KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Türk Romanında Kimlik Problemi (1980-2000)
₺715,00 -

Trablusgarp Savaşı’nda Hilâl-İ Ahmer Cemiyeti (1911-1912)
₺340,00 -

The Belt and Road Initiative: Transforming Eurasian Space
₺380,00 -

TARİHÎ TÜRK LEHÇELERİNDE OK EDATI
₺300,00 -

Stratejik Planlama ve Stratejik Pazarlama Planı Hazırlama Rehberi
₺210,00 -

Sosyal Bilimler Çerçevesinde Güncel Araştırmalar
₺975,00 -

Sinemada Kurgu ve Anlatı İlişkisi Ümit Ünal Filmlerinin Analizi
₺325,00 -

Sanat Musahabeleri “Guyau”nun sanat hakkındaki eserlerinden parçalar”
₺195,00 -

Risk Yönetimi Çerçevesinde Dağıtım Ağı Operasyonel Risklerinin İncelenmesi
₺300,00 -

Postmodern Çağda Toplumsal Kimlikler
₺420,00 -

Örgütlerde Eğlence, Mizah ve Oyun
₺210,00 -

Ortaçağ Anadolusunda Sanat ve Sembolizm
₺440,00 -

Nasyonal Sosyalist Dönemde Yaşam ve Alman Yazını
₺315,00 -

Milli Mücadelede ALAŞEHİR
₺300,00 -

MARKANIN FİNANSAL DEĞERLEMESİ
₺325,00 -

KÜTAHYA HALK ŞAİRLERİ
KİTAP TANITIMI
Gündem Belirleme Kuramı Çerçevesinde DİJİTAL MEDYA
Dijital yayıncılık; içeriğin dijital ortamda, dijital kullanıcılarına özel dijital ortamın dinamikleriyle üretilerek yine bu ortam aracılığıyla kullanıcılara sunulmasına olanak tanımaktadır. Geleneksel medyada habercilik faaliyeti gerçekleştiren gazeteciler de bu dönüşümden etkilenmiş ve habercilik faaliyetlerini YouTube, GAIN TV gibi dijital mecralara taşımışlardır. Gazeteciler dijital yayıncılık mecraları üzerinde habercilik faaliyetini gerçekleştirirken sosyal medyadaki gündemin nabzını tutarak, geleneksel medyanın gündemine taşımadığı, taşımaktan “çekindiği” konulara yer verirken kimi zaman da geleneksel medya ile paralel bir gündemi masaya yatırmaktadırlar.
Geleneksel medya izleyicilerinin sayısı hızla azalırken dijital mecra kullanıcıları da aynı hızla artmaktadır. Bu değişim, geleneksel medyanın izleyicilerini dijital mecranın sağladığı etkileşimle birer çevrimiçi kullanıcıya dönüştürmektedir. Artık sadece geleneksel medya izleyicileri değil aynı zamanda hem geleneksel medya kanalları hem de geleneksel medyaya içerik üreten kişiler de dijital medyaya geçmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Tarihin Kaynakları
Tarihçilik, araştırıcı tarihçiliğin içinde vardır. Ancak bazı tarihçiler, olayları sosyal olaylar açısından değerlendirdiği için bu konuyu incelemek zorunda kaldık. Sosyal tarihçiliğin Türkiye’de görülmesinin nedeni, sosyolojinin Türkiye’de tarihle birlikte incelenmesinden kaynaklanmaktadır. Avrupa’da sosyoloji, felsefeden ayrılarak ayrı bir ilim dalı haline gelmiştir. İslam dünyası ve Türkiye’de ise sosyolojinin böyle bir felsefi geleneği yoktur.
Batıda sosyoloji, felsefi düşüncenin toplum ve devlet meselesine eğilmesi sonucu doğmuştur. Türkiye’de ise sosyolojinin felsefi bir geleneği olmadığı için sosyal olaylar tarihin bir parçası olarak düşünülmüştür. Bu sebeple sosyal meselelerle ilk olarak tarihçiler ilgilenmişlerdir. İslam dünyasında da durum hemen hemen aynıdır. İbn Haldun’un Mukaddime adlı meşhur eserinde, tarihin içinde sosyoloji incelenerek, tarihi olaylarda sosyal olayın rolü belirtilmiştir.
Ahmet Cevdet Paşa tarihi sosyolojik olarak ele alan bir tarihçidir. Tarih-i Cevdet adlı eserinde insanların bir arada yaşamaya zorlayan iki sebebi anlatır. Cevdet Paşa, medeniyet kavramının iki anlamı olduğunu, ortak faydanın insanları toplum halinde yaşamaya zorlandığını, iç ve dış kötülüklerden korumak kaygısıyla devlet kurmalarının şart olduğunu yazar. Cevdet Paşa’ya göre, halk kişisel ve kamu haklarını devlete bırakarak onun hükmüne razı olur. Toplum hayatının ilerlemesi ve karmaşıklaşmasıyla yeni ihtiyaçlar ortaya çıkar. Devlet yönetimi, yetenekli devlet adamlarına verilir. Bundan dolayı tarihi bilmek, olayların sebeplerine inmekle mümkün olur. Sosyal tarihçilere göre de olayların temel sebebi sosyal olaylardır. Bir devlet kurulurken veya zayıflayıp yıkılırken, olayların arkasındaki sosyal, siyasal ve ekonomik sebeplere bakılmalıdır.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
