KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Benlik Saygısı ve Din
-

Ayânzâde Nâmık Ekrem’in Manzûm ve Manzûm-Mensûr Eserleri
₺560,00 -

Antik Roma Ekonomisinin Modellenmesi
₺520,00 -

AİLE ŞİRKETLERİNDE KURUMSALLAŞMA VE YENİDEN YAPILANMA
-

2000 Sonrası Dönemde Türkiye İle Güney Afrika Cumhuriyeti Arasındaki Ekonomik İlişkiler
₺260,00 -

Yönetim Kurulu Yapısı ve Finansal Performans İlişkisi: Türk Sigorta Sektöründen Kanıtlar
₺195,00 -

Türk Milliyetçiliğinde Düşünce İzlekleri
₺235,00 -

Balkanlar
₺950,00 -

İbnü’l-Arabî Metafiziğinde Kaderin Ontolojisi
₺260,00 -

Kurumsal Sürdürülebilirliğin Firma Performansına Etkisi
₺700,00
KİTAP TANITIMI
VEDAT TÜRKALİ
Vedat Türkali, modern Türk edebiyatının üretken yazarlarından biridir. Roman, şiir, tiyatro, deneme ve senaryo türlerinde eserler vermiştir. Çocuklukta başlayan edebiyat serüvenini bütün ömrü boyunca sürdürmüştür. Lise sıralarında başlayan şairliği hapishane yılları boyunca sürdürürken, 1960’lı yıllarda senarist olarak başladığı sinemada daha sonra yönetmenlik koltuğuna da oturmuştur. Tiyatro türünde eserler üretmiş, yetmişli yılların başında ise romana yönelmiştir. Roman ile büyük yazarlık kimliği daha çok ortaya çıkmış Bir Gün Tek Başına ve Güven gibi kült romanlar yazmıştır.
Bu kitapta Vedat Türkali’nin hayatı, aile çevresi, politik kimliği, sanatçılığı ve eserleri üzerinde durulmuştur.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
HALKLA İLİŞKİLER VE KAMPANYALAR
Sosyoekonomik ve siyasal gelişmeler, örgütlerin dikkat çekebilmek için farklı stratejiler üretmesini zorunlu kılmaktadır. Enformasyondaki gelişmeler ekonomiyi etkilemekte ve iletişim stratejilerinin önemi artırmaktadır. İletişim stratejilerinden biri de önemini hiç kaybetmeyen kampanya organizasyonlarıdır. Günümüzde, halkla ilişkiler kapsamında kampanya organizasyonları üzerine birçok çalışma bulunmaktadır. Çalışmalarının bir kısmı kampanyaları, etkinlik yönetiminin altında değerlendirmektedir. Kitabımıza konu olan çalışmamızda ise; etkinlik yönetiminden daha özel bir konu olduğunu düşünmekteyiz. Halkla ilişkiler uzmanlığına aday olan Uşak Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık öğrencilerinin tasarladıkları kampanya çalışmalarından oluşan bir seçki bulunmaktadır.
Amacımız; Yeni nesil Halkla İlişkiler uzmanlarını cesaretlendirmek ve alanda çalışmak isteyenlere yol gösterici olmaktır.
Bilginlerle beraber düşünmeli, halkla birlikte hareket etmelidir.
George Berkeley
₺380,00
KİTAP TANITIMI
KUR’ÂN’DA HABER ÜSLUBU
Haber cümlelerinin muhatabın içinde bulunduğu duruma göre değişen üç çeşidi vardır. İbtidâî, talebî ve inkârî olan haber türleri, muhatabın habere karşı tavrına göre te’kidsiz veya bir ya da birden çok te’kidle desteklenmiş olarak gelir. Bu bağlamda haberin muktezâ-yı hâle uygun olarak gelmesi, muhatabın habere karşı zihni boş, mütereddit veya ret konumunda olmasına göre te’kidli veya te’kidsiz gelmesini ifade eder. Haberin muhatap dikkate alınarak düzenlenmesi, muhatabı ikna etme açısından da büyük önem taşır. Bununla birlikte haber bazen zâhiren durumun gereğine uygun olarak gelmez. Haberin muktezâ-yı hâlden çıkması, beliğ bir söz olmasına engelken, çeşitli sebeplerle muktezâ-yı zâhirden çıkması ise mümkündür. Kur’an-ı Kerim, haberin muktezâ-yı zâhire uygun gelmemesi durumunun pek çok örneğini sunmaktadır. Bunların tespiti mananın daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.
KİTAP TANITIMI
İLKÖĞRETİMDE ANALOJİLER, KAVRAM KARİKATÜRLERİ VE TAHMİN-GÖZLEM-AÇIKLAMA TEKNİKLERİYLE DESTEKLENMİŞ FEN VE TEKNOLOJİ EĞİTİMİNİN ÖĞRENME ÜRÜNLERİNE ETKİSİ
Yaşadığı dünyayı gören, analiz eden, sorgulayan ve sentez yoluyla yeni çıkarımlar yapan bireylerin yetiştirilmesinde fen eğitiminin önemli bir rolü vardır. Özellikle ilkokul kademesinde öğrencilerin yaşadığı dünyayı anlayabilme gayreti ve arzusu içinde olmaları için fen derslerinin önemi tartışılamaz. Fen öğretimi ile öğrenciler problem çözme, yaratıcılık, analiz ve sentez yapabilme, eleştirel düşünme ile elde edilen bilgiyi güncel sorunlara uygulayabilme gücü kazanabilmektedirler. Ancak bu becerilerin kazanılabilmesi için çocukların karşılaştıkları fen eğitiminin niteliği çok önemlidir.
