KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

FUTBOL YAYINLARINDA GÖRÜNTÜ DİLİ
₺275,00 -

Evanjelik Misyonerlerde Bilişimle Yaygın Din Eğitimi
₺390,00 -

Emeğin Taşeronlaştırılması ve Denetimi
₺455,00 -

DÜNYA’DA ve TÜRKİYE’DE YOKSULLUĞUN ÖZGÜN YAPISI ve YOKSULLUKLA MÜCADELE
-

Dijital Çağın Çocukları
₺340,00 -

Dar Mükellef Kurumların Vergilendirilmesi
₺455,00 -

Cumhuriyetin 100. Yılında BALIKESİR ARMAĞANI
₺575,00 -

Bulgar Edebiyatı
-

Bilgi ve Teknoloji Sürecinde Muhasebe Sistemi
₺405,00 -

Balkan Harbi’nde Müretteb Dördüncü Kolordu’nun Harekâtı
₺820,00 -

Aramızdaki Sınır: Suriyeli Sığınmacı Hikayeleri
₺210,00 -

Algoritma Test Programları
₺250,00 -

50 Uygulamada PIC BASIC PRO
-

Kayıp Lezzetlerin İzinde
₺1.150,00 -

Tur Kayağı Yapan Doğa Sporcularının Seyahat Motivasyonları ve Memnuniyet Düzeylerinin Belirlenmesi
₺325,00 -