II. Dünya Savaşı Yıllarında Batı Anadolu Kent Ve Taşrasında Sosyo Ekonomik Yaşam
20. yüzyılın en önemli olaylarından sayılan İkinci Dünya Savaşı’nda; milyonlarca insan ölmüş, savaşa katılan ve katılmayan pek çok ülkede siyasi ve ekonomik yaşam etkilenmiş, bu etkilenme toplumsal yaşama da yansımıştır. Savaş, Eylül 1939’da başlamış, savaşa katılmamış olsa da etkileri Türkiye’de de görülmüş, toplumun tüm kesimleri yaşananlardan olumsuz bir şekilde etkilenmiştir. Türkiye savaş başladığında her anlamda savaşa hazırlıksız durumda idi. Savaş süresince Türk dış politikasının hedefi ülkenin savaştan uzak kalmasını sağlamak olmuş, bunun için savaşın askeri gelişimine göre değişik taktikler uygulanmıştır. Türkiye savaşın son günlerine kadar taraf olmamış ve sıcak savaşın tahribatından korunmuş olsa da savaşın getirdiği sorunlarla birlikte köylüsü kentlisi sosyal ve ekonomik yaşam içinde ciddi bedeller ödemek durumunda kalmıştır. Araştırmamız Türkiye’de mevcut II. Dünya Savaşı çalışmalarının makro ölçekli değerlendirmelerinden farklı olarak Batı Anadolu kent ve taşrasında zorlu ekonomik koşullar içinde geniş halk kitlelerinin gündelik yaşamlarını, birbirinden farklı hikâyelerini, gelişen olayları, mikro ölçekte savaş deneyimini, tepkileri ve sıradan hayatların mücadelelerini ele almaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
DİASPORA TEMSİL SİSTEMİ
Bu kitap, parlamentolarda diasporaların temsilinin karşılaştırmalı olarak ele alındığı önemli bir çalışma olarak ciddi bir boşluk dolduracaktır. Türkiye’nin yurt dışında yaşayan seçmenlere oy kullanma hakkını yaygın olarak kullandırmaya başladığı 2014 yılından beri giderek artan katılımla beraber parlamento temsil hakkının da tartışılmaya açıldığı dönemde gelecek için ışık tutacak bir çalışma olacaktır.
Mehmet KÖSE
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB) eski Başkanı
Sağlıklı bir diaspora politikası olmayan devletler genelde sağlıklı bir göçmen politikası da üretemezler. Göç olgusunun her geçen gün arttığı bir dönemde diasporanın temsili meselesi Türkiye için kilit konulardan birisidir. Bu kitap karşılaştırmalı bir açıdan Türkiye için örnekler sunmakta ve diasporanın mecliste temsilinin sistemsel, hukuksal ve siyasi olarak nasıl mümkün olabileceğine dair kapsamlı bir yaklaşım geliştirmektedir. Türkiye’de alanında ilklerden olan bu kitabı siyaset bilimi ve uluslararası ilişkilerle hem teorik hem de pratik olarak ilgilenenlere özellikle tavsiye ederim.
Doç. Dr. Mehmet ÖZKAN
Center for Global Policy, Washington DC, ABD
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Econometrics in Practice: Applications & Interpretations
This book is written for the students of undergraduate and graduate programs of Business and Economics departments as well as for the academic researchers. It is designed especially for the students and researchers who do not have strong mathematics or statistics background. It encompasses basic to advance time series data analysis tools. Special focus is given to applications and interpretations of the results.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Kullanım Kılavuzu-II: İlk Çocukluk (3-6 yaş)
Kitabımı, esas olarak, anne babalara ve diğer ebeveynlere, çocuklarını psikolojik sağlıklılık ve mutlulukla yetiştirmelerine kılavuz olması için yazdım.
Aynı zamanda okul öncesi eğitim kurumlarında büyük özveri ve sorumluluk gerektiren öğretmenlik mesleğini yürüten eğitimcilere, Çocuk Gelişimi, Psikoloji, Psikolojik Danışmanlık, Sosyal Hizmet ve psikiyatri alanında hizmet veren alan profesyonellere ve bu alanlarda öğrenim gören lisans, yüksek lisans veya doktora öğrencilerine; bilimsel temelleri olmayan “magazinsel” ya da “geleneksel” bilgilerin ayırdına varmalarına katkıda bulunabilmek arzusuyla kaleme aldım.
Bu çabam; mesleğimin ve işimin bir sorumluluğu…
Dr. Psk. Halis ÖZERK
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Türkçede Öbekler
