KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ EL KİTABI
-

Büyük Britanya Müzelerindeki Osmanlı Seramik Koleksiyonları
₺1.050,00 -

Bilimsel Araştırma Projeleri: Ağ Teorisi Perspektifi
₺235,00 -

Barok’ta Dans Müziği II
₺275,00 -

ÂRİF DÎVÂNI
₺405,00 -

ALMAN SİNEMASINDA TÜRK TEMSİLLERİ
₺315,00 -

A COMPARATIVE STUDY ON LITERARY FIGURES: MANSFIELD, ERTEM, HEMINGWAY, ESENDAL, YEATS, SULEIMAN THE MAGNIFICENT
₺195,00 -

Cryptocurrencies And Economic Modeling
₺390,00 -

Türkiye’de Yeniden Çeviribilim
₺455,00 -

Risâletü’l-İslâm
₺1.000,00 -

Sungu Norşen/Norşin
₺700,00 -

Ucube ve Mahcube Hikâyesi
₺750,00 -

Koruma, Yetki ve Eylemsizlik
₺350,00 -

Yönetim Biliminde Etkin ve Güncel Konular
₺380,00 -

XVI. YÜZYILDA OSMANLI HAKİMİYETİNDE BUDİN
₺610,00 -

Uygulamalı Üretim Yürütme Sistemleri
₺340,00
KİTAP TANITIMI
FRS KAPSAMINDA FİNANSAL DURUM TABLOSU VE ÖZKAYNAKLAR İÇİN MUHASEBE UYGULAMALARI
Bu kitapta; Finansal Raporlama Standartları (FRS)na uygun olarak KGK tarafından 25.12.2018’de yayınlanan FRS Hesap Planı Taslağı ile TFRS’lere uygun olarak Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından 07.06.2013 tarihinde yayınlanan Münferit Finansal Durum Tablosu (FDT) esas alınarak Özkaynaklar’a ilişkin muhasebe uygulamaları yapılmıştır.
Birinci bölümde, FRS kapsamında FDT ele alınmıştır. Bu bölümde, önce Resmî Gazete’de 20.05.2013 tarihinde yayınlanan FDT ele alınmış, daha sonra KGK tarafından 07.06.2013 tarihinde yayınlanan FDT ayrıntılarıyla gösterilmiştir. Aynı bölümde, FRS Hesap Planı Taslağı tüm hesapları kapsayacak şekilde belirtilmiştir.
İkinci bölümde, FRS Hesap Sınıfları’nın işleyişi; FDT Hesap Sınıfları, Kâr veya Zarar Tablosu Hesap Sınıfı, Maliyet Hesap Sınıfı ve Nazım Hesaplar Hesap Sınıfı açısından ayrı ayrı incelenmiştir.
Üçüncü bölümde ise, FDT’de yer alan Özkaynaklar Hesap Sınıfına ait tüm hesap grupları içerisinde yer alan hesaplar için örnek muhasebe uygulamaları yapılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Aragon Krallığı
Orta Çağ, krallıklar arasındaki mücadelelerin ve diplomatik stratejilerin yoğunlaştığı kritik bir dönem olarak kabul edilir. Bu önemli dönemde, İberya Yarımadası’nın ve Batı Akdeniz’in siyasi sahnesini şekillendirebilecek bir figür olarak I. Jaime, Aragon Krallığı tahtına çıktı. “Aragon Krallığı – I. Jaime Dönemi İberya ve Batı Akdeniz Politikası” isimli bu kitap, I. Jaime’nin krallığı döneminde gerçekleşen olayları ve onun politikalarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Kitap, I. Jaime’nin tahta çıkmasının ardından Aragon Krallığı’nın sınırlarını genişletme çabalarını, çevresindeki krallıklarla olan ilişkilerini ve Batı Akdeniz’deki denizaşırı topraklarla olan bağlantılarını analiz etmektedir. Bu bağlamda, kitap Orta Çağ İspanya tarihine ilgi duyan akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler için önemli bir araştırma eseri olup, I. Jaime liderliğindeki Aragon Krallığı’nın bölgesel ve uluslararası siyasi etkilerini daha derinlemesine anlamak isteyenlere zengin bir bakış sunmaktadır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
REKLAM İKNA VE İDEOLOJİ
Reklam endüstrisinin genel ekonomi içinde büyüyen hacmi ve reklamların tüketici tercihleri üzerinde artan etkisi büyük oranda geçtiğimiz yüzyıl gerçekleşen iktisadi ilerleme ya da kitlesel üretim süreçlerinde kaydedilen bir dizi sıçramayla açıklanabilir. Ancak kültürel birer seyirlik olarak reklamlar, gösterime girdikleri döneme özgü iktisadi koşulların yanı sıra toplumsal ve siyasal kodların anlamlandırılmasında çok önemli işlevlere sahiptir. Modern dünyada reklamlar, bilim ve sanat arasında konumlandığı benzersiz yerden, sahip olduğu yaratıcılık ve bilgi birikiminden beslenerek üretmekte olduğu içerikleri büyük bir iştahla gündelik hayata dahil etmektedir. Bu nedenle kitap, reklamların ikna ve ideoloji olgularıyla karşılıklı ilişkisini tarihsel bütünlük içinde ele almakta ve reklam olgusunu iktisadi olduğu kadar politik ve kültürel yönelimleri göz ardı etmeden tartışmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Cryptocurrencies And Economic Modeling
