KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Yükseköğretim Kurumlarında Bilişim Teknolojileri Kullanımının Örgüt Performansına Etkileri
₺390,00 -

Yeni Başlayanlar İçin EKONOMİ
-

Üstün Yetenekliler Eğitimi İçin Toplum 5.0
₺260,00 -

ULUS MARKALAMA
-

Türk Ekranından Yansımalar
₺325,00 -

TOPLUM ve KÜLTÜR
₺235,00 -

Tersine Lojistikte Araç Rotalama
₺190,00 -

TANZİMAT DÖNEMİ TÜRK ROMANINDA MEKÂN
₺510,00 -

SPOR ENDÜSTRİSİNDE MARKALAŞMA
₺275,00 -

Soğuk Savaş Sonrası Türkiyenin Balkanlar Üzerindeki Etkisi
₺275,00 -

SİLVAN İLÇESİNİN BEŞERİ ve İKTİSADİ COĞRAFYASI
₺650,00 -

SAKARYA NEHRİ – GÖYNÜK ÇAYI – ÇATAK ÇAYI ARASINDAKİ SAHANIN KARST JEOMORFOLOJİSİ
₺650,00 -

Reklamlarda Yaratıcılık & Temel Yaratıcı Stratejiler
₺235,00 -

Political Branding and Youth in the Uk
₺235,00 -

ÖĞRENME ÖĞRETME STRATEJİLERİ
₺235,00 -

ORGANİZASYONLARDA İNSAN KAYNAKLARI PROBLEMLERİNİN ÇÖZÜMÜ
₺340,00
KİTAP TANITIMI
VII. ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ KONGRESİ BİLDİRİ KİTABI
Goethe’nin “Ulusal edebiyat artık bir şey ifade etmiyor, dünya edebiyatının zamanı geldi, herkes bu dönemi hızlandırmak için buna katkıda bulunmak zorundadır” demesinin üzerinden yaklaşık iki yüz yıl geçti. Goethe ortaya atmış olduğu “dünya edebiyatı” kavramı ile edebiyatlar arasındaki iletişimi ve etkileşimi vurgulamak istemişti. Bu bir bakıma dünya kültürü anlamına geliyordu ve insanlık kültürünün bir üst basamağıydı. Sadece edebiyatlar arasındaki etkileşim değil, ortak bir duygu birliği geliştirme yolunda da önemli bir adımdı dünya edebiyatı.
Karşılaştırma her zaman bilimlerin bir yöntemi olmuştur. Bu bağlamda yüzyılımızın başında edebiyatlar arasındaki alışverişe dikkat çeken çalışmaların yoğunluğu göze çarpar. Toplumların birbirleri hakkındaki yorumlarını ortak bir buluşma noktasına doğru hareketlendiren bu çalışmalar sadece edebiyat alanıyla sınırlı kalmayıp, psikolojiden sosyolojiye, tarih biliminden antropolojiye ve genel anlamıyla kültür bilimlerini kapsamaktadır. Günümüze bakıldığında edebiyatlar, dolayısıyla kültürler arası iletişime daha çok ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Eskiden uzakta olanlarla karşılaşmalar gündelik hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Ötekileştirme, önyargı oluşturma veya belli gruplar hakkında oluşturduğumuz basmakalıp düşüncelerin yön verici etkisi hayatımızın her alanına yansımaktadır. Bir yandan küresellik iddiaları sınır tanımayan bir hareketliliğe olanak tanırken, diğer yandan farklılıkları ön plana çıkararak yerelliğin bir zenginlik olarak korunması çabaları dikkat çekicidir. Bu çok farklı kültürlerin karşılaşmalarında kimlik konusu da önemli bir sorunsal olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendi kültürünü koruyarak, diğer kültürü anlama deneyimleri yüzyıllardır yaşanan toplumsal çabalardan biridir. Komşularla ilişkiler kültürel zenginlik anlamına gelebileceği gibi, gerilimli bir ilişkiyi de ifade edebilir.
10-12 Ekim 2018 tarihlerinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde düzenlemiş olduğumuz VII. Uluslararası Karşılaştırmalı Edebiyat Bilimi Kongresi çerçevesinde sunulan bildiriler de edebiyatlar ve kültürlerarası ilişkileri gösterme ve yorumlama girişimi olarak alana katkıda bulunma çabasının bir ifadesidir.
Yazarlar: Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, Prof. Dr. Meral Ozan, Doç. Dr. Abdurrahman Kolcu, Doç. Dr. Hasan BAKTIR, Doç. Dr. Vehbi Ünal, Doç.Dr. Bekir Zengin, Ahmet ÜNGÜDER, Alla Serdiuk, Arzu ÖZYÖN, Ayhan Tek, Ayşe Nur Özdemir, Burcu Narda Yurtseven, Canan AKBABA, Ceren Kahraman, Derya Ersöz, Derya Koray Düşünceli, Dilek SAKAROĞLU, Dr. Berna USLU KAYA, Dr. Emin ONUŞ, Dr. Müge GÖNCÜ, Dr. Öğr. Ü. Emel Erim, Dr. Öğr. Üyesi Hatice EŞBERK, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Semerci, Dr. Zennure Köseman, Duygu Özakın, Ebru Ceker Gündogdu, Efsane Huseyin, Emel Özkaya, Emine ZEYTUNLU, Erdal BARAN, Fatma Kahraman, Filiz İlknur Cuma, Gonca GÜVEN AKIN, Hamza KUZUCU, Kamran Ahmadgoli, Khallieva Gulnoz Iskandarovna, Medina Karahan, Mehmet Emin PURÇAK, Meryem Koyun, Nevzat KAYA, Nihan ATLI, Onur ÖZCAN, Öğr. Sevgi Kamışoğlu, Öğrt. Gör. Dr. Reyhan İsmet Özsarı, Özge Sinem İMRAĞ, Özlem ULUCAN, Seçil YÜCEDAĞ, Seçkin SARPKAYA Sibel Baran, Sona Jafari Nasab, Sultan Dilek GÜLER, Tülinay Dalak, Ünal KAYA Veysel LİDAR, Yusuf Ziyaettin Turan, Zeliha DURAN, Zeliha ÖZTÜRK
₺890,00
KİTAP TANITIMI
The Elements of General Method, Based on the Principles of Herbart
The Herbart school adheres to this view of education, and has transferred its spirit and method to the schools. The Herbartians have the hardihood, in this age of moral skeptics, to believe not only in moral example but also in moral teaching. (By moral skeptics we mean those who believe in morals but not in moral instruction.) They seek first of all historical materials of the richest moral content, in vivid personification, upon which to nourish the moral spirit of children. If properly treated, this subject matter will soon win the children by its power over feeling and judgment. With Crusoe the child goes through every hardship and success; with Abraham he lives in tents, seeks pastures for his flocks, and generously marches out to the rescue of his kinsmen. He should not read Caesar with a slow and toilsome drag (parsing and construing) that would render a bright boy stupid. If he goes with Caesar at all, he must build an agger, fight battles, construct bridges, and approve or condemn Caesar’s acts. But we doubt the moral value of Caesar’s Gallic wars. By reading Plutarch we may see that the Latins and Greeks, before the days of their degeneracy, nourished their rising youth upon the traditions of their ancestry. The education produced a tough and sinewy brood of moral qualities.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İLİŞKİLERİ BAĞLAMINDA AİLE İŞLETMELERİ
