KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Agenda of Translation Studies
₺405,00 -

18. Yüzyılda Osmanlı Taşra Tezgâhlarında Kalyon İnşa Organizasyonu
₺405,00 -

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Masonluk
₺325,00 -

Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar
₺340,00 -

Çocukluk Çaği Obezitesiyle Mücadelede Yeni Bir Mali Araç: Obezite Vergileri ve Ebeveyn Tutumlari
-

Sürdürülebilirlik İletişimi: Yeşil Yıkama Riskleri ve Paradokslar
₺250,00 -

Yapay Zeka Destekli Gazetecilik
₺320,00 -

Koruma, Yetki ve Eylemsizlik
-

Yerel Yönetimlerde Pazarlama Sorunları ve Çözüm Önerileri
₺405,00 -

WITH THE TURKS IN PALESTINE
₺440,00 -

URFALI DÎVÂN ŞÂİRLERİ
₺455,00 -

Türkiye’de Örgüt Kültürü Çalışmaları
₺235,00 -

Türkçe – Arapça Konuşma Kılavuzu
₺210,00 -

Tükenmişlik Sendromu
₺210,00 -

The Elements of General Method, Based on the Principles of Herbart
₺495,00 -

Tarihsel Süreçte Muş Yerel Basını ve Yayın Kültürü
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Erkeklik
Yeni milenyumdan bu yana Türk sinemasında görünüm kazanmaya başlayan erkeklik krizi, toplumsal cinsiyet çalışmaları çatısı altında gelişen önemli bir alana dönüşmüştür. Kültürel üretimin ve özellikle sinemanın eğildiği bu kriz anlatısı, anaakım filmlerin merkezinde yer almış ve erkek karakterlerin toplumsal çözülmelerini perdeye yansıtan bir araca dönüşmüştür. Bu bağlamda 2000’lerin başından bu yana biriken ‘erkek filmleri’ ya da erkeklik krizine dair görünümler sunan filmler, bu krize dair çeşitli söylemler üretmiştir. Bu çalışmanın merkezine, yeni milenyumun Türk sineması bağlamında üretken yönetmenlerinden Onur Ünlü alınmıştır. Senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği filmler ve bu filmlerin erkek karakterleri, erkeklik krizi üzerinden incelenmiştir. Yönetmenin erkek karakterlerinin daima krizle, şiddetle, hastalıkla ve ölümle yüzleştiği, tüm ilişki biçimlerinde sorunlu olduğu ve erkeklik krizlerini doğrudan deneyimlediği saptanmıştır.
KİTAP TANITIMI
İçerik Pazarlaması Müşteriye Bilgi Sunma Sanatı
İçerik pazarlaması günümüzün hızla gelişen dijital dünyası için önemli bir pazarlama yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Aslında yeni bir strateji olmamasına karşın, işletmelerin yeni kullanmaya başladığı bir yaklaşım olarak pazarlama dünyasında kendine yer bulmaktadır. Günümüzde, başarılı olmak isteyen her işletme rekabetsel üstünlük sağlamak adına, dijital pazarlama stratejilerini hedef müşterisinin aradığı bilgiyi bulabilecekleri içeriği oluşturarak doğru sosyal mecralarda onlara ulaştırmaları gerekliliğinin farkında olmalıdır.
Bu kitap; pazarlamacılar için güncel bir yaklaşım olan “içerik pazarlaması” kavramını, konuyla ilgili temel unsurları, içerik pazarlaması için kullanılabilecek araçları, işletmelerin nasıl içerik pazarlaması stratejisi geliştireceğini, işletmeler açısından bu aracın faydalarını, kapsamlı bir bakış açısıyla ele almıştır. Ayrıca bu kitap, içerik pazarlamasıyla ilgili yapılan akademik yayınları derleyerek haritalama yöntemiyle sunmuş ve işletmelerin uyguladıkları başarılı içerik pazarlaması örneklerine yer vermiştir. Kitap, içerik pazarlaması konusunun hem pazarlama akademisyenleri hem de pazarlama uygulamacıları için kapsamlı bir kaynak olmak yazılmıştır.
KİTAP TANITIMI
II. MEŞRUTİYET VE ERKEN CUMHURİYET Dönemleri Üzerine Yazılar
II. Meşrutiyet (1908-1918) ve dönemin temel aktörü Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti Cumhuriyete geçişte pek çok siyasi kurum, örgüt ve deneyim için bir laboratuar sağlamıştı. Modern siyasi kurumlar, çok partili hayat ve hatta etnik unsurlar arası birliği sürdürme denemeleri bu dönemde uygulamaya kondu. Siyasi kurum ve kadrolar, sağ-sol yönelimlerin sınırları, milliyetçilikteki dışlayıcı çizgilerin temel doğrultusu o dönemde belirginleşti. Bu deneyim olumlu ve olumsuz sonuçları ile Cumhuriyete aktarıldı.
