KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Posthüman Ekofeminizm
₺340,00 -

Yeni Medya ve Sanal Diplomasi
₺380,00 -

VATANDAŞLIK EĞİTİMİ ÜZERİNE
₺275,00 -

Uluslararası İlişkilerin Yeni Güç Rekabet Sahası: Siber Uzay
₺550,00 -

TÜRKİYE’DE EKSTREM KURAK VE NEMLİ DÖNEMLER (1951-2018)
₺325,00 -

Türk Romanında Kimlik Problemi (1980-2000)
₺715,00 -

Trablusgarp Savaşı’nda Hilâl-İ Ahmer Cemiyeti (1911-1912)
₺340,00 -

The Belt and Road Initiative: Transforming Eurasian Space
₺380,00 -

TARİHÎ TÜRK LEHÇELERİNDE OK EDATI
₺300,00 -

Stratejik Planlama ve Stratejik Pazarlama Planı Hazırlama Rehberi
₺210,00 -

Sosyal Bilimler Çerçevesinde Güncel Araştırmalar
₺975,00 -

Sinemada Kurgu ve Anlatı İlişkisi Ümit Ünal Filmlerinin Analizi
₺325,00 -

Sanat Musahabeleri “Guyau”nun sanat hakkındaki eserlerinden parçalar”
₺195,00 -

Risk Yönetimi Çerçevesinde Dağıtım Ağı Operasyonel Risklerinin İncelenmesi
₺300,00 -

