KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

GÜNCEL YAKLAŞIMLARLA KALİTE VE KALİTE YÖNETİM SİSTEMLERİ
₺315,00 -

Genre Analysis Based Pedagogy
₺250,00 -

FUTBOL YAYINLARINDA GÖRÜNTÜ DİLİ
₺275,00 -

Evanjelik Misyonerlerde Bilişimle Yaygın Din Eğitimi
₺390,00 -

Emeğin Taşeronlaştırılması ve Denetimi
₺455,00 -

DÜNYA’DA ve TÜRKİYE’DE YOKSULLUĞUN ÖZGÜN YAPISI ve YOKSULLUKLA MÜCADELE
-

Dijital Çağın Çocukları
₺340,00 -

Dar Mükellef Kurumların Vergilendirilmesi
₺455,00 -

Bulgar Edebiyatı
-

Bilgi ve Teknoloji Sürecinde Muhasebe Sistemi
₺405,00 -

Balkan Harbi’nde Müretteb Dördüncü Kolordu’nun Harekâtı
₺820,00 -

Aramızdaki Sınır: Suriyeli Sığınmacı Hikayeleri
₺210,00 -

Algoritma Test Programları
₺250,00 -

50 Uygulamada PIC BASIC PRO
-

Kayıp Lezzetlerin İzinde
₺1.150,00 -

Tur Kayağı Yapan Doğa Sporcularının Seyahat Motivasyonları ve Memnuniyet Düzeylerinin Belirlenmesi
₺325,00
KİTAP TANITIMI
SUBVERSIVE FEMALE VOICES IN THE PLAYS OF TIMBERLAKE WERTENBAKER AND PAM GEMS
The main target audience of this book is scholars, researchers, critics, students who study in the field of contemporary British feminist theatre and anyone who is interested in womens studies and drama. This book depicts marginalized womens voices through the medium of feminist theatre by analysing subversive women characters in the plays of Timberlake Wertenbaker and Pam Gems. This book depicts how historic/mythic characters subvert traditional gender roles to set a feminine identity of their own that does not accord with the patriarchal order. In the discussion of the marginalized characters, Ülker Erkan analysed Wertenbakers plays namely New Anatomies, Our Countrys Good, and The Love of the Nightingale and Pam Gemss plays Dusa, Fish, Stas and Vi, Piaf, and Queen Christina through several feminist criticisms. Feminist theatre as discussed in the subject-matter plays may prevent oppression and develop perspectives, which are egalitarian, fair, optimistic, hopeful, liberated from any oppressive systems, and full of future expectations.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
KEMALİZMİN SOĞUK SAVAŞ TECRÜBESİ
Bu çalışma Kemalizmin farklı yorumlarının farklı tarihsel süreçlerde nasıl ortaya çıktığını ve Kemalizm adına üretilen her şeyin yeniden bir sorgulamaya tabi tutulmasını amaçlamaktadır. Özellikle de bir Soğuk Savaş ideolojisi olan ve “Atatürkçülük” olarak tabir edilen sağ Kemalizmin hangi temellerde ortaya çıktığı ve Milli Mücadele’nin tarihsel ve siyasal mirası ile ne denli uyumlu olduğu tartışmaya açılacaktır. Kemalistlerin Atatürk imgesine dair her şeyi güncel “tehdit” algıları ekseninde sorgulamadan kabul ettiği bir toptancılığa karşılık olarak Kemalizme eleştirel bir perspektiften yaklaşan kesimlerin de dönemi ve düşünceyi eleştirebilmek için, içinde Atatürk ve Kemalizm geçen her olguyu tek bir potada eriterek tersinden bir toptancı yaklaşıma karşı Kemalizme dair parçalılığı ifade edebilmenin, daha sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için -deyim yerindeyse sapla samanı ayırabilmek için-, yalnızca akademide değil daha büyük kitlelerin müdahil olduğu bir alanda önyargılardan uzak ve korkulardan arınmış bir biçimde herhangi bir suistimale yer vermeden Kemalizm konuşabilmek için böylesi bir tartışmanın yeniden başlayabilmesi zaruridir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
FASÎH AHMED DEDE DÎVÂNI BAĞLAMLI DİZİN VE İŞLEVSEL SÖZLÜĞÜ
Fasih Ahmed 17. Yüzyıl Osmanlı sahasında yetişmiş, kendi döneminde ve kendisinden sonraki yüzyıllarda yaşamış pek çok şairi etkilemiş usta bir sanatçıdır. Klasik Türk edebiyatında çeşitli alanlarda oluşturduğu eserleriyle ön plana çıkmış ve şairliğinin yanı sıra sanatın birden çok türünde eserler vermiştir.
Eser sayısı ile dikkat çeken Fasih Ahmed aynı zamanda oldukça hacimli mürettep bir divana da sahiptir. Çalışmamıza konu olan eseri de bu divanıdır. Divandaki manzumeler TEBDİZ sistemine girilerek kelime veya kelime guruplarının bağlamsal anlamları ile birlikte işlevsel dizini ortaya çıkarılmıştır.
TEBDİZ projesi ile araştırmacılara klasik Türk edebiyatı metinlerinin söz varlığının ortaya konması, bu metinlerin tanınması, anlaşılması ve karşılaştırılması gibi birçok hususta imkân sunma amacı güdülmektedir.
Fasîh Ahmed Dede Dîvânı Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü adıyla çalışılan söz konusu eser yapılan araştırmalar neticesinde oldukça hacimli bir örnek teşkil etmiştir. Kitaba konu olan bu eserin tamamını kitap hacminde yayınlamak oldukça zor olacağından her harfle ilgili sınırlı sayıda örnekler verilerek, eser baskıya hazırlanmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Misyonerlerinin Türkiye’deki̇ Sağlık Faaliyetleri̇ (1833-1923)
