KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ
₺275,00 -

Din Sosyolojisinin Tarihsel Serüveni
₺750,00 -

Dergicilik
₺405,00 -

Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar
₺315,00 -

Choice-Based Revenue Management with Applications to Hotels
₺210,00 -

Birleşmiş Milletler ve Türkiye’de Sosyal Refah
₺275,00 -

Bazı Felsefe Problemleri
₺325,00 -

Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi
₺380,00 -

Amik Ovası ve Yakın Çevresinin Jeomorfolojisi
₺340,00 -

100. Yılında Türk ve Anzak Halklarının Çanakkale Savaşı ve Şehitliği Algısı
-

Dijital Teknolojiler ve Akıllı Kentler: Belediyeler İçin Geleceğe Yönelik Stratejiler
-

Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi Salnamelerinde Zonguldak
₺750,00 -

Afet ve Dezenformasyon: 2023 Türkiye Depreminde HAARP Komplo Teorisi
₺200,00 -

Erzurumlu Emîn Fehîm Paşa ve Divanı
₺700,00 -

Yusuf Sünbül Sinan Kitab-ı Tarikatname
₺275,00 -

YAZMA EĞİTİMİ
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Sungu Norşen/Norşin
Tarih boyunca çok sayıda farklı etnik ve itikadi yapıya mensup halkın barış içinde yaşadığı Sungu/Norşin-Norşen, bu durumun bir sonucu olarak ihtiva ettiği kültürel çeşitlilik ile tarihi geçmişi ve idari statüsü benzer olan Anadolu’nun çoğu yerleşim yerinden ayrılır. Kadim yerleşim yerlerinden Muş Ovası’nın kalbinde, verimli arazilerle çevrelenmiş bir konumda bulunan bu belde, sadece çok dilli ve çok kültürlü yapısı ile değil doğal güzellikleri ile de ön plana çıkan bir coğrafyadadır.
Sungu’nun yerleşim yeri olduğu ilk dönemden günümüze; tarihi, kültürel birikimi, eğitim kurumları, dilsel yapısı, iktisadî durumu ve yerel yönetim geçmişi gibi geniş bir konu yelpazesini ihtiva eden bu eser, farklı ilim dallarından mütehassısların akademik titizliğiyle hazırlanmış bir çalışma olup beldeyi kitap hacminde konu edinen yegâne başvuru kaynağı olma özelliği taşımaktadır. Bütün bölümleri akıcı bir dille yazılmış olan bu kaynak, beldenin farklı yönlerini merak eden her kesimden okura hitap etmektedir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
ALEVİLİĞİN EL KİTABI
Alevilik, insanı merkeze alan bir tasavvuf anlayışıyla, yine insandan yola çıkarak Yaradan^’a ulaşmayı ve toplumsal hayat içerisinde de eylemlerini ahlâkî zeminde yürütebilecek bir insan modelini (İnsan-ı Kâmil’i) yetiştirebilmeyi amaçlamaktadır. Kendi erkân ve adaplarıyla ve inanç önderlerinin gözetiminde gerçekleştirilen bu manevi yolculuğun (Seyr-î Sûluk) birçok aşaması mevcuttur. Alevilikte ibadet, göze (şekle) değil gönle (öze) hitaptır, bu açıdan da “Gönül, Aleviliğin Kâbe’sidir” ve o gönülde sevgiyle yaşatılan Hazreti Hakk, en olgun hâllerle temsil edilmeye çalışılır. Kitapta; Aleviliğin gönülle bakış açısının tüm boyutlarıyla birlikte, Aleviliğin tasavvufî yönlerinin birçok yanı incelenmiş ve bu amaçla Aleviliği oluşturan manevi sistem ve kavramların açıklamalarına yer verilmiştir. Bu nedenledir ki Alevilik inancına ait kavramları anlamanın ve yorumlamanın bir “el kitabı” pratiğinde olması amaçlanmıştır.
KİTAP TANITIMI
İNGİLİZ ASKERİ RAPORLARINDA KUT’ÜL AMARE SAVAŞI
Kut’ül Amare, son dönem Osmanlı askeri başarılarının en önemlilerinden birisinin adıdır ve hatta son yıllarda ülkemizdeki çalışmalar göstermiştir ki sembolüdür. I. Dünya Savaşı’nın Irak cephesinde Türk ve İngiliz taraflarının Selmanpak Muharebesi sonrasında yaşadıkları askeri münasebetlerin bir sonucudur. Kut’ül Amare Zaferi de bu muharebede mağlup olup çekildikleri Kut şehrinde Aralık 1915 ile Nisan 1916 tarihleri arasında tam 4.5 ay süresince muhasara edildikten sonra sayıları 13.000’den fazla olan İngiliz kuvvetinin teslim alınmalarının hikâyesidir. Bu kitap, Kut’ül Amare’nin bambaşka bir yönüne, İngiliz kaynaklarına göre, Irak çöllerinde ve Dicle boylarında onların, Türk kuvvetleri karşısında düştükleri zor durumlara ışık tutmaktadır. İngiliz askerlerinin kuşatma altındayken yaşadıkları sorunlar, yeme-içme konusundaki eksiklikleri, sağlık problemleri, kıstırıldıkları ve açlığa mahkûm edildikleri bu kalede tutulma psikolojileri gibi hususlar, “Güneş Batmayan İmparatorluk” olarak bilinen İngiltere’yi ve onun mağrur askerlerini nasıl bir halet-i ruhiyeye sokmuştu! İşte bu hususların cevabını, bizzat İngiliz askeri raporları ve arşiv belgeleri üzerinden yapılan uzun bir araştırmanın sonucu olan bu kitaptan okuyabilmeniz mümkündür.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Teknolojiler ve Akıllı Kentler: Belediyeler İçin Geleceğe Yönelik Stratejiler