Aile işletmelerinin birçok boyuttan incelediği bir serinin parçası olan bu kitap, aile işletmelerinde liderlik ve aile ilişkilerine odaklanmıştır. Aile üyeleri gerek kurucu, gerek yönetici gerekse de çalışan bazen de sadece hissedar olarak işletmede önemli rol oynamaktadır. Bu önemine karşın aile işletmeleri ile ilgili yazın incelendiğinde aile boyutunun önemli ölçüde ihmal edildiği görülmektedir.
Ailenin sahip olduğu birlik beraberlik anlayışı nedeniyle aile ilişkileri hakkında bilgi verilmekten çekinmesi aile ilişkilerinin incelenmesini güçleştirmekte ve araştırmacıların aile boyutunu ihmal ederek işletme boyutuna odaklanmasına neden olmaktadır. İhmal edilen aile boyutu ise kendini aile üyeleri arasındaki güç ve liderlik mücadelelerinde göstermekte ve işletmenin ömrünü kısaltan en önemli faktörlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu nedenlerden dolayı, bu kitap öncelikle aile işletmelerinde güç ve liderlik konularını incelemeye odaklanmıştır. Ayrıca aile işletmesine aile üyelerinin gözünden de bakmaktadır. Bu alanlardaki sorunlar tespit edildikten sonra devir süreci ve ailenin kurumsallaşması süreçlerini açıklayarak, aile işletmelerinin sürdürülebilirlik sorunlarına çözüm önerileri sunmayı amaçlanmaktadır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
REKLAM KAMPANYALARININ PLANLANMASINDA SATIŞ NOKTASINDA REKLAMIN ÖNEMİ
Tüketiciler, her gün milyonlarca markanın reklamları ile karşı karşıya kalmaktadır. Pazarlama dünyasında değişimin ve rekabetin bu denli yoğun olduğu günümüzde reklam savaşları da eskisine göre daha rekabetçi yaşanmaktadır. Reklam bir markanın ürün ve hizmetleri hakkında hedef kitleyi bilinçlendirmek ve satın alma kararında önemli bir güçtür. Satış noktası reklam materyalleri tüketicinin mağazaya-markete-satış yerine girdiğinde karşılaştığı her türlü materyal olarak değerlendirilir. İşitsel, görsel, yazılı, ürün denemeleri ile tat duyularımıza da hitap eden pek çok reklam materyalleri satış noktası reklamın konusuna girer. Reklam planlamasında satış noktası reklam materyalleri tüketiciyi, müşteri yapabilme konusunda da önemli rol oynar. Pop reklam olarak da isimlendirilen satış noktası reklam materyalleri nedir, önemi, özellikleri ve çeşitleri nelerdir sorularına yanıt bulabileceğiniz bu kitap, konuya ilgi duyan akademisyenler ve sektör firmaları içinde yol gösterici nitelikte olduğu düşünülmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Yetkinlik Ve Ödül Sarmalının Motivasyona İz Düşümü
Günümüz piyasa koşulları, işletmeleri sürdürülebilir bir başarı için yönetim sürecinde doğru denklem kurmaya zorlamaktadır. Bu kapsamda “insan” unsuru, sarmalın önemli bir parçasını oluşturmaktadır. İnsan, fiziksel ve ruhsal özellikleri bakımından birbirinden farklı özellikleri olan dinamik bir canlı türüdür. Mevcut ve değişen durumlara yönelik beklenti ve tepkileri birbirinden farklı olabildiği gibi hem çevresini etkileyebilmekte hem de etkilenebilmektedir. Dolayısıyla, iş süreci içerisinde doğru insan kaynağının, doğru iş ile buluşturulması, doğru zaman ve yöntemlerle işe güdülenmesi, kurumsal fayda sağlayıcı hassas bir konu olarak gündemde yerini almıştır. Bu kapsamda yapılan araştırmalar göstermektedir ki, salt “ücret” sürdürülebilir bir başarı ve motivasyon için tek başına yeterli değildir. İnsanları diğerlerinden ayıran yapabilirlikleri, farklı memnuniyet düzeyleri, ihtiyaç ve beklentileri bulunmaktadır. O nedenle bu kitapta, “yetkinlikler” ve “ödül” ilişkisinin “motivasyon” üzerindeki etkisi irdelenmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Performans Değerlendirme
Çağımızın en önemli yönetim bilimcilerinden biri olan Peter Drucker’a atfedilen bir söz vardır; “Ölçemediğiniz şeyi kontrol edemez, kontrol edemediğiniz şeyi yönetemezsiniz”. Dijital dönüşüm süreçlerindeki hızlı gelişimin mesleki beceri alanlarına dönük anlayışı daha önce şahit olunmamış bir hızda değiştirmesi performans değerlendirmenin önemini arttırmış, küresel rekabet ortamında mevcut performans düzeyinin korunmasının yeterli olmayacağına dönük kurumsal anlayışı pekiştirmiş ve örgütleri performans değerlendirme süreçlerini gelişimsel ve döngüsel bir süreç olarak tasarlamaya zorlamıştır. Bu yönüyle performans değerlendirme mesleki ve örgütsel gelişim süreçlerinin en temel bileşenlerinden biri olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Küresel düzeyde yapılandırmacı yaklaşımın hâkim eğitim felsefesi olarak kabul edilmeye başlanması eğitim örgütlerinde de gelişimsel performans değerlendirmenin önemini arttırmıştır. Çalışma performans değerlendirmeye dönük hem kuramsal hem de uygulamaya dönük araçlar sunması açısından hem konuyu çalışan akademisyenlere ve öğrencilere hem de örgüt yöneticilerine önemli katkılar sunabilir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği (İnceleme ve Metinler) adlı bu kitap, Kosova Türklerinin sözlü kültür ürünlerinden manilerin bağlam merkezli bir biçimde incelenmesiyle oluşturulmuştur.