19. yüzyıl Osmanlı coğrafyasında birçok misyoner örgütün etkin olduğu çağdı. Bu dönemde en etkili çalışma yapan, dünya coğrafyasına kısa sürede yayılan 27 Haziran 1810’da Boston’da kurulan ve 1820 yılında Osmanlı topraklarına ilk misyonerlerini gönderen Protestan misyoner örgütü, ABCFM ya da Amerikan Board olarak adlandırılan, American Board of Commissioners for Foreign Missions’dır. Doğu ülkelerinde misyoner faaliyetlerinin etkin bir biçimde sürdürülmesinde en önemli yöntemlerden biri de sağlık misyonerliği olarak görülmektedir. Sağlık misyonerleri süreç içerisinde kutsal konularda vaizlerden daha zor görevler üstlenmişler ve gittikleri ülkelerde tıp bilgileri sayesinde ulaşılmaz sanılan kesimlerle iletişim kurma olanakları bulmuşlardır. Bu çalışmada Amerikan Board teşkilatının bugünkü Türkiye sınırları içerisinde 1833’ten 1923 yılına kadar sağlık alanında yapmış olduğu faaliyetler ele alınmaktadır. Misyonerlerinin yapmış olduğu gezici sağlık misyonerliği, dispanser, hastane, tıp okulu, eczane ve hemşire sınıfları açmak gibi faaliyetleri; misyonerlik, din, siyasi ve tıp tarihi açısından değerlendirilmiştir. Misyoner etkinliğinin temel amacı, din ve eğitim çalışmalarında olduğu gibi, sağlık misyonerliğinde de öncelikle Protestan inancının yayılmasıdır. Çalışmada sağlık misyonerlerinin etkinlik gösterdiği bölgelerde, yönetim ve toplumla olan ilişkileri, etkileri ve çatışmaları üzerinde değerlendirilmeler yapılması amaçlanmıştır. Sağlık misyonerliğinin etkisi, misyona olan katkısı verilerle anlatılmaya çalışılırken, konunun tıp tarihi açısından önemi, Osmanlı tıbbına etkisi de değerlendirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Tarihsel Süreçte Muş Yerel Basını ve Yayın Kültürü
Bu çalışma, Muş’taki basın-yayın kültürünü anlama ve açıklamaya dönük bir gayretin ürünüdür. Yaşadığımız ve kimliğimizin bir parçasını oluşturan yerelin basın-yayın pratikleri her zaman aklımızın bir kenarında durmaktaydı. Bu düşüncenin nedenini sadece akademik merak ve ilgiyle açıklamak pekâlâ eksik kalmaktaydı. Bu merak ve ilgi, aynı zamanda yaşadığımız yerele karşı hissettiğimiz sorumluluklar ile de çok yakından ilgilidir. Yaşadığımız yerel çevrenin basın-yayın kültürüne dair yapılmış bazı değerli çalışmalar olsa da Muş’un basın-yayın kültür tarihini çok yönlü ele alan bir eserin eksikliği belirgindi. Bu hissiyat, böylesi bir çalışmanın doğmasını şekillendirdi. Dolayısıyla elinizdeki bu eser, Muş merkez ve ilçelerinde basın-yayının ortaya çıkışını, yayın hayatını sürdürme koşullarını, içerik üretme çabalarını, sosyal, kültürel ve ekonomik dinamiklerin basın-yayın faaliyetlerine etkisini, halkın medyayı deneyimlemesini ve medya çalışanlarının tecrübelerini merkeze alarak, Muş yerel basın ve yayın kültürüne ayna tutma amacı gütmüştür.28
₺455,00
KİTAP TANITIMI
ANNE BEBEK BAĞLANMASI ve ANNE KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ
Anne ile bebek arasındaki ilk bağ aslında annenin bir bebek istemeye karar vermesiyle başlar. Bu bağ hamile olmanın öğrenilmesiyle fiziksel olarak somutlaşır, bebeğin doğumuyla birlikte ise karşılıklı, gözle görülür ve ölçümlenebilir bir hal alır. Dışardan sanki anne ile bebeğini birbirine bağlayan bir lastik bağ varmış gibi görünen bu sihirli süreç, annenin bebeğine bakımı, ilgisi, sıcaklığı ve sevgisiyle gelişir. Bebeğin annesiyle oluşturduğu bu bağ onun yaşamı keşfetmek için kullanacağı bir üs görevini görecek güvenli bir limana dönüşecektir. Bebek dünyayı keşfetmek için anneden ayrılacak, dünyayı keşfedip sonra tekrar güvenli limanına dönecektir. Tam da bu ayrılma ve geri dönme dönemlerinde annenin bebeğinden ayılış ve geri kabul edişleri bebeğin yaşamı keşfetmesindeki duygusunu oluşturmasına yardımcı olacaktır. Eğer anne, bebeği kendisinden ayrılırken kaygılı, korkulu ya da tedirgin ise bebek de anneden ayrılmakta aynı duyguları hissedecektir. Buna karşın anne, bebeğin bu ayrılık davranışlarına, onun, dünyayı keşfetmesi için yeterince cesaretlendirici ve güven verici davranıyorsa bebek de bu duyguları öğrenecektir. Benzer duygular kavuşma anları içinde aynı şekilde devam edecektir. Gün içerisinde yüzlerce kere olan bu olay bebek 1 yaşına geldiğinde artık binlerce kez yaşanmış bir ilişki kalıbına dönüşmüş olacaktır. İşte tam da bu durum bebeğin içsel çalışma modeli dediğimiz ilk ilişki modelini oluşturacaktır. Bu model bebeğin ilerde başka kişilerle ilişki geliştirirken başvurduğu bir referans olacaktır. Modelin oluşmasında bebeğin mizacı, hastalıkları, fiziksel yapısı gibi etmenler rol oynarken anne açısından ise kişilik özellikleri, bağlanması ve duygusal durumu rol oynayan bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Elinizdeki bu kitap anne ile bebek arasında gelişen bağlanma ilişkisinin nasıl oluştuğunu, aşamalarını, rol oynayan çeşitli etmenleri, kişilik kuramları ve konuyla ilgili çeşitli araştırmaları konu almaktadır. Konuya ilgi duyan akademisyenler, alanda çalışan uzmanlar ve anne-babalar için bir başvuru kaynağı olacağı düşünülmektedir.
KİTAP TANITIMI
MAPLE İLE SEMBOLİK HESAPLAMA
