KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

The Impact Of Financial And Moral Incentives On Performance Of Employees Organizatıon
₺290,00 -

YENİ TELEVİZYON TEKNOLOJİLERİ VE DEĞİŞEN HABERCİLİK
₺275,00 -

VII. ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ KONGRESİ BİLDİRİ KİTABI
₺890,00 -

ULUSLARARASILAŞMA VE BÜYÜME
₺235,00 -

Türkiye’de Kuraklık
₺210,00 -

TÜRK SİNEMASINDA AUTEURLER
₺495,00 -

Trauma Theory And Fiction
₺195,00 -

The Effect of Anti-plagiarism Software on Students’ Plagiarizing
₺275,00 -

Tarihin Kaynakları
₺220,00 -

Sultan III. Ahmet Dönemi Enderûn Hazinesi Gelir-Gider Defterleri (1703-1730)
₺620,00 -

Sosyal Eleştiri Kuramı Olarak Kesişimsellik Ve Afro-Amerikan Kadın Yazını: Irk, Sınıf ve Cinsiyet
₺380,00 -

SATIŞ GELİŞTİRME ARAÇLARINA YÖNELİK TÜKETİCİ SEGMENTLERİNİN ÖRTÜK SINIF ANALİZİ İLE BELİRLENMESİ
₺315,00 -

Roland Destanında Kötülük ve Şiddet Dili
-

PRACTICAL SCHOOL DISCIPLINE
₺495,00 -

Örgütsel Ses Çıkarma Davranışı ve Öncülleri
₺300,00 -

OSMANİYEDE TARIMSAL ÜRETİM
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Digital Transformation: Corporate Communication in The Context of Industry 4.0
The increasing digitization has brought mandatory changes in how business and communication disciplines must adapt. The evaluation of opportunities provided by digitization in corpo-rate communication will have positive effects if the benefits are well understood and appropriately used. The digitization of companies is bringing the physical world into the digital world, and corporate communication must be repositioned in this new digital world to benefit thousands of people working in the field. The author has restudied some topics from his academic studies on digitization in this book and hopes that readers can create a correct roadmap based on the concepts and findings presented.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zekâ Teknolojileri ve Dijital Platformlar
Bu kitap, dijital yayıncılığın yükselişini ve yapay zekâ teknolojilerinin medya dünyasında yarattığı dönüşümü kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Günümüzde izleme alışkanlıkları hızla değişirken, internet üzerinden yayın yapan platformlar, IPTV, OTT ve VOD gibi sistemler dijital kültürün yeni merkezleri hâline geliyor. Kitap, bu platformların nasıl çalıştığını, kullanıcı davranışlarını nasıl şekillendirdiğini ve içerik tüketiminin sınırlarını nasıl yeniden tanımladığını ayrıntılı bir biçimde inceliyor.
Aynı zamanda yapay zekânın gelişim sürecine de odaklanıyor: makine öğreniminden derin öğrenmeye, bulanık mantıktan robot teknolojilerine kadar uzanan bir çizgide, teknolojinin insan yaşamına etkilerini açık ve anlaşılır bir dille aktarıyor. Yapay zekânın sadece bir yazılım ya da araç olmadığını, aynı zamanda düşünme biçimimizi, karar verme süreçlerimizi ve gündelik alışkanlıklarımızı dönüştüren bir araç olduğunu gösteriyor. Doktora tezinden üretilen bu kitap, dijital teknolojilerin günlük yaşamımıza nasıl yön verdiğini ve bizi nasıl dönüştürdüğünü sade bir dille anlatıyor.
₺240,00
KİTAP TANITIMI
Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi
Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyaya gözlerini açtığı dönem tarihsel açıdan önemli olayların yaşandığı bir dönemdir. Dünyada Fransız İhtilâli’nin ortaya çıkardığı “eşitlik, özgürlük, adalet, insan hakları ve milliyetçilik” kavramları önce Avrupa’da daha sonra da Asya’dan başlamak üzere tüm dünyada etkisini göstermeye başladı.
Bu dönemde birçok topluluğu bünyesinde barındıran ve dünyadaki değişim ve gelişmelere ayak uyduramayan ve sorunlara çözüm önerileri üretemeyen, sürekli kan kaybeden Osmanlı Devleti, milliyetçilik akımının da etkisiyle parçalanma ve çözülme sürecine girdi. Osmanlı Devleti’nde böyle bir tarihsel sürecin yaşandığı bir dönemde Mustafa Kemal dünyaya gelmişti. Bu bir ortamın etkisiyle ülkeyi kurtarma sevdası ve düşüncesi O’nun da bazı yaşıtları gibi askerlik mesleğini seçmesine sebep oldu. 1910 yılında Fransa’daki askerî manevralara katılması Mustafa Kemal’in bizzat batıyı görerek tanımasını sağladı. Mustafa Kemal, Trablusgarp’taki savaşta ise batının sömürgeci yüzünü gördü. Tüm bunlar, Mustafa Kemal’in kafasında yıkılmasına ramak kalan çok uluslu Osmanlı Devleti yerine, ulusal temellere dayanan yeni bir devletin kurulması düşüncesinin şekillenmesini sağladı. Balkan Savaşları ve hemen arkasından Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgi, bu düşüncesini kuvvetlendirdi ve oluşan koşullar, onu ulusal temellere dayanan ve çağdaş ilkeleri içeren Türkiye’nin kurulması mücadelesine yönetti. Birinci Dünya Savaşı Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorlukları ile Rus Çarlığı’nın sonu oldu. Yıkılmaz denen Habsburg, Hohenzollern ve Romanov hanedanlıkları peş peşe tarihteki yerlerini aldılar. Osmanlı hanedanı hâlâ devletin başında görünüyordu ama aslında Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918 tarihinde aslında fiilen sona ermişti.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