Postmodern Çağda Toplumsal Kimlikler
₺420,00 -

Örgütlerde Eğlence, Mizah ve Oyun
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Görsel İletişimde Disiplinlerarası Yaklaşımlar
İçinde bulunduğumuz 21. Yüzyılın ortaya çıkardığı teknoloji, üretim süreçlerini kökten değiştirmiş ve insanları büyük veri yığınları ile baş başa bırakmıştır. İnsanlara her yönden gelen verinin, enformasyonun ve bilginin insan tarafından algılanması ve buna göre bir davranış ortaya koyması kültürün şekillenmesinde önemli bir boyut haline gelmiştir. Ortaya çıkan hızın getirisi, görsel kavramını hayatımızın her alanına sirayet ettirmiş ve iletişimin en önemli yapı taşlarından birisi haline gelmesine yol açmıştır. Tarih, turizm, sanat tarihi, grafik tasarım, sinema, radyo ve televizyon, halkla ilişkiler ve diğer sosyal bilimlerin alanları ile sanat disiplini içinde bulunan diğer tüm alanların bir arada ve ilişkili düşünülmesi ve yapılan çalışmalarda birbirlerine kesişim noktaları üzerinden disiplinlerarası bir yaklaşımla bilimsel çalışmaların yapılması, bu kitabın ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Büyükşehir Belediyeleri Yönetiminde Güncel Tartışmalar
Belediye meclisi, belediye başkanını engelleyebilir mi?
Muhtar, belediyeden maaş alır mı?
Belediye bütçesinden anket harcaması yaptırabilir mi?
Başkanla encümen arasında anlaşmazlık olursa ne olur?
Belediyeler kısmi zamanlı personel çalıştırabilir mi?
Belediye başkanı diğer kamu kurumlarından yönetici transfer edebilir mi?
Belediyede çalışan bir kişi belediye şirketi yönetim kurulu üyesi olabilir mi?
Belediye, kurulmuş bir şirketi satın alarak da şirket kurmuş olmaz mı?
Bir kişi birden fazla belediye şirketinde yönetim kurulu üyesi olabilir mi?
Arşiv araştırması ya da güvenlik soruşturması yapılmadan personel çalıştırılabilir mi?
Belediye şirketi, belediyeden borç alabilir mi?
Sayıştay belediye şirket yöneticilerine kamu borcu (zimmet) çıkarabilir mi?
Meclis, bütçeyi reddederse ne olur? gibi sorular başta olmak üzere belediyeler ve büyükşehir belediyeleri yönetimi konusunda birçok tartışmalı konunun ele alındığı bu değerli eser, belediye çalışanları, araştırmacılar ve akademisyenlere değerli bir rehber niteliğindedir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
TANZİMAT DÖNEMİ TÜRK ROMANINDA MEKÂN
19. yüzyıl Osmanlı Devleti’nin Batılılaşmaya başladığı bir dönemi işaret eder. Bu dönemde Türk edebiyatının tanıştığı önemli edebî formlardan biri romandır. Romanın bu ilk örnekleri ülkede devam eden yenileşme hareketinin yerleşmesi ve hız kazanması amacıyla çoğunlukla halkı bilgilendirmek veya yönlendirmek için yazılmıştır. Bu dönem romanları üzerine farklı bakış açılarıyla yapılacak çeşitli okumalar roman türünün bizdeki gelişiminin yanı sıra Osmanlı aydınının bu süreci nasıl anladığı, yorumladığı ve beraberinde nasıl bir tutum sergilediği hakkında da önemli bilgiler verecektir.
Bu çalışmada roman türünün ve insanın var oluşunun iki temel vazgeçilmezlerinden olan zaman-mekân ikilisinden mekân kavramı üzerinde durulmaktadır. İnsanın var oluşunun çoğunlukla zaman üzerinden tanımlandığı bir dönemin ardından mekân kavramının öne çıkarılmaya başlandığı günümüzde birçok sosyal bilim kendi sahasını bu bakış açısıyla yeniden ele almaya ve inşa etmeye başlamıştır. Olayların ve çoğunlukla zamanın öncelendiği bir anlayışla kaleme alınan Tanzimat Dönemi romanlarında mekânın nasıl ele alındığı, yazarların mekânı nasıl algıladıkları, ne tür mekânlara yer verdikleri ve bunun ülkenin içinde bulunduğu süreçle olan ilgisi ve söz konusu sürecin aynı zamanda Osmanlı bürokratı olan yazarlar tarafından nasıl yönetildiği bu çalışmada ele alınan başlıca hususlardandır. Tanzimat Dönemi romanlarını bu açıdan ele alan müstakil bir araştırma olmadığından, bu çalışmamızın -başlangıcı ifade etmesi sebebiyle- aynı konuyu farklı dönemler için inceleyecek araştırmacılar için bir kıyaslama imkânı veya ortamı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
Money Laundering Phenomenon
Money laundering disguises illicit funds as legitimate wealth, fuelling crime and economic instability. As financial systems evolvespanning traditional banking, fintech, and digital assetsso do financial crime risks. AML Fundamentals, Banking Dynamics, and Digital Economy Expansion explores these complexities, equipping readers to detect, prevent, and combat financial crime. This edition expands its scope to include Anti-Bribery and Corruption frameworks, Machine Learning in AML Alerts, Digital Economy Expansion and AML/CTF.
Leveraging principles of risk-based approach and behavioural analytics, we advocate for a holistic approach to AML/CFT alert management that prioritizes high-risk transactions while minimizing false positives. We examine the integration of machine learning with human analysis, offering insights into enhancing AML alert efficiency and reducing false positives. The book covers few updates of new EU Package of laws and Regulations on AML.