Bu kitapta analojiler, kavram karikatürleri ve tahmin gözlem açıklama teknikleriyle desteklenmiş fen eğitiminin öğrenme ürünleri üzerindeki etkileri anlatılmaktadır. Çocukların bilimsel süreç becerileri, akademik başarıları, tutumları ve akademik risk alma davranışları üzerinde bu eğitimin etkisi incelenmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Tarihî Türkçe Kur’an Tercümeleri Üzerine Araştırmalar
Tarihleri boyunca çeşitli dinleri tecrübe eden ve İslamiyet’le birlikte yeni bir medeniyet dairesine giren Türkler, daha evvelki dinî tecrübelerinde olduğu gibi, bu yeni dinin kutsal kitabını da Türkçeye tercüme etmişlerdir.
Kur’ân-ı Kerim’in Türkçeye ilk defa ne zaman, nerede ve nasıl tercüme edildiği bugün için kesin olarak bilinmemektedir. Ancak, Samanîler devrinde Arapçadan Farsçaya yapılan bir Kur’ân tercümesinin Karahanlı Türkçesiyle yazılan Türkçe ilk Kur’ân tercümesine de rehberlik ettiği düşünülmektedir.
Bu kitapta tarihî Türkçe Kur’ân tercümeleriyle ilgili filoloji sahasında kaleme alınmış özgün yazılara yer verilmiş, tarihî Türkçe Kur’ân tercümelerinden hareketle Türk dilinin tarihsel ve çağdaş problemlerine dair ilk elden yapılan araştırmalar okuyucuların dikkatlerine sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM
Bilişim ve iletişim teknolojilerindeki son dönemlerdeki gelişmeler tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkilemektedir. Bilginin elde edilmesi, depolanması, işlenmesi ve iletilmesi açısından dijitalleşme tüm sektörleri olduğu kadar kamu sektörünü de içine almaktadır. Son yirmi yıldır ülkemizde kamu sektöründe bu tarz sistem, altyapı ve portalleri geliştirme ve iyileştirme çabaları artmıştır. Öte yandan bilgisayar okuryazar sayısı ve bu portalleri ve sistemleri kullanan vatandaş sayısı da artmıştır. Buna mukabil konuyu geniş ve disiplinlerarası perspektiften ele alan ve ortaya koyan Türkçe yayın sayısı çok azdır. Bu kitap bu açığı kısmen kapatarak, KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM’ü kamu kuruluşları, kamu çalışanları ve bu çalışmaların yararlanıcıları açısından ele almaktadır.
Bu kitapta, Türkiye’de ve dünyadaki kamusal dijital dönüşüm yaklaşımlarını anlamak, Türkiye’nin durumunu diğer ülkelerdeki uygulamalarla karşılaştırmak, iyi örnekler uygulamalar hakkında fikir sahibi olmak ve dijital dönüşüm konusundaki kamuya yönelik çalışmaları kayıt altına almak amaçlanmıştır. KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM kitabı kamuyu ilgilendiren dönüşüm platformlarını, dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmeleri, bazı kamusal uygulamalar, kurumsal ve bireysel uyum süreci gibi farklı noktaları da değerlendirerek irdelemektedir. KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM, bilhassa konuyla sıklıkla karşılaşan kamu yöneticileri, kamu çalışanları, kamu çalışmaları yapanlar veya akademik faaliyet gösterenler açısından bir kılavuz mahiyetinde kullanılabilecek bir çalışmadır.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
POLİTİKA TRANSFERİ ve DÜZENLEYİCİ KURUMLAR
Dünya üzerindeki ülkeler ve politika yapıcılar bazı dönemlerde çeşitli krizlerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu krizler bazen yerel veya bölgesel çapta etkili olurken bazen de küresel boyutta bir yayılmayla birlikte; gelişmiş, gelişmekte olan veya gelişmemiş tüm ülkeleri etkisi altına alabilmektedirler. Bazen bu krizler, alınan birtakım tedbirlerle birlikte kısa süre içerisinde çözüme kavuşturulabilirken, bazen de uygulanmaya çalışılan tüm seçeneklere rağmen kısa süre de çözüme kavuşturulamamakta ve buna bağlı olarak da müzmin bir hal almaktadırlar. Karşılaşılan sorunların benzer ve ortak nitelikler taşıması, bazı ülkelerin sorunların çözümüne yönelik en iyi örnek uygulamaları sunması da, diğer ülkelerin bu uygulamaları incelemesi ve “taklit” veya “öykünmeden”, “ders çıkarmaya” kadar uzanan bir yelpazede faydalanmalarına olanak sağlamıştır. Politika transferi ve ilişkili olan diğer kavramlar işte tam da bu noktada ortaya çıkmaktadırlar
₺620,00
KİTAP TANITIMI
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GELENEKSEL ERZURUM EVLERİ
Bu kitap, Anadolu’nun önsözü kabul edilen Erzurum’un geleneksel sivil mimari yapılarını konu almaktadır. Bu yapıların tarih boyunca doğal afetlere ve şehrin stratejik konumuna bağlı olarak geçirdiği değişim ve gelişimler kronolojik olarak izlenmeye çalışılmıştır.
Özellikle son dönemde tescilli geleneksel evlerin yenilenmesine yönelik yerel yönetimler tarafından gerçekleştirilen projeler, kültürel mirasa yönelik yerel halkın farkındalığının artmasına katkı sağlamıştır. Bu bağlamda kitaba Erzurum halkının geleneksel mirası korumaya ilişkin tutumlarının değerlendirildiği bir araştırma da eklenerek, sonuçlar paylaşılmıştır.
