KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Spatial Clustering of Notifiable Communicable Diseases in Turkey
₺210,00 -

SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE ALGI YÖNETİMİ ve HABER-PROPAGANDA İLİŞKİSİ
₺585,00 -

Sicilya’da II. Frıedrıch İle Papalık Arasındaki Hâkimiyet Mücadelesi (1194-1268)
-

Sahillerin Efendisi Aydın Bey
₺210,00 -

Reklam ve İkna
-

Piyanonun Anatomisi
₺210,00 -

OTO SİGORTALARI HASAR SÜREÇLERİ
-

ON THE FUTURE OF OUR EDUCATIONAL INSTITUTIONS HOMER AND CLASSICAL PHILOLOGY
₺440,00 -

Murathan Mungan Bir Kültürel Okuma Denemesi
₺300,00 -

MEDYA, AİLE VE KUŞAKLAR
₺260,00 -

LİDERLİK DAVRANIŞLARI VE ÖRGÜTSEL BAĞLILIK
-

Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve İtibar Yönetimi
₺275,00 -

Klasik Osmanlı Ailesi Ve Değişim (1839-1923)
₺340,00 -

Kamuda Etiği Yeniden Düşünmek: Hizmetten Yararlananların Etik Davranış İlkeleri
₺315,00 -

İŞLETME YÖNETİMİ VE FİNANSAL ANALİZLER
₺390,00 -

İNOVASYON VE PAZARLAMA
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Genişletilmiş Gerçeklik Teknolojileri ve Güvenlik Uygulamaları
Güvenlik alanı, geçmişten günümüze teknolojik gelişmelere öncülük yapmış ve yapmaya devam etmektedir. Devletler, iç ve dış güvenliğini sağlamak için bu alanda yapılan teknolojik gelişmelere büyük önem vermekte ve geniş bütçeler ayırmaktadır. Sanal, artırılmış karma gerçeklik teknolojilerini içerisinde barındıran “Genişletilmiş Gerçeklik” teknolojileri de son yıllarda güvenlik alanında gözde teknolojiler olarak öne çıkmaktadır.
Güvenlik alanının ihtiyaç duyduğu eğitim ortamlarının sanal olarak yaratılması ve deneyimlenmesi sayesinde, gerçek hayat koşullarına en yakın eğitim ortamı oluşturulabildiğinden güvenlik alanında genişletilmiş gerçeklik teknolojilerinin kullanımı da giderek artmaktadır.
Bu kitapta güvenlik, mühendislik ve iletişim gibi farklı disiplinlerden uzman araştırmacı ve akademisyenler tarafından genişletilmiş gerçeklik teknolojilerinin güvenlik alanındaki uygulamaları her bir disiplin özelinde incelenerek, siber güvenlik, coğrafi farkındalık, afet yönetimi, sağlık güvenliği, savunma sanayii, güvenlik personelinin fiziksel eğitimi, ateşli silah eğitimi, ciddi oyunlar, harp oyunları, muharebe modelleme ve simülasyon, insansız hava araçları simülatör sistemleri, çevre güvenliği, üç boyutlu haritalar ve güvenlik alanındaki inovasyon ve teknoloji transferi konuları açısından gerçek hayat uygulama örnekleriyle zenginleştirilerek açıklanmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
VEDAT TÜRKALİ
Vedat Türkali, modern Türk edebiyatının üretken yazarlarından biridir. Roman, şiir, tiyatro, deneme ve senaryo türlerinde eserler vermiştir. Çocuklukta başlayan edebiyat serüvenini bütün ömrü boyunca sürdürmüştür. Lise sıralarında başlayan şairliği hapishane yılları boyunca sürdürürken, 1960’lı yıllarda senarist olarak başladığı sinemada daha sonra yönetmenlik koltuğuna da oturmuştur. Tiyatro türünde eserler üretmiş, yetmişli yılların başında ise romana yönelmiştir. Roman ile büyük yazarlık kimliği daha çok ortaya çıkmış Bir Gün Tek Başına ve Güven gibi kült romanlar yazmıştır.
Bu kitapta Vedat Türkali’nin hayatı, aile çevresi, politik kimliği, sanatçılığı ve eserleri üzerinde durulmuştur.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimcilerde Tükenmişlik Sendromu ve Kurumsal Bağlılık
Tükenmişlik sendromu, çalışma hayatını olumsuz yönde etkileyen bireysel ve kurumsal açıdan negatif etkilere sahip bir olgudur. Gelecek nesillerin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi, eğitimcilerin hem fiziken hem de psikolojik olarak sağlıklı olmasına bağlıdır. Bu da ancak eğitimcilerin işlerini sevmeleri ve işe uyum göstermeleri ile mümkün olabilecektir. Günümüzde her meslek grubunda olduğu gibi eğitimciler de iş uyumunda sıkıntı çekmekte ve bunun sonucunda da tükenmişlik yaşamaktadırlar. Bu çalışmanın amacı eğitim sisteminin en önemli unsurlarından biri olan öğretmenlerin ve akademisyenlerin tükenmişlik düzeylerinin kurumsal bağlılıkları üstündeki etkisini karşılaştırmalı olarak analiz etmektir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Reklamda Kaynak ve Kanal Olarak Sosyal Medya Fenomenleri
