KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Modernleşme ve Gelenek Arasında Türk Romanında Gündelik Hayatın Yeniden İnşası (1870-1901)
₺550,00 -

Repertuvardan Seçme Örneklerle Dikte Çalışmaları – 1
₺440,00 -

Erkin Azam’dan Seçme Hikâyeler
₺440,00 -

Early Modernist British Poetry and the Avant-garde: From Theory to Practice
₺260,00 -

Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri
₺715,00 -

Algoritmik Aklın Yükselişi
₺845,00 -

International Security and Terrorism
₺250,00 -

Belediyelerde Sayıştay Denetimi
₺700,00 -

Klimatoloji ve Meteoroloji
₺1.300,00 -

The Struggle to Say “I” A Bilingual Journey of Womanhood, Resilience, and Poetry
₺280,00 -

Avrupa Savunma Ajansı
₺220,00 -

Biyocoğrafya Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı
₺780,00 -

Japonca Dilbilgisi Yapılarının Anlam ve Kullanımları
₺300,00 -

Readings on Füruzan
₺420,00 -

Ekodrama
₺495,00 -

Cumhuriyetin 100. Yılında BALIKESİR ARMAĞANI
₺575,00
KİTAP TANITIMI
TARİH METİNLERİ METİN TİPİ VE NEDENSELLİK İLİŞKİSİ
Metin türü ve metin tipi kavramları üzerinde yapılan farklı tanımlamalar bulunmaktadır. Kitapta bu iki kavram arasındaki ayrıma dikkat çekilerek tarih metin türü temel alınmakta; anlatı, açıklama ve sav metin tiplerinin aynı tür içerisinde nasıl yapılandığı tarih metin türünün temel kavramlarından nedensellik çerçevesinde ve tarih ders kitaplarından seçilen metinlerden alınan örneklerle ortaya konmaktadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Fosil Büyümeden Yeşil Kalkınmaya: Küresel Ekonomide Yeni Denge Arayışları
Fosil yakıtlara dayalı büyüme modelinin sınırlarının belirginleştiği günümüzde, enerji, kalkınma ve yeşil dönüşüm arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmek kaçınılmaz hâle gelmiştir. Bu kitap, ekonomik büyümenin tarihsel dinamiklerinden çevresel sürdürülebilirliğe, dış ticaret politikalarından jeoekonomik rekabete, kamu yönetiminden devletin dönüşen rolüne kadar uzanan geniş bir çerçevede okura bütüncül bir analiz sunmaktadır. Enerji güvenliği, kritik mineraller, düşük karbon ekonomisi, yeşil sanayi politikaları ve küresel güç mücadeleleri gibi çağın belirleyici başlıkları, disiplinler arası bir bakışla ele alınmaktadır. Eser, yalnızca mevcut dönüşümü açıklamakla kalmamakta; aynı zamanda fosil büyümeden yeşil kalkınmaya geçişin hangi ekonomik, kurumsal ve stratejik koşullar altında şekillendiğini tartışmaktadır. Kuramsal derinliği ile politika tartışmalarını bir araya getiren çalışma, karmaşık kavramları sadeleştirmeden anlaşılır kılmakta; Türkiye’nin ve dünyanın önünde duran enerji, rekabet ve sürdürülebilirlik sorunlarını uzun vadeli bir perspektifle değerlendirmektedir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Türk Folklorunun Akademik Seyri
Türk folklor çalışmaları Cumhuriyet’in kuruluş dönemindeki ilke ve amaçlar doğrultusunda belirlenen hedefler merkezinde doğup şekillenirken ilerleyen yıllarda uzun yeni bir bakış açısı üretememenin getirdiği kısır döngüyle derleme-yayın anlayışına sahip olmuş ve günümüze kadar bu süreci küçük revizelerle devam ettirmiştir. Batılı ülkelerin kendi dinamikleri doğrultusunda bir şekilde dönüştürdükleri folklorik çalışmalar Türk akademisinin çeşitli problemleri nedeniyle oldukça zayıf kalmış ve amaçsız bir ok şeklinde savrulmuştur. Bu çalışma mevcut folklor anlayışının ne olduğunu ve çalışma metodolojisindeki problemleri göstermeyi amaçlamaktadır.
₺200,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medya ve İletişim
“Yeni Medya ve İletişim”, yeni medyaya ve yeni medyadaki iletişim biçimlerine değinmektedir. Dijitalleşmenin yaşam biçimi olarak sunulması ve dijital kaynakların insani yaşam fonksiyonu haline gelmesi ile toplumsal yaşamın değişmesi, kültürel değişim ve dönüşümler, farklılaşan teknolojik bakış açıları gibi sonuçları ortaya çıkarmıştır. Bu sonuca bizi götüren en önemli araç internet bağlantılı mobil cihazlar ve bunlarla büyüyen hatta doğan yeni kuşaktır. “Z” ve “Net” Kuşakları olarak adlandırılan bu kuşaklar, toplumsallaşma adına ve dijital medya şirketlerinin ürünlerini tüketerek tüm değişimlere ve dönüşümlere katkı sağlamaktadır. “Yeni Medya ve İletişim” kuşaklara, dijitalleşmeye ve sonuçlarına, dijital kültür ve kimliklere değinerek toplumsal yapının geleceğini ortaya koymaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Televizyon Dizilerinin Üretiminde Emek Süreci
