KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

TÜRK-IRAK MÜNASEBETLERİ (1932-1963)
₺390,00 -

Türk Edebiyatında İktidar Mücadelesi (1860-1895)
₺300,00 -

The Spirit Of Dickensian Style
₺325,00 -

TEKİNALP yeni mecmua yazıları
₺275,00 -

Şiirin Düş Çınarı Nurettin Durman
₺455,00 -

Sosyo-Coğrafi Sorun Olarak Kanunla İhtilafa Düşmüş Çocukların Suç Coğrafyası Perspektifiyle İncelenmesi
₺250,00 -

Siyasi Yasakların Sonu: 6 Eylül 1987 Referandumu
₺390,00 -

SHORT STORIES FOR ELT CLASSES
₺250,00 -

SAĞLIK KURUMLARINDA GÜNCEL MUHASEBE VE FİNANS
₺235,00 -

Recueil d’Auteurs et de Textes de la Littérature Française
₺300,00 -

PERDEYE YANSIYAN GURBET, TÜRK DIŞ GÖÇÜ VE SİNEMA
₺455,00 -

Osmanlıdan Cumhuriyete Arşiv Belgeleri Işığında BALYA TARİHİ
₺845,00 -

Okuma Becerisi Öğretimi ve Değerlendirilmesi
-

Muğlada Sürdürülebilir Turizm
₺325,00 -

Memluk Kıpçak Sözlük ve Gramerlerinde Türkmence
₺315,00 -

MACHINE LEARNING APPLICATIONS IN OPERATIONS MANAGEMENT
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Bilim İletişimi
“Hayatta hiçbir şeyden korkmamalıyız, sadece anlamalıyız. Şimdi anlama zamanı, böylece korku azalacaktır.”
arie Curie
Bu kitap, bilim tarihini kadim uygarlıklardan günümüze kadar ele alarak farklı toplumların bilimsel gelişime katkılarını ve bilim iletişiminin temel dinamiklerini gözler önüne sermektedir. Bilim iletişiminin tarihsel gelişimi, temel yaklaşımları ve sürece dahil olan paydaşlar bütüncül bir bakış açısıyla incelenirken, bilimin topluma nasıl aktarıldığı, güvenilir bilginin nasıl üretildiği ve yaygınlaştırıldığı detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca, Covid-19 pandemisi bağlamında bilim iletişiminin kritik rolü değerlendirilirken, kriz dönemlerinde bilim ve toplum arasında güvene dayalı bir ilişkinin nasıl kurulduğu ve iletişim stratejilerinin etkileri kapsamlı bir şekilde analiz edilmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Cartography in Postcolonial Fiction
Space shapes identity in postcolonial fiction through contested geographies, migration, and spatial memory. Cartography in Postcolonial Fiction examines how literary narratives engage with territorial belonging, displacement, and resistance. Analyzing works by Salman Rushdie, Chinua Achebe, Zadie Smith, Jhumpa Lahiri, Bharati Mukherjee, Tsitsi Dangarembga, C.L.R. James, Patricia Grace, Gabriel García Márquez, Anita Desai, and Chimamanda Ngozi Adichie, this book explores how postcolonial authors from South Asia, Africa, the Caribbean, and the Pacific reimagine space as both a site of control and liberation. Drawing on literary cartography and spatial theory, Selin Şencan investigates how colonial geographies persist in contemporary fiction, shaping narratives across urban centers, diasporic landscapes, and Indigenous homelands. By mapping these literary terrains, this study reveals how fiction challenges, reclaims, and reconfigures space in a world shaped by colonial legacies.
KİTAP TANITIMI
OSMANİYEDE TARIMSAL ÜRETİM
Tarımsal üretim, insanoğlunun yaşamı için vazgeçilmez olup insanlık tarihi boyunca sürekli olarak gelişme göstermiştir. Toplayıcılık ve avcılık ile başlayan tarım, zamanla toprağın işlenmesi ve bitkilerin yetiştirilmesinin yanı sıra hayvanların ehlileştirilmesi ile gelişme göstermiştir. Yirminci yüzyılda ise teknolojik gelişmelerin, tarımsal üretim ile bütünleşmesi biyoteknoloji kavramını doğurmuş ve tarımsal üretim farklı bir boyut kazanmıştır.
Dünya nüfusu hızla artarken tarım topraklarının azalması gelecek için bir tehdit oluşturmaktadır. Özellikle yanlış arazi kullanımları ile verimli tarım topraklarının imara açılması bu tehlikenin boyutunu daha da artırmaktadır. Dört mevsimin yaşandığı ülkemizde, çok çeşitli tarım bitkilerinden yüksek verimlilikte ürün alınması ülkemiz için önemli bir avantajdır. Gelecekte tarımın stratejik bir önem arz edecek olmasından dolayı, ülkemizde tarım topraklarının korunması ve yerli tohum üretimi tedbirlerinin alınarak planlamalar yapılması gerekliliğini doğurmaktadır.