MULTIFACETED INTERPRETATIONS ON DRAMA
₺300,00
KİTAP TANITIMI
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN YÜZYILI (1864-1964)
Osmanlı’dan Türkiye’ye basın özgürlüğü, iktidarı elinde tutanlar için çoğunlukla muhalefetin bir silahı olarak tanımlanmıştır. Bu tanım ile basın özgürlüğünün, demokrasinin ve toplumsal barışın sağlanmasında ne kadar etkili olduğu gerçeği göz ardı edilmiştir. Tarihsel süreç içerisinde iktidarda kalabilmek için hukuk yazımları, basını sınırlandırılmaya yönelik hazırlanması, demokrasiye büyük zarar vermiştir. İktidar sahipleri, siyasi sorunların nedeni olarak gazeteleri hedef göstermesi, düşünce özgürlüğünün toplumsal yapıda gelişmesini engellemiştir. Böylece iktidarı eleştiren bir haber, farklı uygulamalarla suç unsuru sayılmıştır. Bu politika, gazetecilerin çalışma hayatında, tehdit, dayak, hapis cezası veya öldürülme olgusunun olağan hale gelmesine neden olmuştur. Türkiye’de basın ve düşünce özgürlüğü, toplumun bütün kesimlerinde oluşması, bu sebeplerden dolayı demokrasisi gelişmiş toplumlar kadar oluşamamıştır. Buna rağmen 1864-1964 yılları arasında basın özgürlüğü, iktidar sahiplerinin düşünce yapısına göre en alt düzeyden en üst düzeye gelmiştir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
İzdivaç Muhabereleri
Günümüz dil kullanımlarında “±Dİr” biçim birimsel ve sese dayalı değişimlerle artık işlek kullanımlı bir ek hâline dönüşmüştür. Ekle sağlanan anlam ilgilerinin çeşitliliği, dil birimdeki işlevsel ve bağlamsal değişimleri metin tanıklıklarıyla takibini gerekli kılmaktadır. Bu amaçla belge inceleme yönteminin uygulandığı çalışmada Osmanlı Türkçesinin son dönemini temsilen bir araştırma materyali seçilmiş; muhatapların mahrem itiraflarıyla örülü mektup-hikâye türündeki eser üzerinden veriler derlenmiştir. Bağlamsal ilişki denetiminde ulaşılan bulgular özel anlam ilgilerince yorumlanmış; gerçekleşen çözümlemeler sonrası anlamsal gruplandırılmalara gidilmiştir. Anlaşılırlığı sağlama adına metin, çeviri yazı uygulanarak Latinize edilmiş ve her sayfa ilgili olduğu Osmanlıca metinle yan yana gelecek şekilde düzenlenmiştir.
Çalışma Türkiye Türkçesinde ±Dİr ile yapılan çekimlerle ilgili yapıların tanıklıklarını içermesi yönüyle önemli olduğu kadar dünün ifade çeşitliliğini ve anlatım imkânlarını bugüne aktarma; aile-toplum yapısıyla terbiye, sosyal âdet kaynaklı davranış kalıplarını ortaya koyma açısından dikkate değerdir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sosyal Sorunlar
Politik ve ekonomik sistemler, dini inançlar ve ahlaki kurumlar gibi değişkenler nedeniyle anlam ve içeriği ülkeden ülkeye değişmekle birlikte; gündelik hayatını devam ettirebilmek için kendi kendine yeterli olmayan kesimleri güçlendirmek amacıyla devletler bazı önlemler alarak ve sosyal politikalar yürüterek hem ülkeyi kalkındırmayı hem de sosyal patlamaları önlemeyi amaçlar. Şüphesiz sosyoekonomik adaleti sağlamak, insan haklarını sınırlayan şartları önlemek, yoksulluğu ortadan kaldırmak, toplum içindeki her birey için yaşam kalitesini ve böylece toplum refahını yükseltmek konusunda devletin yanı sıra yerel yönetimlere, şirketlere, kurumlara ve STK’lara ve tek tek bireylere de çeşitli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Çalışmamızda Türkiye’de güncel kurumsal sosyal sorunları içeren üç farklı konuya yer verilmiştir. İlk bölümde kurumsal sosyal sorumluk, ikinci bölümde kurumların giderek önemli bir anomi nedeni haline gelen sessiz istifa ve üçüncü bölümde merkeziyetsiz kurumların sosyal sorunlara etkisi ele alınmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
GÜÇ KOŞULLARDA ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLAR
Dünya metropollerinin tamamında, evrensel kentsel olgulardan biri olan güç koşullar altında çalıştırılan çocuklar sorunu yaşanmaktadır. Güç koşullarda çalıştırılan ve yaşayan çocukların en büyük sorumlusu aile ve toplumdur. Aileleri tarafından maddi anlamda istismar edilen ya da kötü muamele edilen çocuklar; çalışma ortamlarında fiziksel, duygusal, cinsel ve maddi olmak üzere her tür sömürü ve şiddetle karşı karşıya kalabilmekte, sapkın davranışlara yönelebilmekte, kendine ait olması gereken emeği sömürülebilmekte ve gelecekte sürecek kimi psikolojik sorunlar yaşamaktadır. Ekranda, internette, sokakta ya da evde çalıştırılarak büyük bir risk yaşamaktadırlar. Aileler, bazen onların geleceklerini tesis etmek ya da onları korumak isterken kimse için geriye alınamayacak yıkımlar oluşturmaktadır. Bu açıdan çocukların hakları, aileleri ve toplum karşısındaki güvencesizlikleri dikkatle ele alınması gereken bir konudur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
