KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Yusufeli Barajı’nın Çevresel Etkileri
₺575,00 -

Yeni Başlayanlar İçin BANKACILIK
-

Üsküpün Âkifi
₺260,00 -

TÜRKMEN ATASÖZLERİ (TÜRKMEN HALK NAKILLARI)
-

Türkiye Ekonomisinde Teknolojik İlerleme, Bölüşüm ve Kâr Oraninin Seyri: 1972-2003
₺275,00 -

Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
-

TKP’den Sonra Kadro Dergisinden Önce Şevket Süreyya (1928-1932)
₺275,00 -

Terör Örgütlerinin Finansman Kaynakları ve Yöntemleri
₺275,00 -

TANZİMAT DÖNEMİ NÜFUS SAYIMLARINDA KARACASU KAZASI
₺440,00 -

Spinoza’da İdeoloji Kavramının Kökenleri
₺380,00 -

Soğuk Savaş Döneminde Yugoslavya
₺780,00 -

SİGORTA SEKTÖRÜNDE ACENTE-ŞİRKET İLİŞKİLERİ
₺275,00 -

Sakai CLE İş Birliği ve Öğrenme Ortamı
₺235,00 -

Reklamda Kaynak ve Kanal Olarak Sosyal Medya Fenomenleri
₺340,00 -

POETICS
₺380,00 -

Öğrenen Destek Hizmetlerinde Kalitenin Ölçümlenmesi
₺210,00
KİTAP TANITIMI
MARKANIN FİNANSAL DEĞERLEMESİ
Şirket bilançosunda gözükmeyen ancak kimi şirketlerde tüm maddi varlıkların değerini aşabilen ve resmi defterlerde kayıtlı olmayan bu değerin bilinmesi önemli bir konudur.
Markanın finansal değeri, marka ve şirket yöneticilerinin kararlarında, finansal kaynak sağlayıcılarının analizlerinde, yargıç ve arabulucuların anlaşmazlık çözümlerinde, vergi otoritelerinin denetim ve incelemelerinde, vergi danışmanlarının vergi planlaması ve transfer fiyatlandırması çalışmalarında, kamulaştırma ve satın almalarda ve her türlü varlık değerlemesi işlemlerinde dikkate alınması gerekli bir bilgi kaynağıdır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Georgi Pulevski’nin Makedonca-Arnavutça-Türkçe Sözlüğü
Georgi Pulevski’nin “Тријазичник (Triyaziçnik)” üç dilli Makedonca-Arnavutça-Türkçe eseri her ne kadar bir sözlük olarak anılsa da aslında farklı konuları öğretmeyi amaçlayan bir ders kitabı özelliği taşımaktadır. Dönemin Osmanlı Devleti sınırları içinde yer alan Makedonya topraklarında farklı etnik grupların iç içe yaşadığı şehirlerde Arnavutça, Makedonca ve Türkçe üç dilli eğitimin yapıldığı okullarda kullanıldığı anlaşılmaktadır. Sadece Makedonya’da değil aynı zamanda bugün Bulgaristan, Yunanistan, Kosova, Sırbistan sınırları içinde kalan pek çok şehirde eserin okunduğunu anlıyoruz. Pulevski’nin eseri sadece öğrenciler ve öğretmenler tarafından okunmamış, hancı, din adamı, yoğurtçu, itfaiyeci, saatçı, semerci, çiftçi, fırıncı, çilingir, kahveci gibi çok farklı meslek grupları tarafından da rağbet görmüştür.
Eserin girişinde dönemin Padişahı Sultan Abdülaziz’e övgü ve ithaf ile başlayıp şu satırlara yer verilmiştir: “Ћереметд-љи Мућереметд-љи Дадери Ељиф Шанл-; Султан Абдул Азис Азамет Ефенд-м-з” (Ḱeremetd-ĺi Muḱeremetd-ĺi Daderi Eĺif Şanl- Sultan Abdul Azis Azamet Efend-m-z) “Bağış sahibi, dost ve kardeşimiz büyük, ulu sultanımız Abdülaziz Efendimiz. Padişahımız Sultan Abdülaziz, bizim gibi insanlara kendi ana lisanını ve diğer lisanları öğrenmek ve öğretmek için fırsat verdi; Allah ona uzun ömürler versin, devleti ve padişahlığı daim olsun. Onun sayesinde bizler yabancı lisanları rahatça öğrenebiliyoruz.”
Eserde dinî konular, coğrafya, botanik, madenler, bitkiler, canlılar, diller, devlet yönetimi, mektup yazımı, alfabeler vb. gibi çok farklı konular hakkında bilgiler verilmiştir. Metnin akışı genellikle soru cevap şeklinde ilerlemiştir.
Hazırladığımız Тријазичник (Triyaziçnik) üç dilli Makedonca-Arnavutça-Türkçe sözlüğün, Türkoloji çalışmaları ve Osmanlı Dönemi eğitim-öğretim inceleme faaliyetleri açısından faydalı bir kaynak olacağını umuyoruz.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Aydın’da Fetih ve Horasan Erenleri
XII. yüzyıldan itibaren Türk akınlarına sahne olan Aydın ve çevresi XIV. yüzyılın başlarında kati bir biçimde Türk hakimiyetine girdi. Bölgenin fethi ve İslamlaşması sürecinde gazi Türkmenlerin faaliyetlerinin yanı sıra derviş guruplarının da gayretleri bütün Türk fetihlerinde olduğu gibi bu muhitte de önemli bir yer tutmaktadır. Yeni fethedilen bölgenin ahalisine İslam inancı ve Türk kültürünü tanıtmada bununla beraber bölgeye yeni yerleşen irili ufaklı Türkmen zümrelerine çeki düzen verme ve yönlendirme hususunda bu sufi grupların büyük bir misyon üstlendikleri görülmektedir. Bu sufiler arasında müstesna bir yere sahip olan Horasan erenlerinin çok erken bir tarihte Aydın ve çevresine gelerek burada ocaklarını kurdukları anlaşılmaktadır. Tespit edilebildiği kadarı ile en erkeni XI. yüzyılda gelen ve oluşturdukları tesir ile hala daha şehri etkisi altında tutan bu Horasan erenlerinin içinde İmam Baba, Madran Baba, Sarı Sultan ve Dedebağ Dedesi apayrı bir öneme sahiptir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