Kitabın, kültürel miras konusuna ilgi duyan herkese faydalı olmasını temenni ederiz.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
KURUM KİMLİĞİ PENCERESİNDEN TÜKETİCİ GÜVENİ
Geçmişten günümüze toplumların ekonomik, sosyal ve kültürel yapısından soyutlanamayan işletmeler varlıklarını sürekli kılmak adına değişen, dönüşen koşullara uymak ve içinde bulundukları toplumla iki yönlü ve anlamlı ilişkiler kurmak zorundadırlar. Kurumlar sürekli değişen ve yenilenen bu süreç içerisinde hayatta kalabilmek, sürekliliklerini sağlayabilmek ve rakiplerinden ayırt edilebilmek adına, iç ve dış hedef kitleleriyle; hızlı, doğru ve etkin işleyen bir iletişim dokusuna ve bu amaçla da bütünsel olarak etkin bir şekilde hazırlanmış, güven verici ve inandırıcı bir kimliğe gereksinim duymaktadırlar.
Güven olgusu ise etkin bir iletişimi sürecini destekleyen önemli bir faktör olmasının yanı sıra kurulan ilişkilerde karşılıklı olarak iki taraf arasında işbirliği ve uyumu sağlayan, çatışmaları azaltan bir etkiye sahiptir. Bu bağlamda kurumsal kimliğin en önemli hedeflerinden bir tanesi de tüketicilerde güven duygusu yaratmak ve bunu sürdürmektedir. Bu çerçevede kimliğe duyulan güven, tüketici ve kurum arasında kurulan ilişkinin temelini oluşturmaktadır, çünkü tüketiciler güven duydukları kurumları tercih etme ve o kurumların ürün ve hizmetlerini satın alma yoluna gitmekte ve çevrelerine tavsiye etmektedirler.
Bu doğrultuda tasarlanan kitabın ilk üç bölümünde konuyla ilgili teorik bilgiler sunulmuştur. Birinci bölümde, halkla ilişkiler bağlamında kurumsal kimlik kavramı detaylandırılmış, ikinci bölümde, kurumsal kimlik kavramı çerçevesinde güven olgusu ele alınmış, üçüncü bölümde ise, kurumsal kimlik olgusu kapsamında tüketici ve davranışları ile ilgili kavramsal çerçeve üzerinde durulmuştur. Kitabın dördüncü bölümünde ise kurumsal kimliği ve tüketici güvenini meydana getiren boyutlar dikkate alınarak, kurumsal kimliğin tüketicilerde güven oluşturmasındaki rolü üzerine yapılmış olan saha çalışmasına yer verilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
DEMOKRAT PARTİNİN KADIN MİLLETVEKİLLERİ
“Bana öyle geliyor ki mecliste 7 kadın mebus yerine 70 tane olsaydı hadiselerin daha fazla arzu edilir şekilde var olması mümkündü… Siyasi hadiseler cemiyetin içindeki oluşlara tabidir. Böylece belki daha insaflı bir muhalefet ve bunun neticesi olarak da daha basiretli bir iktidar olabilirdi…Kararınızı verirken analarınızı düşünmenizi isterim…”
Avukat Süreyya Ağaoğlu
Bu eser, Türk kadınının siyasi haklarını elde etme mücadelesinden başlayarak1950-60 sürecinde Demokrat Parti çatısı altında siyasete atılan dokuz kadın milletvekilinin TBMM’deki faaliyetlerini ve bu milletvekillerinin 1960 darbesi sonrasında yaşadıklarını ele almaktadır. Bu vekiller Nazlı Tlabar, Nuriye Pınar, Aliye Temuçin Coşkun, Edibe Sayar, Perihan Arıburun, Ayşe Günel, Hilal Ülman, Arife Necla Tekinel ve Emine Piraye Levent’tir. Aliye Temuçin Coşun ve Edibe Sayar dışındaki yedi kadın milletvekili Yassıada’da yargılanmış ve hapis cezasına çarptırılmışlardır.
Kadın milletvekillerinin meclisteki çalışmalarının kendi meslekleri ve uzmanlık alanlarıyla ilgili konular etrafında şekillendiği görülür. Kimi gazeteci, kimi ev kadını, kimi öğretmen olan bu kadınların ortak kaderi Yassıada olmuştur. Darbe sonrası kurulan Yüksek Adalet Divanı’nca, Yassıada’da verilen kararlar Türk siyasetini derinden etkilemiş ve bugünü şekillendirmiştir. Eserin amacı, meclisteki çalışmaları ve Yassıada’daki savunmaları ile bugünü şekillendiren kadın milletvekillerinin yaşadıklarını ortaya koymaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Algoritmik Aklın Yükselişi
Algoritmik Akıl, çağımızın en tartışmalı kavramlarından biri: hesaplama gücüyle düşünme, üretme ve karar verme süreçlerini dönüştüren yeni bir zekâ biçimi. Elinizde tuttuğunuz bu çalışma, yapay zekâyı etik, medya, sanat, sağlık ve eğitim alanları üzerinden çok boyutlu biçimde tartışıyor. Eleştirel bir perspektifle kaleme alınan bölümler, teknolojinin vaat ettiği ilerlemeyle yarattığı eşitsizlikler arasındaki gerilimi sorguluyor. Algoritmik gözetimden yaratıcı üretime, dijital bürokrasiden yapay estetiğe uzanan bu metinler, insanın makineyle kurduğu yeni ilişkiyi anlamaya davet ediyor. “Akıl” ile “ahlak” arasındaki sınırın giderek inceldiği bir çağda, bu kitap hem bir uyarı hem de bir düşünme çağrısı niteliğinde.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Tarihî Türk Lehçelerinde Ünsüzler
Dillerde en çok ve en kolay sesler değişir. Çünkü dilde kullanımı daha sık olan yapılarda değişim daha hızlı ve kolay gerçekleşmektedir. Dolayısıyla dilde en sık kullanılan ögeler sesler olduğu için dillerin ses sistemleri de sürekli bir değişim ve gelişim içerisindedir.
