KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Beden İmgesi Esnekliğini Geliştirmeye Yönelik Grup Psikoeğitimi
₺195,00 -

Ateş Hattı: Orta Doğu – Orta Asya – Afrika
₺620,00 -

Anaakım Sinemada Siyahi Özne
₺260,00 -

ADLİ RAPORLAMA
₺275,00 -

1262/1845 Yılı Siverek Kefalet Defteri
₺440,00 -

Bilim İletişimi
-

Beyaz Perdede Göç Hikâyeleri
₺275,00 -

Kolay Dilin Temelleri ve Türkçe Kolay Dil İlkeleri Kılavuzu
₺310,00 -

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın
-

ENDÜSTRİ 5.0
-

Yeni Reklam Yaratıcılığı
₺300,00 -

Veri Yönetimi
₺575,00 -

ULUSLARARASI SİSTEMDE TÜRKİYE: YOL AYRIMLARI ve ALTERNATİF ORTAKLIKLAR
₺260,00 -

Türkiye’de Kentleşme Politikaları ve Konut Talebini Etkileyen Faktörler: Svec Analizi
₺315,00 -

TÜRK SİNEMASINDA ANLATI VE KARAKTER AÇISINDAN BİREY
₺550,00 -

TRAJİK SÖYLEM
₺275,00
KİTAP TANITIMI
1927-1964 RADYO YAYINCILIĞINA HAYAT VERENLER
Popüler kültürün ve görselliğin egemen olduğu günümüz dünyasında; akademik çalışmalar ve insan yaşamının kolaylaşması için gösterilen çabalar gözlerden uzak ve geri planda kalıyorlar. İnsanların dikkatini çeken renkli olaylar, parıltılı yaşamlar, heyecan verici gelişmeler gündelik yaşamda ilk sıralara yerleşiyorlar. Yaşama anlam katan, onu kolaylaştıran çabaların ve onları gerçekleştiren insanların çoğu zaman adları bile anılmıyor. Medya tarihimize baktığımızda, bugün cep telefonlarından dinlenen radyo yayınlarının ne zaman başladığı, bu yayınlar için kimlerin emek verdiği ve çaba harcadığı bilinmiyor. Oysa bu insanlar, en az bir manken ya da sporcu kadar bilinmeyi ve hatırlanmayı hak ediyorlar. Zamanın, bellekleri acımasızca ve geriye dönüşü olmayan bir biçimde aşındırdığı düşünülürse, gelecek dönemlerde hiç hatırlanmayacak ve hatta bilinmeyecek bu insanlar için tarihe bir not düşmek en azından, insanlık için gösterilmiş çabalara bir vefa borcudur. Bu kitap, radyo yayıncılığına ilgi duyan araştırmacılara, iletişim fakültesi öğrencilerine, radyo yayıncılarına ve radyo dinleyicilerine radyo tarihimizin farklı bir boyutunu sunar.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
BOSNA SAVAŞI SREBRENİCA KATLİAMI VE TÜRK ROMANI
Bu kitap; bilgi ve kurguyu, duygu ve gerçeği dengede buluşturan bir üslûba sahip. Sizi edebiyatın duygu yüklenmiş, engin denizinde hüzünlü bir yolculuğa çıkarıyor. Tarihin kılavuzluğunda ve gerçeklik anakarası ile bağınızı hiç kopartmadan yolculuk devam ediyor.
Bosna Savaşı’nı çok iyi bildiğimizi sanırken, aslında pek de bilmediğimiz gerçeğiyle, roman sanatı tahlili üzerinden bizi yüzleştirmesi, sarsıcı bir etki yaratıyor.
Edebiyatın mazlumların sesi oluşuna tanıklık ederek hafızamızı tazeliyor. Yakın tarihimizin en kanlı, en vahşi yöntemleriyle yaşanan; etnik soykırım maksatlı Bosna Savaşı’nın Türk romanındaki yansımaları irdeleniyor. İnsanlığın üç maymunu oynadığı tiyatro sahnesini, gözümüzün önüne seriyor.
Tarihin kaydettiği insanlık suçunu Türkiye’de edebî çerçevede bir “yaşam” hâline getiren “Bosna Savaşı Srebrenica Katliamı ve Türk Romanı” mutlaka okunması gereken önemli kaynaklardan biri.
Bir soykırımın anatomisini çıkaran Demet Yener’in bu kitabı ile tarihi bir yolculuğa çıkmaya hazır olun…
Gülcan Havva ERASLAN
₺380,00
KİTAP TANITIMI
AŞK FİLMLERİNDEN DİVAN ŞİİRİNE, KARPUZ KABUĞUNDAN HALK ŞİİRİNE BAKMAK
Sinemayı kavramak, kavramsallaştırmak ve toplumsal yapılardaki değişimi sinema üstünden okuyabilmek için sinemanın etkileşime girdiği yapılar ve kurumlarla sinema arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ile ilgili fikir yürütebilmek önemlidir. Sinema sanat disiplini, kültür endüstrisi ürünü ve kitle iletişim aracı/ortamı olarak hayattaki diğer her şey gibi, hayattaki diğer her şey ile etkileşime girebilir- ki girmektedir.
Bu çalışma Türk sinemasında merkez ve çevrede sinemanın temsilini çözümlemek için seçtiği iki filme merkez ve çevrede bağımsız sinema/sanat sineması arasındaki fark, sinemanın tanımı ve tarihçesi; biçimi ve içeriği; sanatçıların ve sanatı alımlayanların kimlikleri; sanatın topluma aktarımı; sanatın iktidar ile ilişkisi ve modernleşme kavramları bağlamlarında odaklanırken merkez ve çevre tartışmasını öncelikle Türk sanatları içinde merkez ve çevre farkının en belirgin alanlardan biri olan edebiyat üstünden inşa eder.
Birbirinden farklı gibi görünen halk şiiri ile divan şiiri, bağımsız sinema ile sanat sineması arasındaki mesafeleri sorgulayan çalışma, yöntem olarak tarihsel analiz ve betimleme analizi gibi, tikelden tikele değer yargısı aktarmak olarak tanımlanan analojiyi de benimser. Böylece çalışma sınırlılıkları gereği değişmez bir genel yargıya ulaşmaktan çok, Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni ve Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmlerini örnek filmler olarak seçerek bu filmler üstünden merkez ve çevre tartışmasına katkı sunmayı, tartışma için yeni ve genişletilebilir alanlar açmayı ve okuyucusuna cevaplar sunmaktan çok sorular sordurtmayı hedefler.