Designed for compliance officers, bankers, policymakers, and academics, this book provides essential knowledge to navigate evolving financial crime threats and regulatory landscapes, fostering a more resilient financial ecosystem.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
ÇANKIRILI MECBÛR EFENDİ DÎVÂNI
Osmanlı Devleti’nin en uzun yüzyılı olarak nitelendirilen 19. asırda devlet, batılılaşma süreciyle siyasi, toplumsal ve kültürel değişiklikler gerçekleştirmiştir. Özellikle kültürel alanda yaşanan süreç; önce zihniyet değişikliğini gerçekleştirmiş, akabinde kültüre, sanata ve edebiyata yansıması ile ivme kazanmıştır.
Mecbûr Efendi ilmî ve kültürel kırılmaların olduğu, zihniyet dönüşümünün yaşandığı Osmanlı’nın en uzun asrında, Çankırı’da medresede müderris, mektepte muallim, tekkede derviş, camide hatip ve meclislerde şair olarak kendini gösterir. Onun dinî, ilmî ve edebî eserleri bulunmaktadır. Bu çalışmada onun edebî yönünü ortaya koyan dîvânı ele alınmıştır. Bu çalışma 3 bölümden oluşmaktadır. 1. bölümde Mecbûr Efendi’nin hayatı, eserleri ve edebî kişiliği üzerinde durulmuştur. 2. bölümde ise Dîvânı dil, üslup ve şekil özellikleri açısından incelenmiştir. 3. bölümde Dîvânın tenkitli metni (edition critique) oluşturulmuştur.
Bu eserde, merkezin taşrasında, kenarda kalmış bir değer olan Çankırılı Ahmet Mecbûr Efendi tanıtılmaya çalışılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Muhtasar İran Edebiyatı Tarihi ve Tartışmalar / Hüseyin Daniş
Hüseyin Daniş Beyin bu küçük fakat kıymetli eseri, sultanilerde tedris olunmak üzere yazılmış klasik bir kitap olmak mahiyetiyle de ayrıca tedkike şayandır. Harabat mukaddimesiyle Nümûne-i Edebiyat birer mektep kitabı olmadığı halde nasıl dünkü üstadların edebî malûmatını teşkil etmişse, bu kitap da yarınki neslin İran edebiyatı hakkındaki umumî ve müşterek telakkîlerine bir esas vazifesini görecektir.
Köprülüzade Mehmed Fuad
Edebiyat-ı İraniye hakkında mücmel, fakat esaslı malûmât istihsal etmek isteyenlere bu vadide ciddi bir üstad-ı mütebahhir olan Hüseyin Daniş Beyin Serâmedân-ı Sühanyla Talim-i Lisan-ı Farisi unvanı altında ahiren intişar eden eserlerinin kısm-ı râbiini bilhassa tavsiye ederim. Hüseyin Daniş Bey İranî bir dûdmân-ı necibin İstanbulda yetişmiş bir ferzend-i fezâil-nihâdı ve bu itibar ile her iki diyâr-ı İslamın pek kıymetli ve hayırlı evladıdır.
Süleyman Nazif
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Tanzimat’tan Meşrutiyet’e Gerede
Türkiye’de şehir tarihi konusunda çalışmalar Avrupa’ya göre daha geç tarihlerde başlamış olsa bile son yıllarda hızlı bir ivme kazanmış durumdadır. Türk toplumunda yerel tarihe karşı ilginin her geçen gün artması bu konuda çok sayıda çalışmanın yapılmasına katkı sağlamaktadır. Bu kitapda Tanzimat’tan başlayarak Meşrutiyet’e kadar olan süreçte Gerede kazası çeşitli yönleriyle incelenmektedir. Arşiv belgeleri ve alanda yazılmış eserlerden yola çıkılarak 19. yüzyılın ikinci yarısında Gerede kazasının idari yapısı, sosyo-kültürel yapısı ve ekonomik yapısı ortaya konulmaktadır. Ayrıca bölgede çıkan olaylar da belgeler ışığında incelenmektedir.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
İmalat İşletmelerinde Altı Sigma Uygulamaları
Altı Sigma ise, iş başarısını sağlamak, işletmelerin temel amacı olan sürdürülebilirliği sağlamak ve daha az kaynakla daha fazla çıktı elde etmek üzere kullanılan süreçler olarak tanımlanmaktadır. Müşteri odaklı anlayışın giderek ön plana çıktığı artan rekabet ortamında işletmeler, ayakta kalabilmek için birçok geliştirme faaliyetini öncelikleri arasında bulundurmak durumunda kalmışlardır. Altı Sigma anahtarı ile müşteri taleplerinin doğru anlaşılması, isteklere zamanında cevap verilebilmekte ve sistematik çözümler getirilebilmektedir. Altı Sigma’nın en temel hedefi mevcut durum analizi ile haritalandırılan tüm süreçlerin iyileştirilmesidir. Finansal kazançlar sağlamak ise bu yolculuğun sonucudur. Dolayısıyla Altı Sigma’nın odağı kazanç değil, süreçlerin iyileştirilmesidir.
Gerçekleştirilen çalışmada otomotiv yan sanayinde faaliyet gösteren bir işletmede Altı Sigma projesi ile bir işletmenin verimlilik odaklı süreç yönetimini hayata geçirmesi ile başarılı sonuçlanan süreç geliştirme uygulaması anlatılmıştır. Geleneksellikten uzaklaşarak, inovatif pencereden bakabilen firmaların başarı göstergeleri Altı Sigma uygulamalarıdır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Muğlada Sürdürülebilir Turizm