Bugün dünyanın en geniş coğrafyasında etkili olan ve yaklaşık yirmi yazı dili olarak varlığını sürdüren Türkçenin bu dallanışındaki en önemli etki Türk dilinin ses sisteminde görülen değişme ve gelişmelerdir. Tarihî Türk Lehçelerinde tespit edilen ünsüz değişme ve gelişmeleri paralelinde Türk dilinin iki ana kolu olan Kuzey-Doğu ve Batı Türkçelerinin birbirinden ayrılma sürecini takip etmek mümkündür. Başlangıçta bir arada yaşayan Türk topluluklarının zamanla ayrılarak bağımsızlaşması sonucunda her topluluğun Türkçesine özgü ses sistemleri oluşmaya başlamıştır. Böylece Türk dilinin lehçelere ayrılma süreci ortaya çıkmıştır. Özellikle, Eski Oğuz Türkçesi Dönemi’ne kadar bağımsız bir yazı dili olmayan ve diğer tarihî lehçeler içerisinde varlığını hissettiren Oğuz Türkçesinin tekâmülünü bu ses değişmeleri, gelişmeleri sürecinde takip etmek mümkündür.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
BOLLUK TRAVERTEN KONİLERİ
Türkiye, karstik şekiller açısından birçok jeomorfolojik zenginliği bünyesinde barındırır. Bu zenginliklerden biri de Cihanbeyli (Konya) güneyinde yer alan Bolluk Gölü ve çevresindeki traverten konileridir. Bolluk Gölü ve çevresinde, morfolojik özelliklerini koruyan ve kaybetmiş toplam 71 adet traverten konisi bulunmaktadır. Dünyanın başka bir yerinde bu kadar sayıda traverten konisi bulunmamaktadır.
Jeomorfolojik, hidrografik ve jeolojik koşulların bir sonucu olarak meydana gelen traverten konileri ender bulunan traverten birikim şekilleridir. Maalesef karstik jeomorfosit özelliği taşıyan traverten konileri tehdit altındadır. Madencilik, taşocağı işletmeciliği, tarımsal faaliyetler, aşırı su çekimi, ulaşım hatlarını düzenleme gibi çeşitli antropojenik faaliyetler sonucunda bu hidrojeomorfolojik yapılar yok olmakta, morfolojik özelliklerini kaybetmekte, sayıları gün geçtikçe hızla azalmaktadır.
Bu kitapta Bolluk Gölü ve çevresinde yayılış gösteren traverten konileri ve traverten kanalları teker teker incelenmiştir. Arazi çalışmalarına dayalı olarak konilerin jeomorfolojik özellikleri ortaya konularak başlıca sorunlarının neler olduğu anlatılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Önceki Öğrenmenin Tanınması
Bu kitapta yükseköğretime yeni açınımlar getirmesi beklenen bu paradigmadan yararlanılmasına yönelik ulusal bir politika önerisi belirlenmesi amaçlanmıştır. Kitapta önceki öğrenmenin tanınması (ÖÖT) ile ilgili kavram, terim, model ve kuramlar alanyazın taraması yoluyla açıklandıktan sonra dünyada ve Türkiye’deki mevzuat ve uygulamalar incelenmiştir. Bununla birlikte, öğrenenlerin ÖÖT üzerine olan farkındalıkları örnek iki gruba yönelik olarak araştırılmış ve bulgular anket ve görüşme tekniği ile toplanan verilerin analizi ile elde edilmiştir. ÖÖT ile ilgili Türk yükseköğretiminde politika ve uygulama bağlamında yapılması gerekenler hakkında ise uzman görüşlerine başvurulmuştur. Konu ile ilgili uzman görüşleri, görüşme tekniği ile toplanan verilerin analizi ile belirlenmiştir. Sonuç olarak tespit edilen bulgulardan hareket edilerek ulusal bir ÖÖT politikası geliştirme bağlamında önerilerde bulunulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ULUSLARARASI SİSTEMDE TÜRKİYE: YOL AYRIMLARI ve ALTERNATİF ORTAKLIKLAR
Bu kitap, Avrupa ve Asya ülkesi olması bakımından özgün bir öneme sahip olan Türkiyenin, hem Avrasya hem de Avrupa alanlarında oluşan ekonomik entegrasyonlara dahil olmasının AB üyelik süreçlerine bir engel ya da tehdit oluşturmadığını, bunun eksen kayması değil aksine bölgesel ve uluslararası barışa katkı sağlayacağını savunuyor. Türkiye Avrupa ve Avrasyayı ayıran bir köprü olmaktan daha fazlasıdır. Bu yüzden, Türkiyenin Avrasya ülkesi olma özgünlüğünü kullanarak, bölgesel ekonomik entegrasyonlara katılımının mümkün hatta zorunlu olduğunu vurgulamaktadır. Bu savını; Uluslararası Sistemin Tarafları, Batıdan Doğuya Küresel Güç Kayması, Ekonomik Büyümenin Tarihi, Küresel Güç Kayması ve Türkiye, Avrasyada Yeni Ekonomik Entegrasyonlar, Avrasya ve Türkiyenin Politik Ekonomileri vb. ana başlıkları altında açıklamaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960)
Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960), 10 yıllık DP Dönemine ilişkin yapılmış çalışmalardan farklı olarak iktidar ve muhalefet temsilcilerinin, dönemin basınında yer alan söylemlerini ele alarak, demokratların iktidarında meydana gelen iç ve dış gelişmeleri inceleme fırsatı vermektedir.