KİTAP TANITIMI
Türkçe Öğretimi -2
Bu kitap Yükseköğretim Kurulunun hazırladığı eğitim programı esas alınarak meydana getirilmiştir. Kitap üniversitelerin eğitim fakültelerinde lisans ve lisansüstü çalışma ve derslere kaynaklık edecek bilimsel bir yapıdadır. Özellikle Türkçe öğretiminin amacı, önemi, temel dil beceri kavramlarının titizlikle ele alınması gerektiği çağımızda bu kitabın öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanıcılarına yol göstermesi amaçlanmaktadır. Böylece alana farklı bir bakış açısı kazandırmak ve bireylerin Türkçe öğretimi ile ilgili akademik düzeyde bilgiye sahip olmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlıdan Cumhuriyete Arşiv Belgeleri Işığında BALYA TARİHİ
Bu kitap, Osmanlı Devletinin 16.yüzyılından günümüze değin Balya tarihi ile ilgili arşivlerimize yansıyan bilgiler üzerine bir şehir tarihi çalışmasıdır.
Kitapta, Balya adı ve kuruluşu, geçmişten günümüze Balyanın nüfus ve idari yapısı, coğrafi özellikleri, sosyo-ekonomik yapısı, sosyo-kültürel hayat, Balyada görev yapmış yönetici ve memurlar ile geçmişten günümüze Balya köyleri başlıklarında Osmanlıdan Cumhuriyete arşiv belgeleri ışığında Balya tarihi incelenmektedir.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
BEŞİKDÜZÜ İLÇESİNİN COĞRAFYASI
Trabzon ilinin batısında yer alan Beşikdüzü, alan bakımından ilin en küçük ilçelerinden biri durumundadır. Bununla birlikte 1940’lı yıllardan beri çevresindeki yerleşim birimleri için eğitim merkezi olmasıyla dikkat çekmektedir. Eğitim fonksiyonu ilçenin sosyokültürel ve sosyoekonomik gelişimini etkileyerek, eğitim dışındaki hizmet sektörlerinin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Coğrafi bakış açısıyla hazırlanan bu çalışmanın birinci bölümünde, ilçenin jeomorfolojik, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü özellikleri ile bunların beşeri faaliyetlerle ilişkisi konuları üzerinde durulmuştur. Nüfusun geçmişten bugüne değişim ve gelişimi, nüfus hareketleri, nüfusun sosyal ve ekonomik nitelikleri ile yerleşme şekilleri ve yerleşmelerin dağılışları gibi konular ikinci bölümde ayrıntılı olarak değerlendirilirken, üçüncü bölümde tarım, hayvancılık, ticaret, ulaşım, sanayi ile turizmden oluşan ekonomik faaliyetlerin mevcut durumu ve özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise doğal, beşeri ve ekonomik coğrafya özellikleri açısından genel bir değerlendirme yapılarak temel sorunlar ve bunlara yönelik çözüm önerilerinin yanı sıra ilçenin güçlü ve zayıf yönleri özet olarak sunulmuştur.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Çeviri Proje Yönetimi
Çeviri doğası gereği bir süreçtir. Farklı aktörlerin, iş dizilerinin ve sorumluluklarının yer aldığı bu süreç, çeviri eğitiminin, özellikle uzmanlık alan çevirisi derslerinin temelini oluşturmaktadır. Bu kitabın amacı çeviri projesinin temel aşamalarını genel hatlarıyla özetleyerek planlama, organizasyon, iş bölümü, kontrol ve kalite süreçleri ile aktörlerin temel işlevleri hakkında giriş seviyesinde bilgi vermektir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kredi Tahsisi ve Ticari Kredi Taleplerinin Değerlendirilmesi
Bu kitabın amacı firmalara, yükselme sınavlarına hazırlanan bankacılar ile eğitimine devam eden bankacı adaylarına kavramsal ve pratik uygulama örnekleriyle kredi sürecini bütünsel bir şekilde aktarmaktır. Teorik çerçeve ve mevzuat okuyucuyu sıkmayacak bir bağlamda ele alınmıştır. Teknolojik bir bakış açısı ile, kitapta yer verilen mevzuatın güncel haline kolaylıkla erişilebilmesi için QR bağlantılara da yer verilerek okuyucu dostu yapı pekiştirilmiştir.
Kitabın bölümlendirmesinde ise kredilendirme sürecinin baştan sona dek izlenmesini sağlayacak bir yaklaşım izlenmiştir. Türk bankacılık sistemine genel bakışın ardından, kredilerle ilgili temel kavramsal çerçeveye yer verilmiş, kredinin tanımı, öğeleri, kredi gereksiniminin nedenleri, kredilendirmenin iktisadi etkileri ve kredi kaynakları açıklanmıştır. Üçüncü bölüm, literatürde farklı şekillerde ele alınan kredilerin sınıflandırılmasına ayrılmıştır. Kredi taleplerinin değerlendirilmesine dair teorik ve pratik bilgilere yer verilen dördüncü bölüm, istihbarat ve finansal analiz olmak üzere iki alt bölümden oluşmaktadır; kredi istihbaratının ilkeleri, kapsamı ve kaynakları ile mali tablolar üzerinden yapılan temel analizler ve bunların yorumlanmasına ilişkin bilgiler okuyucuya yalın bir dille sunulmuştur
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Reflections of Modernism in British Literature
This book, comprising four chapters, seeks to enrich British Literature studies by providing a new perspective on modernism. It brings together both prominent figures and less-known voices of the movement. Through the works of Keats, Yeats, Shaw, Woolf, and Beckett, it offers distinctive examples of modernism in British poetry, drama, and novel, making valuable contribution to the field.