Bu kitapta Türkçede öbekler konusu incelenmiştir. Sözdiziminin bir konusu olan öbekler hakkında, alanyazında geniş kapsamlı ve ayrıntılı bir bilgi birikimi bulunmaktadır. Çoğunlukla geleneksel dilbilgisi bakış açısıyla verilen bu bilgiler, kendi içinde bazı tutarsızlıklar gösterebilmektedir. Söz konusu bilgiler, kitapta derlenip irdelenmiş, dilbilimsel bir yaklaşımla gözden geçirilerek değerlendirilmiştir. Konuyla ilgili açıklamalardaki tutarsızlıkların giderilebilmesi amacıyla bazı önerilerde bulunulmuştur. Öbekler konusunun basit ve anlaşılır bir biçimde betimlenebileceği gösterilmeye çalışılmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
MAĞAZA ÖZELLİKLERİ AÇISINDAN TÜKETİCİLERİN MAĞAZA SADAKAT DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ VE BİR UYGULAMA
Çağdaş rekabet ortamının bir gereği olarak perakendecilikte de mağaza özelliklerinin, somut şekil özelliklerinden ziyade, tüketicilerin algısından başlayarak düzenlenmekte olduğu yeni bir dönem yaşanmaktadır. Mağaza özellikleri, somut nitelikteki objelere dayalı olarak değil; müşterinin algısından başlayarak müşteri isteğine göre yapılmalıdır. Bu süreçte Tüketici nasıl bir yerde, nasıl bir mağaza atmosferinde, hangi mağazada ve nasıl bir deneyim yaşamak istiyor? sorularına yanıt vermek için yazılan bu kitap ile işletmelere farklı bir bakış açısı sunulmaya çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Harran’daki Suriyeli Göçmenler
Göç bireylerin yaşamlarını değiştirdiği gibi toplumların da kaderini şekillendirmektedir. Çağımız göçler çağı olduğu için birçok toplumun ortak kesişme noktasını oluşturmaktadır. 2010vda Tunus’ta başlayan halk gösterileri Arap Coğrafyasına yayılmış Tunus’ta, Mısır’da ve Libya’da rejim değişikliklerin yaşanmasına ortam hazırlamıştır. Ancak Suriye’de Arap Baharının kaosa dönüşmesi sebebiyle birçok Suriyeli; Türkiye, Lübnan ve Ürdüne göç etmek zorunda kalmıştır. Türkiye’nin birçok ilçesinde olduğu gibi Harran’da da Suriyeli vatandaşlara ev sahipliği yapmıştır. Bu çalışma “Suriyeli Göçmenlerin Harran’ın Sosyo-Ekonomik Yapısına Etkileri” adlı yüksek lisans tezimin kitaba dönüştürülmüş halidir. Bu araştırmada kent nüfusu eşiği olarak kabul edilen sınırın (genellikle 10 bin) altında kalan kasaba görünümlü bir yerleşme olan Harran’ın Suriyeli bireylerin nüfusun etkisiyle değişen sosyo-ekonomik durumu ve mekânsal değişimi ele alınmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kültürel Çalışmalar Perspektifinden Toplumsal Cinsiyetin Alımlanması
Toplum içinde bireylerarası eşitliğin sağlanmasında önemli bir kırılım, toplumsal cinsiyet algısında eşitliğin sağlanabilmesi; toplumların demokratik bir yapı oluşturabilmesinin basamaklarından biri, toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaygınlaştırılmasıdır. Toplumsal cinsiyetin yüzyıllardan beri devam eden kadın-erkek eşitsizliğini odak alan çalışma alanına uzunca bir süredir LGBTİ bireyler de dahil olmuştur.
Medya temsillerinin toplumun baskın ideolojilere göre eşitsizlik aralığını açan yönlendirmesi, izleyicinin zihninde eşitsizliği pekiştirmektedir. Toplumsal cinsiyetin nasıl alımlandığını anlamak için gerçekleştirilen izleyici araştırmalarını içeren bölümlerden oluşan bu kitap, medyanın eşitsizliği alevlendiren manipülasyonlarını görünür kılmayı ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik farkındalık oluşturmayı amaçlamaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Padişah Kadınlar
Osmanlı’da harem ve sarayın iplerini tutan padişahlar değil, bilinenin aksine valide sultanlardır. Haremde padişah oğulları için cariyeler seçen, onları oğullarına istedikleri zaman takdim eden; haremi evirip çeviren, orada bir saltanat kuran yine valide sultanlardır. Onlar sadece haremi değil, sarayı, başta padişah oğulları olmak üzere veziriazamlar ve diğer devlet yöneticilerini de gerektiğinde yönlendiren kadın siyasetçilerdir. Valide sultanlık kurumunu temsil eden on dokuz valide sultanın hayatı bu kitapta kronolojik olarak ele alınmıştır. Belgesel kıvamında okunabilecek bu kitap, aynı zamanda farklı bir açıdan Osmanlı siyasi tarih okuma önerisidir.