Basın organlarının kendi pencerelerinden gelişmelere olan bakışı ele alınırken metinde yer verilen tarafların ifadeleri, iki taraflı bir tarihsel incelemeye olanak sağlamaktadır.
Metin, başta siyasiler olmak üzere; kişileri gözlemleme, anlayabilme ve mevcut şartlar bağlamında kavrayabilme olanağı sunarken ideolojilerin basında ne kadar radikal bir rol oynadığını göstermektedir.
Kitap, geçmişten bugüne bugünden geçmişe açtığı objektif pencereyle alanında önemli bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
₺800,00
KİTAP TANITIMI
Money Laundering Phenomenon
Money laundering disguises illicit funds as legitimate wealth, fuelling crime and economic instability. As financial systems evolvespanning traditional banking, fintech, and digital assetsso do financial crime risks. AML Fundamentals, Banking Dynamics, and Digital Economy Expansion explores these complexities, equipping readers to detect, prevent, and combat financial crime. This edition expands its scope to include Anti-Bribery and Corruption frameworks, Machine Learning in AML Alerts, Digital Economy Expansion and AML/CTF.
Leveraging principles of risk-based approach and behavioural analytics, we advocate for a holistic approach to AML/CFT alert management that prioritizes high-risk transactions while minimizing false positives. We examine the integration of machine learning with human analysis, offering insights into enhancing AML alert efficiency and reducing false positives. The book covers few updates of new EU Package of laws and Regulations on AML.
Designed for compliance officers, bankers, policymakers, and academics, this book provides essential knowledge to navigate evolving financial crime threats and regulatory landscapes, fostering a more resilient financial ecosystem.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
CEVAT HEYET’İN AZERBAYCAN TÜRKLÜĞÜNE HİZMETLERİ VE VARLIK DERGİSİ
Cevat Heyet, Azerbaycan’ın tanınmış simalarından İran’da Meşruti İnkılâbın yapılmasında önemli hizmetleri olan Mirza Ali Heyet’in oğludur. Kendisi de babası gibi hayatını milletinin gelecek güzel günlerine adamıştır. Asıl mesleği cerrahi hekimliği olan Heyet, halka hizmet etmek için onların maddi yaralarından başka manevi yaralarına da el atmanın gerekli olduğundan hareketle tarih, edebiyat, sosyoloji ve daha birçok alanda önemli çalışmaların altına imza atmıştır.
Eğitim hayatı Azerbaycan Türkleri açısından oldukça sıkıntılı günlerde geçen Heyet, her şeye rağmen Ülkenin hatta dünyanın farklı şehirlerinde (Tahran, Tebriz, İstanbul, Paris…) kendisi için gerekli olanı almayı başarıp ülkesine döndüğünde 1979 İnkılâbının önüne açtığı yolun da yardımıyla etrafına topladığı aydınlarla birlikte Azerbaycan Türklüğünün “Azadlıq Quşu” olarak adlandırılan “Varlık” dergisini neşretmeye başladı. Varlık dergisi ilk sayısından itibaren Türklerin tarihini kültürünü, dilini, edebiyatını, ziyalı bakışı ile değerlendiriyordu. Bu derginin neşri ile birçok Türk, kökenlerinin inandırılmış oldukları gibi Fars olmadığı bilincine varmaya başlıyordu.
Cevat Heyet ömrünün uzun bir bölümünü halkının fiziki sağlığı için yapılabilecekler konusunda yeni bir şeyler öğrenmeye ve uygulamaya ayırmıştır. Heyet bu çalışmaları sırasında yıllarca ezilmiş, zulüm görmüş halkın kalp sağlığını manen de iyileştirmenin kaygısını çekmekteydi. Bunun tedavisi ise ona unutturulan öz değerlerinin yeniden hatırlatılması ile olacaktı.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Hominidlere Genel Bir Bakış
Uzun yıllardır dünyanın birçok yerinde sürmekte olan paleontolojik kazılarda çeşitli canlılara ait fosil materyaller bulunmuştur ve bulunmaya devam etmektedir. Bu sayede birçok bilimsel soru cevap bulmakta ve birçok yeni soru da akıllara gelmektedir. Bu fosiller içerisinde önemli guruplardan bir tanesi geleneksel isimleriyle “hominidler”, günümüzdeki isimleriyle de “hominin”lerdir. Bu kitapta, 7 milyon yıllık bir geçmişe sahip olan hominid ailesi ele alınmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Seçilmiş Örneklerle Türkiye’de Yer Değiştiren Yerleşmeler
Türkiye’de mahalle, köy, kasaba ve şehir gibi farklı mekân ölçeklerinde binlerce yerleşim birimi ilk kuruldukları yerleri çeşitli nedenlerle değiştirmek zorunda kalmıştır. Türkiye’de örneklem olarak seçilen on ilin sınırları içerisinde doğal ve beşeri nedenlerle yer değiştiren yerleşmelerin bir bütün halinde incelenmesi ve böylece konuyla ilgili literatürün ve envanterin zenginleştirilmesi çabası bu çalışmanın temel motivasyonu olmuştur. Çalışmada; Adana, Bingöl, Burdur, Erzincan, Kahramanmaraş, Muş, Sivas, Tokat, Aksaray ve Kırşehir illerinde doğal ve beşeri nedenlerle 259 yerleşmenin yer değiştirdiği tespit edilmiştir. Doğal nedenler içerisinde; 84 yerleşme kütle hareketleri, 67 yerleşme deprem, 40 yerleşme sel/taşkın, 2 yerleşme taban suyu yüksekliği ve 1 yerleşme de gevşek toprak yapısı nedeniyle yer değiştirmiştir. Beşeri nedenlerle yer değiştiren yerleşmelerden 49’u baraj inşası, 6’sı ulaşım, 5’i güvenlik, 4’ü ekonomik ve 1 yerleşme ise su kıtlığı nedeniyle yer değiştirmiştir. Yerleşmelerin yer değiştirme süreçlerini insan-mekân perspektifinde inceleyen bu kitap, yer değiştiren yerleşmelerin tespiti, sınıflandırılması ve metodolojisi bakımından konuya ilgi duyan herkese yararlı olması amacıyla hazırlanmıştır.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
Nâme-İ Dil
Osman Rahmî Ve Eserleri Biyografik Kaynaklarda Ve Edebiyat Tarihlerinde Yer Almamaktadır. Osmanlı Arşivlerindeki Kayıtlara Göre Şair 1248 (1832/33)’De İstanbul’da Doğmuş Ve Şûrâ-Yı Bahriye Başkâtibi İken Kendi İsteği Üzerine 28 Şaban 1312 (24 Şubat 1895)’Te Malulen Emekli Olmuş Ve 20 Kânun-I Sânî 1311 (1 Şubat 1896)’Da 64 Yaşında İken Vefat Etmiştir.