Osmaniyede doğal ortam koşullarının uygunluğundan dolayı yılda iki kez ürün alınmaktadır. Sahada tarla bitkilerinin yanı sıra meyve ve sebze çeşitliliği de fazladır. Tarla ürünlerinden buğday, arpa ve pamuk üretiminde büyük düşüşler gerçekleşir iken endüstriyel tarım ürünleri olan ve gıda sektöründe geniş bir kullanım alanı olan susam, yerfıstığı ve mısır üretiminde artış dikkat çekicidir. Sebze yetiştiriciliğinde ise üretim merkezleri arasında büyük farklılıklar bulunmaktadır. Sebze türleri içinde özellikle kırmızı turp üretiminin önemli olduğu Osmaniye de (Kadirli) üretim artış eğilimde iken Adana karpuzu olarak isim yapmış sebzenin üretimindeki azalma dikkat çekici boyuttadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Genetik Hastalıklar ve Spor
Genetik hastalıklar, bireylerin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen ve genetik materyallerdeki bozukluklar sonucu ortaya çıkan sağlık sorunlarıdır. Bu tür hastalıklar genellikle fiziksel ve psikolojik zorluklara neden olur ve bireylerin günlük yaşamlarını önemli ölçüde etkiler. “Genetik Hastalıklar ve Spor” adlı bu kitap, genetik hastalıkları olan bireyler için spor ve fiziksel aktivitenin önemini incelemekte; genetik bozuklukların sağlık üzerindeki etkilerini ve sporun bu etkileri nasıl hafifletebileceğini araştırmaktadır. Ayrıca kitap, genetik hastalıkların çeşitlerini, bu hastalıkların bireylerin fiziksel ve psikolojik sağlığı üzerindeki etkilerini ve egzersizin bu etkileri nasıl azaltabileceğini ele almaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
SUNZI BINGFANIN İNGİLİZCE VE TÜRKÇE ÇEVİRİLERİ
Çin askerî düşünce külliyatı arasında kuşkusuz en çok bilinen eser, Wujing Qishu (Yedi Askerî Klasik) arasında yer alan ve başlığı genellikle Sunzinın Savaş Sanatı şeklinde çevrilen Sunzi Bingfa yani Sun Ustanın Askerlik Kurallarıdır. Çin geleneğine göre MÖ 6. yüzyılda yaşadığı söylenen Sunzinın (Wade-Giles yönteminde Sun-tzu ya da Sun-tz?, Pinyin yönteminde Sunzi ya da bazı çalışmalarda Sun Zi) gerçek adı Sun Wudur. Sunziya atfedilen Sunzi Bingfa, Çin tarihi boyunca devlet adamları ve askerler tarafından büyük ilgi görmüş, üzerine pek çok yorum yapılmıştır. Günümüzde de bu eser, Dünya çapında büyük ilgi görmeye devam etmekte, siyaset ve askerlik dışında iş dünyası gibi farklı alanlarda da okunmaktadır.
Sunzi Bingfa, Batı dünyasında 18. yüzyılda tanınmaya başlamış, İngilizceye ve Türkçeye çevirilerinin yapılmasına ise 20. yüzyılda başlanmıştır. Orijinal metni günümüze ulaşmayan bu eserin, çeşitli tarihî dönemlerden kalan birkaç nüshası bulunmaktadır; gerek bu nüshalardaki farklar, gerek de Çince kelimelerin tarih içerisinde geçirdiği bazı anlam değişiklikleri, Sunzi Bingfanın İngilizcede ve Türkçede farklı şekillerde tercümelerinin yapılmasına yol açmıştır. Eserin İngilizce çevirileri arasında, onun dil özellikleri üzerine yoğunlaşan çalışmalar olduğu gibi, onun askerî özelliklerine daha ağırlık veren çalışmalar da vardır. Bu çevirileri yapan kişilere bakıldığı zaman, aralarında Sinologların ve tarihçilerin yanı sıra, bu alanlardan olmayan kişilerin de bulunduğu görülmektedir. Sunzi Bingfanın İngilizce tercümeleri arasında farklar olmasının bir sebebi de budur. Bu eserin Türkçe çevirilerine bakıldığında ise, daha büyük sorunlar olduğuna tanık olunmaktadır. Sözü geçen tercümelerin çoğu, doğrudan Çinceden değil, eserin çeşitli İngilizce çevirileri üzerinden yapılmıştır. Bu çevirileri yapan kişilerin de Sinolog ya da tarihçi olmadıkları, bazı yerlerde oldukça yanlış çeviriler yaptıkları görülmektedir. Ancak bu durum, 2014te ve 2016da Türk Sinologlar tarafından yapılan iki yeni çeviriyle birlikte değişmiş ve ilk kez Çinceden Türkçeye tercümeler yapılmıştır.
Çeşitli sebeplerden ötürü bu eserin farklı çevirilerinin olması, okuyucular arasında karışıklığa, bazı yanlış anlamalara ve yanlış yorumlamalara yol açmaktadır. Bundan dolayı, Sunzi Bingfanın İngilizcedeki en iyi birkaç çevirisini seçip, bunları cümle cümle Türkçeye çevirmeye ve her cümlede eserin diğer İngilizce ve Türkçe tercümeleriyle karşılaştırmalar yapmaya karar verdik. İngilizcedeki en iyi çeviriler olarak Lionel Gilesın, Samuel B. Griffithin, Lin Wusununve Victor H. Mairin tercümelerini Türkçeye çevirdik. Bunları Türkçeye çevirirken de dipnotlarda Thomas Cleary, Juh-hua Huang, Roger Ames, Ralph D. Sawyer, Mert Bayat, Naim Oğuz, Sibel Özbudun-Zeynep Ataman, Şule Kılıçarslan, Adil Demir, Utku Umut Bulsun-Pınar Erbayık ve Tuğçe Ayteş tarafından yapılmış