İletişim alanında, birbirinden çok farklı perspektiflerden hareketle sıklıkla çalışılan konuların, kanal/endüstri, içerik ve izleyici olduğu bilinmektedir. Emek süreci ise sosyal bilimler yazınında olduğu gibi iletişim araştırmalarında da neredeyse görünmezdir. Alandaki temel incelemelere ve kuram kitaplarına bakıldığında, bu görünmezlik belirginleşse de, konuyu ele alan sınırlı sayıdaki incelemenin teorik ve kavramsal yönelimleri önemli bir birikim oluşturmaktadır. İletişim alanında, emek süreci incelemelerinin dayanağı olan iki temel yaklaşım, ana akım yaklaşımlar ve Marksizmden beslenen eleştirel yaklaşımlardır. Ana akım yaklaşımlar, odağına işçi verimliliği nasıl artırılır? sorusunu yerleştirirken, eleştirel yaklaşımlar, ekonomi politiğin sonunun ilanı ile gelerek emek sürecini, kimlikler, yaşam tarzları, dilbilimsel pratikler ve sınıfların sosyolojik görünümlerinden hareketle açıklamaktadır. Bu kitap ise alanda “görünmez” olan bir konuyu “görünmez” olan ekonomi politik yaklaşımdan hareketle ele almaktadır. Televizyon dizilerinin üretiminde emek sürecine odaklanan çalışma, sahada gerçekleştirilen bir araştırma eşliğinde, dizi üretim sürecinde kontrol ve denetim sorununu, set işçilerinin çalışma koşulları ve bu koşullara ilişkin olarak emek ve sermaye örgütlenmeleri arasındaki mücadele biçimlerini içermektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Zarâfetin Peşinde
Osmanlı Arşivi’nde, Dâhiliye Nezâreti Sicill-i Ahvâl İdaresi’ne ait bir defterin satırları arasında, sıradan bir memuriyet kaydına sıkışmış küçük bir ibare: “Zarâfet” adlı bir eser kaleme almış.
Bu satır, Antakyalı bir taşra memuru olan Çinçinzade Hakkı Efendi’yi, resmî bir dosyadan çıkarıp tarihin sayfalarına yeniden taşır. Bir yanda terfiler, tayinler, tahkikatlarla örülü bir bürokrat hayatı; öte yanda edebi, sözü, gönlü, sofrayı, yolu ve duayı konu alan bir görgü ve hikmet risalesi.
Bu kitap, bir sicil kaydıyla bir eseri yan yana okuyarak, 19. yüzyıl sonu Osmanlı taşrasında bir insanın hem devlete karşı görevlerini hem de kâğıda döktüğü düşünce dünyasını birlikte anlamaya çalışır. Kayıtların arkasındaki insanı arayanlar için bir davet.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Sinemada Irk Ayrımcılığı Tartışmaları
Irkçılık olgusu geçmişten günümüze insan hayatına yerleşen ve daima güncelliğini koruyan bir olgudur. Bu olgu insan hayatına kimi zaman gizli kimi zaman da açık ve şiddetli bir şekilde yansımaktadır. Toplumların bu olguya karşı çıkarmış oldukları yazılı ve sözlü koruyucu yasalar olmasına rağmen ırkçılık olgusu toplum yaşamını terk etmeyecek gibi görünmektedir. Sinema insan hayatının gerçekliğini geniş kitlelere beyaz perde aracılığıyla sunmaktadır. Sinemada ideolojik söylem ve temsiller oldukça fazla yer almaktadır. Bu kitapta Amerikan ve Türk sinemalarının ırkçılık olgusunu beyaz perdeye hangi unsurlar ve koşullar çerçevesinde yansıtıldığı belirlenmek istenmiştir. Irkçılık temsili diyaloglar, sembolik göstergeler ve karakter analizleri üzerinden göstergebilimsel analiz yöntemi ile analiz edilerek söylem analizi yöntemi ile de film içinde yer alan örneklemler desteklenmeye çalışılmıştır. Hem Amerikan hem de Türk sinemasında yer alan filmler amaçlı örneklem yöntemi ile seçilerek analiz edildi. Amerikan ve Türk sinemalarının, ırkçılık olgusunu etnik köken, ırksal farklılık, dinsel çeşitlilik ve bedensel farklılık bağlamında farklı şekillerde temsil etmektedirler. Özellikle de Amerikan sineması, Türk sinemasına nazaran ırkçılık olgusunu daha sert ve şiddetli göstergeler ile beyaz perdeye yansıtarak beyazların üstünlüğü olarak kabul edilen “üstün ırk” olgusunu temsil etmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Bitlis Kalesi 2023 Yılı Kazı Sezonu ve Buluntuları
