KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

FARKLI KÜLTÜRLERDE KARAR VERME DAVRANIŞI
₺405,00 -

Engelsiz Bilişim 2022: Teknoloji Işığında Yaşam
₺495,00 -

Edebiyat ve Ötesi
-

Dijital Tiyatro
₺495,00 -

DECADES OF RELATIONS BETWEEN AFRICAN COUNTRIES AND TURKEY
₺275,00 -

ÇALIŞMA HAYATINDA ANNELİĞİN DÖNÜŞÜMÜ
₺440,00 -

Carson McCullers’ın Yalnız Elleri
₺195,00 -

BİLİŞSEL ÇEVİRİBİLİME DOĞRU
₺610,00 -

Başkaldırı ve Uyum
-

Arthur Schnitzler Öykülerinde Ölüm Olgusu: Modern İnsanın Ölüm Korkusu
₺405,00 -

Altay Tiyatrosunda Levirat
₺235,00 -

A NEW MEANREVERSION MODEL BYFOURIERTERMS: APPLICATIONS IN FINANCE
₺210,00 -

İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
-

Kurgusal Dünyalar ve Toplumsal Gerçeklikler
₺260,00 -

Sarah Kane’s Anti-Oedipal Theatre
₺250,00 -

Toplu Oyunları 1
₺320,00
KİTAP TANITIMI
MÜŞTERİ KÖTÜ DAVRANIŞLARININ ÖRGÜTLER VE ÇALIŞANLAR AÇISINDAN İNCELENMESİ
Müşteri her zaman haklıdır veya eskinin tabiriyle müşteri velinimetimizdir anlayışı, örgütlerde müşteriyi her şeyin önünde ve üstünde tutan müşteri odaklı bir yaklaşıma dönüşmüş ve günümüzün rekabetçi işletmeleri için vazgeçilemez ve değişmez en temel strateji haline gelmiştir. Bu stratejinin çalışanlar üzerindeki etkileri, onlara neler hissettirdiği ise örgütlerin dikkatini müşterinin iyiliği kadar çekmemektedir.
Örgütler, çalışan-müşteri etkileşimini, kimi zaman müşterilerle iletişimde çalışanın kendi duygu ve düşüncelerini nasıl ifade edeceğine ve hatta nasıl ifade etmemesi gerektiğine kadar detaylandıran kurallar ve politikalar geliştirmektedirler. Ancak bu etkileşimde müşterilerin varsayıldığı gibi her zaman haklı olmadığı, kaba olduğu, hatta yasalarla dahi korunan kişilik ve mülkiyet haklarına zarar verdiği durumlar için örgütler tarafından yeterince detaylı ve çalışanlara destek sağlayan politika ve kurallar tanımlanmamaktadır. Bu kitap müşteri kötü davranışlarının çalışanlar ile örgütler için nasıl etkileri ve sonuçları olduğu ve nasıl önlenebileceği konusunda çalışanlara ve örgütlere yol göstermeyi amaçlamaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sosyal İnovasyon
Sürdürülebilir ekonomik kalkınma hedeflerine ulaşabilmek amacıyla, kurumların hayata ve aktif topluma dair ilgi ve bilgi seviyelerini daha da yükseltmeleri gerekmektedir. Dünya genelinde her geçen gün kurumsal sosyal sorumluluk kavramı daha yaygın bir hale gelmektedir. Kurumsal sosyal sorumluluk bir işletmenin daha iyi bir toplum ve daha iyi bir çevreye gönüllü olarak katkıda bulunması anlamına gelmektedir. Sosyal sorumluluk faaliyetleri kurumların, işletmelerin ve yerel yönetimlerin sosyal sistem içerisindeki sosyal imajı üzerinde etkili olmaktadır. Toplumda, daha fazla maddi kazanç sağlayan değil daha çok sosyal faaliyetlerde bulunan bir işletmenin itibar kazanacağı ve rekabet üstünlüğü sağlayacağı düşüncesi yaygın hale gelmiştir. Günümüzde, sosyal sorumluluk kurum felsefesinin tamamlayıcı bir unsuru olarak kabul edilmektedir. Üniversitelerin eğitim-öğretim ve araştırma işlevlerinin ötesinde görevler üstlenmesi, yerel, bölgesel ve küresel sorunlar karşısında aktif rol alması beklenmektedir. Ülkemizde bir çok üniversite sosyal sorumluluk derslerini müfredata eklemiş, bu alanda projeler üretmeye hız vermiştir. Bu kitap, kurumsal sosyal sorumluluk kavramını detaylı biçimde sunarak, üniversitelerde üretilen sosyal sorumluluk proje örneklerini tanıtmaktadır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Ferdi ve Şürekâsı
Batılı anlamda Türk romanının kurucusu olarak kabul edilen Halit Ziya Uşaklıgil; romanları, öyküleri, anıları, mensur şiirleri, makalelerinin yanı sıra tiyatro oyunlarıyla da gerçekten “velut” bir yazar olarak nitelenmeyi hak eder. Uşaklıgil’in İzmir dönemi romanlarının sonuncusu ve en yetkini olan Ferdi ve Şürekâsı, 1892 yılında Hizmet’te tefrika edildikten sonra 1895’te kitap olarak yayımlanmıştır. Söz konusu yapıt, Mehmet Rauf tarafından 1908 yılında oyunlaştırılarak Mehasin’de yayımlanır; bir yıl sonra da kitap olarak basılır.
Yazınsal üretimi sadece niceliksel değil niteliksel olarak da Türk Edebiyatına yön veren Uşaklıgil, romanının oyunlaştırılmasını Mehmet Rauf’a emanet etmiştir; bu çerçevede Ferdi ve Şürekâsı, Servet-i Fünûn Edebiyatı’nın bu iki büyük nesir ustasını bir araya getirir.
Beyhan Uygun Aytemiz, bu kitapta hem Mehmet Rauf’un kaleminde yeniden kurulan metni günümüz okuruyla buluşturuyor hem de roman ile oyunun karşılaştırmalı bir incelemesini yapıyor…
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Toplu Oyunları 1