Günümüzde, dijitalleşme ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin bir sonucu olarak hemen her alanda çeşitli değişimlerin yaşandığı görülmektedir. Bu değişimler markaların, tüketicilere daha etkili, hızlı ve ekonomik yollarla ulaşmasına olanak tanıyan sosyal medya fenomenleriyle iş birliği yapmalarının önünü açmıştır. Özgün içerikleri sayesinde internette ünlenen ve diğer kullanıcılar arasında takipçi sayıları ile ön plana çıkan sosyal medya fenomenleri, tüketicilerin çok sayıda ikna edici mesaja maruz kaldığı ve genellikle reklamı atlamayı seçtikleri bir ekosistemde, markalarla tüketiciler arasında bir köprü görevi görmeye başlamıştır. Nitekim ürettikleri sponsorlu içerikler aracılığıyla reklamda kaynak ve kanal olan fenomenler, marka mesajlarının oluşturulmasında ve dağıtılmasında stratejik bir araç konumundadır. Bu bağlamdan hareketle kitapta sosyal medya fenomenleri, reklamda kaynak ve kanal olma rolleriyle ele alınmaktadır. Fenomen kavramının nasıl ortaya çıktığının ve nasıl popülerleştiğinin yanı sıra reklama nasıl etki ettiği ve çıktılarının neler olduğu, kitapta cevaplanmaya çalışılan sorulardan bazılarıdır. Bununla birlikte, kitapta uygulamalı bir araştırma gerçekleştirilerek teoriden pratiğe sosyal medya fenomenlerinin etkileri derinlemesine incelenmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
ÇOCUKLARDA MOTOR GELİŞİM BEBEKLİK ÇOCUKLUK ERGENLİK
Motor gelişimi diğer gelişim alanları ile ilişkilendirerek bebeklikten ergenliğe kadar inceleyen bu kitap, gelişim alanında çalışan öğretim elemanlarına, öğrencilere ve alanda çalışan diğer meslek elemanlarına motor gelişim alanının desteklenmesinde, daha becerili insanlar yetiştirilmesinde yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.
Motor gelişim özelliklerini daha iyi tanıyarak bebeklerin, çocukların ve ergenlerin bu alandaki gelişimlerine etkin olarak yardımcı olabiliriz.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
1908-1983 Arası Dönemde Türkiyede Askeri Kültür ve Laiklik İlişkisi
Bu kitap Türkiye’de daha önce çok fazla çalışılmamış olan askeri kültür konusunu farklı boyutlarıyla ele almakta ve Türk siyasal hayatındaki önemli dönüm noktalarını askeri kültürdeki değişimlerle açıklamaktadır. Bu bağlamda bu kitap Türk askeri kültürünü, devrimcilik, gardiyanlık ve apolitikleşme olarak üç farklı dönemde ele almakta, söz konusu yaklaşımı teorik bir düzene oturtmak için pozitif-demokratik, negatif-demokratik, pozitif-antidemokratik, negatif- antidemokratik ve değişken modeller olmak üzere 5 ayrı model içerisinde incelemektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE EKSTREM KURAK VE NEMLİ DÖNEMLER (1951-2018)
Son yıllarda iklimde önemli değişmelerin meydana geldiği, birçok araştırmada vurgulanan bir durumdur. Bu değişmeler sonucunda, Türkiye ikliminde ekstrem olayların sıklığının arttığı görülmektedir. Türkiye ikliminde artan ekstrem dönem sıklığı, aynı zamanda afetlerin de daha sık yaşanmasına sebep olmaktadır.
Bu bağlamda hangi yıl, hangi mevsim ve hangi alanlarda ekstrem kuraklık ya da nemlilik frekansı, eğilimi ve şiddeti artmaktadır sorusunun cevabı oldukça önem kazanmaktadır.
Bu araştırmada, Türkiye’den seçilen 46 meteoroloji istasyonunda, 1951-2018 yılları arasında, meydana gelen ekstrem kurak ve nemli dönemlerin mevsimsel dağılışı analiz edilmiştir. Aynı zamanda, 1951-1984 yılları arasındaki 34 yıllık periyot ile 1985-2018 yılları arasındaki dilimde meydana gelen ekstrem kuraklık ve nemlilik frekansı ayrı bir şekilde incelenmiştir. Böylelikle, iklim değişikliğinin gün yüzüne çıktığı son 30 yıllık dönemde, Türkiye’de ekstrem kuraklık ve nemlilik olayı artmış mıdır sorusunun cevabı ortaya konulmuştur.
Araştırmada, Türkiye’nin belli dönemlerinde ve bazı alanlarında, ekstrem iklim koşullarının frekansının dikkat çektiği görülmüştür. Araştırmada seçilen istasyonların, %67’sinin ikliminde ekstrem kurak ve nemli dönemlerin son yıllarda (1985-2018) belirgin bir şekilde arttığı görülmüştür. Bunun yanı sıra Türkiye’nin önemli bir kısmı, kış dönemi ekstrem kuraklık frekansının fazla olması ile dikkat çekmektedir. Son olarak, Denizli ve Mersin 1951-2018 arasındaki 68 yıllık dönemde toplam ekstrem kuraklık ve nemlilik frekansının en fazla olduğu istasyonlardır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”
Bedri Rahmi Eyüboğlu, eserlerinde halk kültürüyle modern sanatı harmanlar. Resim, şiir ve düzyazılarında sanat anlayışını Anadolu folkloru üzerine kurar. Eserlerinde destanları, masalları ve türküleri yeniden üreterek özgünlüğü yakalar. Gelenekten faydalanırken kendi sesini korur ve halk kültürünü yansıtan eserler verir.
Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”nda şair ve akademisyen Emel Koşar’ın Bedri Rahmi Eyüboğlu hakkındaki uluslararası endekslerde taranan hakemli dergilerde yayınlanan makalelerinin yanı sıra daha önce yayınlanmamış Eyüboğlu hakkındaki yazıları da yer almaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Sredstva Hudojestvennoy Vırazitel’nosti. Tropı