MAPLE paket programı, Matematik, Fizik ve Mühendislik alanlarında kullanılan çok yönlü bir sembolik hesaplama programıdır. MAPLE paket programında cebirsel denklem ve denklem sistemlerinin çözümü, eşitsizlik çözümü, türev ve integral hesabı gibi temel matematiksel hesaplamaların yanında diferansiyel denklem çözümü, vektörler, matrisler, 2 ve 3 boyutlu grafik çizimleri gibi el ile yapılması çok vakit alan ve hatta çoğu zaman imkansız olan hesaplamaları kısa zamanda yapmamızı sağlar. Bunun yanında içinde tanımlı olan paketler sayesinde, istatistik, finans, cebir, graf teori, diferansiyel geometri, logic, sayılar teorisi, tensör analizi gibi alanlarda da hesaplamaları kolaylaştırmaktadır.
MAPLE paket programı bu özellikleri sayesinde teknoloji çağını yaşadığımız bu günlerde yukarıda bahsettiğimiz alanlarda ciddi önem taşımaktadır.
KİTAP TANITIMI
Yusuf Sünbül Sinan Kitab-ı Tarikatname
Tasavvufi eserlerin Eski Anadolu Türkçesi ve Osmanlı Türkçesinde önemli bir yeri vardır. Bunların içinde yer alan tarikatnameler, tarikatın adabından söz eden kısa veya uzun, manzum veya mensur eserlerdir. Bu çalışma, kısa bir yazma eser olan Yusuf Sünbül Sinan’ın mensur Kitab-ı Tarikatname’si üzerine yapılmıştır. Eser, dönem olarak Osmanlı Türkçesine giriş dönemi eseri olup Eski Anadolu Türkçesinin dil özelliklerine sahiptir. Metin, kısa da olsa hem Osmanlı Türkçesine giriş dönemine ait dil özellikleri hem de tarikatın adaplarını özlü ve kısa olarak sunan hurde-i tarikatların dili, söz varlığı ve diğer özellikleri hakkında bilgi edinmemiz açısından önemlidir.
25
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Süheyl ü Nevbahârın Metin Dilbilimsel Yapısı
Bu kitap, metin dil biliminin iki ana ilkesi olan bağdaşıklık ve tutarlılık açısından değerlendirilmiştir. Metnin ana ve alt başlıklardaki inceleme yöntemi şöyledir: Bağdaşıklık ana başlığının ilk alt başlığı gönderimdir. Gönderim alt başlığı da kendi içerisinde art ve ön gönderim başlıkları ile sınıflandırılmıştır. Art gönderim başlığında ilkin zamir kullanımı ile yapılan art gönderimlerin tespiti söz konusudur. Metinde sayıca çok fazla kullanılmış olan şahıs zamirleri teklik ve çokluk varyantları ile sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırılmada şahıs zamirinin aynı ve farklı beyitlerdeki kullanımlarına göre bir değerlendirme yapılmıştır. Metinde geçen tüm şahıslar ayrı ayrı şahıs kullanımları tüm beyit numaraları da işaretlenmek suretiyle verilmiştir. Hangi şahsın hangi zamir ile hangi beyitte veya beyitlerde olduğu gösterilmiştir. Olay örgüsü bağlamında zamirlerin beyit veya beyitler bağlamındaki görevleri okuyucuya sunularak konu bütünlüğü sağlanmıştır. Sözcük ve sözcük gruplarıyla yapılan art gönderimlerde metinde yer alan her karakterin cinsiyet, rol ve niteleme ifadesi tespit edilmiştir. Ayrıca metinde kendisinden önce gelen beyitlerdeki cümlelere veya olay / durumlara da yapılan art gönderimler tespit edilerek dil bilgisel ögelerle sağlanan bağdaşıklık unsurları tespit edilmiştir. Metindeki ön gönderim unsurları da zamir ve sıfat kullanımı ile tespit edilmiştir. Zamir kullanımlarında işaret, şahıs ve dönüşlülük zamirleri görev alırken, sıfat kullanımlarında işaret sıfatı art gönderimde olduğu gibi ön gönderimde de görev almıştır. Art gönderimden farklı olarak ön gönderimde zarflar ve eksiz emir çekimli fiiller ile de bağdaşıklık sağlanmıştır. Beyitte başlangıç olarak neye gönderimin yapıldığı hususunda bir belirsizliği önlemek adına ön gönderim unsurları kullanılmış, okuyucunun dikkati bir sonraki beyit veya beyitlere yöneltilmiştir. Bağdaşıklık ilkesi bağlamında değiştirim başlığı dört alt başlıktan oluşmuştur. Eyle, böyle, şöyle ve anu? gibi / ancılayın / bunun gibi sözcükleri ile yapılan değiştirimler metindeki tüm beyitler taranarak tespit edilmiş ve olay örgüsü bağlamında yorumlanarak okuyucuya sunulmuştur. Eksiltili anlatım başlığı ise sekiz alt başlıktan oluşmuştur. Cümle, nesne, özne, tamlayan / tamlanan / tamlama, yer tamlayıcısı, soru edatı, yüklem ve zarf eksiltileri tespit edilmiştir. Bağlama unsurları başlığında ise metin bağlamından kopmaksızın metinde yer alan bağlaçların veya bağlamayı sağlayan unsurların anlam bağlantılarının mantık çerçevesinde değerlendirilmesi ile işlevsel değer kazanmıştır. Sözlüksel bağdaşıklık başlığında ise dört alt başlık söz konusudur. Bunlar: Aynı kavram alanı içinde eş / yakın anlam ilgisi, aynı kavram alanı içinde karşıtlık ilgisi, sözcük ve yapı tekrarları (yinelemeler), aynı çağrışım alanı içerisinde grup ilgisidir. Tutarlılık ana başlığında ise metin yazarı tarafından isimlendirilmiş olan doksan yedi bölümün konu, olay ve dönüşümler noktasında tutarlılık görünümleri sunulmuştur. Tutarlılık görünümlerinde dil unsurlarının yer almadığı beyit veya beyitlerde sebep-sonuç, amaç-sonuç, özelleştirme, mantık ilgisi tespit edilmiştir. Dönüşümlerde yer alan boşluklar belirtilmiş, boşlukların tamamlanması adına fikir beyan edilmiştir. Ayrıca çelişkili, yarım bırakılan, tutarsız noktalar da okuyucuya sunulmuştur. Böylece metnin olay parçaları arasında tutarlılığın olup olmadığı tartışılmıştır.