Çalışma Yaşamının Değişen Anlamı ve Geleceği isimli bu çalışma, altı bölümü 24. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi’nde sunulan, bir bölümü ise kongre dışında hazırlanmış yedi çalışmadan oluşan akademik bir derlemedir. Kitap, teknolojik dönüşüm, dijitalleşme, algoritmik ayrımcılık, bakım emeği, yaşam ücreti, beceri uyumsuzluğu ve sürdürülebilir kalkınma gibi güncel konuları ele almaktadır. Çalışmalar, işgücü piyasasındaki değişimlerin çalışma kavramına etkilerini, dijitalleşme ve platform ekonomisi bağlamında işgücü piyasasında yaşanan dönüşümleri, genç emeği ve yeşil işlerin geleceğini sorgulamaktadır.
KİTAP TANITIMI
Muhtasar İran Edebiyatı Tarihi ve Tartışmalar / Hüseyin Daniş
Hüseyin Daniş Beyin bu küçük fakat kıymetli eseri, sultanilerde tedris olunmak üzere yazılmış klasik bir kitap olmak mahiyetiyle de ayrıca tedkike şayandır. Harabat mukaddimesiyle Nümûne-i Edebiyat birer mektep kitabı olmadığı halde nasıl dünkü üstadların edebî malûmatını teşkil etmişse, bu kitap da yarınki neslin İran edebiyatı hakkındaki umumî ve müşterek telakkîlerine bir esas vazifesini görecektir.
Köprülüzade Mehmed Fuad
Edebiyat-ı İraniye hakkında mücmel, fakat esaslı malûmât istihsal etmek isteyenlere bu vadide ciddi bir üstad-ı mütebahhir olan Hüseyin Daniş Beyin Serâmedân-ı Sühanyla Talim-i Lisan-ı Farisi unvanı altında ahiren intişar eden eserlerinin kısm-ı râbiini bilhassa tavsiye ederim. Hüseyin Daniş Bey İranî bir dûdmân-ı necibin İstanbulda yetişmiş bir ferzend-i fezâil-nihâdı ve bu itibar ile her iki diyâr-ı İslamın pek kıymetli ve hayırlı evladıdır.
Süleyman Nazif
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Writing while Traveling all Around
Writing while Traveling all Around is basically concentrated on writing about observations of travelers. Writers express their thoughts, feelings and ideas about their views. Travel writers in this book mainly work on literary texts as well as factual matters.
Writers note their significant quotations from the literary studies. They indicate how their observations cause change over individuals and how places influence human lives. The literary texts signify the creation of new identities by the time individuals see the places or by the time they read about what is written about those places.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Örgüt Yönetiminde Duygular
Örgütlerin sosyal yönünü oluşturan insan, bir taraftan olumlu duygu durumlarıyla örgüte katkı sağlayabilirken diğer taraftan olumsuz duyguları nedeniyle örgütsel verimliliğin azalmasına sebep olabilmektedir. Bu durum, duyguların da yönetilmesi gereken önemli bir unsur olduğunu göstermektedir. Yedi bölümden oluşan bu kitapta olumlu ve olumsuz duygu durumlarına yer verildikten sonra, tüm duyguların dengede tutulması gerektiğine vurgu yapılmak üzere, son bölümde bir yönetim uygulamasına yer verilmiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Defteri
Dergiler, Türk düşünce hayatına her zaman canlılık getirmiştir. Osmanlı’nın son dönemlerinde ilk örnekleriyle tanıştığımız dergiler, düşünce hayatımızda öncü bir rol oynamıştır. Türkiye’de topluma yeni değerler benimsetme çabasında Cumhuriyet’in resmî ideolojisini işleyen Halkevi, Ülkü, Kadro gibi dergilerin yanı sıra; Yön, Hareket, Forum, Hisar, Devrim ve Büyük Doğu gibi bağımsız düşünce çevrelerince yayınlanan dergiler de öne çıkmıştır. Tarihi ve günceli, kitaptan daha dinamik, gazeteden daha ağırbaşlı bir dille ele alan dergiler, edebiyat, sanat, kültür, ekonomi, siyaset ve ideolojiler alanındaki entelektüel arayışların ürünleri olarak ilgiyle takip edildiler. 20. Yüzyıl boyunca, farklı inanç, siyaset ve ideolojiye sahip birçok toplumsal kesim ya da aydın grubu, sesini duyurmak amacıyla yayınladığı bir dergiyle adeta özdeşleşmiştir. Bu yönüyle de düşünce grupları ve onların dergileri, Türkiye’de sosyal, siyasal ve edebiyat çalışmalarının gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Cumhuriyetle birlikte hızlanan Batılılaşma seçeneği dergilerde çok canlı bir şekilde tartışılmıştır. Batılılaşma projesinde, yalnız kapitalist modernleşme değil, İslamcılık ve sosyalizm de modernleşme için bir seçenek olarak tartışılmıştır. Türkiye Defteri Dergisi, yayınlandığı yıllarda, sosyalizm seçeneğini savunmuştur. Bu çalışma, Türkiye Defteri Dergisi’ni mercek altına almaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (V) Murad’ın Ölümü
