KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Cin Dağı’nın Periglasyal Jeomorfolojisi
₺210,00 -

Bitlis Kalesi 2023 Yılı Kazı Sezonu ve Buluntuları
₺520,00 -

Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”
₺210,00 -

ATEŞİ TUTAN KALEMLER
₺260,00 -

ANADOLU PALEODEMOGRAFİSİ PALEOLİTİK DÖNEMDEN OSMANLI DÖNEMİNE ANADOLU İNSANI
₺340,00 -

ÆSTHETIC AS SCIENCE OF EXPRESSION AND GENERAL LINGUISTIC
₺650,00 -

Yaşları Arasındaki Öğrencilerin Heteroseksüel Gelişimlerinin İncelenmesi
₺210,00 -

Alışveriş Merkezlerinde Sunulan Hizmetlerin Tüketici Davranışlarına Etkisi
-

ABD Dış Politikasında İran
₺675,00 -

Yitik Bir Devrime Ağıt
₺320,00 -

Ucube ve Mahcube Hikâyesi
₺750,00 -

Koruma, Yetki ve Eylemsizlik
₺350,00 -

Yusufeli Barajı’nın Çevresel Etkileri
₺575,00 -

Yeni Başlayanlar İçin BANKACILIK
-

Üsküpün Âkifi
₺260,00 -

TÜRKMEN ATASÖZLERİ (TÜRKMEN HALK NAKILLARI)
KİTAP TANITIMI
Öğrenen Destek Hizmetlerinde Kalitenin Ölçümlenmesi
Disiplinler arası bir alan olan uzaktan eğitim, gelişen enformasyon ve iletişim teknolojileri ve ağ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla sıklıkla çevrimiçi ortamlarda gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Çevrimiçi eğitimdeki hızlı büyüme ve teknolojinin getirdiği yeniliklerin verdiği zorunlulukla kurumlar nitelikli çevrimiçi eğitim sağlamak durumunda kalmaktadır. Ayrıca Covid-19 pandemisinin etkisinin sonucunda; çevrimiçi eğitim veren kurumların ve öğrenenlerin sayısının hızla artması çevrimiçi eğitimde kalite konusu sıklıkla gündeme getirmektedir. Kaliteli bir çevrimiçi eğitim verebilmek için ise öğrenen destek hizmetlerinde de niteliğin artırılması önem arz etmektedir. Çevrimiçi eğitimde öğrenen destek hizmetlerine ait önemli öğeleri, kavramları, terimleri, sınıflamaları tanımlamanın ve ölçümlemenin; kalitenin ve standartların yükseltilmesi açısından önemli olduğu söylenebilir. Bu kitapta; çevrimiçi eğitimde nitelikli destek hizmeti sunmak adına öğrenen destek hizmetlerinin kalite boyutlarına yönelik çizilen çerçeve ve bu bağlamda geliştirilen bir ölçme aracı detaylandırılmaktadır. Ayrıca bu kitapta; çevrimiçi eğitim, öğrenen desteği, kalite gibi kavramlar ve bu kavramların ilişkisi, öğrenen destek hizmetlerinin sınıflandırılması, öğrenen desteğine ilişkin teoriler gibi birçok konu aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Klasik Osmanlı Ailesi Ve Değişim (1839-1923)
Tanzimat’la kendine sızacak bir aralık bulan Avrupa kültürel hayatı Osmanlı toplumunda önemli değişikliklere sebep olmuştur. Yeni kültürel etki aile başta olmak üzere davranış kalıpları, yaşam tarzları ve ilişkilerini büyük oranda değişikliğe uğratmıştır. Batılılaşmanın etkisiyle yaşam biçimleri geleneksel aileyi temsil eden “alaturka” ve batılı değerleri temsil eden “alafranga” olmak üzere ikiye bölünmüş, değişim daha da hızlanarak etkisini sürdürmüştür. Bu etkiler gerçekleşirken aydınların bu değişim üzerine lehte veya aleyhte tepkileri kamuoyunda şiddetli tartışmalara sebep olmuştur. Batıcı, Türkçü ve İslamcı aydınlar kendi algıladıkları yaşam dünyalarına uygun birer model sunmuşlar, bu doğrultuda da bir gelecek nesil hayali kurmuşlardır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Filmlerle Düşünmek
Sinema asla gerçekliğin basit ve dolaysız bir yeniden üretimi olmamıştır ve böyle olmaktan her geçen gün biraz daha uzaklaşmaktadır. Bizim gerçeklik algımızı ve anlayışımızı besleyen, şekillendiren ikinci dünyadır sinema. Film gerçekliği ifşa eder, tam da onun çarpık bir yansısını göstererek yapar bunu. Film tanınabilir olanı (az ya da çok) dönüştürür ve bu dolaysız başkalaştırma da düşüncelerimizin dünyamızı dönüştürebileceği fikrini uyandırır der, Daniel Frampton.
Uzun yıllar, özellikle doktora öğrencilerimle, İleri Film Analizleri dersimizde bu minvalde akıp giden tartışmalar yaptık. Sinemanın, duygu ve düşüncelerimizi nasıl yönlendirdiğini, bizi kendi öznelliği içinde kendi hakikati ile nasıl buluşturduğunu, filmler üzerinden okumalar yaparak anlamaya ve anlamlandırmaya çalıştık. Elinizdeki bu çalışma, yıllardır süren bu derslerin ve okumaların ruhundan neşet etti. Filmleri, bir düşünce kitabı gibi okuyup yorumlamayı, ilk bakışta görünmeyeni görmeyi ve bunu ifşa etmeyi amaçladık. Filmlerle düşünmenin, sonsuz gizemli yolculuğuna bıraktık kendimizi. Şüphesiz, bu yolculukta, kendi geçmişimiz, bilinçaltımız, önyargılarımız, bilgi ve birikimimiz, hayata bakışımız, duygu ve düşüncelerimiz bize eşlik etti..
₺420,00
KİTAP TANITIMI
GENEL GENETİK
“Genel Genetik” adlı bu kitap Biyoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümlerinde lisans seviyesinde okutulmakta olan Genetik dersleri dikkate alınarak hazırlanmış olup, kitabın hazırlanması sırasında uygulama ile birlikte yöntemlerin dayandığı teorilerin üzerinde de durulmuştur. Kitapta, öğrencilerimizin genetik ile ilgili bilmesi gereken temel bilgiler fazla ayrıntıya girmeden ve bilgileri karmaşık bir hale getirmeden akılda kalıcı bir şekilde verilmeye çalışılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği Kuruluşu, Organları ve Ekonomik Boyutu
