KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

COĞRAFİ PERSPEKTİFLE DAĞ VE DAĞLIK ALANLAR II
₺560,00 -

Boğaz Sözcüğünün Monografisi
₺250,00 -

Belge-Oyun (Docu-Game)
₺235,00 -

AVRUPA BİRLİĞİ ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ POLİTİKASI
₺300,00 -

Anlatının Söylemi: Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün Anlatıbilimsel İncelemesi
₺325,00 -

Aile İçi Etkileşimler
₺455,00 -

1877-1293 Osmanlı-Rus Seferinden Halyas-Zivin- Kars Muharebeleri
₺210,00 -

Cuatro Ensayos Sobre Arte Dominicano
₺585,00 -

Rehber-i Ahlâk
₺275,00 -

Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
-

Nitel Bir Araştırmacının Gözünden Sağlık Sisteminde Değişim: Hastane Koridorlarından Etnografik Notlar
₺270,00 -

Dijital Darbe
₺280,00 -

Türk Basınında Türk-Bulgar İlişkileri
-

YENİ MEDYA VE GENÇLİK
₺495,00 -

VAROLUŞUN OTANTİK İMKÂNI OLARAK EV
₺315,00 -

ULUSLARARASI GÜVENLİK ÇALIŞMALARI ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE ELEŞTİREL GÜVENLİK KURAMI
KİTAP TANITIMI
Georgi Pulevski’nin Makedonca-Arnavutça-Türkçe Sözlüğü
Georgi Pulevski’nin “Тријазичник (Triyaziçnik)” üç dilli Makedonca-Arnavutça-Türkçe eseri her ne kadar bir sözlük olarak anılsa da aslında farklı konuları öğretmeyi amaçlayan bir ders kitabı özelliği taşımaktadır. Dönemin Osmanlı Devleti sınırları içinde yer alan Makedonya topraklarında farklı etnik grupların iç içe yaşadığı şehirlerde Arnavutça, Makedonca ve Türkçe üç dilli eğitimin yapıldığı okullarda kullanıldığı anlaşılmaktadır. Sadece Makedonya’da değil aynı zamanda bugün Bulgaristan, Yunanistan, Kosova, Sırbistan sınırları içinde kalan pek çok şehirde eserin okunduğunu anlıyoruz. Pulevski’nin eseri sadece öğrenciler ve öğretmenler tarafından okunmamış, hancı, din adamı, yoğurtçu, itfaiyeci, saatçı, semerci, çiftçi, fırıncı, çilingir, kahveci gibi çok farklı meslek grupları tarafından da rağbet görmüştür.
Eserin girişinde dönemin Padişahı Sultan Abdülaziz’e övgü ve ithaf ile başlayıp şu satırlara yer verilmiştir: “Ћереметд-љи Мућереметд-љи Дадери Ељиф Шанл-; Султан Абдул Азис Азамет Ефенд-м-з” (Ḱeremetd-ĺi Muḱeremetd-ĺi Daderi Eĺif Şanl- Sultan Abdul Azis Azamet Efend-m-z) “Bağış sahibi, dost ve kardeşimiz büyük, ulu sultanımız Abdülaziz Efendimiz. Padişahımız Sultan Abdülaziz, bizim gibi insanlara kendi ana lisanını ve diğer lisanları öğrenmek ve öğretmek için fırsat verdi; Allah ona uzun ömürler versin, devleti ve padişahlığı daim olsun. Onun sayesinde bizler yabancı lisanları rahatça öğrenebiliyoruz.”
Eserde dinî konular, coğrafya, botanik, madenler, bitkiler, canlılar, diller, devlet yönetimi, mektup yazımı, alfabeler vb. gibi çok farklı konular hakkında bilgiler verilmiştir. Metnin akışı genellikle soru cevap şeklinde ilerlemiştir.
Hazırladığımız Тријазичник (Triyaziçnik) üç dilli Makedonca-Arnavutça-Türkçe sözlüğün, Türkoloji çalışmaları ve Osmanlı Dönemi eğitim-öğretim inceleme faaliyetleri açısından faydalı bir kaynak olacağını umuyoruz.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Yusufeli Barajı’nın Çevresel Etkileri
Yusufeli Barajı’nın Çevresel Etkileri konulu bu çalışma, Yusufeli Barajı’nın doğal ve beşeri çevrede oluşturduğu veya oluşturacağı değişimleri tespit etmek amacıyla hazırlanmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
GÖZETLEYEN BAKIŞ
Görme bir iktidardır ve imaj her şeye hâkimdir. Söz eski hükmünü kaybettiğinden, gerçekliğin ve iktidarın takibi sadece gözetlemeyle mümkündür. Varlığımız görüntümüzse, bu görüntünün algılanması da bilinçle ilişkilidir ve algılarımız bakışlarımızla şekillenmektedir. Gözetleyen bakış genellikle arzuyla ilişkilidir ve çoğunlukla seyretmekten zevk alan, suç işleyen röntgenci bir kimliğe bürünür. Bakış artık şiddettir ve gözetleyenler ancak tersine gözetimle kontrol edilebilir. Tersine gözetim, görüntüyü son bir bakışla hızlıca tüketen aylak flanörle yaygınlaşmıştır. Bu durum gözetim iktidara aittir alt metnini sarsmıştır. Veri ikizi gibi çoklu eksen ve kavramların oluştuğu dijital çağımızda hepimiz panoptik ve sinoptik makinelerin içine sıkışan sanal kimliklere dönüştük. Bu durum, gözetleme ve bakışın yeni kavram ve tartışmalarla tekrar okunmasını gerektirmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafyada Uzaktan Algılama