Tarih boyunca jeopolitik konumu sebebiyle önemli şehirlerin başında gelen Bitlis, çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bitlis’in merkezinde tepelik bir alan üzerinde bulunan Bitlis Kalesi ise bölgedeki kültürel birikimin en önemli temsilcilerindendir. Şehre hakim bir konumda bulunan içkalede 2004 yılında başlayan kazı çalışmaları günümüzde de devam etmektedir. Yapılan çalışmalar neticesinde Bitlis tarihine ve kültürüne dair çeşitli verilere ulaşılmıştır. Bitlis’teki en eski yerleşimlerden birinin de olabileceği düşünülen kale hakkında Evliya Çelebi seyahatnamesinde oldukça kapsamlı bilgiler bulunmaktadır. Çalışmamızda 2023 yılı Bitlis Kalesi kazı çalışmaları ile bu çalışmalar neticesinde ele geçirilen çini, seramik, metal, cam ve kemik objelerin tanıtılması amaçlanmıştır. Daha önceki kazı çalışmalarının mevcut verilerle harmanlanarak ele alındığı bu yayında Bitlis Kalesi yerleşimi somut olarak ortaya konulmaya çalışılmıştır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
XIII. Yüzyıldan Günümüze Yazılı Metinlerden Tanıklarla Tarihsel ve Çağdaş Türkiye Türkçesinde Sahiplik-Aitlik-Özgülük Kavramlarının İşaretlenmesi
Bu çalışmada, XIII. yüzyıldan günümüze kadar birbirinin devamı olarak gelişen, Türkoloji kaynaklarında -farklı adlandırmalar ve bölümlemeler yapılmakla birlikte- genellikle Eski Anadolu Türkçesi, Osmanlı Türkçesi ve Türkiye Türkçesi terimleriyle adlandırılan dönemlerde verilmiş yazılı metinlerden hareketle sahiplik, aitlik, özgülük kavramlarını işaretleyen dil birimlerinin belirlenmesi; işaretlemeleri doğuran ilişkilendirmelerin, işaretlerin kullanıldığı söz varlığı ögelerinin ortaya konulması ve kapsama ilişkin bir kesit sunulması amaçlanmıştır. Çalışmada, tarihsel ve çağdaş Türkiye Türkçesinin farklı türlerde ve konularda yazılmış eserlerinden seçilen örnekler taranarak sahiplik, aitlik, özgülük kavram alanları çerçevesinde değerlendirilebilecek Arapça, Farsça, Türkçe kökenli işaretlere yer verilmiş; belirlenen işaretler, kaynak dillerine, gramer kategorilerine ve konularına göre sınıflandırılarak incelenmiştir.
₺1.450,00
KİTAP TANITIMI
Örgütlerde Toksik Davranışlar
Canlılara zarar veren, zehirli bir madde anlamına gelen toksik kavramı son yıllarda sadece fen bilimleri açısından ele alınan bir kavram olmaktan çıkmış örgütsel anlamda da çok sık kullanılmaya başlanıldığı görülmektedir. Günümüzde örgütsel yönetim açısından da incelenmesi gereken önemli bir kavram haline gelmiş durumdadır. Örgütsel başarının önünde zehirli sayılan toksik davranışlar ortadan kaldırılmadan örgütsel bir başarıdan bahsedilmesi mümkün değildir. Bu yönüyle örgütlerin varlıklarını sürdürebilmeleri ve sağlıklı bir ortamda faaliyetlerde bulunabilmeleri için olumsuz davranışlar olarak ifade edilen “toksik davranışlar”ın neler olduğu ve nasıl baş edilmesi gerektiği hususu hem yöneticilerin hem de çalışanlar açısından önemle üzerinde durulması gereken konuların başında gelmektedir.
Çalışmada bütününde genel olarak, örgütlerdeki toksik davranışlar olarak ifade edilen; sapma, intikam, işyerinde saldırganlık, toksik örgütsel unsurlar, nepotizim, ikiyüzlülük, sessizlik, sinizim, cam tavan sendromu, kraliçe arı sendromu, mobbing, iş yeri nezaketsizliği, kronizm, haset ve ifşa etme ile ilgili konular hakkında bilgiler verilmiştir.
“Örgütlerde Toksik Davranışlar” başlıklı bu bilimsel eserin okuyuculara faydalı katkılar sunması temennisiyle
Dr. Öğr. Üyesi Turhan MOÇ
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Dönüşümün Yüzleri
Dünya genelinde hem ülkeler arası hem de her ülkede bireyler arası eşitsizliklerin her geçen gün daha da arttığı inkâr edilemez bir gerçektir. Tarih boyunca insanlar genellikle dini ve ahlaki nedenlerden dolayı güçsüz olanlara yardım etmişlerdir. Ancak çoğu zaman dini kurumlar ya da yardım dernekleri gibi geleneksel dayanışma ağları tarafından yürütülen yardım faaliyetleri, sanayi devrimi sonrasında devlet tarafından yürütülen örgütlü, sürekli ve düzenli faaliyetlere dönüşmüş ve sosyal hizmetler adını almıştır. 20. yy.da modernleşmenin getirdiği sosyal sorunlar, ülkemizde derinden yaşanmıştır. Oluşan yeni toplumsal yapıdaki gelişmeler için farklı dönemlerde yeni sosyal politikalar geliştirilmiştir. Çalışmamızda güncel sosyal politikanın mekânsal iki farklı uygulaması ele alınmaktadır. İlk bölümde Tazelenme Üniversitesi ve yaşlılık için katkısı incelenmiştir. İkinci bölümde giderek yaygınlaşan güvenlikli özel sitelerin sosyal yaşama etkileri ve yarattıkları yeni sosyallikler incelenmiştir. Son olarak, toplumun giderek belirginleşen bir kesimi olan çocukların, oyun alanları ve teknolojinin yeni yüzü olan karanlık fabrikalar tartışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
