KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Kemalpaşa Dağı’nda Fiziki Coğrafya ve İklim-Ağaç Büyüme İlişkisi Üzerine Araştırmalar
₺585,00 -

İtilâf Güçlerinin İstanbul’daki İşgal Uygulamaları (1918-1923)
₺1.150,00 -

İNTERNET VE E-TİCARET
₺210,00 -

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI SÜRECİNDE PROPAGANDA VE TÜRKİYE
₺495,00 -

Hayvancılık Faaliyetlerinin Finansmanı
₺275,00 -

GÜMÜŞHACIKÖY ÖZDARENDELİLER KONAĞI
₺495,00 -

Genetik Hastalıklar ve Spor
₺210,00 -

FOREIGN POLICY DECISION MAKING IN MICROSTATES
₺235,00 -

Etik Liderlik
₺495,00 -

el-Edebu’ş-Şefehî’l-Arabî fî Mârdîn
₺495,00 -

Duygular Kitabı
₺315,00 -

DİJİTAL ÇAĞDA KARİYER YÖNETİMİ
₺210,00 -

ÇOKKÜLTÜRLÜLÜK, İNSANİ GÜVENLİK VE ÖTEKİ ALGISI
₺260,00 -

Cumhuriyet Döneminde MALAZGİRT (1923-1960)
₺275,00 -

Bruno Etienne Sosyolojisinde Müslüman Toplum
₺455,00 -

Beşir Fuad’ın Güneş Mecmuası
₺585,00
KİTAP TANITIMI
International Security and Terrorism
International Security and Terrorism analyses contemporary issues in international orders. This book assesses the terrorist attacks which were organised in African, Asian, European and Middle Eastern countries in detail. Therefore, it provides a comprehensive understanding for academics, practitioners, researchers, students and readers who are interested in international security and terrorism. It utilises data about casualties, attack types and countries that exposed terrorism. The book critically examines terrorism, traditional counter-terrorism tactics, securitisation and the new terrorism. It focuses on religiously-motivated terrorist groups, e.g. al-Qaeda, ISIS, Boko Haram and al-Shabaab.
Aytaç Kadıoğlu is an assistant professor of politics and international relations at the Middle East Institute, Sakarya University. Kadıoğlu received his BA at Istanbul University, MA in International Relations at the University of Leicester and Ph.D. in International Relations at the University of Nottingham. His expertise includes security studies, conflict resolution, international terrorism and counter-terrorism studies.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
CEZAYİR BAĞIMSIZLIK HAREKETİ VE TÜRK KAMUOYU (1954-1962)
Mustafa Kemal Atatürk:
-Bugün günün nasıl ağardığını görüyorsam, uzaktan, bütün şark milletlerinin de uyanışını öyle görüyorum. İstiklal ve hürriyetlerine kavuşacak olan çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşu, şüphesiz ki terakkiye ve refaha müteveccih olacaktır. Bu milletler, bütün güçlüklere ve bütün manilere rağmen muzaffer olacaklar ve kendilerini bekleyen istikbale ulaşacaklardır.
Müstemlekecilik ve emperyalizm, yeryüzünden yok olacak ve yerlerine milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen, yeni bir ahenk ve işbirliği çağı hâkim olacaktır. Şevket Süreyya Aydemir; Tek Adam Mustafa Kemal 1922-1938, C.3, İstanbul, Remzi Kitabevi, 1995, s. 418.
Adnan Menderes:
Cezayir’de devam eden hadiseler yüreklerimizi sızlatmaktadır. Araplara bağlılığımız ve istiklal mücadelesine fıtraten mevcut sempatimiz dolayısıyla Cezayir meselesinin bir an evvel isal edilmesini temenni ve ümit etmekteyiz. Bu mevzuda Türkiye’ye bir rol terettüp ederse bunu yapmaya hazırız. Başvekilimizin Basın Toplantısı, Zafer, 08.02.1957
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Kullanım Kılavuzu-II: İlk Çocukluk (3-6 yaş)
Kitabımı, esas olarak, anne babalara ve diğer ebeveynlere, çocuklarını psikolojik sağlıklılık ve mutlulukla yetiştirmelerine kılavuz olması için yazdım.
Aynı zamanda okul öncesi eğitim kurumlarında büyük özveri ve sorumluluk gerektiren öğretmenlik mesleğini yürüten eğitimcilere, Çocuk Gelişimi, Psikoloji, Psikolojik Danışmanlık, Sosyal Hizmet ve psikiyatri alanında hizmet veren alan profesyonellere ve bu alanlarda öğrenim gören lisans, yüksek lisans veya doktora öğrencilerine; bilimsel temelleri olmayan “magazinsel” ya da “geleneksel” bilgilerin ayırdına varmalarına katkıda bulunabilmek arzusuyla kaleme aldım.
Bu çabam; mesleğimin ve işimin bir sorumluluğu…
Dr. Psk. Halis ÖZERK
₺325,00
KİTAP TANITIMI
İktisadi ve İdari Bilimlerde Güncel Araştırmalar
