KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Portföy Yönetimi
₺210,00 -

Ömer Demirbağ ve Şiiri
₺325,00 -

ORTA ANADOLU VOLKANİKLERİ ÜZERİNDE DRENAJIN GELİŞİMİ
₺1.050,00 -

NAHİV BİLGİSİ IŞIĞINDA OSMANLI NAHVİNE BAKIŞ
₺300,00 -

Milli Mücadele Tarihi
₺325,00 -

Marka Mimarisinde Ulusal ve Global Başarı Hikayeleri
₺405,00 -

Küreselleşme Sürecinde Akıllı Şehirler: Paradigma, Yönelimler ve Fırsatlar
₺340,00 -

KRİPTO PARALAR
-

Kent ve Kadın
₺250,00 -

Josiah Royce’un Metafiziği
₺340,00 -

İstatistik 1
-

İletişim Perspektifinden ÇANAKKALE’NİN DEĞERLERİ
₺380,00 -

Hoshin Kanri Modeliyle Yönetim Fonksiyonlarının Entegrasyonu
₺315,00 -

HALİT ZİYA UŞAKLIGİL’İN HİKÂYELERİNDE KADIN FİGÜRLER
₺275,00 -

Girişimcilik ve Bilişim Sektörü Destekleri
-

Geçmişten Bugüne Türk Yazınında Kadının Temsili / The Representation of Women in Turkısh Lıterature from Past to Present
₺495,00
KİTAP TANITIMI
KRİPTO PARALAR
Son dönemde Kripto para birimleri arasında en popüler olan Bitcoin’in fiyat değişiminde ki volatilite hareketleri bireysel yatırımcıların yanında kurumsal yatırımcıların da Bitcoin’in bir yatırım aracı olup olmadığı konusundaki merakını artırmıştır. Bitcoin’in altın ile benzer özellikleri dikkate alındığında, Bitcoin’in altın gibi güvenli liman ya da hedge enstrümanı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği büyük önem arz etmektedir. Bunun yanında yatırımcılar tarafından Bitcoin’in yatırım aracı olarak portföylerine ekleyip eklemeyecekleri hususu ve diğer yatırım araçları arasında ilişkisinin ortaya konması günümüzde finansal piyasalarda popüler tartışma konusunu oluşturmaktadır. İşte bu noktada bu çalışma, kripto paraların özellikleri ve özellikle kripto para birimlerinden en popüleri olan Bitcoin’in bir yatırım aracı ya da hedge enstrümanı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunu ele almaktadır.
KİTAP TANITIMI
Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
Sistem ve Sistem Kavramları
Örgüt Boyutları
Eğitim Sisteminin Amaç Boyutu
Eğitim Sisteminin Yapı Boyutu
Türk Eğitim Sisteminin Temel Yapısı: Okul Örgütü ve Yönetimi
Türk Eğitimin Sisteminin Süreç Boyutu
Yönetim Kuramları ve Eğitim Yönetimi
Yönetim Süreçleri
Okul Yönetiminde İnsan İlişkileri
Eğitimde Sorunlar ve Çözüm Önerileri
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Coğrafyasında Batı Emperyalizmi
Emperyalizm, tarihi milattan öncesine dayanan ve yayılımcılık anlamına gelen bir terimdir. ”Sömürgecilik” ve ”Müstemleke” kelimeleri de emperyalizm yerine kullanılan diğer terimler arasında yer alıyor.
Emperyalizm sözcüğü İngilizce ”Imperial” kelimesinden türetilmiştir. Imperial’in sözlük anlamı imparatorluktur. İmparatorluklar, birçok ülke toprağının işgal edilmesiyle kurulduğu için bu ismi almıştır. Tarihte Emperyalizm terimi ilk defa Napolyon’u eleştirmek ve Birleşik Krallığın sömürgecilik faaliyetlerini tanımlamak için kullanılmıştır.
Emperyalizm, bir ülkenin siyasi idaresinin ele geçirilmesi ve ekonomik açıdan sömürülmesidir. Emperyalist devletlerin uyguladığı politikaların başında baskı ve yıldırma politikaları gelir. Müstemleke haline getirilmiş ülkenin yönetimi sömürgeci devlete geçer. Bu nedenle devletin yasama- yürütme – yargı organları kısa ya da uzun vadede sekteye uğrar.
Emperyalizmin ana nedeni ekonomik çıkarlardır. Örneğin bir ülke yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından zengin ise o kaynaklara (altın, gümüş, petrol vs.) el konur. Sömürülen kaynaklar sadece bunlarla sınırlı değildir. Ülkenin tarım ürünleri, pazarları, üretim tesisleri de emperyalist devletin kontrolüne geçer.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Fıtratın İzinde: İslam ve Çevre
Çevrenin keşfi ve çevreyle etkileşim, insanlık tarihiyle yaşıttır. İklim değişikliği, doğal kaynakların tükenmesi ve biyoçeşitlilik kaybı gibi sorunlar, günümüzde insanlığın karşı karşıya olduğu büyük zorluklardır. Çevre konusu her şeyden önce zihniyet, düşünce, eğitim, kültür ve ahlâk meselesidir; çevreyle ilgili bireysel, toplumsal, ekonomik ve siyasal sorunlar buna bağlı olarak artmakta ve çeşitlenmektedir.