DEĞİŞİM YÖNETİMİNİN BAŞARI UNSURLARI
Değişim süreci, bireysel ve örgütsel alışkanlıkların değişmesine neden olduğu için oldukça zor bir süreçtir ve insanlar, doğal ve psikolojik yapılarından dolayı değişime direnç gösterirler. Ancak bireyler, değişim süreçlerinde doğru destek alabilirlerse, başarılı bir şekilde sürece entegre olabilirler. Bu bağlamda, gösterilen direncin derecesini ve yönünü etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Örgütsel başarının elde edilebilmesi de değişime karşı gösterilen direncin engellenmesi ile doğru orantılı olmaktadır.
Bu sebeple Değişim Yönetiminde, işletmelerin değişimi nasıl yaşadıkları ve değişime adapte olma sürecini başarıyla sonuçlandırabilmeleri için neler gerektiğini bilmelerini gerektirmektedir. Çünkü bireysel değişim yönetimini iyi bilmek, işletmelerdeki değişim sürecinin kolay ve hızlı gerçekleşmesini sağlamaktadır. Değişime adapte olamayan işletmeler ve bireyler, hızla değişen rekabet ortamında varlıklarını sürdürmeyi başaramayacaklardır.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Bursalı Muhammed Âkif Efendi ve Mevlidi Mir’ât-ı Muhammedî
Mevlitler, İslamiyet’in kabulünden itibaren Türk şairlerinin oldukça rağbet ettiği bir nazım türü haline gelmiş, müellifler Hz. Peygamber’e duydukları sevgi ve hürmeti ifade etmek için pek çok türün yanında mevlitlerden de istifade etmişlerdir.
Türk edebiyatında yüzden fazla şairin mevlit yazdığı bilinmekte, bu metinler peyderpey ilim dünyasına kazandırılmaktadır. 19. yüzyılda kaleme alınan ve toplum tarafından sevilerek kabul görmüş, günümüzde de okunmaya devam edilen mevlitlerden biri de Bursalı Muhammed Âkif Efendi’nin Mir’ât-ı Muhammedî adlı mevlididir.
Âkif Efendi’nin genç yaşta vefat etmesine rağmen eserlerinden hareketle şiirle oldukça ilgilendiği; şiir bilgisine vâkıf, divan şiiri geleneği çerçevesinde şekil, vezin ve mazmunlara hâkim, dinî ve tasavvufî açıdan pek çok bilgiye hâiz olduğu görülmektedir. Mesnevi nazım şeklini kullandığı mevlidinin haricinde tespit edilen gazel, murabba, kaside, muhammes, müsemmen, muaşşer ve terkib-i bend nazım şekilleriyle kaleme aldığı şiirleri de mevcuttur. Genelde Allah aşkı, peygamber ve ehl-i beyt sevgisi konularını işlediği naat, mersiye ve münacatlarında dilinin nispeten ağır olmasına rağmen mevlidinde oldukça sade bir dil kullanması da farklı tarzlarda eserler verebildiğini göstermektedir.
Bu çalışmada ise daha önce tespit edilmemiş bir nüsha üzerinde çalışma gerçekleştirilmiş, bilinen “Veladet” kısmının yanı sıra “Mirâc”, “Vefât-ı Hazret-i Muhammed” ve “Vefât-ı Hazret-i Fâtımâ” olmak üzere üç bölümü daha olduğu gösterilmiş, böylece mevlidin tam metni oluşturulmuştur. Aynı zamanda eserin adı üzerine ve birinci bölümdeki Süleyman Celvetî tesirine de ilk kez değinilmiştir. Özellikle ilk bölümde müellifin Celvetî’nin mevlidinden etkilendiği fakat adı geçen bu üç bölümün ise tamamen telif olduğu görülmüş; bununla birlikte ele alınan nüshada klasik edebiyat etkisinde kaleme alınmış gazel, muhammes, kaside gibi nazım şekillerinin kullanıldığı başka şiirlere de rastlanmıştır. Elde edilen yeni metin ile bilinen diğer nüshalar arasındaki farklılıklar edisyon kritik ile tespit edilmiş, eserin tamamı transkripsiyon alfabesi ile Latin harfleri aktarılmıştır. Ayrıca Bursalı Âkif Efendi’nin mevlidi ve diğer tüm şiirleri şekil, muhteva ve dil bakımından ayrıntılı olarak incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağın Çocukları
Dijital medya, iki binli yıllardan itibaren yeni bir sosyal çevre yarattı. Bu yeni sosyal çevre uzak-yakın, tanıdık-yabancı, çocuk-yetişkin, köy-kent farklılıklarını bir araya getirmektedir. Çocukların yetişme sürecinde bu yeni ortamın avantajlarını nasıl kullanması gerektiği ya da dezavantajlarından nasıl kaçınması gerektiği önemli bir sorundur. Bu sorun, en başta çocukların dijital medya okuryazarlık düzeyleriyle ilgili olduğu kadar, ebeveynlerin bu konuda yeterlilik düzeylerini de yakından ilgilendiriyor. Özellikle büyük kentlerde geleneksel mahalle kültürü, komşuluk ve akrabalık ilişkilerinin zayıflaması veya değişmesi, ebeveynlerin çocuk yetiştirmedeki yüklerini son derece artırmıştır. Komşular, mahalledeki akran grupları, sokak, park gibi açık alanlar, çocuklara güven içinde zaman geçirecekleri bir çevre olmaktan çıkmıştır. Çocuklar, az sayıdaki aile bireyleri ve tanıdıkları ile güvenli ilişkiler kurabilmekte, ancak zamanının önemli bir bölümünü dijital medya platformlarında geçirmekte, bilgi, deneyim ve arkadaşlık ilişkilerini daha çok buradan yürütmektedir.