Dijital çağın kamu hizmeti sunumunu ve vatandaş katılımını yeniden tanımlamasıyla birlikte, belediyeler daha akıllı, kapsayıcı ve dirençli kurumlara dönüşme sürecine girmiştir. Bu kitap, yapay zekâ, blokzincir, dijital ikizler, nesnelerin interneti ve metaverse gibi dijital teknolojilerin belediyeler ve kentsel yönetişim üzerindeki dönüştürücü etkisini ele almaktadır. Çalışmada, dijitalleşmenin sağlık, eğitim, turizm, yönetişim, ekonomi, çevre ve ulaşım gibi belediye hizmet alanlarındaki etkileri incelenmektedir. Yeni teknolojilerin beraberinde getirdiği fırsatlar kadar, siber güvenlik tehditleri, veri gizliliği sorunları ve dijital uçurum gibi risklere de dikkat çekilmektedir. Özellikle metaverse uygulamalarının sosyal katılımı artırma, sanal hizmet sunumu ve kent ekonomisinde yenilik yaratma gibi potansiyelleri ele alınmaktadır.
Bu kitap; politika yapıcılar, yerel yöneticiler, akademisyenler ve kentsel inovasyonla ilgilenenler için bir rehber niteliği taşımaktadır. Belediyelerin dijital dönüşüm süreçlerini eleştirel bir bakış açısıyla inceleyerek, sürdürülebilirlik, kentlerin geleceği ve teknoloji temelli yönetişim konularına katkı sunmayı hedeflemektedir.
KİTAP TANITIMI
GÜNCEL YAKLAŞIMLARLA KALİTE VE KALİTE YÖNETİM SİSTEMLERİ
21. yüzyıldaki gelişmeler, işletmeleri bir taraftan maliyet azaltmaya diğer taraftan da pazar içerisinde rekabet mücadelesine doğru itmektedir. İşletmelerin böyle zorlu bir ortamda hedeflerine ulaşabilmeleri için odaklanacakları anahtar araç Kalitedir. Kalite kavramının işletmelerde iyi bir şekilde anlaşılıp uygulanması önemli bir husustur. Bu noktada yöneticilerin kalite yaklaşımlarını ve araçlarını benimsetip işletme çapında yaygınlaşmasını sağlamaları gerekmektedir. Aynı zamanda kalite konusundaki yeni yaklaşımlar ve yeni teknolojilerin de takip edilmesi kurumun pazardaki var olma mücadelesine katkıda bulunacaktır.
Bu kitapta, kalite felsefesi, kalite kontrol, kalite güvence, standartlar ve standardizasyon ile ilgili temel kavramlar anlatılmaya çalışılmıştır. Özellikle üzerinde durulan konu kalite yönetim sistemleri ve bu konudaki güncel sürümün getirdiği risk temelli yaklaşımdır. Bu konunun odağı olan ISO 9001:2015 standardının, Yüksek Seviyeli Yapısı ve sistemin entegrasyonu için ihtiyaç duyulan faaliyetler üzerinde durulmuştur. Son olarak günümüze kadar olan süreçte, üretim dönüşümleri ve dördüncü sanayi devrimi ile kalitede meydana gelen değişimlere değinilmiştir.
Bu kitap, kalite konusundaki güncel gelişmeler ile ilgili bilgi sahibi olmak isteyen öğrencilere, çalışanlara ve akademisyenlere yönelik olarak hazırlanmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında Ütopik Romanlar ve Ütopyanın Kurgusu (1980-2005)
İlk örneklerine Platon’dan itibaren rastlanan ütopya, 16. yüzyılda Sir Thomas More’un 1516’da yazdığı Utopia adlı eseriyle birlikte edebî bir türün adı olur ve gelişmeye başlar. Yaşanan hayata ve olumsuz yaşama şartlarına alternatif olarak üretilen bir kurgusal dünyada yazar, kendisi veya toplumu için daha iyi yaşama alanları getirecek olan yeni bir ideal dünyayı kurma yoluna gider. Thomas More’un 1516’da yayımlanan Utopia’sından sonra batı edebiyatlarında yaygınlık kazanan ütopik eserlere Türk edebiyatında ancak 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren rastlanmaya başlanır. 20. yüzyılda Türk edebiyatında ütopik özellik taşıyan eserlerin sayısı artar. Özellikle 1980 sonrasındaki artış dikkat çekicidir. Türk edebiyatında 1980-2005 yılları arasında yayımlanan romanlarda geleceğe dönük karamsar bakış önemli bir yer tutar. Bu sebeple ütopyadan çok distopya yazılmıştır. Bunun yanında ütopik eserlerin dünyasında iyimser duygu ve düşüncelerle, geleceğe dönük birtakım umutlar da yerini alır. Sosyal hayatla ve yaşanan dönemle ilişkilendirilebilecek yapılara sahip olan ütopyalar/distopyalar bir yönüyle yaşanan çağa ve onun sorunlarına ayna tutarlar. Ütopyalar/distopyalar, teknolojinin giderek daha fazla hayatımızda yer etmeye başladığı günümüzde mimarîden müziğe, siyaset biliminden edebiyata, felsefeden beyaz perdeye birçok alanda ilgi gösterilen kurgular durumundadır. Elinizdeki çalışmada 1980-2005 yılları arasında Türk romanındaki ütopik yönelişler ve ütopyanın kurgusu mercek altına alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çeviri ve Teknoloji
Bu kitap, sözlü çeviriyi uygulama, araştırma ve eğitim açısından konumlandırdıktan sonra sözlü çevirinin teknolojiyle olan ilişkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda kitabın ilk bölümünde sözlü çevirinin kısa tarihçesi, sözlü çeviri eğitimi ve sözlü çeviriye kuramsal yaklaşımlar ele alınmaktadır. İkinci bölümde ise sözlü çeviride kullanılan teknolojik araçlar ile sözlü çeviri ve teknoloji üzerine güncel araştırmalar incelenmektedir. Sözlü çevirinin geçirdiği önemli dönüşümler değerlendirilmekte, özellikle teknolojik dönüşümle beraber bu alanda ön plana çıkan teknoloji etkisi üzerinde durulmaktadır. Sözlü çeviri teknolojilerinin ve artan talebe paralel olarak toplum çevirmenliğinin hızla geliştiği bir dönemde, bu teknolojilerin uygulama ve eğitime dahil edilmesi ile toplum çevirmenliğinin gerektirdiği uzmanlaşmanın gözetilmesi alana katkı sağlayacak önemli adımlar olacaktır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