Bu çalışmada aşağıdaki sorulara cevaplar aranmıştır. Çevre sorunlarının derinleşmesine etki eden tarihi bir arka plan var mıdır? Dinlerin evrenle ilgili tasavvurları nelerdir? İslam dininin çevre-insan-yaratıcı bağlamında çevreye bakışı nasıldır? Çevrenin korunması, kaynakların sürdürülebilir olmasıyla ilgili İslamın öğretileri nelerdir? Din ve eğitimi, çevre sorunlarının önlenmesinde kaynak ve rehber olabilir mi?
Bu çalışmada, çevre duyarlılığında İslam dininin ve eğitiminin rolü incelenmiş, İslam dini ve eğitimi referans alınarak toplumda çevre bilinci ve ahlâkının oluşumuna destek olunması amaçlanmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Modern Erkeğin İnşası
Erkeklik Gücün, iktidarın ve kontrolün bir sembolü mü yoksa toplumsal bir yanılsama mı? Bu kitap, modern dünyada erkek kimliğinin inşasına dair derin bir yolculuğa çıkarıyor. Erkek dergilerinin parlak sayfalarından otomobil reklamlarının gücüne, spor dünyasından iş hayatına kadar geniş bir yelpazede, erkeklik kodlarının tüketimle nasıl yeniden üretildiğini inceliyor. Reklamlar ve popüler medya, erkeklik imgesine prestij, güç ve cinsellik yüklerken, aynı zamanda bireyi toplumsal normlara hapsetmektedir.
Bu çalışma, erkekliğin modern tüketim kültürüyle nasıl şekillendiğini anlamaya çalışırken, ataerkinin görünmez ağlarını da çözümlemeyi hedefliyor. Güç, rekabet ve başarıyla özdeşleşen erkek kimliğinin, derinlemesine bir analizini sunan bu kitap, toplumsal cinsiyet normlarının sorgulanması için bir davet niteliğinde. Hem akademisyenlere hem de genel okura hitap eden bu eser, erkeklik mitini yeniden düşünmeye çağırıyor.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Postmodern Trends in Literature and Arts
Postmodern literature and arts are not novel and pure, rather they represent and present a great challenge. They create an active medium for their followers as Roland Barthes tags postmodernism writerly in that the reader frequently has to fill in gaps in the narrative, thus, in Barthes terms of reference, becoming part of the production of the textual meaning. Postmodern texts and arts enforce a sort of invention, imagination, and suspension for the reader. Postmodern literary fashion does not provide a fixed cultural status quo, yet it undermines the authority of an omniscient narrator and his dominance over the textual meaning. These features and many others that you will find throughout each chapter in this book make postmodern texts and art much more pleasurable and rewarding to study.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
DEVRİM VE DİRENÇ
İspanya’da XIX. yüzyıl boyunca sürekli değişen siyasi ve sosyal dengeler, XX. yüzyıla çok büyük sorunları miras bırakır. Bir türlü yatışmayan sosyal tansiyon ülkeyi korkunç bir iç savaşın eşiğine getirir. Bir halkı bu kadar korkunç bir iç savaşın tarafları konumuna iten motivasyonu anlama çabası bizi bu detaylı çalışmayı hazırlamaya itmiştir. “Bir toplum içinde bu derin karşıtlığı yaratan etmenler nelerdir?”, “Yıllar içinde bu karşıtlığın muhafazakâr milliyetçilik üzerinden inşaası nasıl gerçekleşmişir?”, “Tüm bu süreçlerin sonunda bir kırılma noktası olan İç Savaşı başlatan çatlaklar nasıl oluşmuştur?”, “1939 – 1975 yılları arasında Franco, büyük bir muhalefetle karşılaşmadan İspanya’yı nasıl yönetebilmiştir?” gibi sorular, bu çalışmaya başlarken cevabını aradığımız temel sorulardır. Çalışmamızın 1808-1959 yılları arasını kapsamasının en büyük nedeni ise; Bağımsızlık Savaşı ile başlayan İspanyol milliyetçiliğinin muhafazakâr kanadının gelişim süreci anlaşılmadan, frankist propagandanın dayanakları ve Franco’nun 36 yıl İspanya’yı nasıl yönettiğinin anlaşılamayacağı düşüncesidir.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
ALTINCI CUMHURBAŞKANININ SEÇİMİ MESELESİ
Bu kitapta Türkiye Cumhuriyeti’nin altıncı cumhurbaşkanının seçimi meselesi, olay örgüsünün ön planda tutulduğu, betimleme tarzında ele alınmaya çalışılmıştır. Kitapta “Türkiye Cumhuriyeti’nde askeri darbeler sonrasında ordunun siyaset üzerindeki etkisi nasıl olmuştur? Cumhurbaşkanları kim ya da hangi güçler tarafından seçilmiştir? Politikada iki ana akımın temsilcisi olan siyasi partilerin devlet yönetiminde asgari şartlarda uzlaşmaları demokrasinin seyrini nasıl etkilemiştir?” biçimindeki sorulara cevap aranmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