Bu çalışmanın iddiası valide sultanların kendi dönemleri için esasında padişah kadınlar olduğudur: Tahtta oturan oğulları yanında sultan/padişah valideler. Siyaseti elinde tutan valide sultanlar nasıl oldu da padişah kadın oldular? Padişah kadınlar, valide sultanlar kavramından daha kuşatıcı ve açıklayıcı olabilir ve kitabın merkezi iddiası da tam olarak burasıdır. Yine padişah kadınlar, daha ötesi siyasete yön veren, Osmanlı yönetiminde hiç de arka planda değil, aksine oğulları ve bürokrasi üzerinde birer baskı aracı olan; siyaset, ekonomi ve toplumsal hayat üzerinde etkili kadınlar saltanatını anlatmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Kolektivist Uluslaşma ve Afrika’da Milli Devlet Oluşumu
Yazar sosyalizm kuramını ve örneğini merkeze koyarak Afrika sürecine bakmaktadır. Sosyalizm pek çok soruna olduğu gibi ulusal sorunun da çözümüne ışık tutmuştur. Sosyalizm, ulusal sorunu çözüme kavuşturmakla, kapitalizme göre daha üstündür. Kapitalist ülkelerin bilimi, halklara yapıcı bir ilke sunabilmekten, yol göstermekten uzaktır. Kapitalizm ulusal çelişkileri insanlığı son derece masraflı ve kanlı savaşlara sürüklemektedir.
Yazar millet-ulus kavramları üzerinde de durur. Ulusla milliyet arasındaki fark nedir? Bir milliyetin ulus haline gelmesi için gerekli olan nedir? gibi soruları sorar. Ayrıca Kongo örneği üzerinde durur. 19.yy.dan itibaren. Kongo’daki Belçika yerleşiminden bahseder. Il. Dünya Savaşı yıllarında bütün Afrika’da olduğu gibi, Kongo’da da halkın özgürlük için mücadeleleri devam etmiştir. 1959 yılında büyük bir ayaklanma gerçekleştiyse de bastırılmıştır. 1960’ta başarı devrimcilerin olacaktır.
Yazarın üzerinde durduğu örneklerden biri de Angola’dır. Portekiz karşıtı hareketler burada genel bir ayaklanmaya dönüştü. 1966-1967-1968-1969’da BM, Afrika halklarının bağımsızlık savaşlarında haklı olduğunu ve dökülen kanlardan Portekiz Devleti’nin sorumlu olduğunu belirtmişti.
Yazar yine yerlilerin, siyahilerin ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmeleri ve bu konuda verdikleri savaştan bahsetmektedir. Yaşam koşullarının düzeltilmesi yönündeki protestolarını değerlendirmektedir. Şiddet ve baskı ırkçı rejimin uyguladığı en büyük özelliktir. Bu konuda da Güney Afrika Cumhuriyeti örneği ön plana çıkmaktadır.
Emperyalistler, halkları bölen milliyetçiliğe, halkları ilerleme yolundan caydırma konusunda en güvenilir araç gözüyle bakmaktadırlar. Yazara göre ulusal devlet bugün de toplumsal ilerlemenin itici güçlerindendir. Bu ulusal devletler ise bağnaz milliyetçi bir temel üzerinde kurulmamalıdır. Kapitalist olmayan bir gelişme yolunun izlenmesi, ilerlemenin ve ulusal sorunun çözümüne de bir ölçüde katkıda bulunmaktadır.
Prof. Dr. Bayram BAYRAKTAR
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Gömlek Ateşten Suyu Şiirden
Türk edebiyatının önde gelen şairlerinden Gülten Akın ile Iraklı şair Nâzik el-Melâike, şiirleriyle hem kendi dönemlerine hem de sonraki dönemlere ışık tutan iki büyük isimdir. Bu kitap, şairlerimize ait şiirlerin izini sürerek hayatı anlama çabasıdır. İnsanlık tarihi kadar eski olan savaşa, yoksulluğa ve kadına dair çok şey söylendi şimdiye kadar. Ama şiirin eskimeyen dilinde her şey yeniden anlam kazanıyor. Etrafımıza dokunabildiğimiz kadar varız hepimiz. Bu kitap da kalbe ve ruha bir dokunma gayretidir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
İzdivaç Muhabereleri
Günümüz dil kullanımlarında “±Dİr” biçim birimsel ve sese dayalı değişimlerle artık işlek kullanımlı bir ek hâline dönüşmüştür. Ekle sağlanan anlam ilgilerinin çeşitliliği, dil birimdeki işlevsel ve bağlamsal değişimleri metin tanıklıklarıyla takibini gerekli kılmaktadır. Bu amaçla belge inceleme yönteminin uygulandığı çalışmada Osmanlı Türkçesinin son dönemini temsilen bir araştırma materyali seçilmiş; muhatapların mahrem itiraflarıyla örülü mektup-hikâye türündeki eser üzerinden veriler derlenmiştir. Bağlamsal ilişki denetiminde ulaşılan bulgular özel anlam ilgilerince yorumlanmış; gerçekleşen çözümlemeler sonrası anlamsal gruplandırılmalara gidilmiştir. Anlaşılırlığı sağlama adına metin, çeviri yazı uygulanarak Latinize edilmiş ve her sayfa ilgili olduğu Osmanlıca metinle yan yana gelecek şekilde düzenlenmiştir.