MARDİN ABBARALARI
A B B A R A ?
Mardin sokaklarını dolanan tılsımlı sözcük.
Peki nedir bu gizemli sözcüğü imar ettiren sebep?
Tarihsel süreç içerisinde Mardin ilinin hâkimiyetini üstlenen tüm medeniyetlerin kent siluetine nakşettiği eserlerin birçoğunda inançsal tutumlar ve kültürel yaklaşımlar yer alırken Abbaraların inşasında tüm medeniyetlerin ortak tavır takınmasına neden olan nedir?
Mardin Abbaraları; imar gerekçesinden geleneksel tutuma dek, Güneydoğu Anadolu bölgesindeki diğer illere nazaran çeşitlilik açısından abbaraların tüm tipolojilerini bir arada görebileceğiniz, sayıca en çok, fonksiyonel açıdan en kapsamlı çalışmadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Gömlek Ateşten Suyu Şiirden
Türk edebiyatının önde gelen şairlerinden Gülten Akın ile Iraklı şair Nâzik el-Melâike, şiirleriyle hem kendi dönemlerine hem de sonraki dönemlere ışık tutan iki büyük isimdir. Bu kitap, şairlerimize ait şiirlerin izini sürerek hayatı anlama çabasıdır. İnsanlık tarihi kadar eski olan savaşa, yoksulluğa ve kadına dair çok şey söylendi şimdiye kadar. Ama şiirin eskimeyen dilinde her şey yeniden anlam kazanıyor. Etrafımıza dokunabildiğimiz kadar varız hepimiz. Bu kitap da kalbe ve ruha bir dokunma gayretidir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
HİKÂYET-İ SÎMURG
Kökeni Fars edebiyatına dayanan simurg efsanesi, edebiyatta ve tasavvufta insanın kendini keşfetme ve olgunlaşma yolculuğunu konu alan bir alegoridir. Bu doğrultuda Ferîdüddin Attâr’ın Mantıku’t-Tayr eserinde zirveye ulaşan bu sembolizm, bireyin nefis mertebelerini aşarak hakikate ulaşma çabasını simgeler. Kaynağını mitolojiden alan ve bilhassa İslam felsefecileri tarafından eserlerinde sıklıkla işlenen simurg, sahip olduğu varlıksal nitelikler itibariyle tarihsel süreç içerisinde el yazmalarına da konu olmuştur. Çalışmanın konusu olan Hikâyet-i Sîmurg, Avrupa’daki kitaplıklarda yer alan yazma bir eserdir. Hikâyet-i Sîmurg, Almanya’da Tübingen Eberhard Karls Üniversitesi Kütüphanesinde Ma.VII.11’de kayıtlı mecmua içindedir. Mecmuada, çeşitli konularda metin parçaları bulunmaktadır. Bu metin parçalarında Eski Oğuz Türkçesinin dil özellikleri görülmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
FRS KAPSAMINDA FİNANSAL DURUM TABLOSU VE ÖZKAYNAKLAR İÇİN MUHASEBE UYGULAMALARI
Bu kitapta; Finansal Raporlama Standartları (FRS)na uygun olarak KGK tarafından 25.12.2018’de yayınlanan FRS Hesap Planı Taslağı ile TFRS’lere uygun olarak Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından 07.06.2013 tarihinde yayınlanan Münferit Finansal Durum Tablosu (FDT) esas alınarak Özkaynaklar’a ilişkin muhasebe uygulamaları yapılmıştır.
Birinci bölümde, FRS kapsamında FDT ele alınmıştır. Bu bölümde, önce Resmî Gazete’de 20.05.2013 tarihinde yayınlanan FDT ele alınmış, daha sonra KGK tarafından 07.06.2013 tarihinde yayınlanan FDT ayrıntılarıyla gösterilmiştir. Aynı bölümde, FRS Hesap Planı Taslağı tüm hesapları kapsayacak şekilde belirtilmiştir.
İkinci bölümde, FRS Hesap Sınıfları’nın işleyişi; FDT Hesap Sınıfları, Kâr veya Zarar Tablosu Hesap Sınıfı, Maliyet Hesap Sınıfı ve Nazım Hesaplar Hesap Sınıfı açısından ayrı ayrı incelenmiştir.
Üçüncü bölümde ise, FDT’de yer alan Özkaynaklar Hesap Sınıfına ait tüm hesap grupları içerisinde yer alan hesaplar için örnek muhasebe uygulamaları yapılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
The Changing Perspectives of Central Asia in the 21st Century
The change of the geopolitical realities, the emergence of new regional dynamics and the perception of security in Central Asia have also changed current perspectives in the region. Fully revised and updated to cover the latest informations and developments, the book will provide comprehensive, accessible and successful introduction for those who are interested in the Central Asia region. As the editors, we have filled a long-neglected gap by producing a volume that authoritatively covers the states of the region. The book will become a definitive text for the teaching as it presents in-depth explorations of systemic and sophisticated way of understanding the actors and processes and offers case study encompassing many subjects about Central Asia. It conbines old and new perspectives with discerning care.