İktisadi ve idari bilimlerin tarihi süreç içinde meydana gelen olayları ele alış biçimi, medeniyetin gelişimini farklı perspektiflerden görebilme imkanı sunmaktadır. Geçmiş, günümüz ve bunun da ötesinde geleceğe ilişkin tutarlı değerlendirmeler yapmak için iktisat, maliye ve işletme gibi bilim dallarında gerçekleştirilmiş özgün çalışmalar multidisipliner bir kapsamda ele alınmalıdır. Yeni çağda bireyler, hane halkları ve topluluklar çok çeşitli bilgilerin seçim yapmayı zorlaştırdığı mübadele koşullarıyla yüzleşmektedir. Ürünlerin maliyetleriyle birlikte tüketicilere sağladıkları faydanın yanında onların potansiyel müşterilere tanıtılma biçimleri alışveriş davranışlarını etkilemektedir. Dolayısıyla yeni üretim ve tüketim kalıpları, bu alanlarda yapılan çalışmaların önemini daha da artırmaktadır. Klasik tanımıyla rasyonel ve etkin kararlar aldığı varsayılan homo economicus modeli yeniden değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Bu anlayış, sadece meta üretimi kalıbını yansıtan kümülatif bilginin meydana getirdiği bazı iktisadi analiz yöntemlerinin dışına çıkılmasını gerektirmektedir. Bu doğrultuda “İktisadi ve İdari Bilimlerde Güncel Araştırmalar” adlı kitapta işletme, iktisat ve maliye gibi bilim dallarında gerçekleştirilmiş özgün çalışmalar araştırmacıların faydasına sunulmuştur.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Kolluk İçin Suç Psikolojisi
Psikoloji bilimi suçluluğu, bireysel ve toplumsal faktörlerle açıklamaya çalışmakla birlikte mükerrer suçluluğun önlenmesi ve suçluların rehabilitasyonu konusunda önemli bilgiler ortaya koymaktadır. Suçluluğun nedenlerini anlama ve mükerrer suçu önleme, bütüncül bir bakış açısı ve multidisipliner ekip çalışmasını gerekli kılmaktadır. Dolayısıyla görevi gereği suçlu bireylerle sıklıkla temas eden kolluk güçlerinin suç olgusunu psikolojik bakış açısıyla ele alabilmesi, suça sürüklenen çocuklar başta olmak üzere, her yaştan suç işlemiş bireylere profesyonel yaklaşımda bulunabilmesine ve etkili suç önleme stratejileri geliştirebilmesine katkı sağlayabilir. Suç davranışını açıklayan bireysel ve toplumsal kuramlar, suça sürüklenen çocuklara yönelik psikolojik müdahale yöntemleri, uyuşturucu madde kullanımı ve bağımlılığı, denetimli serbestlik ve psikososyal rehabilitasyon ile bilirkişilik konularından oluşan bu eser, alanında uzman yazarlar tarafından kolluk güçlerine yönelik kaleme alınmış olsa da hukuk ve sağlık profesyonelleri ile sosyal çalışma görevlilerinin de faydalanabileceği bir kaynaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Ortaçağ Anadolusunda Sanat ve Sembolizm
Somut bir nesne olmanın ötesinde farklı anlamları bünyesinde barındıran sanatın çözümlenmesi güç yönlerinden biri de sembolik dilidir. Roma İmparatorluğunun 350de yıkılışından, İstanbulun 1453te fethine kadar geçen Ortaçağda çoğu zaman iç içe geçen sanat ve sembolizm kavramları arasındaki ilişki bu bakımdan örtük ve irdelenmeye ihtiyaç duyulan bir alan oluşturmaktadır. Girift, çok katmanlı ve dinamik yapısıyla Ortaçağ Anadolusu bu açıdan oldukça zengin bir veri potansiyeline sahiptir. Bu tarihi süreçte fiziksel ve kültürel manada pek çok toplulukla temas içerisindeki Anadoluda, siyasal ve toplumsal devinimi sürekli olan ve sahip olduklarını dışarıdan taşınan unsurlarla besleyerek çeşitlendiren etkileyici bir kültürel ortam söz konusudur. Farklı etnik ve dini yapılara sahip toplulukların üreticisi, taşıyıcısı veya alıcısı olduğu bu dinamik ortamın sanat ve sembolizm kavramları üzerinden irdelenmesi bu çalışmanın öncül amacıdır. Bu kitapta Anadolunun Ortaçağ evreninde üretilen sanatlar ve bu sanatların sembolizmle ilişkisi ele alınmıştır. Sanat ve sembolizmin etki alanları, ortak ayrışan imge ve simgeler, inançlar, kültürler arası etkileşim unsurları, değişen ve dönüşen semboller gibi konular kitapta yer alan araştırmalara konu olmuştur.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK SOSYOLOJİSİ
Bu kitapta, Türkiyedeki girişimcilik araştırmalarında yeterince ele alınmadığı düşünülen sosyolojik bakış açısının önemi vurgulanmaktadır. Kitabın giriş kısmında özet bir biçimde aktarıldığı gibi, Batı’da “girişimcilik sosyoloji” çerçevesinde etiketlenmiş bu bakış açısı girişimciliğin bütüncül bir perspektiften incelenmesi noktasında önemli katkılar sunmaktadır. Girişimciliğe yönelik hâkim yaklaşım, girişimciyi iktisadi bir aktör ve/veya kendisini diğer bireylerden ayıran psikolojik-davranışsal farklılar taşıyan bir birey olarak ele almaktadır. Oysaki girişimci, her şeyden önce bir toplumun üyesidir ve onu bu sosyal bağlamdan soyut bir biçimde incelemek pek mümkün değildir. Girişimcilik sosyolojisi araştırmalarında pek çok disiplinin katkısından yararlanılabilir. Söz gelimi bu kitapta girişimcilik olgusu pedagojik, dini, iktisadi, politik, ailesel ve hukuksal olmak üzere pek çok açıdan incelenmiştir.
Yazarlar: Sezen Özek, Candaş Can, Yağmur Sağlam, Mehmet Samet Erdem, Abdullah Eravcı, Bilal Aslan, Bülent Tuğcu
₺250,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİNDE İŞBİRLİKLİ ÖĞRENME, ÖĞRENME STİLLERİ, AKADEMİK BAŞARI VE CİNSİYET İLİŞKİLERİ