This book offers a comprehensive journey through the evolving world of cryptocurrencies and their intersection with modern econometric forecasting. From the origins of Bitcoin and the rise of decentralized finance to the emergence of smart contracts and digital communities, readers gain a deep understanding of blockchain’s economic and societal impact. Bridging theory and practice, the book explores ARIMA models, machine learning, and neural networks as powerful tools for forecasting in a data-driven economy. It also addresses critical issues such as model interpretability, ethics, and regulatory challenges. Ideal for economists, data scientists, and crypto enthusiasts alike, this work emphasizes the importance of interdisciplinary thinking in navigating the future of finance, technology, and economic modeling in an increasingly digital world.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
HOLLYWOOD SİNEMASINDA DİN VE İNANÇ TEMSİLLERİ
Günümüzde yaşamlarımıza yön veren en önemli kültür endüstrilerinden biri kuşkusuz Hollywood’dur. Son yüzyıldan bugüne ürettiği filmlerle sadece kendi ülke sınırları içinde değil, tüm dünyada Amerikan ideolojisini yayan Hollywood, bu bağlamda birçok eserde siyasal, kültürel, estetik ve ekonomik boyutları açısından irdelenir. Ancak Hollywood’un, toplumsal yaşamın en önemli fenomenlerinden biri olan din ile ilişkisinin görünür kılınması, Türkiye’de hala bakir bir inceleme alanıdır. Söz konusu tespit, bu kitabın çıkış motivasyonudur.
“Hollywood Sinemasında Din Ve İnanç Temsilleri” adlı bu kitap, sessiz sinema döneminden başlayarak sesli sinemaya geçişi, 1960’ların toplumsal ortamından 1980’lerin küreselleşme furyasının sinema üzerindeki dinsel izdüşümünü ve milenyum sonrası post modern dönemlerin karmaşık dünya düzeninde sinema ve din ilişkisini ele alıyor. Hollywood’a damgasına vuran dini temalı filmleri, çekildikleri toplumsal koşullar da göz önüne alarak inceleyen bu eser, Hristiyanlık, Yahudilik, İslamiyet, Budizm, yerel inançlar ve tarikatlara ilişkin Hollywood’un temsil biçimlerini tartışmaya açarak din olgusunun sinemadaki varlığı üzerine tarihsel bir not düşme çabasıdır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
ÜTOPYA DÜNYASI
Ütopya, istenen ve arzu edilen bir toplumun rüyasıdır. Ütopyalar var olmayan ülkenin, kentin, toplumun, adanın, düzenin arayışı olarak edebiyatın içerisinde yer almaktadırlar. Daha iyi bir hayat adına çözüm yolu arayan ve bu yolu ütopya yazımında bulan yazar, yaşadığı dönemin sorunları ve aksaklıklarını, gözlemci ve anlatıcı bakış açısıyla okura aktarmaktadır. Ütopik eser ile mevcut düzene, yönetim biçimine, adalet ve eğitim sistemine yönelik bir başkaldırı sunulmaktadır.
İlk örneğine Antik Çağda Platonun Devlet adlı eserinde görülen ütopya düşüncesi, 16. yüzyıla gelindiğinde Thomas Moreun 1516 yılında kaleme aldığı Ütopya adlı eseriyle edebiyat sahnesinde yerini almış ve gelişmeye başlamıştır. More, Ütopya eseriyle yeni bir dünyanın kapılarını aralamıştır. Moreun ütopyasından sonra Batı edebiyatlarında yaygınlık kazanan ütopik eserlere Türk edebiyatında 19. yüzyıldan sonra rastlanılmıştır. Cumhuriyet döneminin ilk ütopyası olarak kabul edilen Serbest İnsanlar Ülkesinde, 1930 yılında Ahmet Ağaoğlu tarafından kaleme alınmıştır. Her iki eserde yer alan o dönemki mevcut toplum eleştirisi ve daha iyi bir yaşam düzeni düşüncesi, eserleri ütopik kılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Eski İngiliz Şiiri
Bu kitabın amacı, şiirin evrenselliğinden yola çıkarak, eski İngiliz şiirinden seçilen örnekleri, çevirileriyle birlikte okura sunmaktır. Aynı zamanda bu çalışma, şiirler hakkında yazılmış akademik incelemeler aracılığıyla, alanın araştırmacıları ve öğrencileri için bir seçki oluşturarak, seçilen şiirler hakkında çağdaş edebiyat eleştirisi kuramları üzerinden birer okuma sunmayı amaçlamaktadır. On yedi çeviri şiirin yer aldığı kitapta, bu şiirleri yorumlayan on dört de makale bulunmaktadır. Okurlarımız, kitabın sonunda ek olarak verilen bölümde Eski İngiliz şiirinin birbirinden güzel örneklerinin çeviri metinlerini bulabilecekleri gibi, kitap boyunca bu şiirlere dair nitelikli ve doyurucu inceleme yazıları da okuyabileceklerdir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyatta Kadın ve Yemek: Metinsel Kesişimler