Muğlada sürdürülebilir turizm, Muğlanın doğal güzellikleri ve zengin kültürel mirasının bir uyum içinde korunması amacıyla yazılmıştır. Kitap farklı üniversitelerden 16 farklı uzmanın katkısı ile hazırlanmıştır. Bu kitap, Muğladaki sürdürülebilir turizm uygulamaları ile Muğla ilinin sürdürülebilir turizm potansiyelini ortaya koymayı hedeflemektedir. Kitap turizm endüstrisinin ve akademisyenlerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. Aynı zamanda yerel yönetimlerin ve yerel halkın sürdürülebilirlik konusundaki farkındalığının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu anlayışla hazırlanan kitap, sürdürülebilir turizm anlamında tüm paydaşlara bir yol haritası oluşturmanın ötesinde, geleceğin turizm anlayışına bir çağrı görevini de üstlenmektedir. Muğlada turizmi sürdürülebilir hale getirmek için bir öncü rehber olması hedeflenmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK HALK EDEBİYATI
Halk Edebiyatı, halkın duygu ve düşüncelerini, özlemlerini, isteklerini dile getiren; sözlü gelenek ürünü, halkın zengin kültür değerlerini yansıtan bir edebiyattır. Halk edebiyatı, özünü, özlüğünü halktan aldığı için halkın edebiyatıdır. Özellikle halkın dünya görüşünü, sanat zevkini, düşünüş ve yaşayış düzenini, bunlarla ilgili gelenek ve görenekleri halk edebiyatında bulabiliriz. Halk edebiyatı, tarihi ve toplumsal kimliği, halkı esas alan dili, muhtevasıyla, Türk halkının milli özünü taşıyan, halkın değerleriyle bütünleşen, ondan kaynaklanan özellikleriyle, halkın en iyi ifade edildiği ve yaşatıldığı bir edebiyattır.
Bu kitapta Türk halk edebiyatının genel çerçevesinin çizilmesi, kaynakları ve bölümlerinin tanıtılmasından sonra birinci bölümde anonim Türk halk edebiyatı tanıtılmış ve türlerinden olan atasözleri, deyimler, bilmeceler, ninniler, alkış kargışlar, tekerlemeler ve halk hikayeleri ve onun önemli bir çeşidi önemli bir çeşidi olan Dede Korkut Hikayeleri üzerinde durulmuştur. Devamında yine anonim Türk halk edebiyatı türlerinden olan halk masallarına geçilmiş, sonrasında bunu efsane, halk fıkraları ve destan türleri sırasıyla izlemiştir. İkinci bölümde ise âşık edebiyatı ile ilgili önemli bilgilerden sonra bu edebiyatın kaynakları, başka edebiyatları etkilemesi ve 16 – 20. yüzyıllar arasındaki âşık edebiyatı genel olarak tanıtılıp önemli temsilcilerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde tasavvuf edebiyatı dil ve üslup özellikleri ile dönemlerine göre bu edebiyatın önemli temsilcilerinden bahsedilmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Muallim
“Elde mîzan var: Bir söz fesâhât ve belâgatla muttasıf ise makbûl-ı tab’-ı selîm olur. Değilse olmaz. Fesih ve beliğ söz kimin olursa olsun kabul olunur. Fesahat ü belâgattan âri olan lakırdı reddedilir.”
“Biz daima kendi efkârımızı arz ediyoruz. Kabul olunursa memnun oluruz. Olunmazsa hiç ilişik etmeyiz. Herkes şiirini istediği gibi söyleyebilir. Ona diyecek yok. Fakat bizce böyledir.”
Muallim Nâci, Türk edebiyatında dönemi ve sonrasında oldukça ilgi görmüş, edebî tartışmalardaki yeri onun ününü artırmıştır. Şiir ve nesirleri kadar gazete ve dergi faaliyetleriyle de Türk edebiyatının merkezinde yer alan Naci, özellikle Tercüman-ı Hakikat gazetesinde edebiyat sayfası mümeyyizi olarak kaleme aldığı tenkitlerle geniş bir etki alanı oluşturur. Muallim, 1883–1885 yılları arasında gazeteye gönderilen şiir ve yazılar üzerine yaptığı değerlendirmeleri bir araya getiren, onun eleştirmen kimliğini en açık biçimde yansıtan eserdir. Bu neşirde Muallim, Latin harflerine aktarılmış; metin, açıklayıcı dipnotlar ve şiirlerin vezin tespitleriyle zenginleştirilmiştir.
Klasik belagat ölçülerini esas alan ve yer yer sert üslubuyla dikkat çeken bu eleştiriler, Naci’nin edebî ölçülerini ve tenkit anlayışını yakından tanımak isteyen okurlar için eşsiz bir imkân sunmaktadır. Bu çalışma, hem araştırmacılar hem de edebiyat meraklıları için önemli ve yol gösterici bir başvuru kaynağıdır.
₺530,00
KİTAP TANITIMI
TOPLUM ve KÜLTÜR
İnsan toplumlarının dönüştürücü etkilerini kültürün formlarında gözlemlemek gerekmektedir. Toplumsal yapı kültürel yaratımla tertiplenir. Toplum ve kültür ilişkisi pratiğin kurumsal eklentileri şeklinde görgül kılınabilir. Din, sanat, ekonomi, sosyoloji ya da müzik gibi disiplinler “Toplum ve Kültür” ilişki ve pratiğinde sistem kurucudurlar. Buradan hareketle “Kültür” konulu çalışmaların pratik alanlarda incelenmeleri önemli görülmektedir. Kültür salt soyut tartışmalarda daralıp kalamayacak bir yaratıcı etkinliğe sahiptir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, Bahao
Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, Mustansar Hüseyin Tarar’ın mitolojiyle tarihi, gerçeklikle efsaneyi ustalıkla harmanladığı benzersiz bir anlatı sunar. Kayıp Sarasvati Nehri’nin izinde ilerleyen roman, İndus Vadisi Uygarlığı’nın karanlıkta kalan yönlerini, eşsiz bir estetikle görünür kılar. Proto-Dravidce’den Urducaya uzanan anlatım dokusu ve Tarar’ın cesur biçimsel tercihleri, okuru hem kadim bir dünyanın içine çeker hem de kültürel hafızanın derinliklerinde dolaştırır.