ÉDUCATION ET SOCIOLOGIE
Durkheim a enseigné toute sa vie la pédagogie, en même temps que la sociologie. À la Faculté des lettres de Bordeaux, de 1887 à 1902, il a toujours donné, hebdomadairement, une heure de cours à la pédagogie. Ses auditeurs étaient surtout des membres de renseignement primaire. À la Sorbonne, c’est dans la chaire de Science de l’Éducation qu’en 1902 il suppléa, qu’en 1906 il remplaça M. Ferdinand Buisson. Jusqu’à sa mort, il y a réservé, à la pédagogie, un tiers au moins, et souvent les deux tiers de son enseignement: cours publics, conférences pour les membres de l’Enseignement primaire, cours aux élèves de l’École Normale Supérieure. Cette uvre pédagogique est presque entièrement inédite. Nul de ses auditeurs, sans doute, ne l’a embrassée dans toute son étendue. Nous voudrions ici la présenter en raccourci
₺325,00
KİTAP TANITIMI
THE EFFECT OF CONTAINER SHIPPING ON THE TURKISH ECONOMY
Increasing trade volume and diversity of goods movements around the world have brought to the forefront the practical and high quality transfer of products. Today, many different products can be carried with different types of containers on the international scale. Modal transport is used in the transportation today where at least two of transport systems, i.e. road transport, rail transport, air transport, sea transport, pipelines are used. However, especially sea transport is used in international transportation, that’s why the containerization is called industrialization of maritime transport.
In this study, primarily general information is given about container description, history of container transportation, container types, container ships, ports and handling equipment and evaluation is made about container shipping and ports in the World and in Turkey. The effect of container shipping on the economy is considerable. In order to examine the presence of this effect, relationship between container shipping and economic growth in Turkey is examined by using the quarterly data between 2004Q1–2017Q3 by means of several econometric methods.
As a result of co-integration tests, the existence of a positive bi-directional relationship has been found between TEU-type total handling which represents the container transportation in the long run andreal GDP (Gross Domestic Product) which represents representing economic growth.
As a result of the Granger causality test -although the sign of the relationship is not clear in the short term – it has been understood that actual changes in income affect the changes in the total handling. As a result of the impulse response analyze, the effect of change in real income have always positive effect on total handling except for the 5th and 6th periods; as a result of the variance degradation. 69percentage of change in total handling is explained by variable itself and 31 percentage is explained by reel GDP. It is concluded that there is a positive meaningful relationship between the change in the real income and the change in the total handling in the result of the estimation of the OLS. Accordingly, as a result of the findings, it is seen that there is a relationship between economic growth and container transportation in both short and long terms. Having a sustainable rate of economic growth in Turkey, especially in short run will also increase total container handling in terms of TEU. Besides especially in the long run, increase in total container handling in terms of TEU triggers the increase in economic growth. In this regard the container transportation have said that it is very important for Turkey.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Düzen