İşbirlikli öğrenmede çocuk hem bedensel hem de zihinsel yönlerden geleneksel öğretime oranla oldukça özgürdür. Öğrenci işbirlikli öğrenme ortamında daha fazla düşünebilmekte ve hareket edebilmektedir. Sosyal bilgiler dersinin yapısına oldukça uygun bir yöntem olan İşbirlikli öğrenme yöntemi özelikle dersin içeriği ile ilgili öğrencilerin düşünmelerini, tartışmalarını, nedenler ve sonuçlar üzerinde yorum yapmalarını, örnek bulmalarını, öğrendikleri bilgiyi işleme ve kendi cümleleriyle ortaya koymalarını gerekli kılmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
MECMUA-İ NEZÂİR
Nazire mecmuaları Divan edebiyatı araştırmaları için önemli kaynaklardan biridir. Divanı bulunmayan şairlerin şiirlerine ve şairlerin yayımlanmış divanlarında yer almayan şiirlerine bu eserler aracılığıyla ulaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu mecmualar döneminin genel şiir anlayışını ve mürettibinin şahsi şiir zevkini yansıtan önemli belgelerdir.
Çalışmamız, Mevlânâ Müzesi Kütüphanesinde 2456 numara ile kayıtlı bir nazire mecmuası olan “Mecmu-a-i Nezâir”in inceleme ve transkripsiyonlu metninden oluşmaktadır. Harekeli nesihle kaleme alınan mecmuanın 16. yüzyıla ait olduğu düşünülmektedir. Mecmuada 173 şairin birbirine nazire olan gazelleri kafiyeye göre sıralanmıştır. Mürettibi hakkında ise kesin bir bilgi bulunmamaktadır.
Çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda adı geçen mecmuanın genel hususiyetleriyle tanıtımı yapıldıktan sonra şekil ve muhteva özellikleri üzerinde durulmuştur. Mecmuanın transkripsiyonlu metninden oluşan ikinci bölümde ise şiirler, yayımlanmış divanlarda ve muhtelif kaynaklarda tespit edilen nüshalarıyla mukayese edilerek mevcut farklılıklar gösterilmiştir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Orta Amerika (Kara Alanı)
Bu kitap Orta Amerikanın devi olan Meksika ile Kara Köprüsü olarak adlandırılan yedi küçük ülkeyi kapsar. Heybetli mimari yapılarını koruyan antik şehirleri ve geçmişin hayranlık uyandıran büyük uygarlıklarından, siyasi istikrarsızlık, faşist diktatörlükler, askeri cuntalar, iç savaşlar, yoksulluk, güvenlik sorunları ve kaçak göçmenleri ile büyük bir çöküş yaşayan dünyanın bu uzak bölgesindeki ülkeler, günümüzde ekonomik ve siyasi birlikler ile çıkış yolu arayarak geleceklerini ortak paydada birleştirme hedefindedirler.
Bu kitap, birçok bakımdan büyük bir çeşitlilik sunan dünyanın bu uzak ve ilginç bölgesinin ülkemizde daha iyi tanınması ve güçlü siyasi ilişkilerin kurulamadığı bu ülkeler topluluğu ile siyasi ve ekonomik ilişkilerin gelişmesine küçük de olsa bir katkı sağlamak amacıyla yazılmıştır.
Söz konusu kitabın ilk bölümünde Orta Amerika kara alanı olarak adlandırılan bölgenin genel fiziki ve beşerî özellikleri üzerinde durulmuş, ikinci bölümünde ise bölge üzerinde yer alan ülkeler ele alınmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
KÜTAHYA HALK ŞAİRLERİ
Türk edebiyatında sanat, edebiyat, şiir ve kültür merkezi olarak önemli bir yere sahip olan Kütahya, yetiştirdiği şairler bakımından Osmanlı şiir coğrafyasına etki eden kadim şehirlerimizden biridir. Kütahyalı Evliya Çelebî’nin bahsettiği iki yüz elli yedi şehir içerisinde Kütahya, altıncı edebî muhit olarak dikkat çekmektedir.
Selçuklu’dan Germiyan’a, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e yüzlerce şair yetiştiren bu kutsal şehir, klasik divan şiirinin başkentidir. Şeyhoğlu Mustafa, Ahmedî, Ahmed-i Daî, Şeyhî ve Cemalî gibi divan edebiyatının kurucu şairleri Germiyan sarayında yani Kütahya’da yetişmiştir.
Kütahya, divan şiiri dışında tekke ve halk şiiri geleneğinde de önemli bir yere sahiptir. Kütahya’da halk şiiri geleneğinin ilk önemli şairi Âşık Sırrı’dır. Âşık Sırrı’dan sonra Âşık Şükrü, Ârifî, Pesendî, Âşık Kâmilî, Âşık Ömer eliyle yirminci asra ulaşan Kütahya halk şiiri geleneği günümüzde iki koldan devam etmektedir. Bu kollardan birincisi Bektaşi şiir geleneğini sürdüren âşıklar ve zâkirler yolu, ikincisi iki binli yılların başında kurulan Kütahya Şiir Sevenler Derneği’nde faaliyet gösteren kalem şairlerinin yoludur.
Kütahyalı veya Kütahya’ya hizmet ettiği için Kütahyalı kabul ettiğimiz halk şairlerini ele aldığımız bu çalışmada yer alan şairlerimizin hayat hikâyelerini ve şiirlerini incelediğinizde Türkistan coğrafyasından Anadolu’ya taşıdığımız derin bir halk kültürünün izlerini göreceksiniz.
KİTAP TANITIMI
Genetiği Değiştirilmiş Ürünlere Yönelik Tüketici Davranışları