VAROLUŞUN OTANTİK İMKÂNI OLARAK EV
Bu yeryüzünde insanoğlu şairane mukimdir.
Hölderlin
20. yüzyılın önemli düşünürlerinden Martin Heidegger ile Servet-i Fünûn topluluğunun önde gelen şairi Tevfik Fikreti ev ortak paydasında buluşturan elinizdeki kitapta, bu dünyada şairane mukim, biri düşünür diğeri şair, iki sanatkârın, genelde mekân, özelde ise ev üzerine tutum ve yaklaşımları, edebiyat ve felsefenin imkânları dâhilinde, irdelenmektedir. On dokuzuncu yüzyıl sonu ile yirminci yüzyılı idrak eden ve ülkelerinin çalkantılı yıllarına tanıklık eden bu iki tarihî şahsiyet, dünyanın kaderinin yeniden şekillendiği olağanüstü koşullar içinde eserlerini, kendilerini ve evlerini inşa etmişlerdir. Bunun içindir ki edebiyat ve felsefe kadar mimari tarihi de onları kaydeder. Dolayısıyla edebiyat, felsefe ve kısmen mimarinin mekân bağlamında bahse konu olduğu bu çalışma, edebiyat ve felsefeye açılan kapılarıyla, disiplinler arası bir mahiyet de taşır.
Diğer yandan Fikretin şiirlerinde sıklıkla rastlanan aşiyan, lane motifleri ile 1905te inşa ettirip çekildiği Rumelihisarı sırtlarındaki Aşiyanından hareketle; Tevfik Fikret üzerine Heideggerci argümanları haiz, yeni bir okuma ve yorum denemesinde bulunulmaktadır. Dolayısıyla elinizdeki kitap, klasik anlamda bir Tevfik Fikret biyografisi olarak planlanmamıştır. Bilakis Tevfik Fikretin; onu, başta Aşiyan ı inşa etmeye sevk eden süreç olmak üzere, şair ve insan olarak kimliğinin, Heideggerin, Dasein merkezli varlık felsefesi ışığında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle Heideggerin genel çerçevesini çizdiği varlık felsefesinin kavramsal imkânlarından faydalanılarak Fikretin, o yıllarda yakın çevresine ve şiirlerine tesir eden hâletiruhiyesinin, Daseina has bir var olma biçimi oluşu, şairin hem gündelik yaşamından (biyografik) hem de şiirlerinden (edebî) seçilmiş örneklerle ortaya konulmaya çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
TCMB Parasal Aktarım Kanalları Üzerine Ampirik Çalışmalar
Merkez bankaları, fiyat ve finansal istikrar hedeflerine ulaşmak için para politikalarını belirlerken parasal aktarım kanallarının işlerliğini dikkate alır. Bu kitap, Türkiyede 2010 sonrası dönemde finansal istikrarı da gözeten para politikalarının, reel üretim ve fiyatlar genel düzeyi üzerindeki etkilerini incelemektedir. 2011-2020 dönemi aylık veriler kullanılarak üç ampirik analiz gerçekleştirilmiş ve kredi ile döviz kanallarının orta ve uzun vadede etkili olduğu belirlenmiştir. Buna karşılık, hisse senedi ve beklenti kanallarının incelenen dönemde işlerlik göstermediği saptanmıştır. Sonuçlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının politika tasarımında kredi ve döviz kanallarına özel önem vermesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Para politikası, finansal istikrar ve ekonomik büyüme arasındaki dinamikleri anlamak isteyenler için önemli bir kaynak niteliğindedir.
KİTAP TANITIMI
Rus Edebiyatının Aynasında Rusya Cilt 2
“Rus Edebiyatının Aynasında Rusya” Cilt II Ders Kitabı, ana dili Türkçe olan yabancı öğrencilerinin Rus Edebiyatının uyarlanmamış orijinal metinlerini okumayı öğrenmeleri ve anlamaları için ve aynı zamanda yazarların yarattığı sanatsal imgeleri ortaya çıkarmaları için tasarlanmıştır. Bu ders kitabı: “Dissident/Muhalif Edebiyatı”, “Rusya Tarihinde Ateist Dönemi”, “Çağdaş Edebiyatta Köy Konusu”, “Çağdaş Kadın Edebiyatında Dünya İmgesi”, “Rus Edebiyatında Kültürel Gelenekler” başlıklarından oluşmaktadır. Bahsi geçen ders kitabının bu bölümü, “Rus Edebiyatında Anavatan İmgesi”, “Rusya ve Sovyet Edebiyatında Türkiye İmajı”, “Puşkin, Rus Edebiyatının Merkezî Figürü”, “Rus Edebiyatında Büyük Ekim Devrimi” ve “Sovyet Edebiyatında Büyük Anavatan Savaşı” başlıklı bölümlerden oluşan “Rus Edebiyatı Aynasında Rusya Cilt I” ders kitabının devamıdır.
Her bir ders ana konuya giriş ile başlamaktadır. Bu giriş, öğrencinin metin ve sorular aracılığıyla eserlerde yansımış Rus tarih ve kültürüne dair konuları tanımasına yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda derste eserleri yer alan yazarlar hakkında da kısa bilgiler yer almaktadır. Derslerdeki temel unsurlar, edebî eserlerden alıntılar, şiirler, dil ve kültürel yorumlar, metin öncesi ve metin sonrası alıştırmalardan oluşmaktadır.