Pratik Ders Kitabı’nda dilin sanatsal anlatım araçları olan metafor, metonimi, epitet, kişileştirme, karşılaştırma ve sinekdoş ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Bu bilgiler Rus ve Sovyet yazarların eserlerinden alınan orijinal örneklerle pekiştirilerek daha anlaşılır ve ilginç bir üslupla okuyucuya sunulmuştur.
Teorik bilgiler, dilbilimdeki anlatım araçlarıyla ilgili kabul edilmiş sistemin klasik anlayışına uygun olarak düzenlenmiş olup, psikodilbilim ve yapay zeka teorisiyle ilgili modern çalışmalarda yer alan bazı fikirleri de içermektedir. Çalışmanın amacı, öğrencilerin Rusçanın anlatım gücünü sanatsal anlatım araçları eşliğinde daha iyi kavramalarına, bu çerçevede anlatım yeteneklerinin gelişmesine ve bilişsel aktivitelerinin etkinleşmesine katkı sağlamaktır.
Pratik Ders Kitabı, Türkiye’deki üniversitelerin filoloji fakültelerinde yabancı dil olarak Rusça öğrenen son sınıf öğrencilerine yöneliktir. Bu sebeple, tüm teorik açıklamaların yanında Türkçe çevirisi verilmiştir. Ayrıca örneklerdeki bazı Rusça sözcüklerin gramatikal görevleri gösterilmiş ve Türkçe anlamları da sözlük halinde sunulmuştur.
Agienko Marina İvanovna, Doç. Dr., Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi öğretim üyesidir. Araştırma alanları: bilişsel dilbilim, pozitif pedagoji, dil öğretme yöntemleri, atölye sınıfları (çevrimiçi eğitim). Bugüne kadar Lancaster (İngiltere), Jenever (İsviçre), Stockholm (İsveç), Yeni Delhi (Hindistan) şehirlerinde gerçekleşen uluslararası düzeydeki bilimsel konferanslarda ve atölye çalışmalarında doğrudan katılımcı olarak yer almıştır.
Mayrambek Orozobayev, Doç. Dr., Ardahan Üniversitesi, İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi, Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü öğretim üyesidir. Araştırma alanları: Kırgız yazı dilinin söz varlığı, deyim bilimi, köken bilgisi, kültürel dilbilim, tarihsel Türk yazı dilleri, halk bilimi. Bugüne kadar gerek yurt içinde gerekse yurt dışında ulusal ve uluslararası düzeyde gerçekleşmiş olan Türk dil, edebiyat ve kültür tarihiyle ilgili çeşitli bilimsel etkinliklerde katılımcı olarak yer alarak katkı sağlamıştır.
₺190,00
KİTAP TANITIMI
The Teaching of History
This monograph will make no attempt to analyze the personality of the ideal teacher. It is assumed that the teacher of history has an adequate preparation to teach his subject, that he is in good health, and that his usefulness is unimpaired by discontent with his work or cynicism about the world. It is presupposed that he understands the wisdom of correlating in his instruction the geography, social progress, and economic development of the people which his class are studying. He is aware that the pupil should experience something more than a kaleidoscopic view of isolated facts. He recognizes the folly of requiring four years of high school English for the purpose of cultivating clear, fluent, and accurate expression, only to relax the effort when the student comes into the history class. He knows that the precision, logic, and habit of definite thinking exacted by the pursuit of the scientific subjects should not be laid aside when the student attempts to trace the rise of nations. Let us go so far as to assume a teacher who is both pedagogical and practical; scholarly without being musty; imbued with a love for his subject and yet familiar with actual human experience.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
ENGLISH LITERARY CRITICISM
“Originally published in 1896.”
In the following pages my aim has been to sketch the development of criticism, and particularly of critical method, in England; and to illustrate each phase of its growth by one or two samples taken from the most typical writers. I have in no way attempted to make a full collection of what might be thought the most striking pieces of criticism to be found in our literature.
Owing to the great wealth of such writing produced during the last sixty years, it is clearly impossible to give so complete a picture of what has been done in this period as in others. I am obliged to content myself with one specimen of one writer. But that is the writer who, in the opinion of many, is the most remarkable of all English critics. For the permission, so kindly granted, to include the Essay on Sandro Botticelli I desire to offer my sincerest thanks to Messrs. Macmillan and to the other representatives of the late Mr. Pater.