This book –The Changing Perspectives of Central Asia in the 21st Century- has provided readers with prominent knowledge of independence period, actors, minority issues, nation-state building process, energy, security, water, boundary, regional integration and foreign policies of Kazakhstan, Kyrgyzstan, Uzbekistan, Turkmenistan and Tajikistan with each other and with Russia, China, America, the EU and Turkey. The book claims that geopolitical realities, regional dynamics and the perception of security in Central Asia have changed. Thus, the book focuses on environmental degradation, cyber insecurity and social unrest triggered by sovereign debt traps. These discussions highlight the necessity to reconsider the traditional perception of security as the analysis has to go beyond the state to address a wide range of security threats.
Dr. Murat YORULMAZ is an Assistant Professor in the Department of Management and Organization at Trakya University, Edirne.
Dr. Serdar YILMAZ is an Assistant Professor in the Department of Political Science and International Relations at Muğla Sıtkı Koçman University, Muğla.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Sağlık Sisteminde Reformlar ve Politika Transferi
Bu kitap Türkiye sağlık sisteminin yeni modelini detaylı olarak incelerken hayata geçirilen politika transferinin nedenlerini araştırmaktadır. Politika transferi literatüründeki farklı modelleri inceleyen ve Türkiye’nin sağlık politikasının transferinin hibrit ve gönüllü bir transfer olduğunu ortaya koyan çalışma, ders çıkarma modeli ile köklü reformların sebebini açıklamaktadır. Çalışma teorik olarak bir gönüllü transfer mekanizması olan ders çıkarma modelinin öngörmediği iki etkenin – siyasi mutabakat ve kararlılık – transferdeki önemli rolünü ve ampirik olarak Türkiye sağlık reformlarının bir politika transferi olduğunu detaylı bir analizle ortaya koymuştur. Ayrıca Türkiye’de gerçekleştirilen reformları incelerken literatüre hakim olan Avrupalılaşma çalışmalarına eleştirel bir bakışla yaklaşan proje AB’nin dönüştürücü etkisine tabii olan aday ülkelerde Avrupalılaşmanın dışında farklı süreçlerin paralel olarak yürüyebileceğine örnek bir çalışma ortaya koyan proje bu kadar kapsamlı ve köklü reformların gönüllü olarak yapılabileceğine de bir örnek olmuştur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kalite Bağlamında Uzaktan Eğitim
Eğitimde açıklık, esneklik, kişiye özgü öğrenme gibi kavramların yaygınlaşması, gelişen teknolojinin eğitim ortamlarında kullanılması ve yaşadığımız Covid-19 salgın süreci uzaktan eğitimin yaygınlaşmasını sağlamıştır. Özellikle salgın sürecinin getirdiği zorunlulukla birlikte tüm eğitim kademelerinde uzaktan eğitim alan öğrenen sayısında artış yaşandığı görülmektedir. Bu bağlamda uzaktan eğitim ortamlarında kalite konusunun önemli hale geldiği düşünülmektedir. Bu kitapta uzaktan eğitim kalite ekseninde değerlendirilmekte olup, uzaktan eğitimde kaliteye yönelik iyi uygulamalar, kuramsal bakış açıları, uzaktan ders öğretiminin niteliği, ölçme değerlendirme ve uzaktan eğitimde siber güvenlik gibi birçok boyut kapsamlı olarak ele alınmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Süheyl ü Nevbahârın Metin Dilbilimsel Yapısı
Bu kitap, metin dil biliminin iki ana ilkesi olan bağdaşıklık ve tutarlılık açısından değerlendirilmiştir. Metnin ana ve alt başlıklardaki inceleme yöntemi şöyledir: Bağdaşıklık ana başlığının ilk alt başlığı gönderimdir. Gönderim alt başlığı da kendi içerisinde art ve ön gönderim başlıkları ile sınıflandırılmıştır. Art gönderim başlığında ilkin zamir kullanımı ile yapılan art gönderimlerin tespiti söz konusudur. Metinde sayıca çok fazla kullanılmış olan şahıs zamirleri teklik ve çokluk varyantları ile sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırılmada şahıs zamirinin aynı ve farklı beyitlerdeki kullanımlarına göre bir değerlendirme yapılmıştır. Metinde geçen tüm şahıslar ayrı ayrı şahıs kullanımları tüm beyit numaraları da işaretlenmek suretiyle verilmiştir. Hangi şahsın hangi zamir ile hangi beyitte veya beyitlerde olduğu gösterilmiştir. Olay örgüsü bağlamında zamirlerin beyit veya beyitler bağlamındaki görevleri okuyucuya sunularak konu bütünlüğü sağlanmıştır. Sözcük ve sözcük gruplarıyla yapılan art gönderimlerde metinde yer alan her karakterin cinsiyet, rol ve niteleme ifadesi tespit edilmiştir. Ayrıca metinde kendisinden önce gelen beyitlerdeki cümlelere veya olay / durumlara da yapılan art gönderimler tespit edilerek dil bilgisel ögelerle sağlanan bağdaşıklık unsurları tespit edilmiştir. Metindeki ön gönderim unsurları da zamir ve sıfat kullanımı ile tespit edilmiştir. Zamir kullanımlarında işaret, şahıs ve dönüşlülük zamirleri görev alırken, sıfat kullanımlarında işaret sıfatı art gönderimde olduğu gibi ön gönderimde de görev almıştır. Art gönderimden farklı olarak ön gönderimde zarflar ve eksiz emir çekimli fiiller ile de bağdaşıklık sağlanmıştır. Beyitte başlangıç olarak neye gönderimin yapıldığı hususunda bir belirsizliği önlemek adına ön gönderim unsurları