KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

AVRUPA BİRLİĞİ ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ POLİTİKASI
₺300,00 -

Anlatının Söylemi: Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün Anlatıbilimsel İncelemesi
₺325,00 -

Aile İçi Etkileşimler
₺455,00 -

1877-1293 Osmanlı-Rus Seferinden Halyas-Zivin- Kars Muharebeleri
₺210,00 -

Cuatro Ensayos Sobre Arte Dominicano
₺585,00 -

Rehber-i Ahlâk
₺275,00 -

Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
-

Nitel Bir Araştırmacının Gözünden Sağlık Sisteminde Değişim: Hastane Koridorlarından Etnografik Notlar
₺270,00 -

Dijital Darbe
₺280,00 -

Türk Basınında Türk-Bulgar İlişkileri
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Büyükşehirlerinde Kentleşme
Kentlerin ilk olarak MÖ 6.000’li yıllarda belirdiği, MÖ 4.000 dolaylarında ise tam olarak kendisini göstermeye başladığı belirtilmektedir. Sanayi Devrimi sonrasında ortaya çıkan modern kent anlayışı ile birlikte kentler cazibe merkezi haline gelmiş ve kırsal nüfus hızla kentlere göç etmiştir. Zira bugün dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşamaktadır.
Kentlerin sürekli göç alarak nüfuslanması ve kentsel olarak büyümesi, bugün çeşitli sorunları ortaya çıkarmaktadır. Bu araştırmada, Türkiye’nin 12 büyükşehir belediyesi örneklem alanı olarak seçilmiş ve buralarda kentleşmenin boyutu, yönü ve ortaya çıkardığı sorunlar analiz edilmiştir.
Araştırmamızda elde edilen sonuçlara göre, Türkiye’deki büyükşehirlerin farklı dinamikler üzerinden göç aldığı ve nüfuslandığı görülmektedir. Göç ve nüfuslanmanın neticesinde, test alanı olarak seçilen büyük şehirlerinin kentsel yayılmasının hızla arttığı görülmektedir.
Bugün gelinen noktada, taşıyabileceği miktarda nüfusun çok üzerinde nüfuslanan büyükşehirlerin çok önemli sorunlar ile karşı karşıya olduğu görülmektedir. Kentleşmenin demografik yönünün ağır bastığı ülkemizdeki metropol kentlerin birçoğu sağlıksız yapılaşma, konut ve ulaşım sorunu, altyapı ve kanalizasyon sıkıntısı, su, hava ve gürültü kirliliği, kişi başına düşen yeşil alan miktarının azlığı, okul, eğitim ve kültürel imkanların yetersizliği gibi birçok sorunla baş etmektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Etkin Öğrenme, Strateji Kullanımı, Matematik Başarısı, Güdü ve Cinsiyet İlişkileri
Yaratıcılık ve Yenilenme, Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme, İletişim ve İşbirliği gibi kavramlar günümüz dünyasında bireylerin sahip olması gereken olmazsa olmaz becerilerin başında gelmektedir. Bireyler Etkin öğrenmenin temel alındığı sınıflarda doğal olarak saydığımız bu becerileri de kullanarak geliştirmek zorunda kalır. Yani etkin öğrenmenin doğası gereği bu beceriler gelişir. Böylelikle bireylerin matematik başarıları, güdüleri ve öğrenme stratejisi kullanımı üzerinde olumlu etkiler ortaya çıkabilir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Ekonomisinde Teknolojik İlerleme, Bölüşüm ve Kâr Oraninin Seyri: 1972-2003
Bu çalışma, bölüşüm ve teknoloji dinamiklerinin kâr oranına olan etkilerini inceleyerek, 1970’lerin başından 2000’lerin başına kadar olan yaklaşık otuz yıllık dönem için Türkiye ekonomisine dair bir değerlendirme sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Doğal
Bu yöntem ile objelerin negatif görüntüleri elde edileceğinden dolayı fotogramı yapılacak objelerin niteliği, ışık geçirgenliği, yapısı ve objenin kendi yapısındaki ara boşlukları (espas) çok önemlidir. Çünkü fotogramda objenin negatif görüntüsü karta yansıyacağından, objenin ara boşluğundan ışık geçerek farklı görüntüler elde edilecektir.
Fotogramda kullanılan objenin ışığı geçirgenlik durumu karta yansıyan görüntünün oluşumunu etkilemektedir. Eğer hiç ışık geçirmeyen ojeler kullanılacaksa kartın üzerinde o alanlar tam siyah olarak ortaya çıkacaktır. Işık geçirgenliği olan objeler kullanıldığında ise kart üzerinde hayali görüntüler meydana gelir.
Fotogram sonucunda bir fotoğraf oluşur fakat fotoğraf makinesine gerek kalmadan fotoğraf oluşmaktadır.