Uzaktan algılama, coğrafi bilgi sistemleri ile birlikte coğrafyanın veri kaynakları ve çalışma yöntemlerinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Ancak, uzaktan algılamanın – özellikle Türkçe literatürde coğrafya disiplini içerisinde kullanım alanlarının yeterince bilinmemesi bizi bu yayının hazırlanmasına yönlendirmiştir. Elinizdeki bu kitap coğrafyanın çeşitli alanlarında gerçekleştirilen uzaktan algılama çalışmalarını somut örnekler ile okuyuculara sunmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda coğrafya bilimi ve diğer mekânsal bilimler ile ilgilenen araştırmacılara ve öğrencilere “uzaktan algılama ile neler yapılabilir?” sorusunun cevabı verilmeye çalışılmıştır.
Her biri alanında uzman yazarlar tarafından kaleme alınan bu kitap yedi ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm, uzaktan algılama ile ilgili temel bilgileri okuyucuya sunmakta, böylece konuyla ilk kez tanışanlar için ilerleyen bölümlerin daha kolay anlaşılmasını hedeflemektedir. Sonraki bölümlerde ise jeomorfoloji, klimatoloji, hidrografya, vejetasyon coğrafyası, tarım coğrafyası ve arazi kullanımı/ arazi örtüsü gibi coğrafyanın alt disiplinleri ve çalışma konularında uzaktan algılamanın kullanımı ele alınmıştır. Coğrafyada uzaktan algılama yöntemlerinin neler olduğu ve farklı coğrafi konularda nasıl kullanılabileceği ile ilgili örnek çalışmaları tek bir kaynak altında toplamayı amaçlayan bu yayının gelecekte yapılması planlanan çalışmalara katkı sağlaması en büyük umudumuzdur.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Kırgız Türklerinin Kadın Bahadırı: Gülgaakı
Destanlar milletlerin manevî tarihidir. İçinden çıktıkları toplumun maddî manevî kültürünü yansıtan destanlar, ataların atilere kültürel mirasıdır. Toplumun zihninde derin izler bırakan toplumsal, doğal ve tarihî olayların olağanüstülüklerle aktarımı olan destanlar kültür kodlarının gelecek kuşaklara aktarılmasında bir köprü vazifesi üstlenmektedir. Türk boyları aynı köke bağlı bulunan güçlü bir sözlü anlatı geleneğine sahiptir ve bu gelenek içerisinde destan anlatıcılığının yeri ayrıdır. Bu çalışmada Gülgaakı destanının Oruzbay Urmambetov anlatımı incelenmiştir. Çalışmanın giriş kısmında Kırgız Türklerinin sözlü anlatı geleneğinin bağlamını oluşturan unsurlar üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde destanın eş metinleri ve anlatıcıları, tarihî ve coğrafi tabakası hakkında bilgi verilmiş, epizot yapısı çıkarılmış ve geniş özeti sunulmuştur. İkinci bölümde destanda bulunan mitolojik motiflerin tahlili yapılmıştır. Üçüncü bölümde destanın epik kurallara göre tahliline yer verilmiştir. Bundan sonra Gülgaakı destanının Oruzbay Urmambetov anlatımı Kırgız Türkçesi metni ve Türkiye Türkçesi aktarımı yer almaktadır. Ayrıca çalışmanın sonunda kişi, boy / millet ve yer adlarını içeren bir dizine yer verilmiştir.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Yetki Devri Politikası
Soğuk Savaş sonrası dönemde yükselen milliyetçilik akımlarının etkisiyle merkezi olmayan yönetim biçimlerinin çoğaldığı bir sistem ortaya çıkmıştır. Kimliklerin, aidiyetlerin ve bölgesel farklılıkların daha fazla görünür olduğu bu dönemde merkezi olmayan politikalar yaygın biçimde uygulanır hale gelmiştir. Ayrılıkçı hareketlerin ulusal bütünlüğün önünde önemli bir sorun teşkil ettiği düşünüldüğünde bu alandaki başarılı örneklerin uluslararası ilişkilerdeki önemi de ortaya çıkmaktadır. Birleşik Krallık ve İskoçya örneği yetki devrinin başarıyla uygulandığı örneklerden olması açısından etkileyicidir. İskoçya uzun süren bağımsızlık mücadelesi ve uyguladığı referandumlara rağmen Birleşik Krallık içinde kalmaya devam etmiştir. Bu açıdan önemli bir laboratuvar vazifesi de görmektedir. Bununla birlikte Birleşik Krallık örneği, Brexit öncesinde AB’nin bölgesel politikaları açısından da önemli olmuştur. Brexit sonrasında ise ülkenin bütünlüğünü tehdit edecek yeni bir süreçle karşı karşıya kalınmıştır. Bu kitapta yetki devri politikaları Birleşik Krallık- İskoçya tecrübesi üzerinden ayrıntılı olarak incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Türkiyede Müziksel İşitme Eğitimi Araştırmaları