KİTAP TANITIMI
Kars Halk Kültüründe Geçiş Dönemleri
Binlerce yıllık sürecin kendini gerçekleştirme imkânı bulduğu bir coğrafyaya okuyucusunu taşıyacak olan bu kitap, bir süreliğine sizi kentin dışına çıkaracak, koyun postuna sarılan kadınlarla, saçlarının miktarı kadar altın verilen çocuklarla karşılaştıracak, insan-doğa dostluğunun derin ve anlamlı birlikteliğine tanık tutacaktır. Gösterişli binalara sıkışmış evlilik törenlerinden, baby shower partilerden ve ölümde dahi görülemeyen sözde dostluklardan bir süreliğine uzaklaşmak isteyenlerin; ritüellerin tarihsel ve toplumsal boyuttaki arka planını öğrenmek isteyenlerin okuyabileceği bir kitaptır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
ULUSAL AYNAYI OLUŞTURAN KADINSILIK SIRLARI
Kitap ulusların/devletlerin inşasında kadınların varlığını görünmez kılan bakış açılarına alternatif üreterek, Kemalist modernizasyon sürecinin ikinci ayağını oluşturduğu düşünülen 1946-1960 döneminde Türk Sinemasında ulusçuluğun kadın dolayımıyla nasıl yeniden üretildiğine bakmayı amaçlar. Her şeyden önce 1946-1950 yılları, daha önce yeterince anlatılmamış, değinilmemiş, konu ve eğilimler arasındadır. Oysa bu yıllar, Cumhuriyet Halk Partisinin içinden türeyen Demokrat Partinin kurulduğu ve siyasette belirginlik kazanmak için sağlam temeller attığı yıllardır. Kemalist modernizasyon süreci sonrası bir geçiş dönemi olarak betimlenebilen ve çok partili sisteme geçişin ilk nüvelerinin atıldığı yıllar olan 1946-1950 dönemi çalışmanın kapsamına dahil edilir. Bu bağlamda siyasal tarih sürecinde 1950-1960 dönemi sınırlamasından ziyade, 1946-1960 dönemi sınırlaması kültürel, politik ve ideolojik dinamiklerin saptanması açısından önemlidir. Öyle ki, günümüz Türk Sinemasındaki ulusçuluk söyleminin irdelenmesinde bu dönemin dinamiklerinin farklı bir anlatıma katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Geleneksel Yayıncılıktan Dijital Yayıncılığa “Televizyon Mecrası”
Televizyon yayıncılığı, görsel ve işitsel özellikleri bir arada barındırmasıyla medyanın görünürlüğünü sağlayan güçlü bir alanı teşkil etmektedir. Bu alana dair yürütülen bilimsel çalışmalar ise, akademik yayınlarda ayrıca öne çıkmaktadır.
Nitekim bu kitapta da, televizyon yayıncılığının gerek geleneksel medyadaki gerekse dijital platformlardaki mevcudiyeti ele alınmaktadır ve her biri özgün içerikler olan güncel çalışmalar eşliğinde, literatüre yeni bir katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyenlerin ve alanında uzman kişilerin katılımlarıyla hazırlanan kitap, aynı zamanda televizyon alanında sürdürülecek olan yeni çalışmalar için kaynak niteliği taşımayı hedeflemektedir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
VII. ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ KONGRESİ BİLDİRİ KİTABI
Goethe’nin “Ulusal edebiyat artık bir şey ifade etmiyor, dünya edebiyatının zamanı geldi, herkes bu dönemi hızlandırmak için buna katkıda bulunmak zorundadır” demesinin üzerinden yaklaşık iki yüz yıl geçti. Goethe ortaya atmış olduğu “dünya edebiyatı” kavramı ile edebiyatlar arasındaki iletişimi ve etkileşimi vurgulamak istemişti. Bu bir bakıma dünya kültürü anlamına geliyordu ve insanlık kültürünün bir üst basamağıydı. Sadece edebiyatlar arasındaki etkileşim değil, ortak bir duygu birliği geliştirme yolunda da önemli bir adımdı dünya edebiyatı.
Karşılaştırma her zaman bilimlerin bir yöntemi olmuştur. Bu bağlamda yüzyılımızın başında edebiyatlar arasındaki alışverişe dikkat çeken çalışmaların yoğunluğu göze çarpar. Toplumların birbirleri hakkındaki yorumlarını ortak bir buluşma noktasına doğru hareketlendiren bu çalışmalar sadece edebiyat alanıyla sınırlı kalmayıp, psikolojiden sosyolojiye, tarih biliminden antropolojiye ve genel anlamıyla kültür bilimlerini kapsamaktadır. Günümüze bakıldığında edebiyatlar, dolayısıyla kültürler arası iletişime daha çok ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Eskiden uzakta olanlarla karşılaşmalar gündelik hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Ötekileştirme, önyargı oluşturma veya belli gruplar hakkında oluşturduğumuz basmakalıp düşüncelerin yön verici etkisi hayatımızın her alanına yansımaktadır. Bir yandan küresellik iddiaları sınır tanımayan bir hareketliliğe olanak tanırken, diğer yandan farklılıkları ön plana çıkararak yerelliğin bir zenginlik olarak korunması çabaları dikkat çekicidir. Bu çok farklı kültürlerin karşılaşmalarında kimlik konusu da önemli bir sorunsal olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendi kültürünü koruyarak, diğer kültürü anlama deneyimleri yüzyıllardır yaşanan toplumsal çabalardan biridir. Komşularla ilişkiler kültürel zenginlik anlamına gelebileceği gibi, gerilimli bir ilişkiyi de ifade edebilir.