Fotogram aynı zamanda agrandisörde yapılan bir kart baskısıdır. Fakat bu baskıda agrandisörde negatif film olması gerekmektedir. Oysaki fotogram çalışmasında filmsiz de fotoğraf oluşmaktadır. Fotogram çalışması için; ışık, kimya, fotoğraf, negatif-pozitif görüntü ve fotoğraf bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
FRS KAPSAMINDA FİNANSAL DURUM TABLOSU VE ÖZKAYNAKLAR İÇİN MUHASEBE UYGULAMALARI
Bu kitapta; Finansal Raporlama Standartları (FRS)na uygun olarak KGK tarafından 25.12.2018’de yayınlanan FRS Hesap Planı Taslağı ile TFRS’lere uygun olarak Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından 07.06.2013 tarihinde yayınlanan Münferit Finansal Durum Tablosu (FDT) esas alınarak Özkaynaklar’a ilişkin muhasebe uygulamaları yapılmıştır.
Birinci bölümde, FRS kapsamında FDT ele alınmıştır. Bu bölümde, önce Resmî Gazete’de 20.05.2013 tarihinde yayınlanan FDT ele alınmış, daha sonra KGK tarafından 07.06.2013 tarihinde yayınlanan FDT ayrıntılarıyla gösterilmiştir. Aynı bölümde, FRS Hesap Planı Taslağı tüm hesapları kapsayacak şekilde belirtilmiştir.
İkinci bölümde, FRS Hesap Sınıfları’nın işleyişi; FDT Hesap Sınıfları, Kâr veya Zarar Tablosu Hesap Sınıfı, Maliyet Hesap Sınıfı ve Nazım Hesaplar Hesap Sınıfı açısından ayrı ayrı incelenmiştir.
Üçüncü bölümde ise, FDT’de yer alan Özkaynaklar Hesap Sınıfına ait tüm hesap grupları içerisinde yer alan hesaplar için örnek muhasebe uygulamaları yapılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Narsisistik Yansımalar: Reşat Nuri Güntekin’in Romanlarında Aşk, Kimlik, Anadolu
Millî edebiyatın kurucularından biri olarak kabul edilen Reşat Nuri Güntekinin duygusal romanlarının odağa alındığı bu incelemede yazarın Harabelerin Çiçeği, Gizli El, Çalıkuşu, Damga, Dudaktan Kalbe, Akşam Güneşi, Bir Kadın Düşmanı, Eski Hastalık ve Ateş Gecesi başlıklı romanları incelenmiştir. Aşk ve Anadolu coğrafyası bu romanların olmazsa olmaz bileşenleridir.
Güntekinin incelemeye konu olan romanlarında ana karakterlerin kişilik özellikleri, tipik narsisistik örgütlenmeyle belirlenir. Yazar; benmerkezci, bencil ve sürekli olarak hayran olunma ihtiyacı duyan karakterler yaratma konusunda tutarlılık sergiler. Karakterlerin, çevrelerindeki hemen herkesle eşduyum kurma konusundaki yetersizlikleri, sağlıksız çocukluk deneyimlerinden ve yetersiz ebeveyn ilişkilerinden kaynaklanmaktadır. Kendiliğin romanlarda bu şekilde kurgulanması, aşk ve diğer kişisel ilişkilerinin yanı sıra, çoğu zaman bir sürgün yeri olarak betimlenen Anadolunun temsilini de biçimlendirir. Yapıtların ana karakterleri için aşk neredeyse imkânsız, Anadolu ise âdeta çorak ülkedir. Bununla birlikte, aşkın deneyimlenmesi konusunda kadın karakterler ile erkek karakterler özelinde önemli farklılıklar gözlemlenmektedir. Yazarın erkek karakterlerinin aksine kadın karakterleri âşık olma yetisine sahip değillerdir ve bu yapı romanların sonunda potansiyel âşıkların ayrılmasıyla sonuçlanır. Böylelikle, Reşat Nuri tipik duygusal romanın geleneksel yapısını dönüştürür.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Tuva Türkçesinde İkileme ve Yinelemeler
Tuva Türkleri, Güney Sibirya bölgesinde, Rusya Federasyonuna bağlı Tuva Cumhuriyetinde yaşamakta olan Türk topluluklarından biridir. Tuva Cumhuriyetinde yazı ve konuşma dili olarak kullanılan Tuva Türkçesi; Eski Türkçe birtakım arkaik özellikleri korumuş olması, Moğolcayla ilişkiler gibi bakımlardan dikkat çekici özellikler gösterir. Tuva Türkçesinin ilgi çekici özelliklerinden biri de ikileme kullanımının yaygınlığıdır. Tuvaca söz varlığının önemli bir bölümü ikileme şeklindeki sözlerden oluşur. Bu çalışmada Tuva Türkçesindeki ikileme ve yinelemeler, Eski Türkçeyle de karşılaştırmalı olarak kapsamlı şekilde ele alınmaktadır.
Türk dilinde Eski Türkçeden beri görülen ikileme ve yinelemeler üzerine, Türk dilinin farklı tarihî dönemleri ve çağdaş lehçelerini kapsayan pek çok çalışma yapılmıştır. Bununla birlikte konunun, üzerinde durulması ve aydınlatılması gereken yönleri hâlen bulunmaktadır. Tuva Türkçesinde ikileme ve yinelemelerin incelendiği bu çalışmada, önceki çalışmalar da irdelenerek konu sistemli bir şekilde ele alınmıştır. Giriş bölümünde konunun kapsam ve sınırları çizilerek İkileme ve yinelemenin dil bilimindeki karşılıkları belirlenmiş, inceleme bu esasta gerçekleştirilmiştir. Çalışma; ikilemeler, yinelemeler ve Eski Türkçeyle karşılaştırma olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır.