Erken Cumhuriyet ile kastedilen 1923-50 arası yıllar, Cumhuriyetin kurucusu Atatürk ile sonrası Milli Şef dönemlerine ayrılabilir. Aynı dönemi ülke içi siyaset ve dünya ile ilişkileri çok etkilediği için, 1929 krizi ile de ayırmak ve II. Dünya Savaşı sonuna kadar uzatmak mümkün görünüyor.
Mete Çetikin çeşitli özgün yazı ve kitap eleştirilerinin derlendiği bu kitapta, II. Meşrutiyet döneminin genel siyasi ortamı, Makedon hareketi liderleri, İttihatçıların siyasi tiyatro etkinlikleri gibi başlıklar konu edilerek, farklı açılardan ele alınmaya çalışılıyor.
Erken Cumhuriyet dönemi üzerine ise, genel siyasi ortam, milliyetçilik, ırkçılık, Soğuk Savaş, üniversite tasfiyeleri ve Atatürkü konu eden özgün yazı ve kitap eleştirileri yer alıyor.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Trablusgarp Savaşı’nda Hilâl-İ Ahmer Cemiyeti (1911-1912)
Hilâl-i Ahmer Cemiyeti, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e miras kalan değerli kurumlarımızdan biridir. Cemiyet 1868 yılında kurulmuş olsa da 1911 yılına kadar yani Trablusgarp Savaşı’nın başlamasına kısa bir süre kala üçüncü kez yeniden oluşum aşamasına gelmiştir. Daha sonra yardım faaliyetlerini günümüze kadar aralıksız olarak sürdürmüştür. Cemiyet Trablusgarp’taki faaliyetlerini, Osmanlı Devleti’nin doğrudan bir sınırı olmadığından Mısır ve Tunus üzerinden Trablusgarp’a ulaşarak yürütmeye çalışmıştır. Yaralı ve hasta Osmanlı askerlerine yardım etmek amacıyla sağlık heyetleri göndermiş olsa da Arap mücahitleriyle bölge halkına önemli yardımlarda bulunmuştur. Hilâl-i Ahmer sağlık heyetlerinin yardım faaliyetleri hiç de kolay olmamıştır. İtalyanlar, adeta uluslararası hukuk kurallarını çiğneyerek hem Cemiyet’in kurmuş olduğu sağlık merkezlerini uçaklarla bombalamış hem de Hilâl-i Ahmer çalışanlarını haksız yere esir etmişlerdir. Dolayısıyla Hilâl-i Ahmer sağlık heyetleri mücadelelerini bin bir güçlükle sürdürmüşlerdir.
Trablusgarp Savaşı, Balkan Savaşlarıyla başlayıp Milli Mücadele ile bitecek olan ve 10 yıl sürecek savaşların öncüsüdür. Karadan ve denizden İtalyanlarla savaşma imkanı olmamasına rağmen, Türk milletinin bir vatan toprağının direnmeksizin teslimi mümkün olmayacağı anlayışından hareketle buraya gönüllü subaylar gönderilmiştir. Bu subayların Trablusgarp’ta hem askerî sevk hem de yerel halkı örgütlemelerindeki yetenekleri İtalyanlara karşı önemli başarılar kazanmalarını sağlamıştır. Bu subayların başında Enver Bey ve Mustafa Kemal gelmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
ÖZDEŞLEŞME VE MARKA BAĞIMLILIĞININ SNEAKER MARKALARINA ETKİSİ
Tüketici davranışı alanı, tüketici tercihlerini anlamaya ve tüketici tercihlerinin hangi unsurlarla şekillendiğine dair uzun zamana yayılmış bir araştırmanın içindedir. Tüketici davranışı ve marka yönetimi araştırma ekseninde yapılan bu çalışmada, marka faydası ve marka kişiliği boyutlarının, marka bağımlılığını etkileyen öncüller arasında bulunmasından hareket edilmiştir. Ayrıca, marka faydası ve kişiliğinin marka bağımlılığı üzerindeki etkisinde marka özdeşleşmesinin oynayabileceğe role yönelik araştırma önerileri neticesinde bu çalışma meydana getirilmiştir. Çalışmanın uygulama ürünü olan sneakers (günlük spor ayakkabı) vaat ettiği faydalar, taşıdığı marka kişiliği özellikleri, özdeşleşmeye uygun bir ürün olması ve tüketiciyi markasına bağımlı hale getirebilecek özellikleri nedeniyle tercih edilmiştir. Oluşumu 1930’lu yıllara dayanan sneaker ayakkabıların 2020’li yıllarda küresel ölçekte geldiği ekonomik büyüklük ve Türkiye’de bu ürüne yönelik pazarın her geçen yıl büyümesi de sneaker ürününü tercih etmeyi kuvvetlendirmiştir. Bu kitapta marka faydası ve kişiliğinin marka bağımlılığı üzerindeki etkisi incelenmiş, ayrıca marka özdeşleşmesinin bu kavramlar arasındaki ilişkiyi ne derecede etkilediği sneaker ürünü özelinde tespit edilmeye çalışılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Liderlik Davranışı ve Toplumsal Norm İlişkisi