Lengüistik zorlukları kolaylaştırmak ve ders konusunun daha iyi bir şekilde anlaşılması için bazı edebî olmayan metinler Türkçeye çevrilmiştir veya belirli kelimelerin Türkçe çevirisiyle birlikte verilmektedir. Ayrıca çoğu önemli yorumlar ve tematik kelime grupları Türkçeye çevrilmiştir. Dersler, oyun şeklindeki alıştırmalar, görseller, ses ve video materyallerinin internet bağlantılarıyla desteklenmiştir.
Bu ders kitabı, Rus dili, Rus edebiyatı, Rus kültürünü öğreniyor olan Türk öğrenciler ile birlikte, okuma, edebî metinlerin analizi ve belirli yazarların yaratıcılığı üzerine eğitim veren kurslarda kullanılmak için tavsiye edilir. Bunun dışında bu çalışma, Rus kültürü ve Rus edebiyatı ile ilgilenen geniş bir okuyucu kitlesi için de faydalı olacaktır.
Bu ders kitabı, farklı zorluk seviyelerinde alıştırmalar içermekte olup А2, В1, В2 seviyelerinde Rusça öğrenmiş öğrenciler ile sınıf çalışmaları için kullanılabilir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
THE CAUSES OF THE SUCCESSES OF THE OTTOMAN TURKS
The use of the Ottoman system for the supply of soldiers in time of war may be estimated from the fact, that an armed horseman was required for every fief of the value of twelve pounds a year, and another for every additional twenty pounds. In the time of Solyman these fiefs were able to furnish 150,000 cavalry. The feudal troops were always kept in readiness, nor was anything required to summon them to the field but an order of the Sultan to the two Beglerbegs of the Empire from whom it was communicated to a regular gradation of officers entrusted with the task of mustering these Spahi, or Cavaliers, in their separate divisions. This force served without pay. If they fell in battle, they were honoured as martyrs: if they distinguished themselves, or if the expedition was successful, they were rewarded with larger gifts of property. All their hopes of advancement depended upon the Sultan, and his success in war. They were ready to do his bidding in any part of the world, for the greater part of every country which they subdued was divided among the members of their own body.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Reklamlarda Yaratıcılık & Temel Yaratıcı Stratejiler
Günümüz iletişim dünyasının hızlı bir gelişim ve bilgi bombardımanı içerisinde olması, reklam sektörünün hedef kitlesine ulaşması giderek zorlaşmaktadır. Bu nedenle kitapta yaratıcılığın, yaratıcı sürecin önemini ve bu alandaki stratejilerin uygulanması reklam örnekleri üzerinden metodolojik bir yaklaşımla incelenmiştir. Başarılı reklamların arkasındaki yaratıcı fikirlerin hedef kitleyi etkileme ve düşündürme gücü analiz edilmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Faziletlerin Özü (Nuhbetü’l-Fezâil)
İnsanı diğer varlıklardan ayıran temel özelliklerinden biri ahlâkıdır. İnsan yaşamının merkezinde yer alan ahlâk, evrensel bir gerçekliktir. Hayatın her alanıyla ilgili ilke ve esasları ihtiva eden ahlâk, kimlik ve karakterimizi de yansıtan bir kavramdır. Bireyin ve toplumun manevi gelişimini destekleyen ahlâk, huzur ve adaletin de sigortasıdır.
Osmanlı, yüzyıllar boyunca büyük bir medeniyetin merkezi olmuştur. Osmanlı’nın son dönem ahlâkçılarından Sadreddîn Şükrî’nin yazdığı ve ahlâk düşüncesinin ve pratiklerinin sistemli bir şekilde ele alındığı bu kitap, ahlâki mirasın incelendiği özgün bir kaynaktır. Nazarî (kavramsal) ve amelî (pratik) ahlâka ilişkin meselelerin el alındığı bu kitap hem Osmanlı toplumunu, tarihini ve kültürünü merak edenlere hem de ahlaki değerleri anlamak ve günlük yaşamlarına uygulamak isteyenlere ilham verecektir.
Kitap, ahlaki düşüncenin zenginliğini ve insanlığın evrensel değerlerini anlama yolculuğunda rehberiniz olacak, geçmişten günümüze taşınan ve hala önemini koruyan ahlâki değerleri keşfetmenize yardımcı olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
EKOLOJİK KRİZ
Bugün tüm canlı ortamları ontolojik olarak bir yok oluş riski ile karşı karşıyadır. Ekoloji üzerinde oluşan baskı artık doğanın daha fazla kaldıramayacağı bir noktaya ulaşmıştır. Artık doğanın metabolik dengesi aşılmıştır ve ekolojik kriz denilen fenomen ortaya çıkmıştır. Ekolojik kriz binlerce yıldır süregelen, insan-doğa ilişkilerinin bir sonucu olarak gün yüzüne çıkmıştır. Dolayısıyla ekolojik kriz ekolojiyi sadece biyolojinin bir konusu olmaktan çıkarmış, birçok bilimsel disiplinin araştırma alanı haline getirmiştir.
Bu kitap, ekolojik krizin nedenlerini insanın doğayla kurduğu ilişkide, insanın doğayı algılama biçiminde, inşa ettiği toplumsal yapıda, bu toplumsal yapılardaki kültürel ve etik değerlerde, psikolojik ve bilişsel sistemlerde, ekonomik üretim ilişkilerinde ve siyasal örgütlenme biçimlerinde aramaktadır. Bu eser, ekolojik krize insan-merkezli yaklaşımlar sunan, sadece insanların refahını arttırmaya veya sadece “doğanın güzelliklerini” korumaya çalışan sığ yaklaşımlardan farklı olarak ekoloji-merkezli bir bakışa sahiptir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Geleneksel Yayıncılıktan Dijital Yayıncılığa “Televizyon Mecrası”