Dr. Tuğrul Karanfil, “Toplu Oyunları 1: Oksimoron, Juliet Yapım Aşamasında, Midas Yeniden” adlı kitabı ile gerek içerik gerek üslup bakımından birbirinden son derece farklı üç oyununu bir araya getiriyor.
Oksimoron’da bir aşk üçgeninin içinde sıkışıp kalan Arda, Merve ve Tekin’in değişen koşullara karşı kırılan dirençleri ahlaki bir zaaf olarak görülebilir mi; yoksa “özgür insan” fikri kibirle mayalanmış bir anıt mı sorularının yanıtı aranıyor.
Juliet Yapım Aşamasında, kadın ve erkeğin farklılaşan sosyal rolleriyle, Juliet’in kendini yeniden inşa etmeye çalıştığı bir oyun olarak karşımıza çıkıyor ve bizleri şu soruyla baş başa bırakıyor: Shakespeare’den bu yana değişen şey gerçekten sadece zaman ve dekor mu?
Midas Yeniden ise, sınırsız gücü tadan Kral Midas’ın “ölmeden ölmeyi” başarmak için katettiği zorlu yolu anlatıyor.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
RUSYA İMPARATORLUĞU’NDA ANAYASAL DEMOKRAT PARTİSİNİN MİLLİYETLER POLİTİKASI (KADET PARTİSİ 1905-1917)
Bu kitapta, gayrirusların yönetimi ve devlete entegrasyonunun nasıl sağlanacağı konusunda bir çözüm sunan Rus liberal partilerinden Anayasal Demokrat Partisi’nin (Kadet Partisi) 1905-1917 yılları arasındaki milliyetler politikası dönemin kaynakları incelenerek aydınlatılmaya çalışılmıştır. Partinin kuruluşu, programı, organizasyonu, seçim çalışmaları ve yasama faaliyetleri incelenirken Rus liberalizminin gelişimi, anayasal meşrutiyet döneminin genel havası ve aşamaları, Devlet Duması çalışma sistemi, diğer partilerin ve gayrirus politik grupların meseleye yaklaşımları da açığa çıkmıştır. Dünya literatüründe biraz göz ardı edildiği fark edilen partinin yasama faaliyetleri ayrıntılarıyla takip edilmiştir. Rusya Müslümanları İttifakı (İttifak el-Müslimin) ve onun Devlet Duması’ndaki temsilcisi Müslüman Fraksiyonu’yla ilişkilere ayrı bir başlıkta yer verilmiş, Kadet Partisi’nin diğer milliyet meselelerine yaklaşımıyla arasında bir fark olup olmadığı ve iş birliği süreci hakkında fikir verilmiştir.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Misyonerlerinin Türkiye’deki̇ Sağlık Faaliyetleri̇ (1833-1923)
19. yüzyıl Osmanlı coğrafyasında birçok misyoner örgütün etkin olduğu çağdı. Bu dönemde en etkili çalışma yapan, dünya coğrafyasına kısa sürede yayılan 27 Haziran 1810’da Boston’da kurulan ve 1820 yılında Osmanlı topraklarına ilk misyonerlerini gönderen Protestan misyoner örgütü, ABCFM ya da Amerikan Board olarak adlandırılan, American Board of Commissioners for Foreign Missions’dır. Doğu ülkelerinde misyoner faaliyetlerinin etkin bir biçimde sürdürülmesinde en önemli yöntemlerden biri de sağlık misyonerliği olarak görülmektedir. Sağlık misyonerleri süreç içerisinde kutsal konularda vaizlerden daha zor görevler üstlenmişler ve gittikleri ülkelerde tıp bilgileri sayesinde ulaşılmaz sanılan kesimlerle iletişim kurma olanakları bulmuşlardır. Bu çalışmada Amerikan Board teşkilatının bugünkü Türkiye sınırları içerisinde 1833’ten 1923 yılına kadar sağlık alanında yapmış olduğu faaliyetler ele alınmaktadır. Misyonerlerinin yapmış olduğu gezici sağlık misyonerliği, dispanser, hastane, tıp okulu, eczane ve hemşire sınıfları açmak gibi faaliyetleri; misyonerlik, din, siyasi ve tıp tarihi açısından değerlendirilmiştir. Misyoner etkinliğinin temel amacı, din ve eğitim çalışmalarında olduğu gibi, sağlık misyonerliğinde de öncelikle Protestan inancının yayılmasıdır. Çalışmada sağlık misyonerlerinin etkinlik gösterdiği bölgelerde, yönetim ve toplumla olan ilişkileri, etkileri ve çatışmaları üzerinde değerlendirilmeler yapılması amaçlanmıştır. Sağlık misyonerliğinin etkisi, misyona olan katkısı verilerle anlatılmaya çalışılırken, konunun tıp tarihi açısından önemi, Osmanlı tıbbına etkisi de değerlendirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Genetiği Değiştirilmiş Ürünlere Yönelik Tüketici Davranışları
Genetiği değiştirilmiş ürünlere yönelik tüketicilerin davranış ve tutumlarının araştırıldığı bu çalışma Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde 2013 yılında doktora tezi olarak kabul edilmiştir. Çalışma kapsamında Eskişehir ili merkez ilçelerinde kotalı örnekleme yöntemi ile 1250 katılımcı ile yüz yüze anket yapılmıştır. Yapılan saha çalışması aynı zamanda Anadolu üniversitesi Bilimsel Araştırma Komisyonu tarafından finansal olarak da desteklenmiştir. Çalışmanın genel amacı, Eskişehir genelinde yaşayan tüketicilerin genetiği değiştirilmiş ürünlerle ilgili farkındalıklarını, bilgi düzeylerini ve satın alma niyetlerini saptamak ve davranışlarını etkileyen tutum faktörlerini ortaya koymaktır. T testi, Anova Analizi, Ki-Kare Analizi, Regresyon Analizi ve Faktör Analizi gibi istatiksel veri analizi yöntemleri çalışmada kurulan hipotezlerin test edilmesinde kullanılmıştır. Araştırmanın yapıldığı dönemde katılımcıların bilgi düzeyleri ve genetiği değiştirilmiş organizmalı gıdalar hakkındaki yanlış ve eksik bilgileri dikkat çekicidir. Gelir düzeyi arttıkça konuyla ilgili bilgi düzeyinin anlamlı bir şekilde arttığı gözlemlenmiştir. Çalışmanın pazarlama araştırmaları, tüketici davranışları ve genetiği değiştirilmiş ürünler gibi konulara ilgi duyanlar için faydalı olacağı umulmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2022: Teknoloji Işığında Yaşam