Bu kitap, çocukların dijital medya ile ilişkilerinde yaşanan sorunları ebeveynler açısından değerlendirmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Arkadaşlık Sosyolojisi
Arkadaşlık, modern sosyal bilimlerin üzerine az düştüğü gündelik yaşam olgularından biridir. Arkadaşlık ne tamamen mikro ne de tamamen makro olarak ele alınmaya müsait olmayan bir doğaya sahiptir. Hakkındaki çalışmaların azlığını da bu şekilde gerekçelendirmek mümkündür. Bununla beraber modern dönemin arkadaşlığa bu denli kayıtsız kalışına karşın, antik dönemden modern zamana kadar düşünürlerin hakkında tartıştığı ve fikir ürettiği bir kavram olması da dikkate değerdir. Bu çalışma sosyoloji temelinde ama farklı sosyal bilim perspektiflerini de reddetmeden arkadaşlığı tartışmaya ve çok boyutlu biçimde irdelemeye odaklanmaktadır. Kitap, tarihsel süreklilik bağlamında antik dönemden modern döneme bir izleğin yanı sıra, farklı sosyal bilimler üzerinden arkadaşlığı ve ilişkili kavram, olgu ve durumları anlamak ve tanımlamak üzere tartışmak gayretindedir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Dünyada ve Türkiye’de Bağımsız Denetimin Ve Muhasebe Mevzuatının Gelişimi
Bu kitapta dünyada bağımsız denetim ve muhasebe uygulamalarının gelişim sürecinin genel bir çerçevesine değinildikten sonra Türkiye’deki gelişim süreci ve 2023 yılı itibariyle son güncel durum detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Bununla birlikte son yapılan düzenlemeler ile birlikte Türkiye’deki mevcut dört farklı muhasebe mevzuatı (TMS/TFRS, BOBİ FRS, KÜMİ FRS, MSUGT-VUK) arasında farklı açılardan karşılaştırmalar yapılmıştır. Bu çerçevede kitap şu bölümlerden oluşturulmuştur:
- Bölüm: Genel olarak dünyada muhasebe denetiminin gelişim dönemleri ve Türkiye’de bağımsız denetimin gelişimi incelenmiştir. Bölümün sonunda yapılan son düzenlemeler ile birlikte Türkiye’de bağımsız denetime hangi şirketlerin tabi olduğuna yer verilmiştir.
- Bölüm: Ülkelerin muhasebe sistemlerinin oluşumunu etkileyen faktörler, uluslararası muhasebe standartlarının harmonizasyonu ve bunların Türkiye’deki muhasebe mevzuatının (standartları) gelişimine etkisi incelenmiştir. Bölüm Türkiye’deki güncel muhasebe mevzuatının son şeklini kapsamaktadır.
- Bölüm: Türkiye’deki bağımsız denetime esas teşkil eden güncel mevzuat olan TMS/TFRS, BOBİ FRS ve bağımsız denetime tabi olmayan işletmelerin uygulayacağı KÜMİ FRS, MSUGT-VUK arasında çeşitli açılardan karşılaştırma yapılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Darbe
Dijital çağın görünmeyen yüzüyle yüzleşmeye hazır mısınız? Dijital Darbe, teknolojinin hayatı kolaylaştıran bir araçtan; insan davranışlarını, çalışma ilişkilerini, özgürlük algısını ve toplumsal düzeni yeniden şekillendiren küresel bir güç mekanizmasına dönüştüğünü ortaya koyuyor. TeknoKET (Teknolojinin yol açtığı Kaygı, Endişe ve Tepki) çerçevesinde; platform kapitalizmi, veri sömürüsü, algoritmik yönetim, dijital gözetim, yapay zekâ, sürekli bağlantılı çalışma kültürü ve dijital emek düzeni eleştirel bir bakış açısıyla inceleniyor. Kitap, dijitalleşmenin sunduğu hız ve konforun ardındaki görünmez uygulamaları sorgularken; insan onuru, mahremiyet ve bireysel özerkliğin dijital geleceğin en kritik meseleleri arasında yer alacağına dikkat çekiyor. Çünkü artık asıl soru, teknolojinin ne yapabildiği değil; insanı neye dönüştürdüğüdür.
₺280,00
KİTAP TANITIMI
BORÇLANMA, BÜYÜME VE KRİZLER
Gelişmiş ve Gelişmekte olan ülkeler için ekonomik büyüme her zaman iktisat politikalarının öncelikli amacı olmuştur. Ancak gelişmekte olan ülkelerin iktisadi büyüme amacının yanı sıra kalkınma amacını da gerçekleştirmeleri gerekmektedir. Bu ülkelerde tasarruf, yatırım ve sermaye birikiminin yetersizliği büyüme ve kalkınma için dış kaynağı zorunlu hale getirmekte ve borçlanma bir zorunluluk halini almaktadır.
Gelişmiş ülkeler tarafından daha az gelişmiş ülkelere sağlanan yardımlar ya da uluslarüstü finansal kuruluşlardan sağlanan krediler bu ülkelerin kaynak ihtiyacını karşılamada yeterli olmamıştır. 1970’li yıllarda önem kazanan finansal serbestleşme olgusu gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye girişlerini daha önce görülmemiş biçimde artırmıştır. Ancak bu durum aynı zamanda belli periyodlarla tekrarlanan finansal krizleri de gündeme getirmiştir. Bu çalışmada ekonomik büyüme, borçlanma, finansal serbestleşme ve kriz kavramları bir bütün olarak ele alınarak okuyucuya konu hakkında temel bazı bilgilerin sunulması hedeflenmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Batılılaşma Sürecinde Homeros’u Okumak (Metinler)
Batılılaşma sürecinin başlangıcında Homeros hakkındaki bilgiler tarih kitaplarında yazılanlarla sınırlıdır. Zamanla bu bilgilerin detaylanarak ve artarak süreli yayın sütunlarında daha geniş halk kitleleriyle buluştuğu görülür. 1908 sonrasında Homeros’a bakış değişmiş, İlyada ve Odysseia “epope” olarak nitelendirilmiş, Homeros ve eserleri, eski Yunan edebiyatı ders notlarında, mitolojiye ilişkin eserlerde genişçe yer almıştır.