10-12 Ekim 2018 tarihlerinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde düzenlemiş olduğumuz VII. Uluslararası Karşılaştırmalı Edebiyat Bilimi Kongresi çerçevesinde sunulan bildiriler de edebiyatlar ve kültürlerarası ilişkileri gösterme ve yorumlama girişimi olarak alana katkıda bulunma çabasının bir ifadesidir.
Yazarlar: Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, Prof. Dr. Meral Ozan, Doç. Dr. Abdurrahman Kolcu, Doç. Dr. Hasan BAKTIR, Doç. Dr. Vehbi Ünal, Doç.Dr. Bekir Zengin, Ahmet ÜNGÜDER, Alla Serdiuk, Arzu ÖZYÖN, Ayhan Tek, Ayşe Nur Özdemir, Burcu Narda Yurtseven, Canan AKBABA, Ceren Kahraman, Derya Ersöz, Derya Koray Düşünceli, Dilek SAKAROĞLU, Dr. Berna USLU KAYA, Dr. Emin ONUŞ, Dr. Müge GÖNCÜ, Dr. Öğr. Ü. Emel Erim, Dr. Öğr. Üyesi Hatice EŞBERK, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Semerci, Dr. Zennure Köseman, Duygu Özakın, Ebru Ceker Gündogdu, Efsane Huseyin, Emel Özkaya, Emine ZEYTUNLU, Erdal BARAN, Fatma Kahraman, Filiz İlknur Cuma, Gonca GÜVEN AKIN, Hamza KUZUCU, Kamran Ahmadgoli, Khallieva Gulnoz Iskandarovna, Medina Karahan, Mehmet Emin PURÇAK, Meryem Koyun, Nevzat KAYA, Nihan ATLI, Onur ÖZCAN, Öğr. Sevgi Kamışoğlu, Öğrt. Gör. Dr. Reyhan İsmet Özsarı, Özge Sinem İMRAĞ, Özlem ULUCAN, Seçil YÜCEDAĞ, Seçkin SARPKAYA Sibel Baran, Sona Jafari Nasab, Sultan Dilek GÜLER, Tülinay Dalak, Ünal KAYA Veysel LİDAR, Yusuf Ziyaettin Turan, Zeliha DURAN, Zeliha ÖZTÜRK
₺890,00
KİTAP TANITIMI
KARAYOLU YÜK TAŞIMACILIK SİGORTALARI VE KULLANIMI
Karayolu taşımacılık sektöründe kazalar ve diğer riskler sebebi ile sigortanın büyük bir önemi vardır. Karayolu taşımacılığı, eşyanın taşımacıya teslim edildiği yerden varış noktasına karayolu alt yapısı kullanılarak yapılan taşıma şeklidir. Bu kitap Türkiyede karayolu lojistik ve sigorta sektörlerini sentezleyerek; bu konudaki boşluğu dolduran önemli bir akademik araştırmadır. Yazarın sigorta sektöründeki bilgi birikimi ve tecrübelerini aktararak hazırladığı Karayolu Yük Taşımacılık Sigortaları ve Kullanımı Üzerine Bir Araştırma kitabı konuyla ilgilenen her kesimin dikkatle okuması gereken bir çalışmadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-2
Bu çalışma, “Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-1” ismiyle yayınlamış olduğumuz çalışmanın devamı niteliğindedir. İlk kitabımızda, hayatın bütün alanlarının yaşanabildiği bir sosyal medya mecrası haline gelen Youtube’u siyasal toplumsallaşma, yalan haber ve deepfake, retorik ve argümantasyon, Youtuberlık, mizah, göç, çalışma alanı olarak Youtube ve akademik çalışmalarda Youtube bağlamları üzerinden değerlendirmiştik. Herkesin kendinden bir şeyler bulduğu ve farklı içeriklerin takip edildiği Youtube konusuna ilişkin akademik camianın ilgisi yüksek oldu. Bu sebeple yine hayatın ve akademinin farklı alanlarına ilişkin oldukça ilgi çekici metinler bir araya geldi. Youtube’da dini cemaatler ve tarikatlar, Youtube videolarında militarizm, toplumsal cinsiyet ve kadın Youtuberlar, Youtube’da siyasal katılım ve İstanbul yerel seçimleri, uluslararası medya ve +90 Youtube kanalı, Youtube gazeteciliği, Youtube’da içerik pazarlaması, Youtube’a taşınan emlak sektörü ve girişimcilik ekseninde Youtuberlık değerlendirmelerinin yer aldığı “Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-2” isimli çalışmamızın akademiye katkı sunmasını temenni etmekteyiz.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Canlandırma Sanatının Doğuşu, Öncüleri Ve Kullanım Alanları
Canlandırma sanatı, ortaya çıktığı ilk dönemlerden günümüze kadar teknolojik ve estetik dönüşümler geçirerek gelişimini sürdürmüştür. Bu çalışma, canlandırmanın temelini oluşturan Zoetrope, Praxinoscope ve Phenakistiscope gibi optik oyuncaklardan başlayarak, alanın tarihsel gelişimini ele almaktadır. Ayrıca çalışmada James Stuart Blackton, Winsor McCay, Fleischer Kardeşler ve Walt Disney gibi öncü isimlerin canlandırma sanatına kazandırdığı yenilikler incelenmekte; günümüzde hâlâ kullanılan pek çok tekniğin kökenlerine ışık tutulmaktadır. Çalışmanın son bölümünde ise canlandırmanın yalnızca sinema ile sınırlı olmayan yapısı değerlendirilerek eğitimden reklama, bilgisayar oyunlarından sanal gerçekliğe kadar uzanan geniş kullanım alanları ele alınmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, Bahao
Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, Mustansar Hüseyin Tarar’ın mitolojiyle tarihi, gerçeklikle efsaneyi ustalıkla harmanladığı benzersiz bir anlatı sunar. Kayıp Sarasvati Nehri’nin izinde ilerleyen roman, İndus Vadisi Uygarlığı’nın karanlıkta kalan yönlerini, eşsiz bir estetikle görünür kılar. Proto-Dravidce’den Urducaya uzanan anlatım dokusu ve Tarar’ın cesur biçimsel tercihleri, okuru hem kadim bir dünyanın içine çeker hem de kültürel hafızanın derinliklerinde dolaştırır.