Genetiği değiştirilmiş ürünlere yönelik tüketicilerin davranış ve tutumlarının araştırıldığı bu çalışma Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde 2013 yılında doktora tezi olarak kabul edilmiştir. Çalışma kapsamında Eskişehir ili merkez ilçelerinde kotalı örnekleme yöntemi ile 1250 katılımcı ile yüz yüze anket yapılmıştır. Yapılan saha çalışması aynı zamanda Anadolu üniversitesi Bilimsel Araştırma Komisyonu tarafından finansal olarak da desteklenmiştir. Çalışmanın genel amacı, Eskişehir genelinde yaşayan tüketicilerin genetiği değiştirilmiş ürünlerle ilgili farkındalıklarını, bilgi düzeylerini ve satın alma niyetlerini saptamak ve davranışlarını etkileyen tutum faktörlerini ortaya koymaktır. T testi, Anova Analizi, Ki-Kare Analizi, Regresyon Analizi ve Faktör Analizi gibi istatiksel veri analizi yöntemleri çalışmada kurulan hipotezlerin test edilmesinde kullanılmıştır. Araştırmanın yapıldığı dönemde katılımcıların bilgi düzeyleri ve genetiği değiştirilmiş organizmalı gıdalar hakkındaki yanlış ve eksik bilgileri dikkat çekicidir. Gelir düzeyi arttıkça konuyla ilgili bilgi düzeyinin anlamlı bir şekilde arttığı gözlemlenmiştir. Çalışmanın pazarlama araştırmaları, tüketici davranışları ve genetiği değiştirilmiş ürünler gibi konulara ilgi duyanlar için faydalı olacağı umulmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
ULUSLARARASI GÜVENLİK ÇALIŞMALARI ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE ELEŞTİREL GÜVENLİK KURAMI
Uluslararası ilişkiler çalışmalarının bir alt-alanı olarak kurgulanan güvenlik teorisinin çalışma alanı bağlamında görece yeni oluşu göz önünde bulundurulduğunda, uluslararası ilişkiler tarihinin geriye dönük incelenmesi sonucu elde edilen verilerle dönüştürüldüğü anlaşılabilir. Antik Yunana kadar geriye götürülebilen güvenlik arayışlarının kuramsal temellendirilmesi, ancak yeniden okumalarla mümkün kılınabilmektedir. Az sayıdaki klasik eserlerin ışığında tarihlendirilen kuramsal pozisyonlar, devleti merkeze alan yaklaşımlara da arkaik bir atıf noktası oluşturmaktadır. Bu bağlamda ortaya çıkan literatür göstermektedir ki, güvenlik teorisinin muhteviyatı tarih boyunca radikal değişimlere uğrayarak bugünkü halini almıştır.
KİTAP TANITIMI
Arthur Schnitzler Öykülerinde Ölüm Olgusu: Modern İnsanın Ölüm Korkusu
Edebiyat, salt hikâye anlatımı mıdır, insana ve yaşama dair bir bilgi kaynağı mıdır? İnsana ve yaşama dair konular, kaleme alındıkları dönem ve mekanlarla sınırlı mıdır, insanlığın ortak belleğinin zaman ve mekândan bağımsız var olmayı sürdüren ürünleri midir?
Bilincin derinlikleri, içgüdüler, insanın korkuları, varoluş sorunları, yaşam ve ölüm diyalektiği yüz yıllardır insanlığın bir kenara bırakamadığı konulardır. Arthur Schnitzler, bunları ustalıkla ele almış Avusturyalı bir yazardır. Sigmund Freud’un “benim uzun çalışmalar sonucu elde ettiğim bilgileri siz gözlem yeteneğinizle tespit ediyorsunuz” diyerek tebrik ettiği Schnitzler’in öykülerinin büyük bir kısmı ölüm olgusunu konu etmektedir. Ancak, yazar ölümün kendisini değil, ölüm olgusunun 19. yüzyıl modern bireyin üzerindeki etkisini ele almıştır. Böylece varoluş sorunu çerçevesinde ele aldığı ölüm korkusu, “geçicilik kaygısı-yaşama arzusu” ekseninde işlenmiştir.
Yazarın Avusturya’da Modern Dönem ve yüzyıl geçişinde öne çıkan “benlik” algısı ve varoluş sorununu işlediği öykülerinden Andreas Thameyers letzter Brief, Der Andere – Aus dem Tagebuch eines Hinterbliebenen, Der Sohn – Aus den Papieren eines Arztes, Der Mörder, Der Tod des Junggesellen ve Die Toten schweigen ayrıntılı olarak incelenmiş, motif ve ölüm türleri bölümlerinde Sterben, der grüne Kakadu, Paracelsus, Anatol adlı eserleri de ele alınmıştır. Ayrıca, konu bağlamında, yazarın yaşamı ve günlüklerinden “varoluş sorununa” ilişkin bilgilerin de ele alındığı bu çalışma, Schnitzler ve eserlerinde ölüm motifi konusunda kapsamlı bir analiz sunmaktadır.
İçinde bulunduğumuz dönem de bizlerin “yüzyıl geçişi” ve modern dönemidir. Bu çalışmayı, insana dair temel olguların zaman ve mekândan bağımsız olduğunu hatırlayarak okumak, günümüz hız çağındaki ‘birey’in durumuna da ışık tutacaktır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Beşir Fuad’ın Güneş Mecmuası
