KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

TANZİMAT DÖNEMİ NÜFUS SAYIMLARINDA KARACASU KAZASI
₺440,00 -

Spinoza’da İdeoloji Kavramının Kökenleri
₺380,00 -

Soğuk Savaş Döneminde Yugoslavya
₺780,00 -

SİGORTA SEKTÖRÜNDE ACENTE-ŞİRKET İLİŞKİLERİ
₺275,00 -

Sakai CLE İş Birliği ve Öğrenme Ortamı
₺235,00 -

Reklamda Kaynak ve Kanal Olarak Sosyal Medya Fenomenleri
₺340,00 -

POETICS
₺380,00 -

Öğrenen Destek Hizmetlerinde Kalitenin Ölçümlenmesi
₺210,00 -

Ordu İli Turizm Merkezlerinin Çok Kriterli Karar Verme Yöntemlerine Göre Analizi
₺250,00 -

Mustafa Seyit Sutüven’in Şiirleri Üzerine Br Deneme
-

Mısırlı Napolyon
₺380,00 -

MAPLE İLE SEMBOLİK HESAPLAMA
-

Kümelenmenin Önemi ve Kümelenme İçin Uygun Sektörün Belirlenmesi: Erzincan İli Üzerine Bir Uygulama
₺275,00 -

Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği
₺275,00 -

Kelebek Etkisi Çalışma Yaşamında Değişim ve Dönüşüm
₺340,00 -

Japonca Ad Durum Ekleri
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Yönetim ve Medya Alanında Seçme Konular
“Yönetim ve Medya Alanında Seçme Konular “ kitabı yönetim ve medya alanında karşılaşılan bazı güncel kavramların tanımlarını ve özelliklerini sunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında kitap 6 bölümden oluşmuştur. Bu kitabın birinci bölümünde; Abdulselami SARIGÜL’ün “Siber Zorbalık ve Siber Mağduriyet Bağlamında Çocuk İstismarı: Sosyal Medya Anneleri Üzerine Değerlendirme” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın ikinci bölümünde; Akın AY, Serhat BEKAR ve Emin AKIN’ın “Post-Truth Çağında Değişen ve Dönüşen Gazetecilik” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın üçüncü bölümünde; Emre SEYREK’in “Liderliğin Diğer Yüzü: Karanlık Liderlik” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın dördüncü bölümünde; Harun SELÇUK’un “Sivil Toplum Kuruluşlarında (STK) Gönüllü Yönetim ve Halkla İlişkiler” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın beşinci bölümünde; İkram ALPSOY’un “Geleneksel Medya’dan Yeni Medya’ya Geçiş: Kavramsal Bir İnceleme” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın altıncı ve son bölümünde; Vural AKAR’ın “Çalışan İşe Tutulması” başlıklı araştırması yer almaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Process Management and Digital Solutions for Enterprises
In an increasingly digitized world, traditional process management techniques are becoming obsolete. Dr. Ozge Dogucs book explores new technologies like process mining and robotic process automation for enterprise process management.
Decorated with case studies, Process Management and Digital Solutions for Enterprises explains how process management should be done in modern enterprises. Dr. Doguc shows us how traditional enterprise processes such supply chain operations and enterprise resource planning must evolve to catch up with technology. Case studies and real-life applications from production, HR and sales provide guidance to the readers from different backgrounds.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Sredstva Hudojestvennoy Vırazitel’nosti. Tropı
Pratik Ders Kitabı’nda dilin sanatsal anlatım araçları olan metafor, metonimi, epitet, kişileştirme, karşılaştırma ve sinekdoş ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Bu bilgiler Rus ve Sovyet yazarların eserlerinden alınan orijinal örneklerle pekiştirilerek daha anlaşılır ve ilginç bir üslupla okuyucuya sunulmuştur.
Teorik bilgiler, dilbilimdeki anlatım araçlarıyla ilgili kabul edilmiş sistemin klasik anlayışına uygun olarak düzenlenmiş olup, psikodilbilim ve yapay zeka teorisiyle ilgili modern çalışmalarda yer alan bazı fikirleri de içermektedir. Çalışmanın amacı, öğrencilerin Rusçanın anlatım gücünü sanatsal anlatım araçları eşliğinde daha iyi kavramalarına, bu çerçevede anlatım yeteneklerinin gelişmesine ve bilişsel aktivitelerinin etkinleşmesine katkı sağlamaktır.
Pratik Ders Kitabı, Türkiye’deki üniversitelerin filoloji fakültelerinde yabancı dil olarak Rusça öğrenen son sınıf öğrencilerine yöneliktir. Bu sebeple, tüm teorik açıklamaların yanında Türkçe çevirisi verilmiştir. Ayrıca örneklerdeki bazı Rusça sözcüklerin gramatikal görevleri gösterilmiş ve Türkçe anlamları da sözlük halinde sunulmuştur.
Agienko Marina İvanovna, Doç. Dr., Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi öğretim üyesidir. Araştırma alanları: bilişsel dilbilim, pozitif pedagoji, dil öğretme yöntemleri, atölye sınıfları (çevrimiçi eğitim). Bugüne kadar Lancaster (İngiltere), Jenever (İsviçre), Stockholm (İsveç), Yeni Delhi (Hindistan) şehirlerinde gerçekleşen uluslararası düzeydeki bilimsel konferanslarda ve atölye çalışmalarında doğrudan katılımcı olarak yer almıştır.
Mayrambek Orozobayev, Doç. Dr., Ardahan Üniversitesi, İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi, Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü öğretim üyesidir. Araştırma alanları: Kırgız yazı dilinin söz varlığı, deyim bilimi, köken bilgisi, kültürel dilbilim, tarihsel Türk yazı dilleri, halk bilimi. Bugüne kadar gerek yurt içinde gerekse yurt dışında ulusal ve uluslararası düzeyde gerçekleşmiş olan Türk dil, edebiyat ve kültür tarihiyle ilgili çeşitli bilimsel etkinliklerde katılımcı olarak yer alarak katkı sağlamıştır.
₺190,00
KİTAP TANITIMI