Yüzyıllardır süregelen kadın sorunsalı ve buna bağlı olarak toplumsal cinsiyet rolleri ile ilgili çalışmalar, Türkçe literatürde de oldukça hız kazanmış, yapılan çalışmaların sayısı zaman içerisinde büyük bir artış göstermiştir. Kadın ve yemek ilişkisine farklı açılardan ve değişik teorik arka planlardan yaklaşan; roman, şiir, öykü ve drama gibi edebiyatın muhtelif alanlarında yer edinmiş kıymetli eserleri, merkeze kadını ve yemeği alarak inceleyen çalışmalardan oluşan Edebiyatta Kadın ve Yemek: Metinsel Kesişimler isimli bu kitabın Türkçe literatüre önemli bir katkı sunacağı düşüncesindeyiz. Kadının mutfak ve yemekle eşleştirilmesi sonucu kadına ve erkeğe atfedilen toplumsal cinsiyet rollerini incelemesinin yanı sıra bu rollerin alaşağı edilmesiyle çıkarılabilecek sonuçların altını çizen bu kitap, Türkçe literatürde yer alan ilk derleme eser niteliğindedir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Parental Deprivation and Social Adaptation Problems in Children in Developmental Psychology
This doctoral thesis examines the profound effects of parental loss on childrens social, emotional, and cognitive development. Parental deprivation significantly compromises childrens sense of security, disrupting social competence and empathy levels. In-depth interviews conducted with 200 children and families in Manila, Philippines, reveal that children who lack parental support struggle to establish strong social bonds and often experience heightened levels of loneliness and social anxiety. This deprivation contributes to emotional and cognitive constriction, limiting childrens ability to express themselves effectively in social interactions. Findings highlight the critical role of supportive social networksparticularly relatives, teachers, and peersin facilitating childrens adaptation processes. The study underscores that parental loss leaves lasting psychological imprints on children, emphasizing the importance of early intervention programs to foster healthy relationship-building and mitigate the long-term social and emotional consequences of parental deprivation.
KİTAP TANITIMI
Erzurum İlinde Coğrafya Araştırmaları
Erzurum İlinde Coğrafya Araştırmaları adlı bu eser, araştırmacılar tarafından ayrı ayrı hazırlanmış Erzurum’a ilişkin çalışmaları içermektedir. Kitabın içeriğinde on altı bölüm bulunmaktadır. Erzurum ilinin kapsamlı olarak araştırıldığı kitap; jeolojik ve jeomorfolojik özellikler, iklim, hidrografya, toprak, nüfus, yerleşme, idari coğrafya, arazi kullanımı, tarım, hayvancılık, sanayi, ticaret, ulaşım, doğal kaynaklar, ormancılık ve turizm gibi coğrafya konularından oluşmaktadır. Bu kitabın Erzurum ilinde gerçekleştirilecek araştırmalara katkı sunması hedeflenmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
İletişim Perspektifinden ÇANAKKALE’NİN DEĞERLERİ
Çanakkale, içinde bulunduğu coğrafi konumu ve boğazıyla Anadolu ve Avrupa’yı, Akdeniz ve Karadeniz’i birbirine bağlayan en önemli iki geçitten birini oluşturmaktadır. İşte bu nedenle eski çağlardan bu yana insanlık için değerli bir mekân olmuştur. Geçmişten günümüze burada yaşayan insan toplulukları, bu boğaz aracılığıyla ekonomik ve askeri üstünlük elde etmiş, bir yandan refah göçlerini tetiklerken diğer yandan işgallere uğramıştır. Pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan bu topraklardaki yerleşim, milattan önce 3000 yılına kadar uzanmaktadır. Klasik ilkçağda henüz İstanbul önem kazanmadan Çanakkale Boğazı ve kıyıları birçok kente ve kültüre ev sahipliği yapmıştır. Çanakkale’nin insanlık tarihi ve Anadolu medeniyetleri bağlamındaki büyük önemi bir yana, Türk tarihinin en çetin muharebelerine mesken olması, milli kültür için bir bellek oluşturması ayrıca önemlidir. Çanakkale Deniz Zaferi (18 Mart), milli bilincin doğduğu yer olarak adeta Cumhuriyet’e uzanan yolun başlangıcını ve niteliklerini taşımaktadır. Çanakkale, hem deniz hem de kara muharebelerinde kazanılan zaferlerle, Türk Kurtuluş Savaşı’nda verilecek mücadelenin ve bağımsızlık ruhunun ilk ortaya çıktığı yerdir. Ege, Trakya ve Güney Marmara’nın kültürel niteliklerini taşıyan kent özellikli bir coğrafyada, tarihin derinlikte biriktirip bugüne taşıdığı çok özel bir hüviyete sahiptir.