Son yıllarda bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaşanan gelişmeler, dijital dönüşüm çalışmaları ile birlikte bir çok hizmetin dijital ortama taşınması, yapay zeka, makine öğrenmesi, robotik/mekatronik çalışmaları, akıllı sistemler ve metaverse gibi yeni teknolojilerin bir çok alanda gelişmesi ile birlikte artık hayatın her alanında insan ve teknoloji etkileşimi yoğun bir şekilde görülmektedir. Bu süreç aynı zamanda engelli bireylerin temel Hakları olan eğitime, sağlık hizmetlerine, e-devlet hizmetlerine, bilgiye, medya unsurlarına, kısacası hayatın her alanına eşit bir şekilde erişebilmeleri açısından oldukça önemli bir kapı açmaktadır. Teknoloji tüm insanlıkla birlikte engelli bireylere de yeni ve erişilebilir bir yaşam fırsatı vermektedir.
Kitapta farklı engel gruplarına ve farklı ihtiyaçlara yönelik olarak yapılmış, araştırmacıların engelsiz bilişimi içine alan faktörleri daha net anlamasını sağlayabilecek ve farklı örneklerle zenginleştirilmiş bölümler yer almaktadır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
Drawing on recent posthumanist theories that promote a non-anthropocentric perspective, this study examines the works of contemporary British poets Mario Petrucci and Alice Oswald. It is argued that their poetry can be described as posthuman poetry, which envisions posthuman spaces of becoming where human and nonhuman worlds coexist on a non-hierarchical basis. Petrucci’s engagement with ecocritical crises in the Anthropocene underscores the limits of human agency, and it foregrounds destructive impact of human actions on the ecosystem. In a posthuman context, therefore, Petrucci problematises the human/nonhuman binary by representing the erosion of the anthropocentric worldview in the face of environmental crises such as deforestation, global warming, and the Chernobyl nuclear disaster in Bosco (1999), Heavy Water: A Poem for Chernobyl (2004) and Half Life: Poems for Chernobyl (2004). In these collections, challenging the perception of nonhuman matter as passive, Petrucci emphasises the agency of trees and radioactive particles. Similarly, Alice Oswald moves the reader beyond the human-centred treatment of the natural world. Rejecting human exceptionalism, Oswald’s Dart (2002) presents a polyphonic meshwork where the voices of alternating human speakers and the River Dart interweave within a posthuman space. Representing the intersubjective and dialogic exchanges between the human and nonhuman inhabitants of the Severn Estuary and the lunar cycle, Oswald’s A Sleepwalk on the Severn (2009) further problematises the subject/object binary by creating a posthuman space of becoming grounded in a communicative framework. Hence, bringing Petrucci and Oswald together, this study draws attention to trans-corporeal and polyphonic entanglements of human-nonhuman, subject-object and self-other non-binaries, and it aims to show how poetry, as a literary medium, can contribute to questioning and transforming the anthropocentric vision of humankind in the contemporary world.
KİTAP TANITIMI
Demokrat Parti Döneminde Devlet Adamlarının Karadeniz Bölgesine Yaptıkları Ziyaretler (1950-1960)
Demokrat Partinin iktidar olduğu dönemde Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan ve Milletvekili göreviyle devlet adamları farklı zamanlarda Karadeniz Bölgesine bir dizi seyahatler yapmışlardır. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri, Gümrük ve Tekel Bakanı Sıtkı Yırcalı, Çalışma Bakanı Hayrettin Erkmen, Dâhiliye Bakanı Dr. Nazım Gedik, Çalışma Bakanı Halûk Şaman, DP Rize Milletvekili İzzet Akçal ve CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek bölgeyi ziyaret eden devlet adamları içerisinde yer alan önemli isimler olmuşlardır. Araştırma ile Karadeniz Bölgesine yapılan ziyaretlerin bölgede yaşanan gelişmelere etkisinin incelenmesi ve bölgenin yakın tarihine katkıda bulunulması amaçlanmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