İncelemenin sonunda ikileme ve yinelemelerin sözlüğü yer almaktadır. Tuva Türkçesine ait çok sayıda edebî metin, halk edebiyatı eserleri, araştırma yazıları ve gazetelerin taranmasıyla oluşturulan sözlük yaklaşık 2600 madde başından oluşmaktadır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
MALİYET MUHASEBESİNDE DEĞİŞİM VE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
Maliyet muhasebesi, işletmeler tarafından arz edilen ürün ve hizmet maliyetlerinin belirlenmesinde kullanılan bir bilgi sistemidir. Son yıllarda maliyet muhasebesi sisteminde meydana gelen değişimi, güncel yaklaşımlar bağlamında değerlendiren bu kitap, okurlarına değişimi nedenleri ile birlikte açıklamayı hedeflemektedir. Hedef maliyetleme, faaliyete dayalı maliyetleme, yaşam boyu maliyetleme, değer mühendisliği gibi güncel yaklaşımlar, maliyet muhasebesini daha etkin bir bilgi sistemi haline getirmektedir. Rekabet gücünün önemli bir etkeni olarak maliyet verisinin doğruluğu işletmenin yönetsel kararlarını etkilemekte ve geleceğini şekillendirmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
L’AVENTURE DU ROMAN TURC SOUS L’INFLUENCE DU ROMAN FRANÇAIS AU XIXe SIÈCLE
Dans ce livre, on a examiné le roman turc qui s’est développé sous l’influence du roman français apparu dans la littérature du Tanzimat. Sur le plan des relations politiques, économiques et culturelles parmi les pays occidentaux, l’Empire ottoman a attaché beaucoup d’importance à la France. Pourtant, les intellectuels et littérateurs envoyés en France ont été influencés par la littérature française et ont apporté des innovations à la littérature turque. Le passage du conte au roman a eu lieu à la fin de longues relations historiques, politiques et culturelles avec l’Occident. Les écrivains de cette période ont soutenu dans leurs œuvres les idées et les conceptions occidentales. On peut dire que dans la littérature turque, l’occidentalisation, commencée dès 1860, est devenue totale, du point de vue de la conception, de la technique et des thèmes durant la période du Servet-i Fünûn.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü İngilizce Hazırlık Programının Değerlendirilmesi ve Bir Model Önerisi
Yabancı dil öğrenme hem bilişsel davranışları hem de psiko-motor becerileri birleştiren bütünsel bir süreçtir. Öğrencilerin yaptığı şey, söz konusu bilişsel davranışları ve motor becerileri geliştirerek, yabancı dilin iletişim sistemini edinmektir. Bu davranış ve becerilerin geliştirilmesi için oldukça iyi düzenlenmiş bir yabancı dil programının geliştirilmesi gerekmektedir. Buna göre de program geliştirme süreci gereksinimlerin saptanması, amaçların belirlenmesi içeriğin seçimi, programın uygulanması ve sonuçların değerlendirilmesi şeklinde desenlenmektedir.
Günümüzde dil eğitiminde farklı program uygulamaları söz konusu olduğundan özellikle hazırlık programlarının önemi daha da artmakta ve gereksinime dayalı yabancı dil öğretimi modelleri ön plana çıkmaktadır. Bu kitap bir İngilizce Hazırlık Programının amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreçleri ve değerlendirme boyutlarını ele alarak, programın değerlendirilmesi ve yapılan bu değerlendirmenin sonunda bir model sunulması amacı ile gerçekleştirilmiştir.