kullanılmış, okuyucunun dikkati bir sonraki beyit veya beyitlere yöneltilmiştir. Bağdaşıklık ilkesi bağlamında değiştirim başlığı dört alt başlıktan oluşmuştur. Eyle, böyle, şöyle ve anu? gibi / ancılayın / bunun gibi sözcükleri ile yapılan değiştirimler metindeki tüm beyitler taranarak tespit edilmiş ve olay örgüsü bağlamında yorumlanarak okuyucuya sunulmuştur. Eksiltili anlatım başlığı ise sekiz alt başlıktan oluşmuştur. Cümle, nesne, özne, tamlayan / tamlanan / tamlama, yer tamlayıcısı, soru edatı, yüklem ve zarf eksiltileri tespit edilmiştir. Bağlama unsurları başlığında ise metin bağlamından kopmaksızın metinde yer alan bağlaçların veya bağlamayı sağlayan unsurların anlam bağlantılarının mantık çerçevesinde değerlendirilmesi ile işlevsel değer kazanmıştır. Sözlüksel bağdaşıklık başlığında ise dört alt başlık söz konusudur. Bunlar: Aynı kavram alanı içinde eş / yakın anlam ilgisi, aynı kavram alanı içinde karşıtlık ilgisi, sözcük ve yapı tekrarları (yinelemeler), aynı çağrışım alanı içerisinde grup ilgisidir. Tutarlılık ana başlığında ise metin yazarı tarafından isimlendirilmiş olan doksan yedi bölümün konu, olay ve dönüşümler noktasında tutarlılık görünümleri sunulmuştur. Tutarlılık görünümlerinde dil unsurlarının yer almadığı beyit veya beyitlerde sebep-sonuç, amaç-sonuç, özelleştirme, mantık ilgisi tespit edilmiştir. Dönüşümlerde yer alan boşluklar belirtilmiş, boşlukların tamamlanması adına fikir beyan edilmiştir. Ayrıca çelişkili, yarım bırakılan, tutarsız noktalar da okuyucuya sunulmuştur. Böylece metnin olay parçaları arasında tutarlılığın olup olmadığı tartışılmıştır.
₺960,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatının Aydınlık Yüzü. SEVİNÇ ÇOKUM
Sevinç Çokum, edebiyat dünyasında ilkin hikâyeleriyle dikkatleri çeker. Daha sonra Bizim Diyar, Hilal Görününce, Ağustos Başağı gibi tarihî romanlarıyla Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında kendisine iyi bir yer edinir. İlerleyen yıllarda Tercüman, Türkiye gibi gazetelerdeki yazılarıyla da geniş bir okuyucu kitlesine ulaşır.
Bu kitapta ilk önce sanatçının biyografisi, sanatı hakkında ayrıntılı bilgilere yer verilmiştir. Bilhassa yazarın biyografisi hakkında kaynaklardaki yanlış bilgilerin birinci ağızdan doğrusuna ulaşılmaya çalışılmıştır. İkinci aşamada yazarın hikâyeleri, romanları, gazete yazıları ve şiirleri üzerine incelemeler yapılarak özgün yönler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.
Çokum, hikâye ve romanlarının merkezine insanı ve ona ait olanı koymaya çalışır. Sanatçı bunun olağan bir neticesi olarak duyguları, düşünceleri, hayatın kendini yenileyen durumlarını hikâye ve romanlarına taşır. Eserlerinde zıtlıkların gücünden yararlanır ve bunu sanatının bir parçası hâline getirir. Kitapta bu hususlara sıkça dikkat çekilmiştir.
Bu çalışmanın dikkati çeken bir diğer tarafı da Çokum’un sanat anlayışını dayandırdığı “abukizm” düşüncesi üzerinde durulmasıdır. Bilhassa sanatçının bu teorisini romanlarında okuyucuya nasıl aktardığına ayrıntılı şekilde yer verilmiştir.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Misyonerlerinin Türkiye’deki̇ Sağlık Faaliyetleri̇ (1833-1923)
19. yüzyıl Osmanlı coğrafyasında birçok misyoner örgütün etkin olduğu çağdı. Bu dönemde en etkili çalışma yapan, dünya coğrafyasına kısa sürede yayılan 27 Haziran 1810’da Boston’da kurulan ve 1820 yılında Osmanlı topraklarına ilk misyonerlerini gönderen Protestan misyoner örgütü, ABCFM ya da Amerikan Board olarak adlandırılan, American Board of Commissioners for Foreign Missions’dır. Doğu ülkelerinde misyoner faaliyetlerinin etkin bir biçimde sürdürülmesinde en önemli yöntemlerden biri de sağlık misyonerliği olarak görülmektedir. Sağlık misyonerleri süreç içerisinde kutsal konularda vaizlerden daha zor görevler üstlenmişler ve gittikleri ülkelerde tıp bilgileri sayesinde ulaşılmaz sanılan kesimlerle iletişim kurma olanakları bulmuşlardır. Bu çalışmada Amerikan Board teşkilatının bugünkü Türkiye sınırları içerisinde 1833’ten 1923 yılına kadar sağlık alanında yapmış olduğu faaliyetler ele alınmaktadır. Misyonerlerinin yapmış olduğu gezici sağlık misyonerliği, dispanser, hastane, tıp okulu, eczane ve hemşire sınıfları açmak gibi faaliyetleri; misyonerlik, din, siyasi ve tıp tarihi açısından değerlendirilmiştir. Misyoner etkinliğinin temel amacı, din ve eğitim çalışmalarında olduğu gibi, sağlık misyonerliğinde de öncelikle Protestan inancının yayılmasıdır. Çalışmada sağlık misyonerlerinin etkinlik gösterdiği bölgelerde, yönetim ve toplumla olan ilişkileri, etkileri ve çatışmaları üzerinde değerlendirilmeler yapılması amaçlanmıştır. Sağlık misyonerliğinin etkisi, misyona olan katkısı verilerle anlatılmaya çalışılırken, konunun tıp tarihi açısından önemi, Osmanlı tıbbına etkisi de değerlendirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Küre Dağları’nın Azdavay Ve Pınarbaşı (Kastamonu) İlçeleri Arasında Kalan Bölümünde Karst Topoğrafyası Araştırmaları