Ghaghara Nehri kıyısında yaşayan romanın başkarakteri Paruşni, hem köyün sıradan bir sakini hem de sorgulayıcı ve direnen bir figürdür. Eser, bir nehrin kuruyuşuyla birlikte sarsılan bir toplumun acısını, direncini ve umudunu taşır. Tarar’ın çarpıcı üslubu, geçmişin bu kayıp coğrafyasını bugünün çevresel ve toplumsal kırılmalarına bağlar. Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, hem unutulmuş bir medeniyetin hem de insanlığın değişmeyen kaderinin izini süren, etkileyici ve evrensel bir roman.
₺470,00
KİTAP TANITIMI
Tarihin Kaynakları
Tarihçilik, araştırıcı tarihçiliğin içinde vardır. Ancak bazı tarihçiler, olayları sosyal olaylar açısından değerlendirdiği için bu konuyu incelemek zorunda kaldık. Sosyal tarihçiliğin Türkiye’de görülmesinin nedeni, sosyolojinin Türkiye’de tarihle birlikte incelenmesinden kaynaklanmaktadır. Avrupa’da sosyoloji, felsefeden ayrılarak ayrı bir ilim dalı haline gelmiştir. İslam dünyası ve Türkiye’de ise sosyolojinin böyle bir felsefi geleneği yoktur.
Batıda sosyoloji, felsefi düşüncenin toplum ve devlet meselesine eğilmesi sonucu doğmuştur. Türkiye’de ise sosyolojinin felsefi bir geleneği olmadığı için sosyal olaylar tarihin bir parçası olarak düşünülmüştür. Bu sebeple sosyal meselelerle ilk olarak tarihçiler ilgilenmişlerdir. İslam dünyasında da durum hemen hemen aynıdır. İbn Haldun’un Mukaddime adlı meşhur eserinde, tarihin içinde sosyoloji incelenerek, tarihi olaylarda sosyal olayın rolü belirtilmiştir.
Ahmet Cevdet Paşa tarihi sosyolojik olarak ele alan bir tarihçidir. Tarih-i Cevdet adlı eserinde insanların bir arada yaşamaya zorlayan iki sebebi anlatır. Cevdet Paşa, medeniyet kavramının iki anlamı olduğunu, ortak faydanın insanları toplum halinde yaşamaya zorlandığını, iç ve dış kötülüklerden korumak kaygısıyla devlet kurmalarının şart olduğunu yazar. Cevdet Paşa’ya göre, halk kişisel ve kamu haklarını devlete bırakarak onun hükmüne razı olur. Toplum hayatının ilerlemesi ve karmaşıklaşmasıyla yeni ihtiyaçlar ortaya çıkar. Devlet yönetimi, yetenekli devlet adamlarına verilir. Bundan dolayı tarihi bilmek, olayların sebeplerine inmekle mümkün olur. Sosyal tarihçilere göre de olayların temel sebebi sosyal olaylardır. Bir devlet kurulurken veya zayıflayıp yıkılırken, olayların arkasındaki sosyal, siyasal ve ekonomik sebeplere bakılmalıdır.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Organizasyonlarda Mobbing ve İlişkili Değişkenler
İş yerinde mobbing davranışı bireysel, örgütsel ve toplumsal sorunlar sebebiyle süreçteki tüm aktörleri olumsuz yönde etkilemektedir. Bu etki her vaka için değişkenlik gösteren düzeyde olsa da her bir vakanın önlenmesi tarafların tümü için büyük önem taşımaktadır. Sonuçlarının yol açtığı etkiler sebebiyle yönetim organizasyon alanında hem uygulayıcı olan işletmeler hem akademik yazın açısından önemi göz ardı edilemeyecek düzeydedir. Bu sebeple iş yerinde mobbing değişkeni, 1970lerde tanımlanmasının ardından çok sayıda akademik çalışmaya konu olmuştur. Buradan hareketle bu çalışma kapsamında yönetim organizasyon yazınında mobbing değişkenini konu edinen çalışmaların derinlemesine irdelenmesi ve ortak çıkarımlarda bulunulması amaçlanmıştır. Bu kitap kapsamında organizasyonlarda mobbing ve mobbingle öncül veya ardıl ilişki içinde olduğu tespit edilen işten ayrılma niyeti, iş tatmini, tükenmişlik ve örgütsel bağlılık değişkenlerine ilişkin nicel araştırma sonuçları içeren çalışmalara ulaşmanız mümkündür. Mobbing değişkeninin teorik temellerine, sebep- sonuç ve başa çıkma yöntemlerine de kitap bünyesinde detaylı olarak yer verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
KURUMSAL İLETİŞİMDE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
Kurumsal iletişim kavramı bir kuruluşun tüm kademelerindeki iletişim süreçlerini kapsayan bir kavram olarak 1980’lerden itibaren kullanılmaya ve tartışılmaya başlamıştır. Kuruluştaki yönetim, organizasyon ve pazarlama süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla ele alan kurumsal iletişim, kuruluşun hem iç hem de dış hedef kitleleriyle olan iletişim süreçlerini stratejik iletişim yönetimi perspektifinden yönetmektedir. Bu kadar kapsamlı bir kavram söz konusu olunca literatürde de farklı yaklaşımlar ve bakış açıları söz konusu olmaktadır. Küreselleşmenin etkisi, gelişen teknoloji ve dijitalleşme sayesinde kuruluşlar artık farklı uygulamalar, araçlar ve tekniklerle hedef kitle ile iletişim kurmakta ve sürdürebilir bir ilişki yürütmeyi istemektedir. Bu derleme kitap, farklı uygulamalar, araçlar ve aktörler çerçevesinde kurumsal iletişim olgusunu mercek altına almak ve kurumsal iletişimle ilgili tartışmalara katkıda bulunmak için hazırlanmıştır. Kitaba katkıda bulunan yazarlar hem literatür hem de uygulamaya dayalı çalışmalarla kurumsal iletişimin farklı alanlarına dair çalışmalar ortaya koymuştur.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