olan tercümeleri hem kendi çevirdiğimiz metinlerle hem de birbirleriyle karşılaştırdık. Bunu yaparken, bu çevirilerin farklarını ve benzerliklerini belirttik, yanlışlarını da gösterdik. Pulat Otkan-Giray Fidan ve Bülent Okay tarafından yapılan çevirileri de, Türkçede doğrudan Çinceden yapılmış ilk tercümeler oldukları için, kitabımızın metnine cümle cümle aktardık. On üç bölümden oluşan Sunzi Bingfanın bölüm başlıklarını Gilesın, Griffithin, Linin, Mairin, Otkan-Fidanın ve Okayın yaptıkları çevirilerin tamamını aktararak verdik. Cümle numaralandırılması ile sıralanmasında ise, Gilesın yapmış olduğu numaralandırmaya ve sıralamaya sadık kaldık; her cümlede Gilesı çevirdikten sonra, diğer çevirileri onun altında verdik.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
DEVRİM VE DİRENÇ
İspanya’da XIX. yüzyıl boyunca sürekli değişen siyasi ve sosyal dengeler, XX. yüzyıla çok büyük sorunları miras bırakır. Bir türlü yatışmayan sosyal tansiyon ülkeyi korkunç bir iç savaşın eşiğine getirir. Bir halkı bu kadar korkunç bir iç savaşın tarafları konumuna iten motivasyonu anlama çabası bizi bu detaylı çalışmayı hazırlamaya itmiştir. “Bir toplum içinde bu derin karşıtlığı yaratan etmenler nelerdir?”, “Yıllar içinde bu karşıtlığın muhafazakâr milliyetçilik üzerinden inşaası nasıl gerçekleşmişir?”, “Tüm bu süreçlerin sonunda bir kırılma noktası olan İç Savaşı başlatan çatlaklar nasıl oluşmuştur?”, “1939 – 1975 yılları arasında Franco, büyük bir muhalefetle karşılaşmadan İspanya’yı nasıl yönetebilmiştir?” gibi sorular, bu çalışmaya başlarken cevabını aradığımız temel sorulardır. Çalışmamızın 1808-1959 yılları arasını kapsamasının en büyük nedeni ise; Bağımsızlık Savaşı ile başlayan İspanyol milliyetçiliğinin muhafazakâr kanadının gelişim süreci anlaşılmadan, frankist propagandanın dayanakları ve Franco’nun 36 yıl İspanya’yı nasıl yönettiğinin anlaşılamayacağı düşüncesidir.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
BELGESEL SİNEMANIN ÜÇÜNCÜ SİNEMADA TEMSİLİ
İçinde yaşanılan topluma açık gözlerle bakabilmek her sinemacının ve özellikle belgesel sinemacının kendi toplumuna karşı koşulsuz bir görevidir. Bu bağlamda; Üçüncü Sinema, hâlâ keşfedilmeyi bekleyen bir alandır. İmgesel ya da belgesel yapımların bu anlayışı taşıyarak izleyicilerle buluşması, birtakım sorunları içeriyor olsa da kültürel özgüllük, ulusal çıkarlar ve toplumsal eşitlik adına yapılması beklenen bir üretim alanıdır. Toplumsal refah için zihinlerin yeni ve gerçek bileşenlerle yapılandırılması belgesel sinemanın ve Üçüncü Sinemanın birincil işlevleri arasındadır. Özetle; yapılması gereken keşfetmek ve kaydetmek!
₺325,00
KİTAP TANITIMI
OMURGALI HAYVANLARIN ANATOMİSİ
Hazırlamış olduğumuz Omurgalı Hayvanların Anatomisi’ne ait ders notlarımız iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda omurgalı hayvanların anatomilerine ait bilgiler şekillerle desteklenerek ders notları şeklinde verilmiştir. İkinci kısımda ise ders notlarındaki bilgilerin daha iyi anlaşılması için laboratuvar kılavuzu olarak hazırlanmıştır. Böylece ders ve laboratuvar bilgileri birlikte verilerek daha kalıcı ve aktif bir öğrenim planlanmıştır. Ders notları kısmında anatomi, deri, iskelet sistemi, kas sistemi, sindirim, dolaşım, solunum, boşaltım, üreme ve sinir sistemleri hakkında bilgiler verilmiştir. Laboratuvar kılavuzu kısmında ise deri ve iskelet sistemi kısmına ait uygulamalar öğrencinin ilgisini çekecek şekilde hazırlanmıştır.
KİTAP TANITIMI
Hamzaname -I-
Bu neşirde İstanbul Üniversitesi, Nadir Eserler Kütüphânesi
Türkçe Yazmalar, Nu.1132deki Hamzanâme nüshası kullanılmıştır.
Eser, Hicrî 1268 Receb ayında istinsah edilmiştir.
Hz. Danyal’ın öldüğü gün, hamile olan karısı Şemse Bânû bir erkek çocuk dünyaya getirir. Bu doğan çocuk Hamzanâme’nin ana kahramanlarından biri olan Büzürcmihr’in (Hâce-i Dânâ) dedesi olan Câmasb’dır. Aynı zamanda yazmanın başında anlatılan Şahmaran hikayesinin de baş kahramanı olan Câmasb odunculuktan yetişme ilim ve irfan sahibi biri olup; Keyânilerin padişahı Keyhüsrev’in de sadrazamlığını yapmıştır. Keyhüsrev’in eski ve büyücü veziri Şemhûr’un da rakibi olan Câmasb vefat edince; geriye oğlu Baht Hammâl kalır. Ancak o da Şemhûr’un oğlu ve Keyhüsrev’in yerine padişah olan Keykubâd’ın baş veziri Şemun tarafından öldürülmüştür. Ancak karısı hamile olduğundan bir erkek çocuk doğurur. Çocuk hüsn ü cemal sahibi, yetenekli biri olduğundan kendine Büzürcmihr lakabı takılır.