Osmanlı Devleti’nde 1839’da Tanzimat Fermanı’nın ilanıyla birlikte başlayan siyasi ve sosyal dönüşüm, edebiyat alanında da etkilerini gösteriyordu. Türk edebiyatında Batıya açılma olgusu, basın ve yayın dünyasında yeni anlayışların ve buna bağlı olarak yeni eserlerin ortaya çıkmasına yol açıyordu. Osmanlı aydınları, Batı edebiyatından roman, tiyatro ve şiir gibi türlerde yaptıkları tercümeleri, çıkardıkları gazete ve dergiler vasıtasıyla topluma aktarıyorlardı. Bu süreçte Türk edebiyatında pozitivizmin önemli temsilcilerinden biri olan Beşir Fuad’ın öncülüğünde 1884 yılında Güneş mecmuası basıldı. Zengin bir içeriğe sahip olan mecmua, pek çok alanda yazılar yayımlıyordu. Bu yönüyle edebiyat, tarih, fen, coğrafya, astronomi, fizik, kimya, pedagoji, fizyoloji, dil, tıp vs. alanlarda konular ele alan ansiklopedik bir eser olma niteliği taşıyordu. Ne var ki yayım hayatı uzun sürmeyen bu mecmua, on beş günlük olarak sadece on iki sayı çıkarılabildi. Bir dönemin edebiyat ve fen alanlarındaki bilgi ve birikimlerini, yaklaşımlarını ortaya koyan mecmua, günümüz insanının hizmetine sunulmayı bekleyen önemli bir birikimi temsil etmekteydi. Bu nedenle bu kitabın hazırlanması elzemdi.
Bu kitapta, bir dönemin dikkate şayan Pozitivist yazarı Beşir Fuad’ın öncülüğünde yayımlanan, on iki sayıdan, Edebiyat ve Fünûn olmak üzere ikişer alt başlıktan oluşan Güneş mecmuası, metnin orijinaline sadık kalınarak Osmanlı Türkçesinden Latin alfabesine çevrilmek suretiyle yayıma hazırlanmıştır. Önemli bir kaynak olan bu mecmua, dönemin bilimsel bilgisini ve edebi birikimini gün yüzüne çıkarmak üzere insanlığın istifadesine sunulmaktadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafya Biliminde Güncel Konular ve Araştırmalar
Çevresel, sosyal ve ekonomik süreçlerle doğrudan veya dolaylı yollardan ilgilenen birçok bilim dalı bulunmaktadır. Bu bilim dalları içerisinde Coğrafya Bilimi ve coğrafyacılar çok önemli bir yere sahiptir. Öyle ki dünya genelini etkileyen doğal, sosyal, ekonomik ve politik problemlere odaklanan coğrafyacılar, insan ve mekân arasındaki etkileşime odaklanmaktadırlar. Bu etkileşimin nedensellik, bağlantı ve dağılış ilkelerine göre incelenmesi, sonuçlarının coğrafi açıdan değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla günümüzde insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlar da düşünüldüğünde coğrafyacılara ve onlar tarafından gerçekleştirilen çalışmalara duyulan ihtiyaç da her geçen gün artmaktadır. Bu sorumluluk bilinci ile hareket eden coğrafyacılar hem bu bilimin gelişmesine hem de insanlığın geleceğine ışık tutmaktadırlar. Bu kapsamda “Coğrafya Biliminde Güncel Konular ve Araştırmalar” başlıklı bu kitapta; fiziki, beşerî, ekonomik coğrafya ile coğrafi bilgi sistemleri alanında çalışmalar yürüten kıymetli bilim insanlarının değerli çalışmaları bir araya getirilerek coğrafya bilimine ve literatürüne katkı sunulmuştur.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (V) Murad’ın Ölümü
Sultan Murad, Batı kültürünü incelikli üslupla özümseyen bir hükümdar olmanın ötesinde, duygularında trajedi ile estetik hazzı iç içe yaşayan karakteri temsil eder. Saray erkânı Sultan Murad’a bağlılığını bildirse de, Osmanlı padişahlarında geleneksel olarak uygulanan kılıç kuşanma töreni kendisine düzenlenmemiştir. Bu durum, Sultan’ın meşru anlamda tahta çıktığına dair şüphe uyandıran olgudur. Osmanlı modernleşmesinin sancılı bir evresini anlamak, Tanzimat sonrasında şekillenen yeni düzen arayışı ile Batıya yönelişin yarattığı güvensizlik ve yabancılaşma duygusunu dikkate almayı gerektirir. Bu bağlamda Sultan Murad’ın şahsiyeti, duygusal ve siyasal çalkantıların somutlaştığı zeminde okunabilir. Amcası Abdülaziz’in hal ’edilmesi ve sonrasında yaşanan şüpheli ölümü, Murad üzerinde derin bir korku iklimi yaratmıştır. Bu çalışmada, Sultan Murad’ın diğer hanedan üyelerinden farklı olarak uzun süre göz hapsinde tutulması ve bestekârlık yönü ele alınmaktadır. Çalışmanın odak noktası, Çırağan Sarayı’nda geçen göz hapsi ile onun müzik tutkusu arasındaki ilişkidir. Böylece, tarih yazımında bazen ihmal edilen ya da görmezden gelinen sanatçı kişiliği üzerinden Sultan’ın portresi sunulmaktadır. Bu portrede acı ile haz aynı aynaya bakar; ölümün aynasına.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ BÖLGESEL POLİTİKASI VE MACARİSTAN
Ulus-üstü bir örgütlenme olan Avrupa Birliği (AB), çatısı altında yer alan ülkeler arasındaki işbirliğini derinleştirmeyi ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlarken, aynı zamanda Birliğin ekonomik, siyasi, sosyal ve yönetsel entegrasyonunu sağlamayı ve güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda AB, adaylığa kabul ettiği veya edeceği ülkelerin, Birliğin politikalarının uygulanabilmesine yönelik kapasitelerinin geliştirilmesine hayati derecede önem vermektedir.
AB entegrasyonunun en önemli politika ayaklarından birisi AB Bölgesel Politikasıdır. Birlik, entegrasyonun önündeki engellerin başında bölgeler arasındaki ekonomik ve sosyal gelişmişlik/kalkınmışlık farklarını görmektedir. Tasarladığı Bölgesel Politika ile AB, Birlik üyesi ve aday ülkeler içindeki bölgelerarası dengesizliklerin azaltılmasını ve giderilmesini amaçlamaktadır. Bölgesel Politika, söz konusu amaca ulaşabilmek için araç olarak yapısal uyum fonları, çeşitli programları ve kurumları içermektedir. Bu araçlar özellikle ekonomik, yönetsel ve kurumsal kapasiteleri geliştirmek ve iyileştirmek için kullanılmaktadır.