Kosova Türklerinin mani söyleme geleneğine dair bilgiler ve manilerin büyük bir kısmı, alanda yapılan derleme çalışmaları ile elde edilmiştir. Bu nedenle bu kitap, 21. yüzyılda Kosova Türklerinin kültürel varlıklarının bir ispatı olan sözlü kültür ürünlerinin elde edilmesi, bir bütün olarak mani söyleme geleneğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi açısından önemlidir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Medikal Sektöründe Hata Türleri ve Etkileri Analizi
Hata Türleri ve Etkileri Analizi tesis, ürün ve makinelerde meydana gelebilecek her hatanın sistemin geneline yansıyan etkisini ve olası riskinin kritiklik derecesine göre sıralanmasını içermektedir. Yoğun rekabette ayakta kalabilmek için işletmelerin kendilerini diğerlerinden farklılaştırması, genellikle kalite alanında olmaktadır. Kalite bu anlamda müşterilerin beklentilerinin ve ihtiyaçlarının anlaşılması, ürünlerin ve hizmetlerin tasarımı, üretim süreçleri, satış, gibi işlemlerin tamamını kapsayan bir araçtır. Bu kitapta, Hata Türleri ve Etkileri Analizi firma ve müşteri bakış açısından ayrı ayrı değerlendirildiğinde hataların önemlilik derecelerinde farklılık gözlenip gözlenmediği ele alınmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Balkanlar
Kırk yıl Balkanlar üzerine araştırmalar yapan bir akademisyen olarak, çeşitli üniversitelerde sürdürdüğüm öğretim üyeliği sırasında yayınladığım makale ve kitap bölümlerinden sadece bir kısmı ile bu eser oluşturulmuştur. Farklı tarihlerde, farklı dergi ile editöryal çalışmalarda yayınlanan bu makaleler unutulmaya ve ulaşılmaz olmaya başlayınca bir araya getirilmesi düşünülmüş, bunun araştırmacılara, öğrencilere ve konuya ilgi duyanlara kolaylık sağlaması amaçlanmıştır.
Öncelikle, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan itibaren Balkanlardaki gelişmeler ile Osmanlı Devleti’nin Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sırasındaki durumuna göz atılmıştır. Keza Bulgaristan diplomatik arşivi belgelerine dayanılarak Kurtuluş Savaşı yıllarında Türkiye-Bulgaristan ilişkileri ele alınmış, İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan iki kutuplu uluslararası dönemde Bulgaristan Türklerinin Türkiye’ye göçlerine değinilmiştir. Bu çerçevede 1990’lardan itibaren dağılan Yugoslavya sonrası ortaya çıkan devletler, yaşanan savaşlar ve taraflar arsında gerçekleşen barış görüşmelerine de yer verilmiştir.
₺950,00
KİTAP TANITIMI
KÜTAHYA HALK ŞAİRLERİ
Türk edebiyatında sanat, edebiyat, şiir ve kültür merkezi olarak önemli bir yere sahip olan Kütahya, yetiştirdiği şairler bakımından Osmanlı şiir coğrafyasına etki eden kadim şehirlerimizden biridir. Kütahyalı Evliya Çelebî’nin bahsettiği iki yüz elli yedi şehir içerisinde Kütahya, altıncı edebî muhit olarak dikkat çekmektedir.
Selçuklu’dan Germiyan’a, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e yüzlerce şair yetiştiren bu kutsal şehir, klasik divan şiirinin başkentidir. Şeyhoğlu Mustafa, Ahmedî, Ahmed-i Daî, Şeyhî ve Cemalî gibi divan edebiyatının kurucu şairleri Germiyan sarayında yani Kütahya’da yetişmiştir.
Kütahya, divan şiiri dışında tekke ve halk şiiri geleneğinde de önemli bir yere sahiptir. Kütahya’da halk şiiri geleneğinin ilk önemli şairi Âşık Sırrı’dır. Âşık Sırrı’dan sonra Âşık Şükrü, Ârifî, Pesendî, Âşık Kâmilî, Âşık Ömer eliyle yirminci asra ulaşan Kütahya halk şiiri geleneği günümüzde iki koldan devam etmektedir. Bu kollardan birincisi Bektaşi şiir geleneğini sürdüren âşıklar ve zâkirler yolu, ikincisi iki binli yılların başında kurulan Kütahya Şiir Sevenler Derneği’nde faaliyet gösteren kalem şairlerinin yoludur.
Kütahyalı veya Kütahya’ya hizmet ettiği için Kütahyalı kabul ettiğimiz halk şairlerini ele aldığımız bu çalışmada yer alan şairlerimizin hayat hikâyelerini ve şiirlerini incelediğinizde Türkistan coğrafyasından Anadolu’ya taşıdığımız derin bir halk kültürünün izlerini göreceksiniz.
KİTAP TANITIMI
Suriyeli Sığınmacılar ve Türkiye Gerçeği
2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı sonrasında milyonlarca Suriyelinin komşu ülkelere ve Avrupaya kitleler halinde göç etmesi büyük bir krize sebep olmuştur. 2011 senesinden itibaren açık kapı politikası uygulayarak Suriye Arap Cumhuriyeti halkını kabul eden Türkiye, başta Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası örgütlerle iş birliği içinde uyum politikaları yürüterek geniş kapsamlı bir kriz yönetimi başlatmıştır. Çalışma, Türkiye örneğinde gerçekleşen sığınmacı krizini ve kriz yönetimine ilişkin uyum politikalarını konu edinmiştir. Kitapta, Suriyeli sığınmacı krizinin yarattığı etkilerin hafifletilmesi için oluşturulan uyum politikaları analiz edilerek sığınmacılara yönelik mevcut uyum politikalarının etki değerlendirmesinin yapılması amaçlanmaktadır. Sığınmacıların entegrasyonunun sağlanması amacıyla oluşturulan uyum politikaları, sığınmacıların doğuştan getirdikleri haklarının korunarak toplum içinde eşit bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri için oldukça önemlidir. Literatürde bu konuda yapılacak çalışmalar Suriyeli sığınmacıların entegrasyonu için atılacak yeni adımlara yol göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medyada Yanlış Bilgi: Komplo Teorileri ve Bilimin İnkârı