Bu kitapta, toplumsal değişmeden kent kültürüne, sanattan medyaya, akademiden entelijansiyaya kadar birçok alanda iletişim perspektifinden Çanakkale’ye dair kapsamlı ve derinlemesine bir analiz ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
MASALA FARKLI DİSİPLİNLERDEN BİR BAKIŞ
Masallar kaygıları, masallar yazgıları, masallar hayatı anlatırlar. Binlerce yıldır farklı coğrafyalarda, farklı kişiler tarafından, farklı biçimlerde söylenseler de ilmek ilmek işlenseler de insan algısından harmanlanırlar ve sürekli karşımıza çıkarlar. Masallar sözlü kültürde ekilmiş, yazılı kültürde olgunlaşmış ve artık dijital çağda taçlanmış üretimlerdir. Edebiyatta anlatı, sinemada film, iletişimde reklam, psikoloji de ise terapidir. Kısacası masal, binlerce yıldır değişik formlarda karşımızdadır.
Münferit bir dünya, yekpare bir ürün gibi düşünülen masal; insanı insan yapan bütün alanlarla, sosyal bilimlerle organik ve köklü bir bağa sahip olan bir yaratımdır. Masala yönelik çalışmalara bakıldığında çoğunlukla masalın diğer halk edebiyatı ürünleriyle karşılaştırıldığı, türler arası benzerliklerin ve farklılıkların üzerinde durulduğu görülmektedir. Masal türünü sadece edebiyat nevinden yaratımlarla karşılaştırmak masalı bir alana hapsetmekten başka bir şey değildir. Disiplinler arası çalışmaların arttığı günümüz dünyasında, bu çalışmayla masalın farklı disiplinlerde nasıl yorumlandığı ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Medya ve İnsan Hakları
Medyanın, insan haklarının gelişmesine katkı sunması, insan hakları ihlallerini deşifre etmesi, ifade özgürlüğüne alan açması, halk adına iktidar erkinin insan haklarına aykırı eylem ve pratiklerini denetlemesi gibi kamusal sorumlulukları vardır. Haber medyasının temelde haklarla ilgili bu sorumluluklarının ifade ya da ihlal süreçlerinde ise söylem kritik önemdedir. Eleştirel medya çalışmalarında gösterildiği gibi, medyanın gücü, gerçeği belli bir perspektiften inşa ederek ve onu tanımlayarak olay ve olgulara anlam vermesinden kaynaklanır. Haber söylemi, haberi yapan kişinin ve çalıştığı kurumun politik ve ekonomik yakınlıklarından bağımsız olmadığı gibi egemen ideolojilerin toplumsal yeniden üretimine olanak sağlayacak rızayı da devşirir. Başka bir deyişle, anlamlandırma süreçleri, iktidar ile ideoloji arasındaki ilişkiyi yeniden kurar. Oysa, ifade özgürlüğünden anlaşılması gereken, esas olarak muhalif düşüncenin korunmasıdır. Medya söylemine içkin iktidar pratiklerinin analiz edilmesi, medyaya kamusal sorumluluklarını hatırlatmanın önemli bir yoludur. Elinizdeki kitap, medya söylemine odaklanan araştırmalardan oluşuyor. Bu çalışmalarda, gazetecilik uygulamaları ve iktidar-söylem ilişkisi eleştirel perspektiflerden ele alınırken; medya süreçleri egemen toplumsal yeniden üretim süreçleri bağlamında analiz edilmektedir.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Padişah Kadınlar
Osmanlı’da harem ve sarayın iplerini tutan padişahlar değil, bilinenin aksine valide sultanlardır. Haremde padişah oğulları için cariyeler seçen, onları oğullarına istedikleri zaman takdim eden; haremi evirip çeviren, orada bir saltanat kuran yine valide sultanlardır. Onlar sadece haremi değil, sarayı, başta padişah oğulları olmak üzere veziriazamlar ve diğer devlet yöneticilerini de gerektiğinde yönlendiren kadın siyasetçilerdir. Valide sultanlık kurumunu temsil eden on dokuz valide sultanın hayatı bu kitapta kronolojik olarak ele alınmıştır. Belgesel kıvamında okunabilecek bu kitap, aynı zamanda farklı bir açıdan Osmanlı siyasi tarih okuma önerisidir.
Bu çalışmanın iddiası valide sultanların kendi dönemleri için esasında padişah kadınlar olduğudur: Tahtta oturan oğulları yanında sultan/padişah valideler. Siyaseti elinde tutan valide sultanlar nasıl oldu da padişah kadın oldular? Padişah kadınlar, valide sultanlar kavramından daha kuşatıcı ve açıklayıcı olabilir ve kitabın merkezi iddiası da tam olarak burasıdır. Yine padişah kadınlar, daha ötesi siyasete yön veren, Osmanlı yönetiminde hiç de arka planda değil, aksine oğulları ve bürokrasi üzerinde birer baskı aracı olan; siyaset, ekonomi ve toplumsal hayat üzerinde etkili kadınlar saltanatını anlatmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