Bu kitap farklı bilim dallarının inceleme alanlarına giren bir konuyu içermektedir. Liderlik davranışını kapsadığı için davranış bilimleri, sosyal normları içerdiği için sosyoloji, sosyal normların davranışa etkisini açıklamak için sosyal psikoloji, incelediği liderler işletmelerde liderlik yapan bireyler olduğu için örgütsel davranış bilimi içerisinde yer almaktadır. Bu nedenle disiplinler arası bir çalışmadır. İnsanların davranışları pek çok faktörden etkilenmektedir. İnsanların davranışlarının artalanını kişinin biyolojik yapısı, inançları, düşünceleri, algıları, ihtiyaçları gibi içsel unsurlar ve çevre ile etkileşiminin sonucu olan kültür, örf ve adetler, normlar, telkin, şartlanmalar ve içinde bulunduğu eğitim, iş/meslek, gelir gibi dışsal koşullar etkilemektedir. Lider olarak kabul edilen bir kişi, sosyal yapının bir parçasıdır. Sosyal yapılar istikrarlı bir statü, rol ilişkileri ve belirli normlardan oluşmaktadır. Bu normlar, grupların etkileşimi sırasında oluşan ve üyelerin davranışlarını düzenleyen yaptırımı olan kıstaslardır. Liderin davranışı hem bu normlar tarafından oluşturulmuş yapılar içerisinde ortaya çıkmakta, hem de bu normlardan etkilenmektedir. Bu kitabın konusunu liderlik ve liderin davranışlarını etkileyen toplumsal normlar oluşturmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Gençlik Turizmi
Dünyanın değişik bölgelerinden birçok insan bir noktadan bir başka noktaya çeşitli nedenlerle seyahat etmektedir. İnsanlar, günlük rutinlerinden veya monoton yaşadıkları hayatlarından uzaklaşmak, kaçmak, dinlenmek, yeni yerler keşfetmek için turizm olayına katılırlar. Böylece bedenen ve ruhen rahatlayarak yeniden gündelik yaşamlarına dönerler. Tatil yapmak her yaştan insan için doğal bir haktır. 15-24 yaş arasındaki gençlerin bulundukları yerden ayrılıp, çalışma amacı dışında, gezmek, eğlenmek, eğitim almak, yeni kültürleri tanımak ve dostlar kazanmak amacıyla tatil yapmaları gençlik turizmi olarak değerlendirilmektedir. Gençler enerjik yapıları nedeniyle “güneş-deniz-kum” klasik üçlü dışında, maceraya yönelik aktif spora dayalı alternatif turizm türlerini tercih ederler. Otostop yaparak sırt çantaları ile özgürce dünyayı dolaşmak isterler. Dünya barışına katkı sağlamak, geleceğe umutla bakmak için gençlik turizmi teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Heterochrony in Posthuman Fiction
Heterochrony in Posthuman Fiction examines how contemporary literature reimagines time as multiple, recursive, and coexistent across mythic, genealogical, postcolonial, ecological, and technological scales. Drawing on Foucault, Deleuze, Barad, Braidotti, Ricoeur, and DeLoughrey, the book develops “posthuman heterochrony” as a framework for understanding how fiction challenges linear history and human exceptionalism. Through close readings of Jeanette Winterson, Angela Carter, Kate Atkinson, Ben Okri, Nicky Drayden, Margaret Atwood, David Mitchell, Ali Smith, and Octavia Butler, it reveals how heterochronic narratives bring ancestral memory, planetary ecology, and algorithmic futures into dynamic coexistence. Accessible yet theoretically rigorous, this study offers a renewed vision of narrative temporality and posthuman ethics in the age of the Anthropocene. It demonstrates how temporal multiplicity reshapes storytelling and reframes relations among humans, technologies, and environments.
KİTAP TANITIMI
Sosyal Medya ve Algoritmalar
Dünyada algoritmaları ve büyük teknoloji şirketlerini ellerinde tutan azınlıklar, kendini çoğunluk sanan sıradan kullanıcıların ekonomik, politik ve kültürel yönelimlerini doğrudan etkileyebilir mi? Cevapla ilgili kafanızda soru işaretleri varsa bu kitap size göre olabilir.