₺960,00
KİTAP TANITIMI
PSYCHOLOGICAL EMPOWERMENT: AN ACADEMIC RESEARCH
This study, which is based on a PhD thesis; examines, with an integrative perspective, the effects of employees’ perceptions about the empowering behavior of their immediate supervisor on employees’ psychological empowerment, and the effects of employees’ psychological empowerment on their job satisfaction, extrinsic reward satisfaction, affective commitment towards their organizations, turnover intentions; and task performance and organizational citizenship behavior. In addition, this study makes comparisons between the strength of some of the hypothesized relationships.
The primary finding of the study is that there is a strong relationship between enhancing meaningfulness- providing autonomy dimension of empowering behavior of supervisors and employees’ psychological empowerment. Another important finding is that there are positive relationships between empowering behavior of supervisors and employees’ job satisfaction, extrinsic reward satisfaction, and affective commitment.
The results also indicate that the impact of empowerment on job satisfaction is stronger than that on extrinsic reward satisfaction, and the impact of job satisfaction on turnover intention is stronger than that of extrinsic reward satisfaction. Finally, there are negative influences of empowerment on employees’ task performance and organizational citizenship behavior.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
İKNA DİLİ VE MEDYA
İkna dili iktidarı talep eden liderlerin geliştirdikleri, tasarımlı ve ideolojik bir dildir. Aristo ikna etmenin matrisi ve sürecini retorik sanatına yani ethos, pathos ve logos’a bağlamıştır. Ethos faktöründe kaynağın güvenilirliği ve saygınlığı rol oynarken toplumları harekete geçiren konuşmaların çoğunda logosun göz ardı edildiği ve pathosun devreye girdiği görülmektedir. Duygu dolu sözlerle kitleler kandırılır, aptallaştırılır, korkutulur ve sonunda sesin gücüyle işitsel abluka altına alınırlar.
Eco kitlelerin ortak kimlikleri için her şeyden önce ortak bir düşmana ihtiyaç duyduklarından bahseder. Düşman yoksa yaratılmalıdır. Hegel’e göre İbn-i Haldun’un baht, Machiavelli’nin la fortuna, Kant’ın ters esen rüzgârlar ve Maire’nin ilahi takdir diye tanımladıkları sonu kestirilemez bu savaşlara aslında şükran duymalıyız çünkü savaş yeninin yolunu açtığı için yaşamın kaynağıdır. Nietzche’ye göre savaş tarihin ebesidir ama tarihin kimden hamile kaldığını kimse kulağımıza fısıldamaz. İşte siyaset dili burada devreye girer ve süreci yönlendirir. Žižek sadece ideoloji eleştirisi gözlüğü takanların bu karışık durumla baş edebileceğini söyler.
Kitapta bu kavramsal açıklamaların ardından tarihe yön veren bazı liderlerin ikna taktikleri ve kullandıkları dil analiz edilmiştir. Canlı radyoda işittiğimiz Churchill’in gerçekçi ve etki gücü yüksek kelimelerinden, Hitler’in farklı ton ve desibellerde ve aniden bağıran sesinden kaçış yoktur. Shakespeare ise bize en başarılı törensel hitabet örneğini Sezar oyununda Antonius’un tiradı ile dinletir. Milli Mücadele döneminde yapılan konuşmalar içeriklerinde nefret söylemi olmadığı için farklı yapıya sahiptirler. Halide E. Adıvar’ın Sultanahmet mitingindeki duygu dolu halkı yansıtan konuşması ile Mustafa Kemal’in tılsımlı karizmasına eşlik eden eşsiz hitabet yeteneği hala kulaklarımızda yankılanmaktadır.
KİTAP TANITIMI
ULUS MARKALAMA
1990lı yılların sonlarında ortaya çıkan ulus markalama (nation branding), 2000li yıllardan günümüze dek 100ün üzerinde ülke tarafından uygulanmıştır. 1996 yılında Simon Anholt tarafından önerilen ulus markalama kavramı; ulusların da ürünler, kurumlar, siyasi partiler veya şehirler gibi marka haline getirilerek yönetilebileceğini öne sürmüştür. Uluslar; tarihsel, politik, toplumsal, kültürel ve ekonomik açılardan çeşitli çağrışımlara sahiptirler. Uluslararası düzlemde ulusların resmî temsilcileri olan hükümetler veya diğer yetkili resmî merciler tarafından yürütülen ulus markalama girişimleri, belirlenen hedefler doğrultusunda ulusun istikrarlı çağrışımlara ve arzulanan imaja sahip olmasını amaçlamaktadırlar. Ulus markalama ile bir ülke ekonomik potansiyelini gerçekleştirebilmekte, kamu diplomasisi uygulayabilmekte, yumuşak güç elde edebilmekte veya ulusal bütünlüğünü güçlendirebilmektedir.
Kitabın ilk bölümünde ulus marka kavramı kuramsal açıdan ele alınmaktadır. Kitabın ikinci bölümünde ulus markalama uygulamaları tartışılmakta; Avrupa, Asya, Kuzey ve Güney Amerika, Okyanusya ve Afrika kıtalarından toplam 33 ülkede gerçekleştirilen ulus markalama girişimleri incelenmektedir. Ulus markalama alanında derinlikli bir kaynak olma özelliğini taşıyan bu kitabın; marka iletişimi, ulus-devlet, ulusal politikalar, uluslararası ilişkiler, kamu diplomasisi, turizm ve ülke tanıtımı gibi farklı alanlara katkı sağlaması düşünülmektedir.
KİTAP TANITIMI
Üretimde Paradigmal Yaklaşımlar Üzerine Değerlendirmeler