ÇANKIRILI MECBÛR EFENDİ DÎVÂNI
Osmanlı Devleti’nin en uzun yüzyılı olarak nitelendirilen 19. asırda devlet, batılılaşma süreciyle siyasi, toplumsal ve kültürel değişiklikler gerçekleştirmiştir. Özellikle kültürel alanda yaşanan süreç; önce zihniyet değişikliğini gerçekleştirmiş, akabinde kültüre, sanata ve edebiyata yansıması ile ivme kazanmıştır.
Mecbûr Efendi ilmî ve kültürel kırılmaların olduğu, zihniyet dönüşümünün yaşandığı Osmanlı’nın en uzun asrında, Çankırı’da medresede müderris, mektepte muallim, tekkede derviş, camide hatip ve meclislerde şair olarak kendini gösterir. Onun dinî, ilmî ve edebî eserleri bulunmaktadır. Bu çalışmada onun edebî yönünü ortaya koyan dîvânı ele alınmıştır. Bu çalışma 3 bölümden oluşmaktadır. 1. bölümde Mecbûr Efendi’nin hayatı, eserleri ve edebî kişiliği üzerinde durulmuştur. 2. bölümde ise Dîvânı dil, üslup ve şekil özellikleri açısından incelenmiştir. 3. bölümde Dîvânın tenkitli metni (edition critique) oluşturulmuştur.
Bu eserde, merkezin taşrasında, kenarda kalmış bir değer olan Çankırılı Ahmet Mecbûr Efendi tanıtılmaya çalışılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Dijitalleşmeye Sosyal Bakış
Dördüncü sanayi devrimini diğer devrimlerden ayıran en önemli özelliği, tüm toplumun dijital ortamlara doğrudan dahil olmasıdır. Daha önceki dönemlerde bireyler pasif iken artık bu dönem de hem üreten hem de tüketen durumundadır. Dijitalleşme, iletişim olanaklarını tüm dünyaya yaymasıyla birlikte toplumsal yaşamları da derinden etkilemiştir. Dijitalleşme bir nevi küreselleşmedir. Dijitalize olmuş küreselleşme içinde, ekonomi, klasik bağlamından kopmuş küresel haline gelmiştir. Ürünlerin satışı, üretimi ve pazarlanması yeni akışkanlıklar içinde farklılaşmıştır. Dijitalleşmenin önemli sonuçlarından birisi de sosyal iletişim ağlarının internet üzerinden sağlanmasıdır. Sadece sosyal medya bile gerek bireysel gerekse toplumsal ilişkiler üzerinde başlı başına bir sarsıntıya neden olmuş; sanal kimlikler, e- ticaret, farklı pazarlama teknikleri, reklamlar, yeni toplumsal politik hareketler bu ağlar üzerinden sağlanmıştır. Sosyal medyanın iletişim üzerindeki etkileri tüm alanlar üzerinde hissedilmiştir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medya ve İletişim
“Yeni Medya ve İletişim”, yeni medyaya ve yeni medyadaki iletişim biçimlerine değinmektedir. Dijitalleşmenin yaşam biçimi olarak sunulması ve dijital kaynakların insani yaşam fonksiyonu haline gelmesi ile toplumsal yaşamın değişmesi, kültürel değişim ve dönüşümler, farklılaşan teknolojik bakış açıları gibi sonuçları ortaya çıkarmıştır. Bu sonuca bizi götüren en önemli araç internet bağlantılı mobil cihazlar ve bunlarla büyüyen hatta doğan yeni kuşaktır. “Z” ve “Net” Kuşakları olarak adlandırılan bu kuşaklar, toplumsallaşma adına ve dijital medya şirketlerinin ürünlerini tüketerek tüm değişimlere ve dönüşümlere katkı sağlamaktadır. “Yeni Medya ve İletişim” kuşaklara, dijitalleşmeye ve sonuçlarına, dijital kültür ve kimliklere değinerek toplumsal yapının geleceğini ortaya koymaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sanal Kamusal Alan ve Toplumsal Hareketler
Sosyal medya kendi içerisinde, sanal kamusal alan gibi birçok yeni yaklaşımı oluşturmuştur. Kullanıcılar oluşan sanal kamusal alanlarda sosyal ve politik paylaşımlarda bulunarak bu alana katkılar sağlamışlardır. Sosyal medya sadece kamusal alanın sanallaşmasını sağlarken, geleneksel kitle iletişim araçlarının flulaştırdığı, kamusal alan ile özel alanı ayıran çizgiyi neredeyse ortadan kaldırmış durumda. Sosyal medya ile oluşan sanal kamusal alanın nasıl oluştuğu, kimlerin bu oluşumda katkısı olduğu ve sosyal medya içerisinde oluşan kamusal alanın reel kamusal alana nasıl taşındığı soruları bu çalışmanın ortaya çıkmasına sebep olan ana sorulardır. Oluşan bu sanal kamusal alan içerisindeki aktivist hareketler, toplumsal hareketlerin de biçim değiştirmesinde önemli rol oynamıştır. Tıpkı sanaldan reele taşınan kamusal alan gibi toplumsal hareketler de sanal ortamdan gerçek-reel-analog yaşama taşınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Jacques Ellul Düşüncesinde Teknik Sorunu