Bu kitapta önce, Osmanlı aydınının “şair-i meşhur”, “şair-i mahir”, “şair-i bî-nazîr”, “şair-i şehîr”, “şair-i muhterem” olarak söz ettiği Homeros’a dair metinler değerlendirilmiş ardından, günümüz alfabesine aktarılan Sadullah Paşa, Naim Fraşeri, Selanikli Hilmi ve Ömer Seyfettin’in İlyada tercümeleri okuyucuya sunulmuştur.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
The Elements of General Method, Based on the Principles of Herbart
The Herbart school adheres to this view of education, and has transferred its spirit and method to the schools. The Herbartians have the hardihood, in this age of moral skeptics, to believe not only in moral example but also in moral teaching. (By moral skeptics we mean those who believe in morals but not in moral instruction.) They seek first of all historical materials of the richest moral content, in vivid personification, upon which to nourish the moral spirit of children. If properly treated, this subject matter will soon win the children by its power over feeling and judgment. With Crusoe the child goes through every hardship and success; with Abraham he lives in tents, seeks pastures for his flocks, and generously marches out to the rescue of his kinsmen. He should not read Caesar with a slow and toilsome drag (parsing and construing) that would render a bright boy stupid. If he goes with Caesar at all, he must build an agger, fight battles, construct bridges, and approve or condemn Caesar’s acts. But we doubt the moral value of Caesar’s Gallic wars. By reading Plutarch we may see that the Latins and Greeks, before the days of their degeneracy, nourished their rising youth upon the traditions of their ancestry. The education produced a tough and sinewy brood of moral qualities.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Türabî Divânı
XIX. yüzyıl gerek Osmanlı İmparatorluğu gerekse Bektâşîlik için oldukça çalkantılı bir dönem olmuştur. Kötü gidişe dur demek için ardı arkasına yeniliklere gidilmiş, “Tanzimat ve Islahat Fermanları” ilan edilmiştir. Yeniçeriler bahane edilerek Bektâşîlik yasaklanmış tekkelerine el konulmuş tarikatın ileri gelenleri sürgüne gönderilmiş ya da idam edilmiştir. 1849-1868 yılları arasında tam 19 yıl Hacı Bektaş Tekkesi postunda oturup Dedebabalık yapan Tür?bî; bu dönemde Bektaşiliğin ve Aleviliğin sevgi söyleminden vazgeçmemiş, hatları keskinleştirmemiş, inanç öğretilerini dile getirirken ötekileştirici tavır takınmamış, Bektaşiliğin ve Aleviliğin temel felsefesi olan insanı merkeze alarak şiirler yazmıştır. Şiirlerinde Hurûfîlikle ilgili terimlerin çokluğu ve Hurûfîlik üzerine yazdığı manzum risalesi göz önüne alındığında Türâbî’nin Hurûfiliğin kuvvetli etkisi altında olduğunu söylemek mümkündür.
Divanı eski harflerle basılmış fakat sağlıklı bir nüsha oluşturulamamıştır. Bu eser sekiz farklı nüshanın incelenmesi neticesinde oluşturulmuştur. Şiirlerinin çoğunluğu tasavvufi karakter taşımasına rağmen tekdüze bir işleyiş ve tasavvufi öğreti yoktur. Şiirlerinde aruz ve hece ölçülerini kullanan Türabi Dede şiirlerinde, Alevî-Bektaşî inancında pek görülmeyen Çâr-yâre olan sevgisini sık sık dile getirerek ayrıcalıklı bir kişilik olduğunu da göstermektedir.
₺1.300,00
KİTAP TANITIMI
Kalite Bağlamında Uzaktan Eğitim
Eğitimde açıklık, esneklik, kişiye özgü öğrenme gibi kavramların yaygınlaşması, gelişen teknolojinin eğitim ortamlarında kullanılması ve yaşadığımız Covid-19 salgın süreci uzaktan eğitimin yaygınlaşmasını sağlamıştır. Özellikle salgın sürecinin getirdiği zorunlulukla birlikte tüm eğitim kademelerinde uzaktan eğitim alan öğrenen sayısında artış yaşandığı görülmektedir. Bu bağlamda uzaktan eğitim ortamlarında kalite konusunun önemli hale geldiği düşünülmektedir. Bu kitapta uzaktan eğitim kalite ekseninde değerlendirilmekte olup, uzaktan eğitimde kaliteye yönelik iyi uygulamalar, kuramsal bakış açıları, uzaktan ders öğretiminin niteliği, ölçme değerlendirme ve uzaktan eğitimde siber güvenlik gibi birçok boyut kapsamlı olarak ele alınmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
SPSS VE R UYGULAMALI SAYMA VERİSİ REGRESYON ANALİZİ MODELLERİ PRM – NBRM ZIP ZINB – HURDLE