Çalışma Türkiye Türkçesinde ±Dİr ile yapılan çekimlerle ilgili yapıların tanıklıklarını içermesi yönüyle önemli olduğu kadar dünün ifade çeşitliliğini ve anlatım imkânlarını bugüne aktarma; aile-toplum yapısıyla terbiye, sosyal âdet kaynaklı davranış kalıplarını ortaya koyma açısından dikkate değerdir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Varto Alevileri
Alevilik, Türkiye coğrafyasının büyük bir bölümünde yaşanagelen, uzun tarihsel geçmişe sahip bir inançtır. Üzerinde yürütülen tartışmalar ve farklı yaklaşımlara rağmen bir inanç ve kimlik olarak varlığını sürdürmektedir. Sözlü ve geleneksel bir inanç olması sebebiyle etnik, kültürel ve coğrafi olarak farklı inanç unsurlarına ve ritüellere rastlamak mümkündür. Varto Alevileri, temelde ocak sistemiyle bağlı bulunduğu Dersim merkezli Alevi ocaklarına görece daha uzak kaldığı için hem ritüel hem de anlatıları bakımından özgün özellikler göstermektedir. Kendine özgü ziyaretleri, kutsal mekânları, kutsal kişileriyle Varto Alevileri, folklor ve inanç çalışmaları açısından zengin bir kültürel birikime sahiptir. Bu eserde, Varto Alevilerinin tüm folklorik ve inançsal özellikleri, dönüşüm temasıyla, geniş bir saha araştırması yapılarak incelenmiştir.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Yerel Yönetimlerde Mali Özerklik ve İstanbul İlçe Belediyelerinin 2014-2018 Yılları Gelir Bütçelerinin Mali Özerklik Yönünden Değerlendirilmesi
Bu kitapta yerel yönetimler kavramı, yerel yönetimlerin tarihsel gelişimi ve yerel yönetimlerin varoluş nedenleri açıklanmaya çalışılmıştır. Yine yerel özerklik kavramı, farklı boyutlarıyla değerlendirilmiştir. Yerel yönetimlerin mali yapıları üniter ve federal devlet yapılanmaları bağlamında incelenmiş, Türkiye’de yerel yönetimlerin sahip olduğu mali özerklik T.C. Anayasası, “5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu”, “5393 sayılı Belediye Kanunu” ve “2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu” çerçevesinde değerlendirilmiştir. Yine çalışmada İstanbul İlçe Belediyeleri’nin 2014-2018 Yılları Gelir Bütçeleri mali özerklik yönünden değerlendirilmiştir. Bu kısımda İstanbul İlçe Belediyeleri’nin kesin hesap cetvelleri üzerinden gelir bütçelerinin ne ölçüde mali özerklik kavramıyla örtüştüğü ve yıllar itibariyle sağlanan gelişme incelenmiştir. Bu veriler aynı şekilde SPSS programıyla regresyon analizine tabi tutularak öz gelir ile öz geliri oluşturan alt gelir kalemleri, gelir ile öz gelir ve gider ile gelir arasındaki ilişkinin anlamlı olup olmadığı incelenip, yorumlanmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Kalite Bağlamında Uzaktan Eğitim
Eğitimde açıklık, esneklik, kişiye özgü öğrenme gibi kavramların yaygınlaşması, gelişen teknolojinin eğitim ortamlarında kullanılması ve yaşadığımız Covid-19 salgın süreci uzaktan eğitimin yaygınlaşmasını sağlamıştır. Özellikle salgın sürecinin getirdiği zorunlulukla birlikte tüm eğitim kademelerinde uzaktan eğitim alan öğrenen sayısında artış yaşandığı görülmektedir. Bu bağlamda uzaktan eğitim ortamlarında kalite konusunun önemli hale geldiği düşünülmektedir. Bu kitapta uzaktan eğitim kalite ekseninde değerlendirilmekte olup, uzaktan eğitimde kaliteye yönelik iyi uygulamalar, kuramsal bakış açıları, uzaktan ders öğretiminin niteliği, ölçme değerlendirme ve uzaktan eğitimde siber güvenlik gibi birçok boyut kapsamlı olarak ele alınmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Mekâna Bağlanma ve Mekân Kimliği
Yaşadığımız mahalle, ilçe ya da şehrin kendimizi tanımlama sürecine etkisi nedir?