Bu çalışmanın amacı, Jacques Ellul!un tekniğe ilişkin görüşlerini ortaya koymak ve yazarın determinist bakış açısı hakkında bilgi sahibi olmaktır. Çalışma boyunca teknik, bir “sorun” olarak ele alınırken geçirdiği evreler üzerinde durularak, tekniğin bilim ve makine ile olan ve devamlı karıştırılan ilişkisi sorgulanmaktadır. Jacques Ellul’un determinist bakış açısının açımlanarak üzerinde durulduğu bu çalışma boyunca ayrıca tekniğin yapısı ve geleceği hakkında fikir sahibi olunması amaçlanmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
A PRACTICAL ENQUIRY INTO THE PHILOSOPHY OF EDUCATION
That any rational and accountable being should ever have been found to oppose the progress of truth, is truly humiliating; yet every page of history, which records the developement of new principles, exhibits also the outbreakings of prejudice and selfishness. The deductions of Galileo, of Newton, of Harvey, and innumerable others, have been opposed and denounced, each in its turn; while their promoters have been vilified as empyrics or innovators. Nor has this been done by those only whose self love or worldly interests prompted them to exclude the truth, but by good and honourable men, whose prejudices were strong, and whose zeal was not guided by discretion. Such persons have frequently been found to shut their eyes against the plainest truths, to wrestle with their own convictions, and positively refuse even to listen to evidence. The same thing may happen with regard to education;—and this is no pleasing prospect to the lover of peace, who sets himself forward as a reformer in this noble work.—Change is inevitable. Teaching is an art; and it must, like all the other arts, depend for its improvement upon the investigations of science. Now, every one knows, that although the cultivation of chemistry, and other branches of natural science, has, of late years, given an extraordinary stimulus to the arts, yet the science of education, from which the art of teaching can alone derive its power, is one, beyond the threshold of which modern philosophy has scarcely entered. Changes, therefore, both in the theory and practice of teaching, may be anticipated;—and that these changes will be inconvenient and annoying to many, there can be no doubt. That individuals, in these circumstances, should be inclined to deprecate and oppose these innovations and improvements, is nothing more than might be expected; but that the improvements themselves should on that account be either postponed or abandoned, would be highly injurious. An enlightened system of education is peculiarly the property of the public, on which both personal, family, and national happiness in a great measure depends. These interests therefore must not be sacrificed to the wishes or the convenience of private individuals. The prosperity and happiness of mankind are at stake; and the welfare of succeeding generations will, in no small degree, be influenced by the establishment of sound principles in education at the present time. Nothing, therefore, should be allowed to mystify or cripple that science, upon which the spread and the permanence of all useful knowledge mainly rest.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Bruno Etienne Sosyolojisinde Müslüman Toplum
Bruno Etienne’in sosyoloji çalışmalarını ve özellikle Müslüman toplumlara bakış açısını ele alan bu eserde, yazar Batı merkezli sosyolojik yaklaşımların eleştirisini ve İslam toplumlarına özgü sosyolojik analizleri sunmaktadır. Kitap, Batının İslam toplumları üzerindeki egemen bakış açısını sorgularken, bu toplumların kendi iç dinamiklerini ve Batı ile olan etkileşimlerini de incelemektedir. Bruno Etienne’in geniş çaplı analizleri, Müslüman toplumları anlama konusundaki benzersiz yaklaşımını yansıtmaktadır. Etienne’in çalışmaları, din, laiklik ve toplumsal uyum gibi konulara odaklanırken, Fransa ve Kuzey Afrika’daki Müslüman topluluklar üzerine yaptığı araştırmalarla da bilgi sağlamaktadır. Dr. Neslihan Er tarafından kaleme alınan bu eser, akademik ve ilgili tüm okurlar için değerli bir kaynak niteliği taşımaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