Yüzyıllardır savaşlar, ekonomik krizler ve siyasi çatışmalar ile yaşamaktan yorulan Kıta Avrupası 1950’li yıllarda iktisadi entegrasyon çatısı altında barış içinde bir arada olmayı seçmiştir. Daha öncesinde birçok ünlü düşünürün ortaya attığı “Birleşik Avrupa” fikri 20.yüzyılın ortalarında sonuçlarını vermeye başlamış ve iktisat tarihinin bugüne kadar gördüğü en başarılı iktisadi birliğin temelleri atılmıştır.
Bu kitapta da 1950’li yılların öncesinden başlayarak öncelikle konunun teorik altyapısı ele alınmış, sonrasında Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’un bir araya gelerek resmi olarak hayata geçirdikleri Avrupa Topluluğu’ndan Avrupa Birliği’ne kadar olan süreç anlatılmıştır. Birliği işleyiş mekanizmaları, resmi kurumlarının çalışma prensipleri, ortak politikalar ve son olarak da ekonomik boyutuyla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
THE PSYCHOLOGY AND PEDAGOGY OF ANGER
The importance of the study of the emotions in relation to human conduct is well understood. Just how consciousness behaves under the influence of the fundamental human emotions like fear and anger, is one of vital interest to the psychologist and educator. It has always been difficult to study the structural side of our emotions because of an inability to control voluntarily our emotions for purposes of introspection. The structure of emotions is primarily important in so far as structure may allow an interpretation of function. The study of the emotions has for the most part been limited to theoretical discussions based on the observations of normal and abnormal persons and on the casual introspection of individual authors. This work is an attempt to study systematically the emotion of anger in relation to the behavior of consciousness, the ideas and feelings associated in the development of anger, the reactive side of consciousness under the influence of anger, individual differences in behavior, manner of the disappearance and diminution of anger, devices used in the control and facilitation of the emotion, and the conscious after-effects including the inter-relation of anger and other feelings, emotions and attitudes which follow.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
PISA Matematik Okuryazarlığı Testlerinde Madde Yanlılığı Araştırması
Bireyden bireye değişkenlik gösterebilen bir nitelik veya özelliğin ne kadar var olduğunun belirlenmesi amacı ile ölçme işlemi yapılmaktadır. Uluslararası Öğrenci Başarısını Belirleme Programı olan PISA’da öğrencilerin sahip oldukları bilgi ve becerileri gerçek hayatta kullanabilme yetenekleri, düşünceleri analiz etme, akıl yürütme ve okulda öğrenilen fen ve matematik kavramlarının kullanılarak etkin bir iletişim kurma becerileri ölçülmeye çalışılmaktadır. Bu kitapta Türk ve Koreli öğrencilerin PISA 2003 ve 2012 uygulamalarında matematik okuryazarlığı maddelerine vermiş oldukları yanıtlar, Madde Tepki Kuramı (MTK) bağlamında Madde İşlev Farklılığı (MİF) bakımından incelenmiştir. MİF belirleme yöntemleri olarak Mantel-Haenszel (MH), SIBTEST, b parametre farkı ve MTK – Olabilirlik Oran Analizi yöntemleri kullanılmıştır. Ülkeler arası karşılaştırmalar yapılarak Türk Eğitim Sisteminin iyileştirilmesi, eğitimin niteliğinin artırılması ve her bireyin eşit eğitim alabilmesine katkı sağlaması bakımından öneriler sunan bir kitap niteliğindedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Sevdâî Dîvân
Edebî metinlerin aslî unsuru sözdür. Bu itibarla dîvânlar Türkçenin söz ve ifâde yeteneğini zenginleştiren ve onları geçmişten günümüze taşıyan metinlerdir. Osmanlı şiiri üzerindeki değerlendirmelerde bu geleneğin Türkçenin gelişmesine sağladığı katkının hak ettiği derecede vurgulanmaması üzücü bir durumdur.
Dîvânlar aynı zamanda kültürümüzün duygu ve düşünce arşividirler. Şairin dünyası kadar sosyal hayattan tarihe kadar hayatın her yönüne ayna tutarlar. Bu yönleriyle sahip oldukları şiirlerin sahipleriyle günümüz arasında köprü durumundadırlar. Bu eserler bize günümüze geçmişimizden gelenler kadar gelmeyenleri de görme imkanı vermektedirler.
15. yüzyılın ikinci yarısı ile 16. yüzyılın ikinci yarısında yaşayan Sevdâ’î de iki eseri, Dîvân ve Kıssa-i Leylî birle Mecnûn, ile Türkçenin gelişip zenginleşmesine katkı sağlayan bir şairimizdir. Şairin her iki eserinde de Türkçe ifade kalıpları ve deyimlere yoğun bir şekilde yer vermesi dikkati çekmektedir. Bu yönüyle Sevdâ’î’nin Necâtî Bey’in şiirlerinde Türkçeyi öne çıkarma tutumunu benimseyen şairlerden olduğu görülmektedir. Dîvân‘ındaki şiir sayısı az olmakla beraber Kıssa-i Leylî birle Mecnûn isimli eseri ile birlikte değerlendirildiğinde şairin önemli seviyede Türkçe dil yapısını günümüze taşıdığı görülmektedir. Sevdâ’î duygu ve düşünce dünyamıza sağladığı katkı kadar Türkçenin ifâde zenginliğini eserlerine yansıtma ve Türkçeyi güzel kullanma hassasiyeti ile de dikkate alınmayı hak etmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