Karstik alanlar sadece kendilerine has yüzey (lapya, dolin, uvala, polye…) ve derinlik şekilleri (mağaralar…) ile önem taşımazlar. Bu sahalar aynı zamanda biyotik-abiyotik unsurları ile özel ekosistemler niteliği taşırlar. Yine karstik sahalar, henüz kirlenmemiş, zengin yeraltı su varlıkları ile hem günümüzde hem de gelecekte büyük nüfus kütlelerinin su ihtiyacını karşılama potansiyeline sahiptirler.
Çalışmaya konu olan Küre Dağları’nın Azdavay ve Pınarbaşı (Kastamonu) ilçeleri arasında kalan bölümü ülkemizin en önemli örtülü karst sahasının bir parçasını oluşturmaktadır. İnceleme alanı özellikle Kuzey Anadolu karstı denince daha az akla gelen büyük karstik depresyonları ve mağaraları ile dikkati çekmektedir. Bu sebeple çalışma yörede karst ortamı ve karstik şekillerin tespiti, özelliklerini belirlenmesi ve karstik potansiyelin değerlendirilmesi için yapılabilecek çalışmaların ortaya onulması amacıyla hazırlanmıştır.
Çalışma başlıca üç bölüm halinde ele alınmıştır. Giriş bölümünde karstlaşma ile ilgili genel bilgilere yer verilmiş, Türkiye’deki ve Kuzey Anadolu’daki karstik alanlar, bu sahalar ile ilgili yapılan başlıca araştırmalar ve karstik şekiller özet olarak verilmiştir. İkinci bölümde çalışma sahası ile ilgili genel bilgiler verildikten sonra sahadaki karstlaşma ile doğal çevre özellikleri arasındaki ilişkiler açıklanmıştır. Bu şekilde, sahadaki karstlaşma ile litoloji, iklim, jeomorfolojik özellikler, toprak ve bitki örtüsü arasındaki ilişkiler ortaya konulmaya çalışılmış, karstik şekillerin oluşumları, özellikleri ve dağılışları açıklanmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise çalışma bir bütün halinde ele alınarak ortaya konulan veriler birlikte değerlendirilmiş, karst ortamından faydalanma ile ilgili bazı önerilerde bulunulmuştur.
Bu kitabın karst topoğrafyası ile ilgili çalışmalar yapan diğer bilim insanlarına da katkı sağlaması ve Kuzey Anadolu’da karst topoğrafyası çalışmalarının devamına vesile olmasını temenni ederiz.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Eğitim Sosyolojisi
Eğitimin ve Sosyolojinin öznesi insandır. Eğitim, çocuğa kendiliğinden erişemeyeceği bakış, duyuş ve davranış tarzını kazandırır. Objesini toplumsal varlıktan alır. Toplum olmadan eğitim olmaz. Toplumsal varlığın tarih içindeki gelişimi Eğitim Sosyolojisi disiplinini ortaya çıkarmıştır. Eğitim sosyolojisi, eğitimin toplumsal yönünü inceleyen disiplin veya sosyoloji ilminin eğitime uygulanması olarak tanımlanır. Kitapta, felsefi düşünceden itibaren Sosyoloji, çeşitli düşünürlerin görüşleriyle ele alınıp bağımsız disiplin haline gelinceye kadar sürdürülmüş, özelde Eğitim Sosyolojisinin konuları ele alınınmış, Eğitimin sosyal, kültürel, ekonomik boyutları açıklanmış, aile ile ilişkisi incelenmiş, öğrenci toplulukları ile toplumun ilişkisi tartışılmıştır. Türkiye’de ve dünyanın gelişmiş bazı ülkelerinde öğretmen eğitimini dikkate alarak okuyucuya kıyaslama imkânı tanınmış; öğretmen yetiştirmede Türkiye’nin geçirdiği tarihi seyir de özetlenmiştir. Eğitimde fırsat eşitliğinin önemi belirtilmiş ve fırsat eşitliğini etkileyen sosyal faktörler üzerinde durulmuştur. Ayrıca eğitim ve ekolojik oluşum, sosyal sorumluluk ve eğitim ilişkisi gibi konulara da yer verilmiştir. Kitap, eğitim ve Eğitim Sosyolojisi konularında okuyucuya zengin bir malzeme sunmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Türk Modernleşmesinin İdeolojik Analizi
Türk modernleşme tarihi üzerine yapılan çalışmalar, meselenin ideolojik boyutunu yeterince incelememiş; dolayısıyla yapılan yeniliklerin arka planını tam anlamıyla ortaya koyamamıştır. Osmanlı Devletinin Avrupa karşısında geri kalmasının ardından ayakta kalabilmek adına başlatmış olduğu yenilik hareketleri, aynı zamanda modernleşme çabası olarak adlandırılmakta ve modernleşme olgusunun sahip olduğu bütün dinamikleri de içermektedir. Modernleşme çabası bir anlamda eskinin veya mevcut halin/düzenin değiştirilmesi faaliyeti olduğu için işin doğasında olan bir dirençle karşı karşıya kalmıştır. Bir taraftan modern olarak idealize edilen Avrupaya ayak uydurma öte yandan geri kalmışlığın sorumlusu olarak nitelenen değer ve anlayışların eleştirisi olarak işlev gören modernleşme çabaları, taraftar bulduğu kadar tepkiyle de karşılaşmıştır.
Muasır medeniyetlere ulaşma gayreti ile sahip olduğu öz değerleri kaybetmek istemeyen iki grubun temsil ettiği ideolojinin ironik mücadelesini konu alan bu eser, aynı zamanda bu iki ideolojinin içinden doğan bir üçüncü ideolojinin varlığına da vurgu yaparak yenileşme tarihinin felsefi analizini ve günümüze dek uzanan modernleşme çabalarının tartışmalı yönlerini aydınlatmayı hedeflemektedir. Bu yönüyle modernleşme tarihinin ideolojik yönden incelenmesi ve felsefi yönden analizini içeren eser, Türk yenileşme tarihine farklı bakış açılarından bakma idealini taşımaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kerkük Şehri ve Türkmenler