Bu kitap, Türkiyede müziksel işitme eğitimi alanındaki bilimsel bilgi birikimini tezler üzerinden irdelemekte ve tezlerin alana katkısını tartışmaya açmaktadır. Kitap evreka! iddiası ile yazılmamıştır. Aksine, konu oldukça dar kapsamlıdır. Alanda var olan büyük boşluğu doldurmaktan ziyade, özeleştiri yapabileceğimiz kırıntı niteliğinde bazı ipuçlarına ulaşmayı amaçlamıştır. Türkiyede müzik ve müzik eğitimi tezlerini inceleyen 80in üzerinde içerik analizi çalışması bulunmasına karşın işitme eğitimi tezlerinin unutulmuş olması, bu çalışmanın en güçlü motivasyon kaynağı olmuştur.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İNTERNET VE E-TİCARET
Bu çalışmanın temel konusu internet ve e-ticarettir. Tarihsel sürece baktığımızda, internetin temellerinin günümüz kullanımından çok farklı bir amaç için atıldığı görülmektedir. Başlangıçta belirli bir kesime hitap eden internet zaman içerisinde herkesin kullanımına açılmıştır. İnternetin herkes tarafından kullanılmaya başlaması ise girişimcilere yeni ufuklar açmıştır. Bu bağlamda firmalar önemli ölçüde ürün ve hizmetlerinin satış ve pazarlamasını sanal ağlara taşımışlardır. Zamanla e-ticaret olarak adlandırılan sanal ağlar üzerinden yapılan ticarete güven artmış ve önemli bir ticaret platformu haline gelmiştir. Günümüzde internet ve e-ticaret birlikte gelişmektedir. İnternette meydana gelen gelişmeler e-ticareti etkilerken, e-ticarette meydana gelen gelişmeler de interneti etkilemektedir.
Bu çalışma üç temel bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde internet ve e-ticaret kavramları açıklanmış ve bu kavramların birleşenleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, e-ticaretin gelişmesine yönelik dünyada ve Türkiye’de yapılan temel çalışmalara yer verilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise internet ve e-ticaret ile ilgili sayısal veriler derlenerek zaman içerisinde internet ve e-ticarette meydana gelen değişmeler vurgulanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mehmed’in Ölümü
Fatih, ölümünden bir yıl önce, Bellini’nin fırçasından çıkan meşhur portrede, farklı çehreyle karşımıza çıkar. Tabloya bakan gözler sadece bir hükümdarın değil içsel bir çöküş sürecine giren, karın ağrılarıyla başlayan ve muhtemelen kolit ya da bağırsak iltihabına dönüşen hastalığın gölgesindeki bir insanı görür. Yüzü, poz vermekten öte iç dünyanın yükü ve yaklaşan sonun habercisidir. İlk bakışta bu vakur görünümün altında, gizlenmiş bir hastalık olduğu sezilir. İşte bu insanî zaaf, Fatih’i ‘efsane’ değil ‘şahsiyet’ olarak görmeyi gerektirir. Derin, sessiz ve suskunluk içinde. Bakışları, imparatorluğun yüküyle baş başa kalmış ruhun yalnızlığını heceler. Fatih’in portresi, Rönesans’ın zarif çizgileriyle, tarihin görünmeyen yalnızlığını ve anlatılamayan ama hissedilebilen iç dünyayı fısıldamaktadır. Bu resim onu tarihin ortasında değil, kendi sessizliğinde bulur. Kalemlerin yazamadığını bakışlar fısıldar, kroniklerin suskun kaldığı yerde sanat konuşur ve her şey sezgisel bir katmana açılır.
Kitabın ilgi odağını çerçeveleyen ana eksen, ölümdür. Çünkü ölüm dünyanın sırlarını çözebilen ve serinkanlı kalabilen tek ciddiyettir. Kafkaesk amentüden uğultu gibi bir yankı fısıldar kulağımıza: Ölümün olduğu bir dünyada daha ciddi ne olabilir? Hiç.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
VAROLUŞUN OTANTİK İMKÂNI OLARAK EV
Bu yeryüzünde insanoğlu şairane mukimdir.
Hölderlin
20. yüzyılın önemli düşünürlerinden Martin Heidegger ile Servet-i Fünûn topluluğunun önde gelen şairi Tevfik Fikreti ev ortak paydasında buluşturan elinizdeki kitapta, bu dünyada şairane mukim, biri düşünür diğeri şair, iki sanatkârın, genelde mekân, özelde ise ev üzerine tutum ve yaklaşımları, edebiyat ve felsefenin imkânları dâhilinde, irdelenmektedir. On dokuzuncu yüzyıl sonu ile yirminci yüzyılı idrak eden ve ülkelerinin çalkantılı yıllarına tanıklık eden bu iki tarihî şahsiyet, dünyanın kaderinin yeniden şekillendiği olağanüstü koşullar içinde eserlerini, kendilerini ve evlerini inşa etmişlerdir. Bunun içindir ki edebiyat ve felsefe kadar mimari tarihi de onları kaydeder. Dolayısıyla edebiyat, felsefe ve kısmen mimarinin mekân bağlamında bahse konu olduğu bu çalışma, edebiyat ve felsefeye açılan kapılarıyla, disiplinler arası bir mahiyet de taşır.