LİDERLİK VE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
Liderlik kavramı günümüzde en çok araştırılan konuların başında gelmektedir. Liderlik örgüt çalışanlarını bir hedefe yönlendirme süreci, lider ise bu süreçte izleyenlerini etkileme de öncü rolü yüklenen kişidir. Örgütler için artan rekabet, her alanı etkileyen teknolojik gelişmeler, bilgi kaynaklarına kolay erişim, iletişim hızı, iş koşulları ve örgüt yapılarındaki değişim, liderler üzerinde önemli baskılara neden olmaktadır. Her dönemde olduğu gibi bu dönemde de liderliğe olan ihtiyaç yukarıda belirtilen değişimler nedeniyle önemli hale gelmiştir.
Bu kitapta, liderliğin seçilmiş bazı önemli kavramlarla ilişkisi anlatılmaya ve ağırlıklı olarak örgütlerin başarısında önemli bir yeri olan, değişim yönetimi, kişilik, motivasyon, duygusal zeka, bilgi yönetimi, örgütsel öğrenme, performans ve örgüt kültürü kavramları ele alınmış ve liderlik ile ilişkileri açıklanmaya çalışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafi Boyutlarıyla Kent ve Kentleşme
Kent ve kentleşme olgusu insanlık birikiminin en değerli eserlerindendir. Medeniyet tarihimizi şekillendirmedeki gücünü bugüne kadar taşımış ve bundan sonraki süreçte de taşıyacağına dair çok güçlü işaretler sunmaktadır. Coğrafya biliminin kent ve kentleşme kavramlarına sunduğu katkılara yeni bir halka ekleme amacı taşıyan bu eser; kentsel dönüşümün yeni ve yenilenebilir dinamikleri, sakin şehirler, kentsel marka imajı, kentsel gelişim-yer yüzeyi sıcaklığı ilişkileri, ekonomi politikaları bağlamında sanayisizleşme ve kentsel dönüşüm gibi güncel kent paradigmalarına ve kentleşme dinamiklerine odaklanmaktadır. Kent ve kentleşme süreçlerini fiziki ve beşeri coğrafyanın kendine özgü dinamikleri ile ele alan bu kitap, sunduğu çıktılar ile konu ile ilgilenen diğer disiplinlere de değerli katkılar sunmaktadır.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
L’AVENTURE DU ROMAN TURC SOUS L’INFLUENCE DU ROMAN FRANÇAIS AU XIXe SIÈCLE
Dans ce livre, on a examiné le roman turc qui s’est développé sous l’influence du roman français apparu dans la littérature du Tanzimat. Sur le plan des relations politiques, économiques et culturelles parmi les pays occidentaux, l’Empire ottoman a attaché beaucoup d’importance à la France. Pourtant, les intellectuels et littérateurs envoyés en France ont été influencés par la littérature française et ont apporté des innovations à la littérature turque. Le passage du conte au roman a eu lieu à la fin de longues relations historiques, politiques et culturelles avec l’Occident. Les écrivains de cette période ont soutenu dans leurs œuvres les idées et les conceptions occidentales. On peut dire que dans la littérature turque, l’occidentalisation, commencée dès 1860, est devenue totale, du point de vue de la conception, de la technique et des thèmes durant la période du Servet-i Fünûn.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
SİYASİ PARTİLER ve KENT YÖNETİMLERİ
Siyasi Partiler ile kent yönetimleri arasındaki ilişki ve etkileşim öteden beri akademik ve siyasi çevrelerde tartışılan konuların başında gelmektedir. Yerel düzeyde etkin ve verimli hizmet sunulması genel siyasette iktidara giden yolun önemli bir basamağını oluşturmaktadır. Bunu bilen siyasal partiler yerel siyasete özellikle de büyükkent yönetimlerine parti ilkeleri ve programları doğrultusunda etki etmeye çalışmaktadırlar.
Siyasal Partiler ve Kent Yönetimleri adlı bu eser yazarın Siyasi Partilerin Büyükkent Yönetimi Karar Organlarına Etkileri (Konya Büyükkent Örneği) başlıklı doktora tezinden türetilmiş olup; o günün yasaları ve siyasal partilerinin kent yönetimi ve siyaset arasındaki ilişkiyi anlatmayı hedeflemiştir. Günümüz siyasal partileri ile kent yönetimleri arasındaki ilişki göz önünde bulundurulduğunda 2000li yıllardan çok farklı olmadığı görülecektir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimde Dönüşüm “Yeni Paradigmalar ve Yaklaşimlar”
Eğitim, sadece bilgi aktarımından ibaret değil; aynı zamanda bir gelişim ve dönüşüm yolculuğudur. Bu kitap, eğitimdeki yeni paradigmaları keşfederken, teknoloji ve küreselleşmenin hayatımızda yarattığı değişimleri de gözler önüne seriyor. Kapsayıcı eğitim ve fırsat eşitliği konularını derinlemesine ele alarak, her öğrencinin potansiyelini açığa çıkarmanın yollarını arıyor.
Dijital eğitim araçları ve oyunlaştırma, öğrenmeyi sadece eğlenceli hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda öğrencilerin motivasyonunu da artırıyor. STEM ve STEAM eğitimleri, disiplinler arası bir bakış açısı sunarak, yarının liderlerini yetiştirmeyi hedefliyor. Yapay zekâ ve veri odaklı eğitim ise, kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimlerini mümkün kılarak, her bireyin ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyor.