Kerkük şehri ve Türkmenler, uzun yıllar boyunca farklı devletlerin egemenliği altında kalsalar da çoğunlukla Türkler tarafından kurulan devletlerin hâkimiyeti altında yaşamışlardır. Bu durum Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Osmanlı Devleti’nin yıkılmasıyla değişmiştir. İngiliz nüfuzu altında kurulan Irak Devleti birer eski Osmanlı vilayetleri olan Basra, Bağdat ve Musul’un birleştirilmesiyle meydana getirilmiştir. Fakat Kerkük’ün de içinde yer aldığı Musul vilayeti yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile İngilizler ve nüfuzları altındaki Irak Devleti arasında üzerinde anlaşmaya varılamayan bir meseleye dönüşmüştür. Uzun görüşmeler sonucu Musul meselesi, 1926 yılında İngilizler ve Irak Devleti lehine çözümlenmiştir. Böylece Musul vilayeti Irak’a dâhil olunca Kerkük de 1926 yılında Musul vilayetine bağlı olarak Irak Devleti’nin bir şehri olmuştur. Bu değişim, hem Kerkük şehri hem de Türkmenler üzerinde siyasi, sosyal ve ekonomik bir takım değişimler meydana getirmiştir. Bu kitap, 20. yüzyılda Kerkük şehri ve Türkmenlerin yaşamış oldukları siyasi, sosyal ve ekonomik değişimleri anlamak amacıyla kaleme alınmıştır.
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Sonrası Türkiyenin Balkanlar Üzerindeki Etkisi
Balkan yarımadası, hem coğrafi hem de siyasi ve politik anlamda engebeli, düzensiz ve istikrarsız bir yerdir. Balkanlar terimi, Batılı devletlere çatışma ve şiddeti anımsatır. Zaten, daha sonraları Balkan ismi kullanılmayarak Güney Doğu Avrupa olarak değiştirilmiştir. Çeşitli milletlere ev sahipliği yapan Balkanların ilk sahipleri İliryalılar ve Trakyalılar olmuş, en son olarak da Osmanlı devleti bu bölgede 500 yıl hüküm sürmüştü. Bu yüzden, Balkanlarda Osmanlı mirası devam ede gelmiş, fakat Türkiye yeni Osmanlıcılık politikasıyla hareket etmemiş, sadece Türk azınlığın sorunlarıyla ilgilenmeye çalışmıştı. Balkanlar, tarih içerisinde hep Avrupa’nın sınırı muamelesi görmüştür. Çünkü Balkanlardaki belirsizlik ortamına hiçbir devlet bulaşmak istememektedir. Sadece, Balkan milletleriyle tarihsel bağı olan devletler Balkanlar üzerinde politik emeller taşımıştır. Sırpların tarihsel mitleri yüzünden Sırp olmayan halklar, Sırplar tarafından baskı altında tutulmaya çalışılmış, çatışma ve vahşetlerle baş başa bırakılmıştır. BM, Bosna’daki insan haklarını korumak maksadıyla Bosna’ya müdahale etmiş, fakat bu müdahalesi pek etkili olmamıştır. NATO, BM’nin Bosna’daki beceriksiz müdahalesinden ders alarak Kosova konusunda siyasi müdahale yerine askeri müdahaleyi uygun görmüş ve bu müdahalesinde de başarılı olmuştur. Türkiye, Balkan devletleriyle tarihsel ve kültürel bağları nedeniyle NATO’ya her konuda destek olmuş, çatışmaların yaşandığı ve Türk azınlıkların bulunduğu bölgelere Türk askeri birliklerini göndermiştir. Ayrıca, Türkiye, Balkan ülkelerinin AB’ne ve NATO’ya üyelik süreçlerini her zaman desteklemiş ve Balkanlarda istikrarın sağlanması için Balkan ülkeleriyle işbirliği anlaşmaları imzalamıştır. Türkiye, sadece Türk azınlıklara ilgi göstererek diğer Balkan devletlerini kendine küstürse de Balkanlardaki liderliği üstlenmiştir ve bu liderliği sürdürmek niyetindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Perşembe Temettuat Defterleri
Bugün Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı belde olan Perşembe ve çevresi temettuat sayımlarının yapıldığı 19. yüzyılında ortalarında Bolu Eyaletine bağlı Çarşamba (Çaycuma) kazasını oluşturan üç nahiyeden biridir. Nahiyede 20 divan ve toplam 70 köy bulunmaktadır. Defterlerdeki toplam hane sayısı ise 893’tür. Hane sayısına göre burası Çarşamba kazasının ikinci büyük nahiyesidir.
Nahiyede yaşayanların tamamına yakını tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Yetiştirilen ürünler buğday, arpa, yulaf, keten, kendirdir. Hayvancılık olarak en fazla büyükbaş hayvan beslenmektedir. Nahiyede tarım ve hayvancılığın yanında yapılan diğer ekonomik faaliyetler; arabacılık, salcılık, kereste kesimi, kereste nakliyesi, kereste ticareti, kömür ameleliği, kömür nakliyesi, kömür ticareti, kendir ticareti, kiremitçilik, dülgerlik, hızarcılık, tütün ticareti, demircilik ve terziliktir.
Arşiv belgelerinin günümüz Türkçesine aktarılmasıyla oluşan bu çalışmada Perşembe nahiyesinde yaşayanların isimlerini, mesleklerini, sahip oldukları mal ve mülklerini, ekonomik faaliyetlerini, gelirlerini ve ödemiş oldukları vergilerini görebilmek mümkün olacaktır.
KİTAP TANITIMI