Sultan Murad, Batı kültürünü incelikli üslupla özümseyen bir hükümdar olmanın ötesinde, duygularında trajedi ile estetik hazzı iç içe yaşayan karakteri temsil eder. Saray erkânı Sultan Murad’a bağlılığını bildirse de, Osmanlı padişahlarında geleneksel olarak uygulanan kılıç kuşanma töreni kendisine düzenlenmemiştir. Bu durum, Sultan’ın meşru anlamda tahta çıktığına dair şüphe uyandıran olgudur. Osmanlı modernleşmesinin sancılı bir evresini anlamak, Tanzimat sonrasında şekillenen yeni düzen arayışı ile Batıya yönelişin yarattığı güvensizlik ve yabancılaşma duygusunu dikkate almayı gerektirir. Bu bağlamda Sultan Murad’ın şahsiyeti, duygusal ve siyasal çalkantıların somutlaştığı zeminde okunabilir. Amcası Abdülaziz’in hal ’edilmesi ve sonrasında yaşanan şüpheli ölümü, Murad üzerinde derin bir korku iklimi yaratmıştır. Bu çalışmada, Sultan Murad’ın diğer hanedan üyelerinden farklı olarak uzun süre göz hapsinde tutulması ve bestekârlık yönü ele alınmaktadır. Çalışmanın odak noktası, Çırağan Sarayı’nda geçen göz hapsi ile onun müzik tutkusu arasındaki ilişkidir. Böylece, tarih yazımında bazen ihmal edilen ya da görmezden gelinen sanatçı kişiliği üzerinden Sultan’ın portresi sunulmaktadır. Bu portrede acı ile haz aynı aynaya bakar; ölümün aynasına.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Rehber-i Ahlâk
Rehber-i Ahlâk, Ali İrfan Eğribozi’nin diyâneti kök, ahlâk-ı hamîdeyi ise gövde olarak kabul eden bütüncül ahlâk anlayışını ortaya koyan bir ahlâk eseridir. Eserde riyâzet, sabır, hilm, intizam, mesâ’î, hüsn-ü idâre, kanaat, nezâfet, ilim ve zabt-ı lisân gibi erdemler, karakteri alışkanlıkla tahkim eden bir pedagojik mimari içinde işlenmektedir. Soru-cevap yöntemi, soyut öğütleri uygulamaya dönüştürerek öğrenciyi tanımdan gerekçeye ve fiile tedricen taşıyan didaktik bir program kurmaktadır. Dindarlık farzların edası ve nehiylerden sakınma iradesiyle somutlaştırılmakta, sadakat ve adalet toplumsal nizamın mihveri olarak temellendirilmektedir. Çalışkanlık, tasarruf ve kanaat kişisel direnci artıran iktisadî bir disiplin olarak sunulmakta; nezâfet ve intizam zihin berraklığı ile güven üretmektedir. İlim temyiz kudretini güçlendirmekte, dilin terbiyesi toplumsal emniyeti pekiştirmektedir. Tecrübe-i nefs ve ıslah-ı nefs, öz denetimi süreklileştiren bir muhasebe yöntemi olarak önerilmektedir. Eser, klasik terbiyeyi çağdaş pedagojik ve etik ihtiyaçlarla buluşturan kalıcı bir yol haritası ortaya koymaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Şehir Coğrafyası
Şehirlerin kuruluşu İlkçağ uygarlıklarına kadar gitmektedir. Bununla birlikte şehirleşme özellikle Sanayi Devrimi’nden sonraki süreçte kırlardan şehirlere gerçekleşen göçlerle hızlanmış ve günümüzde dünya nüfusunun yarısından fazlası şehirlerde yaşar hale gelmiştir. Böylelikle yeryüzünde çok geniş dağılışa ve farklı özelliklere sahip olan şehirler, coğrafya ve birçok bilim dalının da en önemli akademik çalışma konularından birini meydana getirmiştir.
Şehir Coğrafyası: İnsan-Mekân-Medeniyet isimli bu kitap, şehirleri coğrafyanın prensipleri çerçevesinde ele alarak şehirlerin sosyokültürel ve mekânsal örüntülerindeki değişimleri bilimsel açıdan ortaya koymayı amaçlamıştır. Giriş kısmı dışında dokuz bölümden oluşan kitap, şehir coğrafyası alanında çalışmalar yapmış akademisyenlerin yoğun emekleriyle şekillenmiştir. Kitaba katkı sağlayan araştırmacıların farklı coğrafi perspektifleri ve deneyimleri konuların işlenişinde ve örneklerin sunulmasında oldukça yararlı olmuştur. Kitabın coğrafyacılar başta olmak üzere farklı disiplinlerden akademisyenlere, öğrencilere, kamu kurum ve kuruluşlarına, şehir ve şehir coğrafyası araştırmalarına ilgi duyan herkese faydalı olmasını dileriz.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Modernizm ve İslamcı Politik Felsefenin Eleştirisine Giriş
Kitap, İslamcı politik düşüncenin evrimi ve modernleşme ile ilgilidir. Birinci bölümde, İslam politik metafiziğinin kurulması ve gelişmesi ele alınır. Bu politik metafizik, Osmanlıda kısmen yenilenerek devam eder. Modernleşme ile birlikte bu metafizik, Namık Kemal, Tunuslu Hayrettin Paşa ve Suavi gibi aydınlar tarafından yeni bir dil içinde yeniden yorumlanır. Bu tarihte, adalet, terakki, meşveret ve meşrutiyet kavramları, Osmanlı siyasal kültürünü yeniden biçimlendirir. Sonraki yüzyıl, İslamcı siyasal düşünce açısından kopmanın, süreksizliğin etkili olduğu bir dönemdir. Osmanlı Devletinin yıkılması, II. Dünya Savaşının oluşturduğu yeni koşullar içinde, İslamcı siyasal söylem, ana kaynaklara yönelerek güya yeni bir siyasal dil oluşturmaya çalışır. Bu yeni düşüncenin temel özelliği, tarihi, mekânı ve zamanı platonik bir evren içinde kurmasıdır. Böylece, ideal olan bir İslami yönetimin zihinsel olarak yeniden inşa edilebileceğine inanılır. Bu yeni düşünce, geleneksel politik metafiziğin yerini alır.
İkinci bölümünde, modern dünyanın kuruluşu ve felsefesi hakkında, eleştirel bir tutum alan Abdurrahman Arslanın düşüncelerini tartışır. Arslanın modernizm eleştirisi, İslamcı gelenek içinde en tutarlı, kapsamlı eleştirilerden biridir. Çağımızın Said Halim Paşasıdır. Arslanın bundan çeyrek asır önce ifade ettiği kaygıların bugün tezahür etmesi, Arslanın görüşlerinin niteliğini göstermektedir. Bu nitelik, modernizm eleştirisinin spekülatif bir üslup yerine yaşamda vücut bulan bir dile dayanmasına bağlıdır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
HABER ARACI OLARAK FOTOĞRAF