Diğer yandan Fikretin şiirlerinde sıklıkla rastlanan aşiyan, lane motifleri ile 1905te inşa ettirip çekildiği Rumelihisarı sırtlarındaki Aşiyanından hareketle; Tevfik Fikret üzerine Heideggerci argümanları haiz, yeni bir okuma ve yorum denemesinde bulunulmaktadır. Dolayısıyla elinizdeki kitap, klasik anlamda bir Tevfik Fikret biyografisi olarak planlanmamıştır. Bilakis Tevfik Fikretin; onu, başta Aşiyan ı inşa etmeye sevk eden süreç olmak üzere, şair ve insan olarak kimliğinin, Heideggerin, Dasein merkezli varlık felsefesi ışığında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle Heideggerin genel çerçevesini çizdiği varlık felsefesinin kavramsal imkânlarından faydalanılarak Fikretin, o yıllarda yakın çevresine ve şiirlerine tesir eden hâletiruhiyesinin, Daseina has bir var olma biçimi oluşu, şairin hem gündelik yaşamından (biyografik) hem de şiirlerinden (edebî) seçilmiş örneklerle ortaya konulmaya çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Eski Anadolu Türkçesiyle Yazılmış Muhtasar Bir Klasik Kozmos Kitabı
Dil ve kültürün yeni nesillere aktarılmasında yazma eserler önemli role sahiptir. Bu eserler, dönemlerinin sosyal hayatını ve bilimsel gelişimini yansıtırlar. Dolayısıyla hemen her bilim dalına dair malzeme barındırırlar. Dil ve edebiyatla ilgili yazmaların transkribe edilip dil hususiyetleri bakımından incelenmesi bir bakıma diğer disiplinlerin de istifadesine hazır hâle getirilmesidir. Bu çalışmaya konu olan ansiklopedik yazma eser de bu açıdan birçok alanın dikkatini çekecek niteliktedir. Metin genel olarak evrene ve onun bir parçası olan Dünya’ya dair klasik kozmos anlayışını ortaya koymaktadır. 33 baptan oluşan eser yaratılış, Kaf Dağı, Ay ve Güneş tutulmaları, yağmur, rüzgâr, bulutlar, nehirler, yerin ve göğün katları gibi çoğu doğa ve doğa olaylarıyla ilgili eskilerin anlayışını ihtiva etmektedir. Kitap giriş, dil incelemesi, transkripsiyonlu metin, dizin ve tıpkıbasım bölümlerinden oluşmaktadır. Çalışmanın özellikle Eski Anadolu Türkçesinin söz varlığı ve gramerine katkıda bulunması beklenmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Döneminde Yugoslavya
Yugoslavya, Sırp/Hırvat/Sloven (SHS) Krallığı olarak 1918’de kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nda Alman orduları tarafından işgal edilmiştir. Krallık; Sovyet Kızıl Ordu’sunun yardımı, Tito ve Partizanların verdiği bağımsızlık mücadelesi sonucu kurtarılmış, 1946’da Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti (YFHC) ve 1963’te Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti (YSFC) adını almıştır. Tito, 1945’te Yugoslavya’nın liderliğine seçilmiş, Mayıs 1980’deki ölümüne kadar bu görevini sürdürmüştür.
Tito, uzun iktidar yıllarında Yugoslavya’yı; Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Bosna Hersek, Makedonya, Karadağ’ın yer aldığı altı Cumhuriyet ve Kosova ile Voyvodina’dan oluşan iki Özerk bölge şeklinde yönetmiştir. Ülkesinin karşılaştığı ekonomik yıkımı durdurmak ve halkının refah düzeyini yükseltmek amacıyla önce SSCB’den sonra ABD ile Batılı devletlerden yardım almıştır. Ancak NATO ve Varşova Paktlarına üye olmamış, AET ile COMECON gibi ekonomik yapılanmalardan da uzak durmuştur. Bu arada Bağlantısızlar Hareketi’ne yakınlaşmış, hatta örgütü yönlendirici güçlü aktör durumuna gelmiştir. Tito’nun ölümünden sonra çok etnikli, çok dinli Yugoslav halkında görülen milliyetçi-ayrılıkçı eylemler, uluslararası sistemdeki değişimlerin de etkisiyle hız kazanmış ve ülkenin dağılmasına sebep olmuştur.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Fortran 90
Fortran programlama dili oldukça eski programlama dillerinden biri olmasına rağmen, günümüzde Matematikçiler, Fizikçiler ve Mühendisler tarafından yaygın olarak kullanılan bir programlama dilli olma özelliğini sürdürmektedir. Fortran programı diğer proramlama dillerine göre sayısal hesaplamalarda oldukça iyi sonuçlar verdiğinden halen daha bilimsel çalışma yapan birçok kişi tarafından kullanılan ve tercih edilen bir programlama dilidir. Bunun yanı sıra Fortran programlama dili diğer programlama dillerine göre oldukça basit bir yapıya sahiptir. Bu yönü programlamayla yeni tanışanlar için bir avantajdır. (Arka Kapak)