Algoritma kelimesinin kökleri her ne kadar 9. Yüzyıla kadar uzansa da sosyal medyanın hayatımızın her alanına nüfuz etmesiyle çok fazla duyulan bir kavram olmaya başladı. Bilişim, telekomünikasyon, sağlık, eğitim gibi birçok farklı alanda kendisine yer bulan yapay zeka teknolojileri, günümüzün en güçlü dinamiklerinden biri olan sosyal medyada da aktif olarak kullanılıyor. Günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen sosyal medya platformları, işlevselliklerini artırmak ve kullanıcılarına daha”iyi” bir deneyim sunmak ve tabii ki özünde karlılıklarını artırmak için yapay zeka teknolojisi ile çalışan algoritmalar kullanıyor. Bu çalışmada, sosyal medya kullanıcıları olarak farklı alanlarda ne gibi algoritmik manipülasyonlara maruz kaldığımızı, yapay zekanın hayatımızı bir çok alanda kolaylaştıracağı tezine karşı dikkat edilmesi gereken bazı noktalara vurgu yapılmaya çalışılıyor. Diğer yandan günlük hayatımızın vazgeçilmezi algoritmaların gazetecilik mesleğine ve pratiklerine nasıl bir katkı sunduğu ve ne gibi dezavantajlara yol açabileceği işleniyor. Türkiye’nin genç bilim insanı adaylarından sosyal medya ve algoritmalara farklı yaklaşımları bu kitapta bulabilirsiniz.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çevirinin Mutfaği
Sözlü çeviri eğitimini ve mesleki uygulamaları çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alan bu çalışma; akademisyenler, profesyonel tercümanlar ve geleceğin sözlü çevirmen adaylarıyla gerçekleştirilen kapsamlı mülakatlara dayanıyor. Kitap, eğitim sürecinden sektörün dinamiklerine uzanan köprüde karşılaşılan yapısal sorunları, güncel piyasa koşullarını ve dijitalleşmenin getirdiği zorlukları ilk ağızdan, net bir biçimde ortaya koyuyor.
Mevcut eksiklikleri ve tıkanma noktalarını tespit etmenin ötesine geçen eser; eğitim müfredatlarının çağdaş ihtiyaçlara göre güncellenmesi, teori ile pratik arasındaki bağın güçlendirilmesi ve mesleki standartların yükseltilmesi adına somut ve yenilikçi çözüm önerileri sunuyor. Hem akademik dünyaya hem de sektöre adım atmaya hazırlanan genç yeteneklere rehberlik etmeyi amaçlayan bu kitap, sözlü çevirinin geleceğine ışık tutan dinamik bir yol haritası niteliğindedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimcilerde Tükenmişlik Sendromu ve Kurumsal Bağlılık
Tükenmişlik sendromu, çalışma hayatını olumsuz yönde etkileyen bireysel ve kurumsal açıdan negatif etkilere sahip bir olgudur. Gelecek nesillerin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi, eğitimcilerin hem fiziken hem de psikolojik olarak sağlıklı olmasına bağlıdır. Bu da ancak eğitimcilerin işlerini sevmeleri ve işe uyum göstermeleri ile mümkün olabilecektir. Günümüzde her meslek grubunda olduğu gibi eğitimciler de iş uyumunda sıkıntı çekmekte ve bunun sonucunda da tükenmişlik yaşamaktadırlar. Bu çalışmanın amacı eğitim sisteminin en önemli unsurlarından biri olan öğretmenlerin ve akademisyenlerin tükenmişlik düzeylerinin kurumsal bağlılıkları üstündeki etkisini karşılaştırmalı olarak analiz etmektir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
AZGELİŞMİŞLİK VE DIŞ TİCARET
“Bu kitap azgelişmiş ülkelerin ekonomik özelliklerinden yola çıkarak bu ülkelerin dış ticaret sorunlarını incelemeye yöneliktir. Azgelişmiş ülkelere önerilen serbest ticaret teorisinin hangi durumlarda geçerli olabileceği ve azgelişmiş ülkelerin dış ticarette karşılaştığı sorunlar teorik çerçevede ele alınmıştır. Serbest ticaret kuramı incelenerek, serbest ticaret sisteminde tüm ulusların kazanamayacağı, bir ekonominin ihracatı ithalatından fazla artıyorsa, başka bir ekonominin de ithalatı ihracatından fazla artmaktadır görüşünden hareket edilmiştir.”