Dijital düzen her şeyden fazla fazla vermektedir insana; kendisinden bile… Parçalanmış birey, bir sürü alt kimlik içerisinde kendini bulamaz olmuştur ‘Tüket, mutlu ol!’ sözlerine kanarak duygularını markalara pazarlatan, sonra da ‘Kara Cuma’larda hesapsızca harcayan, kalbi kırık insanın kendisine rağmen hayatta kalma çabasıdır diyebiliriz dijital düzen için. Bu bağlamda, umudu sürdürmek isteyen insanın mutluluk arayışındaki ‘kısayoludur’ simülasyon; fakat bu ‘kısayol’, insani becerileri teknolojiye teslim ettikçe, geriye dönüşü olmayan bir yok oluşla da sonlanabilir… Dolayısıyla dijital düzen, insanlığımızı hatırlamamız ve ona sahip çıkmamız gereken, yoğun tempolu, tembelliğe tahammülü olmayan ve birey olarak varlığımızı devam ettirmek istiyorsak üretim odaklı düşünmemizi talep eden bir dönemin de habercisidir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türk Polisiye Romanında Celil Oker
“Şu Hava Kuvvetleri’nden müstafi, THY’den kovulma, kendisine saygısı olan hiçbir “frequent flyer”ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf çartır şirketlerinde bile tutunamayan, sayenizde MS Flight Simulator’ın Cessna’sını bile adam gibi indirmekten âciz eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal…”, 1999 yılında düzenlenen Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Yarışması’nda Çıplak Ceset adlı romanıyla birincilik kazanan Celil Oker’in yerli özel dedektifidir. Celil Oker’in hard boiled/kara roman türünde kaleme aldığı mizah ve ironi ile örülü romanlarında İstanbul’u karış karış gezen Remzi Ünal; suçun arka planına uzanır, hayatı sorgular ve toplumdaki yozlaşmanın bireyler üzerindeki etkilerini açığa çıkarır. Hem tipik hem sıradan bir karakter olan Remzi Ünal; “süper kahraman” olma sevdasından uzak duruşu, soğukkanlı tavırları, keskin gözlem gücü, ezber yeteneği, ayrıntı avcılığı ve kendi kurallarına bağlı yaşayış tarzıyla Türk polisiyesinde unutulmaz bir dedektif olarak yerini alır.
KİTAP TANITIMI
Tükenmişlik Sendromu
Tükenmişlik sendromunun hem bireylerin kendilerinde hem de çalıştıkları örgütlerde ciddi sorunlara yol açması bu kavramın araştırılması gerekliliğini doğurmuş olup; bu kitapta tükenmişlik sendromunun tanımı, nasıl ortaya çıktığı, alt boyutlarının neler olduğu, belirtileri, nedenleri, sonuçları ve nasıl baş edilmesi gerektiğine dair temel bilgilere yer verilmektedir. Kitapta yer alan bu bilgilerin, tükenmişlik sendromunun ne olduğunu anlamak; kavrama dair geliştirilen modelleri, bireysel ve örgütsel düzeyde var olabilecek nedenlerini ve belirtilerini öğrenmek; sendromun neden olduğu sonuçlara ve bu sonuçlarla nasıl baş edilebileceğine, tükenmişliğin nasıl önlenebileceğine dair bilgi edinmek isteyen kişilere faydalı olacağı umulmaktadır. Bu doğrultuda kitabın hem bireyler hem de örgütler için kaynak niteliğinde olduğu ifade edilebilir.
31
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Örgüt Kültürü Çalışmaları
İşletmeler, insan unsurunun verimli ve etkili olarak iş görmesi gayretindedirler. Bu nedenle, motivasyonu artırma yöntemlerine önem verilmesi, işgörenin işe aidiyetinin istenmesi ve işgörenleri birbirine bağlayacak örgüt kültürünün var edilmesi yöneticileri düşündüren konular arasındadır. Bu kitap, örgüt kültürü üzerine kavramsal açıklamalar getirerek, Türkiye’de örgüt kültürü çalışmalarının nitel analizini yapmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, örgüt kültürü literatürü ayrıntılı olarak incelenmiş, yapılan çalışmalar sistematik bölümlemeler ile yorumlanmış, Türkiye’de ve dünyada yapılan örgüt kültürü araştırmaları karşılaştırılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
ENDÜSTRİ 5.0
Sanayi, tarih boyunca teknolojik gelişmelerin yanı sıra ekonomik gereksinimler ve toplumsal beklentiler doğrultusunda sürekli değişmiştir. Günümüzde bu değişimin yeni aşaması, Endüstri 5.0 olarak anılmaktadır. Endüstri 5.0, üretim sistemlerini daha akıllı ve bağlantılı hale getirirken insanı, çevreyi ve dayanıklılığı merkeze alan anlayışıyla öne çıkmaktadır. Bu kitapta Endüstri 5.0’ın gelişim süreci, kavramsal temelleri, insan merkezlilik, sürdürülebilirlik ve dayanıklılık değerleri, yapay zekâ, dijital ikiz, siber-fiziksel sistemler ve insan-makine iş birliği gibi teknolojik bileşenleri bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmaktadır. Ayrıca kitapta Endüstri 5.0’ın kavramsal ve teknolojik sınırlılıkları irdelenmekte, uygulamada karşılaşılan zorluklar tartışılmaktadır. Kitabın, Endüstri 5.0’ı farklı boyutlarıyla anlamak isteyen araştırmacılar ve uygulayıcılar için kapsamlı bir başvuru kaynağı olması temenni edilmektedir.