The Impact Of Financial And Moral Incentives On Performance Of Employees Organizatıon
This study examines the effects of financial and moral incentives on employee performance within telecommunication organizations, focusing on Asiacell Company in Iraq.
The results indicate that a balanced incentive system integrating both financial and moral rewards generates higher levels of employee motivation, job satisfaction, and productivity compared to reliance on a single incentive type. Overall, the study concludes that while financial incentives are more effective in enhancing short-term performance, moral incentives—such as recognition, career development opportunities, and a supportive organizational culture—are essential for sustaining long-term employee engagement, loyalty, and innovation. Accordingly, the study recommends adopting a dual incentive strategy to strengthen sustainable performance and competitive advantage in the telecommunications sector.
₺290,00
KİTAP TANITIMI
Eşitlikçi Olmayan Bir Tutum Olarak Fanatizm
Fanatik, bir kişiye, nesneye veya kuruma tutkuyla ve körü körüne bağlanır, onun karşısında olanları yaftalar ve ötekileştirir. Tüm bunları duygusal bir değerlendirmeyle yapar. Üstelik sözel veya fiili şiddeti bir araç olarak kullanmaktan çekinmez. Bir fanatiğin akla uygun bir değerlendirme yapması imkansızdır. Çünkü nesnel ve makul bir değerlendirme belirsizlik ve gri alanları kabul etmek demektir ve bu fanatik olmayı baştan engeller. O her şeyin kesin bilgisine daha doğrusu kesin duygusuna sahiptir. Bu nedenle fanatik, akli selimin tam zıt kutbunda durur. İçinde bulunduğumuz günlerde dünyada yaşanan savaşlar, iç çatışmalar, yaşanan göç dalgaları fanatizmi ve fanatik duyguları her geçen gün daha da alevlendiriyor. İşsiz kalan, güvende hissetmeyen, kimlik ve uyum sorunları yaşayan, yabancılaşan ve yaşadığı toplumla bütünleşemeyen birey doğal olarak bugünlerde daha fazla huzursuz. Bunu gidermeye çalışan fanatik ise yanlış bir çözümün peşinde.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Afete Dayanıklı Çocuklar Yetiştirmek: Okul Öncesi İçin Steam-D Temelli Eğitim Modülleri ve Uygulamaları
Fiziksel, psikolojik ve toplumsal boyutları da kapsayan afet dayanıklılığının disiplinlerarası bir yaklaşımla, çocukluktan yetişkinliğe hayat boyu eğitim çerçevesinde bütüncül olarak ele alınması afet risklerinin azaltılmasında etkili bir yoldur. Bu bağlamda, disiplinlerarası bir yaklaşım olan STEAM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Sanat, Matematik) ile afet okuryazarlığının birleşimini ifade eden STEAM-D temelinde, öz-yeterlik ve psikolojik sağlamlığın güçlendirilmesi, temel ilk yardım becerilerinin kazandırılması ile sanatın çocuklarda iyileştirici gücünden faydalanılarak bir TÜBİTAK 1001 projesi hazırlanmıştır. “Erken Çocukluk Döneminde Çocuk, Öğretmen ve Ebeveyn Afet Dayanıklılığı Eğitim Modülünün Geliştirilmesi ve Değerlendirilmesi” adlı 1001 projesi kapsamında, Türkiye’de sıklıkla yaşanan ve yaşanma ihtimali olan beş doğal afet (deprem, sel-taşkın, yangın, heyelan, çığ) ele alınmıştır.
Eserde afet dayanıklılık modülleri (çocuk, öğretmen, ebeveyn) ile erken çocuklukta afet dayanıklılığı, öğretmen eğitiminde öz-yeterlik inancı, erken çocuklukta psikososyal boyut, doğal afetlerde ilk yardım ve çocuklara öğretim teknikleri, erken çocuklukta sanat ve sanat eğitimi, erken çocuklukta STEAM yaklaşımı konularına yer verilmiştir. Bu çalışma, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından 223K616 numaralı proje ile desteklenmiştir. Projeye verdiği destekten ötürü TÜBİTAK’a en içten teşekkürlerimizi sunarız.
Bu eseri tüm çocuklara atfediyor alanyazına faydalı olmasını diliyorum.
Prof. Dr. Fatma ÜNAL
Proje Yürütücüsü – Editör
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mehmed’in Ölümü
Fatih, ölümünden bir yıl önce, Bellini’nin fırçasından çıkan meşhur portrede, farklı çehreyle karşımıza çıkar. Tabloya bakan gözler sadece bir hükümdarın değil içsel bir çöküş sürecine giren, karın ağrılarıyla başlayan ve muhtemelen kolit ya da bağırsak iltihabına dönüşen hastalığın gölgesindeki bir insanı görür. Yüzü, poz vermekten öte iç dünyanın yükü ve yaklaşan sonun habercisidir. İlk bakışta bu vakur görünümün altında, gizlenmiş bir hastalık olduğu sezilir. İşte bu insanî zaaf, Fatih’i ‘efsane’ değil ‘şahsiyet’ olarak görmeyi gerektirir. Derin, sessiz ve suskunluk içinde. Bakışları, imparatorluğun yüküyle baş başa kalmış ruhun yalnızlığını heceler. Fatih’in portresi, Rönesans’ın zarif çizgileriyle, tarihin görünmeyen yalnızlığını ve anlatılamayan ama hissedilebilen iç dünyayı fısıldamaktadır. Bu resim onu tarihin ortasında değil, kendi sessizliğinde bulur. Kalemlerin yazamadığını bakışlar fısıldar, kroniklerin suskun kaldığı yerde sanat konuşur ve her şey sezgisel bir katmana açılır.
Kitabın ilgi odağını çerçeveleyen ana eksen, ölümdür. Çünkü ölüm dünyanın sırlarını çözebilen ve serinkanlı kalabilen tek ciddiyettir. Kafkaesk amentüden uğultu gibi bir yankı fısıldar kulağımıza: Ölümün olduğu bir dünyada daha ciddi ne olabilir? Hiç.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Genel Hematoloji