Sizin işletmeniz / örgütünüz için hangi metodolojinin doğru olduğunu nasıl belirleyebilirsiniz? Özellikle üretim faaliyetlerini geliştirmek isteyen işletmelerde standart soru şu: Yalın, Toplam Kalite Yönetimi (TKY), Altı Sigma, Çevik, Esnek, Tepkisel, Kısıtlar Teorisi, Taguchi, Tersine Mühendislik ve diğer tüm öngörülen iyileştirme programları arasındaki farklar nelerdir? Bu sorunun altında “çözümler” ormanında mantıklı bir gezinmenin yolunu bulmaya ihtiyaç var ve tam olarak size uyan birini seçmeniz gerekmektedir. Çünkü oyalanarak zaman kaybetmeyi, katma değer sağlamayacak faaliyetlere kaynak tüketmeyi kaldıramayacak bir rekabet ortamı söz konusu.
Üretim yönetiminde kullanılan yaklaşımlar uzun bir liste oluşturabilir. Paradigma sıfatı ile eşleştirdiğimizde ise durum değişmektedir. Paradigma üzerine yapılan açıklamalar ile düşünüldüğünde Toplam Kalite Yönetimi, Yalın, Altı Sigma ve Kısıtlar Teorisinin etki düzeylerinin ve etki alanlarının yüksek olduğu ve işletmeciliğe yeni bir bakış açısı sundukları görülmektedir. Ve yaklaşık yarım asra yakın bir zamandır, halen bilinirlikleri devam etmektedir. En temel düzeyden başlarsak tüm bu metodolojilerin temel amaçları noktasında hemen bir ayrışmanın olduğu görülmektedir. Örneğin; Altı Sigma tutarlılığı sağlamada sürekliliği hedeflerken, Kısıtlar Teorisi iş hacmini arttırmayı öncelemektedir. Yalın değer üzerinden şekillenir ve müşteriye değer sunmayı amaçlar. Toplam Kalite Yönetimi ise akla gelen her alanda kaliteyi hedefler. İşletmelerin istediği para kazanmaya giden yolda hangisi ya da hangileri daha parlak sonuçlar vermektedir? Neden farklı öncelikleri var? Yoksa formül hepsinin entegrasyonunda mı gizli?
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Markalaşalım
Küreselleşmenin her alanda etkisini hissettirdiği ve neticesinde yoğun bir rekabetin hâkim olduğu bu günlerde markalaşmanın önemi çok daha fazla artmıştır. Bilgi Çağının getirdikleri doğrultusunda geleneksel markalar için de dönüşüm zamanı gelmiştir. Yeni jenerasyonların marka algılarının ve marka ile etkileşimlerinin farklılaştığı göz önüne alındığında marka yönetimine dair süreçlerin ve bu süreçlerde nelerin etkili olduğunun ele alınması gereklidir. Markalaşalım Kitabı bu mantıkla birey, işletme ve toplum serüveninde gerçekleşen marka yolculuğunu özgün bir biçimde ortaya koymayı hedeflemektedir. Kitapta marka ve markalaşma konusu birçok noktadan derinlemesine incelenmeye çalışılmıştır, marka ve marka yönetim teorilerinin yanı sıra uygulamaya dönük olarak markalaşma hikâyeleri ve vaka çalışmalarına yer verilmiştir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
FRS KAPSAMINDA FİNANSAL DURUM TABLOSU VE ÖZKAYNAKLAR İÇİN MUHASEBE UYGULAMALARI
Bu kitapta; Finansal Raporlama Standartları (FRS)na uygun olarak KGK tarafından 25.12.2018’de yayınlanan FRS Hesap Planı Taslağı ile TFRS’lere uygun olarak Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından 07.06.2013 tarihinde yayınlanan Münferit Finansal Durum Tablosu (FDT) esas alınarak Özkaynaklar’a ilişkin muhasebe uygulamaları yapılmıştır.
Birinci bölümde, FRS kapsamında FDT ele alınmıştır. Bu bölümde, önce Resmî Gazete’de 20.05.2013 tarihinde yayınlanan FDT ele alınmış, daha sonra KGK tarafından 07.06.2013 tarihinde yayınlanan FDT ayrıntılarıyla gösterilmiştir. Aynı bölümde, FRS Hesap Planı Taslağı tüm hesapları kapsayacak şekilde belirtilmiştir.
İkinci bölümde, FRS Hesap Sınıfları’nın işleyişi; FDT Hesap Sınıfları, Kâr veya Zarar Tablosu Hesap Sınıfı, Maliyet Hesap Sınıfı ve Nazım Hesaplar Hesap Sınıfı açısından ayrı ayrı incelenmiştir.
Üçüncü bölümde ise, FDT’de yer alan Özkaynaklar Hesap Sınıfına ait tüm hesap grupları içerisinde yer alan hesaplar için örnek muhasebe uygulamaları yapılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SİSTEMATİK ZOOLOJİ II / LABORATUARI UYGULAMA KİTABI
Sistematik Zooloji II Laboratuarı uygulama kitabında, 61 adet omurgasız ve omurgalı hayvan türü cins seviyesinde sistematiği ve genel özellikleri ile tanıtılmaktadır. Ayrıca cinslerin dahil olduğu gruplar hakkında özet bilgiler verilmiştir. Öğrencilerin özellikle laboratuarda öğrendikleri bilgileri not edebilmesi için de her uygulamanın sonunda boş sayfalar bırakılmıştır. Laboratuar uygulama kitabında yer alan örneklerin seçiminde eldeki mevcut materyal ve bilhassa iyi tanınan büyük gruplar olmasına önem verilmiştir.
KİTAP TANITIMI
TÜKETİM KÜLTÜRÜ BAĞLAMINDA TELEVİZYONDA REALİTE ŞOV PROGRAMLARI
Alandaki orijinal ve temel çalışmalardan yararlanılarak hazırlanan bu çalışmayı okuyan bir kişi, genel olarak realite şovların ne olduğunu, nasıl olduğunu tam ve doğru bir şekilde öğrenip anlayabilmeli; özel olarak da realite şovların içeriğinin nelerden oluştuğunu ve kapsamının ne olduğunu görmelidir. Bu kitapta farklı akademik ilgi ve birikime sahip kişiler için anlaşılır olabilmek amacıyla özellikle dilin sade tutulmasına özen gösterilmiştir.