KİTAP TANITIMI
İnsan Kaynaklarından Yetenek Yönetimine Endüstri 4.0
Kitabın birinci bölümünde; Endüstri 4.0 konusu geniş bir literatür taraması ile sistematik olarak ortaya konulduktan sonra, Türkiye’nin Endüstri 4.0 devrimine hazırlık durumu tartışılmıştır. Tartışma, Türkiye’nin “Dijital Dönüşüm Yol Haritası” baz alınarak; internette ulaşılabilen İK’cı blogları, şirket uygulamaları ve Türkiye’nin mevcut endüstri yapısı ile ilgili resmi kaynaklardan elde edilen açık veriler temelinde yürütülmüştür. Türkiye’nin mevcut yol haritasının, oluşturulan bu bürokratik yapılanma ile ülkeyi Endüstri 4.0’a zamanında hazırlaması olasılığı zayıf görüldüğünden, Türkiye için Endüstri 4.0’a yeni bir geçiş modeli (KOBİ İnisiyatifi Modeli) önerilmiştir.
Kitabın ikinci bölümünde, mevcut literatürdeki sığlığa dikkat çekilerek, İKY’nin Endüstri 4.0 Devriminde bir geleceği olup olmadığı tartışılmıştır. Mevcut metafor ve tanımlanan yeni İK paradigması ışığında, İKY rol ve işlevler yönünden irdelenerek literatüre mütevazi ölçülerde de olsa bir katkı sağlanması amaçlanmıştır.
Henüz Endüstri 2.0 ve Endüstri 3.0 devrimlerini aynı anda yaşamakta olan ve orta gelir tuzağından çıkmaya çalışan, teknolojik taklit ve adaptasyon kabiliyeti yüksek ancak insani sermayesinin gelişmişlik düzeyi oldukça düşük bir ülke olan ülkemizde Endüstri 4.0 farkındalığının yaratılması yaşamsal önem taşımaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Jacques Ellul Düşüncesinde Teknik Sorunu
Bu çalışmanın amacı, Jacques Ellul!un tekniğe ilişkin görüşlerini ortaya koymak ve yazarın determinist bakış açısı hakkında bilgi sahibi olmaktır. Çalışma boyunca teknik, bir “sorun” olarak ele alınırken geçirdiği evreler üzerinde durularak, tekniğin bilim ve makine ile olan ve devamlı karıştırılan ilişkisi sorgulanmaktadır. Jacques Ellul’un determinist bakış açısının açımlanarak üzerinde durulduğu bu çalışma boyunca ayrıca tekniğin yapısı ve geleceği hakkında fikir sahibi olunması amaçlanmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
SESSİZ ÖTEKİLER
Girişten
Özellikle on sekizinci yüzyılda hizmetçilerin oldukça yaygın bir biçimde orta sınıf aile yapısına dahil edilmelerine karşın, edebiyatta olsun, kurgu dışı eserlerde olsun onların gerçek seslerini duymamız neredeyse olanaksızdır. O yıllarda hizmetçilerin üst sınıfların huzurunda konuşması, hele de efendilerine karşılık verecek şekilde konuşması hiç hoş karşılanmazdı. Bu anlayışı yansıtan bir İngiliz atasözü bile mevcuttur: “Hizmetçi kızlar görülmeli, ama işitilmemelidir.”1 Görülmelidirler çünkü her an kendilerine herhangi bir iş buyurulabilir. İşitilmemelidirler çünkü efendinin “doğal” üstünlüğü karşısında gösterebilecekleri en iyi davranış, onlara sorgusuz sualsiz itaat etmektir. Her ne kadar on sekizinci yüzyıl romanlarında fazlasıyla konuşsalar da hizmetçilerin tarihsel kişilikler olarak karakterlerini, düşüncelerini, duygularını yansıtan kendilerine özgü bakış açılarını bugün ancak efendilerin yazdıkları mektup, anı ve günlüklerde onlara dair yaptıkları yorumlara bakarak çıkarsamaya çalışabiliriz.
KİTAP TANITIMI
II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİ GÖRSEL TEMSİLİYET SERVET-İ FÜNÛN ÖRNEĞİ
Osmanlı İmparatorluğu 20. yüzyılın başlarına kadar süren çabalarına rağmen iki farklı durumu tems13il eden bir görünüm arz etmekteydi. Bir yüzü ile her an ölmesi beklenen “Avrupa’nın hasta adamı” olarak hangi devletin kollarında can vereceği beklenirken, bir diğer yüzü ile milyonları bulan Müslüman nüfus üzerindeki halife gücü ve coğrafi konumu ile hala hesaba katılması gereken bir güç idi. Ekonomik olarak büyük devletlerin kurduğu Düyûn-ı Umûmiye İdaresinin varlığı ile kontrol altında tutularak gelir kaynakları büyük oranda devlet borçlarına sayılmaktaydı. Özellikle Avrupa’da kalan topraklarında kayıpları ise devam etmekteydi. Bu noktada özellikle Sultan ve Babıâli’deki memurlar çok zor koşullar altında çalışarak, dar alanda manevra yapabilecek bir saha açmaları, kısaca kendi kaderlerini kendilerinin tayin edeceği durumda olduklarının bilincindeydiler. Bu da Batılı Devletlerle kurulacak ikili ilişkilerin mahiyetini ve önemini belirleyen nokta idi. Bâbıâli’yi temsil eden bürokratların, diğer yerlerdeki yönetim seçkinlerinde olduğu gibi yekpare bir bütünlük arz etmediği, dikkat etmemiz gereken unsurlardan biridir. Gerek yozlaşmanın ve hizipleşmenin çeşitli yüzlerini temsil eden gruplar, gerekse de üzerine fazla düşünülmeden yapılmış tanımlamalar aracılığıyla, kimi yönetici/idareci seçkinin daha tutucu ve kimisinin de daha ilerici olduğunu görürüz.31