Fıtratın İzinde: İslam ve Çevre
Çevrenin keşfi ve çevreyle etkileşim, insanlık tarihiyle yaşıttır. İklim değişikliği, doğal kaynakların tükenmesi ve biyoçeşitlilik kaybı gibi sorunlar, günümüzde insanlığın karşı karşıya olduğu büyük zorluklardır. Çevre konusu her şeyden önce zihniyet, düşünce, eğitim, kültür ve ahlâk meselesidir; çevreyle ilgili bireysel, toplumsal, ekonomik ve siyasal sorunlar buna bağlı olarak artmakta ve çeşitlenmektedir.
Bu çalışmada aşağıdaki sorulara cevaplar aranmıştır. Çevre sorunlarının derinleşmesine etki eden tarihi bir arka plan var mıdır? Dinlerin evrenle ilgili tasavvurları nelerdir? İslam dininin çevre-insan-yaratıcı bağlamında çevreye bakışı nasıldır? Çevrenin korunması, kaynakların sürdürülebilir olmasıyla ilgili İslamın öğretileri nelerdir? Din ve eğitimi, çevre sorunlarının önlenmesinde kaynak ve rehber olabilir mi?
Bu çalışmada, çevre duyarlılığında İslam dininin ve eğitiminin rolü incelenmiş, İslam dini ve eğitimi referans alınarak toplumda çevre bilinci ve ahlâkının oluşumuna destek olunması amaçlanmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyet Döneminde MALAZGİRT (1923-1960)
Malazgirt’in sosyal, siyasal ve kültürel hayatını merkeze alan bu kitap, erken cumhuriyetten çok partili döneme geçiş yıllarını kapsayan mikro-tarih ve kültür çalışmalarına örnek mahiyetindedir. Eser, makro planda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişi; mikro planda ise Malazgirt ve taşrasındaki idari, siyasi ve sosyo-kültürel yaşantının değişimlerini ortaya koymak çabasındadır. Kitap, Malazgirt’in tarihsel ve ideolojik yönlerine dikkatleri çekerek, Malazgirt’in iktisat ve modernleşme noktalarında yaşadığı yalnızlığa yahut geri kalmışlığa kayıt düşmektedir. Kitabın, sosyal bilimler içerisinde kent/şehir tarihi literatürüne katkı sunması hedeflenmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Dijitalleşmesi: Sosyal Ağın Zorlayıcılığı Üzerine
Eski ya da yeni bütün iletişim araçlarının hâkim üretim ilişkilerinden bağımsız düşünülemeyeceği vurgusu, yeni medyada aynı zamanda hem üretici hem tüketici (üretketici) olarak bulunan ücretlendirilmemiş emeğin analizini gerektirmiştir. Kapitalist toplumun her dönem kendini yapısal olarak yenileyen ama özü aynı kalan yasalarına göre yeni medyayı tartışmaya açmak, iletişim çalışmaları açısından hala güncelliğini korumaktadır. Fakat asıl merak uyandıran ve önemli olan enformasyonel, maddi olmayan, duygulanımsal ve dijital emek olarak nitelenen emek gücünün, küresel bilgisayar ağlarında sermaye birikimi açısından hangi işlevleri yerine getirdiği veya nasıl değer sağladığıdır. Diğer bir kritik soru ise yeni medya kullanıcı emeği üzerinden nasıl ideoloji yayar olmalıdır. Yeni medyanın katılımcı veya etkileşimli yapısının, kullanıcıları; aracı-tüketici konumundan birer kaynak-üretici konumuna getirdiği iddia edilse de günümüz sosyal ağların uyguladığı hedefli reklamcılık modelleri ve sosyal ağa üye olabilmek için onaylamamız gereken gizlilik koşulları bunun tam tersini söylemektedir. Sosyal ağlarda aracı olan kullanıcı ağın zorlayıcılığına çabucak boyun eğer.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
HABSBURG SERHADDİNDEKİ OSMANLI GARNİZONLARININ FİNANSMANI
Türkiye’de Osmanlı askerî tarihi konularını serhad çalışmaları kapsamında ele alan ve literatüre önemli katkılar yapan eserlere her geçen gün bir yenisi ekleniyor olsa da, devrin terminolojisini ortaya koyan, belgelerin doğru okunduğu kadar anlaşılmasını da sağlayan çalışmaların henüz benzer bir yoğunlukta yapılmamış olması alanın en önemli eksikliklerinden biri olarak göze çarpmaktadır. Zira meşruiyet skalasının bir parçası olarak imparatorluk mekânlarının mütemmim cüzü olan serhadlerdeki askerî örgütlenmenin ortaya konulması, bu bağlamda Osmanlı askerî tarihi üzerine yapılacak yeni çalışmalara ışık tutacak önemli argümanlar sağlayacaktır. Bu bağlamda elinizdeki çalışma, 1683-1699 Harbi’nde Osmanlı’nın Habsburg sınırındaki örgütlenmesini, garnizonların organizasyonundaki değişim ve bu değişimin yarattığı ekonomik koşullar çerçevesinde ele almaya çalışmaktadır. Harbin gidişatındaki değişime paralel olarak askerî ve malî tedbirlerin Osmanlı merkezî idaresi tarafından hayata geçirilmeye çalışılması ve bu yeni yapının beraberinde getirdiği problemlerin çözüme kavuşturulması, değişen yapıya uygun yeni bir askerî / malî uygulamanın yapılmasını zorunlu kılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İdeolojiler Bağlaminda Ak Parti’nin Sosyal Politika Yaklaşimi ve Uygulamalari
Bu kitap, AK Parti’nin ideolojisi çerçevesinde sosyal politika yaklaşımını ve uygulamalarını derinlemesine inceliyor. AK Parti’nin sosyal politikaları, siyasi ve ekonomik ideolojilerle nasıl şekillendi? Toplumun kırılgan kesimlerine yönelik ne tür adımlar atıldı? Kitabımız, bu sorulara cevap vererek AK Parti’nin sosyal politika vizyonunu ve uygulamalarını analiz ediyor. Sosyal politikalar ile liberalizm, sosyalizm, sosyal demokrasi, muhafazakar demokrasi gibi siyasi ve ekonomik ideolojiler arasındaki ilişkiye dair kapsamlı bir bakış açısı sunan eser; AK Parti’nin Türkiye’nin sosyal, ekonomik ve siyasi yapısına olan etkilerini anlamak için kritik bir kaynak. Tarihsel düzlemde ideolojiler ile sosyal politika ilişkisini irdeleyen bu detaylı inceleme, okuyucuya AK Parti’nin sosyal politika perspektifinin arkasındaki dinamikleri keşfetme fırsatı sunuyor.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK HALK EDEBİYATI