Özetle çalışmada, egemen olanın izleyici üzerinde otorite kurmasını sağlayan toplumsal normların yeniden üretiminde önemli rol oynayan medya, realite şovlar aracılığı ile izleyiciye, belirli bir çerçeve içinde kendi televizyon gerçekliğini oluştururken tüketim toplumuna yeni popüler ürünler yaratmaktadır. Bu ürünlerin sunumu ise izleyicinin sevdiği karakterlerden anlatıcı/sunucu seçilerek ikon (bilirkişi) oluşturulmaktadır. Evim Şahane programında da görülmektedir ki, mobilya sektörünün popüler ürünleri, yoksulluk ya da zenginlik gözetilmeksizin sunulup, toplumsal cinsiyet normları da egemene göre yeniden üretilmiştir.
Son olarak, bundan sonraki dönemlerde konuyla alakalı çalışma yapmak isteyen araştırmacılar, realite şov programlarının etkilerini diğer televizyon programlarının etkileriyle, ülkemizde yayınlanan realite şov programlarıyla diğer ülkelerde yayınlanan realite şov programlarını kıyaslamaya ve realite şov programlarının toplum ve birey üzerindeki olumsuz etkilerini önlemeye, ayrıca programda sponsor firmaların kullandıkları ürün yerleştirmeye yönelik çalışmalar yapabilirler.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Nesil Sınıf İçi Değerlendirme Teknikleri
Değerlendirme öğrenme ve öğretim süreçlerinin ayrılmaz bir parçasıdır ve süreçlerin geliştirilmesine aracılık eder. Sınıfta gerçekleşen öğrenme düzeyine ilişkin değerlendirmeler, öğrenme ve öğretim süreçlerinin yeniden yapılandırılmasına rehberlik ederler. Bu nedenle öğretimde değerlendirme süreçlerinin öğretim ve öğrenme süreçleri ile bütünleştirilmesi önemlidir. Sınıf içi değerlendirme teknikleri değerlendirmenin öğretimin bir parçası haline getirilmesine katkı sunar. Sınıf içi değerlendirme teknikleri yapılandırmacı yaklaşımın önemli bir bileşeni olan biçimlendirici değerlendirme açısından da son derece önemlidir. Sınıf içi değerlendirme teknikleri öğretmenlerin öğretim süreçlerinde yararlandıkları yöntem ve tekniklerin etkililiğine dönük sağlıklı bir anlayış geliştirmelerini sağlar. Öğrenciler açısından da öğrenme süreçlerinde başvurdukları stratejilerin sonuçlarını değerlendirmelerinde yol göstericidir. Gerçekleşen öğrenme düzeyine ilişkin değerlendirmelerin ortaya konulmasında çok farklı tekniklerden yararlanılabilmektedir. Çalışma da sınıf içi değerlendirmelerin öğrenciler için motive edici bir niteliğe kavuşturulmasına katkı sunabilecek farklı değerlendirme teknikleri hakkında bilgilere yer verilmiştir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
CONTEXTUAL VULNERABILITIES APPROACH TO UNDERSTAND VICTIMIZATION IN CYBERSPACE
Economic cybercrime is one of the unwelcomed consequences of unprecedented intrusion of the Internet in our daily lives. Academic interest in understanding the causes and adverse impacts of cybercrime is growing. Opportunity perspective, which perceives individuals’ daily routines and lifestyles as the primary facilitator of victimization, has been widely applied as a theoretical and conceptual framework in cybercrime victimization research. However, this approach put the responsibility of the victimization on victims explicitly, which hampers the application of crime prevention and reduction efforts. This book presents the Contextual Vulnerabilities approach based on the significant findings of a doctoral study conducted at Durham University in the United Kingdom. Contextual vulnerabilities approach posits that cybercrime victimization is the outcome of the confluence of contextual factors that are mostly beyond victims’ control. This approach presumes that controlling individual (micro-level), macro-level and socio-cultural vulnerabilities may prevent cybercrime victimization. Though the preliminary goal of this book is to provide a new theoretical perspective to scholars researching victimization in cyberspace, I hope the wider audience would find it informative.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
MEDYA, AİLE VE KUŞAKLAR
İletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, günümüzde pek çok alanda insan hayatını kolaylaştırmanın yanında, bireylerin serbest zamanlarında kapladığı dilimin giderek artması nedeniyle, insan ilişkilerini ve aile içi ilişkileri etkilemektedir.
Teknoloji ve buna bağlı olarak iletişim biçimlerinin bu denli farklılaştığı günümüzde, kuşaklar arasında da iletişim ve iletişime dayalı girişimler ciddi farklılıklar göstermeye başlamaktadır.
Tüm bu etkenler bir araya geldiğinde, içinde farklı kuşakları barındıran toplumun en küçük yapı birimi aile öncelikli olarak yaşanan bu değişimlerden etkilenmektedir.
Bu çalışmada, bu bağlamda, kuşak teorileri içinde yer alan ve dijital yerliler olarak kabul edilen Z ve Alfa Kuşakları ile onların aile ilişkileri üzerinde durulmaktadır.
Araştırmada hem bu iki kuşağı daha iyi tanıyabilme, hem de Z Kuşağından Alfa Kuşağına kadar olan kısa süreli dönemde iletişim ve medya kullanma biçimleri üzerindeki değişimlerini ortaya koyabilme amaçlanmaktadır.