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’NİN SIHHÎ-İCTİMÂÎ COĞRAFYASI BÂYAZÎD VİLÂYETİ DEĞERLENDİRME-KARŞILAŞTIRMA-TRANSKRİPSİYON-TIPKIBASIM
Sağlık Bakanlığımızca 1922 yılından itibaren yayımlanmaya başlanan Türkiye’nin Sıhhî-İctimâî Coğrafya dizisi içinde yer alan “Bâyazîd Vilayeti” Birinci Dünya Savaşı sonrası dönemin Coğrafi özelliklerini ifade etmesi bakımından önem arz etmektedir.
Bu çalışmada Bâyazîd Vilayetinin coğrafi özellikleri bakımından değerlendirilmesi yapıldıktan sonra Ağrı ilinin günümüz coğrafi özellikleriyle karşılaştırılması yapılarak gelinen nokta belirtilmeye çalışılmıştır. Bunun sonucunda Bâyazîd Vilayeti ile Ağrı ili arasında idari, sağlık, ulaşım, nüfus, eğitim, ekonomik faaliyetler vb. yönlerden önemli değişim ve ilerlemelerin olduğu görülmektedir.
Böylece yörenin geçmişi ve günümüzdeki durumu anlaşıldıktan sonra geleceğe dair sağlık, nüfus, eğitim, sosyal, ekonomik faaliyetler, ulaşım ve idari alanda planlanmanın yapılması daha kolay olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Din Eğitiminde Birey ve Ahlak
Din eğitimi, toplumların kültürel, etik ve manevi temellerinin inşasında önemli bir role sahiptir. Günümüz dünyasında din eğitimi disiplini sürekli olarak gelişmekte ve değişmektedir. Bu değişim, bireylerin inanç, değer ve davranışlarını etkileyen dinamik bir alanda kendini göstermektedir.
Kitap, din eğitimi alanının çeşitli yönlerini teorik ve uygulama odaklı olarak ele almaktadır. Bu çok yönlü yaklaşım, din eğitimi ile ilgilenen araştırmacılara, eğitimcilere ve öğrencilere farklı perspektifler sunmaktadır.
Amacımız, kitabın okuyucularına din eğitiminin bireysel gelişim ve toplumsal değişim üzerindeki derin etkilerini daha geniş bir perspektiften anlama fırsatı sunmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Bir Başka Açıdan Strateji
Bu kitap, stratejiyi sadece tek bir bakış açısı ile sınırlamamanın ve onu çok yönlü bir kavram olarak kabul etmenin önemini vurgulamaktadır.
Strateji, öngörüye dayalı yönlendirme temelli bir yaklaşım, bir problem çözme süreci, üst düzey düşünme seviyesi ile ilişkilendirilen bir olgu, güç mücadelelerini içeren dinamik dengeler oyunu ve bir eylemdir. Bu dengeler oyununda yapılabilecek en kötü hamleden daha kötü olanı, oyunun dışında kalmaya çalışmaktır.
Öte yandan, strateji bir güç ve güç unsurudur. Günümüz hızla değişen dünyasında bireylerden örgütlere ve toplumlara kadar her seviyedeki aktör için siyasetten ticarete, sanattan spora kadar geniş bir yelpazede etkili ve belirleyici bir güçtür.
Aktöre, bu gücü nasıl anlayabileceği ve kullanabileceği konusunda bir kılavuz olarak da düşünülebilecek bu kitap, stratejik düşünceyi benimsemek, etkili bir şekilde uygulamak ve bu alanda ustalaşmak isteyenlere yardımcı olmak amacıyla yazılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
SPSS VE R UYGULAMALI SAYMA VERİSİ REGRESYON ANALİZİ MODELLERİ PRM – NBRM ZIP ZINB – HURDLE
Sayma verisi regresyon analizi, bağımlı değişkenin Poisson dağılımı ve Negatif binom dağılımı gibi nadir görülen olayların dağılımına sahip olduğu durumlarda, küçük değerlerdeki yığılma nedeniyle normallik varsayımı sağlanmadığında, bazen de incelenen olayın niteliğinden kaynaklı olarak bağımlı değişkenin çok sayıda sıfır değeri almasından dolayı klasik regresyon analizinin kullanılamadığı durumlarda tutarlı ve etkin tahminler üretebilen bir yöntemdir. Özellikle sosyal bilimlerde ve tıp alanında bağımlı değişkenin herhangi bir dönüşüm yapılmaksızın normal dağılıma sahip olması çok sık rastlanılan bir durum değildir. Sayma verisi regresyon modelleri tam da böyle durumlarda, veriye herhangi bir müdahalede bulunmadan, bazı değerleri çıkarmaya gerek kalmadan açıklanmak istenen olayı olduğu gibi ele alabilmektedir. Bu kitap içerdiği örnekler bakımından en kolaydan daha karmaşığa olacak şekilde okuyucu dostu bir yaklaşım benimsenerek yazılmıştır. Konuyla ilgilenen herkese faydalı olmasını dilerim.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE ASKER VE İDEOLOJİ