Televizyon yayıncılığı, görsel ve işitsel özellikleri bir arada barındırmasıyla medyanın görünürlüğünü sağlayan güçlü bir alanı teşkil etmektedir. Bu alana dair yürütülen bilimsel çalışmalar ise, akademik yayınlarda ayrıca öne çıkmaktadır.
Nitekim bu kitapta da, televizyon yayıncılığının gerek geleneksel medyadaki gerekse dijital platformlardaki mevcudiyeti ele alınmaktadır ve her biri özgün içerikler olan güncel çalışmalar eşliğinde, literatüre yeni bir katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyenlerin ve alanında uzman kişilerin katılımlarıyla hazırlanan kitap, aynı zamanda televizyon alanında sürdürülecek olan yeni çalışmalar için kaynak niteliği taşımayı hedeflemektedir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Tanzimat’tan Meşrutiyet’e Gerede
Türkiye’de şehir tarihi konusunda çalışmalar Avrupa’ya göre daha geç tarihlerde başlamış olsa bile son yıllarda hızlı bir ivme kazanmış durumdadır. Türk toplumunda yerel tarihe karşı ilginin her geçen gün artması bu konuda çok sayıda çalışmanın yapılmasına katkı sağlamaktadır. Bu kitapda Tanzimat’tan başlayarak Meşrutiyet’e kadar olan süreçte Gerede kazası çeşitli yönleriyle incelenmektedir. Arşiv belgeleri ve alanda yazılmış eserlerden yola çıkılarak 19. yüzyılın ikinci yarısında Gerede kazasının idari yapısı, sosyo-kültürel yapısı ve ekonomik yapısı ortaya konulmaktadır. Ayrıca bölgede çıkan olaylar da belgeler ışığında incelenmektedir.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
MİRJAQIP DUWLATOVUN TÜRKÇE-RUSÇA SÖZLÜĞÜ: TÜRK TİLİ
Mirjaqıp Duwlatov, yirminci yüzyıl başındaki Kazak edebiyatının zirve şahsiyetlerinden biridir. Kazak edebiyatında ilk roman olan Baqıtsız Jamalı, yayımlandıktan hemen sonra büyük şöhret kazanan Oyan, Qazaq! şiir kitabını, Balqiya isimli tiyatro eserini kaleme almasının yanında okul kitapları ve pek çok gazete yazısı da yazmıştır.
Duwlatov, milliyetçi kişiliği ile tanınır. İşte bu yüzdendir ki dönemin Rus yönetimi onu rahat bırakmamış, ömrünün uzun bir kısmı hapiste ve sürgünde geçmiş, serbest olduğu dönemlerde de daima takip edilmiştir. Duwlatovun milliyetçiliği kuru, içi boş bir milliyetçilik değildir. O, Kazak çocuklarının okuyacağı matematik kitabındaki problemlerde bile Kazak kültürü olmasını savunan bir aydın, Oyan, Qazaq! şiir kitabının gelirini açlık ve kıtlık ile mücadele eden Kırgız kardeşlerine bağışlamak isteyen bir yardımsever, Edirnenin 1913te Bulgarlar tarafından işgal edilmesinin acısını iliklerine kadar hisseden bir Türkiye sevdalısıdır. Gazete yazılarında ve hikâyelerinde kullandığı Türik Balası (Türk Evladı) ismi, belki de bu milliyetçiliğin en güzel sembolüdür. İşte elinizdeki eser, esir kampında bir ortak Türk dili düşü gören Duwlatovun Türkçe-Rusça sözlüğüdür.
Duwlatov, esir kampında Türk dili konuşan soydaşlarının Rusça bilmedikleri için ezilmesine göz yummamış, hem onları ortak bir Türk dilinde birleştirmek hem de onlara Rusça öğretmek için bu sözlüğü kaleme almıştır. Yani Duwlatov, esir iken dahi soydaşlarını düşünmüş, onların eziyet çekmesine gönlü razı olmamıştır. Bu eserden sonra esir kampındaki Türkler, bir nebze de olsa rahatlamış ve kamp yönetimi dili bahane ederek bu insanlara eziyet etme fırsatını bulamamıştır.
Duwlatovun bu önemli eserini, sözlüğünü yazdığı dilin yaşadığı topraklarda yayımlıyor olmanın mutluluğu var içimizde. Eserin Türklük bilimine hayırlı olmasını diliyoruz. Duwlatovun ve onun şahsında bütün Alaş önderlerinin ruhları şad, mekânları cennet olsun.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması
Milis Yüzbaşı Ahmet Nâzım Kafaoğlu, 20. Yüzyıl’ın başlarında Yozgat’ta yetişmiş önemli bir asker ve devlet adamıdır. Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği kahramanlıklarla tanınan bir vatanseverdir. Özellikle Kurtuluş Savaşı yıllarında (1919-1922) yaşanan Çapanoğlu İsyanı ve isyanı bastırmak üzere Yozgat’a gelen Çerkez Ethem komutasındaki 1. Kuva-yı Seyyare’nin şehirde gerçekleştirdiği idamlar ve yağmalar nedeniyle Yozgat, Cumhuriyet Dönemi’nde sıkça haksız ithamlarla karşılaşmıştır. Ahmet Nâzım Kafaoğlu, bu olayların tanığı olmuş ve komutasındaki Yozgatlı yiğitlerle milis yüzbaşı olarak isyanların bastırılmasında ve Kurtuluş Savaşı’nda büyük kahramanlıklar göstermiştir. Ayrıca, Atatürk döneminde Yozgat Belediye Başkanlığı yapmış ve siyasette de yer almış bir devlet adamıdır.