Kitap alan uzmanlarına, uygulayımcılara ve bu konuda çalışma yapacak araştırmacılara ışık tutması ve bu konuda güncel çalışmaların yapılmasında yol gösterici olması açısından önemli görülmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Jan Švankmajer Sinemasında Gerçeküstücü
Gerçeküstücülük ve tekinsizlik kavramlarını muhalif bir duruşla bir araya getiren Çek yönetmen Jan Švankmajer’in kullanmış olduğu teknik ve filmlerindeki felsefi içerik, görünenin ardındaki şüphe uyandırıcı gerçekliğe rahatsız edici bir gıcırtıyla aralanan bir pencere hissi vermektedir. Onun filmleri bir giyotin gibi ıslık çalarak yaklaşan, zaman ve mekân algısını tersyüz eden bir gerçeklik deneyimi sunar. Bu kitap, var olanı sorgusuz kabul eden, uyum sağlamaya hazır bir izleyici yerine, aktif ve şüpheci bir izleyici öngörmekte; özgürleştirici bir etkinlik olan Švankmajer filmlerini, temel belirleyicisi olan ‘gerçeküstücü tekinsizlik’ bağlamında okumaya çalışma denemesidir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
REKLAM İKNA VE İDEOLOJİ
Reklam endüstrisinin genel ekonomi içinde büyüyen hacmi ve reklamların tüketici tercihleri üzerinde artan etkisi büyük oranda geçtiğimiz yüzyıl gerçekleşen iktisadi ilerleme ya da kitlesel üretim süreçlerinde kaydedilen bir dizi sıçramayla açıklanabilir. Ancak kültürel birer seyirlik olarak reklamlar, gösterime girdikleri döneme özgü iktisadi koşulların yanı sıra toplumsal ve siyasal kodların anlamlandırılmasında çok önemli işlevlere sahiptir. Modern dünyada reklamlar, bilim ve sanat arasında konumlandığı benzersiz yerden, sahip olduğu yaratıcılık ve bilgi birikiminden beslenerek üretmekte olduğu içerikleri büyük bir iştahla gündelik hayata dahil etmektedir. Bu nedenle kitap, reklamların ikna ve ideoloji olgularıyla karşılıklı ilişkisini tarihsel bütünlük içinde ele almakta ve reklam olgusunu iktisadi olduğu kadar politik ve kültürel yönelimleri göz ardı etmeden tartışmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
BİLİNÇLİ EBEVEYNLİK
Bütün ebeveynler (başta anne babalar ve çocuğun yetişmesine katkıda bulunan birinci derecedeki tüm akrabalar) konu çocuk olunca tartışılamaz, kuşku götürmez ve koşulsuz biçimde iyi niyetlidirler. Çocukları bazen sitem ettiğinde hatta kendileri de hatalı olduklarını fark ettiklerinde “senin iyiliğini düşündüğüm için öyle davrandım” sözünü sık sık kullanırlar ki gerçekten de öyledir. Hatalı davranışlarının nedeni aslında çocuk yetiştirme ve tutumlar konusunda bilimsel bilgiden çok magazinsel ya da geleneksel bilgiye sahip olmalarıdır. Yani bilinçli ebeveynlik konusundaki yetersizlikleridir. Ne var ki bu durum kesinlikle ebeveynlerin suçu değildir, belki en fazla hatalarıdır. Çünkü başta iyi niyetleri nedeniyle suçlu olamazlar, yanı sıra devletin eğitim politikalarının etkin olamaması nedeniyle de suçlu sayılamazlar. Ancak ve ancak var olan bilimsel bilgilere erişmek için yeterince çaba göstermedikleri için hatalı sayılabilirler.
Bu kitap ebeveynlerin “hata”larını azaltmayı hedefleyen bir çalışmanın ürünüdür. Çünkü 1972 yılından itibaren çocuk ve ergen problemleriyle ilişkilendirilen hemen hemen bütün çalışmalarda anne baba tutumları ele alındığı ancak bu çalışmaların hiçbirinde anne babalık bilinç düzeyi ele alınmadığı görülmüştür. Bu çalışma ile sadece ülkemizde değil araştırıldığı kadarıyla dünyada da ilk olarak geliştirilen “Anne Babalık Bilinç Düzeyi Testi” sonuçlarına dayalı veriler ve anlamları yorumlanmaya çalışılmıştır.
Bir ebeveyn, bir eğitimci ve bir psikoterapist sorumluluğu ile tüm ebeveynlerin anne babalık bilinç düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunabilmek, alandaki önemli bir boşluğu doldurabilmek ve aynı zamanda eğitimle ilgili tüm kurum ve kuruluşlara sağlıklı bir toplum oluşturma konusunda sorumluluklarını hatırlatarak onlara küçük de olsa bir rehber sunabilmek amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Ekonomi-Politik Araştırmalar
Eskiden olduğu gibi günümüzde de sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ve ekonomik kalkınmanın nasıl gerçekleştirileceği konusu ülkelerin ilgilendiği temel konuların başında gelmektedir. Kuşkusuz bu durum politika yapıcıları ve uygulayıcılarını ilgilendirdiği gibi konuyla ilgili bilimsel çalışmalar sonucunda politika önerilerinde bulunacak araştırmacıları da yakından ilgilendirmektedir. Farklı üniversite ve kurumlardaki araştırmacıların katkısıyla hazırlanan bu eser de söz konusu amaç için hazırlanmıştır. Zira eser, tasarruf, dış yardımlar, petrol fiyatları, yoksulluk, yenilenebilir enerji ve politik istikrar gibi bazı konuların ekonomi ve politik açıdaki değerlendirmesini ve bu değerlendirmeler çerçevesindeki bazı politika önerilerini kapsamaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
ANTAKYA ORTODOKS KİLİSESİ
Antakya Ortodoks Patrikliği, Batı’dan gelen misyonerlerden dolayı siyasi ve idari olarak büyük bir yıkıma uğramıştır. Misyonerlerin etkisiyle Ortodokslar arasından devşirilen Katolik cemaat, kısa zamanda Antakya Ortodoks Rum Kilisesi’nin yönetimini eline geçirmiştir. 1830’lu yıllarda Maximus III Mazlum’un Antakya Katolik Rum Kilisesi’ni kurmasına kadar da kilisede yönetim çoğunlukla Katolikliği benimsemiş patriklerin elinde kalmıştır. 1850’li yıllarda üst üste ölüm hadiseleriyle sarsılan kilise, bu yıllardan sonra yeniden dirilişe geçmiştir. Antakya Ortodoks Rum Kilisesi yüzyıllarca etkisinde kaldığı İstanbul Ortodoks Rum Patrikliği’nin, Antakya’da hatırı sayılır bir Rum cemaat kalmadığından, kilise cemaatinin tamamını oluşturan Araplar kendi patriklerini seçmek ve patrikliği Araplaştırabilmek amacıyla zorlu ve uzun soluklu bir mücadelenin kapısını açtılar. Bu mücadelede köken itibariyle Rum olan Patriklerin ya Papalığa ya da İstanbul Rum Patrikliğine biat ettikleri tespit edilmiştir. Gelecekte ekümenik bir patriğin ortaya çıkaracağı problemlerle uğraşmak istemeyen Osmanlı Devleti, 20 Ekim 1884’te kilisenin teşrifattaki adından “Ortodoks” ibaresini çıkararak İstanbul Rum Patrikliği’ne indirgemek zorunda kalmıştır. Bu tarihten sonra Antakya kilisesinin teşrifattaki adı ise Antakya Ortodoks Patrikliği olmuştur.