Halk Edebiyatı, halkın duygu ve düşüncelerini, özlemlerini, isteklerini dile getiren; sözlü gelenek ürünü, halkın zengin kültür değerlerini yansıtan bir edebiyattır. Halk edebiyatı, özünü, özlüğünü halktan aldığı için halkın edebiyatıdır. Özellikle halkın dünya görüşünü, sanat zevkini, düşünüş ve yaşayış düzenini, bunlarla ilgili gelenek ve görenekleri halk edebiyatında bulabiliriz. Halk edebiyatı, tarihi ve toplumsal kimliği, halkı esas alan dili, muhtevasıyla, Türk halkının milli özünü taşıyan, halkın değerleriyle bütünleşen, ondan kaynaklanan özellikleriyle, halkın en iyi ifade edildiği ve yaşatıldığı bir edebiyattır.
Bu kitapta Türk halk edebiyatının genel çerçevesinin çizilmesi, kaynakları ve bölümlerinin tanıtılmasından sonra birinci bölümde anonim Türk halk edebiyatı tanıtılmış ve türlerinden olan atasözleri, deyimler, bilmeceler, ninniler, alkış kargışlar, tekerlemeler ve halk hikayeleri ve onun önemli bir çeşidi önemli bir çeşidi olan Dede Korkut Hikayeleri üzerinde durulmuştur. Devamında yine anonim Türk halk edebiyatı türlerinden olan halk masallarına geçilmiş, sonrasında bunu efsane, halk fıkraları ve destan türleri sırasıyla izlemiştir. İkinci bölümde ise âşık edebiyatı ile ilgili önemli bilgilerden sonra bu edebiyatın kaynakları, başka edebiyatları etkilemesi ve 16 – 20. yüzyıllar arasındaki âşık edebiyatı genel olarak tanıtılıp önemli temsilcilerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde tasavvuf edebiyatı dil ve üslup özellikleri ile dönemlerine göre bu edebiyatın önemli temsilcilerinden bahsedilmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
L’homme et son tragique: l’humanisme dans la Peste d’Albert Camus
La tentative littéraire et philosophique d’Albert Camus reste sûrement parmi les plus originales du XXème siècle. En se donnant comme motif primordial de concevoir l’homme dans sa quête et son besoin du bonheur et la vie dans sa finitude, il se propose de fonder un nouvel humanisme libertaire, individuel, collectif et cosmique et ceci contre tout ce qui nie l’homme -absurde- en tendant à l’écraser.
Le fil conducteur de toute son oeuvre se rapporte ainsi à une lucidité tragique qui n’interdit pas l’exigence d’humanité. Son souci est d’abord d’identifier l’inhumain et de dénoncer ensuite la tyrannie du mal et l’abondance du malheur qui ne se caractérisent que par l’absurde. Il cherche donc à créer un certain ‘royaume de ce monde’, à fonder enfin l’humain sur les deux nouveaux concepts –révolte et amour- en proposant un nouvel humanisme méditerranéen’ inédit jusqu’alors.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’NİN MODERNLEŞMESİNDE HALKEVLERİ VE HAKKÂRİ HALKEVİ (1932-1951)
1932’de kurulan Halkevleri sadece belirli ilerle sınırlı kalmamıştır. Halkevi ve Halkodasının kurulduğu illerden birisi de Hakkâri olmuştur. Türkiye’nin en doğusunda bulunan Hakkâri bölgesinin bu dönemde dahi göz ardı edilmemiş olması büyük bir önem taşımaktadır. Zira dönemin o zor şartları altında dahi Mustafa Kemal ve hükümetin bölgeyle alakadar olması yapılan inkılap hareketlerinin Türkiye’nin belirli yerleri ile sınırlı olmayıp bütün Anadolu halkına yönelik yapılmış reform hareketleri olduğunu göstermektedir. Ayrıca bu çalışmada her şeyden önce tarafsızlık ilkesi doğrultusunda hareket edilmiştir. Değerlendirmeler yapılırken sınırlı kaynaklara bağlı kalmadan geniş bir kaynak taraması sonrasında bu çalışma hazırlanmıştır. Bu çalışmada öncelikle Halkevleri kurulmadan önce halk eğitimi için yapılan çalışmalara ve ardında Halkevleri, kuruluşu, çalışmaları ve faaliyetlerinden bahsedilmiştir. Halkevleri bir şube şeklinde değil, her ilde birden fazla şubeyle hizmet vermiş ve bu şubelerin de farklı alanlarda faaliyet gösteren kolları olmuştur. Halkevlerinin birer kolu durumunda olan bu şubelerin amaçlarından söz ederek, yaptıkları faaliyetler ele alınmıştır. Bu çalışmada; Başbakanlık Cumhuriyet Arşiv belgelerinden, Ankara Milli Kütüphane, TBMM Tutanaklarından, Halkevleri dergilerinden, Nüfus, Eğitim ve Kültür istatistikleri için İstatistik Umumi Müdürlüğü Tahrirlerinden, Süreli yayınlardan ve konuyla ilgili diğer eserlerden yararlanılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Sonrası Türkiyenin Balkanlar Üzerindeki Etkisi
Balkan yarımadası, hem coğrafi hem de siyasi ve politik anlamda engebeli, düzensiz ve istikrarsız bir yerdir. Balkanlar terimi, Batılı devletlere çatışma ve şiddeti anımsatır. Zaten, daha sonraları Balkan ismi kullanılmayarak Güney Doğu Avrupa olarak değiştirilmiştir. Çeşitli milletlere ev sahipliği yapan Balkanların ilk sahipleri İliryalılar ve Trakyalılar olmuş, en son olarak da Osmanlı devleti bu bölgede 500 yıl hüküm sürmüştü. Bu yüzden, Balkanlarda Osmanlı mirası devam ede gelmiş, fakat Türkiye yeni Osmanlıcılık politikasıyla hareket etmemiş, sadece Türk azınlığın sorunlarıyla ilgilenmeye çalışmıştı. Balkanlar, tarih içerisinde hep Avrupa’nın sınırı muamelesi görmüştür. Çünkü Balkanlardaki belirsizlik ortamına hiçbir devlet bulaşmak istememektedir. Sadece, Balkan milletleriyle tarihsel bağı olan devletler Balkanlar üzerinde politik emeller