İnsan yaşamının devamını sağlayan temel ihtiyaçlarından biri olan bilginin, hiç olmadığı kadar hızlı üretildiği, yayıldığı ve depolandığı günümüzde yanlış bilginin, çeşitli türlerde ve medya formlarında üretilmesi, paylaşılması ve kabul görmesi, bilgi ekosisteminde düzensizliklerin varlığına ve doğrulanamayan bilgi yoğunluklarının oluşmasına neden olmaktadır. Toplumsal, ekonomik, siyasal çerçevede ve farklı bağlamlarda çeşitli eşitsizlikleri ve etik ihlalleri doğuran yanlış bilgi tüm biçimleriyle, insan hak ve özgürlüklerine, demokrasiye meydan okumaktadır.
Yanlış bilgi içerikli komplo teorilerine dâhil olan bireyler, sosyal medyanın kutuplaştırıcı etkisiyle, yanlış bilgilerin yeniden üretimini sağlamaktadır. Özellikle yapay zekâ teknolojilerinin gelişimi, yanlış bilgi üretiminde gerçek ile sahte arasındaki ayrımı silikleştirmeye başlamış, doğrulama pratiklerinin sürekli biçimde işleyiş gücünü zayıflatarak bilgiye yönelik güveni derinden sarsmıştır.
Yanlış bilgi, interdisipliner biçimde, tüm alanlarda eşitlikçi yaşam ortamının zarar görmesine neden olmuş ve bu nedenle gerekli çözümlerin üretilmesini zorunlu kılmıştır. Bu düşünce düzleminden hareketle hazırlanan çalışma, yanlış bilginin, üretim, yayılım ve katılım çerçevesinde irdelenmesini ve iletişim alanından farklı perspektiflerle tartışılmasını amaçlamaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Kent ve Sosyal Sermaye
Tarihin akış sürecinde beşeri ve coğrafi birçok neden insan yaşamını çeşitli yönleriyle değiştirip farklılaştırmaktadır. Süreçte bu değişimlerin en önemlilerinden biri de insanın kendine ihtiyaçlarını giderebileceği bir yer edinmesi olmaktadır. Kent yerleşim alanları birlikte yaşamanın mekânsal tezahürlerinden biri olarak vücut bulmuştur. Kent yaşamı kır yaşamından birçok yönüyle ayrışmakta. Bu mekândaki toplumsal yaşam, ihtiyaçların giderilmesi için kendine özgü oluşturulmuş yapıları, kurumları, oluşumları ve insan ilişkilerini içermekte. Kent ortamında nüfusun büyük ve heterojen bir yapıda olması, sosyo-ekonomik kaynakların çokluğu ve çeşitliliği, tüketim kalıplarının ve yaşam tarzının kıra göre farklılığı, kitle iletişim araçlarının yaygın kullanımı gibi etkenler, birey-grup-toplum arası ilişkilerde sürekli yeni davranış formlarını ortaya çıkarmakta. Kentsel alanlarda aile ve akrabalık gibi birincil grupların küçüldüğü, önem ve bağlayıcılıklarının zayıfladığı, buna karşın ikincil grupların etkilerinin daha güçlü olduğu görülmektedir. İnsanın her ihtiyacını tek başına karşılamasının mümkün olmaması nedeniyle bulunduğu ortamda diğer insanlarla mutlak surette iletişime geçmek, işbirliği ve dayanışma oluşturmak zorunluluğu bulunmakta. Bu ilişkilerde güven en önemli belirleyici bir faktördür. Kişilerarası güven, ortak normlar ve toplumda cari ilişki ağlarına katılmak, içinde yaşanılan toplumun sosyal sermaye stokunu oluşturmaktadır. Sosyal sermaye stoku bir toplumun sosyal kaynaşmasını, her yönüyle gelişmesini ve müreffeh bir yaşam sürmesinin sağlayan bir değişken olarak değerlendirilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
The Erotic Motive in Literature
There is no form or species of literature that may not be interpreted by psychoanalytic methods. Be the author ever so objective, no matter how much he has sought to make his personality intangible and elusive, there are means, with the aid of clues, of opening up the barred gates of his soul. Men like Flaubert and Merimée, who believed in the impersonal and objective theory of art and who strove deliberately to conceal their personalities, failed in doing so. Their presence is revealed in their stories; they could not hold themselves aloof. It is true we have been aided by external evidence in learning what methods they employed to render themselves impersonal; the real Merimée and Flaubert, however, were made to emerge by the help of their published personal letters. It matters not whether the author writes realistic or romantic fiction, autobiographical or historical tales, lyric or epic poems, dramas or essays, his unconscious is there, in some degree.
But in a field which is largely new, it is best to take those works or species of writing where the existence of the unconscious does not elude our efforts to detect it. Therefore, much will be said in this volume of works where there is no question that the author is talking from his own experiences, in his own person, or where he is using some character as a vehicle for his own point of view. Such works include lyric poetry which is usually the personal expression of the love emotions of the singer. Burns, Byron, Shelley, Keats and Swinburne have left us records of their love affairs in their great lyric poems. Most of these were inspired by frustration of love, and were the results of actual experiences. And though much is said in them, other facts may be deduced.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974)