Büzürcmihr, dedesi Danyal Aleyhisselamın verdiği bir kitap ve hırkası sayesinde ilim irfan sahibi, rüya tabirinde mahir, geçmiş ve geleceğe dair isabetli yorumlar yapan basiretli bir kişi olarak Medâyin hükümdarı Keykubât’ın huzuruna getirilir. Padişahın unuttuğu rüyasını ona hatırlatıp doğru tabir edince; babasının katili Şemun’un yerine Veziriâzam olarak atanır ve Hâce-i Dânâ olarak ün yapar.
KİTAP TANITIMI
EXPLORING THE MYSTERIES OF ANTI-DETECTIVE FICTION
Exploring the Mysteries of Anti-Detective Fiction takes readers on a transformative journey through the intricate layers of anti-detective fiction by redefining the boundaries of mystery literature. With an insightful exploration of Stuart Turton’s The Seven Deaths of Evelyn Hardcastle and Peter Ackroyd’s Hawksmoor, this book examines a genre that challenges notions of truth, identity, and narrative closure. Blending postmodern theory with literary analysis, it delves into themes of identity, parody, and historiographic metafiction, uncovering the interplay between history, fiction, and ambiguity. Readers are invited to navigate a labyrinth of historical reconstruction, metaphysical puzzles, and the play between reality and fiction. Whether you’re an academic, a genre enthusiast, or simply curious, Exploring the Mysteries of Anti-Detective Fiction offers an intriguing perspective into the enigmatic world of anti-detective narratives.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
SANAYİLEŞME OLGUSUNUN KİRLİLİK SIĞINAĞI HİPOTEZİ VE ÇEVRESEL VERGİLER AÇISINDAN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ
Küreselleşme ve sanayileşme olgusu ile artan iktisadi faaliyetlerin olumlu etkilerinin yanı sıra ortaya koymuş olduğu negatif dışsallıklar dikkatleri insan ve ekonomi açısından oldukça önemli olan çevre konusuna çekmiştir. Çevre ekonomisinin iktisadi düşünceler tarihindeki yerinin incelenmesi çevre konusuna verilen önemin yüzyıllarca süregeldiğini ancak son yıllarda üzerinde oldukça tartışılması gereken bir konu haline dönüştüğünü göstermektedir. Bu noktada kitabımızda çevre ekonomisinin geçmişini inceleyerek geleceğe ışık tutması açısından çevre sorunlarından kaynaklı dışsal maliyetlere uygulanan vergiler ve etkinliği üzerinde durulmuş, çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilişkisi çeşitli göstergeler ve indekslerle açıklanmış, ekonomik büyüme ve dışa açıklığın çevre kirliliği üzerindeki etkileri ile ekonomik büyüme ve çevre vergilerinin çevre kirliliğine olan etkisi Kyoto Protokolünün de göz önünde bulundurulduğu çeşitli ampirik modellerle analiz edilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Rus Dilbilimsel Çeviri Kuramı Vilen Komissarov, Eşdeğerlik
Çeviri eşdeğerliği, kuşkusuz, modası geçmiş bir kavramdır. Bu konuyu yeniden gündeme getirme, hatta üzerine kitap yazma girişimi doğal olarak akıllarda sorular uyandırabilir. Kitabın yazarını bu girişime iten ilk gerekçe, eşdeğerlik kavramı dâhil olmak üzere genel olarak Rus çeviribilim alanıyla ilgili bilgilerimizin yetersiz olmasıdır. Akademik ilerlemenin kesintili olmaması gerektiğine ilişkin inanç ise bu çalışmayı tetikleyen ikinci gerekçe.
Ne var ki kaynak odaklılık – erek odaklılık, yazarı okura taşımak – okuru yazara taşımak antinomisinin dar çerçevesinden çıkmayı başaramamış gibi görünen eşdeğerlik kavramı çevirinin kompleks doğasını çözümlemek için yetersiz kalmakta. Heyecan verici çalışmaların yapıldığı dönemde bu siyah-beyaz görüntüleri tozlu raflardan indirip yeniden gün ışığına çıkarmanın gerekliliği haklı kuşkular uyandırır. Bu noktada bakış açımızı tazelemek için şu soruya yanıt aramak denenebilir: Eşdeğerliğin farklı, alışılmışın dışında bir yorumu mümkün mü? Bu gerekçeler ve soruyla yola çıkan yazar Rus dilbilimsel çeviri kuramının temsilcilerinden Vilen Naumoviç Komissarov’un beş düzey içeren eşdeğerlik sınıflandırmasını incelemeye ve sınamaya karar vermiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Ekonomisi