Ahmet Nâzım Kafaoğlu’nun hatıraları, 1957 yılında şair ve yazar Abbas Sayar’ın sahibi olduğu Bozok gazetesinde “Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması” adıyla tefrika edilmiştir. Eser, “Çapanoğulları İsyan Etti mi, Ettirildi mi?” başlıklı bir takdim yazısıyla başlamakta, ardından Ahmet Nâzım Kafaoğlu’nun kısa bir “Ön Söz”ü ve “Hatıralarımı Yazıyorum” başlıklı bir girişle devam etmektedir. Ana metin ise “Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması” adını taşımaktadır.
Bu hatıralar, Mondros Mütarekesi’nin (30 Ekim 1918) imzalanmasından sonra Şubat 1919’da Kars’ta başlayıp İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı oluşuna (1939) kadar yirmi yıllık bir dönemi kapsamaktadır. Hatıraların ana konusu, Yozgat şehri merkez olmak üzere Türk İnkılap Tarihi’nin önemli olaylarından “Çapanoğlu İsyanı”, “Çerkez Ethem Meselesi” ve Batı Cephesi’ndeki muharebelerdir. Bu hatıralar, bahsedilen isyanların bastırılmasında ve Millî Mücadele’de büyük yararlılıklar göstermiş bir Kuvayımilliye subayının anılarıdır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İşletmelerde Yapay Zekâ Kullanımı
Tüketiciler olarak biz farkında olmasak bile, artık günümüzde, yapay zekâ çıktısı olan ürün ve hizmetlere daha fazla muhatap oluyoruz. Teknolojinin gelişmesi, günümüz rekabet ortamında işletme faaliyetlerine yönelik yapay zekâ uygulamalarında da büyük çığır açtı. İşletmelerde yapay zekâ kullanımının artması, işletmelere her bir müşteriyle daha verimli ve kaliteli etkileşimler ve ilişkiler geliştirerek, var olan iletişimi de sürekli ve daha hızlı hale getirerek güçlü bir rekabet avantajı sağlamaktadır. Yapay zekâ, işletmelerin farklı fonksiyonları için kullanabilmekle beraber pazarlama, yönetim ve finans alanlarında daha bir öne çıktığı görülmektedir.
Bu kitap, yapay zekânın işletmeler açısından pazarlama, yönetim ve finans fonksiyonlarını gerçekleştirirken sağlayabileceği fayda ve fırsatları gösterebilmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, geçmişten günümüze yapay zekâ uygulamalarındaki gelişim ve işletmelerin gelecekte yapay zekâyı kullanım potansiyeli de bu kitapta ortaya konulmaktadır. Bu çerçevede, konuya ilgi duyan araştırmacılar, merak eden işletmeciler ve müşteri olarak bu konuda bilgilenmek isteyen herkese “İşletmelerde Yapay Zeka Kullanımı” kitabımızın faydalı bir kaynak olmasını temenni etmekteyiz.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
BİLİŞSEL ÇEVİRİBİLİME DOĞRU
Beynimizde çeviriye özgü bir bölge var mı? Varsa nerede, yoksa çeviri sırasında hangi bölgeler etkinleşmekte? Bu bölgeler aynı zamanda başka görevlerde de rol alıyor mu? Sağ ve sol elini kullananlarda etkinleşen bölgeler farklı mı? Yeni mezun çevirmenle uzman çevirmenin beyni karşılaştırılsa ikisi arasında bir fark görülür mü? Çeviri eğitimi beyinde bir değişikliğe neden olur mu? Çeviride bilişsel süreçler yalnızca çevirmenin zihnine mi odaklanır? 4EA biliş çeviriye dair ne değiştirdi?
Bu kitap yukarıdaki sorulara temel düzeyde yanıt arayarak çeviriye (üst)bilişsel, ruh(dil)bilimsel ve sinirbilimsel açılardan bakmayı amaçlamaktadır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Çok Derinlikli Otomatik Depolama ve Çekme Sistemlerinde Depo Lokasyon Atama Optimizasyonu
Depolar, ürünlerin hammadde halinden, son kullanıcıya nihai ürün olarak ulaşana kadar geçen süre boyunca gerçekleştirdikleri işlevler sebebiyle üretim, lojistik ve tedarik zinciri süreçlerinde önemli bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Teknolojik gelişmelerin de etkisiyle depolar günümüzde sadece birer stoklama alanı olarak değil katma değerli faaliyetlerin gerçekleştiği birer lojistik alan olarak da kullanılmaktadır.
Tedarik zinciri süreçlerindeki hizmet sağlayıcılar hem maliyetlerini azaltma hem de rekabet avantajlarını korumak için sürekli değişen müşteri ihtiyaçlarına uyum sağlamaya çalışmaktadırlar. Bu kapsamda özellikle Endüstri 4.0 kavramı ile geleneksel depo yapılarından otomatik depo sistemlerine geçişin hızlandığını görmekteyiz.
Bu çalışma kapsamında gerçek verilere dayalı ve gerçek bir sistem için önerilen uygulama ile büyük ölçekli ve çok kriterli bir otomatik depolama ve çekme sistemi içerisinde depo lokasyon atama problemi için çözüm önerisi geliştirilmiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Çağdaş Çocuk Şiirinde Değerler