Kıbrıs Sorunu; 1950’li yıllardan sonraki dönemde Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ilişkilerinin belirleyicisi olmuş ve Türk basını da bu tarihlerden sonra Kıbrıs Sorununa yoğun olarak ilgi göstermeye başlamıştır. Bu kitap; Kıbrıs Sorununun en önemli safhası olan 1954-1974 yılları arasındaki dönemin Türk basınına yansımalarını ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla Türk Basınının iki önemli gazetesi olan Son Posta ve Yeni İstanbul gazeteleri incelenerek, 1954-1974 yılları arasında Kıbrıs Sorununa bakış açıları bilimsel bir yaklaşımla ele alınmıştır.
Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974) isimli bu çalışma, 1954-1974 yılları arasında Son Posta ve Yeni İstanbul Gazetelerinde çıkan toplam 2234 haber ile 94 köşe yazısı, üzerinde herhangi bir değerlendirme yapılmadan gazetenin vermek istediği ana mesaj özetleme yapılarak okuyucuya aktarılmıştır. Bu çalışma; giriş, iki ana bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş kısmında konunun tarihsel alt yapısı ele alınırken, ikinci ve üçüncü bölümlerde gazete haberleri ve köze yazıları özetlenmiştir. Sonuç kısmında ise Kıbrıs Sorunu ile ilgili basında çıkan haber ve köşe yazılarının genel bir değerlendirmesi yapılarak, gazetelerin Kıbrıs Sorununa bakış açıları ortaya konmaya çalışılmıştır. Ayrıca adı geçen gazetelerin soruna yaklaşımları mukayese edilerek bir değerlendirme yapılmıştır.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
UNDERSTANDING MODERN MACROECONOMIC SCHOOLS: A COMPARATIVE ANALYSIS
In this book, we attempt to make a comparative evaluation of modern macroeconomic schools: Monetarism and New Classical School based on the Classical System that envisage automatic full employment or natural rate of unemployment (NRU) equilibrium (AFNE or ANRUE) vs. New Keynesian and Post-Keynesian Economics based on the Keynesian System which gives unemployment equilibrium (UNE) or non-automatic NRU equilibrium (NANRUE) due to insufficiency of aggregate demand.
In order to determine which school is relevant, first the basic assumptions of these systems are compared: i) rational vs. adjusted vs. heterogeneous expectations, ii) existence of perfect competition in all markets leading to flexibility of prices and wages vs. imperfect competition giving rise to rigidities, and iii) presence or lack of coordination between markets.
In the final phase of our evaluations the performance of the developed economies are surveyed to establish whether we meet with AFNE or ANRUE or else UNE or NANRUE; and whether policy prescriptions devised by respective schools solve or alleviate the problem at hand when implemented.
Our investigations point out that New Keynesian and Post-Keynesian schools are more relevant compared to Monetarism and New Classical School. The choice between New Keynesian and Post-Keynesian Economics, however, is more difficult to make although New Keynesian Economics seems more widespread than Post-Keynesian Economics. Objectively, Post-Keynesian assumptions seem more realistic; normatively, however, New Keynesian stands seems more fit to the present day move towards globalization.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
İkna Temelli Halkla İlişkiler
Halkla ilişkiler, özünde bir değişim, dönüşüm ve etkileşim süreci Halkla ilişkiler, aynı zamanda hedef kitleler üzerinde etkili olmayı, kalıcı izler bırakmayı ve olumlu bir izlenim oluşturarak/imaj yaratarak onları istendik davranışlara yönlendirmeyi amaçlayan ikna temelli bir disiplin. İkna temeli itibariyle halkla ilişkilerin; bireylerden oluşan hedef kitleleri duygularıyla, düşünceleriyle, amaçlarıyla ve tüm var oluşlarıyla tanımaktan, arzu edilen zihinsel tutumlara/davranışsal eylemlere yönlendirmekten ve gönüllü bir kabullenişe/boyun eğişe teşvik etmekten geçtiği ise bir gerçek. Söz konusu gerçekten hareketle bu kitapta; dijital pazarlamadan müşteri ilişkilerine ve satışa, kurumsal iletişimden etkili iletişim tekniklerine, diplomatik iletişimden siyasal ikna mekanizmalarına, sosyal medya paylaşımlarından tanıtım filmlerine kadar pek çok halkla ilişkiler konusu ikna kavramları, yasaları ve ikna teknikleri temelinde ele alınmış ve tartışılmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
İNTERNET VE E-TİCARET
Bu çalışmanın temel konusu internet ve e-ticarettir. Tarihsel sürece baktığımızda, internetin temellerinin günümüz kullanımından çok farklı bir amaç için atıldığı görülmektedir. Başlangıçta belirli bir kesime hitap eden internet zaman içerisinde herkesin kullanımına açılmıştır. İnternetin herkes tarafından kullanılmaya başlaması ise girişimcilere yeni ufuklar açmıştır. Bu bağlamda firmalar önemli ölçüde ürün ve hizmetlerinin satış ve pazarlamasını sanal ağlara taşımışlardır. Zamanla e-ticaret olarak adlandırılan sanal ağlar üzerinden yapılan ticarete güven artmış ve önemli bir ticaret platformu haline gelmiştir. Günümüzde internet ve e-ticaret birlikte gelişmektedir. İnternette meydana gelen gelişmeler e-ticareti etkilerken, e-ticarette meydana gelen gelişmeler de interneti etkilemektedir.