KARAYOLU YÜK TAŞIMACILIK SİGORTALARI VE KULLANIMI
Karayolu taşımacılık sektöründe kazalar ve diğer riskler sebebi ile sigortanın büyük bir önemi vardır. Karayolu taşımacılığı, eşyanın taşımacıya teslim edildiği yerden varış noktasına karayolu alt yapısı kullanılarak yapılan taşıma şeklidir. Bu kitap Türkiyede karayolu lojistik ve sigorta sektörlerini sentezleyerek; bu konudaki boşluğu dolduran önemli bir akademik araştırmadır. Yazarın sigorta sektöründeki bilgi birikimi ve tecrübelerini aktararak hazırladığı Karayolu Yük Taşımacılık Sigortaları ve Kullanımı Üzerine Bir Araştırma kitabı konuyla ilgilenen her kesimin dikkatle okuması gereken bir çalışmadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Gençlik ve Din
Gençliğin dine bakışı, dine karşı tutumları, dinle ilişkisi, dine hayatlarında yer verme biçimi ve nihayetinde hayatı anlamlandırma serüvenlerinde dine atfettikleri değer, özelde ülkemizin genelde ise dünyanın gündemini meşgul eden problem alanlarından biridir. Bilhassa ekonomi ve teknolojide meydana gelen değişimlere binaen bilgi anlayışında ve buna bağlı olarak değerler sisteminde meydana gelen değişimlerin, tüm dünyada gençlerin dinle ilişkisini etkilediği düşünüldüğünde, söz konusu etki ve değişimi anlamak, gençlik ve din ilişkisini çok farklı açılardan ele almayı ve incelemeyi gerekli kılmaktadır. Elinizdeki çalışma, bu gerekliliğin yerine getirilmesine katkıda bulunmak amacıyla hazırlanmıştır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK İKTİSAT TARİHİNDE ANADOLU’NUN FETHİ VE İLK YERLEŞİMİ (ANİ/KARS 1064)
Türklerin Anadoluya girişi, Ani 1064 zaferi ile olduğu tarihi ve arkeolojik belgelerle ispat edilirken aynı zamanda burada bulunan muazzam Selçuklu kentinin varlığı da ön plana çıkarılmıştır. 1071de Türklerin Anadoluya ilk kez yerleştiklerinin mümkün olmadığı görülmektedir. 1064 Fethi Türk tarihinin en büyük ve anlamlı fethidir. Müslüman Türkler bu tarihten itibaren Anadoluyu yurt edinmeye başlamışlardır. Bu yüzden Türklerin Anadoluya yerleşim tarihinin 1064 olması gerekmektedir. Türk tarihinde yapılmış bir hatanın giderilmesi açısından son derece önem taşımaktadır. Tarih canlıdır ve tarihin yenilenebilirliğini bizlere kanıtlamaktadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
KIRGIZ ÇOCUK EDEBİYATI
Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlığına kavuşan devletlerden birisi de Kırgızistan’dır. Bağımsızlığına kavuştuğu tarihten itibaren Türkiye ile Kırgızistan arasında sosyal, kültürel, ekonomik birçok alanda yakın ilişkiler kurulmuş; içe kapanık Sovyet yönetimi zamanında kopan bağlar, onarılmaya başlanmıştır. Bu gelişmeler Kırgız dili ve edebiyatı üzerine Türkiye’de çok sayıda çalışma yapılmasına olanak sağlamıştır. Kırgız edebiyatının zengin kaynakları araştırmacıların ilgisini çekmektedir; fakat Kırgız çocuk edebiyatı üzerine Türkiye’de yeterince çalışmanın olmadığı görülmüştür. Bu çalışma, çocuk edebiyatı alanındaki boşluğu bir nebze de olsa kapatır, yeni araştırmalara kaynaklık eder düşüncesi ile kaleme alınmıştır. Çalışmada başlangıçtan günümüze Kırgız çocuk edebiyatının gelişimi hakkında bilgi verilmiş ve dönemin önemli eserleri tanıtılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
ALMAN SİNEMASINDA TÜRK TEMSİLLERİ
1960 yılında başlayan Almanya’ya Türk işçi göçü, beklenilmeyen toplumsal sonuçları da beraberinde getirmiştir; Bu ülkede yaşama imkânı verilen Türklerin misafirliği istenildiği gibi kısa sürmemiş, hiç beklenilmeyen kalıcılıkla sonuçlanarak işçilere ve ailelerine yeni yaşam alanı yaratmıştır. 1960’larda başlayan, nicelik ve nitelik olarak değişmesine rağmen bugün hala devam eden Türk işçi göçü, dinamik bir toplumsal hareket olarak benimsenmiştir. Değişen hayatlar, ekonomiler ve toplum normları, Almanya’nın çok-kültürlü toplum yapısının oluşumunda katkıda bulunmuş ve bu süreçte kaydedilen karşılıklı etkileşimler Alman sanatında da izdüşümünü bırakmıştır. Nice romanlara, şiirlere, tuvallere ve tiyatro sahnelerine konu edilen “Türk konuk işçi” teması, beyaz perdede de yansımasını bulmuştur. Alman sinemasında Türk temsilleri yıllar içinde nicelik olarak artsa da, söz konusu temsillerde standartlaşmış ve klişeleştirilmiş stereotiplerden öteye gidilememektedir.