Bu çalışma haber fotoğrafçılığı, fotoğrafçısı ve fotoğrafı üzerinedir. 1855 Kırım Savaşı ile haber fotoğrafçılığı başlamış ve bu savaşı fotoğraflayan Roger Fenton da ilk haber fotoğrafçısı kabul edilmiştir. O tarihten bugüne dünyada ve Türkiye’de her alanda olduğu gibi haber fotoğrafçılığı alanında da gün be gün çok şey değişmiş ve değişmektedir. Habere bakış açımız, haberin dili, haberde kullanılan fotoğraf tekniği ve teknolojisi, haberin yayınlandığı mecralar, haber fotoğrafçıları, fotoğraf ajansları ve sözgelimi savaşın, şiddetin, ölümün ve çekilen acıların görünürlüğü veya ciddi siyasi bir haberin magazinelleşmeye doğru evrilmesi gibi pek çok değişime rastlanmaktadır. Kitapta dönüşen yeni medya toplumunu, buna bağlı olarak değişen ve gelişen yeni habercilik anlayışı ve teknolojisini ve haber fotoğrafçılığı ve fotoğrafçılarının değişen yeni durum ve konumlarını konu edinen çalışmalar yer almaktadır.
KİTAP TANITIMI
Choice-Based Revenue Management with Applications to Hotels
Intense competition, fast changing technology, increased and diverse customer demand, and fast and reliable services and goods delivery expectations have reduced the profit margins for products. To be able to obtain a sustainable economic success, companies search for ways to offer the existing products via innovative ways. Revenue management is a tool that helps firms in this purpose. On the other hand, to match and even exceed customer anticipations, firms need to understand customer preferences and offer products accordingly. Customers can now reach wide range of competitor products due to online services. Hence it became much more important to apprehend and integrate customer choices into decision support tools. At this point, choice models are used to mathematically understand the customer choice preferences among a set of presented alternatives. This book combines revenue management and choice models to present a methodology to understand customer choices and integrate these to revenue management methods to be able to offer the best set of products to the customers. Also real life applications for hotels have been presented for different methods that are discussed and also proposed in this book with respective algorithms. When combined with decision support tools, concepts presented in this book offers a significant revenue increase for companies.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
17. Yüzyıla Ait İki Dilli (Türkçe-Farsça) Bir Yudit Kitabı (Book Of Judith)
Türk dilinin tarihî lehçeleri daha çok yazma eserlerin bilimsel açıdan değerlendirilmesiyle açıklığa kavuşturulmaktadır. Bu çalışmada Latince apokrif bir metin olan “Book of Judith”in Türkçeye aktarımı olan “Dastan-ı Cudit” inceleme, metin, gramatikal dizin ve tıpkıbasımıyla ortaya konulmuştur. “Dastan-ı Cudit”, yabancıların Türkçeyi kullanımını örnekleyen 17. yüzyıla ait Türkçe (Dāstāndan-ı Cudit-i Dul Arvād) ve Farsça (Dāstān-ı Cudit-i Bive-zen) çift dilli bir tercüme eserdir. İran’da faaliyet gösteren Kapusin Cemiyeti mensuplarından Peder Gabriel tarafından 1634 civarında Latinceden Farsça ve Türkçeye çevrilen eser, 17. yüzyıl Güney Azerbaycan Türkçesi Tebriz Ağzı’na dair ses bilgisi, şekil bilgisi, söz dizimi ve anlam bilimi hususiyetlerini barındırmaktadır.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Selâhaddin Eyyûbî’nin Kutsal Toprakları Fethi
Libellus de Expugnatione Terrae Sanctae per Saladinum, 1187’de Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü Haçlılardan alışını anlatan anonim bir orta çağ kroniğidir. Haçlıların bakış açısıyla kaleme alınan bu eser, Kudüs Krallığı’nın çöküşünü dramatik bir dille aktarırken, Hristiyanların yaşadığı kaybı ve Batı Avrupa’da uyandırdığı yankıyı gözler önüne sermektedir. Eserde, Hıttin Savaşı’ndan Kudüs’ün kuşatılmasına kadar yaşanan olaylar detaylı biçimde anlatılmaktadır. Selâhaddin Eyyûbî, eserde hem bir fatih hem de adaletli bir hükümdar olarak tasvir edilir. Selâhaddin Eyyûbî’nin adaleti ve Haçlıların çaresizliği arasındaki karşıtlık, dönemin bakış açısını yansıtan çarpıcı bir anlatım sunmaktadır. Haçlı Seferleri’ne dair birinci elden önemli kaynaklardan biri olan bu kitap, Orta çağ tarihine ve Haçlı anlatılarına ilgi duyan okurlar için vazgeçilmez bir eserdir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Görsel Masal Anlatıcısı Çizgi Film ve Animasyonlar
Ülkemizde çizgi film ve animasyonunun büyük gelişme gösterdiği 2000li yıllara kadar çocuklar yabancı yapımların etkisine maruz bırakıldı. Temel Reis, Pembe Panter, Tom ve Jerry, He-Man, Superman, Örümcek Adam, gibi pek çok Amerikan yapımlarıyla büyüdüler. Bu yüzden çocukları ilk etapta eğitici, eğlendirici yerli çizgi film ve animasyonlarla tanıştırmak gerekir. İyi hazırlanmış bir yapım, çocuğun sadece bilişsel ve ruhsal gelişimine değil aynı zamanda kültürel bakımdan zenginleşmesine de olumlu katkılar sağlar. Çocuk çizgi film ya da animasyon seyrederken başka kültürlerle tanışarak gerçek hayattan hayal dünyasına kapı aralar. Çocukların seyredeceği yapımlar onları eğlendirirken eğitmelidir. Zira çocuklar ekran karşısında hoş gibi görünen boş vakit geçirmeye maruz bırakılamayacak kadar önemlidir.