DISCOURSE ON THE METHOD OF RIGHTLY CONDUCTING THE REASON, AND SEEKING TRUTH IN THE SCIENCES
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Türk Romanından Modernist Örnekler
Bu çalışmada, modernist roman estetiğinin Avrupa’daki çıkış serüveninden başlayarak Türk edebiyatına uzanan yolculuğu araştırılmıştır.
Modernist estetiğin çıkış koşulları ve bu koşulların ardından gelen “avangard” ve “Yeni Roman” gibi anlamlandırma / gruplandırma çabalarının mahiyeti, modernist estetiğin düşünsel ve estetik kaynaklarıyla birlikte değerlendirilmiştir.
Türk edebiyatında modernizmin izdüşümünün göründüğü ilk dönemlerde yaşanan siyasi ve sosyal olayların, modernist estetiğin yaygınlaşmasını nasıl etkilediği araştırılmış; Ferit Edgü, Hulki Aktunç, Vüs’at O. Bener ve Bilge Karasu’nun yapıtları üzerinden Türk romanındaki modernist dönüşüm ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Modernist estetiğin veçheleri, her bir roman üzerinden odağa alınarak bütüncül bir çerçeve içinde ele alınmıştır. Dolayısıyla bu çalışmayla, hem kuramsal bir tartışma zemini sunulmuş hem de Türk romanının modernlikle kurduğu ilişkinin bir haritası çıkarılmıştır.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Rus Dilbilimsel Çeviri Kuramı Vilen Komissarov, Eşdeğerlik
Çeviri eşdeğerliği, kuşkusuz, modası geçmiş bir kavramdır. Bu konuyu yeniden gündeme getirme, hatta üzerine kitap yazma girişimi doğal olarak akıllarda sorular uyandırabilir. Kitabın yazarını bu girişime iten ilk gerekçe, eşdeğerlik kavramı dâhil olmak üzere genel olarak Rus çeviribilim alanıyla ilgili bilgilerimizin yetersiz olmasıdır. Akademik ilerlemenin kesintili olmaması gerektiğine ilişkin inanç ise bu çalışmayı tetikleyen ikinci gerekçe.
Ne var ki kaynak odaklılık – erek odaklılık, yazarı okura taşımak – okuru yazara taşımak antinomisinin dar çerçevesinden çıkmayı başaramamış gibi görünen eşdeğerlik kavramı çevirinin kompleks doğasını çözümlemek için yetersiz kalmakta. Heyecan verici çalışmaların yapıldığı dönemde bu siyah-beyaz görüntüleri tozlu raflardan indirip yeniden gün ışığına çıkarmanın gerekliliği haklı kuşkular uyandırır. Bu noktada bakış açımızı tazelemek için şu soruya yanıt aramak denenebilir: Eşdeğerliğin farklı, alışılmışın dışında bir yorumu mümkün mü? Bu gerekçeler ve soruyla yola çıkan yazar Rus dilbilimsel çeviri kuramının temsilcilerinden Vilen Naumoviç Komissarov’un beş düzey içeren eşdeğerlik sınıflandırmasını incelemeye ve sınamaya karar vermiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Uşak’ta Yaşayan Gazilerin Anılarında Kore Savaşı
Önsöz’den
Kitabımızın adını oluşturan “Uşak’ta Yaşayan Gazilerin Anılarında Kore Savaşı”, her ne kadar sayıları az olsa da Uşak ilinde yaşayan gazilerimizin, Kore Savaşı sırasındaki anılarına dayanılarak hazırlanmıştır. Gazilik, milletimizin gönlünde çok önemli bir yere sahiptir. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Gazi’dir. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi’dir, ilk meclisimiz Gazi’dir. Bu vatan için kim canını ortaya koymuşsa, makamların en yücesi olan Gazilik unvanıyla isimlendirilir. Gazilerimizin varlığı, onların aziz hatırası, bizim şerefimizdir düşüncesi ile böyle bir kitap hazırlandı. Savaşın, stratejik ve diplomatik yapısını ortaya koymak yerine, Batı Anadolu’nun küçük bir bölgesinde yaşayan gençlere etkisi, kitabın ana yapısını oluşturmaktadır. Askerliğini bir an önce bitirip hayatını sürdürmek düşüncesindeki gençlerin, adını bile duymadıkları, uzak bir bölgeye savaşmaya gitmelerinin hikâyesi, savaşın stratejik ve diplomatik yapısından daha önemli olduğu düşüncesi kitabın genel yapısına yansımıştır.
KİTAP TANITIMI
XVI. YÜZYILDA OSMANLI HAKİMİYETİNDE BUDİN