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Kutuplaşan Dünyada Türkiye: Ekonomi, Siyaset ve Yönetim Alanında Dönüşümler
Kutuplaşan Dünyada Türkiye: Ekonomi, Siyaset ve Yönetim Alanında Dönüşümler; 21. yüzyılın ikinci çeyreğinde derinleşen kırılmaların Türkiye’nin ekonomik yapısı, siyasal meşruiyet zemini ve kamu yönetimi kapasitesi üzerindeki etkilerini disiplinlerarası bir çerçevede ele alan bütüncül bir çalışmadır. Eserde, Soğuk Savaş sonrasında şekillenen liberal uluslararası düzenin çözülmesiyle belirginleşen belirsizlik iklimi; teknoloji, enerji, norm üretimi ve dijitalleşme ekseninde yeniden biçimlenen güç ilişkileriyle birlikte tartışılmaktadır. Bu yaklaşım, Türkiye’nin konumunu yalnızca dışsal jeopolitik dalgalanmaların yansıması olarak değil, aynı zamanda kurumsal kapasite, toplumsal uyum ve yönetişim tasarımı üzerinden şekillenen yapısal bir dönüşüm alanı olarak kavramsallaştırmaktadır.
Güç–güvenlik–belirsizlik üçgeninden ticaret ve teknoloji savaşlarına, Türkiye’nin büyüme ve yapısal/kronik kırılganlıklarından kamu politikaları ile toplumsal kutuplaşmaya, yeşil dönüşümden kamu–özel sektör dengesi tartışmalarına uzanan bölüm mimarisi, Türkiye için kutuplaşmadan dayanışmaya doğru bir stratejik düşünme hattı önererek geleceğe dönük bir yol haritası arayışını da görünür kılmaktadır.
₺270,00
KİTAP TANITIMI
The Changing Perspectives of Central Asia in the 21st Century
The change of the geopolitical realities, the emergence of new regional dynamics and the perception of security in Central Asia have also changed current perspectives in the region. Fully revised and updated to cover the latest informations and developments, the book will provide comprehensive, accessible and successful introduction for those who are interested in the Central Asia region. As the editors, we have filled a long-neglected gap by producing a volume that authoritatively covers the states of the region. The book will become a definitive text for the teaching as it presents in-depth explorations of systemic and sophisticated way of understanding the actors and processes and offers case study encompassing many subjects about Central Asia. It conbines old and new perspectives with discerning care.
This book –The Changing Perspectives of Central Asia in the 21st Century- has provided readers with prominent knowledge of independence period, actors, minority issues, nation-state building process, energy, security, water, boundary, regional integration and foreign policies of Kazakhstan, Kyrgyzstan, Uzbekistan, Turkmenistan and Tajikistan with each other and with Russia, China, America, the EU and Turkey. The book claims that geopolitical realities, regional dynamics and the perception of security in Central Asia have changed. Thus, the book focuses on environmental degradation, cyber insecurity and social unrest triggered by sovereign debt traps. These discussions highlight the necessity to reconsider the traditional perception of security as the analysis has to go beyond the state to address a wide range of security threats.
Dr. Murat YORULMAZ is an Assistant Professor in the Department of Management and Organization at Trakya University, Edirne.
Dr. Serdar YILMAZ is an Assistant Professor in the Department of Political Science and International Relations at Muğla Sıtkı Koçman University, Muğla.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Çukurova Tarihi Araştırmaları – I