Bu kitapta çizgi film ve animasyonun tarihi sürecinden başlayarak ülkemizdeki son dönem yapımlara kadar birçok konu incelenmiştir. Çocuk ve çizgi film, çizgi film ve toplum, çizgi film ve animasyonun kullanıldığı alanlar gibi konularla çizgi film ve animasyonun tarihi serüveninde bir yolculuk yapılmıştır. Özellikle eğitsel boyutunun ele alındığı bu yapımların sosyal bilimlerden fen bilimlerine, ana dilden yabancı dil öğretimine kadar birçok alanda materyal olarak kullanılabileceğine dikkat çekilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Mobil Bankacılıkta Hizmet Kalitesi ve Marka Bağımlılığı
Bu kitapta, Mobil hizmet uygulamalarının kullanılabilirlik, güvenlik/gizlilik ve etkileşim boyutlardan oluşan Mobil Hizmet Kalitesi (MHK), marka bağlılığı ve olumlu ağızdan ağıza pazarlama arasındaki ilişkileri incelenmesi amaçlanmıştır.
Kullanıcıların hem banka anlayışı hem de tüketim davranışları gün geçtikçe değişim göstermektedir. Özellikle banka mobil hizmet kullanıcıların kullanabilirliği, güvenliği ve etkileşimi ağızdan ağıza yaymakta ve diğer kullanıcıları etkileyebilmektedir.
Bu kitap, yeni bankacılık anlayışına yön tutmaya çalışmakta öte yandan kullanıcıların beklentilerini mobil hizmet kalitesinde neler olması gerektiğini enine boyuna incelemeye çalışmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
KÜRESELLEŞME VE MEDYA İLİŞKİSİ
Medyanın üretim yapısındaki değişimin yanı sıra, sermaye yapısındaki değişimin de sektör üzerinde önemli etkileri olduğu bilinmektedir. Medya sektörüne sermayenin girişi ile birlikte teknolojik yapıda da değişimler yaşanmıştır. Basın sektöründeki aile geleneğinin yerini büyük medya holdingleri almıştır.
Medya, çokuluslu şirketler için artık vazgeçilmez ve sahip olunması gereken bir alandır. Kitle iletişim araçlarının 1980’li yıllara kadarki en büyük amacı kamu yararı olmakla birlikte, bu tarihten itibaren çokuluslu şirketlerin iletişim alanına girmesiyle birlikte, amaç daha çok ürün pazarlamak ve dolayısıyla karlılıktır.
Medya; ekonomik, siyasal ve kültürel alanda mal, hizmet ve enformasyonun farklı kültürel altyapıya sahip çok daha geniş kitlelere ulaştırılması konusunda önemli bir gücü elinde bulundurmaktadır. Özellikle 1980 sonrası dönemde medyanın bu gücünün farkına varan çok uluslu şirketler bu gücü ellerinde bulundurmak istemişlerdir. Medya sadece mal, hizmet ve enformasyonun iletimini sağlamakla kalmaz; aynı zamanda çok uluslu şirketlere, toplumların yeni değer kalıplarını benimsemeleri ya da alışkanlıklarını bırakıp yeni alışkanlıklar edindirilmesi konusunda da imkân tanır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sahih-i Buhâri Hadisleri Işığında İyi İnsan Olmak
Kitapta Sahih-i Buhari hadislerinin neşredildiği 11 ciltlik eserin taraması yapılarak bir derleme ortaya konulmuştur. Kitabın hazırlanma amacı iyi insan olmanın öneminin hadislerde nasıl ortaya konulduğuna dikkat çekmektir. Araştırmalarım sonucunda İslam!daki en önemli husus olan iyi/salih kimse olmak konusu merkezinde hadislerin araştırılmadığı görülmüştür. İlk kitap Kur-an’da İyi İnsan Olmaya Dair Ayetler‘den sonra bu kitabın yani hadisler ışığında iyi insan olmak konusunun incelenmesinin de gerekliliği doğmuştur.
Bu kitapta hadisler seçilirken öncelikli olarak iyi insan olmaya dair hadisler ele alınmıştır. Bunun yanında müjdeleyici hadislere de yer verilmiştir. Seçilen hadislerin bazen bir kısmı bazen tamamı iyi insan olmaya dairdir. İyi insanın özelliklerine sahip olan birinin salihlerin ahlakı ile ahlaklanmış olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca her daim halis niyete sahip olmak iyi insan olmanın en önemli özelliğidir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
BİLİŞSEL ÇEVİRİBİLİME DOĞRU
Beynimizde çeviriye özgü bir bölge var mı? Varsa nerede, yoksa çeviri sırasında hangi bölgeler etkinleşmekte? Bu bölgeler aynı zamanda başka görevlerde de rol alıyor mu? Sağ ve sol elini kullananlarda etkinleşen bölgeler farklı mı? Yeni mezun çevirmenle uzman çevirmenin beyni karşılaştırılsa ikisi arasında bir fark görülür mü? Çeviri eğitimi beyinde bir değişikliğe neden olur mu? Çeviride bilişsel süreçler yalnızca çevirmenin zihnine mi odaklanır? 4EA biliş çeviriye dair ne değiştirdi?
Bu kitap yukarıdaki sorulara temel düzeyde yanıt arayarak çeviriye (üst)bilişsel, ruh(dil)bilimsel ve sinirbilimsel açılardan bakmayı amaçlamaktadır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
ÂRİF DÎVÂNI