KİTAP TANITIMI
Les relations diplomatiques à Istanbul au XVIIIe siècle à travers le point de vue du diplomate français Villeneuve
Ce livre porte sur la diplomatie culturelle de la France à Constantinople à travers l’étude littéraire de dépêches, écrites par Villeneuve de Villeneuve, marquis de Forcalqueiret, baron de Saint-Anastaze, ambassadeur de France en 1728-1741. Ces dépêches étaient destinées à la Cour de France à l’époque de l’Empire ottoman, sous le règne du Sultan Ahmed III et du Sultan Mahmud Ier pendant le deuxième quart du XVIIIe siècle. L’enjeu est d’analyser les dépêches, qui tiennent une place importante dans l’histoire de la diplomatie française en Orient, pour les définir comme un genre viatique spécifique en nous concentrant sur Villeneuve.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
History of Education
The school is a product of civilization. It became necessary because of the division of labor caused by the multiplication of the interests of mankind which made it impossible for the home to continue wholly to care for the training of its children. The history of education must not merely treat of the development of the school, but it must consider education in its broader meaning; that is, as a history of civilization. For this reason some of the great educators of the world who have not been school teachers, must receive consideration.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Din Sosyolojisinin Tarihsel Serüveni
Din Soyolojisi’nin tarihsel serüvenini anlatan bu kitapta İbn-i Haldun ve Katip Çelebi’den Naima’ya, Ferdinand Tönnies’ten Durkheim’a, Karl Marx’tan Max Weber’e, Wright Mills’den Jean Baudrillard’a, Karel Dobbelare’den Micheal Foucault’ya, Eleştirel Kuram’dan İmmanuel Wallerstein’a, Norbet Elias’tan Peter Berger ve Thomas Luckmann’a ve hatta Ziya Gökalp’e kadar sosyolojinin hemen bütün zihinsel kilometre taşlarına yer verilmeye çalışıldı. Katkısı olan ve ricamızı kırmayarak bölüm yazan tüm bilim dostlarımıza teşekkürü bir borç biliyoruz. Umarız zevkle okunur ve müstefit olunur.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e Armağan -55. Yaş Anısına- Cilt II
Şair, hoca ve bilim adamı kimliği ile kültürümüze pek çok yönden önemli katkılar sağlamış olan Prof. Dr. Bayram DURBİLMEZ, 55 yaşında. Yarım yüzyılı aşan bu hayata yüzlerce şiir, makale ve bildiri, onlarca kitap sığdıran, binlerce lisans ve çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisi yetiştiren DURBİLMEZ’in meslektaşları, dostları ve öğrencileri, bu yılın Cumhuriyetimizin de 100. yılı olması münasebetiyle, onun hizmet ve katkılarının anısına bu armağan kitabını hazırladı.
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’da Türkçe Yazılmış Matbu Kırk Hadisler ve Din Eğitimi Açısından Önemi
Hicri II. asırdan itibaren yazılmaya başlanan kırk hadisler, belli sayıda hadisin bir araya getirilmesiyle oluşmuş ve tarihi süreç içerisinde bir geleneğe dönüşmüştür. Muhtevasının hadis olması ve ulemanın dışında farklı meslek gruplarına mensup kişilerin de kırk hadis yazmış olması, kırk hadis eserlerini önemli kılmaktadır.
Farklı milletlerin geleneklerinde kırk hadis eserleri olmakla birlikte, Osmanlıda Türklerin kırk hadis geleneğine daha çok sahip çıktığı görülmektedir. Osmanlıda en çok kırk hadisin şairler tarafından yazılmış olması, çok sayıda manzum kırk hadisin yazılmasına sebep olmuştur. Osmanlıda yazılmış birçok kırk hadis risalesi, kendi döneminin sosyal kültürel yapısına ışık tutmuştur. Dini-didaktik bir anlayışla kaleme alınan kırk hadisler, günlük hayatta Müslümanların problemlerine çözüm bulmayı, onlara dünya ve ahiret saadetinin yolunu göstermeyi amaçlamıştır.
Bu çalışmada, ulema, hekim siyasetçi ve şairler tarafından yazılmış on iki kırk hadis eserinin din eğitimi açısından incelemesi bulunmaktadır. Çalışmamızda yer alan kırk hadisler; tıp, siyaset, iman, ibadet, ahlak ve hayatın birçok konusuyla ilgili hadisleri kapsamaktadır.