Hazırlamış olduğumuz Genel Hematoloji’ye ait ders notları uygulama kılavuzu iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda temel hematolojik bilgiler verilmiştir. Ayrıca ders notlarında insan dışında diğer omurgalı sınıflarına ait hematolojik bilgilerden de bahsedilmiştir. İkinci kısımda ise hematolojik çalışmaların esasını laboratuvar uygulamaları oluşturulduğundan, çok sayıda hematolojik uygulamaya yer verilmiştir. Bu sayede öğrencilerin kan analizlerini manuel olarak yapmaları sağlanmıştır. Ders ve laboratuvar konuları, oldukça sade ve fazla detaya girmeden anlaşılır bir şekilde hazırlanmasına özen gösterilmiştir. (Arka Kapak)
KİTAP TANITIMI
Toplumdilbilim Işığında KIRGIZLARIN DİLİ ve KÜLTÜRÜ
“Dil, toplumların üretmiş oldukları kültürün bir meyvesi ve aynı zamanda bir aynasıdır. İnsanoğlunun en güçlü silahlarından biri olan dil, yüzyıllardan beri toplulukları bir arada tutan, ürettiği maddi ve manevi değerlerin nesiller boyu aktarımını sağlayan ve böylece bireyleri ve toplumları bir araya getiren bir iletişim ve bir sosyalleşme aracı olmuştur…
Dil ve kültür, birbirinden ayrı düşünülemeyen bir kağıdın iki yüzü gibidir. Kültür olmadan dilin, dil olmadan da kültürün gelişim göstermesi mümkün değildir.”
Bu çalışmada Kırgızların dili ve kültürü toplumdilbilimsel açıdan ele alınmış ve ayrıca Kırgızların tarihi, etnik ve millî kimlikleri, devlet yapıları ve sosyo-kültürel hayatları da incelenmiştir. Eserde Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliğinin yürüttüğü milliyet ve dil politikaları, Kırgızistan doğumlu olan ve çocukluğu Sovyetlerin dağılma dönemine denk gelen yazarın, kendi toplumsal deneyimleri açısından da değerlendirilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Belediyelerde İnovasyon: Living Lab Örneği
Bu kitap dünyada son yıllarda yaygınlaşan belediyelerde inovasyon ve living labler üzerine yapılan ilk bilimsel çalışmanın ürünüdür. Belediyelerde inovasyonun anlaşılması, yaygın hale getirilmesi sürecine katkı sağlamak ve living lab oluşumunun inovasyon aracı olarak kullanılabilirliğinin incelenmesini amaçlamaktadır.
Belediyelerde inovasyon, yerel hizmetlerin niteliğinin artırılması için ürün veya hizmetlerde, operasyonel veya organizasyonel süreçlerde veya iletişim yöntemlerinde etkililiği ve verimliliği artıracak değişiklikleri ifade etmektedir. Belediyelerde inovasyon aynı zamanda; hızla gelişen teknoloji karşısında yerel halkın değişen ve gelişen taleplerine ve beklentilerine çözüm üretmek amacıyla geliştirilmiş ürün ve hizmetler sunmak olarak da görülebilir.
Vatandaşların artan talep ve beklentilerine cevap verebilmek, bütçe kısıtı, standart çözümlerin yetersiz kalması nedeniyle belediyelerde inovasyon yapma ihtiyacını gün geçtikçe artırmaktadır.
Yaşamın akışı içinde vatandaşın talep, sorun ve ihtiyaçlarını en iyi ve en doğru şekilde tespit edecek, değişimi yakalayarak uygulayacağı politikalar ve sunacağı hizmetlerle çözüm yaratacak olan kurumlar olan belediyelerde inovasyonun gerekliliği hızlandırıcı etki yapan living labi gündeme getirmiştir. Living lab belediyelerde inovasyonu hızlandırıcı etkisi ile kurulması tavsiye edilen araç konumundadır. Vatandaşların belediye ile birlikte ortak ihtiyaçlarına inovasyonla çözüm bulması, teknolojik gelişmelerden haberdar olması ve hizmet, süreç, ürün inovasyonu gibi inovasyonları yapması living lab ortamı ile mümkün olabilmektedir. Bu bağlamda living labin varlığı belediye inovasyonunu hızlandırıcı etkisi yönüyle gereklilik arz etmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
TRABZONUN YAKIN TARİHİNDEN KESİTLER
Bu eserde, 19. yüzyılın ortalarında yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler neticesinde zenginleşen Trabzon’un, bu canlılığını kaybettiği süreç ele alınmıştır. Zira belirtilen yüzyılın son çeyreğinden itibaren Trabzon ekonomisi kan kaybetmeye başlamıştır. Ekonomik manada yaşanan çöküşü idari değişim takip etmiş ve Cumhuriyetin ilk yıllarına gelindiğinde önceden neredeyse tüm Doğu Karadeniz’i içine alan Trabzon Vilayeti’nin sınırları daraltılmıştır. Bu değişim sürecinin son halkasını nüfus mübadelesi oluşturmuş ve kentte bulunan Rumlar, şehri terk etmiştir. Yaklaşık 50 yıllık bir süreçte olağandışı gelişmeler yaşayan Trabzon kenti, sosyo-ekonomik olarak bu gelişmelerin etkisini derinden hissetmiş, 40-50 sene öncenin zengin ve mamur Anadolu kentlerinden biri olan Trabzon, bu vasfını kaybetmiştir.
Trabzon tarihi ile ilgili kaleme alınan neredeyse tüm eserlerde şehrin bu duruma düşmesinin nedeni Birinci Dünya Savaşı olarak gösterilmiştir. Gerçekten de işgal ve muhacirlik gibi savaş yıllarında yaşanan olumsuz gelişmeler; Trabzon halkı üzerinde büyük bir travma yaratmıştır.