XIX. yüzyıl, Osmanlı toplum hayatında görülen değişikliklerin şüphesiz edebiyata da yansıdığı bir dönem olmuştur. Dönem içerisinde her ne kadar Divan edebiyatı mahsullerine rastlasak da bu eserler -istisnalar hariç- geçmişin sağlam temellerine dayalı edebiyatın numuneleri olmaktan öteye gidememiştir. Edebiyat tarihimizin önemli bir kısmını kapsayan bu dönemde çok sayıda şair yetişmiştir. Kaynaklarda ismine rastlansa da üzerine henüz akademik anlamda çalışma yapılmamış, eseri ortaya konmamış çok sayıda şair olduğu bir gerçektir. Ârif de sayısı bilinmeyen, gün yüzüne çıkmayı bekleyen şairlerden yalnızca biridir.
Elinizdeki bu kitabın konusu, XIX. yüzyıl divan şairlerinden Ârif ve onun Dîvân’ıdır. Kaynaklarda hayatı hakkında herhangi bir bilgiye ulaşılamayan Ârif’in kasidelerindeki bilgilerden hareketle II. Abdülhamit dönemi şairlerinden olduğu söylenebilir. Mecmua taramaları sırasında karşılaşılan Dîvân’ın bugün için bilinen tek nüshası bulunmaktadır. Dîvân kayıtlara sehven XVIII. yüzyıl divan şairlerinden Ârif Abdülbâkî Efendi (1642-1713) Dîvânı olarak geçmiştir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
Drawing on recent posthumanist theories that promote a non-anthropocentric perspective, this study examines the works of contemporary British poets Mario Petrucci and Alice Oswald. It is argued that their poetry can be described as posthuman poetry, which envisions posthuman spaces of becoming where human and nonhuman worlds coexist on a non-hierarchical basis. Petrucci’s engagement with ecocritical crises in the Anthropocene underscores the limits of human agency, and it foregrounds destructive impact of human actions on the ecosystem. In a posthuman context, therefore, Petrucci problematises the human/nonhuman binary by representing the erosion of the anthropocentric worldview in the face of environmental crises such as deforestation, global warming, and the Chernobyl nuclear disaster in Bosco (1999), Heavy Water: A Poem for Chernobyl (2004) and Half Life: Poems for Chernobyl (2004). In these collections, challenging the perception of nonhuman matter as passive, Petrucci emphasises the agency of trees and radioactive particles. Similarly, Alice Oswald moves the reader beyond the human-centred treatment of the natural world. Rejecting human exceptionalism, Oswald’s Dart (2002) presents a polyphonic meshwork where the voices of alternating human speakers and the River Dart interweave within a posthuman space. Representing the intersubjective and dialogic exchanges between the human and nonhuman inhabitants of the Severn Estuary and the lunar cycle, Oswald’s A Sleepwalk on the Severn (2009) further problematises the subject/object binary by creating a posthuman space of becoming grounded in a communicative framework. Hence, bringing Petrucci and Oswald together, this study draws attention to trans-corporeal and polyphonic entanglements of human-nonhuman, subject-object and self-other non-binaries, and it aims to show how poetry, as a literary medium, can contribute to questioning and transforming the anthropocentric vision of humankind in the contemporary world.
KİTAP TANITIMI
YÖNETİŞİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR
Sınırların ortadan kalktığı, küreselleşmenin hüküm sürdüğü günümüz dünyası; bilgi teknolojileri ve inovasyon gibi faktörlerin de etkisiyle hızlı bir değişime sahne oluyor. Sanayi Devrimi’nden bu yana süregelen geleneksel yönetim yaklaşımlarında; bilgiyi üreten, kodlayan ve kullanılabilir hale getiren “insan faktörü”, makine – otomasyon sistemleri ile iletişim teknolojilerinde yaşanan değişime uyum sağlamaya ve süreci yönetmeye gayret gösteriyor. Böylece, “yönetim” kavramı, yerini yavaş yavaş “yönetişim” olgusuna bırakıyor.
Söz konusu iletişim olunca, yönetimin iletişimi açısından, yönetişim kavramına akademik dünyanın bakışı ve katkıları da önem taşıyor. Bu amaçla hazırlanan “Yönetişimde Yeni Yaklaşımlar” isimli, editörlü kitapta, “yönetişim” kavramı çerçevesinde; “insan kaynakları, kurumsal iletişim, itibar yönetimi, kurumsallaşma kültürü, liderlik, sivil toplum kuruluşları, kültür-sanat, mimarlık, spor endüstrisi, sosyal medya, algı, marka, sponsorluk, kurumsal güven ve endüstri 4.0” gibi alan ve kavramlar ele alınıyor.
Eserde, “yönetimden, yönetişime doğru evrilme”nin yaşandığı sürece, akademik bakış açısı ile ışık tutan ve on farklı üniversiteden, onyedi akademisyenin, onaltı makalesi ile literarüre katkı sunulması amaçlanıyor…
₺390,00
KİTAP TANITIMI
The Administrative Transformation of Public Museums
Today, it is often emphasized by international organizations that local citizens should be encouraged to take part in shaping the cultural heritage policies, and that inadequate community engagement is the primary governance problem. Besides, the cooperation between central government, local governmental units (LGUs), private sector and Non-governmental organizations (NGOs) is regarded crucial to harness the potential of public museums. However, this understanding necessitates a transformation in museums organizational structure and mission. This book discusses these changes with a special focus on Turkish public museums.