It may seem strange to close a volume of literary criticism with a study on the work and temperament of a painter. I have been led to do so for more than one reason. A noticeable tendency of modern criticism, from the time of Burke and Lessing, has been to break down the barrier between poetry and the kindred arts; and it is perhaps well that this tendency should find expression in the following selection. But a further reason is that Mr. Pater was never so much himself, was never so entirely master of his craft, as when interpreting the secrets of form and colour. Most of all was this the case when he had chosen for his theme one who, like Botticelli, “is before all things a poetical painter”.
- E. VAUGHAN
February, 1896.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
THE ART OF LITERATURE
There are, first of all, two kinds of authors: those who write for the subject’s sake, and those who write for writing’s sake. While the one have had thoughts or experiences which seem to them worth communicating, the others want money; and so they write, for money. Their thinking is part of the business of writing. They may be recognized by the way in which they spin out their thoughts to the greatest possible length; then, too, by the very nature of their thoughts, which are only half-true, perverse, forced, vacillating; again, by the aversion they generally show to saying anything straight out, so that they may seem other than they are. Hence their writing is deficient in clearness and definiteness, and it is not long before they betray that their only object in writing at all is to cover paper. This sometimes happens with the best authors; now and then, for example, with Lessing in his Dramaturgie, and even in many of Jean Paul’s romances. As soon as the reader perceives this, let him throw the book away; for time is precious. The truth is that when an author begins to write for the sake of covering paper, he is cheating the reader; because he writes under the pretext that he has something to say.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çeviri Eğitiminde Yapay Zekâ Destekli Simülasyon Konferans Uygulamaları
Sözlü çeviri, beklenmedik durumlarla karşılaşıldığında bilişsel ve duyuşsal becerileri eş zamanlı kullanarak hızlı karar alabilmeyi gerektiren ve bellek yükü oldukça fazla olan bir süreçtir. Dolayısıyla, öğrencilerin temel sözlü çeviri becerilerinin yanı sıra beklenmedik durumlar karşısında kriz ve stres yönetimi gibi duyuşsal beceriler geliştirmeleri ve mesleki etik kurallara ilişkin farkındalık kazanmaları son derece önemlidir. Bu bağlamda kitap, senaryo temelli ve probleme dayalı öğrenme yöntemleriyle tasarlanan simülasyon konferansların sözlü çeviri eğitimindeki rolünü incelemektedir. Simülasyon konferansların bir bölümünde yapay zekâ destekli sözlü çeviri uygulamaları gerçekleştirilmiş; bu uygulamalar aracılığıyla öğrencilerin gerçekçi bir ortamda deneyim kazanmaları amaçlanmıştır. Simülasyon konferansların katkıları, öğrencilerin konferanslar sırasında karşılaştığı zorluklar, konferansların geliştirilebilecek yönleri ve yapay zekânın sözlü çeviri eğitimine entegrasyonu, öğrencilerden anket ve yansıtıcı düşünme yazıları aracılığıyla elde edilen veriler doğrultusunda analiz edilmekte ve tartışılmaktadır. Kitabın son bölümünde ise öğrencilerden alınan geri bildirimler çerçevesinde tasarlanan simülasyon temelli ve yapay zekâ destekli yeni bir sözlü çeviri dersi önerisi ayrıntılı biçimde sunulmaktadır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
BEŞİKDÜZÜ İLÇESİNİN COĞRAFYASI
Trabzon ilinin batısında yer alan Beşikdüzü, alan bakımından ilin en küçük ilçelerinden biri durumundadır. Bununla birlikte 1940’lı yıllardan beri çevresindeki yerleşim birimleri için eğitim merkezi olmasıyla dikkat çekmektedir. Eğitim fonksiyonu ilçenin sosyokültürel ve sosyoekonomik gelişimini etkileyerek, eğitim dışındaki hizmet sektörlerinin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Coğrafi bakış açısıyla hazırlanan bu çalışmanın birinci bölümünde, ilçenin jeomorfolojik, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü özellikleri ile bunların beşeri faaliyetlerle ilişkisi konuları üzerinde durulmuştur. Nüfusun geçmişten bugüne değişim ve gelişimi, nüfus hareketleri, nüfusun sosyal ve ekonomik nitelikleri ile yerleşme şekilleri ve yerleşmelerin dağılışları gibi konular ikinci bölümde ayrıntılı olarak değerlendirilirken, üçüncü bölümde tarım, hayvancılık, ticaret, ulaşım, sanayi ile turizmden oluşan ekonomik faaliyetlerin mevcut durumu ve özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise doğal, beşeri ve ekonomik coğrafya özellikleri açısından genel bir değerlendirme yapılarak temel sorunlar ve bunlara yönelik çözüm önerilerinin yanı sıra ilçenin güçlü ve zayıf yönleri özet olarak sunulmuştur.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