Yüzyıllarca Rumların bir vassalı gibi yaşayan Arap metropolitler, bu değişiklikten sonra ilk defa kendilerine ait milli bir kilise kurmak ve Arap bir patrik seçmek için, o zamana kadar cemaatlerle ilgili her işin dışında kalmayı başaran Osmanlı Devleti’ni de meselenin içerisine çektiler. Sonuçta Arap soyundan gelen Lazkiye Metropoliti Meletiyos Efendi, 6 Mart 1899’da patrik kaymakamlığına tayin edildi ve 30 Nisan 1899’da da patrik seçildi.
Meletiyos Efendi’nin patrik seçilmesiyle Antakya Ortodoks Patrikliği’nin 1720’li yıllarda başlayan Rum hegemonyasından kurtulma ve millileşme süreci 1899’lu yıllarda tamamlanmıştır.
Bu çalışma Osmanlı Devleti ile Batılı aktörler arasındaki din ve mezhep çatışmaları üzerinden baş gösteren rekabet ve mücadeleler hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI MİNYATÜRÜNDE KADIN
Genelde Müslüman sanatçılar, resim çalışmalarında mimesisten kaçıp, derinlik ve üç boyutluluk tekniğinden uzak durmuşlardır. Özellikle de resimdeki figürlere karşın muhafazakar bir tutum sergilemişlerdir. Bu muhafazakar yaklaşım, kadın figürüne gelince, daha da artmıştır. Ancak Osmanlı resim tarihine baktığımızda, bu kısıtlayıcı görüşlere rağmen, minyatür çalışmalarında, kadınların varlığının önemli bir yere sahip olduğunu görmekteyiz.
Bu çalışma, kadının Osmanlı minyatüründeki varlığını, konuya göre sınıflandırarak, kadının aşk, sanat, toplumsal, dini vs. alanlardaki varlığını incelemektedir.
KİTAP TANITIMI
ALTERNATİF YAKLAŞIMLARLA EKONOMİK BÜYÜME
Ekonomik büyüme sürecini sürdürülebilir bir trend ile devam ettiren ülkelerin yaşam standardı, gelir dağılımı ve uluslararası prestiji olumlu etkilenmektedir. Elbette büyüme sürecini kalkınmanın izlemesi ile refah toplumu haline ulaşılmaktadır. Bir ülkenin büyüme süreci incelendiği zaman bazı faktörler önem ihtiva etmektedir. Bunlar, sermaye birikimi, teknolojik ilerleme, nüfus ve işgücü sayısı olarak karşımıza çıkmaktadır. Hiç şüphe yok ki bu değişkenler ekseninde hareket eden ve bu çalışmanın içeriğini oluşturan dış yatırım, finansal kalkınma, cari açıklık, turizm ve doğrudan yabancı yatırımlar gibi parametrelerde ülkelerin büyüme sürecine artı değer sağlamaktadır. Tüm değinilen bu çok yönlü değişim süreçleri, büyüme olgusunu, farklı boyut ve kapsamı ile bir bilim alanının ötesine taşımaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türk Milliyetçiliğinde Düşünce İzlekleri
Türk milliyetçiliğini merkeze alarak Türk milletinin yaşadığı kadim sorunların çözümleri üzerine üretilen düşünceler yön belirleyebilecek farklı izlekler üretmiştir. Bu izleklerden bazıları siyaset-toplum ilişkisine ve bu ilişkide yönetici aydın sınıfın yapısına, toplumsal ve siyasal rolüne verdiği önemle ortaya çıkarken bazılarında ise milliyetçilik, kültür, medeniyet, toplumsal değişme gibi temel sosyolojik kavramların yeniden ele alınarak berrak bir şekilde tanımlanmasına ve bunların Türk toplumunun güncel sorunları dikkate alındığında metodolojik olarak pergelin sabit ucunun nereye ve nasıl konumlanacağına dair yaklaşımlara yer verilmiştir. Dolayısıyla Türkiye’deki toplumsal meseleler ele alınırken Türk milliyetçiliğindeki bu düşünce izlekleri içinde dikkate alınması gereken önemli özellikler barındırmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Agenda of Translation Studies
The presented publication comprises studies that concentrate on the current issues in the field of translation studies and translator training. Considering the up-to-date requirements of the translation market and the translator´s profession, the authors explore the enhancement of graduate critical thinking that is essential in the context of social and educational changes; they prove the benefits of CAT tools in literary translation, namely text consistency, reduced cognitive effort, and higher quality of translation; they suggest to renovate the classic processing steps of interpreting with the preparation of interpreting and feedback from the audience. The researchers illustrate the long-term influence of translation on shaping the public’s perception of law and on domestic and foreign policies of the countries and demonstrate that in spite of the technological turn in the field of translation professional translators are inevitable for post-editing MT outputs or for localizing video games. Therefore, as the publication emphasizes, a systematic and scientifically grounded approach should be taken to address the professionalization and institutionalization of the translation that would foster growth and quality in the translation industry and make a translation studies graduate comprehensively equipped for both local and global economy.