Değerler eğitimi yeni olmamakla birlikte gün geçtikçe önemi daha iyi anlaşılan bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzün her şeyi hızla tüketen dünyasında değerler de aynı hızla yitirilirken değerler eğitiminde yeni ve etkili yollar bulmak kaçınılmaz olmuştur. Yazınsal ürünlerden yararlanmak bu yollardan biridir ve en çok da öyküler değerler eğitiminin verilmesinde bir araç olarak tercih edilir. Peki ya şiirler? Doğası gereği değerler eğitimine en yakın tür olan şiirler, bu anlamda daha arka planda kalmıştır. Bu kitapta şiirler aracılığıyla değerlerin nasıl verilebileceğine, şiirlerin değer yüküne dair tespitleri bulacaksınız. Çağdaş çocuk şiiri olarak adlandırılan 1980 sonrası kaleme alınan çocuk şiirlerinde hangi değerlerin nasıl ele alındığını, onar yıllık periyotlar arasında ele alınan değerlerde nasıl değişimler olduğu, kitap kapsamında incelenen şairlerin hangi değerleri ön plana çıkardığı gibi birçok veri, alanda çalışmalar yapanlara kaynaklık edecektir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
CEVAT HEYET’İN AZERBAYCAN TÜRKLÜĞÜNE HİZMETLERİ VE VARLIK DERGİSİ
Cevat Heyet, Azerbaycan’ın tanınmış simalarından İran’da Meşruti İnkılâbın yapılmasında önemli hizmetleri olan Mirza Ali Heyet’in oğludur. Kendisi de babası gibi hayatını milletinin gelecek güzel günlerine adamıştır. Asıl mesleği cerrahi hekimliği olan Heyet, halka hizmet etmek için onların maddi yaralarından başka manevi yaralarına da el atmanın gerekli olduğundan hareketle tarih, edebiyat, sosyoloji ve daha birçok alanda önemli çalışmaların altına imza atmıştır.
Eğitim hayatı Azerbaycan Türkleri açısından oldukça sıkıntılı günlerde geçen Heyet, her şeye rağmen Ülkenin hatta dünyanın farklı şehirlerinde (Tahran, Tebriz, İstanbul, Paris…) kendisi için gerekli olanı almayı başarıp ülkesine döndüğünde 1979 İnkılâbının önüne açtığı yolun da yardımıyla etrafına topladığı aydınlarla birlikte Azerbaycan Türklüğünün “Azadlıq Quşu” olarak adlandırılan “Varlık” dergisini neşretmeye başladı. Varlık dergisi ilk sayısından itibaren Türklerin tarihini kültürünü, dilini, edebiyatını, ziyalı bakışı ile değerlendiriyordu. Bu derginin neşri ile birçok Türk, kökenlerinin inandırılmış oldukları gibi Fars olmadığı bilincine varmaya başlıyordu.
Cevat Heyet ömrünün uzun bir bölümünü halkının fiziki sağlığı için yapılabilecekler konusunda yeni bir şeyler öğrenmeye ve uygulamaya ayırmıştır. Heyet bu çalışmaları sırasında yıllarca ezilmiş, zulüm görmüş halkın kalp sağlığını manen de iyileştirmenin kaygısını çekmekteydi. Bunun tedavisi ise ona unutturulan öz değerlerinin yeniden hatırlatılması ile olacaktı.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Yabancıların Yabancısı: Türkler
Bireyin kimlik edinme sürecini belirleyen en önemli argümanlardan biri eğitim süreci içinde edindiği bilgilerdir. Resmi tarih tezi doğrultusunda gerçekleştirilen bu zorunlu öğretimler, her ülkenin kendi iç ve dış dinamikleri doğrultusunda şekillendirilmiştir. Türkiye gibi tarihsel açıdan özel bir konumda olan ülkelerin yerel ve bölgesel dinamiklerin yanı sıra ülke çeperleri dışındaki politik enstrümanları da göz ardı etmeden, toplumsal duyarlık oluşturma kapsamında bireylerin tutum ve davranışlarını şekillendirecek boyutta işlemleri gereklidir. Türk vatandaşlarının kendi kimliklerini öğrenmelerinin yolu bu anlamda kendi gözlükleriyle dışarıya bakmaktan ziyade dışarının gözlüğüyle kendine bakabilmekten geçmektedir. Bu çalışma belirtilen perspektifle tarihsel düzlemde Türk tarihinin farklı zaman dilimlerinde ve farklı boyutlarla kesiştiği ülkelerin Osmanlı ve Türk kimliğine bakışını vermeyi hedeflemektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Anlatının Söylemi: Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün Anlatıbilimsel İncelemesi
Bu çalışma Türkiye’de bugüne kadar yapılmış kuram, eleştiri ve anlatıbilim alanındaki değerli çalışmalara uygulama açısından katkı sunmak üzere kaleme alınmıştır. Anlatının yapısal unsurları olan ‘kişi’, ‘zaman’ ve ‘uzam’ öğeleri Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1954) anlatısında incelenmiştir. Dolayısıyla bu çalışmada kuram ve uygulama birlikte ele alınarak temel anlatıbilim terminolojilerine dayalı özgün çözümleme modellerinin belirli bir esere uygulanabileceği somut örneklerle gösterilmiştir.
Prof. Dr. V. Doğan Günay
Orhun Büyükkarcı, Gerard Genette’in izinden gidiyor. Onun kapsamlı, bütüncül ve detaylı Kayıp Zaman’ın İzinde (Proust) analizi bu alandaki yapısal ve klasik anlatıbilimin sınırlarını ve yeterliliklerini göstermesi bakımından nasıl önemliyse, elinizdeki Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü analizi de değeri zamanla daha iyi anlaşılacak kapsamlı ve titiz bir çalışma. Kitap, anlatıbilimin bilimselliğine ve hikâye anlatmanın matematiğine dikkat çekerek, her yaratıcı üretimin analitik bir boyut taşıdığını, her analitik boyutun ise yaratıcılık ve tasarım barındıran bir yönü olduğunu göstermesi bakımından bazen ayakları yere değmeyen Türk eleştirisi için sağlam bir tutamak sunuyor.