İşbu tespitten yola çıkan bu çalışma, Alman sinemasında Türk temsilinin salt kültürel ve yabancı olma kimliğine indirgeyerek sunulmasını eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmakta ve sinemada kendi ayakları üzerinde durabilen, özgün ve “Almanlaşmadan” Alman toplumuna entegre olabilen Türk temsillerini olağan bir şekilde yansıtılmadığı sorunsalının peşine düşmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Mudurnu Nüfus Defteri-I (1840)
Nüfus defterleri, yerel tarih çalışmalarının temel kaynaklarındandır. Elinizdeki kitap, bu yönüyle bir kaynak eser niteliğindedir. Zira verilen kimlik bilgilerinin haricinde, satır aralarında çok zengin bir veri deposu mevcuttur. Tarih, edebiyat, iktisat, sosyoloji ve ilahiyat gibi belli başlı alanlar için paha biçilemez bilgilere ulaşabilirsiniz. Özellikle de şecere/soy ağacı belirleme hususunda sizlere yardımcı olacaktır. Aile lakabından yararlanarak Mudurnuda bir yakınınızın geçmişte hangi mahallede, kaç numaralı hanede ikamet ettiğini, geçimini hangi meslekle sağladığını öğrenme ve eşkâli hakkında bilgi sahibi olma imkânınız bulunmaktadır. Bunun yanında, Mudurnudaki iki çarşıdan birinin neden demirciler çarşısı olarak anıldığı ya da Halvetiye tarikatına mensup pek çok kimsenin niçin Mudurnuda medfun olduğunun sırrına ermeniz mümkün. Hatta Mudurnuda karşınıza çıkan bir İslambollu/İstanbullu lakabından hareketle, İstanbulun eski adlarından birinin İslambol olup olmadığı tartışmalarına noktayı koyup toponomik açıdan keşif yapmış bir kâşif edasıyla heyecanlanabilirsiniz.
KİTAP TANITIMI
EXPLORING THE MYSTERIES OF ANTI-DETECTIVE FICTION
Exploring the Mysteries of Anti-Detective Fiction takes readers on a transformative journey through the intricate layers of anti-detective fiction by redefining the boundaries of mystery literature. With an insightful exploration of Stuart Turton’s The Seven Deaths of Evelyn Hardcastle and Peter Ackroyd’s Hawksmoor, this book examines a genre that challenges notions of truth, identity, and narrative closure. Blending postmodern theory with literary analysis, it delves into themes of identity, parody, and historiographic metafiction, uncovering the interplay between history, fiction, and ambiguity. Readers are invited to navigate a labyrinth of historical reconstruction, metaphysical puzzles, and the play between reality and fiction. Whether you’re an academic, a genre enthusiast, or simply curious, Exploring the Mysteries of Anti-Detective Fiction offers an intriguing perspective into the enigmatic world of anti-detective narratives.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Türk Basınında Türk-Bulgar İlişkileri
1878’de bağımsızlığını ilan etmesiyle dünya devletler tarihine merhaba diyen Bulgaristan bu yıldan sonraki her bir yılda kendine ait bir siyasi anlayış devam ettirmeye çalışmış ve bu anlayış ile devlet olma bilincini yakalamak için çaba sarf etmiştir. Bu anlayışla Bulgarlar Balkan Savaşları’nın en önemli aktörlerinden biri olmuştur. Bu savaşların ilkinde pastanın en büyük parçasının Bulgarların tabağına düşmesi komşularını kıskandırınca ikinci bir savaş kaçınılmaz olmuştur. Ancak bu yeni savaşta Bulgaristan ilk savaştaki tüm şansını ve önemli orandaki topraklarını kaybetmiştir. Pek çok yönüyle bir hayal kırıklığı olduğundan bu savaş Bulgarlar için milat niteliğindedir. Zira Bulgaristan bu savaşın tecrübeleri ve kinleriyle I. Cihan harbi terazisinin hangi kefesinde duracağını belirlemiştir. Bu iki savaş arası dönemde Bulgarlar kendi iç muhasebelerini yapmış, genel seçimlerle uğraşmış, ülke içindeki azınlık statüsündeki Müslümanlara karşı bir duruş belirlemeye koyulmuş, komşularıyla münasebetlerini yeniden tanzim etmeye çalışmış, Osmanlı Devleti ile yakınlaşmış ve Rusya ile daha keskin olmak kaydıyla yollarını ayırmıştır. Tüm bu olayların neticesinde ülke içinde muhalefetin sesi kralın kulaklarını sağır edecek kadar yüksek çıkmış, Bulgaristan Müslümanlarına anlaşma maddelerinde saklı kalan haklarını bir türlü vermemiş ve hep zulüm göstermiş, bazı komşularıyla özellikle Romanya ile arasına uzun yıllar kalacak gizli bir kin duvarı örmüş, Balkan Savaşları’nda çarpıştığı Osmanlı Devleti’nin I. Dünya savaşında yanında, tutarsız politikalarından bıktığı ağabeyi Rusya’nın ise tam karşısında yer almıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