Bu nedenle, nitel araştırma ile gerçekleştirilen bu çalışmada, derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak, Z ve Alfa Kuşaklarının her ikisinden de en az birer tane çocukları olan ebeveynlerle görüşülmüştür. Yapılan görüşmede sorulan sorularla, teknolojik gelişmelerin aile içi ilişkileri ve ailenin serbest zamanını nasıl etkilediği, Alfa ve Z Kuşağında yer alan çocukların genel özellikleri, aile ilişkileri ve teknoloji tabanlı cihazları kullanım alışkanlıklarıyla ilgili temel bilgilere ulaşılmıştır.
Özellikle de Z ve Alfa Kuşağı çocukların, 2-7 arası dönemlerinde, yukarıda bahsedilen noktalardaki farklılıkları ortaya çıkarılarak, Alfa Kuşağının gençlik dönemlerinde bu değişimlerin hangi yönde ilerleyerek nasıl bir dönüşüm yaşanacağı konusuna ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Ekodrama
Çağımızın çözülmesi gereken en acil sorunlarından birisi olan ekolojik krizle ilgili yapılan edebi ve kültürel çalışmalar ülkemizde de giderek ilgi görmekte, konuyla ilgili yapılan çalışmaların sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu kitap ekolojik krizin tiyatroda ve sahne sanatlarındaki yansımalarını ele alması; ekokaygı, postapokaliptik söylem, ekofeminizm gibi kavramları ilgili analizlerle açık ve anlaşılır hale getirmeyi hedeflemesi bakımından alanında ilk Türkçe derleme kitap özelliğini taşımaktadır. Çevre, insan ve insan olmayan topluluklar arasındaki ilişkileri tiyatro ve sahne performansları açısından farkı boyutlarıyla inceleyen bu kitabı çevre sorunlarına duyarlı tüm okurların beğenisine sunarken ilgilileri için önemli bir başvuru kaynağı olmasını diliyoruz. Kaderine terkedilmiş doğalara farkındalık yaratması dileğiyle.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Başlayanlar İçin Güncel Gelişmeler Işığında Avrupa Birliği
Bu kitap, Avrupa Birliği’nin savaş sonrası umutlardan doğan hikâyesini, kurucu iradesini ve bugün ulaştığı çok katmanlı yapıyı yalın ama derinlikli bir dille anlatıyor. Genişleme sürecinin siyasi ve toplumsal anlamını, Yeşil Mutabakat’ın Avrupa’nın geleceğini nasıl yeniden şekillendirdiğini ve Ukrayna meselesinin Birliğin güvenlik ile dayanışma anlayışını nasıl dönüştürdüğünü ele alıyor. Avrupa Birliği’nin 2024–2029 dönemi öncelikleri ile 2026 yılı öncelikleri ışığında rekabetçilikten dijital dönüşüme, enerjiden savunmaya uzanan yeni yol haritasını gözler önüne seren bu çalışma, Avrupa Birliği’ni anlamak isteyen özellikle yeni başlayanlar için güncel ve bütüncül bir perspektif sunuyor.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyatta Aile
Edebiyatın satır aralarında aileye dair bir yolculuk…
Aile, insanlık tarihinin en temel kurumlarından biri olarak edebiyatın da vazgeçilmez temalarından biridir. Bu kitap, Türk ve İngiliz edebiyatlarından seçilen eserler aracılığıyla, aile kavramının edebi metinlerde nasıl temsil edildiğini kapsamlı bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır.
İki ana bölümden oluşan kitapta, “Türk Edebiyatında Aile Temsilleri” ve “İngiliz Edebiyatında Aile Temsilleri” başlıkları altında toplam on yedi bölüm yer almaktadır. Okurlar, farklı dönemlerden ve edebi türlerden yapılan detaylı analizlerle, aile kurumunun tarihsel süreçteki değişimini ve kültürel yansımalarını keşfedeceklerdir.
Bu çalışma, yalnızca Türk ve İngiliz edebiyatlarının aileye bakışını ortaya koymakla kalmaz; aynı zamanda okura, farklı dil ve kültürlerdeki ortak insani değerleri karşılaştırmalı bir perspektifle değerlendirme fırsatı sunar. Böylece okuyucu, edebiyatın evrensel diliyle aile kavramının derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkar.
₺400,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Dönüşümün Yüzleri
Dünya genelinde hem ülkeler arası hem de her ülkede bireyler arası eşitsizliklerin her geçen gün daha da arttığı inkâr edilemez bir gerçektir. Tarih boyunca insanlar genellikle dini ve ahlaki nedenlerden dolayı güçsüz olanlara yardım etmişlerdir. Ancak çoğu zaman dini kurumlar ya da yardım dernekleri gibi geleneksel dayanışma ağları tarafından yürütülen yardım faaliyetleri, sanayi devrimi sonrasında devlet tarafından yürütülen örgütlü, sürekli ve düzenli faaliyetlere dönüşmüş ve sosyal hizmetler adını almıştır. 20. yy.da modernleşmenin getirdiği sosyal sorunlar, ülkemizde derinden yaşanmıştır. Oluşan yeni toplumsal yapıdaki gelişmeler için farklı dönemlerde yeni sosyal politikalar geliştirilmiştir. Çalışmamızda güncel sosyal politikanın mekânsal iki farklı uygulaması ele alınmaktadır. İlk bölümde Tazelenme Üniversitesi ve yaşlılık için katkısı incelenmiştir. İkinci bölümde giderek yaygınlaşan güvenlikli özel sitelerin sosyal yaşama etkileri ve yarattıkları yeni sosyallikler incelenmiştir. Son olarak, toplumun giderek belirginleşen bir kesimi olan çocukların, oyun alanları ve teknolojinin yeni yüzü olan karanlık fabrikalar tartışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kök Türk Devleti Dönemi Şehircilik