MONDROS (Anadolunun İşgal Planı)
Yeni Belgeler Işığında Mondros Mütarekesi
1. Dünya Savaşı sonucunda İtilaf Devletleri ile 30 Ekim 1918de Mondros Mütarekesini imzalayan ve ateşkes ilan eden Osmanlı Devleti için esasında savaş ateşi yeniden harlanmıştır. Zira barış umuduyla imzalanan mütareke, Batılı devletlere Anadoluyu işgal etme yetkisi verdiği gibi Osmanlı Hükümetinin de sonunu getirmiştir. Mütareke maddelerinde geçen muğlak ifadelerle hareket etmeye özen gösteren müttefikler, ucu açık metinlerin sağladığı kolaylıkla Anadolu sathının her tarafında kontrollerini sağlamlaştırmaya çalışmışlardır.
Bu eser, İtilaf Devletlerinin Mondros Mütarekesine dayanarak Anadolu topraklarında gerçekleştirdikleri işgalleri ve uyguladıkları politikaları anlatmakta, ayrıca meselenin günümüze yansımaları konusunda kısa bir değerlendirme yapmaktadır. Yeni birçok belgenin kullanıldığı bu çalışmada dikkat edilen husus, metinde verilen akademik bilginin yorum ve analizlere tabi tutulması, okuyucunun sıkılmaması için anlaşılır ve akıcı bir anlatıma özen gösterilmesidir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
İŞLETME YÖNETİMİ VE FİNANSAL ANALİZLER
Ülkemizde mevcut şirketlerin 2020 senesi verileri ile %99,8 ine yakını KOBİ’lerden oluşmaktadır. KOBİ’leri burada MİKRO, Küçük ölçekli ve Orta Ölçekli diye ayırdığımızda, Mikro ölçekli KOBİ’lerimizin oranı %97’lere ulaşmaktadır. Buradan hareketle Mikro ölçekli işletme olarak addettiğimiz KOBİ’lerimizde 10 kişiden daha az kişinin çalışmakta olduğunu göz önüne aldığımızda, bu tip işletmelerde profesyonel Finans kökenli çalışanlara rastlamanın pek de mümkün olmadığını görürüz. Hatta şirket sahip ve yöneticilerinin de çoğu kez işletme muhasebelerini dışarda tutturmaları sebebiyle, Finans kökenli olmadıkları da ortadadır.
Buna karşın, işletmelerini yönetirken Finans kökenli olmamalarına karşın, kendilerine bu konuda yardımcı olabilmek üzere, bu kitap bir kılavuz olarak hazırlanmıştır. İşletmelerinde nelere dikkat etmeleri ve gerektiğinde nasıl bir tedbir almaları konusunda bu kitap basit yönlendirmeler yapmakta ve işletme sahip ve yöneticilerine, şirketlerini finansal açıdan nasıl yönetebileceklerine dair bazı öneriler ve analiz metotları ile fikir sahibi olmalarını hedeflemiştir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı İdaresinde İşkodra Vilayeti (1876-1912)
Osmanlı Devleti idaresinde İşkodra vilayeti konumu itibariyle idarî açıdan farklı uygulamaların tespit edildiği bir yerdir. Burada özellikle İşkodra sancağında tatbik edilen ve Dağlı İdaresi olarak isimlendirilen idarî teşkilata ilişkin uygulamalar dikkat çekmektedir. Zira bu uygulama idarî özellikleriyle genel anlamda Osmanlı taşra idaresi dışındadır. Bunun nedeni İşkodra sancağında içtimaî yapıda görülen ve bahsedilen farklılıkları ortaya çıkaran ilişkilerdir. Müslüman Arnavutların Katolik Arnavutlar ile olan münasebeti mülkî yapıda farklı uygulamaları ortaya çıkardığı gibi benzer durumu malî, askerî, hukukî ve içtimai yapıda da görmek mümkündür. Nitekim Osmanlı idaresinde İşkodra vilayetiyle ilgili çalışmalarda genel değerlendirmelerin dışında hareket edilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada İşkodra’da Dağlı İdaresi şeklinde tanımlanan idarî, malî, askerî ve hukukî özellikleriyle öne çıkan yapıya dair tespitler yapılmıştır. Böylece Osmanlı idaresinde İşkodra vilayetinin sahip olduğu konumu demografik ve idarî yönleriyle ortaya koymak mümkün olmuştur.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Sosyolojinin İmkânlarıyla Türk Sineması ve Türk Romanları Üzerine Değerlendirmeler
Sinema filmleri ve romanlar toplumun/toplumsal ilişkilerin/toplumsal olguların değişik boyutlarıyla ele alındığı sanatsal formlardır. Dolayısıyla sinema filmleri ve romanları estetik ve sanatsal özelliklerinin yanında toplumsal olanı da içinde taşır. Bu bağlamda Türkiye’nin iki yüz yılı geçkin yaşadığı Modernleşme/Batılılaşma sürecindeki toplumsal değişmenin ilişkilerde/yapılarda ortaya çıkardığı sosyolojinin Türk sinema filmlerine, Türk romanlarına yansıması da kaçınılmaz olacaktır. Bu yansımalardan iç ve dış göç olgusu, kent-kır karşılaşmasıyla ortaya çıkan kültürel yırtılmalar, bu durumların işaret ettiği sosyo-politik ve sosyo-ekonomik yapılanmalar öne çıkan özellikler olarak görülmektedir. Diğer yandan Türkiye’nin siyasal dönemlerine göre bu sanatsal formların aldığı biçimlenmeler, işlediği konular da bu formların kültür yansıtıcısı/yaratıcısı bir aktör olarak ortaya çıktığını göstermektedir. Bu durumda bir kültür ve sanatsal üretim olarak Türk sinema filmlerinin ve Türk romanlarının incelenmesinde hangi politik perspektife işaret ettiğine, hizmet ettiğine dair bir anlayışa sahip olmak da mümkün olacaktır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Muhafazakâr Düşünce Üzerine Bir Analiz: TAHSİN DEMİRAY