Bu kitap Fransız düşünür Louis Althusser’in devlet aygıtlarına yönelik ortaya koymuş olduğu sınıflandırmayı ordu-siyaset ilişkisi perspektifinden ele alarak Türkiye örneğine uyarlandığında ortaya çıkan sonuçları tartışmayı hedeflemiştir. Modernleşme projesinin ağırlıklı olarak askeri elitler aracılığıyla gerçekleştirildiği söylenebilecek olan Türkiye’nin siyasal yaşamında ordunun yalnızca bir baskı aygıtı değil ondan daha da ön planda dönemsel olarak ideolojik bir aygıt işlevi gördüğü iddiasından yola çıkılmıştır. Bilhassa Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş felsefesinin fikri bir karşılığı olarak kabul edilebilecek Kemalizm ideolojisinin sahip olduğu temel prensip ve yaklaşımların topluma yayılmasında ordunun üstlendiği fonksiyonlar ortaya konulmak istenmiştir. Bu çerçevede Türkiye’nin politik yapısında silahlı kuvvetlerin niçin salt bir baskı aygıtı olarak değerlendirilemeyeceği sorusuna da yanıt aranmaya çalışılmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Ferdi ve Şürekâsı
Batılı anlamda Türk romanının kurucusu olarak kabul edilen Halit Ziya Uşaklıgil; romanları, öyküleri, anıları, mensur şiirleri, makalelerinin yanı sıra tiyatro oyunlarıyla da gerçekten “velut” bir yazar olarak nitelenmeyi hak eder. Uşaklıgil’in İzmir dönemi romanlarının sonuncusu ve en yetkini olan Ferdi ve Şürekâsı, 1892 yılında Hizmet’te tefrika edildikten sonra 1895’te kitap olarak yayımlanmıştır. Söz konusu yapıt, Mehmet Rauf tarafından 1908 yılında oyunlaştırılarak Mehasin’de yayımlanır; bir yıl sonra da kitap olarak basılır.
Yazınsal üretimi sadece niceliksel değil niteliksel olarak da Türk Edebiyatına yön veren Uşaklıgil, romanının oyunlaştırılmasını Mehmet Rauf’a emanet etmiştir; bu çerçevede Ferdi ve Şürekâsı, Servet-i Fünûn Edebiyatı’nın bu iki büyük nesir ustasını bir araya getirir.
Beyhan Uygun Aytemiz, bu kitapta hem Mehmet Rauf’un kaleminde yeniden kurulan metni günümüz okuruyla buluşturuyor hem de roman ile oyunun karşılaştırmalı bir incelemesini yapıyor…
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Büyükşehirlerinde Kentleşme
Kentlerin ilk olarak MÖ 6.000’li yıllarda belirdiği, MÖ 4.000 dolaylarında ise tam olarak kendisini göstermeye başladığı belirtilmektedir. Sanayi Devrimi sonrasında ortaya çıkan modern kent anlayışı ile birlikte kentler cazibe merkezi haline gelmiş ve kırsal nüfus hızla kentlere göç etmiştir. Zira bugün dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşamaktadır.
Kentlerin sürekli göç alarak nüfuslanması ve kentsel olarak büyümesi, bugün çeşitli sorunları ortaya çıkarmaktadır. Bu araştırmada, Türkiye’nin 12 büyükşehir belediyesi örneklem alanı olarak seçilmiş ve buralarda kentleşmenin boyutu, yönü ve ortaya çıkardığı sorunlar analiz edilmiştir.
Araştırmamızda elde edilen sonuçlara göre, Türkiye’deki büyükşehirlerin farklı dinamikler üzerinden göç aldığı ve nüfuslandığı görülmektedir. Göç ve nüfuslanmanın neticesinde, test alanı olarak seçilen büyük şehirlerinin kentsel yayılmasının hızla arttığı görülmektedir.
Bugün gelinen noktada, taşıyabileceği miktarda nüfusun çok üzerinde nüfuslanan büyükşehirlerin çok önemli sorunlar ile karşı karşıya olduğu görülmektedir. Kentleşmenin demografik yönünün ağır bastığı ülkemizdeki metropol kentlerin birçoğu sağlıksız yapılaşma, konut ve ulaşım sorunu, altyapı ve kanalizasyon sıkıntısı, su, hava ve gürültü kirliliği, kişi başına düşen yeşil alan miktarının azlığı, okul, eğitim ve kültürel imkanların yetersizliği gibi birçok sorunla baş etmektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
CONTEXTUAL VULNERABILITIES APPROACH TO UNDERSTAND VICTIMIZATION IN CYBERSPACE