Türkiye’de uygulamaya konulan IMF destekli 24 Ocak 1980 Ekonomik İstikrar Tedbirleri, ekonominin işleyiş biçiminde ve yapısında değişimi amaçlayarak reformist bir eğilimi temsil etmiştir. Ancak 1980’lerde uygulanan iktisat politikalarıyla istenilen düzeyde bir yapısal değişim gerçekleşememiştir. 1989-1993 yılları arasında yüksek kronik enflasyon ve dış açıkla karşılaşan Türkiye’de, kamu maliyesi dengesizliğinin genel bir iç dengesizliğe neden olması sonucunda 5 Nisan 1994 Ekonomik Önlemler Uygulama Planı yürürlüğe konulmuş, ancak bu son istikrar programı olmamıştır. 1998 Haziran sonunda IMF ile imzalanan Yakın İzleme Anlaşması’nın ardından 2000-2002 yıllarını kapsayan IMF destekli Enflasyonu Düşürme Programı yürürlükteyken Türkiye, Kasım 2000-Şubat 2001 ekonomik krizleriyle karşı karşıya kalmıştır. Bu nedenle yapısal yenilenme ve yasal düzenlemeleri öngören ve 2002-2004 dönemini kapsayan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı uygulamaya konulmuştur. Sonuçta Türkiye, 2000’lerin başında da yine IMF destekli bir program ile istikrar arayışlarını sürdürmüştür.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medya ve İletişimsel Yaklaşımlar
Arka Kapak Yazısı:
18. yüzyılın buharlı hantal makinelerinin gün gelip görünmez, dokunulmaz kablosuz ağ iletişimine kadar varan gelişmelerin işareti olacağı kimin aklına gelirdi? Ya da dünyanın bir ucunda üretilen mal ve hizmet reklamlarının mal ve hizmetten önce tek bir parmak hareketiyle hatta Siri’lerle akıllı telefonlarımıza tüm dünyayla eşzamanlı ulaşacaği?
İnternet! çağımızın İpek Yolu: ticaretin, bilginin ve hislerin vb. tüm inorganik akışın sağlandığı sistem ve onun en yalın hali olan 0 ve 1’lerin kontrolündeki yeni sanal ortamlarımız ve bu gibi ortamların üzerimizde kurduğu sahici hegemonya
Geleneksel medyadan dijital medyaya, çevrimiçi medyadan yeni medyaya, iletişimin gün geçtikçe değişen yüzü, bizleri onu anlatabilmek adına araştırmaya ve ileride geçmişte kalanı anlamış olabilmek kaygısıyla tekrar tekrar araştırmaya, daha iyi anlamaya ve yeni olanı aktarmaya yöneltmektedir.
KİTAP TANITIMI
OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E DENİZCİLER
Türk Denizcilik Tarihinin modernleşme içindeki yeri nasıl tayin edilebilir? Bir başka ifade ile Türk denizciliğinin son iki yüz elli yılındaki reform çabalarını dikkatli izlemenin en iyi yolu/yöntemi nedir? Şüphesiz bu sorulara çok farklı cevaplar vermek mümkündür. Ancak en önemli cevaplardan birinin, bahriyeye ömür verenlerin hayatlarına bakmak olduğu varsayılabilir. Türk Denizcilik Tarihini açıklamanın önemli yollarından biri, denizcilerin biyografik anlatılarını yapmaktan geçmektedir. Böylece, bahriyeli insan hikâyeleri üzerinden, yelkenli çağın başlangıcından buharlı çağın son zamanlarına kadar olan Türk Denizcilik Tarihi birtakım cevaplarını bulacaktır. Elinizdeki kitap bu düşüncelerle ortaya çıkmıştır. Biri, diğerinin devamı olsa da, ikisi de birbirinden ayrı teknolojik dünyanın gemi türü olan yelkenli ve buharlı gemilere uzun yıllar emek veren bahriyelilerin denizciliğe olan katkılarını belirlemeye çalışmak; gemi teknolojisinde yaşanan dönüşümü de anlamanın bir yolu olabilir. Bu kitap; yelkenliden buharlı çağa, denizcilerin hayat hikâyelerinden bir denizcilik tarihi çıkarma çabası/yöntemi olarak görülebilir.
KİTAP TANITIMI
İş Güvenliği Bağlamında İş Becerikliliği ve İş Performansı
Günümüzde artan rekabet ve hızla değişen teknolojinin etkisiyle yaşamın tüm alanlarında olduğu gibi iş yaşamında da yenilikler dikkat çekmektedir. Üretim teknolojilerinin gelişmesi ve çalışma şekillerinin değişmesiyle çalışanların görev tanımları da değişmektedir. Bu değişikliklerden veya iş ortamından kaynaklanabilecek çeşitli nedenlerle çalışanlar meslek hastalığına yakalanabilmekte veya iş kazası geçirmekte bunun sonucu olarak kalıcı iş görmezlik veya yaşamlarını kaybetme tehlikesiyle karşılaşmaktadır. Bu nedenle iş yerinde çalışanların güvenli bir ortamda çalışabilmesi ve iş sağlığı ve güvenliği kavramını daha da önemli hale getirmektedir. Bu bağlamda, çalışanlar işlerine karşı olumsuz durumlarla karşılaşmamak için işlerinin bazı yönlerini bireysel olarak değiştirmeye veya işlerini yaparken kendi yöntemlerini geliştirmeye gayret göstermektedir. Çalışanın kendi isteğiyle işini biçimlendirmesi, kendi yetenek ve inisiyatifine daha uygun bir duruma getirmesi şeklinde tanımlanan iş becerikliliği, bireysel olarak kişiye olumlu sonuçlar sağlamasının yanı sıra, olumlu örgütsel sonuçlara da yol açmaktadır. Bu sonuçlardan birisi de iş performansıdır. İş becerikliliği davranışı sergileyen bir çalışanın iş performansında da artış gözlemlenmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Anamın Duası (Bütün Şiirler)