Prof. Dr. Mustafa Zeki Çıraklı
Çalışmanın anlatıbilime ilgi duyan, bu alanda kuram ve uygulamaya yönelik bilgisini geliştirmek isteyen ve anlatıbilimin sunduğu çözümleme araçlarıyla disiplinler arası çalışmalar yapmak isteyen araştırmacı ve okurlara yararlı olacağını düşünüyorum. Dilbilim, edebiyat, drama, tiyatro, sinema ve iletişim alanlarında çalışan araştırmacı, akademisyen, eleştirmen, lisans ve lisansüstü öğrencilere hitap eden bu çalışma, Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Tanpınar’ın diğer romanları üzerine çalışacak araştırmacıları teşvik edecek ve onların çalışmalarına ışık tutacaktır.
Prof. Dr. Türkay Bulut
Anlatıbilimin bugünkü haline gelmesinde edebiyatın önemli bir yeri vardır. Bugün birçok üniversitede lisans ve lisansüstü eğitim programlarında da edebi metinlerin anlatıbilimin verileriyle incelenmesi artarak devam etmektedir. Ancak sorun şu ki, bu alanda kuram ve uygulamanın birlikte yer aldığı çalışmalara ihtiyaç artarak devam etmektedir. Elinizdeki çalışma, ilgili araştırmacı ve öğrencilere, anlatıbilim ve eleştiri alanında çalışan ve çalışma yapmak isteyenlere destek verecek niteliktedir.
Doç. Dr. Murat Kalelioğlu
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağda Marka Sadakati
Postmodern dönemin yaratmış olduğu tüketim kültürünün vazgeçilmez bir parçası olan markalar, tüketicileriyle uzun ömürlü, sağlıklı ve güçlü bir iletişim kurabilmek amacıyla çağımızın en etkin iletişim aracı olarak kabul edilen interneti kullanmaktadır. Markaların pazarlama faaliyetleri açısından birçok amaca hizmet eden internet, marka imajını güçlendirmek ve marka sadakati yaratmak adına çok önemli bir araç olma niteliği taşımaktadır. Bu bağlamda, sanal marka toplulukları; aidiyet bilincine sahip, ortak değerler ve ritüeller etrafında toplanan ve aynı markayı destekleyen bireylerin aralarında bilgi alışverişi yapabildikleri, düşüncelerini paylaşabildikleri, çeşitli tüketim faaliyetlerini gerçekleştirebildikleri, sosyal ilişkiler temeline dayalı topluluklar olarak ön plana çıkmaktadır. Sanal marka topluluklarının marka sadakati üzerindeki rolünün incelendiği bu kitap, akademik literatüre katkısının yanı sıra marka ve pazarlama profesyonelleri ile alana ilgi duyan okurlara bir kaynak olarak sunulmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
BEN’İN YÜZLERİ
‘Öteki ben’ kavramının genel bir kabulün sonucu insandaki ruh-beden ikiliğinin yanı sıra benzerlik ve karşıtlıklardan doğan ikiliklere duyulan merak ve onları açıklığa kavuşturma ihtiyacı üzerinden temellendirildiği söylenebilir. İlkel toplumlardaki mitler, destanlar, hikâyeler ekseninde ruh inancı düşünüldüğünde ‘öteki ben’ kavramının tarihsel süreç ile değişen ve gelişen toplumsal yapı içerisindeki insan, sorgulanan ve keşfedilmeye çalışılan ‘ben’ doğrultusunda edebî ifadesini de bulduğu anlaşılıyor. Bu konunun odağında Bask yazar Anjel Lertxundi’nin Otto Pette ile İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası romanları kitabın kalbine yerleştiriliyor. Söz konusu eserlerdeki ‘öteki ben’lerin aslında roman kişilerinde belirgin bir şekilde var olduğu anlaşılan güç istenci ve yaşama istemi dolayısıyla ortaya çıktığı üzerinde durularak ‘ben’in kendini keşfetme yolculuğunda öteki bir ‘ben’e duyduğu ihtiyaç ve onunla geliştirdiği ilişki karşılaştırmalı olarak inceleniyor.
Ruhun “dünyevi kabuğu”, insan bedeni, ne kadar ulaşılabilir, ölçülebilir ve sınırlı görünse de ruhun kendisinin bir o kadar sınırsız olduğu ve içerisinde sayısız gizemi barındırdığı fark ediliyor. Lewis Carroll “Bir adın mutlaka bir anlamı mı olmalı?” diye soruyor, peki ya bir ‘ben’in mutlaka bir yüzü mü olmalı?
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Kurgusal Dünyalar ve Toplumsal Gerçeklikler
Toplumsal gerçeklik, gündelik hayatın akışında olduğu kadar romanların satır aralarında, sinema perdesinin ışığında ve dijital oyunların etkileşimli dünyalarında da gizlidir. Bu derleme, kurgusal anlatıların toplumu yalnızca yansıtmakla kalmayıp onu nasıl dönüştürdüğünü ve kimi zaman maskelediğini tartışmaya açıyor. Eser, eğlence kültürünün bir denetim mekanizmasına dönüşümünden varoluşsal mizaha, dijital oyunlardaki zorunlu göç deneyiminden sessiz yabancılaşmaya kadar geniş bir yelpazede modern bireyin sancılarını mercek altına alıyor. Dostluk etiği ve Oksidentalizm eleştirisiyle çerçevesini genişleten çalışma, kurguyu basit bir kaçış alanı değil, toplumu çözümlemek için sosyolojik bir laboratuvar olarak konumlandırıyor. Başkalarının hikâyeleri üzerinden kendi gerçekliğine bakmak isteyen okurlar için bu kitap, olan biteni farklı bakış açılarından anlamaya yönelik bir çağrı niteliğinde.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