Bir yerin sakini olmak o yerle kurduğumu ilişkiler aracılıyla kendilik tarifimiz ve kimliğimiz üzerinde etkili olmaktadır. Çevre Psikolojisi alanında yürütülmüş çalışmalar mekânın geometrik bir alan, bir hacim olarak ele alınamayacağını göstermekte; aksine mekânın kişilerin anlam dünyasını inşa eden, geçmiş ve gelecek arasında bir süreklilik sağlayan, kişiler ve gruplar-arası ilişkileri etkileyen böylece kimlik oluşum sürecinin önemli unsurlarından biri olarak görmektedir. Bu kitapta mekâna bağlanma ve mekân kimliği kavramları üzerine tarihsel ve güncel yaklaşımlar sunularak İstanbul özelinde yürütülmüş bir araştırmanın bulgularına yer verilmiştir. Bu çalışmanın hem ilgili literatüre, hem de okuyucusuna mekânla kurduğumuz farklı türde ilişkileri fark etme noktasında katkı sunması umulmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
XVII.-XVIII. YY. RUS PEDAGOJİK DÜŞÜNCESİ
I. Petro ve II. Katerina Rus toplum hayatında kapsamlı reformlara imza atmışlardır. Avrupai yapıya ve adaba sahip bir Rus toplumu yaratma fikriyle I. Petro kültür ve eğitim alanında radikal değişimleri başlatmıştır. II. Katerina aydınlanmacı anlayış temelinde Rusya’da “yeni bir nesil” yetiştirmeye gayret etmiştir.
Bu kitapta I. Petro ile II. Katerina’nın genç nesillere okutulması için hazırlattıkları ders kitaplarındaki metinlere yer verilmiştir. Bu metinlerden yola çıkarak, dayanakları ve yönelişleriyle, XVII.-XVIII. yy. Rus pedagojik düşüncesine dair bilgi ve kavrayış edinmek amaçlanmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Ziyaret Fenomeni ve Türk Popüler Dindarlığı
Türk halk dindarlığının en önemli özelliklerinden biri ziyaret fenomenidir. Anadoluda türbe ziyareti yatır, türbe, ocak, evliya, dede, baba vb. isimle anılan ve halk tarafından kutsal mekânlar olarak görülen yerlere gitme davranışını içermektedir. Evliya kültü, Türk popüler dindarlığının kutsal ve mistik boyutuna güzel bir örnek teşkil etmektedir. İnsanlar türbe ziyaretini dini inançlarının gereği olarak algılamakta ve kutsal bilinen bir yerde bulunma arzusuyla hareket ederek kutsal bilinen yerden manevi destek almaktadırlar. Bu bağlamda türbeler, maneviyat arayışına cevap veren mekânlardır.
Türk toplumundaki türbe olgusunun Anadoluyu yurt edinme çabasının dini ve kültürel bir uzantısı olduğunu söyleyebiliriz. Halkın zor günlerde manevi destek aldığı yerler olan türbeler, toplum hayatında yaşanan önemli kırılma anlarında yeniden başlangıç için ihtiyaç duyulan iradenin ve birlik ruhunun şekillendiği merkezler konumundadır. Bu açıdan türbelerin ve onların bağlı olduğu tasavvuf ekolünün toplumun birliğine ve sürekliliğine ilişkin inancı ve güveni tazeleme açısından simgesel bir işlev yerine getirdiği ve kültürel kimliğin oluşumuna ve korunmasına da katkıda bulunduğu görülmektedir. Toplumsal hafızanın canlı tutulduğu ve devamının sağlandığı bu mekânlar din, tarih ve kültürün iç içe olduğu yerlerdir. Ulusal kimliği ve bilinci, kültürel sürekliliği sağlayan bu gibi mekânların milletleşmeye, biz bilincinin oluşmasına, kültürel kimlik inşasına ve sosyal bütünleşmeye katkısının olduğu da görülmektedir. Bu bağlamda türbeler, ortak hafıza mekânlarından biridir.
Kitapta ziyaret fenomeni, sosyolojik olarak incelenmiş olup konu sadece dini boyutu ile değil, sosyal,kültürel, psikolojik, tarihsel ve toplumsal hafızayı canlı tutma ve kimlik inşa etme yönüyle de ele alınmıştır.Kitap bu yönüyle, konuya farklı bir bakış açısı getirmeye çalışıyor.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Uygulamalı Dilbilim – I
Uygulamalı Dilbilim Kitabı, dilbilimin farklı çalışma alanlarını uygulamalı bir bakış açısıyla sunmaktadır. Bu kitap, akademisyenlere, dilbilimcilere, dil öğretmenlerine ve üniversite öğrencilerine genel bir kaynak niteliği taşımaktadır. Kitapta, göstergebilim, edimbilim, toplumdilbilim, biçembilim, derlem dilbilim, çeviribilim, dil ve konuşma terapisi gibi farklı alanları kapsayan yedi bölüm bulunmaktadır. Her bir bölümde, konular ele alınırken okuyuculara teorik bilgiyi pratik uygulamalarla birleştiren bir yaklaşım sunulmaktadır. Uygulamalı Dilbilimin farklı alanlarını kapsayan bu kaynak, dilbilim ve dil öğretimi alanında yapılan çalışmalar için hem temel bir rehber hem de araştırmacılar için faydalı bir referans kaynağı olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
ULUS MARKALAMA