“Yiğidin harman olduğu yer’dir Çukurova”. Tarihi dokusu, kültürel mirası, verimli toprakları, sanayisi, bitki örtüsü, sıcakkanlı insanıyla büyük bir zenginliğe sahip olan Çukurova, tarihin en eski dönemlerinden bu yana birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir bölgedir. Bu bakımdan her yönüyle araştırmaya değer Çukurova’nın kültürel, ekonomik ve siyasi tarihine dair Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden değerli akademisyenlerin yazıları ile katkı sağladığı bu eserde çağlar öncesi dönemlerden Cumhuriyet Dönemine kadar olan süreci çeşitli boyutlarıyla ele alınmıştır.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
GELENEK VE KİMLİK İLİŞKİSİ
İnsanoğlunun XVIII. asrı idrak etmesi ile birlikte, geleneğin dünyasından ve onun yönlendirici otoritesinden kopartılarak veya kurtarılarak özgür bir dünyaya çekildiğinden bahsedilir ki bu dünyanın adı günümüzde “modern dünya” olarak nitelenmektedir. Bu manada modern dönemin başlaması ile geleneksel dönem sona erdirilmiş; son üç asır da gelenek ve modern dünyaların çekişmesine ve mücadelesine terk edilmiştir. Kabul ettiğimiz bir gerçektir ki, son üç asır bütün dünyada büyük değişimlerin yaşandığı asırlar olmuştur. Tarım toplumundan sanayi toplumuna, köyden şehir hayatına, imparatorluktan ulus-devlet sistemine, halktan millete, ülkeden vatan anlayışına, kuldan vatandaşa, emperyalizmden kapitalizme, oligarşiden cumhuriyete ve daha niceleri bu son üç asırlık süreçte cereyen etmişlerdir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki gelenek sınırlandırılamaz. En modern dönem bile insanın üretme geleneğinin ürünüdür.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Algoritma Test Programları
Bu kitabın temel amacı, temel programla bileşenleri ile temel seviyede kodlama ve algoritma geliştirme yeteneğinin desteklenmesidir. Bu amaç doğrultusunda kitap içeriğinde algoritma test programları; Raptor, Algo Build, Pselnt, Visual Logic, Flowchart ve Larp tanıtılmış, indirme ve kurulumları, genel tanıtımları, arayüz, menü ve örnekleri ayrıntıları ile ele alınıp detaylandırılmıştır.
Bu kitapta, temel algoritma test programları öğrencilere algoritmayı sevdirecek şekilde anlaşılır uygulamalarla tanıtılmaya çalışılmıştır. Bu anlamda kitabın algoritma eğitimi adına farkındalık yaratacağı ve aynı zamanda öğrenenlerin kodlama ve robotik eğitim süreçlerine de katkıda bulunacağı öngörülmektedir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Pazarlama İletişimi
Teknolojik gelişmeler sosyo-kültürel ve ekonomik koşullardaki değişimler, iletişim paradigmalarını, markaların iş yapış biçimlerini ve hedef kitleleriyle ilişkilerini değiştirmiştir. İnternetle doğup büyüyen yeni nesil tüketiciler, gelişen dijital teknolojiler ile hem iş hem de özel hayatlarını şekillendirmeye başlamışlardır. Bu değişimin doğal bir sonucu olarak reklam, halkla ilişkiler ve pazarlama alanında büyük bir dönüşüm yaşanmıştır. Dijital ortamlarda fikir, ürün veya hizmetlerin yeni platformlar üzerinden ilgili hedef kitleye iletilmesi olarak tanımlanan dijital pazarlama iletişimi ise yeni ve birleştirici bir kavram olarak ortaya çıkmıştır. Bu noktada, tüketicilerle çift yönlü iletişim akışı kurulmasını; markaların tanıtılmasını ve satışın artırılmasını destekleyen dijital pazarlama iletişiminin doğru yönetilmesi kurumlar açısından oldukça önemlidir.
Bu kitabın amacı, dijital çağda yeni nesil tüketicilere ulaşmanın anahtarlarından biri olan dijital pazarlama iletişimi alanına katkı sağlamaktır. Bu bağlamda kitapta; dijital marka yönetimi, dijital pazarlama iletişimi, dijital siyasal kampanya yönetimi, nöro pazarlama, viral pazarlama, dijital iletişimde yer markalama, sosyal medya ve dijital halkla ilişkiler gibi konulara açıklık getirilmiştir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Bulanık Mantık ve Sigorta Şirketlerinin Performansı Üzerine Bir Araştırma
Firmaların faaliyet performansı, özellikle ticari faaliyet sürdüren birçok firma için önemli bir başarı göstergesidir. Faaliyet performansının ölçülmesi hem firmanın amaçlarına ulaşmada hangi noktada olduğunu, rekabet durumunda başarısını ve firma ortaklarına karşı güven verme konusunda önemlidir.
Bu kitapta, sigorta şirketlerinin faaliyet performansını gösteren oranlar, karlılık oranları kullanılarak bulanık mantık çerçevesinde tahmin edilmiş ve yorumlanmıştır.