taşımıştır. Sırpların tarihsel mitleri yüzünden Sırp olmayan halklar, Sırplar tarafından baskı altında tutulmaya çalışılmış, çatışma ve vahşetlerle baş başa bırakılmıştır. BM, Bosna’daki insan haklarını korumak maksadıyla Bosna’ya müdahale etmiş, fakat bu müdahalesi pek etkili olmamıştır. NATO, BM’nin Bosna’daki beceriksiz müdahalesinden ders alarak Kosova konusunda siyasi müdahale yerine askeri müdahaleyi uygun görmüş ve bu müdahalesinde de başarılı olmuştur. Türkiye, Balkan devletleriyle tarihsel ve kültürel bağları nedeniyle NATO’ya her konuda destek olmuş, çatışmaların yaşandığı ve Türk azınlıkların bulunduğu bölgelere Türk askeri birliklerini göndermiştir. Ayrıca, Türkiye, Balkan ülkelerinin AB’ne ve NATO’ya üyelik süreçlerini her zaman desteklemiş ve Balkanlarda istikrarın sağlanması için Balkan ülkeleriyle işbirliği anlaşmaları imzalamıştır. Türkiye, sadece Türk azınlıklara ilgi göstererek diğer Balkan devletlerini kendine küstürse de Balkanlardaki liderliği üstlenmiştir ve bu liderliği sürdürmek niyetindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Konaklarının Yabancı Misafirleri: MÜREBBİYELER
19. yüzyıl başlarında Osmanlı Devleti’nde Müslüman kız çocuklarının gidebileceği tek okul sıbyan mektebiydi. Kızlarına ileri derecede bir eğitim aldırmak isteyen aileler bunu özel hocalar vasıtasıyla gerçekleştiriyordu. Konak eğitimden genellikle yöneticilerin veya ulemanın kızları faydalanmaktaydı. İslami kurallar gereğince ergenliğe giren Müslüman kız çocukları erkek hocadan ders alamadığından ve Batılılaşmayla birlikte Fransızca bilmek, piyano çalmak, Batılı gibi davranmak moda haline geldiğinden varlıklı aileler, evlerinde yabancı mürebbiye çalıştırmaya başladılar. Ailenin bir bireyi gibi muamele gören yabancı mürebbiyeler çocuklara Fransızca/İngilizce okuyup yazma, hesap bilgisi, piyano, resim, el işi, görgü kuralları gibi konularda eğitim vermekteydiler. Mürebbiyelerin bir kısmı işinin ehli olmakla birlikte birçoğu bu mesleğin eğitimini almamış kişilerden oluşmaktaydı. Müslüman ebeveynlerin yabancı mürebbiyelerin bilgisini denetleyecek donanıma sahip olmaması, kimi çocukların bu hanımlardan olumsuz bir biçimde etkilenmelerine ve kendi kültürlerine yabancılaşmalarına sebep oldu. Ülkenin içinde bulunduğu savaş ortamının da etkisiyle yabancı mürebbiyeler zamanla birer tehlike veya tehdit olarak görülmeye başlandı.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Hizmet Kavram ve Uygulamalar
Sosyal hizmet, insanların sağlık ve iyilik halinin geliştirilmesinde, kendilerine daha yeterli hale gelmelerinde ve başkalarına bağımlı olma hallerinin önlenmesinde, aile bağlarının güçlendirilmesinde; bireylerin, ailelerin, grupların veya toplulukların sosyal görev ve sorumluluklarını yerine getirmelerinde yardımcı olan; uygulamalı bilim ve yüzyılımızın önemli mesleğidir. Dünyada olduğu gibi Türkiyede de mesleğin belirli alanlarda uzmanlaşması (mesela aile, engelli, yaşlı, grup terapisi, okul sosyal hizmeti gibi) olacaktır.
Sosyal Hizmet Kavram ve Uygulamalar kitabı, giriş niteliğindedir ve tanımda yer alan bilgileri içermektedir. Disiplin, insan problemlerine yönelik çözümler önerirken, meslek ise çözüm önerilerini birey, aile ve grup üzerinde uygulama imkânı bulur. Amaç, mikro, mezzo ve makro düzeyde insanların psikososyal işlevlerini yerine getirmelerine ve refahlarının arttırılmasına yardımcı olmaktır. Hedefi güçlü, bağımsız, mutlu, huzurlu bireyler ve aileler; refahlı, her türlü maddi ve manevi ihtiyaçları karşılanmış toplum meydana getirmektir. Koruyucu-önleyici, geliştirici ve rehabilite edici işlevleri yürütür.
Kitapta sosyal hizmetin hangi felsefeden yola çıktığı, ne zaman ve niçin disiplin haline geldiği, nasıl bir meslek olduğu, eğitimi, meslek elemanlarının çalıştıkları kurumlar ve yaptıkları işler hakkında bilgiler sunulmuştur.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Çok Kriterli Karar Verme Yöntemi Seçiminde Yeni Bir Yaklaşım
Karmaşık karar verme problemlerinin çözümünde Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemleri hayati öneme sahiptir. Güçlü matematiksel altyapıları ve hesaplama kolaylıkları ile tercih edilmektedirler. Literatürde 70’ten fazla önerilmiş ÇKKV yöntemi mevcut ve her geçen gün bu sayı artmaktadır. Bunun sonucu olarak “Verilen bir problem için en iyi ÇKKV yöntemi hangisidir?” sorusu, cevaplanması güç bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kitapta en iyi ÇKKV yönteminin seçiminde regresyon yaklaşımı önerilmektedir. ÇKKV yöntemlerinden; TOPSIS, AHP, VIKOR, ELECTRE, CP, MAUT ve PROMETHEE yöntemleri ayrıntılı olarak, örnek üzerinde incelenmiştir. Ayrıca kriter ağırlıklama yöntemlerinden, Entropi, CRITIC, Öz Vektör, Ağırlıklı En Küçük Kareler, Standart Sapma ve İstatistiksel Varyans yöntemleri de ele alınmıştır. Kitabın ÇKKV ile uygulama çalışması yapmak isteyenler için güvenilir bir kaynak olacağı düşünülmektedir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Nâme-İ Dil
Osman Rahmî Ve Eserleri Biyografik Kaynaklarda Ve Edebiyat Tarihlerinde Yer Almamaktadır. Osmanlı Arşivlerindeki Kayıtlara Göre Şair 1248 (1832/33)’De İstanbul’da Doğmuş Ve Şûrâ-Yı Bahriye Başkâtibi İken Kendi İsteği Üzerine 28 Şaban 1312 (24 Şubat 1895)’Te Malulen Emekli Olmuş Ve 20 Kânun-I Sânî 1311 (1 Şubat 1896)’Da 64 Yaşında İken Vefat Etmiştir.