Nâme-İ Dil Ve Hayâl-İ Dil İsimli Eserler Divan Şiiri Geleneğine İlginin Azaldığı 19. Yüzyılda Kaleme Alınmış Manzum Sergüzeşt-Nâmelerdir. Şairlerin Yönünü Daha Çok Batı Edebî Ürünlerine Çevirdiği Bir Dönemde Osman Rahmî’nin 30 Yaşında İken Tamamlandığı Bu Eserlerle Divan Şiiri Geleneğini Sürdürmeye Çalışması Dikkate Değerdir. Şairin Bu Eserlerde Form Ve İçerik Olarak Sergüzeşt-Nâme Geleneğine Yeni Boyutlar Kazandırdığı Görülmektedir. Nâme-İ Dil Şairin Yaşadığı Dönem Hayatından İzler Yansıtması Ona Ayrı Bir Özellik Katmaktadır.
Eserlerdeki Çok Sayıda Gazelde Âşığın Sevgilinin Güzelliği Karşısındaki Aczi Ve Ona Kavuşmak İçin Çaresizce Yaptığı Duygu Dolu Yakarışları İle Karşılaşılmaktadır. Osman Rahmî Bu Şiirler Arasındaki, Fuzûlî, Bâkî, Nef‘Î, Şeyhülislam Yahyâ Ve Nedîm Gibi Divan Şiiri Geleneğinin Önde Gelen Şairlerine Nazire Olarak Değerlendirilebilecek Çok Sayıda Gazel İle Bu Geleneğini De Sürdürmeye Çalışmaktadır. Nâme-İ Dil’deki 45 Beyit Uzunluğundaki Manzum Mektup, Dile Getirilen Duygular Ve Onların Etkileyici Tasviri İle Eserdeki En Güzel Şiirler Arasındadır. Manzûmenin Bu Yönüyle Divan Şiiri Geleneğindeki En Etkili Manzum Mektuplar Arasında Sayılabilecek Nitelikte Olduğu Görülmektedir.
Rahmî’nin Eserlerinde Divan Şiiri Geleneğindeki Âşık-Sevgili Tasavvurunda Dikkati Çekici Farklı Yaklaşımlar Sergilediği Görülmektedir. Sevgiliye Kavuşmanın Da Kalıcı Bir Mutluluk Getirmeyeceği Ve Sonunun Ayrılık Olacağı, “Vuslatın Âhiri Derd [Ü] Firkat” (Mend. B. 442) Düşüncesi Bunlardan Birisidir. Bu Çerçevede Âşığın Kendisini “Sezâ-Yı Vuslat” (Muhd. 2, Bt. 5) Gören Sevgiliye Karşı Kendisini “Bezm-İ Visâle Nâ-Sezâ” Görmesi Ve Ona “Kulluk Yeter Devlet Bana” (Muhd. 2, Bt. 6) Karşılığını Vermesi Konunun Divan Şiiri Geleneğinde Ele Alınışına Farklı Bir Boyut Kazandırmaktadır.