Ghaghara Nehri kıyısında yaşayan romanın başkarakteri Paruşni, hem köyün sıradan bir sakini hem de sorgulayıcı ve direnen bir figürdür. Eser, bir nehrin kuruyuşuyla birlikte sarsılan bir toplumun acısını, direncini ve umudunu taşır. Tarar’ın çarpıcı üslubu, geçmişin bu kayıp coğrafyasını bugünün çevresel ve toplumsal kırılmalarına bağlar. Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, hem unutulmuş bir medeniyetin hem de insanlığın değişmeyen kaderinin izini süren, etkileyici ve evrensel bir roman.
₺470,00
KİTAP TANITIMI
Ben Bir Ara Cemal Süreya Şiirinde Poetik Sadakat
Şiirin bir “kişilik” sorunu olduğunu belirten, bireysel bir poetika kurma kaygısı içinde olan İkinci Yeni şairlerinin poetik çabalarını, onların kendinden menkul fikirleri ve şiirleri ekseninde incelemek, İkinci Yeni ve poetika konuları bakımından özgün ve yeni yaklaşımlara kapı aralayabilir.
Elinizdeki kitap, İkinci Yeni şiirinin “kurucu bilinci” olarak değerlendirilen Cemal Süreya’nın poetikasıyla şiirleri arasındaki mütekabiliyet ilişkisini “poetik sadakat” kavramsallaştırması temelinde incelemeyi konu edinir. Çalışmada, Cemal Süreya’nın şiirlerinde kendi poetik görüşlerine ne ölçüde bağlı kaldığına ilişkin birtakım yorum ve değerlendirmelerden hareketle poetikasına sadakatinin düzeyi ve şiir estetiğinin temellerinin ortaya konması amaçlanmıştır.
“Poetik sadakat” kavramsallaştırması ekseninde yapılan simetrik bir okuma, Süreya’nın modernist bir şiir estetiği kurabilmek konusunda kararlı ve tutarlı bir şekilde hareket ettiğini enikonu görebilme imkânı sunar.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Klasik Türk Şiirinde Yemin
Yeminin varlığı insanlığın varlığına hatta ilahi dinlerde daha öncesine uzanır. Zaman içerisinde değişik şekillere girse de insanların yemin etme nedenleri ve yeminin işlevleri değişmemiştir. Peki, Osmanlı şairleri niçin, nasıl ve neler üzerine yemin etmişlerdir? Bu soruların cevaplarını incelediğimiz onlarca divanda aramaya çalıştık. Aşk, hicran, özlem, sadakat, sitem, vefa ve vefasızlığın yeminlerle ifade edilmiş en güzel aynı zamanda özgün örneklerine Osmanlı şairlerinin şiirlerinde rastladık. Herhalde hiçbir sanatçı Osmanlı şairleri kadar yemini sanatla ve ince hayallerle buluşturmamış estetik bir anlayışla yoğurmamıştır. Okuyucular klasik Türk şiirindeki yeminle ilgili kullanımların yanı sıra yeminin anlam çerçevesi ve değişik kültürlerdeki tarihsel izlerini ana hatlarıyla bu çalışmada görebileceklerdir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE E-ÖĞRENME Gelişmeler ve Uygulamalar III
Önsöz’den
Dünya’da dijital eksen gelişip öğrenme M-Öğrenme ve U-Öğrenme gibi farklı boyutlara taşınırken, biz de akademisyenler olarak bundan bağımsız kalamayız. Çünkü eğitimdeki gelişmeler, eğitimde karar verici yöneticiler, eğitim teknologları, eğitim yöneticileri açısından çok daha hızlı bir şekilde gerçekleşmekte ve adaptasyon gerektirmektedir. Bir kitap çalışması kolay bir iş değil, sancılı olabiliyor. Kitabımızın birinci baskısında bazı ciddi hatalar bulunuyordu, bu yüzden düzeltilmiş gözden geçirilmiş yeni baskısıyla sunulmasının daha uygun olacağını düşündük.
KİTAP TANITIMI
Türk Hikâyesinde Din ve İnanç Algısı
İnsan ile birlikte doğan inanma ihtiyacı birey ve toplumların doğasının esasını oluşturur. Tarih boyunca insanların çeşitli dinlere ve inançlara bağlı bir hayat sürdürerek mana ve madde âleminde psikolojik doyum noktasına ulaştığı görülür. 19. yüzyılda Tanzimat Fermanı ile birlikte birçok alanda değişimler yaşanır. İnsan ruhunun özüyle ilişkili olan edebiyat sahası da bu dönemde toplum ve bireyin yaşadığı değişimlerden etkilenir.
Tanzimat Dönemi edebiyatı nesir sahasında birçok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaların ışığında hem edebî türler üzerinde hem de ele alınan konular hakkında yeni perspektifler ortaya çıkabilir. Türk edebiyatında din ve inanç olgusu eserlerde önemli bir yer teşkil etmektedir. Toplumun batının sosyal hayatına yönelmesiyle birlikte nesir türünde yazılan eserlerde; alafranga hayat, görücü usulü evlilik, basit aşk üçgenleri gibi konular ele alınır. Bu konuların yanı sıra din ve inanç olgusu da birçok hikâyede işlenmiştir. Bu dönemde yazılmış olan hikâyelerde İslamiyet ve Hristiyanlık dinine yer verildiği gibi Yahudilik ile kabile inançlarına ait izlerin de işlendiği görülmektedir. Bu kitapta Tanzimat Dönemi’nde (1839-1896) yayınlanmış olan yüz elli beş hikâye din ve inanç olgusu bağlamında irdelenmiştir. Türk hikâyesinin zeminini oluşturan eserler olarak kabul edilen Muhayyelât-ı Aziz Efendi, Müsameretnâme, Akabi Hikâyesi ve Hayâlât-ı Dil’den sonra Ahmet Midhat Efendi, Recaîzade Mahmud Ekrem, Nâbizâde Nâzım ve Samipaşazade Sezai’nin yazdığı eserler öncelikle olay örgüsü bakımından daha sonra ise din ve inanç esasları bakımından incelenmiştir. Hikâyelerde sırasıyla; İslamiyet, Hristiyanlık, Yahudilik, ilkel kabile inançları ve batıl inançlar ele alınmıştır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Kimlik ve Mizah