1990lı yılların sonlarında ortaya çıkan ulus markalama (nation branding), 2000li yıllardan günümüze dek 100ün üzerinde ülke tarafından uygulanmıştır. 1996 yılında Simon Anholt tarafından önerilen ulus markalama kavramı; ulusların da ürünler, kurumlar, siyasi partiler veya şehirler gibi marka haline getirilerek yönetilebileceğini öne sürmüştür. Uluslar; tarihsel, politik, toplumsal, kültürel ve ekonomik açılardan çeşitli çağrışımlara sahiptirler. Uluslararası düzlemde ulusların resmî temsilcileri olan hükümetler veya diğer yetkili resmî merciler tarafından yürütülen ulus markalama girişimleri, belirlenen hedefler doğrultusunda ulusun istikrarlı çağrışımlara ve arzulanan imaja sahip olmasını amaçlamaktadırlar. Ulus markalama ile bir ülke ekonomik potansiyelini gerçekleştirebilmekte, kamu diplomasisi uygulayabilmekte, yumuşak güç elde edebilmekte veya ulusal bütünlüğünü güçlendirebilmektedir.
Kitabın ilk bölümünde ulus marka kavramı kuramsal açıdan ele alınmaktadır. Kitabın ikinci bölümünde ulus markalama uygulamaları tartışılmakta; Avrupa, Asya, Kuzey ve Güney Amerika, Okyanusya ve Afrika kıtalarından toplam 33 ülkede gerçekleştirilen ulus markalama girişimleri incelenmektedir. Ulus markalama alanında derinlikli bir kaynak olma özelliğini taşıyan bu kitabın; marka iletişimi, ulus-devlet, ulusal politikalar, uluslararası ilişkiler, kamu diplomasisi, turizm ve ülke tanıtımı gibi farklı alanlara katkı sağlaması düşünülmektedir.
KİTAP TANITIMI
Hafıza, Hatırlama ve Unutma
Bu, hiçbir akademik kurala uymayan, kendine has bir tarzda kaleme alınmış kitap, uzun yıllar bir konu üstünde düşünme ve çalışmanın ürünüdür.
Bu kitap, “Ahmet Hamdi Tanpınar’ı Tanpınar yapan tesirler nerelerden geldi, o kimselerin kendi oluşumunda da kimler nasıl bir rol oynadı?” sorusunu araştıran bir çalışma sonucunda ortaya çıkmıştır.
Orada, karşımıza çıkan, Tanpınar’ın da “ustam” diyerek kabul ettiği büyük Fransız düşünürü, yirminci yüzyılın bütün ilk yarısında, beynin “cortex” denen üst yapısında oluşan ve gelişen “DÜŞÜNCE”nin kanunlarını, kendi üzerinde deney ve gözlemler yaparak incelemek isteyen Paul Valéry idi.
Burada, beynin orta kısmındaki HAFIZA merkezinin çalışma yöntemi, kendini Paul Valéry gibi büyük bir şair ve düşünürle mukayese etme hatasına kapılmadan, normal günlük ve mesleki hayatı da hiç aksatmadan, düzensiz akan bir sohbet şeklinde, kendi üzerindeki gözetlemeler günü gününe kayda alınarak araştırılmıştır.
Bu kitabı okuyan her okuyucuya kendisinin de kendi üzerinde buna benzer gözlemler yapması tavsiye olunur.
₺800,00
KİTAP TANITIMI
KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK
Sosyal sorumluluk işletmelerdeki kâr fırsatları peşinde koşmak ve hızlı rekabet ortamında çalışmaktan daha kapsamlı bir iştir. Sosyal sorumluluk işletmelerin hızla değişen sosyal, ekonomik ve siyasal çevrenin ihtiyaçlarına cevap verme gereksiniminden kaynaklanmıştır.
İşletme ile çevre arasında onay ve rızaya dayalı bir uzlaşım alanı oluşturulmalıdır. Buda işletme ile çevresi arasındaki iyi bir iletişime dayanmaktadır. Bunun içinde işletmenin imajının iyi olması gerekmektedir. İşletmenin iyi iletişim ağını kurması, imaj oluşturması ve hedef kitlelerin talep ve isteklerini öğrenmesi halkla ilişkiler sayesinde olmaktadır.
İşletmeler sorumluluk anlayışı içinde hareket etmelidirler. Aynı zamanda belirlenecek olan halkla ilişkiler politikasının temelinde de sosyal sorumluluk yatmalıdır. Edwsard L.Bemays Bostan Üniversitesinde yaptığı konuşmadaki gibi “Halkla ilişkiler sosyal sorumluluğun uygulamasıdır”
Halkla ilişkilerin görevleri arasında bulunan toplumla bütünleşmenin sağlanabilmesi için işletmenin demokratik bir ortamda meşruiyetini kazanması gerekmektedir. İşletmeler tüm ticari hedeflerini belirlerken sosyal sorumluluk ilkelerine uygun davranmalıdırlar. Bu türlü bir yöntem toplumun işletmeyi desteklemesini sağlar. Aynı zamanda işletmeye olan bağımlılığı artırır. Hedef kitlelerine sorumlu davranma ihtiyacı duymayan işletmelerin, halkla ilişkilere ihtiyacı yoktur.