Bu çalışmada Birinci Dünya Savaşı sonrası Trabzon’un ağırlıklı olarak sosyal durumu ele alınmış, savaşın ardından Trabzon halkının sosyal, ekonomik ve beledi hizmetler noktasında içinde bulunduğu duruma temas edilmiştir. Eserde, kentin hafızasına kazınan bazı olaylar hakkında bilgiler verilmiş öte yandan halkın yaşayışı, inançları, giyim-kuşamı ve kentin genel durumu üzerinde de durulmuştur.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Gastronominin Disiplinlerarası Yolculuğu
En basit tanımıyla “iyi yemek yemenin bilimi ve sanatı” olarak bilinen Gastronomi kavramı günümüzde güzel sanatlar, sosyal bilimler ve doğa bilimleri ile ilişkilendirilmektedir.
Tarih öncesi dönemlerde fizyolojik ihtiyaçları karşılayabilmek adına önem taşıyan yemek yeme eylemi zamanla keyif ve haz veren yönünü ortaya çıkararak bakış açısını da değiştirmeye başlamıştır.
Edebiyattan resime, heykelden sinemaya sanatın çok farklı alanları tarih boyunca mutfak ile kesişmiştir. Multidisipliner çalışma ekseninde dokuz bölümden oluşan bu eserde de sanat, siyaset, turizm, sinema, tarih ve işletme gibi konuların gastronomi ile ilişkisinin okuyucuya aktarılması amaçlanmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İSTATİSTİKSEL YÖNTEMLER VE DENEME PLANLANMASI
Bu kitap üç husus dikkate alınarak hazırlanmıştır.
- a) Gerek lisans düzeyinde farklı isimlerle okutulan İstatistik, İstatistiksel Yöntemler, Biyometri, Biyoistatistik, Temel İstatistik, Araştırma ve Deneme Yöntemleri, Deney Tasarımları, Araştırma Yöntemleri dersleri için gerekse de Lisansüstü ve Doktora düzeyinde okutulan Deneme Planlanması, İstatistiksel Veri Değerlendirme, Bilimsel Çalışma Sonuçlarının Değerlendirilmesi, Regresyon Analizi, Örnekleme Yöntemleri, Tarımda Bilimsel Araştırma Kavramı gibi dersler için temel bir kaynak kitap olmasına
- b) Özellikle uygulamalı bilimlerdeki tüm akademisyenler ve araştırıcılar için bir danışmanlık hizmeti sunabilmesi yani, merak edilen konu bakımından bir araştırma ve denemenin nasıl planlanıp, yürütülebileceğinden başlayıp elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinin nasıl yapılabileceği, istatistik analizlerde uygun yöntemin nasıl belirleneceği, analiz sonuçlarının nasıl yorumlanıp rapor edilebileceğine kadarki bütün aşamaları etraflıca içermesine ve
- c) Uzun yıllardan beri gerek üniversitemizin değişik birimlerindeki akademisyenlere, lisansüstü çalışmalarını sürdüren öğrencilere ve araştırıcılara, gerek ülkemizdeki diğer üniversitelerdeki akademisyen, lisansüstü öğrencileri ve araştırıcılara, gerekse de yurt dışındaki birçok akademisyene istatistik analiz konusunda gönüllü olarak yoğun bir istatistik danışmanlık hizmeti sunmamdan dolayı araştırıcıların en çok sıkıntı çektikleri noktalar dikkate alınarak tüm bilim insanları ve araştırıcılar için Başucu Kitabı niteliğinde bir kitap olmasına dikkat edilmiştir.
Söz konusu hususların dikkate alınarak hazırlanan bu kitapta karmaşık formüllerden olabildiğince kaçınılmış ve herkesin rahatlıkla anlayabileceği sadece bir dil kullanılmaya çalışılmıştır. Kitapta olabildiğince her alandan örnekler verilmiş ve dikkate alınan test ve yöntemlerin uygulanış adımları, elde edilen sonuçların yorumlanması ve söz konusu sonuçların nasıl rapor edilebileceği uygulamalı olarak adım adım gösterilmiştir.
.
KİTAP TANITIMI
Afrika Örf ve Adet Hukukunda Self-Determinasyon Hakki
Bu çalışmanın başlıca amacı, Afrika’nın bazı örneklerinde self-determinasyonu algılayışı ve ilgili politikaları arasında farklılık bulunduğunun gösterilmesidir. Öte yandan kıta devletlerinin genelinde self-determinasyona dair ortak tutum ve algılayış bulunmakta, korunmaktadır. Bu noktadan hareketle bölge devletleri arasında self-determinasyon teamülü bulunmakta ve sömürgeciliğin tasfiyesi/sömürge yönetiminin varlığı, sınırların dokunulmazlığı ve toprak bütünlüğünün korunması kriterlerine dayanmaktadır. Başka bir deyişle genel olarak kıtada self-determinasyon olgusu yerleşmiştir. Diğer taraftan teamülün varlığına rağmen self-determinasyonun algılanışı ve uygulanışı, genel bir ifadeyle self-determinasyona dair politikalar bütün kıtada tekdüze değildir, farklılık gözlemlenmektedir. Bahse konu farklı örnekler birer istisnadır. Kıtadaki bu farklılıklar, aynı zamanda, uluslararası hukukta genelgeçer kabul gören self-determinasyon hakkından sapmaktadır. Bazı ayrılık taleplerinin başarılı olması, bu hareketlerin dile getirdiği tezler ve mevcut dönemde de bazı self-determinasyon örneklerinin sorgulanması kıta ve uluslararası hukuk arasında hakka ilişkin farklılıkların olabildiğini göstermektedir.
Bu çalışmada Batı Sahra, Güney Sudan, Biafra, Eritre ve Katanga temel olmak üzere çeşitli örneklerle Afrika’da self-determinasyon algıları, politikaları ve bu bağlamda hakka ilişkin örf ve adet hukuku incelenecektir. Kıtada ve dünyanın diğer bölgelerinde self-determinasyon, içeriği ve getirisi sebebiyle, gerginliğe neden olabilen ve istikrarsızlık yaratabilen bir olgudur. Uluslararası hukukun ve uluslararası ilişkilerin önemli öğesi devlet ile doğrudan bağlantılıdır, çok sayıda araştırma ve inceleme alanları ile ilişkisi de bulunmaktadır.