Fıkraların sizi sadece güldürmediğini, birey ve toplum açısından barındırdığı uzlaşmacı ve çatışmacı yönlerle nasıl düşündürmesi gerektiğini göstermesi açısından bu kitap il bazlı bir örneklemdir. Bu kitabı okuduktan sonra hiçbir fıkra sizi sadece güldürmeyecek aynı zamanda fıkrayı anlatan kişiden fıkradaki tarih, yer, olay, kimlik uyum, uyumsuzluk gibi kavramların zihninizde çatışmasına imkân verecektir. Toplumsal dinamiklerin fıkralar özelinde hayatımızda ne şekilde yer ettiğini ve bir sözün fıkrada ne kadar derin bir anlam kazandırdığını görmek için bu kitap iyi örneklerden biridir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türk Cumhuriyetleri
Bağımsızlığının 30. yılını kutlama sürecindeki Türk Cumhuriyetleri Kafkasya, Hazar ve Orta Asya’nın çevre ülkeleri olarak 1991’de Sovyetler’in dağılmasıyla siyasi ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Soğuk Savaş sonrasında bağımsızlıklarını kazanan Türk devletleri bu geçiş sürecinde bir yandan liberal demokratik bir siyasal sistem kurmak ister iken diğer yandan ulusal ölçekte kendine yeten, serbest piyasa ekonomisine geçiş yaparak uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmeyi amaçlamışlardır. Türk Cumhuriyetleri merkeze bağımlı federal bir siyasal sistemden özerk bir millî devlet yapısı inşasına yönelmiştir. Bu süreçte, Türk Cumhuriyetleri’nde post-kolonyal ülkelerinde görülen siyasi, ekonomik, sivil ve askeri trajedi ve çatışmalar da yaşanmıştır (Çeçenistan, Karabağ, Kırgızistan, Tacikistan). Türk Cumhuriyetleri açık deniz ve uluslararası pazarlara doğrudan ulaşma imkânlarının çok kısıtlı olmasından dolayı uluslararası dünya sistemiyle bütünüyle entegre olma ve siyasal egemenlik haklarından tam olarak yararlanamamışlardır. Bu sebeple Rusya, Çin, Ermenistan ve İran gibi bölgesel hegemonik ülkelerin siyasi, mali ve askeri etkisini dengelemekte güçlük yaşamışlardır. Bölgedeki Türk devletleri sahip oldukları zengin doğal kaynakları, jeopolitik kısıtlılık, karşıt bölgesel hegemonik güçlerin baskısından dolayı da ABD, AB, Hindistan, Pakistan, İsrail ve Türkiye gibi ülkelerin de sınırlı siyasi, ekonomik ve askeri desteklerini alabilmişlerdir. Bu devletler ulusal devlet, uluslararasılaşma, bölgeselleşme ve küreselleşme süreçlerini aynı anda yürütmek zorunda kalmalarından dolayı yapısal çelişkilerle karşılaşmışlardır. Rusya, Avrasya coğrafyasında çevre ülkesi olan bu ülkelerin ABD, AB ve NATO gibi küresel hegemonik güvenlik ve ekonomik merkezli kurumlarının üyesi olmalarını engellemek istemiştir. Rusya, Putin ile dış politikasında Avrasya politikasına yönelerek-eski SSCB- yakın çevre ülkeleriyle BDT, Kollektif Güvenlik Örgütü, Hazar İş birliği Örgütü ve Avrasya Ekonomik Birliği’ni kurmuştur. Küresel hegemonik dengeleme için de Çin ile Şanghay İş birliği Örgütü’ne Türk Cumhuriyetleri de üye yapılarak Avrasyacılık stratejisi uygulamaktadır. Merkezi Asya’nın Türk Cumhuriyetleri; Türkiye ile Türk Konseyi gibi benzeri ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel ilişkilerini Türk devletler sistemini, Türk devletler toplumunun dayanışmasını güçlendirmek için iş birliğini sürdürmektedirler. Türk devletleri kavşak-geçiş ülkesi olarak Avrasya’da farklı bölgesel ekonomik, siyasi ve güvenlik iş birliği örgütlerinin üyesi olarak bölgesel ve küresel güçlerin çıkarlarını dengelemeye çalışmaktadırlar. Bu bağlamda fonksiyonel bir bölgesel alt sistemin oluşmasını istemektedirler. Altyapı yatırımlarıyla eski ipek yolu coğrafyasının transit hava, otoban, demiryolu ve gemi taşımacılığı ile mal-hizmet ve insan seyahatinin sağlanması Türk devletleri uluslararası sistemle bütünleşmiş olmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla Türk devletleri, Kafkasya ve Orta Asya bölgesinde doğu-batı ve kuzey-güney ulaşım koridoru ile ekonomik derinlikli çok bölgeli hinterlandında jeopolitik derinliğinden yararlanarak barışçıl bir düzen oluşumuna katkı yapmış olacaktır.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Sarah Kane’s Anti-Oedipal Theatre