Bu çalışma üç temel bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde internet ve e-ticaret kavramları açıklanmış ve bu kavramların birleşenleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, e-ticaretin gelişmesine yönelik dünyada ve Türkiye’de yapılan temel çalışmalara yer verilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise internet ve e-ticaret ile ilgili sayısal veriler derlenerek zaman içerisinde internet ve e-ticarette meydana gelen değişmeler vurgulanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Afet Yönetim Politikalarına Bir Katkı
Dünya’da her yıl afetlerden dolayı on binlerce insan yaşamını yitirirken, milyonlarca insan olumsuz etkilenmektedir. Geçmişten günümüze toplumlar, afetlerin olumsuz etkilerinden korunmak için çeşitli önlemler almıştır. Günümüzde gelişen bilim ve teknoloji sayesinde afet yönetimi politikaları ön plana çıkmıştır. Bu politikaların amacı, afetlerin olumsuz etkilerini minimize etmektir. Gelişmiş toplumlar afet yönetimi politikaları sayesinde, afetlerin olumsuz etkilerini azaltmışken az gelişmiş ülkelerde ise afetler daha yıkıcı bir hal almaya devam etmektedir.
Bu araştırma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde afet, afet yönetimi, afet yönetim politikaları ile Türkiye’de ve Dünyada afet yönetim politikaları konusu ele alınırken, ikinci bölümde ise Türkiye’nin afet yönetim politikalarına bir katkı sunulmaya çalışılmaktadır. Araştırmanın ikinci bölümünde, literatür bilgi bankası modeli önerisi ile tüm Türkiye’de erozyon ve orman yangını konusunda yapılan çalışmalar analiz edilmiştir. Bu kitabın ikinci bölümünde, CBS kullanılarak pilot uygulama yapılmış; orman yangını ve erozyon konusunda yapılan pilot uygulama ile Türkiye’nin afet yönetim politikalarına bir katkı sunulup literatür bilgi bankası modeli önerisi ortaya konulmuştur.
₺190,00
KİTAP TANITIMI
Digital Transformation in Banking Industry Financial Security, Audit and Business Perspective
The book “Digital Transformation in Banking Industry – Financial Security, Audit and Business Perspective” explores the effect of digital transformation on Anti-Money Laundering (AML) regime by focusing on digital Know Your Client (eKYC), artificial intelligence in AML, crypto currency, and virtual assets by drawing attention on ongoing compliance challenges in “virtual assets era”. Furthermore, it explores Fintechs and future of conventional banking as well as remote auditing in banking industry.
This edition explores Fintechs and the future of conventional banking. This is to examine the Fintech structures that have recently gained great importance in the world and to evaluate the possible effects of the developments on traditional banking in the future. Considering the innovations that Fintech structures bring to payment systems, their impact on credit markets and the structure of blockchain-linked contracts, it is expected that they will have greater effects on the financial system in the future. In this context, the book analysis the effects of these structures on traditional banking by including the recent literature on the subject.
Remote auditing is one of the common methods that is suitable for today’s world with its flexible and technology-based structure. In our book we have dedicated a chapter which explores remote auditing (also known as virtual audit) and challenges as well as advantages of applying it.
A chapter is dedicated to AML Programs in Banking Industry in Covid-19 Era, which identifies challenges, good practices, and policy reactions to new ML/TF risks which can be also defined as financial security risks arising during the Covid-19 pandemic crisis and due to impact of digital transformation in banking industry.
A special attention is dedicated to the artificial intelligence in AML structures in banking and the role of artificial intelligence for detecting money laundering cases by decreasing the number of “false alerts” and increasing the quality of “real matches”. The book explores the role of artificial intelligence on increasing the efficiency and decreasing the manual work on daily basis for AML Compliance Officers.
The book explores virtual currency and blockchain by identifying ongoing compliance challenges from decentralized platforms, peer-to-peer cryptocurrency exchangers, anonymity-enhanced cryptocurrencies, and “jurisdictional arbitrage” (the ability of criminal actors to route their activity through countries with weak AML/CFT regimes). Blockchain/ Distributed Ledger Technology (DLT) applications aside, certain properties of Virtual Currencies (including VCs associated with Initial Coin Offering – ICOs) entail special Financial Crimes Compliance (FCC) risks, some of which are detailed in our book.
Nowadays the Digital Identity (DI) services help financial institutions, especially banking industry, to offer several services efficiently and properly to their clients. By keeping this in mind, the measures for Covid-19, offering services in distance remains the best solution in the market. The DI provides provable and sharable identity, which is particularly important when on-boarding clients but also has a key protection role to play when users are transacting. In our book we have dedicated a chapter related to digital ID system and eKYC.
We believe this edition contributes to current literature for the effect of digital transformation in banking industry from the financial security, audit and business perspective and it is important for compliance officers and bankers, policy makers, strategists, academics, students, and professionals in the field of compliance.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Dijitalleşme ve Din