Assoc. Prof. Dr. Miroslava Gavurová
Translation and Interpreting, Faculty of Arts, University of Presov
₺405,00
KİTAP TANITIMI
TOPLUM ve YAPI
Toplum kuramlarının yaklaşımları açısından, yapı ve değişim sürekli ve etkin bir etkileşim içinde olduğu söylenebilir. Her yapısal etki -devrimler ya da icatlara dayanan kırılmalar gibi- toplumsal bir yeniden üretim sağlar ya da yeniden üretimler; doğrudan yapısal değişimler anlamına da gelebilir. Buradan hareketle Toplum ve Yapı adlı bu çalışma: psikolojiden yönetime, istisnadan insana, süreksizlikten topluma, göçten kente, bireyden eğitime ve tarihsellikten dil ve zaman felsefesine kadar geniş başlıklara uzanmaktadır.
Toplum ve yapı bir teori olarak kültürel farkındalıkların rasyonel kurgusudur. Toplum ve yapı bütünlüğü temsil etmez; ancak bütüne giden tekillerin genel bağlam eşiklerini karşılayabilir. Bu da her bir tekilin eleştiri gerekirliliğinin altını çizer. Başlatılma vaadi hiç bitmeyen o büyük Tarih yerine, kurgunun yapısallığını olumlamamak elimizdedir. Toplum ve yapı karşılıklılık içeren ender kavramlar olarak karşımızdadır
₺275,00
KİTAP TANITIMI
KULLANIM KILAVUZU-I: BEBEK (0-2 yaş)
İçine doğduğum (aslında doğurtulduğum) ailemde ve kültürde, farkındalığımın oluşmaya başladığı yaşlardan bugüne, çoğu anne babanın, evlatlarının bebeklik, çocukluk, ergenlik hatta yetişkinlik dönemlerindeki davranışlarında gözlemlediğim ortak bir özellik var:
Kendilerinden önceki kuşaklardan (yani anne babalarından) ne gördüler ise öyle davranıyor ve öyle yaşıyorlar…
“Görgülü kuşlar gördüğünü işler, görgüsüz kuşlar ne gördü ki ne işler” atasözümüz sanki tam daiçinde yaşadığım toplumdaki çoğu anne babanın davranışlarını anlatıyor…
Başta kendi annem babam olmak üzere sözünü ettiğim anne babalar suçlu değiller ama kendilerine öğretilenlerin ötesine geçemedikleri için hatalılar.
Bütün anne babaların iyi niyetli oldukları konusunda en ufak bir kuşkum yok. Ama hataları nedeniyle evlatlarında yol açtıkları hasarlar oluşabiliyor ve ne yazık ki bunun da farkında olamıyorlar.
Hemen her alanda yaşanan baş döndürücü değişimler ne yazık ki aynı doğrultuda gelişmeyi beraberinde getirmiyor. Koşuşturulan bir yaşam döngüsünde anne baba adayları veya anne babalar hamilelik dönemine ve bebeklik dönemine ilişkin bilgilenmeyi en kısa yoldan ve süratli bir şekilde yapmaya çalışıyor. İnternet ortamında ya da medyada yer alan “popüler” bilgiler ise çoğu zaman bilimsel temelden yoksun;yani magazinsel… Kendi anne babalarının bilgileri de çoğu zaman geleneksel…
Kitap, bu çerçevede bir AYIRDINDALIK oluşturmanın zamanının geldiği düşüncesiyle ve “kullanıcı hatası” nedeniyle mümkün olduğunda HASARLANMAMIŞ BİREYLER yetiştirmeye katkıda bulunabilme amacıyla yazılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sınıf Yönetimi
Bazı devletler korkunç buhranlar geçirirler ve ya büsbütün mahvolurlar. Ülkelerin dağılması veya milletlerin düzgün ve dengeli bir hayat yaşaması sadece devlet için çalışan bakanlara, krallara veya milletvekillerine bağlı değildir. Bunlar her vatandaşı ilgilendiren meselelerdir. Erkek ya da bayan, yaşlı ya da genç, şehirli ya da köylü; kas gücüyle veya beyin gücüyle çalışsın, herkes hep bu meseleleri düşünmelidir.