İçeriklerindeki Kadar İsimlerinde De Gönlü Öne Çıkaran Bu Eserler, Gerek Anlatım Gerekse Kurgularıyla Rahmî’nin Önemli Bir Edebî Birikim Ve Sanat Yeteneğine Sahip Olduğunu Yansıtmaktadırlar.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
Okul Müdürleri İçin Ders Denetimi Rehberi
Denetim örgütsel işleyişin en önemli bileşenlerinden biridir. Özellikle gelişime dönük denetim ve değerlendirmeler örgütler için bir genel sağlık kontrolü işlevi görür. Eğitim örgütleri de bu durumun istisnası değildir. Eğitim örgütlerinin en temel görevlerinden biri öğretimsel süreçlerin kalitesinin arttırılmasıdır. Bu noktada ders denetimleri gelişime dönük alanların tespiti, önleyici ve düzenleyici tedbirlerin alınması gibi hususlarda işlevsel bir araç niteliği taşır. Türkiyede ders denetimleri okul müdürleri eliyle gerçekleştirilmektedir. Ders denetimi süreçlerinde çok farklı araçlardan yararlanılabilmesine karşın gözlem en temel hatta tek denetim aracı işlevi görmektedir. Gözlem ise oldukça sistematik ve bilimsel bir süreci ifade etmektedir. Okul müdürlerinin genelinde gözlem özelinde ise ders gözlemlerine ilişkin yeterlilikleri ve becerileri ise tartışmaya açıktır. Bu çalışmanın amacı ders denetimlerinde gözlem sürecine dönük okul müdürlerine rehberlik etmektir. Çalışma ders denetimlerine dönük kuram ve uygulama dengesini gözeterek hazırlanmıştır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
HABSBURG SERHADDİNDEKİ OSMANLI GARNİZONLARININ FİNANSMANI
Türkiye’de Osmanlı askerî tarihi konularını serhad çalışmaları kapsamında ele alan ve literatüre önemli katkılar yapan eserlere her geçen gün bir yenisi ekleniyor olsa da, devrin terminolojisini ortaya koyan, belgelerin doğru okunduğu kadar anlaşılmasını da sağlayan çalışmaların henüz benzer bir yoğunlukta yapılmamış olması alanın en önemli eksikliklerinden biri olarak göze çarpmaktadır. Zira meşruiyet skalasının bir parçası olarak imparatorluk mekânlarının mütemmim cüzü olan serhadlerdeki askerî örgütlenmenin ortaya konulması, bu bağlamda Osmanlı askerî tarihi üzerine yapılacak yeni çalışmalara ışık tutacak önemli argümanlar sağlayacaktır. Bu bağlamda elinizdeki çalışma, 1683-1699 Harbi’nde Osmanlı’nın Habsburg sınırındaki örgütlenmesini, garnizonların organizasyonundaki değişim ve bu değişimin yarattığı ekonomik koşullar çerçevesinde ele almaya çalışmaktadır. Harbin gidişatındaki değişime paralel olarak askerî ve malî tedbirlerin Osmanlı merkezî idaresi tarafından hayata geçirilmeye çalışılması ve bu yeni yapının beraberinde getirdiği problemlerin çözüme kavuşturulması, değişen yapıya uygun yeni bir askerî / malî uygulamanın yapılmasını zorunlu kılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Kâbil Elçisi Ömer Fahreddin Paşa
Mohaç Meydan Muharebesi’nin (29 Ağustos 1526) kazanılmasında önemli bir payı olan meşhur Akıncı Bali Bey’in (Balioğulları) soyundan gelen Rusçuklu Ömer Fahreddin Paşa, yapmış olduğu faaliyetlerle Türk tarihinde araştırılmaya değer bir kişilik olarak her zaman dikkat çekmiştir. Uzun süren askerlik hayatında Paşa, en büyük şöhretini Medine’yi savunmasında göstermiş olduğu fedakârlıklarından almıştır. Paşa, Medine’de İngilizlere ve onların işbirlikçisi Şerif Hüseyin’e karşı amansız bir mücadele vererek tüm Müslümanların kalbi olan Medine’yi son ana kadar savunmuştur. Bu şekilde şöhret kazanan Paşa, Medine çöllerinden anayurda döndüğünde yeni bir göreve daha layık görülmüştür. Bu görev, onun “Medine Müdafii” şöhretiyle çok ilgili bir hususiyeti barındırmıştır. Artık Paşa, Ortadoğu’da ve bu coğrafyada Türkler için önemli olan Afganistan’da yine İngilizlere karşı aynen Medine’deki gibi bu sefer diplomatik bir savaşın ön cephesinde elçi olarak yerini almıştır. Ömer Fahreddin Paşa’nın Kabil Elçiliği faaliyetlerini konu edinen bu kitap, gizlilik durumu 12.11.2021 tarihinde kaldırılmış arşiv belgelerinden ve bu konuda yazılmış eserlerden hareketle ortaya çıkarılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
GÖLGENİN EDEBİYATTAKİ İZDÜŞÜMLERİ
Edebiyat, farklı coğrafyalardaki dünya görüşlerinin, toplumsal değerlerin, duyguların, düşüncelerin ve imgelerin anlatımıdır. Modern dünyanın edebiyata yansımaları 19. yüzyıldan başlayarak, 20. yüzyılda daha da belirginleşmiş olup; insan ilişkilerinde yaşanılan ayrışımlar, zamanla insanların birbirine karşı yabancılaşmasını da beraberinde getirmiştir. Bireyin yaşadığı yabancılaşma sadece karşısında duran kişiye karşı değil, aynı zamanda kendi benliğine karşı da olmuştur. Bu durumun sonucu olarak bireyin, hem kendisiyle hem de başkasıyla yaşadığı kimlik arayışı edebiyatın en önemli konularından biri olmuştur. Bu konuların ifade edilmesi esnasında yazarlar bazı kavram, imge ve metaforları kullanır. Kullanılan bu kavramların en dikkati çeken, bir kişinin birebir aynı görüntüsünü ifade eden, edebi metinlerde de sıklıkla bireyin yaşadığı kimlik karmaşasını ve yabancılaşmayı anlatmak için kullanılan Alman edebiyatı kökenli “Doppelgänger” kavramıdır. “Doppelgänger”, Türkçede “gölge”, “kötü ikiz”, “ikiz öteki”, “öteki”, “eş ruh”, “ikili kahraman” terimleri ile karşılık bulur.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İş Yaşamında Yalnızlık ve Kariyer Gelişimi