Nâme-İ Dil Ve Hayâl-İ Dil İsimli Eserler Divan Şiiri Geleneğine İlginin Azaldığı 19. Yüzyılda Kaleme Alınmış Manzum Sergüzeşt-Nâmelerdir. Şairlerin Yönünü Daha Çok Batı Edebî Ürünlerine Çevirdiği Bir Dönemde Osman Rahmî’nin 30 Yaşında İken Tamamlandığı Bu Eserlerle Divan Şiiri Geleneğini Sürdürmeye Çalışması Dikkate Değerdir. Şairin Bu Eserlerde Form Ve İçerik Olarak Sergüzeşt-Nâme Geleneğine Yeni Boyutlar Kazandırdığı Görülmektedir. Nâme-İ Dil Şairin Yaşadığı Dönem Hayatından İzler Yansıtması Ona Ayrı Bir Özellik Katmaktadır.
Eserlerdeki Çok Sayıda Gazelde Âşığın Sevgilinin Güzelliği Karşısındaki Aczi Ve Ona Kavuşmak İçin Çaresizce Yaptığı Duygu Dolu Yakarışları İle Karşılaşılmaktadır. Osman Rahmî Bu Şiirler Arasındaki, Fuzûlî, Bâkî, Nef‘Î, Şeyhülislam Yahyâ Ve Nedîm Gibi Divan Şiiri Geleneğinin Önde Gelen Şairlerine Nazire Olarak Değerlendirilebilecek Çok Sayıda Gazel İle Bu Geleneğini De Sürdürmeye Çalışmaktadır. Nâme-İ Dil’deki 45 Beyit Uzunluğundaki Manzum Mektup, Dile Getirilen Duygular Ve Onların Etkileyici Tasviri İle Eserdeki En Güzel Şiirler Arasındadır. Manzûmenin Bu Yönüyle Divan Şiiri Geleneğindeki En Etkili Manzum Mektuplar Arasında Sayılabilecek Nitelikte Olduğu Görülmektedir.
Rahmî’nin Eserlerinde Divan Şiiri Geleneğindeki Âşık-Sevgili Tasavvurunda Dikkati Çekici Farklı Yaklaşımlar Sergilediği Görülmektedir. Sevgiliye Kavuşmanın Da Kalıcı Bir Mutluluk Getirmeyeceği Ve Sonunun Ayrılık Olacağı, “Vuslatın Âhiri Derd [Ü] Firkat” (Mend. B. 442) Düşüncesi Bunlardan Birisidir. Bu Çerçevede Âşığın Kendisini “Sezâ-Yı Vuslat” (Muhd. 2, Bt. 5) Gören Sevgiliye Karşı Kendisini “Bezm-İ Visâle Nâ-Sezâ” Görmesi Ve Ona “Kulluk Yeter Devlet Bana” (Muhd. 2, Bt. 6) Karşılığını Vermesi Konunun Divan Şiiri Geleneğinde Ele Alınışına Farklı Bir Boyut Kazandırmaktadır.
İçeriklerindeki Kadar İsimlerinde De Gönlü Öne Çıkaran Bu Eserler, Gerek Anlatım Gerekse Kurgularıyla Rahmî’nin Önemli Bir Edebî Birikim Ve Sanat Yeteneğine Sahip Olduğunu Yansıtmaktadırlar.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen “Kadına Yönelik Şiddetle Topyekun Mücadele” Projesi kapsamında hazırlanan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele”, toplumsal bir yara olan şiddeti akademik bir titizlikle ve disiplinler arası bir bakış açısıyla ele alıyor.
Editörlüğünü Engin ÇAĞLAK ve Nilay KÖLEOĞLU’nun üstlendiği bu kitap; ekonomik şiddetten dijital şiddete, medya temsilinden uluslararası hukuk mekanizmalarına kadar geniş bir yelpazede güncel analizler sunmaktadır. Kitap, sadece şiddetin nedenlerini değil; çözüm yollarını, sosyal hizmet müdahalelerini ve toplumsal dönüşüm stratejilerini de bilimsel veriler ışığında tartışmaktadır. Akademisyenler, politika yapıcılar ve sahada çalışan profesyoneller için rehber niteliğinde olan bu çalışma, şiddetsiz bir toplumun inşasına bilgi temelli güçlü bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
KİTAP TANITIMI
Sosyal Eleştiri Kuramı Olarak Kesişimsellik Ve Afro-Amerikan Kadın Yazını: Irk, Sınıf ve Cinsiyet
Vivan A. May’in Pursuing Intersectionality ve Patricia Hill Collins’in Intersectionality as Critical Social Theory eserleri Kesişimselliğin bir sorgulama ve uygulama kuramı olarak gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Bu kitap, Afro-Amerikan Kadın yazınını kesişimsellik aktivizmi ırkçılık, sınıf, cinsellik, heteroseksüellik, transfobi, milliyetçilik, engelli ayrımcılığı (ableism) gibi farklı baskı veya ayrımcılık formlarına karşı entelektüel, epistemik ve ontolojik bir okuma denemesidir. Afro-Amerikan feminizminden doğan kesişimsellik kuramını siyah feminist yazının ötesine taşıyarak, metaforik, buluşsal (heuristik) ve paradigmatik açıdan çok eksenli yaklaşım benimseyerek Afro-Amerikan kadın yazınında çoklu baskı unsurlarının tarafından ezilen, ötekileştirilen, isimsizleştirilen, yok sayılan, adaletsizliği ve eşitsizliğe uğrayan tüm bireyleri ve sistemleri içine alan kuramın uygulamasını seçili romanlar üzerinde tartışmaktadır. Bunu gerçekleştirmek için Kuramın temel düşüncesini oluşturan tarihi kişiler, yazarlar ve dönemler irdelenip seçili Afro-Amerikan kadın yazınında kavramsal ve kuramsal uygulama yapılmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Repertuvardan Seçme Örneklerle Dikte Çalışmaları – 1
Repertuvardan Seçme Örneklerle Dikte Çalışmaları-1 müzik eğitimi alan öğrenciler ve müzik eğitimi veren öğretmenlere yararlanabilecekleri bir eğitim kaynağı olarak hazırlanmıştır. Kitapta basit düzeyde duyuş çalışmaları, tek sesli dikte çalışmaları ve repertuvardan seçilerek düzenlenmiş dikteler yer almaktadır.
Duyuş çalışmaları dikte yazmaya ilk defa başlayacak öğrenciler için art arda 5-8 sesten oluşan ezgilerden oluşur. Bu egzersizler do majör ve la minör tonalitelerinin ses ilişkileri bağlamında kullanılmıştır. Tek sesli dikteler, müziğin ses yüksekliği ve ritim parametrelerini yazıya aktarmak üzere, geleneksel eğitim metotlarında kullanılan çalışma parçaları model alınarak yazılmıştır. Repertuvar dikteleri, piyano için yazılmış ya da düzenlenmiş klasik müzik eserlerinden oluşur. Öğrencilerin, klasik müzik repertuvarıyla hazırlanmış dikteler aracılığı ile hem duyuş becerilerini hem de temel düzeyde bir müzik kültürü edinmelerini hedefler. Bu kitapta yer alan repertuvar dikteleri, çok sesli bir müzik içerisinde tek bir partinin yazıya aktarılmasını talep eden, tek sesli dikte çalışmaları olarak hazırlanmıştır. Tek sesli dikteler ve repertuvar dikteleri basit ölçülerde ve bileşik ölçülerde; altı sekizlik, iki diyez iki bemol içeren tonlar kapsamında yazılmış ve düzenlenmiştir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2022: Teknoloji Işığında Yaşam