Tarih boyunca yeni teknolojiler ve dünyayı algılama biçimleri toplumsal yapılarda derin değişimlere neden olmuştur. Yaşam tarzlarımızdaki ilk büyük değişim olan neolitik devrimden sanayi devrimine ve bugün 21. yüzyılın yeni teknolojilerine kadar pek çok alanda büyük bir hızla çeşitli toplumsal değişimler görülmüştür. Akıllı telefonların yanı sıra internet bağlantılı milyarlarca taşınabilir cihaz bilgiye ulaşımı sınırsız hâle getirmiş ve yepyeni fırsatlara kapı aralayarak insanları, küresel ölçekte mobil teknolojilerde yeni bir devrimin eşiğine getirmiştir.
Bilgi ve iletişim teknolojilerinin son sürat ilerlediği dijitalleşme çağında, insan davranışı ve düşüncesine çağlar boyu rehberlik etmiş klasik değerler hiyerarşisinin yerini, teknoloji kaynaklı yeni sosyal ilişkiler ağı almıştır. İnsanlar bu süreçte çok farklı ve değişken bir kültürü deneyimlemektedir. Dijitalleşme süreci, yeni dindarlık formlarının doğuşuna da zemin hazırlamaktadır. Bu anlamda dinsel kimliğin, bilimsel ve teknolojik gelişmelerle sosyo-kültürel değişim süreçleri karşısındaki konumuna ve yeni dini formları çerçevesinde yol açacağı uzun vadeli etkiler tartışılmaya devam edecektir. Elinizdeki eser, böylesine dinamik bir literatüre güncel örneklerle katkıda bulunma girişiminin ürünü olarak okuyucularına sunulmuştur.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
Çocuk Edebiyatı ve Mevlananın Mesnevisi
Çocuk edebiyatında, gelenekten yararlanan ve kültürümüzün oluşumunda temel oluşturan yapıtların yeniden ele alınması gerekmektedir. Bu alanda çocuk edebiyatı çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyacın bir sonucu olarak, Mevlâna’nın 13. yüzyılda meydana getirdiği altı ciltlik eserin değişik basımları çocuklara sunulmaktadır. Ancak, bu eserlerin çocuk edebiyatı niteliklerine uygun olarak ele alınması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
Çalışmada, Mevlâna’nın hangi hikâyeyi ne amaçla anlattığı, yetişkinlere hangi dersleri vermek istediği belirtilmiş, çocukların bu derslerden hangilerine ulaşabileceği ele alınmıştır. Hikâyelerde hem metin aralarında geçen yardımcı iletiler hem de ana fikir yapıları ortaya çıkarılmıştır. Yardımcı fikir ve ana fikir iletileri ahlâkî, ekonomik, sosyolojik, psikolojik ve diğerleri olmak üzere sınıflandırılmıştır.
KİTAP TANITIMI
Avatarını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim!
Avatarını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim, dijital oyunların yalnızca bir eğlence biçimi olmadığını; bireylerin benlik algısını, kimlik sunumunu ve sosyal ilişkilerini derinden etkileyen güçlü bir kültürel alan olduğunu ortaya koyuyor. Bu kitapta, dijital oyun deneyiminin oyuncuların benlik inşasını nasıl şekillendirdiği kuramsal bir çerçeveyle ele alınırken; avatar seçimlerinin, çevrimiçi performansların ve dijital kimliklerin gerçek hayattaki benlik algısıyla nasıl etkileşime girdiği açıklanmaktadır. Aynı zamanda, dijital oyun bağımlılığı bölümünde, oyunların aşırı kullanımının bireyin psikolojik süreçlerine, sosyal ilişkilerine ve kimlik bütünlüğüne nasıl yansıdığı incelenmektedir. Dijitalleşen dünyada benlik, kimlik ve bağımlılık ilişkisini anlamak isteyen okuyucular için kapsamlı, güncel ve yol gösterici bir kaynak sunmaktadır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
Nâme-İ Dil
Osman Rahmî Ve Eserleri Biyografik Kaynaklarda Ve Edebiyat Tarihlerinde Yer Almamaktadır. Osmanlı Arşivlerindeki Kayıtlara Göre Şair 1248 (1832/33)’De İstanbul’da Doğmuş Ve Şûrâ-Yı Bahriye Başkâtibi İken Kendi İsteği Üzerine 28 Şaban 1312 (24 Şubat 1895)’Te Malulen Emekli Olmuş Ve 20 Kânun-I Sânî 1311 (1 Şubat 1896)’Da 64 Yaşında İken Vefat Etmiştir.
Nâme-İ Dil Ve Hayâl-İ Dil İsimli Eserler Divan Şiiri Geleneğine İlginin Azaldığı 19. Yüzyılda Kaleme Alınmış Manzum Sergüzeşt-Nâmelerdir. Şairlerin Yönünü Daha Çok Batı Edebî Ürünlerine Çevirdiği Bir Dönemde Osman Rahmî’nin 30 Yaşında İken Tamamlandığı Bu Eserlerle Divan Şiiri Geleneğini Sürdürmeye Çalışması Dikkate Değerdir. Şairin Bu Eserlerde Form Ve İçerik Olarak Sergüzeşt-Nâme Geleneğine Yeni Boyutlar Kazandırdığı Görülmektedir. Nâme-İ Dil Şairin Yaşadığı Dönem Hayatından İzler Yansıtması Ona Ayrı Bir Özellik Katmaktadır.
Eserlerdeki Çok Sayıda Gazelde Âşığın Sevgilinin Güzelliği Karşısındaki Aczi Ve Ona Kavuşmak İçin Çaresizce Yaptığı Duygu Dolu Yakarışları İle Karşılaşılmaktadır. Osman Rahmî Bu Şiirler Arasındaki, Fuzûlî, Bâkî, Nef‘Î, Şeyhülislam Yahyâ Ve Nedîm Gibi Divan Şiiri Geleneğinin Önde Gelen Şairlerine Nazire Olarak Değerlendirilebilecek Çok Sayıda Gazel İle Bu Geleneğini De Sürdürmeye Çalışmaktadır. Nâme-İ Dil’deki 45 Beyit Uzunluğundaki Manzum Mektup, Dile Getirilen Duygular Ve Onların Etkileyici Tasviri İle Eserdeki En Güzel Şiirler Arasındadır. Manzûmenin Bu Yönüyle Divan Şiiri Geleneğindeki En Etkili Manzum Mektuplar Arasında Sayılabilecek Nitelikte Olduğu Görülmektedir.