Postdramatic Theatre, by its very nature, is anti-Oedipal. It resists the restrictive codes of the existing theatrical tradition concerning stage and audience in oedipal axis. it aims to cleanse theatre from the unhealthy, poisonous inscription on the theatrical body so that theatre can be inclusive rather than exclusive, welcoming new experimental dramatic forms. Although many playwrights, starting with Beckett, Artaud, Osborne, may perhaps fall in this category, who could have thought Sarah Kane, labelled as an underrated, naïve young dramatist, could be by far its most extreme representative? Despite her young age, she systematically and strategically de-territorializes the stage and society, deeply sicked by the ossified principles of the oedipal institutions, from her earliest play, Blasted to the last one, 4.48 Psychosis. Kane, like a clinician, diagnoses the problems which neuroticize the English stage. Blasting the blockage which prevents the free flow of desiring production in both stage and social body, Kane celebrates an anti-oedipal, psychotic stage in her plays. Offering an alternative reading of Sarah Kane’s plays from Deleuze and Guattari’s anti-oedipal perspective, this book invites readers to re-interpret the role of Kane and her drama.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
TKP’den Sonra Kadro Dergisinden Önce Şevket Süreyya (1928-1932)
Bu kitap tek-parti döneminde (1923-1946) Cumhuriyet’in eğitim ve ekonomi bürokrasisi içinde önemli görevler üstlenen ve aynı zamanda Kadro dergisini çıkarıp İnkılap ve Kadro metnini yayınlayarak siyaseten ve düşünsel olarak da etkili olmaya çalışan Şevket Süreyya Aydemir gibi önemli bir entelektüelin erken dönem biyografisine ışık tutmayı hedeflemektedir. Kitap, Şevket Süreyya’nın Türkiye Komünist Partisi’nden ayrılıp Türk İnkılâbı’nın hizmetine geçme kararını verdiği tarihi kendine başlangıç olarak almıştır. Onun Kadro dergisi çıkana kadar fikri gelişimini takip etmekte ve 1928-1932 kronolojisindeki dergi ve gazetelerdeki yazılarını, raporlarını ve yayınladığı kitapları analiz etmektedir. Kitap; Aydemir’in Hayat, Muhit dergileri ile Hâkimiyeti Milliye gazetesindeki yazılarının, Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti bünyesindeki çalışmalarının ve yayınlarının bir değerlendirmesini içermektedir. Bu bağlamda çalışma, “sabık bir komünist” olarak Şevket Süreyya’nın Türk İnkılâbı’na eklemlenme ve uyumlanma süreci ile Kadro dergisinde kapsamlı olarak formüle edeceği devletçi, materyalist ve sosyal milliyetçi kalkınma ideolojisinin olgunlaşma safhalarını ele almaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Alışveriş Merkezlerinde Sunulan Hizmetlerin Tüketici Davranışlarına Etkisi
Alışveriş merkezleri günümüzde sadece alışveriş yapmak için değil aynı zamanda sosyal ve kültürel aktivitelerin gerçekleştiği mekânlar olarak değerlendirilmektedir. Alışveriş merkezlerinde çeşitli eğlence mekânlarının ve aktivitelerinin var olması ve sunulan çeşitli ve kaliteli müşteri hizmetleri tüketicilerin zihninde AVM’ye yönelik olumlu düşüncelere yol açmaktadır. Tüketicilerin zihninde yaratılan olumlu etkiler onların alışveriş merkezine yönelik davranışlarını etkilemektedir. Bu nedenle, kitapta alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin (eğlence, müşteri hizmetleri) tüketici davranışlarını nasıl etkilediğini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Ayrıca, alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin tüketici davranışlarına olan etkisinde tüketicilerin alışveriş duygularının rolünü incelemek çalışmanın diğer amacını oluşturmuştur. Başka bir ifadeyle, tüketici duygularının tüketici davranışlarına ne derecede yön verdiğini incelemek çalışmaya özgünlük kazandırmıştır. Elde edilen bulgular alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin AVM ziyareti, satın alma niyeti, sadakat ve ağızdan ağıza iletişim gibi tüketici davranışlarını olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Buna ek olarak, AVM’de sunulan hizmetlerin tüketici davranışları üzerindeki etkisinin yüksek seviyede zevk ve uyarılma duygularına sahip tüketicilerde daha güçlü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
KİTAP TANITIMI
Şüphecilik Bağlamında Sosyal Ağlar ve Reklam
Son yıllarda sosyal ağ sitelerinin çeşitlenmesi, kullanıcılar tarafından yaygın bir şekilde kullanılması ve çevrimiçi reklam gelirlerindeki hızlı büyüme beraberinde sosyal ağ reklamcılığının bir trend haline gelmesine neden olmuştur. Öte yandan sosyal ağ reklamcılığının popülaritesi ve bu reklamların tüketici tutumları üzerindeki gücü ve etkinliği ise reklam uygulayıcılarının bu reklamları sıklıkla kullanmalarını gerekli kılmıştır. Dolayısıyla reklam uygulayıcılarının, tüketicilerin sosyal ağ sitelerinde yer alan reklamlara yönelik yaklaşımlarını, gösterdikleri tepkileri ve bu tepkilere neden olan parametreleri saptamaları gerekmektedir. Tüketicilerin reklamlara yönelik verdiği tepkilerden biri de şüpheci yaklaşımdır. Reklama şüphe duyan tüketici, çok büyük bir ihtimalle markaya güven duymayacak ve reklamı izlemekten kaçınacaktır. Söz konusu durum markaların reklam çabalarının ve maliyetlerinin boşa gitmesine neden olacaktır. Bundan dolayı sosyal ağ sitelerinde yer alan reklamlara yönelik şüpheciliğin öncülleri belirlenerek reklam tasarımlarının yapılması gerekmektedir. Bu bağlamdan hareketle kitapta, şüphecilik temelinde sosyal ağlar ve reklamlar ele alınmaktadır. Diğer taraftan kitapta, teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı bir araştırma gerçekleştirilerek sosyal ağ sitelerinde yer alan reklamlara yönelik şüpheciliğe neden olan değişkenler detaylı bir biçimde incelenmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası Hukuk Bağlamında İnsanlığın Ortak Mirası: Antarktik Doğal Kaynaklarının Küresel Yönetimi Örneği