Cahit Tuncer’in çok az örneğini yukarıda verdiğimiz şiirlerinin tamamına bakıldığında yer yer çok güçlü söyleşileri olan sıra üstü bir şair olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Şarkışla yöresinin zengin ve güçlü halk şiiri geleneği içinde büyümüştür. Şarkışla ve yöresinin ünlü halk ozanlarının şiirlerini yakından bilen ve okuyan bir şairdir.
Gençlik yıllarında dönemin modern şiir anlayışına uygun olarak serbest nazım şeklini kullanan şair, 1980’li yıllardan itibaren daha çok halk şiiri tarzına yönelir. Tuncer, dinî – tasavvufî edebiyatın bilgi ve kültürüne de hâkimdir. Dinî ve sosyal temalı şiirleri çoğunluktadır. Yani geniş bir konu yelpazesi vardır.
Şair, sosyal meseleler karşısında iyi bir yergi şairi olduğu gibi millî meseleler karşısında da duyarlı bir millî duruşa sahiptir. Yeri geldiğinde yoksulluk, gurbet, bazı ahlâk bozuklukları da onun şiirlerine konu olmuştur. Kendi iç dünyasına yöneldiğinde ise sevdikleri ve özledikleri kişiler için son derece güçlü lirik şiirler söylemiştir.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
EIN ROMAN DER MODERNE KÜNSTLERPROBLEMATİK BEI RAINER MARIA RILKES ROMAN MALTE
KİTAP TANITIMI
Türev Piyasalar ve Türev Ürünler
Kitapta öncelikle finansal piyasalarda önemli bir rolü olan türev piyasalar tanımlanmakta ve bu piyasaların tarihsel gelişimi ve ülke ekonomisi açısından önemi açıklanmaktadır. Daha sonra ise bu piyasalarda kullanılan vadeli işlem sözleşmeleri, forward sözleşmeleri, opsiyon sözleşmeleri, swap sözleşmeleri, diğer türev araçlar anlatılmakta ve Türkiye’de Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası`nda işlem gören türev ürünler incelenmektedir.
Ayrıca türev ürün fiyatlaması, fiyatlamada kullanılan modeller açıklanarak, türev piyasalar ve türev ürünler genel olarak okuyucuya tanıtılmaya çalışılmaktadır.
Sade bir dille hazırlanan çalışmanın, türev piyasalar ve türev ürünler konusunda bilgi sahibi olmak isteyen herkes için fayda sağlaması amaçlanmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Sürdürülebilir Finans Sözlüğü
Sürdürülebilir finans, finansal sistem içinde sürdürülebilir ekonomik aktiviteleri hayata geçirmek için çevresel, sosyal ve yönetişim kriterlerini yatırım kararları sürecine dahil eder. Böylece hem ekonomik büyüme desteklenmiş hem de çevre üzerindeki baskılar azaltılmış olur. Bu açıdan sürdürülebilir finansın önemi, uluslararası ve ulusal kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları, finans profesyonelleri ve konuya ilgi duyan bireyler için giderek artmaktadır. Bu süreçte sürdürülebilir finans ile ilgili pek çok yeni terim ortaya çıkmakta ve anlam karmaşası yaratmaktadır. Sürdürülebilir Finans Sözlüğü, konuyla ilgili pek çok terimi bir araya getirerek sürdürülebilir finansla ilgili çalışanlara yardımcı olmayı hedeflemektedir. Bugünden yarına pek çok şeyin hızlıca değiştiği günümüz dünyasında bu sözlük, bir başucu kitabı olarak araştırmalarınızı ve çalışmalarınızı yaparken karşılaştığınız terimleri farklı yerlerden arama zahmetine girişmeden pratik ve hızlı bir şekilde sonuçlandırmanızı sağlamanıza yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
YÖNETİM KÜLTÜRÜ VE DEVLET AHLÂKI
“İyi bir yönetim nasıl olmalı?” sorusu, yeryüzünde belki de bütün zamanlarda ve toplumlarda insanların kafasını meşgul eden en önemli soru olmuştur. Yönetim, sadece matematiksel formüllerle ifade edilebilecek standart eylemler dizisi değildir. Merkezinde insan olmasından dolayı yönetimin kültürel ve ahlâkî bir zemini bulunur. Ancak günümüzde Machiavelli’e rahmet okutturan, değerlerin rantına meftun olan modern politikacılar, iktidarlarına meşruiyet kazandırmak için ahlâkı siyasete kurban ettiler. Ortaya çıkan siyasal ahlâksızlık, bir yandan sosyal sistemler üzerinde büyük yaralar açarken, diğer yandan siyasi sistemlerin bile taşıyamayacağı ağır bir yük haline geldi. Bütünüyle bir tehdit unsuruna dönüşen bu siyasal ahlâksızlığın doğurduğu nizamsızlık hali, aslında insan odaklı bir yönetim kültürünü ve devlet ahlâkını gerekli kılmaktadır. Burada en büyük sorumluluk devlete aittir. Devlet, ahlâklı bir yönetim sergileyen, hakkı tesis ederek vicdanları huzura kavuşturan, aynı zamanda sahip olduğu güç ile ahlâkı koruyan bir kurumdur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sağlık Ekonomisi