Macaristan, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılan Mohaç Savaşı (1526) ile önce Osmanlı himayesine 1541 yılında ise Budin Sancağı’nın kurulmasıyla birlikte tamamıyla Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Bu tarihten itibaren Macaristan, Osmanlı Macaristanı, Habsburg Macaristanı ve Erdel Prensliği olmak üzere üç kısma ayrılmıştır. Bu çalışmada Osmanlı Devleti’nin Orta Avrupa’ya yapılan seferlerde en önemli askeri üslerinden birisi olan ve içinden geçen Tuna Nehri vasıtasıyla stratejik bir konuma sahip olan Budin Sancağı ve Budin Kalesi’nin XVI. yüzyıldaki siyasi, idari, demografik ve ekonomik yapısını aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Klasik Osmanlı Ailesi Ve Değişim (1839-1923)
Tanzimat’la kendine sızacak bir aralık bulan Avrupa kültürel hayatı Osmanlı toplumunda önemli değişikliklere sebep olmuştur. Yeni kültürel etki aile başta olmak üzere davranış kalıpları, yaşam tarzları ve ilişkilerini büyük oranda değişikliğe uğratmıştır. Batılılaşmanın etkisiyle yaşam biçimleri geleneksel aileyi temsil eden “alaturka” ve batılı değerleri temsil eden “alafranga” olmak üzere ikiye bölünmüş, değişim daha da hızlanarak etkisini sürdürmüştür. Bu etkiler gerçekleşirken aydınların bu değişim üzerine lehte veya aleyhte tepkileri kamuoyunda şiddetli tartışmalara sebep olmuştur. Batıcı, Türkçü ve İslamcı aydınlar kendi algıladıkları yaşam dünyalarına uygun birer model sunmuşlar, bu doğrultuda da bir gelecek nesil hayali kurmuşlardır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Tarihî Türkçe Kur’an Tercümeleri Üzerine Araştırmalar
Tarihleri boyunca çeşitli dinleri tecrübe eden ve İslamiyet’le birlikte yeni bir medeniyet dairesine giren Türkler, daha evvelki dinî tecrübelerinde olduğu gibi, bu yeni dinin kutsal kitabını da Türkçeye tercüme etmişlerdir.
Kur’ân-ı Kerim’in Türkçeye ilk defa ne zaman, nerede ve nasıl tercüme edildiği bugün için kesin olarak bilinmemektedir. Ancak, Samanîler devrinde Arapçadan Farsçaya yapılan bir Kur’ân tercümesinin Karahanlı Türkçesiyle yazılan Türkçe ilk Kur’ân tercümesine de rehberlik ettiği düşünülmektedir.
Bu kitapta tarihî Türkçe Kur’ân tercümeleriyle ilgili filoloji sahasında kaleme alınmış özgün yazılara yer verilmiş, tarihî Türkçe Kur’ân tercümelerinden hareketle Türk dilinin tarihsel ve çağdaş problemlerine dair ilk elden yapılan araştırmalar okuyucuların dikkatlerine sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ
Dünyanın herhangi bir yerinde bir genç markalı cep telefonuna sahip olduğu için gülümsüyor; başka bir yerde bir genç kız yeni aldığı markalı kıyafetinin keyfinde, arkadaşlarının arasında ve şık; bir kadın lüks marka çantasıyla geziyor, insanların gözü onda ve çantasının üzerinde belki; iyi giyimli bir adam giyimi gibi iyi markalı bir araba kullanıyor, kendinden emin. Bir çocuk az evvel, televizyonda gördüğü bir oyuncuğu tutturdu, ağlayıp annesini çekiştiriyor. Kız, telefonlu genç, çantalı kadın, arabadaki adam ellerinde cep telefonu, belki şu an belki birazdan “paylaşım yapacak”… Şu an dünyada sosyal medya hesaplarından milyonlarca fotoğraf, video paylaşılıyor, -görünen o ki- sonsuza kadar da paylaşılacak.
Dünyanın pek çok yerinde, birçok ülkede bu manzara aynı anda yaşanıyor. İnsanlar, davranışlar, yaşam tarzları, nesneye yüklenen anlamlar değişiyor, istekler ve ihtiyaçlar birbirine karışıyor, karıştırılıyor. Ortada “seçenek”ler var fakat “seçenek”leri kim üretiyor?.. Nasıl her yerdeyken bu kadar benzeşebiliyor dünyanın dört köşesinde insan ve hayat? Üstelik kendi farklılıklarına rağmen. Bu tablonun şekillenmesindeki en etkin güç kim desek, cevap: Küresel işletmeler ve markalar.
Sistemin içinde çocuktan gence, orta yaşlıdan yaşlıya bireyler tüketici ve müşteriye dönüşüyor ve bu süreçte pazarlama iletişimi oldukça kilit bir önem taşıyor. Pazarlama iletişiminin gücünü en etkin şekilde kullanabilmek, sistemli uygulayabilmek için ise bütünleşik pazarlama iletişimi çok önemli bir kavram. Bunlarsız nesnelere, hizmetlere duygu, anlam, imaj, konum vb. yüklemek, bir markadan bahsetmek neredeyse imkansız. Kitap BrandZ, Interbrand, Deloitte gibi markalar hakkında küresel çapta ciddi listeler oluşturan yapıların listelerinden seçilen bazı markalara odaklanıyor. Bütünleşik pazarlama iletişiminin bir unsurunu bir küresel marka nasıl kullanıyor sorusu kitabın temel bakış açısını veriyor.
₺340,00