Ortak miras kavramının tarihsel gelişimi ve temel prensiplerinden yola çıkan bu araştırmada Antarktika’nın ortak miras olarak kabulü uluslararası hukuk kapsamında değerlendirmeye alınmıştır. Kıtanın doğal kaynak rezervleri ve potansiyeli hem canlı kaynaklar hem de mineraller açısından ayrıntılı olarak incelenmiştir. Antarktik kaynakların kullanımına yönelik mevcut hukuki düzenlemeler ve devletler arasında kurulan uluslararası iş birliğinin aşamaları tarihsel sırayla detaylandırılmıştır. Kıta çevresini korunmasının küresel açıdan gerekliliği ve gelecek nesillere etkisi bilimsel verilere dayandırılmıştır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı uluslararası hukukun bir parçası olarak ortak miras kavramını Antarktika örneğinde değerlendirirken, kıtanın doğal kaynaklar açısından önemini ve hukuki düzenini ayrıntılı olarak ele almaktır. Türkçe literatürde kıtanın uluslararası yönetimini sağlayan Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nin inşa edilmesine ve işleyişine dair kapsamlı bir kaynak bulunmadığından bu sistemsel gelişim sürecinin ortak miras kavramı ve uluslararası hukuk kapsamında detaylandırılması ayrıca önemlidir. Ayrıca bu çalışmada devletlerin şekillendirdiği Antarktika siyaseti uluslararası ilişkiler bağlamında da değerlendirilerek kıta sisteminin geleceğinin yorumlanması amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Haremeynü’ş-Şerifeyn ve Bağlı Birimlerine Ait Gelir Ve Masrafları İhtiva Eden 1175 Nolu Vakıf Muhasebe Defteri
Haremeyn, Mekke ve Medine şehirlerini birlikte ifade eden bir tabirdir. Ayrıca Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Kudüs de bu kapsama dahil edilerek sınırları çizilen bölge Haremeynü’ş-Şerifeyn olarak zikredilmeye başlanmıştır.
Yardımlaşma ve dayanışmanın sosyal devlet olabilme ve dini vecibelerin bir gereği olarak varsayıldığı Osmanlı toplumunda vakıf müesseseleri tesis etmek her zaman önem arz etmiştir. Ayrıca Müslümanlar için kutsal sayılan ve dini vecibelerini ifa ettikleri Haremeyn Bölgesi’nde de hâkimiyet tesis etmek bütün İslâm Devletleri’nin ideali olmuştur. Bu bölgeye hizmet etmek için adeta yarış içerisinde olmuşlardır. Bölgede imar-iskân, hacıların su, güvenlik ve barınma ihtiyacının karşılanması ayrıca bölgede görev yapan cami hizmetlileri, hademeler ve orada yaşayan fakirlerin ihtiyaçlarını karşılama maksadıyla Anadolu ve Rumeli merkezli çok sayıda Haremeyn vakfı kurularak bölgede hâkimiyetin idamesine çalışılmıştır. Padişahların, valide sultanların, şeyhülislam, kazasker vb. devlet ricalinin yanında, halktan çok sayıda şahsın da bu vakıfların kurulmasına ve yaşatılmasına ayrı bir ehemmiyet verdiği aşikârdır.
Bu çalışmada Mekke-Medine-Kudüs için kurulan Haremeyn vakıflarının H.1016/M.1607 tarihindeki gelir ve gider masrafları ele alınmıştır. Önemli bir yekûn tutan muhasebe verilerinden hareketle bölgenin ve burada yaşayanların Osmanlı idarecileri tarafından her koşulda korunup kollandığına, iaşe ve ianeleri için hiçbir masraftan kaçınılmadığına ilişkin çıkarımlarda bulunmamız mümkündür.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Digital Transformation In Education
Development in digital technologies changed the way information is generated and communicated to the others in all domains of social life. The most significant impact of digitalization has been on education owing to digital instruments which altered the nature of educational practices drastically. The outbreak of the pandemic fostered and accelerated the integration of digital technologies into the educational ecosystems and with the boost of digital technologies, digital skills and competences became the most significant priorities of 21st century. Shareholders of educational institutions had to equip themselves with essential skills and competences to optimize the use and benefits of digital technologies applied in educational contexts. Keeping pace with the latest developments in digital technologies has been perceived as a significant priority for educational institutions, which paved the way for digital transformation in education. Digital transformation contributed to educational practices in such ways as providing adaptability and flexibility, individualization of learning, real time continuous feedback and self-directed learning. This study aims at presenting a consistent and comprehensive view for the phenomenon of digital transformation in education.
₺325,00