Sayma verisi regresyon analizi, bağımlı değişkenin Poisson dağılımı ve Negatif binom dağılımı gibi nadir görülen olayların dağılımına sahip olduğu durumlarda, küçük değerlerdeki yığılma nedeniyle normallik varsayımı sağlanmadığında, bazen de incelenen olayın niteliğinden kaynaklı olarak bağımlı değişkenin çok sayıda sıfır değeri almasından dolayı klasik regresyon analizinin kullanılamadığı durumlarda tutarlı ve etkin tahminler üretebilen bir yöntemdir. Özellikle sosyal bilimlerde ve tıp alanında bağımlı değişkenin herhangi bir dönüşüm yapılmaksızın normal dağılıma sahip olması çok sık rastlanılan bir durum değildir. Sayma verisi regresyon modelleri tam da böyle durumlarda, veriye herhangi bir müdahalede bulunmadan, bazı değerleri çıkarmaya gerek kalmadan açıklanmak istenen olayı olduğu gibi ele alabilmektedir. Bu kitap içerdiği örnekler bakımından en kolaydan daha karmaşığa olacak şekilde okuyucu dostu bir yaklaşım benimsenerek yazılmıştır. Konuyla ilgilenen herkese faydalı olmasını dilerim.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türk Milliyetçiliğinde Düşünce İzlekleri
Türk milliyetçiliğini merkeze alarak Türk milletinin yaşadığı kadim sorunların çözümleri üzerine üretilen düşünceler yön belirleyebilecek farklı izlekler üretmiştir. Bu izleklerden bazıları siyaset-toplum ilişkisine ve bu ilişkide yönetici aydın sınıfın yapısına, toplumsal ve siyasal rolüne verdiği önemle ortaya çıkarken bazılarında ise milliyetçilik, kültür, medeniyet, toplumsal değişme gibi temel sosyolojik kavramların yeniden ele alınarak berrak bir şekilde tanımlanmasına ve bunların Türk toplumunun güncel sorunları dikkate alındığında metodolojik olarak pergelin sabit ucunun nereye ve nasıl konumlanacağına dair yaklaşımlara yer verilmiştir. Dolayısıyla Türkiye’deki toplumsal meseleler ele alınırken Türk milliyetçiliğindeki bu düşünce izlekleri içinde dikkate alınması gereken önemli özellikler barındırmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Rus Siyasal Modernleşmesi (19. ve 20. Yüzyıllar)
Günümüz Rusya’sının iç ve dış siyaseti, bu ülkedeki modernleşme aşamalarının tarihsel arka planı incelenmeden anlaşılamaz. 19. ve 20. yüzyıllar dünya tarihi açısından olduğu kadar Rusya tarihi için de büyük dönüşümlere tanıklık etti. 19. yüzyılın sonlarında başlayan sosyo-ekonomik ve siyasal kalkınma süreçleri beraberinde birçok yeni olguyu da getirdi. Rusya için bu dönem, imparatorluktan yeni bir siyasi örgütlenme biçimine geçiş dönemini işaret eder. Bu bağlamda, bu kitap, 19. yüzyıl ve 20. yüzyılda Rus modernleşme hamlelerinin siyasal ve sosyo-ekonomik kalkınma hedeflerinin genel bir değerlendirmesini sunmaktadır. Kitapta, siyasal modernleşme kavramı ve Rus siyasal modernleşmesinin tarihsel arka planı ele alınmaktadır. Ayrıca, Rusya’da tarihsel süreçte meydana gelen olayların siyasal modernleşme temelinde analizine yer verilmektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Tarihin Kaynakları
Tarihçilik, araştırıcı tarihçiliğin içinde vardır. Ancak bazı tarihçiler, olayları sosyal olaylar açısından değerlendirdiği için bu konuyu incelemek zorunda kaldık. Sosyal tarihçiliğin Türkiye’de görülmesinin nedeni, sosyolojinin Türkiye’de tarihle birlikte incelenmesinden kaynaklanmaktadır. Avrupa’da sosyoloji, felsefeden ayrılarak ayrı bir ilim dalı haline gelmiştir. İslam dünyası ve Türkiye’de ise sosyolojinin böyle bir felsefi geleneği yoktur.
Batıda sosyoloji, felsefi düşüncenin toplum ve devlet meselesine eğilmesi sonucu doğmuştur. Türkiye’de ise sosyolojinin felsefi bir geleneği olmadığı için sosyal olaylar tarihin bir parçası olarak düşünülmüştür. Bu sebeple sosyal meselelerle ilk olarak tarihçiler ilgilenmişlerdir. İslam dünyasında da durum hemen hemen aynıdır. İbn Haldun’un Mukaddime adlı meşhur eserinde, tarihin içinde sosyoloji incelenerek, tarihi olaylarda sosyal olayın rolü belirtilmiştir.
Ahmet Cevdet Paşa tarihi sosyolojik olarak ele alan bir tarihçidir. Tarih-i Cevdet adlı eserinde insanların bir arada yaşamaya zorlayan iki sebebi anlatır. Cevdet Paşa, medeniyet kavramının iki anlamı olduğunu, ortak faydanın insanları toplum halinde yaşamaya zorlandığını, iç ve dış kötülüklerden korumak kaygısıyla devlet kurmalarının şart olduğunu yazar. Cevdet Paşa’ya göre, halk kişisel ve kamu haklarını devlete bırakarak onun hükmüne razı olur. Toplum hayatının ilerlemesi ve karmaşıklaşmasıyla yeni ihtiyaçlar ortaya çıkar. Devlet yönetimi, yetenekli devlet adamlarına verilir. Bundan dolayı tarihi bilmek, olayların sebeplerine inmekle mümkün olur. Sosyal tarihçilere göre de olayların temel sebebi sosyal olaylardır. Bir devlet kurulurken veya zayıflayıp yıkılırken, olayların arkasındaki sosyal, siyasal ve ekonomik sebeplere bakılmalıdır.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Liderlik Davranışı ve Toplumsal Norm İlişkisi