Afrika’nın ise self-determinasyonun uluslararası hukuk, uluslararası siyaset ve uluslararası ilişkiler tarihinde önemli bir yeri bulunmaktadır. Uluslararası Adalet Divanı gibi bizzat uluslararası yasal ve siyasi çevreler tarafından hakkın sömürge ve sınır gibi unsurları kullanılmıştır. Self-determinasyonun oluşmasının ve uygulanmasının yanında hakkın değişmesi gerektiğine dair tezlerin ortaya çıkmasında da kıtanın siyaseti, siyasi ve hukuki yapısı önemli bir araştırma ve inceleme sahası sunmaktadır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Representations of Mythological and Historical Women in Literature
The current book concerns the representations of marginal mythological and historical women under the light of feminism and gender theory from different genres of Western Literature especially English Literature. There is a variety of different genres in this book such as novels, fairy tales, plays, and poetry written by distinguished scholars discussing the representations of women coming from a distant past to change their plight and reinterpret them from a feminist perspective by abolishing all the established orders of the patriarchal power. The book tackles and problematizes how mythological and historical women are represented, their images, their status and suppression, marginal lives of women creating an alternative lifestyle in contrast to the patriarchal dominant order. Women’s issues coming back from mythology and history recurrently appear in contemporary literature by building a bridge between the past and the present. By restructuring female images in any literary text, writers subvert the traditional images of the mythic women. The scholars in each part give voice(s) to the marginalized feminine identities coming from the history and mythology by discussing their representations in contemporary Western literature.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Spinoza’da İdeoloji Kavramının Kökenleri
Spinoza 17. yy. felsefesinin en önemli figürlerinden biridir ve bu felsefe, tarihsel olarak tam bir geçiş ve kriz dönemi içinde konumlanır. 17. yy. kapitalizmin yavaş yavaş tarih sahnesine çıktığı, seküler dünya görüşünün kamusal alanda yaygınlaştığı fakat siyasal alanda hala eski-yeni çatışmasının tüm şiddetiyle devam ettiği bir dönemdir. Bu tarihsellik Spinoza felsefesine de yansımıştır. O, öncelikle mutlak bir Tanrı ispatı çabası içine girmiş, epistemoloji, etik, siyaset alanlarını sonraya bırakmıştır. Bizim bu kitapta sorunsallaştırmaya çalıştığımız şey; Spinoza felsefesinin yine siyasetin en önemli kavramlarından biri olan ideoloji ile ilişkisini kurmak olacaktır. Bilindiği üzere İdeoloji kavramının temel bir siyaset kavramına dönüşmesi süreci oldukça yenidir. Marks’la birlikte özellikle vücut bulan kavram, 19. yy.ın kurumsallaşmış kapitalist dünyasından 20. yy. faşizm rejimlerine kadar uzanan izlekte ve günümüzün post-modern toplumunda güncelliğini hala muhafaza etmektedir. Bu anlamda, Spinoza’nın kurduğu ontolojik-etik-siyaset evreninin, kavramın derinleştirilmesinde bize önemli imkânlar sağlayacağını düşünerek, özellikle Marks’ın farklı ideoloji yorumlarının, Spinoza’daki karşılığı veya yankısı üzerine bir soruşturma yapılacaktır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Ferdî ve Dîvânı
Abdullah Ferdî, 19. yüzyıl mutasavvıf şairlerindendir. Manisa Turgutlu’da müftülük yapan, İstanbul’da hayatının son döneminde bir Nakşi tekkesi olan Emir Buhârî’de kısa süre post-nişin olan Ferdî, vefatından sonra buraya defnedilmiştir. Müftülük yapmasının yanı sıra Arapça ve Farsça şiir yazabilecek, tercüme yapabilecek müktesebata sahip oluşundan onun düzenli eğitim aldığı anlaşılmaktadır. Tarikata ilk intisabı Muhammed Cân’adır. Daha sonra Hâlid-i Bağdâdî’ye intisab etmiştir. Bunun öncesinde Hâlid-i Bağdâdî’nin olaylı bir şekilde tarikattan uzaklaştırdığı halifesi Abdülvehhâb es-Sûsî’ye de bağlılığı söz konusudur.
Kaynaklar onun şairliğinden çok şeyhliği ve müftülüğü üzerinde durur. Bu sebeple Abdullah Ferdî’nin şairlik yönü gölgede kalmıştır. Bu çalışmada onun şiir dünyası bir parça aydınlatılmaya çalışılmıştır.
Mürettep bir divan hususiyetini haiz olan Ferdî Dîvânı’nın kütüphanelerde iki yazma nüshası bulunmaktadır. Elinizdeki çalışma, bu iki yazma nüsha değerlendirilerek vücuda getirilmiştir.
İki bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde Ferdî’nin hayatı, tarikatı silsileleri, edebî kişiliği ele alınmıştır. Farklı eserlere saçılmış manzum silsilelerinden tenkitli bir metin oluşturulmuştur. Şairin biyografisi, eserlerinden ve Devlet Arşivleri’ndeki kayıtlar esas alınarak hazırlanmıştır.
İkinci bölümde ise nüshaların tavsifi konu edilmiş, tenkitli metin oluşturulurken izlenen metot hakkında bilgi verilmiştir. Ardından tenkitli metin ve son olarak da nüshalardan birinin tıpkı baskısı ek olarak verilmiştir.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Halkla İlişkiler Perspektifinden Medya ve Yerel Yönetim İlişkisi