FRS KAPSAMINDA FİNANSAL DURUM TABLOSU VE ÖZKAYNAKLAR İÇİN MUHASEBE UYGULAMALARI
Bu kitapta; Finansal Raporlama Standartları (FRS)na uygun olarak KGK tarafından 25.12.2018’de yayınlanan FRS Hesap Planı Taslağı ile TFRS’lere uygun olarak Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından 07.06.2013 tarihinde yayınlanan Münferit Finansal Durum Tablosu (FDT) esas alınarak Özkaynaklar’a ilişkin muhasebe uygulamaları yapılmıştır.
Birinci bölümde, FRS kapsamında FDT ele alınmıştır. Bu bölümde, önce Resmî Gazete’de 20.05.2013 tarihinde yayınlanan FDT ele alınmış, daha sonra KGK tarafından 07.06.2013 tarihinde yayınlanan FDT ayrıntılarıyla gösterilmiştir. Aynı bölümde, FRS Hesap Planı Taslağı tüm hesapları kapsayacak şekilde belirtilmiştir.
İkinci bölümde, FRS Hesap Sınıfları’nın işleyişi; FDT Hesap Sınıfları, Kâr veya Zarar Tablosu Hesap Sınıfı, Maliyet Hesap Sınıfı ve Nazım Hesaplar Hesap Sınıfı açısından ayrı ayrı incelenmiştir.
Üçüncü bölümde ise, FDT’de yer alan Özkaynaklar Hesap Sınıfına ait tüm hesap grupları içerisinde yer alan hesaplar için örnek muhasebe uygulamaları yapılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Filmlerle Düşünmek
Sinema asla gerçekliğin basit ve dolaysız bir yeniden üretimi olmamıştır ve böyle olmaktan her geçen gün biraz daha uzaklaşmaktadır. Bizim gerçeklik algımızı ve anlayışımızı besleyen, şekillendiren ikinci dünyadır sinema. Film gerçekliği ifşa eder, tam da onun çarpık bir yansısını göstererek yapar bunu. Film tanınabilir olanı (az ya da çok) dönüştürür ve bu dolaysız başkalaştırma da düşüncelerimizin dünyamızı dönüştürebileceği fikrini uyandırır der, Daniel Frampton.
Uzun yıllar, özellikle doktora öğrencilerimle, İleri Film Analizleri dersimizde bu minvalde akıp giden tartışmalar yaptık. Sinemanın, duygu ve düşüncelerimizi nasıl yönlendirdiğini, bizi kendi öznelliği içinde kendi hakikati ile nasıl buluşturduğunu, filmler üzerinden okumalar yaparak anlamaya ve anlamlandırmaya çalıştık. Elinizdeki bu çalışma, yıllardır süren bu derslerin ve okumaların ruhundan neşet etti. Filmleri, bir düşünce kitabı gibi okuyup yorumlamayı, ilk bakışta görünmeyeni görmeyi ve bunu ifşa etmeyi amaçladık. Filmlerle düşünmenin, sonsuz gizemli yolculuğuna bıraktık kendimizi. Şüphesiz, bu yolculukta, kendi geçmişimiz, bilinçaltımız, önyargılarımız, bilgi ve birikimimiz, hayata bakışımız, duygu ve düşüncelerimiz bize eşlik etti..
₺420,00
KİTAP TANITIMI
PRACTICAL SCHOOL DISCIPLINE
The nature of Education is determined by the nature of mindthat it can develop whatever it really is only by its own activity. Mind is in itself free; but if it does not actualize this possibility, it is in no true sense free, either for itself or for another. Education is the influencing of man by man, and it has for its end to lead him to actualize himself through his own efforts. The attainment of perfect manhood as the actualization of the Freedom necessary to mind constitutes the nat
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Uygulamalı Veri Madenciliği Algoritmaları
Veri madenciliği, günümüzün en güçlü analiz ve tahmin araçlarından biri olup finans, pazarlama, sağlık gibi birçok sektörde, müşteri davranışlarını analiz etmek, dolandırıcılığı tespit etmek, satış tahminleri yapmak gibi farklı alanlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu süreç, verilerden anlamlı bilgiler çıkararak daha doğru kararlar alınmasını sağlar ve işletmelerin rekabet avantajı elde etmelerine yardımcı olur. Veri madenciliği, büyük veri yığınları içinde gizli desenleri, ilişkileri ve eğilimleri keşfetmeyi amaçlar.