Bu kitap farklı bilim dallarının inceleme alanlarına giren bir konuyu içermektedir. Liderlik davranışını kapsadığı için davranış bilimleri, sosyal normları içerdiği için sosyoloji, sosyal normların davranışa etkisini açıklamak için sosyal psikoloji, incelediği liderler işletmelerde liderlik yapan bireyler olduğu için örgütsel davranış bilimi içerisinde yer almaktadır. Bu nedenle disiplinler arası bir çalışmadır. İnsanların davranışları pek çok faktörden etkilenmektedir. İnsanların davranışlarının artalanını kişinin biyolojik yapısı, inançları, düşünceleri, algıları, ihtiyaçları gibi içsel unsurlar ve çevre ile etkileşiminin sonucu olan kültür, örf ve adetler, normlar, telkin, şartlanmalar ve içinde bulunduğu eğitim, iş/meslek, gelir gibi dışsal koşullar etkilemektedir. Lider olarak kabul edilen bir kişi, sosyal yapının bir parçasıdır. Sosyal yapılar istikrarlı bir statü, rol ilişkileri ve belirli normlardan oluşmaktadır. Bu normlar, grupların etkileşimi sırasında oluşan ve üyelerin davranışlarını düzenleyen yaptırımı olan kıstaslardır. Liderin davranışı hem bu normlar tarafından oluşturulmuş yapılar içerisinde ortaya çıkmakta, hem de bu normlardan etkilenmektedir. Bu kitabın konusunu liderlik ve liderin davranışlarını etkileyen toplumsal normlar oluşturmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
20. Yüzyıl İspanyol Romanında Yüzyıl Ortası Kuşağı
1939’da sona eren iç savaşın ardından çoğu aydın İspanya’dan sürülür, halk ise Franco idaresinde, sansür ve baskı ortamı içinde yaşamaya başlar. Tüm bunlara rağmen İspanyol edebiyatı gelişimini sürdürür. Bu gelişimde 1950’lerin genç yazarları büyük rol oynamıştır. “Yüzyıl Ortası Kuşağı” olarak anılan bu yazarlar eserleriyle topluma ışık tutmuş, farklı sınıftan pek çok insanın zorlu yaşam koşullarını romanlarına yansıtmıştır. Bu yıllarda kadın yazarlar da ön plana çıkmış olup, toplumda birçok hakkı elinden alınmış, özgürlüklerini yitirmiş ve dışarıdaki yaşamı çoğu kez perdelerin ardından seyreden kadının romandaki sesi olmuştur. Bu çalışmada dönemin önemli kadın yazarlarından Carmen Laforet, Carmen Martín Gaite, Ana María Matute ve Elena Quiroga, kadının eğitim, sosyal yaşam ve iş yaşamı gibi alanlardaki konumunu sorgulayan Nada, Entre visillos, Primera memoria ve Tristura adlı romanları aracılığıyla ve eserlerindeki ortak konular ışığında ele alınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Evanjelik Misyonerlerde Bilişimle Yaygın Din Eğitimi
Misyonerler, yüzlerce yıldır hem Müslüman topraklarında hem de bizim topraklarımızda korkusuzca faaliyetlerini sürdürmektedirler. Zannettiğimizin tersine ülkemizde sadece dini faaliyetlerde değil uzun zamandır eğitim faaliyetlerinde de önemli bir aktörler. Bazıları bu eğitim sürecine din anlayışlarını katmaktan hiç sakınmamakta bazıları ise sadece eğitim faaliyeti sürdürüp dini inançlarını ustalıkla gizlemektedir.
İyi ama misyonerler gerçek anlamıyla ülkemizde ne yapmaktadırlar? Dertleri nedir? Niçin sürekli içimizdeler? Bu çalışmalar tamamen dini bir amaca mı matuf yoksa dünyevi hatta siyasi hedefler de içermekte midir?
Bu kitapta özellikle Evanjelist misyonerlerin Türkiye’deki radyo, televizyon ve sanal alemdeki faaliyetlerini incelerken, bu ve benzeri sorulara cevap aranmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Çok Partili Dönemde Samsun’da Siyaset ve Ekonomi (1945-1960)
Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu 1923 yılından 1945 yılına kadar, yaklaşık yirmi iki yıl tek parti iktidarında idare edildi. 1924 ve 1930 yıllarında iki kez çok partili sisteme geçiş denemesi yaşanmışsa da sürdürülebilmesi mümkün olmadı. 1945 yılında meclis dışından MKP, 1946 yılında ise CHP’den kopan milletvekillerince kurulan DP ile Türkiye’de çok partili siyasal düzen başladı. 1945-1950 yılları arası dönem CHP iktidarının çok partili yılları olarak tarihe geçerken, 1950-1960 yılları arası dönem DP hükümetlerinin iktidar yılları olarak tarihe geçti.
1950 yılında iktidarını DP’ye devreden CHP hükümetleri ile iktidarın yeni sahibi olan DP hükümetleri döneminde siyaset ve ekonomi alanlarında pek çok değişim yaşandı. DP iktidarlarının tatbike koyduğu siyaset ve ekonomi politikası tüm Türkiye’yi etkilediği kadar şehirler açısından da büyük dönüşümleri beraberinde getirdi.
Eserde CHP hükümetleri dönemi Samsun’unun siyasi ve ekonomik hayatının panoraması sunulurken, bu dönem ile DP hükümetleri döneminde uygulanan siyasi ve ekonomik politikalar arasındaki ilişki irdelenmektedir. Özellikle DP’nin uygulamaya koyduğu ekonomi politiğin Samsun yerelindeki izdüşümü araştırmanın temel meselesidir. DP hükümetlerinin ekonomik manada uygulamaya koyduğu yeniliklerin Samsun şehri üzerinde gösterdiği etkinin seçmen davranışlarına ne şekilde yansıdığı, ekonomik gelişmelerin Samsun siyasetini nasıl yönlendirdiği çalışmanın yanıtlamaya çalıştığı sorulardandır.
DP; Samsun yerelinde 1950 ve 1954 genel seçimlerinde seçmen tarafından oldukça yüksek oranda destek görürken, 1957 genel seçimlerinde Samsunlu seçmenden aldığı destek azaldı. DP’nin siyaseten yaşadığı bu düşüşün şehrin iktisadî alandaki durgunluğu ya da olumsuz seyriyle bir bağının bulunup bulunmadığı tartışılan önemli meseleler arasındadır.