Rahmî’nin Eserlerinde Divan Şiiri Geleneğindeki Âşık-Sevgili Tasavvurunda Dikkati Çekici Farklı Yaklaşımlar Sergilediği Görülmektedir. Sevgiliye Kavuşmanın Da Kalıcı Bir Mutluluk Getirmeyeceği Ve Sonunun Ayrılık Olacağı, “Vuslatın Âhiri Derd [Ü] Firkat” (Mend. B. 442) Düşüncesi Bunlardan Birisidir. Bu Çerçevede Âşığın Kendisini “Sezâ-Yı Vuslat” (Muhd. 2, Bt. 5) Gören Sevgiliye Karşı Kendisini “Bezm-İ Visâle Nâ-Sezâ” Görmesi Ve Ona “Kulluk Yeter Devlet Bana” (Muhd. 2, Bt. 6) Karşılığını Vermesi Konunun Divan Şiiri Geleneğinde Ele Alınışına Farklı Bir Boyut Kazandırmaktadır.
İçeriklerindeki Kadar İsimlerinde De Gönlü Öne Çıkaran Bu Eserler, Gerek Anlatım Gerekse Kurgularıyla Rahmî’nin Önemli Bir Edebî Birikim Ve Sanat Yeteneğine Sahip Olduğunu Yansıtmaktadırlar.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
Tuva Türkçesinde İkileme ve Yinelemeler
Tuva Türkleri, Güney Sibirya bölgesinde, Rusya Federasyonuna bağlı Tuva Cumhuriyetinde yaşamakta olan Türk topluluklarından biridir. Tuva Cumhuriyetinde yazı ve konuşma dili olarak kullanılan Tuva Türkçesi; Eski Türkçe birtakım arkaik özellikleri korumuş olması, Moğolcayla ilişkiler gibi bakımlardan dikkat çekici özellikler gösterir. Tuva Türkçesinin ilgi çekici özelliklerinden biri de ikileme kullanımının yaygınlığıdır. Tuvaca söz varlığının önemli bir bölümü ikileme şeklindeki sözlerden oluşur. Bu çalışmada Tuva Türkçesindeki ikileme ve yinelemeler, Eski Türkçeyle de karşılaştırmalı olarak kapsamlı şekilde ele alınmaktadır.
Türk dilinde Eski Türkçeden beri görülen ikileme ve yinelemeler üzerine, Türk dilinin farklı tarihî dönemleri ve çağdaş lehçelerini kapsayan pek çok çalışma yapılmıştır. Bununla birlikte konunun, üzerinde durulması ve aydınlatılması gereken yönleri hâlen bulunmaktadır. Tuva Türkçesinde ikileme ve yinelemelerin incelendiği bu çalışmada, önceki çalışmalar da irdelenerek konu sistemli bir şekilde ele alınmıştır. Giriş bölümünde konunun kapsam ve sınırları çizilerek İkileme ve yinelemenin dil bilimindeki karşılıkları belirlenmiş, inceleme bu esasta gerçekleştirilmiştir. Çalışma; ikilemeler, yinelemeler ve Eski Türkçeyle karşılaştırma olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır.
İncelemenin sonunda ikileme ve yinelemelerin sözlüğü yer almaktadır. Tuva Türkçesine ait çok sayıda edebî metin, halk edebiyatı eserleri, araştırma yazıları ve gazetelerin taranmasıyla oluşturulan sözlük yaklaşık 2600 madde başından oluşmaktadır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Belediyelerde İnovasyon: Living Lab Örneği
Bu kitap dünyada son yıllarda yaygınlaşan belediyelerde inovasyon ve living labler üzerine yapılan ilk bilimsel çalışmanın ürünüdür. Belediyelerde inovasyonun anlaşılması, yaygın hale getirilmesi sürecine katkı sağlamak ve living lab oluşumunun inovasyon aracı olarak kullanılabilirliğinin incelenmesini amaçlamaktadır.
Belediyelerde inovasyon, yerel hizmetlerin niteliğinin artırılması için ürün veya hizmetlerde, operasyonel veya organizasyonel süreçlerde veya iletişim yöntemlerinde etkililiği ve verimliliği artıracak değişiklikleri ifade etmektedir. Belediyelerde inovasyon aynı zamanda; hızla gelişen teknoloji karşısında yerel halkın değişen ve gelişen taleplerine ve beklentilerine çözüm üretmek amacıyla geliştirilmiş ürün ve hizmetler sunmak olarak da görülebilir.
Vatandaşların artan talep ve beklentilerine cevap verebilmek, bütçe kısıtı, standart çözümlerin yetersiz kalması nedeniyle belediyelerde inovasyon yapma ihtiyacını gün geçtikçe artırmaktadır.
Yaşamın akışı içinde vatandaşın talep, sorun ve ihtiyaçlarını en iyi ve en doğru şekilde tespit edecek, değişimi yakalayarak uygulayacağı politikalar ve sunacağı hizmetlerle çözüm yaratacak olan kurumlar olan belediyelerde inovasyonun gerekliliği hızlandırıcı etki yapan living labi gündeme getirmiştir. Living lab belediyelerde inovasyonu hızlandırıcı etkisi ile kurulması tavsiye edilen araç konumundadır. Vatandaşların belediye ile birlikte ortak ihtiyaçlarına inovasyonla çözüm bulması, teknolojik gelişmelerden haberdar olması ve hizmet, süreç, ürün inovasyonu gibi inovasyonları yapması living lab ortamı ile mümkün olabilmektedir. Bu bağlamda living labin varlığı belediye inovasyonunu hızlandırıcı etkisi yönüyle gereklilik arz etmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İşletme Biliminde Güncel Tartışmalar ve Paradigmalar – III
İşletme Biliminde Güncel Tartışmalar ve Paradigmalar-III, muhasebe, denetim ve örgütsel davranış disiplinlerinin güncel sorunlarını disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele alan özgün bir derleme eserdir. Bu doğrultuda kitapta yer alan altı bölümde, hile belirtilerinin analitik inceleme yöntemleriyle olan ilişkisi, kazanç yönetimi uygulamalarının Türk yasal mevzuatındaki yeri, muhasebe meslek mensuplarının kişilik özelliklerinin mesleki şüphecilik tutumları üzerindeki yansımaları, yeşil organizasyonlar, denetçilerin iş tatminleri ve örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiler ve hale (halo) etkisinin denetim süreci üzerindeki yansımalarını kapsayan geniş bir yelpazede özgün literatür değerlendirmeleri ve ampirik bulgular sunulmaktadır.
Editörlüğünü Prof. Dr. Gülşah Karavardar ve Prof. Dr. Alper Karavardar’ın üstlendiği eser, alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanmış olup; muhasebe ve denetim alanındaki akademisyenler, lisansüstü öğrenciler ve uygulayıcılar için başvuru niteliğinde bir kaynak sunmaktadır.