Tahsin Demirayın bütünleyici özelliğinin muhafazakârlık olduğunu söylemek hem abartılı hem de yetersiz olacaktır. Muhafazakâr düşünceyle özdeşleştirilen düşüncelere sahip olmakla birlikte ekonomik kalkınma ve milli iradeyi hâkim kılma misyonu çerçevesinde hem siyasi hem de toplumsal yapıda değişimi arzulayan ve bu hedef doğrultusunda faaliyet gösteren bir kişilik olarak tanımlamak daha doğru olacaktır. Demirayın düşüncelerini daha çok içinde kültürel temel tasavvurların, sosyal-felsefi insan imgelerinin, sosyal bilimsel teori metinlerinin ve ampiri tariflerin yoğunlaştırılarak siyasi savlar haline getirildiği liberal muhafazakâr düşünce ekseninde değerlendirmek mümkün olduğu gibi, millet tasavvuru yoluyla modern ve geleneksel unsurları kaynaştırma arzusu bağlamında milliyetçi muhafazakâr olarak tanımlamak da mümkündür.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Gazel Şerhleri
Dehhânî
Kadı Burhaneddin
Ahmedî
- Nesîmî
Şeyhî
Cem Sultan
Ahmed Paşa
Necâtî
Adlî
Mesîhî
Mihrî Hatun
Aynî
Zâtî
Fuzûlî
Bâkî
Rûhî-i Bağdâdî
Hayâlî
Muhibbî
Lâmiî
Nâbî
Nefî
Ş. Yahya
Nâilî
Neşâtî
Niyâzî-i Mısrî
Nedim
Hâmî-i Âmidî
Şeyh Gâlib
Koca Râgıp Paşa
Râsih
İzzet Molla
Yenişehirli Avnî
KİTAP TANITIMI
Priştineli Begzâde Nureddin II. Divan
Priştineli Begzâde Nureddin, XVIII. yüzyıl şairlerindendir. Aslen Priştinelidir, fakat ömrünün bir kısmını İstanbulda geçirmiştir. Begzâde Nureddinin hayatı ve eserleri hakkında devrinin edebî kaynaklarında pek fazla bilgi bulunmadığı için, bu çalışmada Priştineli Begzâde Nureddinin hayatı, tarihî kaynaklardan ve kendi eserlerinden yola çıkılarak aydınlatılmaya çalışılmıştır. Onun tespit edebildiğimiz kadarıyla, iki Dîvânı vardır. Bu iki eserden yola çıkarak, şairin samimi ve sade bir şiir dili olduğunu ve çoğunlukla âşıkâne şiirler kaleme aldığını söyleyebiliriz. Aşk, gurbet ve ayrılık onun en çok kullandığı temalardandır. Bunun yanı sıra, şairin hikemî şiirleri de bulunmaktadır. Bu çalışmada, öncelikle Priştineli Begzâde Nureddinin hayatı, edebî kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verilmiş ardından ikinci Dîvânındaki şiirler, Latin harflerine ve günümüz Türkçesine çevrilerek okuyucunun istifadesine sunulmuştur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Türkçe – Arapça Konuşma Kılavuzu
Bu kitap, Türkiyede yaşayan başta Suriyeliler olmak üzere tüm Arap öğrenciler için yardımcı bir kitap niteliği taşımaktadır. Kitapta günlük yaşamda sıklıkla kullanılan Türkçe kalıp ifadelere yer verilmiştir. Böylelikle daha rahat iletişim kurulması ve Türkçenin hızlı bir biçimde öğrenilmesi amaçlanmıştır. Türkçe-Arapça Konuşma Kılavuzunda günlük işlerinizde karşılaşabileceğiniz durumlar için örnek diyaloglar içeren 21 tema bulunmaktadır. Her temanın sonunda, diyaloglarda geçen ve öğrenilmesi beklenen sözcük ve kalıp sözler özetlenmiştir. Tanışma, tanıştırma ve adres sorma gibi temel iletişim durumlarının yanı sıra restoran, pastane, kasap, manav, hastane, eczane, otel, banka, müze ve otogar gibi mekânlar için örnek diyaloglar oluşturulmuştur. Ayrıca kitapta öğrenci işlerinden belge isteme, kargo gönderme ve ev kiralama gibi birçok durumu kapsayan farklı temalar yer almaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Demokrat Parti Dönemi Basında Sosyal Politika
İnsanlığı ortaçağın karanlığından kurtaran, okumayı ve basılı eser sahibi olmayı ayrıcalık olmaktan çıkaran matbaa, modern dünyanın en önemli icatlarından biridir. Her ne kadar Anadolu topraklarına 300 yıl gibi bir gecikmeyle girse de, basılı eserlerin çoğalmasıyla birlikte bilginin kitlelere yayılmasında önemli bir rol oynamıştır. Ülkede okuma-yazma oranının düşük olması ile toplum yapısının sanayi üretiminden uzak olması,matbaacılığın gelişmesini ve basın çalışanlarına yönelik sosyal politikalar üretilmesini de geciktirmiştir. Ancak Demokrat Parti döneminde 1952’de “Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun” yürürlüğe girebilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda görülmüştür ki basın çalışanlarına yönelik böyle bir kanun hala birçok ülkede bulunmamaktadır. Basında Sosyal Politika kavramıyla bu çalışmada, 1950-1960 yılları arasında, basın çalışanlarının sosyoekonomik hakları ve hükümet ile ilişkileri ele alınmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İBRET Mehmed Tahir Münif