Sonuç olarak, geleceğin eğitimine dair umut dolu öngörülerle dolu bu eser, eğitimciler, öğrenciler ve karar vericiler için bir rehber niteliğindedir. Eğitimin sınırlarını zorlamak ve daha iyi bir gelecek inşa etmek isteyen herkes için ilham verici bir kaynak sunuyor. Çünkü eğitim, sadece bir süreç değil; aynı zamanda bir hayal ve umut yolculuğudur.
KİTAP TANITIMI
The Belt and Road Initiative: Transforming Eurasian Space
The Belt and Road Initiative is the most ambitious project in the 21st century. Its main goals are infrastructure development, financial integration, people to people connectivity. Developing countries which desperately need infrastructure upgrade welcomed Chinese investments, finding an opportunity to be connected to global economy. Although economic and political consequences are discussed in the literature, the spatial consequences of the Belt and Road Initiative are neglected. The Belt and Road Initiative lays out six main economic corridors, reconfiguring the space across the continents. Eurasia, where three of six economic corridors pass through, is mostly affected by this spatial process. The countries in Eurasia are linked with corridors on which dry ports, special economic zones, and free trade areas are set up. This signifies new spatial characteristics in Eurasia.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
GELENEK VE KİMLİK İLİŞKİSİ
İnsanoğlunun XVIII. asrı idrak etmesi ile birlikte, geleneğin dünyasından ve onun yönlendirici otoritesinden kopartılarak veya kurtarılarak özgür bir dünyaya çekildiğinden bahsedilir ki bu dünyanın adı günümüzde “modern dünya” olarak nitelenmektedir. Bu manada modern dönemin başlaması ile geleneksel dönem sona erdirilmiş; son üç asır da gelenek ve modern dünyaların çekişmesine ve mücadelesine terk edilmiştir. Kabul ettiğimiz bir gerçektir ki, son üç asır bütün dünyada büyük değişimlerin yaşandığı asırlar olmuştur. Tarım toplumundan sanayi toplumuna, köyden şehir hayatına, imparatorluktan ulus-devlet sistemine, halktan millete, ülkeden vatan anlayışına, kuldan vatandaşa, emperyalizmden kapitalizme, oligarşiden cumhuriyete ve daha niceleri bu son üç asırlık süreçte cereyen etmişlerdir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki gelenek sınırlandırılamaz. En modern dönem bile insanın üretme geleneğinin ürünüdür.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Sonrası Türkiyenin Balkanlar Üzerindeki Etkisi
Balkan yarımadası, hem coğrafi hem de siyasi ve politik anlamda engebeli, düzensiz ve istikrarsız bir yerdir. Balkanlar terimi, Batılı devletlere çatışma ve şiddeti anımsatır. Zaten, daha sonraları Balkan ismi kullanılmayarak Güney Doğu Avrupa olarak değiştirilmiştir. Çeşitli milletlere ev sahipliği yapan Balkanların ilk sahipleri İliryalılar ve Trakyalılar olmuş, en son olarak da Osmanlı devleti bu bölgede 500 yıl hüküm sürmüştü. Bu yüzden, Balkanlarda Osmanlı mirası devam ede gelmiş, fakat Türkiye yeni Osmanlıcılık politikasıyla hareket etmemiş, sadece Türk azınlığın sorunlarıyla ilgilenmeye çalışmıştı. Balkanlar, tarih içerisinde hep Avrupa’nın sınırı muamelesi görmüştür. Çünkü Balkanlardaki belirsizlik ortamına hiçbir devlet bulaşmak istememektedir. Sadece, Balkan milletleriyle tarihsel bağı olan devletler Balkanlar üzerinde politik emeller taşımıştır. Sırpların tarihsel mitleri yüzünden Sırp olmayan halklar, Sırplar tarafından baskı altında tutulmaya çalışılmış, çatışma ve vahşetlerle baş başa bırakılmıştır. BM, Bosna’daki insan haklarını korumak maksadıyla Bosna’ya müdahale etmiş, fakat bu müdahalesi pek etkili olmamıştır. NATO, BM’nin Bosna’daki beceriksiz müdahalesinden ders alarak Kosova konusunda siyasi müdahale yerine askeri müdahaleyi uygun görmüş ve bu müdahalesinde de başarılı olmuştur. Türkiye, Balkan devletleriyle tarihsel ve kültürel bağları nedeniyle NATO’ya her konuda destek olmuş, çatışmaların yaşandığı ve Türk azınlıkların bulunduğu bölgelere Türk askeri birliklerini göndermiştir. Ayrıca, Türkiye, Balkan ülkelerinin AB’ne ve NATO’ya üyelik süreçlerini her zaman desteklemiş ve Balkanlarda istikrarın sağlanması için Balkan ülkeleriyle işbirliği anlaşmaları imzalamıştır. Türkiye, sadece Türk azınlıklara ilgi göstererek diğer Balkan devletlerini kendine küstürse de Balkanlardaki liderliği üstlenmiştir ve bu liderliği sürdürmek niyetindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’NİN MODERNLEŞMESİNDE HALKEVLERİ VE HAKKÂRİ HALKEVİ (1932-1951)