Türkler tarih boyunca sadece savaşları ve göçleriyle değil aynı zamanda kurdukları şehirler ve oluşturdukları şehir kültürüyle de büyük bir medeniyet inşa etmişlerdir. Türklerin şehircilik kültüründen uzak, yalnızca “otlak ve su peşinde koşan” göçebe topluluklar olduğu yönündeki yaklaşımlar arkeolojik ve tarihî bulgular karşısında yeniden değerlendirilmelidir. Asya Hunlarından itibaren başlayan şehircilik faaliyetleri, Kök Türkler döneminde daha belirgin bir nitelik kazanmıştır. Türkistan’ın farklı havzalarında ekonomik, kültürel ve siyasi hayatın merkezleri olan şehirler ortaya çıkmıştır.
Kök Türkler, bozkır kültürü ile yerleşik hayat arasında bir karşıtlık değil, güçlü bir etkileşim ve süreklilik ortaya koymuşlardır. Kurdukları ve geliştirip katkı sundukları şehirler; askerî ve istihbarat faaliyetlerinin, devlet yönetiminin, kültürel hayatın, sanatın, üretimin ve ticaretin önemli merkezleri hâline gelmiştir. Kök Türklerin şehircilik anlayışı, sonraki Türk devletlerinin şehir kültürünün şekillenmesinde de önemli bir rol oynamıştır.
Elinizdeki kitap, Kök Türkleri merkeze alarak Türklerin şehircilik serüvenini takip eden bir yol haritasıdır. Türklerin yaşadığı farklı coğrafyalarda nasıl şehirler kurduklarını, şehirleri hangi ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirdiklerini ve kültürlerini bu merkezlerde nasıl yaşattıklarını araştırmacıların bakış açılarıyla ele almaktadır. Bu kitapla birlikte Türk tarihine farklı bir pencereden bakacak; savaşların ve göçlerin yanı sıra şehirlerin de Türk tarihinin ve medeniyetinin taşıyıcıları olduğunu keşfedeceksiniz.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Balkan Harbi’nde Müretteb Dördüncü Kolordu’nun Harekâtı
Osmanlı Devleti’nin son dönem siyasal ve toplumsal tarihini şekillendiren gelişmelerin başında Balkan Harbi gelir. Bu harple başlayan çözülme I. Dünya Harbi ile ivme kazanarak Osmanlı siyasal yapısının sonunu hazırlayan süreci tetiklemiştir. Balkan Harbi’ndeki feci mağlubiyeti bizzat müşahede etmiş kumandanların kaleme aldıkları değerli çalışmalar harbin muhtevasına dair önemli birer kaynak değeri taşımaktadır. Bunlardan biri de elinizdeki eserdir. Eserin müellifi Miralay Mahmud Beliğ (Uzdil), Balkan Harbi’nde Dördüncü Kolordu Erkân-ı Harbiye Reisi olarak vazife yapmıştır. Beliğ, ordu içerisinden yetkili bir gözle Balkan Harbi’ne dair tespit ve görüşlerini resmi evraka ve özel notlarına dayanarak harbin henüz devam ettiği bir ortamda acı duygular içerisinde kaleme almıştır. Bu çalışmada, Mahmud Beliğ’in daha önce kaleme alınmamış müstakil biyografisini verdikten sonra Balkan Harbi’nde Müretteb Dördüncü Kolordu’nun Harekâtı adlı eserinin tam metnini günümüz harflerine aktararak bu konuda yapılacak araştırmalarda faydalanılmasını amaç edindik.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİĞİN KEŞFİ: GİRİŞİMSEL FIRSATLAR VE BELİRLEYİCİ UNSURLARI
Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler ve küreselleşmenin etkisiyle dünya genelindeki koşullar değişmiş ve küresel bir bilgi ekonomisi ortaya çıkmıştır. Dünya ekonomisinde yaşanan bu değişimler ve oluşan fırsatlar yeni bir girişimsel toplum yaratarak, ekonomideki en küçük aktör olan girişimcinin gücünü arttırmış ve küresel ekonominin oluşumunda girişimcinin en önemli aktör konumuna gelmesini sağlamıştır. Tarihin ilk çağlarından beri yeni iş imkanları yaratmak, keşfetmek veya tanımlamak ve bu imkanları ekonomik kazanç için yeni girişimlerde kullanmak insan yaşamında daima önemli olmuştur. Bu anlamda fırsatlar, girişimcilik alanında sınır ve değişim koşullarını tanımlayan temel kavramlardan biridir. Çünkü bir fırsat olmadan girişimcilik olamaz. Potansiyel bir girişimci son derece yaratıcı ve çalışkan olabilir, fakat hedeflenen bir fırsat olmadan bu karakteristiklerle, girişimsel aktiviteler meydana gelemez. Dolayısıyla fırsatların doğasını açık bir şekilde anlamaksızın, girişimciliği geliştirmeye yönelik akılcı politika ve uygulamalar bulmak mümkün değildir. Bu nedenle girişimsel bir fırsatın nasıl anlaşıldığı ve nereden geldiğini bilmek oldukça önem arz etmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
AMERICAN CULTURAL IDENTITY IN THE MAGIC BOX
American cinema is not just a cultural product, it is the nation’s most powerful engine of myth-making.
Written from the unique vantage point of a Türkiye-based scholar of American Studies, American Cultural Identity in the Magic Box offers a rare, comparative reading of the myths and contradictions that shape the United States. Through films like Raging Bull, Bonnie and Clyde, Forrest Gump, and Dances with Wolves, Eren Alkan uncovers how America imagines itself and how those imaginings both inspire and deceive.
Blending myth-criticism, cultural theory, and qualitative analysis, this book reveals the hidden architecture of American identity and the cinematic stories that sustain it.
A compelling journey into the myths America tells the world, and one that speaks directly to readers in Türkiye seeking to understand the power behind the “magic box.”
₺250,00