Halkla ilişkiler, kurumsal kimlik, itibar yönetimi, kurumların kendini toplumsal alanda ifade etmesi ve varlığını etkin bir biçimde sürdürmesi açısından çok önemli bir yer tutmaktadır. Kurumların hedef kitleleriyle ve özellikle medyayla kuracakları iletişimde önemli bir işleve sahip olan halkla ilişkiler çalışmaları kurum ve medya arasında kurulan iletişim sürecinde de belirleyici olmaktadır. Medyanın toplumun biçimlendirilmesi ve toplumsal bakışın oluşturulması konusunda çok güçlü bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Bu güçlü etki medyanın gündem belirleme potansiyelinden ileri gelmektedir.
Halkla ilişkiler perspektifinden medya ve yerel yönetim ilişkisini odağına alan bu eser, yerel yönetimlerin yerel medyada gündem oluşturabilmeleri ve yerel medyanın da yerel yönetimler aracılığıyla gündemi belirlemeye yönelik çabalarını iletişim bilimleri açısından değerlendirmektedir.
Eser, halkla ilişkiler çalışmalarının medya ile ilişkisini gündem belirleme teorisi bağlamında ele alarak, yerel yönetimlerin medya ile ilişkisini Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan ve kayyum tarafından yönetilen belediyelere ait haberler üzerinden değerlendirmeye tabi tutmakta, medya ve yerel yönetim ilişkisini somut örneklerle gözler önüne sermektedir.
Halkla ilişkilerin önemine, medya ve yerel yönetim ilişkisine ve bu ilişkinin yansımalarına odaklanan çalışma, bu alanda uzmanlaşmak isteyen ve alana ilgi duyan herkes için yol gösterici olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
UYGULAMALI BİLİMLER İÇİN İSTATİSTİK VE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
Bu kitap, üç husus dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bunlardan ilki, bu kitabın gerek lisans düzeyinde farklı isimlerle okutulan İstatistik, İstatistiksel Yöntemler, Biyometri, Bitoistatistik, Temel İstatistik, Araştırma ve Deneme Yöntemleri, Deney Tasarımları ve Araştırma Yöntemleri gibi lisans dersleri için gerekse de Lisansüstü ve Doktora düzeyinde okutulan Deneme Planlanması, İstatistiksel Veri Değerlendirme, Bilimsel Çalışma Sonuçlarının Değerlendirilmesi, Tarımda Bilimsel Araştırma kavramı gibi dersler için temel bir kaynak kitap olmasına dikkat edilmiştir. İkincisi, bütün akademisyenler ve araştırıcılar için bir danışmanlık hizmeti sunabilmesine dikkat edilmiştir. Yani merak edilen konu bakımından bir araştırma ve denemenin nasıl planlanıp, yürütülebileceğinden başlayıp elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinin nasıl yapılabileceği, istatistik analizlerde uygun yöntemin nasıl belirleneceği, analiz sonuçlarının nasıl yorumlanıp rapor edilebileceğine kadarki bütün aşamaları etraflıca içermesine dikkat edilmiştir. Üçüncü olarak da, yıllardan beri gerek üniversitemizin değişik birimlerindeki akademisyenlere, lisansüstü çalışmalarını sürdüren öğrencilere ve araştırıcılara, gerek ülkemizdeki diğer üniversitelerdeki akademisyen, lisansüstü öğrencileri ve araştırıcılara, gerekse de yurt dışındaki birçok akademisyene istatistik analiz konusunda gönüllü olarak yoğun bir istatistik danışmanlık hizmeti sunmamdan dolayı araştırıcıların en çok sıkıntı çektikleri noktalara oldukça vakıf olmamdan dolayı kitabın içeriği bu noktalar dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bu kitap hazırlanırken karmaşık formüllerden olabildiğince kaçınılmış ve herkesin rahatlıkla anlayabileceği sadece bir dil kullanılmaya çalışılmıştır. Kitapta olabildiğince her alandan örnekler verilmesine dikkat edilmiş ve dikkate alınan test ve yöntemlerin uygulanış adımları, elde edilen sonuçların yorumlanması ve söz konusu sonuçların nasıl rapor edilebileceği yaklaşık 200 örnek üzerinde adım adım gösterilmiştir.
KİTAP TANITIMI
Hamzaname -I-
Bu neşirde İstanbul Üniversitesi, Nadir Eserler Kütüphânesi
Türkçe Yazmalar, Nu.1132deki Hamzanâme nüshası kullanılmıştır.
Eser, Hicrî 1268 Receb ayında istinsah edilmiştir.
Hz. Danyal’ın öldüğü gün, hamile olan karısı Şemse Bânû bir erkek çocuk dünyaya getirir. Bu doğan çocuk Hamzanâme’nin ana kahramanlarından biri olan Büzürcmihr’in (Hâce-i Dânâ) dedesi olan Câmasb’dır. Aynı zamanda yazmanın başında anlatılan Şahmaran hikayesinin de baş kahramanı olan Câmasb odunculuktan yetişme ilim ve irfan sahibi biri olup; Keyânilerin padişahı Keyhüsrev’in de sadrazamlığını yapmıştır. Keyhüsrev’in eski ve büyücü veziri Şemhûr’un da rakibi olan Câmasb vefat edince; geriye oğlu Baht Hammâl kalır. Ancak o da Şemhûr’un oğlu ve Keyhüsrev’in yerine padişah olan Keykubâd’ın baş veziri Şemun tarafından öldürülmüştür. Ancak karısı hamile olduğundan bir erkek çocuk doğurur. Çocuk hüsn ü cemal sahibi, yetenekli biri olduğundan kendine Büzürcmihr lakabı takılır.
Büzürcmihr, dedesi Danyal Aleyhisselamın verdiği bir kitap ve hırkası sayesinde ilim irfan sahibi, rüya tabirinde mahir, geçmiş ve geleceğe dair isabetli yorumlar yapan basiretli bir kişi olarak Medâyin hükümdarı Keykubât’ın huzuruna getirilir. Padişahın unuttuğu rüyasını ona hatırlatıp doğru tabir edince; babasının katili Şemun’un yerine Veziriâzam olarak atanır ve Hâce-i Dânâ olarak ün yapar.
KİTAP TANITIMI
İstiklal Harbi’nden 21. Yüzyıla Türkiye Cumhuriyeti
