sağlaması amaçlanmıştır.
Öncelikle, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan itibaren Balkanlardaki gelişmeler ile Osmanlı Devleti’nin Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sırasındaki durumuna göz atılmıştır. Keza Bulgaristan diplomatik arşivi belgelerine dayanılarak Kurtuluş Savaşı yıllarında Türkiye-Bulgaristan ilişkileri ele alınmış, İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan iki kutuplu uluslararası dönemde Bulgaristan Türklerinin Türkiye’ye göçlerine değinilmiştir. Bu çerçevede 1990’lardan itibaren dağılan Yugoslavya sonrası ortaya çıkan devletler, yaşanan savaşlar ve taraflar arsında gerçekleşen barış görüşmelerine de yer verilmiştir.
₺950,00
KİTAP TANITIMI
Ucube ve Mahcube Hikâyesi
XVI. yüzyılda Farsçadan Seyid Ahmed bin Hasan Bali tarafından Türkçeye çevrilen Ucube ve Mahcube Hikâyeleri, Ucube ve Mahcube adını taşıyan iki söz ustası cariyenin, Mısır sarayından kaçırılıp getirilişini ve yeni geldikleri sarayda, sohbetlerine hayran şekilde bekleyen şaha, dokuz gün boyunca anlattıkları on sekiz hikâyeyi içerir. İnsan hayatında gerekli hüner ve faziletlerin hikâyeler yoluyla aktarıldığı bu klasik hikâye metninin, sadece Vatikan Nüshası çalışmaya konu edilmiştir. Bu nüshada Ucube ve Mahcube Hikâyesi Dede Korkut’un Vatikan Nüshası olarak bilinen metinle birlikte yer almaktadır. Dede Korkut Hikâyelerini aktarmış müstensihin kaleminden çıkması dil ve kültür malzemesi olarak metni ilgi çekici hâle getirmektedir.
Bu çalışma, Eski Oğuz Türkçesinin son dönemlerinin ve Osmanlı Türkçesinin ilk dönemlerinin dil özelliklerini taşıyan bu eserin transkripsiyonlu metnini, dizinini ve dili üzerine notları ihtiva etmektedir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Shakespearean State of Rivalry between Hobbes and Girard
The aim of this book is to study William Shakespeares Titus Andronicus (1594), Macbeth (1606), and King Lear (1608), as examples of the state of rivalry which, as the study asserts, is related to Thomas Hobbes theory of the state of nature, and René Girards theory of mimetic desire. To this end, the state of nature, mimetic desire, and the state of rivalry are studied with their origins, definitions, types, and characteristics. The state of nature refers to the state of man who is egotistic, and self-preserving. A man in this state believes in equality by birth. In this state, man is at war against one another, as there is no (or lack of) authority to keep everyone secure. However, there may be human beings who are in that state even in a civil society under the dominion of an authority. They may secretly put manipulative plans into action for personal gains. Such an authority constructs order by the help of civil laws to prevent any disobedience and civil strife. In time of disobedience, this condition may spread around like a contagious disease. Among the reasons that lead to such a conflict, for Hobbes, are competition, diffidence, and glory. These notions have parallels with mimetic desire. Mimetic desire refers to mans mediated desire toward an object. Imitating a mediator brings forth rivalry since the desired object ascertains competition. Therefore, mimetic desire has a triangular structure: mediator as the model, the desirer, and the desired object. The study concludes that the characteristics of, and the relationship between the state of nature, and mimetic desire are conducive to the state of rivalry in Shakespeares Titus Andronicus, Macbeth, and King Lear.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Faziletlerin Özü (Nuhbetü’l-Fezâil)
İnsanı diğer varlıklardan ayıran temel özelliklerinden biri ahlâkıdır. İnsan yaşamının merkezinde yer alan ahlâk, evrensel bir gerçekliktir. Hayatın her alanıyla ilgili ilke ve esasları ihtiva eden ahlâk, kimlik ve karakterimizi de yansıtan bir kavramdır. Bireyin ve toplumun manevi gelişimini destekleyen ahlâk, huzur ve adaletin de sigortasıdır.
Osmanlı, yüzyıllar boyunca büyük bir medeniyetin merkezi olmuştur. Osmanlı’nın son dönem ahlâkçılarından Sadreddîn Şükrî’nin yazdığı ve ahlâk düşüncesinin ve pratiklerinin sistemli bir şekilde ele alındığı bu kitap, ahlâki mirasın incelendiği özgün bir kaynaktır. Nazarî (kavramsal) ve amelî (pratik) ahlâka ilişkin meselelerin el alındığı bu kitap hem Osmanlı toplumunu, tarihini ve kültürünü merak edenlere hem de ahlaki değerleri anlamak ve günlük yaşamlarına uygulamak isteyenlere ilham verecektir.