Economic cybercrime is one of the unwelcomed consequences of unprecedented intrusion of the Internet in our daily lives. Academic interest in understanding the causes and adverse impacts of cybercrime is growing. Opportunity perspective, which perceives individuals’ daily routines and lifestyles as the primary facilitator of victimization, has been widely applied as a theoretical and conceptual framework in cybercrime victimization research. However, this approach put the responsibility of the victimization on victims explicitly, which hampers the application of crime prevention and reduction efforts. This book presents the Contextual Vulnerabilities approach based on the significant findings of a doctoral study conducted at Durham University in the United Kingdom. Contextual vulnerabilities approach posits that cybercrime victimization is the outcome of the confluence of contextual factors that are mostly beyond victims’ control. This approach presumes that controlling individual (micro-level), macro-level and socio-cultural vulnerabilities may prevent cybercrime victimization. Though the preliminary goal of this book is to provide a new theoretical perspective to scholars researching victimization in cyberspace, I hope the wider audience would find it informative.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
43. ŞEHİR BİZİM KÜTAHYA
Edebin bilinmeyen anlamlarından biri de davettir. Edebiyat/edebiyâd, Edebi yâd etmek, daveti unutmamaktır. İlk davet Oku, ikinci davet Kalem yani yazmaktır. Farâbînin huzura, fazilete ve kemâle ulaşan şehirlerinden olan Kütahyayı okumak ve yazmak davetine uymam kırk yıl öncesine dayanır. Kırk yıl önce Hedef yazılarıyla başlayan söz ve kalem serüvenimiz seksenli yıllardan beri esrârlı şehirlerimizden biri olan Kütahyada sürmektedir.
Adını Kutlardan alan Kütahya, kendi evlâdı olan Evliyâ Çelebînin gezip hikâyesini anlattığı iki yüz elli yedi şehir içinde altıncı önemli kenttir.
Şehirler yalnız bırakılmamalı. Unutulmamalı. Şehir yazıları şehirlerin yaşadığını hatırlatır. Şehrin sanatını ve kültürünü göz önüne serer. Bu yazılar yazarların gözlemlerine ve tasvirlerine dayanır. Coğrafyamızda şehirleri farklı üsluplarla anlatan çeşitli eserler var. Bizim yazılarımızın kaynağı Kütahya araştırmalarıdır. Şehre, mekâna ve insana bakışımızın birikimidir 43. Şehir yazıları
KİTAP TANITIMI
Bitlis İlinin Arazi Örtüsünün Belirlenmesi Kullanımı ve Planlamasına Yönelik Öneriler
Herhangi bir bölgenin ekonomik kaynaklarının harekete geçirilmesi ve dolayısıyla kalkınması için sürdürülebilir arazi kullanımına (land use), geçmişte olduğu gibi günümüzde de ihtiyaç duyulmaktadır. Sürdürülebilir arazi kullanımı çalışmalarında hem doğal ortam özellikleri hem de beşeri ve ekonomik özelliklerin tümüyle değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Arazi kullanımı açısından ele alınan bu çalışmada, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) ile Bitlis ilinin mevcut arazi örtüsü/arazi kullanımı belirlenmiş, doğal ve beşeri coğrafya faktörlerinden kaynaklanan problemler tespit edilmiştir. Mevcut arazi kullanımına bağlı olarak sürdürülen beşeri ve ekonomik faaliyetler temel alınarak Bitlis ilindeki arazi kullanımı ve planlamasına yönelik çözüm önerileri geliştirilmiştir. İldeki arazi kullanımı ve planlamasına yönelik öneriler SWOT analizleri ışığında belirlenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Geçmişten Günümüze Amerika Birleşik Devletlerinin Ortadoğu Politikaları
Ortadoğu, birçok bakımdan dünyadaki en önemli, önemli olduğu kadarda en sorunlu bölgelerinin başında gelmektedir. Orta Doğu bölgesinin en önemli ve en sorunlu bölge olması yanında, sahip olduğu doğal kaynaklar ve etnik-dini çatışmaların merkezi olması onu bir çekim merkezi yapmış ve sürekli göz önünde olmasını sağlayarak büyük güçlerin dikkatini üzerine çekmiştir. Özellikle, Soğuk Savaşın bitmesinden hemen sonra ABD’in türlü bahanelerle en önemli müdahale alanlarından birisi hiç kuşkusuz ki Orta Doğu olmuştur.