Mehmed Tahir Münif, Türk Edebiyatı’nda ilk defa bu çalışma ile tanıtılmaktadır. “İbret” başlığını taşıyan ve Mukaddime bölümünde “Hak Yerini Bulur” diye de isimlendirilen bu piyes, 1886 tarihinde, Sultan II. Abdülhamid devrinde yayınlanmıştır. Bu dönem, Türk Edebiyatı’nda Recâizâde Mahmud Ekrem ile Muallim Naci ve taraftarları arasındaki Zemzeme-Demdeme, Eski-Yeni tartışmalarının zirvede olduğu, Abdülhak Hâmid’in Yeni’nin zaferini ilan ettiği Makber’inden bir sene sonra, son zamanlarını yaşayan Namık Kemal’in Batı tiyatrosunu tanıttığı Celal Mukaddemesi’nden bir sene öncesine rastlamaktadır. Fransızca bilen, edebiyata meraklı, yetenekli bir genç olan yazar, zamanın hâkim edebî cereyanlarını esere büyük ölçüde yansıtmıştır. Eğlendirirken ders veren Romantik Batı tiyatrosu tarzında kaleme alınmışken, aynı zamanda halk hikâyeciliği ve temaşa geleneklerinden de esintiler taşımaktadır. Ahmed Midhat Efendi’nin iradeli, başarılı, çalışkan, ahlaklı, iş bitirici karakterlerinin yanında Servet-i Fünûn’dan on sene önce Ahmet Cemil gibi melankolik, şâirâne, marazî karakterlerin bir arada rol aldığı, Tanzimat Edebiyatı’nın ilk yeni kurmaca eserlerinde örnekleri görülen entrik yapı ile örülmüş bir anlatıdır. Şâirâne mizaçlı Mazlum Bey’in kudretli abisi Abdurrahman Bey vasıtası ile düşmanlarının üstesinden nasıl geldiğini, zulmün sonunun helâket olduğunu, kötülük edenin daima cezasını bulacağını anlatarak okura ibret dersleri vermeye çalışmaktadır. Türk Edebiyatı’nda ilk defa bu çalışma ile tanıtılacak yazarın ve eserinin, o dönem alt tabaka edebiyatında, bir taraftan eski anlatı geleneklerinin sürdürülürken diğer taraftan Batı etkisinde gelişen yeni kurmaca anlatı tekniklerinin ve Batı tiyatrosunun ayırt edici özelliklerinin nasıl yansıdığı konusunda ışık tutacağını ümit ediyoruz.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatının Aydınlık Yüzü. SEVİNÇ ÇOKUM
Sevinç Çokum, edebiyat dünyasında ilkin hikâyeleriyle dikkatleri çeker. Daha sonra Bizim Diyar, Hilal Görününce, Ağustos Başağı gibi tarihî romanlarıyla Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında kendisine iyi bir yer edinir. İlerleyen yıllarda Tercüman, Türkiye gibi gazetelerdeki yazılarıyla da geniş bir okuyucu kitlesine ulaşır.
Bu kitapta ilk önce sanatçının biyografisi, sanatı hakkında ayrıntılı bilgilere yer verilmiştir. Bilhassa yazarın biyografisi hakkında kaynaklardaki yanlış bilgilerin birinci ağızdan doğrusuna ulaşılmaya çalışılmıştır. İkinci aşamada yazarın hikâyeleri, romanları, gazete yazıları ve şiirleri üzerine incelemeler yapılarak özgün yönler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.
Çokum, hikâye ve romanlarının merkezine insanı ve ona ait olanı koymaya çalışır. Sanatçı bunun olağan bir neticesi olarak duyguları, düşünceleri, hayatın kendini yenileyen durumlarını hikâye ve romanlarına taşır. Eserlerinde zıtlıkların gücünden yararlanır ve bunu sanatının bir parçası hâline getirir. Kitapta bu hususlara sıkça dikkat çekilmiştir.
Bu çalışmanın dikkati çeken bir diğer tarafı da Çokum’un sanat anlayışını dayandırdığı “abukizm” düşüncesi üzerinde durulmasıdır. Bilhassa sanatçının bu teorisini romanlarında okuyucuya nasıl aktardığına ayrıntılı şekilde yer verilmiştir.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
ALGI İNŞASINDA SOSYAL MEDYANIN GÜCÜ
Yeni iletişim teknolojilerinin gelişimi ve sosyal medya platformlarının ortaya çıkışıyla beraber bireyler, toplumsal yaşamın her alanında seslerini daha gür ve özgürce duyurabilme olanağına sahip olmuşlardır. Bu yeni model ve özgürlük ortamı, bireylere-organizasyonlara sosyal medya aracılığı ile kamuoyu algısını yönlendirebilme fırsatını da vermiştir. Sosyal medya platformları, gerek bilgi akışının tazeliği ve hızı, gerekse karşılıklı etkileşim temelinde bir yapıya sahip oluşları açısından çok avantajlı platformlardır. Bu yapıya bir de az maliyetli olma durumları eklenince, sosyal, kültürel yaşamdan, siyaset ve iş yaşamına kadar geniş bir yelpazede, kullanım oranlarının arttığı görülmektedir.
Sosyal medya platformlarının en önemli özelliklerinden biri de kamuoyu oluşturma ve kamuoyu algısını değiştirme gücüdür. Sosyal medyanın kamuoyu üzerinde bıraktığı etki ve kitleleri harekete geçirme gücü, kitabımızda örneklerini verdiğimiz birçok örnek olayda tecrübe edilmiştir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Alışveriş Merkezlerinde Sunulan Hizmetlerin Tüketici Davranışlarına Etkisi