Bu kitapta, siz değerli okuyucuların veri madenciliğinin temel ilkelerinden, en ileri tekniklerine kadar geniş bir yelpazede bilgi edinmesini amaçladık. Her seviyeden okuyucuya hitap eden bu eser, teorik bilgilerin yanı sıra, pratik örneklerle de desteklenerek, veri madenciliği süreçlerini daha anlaşılır hale getirmektedir. Bu kitap, veri dünyasına adım atmak isteyenler için temel bir kaynak olma özelliğine sahiptir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Girişimcilik ve Kobi’ler
Dünyadaki hızlı ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler, küreselleşme, hizmet sektörünün gelişmesi günümüz bilgi toplumunda girişimciliğin önemini daha da artırmıştır. Girişimciler, günlük hayatta ihtiyaç duyduğumuz mal ve hizmetleri üretmekte, piyasaya arz etmekte ve istihdam meydana getirerek işsizliğin azalmasına da katkıda bulunmaktadırlar. Bu kadar önemli görevler üstlenen girişimcilerin modern çağın gerektirdiği bilgi ve donanımlarla yetiştirilmesi, sahaya çıkmalarının ve kendi işlerini kurmalarının teşvik edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Girişimciliğin özendirilmesi, girişimci adaylarının sahaya çıkarılması, girişimcilerin kendi işlerini kurduklarında ihtiyaç duydukları yönetim kabiliyetlerinin geliştirilmesi, ülkenin ekonomik kalkınmasında ve gelişmesinde önemli bir role sahiptir.
Bu kitap kendi işini kuran veya kurma düşüncesinde olan girişimcilere ve girişimci adaylarına yol gösterebilmek amacıyla hazırlanmıştır. İş fikrini iş planına dönüştürerek küçük veya orta büyüklükte KOBİ şeklinde kendi işini kuran ve yöneten girişimcilerin, kuruluş ve işletme aşamasında neler yapacaklarını ve KOBİ’lerin yönetimi konusunda bilgilendirmeyi hedeflemektedir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Kadın, Toplum ve Edebiyat: Premçand’ın Öykülerinde Hint Kadını
Hint edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Premçand, toplumsal gerçekçiliği, güçlü anlatımı ve insan psikolojisine dair derin gözlemleriyle Hindī ve Urdu edebiyatı tarihine damgasını vurmuştur. Onun öykülerinde kadın karakterler, yalnızca birer yan unsur değil, değişen toplum yapısının ve bireysel mücadelelerin en önemli taşıyıcıları olarak karşımıza çıkmaktadır. Geleneksel normlar, sosyal adaletsizlikler ve modernleşme süreci içinde kadınların yaşadığı dönüşümler, Premçand’ın öykülerinde incelikle işlenmiş ve edebiyat aracılığıyla zamansız bir tartışma alanı yaratmıştır.
Bu kitap, Premçand’ın öykülerinde kadının nasıl temsil edildiğini incelerken, aynı zamanda Hint toplumunun geçirdiği değişimleri ve bu dönüşümlerin edebiyata nasıl yansıdığını ele almaktadır. Premçand’ın öyküleri üzerinden yapılan bu çalışma, Hindistan’ın tarihsel ve toplumsal yapısını anlamak için önemli analizler sunmaktadır.
Akademik araştırmalar ve Hindoloji alanındaki uzun yıllara dayanan bilgi birikimiyle hazırlanan bu eser; Hint edebiyatı, Hint kültürü ve Hint toplumsal yapısına ilgi duyan araştırmacılar, edebiyatseverler ve bilhassa Hindistan üzerine derinleşmek isteyen herkes için kapsamlı bir kaynak niteliğindedir.
“Ancak içlerinde bir miktar keder, şefkat, tutku ve düşünce barındıran o insanlar yazabilir. Zenginlik ve eğlenceyi yaşamın amacı haline getirenler ne yazabilir ki?”
Munşī Premçand
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çeviri Eğitiminde Yapay Zekâ Destekli Simülasyon Konferans Uygulamaları
Sözlü çeviri, beklenmedik durumlarla karşılaşıldığında bilişsel ve duyuşsal becerileri eş zamanlı kullanarak hızlı karar alabilmeyi gerektiren ve bellek yükü oldukça fazla olan bir süreçtir. Dolayısıyla, öğrencilerin temel sözlü çeviri becerilerinin yanı sıra beklenmedik durumlar karşısında kriz ve stres yönetimi gibi duyuşsal beceriler geliştirmeleri ve mesleki etik kurallara ilişkin farkındalık kazanmaları son derece önemlidir. Bu bağlamda kitap, senaryo temelli ve probleme dayalı öğrenme yöntemleriyle tasarlanan simülasyon konferansların sözlü çeviri eğitimindeki rolünü incelemektedir. Simülasyon konferansların bir bölümünde yapay zekâ destekli sözlü çeviri uygulamaları gerçekleştirilmiş; bu uygulamalar aracılığıyla öğrencilerin gerçekçi bir ortamda deneyim kazanmaları amaçlanmıştır. Simülasyon konferansların katkıları, öğrencilerin konferanslar sırasında karşılaştığı zorluklar, konferansların geliştirilebilecek yönleri ve yapay zekânın sözlü çeviri eğitimine entegrasyonu, öğrencilerden anket ve yansıtıcı düşünme yazıları aracılığıyla elde edilen veriler doğrultusunda analiz edilmekte ve tartışılmaktadır. Kitabın son bölümünde ise öğrencilerden alınan geri bildirimler çerçevesinde tasarlanan simülasyon temelli ve yapay zekâ destekli yeni bir sözlü çeviri dersi önerisi ayrıntılı biçimde sunulmaktadır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