Kerderli Mahmut b. Ali tarafından kaleme alınan “Nehcül Feradis”, Ali Şir Nevai’nin “Türcüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Mustafa Cemi tarafından tercümesi yapılan; Akkirmani ve Birgivi’nin “Şerhu’l Ehadisi’l Erbain”, Okçuzade Mehmet Şahi’nin “Ahsenü’l-Hadis”, adını verdiği eseri, Nabi’nin “Tercüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Ömer Ziyaeddin Dağistani’nin “Hadisi Erbain fi Hukuki Selatin”, isimli eseri, Münif’in “Tercüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Âşık Çelebi’nin “Şerhu Hadis-i Erbain” adlı eseri, İsmail Hakkı Bursevi’nin “Şerhu Hadis-i Erbain” adlı eseri, Ahmet Naim’in “Kırk Hadis” eseri, Miralay Hüseyin Remzi nin “Tıbb-i Nebevi” adlı eseri, Mustafa Taki Efendi tarafından Osmanlı Türkçesiyle kaleme aldığı “Kırk Hadis Yahut İlm-i Hal’i Siyasi ve İctimai” adlı eseri, Osmanlıda Türkçe yazılmış matbu olarak neşredilmiş kırk hadis eserleridir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Batı Hegemonyasının Ötesine Geçmek Alternatif Bir Uluslararası İlişkiler Sözlüğü
Uluslararası ilişkiler disiplini, Batı’nın tikel tarihsel deneyimlerini evrensel geçerlilik iddiasıyla sunan hegemonik bir bilgi anlayışı üzerine inşa edilmiştir. Bu çalışma, disipline yön veren Batı-merkezli epistemolojik çerçeveye eleştirel bir müdahalede bulunarak uluslararası ilişkilerin kavramsal ufkunu genişletmeyi ve daha çoğulcu bir bilimsel zeminin imkânlarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Geleneksel sözlük anlayışının ötesine geçen bu eser, Çin siyaset düşüncesindeki Tianxia, Afrika felsefesindeki Ubuntu, Latin Amerika yerli düşüncesindeki Buen Vivir ve İslam siyaset teorisindeki Asabiyet gibi kavramları kapsayan geniş bir entelektüel mirası, her biri 450–600 kelimeden oluşan özgün maddeler aracılığıyla incelemektedir. Her kavram, kendi tarihsel ve kültürel bağlamı içinde değerlendirilmiş; Batı-merkezli analitik kategorilere indirgenmeden, özgün kuramsal ve düşünsel bütünlüğü korunarak incelenmiştir. Alandaki yerleşik bilgi kalıplarına eleştirel bir alternatif sunan bu sözlük, uluslararası ilişkiler literatürünün kavramsal çeşitliliğini görünür kılmayı ve araştırmacılar, akademisyenler, öğrenciler için kapsamlı bir başvuru ve referans kaynağı olmayı hedeflemektedir.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Japonca Dilbilgisi Yapılarının Anlam ve Kullanımları
Japonca öğrenirken veya öğretirken karşılaşılan en önemli sorun, Japoncayı öğrendikçe ve seviyemiz temel seviyeden orta ve ileri seviyeye ilerledikçe, dilbilgisi yapılarının artışıyla birlikte anlam ve kullanıma yönelik sorunlarımızın yoğunlaşmasıdır. Bir yapının birden fazla anlama gelmesi ya da tek tek bir anlamın birden fazla yapıyla ifade edilmesi, Japonca öğrenimini zorlaştırır. Bu durum ise anadili Türkçe olanların kafasında büyük bir karmaşa oluşturmakta, özellikle konuşurken veya yazarken söylem ortamı ve bağlama uygun olan dilbilgisi yapısı hususunda karar verememe ya da tereddüt yaşamasına yol açmaktadır. Bu sorunu gidermek için yazılan bu kitap, her bir Japonca yapının Türkçe olarak ele alınması ve özellikle anlamca birbirine benzeyen yapılar arasındaki karşılaştırmalara yer verilmesi bakımından özgün bir değere sahiptir. Ayrıca Japonca öğreten veya öğrenenler ve araştırmacılar için, bilimsel bir başvuru kaynağı olma niteliği de taşımaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
KÜTAHYA HALK ŞAİRLERİ
Türk edebiyatında sanat, edebiyat, şiir ve kültür merkezi olarak önemli bir yere sahip olan Kütahya, yetiştirdiği şairler bakımından Osmanlı şiir coğrafyasına etki eden kadim şehirlerimizden biridir. Kütahyalı Evliya Çelebî’nin bahsettiği iki yüz elli yedi şehir içerisinde Kütahya, altıncı edebî muhit olarak dikkat çekmektedir.
Selçuklu’dan Germiyan’a, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e yüzlerce şair yetiştiren bu kutsal şehir, klasik divan şiirinin başkentidir. Şeyhoğlu Mustafa, Ahmedî, Ahmed-i Daî, Şeyhî ve Cemalî gibi divan edebiyatının kurucu şairleri Germiyan sarayında yani Kütahya’da yetişmiştir.
Kütahya, divan şiiri dışında tekke ve halk şiiri geleneğinde de önemli bir yere sahiptir. Kütahya’da halk şiiri geleneğinin ilk önemli şairi Âşık Sırrı’dır. Âşık Sırrı’dan sonra Âşık Şükrü, Ârifî, Pesendî, Âşık Kâmilî, Âşık Ömer eliyle yirminci asra ulaşan Kütahya halk şiiri geleneği günümüzde iki koldan devam etmektedir. Bu kollardan birincisi Bektaşi şiir geleneğini sürdüren âşıklar ve zâkirler yolu, ikincisi iki binli yılların başında kurulan Kütahya Şiir Sevenler Derneği’nde faaliyet gösteren kalem şairlerinin yoludur.