KİTAP TANITIMI
Batı Türkçesinde Algı Fiilleri
İnsan gördüğünü, işittiğini, dokunduğunu, kokladığını ve tattığını dilsel verilere kodlar ve bu kodlarla en doğal ihtiyacı olan iletişimi gerçekleştirir. Bu nedenle insanın algısal içerik hakkında konuşma biçimleri dil ile ilgili çalışmalarda giderek artan bir ilgi görmektedir. Eldeki çalışma da söz konusu ilgiye istinaden ortaya çıkmış olup Batı Türkçesinde beş temel duyusal algının ifade biçimlerini ve bu biçimlerin anlamsal içeriğini ortaya koymak amacıyla ele alınmıştır. Bu amaç doğrultusunda bilişsel anlambilim yaklaşımda kullanılan yöntemlerin uygulanmaya çalışıldığı inceleme, beş temel duyusal algıyı ifade eden eylemlerle sınırlandırılmıştır. Böylelikle sınırlı sayıda eylemin, Batı Türkçesi gibi kapsamlı bir dönemde yazılı veriler üzerinden takibi ayrıntılı bir şekilde gerçekleştirilebilmiştir. Duyusal dil ile ilgili çalışmalara giriş mahiyetinde değerlendirilebilecek bu çalışmanın okuyanlara faydalı olması dileğimle.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Lojistik Merkez Olarak İstanbulun Hava Ulaşımındaki Yeri
Ürün çeşitliliğinin her geçen gün arttığı, sipariş döngü süreçlerinin kısaldığı, ülkeler arası sınırların görünmez hale geldiği, işletmelerin globalleştiği, taşıma mesafelerinin arttığı, hız ve maliyet unsurunun bir numaralı faktör olarak karşımıza çıktığı günümüz dünya ticaretinde, ticaretten türeyen bir talep olan lojistiğin önemi giderek artmaktadır.
Artan uluslararası ticaret faaliyetleri ve sınırların görünmez hale gelmesi ile müşteriler siparişlerine en kısa sürede ulaşmak, tedarikçiler ise müşterilerin taleplerine en hızlı, emniyetli ve yüksek kalitede bir taşımacılık hizmeti vermek istemektedirler.
Diğer taşıma modları ile karşılaştırıldığında oldukça güvenli bir taşıma türü olduğu için pahada yüksek değere sahip ürünlerin taşındığı havayolu taşımacılığı ile ilgili olarak; 2024 yılına kadar yapılan tahminlemelerde; Dünya ekonomisinin yılda ortalama %2,9, Dünya havayolu yolcu sayısının yılda ortalama %4,8 ve Dünya havayolu kargo taşımacılığının da ortalama yılda %6,2 büyümesi beklenmektedir.
Hava kargo ve hava lojistik faaliyetlerinde gerçekleşen ve gerçekleşmesi beklenen büyümelere paralel olarak mevcut havalimanları üzerine yeni altyapı çalışmaları yapılmakta, yeni kurulacak olan havalimanlarının ise ya transit merkezlere yakın olması ya da havalimanın içerisinde bir transit merkez oluşturulması kıstası aranmaktadır.
Bu kitapta da bir lojistik merkez olarak İstanbulun hava ulaşımındaki yeri, 25 yıl içerisinde 4.Fazda 150 milyon yolcu kapasitesini karşılayacak şekilde genişleyecek olan İstanbul Havalimanı kapsamında değerlendirilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Ziyaret Fenomeni ve Türk Popüler Dindarlığı
Türk halk dindarlığının en önemli özelliklerinden biri ziyaret fenomenidir. Anadoluda türbe ziyareti yatır, türbe, ocak, evliya, dede, baba vb. isimle anılan ve halk tarafından kutsal mekânlar olarak görülen yerlere gitme davranışını içermektedir. Evliya kültü, Türk popüler dindarlığının kutsal ve mistik boyutuna güzel bir örnek teşkil etmektedir. İnsanlar türbe ziyaretini dini inançlarının gereği olarak algılamakta ve kutsal bilinen bir yerde bulunma arzusuyla hareket ederek kutsal bilinen yerden manevi destek almaktadırlar. Bu bağlamda türbeler, maneviyat arayışına cevap veren mekânlardır.
Türk toplumundaki türbe olgusunun Anadoluyu yurt edinme çabasının dini ve kültürel bir uzantısı olduğunu söyleyebiliriz. Halkın zor günlerde manevi destek aldığı yerler olan türbeler, toplum hayatında yaşanan önemli kırılma anlarında yeniden başlangıç için ihtiyaç duyulan iradenin ve birlik ruhunun şekillendiği merkezler konumundadır. Bu açıdan türbelerin ve onların bağlı olduğu tasavvuf ekolünün toplumun birliğine ve sürekliliğine ilişkin inancı ve güveni tazeleme açısından simgesel bir işlev yerine getirdiği ve kültürel kimliğin oluşumuna ve korunmasına da katkıda bulunduğu görülmektedir. Toplumsal hafızanın canlı tutulduğu ve devamının sağlandığı bu mekânlar din, tarih ve kültürün iç içe olduğu yerlerdir. Ulusal kimliği ve bilinci, kültürel sürekliliği sağlayan bu gibi mekânların milletleşmeye, biz bilincinin oluşmasına, kültürel kimlik inşasına ve sosyal bütünleşmeye katkısının olduğu da görülmektedir. Bu bağlamda türbeler, ortak hafıza mekânlarından biridir.
Kitapta ziyaret fenomeni, sosyolojik olarak incelenmiş olup konu sadece dini boyutu ile değil, sosyal,kültürel, psikolojik, tarihsel ve toplumsal hafızayı canlı tutma ve kimlik inşa etme yönüyle de ele alınmıştır.Kitap bu yönüyle, konuya farklı bir bakış açısı getirmeye çalışıyor.
₺315,00