Kitap, ahlaki düşüncenin zenginliğini ve insanlığın evrensel değerlerini anlama yolculuğunda rehberiniz olacak, geçmişten günümüze taşınan ve hala önemini koruyan ahlâki değerleri keşfetmenize yardımcı olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Reklam Yaratıcılığı
Reklamcılık alanında, teknolojik gelişmeler ve tüketici beklentileri doğrultusunda hızlı bir değişim süreci yaşanmaktadır. Markanın kontrolünün azaldığı yeni iletişim ortamları, buradaki yeni aktörler, disiplinler arası yetkinlikleri gerekli kılan yeni reklam modelleri, markalardan bekletileri yükselirken reklama daha da şüpheci yaklaşan yeni tüketici, günümüzde reklamcılığı köklü bir değişime zorlarken, marka yöneticilerinin buna uyum sağlamaya çalıştıkları bir krizin içinde olduğunu söylemek mümkündür. Reklamcılık alanındaki krizi meydana getiren tüm bu yeniliklerin karşısında, bunları markalar için avantaja çevirecek yeni reklam yaratıcılığı bulunmaktadır.
Bu kitap, teknolojiyle şekillenen reklam türleri ve tüketici beklentileri temelinde ihtiyaç duyulan marka değerlerinin kesişim alanında yer alan yeni reklam yaratıcılığına dair bir bakış açısı önermektedir. Ayrıca, teknolojiyle dönüşüme uğrayan reklam türleri, yeni ortaya çıkan reklam türleri ve günümüzde dikkat çeken marka değerlerine yönelik bir kılavuz sunmayı amaçlamaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Doğu Grubu Ağızlarının Ses ve Şekil Özellikleri
Temeli Oğuz Türkçesine dayanan Türkiye Türkçesi ağızları sadece Anadolu sahasında değil, Anadolu sınırlarını aşarak Azerbaycan, Kafkaslar, İran, Irak, Suriye, Kırım, Kıbrıs, Rumeli, Batı Trakya, Kosova, Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelerde de varlığını sürdürmektedir. Oğuz Türkçesinin bu kadar geniş bir sahaya yayılmış olması, Anadolu’ya muhtelif tarihlerde doğudan ve kuzeyden gelen diğer Türk topluluklarının göçleri, Osmanlılar döneminde sıkça uygulanan iskân ve yer değiştirme politikaları bu sahada ağız çeşitlenmelerine neden olmuştur. Aynı durum Doğu grubu ağızlarının yayılım gösterdiği Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini içine alan sahada da çeşitli ağız dallanmalarına zemin hazırlamıştır. Karahan’ın Türkiye Türkçesi ağızlarının sınıflandırılmasında Doğu grubu ağızları olarak adlandırdığı ve bu çalışmanın konusunu oluşturan ağızlar, ses bilgisi ve şekil bilgisi bakımından detaylı olarak incelenmiştir.
₺900,00
KİTAP TANITIMI
SESİNİ ARAYAN ŞAİR FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL HAYATI-SANATI-ŞİİRİNİN KAYNAKLARI
Faruk Nafiz’i besleyen farklı kaynaklar ve bu kaynakların etkilerini derinden hissediş Faruk Nafiz’in farklı şekillerde anılmasını beraberinde getirir. Faruk Nafiz birinci evrede Edebiyat-ı Cedîde ve takipçileri nazarında genç bir yetenek, gelecek vadeden bir “valör”, şiir meraklısı gençlerin gözdesi, santimantal duyuşun, hüzünlü aşkların şairidir. Bu evrede Faruk Nafiz’in şiirlerinde sıklıkla görülen; hüzünlü aşk, hayal kırıklıkları ve bu duygu durumlarına eşlik eden muhayyel mekânlar ile romantik tabiattır. Sonraki dönemde Anadolu’yu karış karış yaşatan dizeleriyle bir memleket şairidir. Yazdığı şiir ve oyunlarla inkılabın gözde bir edibi olur. İkinci evreyi müteakip yazdığı üçüncü evre şiirleriyle ise klasik kültürün yeni dönemdeki saygın bir mümessili, Yahya Kemal izinden giden bir neoklasik, İstanbul’un ve Boğaziçi medeniyetinin Yahya Kemal’den sonra önemli bir temsilcisi olarak görülür.
Elinizdeki kitap Faruk Nafiz Çamlıbel’in genel olarak hayatını ve eserlerini ele alan bir çalışma olarak ortaya çıktı. “Hayatı” başlığı altında soyu, ailesi, eğitim-öğretimi, gençlik yılları, edebiyat camiasıyla tanışması, ilk şiir denemeleri, ilk gençlik dönemi olan İstanbul yılları, Millî Mücadele döneminde Ankara’ya geçişi, Kayseri yılları, Ankara’daki öğretmenlik yılları ve tekrar İstanbul’a dönüşü çalışmamıza konu oldu. Bunun yanı sıra aşkları, dost çevresi, politika ile uğraşması ve şairin ölümü bu çerçevede ele aldığımız konu başlıklarını teşkil etmektedir. Eserleri kısmında ise Faruk Nafiz’in şiirleri, piyesleri ve romanları ele alınmıştır.
₺635,00