1945-1960 yılları arasındaki Samsun’un siyasal ve ekonomik gelişmelerini konu edinen bu çalışma, şehir tarihine yapılan atıflarla Samsunlu seçmenlerin siyasal davranış biçimlerini de anlamlandırmaya çalışmaktadır.
₺910,00
KİTAP TANITIMI
Yükseköğretim Kurumlarında Bilişim Teknolojileri Kullanımının Örgüt Performansına Etkileri
Örgütlerde bilişim teknolojisinin stratejik önemi ve değeri sürekli artmaktadır. Çoğu işletmede bilişim teknolojisi, örgütlerde destek işlevi olmaktan çıkarak stratejik ve yapısal bir role sahip hale gelmiştir. Örgütlerdeki bilişim teknolojileri kullanımına yönelik bu gelişme, yönetime, üretim faktörlerine ve performansa katkılar sağlamış ve örgütlerde verimliliği artırmada kaçınılmaz bir unsur olarak görülmüştür. Bilişim teknolojisi, artık bir örgütsel genel gider olarak görülmek yerine, rekabeti ve sektör yapısını değiştiren stratejik bir kaynak olarak görülmektedir. Bu çalışma, yaşamın her alanında artarak ve yoğun olarak kullanılmakta olan bilişim teknolojilerinin yükseköğretim kurumlarında örgüt performansına ne şekilde etki ettiğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma konusu incelenirken öncelikle bilişim teknolojileri ortaya konulmuş, ardından bilişim teknolojilerinin örgütsel etkileri ve örgütsel performans irdelenmiştir. Araştırmada bilişim teknolojileri ile örgütsel performans arasındaki ilişki araştırılmış, bu ilişkinin nasıl ve hangi yönde yükseköğretim kurumlarını etkilediği belirlenmeye çalışılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
JET-LAG
“JET-LAG” kitabı, özellikle uçuş ekiplerinin performansını artırmak, sağlıklarını korumak ve uçuş güvenliğini sağlamak için ileriye dönük çözüm önerileriyle kapsamlı bir rehber niteliğindedir.
Sürekli değişen zaman dilimleri ve yoğun çalışma saatleri; uçuş ekiplerinin, hatta yolcuların performansını ve sağlığını olumsuz etkileyen jet-lag sorununu beraberinde getirmektedir. Jet-lag, uzun seyahatler sonrası günlük yaşamı etkileyen yaygın bir sorundur.
Bu kitapta, jet-lag’ın fizyolojik ve psikolojik etkileri ele alınarak “JET-LAG ÖLÇEĞİ” geliştirilmiştir. Ölçek; araştırmacılar, seyahat edenler, uçuş ekipleri ve sağlık uzmanları için değerli bir araç niteliğindedir. Ölçeğin araştırmacılar tarafından yaygın biçimde kullanımı uçuş ekipleri başta olmak üzere tüm uzun uçuş yapanlar için bireysel ve kurumsal stratejiler geliştirilmesine yanı sıra teknolojik çözümler üretilmesine olanak tanıyacaktır.
Dr. Ahmet DENİZ
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Women’s Worlds Via Women’s Words
The purpose of this book is to present women’s works from different female perspectives bringing new insights into women’s literary worlds. This book composes of several articles that present different analyses and discussions on literary works written by British and American women writers offering a great range of opportunities for conducting academic research by portraying female protagonists’ lives and experiences from a female and feminist lens. The chapters of this book focus on women’s issues regarding their suppression, gender roles, motherhood, sisterhood, feminine identities, re-writing myths, and alternative lifestyles in male-dominated worlds. The women scholars in each part are analyzing different literary texts written in different genres that are written on and about female characters, their worlds, and experiences from a scholarly female standpoint.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
SÂDIK VİCDÂNÎ Hayatı, Edebî Şahsiyeti, Eserleri ve NAĞAMÂT-I VİCDÂNİYE
Tomâr-ı Turûk-ı Aliyye başta olmak üzere daha çok dinî ve tasavvufî eserleri ile bilinen SâdıkVicdânînin klasik şiir etkisinde kaleme aldığı eserleri de vardır. Bu şiirlerinde aruz ölçüsünü başarılı bir şekilde kullanmış; özellikle Nağamât-ı Vicdâniyede methiye, mersiye, sâkînâme, hicviye gibi türlerde gazel, kaside, mesnevi, murabba, şarkı, terci-i bend, tahmis, terbi ve tardiye gibi eski şiir nazım şekilleriyle güzel örnekler vermiştir.
Bu çalışma ile klasik şiir geleneğinin etkisinin ne denli güçlü bir şekilde 20. yüzyılda da devam ettiğini gösteren en güzel örneklerden olan Nağamât-ı Vicdâniye, Latin harflerine aktarılarak günümüz okur ve araştırmacılarının beğenisine sunulmuş ve dönemin önemli isimlerinden SâdıkVicdânînin hayatı ve şair kimliği detaylı bir şekilde incelenmiştir.
Zâir bu cihânbî-bekâdır
Her hâlet-i kâbil-i fenâdır
İkbâline meyl ederse kalbin
Eyyâmıhayât pek hebâdır
Uyma heves ü hevâ-yı nefse
Zîrâ o mugâyirrızâdır
Ben ölmüş isem a nûr-ı dîde
Pendim sana itibâr-nümâdır
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Milli Mücadelede ALAŞEHİR