Son yıllarda bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaşanan gelişmeler, dijital dönüşüm çalışmaları ile birlikte bir çok hizmetin dijital ortama taşınması, yapay zeka, makine öğrenmesi, robotik/mekatronik çalışmaları, akıllı sistemler ve metaverse gibi yeni teknolojilerin bir çok alanda gelişmesi ile birlikte artık hayatın her alanında insan ve teknoloji etkileşimi yoğun bir şekilde görülmektedir. Bu süreç aynı zamanda engelli bireylerin temel Hakları olan eğitime, sağlık hizmetlerine, e-devlet hizmetlerine, bilgiye, medya unsurlarına, kısacası hayatın her alanına eşit bir şekilde erişebilmeleri açısından oldukça önemli bir kapı açmaktadır. Teknoloji tüm insanlıkla birlikte engelli bireylere de yeni ve erişilebilir bir yaşam fırsatı vermektedir.
Kitapta farklı engel gruplarına ve farklı ihtiyaçlara yönelik olarak yapılmış, araştırmacıların engelsiz bilişimi içine alan faktörleri daha net anlamasını sağlayabilecek ve farklı örneklerle zenginleştirilmiş bölümler yer almaktadır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Güney Kore Sinemasında Modern Trajedi: LEE CHANG DONG SİNEMASI
“Lee Chang Dong’un filmlerinde yer alan trajik karakterler ve onların trajik deneyimleri aynı zamanda toplumsal çatışma ve çelişkilerin anlaşılmasına imkân sağlar. Gerçek olayların trajik sanat aracılığıyla estetize edilerek film anlatısına dönüştürüldüğü filmlerde, geçmişte yaşanan toplumsal olayın kendisi değil, ilgili dönemin sıradan insanların hayatlarındaki trajik etkileri yer alır. Lee Chang Dong filmleri mevcut düzen bozukluklarının adını koymaz ancak onları sembolik anlatımıyla ima eder. “Sorunların bireye ve toplumsal yaşama etkisi nedir” sorusunu sorar ve bireylerin yaşamlarındaki trajik deneyimlerin yansımalarını gerçekçi bir sinemasal dil aracılığıyla aktarır.” Bu çalışma Güney Kore yakın tarihini ülke sinemasının gelişimiyle birlikte ele alırken Güney Koreli yönetmen Lee Chang Dong’un filmlerindeki modern trajedileri keşfediyor.
KİTAP TANITIMI
VASİYYETİ’L-ʻÂRİFÎN Abdurrahmanı’d-Darîr
Abdurrahmanı’d-Darîr tarafından 1747 yılında kaleme alınan bu eser, İslam dinini geniş halk kitlelerine tebliğ etmek ve öğretmek amacıyla yazılmıştır. Eser meleklere, kitaplara, peygamberlere iman ile kıyamet alametleri ve kıyamet günü gibi konulardan bahseder. Halkın kolayca anlayabilmesi için, eserde dönemine göre oldukça sade bir dil kullanılmıştır. Ayrıca eserin esas alınan nüshasının hattı harekeli nesih olup nüsha dil incelemesi açısından da bol miktarda malzeme barındırmaktadır.
Abdurrahmanı’d-Darîr hakkında çok fazla bilgi olmamakla birlikte kendisine ait beş eser bilinmekte iken tarafımızdan Tenvîrü’l-Kulûb, Hazâ Risâle-i Tuhfetü’s-Sıbyân ve Tezkiretü’z-Zekât adlı üç yeni eseri daha tespit edilmiştir. Ayrıca üzerinde çalışma yaptığımız Vasiyyeti’l-Ârifîn adlı eserin de farklı bir nüshası bulunmuştur. Bu nüsha ile edisyon kritik yapılarak eser okuyucunun istifadesine sunulmuştur.
Bu eser, 18. yüzyılda ağır ve ağdalı bir dille yazılan mensur eserlerin yanında, halk için daha sade bir dille kaleme alınan eserlerin var olduğunu da göstermektedir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
International Communication Studies
The world has established a new “visible” world under the domination of “0” and “1” wireless, Wi-Fi, fiberobtics which are “invisible”. While media tools have been transformed into digital data accessible by computers, both the media and the identity of the computers have changed.
In a world redefined by technology, the media is no longer a part of our lives, but now it is itself. People has turned into prosumers being both active and passive. In this process, communication takes the center stage for the first time. Therefore, it has become very important to redefine many points in the field of communication and to work on these areas. With the developing technology, it has become strategic to be able to read the growing and diversifying communication fields correctly for the positive development of humanity.
The book on International Communication Studies has also brought together studies in many areas of communication. In our book, there are scientific articles about mass media which are important in today’s society such as cinema, television, digital games and new media. Within the framework of these articles, various media products, series, television programs, documentaries, web sites were discussed and their relations with globalization and reality perception were evaluated.
The International Communication Studies book, in which scientists from different countries joined, aims to contribute to the literature by focusing on new developments in the field of communication.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Belediyelerde İnovasyon: Living Lab Örneği