PLANLI DEĞİŞİM SÜRECİNİN OKULLARIN GELİŞTİRİLMESİNDE KULLANILMASI
Örgütlerde planlı değişim gerçekleştirilmesi, örgüt geliştirme çabalarının yenilikçi yüzünü temsil eder. Amaç hem örgütün verimliliğine hem de çalışanların örgütteki mutluluğuna katkıda bulunmaktır. Bu çalışma ile planlı değişimin okullarda nasıl uygulanabileceğine yönelik bir çerçeve sunulması amaçlanmıştır. Çalışmada planlı değişimin genel bir modeli kullanılarak, bir özel okulun performans değerlendirme sisteminin değiştirilişi; bu değişime karar verilmesinden, sonuçlarının değerlendirilmesine kadar tüm süreci içerecek şekilde ayrıntılı bir şekilde irdelenmiştir. Çalışmanın eylem araştırması kullanılarak desenlenmiş oluşu, okulda gerçekleştirilen değişimin hikayesini somutlaştırmaya olanak tanımış ve benzeri uygulamaları gerçekleştirmek isteyenler için gerçekçi bir tablo oluşturmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
THE CAUSES OF THE SUCCESSES OF THE OTTOMAN TURKS
The use of the Ottoman system for the supply of soldiers in time of war may be estimated from the fact, that an armed horseman was required for every fief of the value of twelve pounds a year, and another for every additional twenty pounds. In the time of Solyman these fiefs were able to furnish 150,000 cavalry. The feudal troops were always kept in readiness, nor was anything required to summon them to the field but an order of the Sultan to the two Beglerbegs of the Empire from whom it was communicated to a regular gradation of officers entrusted with the task of mustering these Spahi, or Cavaliers, in their separate divisions. This force served without pay. If they fell in battle, they were honoured as martyrs: if they distinguished themselves, or if the expedition was successful, they were rewarded with larger gifts of property. All their hopes of advancement depended upon the Sultan, and his success in war. They were ready to do his bidding in any part of the world, for the greater part of every country which they subdued was divided among the members of their own body.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
RUSYA İMPARATORLUĞU’NDA ANAYASAL DEMOKRAT PARTİSİNİN MİLLİYETLER POLİTİKASI (KADET PARTİSİ 1905-1917)
Bu kitapta, gayrirusların yönetimi ve devlete entegrasyonunun nasıl sağlanacağı konusunda bir çözüm sunan Rus liberal partilerinden Anayasal Demokrat Partisi’nin (Kadet Partisi) 1905-1917 yılları arasındaki milliyetler politikası dönemin kaynakları incelenerek aydınlatılmaya çalışılmıştır. Partinin kuruluşu, programı, organizasyonu, seçim çalışmaları ve yasama faaliyetleri incelenirken Rus liberalizminin gelişimi, anayasal meşrutiyet döneminin genel havası ve aşamaları, Devlet Duması çalışma sistemi, diğer partilerin ve gayrirus politik grupların meseleye yaklaşımları da açığa çıkmıştır. Dünya literatüründe biraz göz ardı edildiği fark edilen partinin yasama faaliyetleri ayrıntılarıyla takip edilmiştir. Rusya Müslümanları İttifakı (İttifak el-Müslimin) ve onun Devlet Duması’ndaki temsilcisi Müslüman Fraksiyonu’yla ilişkilere ayrı bir başlıkta yer verilmiş, Kadet Partisi’nin diğer milliyet meselelerine yaklaşımıyla arasında bir fark olup olmadığı ve iş birliği süreci hakkında fikir verilmiştir.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
ANTON TCHEKHOV AND OTHER ESSAIS