Bu kitabın hazırlanmasındaki amaç, firma performans oranları tahmin edilirken farklı bir çözüm yöntemi önermek ve nokta tahmini yerine aralık tahmini yaparak okuyucuya daha anlamlı tahminler yapmasında yardımcı olmak için fikir verme amaçlanmıştır. Bu bağlamda aralık tahmini sonucu elde edilen değerlerin firma performansını yorumlama konusunda daha yardımcı olacağı düşünülmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
İNGİLİZ ASKERİ RAPORLARINDA KUT’ÜL AMARE SAVAŞI
Kut’ül Amare, son dönem Osmanlı askeri başarılarının en önemlilerinden birisinin adıdır ve hatta son yıllarda ülkemizdeki çalışmalar göstermiştir ki sembolüdür. I. Dünya Savaşı’nın Irak cephesinde Türk ve İngiliz taraflarının Selmanpak Muharebesi sonrasında yaşadıkları askeri münasebetlerin bir sonucudur. Kut’ül Amare Zaferi de bu muharebede mağlup olup çekildikleri Kut şehrinde Aralık 1915 ile Nisan 1916 tarihleri arasında tam 4.5 ay süresince muhasara edildikten sonra sayıları 13.000’den fazla olan İngiliz kuvvetinin teslim alınmalarının hikâyesidir. Bu kitap, Kut’ül Amare’nin bambaşka bir yönüne, İngiliz kaynaklarına göre, Irak çöllerinde ve Dicle boylarında onların, Türk kuvvetleri karşısında düştükleri zor durumlara ışık tutmaktadır. İngiliz askerlerinin kuşatma altındayken yaşadıkları sorunlar, yeme-içme konusundaki eksiklikleri, sağlık problemleri, kıstırıldıkları ve açlığa mahkûm edildikleri bu kalede tutulma psikolojileri gibi hususlar, “Güneş Batmayan İmparatorluk” olarak bilinen İngiltere’yi ve onun mağrur askerlerini nasıl bir halet-i ruhiyeye sokmuştu! İşte bu hususların cevabını, bizzat İngiliz askeri raporları ve arşiv belgeleri üzerinden yapılan uzun bir araştırmanın sonucu olan bu kitaptan okuyabilmeniz mümkündür.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyet Kadınlarının Mesleği Olarak Türk Hikâyesinde Daktilo Kızlar
Erken Cumhuriyet döneminde kadın haklarında kaydedilen gelişmelerle kadınların eğitim seviyeleri yükselmiş, toplumsal ve ekonomik alanlarda kadınların görünürlüğü artmıştır. Kadınların iş hayatında varlığını belirginleştiren öğretmenlik, hemşirelik gibi meslekler dışında, bu dönemden itibaren yeni bir meslek dalı olarak tercih edilmeye başlanan daktilograflık; basın hayatında ve edebiyat dünyasında “daktilo kız” adıyla derin izler bırakmıştır.
1920’lerden 1960’lara kadar daktilo kızlara odaklanan eserlerin çevrilerek gazete ve dergilerde yayımlanması, dönemin ünlü yazarlarının daktilograf olarak çalışan kadınlarla röportajlar yapması, daktilo kızların hayatını anlatan romanların ve hikâyelerin yazılması, daktilo kızları betimleyen şiirler kaleme alınması basında olduğu gibi edebiyatta da meslek sahibi kadın karakterlerin temsilinin çoğalmasına vesile olurken “daktilo kız” tipinin kültür hayatımızda önemli bir yer edinmesini sağlamıştır. Bu kitapta, birkaç çalışma dışında incelenmemiş bir konu olan “daktilo kız” tipi, hikâye türü özelinde ele alınmıştır. Çalışmanın ana çerçevesini yazarların kitaplaşmış hikâyeleri ile süreli yayınlarda kalan hikâyeleri oluşturmaktadır. Çalışmanın teorik zemininde ise Foucault’nun iktidar üzerine ortaya attığı görüşler bulunmaktadır. Bu bağlamda daktilo kızların öne çıkan özellikleri ve iktidarla kurduğu ilişki biçimleri Foucault’nun teorileri çerçevesinde incelenmiştir.
Kitabın Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılında kadınlar üzerine yapılan çalışmalara katkı sağlaması ve emeğiyle iş hayatında ayakta durmaya çalışan kadınlara ilham olması temenni edilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Yusuf Sünbül Sinan Kitab-ı Tarikatname
Tasavvufi eserlerin Eski Anadolu Türkçesi ve Osmanlı Türkçesinde önemli bir yeri vardır. Bunların içinde yer alan tarikatnameler, tarikatın adabından söz eden kısa veya uzun, manzum veya mensur eserlerdir. Bu çalışma, kısa bir yazma eser olan Yusuf Sünbül Sinan’ın mensur Kitab-ı Tarikatname’si üzerine yapılmıştır. Eser, dönem olarak Osmanlı Türkçesine giriş dönemi eseri olup Eski Anadolu Türkçesinin dil özelliklerine sahiptir. Metin, kısa da olsa hem Osmanlı Türkçesine giriş dönemine ait dil özellikleri hem de tarikatın adaplarını özlü ve kısa olarak sunan hurde-i tarikatların dili, söz varlığı ve diğer özellikleri hakkında bilgi edinmemiz açısından önemlidir.
25
₺275,00