AB Bölgesel Politikasının uygulandığı ülkelerden birisi de Macaristan olmuştur. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra demokrasiye geçen Macaristan, hızlı bir şekilde AB için hazırlanmaya başlamıştır. Özellikle Batı Avrupalı ülkeler ile arasında ve kendi içinde ciddi kalkınmışlık farkları olan Macaristan, AB Bölgesel Politikası kapsamında çeşitli reform programlarına dahil edilmiştir. Ekonomik, yönetsel ve kurumsal kapasitelerin geliştirilmesi amacıyla atılan adımlar Macaristan’ı bir noktaya taşımış olsa da, bölgelerarası yakınsamanın istenilen düzeyde gerçekleşmiş olduğu tartışmalıdır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Doğu Karadeniz Bölgesinde Çay Tarımı Yapılan Topraklarda Bazı Bitki Besin Maddelerinde Zamana Bağlı Olarak Meydana Gelen Değişmeler
KİTAP TANITIMI
Liderlik Davranışı ve Toplumsal Norm İlişkisi
Bu kitap farklı bilim dallarının inceleme alanlarına giren bir konuyu içermektedir. Liderlik davranışını kapsadığı için davranış bilimleri, sosyal normları içerdiği için sosyoloji, sosyal normların davranışa etkisini açıklamak için sosyal psikoloji, incelediği liderler işletmelerde liderlik yapan bireyler olduğu için örgütsel davranış bilimi içerisinde yer almaktadır. Bu nedenle disiplinler arası bir çalışmadır. İnsanların davranışları pek çok faktörden etkilenmektedir. İnsanların davranışlarının artalanını kişinin biyolojik yapısı, inançları, düşünceleri, algıları, ihtiyaçları gibi içsel unsurlar ve çevre ile etkileşiminin sonucu olan kültür, örf ve adetler, normlar, telkin, şartlanmalar ve içinde bulunduğu eğitim, iş/meslek, gelir gibi dışsal koşullar etkilemektedir. Lider olarak kabul edilen bir kişi, sosyal yapının bir parçasıdır. Sosyal yapılar istikrarlı bir statü, rol ilişkileri ve belirli normlardan oluşmaktadır. Bu normlar, grupların etkileşimi sırasında oluşan ve üyelerin davranışlarını düzenleyen yaptırımı olan kıstaslardır. Liderin davranışı hem bu normlar tarafından oluşturulmuş yapılar içerisinde ortaya çıkmakta, hem de bu normlardan etkilenmektedir. Bu kitabın konusunu liderlik ve liderin davranışlarını etkileyen toplumsal normlar oluşturmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Kuvvet Kullanma Aracı Olarak Koruma Sorumluluğu: Darfur ve Libya Örnek Olay İncelemeleri
İnsan haklarını korumak, savaş suçları ya da insanlığa karşı işlenen suçları engellenmek üzere azami gayret gösterilmektedir. Bu nedenle “koruma sorumluluğu” adı altında oluşan norm, uluslararası topluma kitlesel zulüm ve katliamların önüne geçebilmesi adına bazı sorumluluklar vermektedir. Bu sorumluluklar aslında BM sisteminde yer alan insan haklarının güçlendirilmesi ve devlet egemenliğinin katliamların bir aracı olarak kullanılmasının önüne geçilmesi çabalarıyla da uyumludur. Koruma Sorumluluğu kavramının insani müdahale ile benzeşen ve ayrışan yönlerine değinilen kitapta, devlet egemenliği, insan hakları ve insani müdahale gibi konular ele alınmıştır. Bu çalışma koruma sorumluluğu olarak bilinen kavramın “mutlakiyetçi egemenlik” anlayışından “sorumluluk olarak egemenlik” anlayışına doğru değişimini vurgulamaktadır. Bu bağlamda egemenlik anlamında söz konusu sorumluluğunu yerine getir(e)meyen ülkelerde meydana gelen insanlık trajedilerinin engellenebilmesi için alınan önlemlere iki örnek olay üzerinden vurgu yapılmıştır. Darfur ve Libya olaylarının Koruma Sorumluluğu kavramının ortaya çıkmasının ardından meydana gelmesi uluslararası toplumun üzerine düşen sorumluluğu yerine getirme noktasında verdiği sınavın değerlendirilmesi açısından iki uygun vaka olarak ele alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Sicilya’da II. Frıedrıch İle Papalık Arasındaki Hâkimiyet Mücadelesi (1194-1268)
Grek, Latin ve bilhassa Müslüman kültürüyle harmanlanmış olan Sicilya’da yetişen II. Friedrich, zamanla döneminin Batı’daki en büyük idarecisi olmayı başardı. Diğer yandan kurumsallaşıp güçlenerek büyük bir güç haline gelen Papalık, Avrupa’da ruhani liderliğin yanında dünyevi otoriteyi de elinde bulundurma arzusu taşımaktaydı. Çağdaşlarının aksine dini önyargılardan uzak aydın bir idareci olan II. Friedrich, Papalığın kendisine dayatmak istediği siyasi otoriteye boyun eğmedi. Bu durum iki taraf arasında büyük bir çekişme ve hâkimiyet mücadelesi yaşanmasına neden oldu.