Bir devletin güçlü ya da zayıf olması, milletlerin yükselmesi ya da gerilemesi sadece devleti yönetenin adil veya işe yaramaz olmasına bağlı değildir. Her yönetici, kim olursa olsun – ister iyi ister kötü, kahraman ya da cani – onlar her zaman kendi milletlerinin birer aynasıdır. Onlar, halkın ruhunun kopyasıdır. Halk nasılsa onlar da öyledir. Eskiden beri hep şöyle söylenmiştir: Her millet layık olduğu yönetim ve yöneticilere sahip olur.
KİTAP TANITIMI
İşletmelerin Verimlilikleri İle Çevresel Sosyal Sorumluluklarını Gerçekleştirme Düzeylerinin Karşılaştırmalı Analizi
Yakın geçmişte asit yağmurlarının artması, bitki örtüsünün ve hayvan çeşitliliğinin azalması, doğal çevrenin tüm canlıları tehdit edecek şekilde acımasızca kirletilmesi, çevre sorunlarını önlemede işletmeler ve devletlerden daha etkili çalışmalar yapmaları yönündeki beklentileri artırmıştır.
Çevre ile ilgili konularda ideolojik baskılardan uzaklaşıp çok yönlü fayda sağlayacak yansız politikalar üretebilmek için öncelikle sayısal yöntemlerin profesyonelce uygulanıp fiili uygulamaların ölçülmesi ve derinlemesine analiz yapılması gerekmektedir. Elinizdeki eser bu ihtiyacı karşılamak üzere işletme, çevre mühendisliği ve kamu yönetimi literatürlerini kapsayan disiplinler arası nitelikte hazırlanmış ilk çalışmadır.
Bu amaçla, çevresel performansı tartışmalı olan ve aynı zamanda stratejik öneme sahip olan şeker sektörü incelenmiştir. Günlük 2000 ton kapasiteli bir şeker fabrikasından çıkan kirli suların oluşturduğu kirlilik 200.000-300.000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eş değerdir. Bu noktadan hareketle şeker fabrikalarının çevresel performansları ile verimlilikleri arasındaki ilişki incelenmiş; şeker sektörünün atık su ve baca gazı emisyonu verileri ile Saf Çevre Endeksi, Karma Çevre Endeksi ve Malmquist Toplam Faktör Verimliliği Endeksleri hesaplanarak detaylı analizler yapılmıştır.
İşletmeler çevresel sosyal sorumluluklarını ISO 14001 kapsamında yerine getirmekte midirler? Çevresel faaliyetler yalnızca ekonomik sorumluluklar seviyesinde mi kalmaktadır? İşletmeler mevzuatın getirdiği yükümlülükleri karşılamakla yetinmekte midirler yoksa daha fazlasını yapmak için çaba harcamakta mıdırlar? Acaba çevresel sosyal sorumluklarını gerçekleştiren işletmeler verimliliği de sağlayabilirler mi yoksa iddia edildiği gibi arıtım maliyetleri işletmelere zarar ettirir mi?
Özel şeker fabrikaları mı çevreye karşı daha iyi performans sergilemektedir yoksa devlete ait fabrikalar mı?
Ne çevresel performans açısından etkin ne de Veri Zarflama Analizine göre etkin bulunan şeker fabrikaları özelleştirme kapsamına alınmışlar mıdır? Özelleştirme (mülkiyetin devri) yerine yönetimin devri tercih edilebilir mi? Şeker üretiminde kota aktarımı yapılması fabrikaları verimsizliğe sürükler mi?
Elinizdeki eserde bu ve benzeri daha birçok araştırma sorusuna bilimsel yöntemler kullanılarak gerçek hayattaki uygulamalar ışığında cevaplar sunulmuş, ardından sektöre yönelik tavsiyelerde bulunulmuştur. Gelecek kuşaklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak ümidiyle
₺315,00
KİTAP TANITIMI
HİKÂYE-İ MEYYÂL Ü ŞEHNÂZ HİKÂYE-İ MEYYÂL
Aşkın gücünü yüzyıllar öncesinden günümüze taşıyan bir mensur hikâye…
Zengin bir devlet adamının oğlu olan Meyyâl ile esir pazarında satılan cariye Şehnâz’ın engellerle sınanan aşklarının hikâyesi…
Gülünden ayrı düşmüş bülbül gibi, gönlü sevgilinin ayrılığıyla incinen Meyyâl ve döktüğü gözyaşları için ayıplanan Şehnâz… Oysa aşk yalnızca “aşkın boyun eğdirdiği kimselerce bilinebilir”.
Ve yalnızca aşkın gücü, gönül yaralarına vuslat merhemi olabilir. Aşkı istemek yetmez, kavuşmak için ayrılmayı da göze alabilmeli insan. Sevda ateşiyle yanan gerçek âşıklar, küle dönseler de birbirlerine verdikleri sözden dönmezler. Sabâ rüzgârına sevdiğini soran Meyyâl’den habersiz, Şehnâz’ın aşkının kasırgası dünyayı titretir.