“Hepiniz çobansınız ve hepiniz elinizin altındakilerden sorumlusunuz. Yönetici çobandır.”
Hz Muhammed (SAV)
“Yaptıklarınızdan değil yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.”
J.B.Moliere
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Aile İçi Etkileşimler
Aile, kadın ile erkeğin birlikteliğinin sonucunda oluşmuştur. Üreme kabiliyetine sahip kadın ile erkeğin evliliği ve bu evliliğin meyvesi olan çocuklar aileyi, aile de sosyolojik olarak ilk toplumu meydana getirmiştir. Doğal ve teşkilatlı bir yapısı olan aynı zamanda toplumun en küçük birimi kabul edilen aile, millet bütünlüğü içinde nesillerin akışını sağladığı gibi toplum kültürünü de nesillere aktarır. Sağlam ve dengeli toplum geleceğinin en büyük garantisidir.
Hızlı teknolojik gelişmeler -geleneksel yapısından uzaklaşan bütün toplumlarda olduğu gibi- Türkiye’de de aile içi problemlerin şeklini, yapısını ve boyutunu değiştirmiştir. Boşanma, aile içi şiddet, terk, sadakatsizlik, ihmalkarlık, her türlü istismar, çocukları suça sürüklemek ve sokağa itmek, madde kullanımı, gayriahlaki tutum ve davranışlarda artışlar söz konusudur.
Aile içi olumsuzlukların temel kaynağı aile bireyleri arasındaki iletişimsizlik ve ailedeki rollerin gereği gibi yerine getirilememesidir. Özgürlüğü sağlayan aile değerleri ve problem çözümünü gerektiren iletişim önemle muhafaza edilmeli, aile kurumu güçlendirilmelidir. Umarız okuyucu, kitapta bu konularla ilgili çözüm metotlarını okuma imkânı bulacaktır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
EIN ROMAN DER MODERNE KÜNSTLERPROBLEMATİK BEI RAINER MARIA RILKES ROMAN MALTE
KİTAP TANITIMI
İnsanlar, Kitaplar ve Filmler
Taşra, edebi okumalarımda hep ilgilendiğim mekanlardan biri olmuştur. Taşrada geçen çocukluğum, o dönemde belleğimde iz bırakan hadiseler, Türkiye’nin taşrasına ara sıra yaptığım yolculuklar, taşradaki siyasete ve sosyolojiye olan ilgim, bu durumun hasıl olmasında etkili olmuştur. Şöyle argümanlarım bile olmuştur: “Türkiye’yi anlamak, taşrayı anlamaktan geçer.” “Taşra, Türkiye’nin aynasıdır”.
Edebiyatta ve sinemada taşraya yönelen edebi türler ve filmler Türkiye’yi anlamam konusunda bana yol gösterici olmuştur. Türkiye nitekim metropolden ibaret değildir. Metropolde akan hayatın aksine zamanın yavaş aktığı taşra bize bazı gerçekleri, bireylerin dünyalarını ve yaşam gaileleri karşısındaki savaşımlarını, yaşama dair umutlarını, hayata tutunmalarını akseden bir coğrafyaydı. Metropolün periferisinde kalan taşra bazen gericiliğin, bağnazlığın bir mekânı, bazen de milliyetçi düşüncelerin bir parçasını teşkil eden yurdun bir zenginliği şeklinde algılanmıştır. Günümüze geldiğimizde ise küreselleşmenin etkisi altında kalan ve buna koşut olarak sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan dönüşen taşra, metropolün hengamesinden kaçanların, metropolde tutunamayanların sığındığı bir mekân olmakla birlikte, aynı zamanda sıkışmışlığı, arada kalmışlığı, kaçışı simgeleyen bir yer olmuştur.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Sahih-i Buhâri Hadisleri Işığında İyi İnsan Olmak
Kitapta Sahih-i Buhari hadislerinin neşredildiği 11 ciltlik eserin taraması yapılarak bir derleme ortaya konulmuştur. Kitabın hazırlanma amacı iyi insan olmanın öneminin hadislerde nasıl ortaya konulduğuna dikkat çekmektir. Araştırmalarım sonucunda İslam!daki en önemli husus olan iyi/salih kimse olmak konusu merkezinde hadislerin araştırılmadığı görülmüştür. İlk kitap Kur-an’da İyi İnsan Olmaya Dair Ayetler‘den sonra bu kitabın yani hadisler ışığında iyi insan olmak konusunun incelenmesinin de gerekliliği doğmuştur.
Bu kitapta hadisler seçilirken öncelikli olarak iyi insan olmaya dair hadisler ele alınmıştır. Bunun yanında müjdeleyici hadislere de yer verilmiştir. Seçilen hadislerin bazen bir kısmı bazen tamamı iyi insan olmaya dairdir. İyi insanın özelliklerine sahip olan birinin salihlerin ahlakı ile ahlaklanmış olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca her daim halis niyete sahip olmak iyi insan olmanın en önemli özelliğidir.
₺390,00