Bu çalışmada II. Friedrich’in, Sicilya Krallığı merkez olmak üzere İtalya ve Almanya (Kutsal Roma İmparatorluğu) topraklarında Papalığa karşı verdiği mücadeleyi ele aldık. Dönemin Sicilya’sının siyasi, dini, sosyokültürel tarihi yanında Papalık ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nun tarihine de ışık tutan bu çalışmanın ilgili literatüre katkı sağlayacağını düşünüyoruz.
KİTAP TANITIMI
TÜRK ROMANINDA KADIN 1980-2000
Tanzimat ile başlayan modernleşme sürecinde kadın, sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik alanlarda değişime uğrar. Yeni bir medeniyet dairesine geçilirken kadın giyimiyle, toplumdaki statüsüyle, aile içerisindeki rolüyle değişimin simgesi olur. Kadın, modernizmin birer aynası olarak görülür ve bu aynadan toplumun gelişmişliği verilmeye çalışılır.
Özellikle, 1970’li yıllar kadın hareketlerinin filizlendiği, kadının edebiyatta sesini, duyurmaya başladığı bir dönemdir. Bu filizlenme, 1980 sonrası daha güçlü bir şekilde yeşerir ve kadın hem kendisini hem de toplumsal yapıyı sorgulamaya, sorgulatmaya başlar. 1980 darbesinin toplum ve özellikle yazarlar üzerindeki olumsuz psikolojik etkisinden dolayı yazarlar, kendi kabuklarına çekilirler. Bu dönemde anlamsızlık, hiçlik, bunalım, cinsiyet, korku, yalnızlık gibi bireysel konular yoğun bir şekilde işlenirken, kadın sorunsalı da ayrıntılı olarak romanlardaki yerini alır.
Türk Romanında Kadın 1980-2000 adlı kitap, Adalet Ağaoğlu, Ahmet Altan, İnci Aral, Duygu Asena, Erendiz Atasü, Ferit Edgü, Sevinç Çokum, Nazlı Eray, Leyla Erbil, Füruzan, Afet Ilgaz, Emine Işınsu, Selim İleri, Attilâ İlhan, Metin Kaçan, Cemil Kavukçu, Ayşe Kulin, Pınar Kür, Demir Özlü, Tezer Özlü, Orhan Pamuk, Elif Şafak, Latife Tekin, Buket Uzuner ve Ahmet Günbay Yıldız’ın 1980-2000 yılları arasında yayımlanan romanları incelenerek kadının, evlilik, aile, cinsellik, çalışma hayatı, eğitim, intihar, yabancılaşma, psikolojik rahatsızlıklar, varoluş, özgürlük, sanat, ölüm gibi alanlardaki duygu ve düşünce dünyası ortaya konmaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Misyonerlerinin Türkiye’deki̇ Sağlık Faaliyetleri̇ (1833-1923)
19. yüzyıl Osmanlı coğrafyasında birçok misyoner örgütün etkin olduğu çağdı. Bu dönemde en etkili çalışma yapan, dünya coğrafyasına kısa sürede yayılan 27 Haziran 1810’da Boston’da kurulan ve 1820 yılında Osmanlı topraklarına ilk misyonerlerini gönderen Protestan misyoner örgütü, ABCFM ya da Amerikan Board olarak adlandırılan, American Board of Commissioners for Foreign Missions’dır. Doğu ülkelerinde misyoner faaliyetlerinin etkin bir biçimde sürdürülmesinde en önemli yöntemlerden biri de sağlık misyonerliği olarak görülmektedir. Sağlık misyonerleri süreç içerisinde kutsal konularda vaizlerden daha zor görevler üstlenmişler ve gittikleri ülkelerde tıp bilgileri sayesinde ulaşılmaz sanılan kesimlerle iletişim kurma olanakları bulmuşlardır. Bu çalışmada Amerikan Board teşkilatının bugünkü Türkiye sınırları içerisinde 1833’ten 1923 yılına kadar sağlık alanında yapmış olduğu faaliyetler ele alınmaktadır. Misyonerlerinin yapmış olduğu gezici sağlık misyonerliği, dispanser, hastane, tıp okulu, eczane ve hemşire sınıfları açmak gibi faaliyetleri; misyonerlik, din, siyasi ve tıp tarihi açısından değerlendirilmiştir. Misyoner etkinliğinin temel amacı, din ve eğitim çalışmalarında olduğu gibi, sağlık misyonerliğinde de öncelikle Protestan inancının yayılmasıdır. Çalışmada sağlık misyonerlerinin etkinlik gösterdiği bölgelerde, yönetim ve toplumla olan ilişkileri, etkileri ve çatışmaları üzerinde değerlendirilmeler yapılması amaçlanmıştır. Sağlık misyonerliğinin etkisi, misyona olan katkısı verilerle anlatılmaya çalışılırken, konunun tıp tarihi açısından önemi, Osmanlı tıbbına etkisi de değerlendirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Perakendecilikte Genetik Algoritma İle Depo Yerleşimi
Günümüzde depo operasyonlarının etkin bir şekilde yönetilmesi, firmalara rekabet üstünlüğü sağlamada önemli rol oynamaktadır. Etkin depo yönetimi; maliyetlerin düşürülmesi, müşteri memnuniyetinin artırılması ve dolayısıyla rekabet avantajının elde edilmesini sağlamaktadır. Sipariş toplama işlemini etkin bir şekilde yapabilmek için doğru bir depo yerleşimi yapılmalıdır. Depo operasyonları içerisinde iş gücünün en yoğun olarak kullanıldığı operasyon, sipariş toplama işlemleridir. Depo yerleşim problemi, maliyetleri düşürmek için, toplayıcıların ürün toplama esnasında katettikleri mesafeyi en aza indirmek amacıyla uygun depo yerleşiminin yapılmasını ifade etmektedir.