İstiklal Harbi’nden 21. Yüzyıla Türkiye Cumhuriyeti
Balıkesir Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma Uygulama Merkezi Müdürlüğü tarafından hazırlanan bu editöryal kitap Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümüne küçük de olsa bir katkı sağlamayı hedeflemektedir. “İstiklal Harbi’nden 21. Yüzyıla Türkiye Cumhuriyeti” adını taşıyan bu kitabın İstiklal Harbi ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan günümüze kadar geçen zamanda meydana gelen tarihî, siyasî, kültürel vs. farklı alanlardaki gelişmelerin değerlendirildiği multidisipliner bir çalışma olması amaçlanmıştır. Bu nedenle kitap içerisinde Türkiye Cumhuriyetinin 100 yılı içerisinde meydana gelen sadece tarihî olaylara değil farklı alanlardan seçilmiş çalışmalara yer verilmiştir.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Abede-i İblis YEZÎDİ TAİFESİNİN İTİKÂDÂTI, ÂDÂTI, EVSÂFI
Osmanlıca’dan latin alfabesine transkribe edilen, ilk baskısı 1912 yılında İstanbulda yapılan elinizdeki bu eserde, Ortadoğu’nun kadim halklarından olan Ezidiler’in dini inançları, itikatları, ibadetleri, evlenmeleri, cenaze merasimleri ve vaftiz gibi dini ve toplumsal ritüellerinden bahsedilmekte, kitabın son bölümünde ise Ezidiler tarafından değer atfedilen şeyhlerin biyografilerine yer verilmektedir. Ayrıca bu eser, Ezidiler hakkında malumat veren kaynak sayısının az olması sebebiyle, kitabın yazarı Âyândan Nurinin Ezidilere karşı ön yargılarına rağmen, araştırma yapmak isteyenlere yol göstermek açısından referans bir kaynak mahiyetindedir.
KİTAP TANITIMI
Eski İngiliz Şiiri
Bu kitabın amacı, şiirin evrenselliğinden yola çıkarak, eski İngiliz şiirinden seçilen örnekleri, çevirileriyle birlikte okura sunmaktır. Aynı zamanda bu çalışma, şiirler hakkında yazılmış akademik incelemeler aracılığıyla, alanın araştırmacıları ve öğrencileri için bir seçki oluşturarak, seçilen şiirler hakkında çağdaş edebiyat eleştirisi kuramları üzerinden birer okuma sunmayı amaçlamaktadır. On yedi çeviri şiirin yer aldığı kitapta, bu şiirleri yorumlayan on dört de makale bulunmaktadır. Okurlarımız, kitabın sonunda ek olarak verilen bölümde Eski İngiliz şiirinin birbirinden güzel örneklerinin çeviri metinlerini bulabilecekleri gibi, kitap boyunca bu şiirlere dair nitelikli ve doyurucu inceleme yazıları da okuyabileceklerdir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Sanat Musahabeleri “Guyau”nun sanat hakkındaki eserlerinden parçalar”
19. yüzyıldan bir asır evvel Avrupa’da sanatlar bilimden ayrılmış ve “güzel sanatlar” nevi şahsına münhasır bir kategoride konumlandırılmıştı. Dahası Estetik, bir bilim olarak tartışılmaya başlanmıştı. Tek kelimeyle, büyük harfle “Sanat” ve “Estetik” doğmuştu. Bugün kıta Avrupası ve Amerika’daki nitelikli felsefi dergilerin tartışmalarıyla güncelliğini devam ettiren estetik ve sanat felsefesinin vardığı noktadan hatta sanatın sonunun dile getirildiği bir zaviyeden bakıldığında Guyau’nun sanat, bilim ve şiire ilişkin yaklaşımlarının eskidiği görülebilir. Yine de Guyau’nun fikirlerini okurken değindiği meselelerin aynı dönemde birçok kişi tarafından ele alındığını hatırda tutmak gereklidir. Ancak böylesi karşılıklı bir okuma Guyau’nun bize hikemi gelen yaklaşımlarının değerini ifade edebilir. Bunun için de 19. asırdan beri basınımızda ifadesini bulan estetik ve sanata dair çevirilerin yaygınlaşması gerçekleşmesini arzu ettiğimiz bir temenni olmuştur. Elinizdeki kitap bu temenniyle aktarılmıştır.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Makine Öğrenmesi Tabanlı Kestirimci Bakım
Bakım faaliyetleri üretim sistemlerinin önemli bir parçasıdır. Üretimi sürekli faal tutmak isteyen işletmelerin bu alan üzerine yoğunlaştıkları görülmektedir. Günümüzde işletmeler üretimin her aşamasından veri toplamak amacıyla daha fazla sensör ve bilgi iletişim teknolojisi kullanmaktadır.