Süslü nesrin güzel bir örneği olan Hikâye-i Meyyâl ü Şehnâz, aşkı anlamlı kılan sabır, vefa, sadakat, fedakârlık gibi duyguları da öne çıkararak günümüz insanına bu değerleri tekrar hatırlatmaktadır. O hâlde hikâye başlasın:
Kıssa-hânân-ı bezmgâh-ı hikâyet ve dâstân-serâyân-ı tarabhâne-i rivâyet bu güne şem‘-i efrûz-ı ahbâr ve bu vech ile mecâlis-pîrây-ı ûli’l-ebsâr olurlar ki Bagdâd-ı behişt-âbâd kibârından bir pîr-i nîkû-kâr ü devlet-şi‘âr var idi…
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Kolluk İçin Suç Psikolojisi
Psikoloji bilimi suçluluğu, bireysel ve toplumsal faktörlerle açıklamaya çalışmakla birlikte mükerrer suçluluğun önlenmesi ve suçluların rehabilitasyonu konusunda önemli bilgiler ortaya koymaktadır. Suçluluğun nedenlerini anlama ve mükerrer suçu önleme, bütüncül bir bakış açısı ve multidisipliner ekip çalışmasını gerekli kılmaktadır. Dolayısıyla görevi gereği suçlu bireylerle sıklıkla temas eden kolluk güçlerinin suç olgusunu psikolojik bakış açısıyla ele alabilmesi, suça sürüklenen çocuklar başta olmak üzere, her yaştan suç işlemiş bireylere profesyonel yaklaşımda bulunabilmesine ve etkili suç önleme stratejileri geliştirebilmesine katkı sağlayabilir. Suç davranışını açıklayan bireysel ve toplumsal kuramlar, suça sürüklenen çocuklara yönelik psikolojik müdahale yöntemleri, uyuşturucu madde kullanımı ve bağımlılığı, denetimli serbestlik ve psikososyal rehabilitasyon ile bilirkişilik konularından oluşan bu eser, alanında uzman yazarlar tarafından kolluk güçlerine yönelik kaleme alınmış olsa da hukuk ve sağlık profesyonelleri ile sosyal çalışma görevlilerinin de faydalanabileceği bir kaynaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ANTHROPOLOGY AND THE CLASSICS
To gather impetus for our imaginative leap into the classical period we start, it is true, from the cave-man, but have already crossed the threshold in arriving at the Cretan. Homer, Hesiod, Herodotus—the claims of these to rank as classics are not likely to be assailed. There remain the Roman subjects, magic and lustration. In what sense are they classical? Now, to use the language of biology, whereas Greek literature is congenital, Roman literature is in large part acquired. Therefore it includes no ‘songs before sunrise’; for it the ‘father of history’ cannot be born again. Spirit no less than form is an importation. In particular, the magico-religious beliefs of Latium have lost their hold on the imitator of Greece and the Orient. Yet primal nature will out; and the Romans, moreover, were a pious people who loved to dwell on their origines. To appreciate the greatest of Latin classics, Virgil—to glance no further afield—one must at least have gained the right to greet him as fellow-antiquary. For the rest, these essays profess to be no more than vindemiatio prima, a first gleaning. When the harvest has been fully gathered in, it will then be time to say, in regard to the classics both of Greece and of Rome, how far the old lives on in the new, how far what the student in his haste is apt to label ‘survival’ stands for a force still tugging at the heart-strings of even the most sophisticated and lordly heir of the ages.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
AMERİKAN TARİHİNDE SAVAŞ POLİTİKALARININ EKOLOJİK YANSIMALARI
“Ana akım tarih kitaplarında ülke siyasetine yön veren isimlerin ve bu isimlerin icraatlarının genellikle kahramanlaştırılarak anlatılmasına şahit oluruz. Kahramanlaştırmak içinse her daim savaşlara, zaferlere ve ganimete ihtiyaç vardır. Bu, aynı zamanda bir arada yaşayan insanlarda aidiyet duygusunu pekiştirmenin yoludur. Bu ihtiyacı karşılamak içinse kahramanın karşısında bir düşman olmalıdır. Bu düşmanın nerede olduğuna bağlı olarak bulunulan yer ya “kurtarılır” ya da “işgal edilir”. Ganimet ise her zaman ve her durumda kutsallaştırılan topraktır. Bireyin var olma alanını belirleyen ve bu alanı sınırlayan toprak, mülkiyet hakkının meşrulaştırılıp evrensel bir hak olarak ilan edilmesiyle uğrunda topyekûn savaşılabilecek bir ideale dönüşür. Bu noktada, Amerikan coğrafyası ve tarihini belirleyen ve bunlara yön veren çatışma, savaş ve toprak politikalarının art alanını oluşturan ideolojik dinamiklerin incelenmesi günümüz dünya siyasetine ve yaşam biçimine yön veren en önemli küresel güçlerden biri olan Amerika Birleşik Devletleri’nin genel hatlarıyla aidiyet duygusunu ve hareket alanlarını nasıl geliştirdiğini öğrenmek adına önemlidir.”
Amerikan tarihini eko-eleştirel bir perspektifle savaş politikaları kapsamında inceleyen yazar, okuyuculara salt Amerikan tarihini şekillendiren olayları anlatmıyor; bu olayların sebeplerini irdeleyerek sonuçlarının doğaya ve “makbul vatandaş” dışında bırakılan “öteki” gruplara etkilerini de çözümlüyor.
₺235,00