NEVHATÜL-UŞŞÂK
Sergüzeşt-nâmeler, otobiyografik eser olmalarının yanı sıra hatıra niteliği taşırlar. Bu türdeki eserler -sanatsal değer taşımakla birlikte- Osmanlı toplumsal yaşamını ve Osmanlı bireyini tanıma imkânı sunar. Sergüzeşt-nâmeler aynı zamanda şairin edebi şahsiyeti ve hayatı hakkında bilgi vermeleri açısından da büyük önem taşırlar.
Bu çalışmada, XVII. yüzyıl Dîvân şâirlerinden Mehmed Dâî ve sergüzeşt-nâme türündeki Nevhatül-Uşşâk adlı eseri ele alınmıştır. Bir hocanın öğrencisine duyduğu beşerî aşkın ilahi aşka yükselişini işleyen bu eser, Dâînin başından geçen, yaklaşık bin günlük bir aşk macerasını anlatır. Bu eserden hareketle hem şâirin edebi kişiliği hem de eserin biçim ve içerik özellikleri hakkında bilgiye ulaşmak mümkündür.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Siyaset Bilimi’nde, Kuram- Yöntem- Güncel Yaklaşımlar
Genelde siyasal parti programları, parti sözcülerinin seçimler sırasında kullandıkları söylem yalan söylemez. Fakat sıradan seçmen parti programı, seçim vaatlerine bakmaksızın oy verme eğilimini sürdürür. Aslında kamucu politikalar izlenmesini isteyen seçmen gider, seçimde özel sektörün önünü açacağını haykıran partiye oy verir. Bu parti doğal olarak özelleştirme- iş fazlası emeğin işine son verilmesi- sosyal devlete ayrılan payın kısıtlanması politikalarını gerçekleştirmeye başladığında, toplumdan feryatlar yükselir. Bazen bunun tersi yaşanır. Devletin ekonomiden alabildiğince soyutlanmasını savunan seçmen, tutar kamucu partileri iktidara getirir. Söz konusu parti/ partiler kamulaştırma- kamucu/ kamu ağırlıklı karma ekonomi-sosyal refah devletinin ihyası tipi, tam da kendilerinden beklenilen uygulamalara giriştiğinde, toplumdan benzer sesler yükselir. Ne var ki her iki durumda da hatalı olan iktidara gelen partiler değildir.
Bazen toplumda siyasetin kötülükler alanı olduğuna dair yanlış bir kanı yankılanır. Siyasal alan, sivil toplumu barındıran özel alanlar bütünlüğüyle beraber, toplumsal mücadele alanı ve tarihin sahnesini oluşturduğundan, toplumsal kesimler arası çatışma yoğunlaştığında siyasal alan, katlanılmaz sertlikte bir hesaplaşma sahasına dönüşebilir. Bu anlamda “kötülükler alanı” anlayışı haklılık kazanabilir. Oysa aynı alan, çözümün de alanıdır. Dolayısıyla yurttaşların siyasetten korkmak/ kaçınmak yerine, ona olan inançlarını tazeleyip, karşılıklı saygıya dayalı mücadele alanını tekrar kurmaları gerekmektedir. Zira siyasal alan ne denli acımasızsa, soğukkanlı siyaset adamları yerlerini ne denli demagoglara kaptırmışlarsa, siyasal sisteme iletecekleri mantıklı taleplerle düzeltme işlemini gerçekleştirecek, yine yurttaşların özbilinci ve mücadele alanında yerlerini alış şeklidir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
1877-1293 Osmanlı-Rus Seferinden Halyas-Zivin- Kars Muharebeleri
Tarihi olayların aydınlatılmasında hatıraların çok büyük ehemmiyeti vardır. Osmanlı’nın yıkılış sürecindeki en önemli olaylardan biri olan 93 Muharebesi’nin Doğu Cephesi’nde cereyan eden hadiselerinin hem hatıra hem gözlem şeklinde ele alındığı Osmanlıca eser, Latin alfabesine çevrilmiştir.“Osmanlı Devleti’nin Belini Kıran Savaş” olarak değerlendirilen 1877-1878 Hadisesi, “Zivin, Halyas ve Kars Muharebeleri” başlığıyla detaylandırılmıştır.
Bu eserin satırları arasında bir taraftan savaşın şiddeti, hataları, başarıları ele alınırken; diğer taraftan dönemsel bir kamera gibi coğrafi kavramlar tasvir edilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Konaklama İşletmeleri İçin Modern Bir Bütçeleme Tekniği: Faaliyet Tabanlı Bütçeleme
Faaliyet Tabanlı Bütçeleme; geleneksel bütçelemenin özellikle Genel Üretim Giderlerinin bütçelenmesi konusundaki yanlış uygulamalar gibi çeşitli yetersizliklerini ortadan kaldırması nedeniyle, konaklama işletmeleri için önemli bir modern bütçeleme tekniğidir.
Bu kitapta; önemli bir modern bütçeleme tekniği olan Faaliyet Tabanlı Bütçeleme tanıtılmış ve söz konusu tekniğin konaklama işletmelerinde uygulanabilmesine olanak verecek bir model önerisi sunulmuştur. Bu amaçla geliştirilen Faaliyet Tabanlı Bütçeleme Modeli, yapısı ve işleyişi açıklanarak tanıtılmış ve kapsamlı bir uygulama örneği gerçekleştirilmiştir.