Gerçek zamanlı veriler kullanarak olası arızaların teşhis edilmesini sağlayan kestirimci bakım, arıza sürelerini ve bakım maliyetlerini en aza indirgemeyi hedeflemektedir. Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemleri kestirimci bakım uygulamalarına yeni bakış açıları kazandırmıştır. Etkin bir kestirimci bakım uygulayan işletmeler önemli rekabet üstünlükleri kazanmaktadırlar. Bu çalışma kapsamında makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemleri ile titreşim analizi tabanlı arıza teşhisi ve kestirimci bakım sistemi tasarımı amaçlanmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kayıp Lezzetlerin İzinde
“Kayıp Lezzetlerin İzinde“, bir yemek kitabından çok daha fazlası; Lozan Antlaşması’yla vatanlarından koparılan mübadillerin kalplerinde ve bohçalarında taşıdıkları bir asırlık mirasın dokunaklı bir kaydıdır. Bu eser, her bir tarifin ardındaki özlem, direniş ve umut dolu hikâyeleri gün yüzüne çıkarıyor. Alivra’dan Rufteynu’ya, unutulmaya yüz tutmuş lezzetler, ait oldukları anılarla birlikte yeniden hayat buluyor.
Atalarının sofralarına bir köprü kurmak, göç yollarında kaybolan tatları kendi mutfağında canlandırmak ve yemeğin birleştirici gücüyle kültürel bir yolculuğa çıkmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı. Bu kitap, damaklarda bırakacağı lezzet kadar, ruhunuza da dokunacak bir tarih ve hafıza davetidir.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Beyin Göçü Politikaları
Beyin göçü sorunu, 1945 yılında İngiltere tarafından fark edilmiş, küreselleşmenin de etkisiyle 1960’lardan sonra hızla artınca ABD, İngiltere ve Almanya gibi ülkeler, itme ve çekme perspektifinden önemli beyin göçü politikaları üretmiştir. Türkiye ise 1933-1945 yıllarında Atatürk’ün vizyonuyla beyin göçü çekmek için Üniversite Reformları geliştirmiştir. İlerleyen süreçlerde beyin göçünün mağduru olmamak açısından 1960 yılından başlayarak Beş Yıllık Kalkınma Planlamaları kapsamında çekim merkezleri olarak kurduğu Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), Teknoparklar vb. cazibe merkezleri paralelinde, TÜBİTAK Tersine Beyin Göçü ve Yabancı Beyin Göçü çekmek için Turkuaz Kart gibi birtakım politikalar geliştirdiyse de etkili bir atak oluşturamamış, beyin göçü sorununu politik gündemine bir problem olarak almakta geç kalmıştır. Ayrıca, Türkiye’nin beyin göçü politikalarını tarihsel olarak ortaya koyan bütünleşik, düzenli bir çalışma olmadığı gibi, elde edilen veriler, daha çok beyin sermayesinin kaybının incelenmesi gibi çalışmalar olarak öne çıkmaktadır.
Uluslararası literatür açısından bakıldığında ise bilgi ve dijital teknolojiyi kullanarak iyi bir iletişimle çok fonksiyonlu bir beyin göçü mantığı ve politikaların geliştirilmesi ve bu kavrama yeni bir boyut, beyin göçü yaklaşımlarına yeni bir analitik çözümlemeyle, yeni politikalar üretilmesi, ülkelerin beyin göçü politikaların da tarihsel derinliğinden kronolojik olarak süzülüp analiz edilmesi elzem gözükmektedir.
Bu Kitapta; öncelikle uluslararası beyin göçü politikaları ve Türkiye’den en çok beyin göçünü çeken ABD ve Almanya gibi ülkelerin beyin göçü politikaları incelenmekte, ABD Green Kart, Almanya (AB) Mavi Kart ve Türkiye’nin geliştirdiği Turkuaz Kart benzer özellikleri karşılaştırılmakta, beyin göçü politikası kavramsallaştırılmaktadır. Çalışmanın odağını oluşturan; “Türkiye’nin itme ve çekme perspektifinden geliştirdiği beyin göçü politikaları” ise Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden başlayarak, Türkiye’nin Erken Cumhuriyet dönemi (1923-1950) Türkiye’nin en etkili beyin göçü çekme politikalarından olan Üniversite Reformları, Beş Yıllık Kalkınma Planları (1960- 2022) kapsamında, son dönem TÜBİTAK 2232 ve Turkuaz Kart beyin göçü politikaları da dahil olmak üzere, tarihsel bir belge olması umuduyla dönemsel derinliğinden kronolojik olarak ortaya konulmakta ve bu politikaların Türkiye’nin beyin göçü üzerindeki etkileri güçlü, zayıf, fırsatlar ve tehditler çerçevesinden SWOT analizi ile değerlendirilmektedir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
FAIRIES OR SCARIES
Fairy tales, on the surface, are delightful, fantastic stories for children about brave heroes, beautiful princesses and scary wolves and witches. Most readers have not considered or did not realize the morality-building function of these stories when they encountered them as children. As this book aims to demonstrate, these tales were intended, from the early days of wide-spread publishing in Europe, to teach children their roles in society, which were of course very dependent on gender ideas of the time. Good boys become gentlemen by being clever and brave, and good girls become fine women by being virtuous and obedient. Since those days, however, ideas have changed. Post-modern interpretations of these stories turn these ideas around. The works of Angela Carter are examined here to reveal how times have changed, and how the idealistic fairy tale worlds managed to not only engage children’s imaginations but also instruct them to follow very restrictive, gendered roles in life. Carter’s interpretations, as author Şeyda Sivrioğlu demonstrates, break the rules and offer a very different perspective, in her re-imagined fairy tales for adult readers.