Alışveriş merkezleri günümüzde sadece alışveriş yapmak için değil aynı zamanda sosyal ve kültürel aktivitelerin gerçekleştiği mekânlar olarak değerlendirilmektedir. Alışveriş merkezlerinde çeşitli eğlence mekânlarının ve aktivitelerinin var olması ve sunulan çeşitli ve kaliteli müşteri hizmetleri tüketicilerin zihninde AVM’ye yönelik olumlu düşüncelere yol açmaktadır. Tüketicilerin zihninde yaratılan olumlu etkiler onların alışveriş merkezine yönelik davranışlarını etkilemektedir. Bu nedenle, kitapta alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin (eğlence, müşteri hizmetleri) tüketici davranışlarını nasıl etkilediğini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Ayrıca, alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin tüketici davranışlarına olan etkisinde tüketicilerin alışveriş duygularının rolünü incelemek çalışmanın diğer amacını oluşturmuştur. Başka bir ifadeyle, tüketici duygularının tüketici davranışlarına ne derecede yön verdiğini incelemek çalışmaya özgünlük kazandırmıştır. Elde edilen bulgular alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin AVM ziyareti, satın alma niyeti, sadakat ve ağızdan ağıza iletişim gibi tüketici davranışlarını olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Buna ek olarak, AVM’de sunulan hizmetlerin tüketici davranışları üzerindeki etkisinin yüksek seviyede zevk ve uyarılma duygularına sahip tüketicilerde daha güçlü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Konaklama İşletmelerinde Kriz Yönetimi
Türkiye’de, günümüze kadar yaşanan sorunların ve sorunlu dönemlerin, incelenmesi sonucunda ortaya çıkan tabloya göre, yakın gelecekte ve periyodik aralıklarla, geçmişte yaşananlara benzer nitelikte fakat belki de başka resim ve senaryolarla yeni olaylar, oluşumlar ve krizlerin gündeme gelebilmesi mümkün görülmektedir. Ancak ülkelere olumsuz yönde etkileri bulunan bu tür olayların yapısını, nedenlerini ve çözüm yollarını irdelemek aynı zamanda sebep-sonuç ilişkisi kurarak gerekli hazırlıkları, yerinde ve zamanında yapmak, bu tür olayların engellenmesi mümkün olmasa bile en az zararla atlatabilme şansını yaratmakta bu ise, krizlerin ülkemize olan maliyetinin yüksek olmasının engellenmesi anlamına gelmektedir. Kitapta, Turizm işletmelerinin ve turizmin temel taşı olan konaklama işletmelerinin krizlere hazırlıklı olmaları, rekabet güçlerinin artırılması, esnek ve güçlü bir yapıya kavuşturularak krizlerle baş edebilmesinin sağlanması için kriz öncesi, kriz sırası ve kriz sonrası dönemlerde uygulanması gereken stratejiler anlatılmaktadır. Bununla birlikte, soğuk savaş sonrası dönemde yaşanan dönemsel nitelikli olayların Türk ekonomisinde ne tür sorunlara yol açtığı, etkilerinin neler olduğu, Türk turizm işletmelerinin yaşanan krizlerin hangilerinden, ne düzeyde etkilendikleri ve bu tür olaylar karşısında uygulanması gereken stratejilerin neler olduğuna yer verilmekte olup, özellikle konaklama işletmelerinin yöneticilerine, çalışanlarına ve konuya ilgi duyanlara faydalı olacak bilimsel bilgiler verilmektedir.
KİTAP TANITIMI
Türkçede Sözcük Türetimi
Türkçede yeni sözcükler nasıl türetilir? Dil hangi yollarla üretkenlik kazanır?
Bu kitap, sözcük türetimini yalnızca yapım ekleriyle değil, aynı zamanda birleşik yapılar, kalıplaşmalar ve sözlükleşme süreçleriyle birlikte ele alan çok boyutlu bir yaklaşımla incelemektedir. Anlamın, biçimin ve kullanımın iç içe geçtiği bu süreçte, sözcükler yalnızca biçimsel değil; kavramsal, kültürel ve işlevsel değerleriyle de değerlendirilmektedir. Kitap, türetme yollarını sınıflandırmanın ötesine geçerek bu yolların anlam kurma süreçleriyle nasıl ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Nezâket ve Usûl-i Muâşeret
İnsanın seçkinliği, bilgi ve edeple artmaktadır. Sosyal bir varlık olan insanın huzurlu ve dengeli bir yaşam sürmesi için bir takım kuralların varlığı zorunludur. Toplumun medenilik seviyesini gösteren, incelik, nezâket ve zerâfeti yansıtan âdâb-ı muâşeret, birey ve toplum için hayatidir.
İslam medeniyeti ve kültür tarihimizle bağlantılı olan, Osmanlının son dönemlerinde Resûlzâde Hüseyin Hüsnî tarafından neşredilen Nezâket ve Usûl-i Muâşeret kitabı, ahlâk ve terbiye kapsamında bireysel ve toplumsal ilke ve esasları inceleyen özgün bir eserdir.
Sosyal ilişkilerde edebi merkeze alarak zerâfet ve estetiği, itidâl ve terbiyeyi hedefleyen İslamiyet, insanın fıtratıyla da uyumlu standart ve evrensel değerler belirlemiş ve Hz. Peygamberi (sav) bu değerler için en ideal örnek ve öğretici olarak göndermiştir. İslam’ın temel öğretilerinden biri olan âdâb-ı muâşeretin ele alındığı bu eser, Osmanlıdan günümüze nezaket, saygı, hoşgörü ve toplumsal sorumlulukla ilgili derin öğretilerin keşfine yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafyanın Kısa Tarihi