Sağlık ekonomisi yalnızca sağlık hizmetlerinin finansmanını değil, sürdürülebilir kalkınmayı, toplumların refah seviyesini, işgücü piyasalarını, küresel rekabeti ve sosyal adaleti belirleyen stratejik bir alan hâline gelmiştir. Bu eser sağlık sektöründe gelişen dinamikleri ekonomik açıdan değerlendirerek sağlık ekonomisi literatürüne kapsamlı bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Kitabın içeriğinde; sağlık ekonomisinin kavramsal incelemesi, koruyucu sağlık hizmetleri ve yaşlı bakım hizmetlerinin ekonomik değeri, sağlık turizminin küresel etkileri, sağlık arzında teknolojik inovasyonlar, sağlıkta eşitsizlikler, sağlık sektöründe kadın istihdamı ve beyin göçünün ekonomik sonuçları, Türkiye’de sağlığın finansmanı konusunda dönemsel bir inceleme yer almaktadır.
Sadece akademik çevre değil, sağlık yöneticileri, politika yapıcılar ve uygulayıcı profesyoneller için de tasarlanan bu çalışma; veriye dayalı analizleri, güncel eğilimleri ve kuramsal yaklaşımları bir araya getirmektedir.
Disiplinler arası bir yaklaşımla hazırlanan bu çalışma, hızla değişen sağlık ekosistemini anlamak, yorumlamak ve geleceğin politika tercihlerini şekillendirmek isteyen herkes için güçlü bir rehber niteliğindedir.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
Kemalpaşa Dağı’nda Fiziki Coğrafya ve İklim-Ağaç Büyüme İlişkisi Üzerine Araştırmalar
“Kemalpaşa Dağı’nda Fiziki Coğrafya ve İklim-Ağaç Büyüme İlişkisi Üzerine Araştırmalar” başlıklı bu kitap, İzmir ili sınırları içinde bulunan Kemalpaşa (Nif) Dağı’nın fiziki coğrafya (jeoloji, jeomorfoloji, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü) özellikleri ile dağın yüksek kesimleri için iklim-ağaç büyüme ilişkisinin incelendiği bir araştırma kitabıdır. Kitap giriş ve sonuç bölümleri hariç iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Kemalpaşa Dağı’nın fiziki coğrafya özellikleri birbirleriyle ilişkili olarak incelenmiştir. İkinci bölümde ise dağlık alanın yüksek kesimlerinde dağılış gösteren karaçamların yıllık halka genişliklerini (çap büyümesini) sınırlandıran ya da teşvik eden iklim (sıcaklık ve yağış) faktörleri ve 1950-2019 dönemi boyunca sıcaklık ve yağış değerlerinde meydana gelen değişimlere bağlı olarak 35 yıllık pencereler (periyotlar) şeklinde karaçam ağaçlarının gelişimi için sınırlayıcı veya destekleyici (teşvik edici) iklim faktörlerinin zaman içindeki değişimi ve/veya kararlılığı belirlenmiştir.
Kemalpaşa Dağı’nda iklim-ağaç büyüme ilişkisinin belirlenmesinde dendrokronoloji ve alt dallarında uygulanan yöntemlerden faydalanılmıştır. Dendrokronoloji, ağaçların yıllık halkalarına dayanarak yaş saptama bilimi olarak tanımlanmaktadır. Ağaçların tarihlendirilmesi olarak da ifade edilen dendrokronoloji ile aslında bu tanımlamanın çok ötesinde, geçmiş ile ilgili dikkate değer ve önemli bilgilere ulaşılabilmektedir. Çünkü ağaçlarda her yıllık halkanın büyümesi sırasında, ağacın içinde bulunduğu çevresel koşullar ve meydana gelen doğal ya da beşeri olayların etkileri, ağaçlar tarafından adeta kayıt altına alınmaktadır. Bu yöntemin kullanılması coğrafi süreçlerin ve problemlerin anlaşılması/çözümü bakımından da önem taşımaktadır. Bu nedenle dünyada coğrafyacılar ve birçok bilim dalındaki uzmanlar çeşitli konulardaki araştırmalarında dendrokronolojinin yönteminden yararlanmaktadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Churchill – İnönü Savaşı: Adana Görüşmeleri (30-31 Ocak 1943)