Bölgede Arap baharı ile başlayan ve bu olayların İslam dünyasında yol açtığı kritik değişimi hassasiyetle mercek altına alan ABD, İsrail-Arap uyuşmazlığındaki yeni çözüm yollarında diplomasiyi ön planda tutan bir duruş sergilemeye devam etmektedir. ABD, Orta Doğu politikasını İsrail’in ve bölgeye yerleştirdiği askeri varlığının güvenliği üzerine kurgulamaktadır. Ayrıca en önemli başarı kriterleri olarak ta Irak’ın istikrarı ve İran’ın nükleer silahlara sahip olmasının engellenmesini görmektedir.
ABD’nin Orta Doğu bölgesindeki dış politikalarının Güçler Dengesindeki değişime bağlı olarak sürekliliğini muhafaza ettiği, bununla birlikte Rusya ve Çin ile rekabet hâlinde zaman zaman şiddetlendiğini ve gereğinde askerî kuvvet kullanıldığını belirtmek gereklidir.
Bu kitap, geçmişten günümüze ABD’nın Orta Doğu politikaları değerlendirilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
HAVAYOLU TÜKETİCİSİ SATIN ALMA DAVRANIŞI
Türkiye’de son yıllarda gerek iş gerekse tatil amaçlı yapılan seyahatlerde havayolu yolcu taşımacılığına talebin arttığı gözlenmektedir. Bu artışa neden olarak Türkiye’de 2003 yılında havacılık sektöründe yaşanan serbestleşme, devlet teşvikleri ile daha uygun fiyatlarla uçuş gerçekleştiren düşük maliyetli havayolu modeli ve bağlı düşük maliyetli havayolu iş modelini kullanan havayolu işletmelerinin de faaliyetleri gösterilebilmektedir. Yolcuların uygun bilet ile gitmek istediği yere konforlu, emniyetli ve hızlı gidebilmesi talebi arttırmış ve işletmeleri de yolcuların kendilerini seçmesi için zorlu bir yarışa sokmuştur.
Özellikle son yıllarda bilinçlenen tüketicinin satın alma kararının değişkenlik göstermesi, hizmet kalitesine yönelik beklentilerinin değişmesi, pazar yapısını değiştirmiş ve bunun neticesinde işletmenin seçilmesi için tüketicinin istek ve ihtiyaçlarını anlayıp memnun etmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda tüketicinin satın alma davranışını etkileyen faktörlerin ve algılanan hizmet kalitesinin havayolu işletmesi seçimine etkisinin ne olduğunun bilinmesi ve özellikle yoğun olan iç hatlarda hat bazında algılanan hizmet kalitesinin boyutlarının ve satın alma davranışını etkileyen faktörlerin boyutlarının analiz edilmesi işletmelerin rekabet avantajı yakalamasını sağlamada faydalı olacaktır. Bu kitapta, 677 havayolu tüketicisinin Türkiye’de rekabetin yoğun olduğu iç hatlarda faaliyet gösteren havayolu işletmelerini seçiminde etkili olan faktörler ve algılanan hizmet kalitesi boyutlarının genel ve hat bazında etkisinin ortaya konulduğu bir çalışmaya yer verilmiştir. Kitap, havayolu işletmelerinin pazarlama stratejileri oluşturmasında faydalanabilecekleri bir kitaptır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
The Theatrical Gap Dramatıc Persona
The art of acting continues to change and develop. Konstantin Stanislavski’s acting method, which introduced a systematic approach to this art, is also evolving. Stanislavski’s System is based on an understanding of acting that aligns with the laws of nature. As human beings, who are an integral part of nature, strive to adapt to evolving scientific, sociological, and philosophical conditions, their interpretation of natural laws changes. Consequently, the concept of realism in theater takes on a new dimension. In “The Theatrical Gap: Dramatic Persona“, Assist. Prof. Tuğrul Karanfil analyzes Stanislavski’s System, integrates it with contemporary terminology, and introduces his preferred method of role analysis by combining Stanislavski and Shakespeare. This work is aimed at anyone interested in the art of acting.
₺350,00