Kitapta önce coğrafya biliminin eksik ve doğru tanımlarından kısaca bahsedilmiş ve ardından onun en az 2600 yıllık tarihi geçmişi, kat ettiği yollar ve aştığı engeller, çoğu araştırıcının kabul ettiği dönemlere sadık kalınarak, ancak farklı bakış açısıyla özetle işlenmeye çalışılmıştır.
Bu arada coğrafyanın çağdaş şeklini almasındaki rollerini hiçbir coğrafyacının yadsımadığı, başta Alexander von Humboldt ve Carl Ritter olmak üzere bu bilim dalının kilometre taşlarını döşeyen büyük coğrafyacılardan, onların fikirlerinden ve coğrafi ekollerinden de karşılaştırmalı bir şekilde ve kronolojik gözle bahsedilmiştir.
Son bölümde ise coğrafyanın Türkiye’deki gelişme basamakları, dönüm noktaları, öncü coğrafyacıları ve onların katkıları özetle konu edilmiştir.
Kaleme aldığımız bu kitap, başta üniversitelerimizin Coğrafya Bölümleri ile Eğitim Fakültelerinin çeşitli bölümlerinde okutulmakta olan coğrafya lisans derslerini alan bütün öğrenciler ile coğrafya öğretmenleri için temel kaynak kitap olması amacıyla hazırlanmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Büyükşehirlerinde Kentleşme
Kentlerin ilk olarak MÖ 6.000’li yıllarda belirdiği, MÖ 4.000 dolaylarında ise tam olarak kendisini göstermeye başladığı belirtilmektedir. Sanayi Devrimi sonrasında ortaya çıkan modern kent anlayışı ile birlikte kentler cazibe merkezi haline gelmiş ve kırsal nüfus hızla kentlere göç etmiştir. Zira bugün dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşamaktadır.
Kentlerin sürekli göç alarak nüfuslanması ve kentsel olarak büyümesi, bugün çeşitli sorunları ortaya çıkarmaktadır. Bu araştırmada, Türkiye’nin 12 büyükşehir belediyesi örneklem alanı olarak seçilmiş ve buralarda kentleşmenin boyutu, yönü ve ortaya çıkardığı sorunlar analiz edilmiştir.
Araştırmamızda elde edilen sonuçlara göre, Türkiye’deki büyükşehirlerin farklı dinamikler üzerinden göç aldığı ve nüfuslandığı görülmektedir. Göç ve nüfuslanmanın neticesinde, test alanı olarak seçilen büyük şehirlerinin kentsel yayılmasının hızla arttığı görülmektedir.
Bugün gelinen noktada, taşıyabileceği miktarda nüfusun çok üzerinde nüfuslanan büyükşehirlerin çok önemli sorunlar ile karşı karşıya olduğu görülmektedir. Kentleşmenin demografik yönünün ağır bastığı ülkemizdeki metropol kentlerin birçoğu sağlıksız yapılaşma, konut ve ulaşım sorunu, altyapı ve kanalizasyon sıkıntısı, su, hava ve gürültü kirliliği, kişi başına düşen yeşil alan miktarının azlığı, okul, eğitim ve kültürel imkanların yetersizliği gibi birçok sorunla baş etmektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması
Milis Yüzbaşı Ahmet Nâzım Kafaoğlu, 20. Yüzyıl’ın başlarında Yozgat’ta yetişmiş önemli bir asker ve devlet adamıdır. Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği kahramanlıklarla tanınan bir vatanseverdir. Özellikle Kurtuluş Savaşı yıllarında (1919-1922) yaşanan Çapanoğlu İsyanı ve isyanı bastırmak üzere Yozgat’a gelen Çerkez Ethem komutasındaki 1. Kuva-yı Seyyare’nin şehirde gerçekleştirdiği idamlar ve yağmalar nedeniyle Yozgat, Cumhuriyet Dönemi’nde sıkça haksız ithamlarla karşılaşmıştır. Ahmet Nâzım Kafaoğlu, bu olayların tanığı olmuş ve komutasındaki Yozgatlı yiğitlerle milis yüzbaşı olarak isyanların bastırılmasında ve Kurtuluş Savaşı’nda büyük kahramanlıklar göstermiştir. Ayrıca, Atatürk döneminde Yozgat Belediye Başkanlığı yapmış ve siyasette de yer almış bir devlet adamıdır.
Ahmet Nâzım Kafaoğlu’nun hatıraları, 1957 yılında şair ve yazar Abbas Sayar’ın sahibi olduğu Bozok gazetesinde “Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması” adıyla tefrika edilmiştir. Eser, “Çapanoğulları İsyan Etti mi, Ettirildi mi?” başlıklı bir takdim yazısıyla başlamakta, ardından Ahmet Nâzım Kafaoğlu’nun kısa bir “Ön Söz”ü ve “Hatıralarımı Yazıyorum” başlıklı bir girişle devam etmektedir. Ana metin ise “Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması” adını taşımaktadır.
Bu hatıralar, Mondros Mütarekesi’nin (30 Ekim 1918) imzalanmasından sonra Şubat 1919’da Kars’ta başlayıp İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı oluşuna (1939) kadar yirmi yıllık bir dönemi kapsamaktadır. Hatıraların ana konusu, Yozgat şehri merkez olmak üzere Türk İnkılap Tarihi’nin önemli olaylarından “Çapanoğlu İsyanı”, “Çerkez Ethem Meselesi” ve Batı Cephesi’ndeki muharebelerdir. Bu hatıralar, bahsedilen isyanların bastırılmasında ve Millî Mücadele’de büyük yararlılıklar göstermiş bir Kuvayımilliye subayının anılarıdır.
₺260,00