Bu kitap dünyada son yıllarda yaygınlaşan belediyelerde inovasyon ve living labler üzerine yapılan ilk bilimsel çalışmanın ürünüdür. Belediyelerde inovasyonun anlaşılması, yaygın hale getirilmesi sürecine katkı sağlamak ve living lab oluşumunun inovasyon aracı olarak kullanılabilirliğinin incelenmesini amaçlamaktadır.
Belediyelerde inovasyon, yerel hizmetlerin niteliğinin artırılması için ürün veya hizmetlerde, operasyonel veya organizasyonel süreçlerde veya iletişim yöntemlerinde etkililiği ve verimliliği artıracak değişiklikleri ifade etmektedir. Belediyelerde inovasyon aynı zamanda; hızla gelişen teknoloji karşısında yerel halkın değişen ve gelişen taleplerine ve beklentilerine çözüm üretmek amacıyla geliştirilmiş ürün ve hizmetler sunmak olarak da görülebilir.
Vatandaşların artan talep ve beklentilerine cevap verebilmek, bütçe kısıtı, standart çözümlerin yetersiz kalması nedeniyle belediyelerde inovasyon yapma ihtiyacını gün geçtikçe artırmaktadır.
Yaşamın akışı içinde vatandaşın talep, sorun ve ihtiyaçlarını en iyi ve en doğru şekilde tespit edecek, değişimi yakalayarak uygulayacağı politikalar ve sunacağı hizmetlerle çözüm yaratacak olan kurumlar olan belediyelerde inovasyonun gerekliliği hızlandırıcı etki yapan living labi gündeme getirmiştir. Living lab belediyelerde inovasyonu hızlandırıcı etkisi ile kurulması tavsiye edilen araç konumundadır. Vatandaşların belediye ile birlikte ortak ihtiyaçlarına inovasyonla çözüm bulması, teknolojik gelişmelerden haberdar olması ve hizmet, süreç, ürün inovasyonu gibi inovasyonları yapması living lab ortamı ile mümkün olabilmektedir. Bu bağlamda living labin varlığı belediye inovasyonunu hızlandırıcı etkisi yönüyle gereklilik arz etmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ BÖLGESEL POLİTİKASI VE MACARİSTAN
Ulus-üstü bir örgütlenme olan Avrupa Birliği (AB), çatısı altında yer alan ülkeler arasındaki işbirliğini derinleştirmeyi ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlarken, aynı zamanda Birliğin ekonomik, siyasi, sosyal ve yönetsel entegrasyonunu sağlamayı ve güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda AB, adaylığa kabul ettiği veya edeceği ülkelerin, Birliğin politikalarının uygulanabilmesine yönelik kapasitelerinin geliştirilmesine hayati derecede önem vermektedir.
AB entegrasyonunun en önemli politika ayaklarından birisi AB Bölgesel Politikasıdır. Birlik, entegrasyonun önündeki engellerin başında bölgeler arasındaki ekonomik ve sosyal gelişmişlik/kalkınmışlık farklarını görmektedir. Tasarladığı Bölgesel Politika ile AB, Birlik üyesi ve aday ülkeler içindeki bölgelerarası dengesizliklerin azaltılmasını ve giderilmesini amaçlamaktadır. Bölgesel Politika, söz konusu amaca ulaşabilmek için araç olarak yapısal uyum fonları, çeşitli programları ve kurumları içermektedir. Bu araçlar özellikle ekonomik, yönetsel ve kurumsal kapasiteleri geliştirmek ve iyileştirmek için kullanılmaktadır.
AB Bölgesel Politikasının uygulandığı ülkelerden birisi de Macaristan olmuştur. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra demokrasiye geçen Macaristan, hızlı bir şekilde AB için hazırlanmaya başlamıştır. Özellikle Batı Avrupalı ülkeler ile arasında ve kendi içinde ciddi kalkınmışlık farkları olan Macaristan, AB Bölgesel Politikası kapsamında çeşitli reform programlarına dahil edilmiştir. Ekonomik, yönetsel ve kurumsal kapasitelerin geliştirilmesi amacıyla atılan adımlar Macaristan’ı bir noktaya taşımış olsa da, bölgelerarası yakınsamanın istenilen düzeyde gerçekleşmiş olduğu tartışmalıdır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Güney Kore Sinemasında Modern Trajedi: LEE CHANG DONG SİNEMASI
“Lee Chang Dong’un filmlerinde yer alan trajik karakterler ve onların trajik deneyimleri aynı zamanda toplumsal çatışma ve çelişkilerin anlaşılmasına imkân sağlar. Gerçek olayların trajik sanat aracılığıyla estetize edilerek film anlatısına dönüştürüldüğü filmlerde, geçmişte yaşanan toplumsal olayın kendisi değil, ilgili dönemin sıradan insanların hayatlarındaki trajik etkileri yer alır. Lee Chang Dong filmleri mevcut düzen bozukluklarının adını koymaz ancak onları sembolik anlatımıyla ima eder. “Sorunların bireye ve toplumsal yaşama etkisi nedir” sorusunu sorar ve bireylerin yaşamlarındaki trajik deneyimlerin yansımalarını gerçekçi bir sinemasal dil aracılığıyla aktarır.” Bu çalışma Güney Kore yakın tarihini ülke sinemasının gelişimiyle birlikte ele alırken Güney Koreli yönetmen Lee Chang Dong’un filmlerindeki modern trajedileri keşfediyor.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Afet ve Dezenformasyon: 2023 Türkiye Depreminde HAARP Komplo Teorisi
Günümüzde sosyal medya ve dijital iletişim, bilgiye erişimi hızlandırırken aynı zamanda dezenformasyon ve komplo teorilerinin yayılmasını da kolaylaştırıyor. Bu kitap, Türkiye’de “yüzyılın afeti” olarak tanımlanan 2023 yılında Kahramanmaraş merkezli iki deprem sonrasında sosyal medyadaki komplo iklimini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Deprem günü 24 saat içerisinde HAARP komplo teorisi üzerine paylaşılan içeriklerin kapsamlı bir İçerik analizini sunarak, risk ve afet iletişimi bağlamında dezenformasyonun toplumsal etkilerini mercek altına alıyor.