Bu kitapta sipariş toplayıcılarının hareket meksefesini azaltmak amacıyla depo yerleşim probleminin çözümünde kullanılan yöntemler anlatılmıştır. Problemin çözümü için metasezgisel yöntemlerden genetik algoritma modeli oluşturulmuştur. Model içerisinde uygun değerinin hesaplanmasında ise en yakın komşu kuralı kullanılmıştır. Uygulama aşamasında toplama işlemi yapılırken gezinme ile harcanan sürenin azaltılması için uygun depo yerleşiminin yapılması probleminin etkin bir şekilde çözümlenmesi amaçlanmıştır.
Uygulama sonucunda modelin başarılı olduğu, mevcut yerleşime kıyasla iyi sonuçlar verdiği görülmüştür. Uygulanan model, mevcut depo yerleşimine göre katedilen toplam mesafede %18,73 oranında bir azalmayı sağlamıştır. Geliştirilen model ile depolarda büyük ölçekli depo yerleşim problemlerinin çözülmesi amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Mert Irmağı Havzasında (Samsun) Doğal Afet Risklerinin Analizi
Nüfusunun artmasıyla ihtiyaçlar da artmaktadır. Sanayileşme, yanlış arazi kullanımı, yanlış tarım teknikleri, tarım arazilerinin yerleşmeye açılması gibi sebeplerle arazi üzerine baskı gün geçtikçe artmaktadır. Bu baskı ile doğal olan bazı süreçler afet karakteri kazandırmaktadır.
Mert Irmağı kıyı kesimi geçmişte yaşanan taşkın afetleri ve yerleşim alanlarını etkileyen heyelan olayları ile karşı karşıyadır. Ayrıca iç kesimlerde de erozyon riskinin olduğunu söylemek mümkündür. Böylesi bir özellikteki sahanın bu eserle doğal afet risk açısından değerlendirilmesi, olası risk yerlerinin tespit edilmesi coğrafi bilgi sistemleri teknikleri ile kaleme alınmıştır.
Bu kitap Mert Irmağı Havzasında hem ayrıntılı fiziki coğrafya çalışması olacağı hem de gelecekteki planlamalarda önem teşkil edeceği düşünülmektedir.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Pandemide Dijital Nefret Söylemi: Çin Virüsü
Dünya 2019 yılının son günlerinde, Çin2de yeni tip koronavirüs ile ilk kez tanıştı. Virüs, takip eden aylarda tüm kıtalara yayıldı. Bu süreçte zihinsel reflekslerimiz bizleri -korku ve endişeyi bastırmak amacıyla- tüm bu yaşananları dış basından kaygı ve üzüntü ile takip edeceğimiz ancak televizyon veya akıllı telefonlarımızın ekranlarında bırakıp hayatımıza devam edeceğimiz bir olay olduğuna inandırmak istese de; küresel pandemi ilan edilmesi ve ardından ülkemizde ilk vakanın açıklanmasıyla bu yadsıma sona erdi ve kendimizi modern zamanların en büyük salgınının ortasında bulduk.
Yaşamımızı her yönüyle derinden etkilemesi ile Covid-19 pandemisi geniş kapsamlı bir kriz olarak ortaya çıktı. Böylesi kriz dönemlerinde, insan zihni gerilimi ve endişeyi sonlandırmak için yadsıma, çoğunluğa ve/veya otoriteye uyma, itaat gösterme, günah keçisi arama gibi mekanik tepkilere başvurur.
Sosyal medyanın tek sosyallik haline geldiği pandeminin kriz koşullarında, büyük bir kullanıcı kitlesi içine düştüğü endişe ve korku ortamından kaçışı Çinlilere nefret üreterek bulurken; bir yandan da ağlarda güçlenen yargılara uyum sağlayarak görülme ve onaylanma ihtiyacını karşılamaya çalıştı. Günün sonunda ortaya çıkan tablo ise, nefret söylemi üretiminin sosyal etkilerle nasıl sinsi bir şekilde gerçekleştiğini tekrar gözler önüne serdi.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
İSYAN, Mehmet Celâl
İsyan, Mehmet Celâl’in Sultan II. Abdülhamit’in tahtan indirilmesinin hemen ardından yazdığı romandır. Romanda, başkişi Vedat’ın trajik aşk hikayesinin yanında II. Meşrutiyet’in ilânına giden süreçte yaşananlara ve hemen sonrasındaki gelişmelere yer verilmiştir. Vedat, dönemin sıkıntılarını yaşamasına rağmen Meşrutiyet’in ilânını görmüş şanslı muhalif aydınlardandır. Romanda siyasî meseleler dışında asıl konu Vedat’ın kişisel yaşamıyla ilgilidir. O, çocukluk aşkı olan Zekiye’yle evlense de trajik bir sonuçla karşılaşmaktan kurtulamaz. Vedat’ın kişisel yaşamı kitap yazarının hayatından, romantik ve aşırı duygusal mizacından izler taşır.
Kanunuesasi ilân olunmuş! Abdülhamit çaldığı hürriyeti iade etmiş! Şaşırdım, alık alık bakmaya başlamışım! Recep Paşa’nın şu sözleri, hâlâ beynimin içinde uğulduyor:
– Kendine gel çocuk!.. Çok felâket gibi. Çok meserret de insanı öldürür!..
Ağlaya ağlaya, güle güle, haykıra haykıra âdeta, ihtinak-ı rahim[1] nöbeti geçiren, çılgın bir kadın gibi “Hürriyet geldi!.. Hürriyeti aldık!.. ” diye memleketin sokaklarında koşmaya başladım!..
….
Şimdi, Zekiye dalgın dalgın bakmaya başladı ve öyle zannettim ki bu dalgın bakışın içinde iri bir damla gözyaşı Virjini’nin kumral kirpiklerini ıslattı!. İçimden “Zavallı Zekiye!” diye bir hıçkırık koptu, müteakiben a‘mâk-ı kalbimde mütehassis bir kuvve-i asabiyenin kırıldığını, parça parça olduğunu hissettim!. Artık öyle bulanık, öyle bî-me’âl[2] bir fikirle, yüzümü avuçlarımın içine aldım.
₺250,00