Amy Woods
₺250,00
KİTAP TANITIMI
REKLAM KAMPANYALARININ PLANLANMASINDA SATIŞ NOKTASINDA REKLAMIN ÖNEMİ
Tüketiciler, her gün milyonlarca markanın reklamları ile karşı karşıya kalmaktadır. Pazarlama dünyasında değişimin ve rekabetin bu denli yoğun olduğu günümüzde reklam savaşları da eskisine göre daha rekabetçi yaşanmaktadır. Reklam bir markanın ürün ve hizmetleri hakkında hedef kitleyi bilinçlendirmek ve satın alma kararında önemli bir güçtür. Satış noktası reklam materyalleri tüketicinin mağazaya-markete-satış yerine girdiğinde karşılaştığı her türlü materyal olarak değerlendirilir. İşitsel, görsel, yazılı, ürün denemeleri ile tat duyularımıza da hitap eden pek çok reklam materyalleri satış noktası reklamın konusuna girer. Reklam planlamasında satış noktası reklam materyalleri tüketiciyi, müşteri yapabilme konusunda da önemli rol oynar. Pop reklam olarak da isimlendirilen satış noktası reklam materyalleri nedir, önemi, özellikleri ve çeşitleri nelerdir sorularına yanıt bulabileceğiniz bu kitap, konuya ilgi duyan akademisyenler ve sektör firmaları içinde yol gösterici nitelikte olduğu düşünülmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Mert Irmağı Havzasında (Samsun) Doğal Afet Risklerinin Analizi
Nüfusunun artmasıyla ihtiyaçlar da artmaktadır. Sanayileşme, yanlış arazi kullanımı, yanlış tarım teknikleri, tarım arazilerinin yerleşmeye açılması gibi sebeplerle arazi üzerine baskı gün geçtikçe artmaktadır. Bu baskı ile doğal olan bazı süreçler afet karakteri kazandırmaktadır.
Mert Irmağı kıyı kesimi geçmişte yaşanan taşkın afetleri ve yerleşim alanlarını etkileyen heyelan olayları ile karşı karşıyadır. Ayrıca iç kesimlerde de erozyon riskinin olduğunu söylemek mümkündür. Böylesi bir özellikteki sahanın bu eserle doğal afet risk açısından değerlendirilmesi, olası risk yerlerinin tespit edilmesi coğrafi bilgi sistemleri teknikleri ile kaleme alınmıştır.
Bu kitap Mert Irmağı Havzasında hem ayrıntılı fiziki coğrafya çalışması olacağı hem de gelecekteki planlamalarda önem teşkil edeceği düşünülmektedir.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
ALBERT CAMUS Çağa ve İnsana Tanıklık
Albert Camus’nün yazınsal, sanatsal, düşünsel, siyasal yaşamı ‘özgürlükler çağı’ olarak başlayıp ‘korku çağı’ olarak sonlanan yirminci yüzyıla odaklanır. Camus’nün yapıtı yüzyılın iki büyük dünya savaşının yarattığı derin zihinsel bunalımların etkisiyle biçimlenir. Camus’nün dünyası savaşların yol açtığı ve Avrupa başta olmak üzere tüm dünyayı etkileyen karışıklıkların, yine savaşın sonrasında ortaya çıkan faşizm ve komünizm gibi tartışmalı büyük ideolojik akımların gölgesinde şekillenir. Bu akımların ortaya koyduğu sonuçlar, aslında sömürgecilik sonrası Avrupa’nın kendi kabuğuna çekilmesinin oluşturduğu düşünce ikliminin de sonuçlarıdır ve insan idealinin uğradığı yıkımları gösterir.
Yazarın yirminci yüzyılı kısaca tanımlamak adına yapmış olduğu ‘korku çağı’ adlandırması onun çağa ve insana tanıklığının en özlü anlatımıdır. Aynı çerçeveden alarak, insanlık ülküsü ve tasarısının tıpkı uygarlık gibi hiçbir zaman tamamlanmayacağını, üstelik devamlı olarak derin bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu söyleyen Camus, bir çıkış yolu bulmak adına her durumda insana yönelir. Her fırsatta insana duyduğu derin bağlılıktan ve saygıdan söz eder. Yazgısı gereği mutsuzluğa ve ölüme mahkum olan insanın yaşamına bazı yeni değerler ve ilkeler üzerinden anlamlar bulmaya çalışır. ‘Hayatın anlamının olup olmadığı felsefenin birinci sorunudur’ ile başlayıp çıkış yolu adına önerdiği ‘başkaldırıda dayanışma’ ilkesini, insanın trajik yazgısını aşmada en kısa yol olarak görür. Bu bağlamda Camus siyasal başta olmak üzere tüm karışıklıklarda kurtarılması gereken biricik öznenin insan olduğunun altını büyük bir kararlılık ve tutarlılıkla çizer.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
GÖZETLEYEN BAKIŞ