From times immemorial, literature has accumulated a large and varied store of all kinds of general ideas and conceptions, material and metaphysical, to which the masters have recourse the moment the over-exacting and over-restless human voice begins to be heard. This is exactly the point. Tchekhov himself, a writer and an educated man, refused in advance every possible consolation, material or metaphysical. Not even in Tolstoi, who set no great store by philosophical systems, will you find such keenly expressed disgust for every kind of conceptions and ideas as in Tchekhov. He is well aware that conceptions ought to be esteemed and respected, and he reckons his inability to bend the knee before that which educated people consider holy as a defect against which he must struggle with all his strength. And he does struggle with all his strength against this defect. But not only is the struggle unavailing; the longer Tchekhov lives, the weaker grows the power of lofty words over him, in spite of his own reason and his conscious will. Finally, he frees himself entirely from ideas of every kind, and loses even the notion of connection between the happenings of life. Herein lies the most important and original characteristic of his creation. Anticipating a little, I would here point to his comedy, The Sea-Gull, where, in defiance of all literary principles, the basis of action appears to be not the logical development of passions, or the inevitable connection between cause and effect, but naked accident, ostentatiously nude. As one reads the play, it seems at times that one has before one a copy of a newspaper with an endless series of news paragraphs, heaped upon one another, without order and without previous plan. Sovereign accident reigns everywhere and in everything, this time boldly throwing the gauntlet to all conceptions. In this, I repeat, is Tchekhov’s greatest originality, and this, strangely enough, is the source of his most bitter experiences. He did not want to be original; he made super-human efforts to be like everybody else: but there is no escaping one’s destiny. How many men, above all among writers, wear their fingers to the bone in the effort to be unlike others, and yet they cannot shake themselves free of clichéyet Tchekhov was original against his will! Evidently originality does not depend upon the readiness to proclaim revolutionary opinions at all costs. The newest and boldest idea may and often does appear tedious and vulgar. In order to become original, instead of inventing an idea, one must achieve a difficult and painful labour; and, since men avoid labour and suffering, the really new is for the most part born in man against his will.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2024: Teknolojide Eşit Fırsatlar
“Engelsiz Bilişim 2024: Teknolojide Eşit Fırsatlar“, engelli bireylerin dijital dünyadaki yerini güçlendirmek için yenilikçi yaklaşımlar sunan kapsamlı bir eserdir. Kitap, eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal yaşam gibi farklı alanlarda erişilebilirlik çözümlerini detaylı bir şekilde ele alarak, teknolojiyle engellerin nasıl aşılabileceğine ışık tutuyor. Yapay zeka, yüz tanıma, duygusal analiz, müzik eğitimi, işaret dili tercümesi gibi çeşitli konularda sunulan örneklerle, okuyuculara teoriden pratiğe uzanan bir bakış açısı sunmaktadır.
Ayrıca, bu eser dijital dönüşüm sürecinde erişilebilirlik için gerekli olan etik sorumlulukları ve stratejileri vurgulamaktadır. Akademisyenlerden uygulayıcılara, karar alıcılardan teknoloji geliştiricilere kadar geniş bir hedef kitleye hitap eden kitap, engelleri aşmak için teknoloji ve toplum iş birliğinin önemini gözler önüne sermektedir.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
Çalışma Yaşamının Değişen Anlamı ve Geleceği isimli bu çalışma, altı bölümü 24. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi’nde sunulan, bir bölümü ise kongre dışında hazırlanmış yedi çalışmadan oluşan akademik bir derlemedir. Kitap, teknolojik dönüşüm, dijitalleşme, algoritmik ayrımcılık, bakım emeği, yaşam ücreti, beceri uyumsuzluğu ve sürdürülebilir kalkınma gibi güncel konuları ele almaktadır. Çalışmalar, işgücü piyasasındaki değişimlerin çalışma kavramına etkilerini, dijitalleşme ve platform ekonomisi bağlamında işgücü piyasasında yaşanan dönüşümleri, genç emeği ve yeşil işlerin geleceğini sorgulamaktadır.