KRİPTO PARALAR
Son dönemde Kripto para birimleri arasında en popüler olan Bitcoin’in fiyat değişiminde ki volatilite hareketleri bireysel yatırımcıların yanında kurumsal yatırımcıların da Bitcoin’in bir yatırım aracı olup olmadığı konusundaki merakını artırmıştır. Bitcoin’in altın ile benzer özellikleri dikkate alındığında, Bitcoin’in altın gibi güvenli liman ya da hedge enstrümanı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği büyük önem arz etmektedir. Bunun yanında yatırımcılar tarafından Bitcoin’in yatırım aracı olarak portföylerine ekleyip eklemeyecekleri hususu ve diğer yatırım araçları arasında ilişkisinin ortaya konması günümüzde finansal piyasalarda popüler tartışma konusunu oluşturmaktadır. İşte bu noktada bu çalışma, kripto paraların özellikleri ve özellikle kripto para birimlerinden en popüleri olan Bitcoin’in bir yatırım aracı ya da hedge enstrümanı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunu ele almaktadır.
KİTAP TANITIMI
MAĞAZA ÖZELLİKLERİ AÇISINDAN TÜKETİCİLERİN MAĞAZA SADAKAT DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ VE BİR UYGULAMA
Çağdaş rekabet ortamının bir gereği olarak perakendecilikte de mağaza özelliklerinin, somut şekil özelliklerinden ziyade, tüketicilerin algısından başlayarak düzenlenmekte olduğu yeni bir dönem yaşanmaktadır. Mağaza özellikleri, somut nitelikteki objelere dayalı olarak değil; müşterinin algısından başlayarak müşteri isteğine göre yapılmalıdır. Bu süreçte Tüketici nasıl bir yerde, nasıl bir mağaza atmosferinde, hangi mağazada ve nasıl bir deneyim yaşamak istiyor? sorularına yanıt vermek için yazılan bu kitap ile işletmelere farklı bir bakış açısı sunulmaya çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Eski Anadolu Türkçesiyle Yazılmış Muhtasar Bir Klasik Kozmos Kitabı
Dil ve kültürün yeni nesillere aktarılmasında yazma eserler önemli role sahiptir. Bu eserler, dönemlerinin sosyal hayatını ve bilimsel gelişimini yansıtırlar. Dolayısıyla hemen her bilim dalına dair malzeme barındırırlar. Dil ve edebiyatla ilgili yazmaların transkribe edilip dil hususiyetleri bakımından incelenmesi bir bakıma diğer disiplinlerin de istifadesine hazır hâle getirilmesidir. Bu çalışmaya konu olan ansiklopedik yazma eser de bu açıdan birçok alanın dikkatini çekecek niteliktedir. Metin genel olarak evrene ve onun bir parçası olan Dünya’ya dair klasik kozmos anlayışını ortaya koymaktadır. 33 baptan oluşan eser yaratılış, Kaf Dağı, Ay ve Güneş tutulmaları, yağmur, rüzgâr, bulutlar, nehirler, yerin ve göğün katları gibi çoğu doğa ve doğa olaylarıyla ilgili eskilerin anlayışını ihtiva etmektedir. Kitap giriş, dil incelemesi, transkripsiyonlu metin, dizin ve tıpkıbasım bölümlerinden oluşmaktadır. Çalışmanın özellikle Eski Anadolu Türkçesinin söz varlığı ve gramerine katkıda bulunması beklenmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
KURUM KİMLİĞİ PENCERESİNDEN TÜKETİCİ GÜVENİ
Geçmişten günümüze toplumların ekonomik, sosyal ve kültürel yapısından soyutlanamayan işletmeler varlıklarını sürekli kılmak adına değişen, dönüşen koşullara uymak ve içinde bulundukları toplumla iki yönlü ve anlamlı ilişkiler kurmak zorundadırlar. Kurumlar sürekli değişen ve yenilenen bu süreç içerisinde hayatta kalabilmek, sürekliliklerini sağlayabilmek ve rakiplerinden ayırt edilebilmek adına, iç ve dış hedef kitleleriyle; hızlı, doğru ve etkin işleyen bir iletişim dokusuna ve bu amaçla da bütünsel olarak etkin bir şekilde hazırlanmış, güven verici ve inandırıcı bir kimliğe gereksinim duymaktadırlar.
Güven olgusu ise etkin bir iletişimi sürecini destekleyen önemli bir faktör olmasının yanı sıra kurulan ilişkilerde karşılıklı olarak iki taraf arasında işbirliği ve uyumu sağlayan, çatışmaları azaltan bir etkiye sahiptir. Bu bağlamda kurumsal kimliğin en önemli hedeflerinden bir tanesi de tüketicilerde güven duygusu yaratmak ve bunu sürdürmektedir. Bu çerçevede kimliğe duyulan güven, tüketici ve kurum arasında kurulan ilişkinin temelini oluşturmaktadır, çünkü tüketiciler güven duydukları kurumları tercih etme ve o kurumların ürün ve hizmetlerini satın alma yoluna gitmekte ve çevrelerine tavsiye etmektedirler.
Bu doğrultuda tasarlanan kitabın ilk üç bölümünde konuyla ilgili teorik bilgiler sunulmuştur. Birinci bölümde, halkla ilişkiler bağlamında kurumsal kimlik kavramı detaylandırılmış, ikinci bölümde, kurumsal kimlik kavramı çerçevesinde güven olgusu ele alınmış, üçüncü bölümde ise, kurumsal kimlik olgusu kapsamında tüketici ve davranışları ile ilgili kavramsal çerçeve üzerinde durulmuştur. Kitabın dördüncü bölümünde ise kurumsal kimliği ve tüketici güvenini meydana getiren boyutlar dikkate alınarak, kurumsal kimliğin tüketicilerde güven oluşturmasındaki rolü üzerine yapılmış olan saha çalışmasına yer verilmiştir.
₺275,00