1932’de kurulan Halkevleri sadece belirli ilerle sınırlı kalmamıştır. Halkevi ve Halkodasının kurulduğu illerden birisi de Hakkâri olmuştur. Türkiye’nin en doğusunda bulunan Hakkâri bölgesinin bu dönemde dahi göz ardı edilmemiş olması büyük bir önem taşımaktadır. Zira dönemin o zor şartları altında dahi Mustafa Kemal ve hükümetin bölgeyle alakadar olması yapılan inkılap hareketlerinin Türkiye’nin belirli yerleri ile sınırlı olmayıp bütün Anadolu halkına yönelik yapılmış reform hareketleri olduğunu göstermektedir. Ayrıca bu çalışmada her şeyden önce tarafsızlık ilkesi doğrultusunda hareket edilmiştir. Değerlendirmeler yapılırken sınırlı kaynaklara bağlı kalmadan geniş bir kaynak taraması sonrasında bu çalışma hazırlanmıştır. Bu çalışmada öncelikle Halkevleri kurulmadan önce halk eğitimi için yapılan çalışmalara ve ardında Halkevleri, kuruluşu, çalışmaları ve faaliyetlerinden bahsedilmiştir. Halkevleri bir şube şeklinde değil, her ilde birden fazla şubeyle hizmet vermiş ve bu şubelerin de farklı alanlarda faaliyet gösteren kolları olmuştur. Halkevlerinin birer kolu durumunda olan bu şubelerin amaçlarından söz ederek, yaptıkları faaliyetler ele alınmıştır. Bu çalışmada; Başbakanlık Cumhuriyet Arşiv belgelerinden, Ankara Milli Kütüphane, TBMM Tutanaklarından, Halkevleri dergilerinden, Nüfus, Eğitim ve Kültür istatistikleri için İstatistik Umumi Müdürlüğü Tahrirlerinden, Süreli yayınlardan ve konuyla ilgili diğer eserlerden yararlanılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK
Theodore Sturgeon, Mikrokozmik Tanrıda başkarakter sakinlerinin çok hızlı yaşayıp değiştikleri minyatür bir dünya yaratır. Fakat minik yaratıklar çevresel tehditlerle karşı karşıya kaldıkları için kendilerini yenilemek zorundadır. Gökyüzünden dünyalarına acımasızca inen metal bir piston durmadan yeni icat ve keşifler püskürür. Yeni yalıtım malzemelerinden olağanüstü sert alüminyuma kadar pek çok yenilik onların yazgısı olur: Ya uyarsın ya ölürsün! Onlar da değişime uyum sağlayarak ayakta kalır. Oysa uzak ufuklara bakılınca, Zamyatinin yirmi altıncı yüzyılı anlattığı Bizdeki distopya çıkar karşımıza. İnsan, doğadan ve kendi benliğinden koparılmış, bizleşerek teknoloji ve bürokratik devlete teslim olmuştur. Bireyselleşemeden takım olmuşlar ama hiçbirinin adı olmadan markaya dönüşmüşlerdir. Üstelik numaralanarak saydam cam duvarların arkasında denetlenmektedirler. Orwell ve Huxleye de esin kaynağı olan bu başyapıt, dünyadaki gelir, paylaşım, eşitlik, özgürlük ve adalet uçurumunun derinleştiğini gösteriyor. Bilgi ağları, teknoloji ve enformasyon yoluyla değişim her yerden ve herkesi kuşatarak geçmişin kötümser izleri karşısında yenilikler püskürtmeye devam etmektedir. Bu durumda insan ya Robinson Crusoe gibi orman yaşamıyla yüzleşmeye ya da mutlu azınlığın kuşatması altındadır. Peki, mutsuz çoğunluk? Üstelik onlar ıssız ada bulabilecek şansa da sahip değildir ve dünyanın dört bir yanında ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Şunu unutmayalım ki geçmiş göze canlı gibi görünür ama olan her zaman yenidir. Eski şeyler bile aslında yeni kadar yenidir. Eski bir elyazması kitap ilk okunduğunda sahip olduğu anlamı kaybeder. Fizikî olarak aynıdır ama yıllar sonra okunduğunda aynı kitap değildir. O hâlde Tanrı Janus bizlere iki yüzünü gösterirken geçmişte olduğundan yeni kadar yeni yüzünü de gösteriyor. Bu yüz keşifler çağının sona erip efsanelerin bittiğini ve artık Wright Kardeşler, Edison ve Graham Bellin olmayacağını da gösteriyor. Tanrı Janus iki yüzünde zenginliği/fakirliği, sol/sağ ideolojileri, bu dünya/öbür dünya ikiliğini gösterse de gün gelip Janusun yüzünde yüzsüzlüğe de tanık olmak mümkün. Ne var ki Janusun geçmişe ve geleceğe baktığı yüzünde şimdimiz vardır. Korsan üretimin hayatımıza girerek piyasaların egemen gücü olmasıyla, Janus bizlere ikiyüzlü bakıyor. Bu kışkırtıcı yüze bakanların geleceğin girişimcilerini anlayabilmesi için yeni kadar yeni bir düşünceye ihtiyacı var.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Sabûhî Ahmed Dede
Onyedinci yüzyıl Mevlevî şeyhlerinden Sabûhî Ahmed Dede Yenikapı Mevlevîhânesinin üçüncü şeyhidir ve Ehamide-i Sebadandır. Yenikapı Mevelevîhanesi kurulduktan sonra peş peşe Ahmed ismini taşıyan şeyh tarafından yönetilmiştir. İlk tasavvuf tecrübesini Eyüpte Kasım Babanın yanında gerçekleştiren Sabûhî Dede, daha sonra Konyaya gidip Bostan Çelebi ve Ebû Bekir Çelebiye intisap etmiştir. On üç yıl Konyada seyr ü sülûk eğitimini sürdürmüş ve sonunda Mevlevî dedesi olmuştur. Şam Mevlevîhânesi şeyhliğine tayin edilen Sabûhî Dede, Şamda telif ettiği İhtiyârât-ı Sabûhî adlı eserinde Mesnevîden intihap ettiği beyitlerin şerhini yapmıştır. Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhleri Kemal Ahmed Dede, Doğânî Ahmed Dede ve Sabûhî Ahmed Dede hakkında şimdiye kadar verilen bilgiler tashihe muhtaçtır. Bu sebeple döneme ait kaynaklar yeniden taranmış, ulaşılan bilgi ve bulgular üzerinden yeni veriler ortaya konulmuştur. Eserde öncelikle XVII. yüzyılda İstanbuldaki tarikatların genel durumu, Mevlevîliğin İstanbula gelişi ve bu dönemde faaliyet gösteren diğer tarikatlar ve temsilcileri hakkında bilgi verilmiştir. Biz de bu bilgiler ışığında Yenikapı Mevlevîhânesinin kuruluşundan Sabûhînin vefatına kadar olan sürece dair yeni bulgular ışığında yeni görüşler aktardık.
₺650,00