Kütahyalı veya Kütahya’ya hizmet ettiği için Kütahyalı kabul ettiğimiz halk şairlerini ele aldığımız bu çalışmada yer alan şairlerimizin hayat hikâyelerini ve şiirlerini incelediğinizde Türkistan coğrafyasından Anadolu’ya taşıdığımız derin bir halk kültürünün izlerini göreceksiniz.
KİTAP TANITIMI
Konaklama İşletmelerinde Kriz Yönetimi
Türkiye’de, günümüze kadar yaşanan sorunların ve sorunlu dönemlerin, incelenmesi sonucunda ortaya çıkan tabloya göre, yakın gelecekte ve periyodik aralıklarla, geçmişte yaşananlara benzer nitelikte fakat belki de başka resim ve senaryolarla yeni olaylar, oluşumlar ve krizlerin gündeme gelebilmesi mümkün görülmektedir. Ancak ülkelere olumsuz yönde etkileri bulunan bu tür olayların yapısını, nedenlerini ve çözüm yollarını irdelemek aynı zamanda sebep-sonuç ilişkisi kurarak gerekli hazırlıkları, yerinde ve zamanında yapmak, bu tür olayların engellenmesi mümkün olmasa bile en az zararla atlatabilme şansını yaratmakta bu ise, krizlerin ülkemize olan maliyetinin yüksek olmasının engellenmesi anlamına gelmektedir. Kitapta, Turizm işletmelerinin ve turizmin temel taşı olan konaklama işletmelerinin krizlere hazırlıklı olmaları, rekabet güçlerinin artırılması, esnek ve güçlü bir yapıya kavuşturularak krizlerle baş edebilmesinin sağlanması için kriz öncesi, kriz sırası ve kriz sonrası dönemlerde uygulanması gereken stratejiler anlatılmaktadır. Bununla birlikte, soğuk savaş sonrası dönemde yaşanan dönemsel nitelikli olayların Türk ekonomisinde ne tür sorunlara yol açtığı, etkilerinin neler olduğu, Türk turizm işletmelerinin yaşanan krizlerin hangilerinden, ne düzeyde etkilendikleri ve bu tür olaylar karşısında uygulanması gereken stratejilerin neler olduğuna yer verilmekte olup, özellikle konaklama işletmelerinin yöneticilerine, çalışanlarına ve konuya ilgi duyanlara faydalı olacak bilimsel bilgiler verilmektedir.
KİTAP TANITIMI
ANTAKYA ORTODOKS KİLİSESİ
Antakya Ortodoks Patrikliği, Batı’dan gelen misyonerlerden dolayı siyasi ve idari olarak büyük bir yıkıma uğramıştır. Misyonerlerin etkisiyle Ortodokslar arasından devşirilen Katolik cemaat, kısa zamanda Antakya Ortodoks Rum Kilisesi’nin yönetimini eline geçirmiştir. 1830’lu yıllarda Maximus III Mazlum’un Antakya Katolik Rum Kilisesi’ni kurmasına kadar da kilisede yönetim çoğunlukla Katolikliği benimsemiş patriklerin elinde kalmıştır. 1850’li yıllarda üst üste ölüm hadiseleriyle sarsılan kilise, bu yıllardan sonra yeniden dirilişe geçmiştir. Antakya Ortodoks Rum Kilisesi yüzyıllarca etkisinde kaldığı İstanbul Ortodoks Rum Patrikliği’nin, Antakya’da hatırı sayılır bir Rum cemaat kalmadığından, kilise cemaatinin tamamını oluşturan Araplar kendi patriklerini seçmek ve patrikliği Araplaştırabilmek amacıyla zorlu ve uzun soluklu bir mücadelenin kapısını açtılar. Bu mücadelede köken itibariyle Rum olan Patriklerin ya Papalığa ya da İstanbul Rum Patrikliğine biat ettikleri tespit edilmiştir. Gelecekte ekümenik bir patriğin ortaya çıkaracağı problemlerle uğraşmak istemeyen Osmanlı Devleti, 20 Ekim 1884’te kilisenin teşrifattaki adından “Ortodoks” ibaresini çıkararak İstanbul Rum Patrikliği’ne indirgemek zorunda kalmıştır. Bu tarihten sonra Antakya kilisesinin teşrifattaki adı ise Antakya Ortodoks Patrikliği olmuştur.
Yüzyıllarca Rumların bir vassalı gibi yaşayan Arap metropolitler, bu değişiklikten sonra ilk defa kendilerine ait milli bir kilise kurmak ve Arap bir patrik seçmek için, o zamana kadar cemaatlerle ilgili her işin dışında kalmayı başaran Osmanlı Devleti’ni de meselenin içerisine çektiler. Sonuçta Arap soyundan gelen Lazkiye Metropoliti Meletiyos Efendi, 6 Mart 1899’da patrik kaymakamlığına tayin edildi ve 30 Nisan 1899’da da patrik seçildi.
Meletiyos Efendi’nin patrik seçilmesiyle Antakya Ortodoks Patrikliği’nin 1720’li yıllarda başlayan Rum hegemonyasından kurtulma ve millileşme süreci 1899’lu yıllarda tamamlanmıştır.
Bu çalışma Osmanlı Devleti ile Batılı aktörler arasındaki din ve mezhep çatışmaları üzerinden baş gösteren rekabet ve mücadeleler hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.
₺390,00