Çalışma, hem bireysel hem de anonim hesaplar tarafından yapılan paylaşımların, komplo teorisinin yayılmasına ve mevcut komplo ortamının kötüleşmesine nasıl katkı sağladığını ortaya koyuyor. Araştırmada, toplumun bilgiye yönelik açık talebi ile bilim insanlarının sosyal medya üzerinden bu taleplere verdiği yanıtlar arasındaki fark dikkat çekiyor. Mizah ve alay yoluyla yapılan reddetmelerin, bilimsel güvene etkileri tartışmaya açılıyor ve bilim İletişiminin kamuoyuna ulaşmadaki eksiklikleri gözler önüne seriliyor.
Kitap ayrıca, komplo teorilerini destekleyen sahte bilimsel içeriklerin bireyler üzerinde yarattığı yanıltıcı etkileri ve medyanın pasif rolünü de ele alıyor. Sonuçlar, bilim insanlarının ve medya aktörlerinin, toplumun doğru bilgiye erişimini sağlama sorumluluğunu yeniden düşünmesi gerektiğini vurguluyor.
HAARP komplo teorisi özelinde gerçekleştirilen bu çalışma, Komplo teorilerinin toplum üzerindeki etkilerini anlamak ve etkili iletişim stratejileri geliştirmek isteyenler için rehber niteliğinde.
₺200,00
KİTAP TANITIMI
KIRSAL KALKINMA PERSPEKTİFİNDEN SEKTÖREL PAZARLAMA
Türkiye jeo-politik önemi, Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarına olan yakınlığı ve merkez konumda bulunmasının yanı sıra, değişik iklim, coğrafi şekil, verimlilik vb. açıdan da farklı özelliklere sahiptir. Tüm bu özellikler, ülkenin farklı açılardan kalkınmasını gündeme getirmiştir. Kıyı kesimler daha çok turizm ve sanayi ile gelişme imkânına sahip iken, iç kesimler ve kırsal alanlar ise daha çok niş turizm, tarım ve hayvansal ürün ve sanayi ile gelişmesini sağlayabilecek durumdadır.
Türkiye doğal kaynakları, hayvancılık ve gıda ürünleri açısından dünyada eşine az rastlanır, şanslı olan ülkelerden biridir. Ülke genelinde, çoğunlukla kırsal alanlarda yetiştirilmekte olan ürün çeşitliliği bol, katkı maddesi içermeyen güvenli organik gıdalar, hem ülke içindeki tüketiciler hem de uluslararası pazarlarda gittikçe artan oranda tercih edilir duruma gelmiştir.
Ülke genelinde ve özellikle kırsal alanlarda üretilen ürün ve hizmetlerin değerlendirilmesi, ekonomiye kazandırılması ve satışa konu olması gerekmektedir. Çünkü ürünün mükemmelliği veya eşsizliği de ancak satışına ve tüketicilerce bilinmesine ve kullanılmasına bağlıdır. Bu bağlamda sektörel pazarlama önem arz etmektedir.
Kırsal kalkınmanın sunduğu imkânların sektörler itibariyle ortaya çıkarıldığı, elde edilen ürünlerin ulusal ve uluslararası pazarlarda rekabetçi güce ulaşabilmesi için pazarlama disiplini çerçevesinde stratejik bir bakış açısına ihtiyaç duyulduğunun vurgulandığı, ciddi ve titiz bir çalışma ile hazırlanan bu eserin, öncelikle makro düzeyde stratejik karar vericilere, iş alemine ve akademik camiaya yol gösterici ve rehber olması dileği ile
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Yaşları Arasındaki Öğrencilerin Heteroseksüel Gelişimlerinin İncelenmesi
Cinsiyet ve üreme, canlı yaşamının sürekliliğini sağlar. İnsanlarda cinsellik doğumla başlar ve tüm yaşam boyunca devam eder. Cinsel kimlik, kişinin biyolojik cinsiyetinden farklı olarak kendisini kadın ya da erkek olarak algılamasıdır. Sağlıklı bir cinsel kimlik gelişiminde cinsel kimlik, kişinin cinsiyetinden haberdar olması, cinsiyetine uygun davranışlar göstermesi ve bundan mutluluk duyması önemlidir.
Cinsel eğitim bireyin fiziksel, duygusal ve cinsel gelişimini anlaması olumlu bir kişilik kavramı geliştirmesi, insan cinselliğine, başkalarının haklarına, görüş ve davranışlarına saygılı bir bakış açısı edinmesi ve olumlu davranış biçimi, değer yargıları geliştirmesi eğitimidir.
Cinsel eğitimde öncelikle anne babaların eğitimi hedeflenmelidir. Aksi takdirde anne babaların istemediği takdirde çocuklar ya da ergenler istemediği kişilerden bilgi edinebilir, gözetleme, takip etme yoluna başvurabilirler, yaşıtlarından bilgi alabilirler, kendi başlarına deneyler yapabilirler. Ailede başlayan cinsel eğitim okulda da sistemli bir şekilde sürmelidir.
Ülkemiz gibi cinsel eğitim konusuna tedirgin, çekingen, korkak yaklaşılan, ayıp günah sayılan ülkelerde bu sorumluluk daha da artmaktadır. Sorumluluğun kapsamında sadece çocuklar gençler değil her yaştan her sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel düzeyden insanların olması gerekmektedir. Bu kitabın anne babalara öğretmenlere öğretmen adaylarına ve konuyla ilgilenen herkese yararlı olması dilerim.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
HALKLA İLİŞKİLER VE ETKİNLİK YÖNETİMİ
ÖNSÖZ’den
Yaşamın her alanı farklı nedenlerle sahne alan kutlamalar, ritüeller, gösteriler gibi etkinliklerle doludur. Doğumgünü kutla-maları, asker uğurlamaları, yaşam içindeki etkinlik örnekleridir. Bununla birlikte şirket evlilikleri, 100. Yıl kutlamaları da iş hayatı etkinlik çeşitleri olarak Halkla İlişkiler çalışmaları arasında yerlerini almıştır. Tüm bu etkinliklerin ortak amacı; daha öncesinden araştırılmış ve analiz edilmiş planlanan davranışlarda bulunarak, karşı tarafta da arzulanan davranışa neden olmaktır. Bu çalışmada; Halkla İlişkiler disiplininin tarihsel süreçteki gelişimi, hizmetleri ve modelleri Etkinlik örnekleriyle gözler önüne serilmiştir. Etkinlik Yönetiminin bir araç olarak Halkla İlişkiler çalışmalarındaki varlığı üzerinde durularak, son bölümde daha sonraki çalışmalara da kaynak oluşturacak bir başlangıç niyetiyle; Halkla İlişkilerin ve Etkinliklerin gelecekteki durumu değerlendirilmektedir.
₺250,00