Balıkesir Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma Uygulama Merkezi Müdürlüğü tarafından hazırlanan bu editöryal kitap Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümüne küçük de olsa bir katkı sağlamayı hedeflemektedir. “İstiklal Harbi’nden 21. Yüzyıla Türkiye Cumhuriyeti” adını taşıyan bu kitabın İstiklal Harbi ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan günümüze kadar geçen zamanda meydana gelen tarihî, siyasî, kültürel vs. farklı alanlardaki gelişmelerin değerlendirildiği multidisipliner bir çalışma olması amaçlanmıştır. Bu nedenle kitap içerisinde Türkiye Cumhuriyetinin 100 yılı içerisinde meydana gelen sadece tarihî olaylara değil farklı alanlardan seçilmiş çalışmalara yer verilmiştir.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Türk Cumhuriyetleri
Bağımsızlığının 30. yılını kutlama sürecindeki Türk Cumhuriyetleri Kafkasya, Hazar ve Orta Asya’nın çevre ülkeleri olarak 1991’de Sovyetler’in dağılmasıyla siyasi ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Soğuk Savaş sonrasında bağımsızlıklarını kazanan Türk devletleri bu geçiş sürecinde bir yandan liberal demokratik bir siyasal sistem kurmak ister iken diğer yandan ulusal ölçekte kendine yeten, serbest piyasa ekonomisine geçiş yaparak uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmeyi amaçlamışlardır. Türk Cumhuriyetleri merkeze bağımlı federal bir siyasal sistemden özerk bir millî devlet yapısı inşasına yönelmiştir. Bu süreçte, Türk Cumhuriyetleri’nde post-kolonyal ülkelerinde görülen siyasi, ekonomik, sivil ve askeri trajedi ve çatışmalar da yaşanmıştır (Çeçenistan, Karabağ, Kırgızistan, Tacikistan). Türk Cumhuriyetleri açık deniz ve uluslararası pazarlara doğrudan ulaşma imkânlarının çok kısıtlı olmasından dolayı uluslararası dünya sistemiyle bütünüyle entegre olma ve siyasal egemenlik haklarından tam olarak yararlanamamışlardır. Bu sebeple Rusya, Çin, Ermenistan ve İran gibi bölgesel hegemonik ülkelerin siyasi, mali ve askeri etkisini dengelemekte güçlük yaşamışlardır. Bölgedeki Türk devletleri sahip oldukları zengin doğal kaynakları, jeopolitik kısıtlılık, karşıt bölgesel hegemonik güçlerin baskısından dolayı da ABD, AB, Hindistan, Pakistan, İsrail ve Türkiye gibi ülkelerin de sınırlı siyasi, ekonomik ve askeri desteklerini alabilmişlerdir. Bu devletler ulusal devlet, uluslararasılaşma, bölgeselleşme ve küreselleşme süreçlerini aynı anda yürütmek zorunda kalmalarından dolayı yapısal çelişkilerle karşılaşmışlardır. Rusya, Avrasya coğrafyasında çevre ülkesi olan bu ülkelerin ABD, AB ve NATO gibi küresel hegemonik güvenlik ve ekonomik merkezli kurumlarının üyesi olmalarını engellemek istemiştir. Rusya, Putin ile dış politikasında Avrasya politikasına yönelerek-eski SSCB- yakın çevre ülkeleriyle BDT, Kollektif Güvenlik Örgütü, Hazar İş birliği Örgütü ve Avrasya Ekonomik Birliği’ni kurmuştur. Küresel hegemonik dengeleme için de Çin ile Şanghay İş birliği Örgütü’ne Türk Cumhuriyetleri de üye yapılarak Avrasyacılık stratejisi uygulamaktadır. Merkezi Asya’nın Türk Cumhuriyetleri; Türkiye ile Türk Konseyi gibi benzeri ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel ilişkilerini Türk devletler sistemini, Türk devletler toplumunun dayanışmasını güçlendirmek için iş birliğini sürdürmektedirler. Türk devletleri kavşak-geçiş ülkesi olarak Avrasya’da farklı bölgesel ekonomik, siyasi ve güvenlik iş birliği örgütlerinin üyesi olarak bölgesel ve küresel güçlerin çıkarlarını dengelemeye çalışmaktadırlar. Bu bağlamda fonksiyonel bir bölgesel alt sistemin oluşmasını istemektedirler. Altyapı yatırımlarıyla eski ipek yolu coğrafyasının transit hava, otoban, demiryolu ve gemi taşımacılığı ile mal-hizmet ve insan seyahatinin sağlanması Türk devletleri uluslararası sistemle bütünleşmiş olmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla Türk devletleri, Kafkasya ve Orta Asya bölgesinde doğu-batı ve kuzey-güney ulaşım koridoru ile ekonomik derinlikli çok bölgeli hinterlandında jeopolitik derinliğinden yararlanarak barışçıl bir düzen oluşumuna katkı yapmış olacaktır.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek
Büyük veri çağında reklamcılık nasıl değişiyor? Yaratıcı fikirlerin merkezde olduğu bir alan olarak bilinen reklamcılık, veri analitiği, algoritmalar ve performans metriklerinin yükselişiyle birlikte yeni bir dönüşümden geçiyor. Reklam üretimi artık yalnızca yaratıcılığa değil; veriyle çalışan, ölçülen ve sürekli optimize edilen pratiklere giderek daha fazla dayanıyor. Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek, bu dönüşümün reklam profesyonellerinin çalışma deneyimlerini, yaratıcılık anlayışını ve emek süreçlerini nasıl etkilediğini inceliyor. Gayri maddi emek kavramsallaştırmasından hareket eden kitap, yaratıcı reklam emeğini veri analitiği ve kullanıcı etkinliğiyle kurduğu ilişkiler içinde ele alıyor. İstanbul’da faaliyet gösteren global bir reklam ajansında gerçekleştirilen nitel vaka çalışmasına dayanan bu araştırma, veri odaklı reklamcılığın yaratıcı emek üzerindeki etkilerini eleştirel bir perspektifle tartışıyor.
₺350,00