Birinci Dünya Savaşı’nda alınan mağlubiyet ve ardından başlayan işgaller, Anadolu’da ağır bir yıkıma neden olduğu gibi Osmanlı Devleti’nin de sonunu getirdi. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran yönetici kadro, Milli Mücadele dönemini başlatarak tüm bu zorluklar içerisinde ayakta kalma mücadelesi verdi. Yeni bir işgal yaşamamak ve var olan yıkımın izlerini silmek için uzun yıllar gayret gösteren devlet yönetimi, İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla yeni bir yol ayrımına girdi. Ülkenin ekonomik ve askeri durumu dikkate alındığında, savaşa dahil olmak olanaksızdı. Fakat savaşın bu kadar yakınında bulunurken hatta çatışmaların sınırlarına dayandığı bir dönemde savaşın uzağında kalmak da hiç kolay değildi. Hem Mihver hem de Müttefik devletlerin Türkiye’yi kendi yanlarında savaşa dahil etmek istemesi, Türkiye’yi ateşten bir çembere sürüklemekteydi. Savaşa girmek istenmezken savaşan devletlerle iyi ilişkileri sürdürme gayreti, ancak olağanüstü bir diplomasi ile yapılabilirdi. İkinci Dünya Savaşı sırasında işte bu diplomasi örneklerinden biri, tarihe Adana Görüşmeleri olarak geçmiştir. 30-31 Ocak 1943 tarihleri arasında İngiltere Başbakanı Churchill ile Türkiye Cumhurbaşkanı İnönü’nün başkanlık ettiği görüşmelerin planlanma süreci, içeriği ve sonuçları, bu eserde İngiliz ve Türk arşiv kaynakları temelinde ele alınarak siz kıymetli okuyuculara sunulmaya çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
SİNOP’TA GELENEKSEL AHŞAP KÖY CAMİLERİ
Karadeniz Bölgesi’nde hatırı sayılır miktarda ahşap malzemeyle mamul camiler inşa edilmiştir. Geleneksel yapım teknikleri kullanılarak inşa edilen camilerin bazılarının tarihleri Anadoludaki Türk tarihine kadar ulaşabilmektedir. Genellikle kırsalda yer alan bu camiler çantı tekniğinde ve çoğunlukla çivi kullanılmadan geçme metoduyla bina edilmiştir.
Elinizdeki eser, Sinop merkez ve ilçelerindeki çantı tekniğinde inşa edilmiş 27 köy camisini konu edinmiştir. Tespitlerimize göre bu camilerin dağılımları şu şekildedir: sayıca en çok caminin 8 cami ile Ayancık’ın köylerinde inşa edildiği tespit edilmiştir. Ayancık’ı 5 cami ile Boyabat, 4 cami ile Dikmen, 3’er cami ile Durağan ve Türkeli, birer cami ile Merkez, Erfelek, Gerze ve Saraydüzü ilçeleri izlemektedir. Dolayısıyla çalışmamıza göre Sinop ilinin merkez dâhil bütün ilçelerinde çantı tekniğinde inşa edilmiş köy camilerine halen rastlanılmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Havaalanı Faaliyetleri ve Stratejik Yönetim İle İnsan Faktörü
Havaalanı işletmeciliği, hizmet yoğun bir alanda faaliyet göstermektedir. Havacılık, profili yüksek bir müşteri kitlesini içerdiğinden hizmetin kalitesi ve hizmet verenin performansı her zaman tatminkar olmak zorundadır. Bu beklentiyi karşılamak için, doğru zamanda, hatasız, etkin maliyetli çözümler bulan, işe uygun, teknik bilgi odaklı ve nitelikli insan kaynağı gerekmektedir. Havaalanı sisteminde insan kaynağının stratejik olarak yönetilmesi bu nedenle son derece önem taşımaktadır.
Hava trafiğinin dönemsel dalgalanmalarla birlikte hızla artması, havalimanlarını hem kapasitelerini genişletmeye hem de mevcut kapasitelerini daha verimli kullanmaya zorlamaktadır. Kapasitenin fiziksel olarak iyileştirilmesi mümkün değilse, değerli veya kıt kaynaklar etkin bir şekilde kullanılmak zorundadır.
Bu kitabın yazılış amacı, havaalanı donanımını teknik ve yapısal olarak anlatmak, havalimanı ortak çalışma alanları ve havalimanı faaliyetlerini açıklayarak, endüstrideki değişimi, stratejik yönetim modeli ile ele almak ve entelektüel sermayeden daha fazla fayda sağlayabilmek için yapıcı öneriler getirmektir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL PAZARLAMA
Günümüzde pazarlama literatüründe toplumsal fayda, sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk gibi kavramlar giderek artan bir şekilde da yer almakta çünkü pazarda ortaya çıkan gelişmeler bu durumun şüphesiz en büyük nedeni olarak görülmektedir. Globalleşme, teknolojik gelişmeler, rekabetin zorlaşması işletmeleri bu duruma ayak uydurmaya zorlamaktadır. Aynı zamanda bu gelişmeler, tüketicinin bilinçlenmesine yardımcı olmaktadır. Bu durum, tüketicinin ortaya çıkan olaylardan haberdar olmasına ve bu toplumsal sorunların çözümüne katılmasını sağlamaktadır. Dolayısıyla toplumsal sorunlara hassasiyetle yaklaşan işletmeler tüketicinin gözünde bir adım önde olmaktadır. Zorlaşan rekabet koşulları ile baş etmek isteyen işletmeler için sosyal sorumluluk anlayışı yeni bir rekabet silahı haline gelmiştir. Sosyal pazarlama adı altında uygulanan sosyal sorumluluk anlayışı tamamen pazarlama faaliyetlerinin sosyal konulara uyarlanması fikrinden doğmuştur.
₺340,00