Görme bir iktidardır ve imaj her şeye hâkimdir. Söz eski hükmünü kaybettiğinden, gerçekliğin ve iktidarın takibi sadece gözetlemeyle mümkündür. Varlığımız görüntümüzse, bu görüntünün algılanması da bilinçle ilişkilidir ve algılarımız bakışlarımızla şekillenmektedir. Gözetleyen bakış genellikle arzuyla ilişkilidir ve çoğunlukla seyretmekten zevk alan, suç işleyen röntgenci bir kimliğe bürünür. Bakış artık şiddettir ve gözetleyenler ancak tersine gözetimle kontrol edilebilir. Tersine gözetim, görüntüyü son bir bakışla hızlıca tüketen aylak flanörle yaygınlaşmıştır. Bu durum gözetim iktidara aittir alt metnini sarsmıştır. Veri ikizi gibi çoklu eksen ve kavramların oluştuğu dijital çağımızda hepimiz panoptik ve sinoptik makinelerin içine sıkışan sanal kimliklere dönüştük. Bu durum, gözetleme ve bakışın yeni kavram ve tartışmalarla tekrar okunmasını gerektirmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Risâletü’l-İslâm
13-15. yüzyıllarda Anadolu’da Oğuz ağzına dayalı olarak gelişme gösteren yazı dili Eski Anadolu Türkçesi olarak adlandırılır. Batı Türkçesinin ilk dönemi olan Eski Anadolu Türkçesi, Türk dili tarihinde adeta bir dönüm noktasını oluşturur. Bu dönemde mensur ve manzum olmak üzere pek çok türde çeşitli eser verilmiştir. Bu türlerden biri de ilmihâl metinleridir.
Elinizdeki Risâletül-İslâm adlı eser de ilmihâl konusunda yazılmış mensur bir metindir. Eski Anadolu Türkçesi mahsullerinden olan eser, çeşitli hikâyelerin bir araya getirilmesi ile oluşmuştur. Eserde genel olarak namaz, oruç, zekât, hac, kölelik, abdest, miras, gusül, nikah, boşanma gibi pek çok konu detaylı olarak incelenmiştir. Yine bu konuların içerisinde çeşitli kıssalara da yer verilmiştir. Sade bir dille yazılmış olan eserin söz varlığı da oldukça zengindir.
Çalışmada eserin Koç Üniversitesi nüshasına dayalı olarak hazırlanmış dil özellikleri, metni ve dizini sunulmuştur.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE AVRUPA
İkinci Dünya Savaşından sonra oldukça büyük bir yıkım yaşayan Avrupa kıtası, ekonomik, siyasi ve sosyal karışıklıkların yaşandığı bir alan olarak kalmıştır. İki kutuplu düzenin ortaya çıktığı savaş sonrası dönemde Batı Bloku lideri ABD ve Doğu Bloku lideri SSCB arasında Avrupa kıtası önemli çıkar çatışmalarına sahne olmuştur. İki taraf arasındaki çıkar çatışmaları nedeniyle ikiye ayrılan kıta, Soğuk Savaş dönemi boyunca birçok gelişme yaşanmıştır.
Hakkâri Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Koordinatörlüğünün desteklediği bir proje kapsamında hazırlanan elinizdeki bu kitap, Soğuk Savaş döneminde yaşanan önemli olaylar çerçevesinde Avrupa’nın yaşamış olduğu dönüşümü, yalın bir dille ve her kesime hitap edecek şekilde ele almaya çalışmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
URFALI DÎVÂN ŞÂİRLERİ
Şehir monografilerinin önemi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Çünkü şehir monografileriyle bir şehrin anatomisini öğrenme imkânına kavuşuruz. İnsanların veya insanlığın tarihi olduğu gibi şehirlerin de birer tarihi vardır. Başka bir ifade ile denilebilir ki insanlık tarihi, şehirlerin tarihidir. Bu yönüyle bir şehrin ne zaman ve kim tarafından kurulduğu, bu şehirlerde medeniyet kuran milletlerin kimler olduğu, bu medeniyetlerin insanlığa sundukları maddî ve manevî mirasın neler olduğu çok önemlidir. Bu yönüyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Urfa’nın arkeoloji, tarih, din, kültür, sanat ve edebiyat açışından önemli ve bereketli bir yer olduğu bilinmektedir.
Urfalı Dîvân Şâirleri isimli bu çalışma, biyografik eserlerin başında gelen tezkireler olmak üzere diğer biyografik/bibliyografik kaynaklarda ve başka çalışmalarda tespit edilen ve divân edebiyatının temsilcisi sayılan Urfalı şairleri içermektedir. Biyografik eserlere göre Urfalı en eski divân şairi Rüşdî (ö. 1677) mahlasını kullanan şairdir. Rüşdî ile muasır üç (3) divan şairi varken XVIII. yüzyılda bu sayı on beşe (15) yükselerek büyük bir artış göstermiştir. Bu çalışmada, XVII. yüzyıldan XX. yüzyılın sonlarına kadar yetişen Urfalı divan şairi sayısı yüz on yedi (117) olarak tespit edilmiştir. Bu sayı, Urfa edebiyatı için hiç de küçümsenmeyecek bir rakamdır. Bu şairlerin büyük çoğunluğu, eski edebiyatın yerini yeni edebiyata terk ettiği, dolayısıyla yeni türlerin rağbet edildiği XIX. ve XX. yüzyıllarda yetişmiştir. Bu da gösteriyor ki asırlardır devam eden divân şiir geleneği hemen kesintiye uğramamış, varlığını Urfa başta olmak üzere Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde yetişen yüzlerce belki binlerce şair ile devam ettirmiştir.
₺455,00