Günümüz koşullarında insanlar kariyer gelişimlerini planlayarak elde ettikleri bilgi, beceri ve tecrübelerinin yardımıyla iş yaşamlarında gelmeyi amaçladıkları noktaya ulaşmaya çalışmaktadır. Bu süreç içerisinde çalışanların kişisel değerleri, tutumları ve iş yaşamındaki yalnızlık algıları kariyer gelişimlerini etkilemektedir. Burada bireylerin kişisel değerlerinin oluşumunda içinde bulunduğu iş çevresinin etkili oluğunu söyleyebiliriz. İş yaşamı, sosyal bir varlık olan insanın diğer insanlarla bir araya gelerek belirli bir amaç doğrultusunda performanslarını sergiledikleri ortamlardır. Bu doğrultuda, örgütler kendi amaçlarının gerçekleştirilmesi yolunda, çalışanının bireysel gereksinimlerinden etkilenmektedir. Günümüzde en başta gelen bu tür gereksinimler hiç şüphesiz çalışanın hem psikolojik ihtiyacı hem de diğer insanlarla olan sosyal ilişkiler ihtiyacıdır. Çalıştığı örgütte bu ihtiyaçlarını karşılayamayan bireyler kendilerini iş yaşamlarında yalnız hissedebilmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
NÛRUL-İSLÂM
Eski Anadolu Türkçesi döneminde telif ve tercüme pek çok eser kaleme alınmıştır. Kuran tercümesi, hadis tercümesi, siyer tercümesi, kısasül-enbiya, tezkiretül-evliya gibi türlerde eserler ortaya konulmuştur. Bu türlerden biri de fıkıh metinleridir. İslam hukukunda din ve dünya işleri ile ilgili ana kaynaklardan yararlanarak konulmuş olan kuralların bütünü olarak tanımlanan bu türle ilgili Türk edebiyatında pek çok eser yazılmıştır.
Elinizdeki Nûrul-İslâm adlı eser de bu türe ait bir metindir. Mensur olarak kaleme alınmış eserde, genel olarak diğer fıkıh metinlerinde ele alınan konular işlenmiştir. Nûrul-İslâmda oruç, namaz, hac, zekât, nikâh, boşanma, miras, kölelik, cariyelik gibi konulara yer verilmiştir. Bu konuların yanında fıkhî konulara temas eden çeşitli kıssalar da eserde kendine yer bulmuştur. Genel olarak Hanefi mezhebinin görüşleri etrafında şekillenmiş olan eserde, yer yer diğer mezhep imamlarının görüşlerine de yer verilmiştir. Eski Anadolu Türkçesiyle yazılan eserin dili oldukça sadedir. Eserde ağız özelliği olarak değerlendirilebilecek dil unsurları da yer yer görülmüştür.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI DEVLETİ’NDE ESKİ ESER KAÇAKÇILIĞI TRUVA ÖRNEĞİ
ÖNSÖZ’den
Hiç şüphesiz tüm dünyanın ilgilendiği, destanlara, hikâyelere ve araştırmalara konu olan Truva, 19. yüzyılda hazinelerin bulunması ve kaçırılışı ile bir kez daha ilgi odağı olmuştur. Ancak bu süreç daha ziyade eserleri kaçıran Heinrich Schliemann’ın günlükleri, kazı notları, kitapları ve yabancı kaynakların sunduğu belgeler üzerinden ve daha ziyade tek taraflı bakış açısıyla sunulmuş, konunun diğer muhatabı Osmanlı Devleti’ne ait arşiv belgelerinin bu konuda ortaya koyduğu bilgiler araştırmaların çoğunluğunda karşılaştırmalı olarak değerlendirilmemiştir. Oysa Osmanlı belgeleri incelendiğinde ortaya çıkan gerçek, Heinrich Schliemann ve Truva Hazinelerinin kaçırılışına ait yaşananların yeniden değerlendirilmesine ve Osmanlı Devleti’nin hazineleri geri alabilmek için verdiği büyük çabanın gözler önüne serilmesine katkı sağlayacak
KİTAP TANITIMI
ARISTOTLE AND ANCIENT EDUCATIONAL IDEALS
In undertaking to treat of Aristotle as the expounder of ancient educational ideas, I might, with Kapp’s Aristoteles’ Staatspaedagogik before me, have made my task an easy one. I might simply have presented in an orderly way and with a little commentary, what is to be found on the subject of education in his various works—Politics, Ethics, Rhetoric, Poetics, etc. I had two reasons, however, for not adopting this course: (1) that this work had been done, better than I could do it, in the treatise referred to, and (2) that a mere restatement of what Aristotle says on education would hardly have shown his relation to ancient pedagogy as a whole. I therefore judged it better, by tracing briefly the whole history of Greek education up to Aristotle and down from Aristotle, to show the past which conditioned his theories and the future which was conditioned by them. Only thus, it seemed to me, could his teachings be seen in their proper light. And I have found that this method has many advantages, of which I may mention one. It has enabled me to show the close connection that existed at all times between Greek education and Greek social and political life, and to present the one as the reflection of the other. And this is no small advantage, since it is just from its relation to the whole of life that Greek education derives its chief interest for us. We can never, indeed, return to the purely political education of the Greeks; they themselves had to abandon that, and, since then,
A boundless hope has passed across the earth—
a hope which gives our education a meaning and a scope far wider than any that the State aims at; but in these days, when the State and the institution which embodies that hope are contending for the right to educate, it cannot but aid us in settling their respective claims, to follow the process by which they came to have distinct claims at all, and to see just what these mean. This process, the method which I have followed has, I hope, enabled me, in some degree, to bring into clearness. This, at all events, has been one of my chief aims.
…
THOMAS DAVIDSON
“Glenmore,”
Keene, Essex Co., N.Y.
October, 1891.
₺495,00