Alaşehiri Milli Mücadelede öne çıkaran pek çok tarihsel gerçeklikler vardır. 15 Mayıs 1919da İzmirin Yunanlılarca işgal edilmesinden sonra 29 Mayıs gecesi Ödemişte, 30 Mayıs sabahı Alaşehirde ilk Kuvâ-yı Milliye örgütleri kuruldu. Yine İzmirin işgalinden sadece üç gün sonra Makbule ve Nebile Hanımların öncülüğünde Türk Kurtuluş Savaşının Anadoludaki ilk kadın örgütü, Alaşehir Türk Kadınları Cemiyeti ismiyle kurulmuş ve İzmirin uluslararası hukuka aykırı işgal edilmesini protesto etmek için İtilaf devletlerine telgraf çekmişti. Başka bir ilk ise Alaşehirli Ruhiye Enise Hanımın Milli Mücadeleye katılan ilk Türk Kadını olmasıdır. Ayrıca Alaşehir Kongresi de, Milli Mücadelenin hazırlık safhasında önemli bir yere sahiptir
Milli Mücadele yıllarında Alaşehir, Anadolunun bütün şehirlerinden daha fazla acı çekti. Alaşehir yangınını bizzat yerinde inceleyen Falih Rıfkının dediği gibi; Alaşehirin başına gelenleri dinleyenler İzmir, Manisa, Turgutlu, Salihli ve diğer şehirlerde yaşanan faciaları uzun süre unutmuşlardı. Alaşehir iki yıldan fazla Yunan işgali altında kalmış, bu süre zarfında Yunan askerleri ve yerli Rumlar, Türklere pek çok zulüm yapmıştı. Nihayet 30 Ağustos 1922de kesin yenilgiye uğrayan Yunanlar, 4 Eylülde Alaşehiri tamamen yakarak harabeye çevirdi. Elinizdeki bu kitapta; Alaşehirin Milli Mücadelede bugüne kadar pek gün yüzüne çıkarılmayan kahraman evlatlarının topyekûn mücadelesini ve Yunanların yüzyıllar geçse de unutulmayacak insanlık dışı savaş suçlarını ayrıntılı bir şekilde okuyacaksınız.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Dönüşümün Örgütsel Yansımaları: İnsan–Teknoloji Etkileşimi
Dijital dönüşüm, örgütleri yalnızca teknolojik altyapı açısından değil; liderlik, insan kaynağı, yönetim anlayışı ve kurumsal sorumluluk boyutlarıyla da derinden etkilemektedir. Dijital Dönüşümün Örgütsel Yansımaları: İnsan–Teknoloji Etkileşimi başlıklı bu eser, dijitalleşmenin örgütler üzerindeki çok boyutlu etkilerini insan merkezli bir bakış açısıyla ele almaktadır. Kitapta; psikolojik sağlamlık, dijital iş yeri, dijital okuryazarlık, duygusal zekâ ve dijital liderlik gibi çağdaş kavramlar, veri odaklı yönetim ve yapay zekâ destekli karar verme süreçleriyle birlikte değerlendirilmektedir. Ayrıca dijital etik, mahremiyet ve kurumsal sosyal sorumluluk bağlamında teknolojinin örgütsel ve toplumsal yansımaları eleştirel bir perspektifle tartışılmaktadır. Alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan bu eser, dijital çağda örgütleri anlamak ve yönetmek isteyen araştırmacılar ve uygulayıcılar için önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
KİTAP TANITIMI
Uygulamalı Dilbilim II
Bu kitap, dilbilimin kuramsal ve uygulamalı yönlerini bir araya getirerek dil ile ilgili konuları çok boyutlu bir açıdan ele alan bir çalışmadır. Doğal dil işleme, yazınsal göstergebilim, hermeneutik, iki dilli edimbilimsel edinç, iki dilli söz varlığı, iletişimsel dil yeterliliği, söylem çözümlemesi ve tür çözümlemesi gibi alanları disiplinlerarası bir yaklaşımla inceleyen eser, dilin bilişsel, toplumsal ve kültürel yapısını bütüncül bir çerçevede ele almaktadır. Kitapta, dilin yorumlayıcı ve simgesel boyutlarından teknoloji temelli çözümleme yöntemlerine; iki dillilik araştırmalarının güncel yönelimlerinden söylem odaklı incelemelere uzanan geniş bir yelpazede kuramsal açıklamalar ve değerlendirmeler sunulmaktadır. Dil öğretimi, dil edinimi, dilbilimi çalışmalarıyla ilgilenen araştırmacılar, lisans ve lisansüstü öğrencileri ve disiplinlerarası çalışan akademisyenler için önemli bir kaynak olma niteliği taşıyan bu eser, çağdaş dilbilimin farklı yönelimlerini bir araya getirerek alanın güncel tartışmalarına katkı sunmayı amaçlamaktadır.
₺360,00
KİTAP TANITIMI
Bir Deste Berceste
Dogal olarak, elinizdeki bu küçük çalısma edebiyatımızdaki bütün bercesteleri içine alan bir derleme degildir. Bir siirin berceste kıvamında olup olmadıgını ölçen bir otorite veya kıstas yoktur. Bizim amacımız mümkün oldugunca genis bir okur grubunun zevkine hitap edecegini umdugumuz siirleri toplamaktı. Bunda ne kadar basarılı oldugumuza okurlarımız karar verecektir.
Bu kitap, her ne kadar siir tadını bozmamak için akademik ayrıntıdan uzak olarak tasarlandıysa da üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı Ögretmenligi ve Türkçe Ögretmenligi bölümlerinde bilhassa Eski Türk Edebiyatı derslerinde yan eser olarak kullanılabilecek mahiyettedir. Yalnız edebiyatı meslek olarak icra edenler degil söz sanatlarından hoslanan her insanın kitapta geçen bercesteleri zevkle okuyacagını umuyoruz. Umarız, bu küçük derleme düsünce ve zevk dünyamızı süslemize küçücük bir katkıda bulunur.
Eger maksud eserse mısra-ı berceste kâfidir!
Aceb hayretteyim ben Sedd-i ?skender hususunda
Eger amaç dünyada bir eser bırakmak, bir hüner
sergilemek ise bunun için bir berceste mısra söylemek
kâfidir. ?skender, o seddi bosuna yapmıs. O kadar ugrasıp
seddi yapmak yerine bir berceste mısra bıraksaydı
daha iyi ederdi!